Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Be Mardin, Nemrud'un çileli
yıldızı Kadınlarının
daha kıskan ağrırmış kan kınası
kür saçları
Aklarmış bütün günahları.
Demardi, ben susturudum
söz hakkını.
Kaydet ki cahildeyim o koparılan
kadınların kanı.
Canını canından kaç defa doğuran o gün,
Zömrede ağım kanı.
Oğlum burada kalmayacak.
Ben sana söyledim oğlum burada kalmayacak. Eğer ben içeride kalırsam
onu göndereceksin dedim. Gidecek.
Ali sen buradasın. Oğlunu nereye göndereceğim? Kanada'ya gidecek. Vilma
'nın yanına. Söyledim.
Olmaz.
Güvenle olmaz.
Tamam başka yere giderler. Gidecek ama.
Yok.
Seni çıkaracağım.
Nasıl çıkaracaksın Cihan? Bak delirtme beni. Ben sana daha önce de söyledim.
Oğlum gidecek dedim. Şimdi bana buradayken bunu yapma.
Oğlum hiçbir yere gitmeyeceğim. Seni de buradan çıkaracağım.
Allah Allah.
Ben sana söyledim. Oğlum ben buradaysam gidecek dedim.
Alya. Emel oğlumu lütfen.
Yalvarırım Kanada'ya götür. Wilma'nın yanına ver. Tamam mı? Tamam.
Alya sakın girme oraya gitme. Wilma'ya Deniz'e götür. Tamam. Nasıl istersen
öyle yaparız. Sakın oraya girme.
Gidin buradan. Wilma'ya gidecek.
Karışmayacaksın. Ejmer'in yaptığını ispatlayacağım. Ne Ejmer'i ya hala?
Ne Ejmer'i? Ejmer başkası umurumda bile değil. Art bir önemi yok.
Eğer Ejmer ise zaten oğlum burada kalmamalı. Anlatabiliyor muyum? Cihan
burada kalacak. Seni de buradan çıkaracağım. Olur mu? Sen bana bir bilet
al. Tamam mı? Eğer beni çıkaracaksan ben de oğlumun yanına gideceğim.
Gönderirsin. Bu kadar.
Öyle mi diyorsun?
Evet. İzin vermem!
Öyle mi?
Öyle.
Öyle mi?
Eğer Deniz'in gitmesini izin vermezsin.
Enver'le evlenirim.
Evlenirsin mi? Evlenirim.
Evlenirsin. Can, evlenirim.
Sakin. Evlen.
İstediğin kişiyle istediğin yerde evlen.
Ama çocuk burada kalacak.
Evleneceğim.
Alia. Özür dilerim.
Alia bir bakar mısın lütfen?
Çok. Tamam çok özür dilerim Enver. Çok özür dilerim. Alia özür dilenecek bir
şey. Bir bakar mısın? Lütfen rica ediyorum. Lütfen.
Alia. Gelir misin? Lütfen.
Ben biliyorum ne yaptın. Çok farkındayım.
Hiç sana sormadan, fikrini almadan bir şey... Yani çok saçma bir şey yaptın.
Çok özür dilerim. Bir şey yok. Tamam bir şey yok. Özür dileyecek bir şey yok.
Tamam? Tamam.
Bak.
Sen rest çektiğinde bir karşılık bulacağını düşündün bulamadın.
Ona da bozuldun tabii doğal olarak normal yani.
Ama bak ne diyeceğim.
İyi ki de dedim biliyor musun? İyi ki.
Sen o adamın gözlerinin içine baka baka benimle evleneceğini söyledin ya.
Sebebi ne olursa olsun.
Duymak çok güzeldi.
Ali evlenelim.
Ömer hayır.
Ben buradayım zaten artık ben çıkamıyorum.
O çantayı o pisliği kimin soktuğunu bulana kadar ben buradayım.
Belli olmaz belli olmaz çıkarsın belki.
Nasıl çıkacağım ya?
Cihan birini bulacak olsa çoktan bulurdu. Bir tane adam buldu ölmüş.
Çıkamıyorum çıkamayacağım. Bir gün çıksam yine de buradayım. Yıllarca
buradayım. Ne kadar buradayım belli değil. Olmaz tamam.
Bitti. Nasıl? Ya bir hayatın var. Ben düşüncesizlik ettim. Çok özür dilerim
diyorum. Senin bir hayatın var.
Buradayım ya. Tutukluyum. Sen dışarıdasın. Olmaz.
Kapatalım lütfen.
Aliye. Utanıyorum lütfen.
Aliye.
Ben zaten sana tutukluyum.
Anahtarı da yok. Kapısı da yok.
İster on yıl kal, ister yirmi, ister otuz.
Ben seni kocan olarak bu parmaklıkların ardında görmeye bile razıyım.
Değil mi oğlum?
Gel evlenelim.
Teşekkür ederim.
Abim? Ne oldu içeride ya? Ne dedi?
Beni tehdit etti.
Enver'le evlenmekle beni tehdit etti.
Ne?
Sen ne dedin?
Evlen dedim, ne diyeceğim?
Nasıl yani ya?
Ya böyle bir şey söylenir mi? Sen böyle bir şey nasıl söylersin ya? Ya asıl o
nasıl böyle bir cümleyi kurabiliyor ya bana karşı?
Hele hele o herifin gözünün önünde.
Nasıl kalkıp o herifin gözünün önünde bana böyle bir cümle kurup da beni
tehdit ediyor?
Ben de tabii ki karşılığını vereceğim. Ne yapacağım başka? Ne diyecektim?
Tabii onun için kolay. İçeriden çıkmayacağını düşünüyor.
Hep içeride kalacağını düşünüyor.
İmzalayacak belgeyi, evlenecek. O herif dışarıda, kendisi içeride. Ona hiçbir
şeye mal olmayacak. Ama benim her şeye mal olacağını çok iyi biliyor. Benim
canımı yakmak için yapıyor bunu. Başka bir şey için değil.
Bilerek.
Evlensin bakalım aynı.
Evlensin de görelim.
Kimseye söz etmeyeceksin ha bundan. Yok canım söylemem.
