All language subtitles for Kafes _ Film izle

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Civan. Civan aslan uçtu.

Kasap arıyor.

Alo.

Evet.

Biliyorum.

Ne diyor?

Çeşmenin orada durun diye.

Cuman benimle geliyorsun. Gelmiyorum.

Gelirsen lan! Gelmeyeceğim lan!

Evet Murat'a.

Efendim Tugut.

Burda.

Bir dakika. İlona.

İlona gelsene.

Tugut.

Alo.

Tamam Tamam Çıkıyorum

Mehmet

abi

Abi şu kolyeleri şuraya koymayın ya. Dedik daha önce de.

Malzeme bırakmıyoruz abi.

Hasan. Düşündün mü?

30 günde 3 gün.

Sonra istediğin avukatı tut.

Enkran.

Ne yapayım ki bunu,

yatak eski.

Sen ye ye. Bu kaç tane yatak bozdu biliyor musun? Benimki de bozmuştu.

Sen kendine bak.

Yine aynı pilavcayla mı gidiyoruz ya?

Sen de alıştın mı buraya ha?

Vallahi buraya mı gidiyoruz?

Estağfirullah. Estağfirullah.

Nasılsın, iyisin?

Eyvallah. Bize iki tane aynısından.

Eee?

Seni görse bayılır.

İşse iş. Yaşın da genç. Fabrika mı var burada?

Eyvallah. Ne görüyorsun?

Şaka yapmıyorum.

Burası pahalı. Orada bana göre iş yok. Anladın mı?

Bak kızım diye demiyorum.

Kalbi yüzünden de güzel. Sen ne güzel insansın.

O da mı böyle düşünüyor?

O zaman senden saklım yok.

Ben resmimi çoktan döndürdüm.

Nereden bulduğunda döndürdün ya?

Artist gibi dedim.

Çocuğu var değil mi? Yok be.

Çocukları severim ben. E o zaman ne?

Yani sana göre söylemesi kolay da.

Gerçekler biraz başka tabii.

Sağ ol.

Çalışın, para kazanın.

Ben çocuklarınıza bakarım.

Valla ben bakarım çocuklarınıza.

Sen çok seversin bizim aralar. Çok.

Kızım sana iyi bakar.

Ne

yapıyorsun

oğlum akalde?

Geleceği mi var?

Yükselebilecek misin?

Ben iyiyim orada ya. Teşkilata dönüyorum ben.

Dönene kadar yiyoruz.

Teşkilata mı döneceksin?

Hangi teşkilata döneceksin oğlum? Ne teşkilatı, ne dönmesi ya?

Ben sana diyorum ki gel şu AVM'nin başında güvenliğe geç. Hayatta yapmam.

Tek sorun ne olacaksın?

Sigortası var, yemeği var, servisi var.

Bunu daha ne istiyorsun ya?

İyiyim ben burada.

Valla.

Para ihtiyacın var mı?

Oğlum varsa söyle lan. Güzel arkadaşız bak. Olunca verirsin geri.

Merve Eser.

Neredesin oğlum?

Ha. E baktım oraya.

Ha bir önceki yer.

Dur bir bakayım.

Aşağıdasın yani.

Tamam tamam bulurum ben seni şimdi.

Tamam.

Ne haber Eser?

İyi abi.

Ben de seni bir önce buluştuğumuz yerde bekliyorum. Abi ben hep karıştırıyorum

buraları ya.

Ne yapıyorsun iyi misin?

İyi abi.

Kasabın yerini buldum dedin.

Buldum abi.

Caminin arkasında küçük bir dükkan.

Her zaman yerinde mi?

Şimdi şehir dışındaymış.

Ne zaman gelirmiş? İki güne gelirmiş.

Kasap itinden sakın gözünü ayırayım deme abi. Yok ayırmam.

Abimi öldürdü o puşt.

Dikkatli ol sakın görünme.

Tamam abi.

Ben ararım seni.

Tamam.

Bir de bir şey söyleyeceksen telefonda sakın söyleme.

Tamam. Anlaştık.

Var mı bir şeye ihtiyacın?

Yok abi.

İyi bakayım.

Görüşürüz. Tamam.

Sen ne uğraşıyorsun? Gel bak gel bak. Bu dizaynları göstereyim sana.