Sakın ha.
Öhtüyan.
Buyur canım.
Öhtüyan. Sabri miydi neydi? Sabri. He Sabri. Allah rahmet eylesin. O herifin
hayatını söküp getirip benim önüme koyacaksınız.
Çünkü o herifin hayatının bir yerinde ecmel olana değdi. Siz o ecmelin değdiği
yeri bulup getirip benim önüme koyacaksınız. Kadir'le birlikte bu işin
peşini bırakmayın sakın.
Tamam Cihanım. Meraklanma bırakmayacağız. Sen de sakin ol. Bak bu
işin peşini bırakmayacaksın. Bak buna değilsin.
Deyecek Cihanım. Anladın mı?
Anladım Cihanım. Tamam. Meraklanma değecek.
Değecek.
Çok kan kaybetmiş. Tansiyonu düşük. Nafsız zayıf. Şokta.
E ne yapacaksın he? Kan kaybı bu kadar olunca bilinç kapanır. Vaktine müdahale
etmezsek komaya girer.
Yoğun bakımı alacağız.
Yol bakım doluydu. Ben gidip yere yerliyim. E tamam bak ne diyeceğim.
Çocuk kendine gelince bana haber ver. Gelip göreceğim al.
Cihan size emanet.
Dediğine bak.
Hele dediğine bak. Ben eşek başı mıyım evin içinde?
Ben de gideyim.
Hasan.
Sen bir dur.
Geç şuraya karşıma.
Haydi Hasan.
Karşıma.
Kızım sen bir şimale bak.
Haydi akşam yemeğe hazırlı. Haydi kızlar haydi çabuk. Haydi.
Eee Hasan.
Anlatsana diyorum.
Bala.
Bilmiyorum bir şey dedim.
Bir şey mi sordun?
Yahu Hasan.
Kapıma yaralı bir adam geliyor.
Yığılıp kalıyor kanlar içinde.
Ağzından zorla bir laf çıkıyor. Diyor ki mektup.
Sonra başımı bir çeviriyorum. Bakıyorum Allah'ın hikmeti. Kapının ağzında sen
Hasan.
Valla ben de anlamadım. Ben de şaşırdım. Bilmiyorum yani.
Ne oldu anlamadım. Nesine şaşırıyorsun Hasan?
Diyorum ki sana adamın aklından tek kelime çıktı.
Mektup dedi.
Vallahi billahi bilmiyorum abla.
Nereden bileyim? Ne mektubu?
Senin o arkadaşın.
İyileşti ya.
İyileşemedi abla ben. İşte ben de onun yanında durdum zaten.
Onun yanındaydım onunla ilgilendim işte.
Hastane işlerine falan bakınca uzadı gelemedim.
E be Allah'ın insanı. Ne diye telefonlarımızı açmadın?
Söyle.
Fidan hayırdır ne oldu? Sen niye geldin?
Ben gelmişim.
Arabamı alacağım.
Senin arabanın ne işi var burada? Ne arası burada senin araban Fidan?
O kapına kan içinde gelen adam var ya.
O benim arabamı almış.
Ne?
Sen ne diyorsun? Nasıl oldu?
Özellikle. Ben oğlumu ziyarete gitmişim. Arabayı sizin o yukarı
yola... Bora'nın mezarının olduğu yer var ya, oraya bırakmışım.
Sen... Sen bir de orada... ...adamın yanında yürüsün
de beni.
Ya onu vurana gördün mü sen?
Ya Hufi'den konuşsana gördün mü birini Allah'ın aşkına?
Abla. Abla iyi misin?
Yok iyiyim iyiyim. Tansiyon dura tansiyon. Bir şey yok.
Ümmü! Pakize!
Yardım edin! Ya velveleye verme o talığı tamamdır Hasan!
Bırak Allah!
Fidan dur!
Fidan! Fidan!
Dur!
Cihan. Savcı Alya'nın tutuklanmasını istedi.
Hakim karşısına çıkarıyorlar şimdi.
Cihan biz giremeyiz duruşmaya. Sadece avukatı girer.
Cihan.
Bu taraftan Cihan. Hemen sol taraftaki duruşma salonu.
Hocam 3 numaralı servisi boşalttık. Hazır. Acele edin.
Hastane polisi durumunu soruyor. Adli vakıa kontak bilmedi. Yok bakımdan
içince konuşuruz.
Yaklaşma Allah'ım. Dinle beni.
Ya küçüğüm ne hale getirmişsin? Daha öldüreceğim diye uğraşıyorsun.
Bilmediğin şeyler var. Bak anlatacağım ben sana. Hepsini anlatacağım. Yok
konuşacak bir şey. Git.
Yenge.
Yenge.
Ne oldu? Bir şey mi var? İyi misin? Niye buradasın?
Şimdi aklına geldi nasıl onu sormak.
Dönmeye gelmişsin.
Kız sonra ne bir kere o mezarlığa, ne bir kere benim kapıma,
ne o odaya seni nasıl seviyordu değil mi?
Diyordu dünya bir tarafa, mağara bir tarafa.
Biliyorsun.
Ama şimdi toprakta.
Lan görsün.
Falan lan görsün.
Bak lan görsün diyorum.
Niye cevap vermiyorsun?
Soru geliyor değil, kendi sesini duy.
Ulan görsün.
Seher Hanım ameliyattan çıktı değil mi? Evet çıktı.
Birkaç gün müşahede altında tutalım. Olur mu hocam?
Yalçın Bey çıkar mısınız lütfen? Nariye Hanım. Lütfen.
Önce o elinizdeki şeyi bana verin.
Yalçın Bey çıkar mısınız lütfen?
Nariye Hanım şu an sizinle başhekiminiz olarak konuşuyorum. Vermiyorum kovun
beni o zaman lütfen.
Acele anlıyorum Nariye.
Allah'ım olsun.
Kimse Allah'ım olsun.
Nani.
Ama bu şekilde olmaz.
Hadi. Hadi Barış.
Doktoruna gidiyor musun?
Konuşmak istemiyorum şimdi lütfen.
Tamam.
Tamam sen o zaman eve git. Ben kapıya haber vereyim adamları seni götürsün.
Hadi git dinlen.
Sağ ol.
Abi
ne
söyleyecek misin?
İçmeyeceksen hayır.
Ama lütfen beni mecbur bırakma.
Kriminal polis laboratuvarı sonuçları geldi.
Beş paketten dördünde uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Sadece birinde. O da iki
gram. Nasıl?
Müvekkilimin kan ve idrar tahlilleri de temiz çıktı.
Negatif.
Uyuşturucu kullanmıyor. Sabıkası yok.
Miktarda düşük.
Ali Hanım kişisel durumla dikkate alındığında... ...tutukluluğa gerek
görmedi hakim.
Adli kontrolü yeterli buldu.
Çıkıyor yani.
Çıkıyor.
Ama beraat değil.
Uyuşturucu madde ticareti ve satma iddiası devam edecek. Bir de yurt dışı
çıkış yasağı konuldu. Olsun Murat'a şükür.
Canım. Nasıl olur?
100 gram 2 gramaymış.
Olacak iş mi bu?
Kıl kıyruk mu yaptı bunu?
Cürmiyeten mi bu? Kim bu adam ya?
Hayır ya ne dedim? Ne dedim ben sana? Belli olmaz dedim değil mi? Hak özgürsün
işte.
Geçmiş olsun geldi hanım.
Çıkmada çok sevindim.
Keşke seni ben çıkarabilseydim.
Şimdi adli kontrol nezarethanesine gideceksiniz. Orada serbest kalma
evrakları hazırlanacak, imzalanacak.
Ne kadar sürer peki? Birkaç saat sonra dışarıdasın.
Hadi.
Cihan, o da mumlularda bağlantısı olamaz.
O da Peşte'deki yakınlarıyla da bu işi koduramaz.
Başka biri var.
Bu toprakları avlunun içi gibi bilen biri.
Çaldığı her kapıyı sonuna kadar açan biri var.
Başka biri var yani.
Adni kontrolle serbest bırakıldı. Birkaç saate çıkıyor.
Biliyorum.
Ama dava bitmedi Kartal Bey. Yani satıcı olarak yargılanmaya devam ediyor.
Kim yaptıysa bunu bulmamız lazım.
Kadın üstünde kaldı belki.
Sırayla Enver Bey.
Bu işlerde acele eden aceleyle kaybeder.
Sırayla. Ben Aliye Hanım'ın adres olarak bildirdiği oteldeyim.
Bekliyorum.
Tahliye yazısı çıktı.
Tahliye Hanım'ı çıkaralım.
Rakamları o mu değiştirdi?
Yok.
Siz nasıl yaptınız hemen?
Hale buyursan şunu açıklayayım hemen.
Önemli olan çıkmış olman. Zaten masum ol. Keşke daha fazlasını yapabilseydik.
Keşke hiç yargılanmasaydın yani.
Ama şimdi çıktın işte oğluna kavuşacaksın. En önemlisi de bu.
En önemlisi. Her şey onun için zaten.
Ben konağa geçeceğim hemen.
Siz kalın. Ben de zorluk çıkarırlar falan yanımda olayım. Siz gelin iseniz
daha da zorlaşın lütfen.
Hoş geldiniz Ali Hanım. Aç kapıyı.
Aç kapıyı.
Merhaba. Hoş geldin yenge.
Merhaba. Alya Hanım çok şükür. Allah oğlunuza bağışladı sizi.
Vallahi biz çok dua ettik.
İnşallah bu iş de biter. Tamamen temize çıkar.
Alya.
Çıkmışsın. Çok şükür.
Denize almaya geldim.
Deniz odasında mı?
Evet Pakize Hanım'da.
Eşyalarını toplar mısınız?
Ne varsa ama bütün eşyalarını toplayın.
Hiçbir şey olsun.
Deniz'i almaya geldin.
Önce konuşalım öyle alırsın.
Oğlumu alayım ondan sonra istediğin kadar konuş.
Önce konuşacağız Aliya. Bırak.
Aliya önce konuşacağız. Deniz'i alacaksın. Önce konuşacağız diyorum
Aliya neyin anlamış? Yüz verip durma şuna bırak çeksin gitsin buradan.
Oğlumu alacağım sonra konuş diyorum.
Bırak. Dinleyeceğim sonra. Bu nedir ya ne yapıyorsun?
Yine mi başladık?
Tamam geldim işte bırak artık.
Cihan. Cihan.
Bırak artık. Bırak kolumu.
Kolumu bırak.
Bugünün tek bir güzel haberi var.
O da o kapıdan çıkmış ondan.
Hiç öyle görünmüyorsun ama.
Ağzın başka, yüzün başka söylüyor.
Sanki sevindin ama bozulmuş da gibisin.
Niye?
Enver çıkardı ya beni dışarı ondan.
Enver demişken gözün aydın.
Koşa koşa gider evlenirsin artık.
Oğlumu alayım giderim.
Sen bana ne dedin?
Ben Enver'le evleneceğim dedin değil mi?
Evet. Ben sana ne dedim?
Enver'le evlen dedim.
Evet. Ama çocuğunu alıp gidebilirsin değil mi?
Aliye.
İyi gider evlenirsin.
Ya da çocuğun yanında olursun. Kararını ver.
Sen kimsin de bana ne yapıp ne yapmayacağımı söylüyorsun.
Oğlum hakkında kararlar veriyorsun.
İstediğimi yaparım.
Yapamazsın. Yaparım. Yapamazsın.
Cihan oğlumu alacağım.
Alamayacaksın. O çocuk bu konaktan çıkmayacak Halil. Bak giderim karakola.
Kapına polis getiririm. Yaparım.
Polis getireceksin.
Git karakola. Al polisleri getir buraya yığ. Hatta yetmiyorsa Emre'ye söyle bu
da Peşte'den polis desteği getirsin.
Alamayacaksın o çocuğu.
Sen istedin. Hadi bakalım.
Hadi bakalım.
Aliyan. Ne oldu?
Hayırdır?
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nden geliyoruz.
Cihan Deniz Albor hakkında sosyal inceleme başlatıldı.