Bak abi şu malın şimdi bak göreceksin.

Herhangi bir sapma var mı renkte? Bir bak kendin gözünle gör.

Şimdi bunu biz Bursa'da bir fabrikaya yaptırıyoruz. Sadece bize sağ olsun

Aysel. 2-3 aydır uğraşıyor bununla.

Fabrika sadece bize üretiyor malı. Bu renkler falan bak bu mor.

Hiçbir mağazada yok. Aysel bizim renk katalogunu getir sen.

Görüyor musun?

Çok iyi. Bizim renkleri hiçbir mağazada bulamazsın abi. Aysel sağ olsun 2-3

aydır uğraşıyor. Gitti geldi o Bursa'daki fabrikayı bağladı. Şimdi bu

renklerin hepsi bize tescilli abicim. Başka hiçbir mağazada yok. Yemin

ediyorum sana.

Bak.

Bak görüyorsun ha. Sarı sarı.

Çok güzel.

Kırmızı kırmızı.

Mavi mavi.

Emin Bey. Ya biliyorum son aldığımı da getiremedim de.

Abi. Vallahi iki gün halledeceğim söz.

Vallahi billahi yemin ediyorum bende de hiç yok ya.

Aysel. Bu Emin Bey bak sürekli soruyor. Ne zaman getirecek abim? Ne zaman

geliyor falan. Yani adama ne icame veremiyorum artık ya. Aysel avukat

ödemem var.

Mahkemeyi toparlıyoruz artık.

Ne olursun bir soru ver.

Söz vallahi iki gün halledeceğim söz.

Bir sor yine de. Ya abi sen benim çok zor bir durumda. Bir sor vallahi iki gün

içinde halledeceğim söz.

Tamam ben onları sana söylerim.

Kardeşim hayırdır ya? İkide bir böyle.

Hayır kurumun burası.

Hayır buluyorum ha.

İnsandan biraz utanma olur ya.

Hadi git bakalım hadi.

Bak içeride müşteri var. Neyle uğraştırıyorsun bizi?

Ya bak daha önce verdiğimi de istemiyorum tamam mı? Allah aşkına Allah

'ını seversen git buradan ya. Hadi kapama dükkanını.

Abi.

Neler söyledi duydun mu?

Abi adam haklı ya geç şöyle.

Ya bırak.

Neyin haklıdır?

İki kuruş para aldık lan borç. Getireceğiz işte.

Şu ite verdiğim değerin onda birini vermedin sen bana.

Hiç inanmadın ki sen bana.

Abine hiç güvenmedin ki.

Ya sen kimsin ya abi?

Kimsin sen ya?

Ne abisi ne değeri ha? Ne değeri? Ya bir yüz verdik yani tepemize çıkıyorsun ya.

İki de bir buraya geliyorsun beni rezil ediyorsun abi. Yani insan her geldiğinde

para ister mi ya kardeşim? Şu itin ağzıyla konuşma benimle. Abi küfür etme

Allah aşkına ya. Para istetirken ip demiyordun, delirtmiyordun yani.

Sen tepenin tasını attırma beni. Abi ne olur tepenin tası atarsa ya.

Ne olur tepenin tası atarsa. İki de bir geliyorsun buraya görüyor bak herkes

bize bakıyor ya abi.

Yapma Allah aşkına ya.

Hem ben senin ne iş yaptığını bilmiyor muyum abiciğim?

Ne diyorsun sen?

Abi sen ne iş yapıyorsun?

Ne yapıyormuşum? Söyle.

Söyle yani ne iş yapıyorsun? Nerede çalışıyorsun sen? Ne yapıyormuşum?

Ya abi... Yahya abi söyledi.

Otelde çalışıyorlar dedi.

Yani... Bilmiyorum artık orada ne iş yapıyorsan yani. Öğrenmek de

istemiyorum. Ya adam sana iş bulmuş. Ya sen gidip bir kere tenezzül edip

bakmamışsın bile. Ne anlatıyorsun sen bana ya? Yahya kim ki?

Sahtekarın önünde giden o.

Paranın yaptığını bilmiyor musun? Biliyorsun hepsini.

Evet abi biliyorum ben.