Çocuğun yaşadığı ortamı görmeye geldik. Niye?
Mardin Aile Mahkemesi'nin koruyucu tedbir kararı var.
Ne kararı ya?
Siz kimsiniz?
Annesiyim ben.
Alya Smith.
Çocuğun çantasında uyuşturucu madde tespit edilmiş.
Dosyada çocuğun suça alet edilmediği değerlendiriliyor.
Öz oğlum yani ben doğurdum, ben koruyorum, ben büyütüyorum. Böyle bir
şey olabilir mi Allah aşkına?
Sakin olalım. Hayır bir saniye çok farklı. Anlayacağız.
Değerlendiriltileri şeye bakar mısın?
Değerlendirilemez bile böyle bir şey.
Mahkemenin kararıyla velayet amcası Cihan Alboro'ya verildi.
Hayır. Madem buradasınız, size de tebliğ etmemiz gerekiyor. Kabul etmiyorum.
Velayeti ben de zaten istemiyorum. Kamil bir bakar mısın?
Velayet sizde zaten hanımefendi. Bu geçici bir karar.
Ben kabul etmiyorum.
Ne?
Hale karar usulüne uygun.
Kusura bakma.
Benim de şimdi haberim oldu.
Yapabileceğimiz bir şey yok şu andan itibaren yürürlükte.
Tamam merak etme itiraz edeceğiz.
İstediğin yere itiraz et.
O çocuk alboradır. Bu konaktan kimse onu söküp alamaz.
Biliyordunuz değil mi?
Sen biliyordun o yüzden orada öyle konuşur. Sen çıkarttırdın değil mi
kararı? Siz yaptınız değil mi yine?
Ya bırak artık. Bırak oğlumu suçlamayı. Bırak artık.
Sen beni de suçladın. Önce kendine bak kendine.
Kendini bir suçlu arıyorsan sensin o. Üstten artık kabahatini çocuğu alıp
gizlice kaçırmaya kalkmasaydın bütün bunların hiçbirisi olmayacaktı. Başına
gelenlerin sorumluluğunu sen al. Anne yeter gir odana hadi. Kabahatini
sırtlansın. Haydi anne.
Hanımefendi şimdi Alya'nın...
Ali Hanım biraz zor günler geçiriyor. Buraya da oğlunu görmeye geldi.
İzin verirseniz yarına kadar biniyoruz.
Yarın sabah geliriz. Allah razı olsun.
İyi günler.
Hayırlı günler.
Alo.
Ali.
Emre çıkın.
Emre Bey buyurun.
Konuşalım.
Konuşacaksın.
Böyle olsun istemezdim.
Ama oldu.
Enver o avukatı o raporla nasıl oynattı bilmiyorum ama elimden gelen ne varsa
yapacağım. Aklanmanı sağlayacağım.
Peki. Diyelim ki aklandım.
Bu dozdanın hükmü de düştü.
Oğlumu verecek misin kendi rızanla bana?
Hayır.
Çek o zaman elini üstümden.
Bir elinle beni aklıma açılırken bir elinle oğlumu burada tutamazsın.
Ben bir şekilde yolunu bulacağım.
Bu dosyayı da düşüreceğim oğlumu da alacağım.
Gezeceksin şimdi.
Ama.
Yalan söyleyeceğim yine.
Söylemeyeyim yanımda gelsin.
Yalan söyleme.
Yanımda kal.
İstediğinde git, istediğinde kal.
Çekil.
Remzi. Anne.
Seni çok özledim. Annem.
Bence seni çok özledim.
Meryem Hanım hoş geldiniz.
Çok sevindim. Sağ ol.
Hastamı iyileştirdin mi?
İyileştirdim. Çok sevindim. Sen ne yapıyorsun bakayım?
İyiyim. Ben de ödevimi yapıyordum.
Aferin sana.
Tamam sen geldin. Ödevim bitti.
O zaman namaya bak ya.
O zaman oğlumla biraz başka bir şey konuşabilir miyim? Tabii.
Sağ ol.
Adilenin oraya dönmemiz gerek değil mi?
Hayır.
Bir süre daha buradayız.
Tamam süper.
Ben de okula giderim. İnşallah hiç gitmeyiz.
Değil mi?
Şimdi...
Biz daha önce konuşmuştuk.
Hatırlıyor musun hani?
Cihan'la ben ayrıldık biliyorsun.
O yüzden ayrı kalmamız lazım.
Hatta seninle Budapest'te de çok güzel bir evimiz vardı.
Evet ayrıldınız ama o benim babam.
Erkeğe gene evlenmişsin.
Evlenmeyeceğiz bebeğim.
O yüzden Mardin'de kaldığımız sürece ben bu konakta kalamam.
Ama ben burada kalmak istiyorum.
Biliyorum.
Ama eğer Mardin'de kalacaksak bizim kendimize ait bir evimiz
olmalı.
Öyle somurtma. Annem öyle somurtma. Bak ne güzel işte bir süre daha burada
kalacağız. Ben bize ev bakacağım.
Ev bakarken de otelde kalacağım.
Sen de çok istediğin için konakta kalırsın olur mu?
Tamam süper.
Tamam. Okula ben bırakacağım okuldan. Ben alacağım seni.
Hep yanında olacağım tamam mı?
Tamam. Ama keşke sen de burada kalsan.
Devini gösterecek misin bana?
Olur. Olur.
Bakalım bakalım.
Hepsini sen mi yazdın bunlara?
Evet. Aferin.
Çok özledim seni.
Ben de.
Otelde kalacağım ev bulana kadar. Umarım ev bulmaya da gerek kalmaz. Hepsini
çözerim giderim buradan oğlumla.
Tembel'in kaldığı otelde mi kalacaksın?
Sana ne?
Biri avukatı öteki kim?
Aile dostu. Bu takviye işte.
Aile dostu ha.
Yakında bütün sülaleyi buraya taşır bu.
Sana bir şey diyeceğim.
Şu Ufuk var ya ölen eve Makbule'nin oğlu.
Hastanede durumu da iyi değil o.
Burada yığılıp kaldığında mektup mektup diye yığıldı kaldı. Çocuğun ağzında bir
şey var onu öğrenelim.
Niye kapıya gelmiş harbiden?
Durumu ağırmış.
İlgileneceğiz. Bilmiyorum.
Yenge ne dedi? Bir şey çıktı mı?
Evlenecek mi o evlerle? Yok içeride kalacağını düşündüğü için öyle bir şey
söylemişti. Şimdi yapmaz artık.
Ya yaparsın?
Şirkete ait şirkete.
Hoş
geldiniz.
Evet burada kalıyoruz.
Aynı kattayız karşılıklı oda.
Şimdi benim çıkmam gerek.
İtiraz dilekçesini hazırlayacağım. Siz de dinlenin biraz Aliye Hanım.
Bugün gerçekten zor bir günü geride bıraktınız.
Artık bundan sonra sol sol.
Sağ ol.
Anahtarları alalım.
Hemen konuşmamız lazım.
Tabii. Ama sen önce bir odada soluklan. Sonra burada buluşuyoruz tamam mı?
Peki.
Hoş geldin.
Teşekkür ettim.
Ne içersin? Bir şey almayayım.
Oda nasıl?
İyi mi? Memnun musun?
Beğenmediysen değiştirebilirim.
İyi, iyi. Odam iyi Emel. Sağ ol.
Halyan.
Biliyorum çok zor.
Ama dışarıdasın öyle düşün.
Şimdi sırada oğlunu almak, aklanmak var.
Sabredeceğiz. Evet.
Çıkmamı sen sağladın Elmer.
Avukatın yani Kamil Bey'in de marifetiyle tabii.
Çok teşekkür ederim. İkinize de çok teşekkür ederim ama... ...niye bana
söylemedin böyle bir ihtimal olduğunu?
Haklısını söylemem gerekirdi.
Ama yani benim elimde de bir garanti yoktu ki hali.
Bir ihtimal vardı sadece.
Yani sen oradayken, parmaklıkların ardındayken... ...sana umut verseydim,
sonra umudu geri almak zorunda kalsaydım... ...senin tekrar yıkılman
demekti. Buna elin varmadı.
Ben çıkmayacağımı düşündüğüm için evlenelim dedim ama Emre.
Söylemedin.
Biliyorum.
Haklısın.
Ama zaten gerçek bir evlilik olmayacaktı ki.
İstersen vazgeçebiliriz.
Tek kelimen yeter.
Ama eğer vazgeçersen Cihana Alboro'nun karşısında geri adım atmış olacaksın.
Ali senin dışarı çıkmış olman benim için hiçbir şey değiştirmiyor. Ben sana
söylediğim her şeyin arkasındayım.
Aynı çatı altında ayrı odalar.
Sen ne kadar istersen o kadar yani, daha fazlası değil.
Düşün.
Hemen karar vermek zorunda değilsin ki.
Acelemiz yok.
Ben çıkayım.
Nasıl istersen.
Sabri'nin infazıyla ilgili bir gelişme var mı?
Daha bir şey yok Cihan'ım. Ama bakıyoruz.
Çıkacak. Dayım nerede?
Hastanede var bir o.
Makbule Ebe var ya. Onun oğluyla ilgileniyor. Yoğun bakımda.
Abi konuşmamız lazım acil. Hayırdır? Bu bizim istasyonların toprak sahipleri.
Karanlıoğlu, Zaranoğlu, Beşiroğlu. Üçü de sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdi.
Aynen de.
Birlikte hareket ettiler ha?
Bitti mi sözleşmeleri?
Bitti Cihan. On yılı doldurdular.
Bildirimlerini de günü gününe yapmışlar.
Ayrıca Sarmanoğlu ve Kadıoğlu'nun sözleşmesi de iki haftaya bitiyor.
Onlar da on yılı doldurdu.
Onlar da organize olursa aynı diğerleri gibi. O zaman onlar da yenilemeyecek ha?
Kim var bunun arkasında?
Rejmenli Nadim.
Vallahi bu ateş bu topraklara ayak bastı. Ertesi günü düğmeye bastılar,
harekete geçtiler.
Baybastılar diyeceğim ama ne Landim'in ne de ateşin böyle bir cümle yok.
Onlar beş tane ayı bir hafta içinde bir masaya toplayamazlar.
Başka bir varım hakim.
Şu adamlarla beni görüştür.
Tamam canım.
Toprak sahipleriyle aynı masadayız.
Cihan Albora da agalarla görüşmek istediğini iletmiş.
Ama agalar bize sözlerini verdiler.
O sözü de tutacaklar.
Cihan ne teklif ederse etsin bu masadan anlaşma çıkmaz.
Anlaşırlarsa başlarına ne geleceğini ilettin değil mi?
Harfiyen söyledim ben.
Siz döndünüz mü?
Burada soruları ben sorarım Ateş.
Görüşme talebine cevap vereceksiniz.
Ve konuşacağınızı biliyorsunuz zaten.
Tek bir kelime fazla konuşmak yok.
Bu masada kazanan bizler olacağız.
Hadi hayırlı olsun.
Hayırlı olsun.
Sarp tepesindeyim gel.
Başın gözüm üstüne.
İntikam meleği.
Yalnız sen bana telefonumu nereden buldun onu söyle bakayım.
Aynı duvarın iki tarafında yattık.
O duvarın hatırında bir numara bulmuşum.
Çok mu?
Sen benim yerime doktora mı görünsün?
Bu intikam seni yer ha.
Sonra bir bakmışsın geriye gömecek hiçbir şey kalmamış. Ben kendi cenazemi
de kendim gömerim.
Sen sıkıntı etme.
Kabul ediyor musun teklifimi?
O Cihanoğlu orayla kardeşini delirtmek benim işime gelir.
Yalnız sana şunu söyleyeyim bu bir oyun.
Ve sen bu oyunda kalacaksın.
Anladın?
Sakın heves edip de gerçeğine düşeyim deme.
Sen benim tipim değilsin.
Merak etme.
Sen benim adamım değilsin.
Silahımsın. Ben silaha aşık olmam.