Herkesin sana bir şey yaptığını biliyorum yani. Sen kimseye bir şey

yapmıyorsun. Herkes sahtekar, herkes üfke açı. Bu dünyada herkes berbat yani.

Bir tek sen iyisin abi.

Bir tek sen iyisin. Şuraya gelip sürekli bizden para istiyorsun ya. Sürekli benim

rahatımı bozuyorsun, özrümü bozuyorsun ya.

Tebrik ederim.

Veysel ya beklettim seni.

Yok abi çok beklemedim.

Ne var ne yok?

İyi abi, aynı.

Yengen ne yapıyor?

Bu da aynı işte, abimden sonra her şey ona kaldı tabii.

Bir ufaklık vardı.

Neydi adı? Ha, Baran diyorsun ha. Ha, Baran Baran. Baran. Büyük spor.

Bir ayağının evini biliyorsun.

Biliyorum. Peşini bırak.

Tamam.

Buraya gelirken çocuğun birini araba çarptı.

Neyse adam çarptı sonra da bastı gaza gitti işte.

Çocuğa ne oldu?

Bir şey olmadı.

Yere düştü çocuk, ıslandı biraz.

Sonra topallıya topallıya devam etti işte.

Şoför de geçti gitti ha? Aynen o zaman.

Size de geçip gidiyorlar.

Şşş.

Tam şerefsiz bu adam.

Şunu bir yazayım da.

Ahmet abi. Efendim.

Koridora eşyalarını bırakmıyorsun oldu mu? Tamam.

Katlarda tuvalet banyomuz var.

Tamam. Sabahleyin de abi kahvaltıda çayımız var.

Tamam abi. Tamam.

Tamam.

204 numara. Tamam.

Teşekkür ederim.

O zaman ne oluyor?

Allah bilmiyor mu ki?

Gidip bakayım aynen.

Efendim nolmuş?

Günaydın. Hadi ya.

Kim nolmuş?

Hadi uyanık değilmiş. Sen tanıyor musun? Gerçek mi? Evet.

Ya burada adam seyyar satı grubu yapıyordu. Zavallı mı tepkiydi?

Sen de polis mi? Öyle mi? Ha. Eyvallah.

Ne diyorsun ya? Yani adam zavallı ya. Kimseye bir sıkıntısı olmazdı falan. Şu

yan tarafta kahve var ya. Evet. O hep o kahveleri şey yapardı. Güzeldi.

Üç kuruş parası. Ben şuraya geliyorum. Şurada bir bakalım.

Ne yapıyorsun?

Daha iyi, daha iyi.

Bu dünya sana ödül veriyor.

Kız, iyi hissediyor mu?

Bıçaklar var, ev de güzel.

Pahalı gibi.

Burası, arıyor, telefonumu arıyor.

Dön lan.

Çayı demledim, içersin.

Seyyar satıcıyı öldürmüşler.

Ya.

Seval adam o dükkanı yakıp patlıyor ya.

Kaç yaşındaydı?

Kırklarında filan işte.

Bıçakla öldürmüşler.

Sen nereden buldun?

Sen biraz sonra.

Hadi bakalım.

Tamam.

Sende ne oldu durumlar? Hangisi?

O avukat falan diyordum.

Para bulmaya çalışıyorsun.

Böyle bu işler.

Çok para gerektiriyor.

Oğlum paraya ihtiyacın var diyorsun.

E gel benimle çalış.

Polisliğe dönüp ne yapacaksın?

Oğlum bak yine söylüyorum.

Alt tarafı bir tane paket teslim ediyor.

Nereye? Değişiyor. Duruma göre.

Polissin sen ya.

Ayarlarsın. Senin arabanı aramazlar.

Ayda en fazla iki bilemedin üç defa gideceksin.

Teslim edeceksin. Sonra da parasını alacaksın. Hepsi bu kadar.

Hayatın kurtuluyor.

Üç torba kan verdiler, kadın kendine geldi.

Bir yaştan sonra kan eksiliyor.

Bu sefer yine götürdüm doktora.

Doktor dedi, kan vermeyelim, alışır. Bir iğne yapalım, kan iğnesi.

Bir de hap verdi.

Yine toparladı.

Geçmiş olsun.

Eyvallah.

Konya'nın yasaya ne var ne?