Ben söyleyeyim sana Zerrin.
Kadınlar bana tutulur.
Sonra da kolay kolay vazgeçemez.
Sen kendine bak. Sen tutulma. Ben tutulmam Zerrin.
Girdiği yeri kurutuyor aşk.
İllettir.
Ben o illetin aşısını içeride oldum.
Sen de aşk denilen illetin...
Ne olduğunu anlatsaydın bugün bu kaya parçasını tutulmazdın.
Bak ne haldesin.
Ayakta duran bir ölüye dönmüşsün.
Bunların hepsi geride kaldı. Ve bu seni hiç ilgilendirmez.
Ama aşı olmana sevindim.
Çünkü benimle birlikteyken başka hiçbir kadına bakmayacaksın.
Aşılıysan kolay.
Kabul ediyor musun?
Kabul. Oyunda kalacağız.
Ve sen hiç kimseyle ilişkiye girmeyeceksin.
Sıkıntı da ne?
İyi.
Al.
Tak. Tek taşınla mı geldin?
Kızım sen harbi manyaksın ha.
Dur kız dur.
Ben takayım onu da.
Sahte mi kız bu?
Tabii ki değil.
Sahte bir iş için niye gerçeğine bu kadar para bayıldın sen?
Çünkü her şey gerçek görünecek. Bu işte sahte olan tek şey biziz. Bunu da bizsen
bileceksin. İşte ben.
Şimdi kızımı görmeye gidiyoruz.
Al bura konağını. Al bura konağını.
Gidelim. Gidelim.
Konuştuğumuz gibi.
Sen rahat ol.
Ben sayarım.
Gerektiğinde de göreceği çıkarım.
99 98
97. 96.
Aç.
Aç kapıyı.
Afiyet olsun.
Geç içeride.
Anne. Bir şey yok kızım geç otur şöyle haydi.
Çat al bunu.
Zerrin Hanım.
Amin.
Söz veriyorum. Bunu bir daha bitirelim. Tamam anneciğim. Tamam kızım.
Dört.
Üç.
İki.
Bir.
Ateş.
Ateş Baybaz. Konağın önünde.
Cihan. Cevap geldi.
Beş aşiret ağası da görüşmeyi kabul etti.
Emine.
Hemen olmaz.
Öyle bir sofraya eli boş gidilmez.
Hazırlıklı olmamız lazım.
Tamam. Ben münasip bir zaman belirler, bildir.
Cihan Bey, Ateş Baybars, konağın kapısındaymış.
Bana bırak Kaya.
Bana bırak. Kaya oğlum bir dur, bir dur.
Kaya dur!
Hoş geldin hanım ağam.
Sağ ol aslanım.
Şşş! Fida!
Ulan sen!
Hangi cesarette geliyorsun benim kapıma? Kapı yedin herhalde, çekil!
Konuşmamız lazım.
Allah Allah!
Hiç ben seni burada görürsem, Kur'an'ıma ikinizden biri baktı. Adalı göğü
boylayacak ağam. Çekil!
Bak kurban olayım kimseye bir şey söylemesin.
Bak bas git. Bak bas git bir göre ne olacak bas git.
Bas git.
Ulan git.
Hasan mıydı o?
Hangi Hasan ya?
Ulan sana nesi?
Sana nasıl?
Bana bak.
Allah Allah.
Çıkarım o dilini ha.
Bana bak.
Sen o boşanma davasından da hala vazgeçmemişsin.
O davayı geri çekeceksin.
Yoksa bu evden çıkışın ancak tabutlu olur.
Ulan Kur'an hakkı için boşayacağım seni.
Zerrinden olursun.
Hele gel bak anam ne diyor. Zerri.
Bağırma ulan.
Yoktur evde. Kızını görecek.
Kızım. Tek başına mı gitti?
Ulan bundan benim niye haberim yok?
Efendim baba. Kızım.
Bana haber vermeden nasıl gidiyorsun sen okuna?
Ben sana tek başına gitmeyeceksin demedim mi kızım?
Sura bakma baba.
Ama sana bir müjdem var. Hadi gel. Geç kalmadım.
Ne müjdesi? Ne diyorsun?
Ne oluyor senin?
Müjde mi? Şimdi söyleyemem. Hadi gel.
Serin mi diyor müjde?
Ne müjde?
Kapattı. Serin diyor değil.
Ulan sana soruyorum.
Senin bu kapıdan gölgen geçemez. Ne işin var çakal?
Zerrin'i bekliyorum.
Ne zerrini lan?
Zerrin'in adını ağzına almak mı?
He.
Zerrin.
Lan. Ne zerrini lan? Ne zerrini lan? Karışmayın siz.
Büyümüşsün ha Kaya.
Kaya efendi. Lan bak seni öldürdüm. Ne zerrini oğlum?
Ne zerrini oğlum?
Ne zerrini?
Kaya.
Kaya mı o?
Biriyle dalaşıyor.
Senin elinden kim salamaz ha?
Senin elinden kim salamaz ha?
Ne zerrini lan? Ne zerrini?
Abi alay ediyor benimle zerrin diyor ya.
Senin burada ne işin var lan?
Ağabeyini mi salacaksın üstüme?
Oğlum bak. Oğlum hele bir etrafına bak. Senden başka bir it var mı?
Açın kapıyı açın.
Bu itin ne işi var benim konağımın önünde?
Oğlum ne işin var burada?
Konağımdan zerrini almaya geldim.
Ne oluyor lan burada?
Oğlum bak Zerrin diyor lan. Ne Zerrini lan? Ne Zerrini lan? Ne Zerrini?
Sen benim konağımda gelip benim akrabamı alıp götüreceksin öyle mi?
Hayırdır oğlum?
Zerrin!
Zerrin!
Efendim hayatım?
Ne?
Ne oluyor burada?
İyi misin sen?
Çok iyiyim.
Yalnız şu çakıl taşı üstüme çullandı.
Zerrin bu köpek bizim kapımızda ne arıyor?
Bu köpeğin bizim kapımızda ne işi var Zerrin? Ne demek ne işi var?
Ben nişanlandım.
Kızım.