Yok ben hiç daha müşteriye gelmedim.

Bak daha o kadar müşteriye.

Allah'a şükür.

Şişt birader baksana.

Ne yapıyorsun lan sen?

Sen ne diyorsun lan? Evli değil misin lan sen? Ne diyorsun oğlum? Abi sen ne

yapıyorsun lan?

Ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan?

Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne

yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Ne yapıyorsun lan? Neyorsun lan? Neyorsun

lan? Neuyorsun lan? Neuyorsun lan?

Neuyorsun lan? Ne

Dedim ki bu meseleyi gerçekten anlatmamız lazım.

Şundan dolayı... Pek çok ismin sadece bir haftada 4 kilo verdiği mucize...

Aslında yargılamak sözü

değil.

Ne diyor yani?

Böyle çocukluk salaklığı gibi bir şey söylüyor.

Ya Hasan, bu kızıl saçlı kızın olduğu

fena da hangisiydi?

Hani şu annesiyle kavga eden?

Selcan abi ne yapıyorsun sen orada?

Mum varıyorum.

Nerede mum var biliyor musun?

Yok. Abi çıksana şuradan bir.

Kafanı gözünü çarpacaksın şimdi şu karanlıkta.

Vereceğim ben sana bunu.

Bunlar tam şerefsiz ya.

Daha geçen gün o kadar para verdim elektrikçiye.

Al abi bunu sehpanın üstüne koy.

Al bir tane de sen.

Sağ ol. Sen de sağ ol.

Bunu mu getirdin?

Teşekkür ederim.

Bir şey değil.

Bir tanesini sen getir.

Tamam, söylerim Turgut'a.

Hasan!

Hiç iyi değilim Hasan!

Şuralarda bir köfteci olacaktı ya Hasan.

Bandıyı çok acıttım ha.

Köfteyi yiyeyim mi ha?

Aç.

Lan ne saç değilsin oğlum ya.

Ye de yüzüne biraz renk gelsin lan bembeyaz.

Hasan sen kafayı mı yedin oğlum?

He?

Lan manyak mısın sen?

Oğlum sen adama vurmuşsun.

Aysel mi anlattı sana?

Evet Aysel anlattı. Tam geri zekalı.

Sana niye anlatıyor da sen niye?

Sana ne?

Oğlum ne demek lan sana ne?

Yabancıymış konuşma lan biz arkadaş değil miyiz oğlum?

Aysel de benim kardeşim sayılır.

Yakışıyor mu oğlum sana böyle hareketler?

Sen adama vurmuşsun bir de ortalık yerde bağırmışsın ben polisim diye.

Adam şikayet etse ne yapacaksın?

Kafayı mı yedin oğlum sen?

Karışma sen bu işe.

Çok yükleniyorsun kızlardan.

Bak o kızın da işe ihtiyacı var. Paraya ihtiyacı var.

Şimdi gidiyorsun kızın gönlünü alıyorsun. Adamdan da özür diliyorsun.

Hadi ya.

Eee? Evet.

Adamdan gidiyorsun özür diliyorsun. Birader kusura bakma diyorsun.

Bir hata oldu diyorsun.

Parayı da iade ediyorsun.

Kimsenin parası bende kalmadı ya.

Özür dileyecekmişim. Lafa bak ya.

Alo Eser.

Ha. Hasan'la beraberim.

Ya tamam onun kafası karışık bugünlerde o yüzden böyle.

Sen bakma ona.

Efendim?

Tamam.

Oğlum bak kız ağlıyor. Adam işten çıkarmış. Al lan.

Ne diyeceksen çabuk de.

Evet dedim aynen öyle.

Adam sana asılıyor lan gözümle gördüm.

Ne öyle?

Yanak yanağa durmalar sarılmalar falan.

Ya ikide bir para deyip durma bana.

Elime geçince ödeyeceğim işte.

Eee ne olmuş?

Hadi ya.

Amına kodumun çocuğu ne kadar tatlıymış la canım.

Aysel uzatma.

Lan bana ne anlatıyorsun bunu?

Nerede istersen orada çalış.

Ne bok yersen ye.

Ha şimdi geldi abin aklına.

Siktir git bir daha arama beni.

Aman Allah'ım.

Oğlum sen manyak mısın lan?

Ben sana ne diyorum sen ne yapıyorsun lan?

Oğlum ben sana kızın gönlünü alıyorum sen daha çok bağırıyorsun lan. Deli

misin oğlum sen lan?

Vallahi kafayı yedin ha.

Kardeşin diye böyle yapıyorsun.

Başkası olsa yapamazsın.

Zaman değişti oğlum yok artık öyle.

Ya ya sen bu işe karışma.

Oğlum ne demek lan karışma?

Vallahi delisin ha.

İyice zıvaradan çıktın sen.

Allah.

Çeksene şuraya.

Bir dakika bir çek şurayı.

Oğlum madem ailedensin, ifadeni geri çek düzelt o zaman.

Sonra? Sonra Yalçın Kuşlu mahkemeye.

Vay be Hasan.

Çok hızlısın ha.

Valla bu otel işi sana yaramış.

Oradaki o jandarmayla yapılan bütün o işleri.

Bütün o bağlantıları, her şeyi yok ettiniz.

Hasan bunu biz de biliyoruz zaten. Kim biliyor lan bunu? Bir sen bir ben,

başka?

Ekip gelip Civan'ı alacak da sen vermem dedin. Oğlum Civan için ben aylarca

uğraştım. Civan zaten emniyete çalışıyordu.

Yalçın'ın kim olduğunu bilmiyor musun?

Adam terfi için cinayet işleyen bir adam.

Civan'ı kaptırır mıyım ben ona?

Oğlum sana ne lan Civan'dan? Sana ne lan?

Oğlum ne demek sana ne lan?

Civan'ın ailesi ne durumda biliyor musun sen?

Eşiği, üç tane küçük bebesi.

Yalçın'ın beni Civan'ın nasıl sattığını anlat mahkemeye o yeter.

Kasabı söyle o bana yeter.

Hasan taktın ama sen de kasaba ha.

Açma şu mevzuyu. Başlama yine.

Avukata verdin mi? Verdin. Ee daha ne istiyorsun?

Her seferinde aynı muhabbet.

Sikeceğim avukatını da, iade itibarını da.

Bok mu var lan bu meslekte?

Avukatlara para kap veriyorsun.

Ne söylememi istiyorsun oğlum? Yalan mı söyleyeyim? Onu mu istiyorsun?

Sen ne biliyorsan ben de o kadar biliyorum.

Adalet mi istiyorsun? Git kardeşim teşkilatı hesap sor. Bana ne lan?

Neyin adaleti lan?

Yukarının adaleti mi?

Ha?

Amirim amirim diye götünden ayrılmadığın Yalçın'ın adaleti mi? Ne anlatıyorsun?

Beni vurdunuz lan.

Var mı daha ötesi?

Ne derlerse onu yapıyoruz. Bunu sen de biliyorsun. Ya tamam ya ya.

Siktir et. Devam et sen.

Allah'a sallan. Sana ne diyeyim ya? Hep aynı muhabbet. Hep aynı şey. Hep aynı

sözler.

Nasıl biliyorsun öyle yap, uğraşamayacağım.

Hasan.

Abi benim arabadan ses geliyor.

He.

Neyse işte ses geliyor.

Ustaya götüreceğim onu.

Herif İstanbul dışına çıkmış yani.

İstanbul'da başka usta yok zaten.

Var var da bizim arabanın dilinden anlayan bir tek o var.

Çok acıktım ya.

Emin misin yemeyecek misin?

Açlayayım sen.

Karizmaya hastayım ha.

Gelip acayip top oynayacağım.

Hadi be.

Eyvallah.

Al bir tane mi?

Yok sağ ol.

Olmalılar mı?

Aç değilim sağ ol.

Yersen mutlu olursun.

Maçtan sonra iki tane kanalda iki ayrı yorumcu dinledim abicim.

İkisi de Kuvvet Rezmi'ye maçın yıldızı gösterdi.

Sonra bir şey diyeyim mi?

Maçtan önce kesin gol atacak bu adam dedim.

Bak attı.

Ve attı da.

Ligde kaçıncı?

Orası öyle.

Olsun ama.

Şenol Güneş takımı toparlar.

Emin misin?

Aç değilim sağol.

Oğlum boğazına ya lan.

Şöyle bak.