Sen ne söylüyorsun? Ne nişanıdır bu?
İçeri geçin. Bak beni delirtmeyin ha!
Bak beni delirtmeyin ha!
Bak beni delirtmeyin ha!
Ne demek sen nişanlandın?
Ulan senin takıllanmadın mı?
Senin takıllanmadın mı? Bak yakarım ikinizi de. Bak ikinizi de yakarım bak.
Ne diyorsun lan sen?
Ne nişanı lan?
Ecmeli kızı ne istiyorsun? Ne bekliyorsun? Sen delirdin ha.
Kız kızıp sen ne zaman nişanlandın?
Doğru duydun.
Doğru.
Allah tamamını edersin. Sağ ol Cihan abi.
Şaka değil.
Doğru anne evleniyorum. Ama bu sefer zorla değil. Kendi isteğimle baybars
oluyorum.
Öyle demeyin ya.
Melek o, melek.
Sen var ya... ...Kur'an etkek olmalıydın.
Albora değil... ...bütün cihanı fethederdim ben seninle.
Ben anlamıştım, anlamıştım. Kafama...
Ben anlamıştım. O gün gördüğümde onları baş başa anlamıştım. Sen bana ne dedin?
Sen bana ne dedin? Demir'i teşhis için gittin. Al sana teşhis. O zamandan beri
vardı. O zaman. Oğlum varse var. Ne yapalım işte? Ne yapalım?
Gördün işte manzarayı değil mi? Artık seni ilgilendirmez. Bitti.
İlgilendirir. O benim kızımın anası. Öyle bir şeyle sizin yanında duramaz.
Ya bırak Allah aşkına. Senin ağzından çıkar. Kulağın duyuyor mu? O Demir'in
karısıydı zaten.
Ya aynı şey değil. O zaman mecburdur. Ya ne farkı var? Ne?
Mecbur muydu?
Edemir öldü gitti o zaman mecbur değildi.
Sahip çıksaydın ya kıza. Çıkmadın gittin bununla evlendin sen.
Şimdi istediğin kadar kendini bağır çağır yırt parçala kız gider istediğiyle
beraber olur. Sen de bunun avucunu yalarsın. Bana bak sen fazla oldu be.
Yapma. Yeter lan. Yeter.
Ablan o. Yazıklar olsun Kaya. Tamam İpek.
Sana yazıklar olsun.
Sen benimle evlisin benimle. Ben buradayım ben.
Sen başka bir kadın için.
Anne sus.
Sus.
Oğlum bak Zerrin'in istediği de tam olarak bu. Gördün değil mi manzarayı?
Anladın? Seni bu halde görmek için yapıyor. Çok da güzel oynuyor. Sen de
oyununa düşüyorsun.
Oğlum bak senin deşmesine izin vermeyeceksin.
Hiç kusura bakmayın Nare haklı.
Haklı. Sen Zerrin'i istemedin. Yahu o kız bizim çocuğumuzu sakladı. Oğluma
göstermedi bize sakladı. Anne bir sus yahu bir sus.
Sakladı.
Bana ihanet etti. Sen de kendi hamleni yaptın.
Karşılığını verdin oğlum. Gittin İpek'i seçtin.
Sen birini seçebiliyorsun. Niye onu seçme hakkı yok oğlum?
Onun da seçme hakkı var. Ona gitti birini seçti. Artık bundan sonra sana ne
düşüyor biliyor musun? Sen yutacaksın her şeyi.
Oğlum izin verme. Kazdığı koyuya düşme. Yeter.
Tamam haydi anne. Haydi Nari haydi.
Haydi tamam mı? Anne tek bir kelime bile etme artık.
Sen de kalk git. Hadi.
Yediğimi düzel.
Hadi.
Hala aklın onda.
Hani yok da artık aramızda.
Sen bana söz verdin Kaya.
Sen bana yemin ettin, sen bana söz verdin, bu yüzüğü taktın, beni buraya
getirdin, karın yaptın benim.
Ben senin için neler yapıyorum ya?
Ben senin için neler yapıyorum? Sen beni gör, beni sev diye ben...
Ben senin uğruna canımı veririm.
Sen son adım duyunca aklını kaybediyorsun hala.
Affedersin İpek.
Affedersin.
Kaç kere de af dileyeceksin.
Hiçbir şey değişmiyor.
Özür dilerim.
Şu an söyleyebileceğim tek şey bu.
Ama değişecek.
İyi akşamlar. İyi akşamlar.
Halil'e bütün gün bir lokma yemedin.
Hiç aç değilim. Biliyordum böyle diyeceğini.
O yüzden akşamüstü otelin mutfağına indim.
Şeften rica ettim.
Budapest'te de en sevdiğim yemek vardı ya. Onu yaptım.
Aliye bak o kadar ikna ettim şefi.
Zahmete girdim falan. En azından gel bir tadına bak.
Aliye biliyorum.
Biliyorum çok zor günler geçirirsin.
Ama ben en azından yanında olmak istiyorum.
Biliyorum. Hem Kamil Bey aradı. Vavukat.
Mahkemenin çocukla ilgili kararı hakkında bilgi verdi.
Yani anlatacaklarım var sana.
Söyle. Burada ayaküstü olmasın şimdi. Bir şeyler yiyelim. Hadi.
Geliyorum tamam.
Restoranda görüşürüz.
Görüşürüz. Tamam.
Hoş geldin.
Hoş buldum.
Teşekkür ederim.
Sağ ol.
Pardon.
Ne içersin?
Su. Su alayım ben sadece.
Hanımefendiye su. Ben de dünkünden alayım.
Bir de Ali Hanım için hazırlanan bir menü vardı. Onu da rica edelim.
Söyle. Nican Bey, Aliye Hanım geldi.
Ev marabeli restoranda yemekler.
Gözünü ayırma.
Yani ne yalan söyleyeyim?
Şuradan ineceğimden emin değildim.
Ama indim.
Bugün en güzel şey bu oldu.
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Niye yemiyorsun? Çok severdin. Beğenmedin mi? Yok.
Şey... Bayağı çok iyi görünüyor. Hatta çok güzel kokuyor ama...