Ne yapalım?

Böyle daha güzel oluyor.

Ya ya benim gitmem lazım bir şey var.

12 dakikadır yemek yiyoruz.

İyi de acele et oğlum.

Hesap versene abicim.

Bahane ekmek arası yapayım.

Dur.

Kolay gelsin.

Boğazımıza dizdin ya lokmayı bak.

Çok mu acelem var yani?

Şurada sağ çek.

Burası mı?

Ha.

Ya inmeden.

Şöyle bir dinlesene bak. Ses geliyor. Sana göstereyim şimdi. Ne yapayım ki?

Hadi. Ne yapayım?

Gaz ver gaz.

Oradan geçme ya. Şu dışarıdan gelsene ya. Çamurlu ayaklarım Allah aşkına ya.

Baksana ver ben sana şimdi göstereceğim.

Ver gaz.

Bak.

Sürekli bas bak.

Hasan bas çek bak bas çek.

Bak duyuyor musun?

Teşkevi komiserin. Değil mi?

Duydun mu Hasan?

Bak tam bastığına.

Duymuyorum ben bir şey.

Duydun mu?

Duymadın mı?

Tamam ya peki.

Duymadın madem.

Komiserim çay içelim mi şimdi?

Çay deyin de ben sizden derin bir ipim. Buyurun. Tam burada bekleyin bir dakika.

Ne bekliyorsun?

Korkma, gel içeri.

Korkma, bir şey yok, gel.

Nasıl ne böyle oğlum? Öfkelerle gibi ya.

He?

Ellerini yıkarken iki tane kadın geçti böyle.

Aç olsun.

Sen ne yapıyorsun oğlum burada?

İyi.

Hadi ihtiyacını sararsın.

Yeter sana.

Çok sulu olmuş bu.

Süzmüyor musun? Olabilir.

Olabilir.

Güzel olmuş. Kendine sağlık.

Sağ ol.

Haritabuz. Efendim abi.

Yok görmedim. Daha yeni geldim ben.

Hadi ya.

Yok görmedim.

Eyvallah.

Erdoğan abi.

Efendim. Abi İlona'yı gördün mü?

İlona'yı görmedim.

Demin Turgut da sordu.

Tamam.

Alo. İzmir otelden Hasan ben.

Radar bizim elektrikler yine gitti.

Bana da arıza var.

Evet her tarafta elektrik var burada yok.

Nasıl yaptın ki sen bunu?

Mağdur oluyoruz burada.

Parayı istemeye gelince istiyorsun.

Yarın sabah buradasın.

Yarın sabah buradasın.

Naber Hasan?

İyi abi senden?

Dilon hala kayıp.

O gece sen hasta mı hasta dediydin ya.

O günden sonra kayboldu.

Yani?

Bir şey demiyorum.

Yerini biliyorsan.

Yerini biliyorsan dedim oğlum.

Sen hasta dediydin ya. Ya hasta ne doyayım?

Tamam da arkadaşlarına da sordum. Onlar da bilmiyorlarmış.

He siktir et.

Gel. Yok abi, sağlık. Sana görüşürüz.

Göstereceğim.

Göstereceğim.

İki yedi.

İbrahim abi. İbrahim kalırsa.

Eyvallah herhalde.

Senin şerefsiz patron niye gelmedi?

Abi başka bir yere tesisata gitti o. Hasan abi!

Hasan abi!

Vidona çok kötü abi, gel!

Nerede oğlum?

Gel abi gel.

İlona.

İlona.

Bir daha da arayacaksın sen de.

Yılana. Yılana. İyi misin? İyi misin?

Hadi gel.

Hadi gel.

Çıkalım araba leş gibi leş.

Gel. Gel.

Kusura bakma.

Tamam kusura bakma.

Kus.

Şöyle.

İyi misin?

Kızım sen ne yapıyorsun burada?

Seni almaya geldim korkma.

Değil mi Savaş?

Hani montu yok mu senin?

Ha?

Hasan. Hadi gel.

Hadi gel. Boris.

Ha? Boris dedim.

Boris, Boris.

Neredesin Boris?

Hocam. Tamam hadi.

Hocam ölmüş.

Ha?

Boris. Ha?

Niye oteldesiniz lan?

Yatmaya mı geldiniz buraya?

Alessia nerede?

Olga nerede?

İlona, Olga nerede?

İlona, seninle sonra konuşacağız.

Lan tatil yeri mi burası?

Çalışmayacaksanız siktir olun gidin!

Lan ne hastalığınız bitiyor, ne bokunuz bitiyor be!

Konya'da namazı kıldım, geçtim direksiyona.

Böyle oturunca Sol tarafımda, kıçımda yani böyle bir sertlik var.

Hani elimle dokundum, bir şey yok.

Bir lira büyüklüğünde bir şey.

Sonra gittikçe o büyüdü, büyüdü, yumruk gibi oldu.

Gözlerim karardı, sarıldım direksiyona ve gözlerimin önünde bir şeyler

uçuşuyordu.

Sonrası yok, benim koptum.

Uyandım baktım hastane değil.

Kim getirdi?

Nasıl geldim oraya bilmiyorum.

Doktorlara sordum sonra da.

Karpuz kamyonunun yanında durmuşsun deyince jeton düştü.

Aklım başıma geldi.

Doktor az kalsın.

Ölüyordun dedi.

Zor yetişmişim.

Küldüm.

Neye zor yetişmişim? Ölüme mi?

Sanki dünyaya kendim mi geldim istedik?

Neyse. Sabiçim o zaman beni aldılar ameliyathaneye.

Koluma bir şeyler bağırdılar. Sanıyorlar ki ben ilk defa ameliyat alıyorum.

Merpozu verdiler.

Doktor iğneyi kolundan damara soktu.

Ama acımadı çok.

İçimden dedim.

Ben dedim hazırım ölüme.

Niye?

E narkoz dediğin ölümle aynı.

Yani.

Doktor bana soruyor. Amca yaşın kaç?

Nerelisin? Nerede oturuyorsun falan?

Ya sana ne yaşım lan?

Hakkısına oyun yapacak bana.

O doğuranın zebanisi.

Daha görünce anladım mevzuyu.

O da lafını bitirmeden böyle kafam ağaçtaki olmuş elma gibi başlandı

sallanmaya.

Sallanıyor. Düştü düşecek.

Uçtum gittim.

Gözlerimi açtım.

Rahmetli Tevfik'in deposunun önünde Kozlu mezarlığındayım.

Böyle yan yana aynı hizadaki üç tane mezarı açmışlar.

Hani kim açtırdı mezarı? Aile mi?

Yoksa hükümet mi? Polis mi bilmiyorum.

Yani netçede açmışlar.

Mezarın birinde bir genç kız.

Elinde gelinliğiyle çıkmaya çalışıyor.

Yanındaki mezardaki adam bence kızın dedesi yaşında. Çünkü kız küçük.

Öteki yaşlı adamın yukarı ile alakası yok. Bakmıyor bile. Elinde bir şeylerle

meşgul. Adama seslendim. Amca, amca dedim. Bak bana.

Adam aralı olmadı. Bakmadı.

Meğer doktor bana bağırıyormuş amca amca diye.

Kızın da çok erken gitti.

Vallahi billah kokuları burnuma geldi.

Babam kırgın öldü bize.

Bu yaşa kadar kızdım kendime.

Oraya gittiğime sevindim Salih.

Konuşup hallederim dedim.

Ulan bir araya geldi aile dedim.

Karımı görmedim. Bak mevzu ne enteresan.

Oğlum sen car sıkıntı yapma. Bundan sonra orası ile burası aynı.

Herkes anlatır da bilmez.

Ben biliyorum da konuşuyorum.

Niye diye sorarsan.

Oraya gidip geldim gerçekten.

Hikaye değil yani.

Benim kocam beş dakikada gitti orası. Ben mutfakta yemek pişiriyordum.

Salondan... Burada bir şey anlatıyoruz ya herhalde. Bir dinlesene. Bir

dinlemeyi öğren önce.

Sen beni dinlesene.

Dinledim ben seni. Yüz defa dinledim. Ezberledim ben.

Bak. Sen mutfakta yemek yapıyordun.

Misafirlerin geldi.

Dışarıda kar yağıyordu.

İçerideki misafir koçanın yakın arkadaşıydı. Sonra bağırışma duydun.

İçeri koştun. Koçan ölmüş. Tamam mı?

Doğru mu?

İyi be.

Ne anlatacaksan anlat.

Allah Allah.

Ne diyordum ben? Odaya gelmiştin. Ha.

Odaya gelmişim. Adam başımda duruyor. Dedim bu da buranın cebanisi herhalde.

Kimsin sen dedim.

Tanımadın mı amca ben karpuzcu dedi.

Lokmuş Turgut'a söyle anasını çalıştır. Benden bu kadar.

Teşekkür ederim.

Çekişmeler arttı. Örgütlü bir kavga en üst dengeye çıktı.

Örgütlü bir kavga ve psikolojik numaranın telsiz konuşmalarına da

yansıdı. Teröristler sözde lider Murat Karayılan'ın telsiz talimatlarını

dinledi. Karayılan'ın eylem yapım talimatına verdikleri cevapta bir

başkaldırıcı bildi.

Diğer elebaşılar bu talimata kolaysa gel sen yap karşılığını verdiler.

Örgüt uyumaz ve erzak bulmakta da zorluk çekiyor.

Abime bakmıştım da Hasan.

Buyurun. Hasan burada.

Bir saniye bekleyin şöyle.

Buyurun iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Hasan. Kız kardeşin geldi.

Ne işin var senin burada?

Sen neden bakmıyorsun telefonlarına? Aysel burada duramazsın. Çık dışarı. Ben

o 3500 lirayı almadan hiçbir yere gitmem ağabey. Çık dışarı. Gitmem diyorum sana.

Şimdi vereceksin o parayı.

Ne oldu?

Acil para lazım.

3500 lira.

Ha, Aysel burada kardeşim.

Tamam, varım.

Tamam, bunu yiyemeyelim.

Eyvallah, sağ ol.

Tamam, bekliyorum.

Ceylanlar ne ikisi kardeşim?

Birader, bağırmadan konuş.

Hallediyoruz işte.

Sen de bağırma ya. Amına koydu ne salağı.

Sen nereden biliyorsun burayı?

Yahya gününe geldim. Madem o itle geldin git onun yanında bekle. Abi ben o parayı

almadan çıkmayacağım. Para geliyor kızım çık buradan.

Çık buradan.

Ya manyak herifsin ya.

Bağırmadan konuş seni sikerim şurada.

Al bunu.

Hasan abi!

Hasan abi!

Geldim geldim.

Mutlu Turgut abi gönderdi size.

Eyvallah sana.

Nasıl?

Hasan, ben gidiyorum.

Kızım para göndermiş.

Daha da gelmem o kadar.

Ne zaman istersen gel.

Kusura bakma Zahit, aradım seni de.

Annemi arıyorum, bir türlü açmıyor sabahtan beri telefonumu.

Senden rica etsem, Turul abinin dükkanda anahtar var.

O seni tanır bilir.

Bir anneme bir bakılar ya.

He.

Kafama takıldı. Dün akşam biraz kötüledi de.

Valla. Tamam. Tamam beni ararsın.

Ara bir. Tamam. Haber ver. Eyvallah.

Eyvallah.

Annem ya arıyorum sabahtan beri. Açmıyor telefonu. Merak ettim.

Dün gece bir problem oldu.

Yemek yedik oturduk işte televizyon, televizyon. Ondan sonra namazını kıldı

gitti yattı.

Beş dakika geçti geçmedi bana seslendi.

Gittim yanına.

Beni görmüyor.

Kalktı salona gitti.

Yine namaz kıldı.

Geldi ben odadayım he.

Yattı yatağa yorganı çekti üstüne.

Çok korktum bir şey oldu, bir şey oldu, bir problem oldu. Öldü mü?

Değildim baktım nefes alıyor.

E sen nerede kaldın lan? 10 dakika izle oğlum. Ben de bakalım.

İşte abim Murat Şerefsiz.

Aman kasap.

Alo Yahya.

Evli misin?

Ha.

Anladım. Kahvaltı yapıyorsun.

Yoo. Tamam tamam.

Uğrarım sana yerine.

Neredesin it?

Oğlum acayip soğuk lan.

Söyleseydim ben ortaya gelirdim mi oğlum ya?

Hasan.

Hasan.

Gel gel.

Gel bir gel.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.