Gerçekten hiç iştahım yok Emre.
Gide, senin ayakta kalman lazım.
Özellikle çocuğun için.
Önce kendine bakacaksın.
Kamil Bey ne dedi?
Şöyle... Karara itiraz dilekçesini verdiler bugün.
Yani mahkeme inceleyip tekrar karar verecek.
Gerekçe?
Gerekçe çok.
Bir defa uyuşturucu testin negatif çıktı.
Yani karar bir şüpheye dayalıydı. Şüphe çürümüş oldu.
Sonra sabıka kaydın yok.
Hiçbir suç kaydın yok yani bu çok güzel bir şey.
Ayrıca sen çok saygın bir doktorsun.
Çocuğun büyümesinde bu önemli bir etken.
Ayrıca Kamil Bey bir sonuç olacağımızdan emin.
Ben de öyle düşünürüm.
İnşallah.
İnşallah.
Ömer, gerçekten çok güzel kokuyor. Yani eminim çok lezzetli oldu ama...
...o kadar yorgunum ki ben çıksam odada dinlensem.
Elbette, nasıl istersen.
Ne olur kusura bakma, zahmet ettin. Rica ederim.
Onları ben alırım.
Geçireceğim efendim.
Temiz mi o?
Çıkabilirsin.
Bir
kızın varmış,
Alya.
Alya benim değil. Değil mi?
Ama eğer Alya benim kızımsa... ...öğrenirim.
Benim kızımsa... ...bu şehirden gideram.
Acele.
Enver, gerçekten iyiyim merak etme.
Bilge!
Deniz. Oğlum.
Anne sana sürpriz yaptık. Sana salata getirdik.
Ne sürpriz böyle kapıda bekleyeceğiz. Beni ikimiz girelim.
Sen de girsene Ceval. Şu telefonu şöyle koydum.
Demin burada kalıyorsun.
Evet.
Güzelmiş işte.
Yani fena değil.
Ama tabii anne bizi gördüğüne pek sevinmiş gibi değil.
Evet anne. Aslında beş tane sürpriz yapmak istemiştik. Oğlum sevinmez olur
mu? Ne biçim laf ya?
Ben zaten sen hep benim aklımda böyle seni özleyip oturuyordun. Nasıl
sevindim. Hadi yiyelim ben çok acıktım. Sen acıkmadın mı?
Senin kadar değil ben yeni sofradan kalktım. Babam yeme diye mi söyledi ama?
Allah Allah.
Baban nereden biliyormuş?
Nereden biliyorsun baba?
Hissetmişti söyle.
Hissetmiş. Böcekleri mi öyle hissediyormuş o mu? Sor bakalım.
Neyse yemekler soğuması. Gel bakayım otur şöyle.
Gel.
Salata senin.
Hamburger. Aç bakayım.
Güzelce ye, güzelce.
Ben kendi hamburgerimi alayım.
Bu hamburgerler öyle şeye benzemez. Böyle dandik dandik şeflerin yaptığı
dandik yemeklere benzemez. Bu hamburgerlerin eti buranın.
Evet anne, çok güzel.
Sevdim ya.
Evet, çok güzel. Çok güzel.
Seninle yemen lazım.
İş toplaman lazım, az kalmaman lazım. Çünkü bir sürü işin gücün var ya.
Maşallah her şeyi çok güzel dinlemişsin.
Benim birazdan sana söyleyeceklerimi de dinlersin umarım.
Sıcak sıcak söndürebilirim, karnımı doyurayım. Değil mi bizim?
Ben bakarım.
Ben bakarım.
Hoş geldin.
Ne oluyor burada?
Merhaba Emre amca.
Merhaba Deniz. İyi akşamlar.
İyi akşamlar. Biz de anneme sürpriz yapmıştık. Ona salata getirdik. Tabii
salata getirdik çünkü kızcağız.
Günah hiçbir şey yememiş. Aç. Buranın yemekleri kötü olduğu için.
Kusura bakma buyur ederdim ama işte.
Bize kadar var.
Söyle hayırdır? İzin verecek misin?
Tabii tabii buyurun.
Nezmen'i görmeye gelmiş de o da getirdi.
Yarın konuşalım mı şimdi bu durumda böyle?
Ben bir Cihan Bey'le konuşabilir miyim?
Sonra Emel. Şimdi.
Deniz var. Alev şimdi.
Emel Deniz var. Lütfen Alev şimdi. Tamam.
Sakin.
Ben geliyorum şimdi. Tamam.
Gel.
O kadar dibime girersen tehdit algılarım. Az gerim.
İyi mi?
Eyvallah. Söyle.
Ne yapmaya çalışıyorsunuz siz?
Seni ilgilendirmez.
İlgilendirir, ilgilendirmez.
Öyle mi?
He.
Ali benim gözümün içinde baka baka benimle evleneceğini söyledi.
Ben de seve seve kabul ettim.
Demek ki bu durum fazlasıyla beni ilgilendirir.
Hayırlı uğurlu olsun diyelim ne diyelim.
Yapmayın Cihan Bey yalan söylüyorsunuz.
Alya'nın benimle evlenecek olması sizi deli ediyor.
Önce kadını bu topraklardan kovdunuz.
Döndüğünde de oğlunu elinden aldınız.
Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Sizinle bir daha olacağını mı sanıyorsunuz? Olmayacak.
Olmayacak Cihan Bey.
Kovdunuz siz kadını.
O artık sizi istemiyor.
O yüzden bırakın yakasını.
Bırakın nefes alsın, istediği hayatı yaşasın.
Benim ne yaptığıma senin aklın ermez.
Benim nasıl yollardan yürümek zorunda kaldığıma senin aklın ermez.
Sen benim yürümek zorunda kaldığım yollardan yürüyebilecek bir an öndeyiz.
Aç kalırsın, susuz kalırsın.
Yol yakınken de... Ben dönmüş olsaydım aile hala içerideydi.
Şimdi ben çıkardım.
Fakat... ...ben çıkardığım için içiniz gidiyor.
Değil mi?
Valla Budapest'te de sen bütün bunları başarabilirsin. Bütün kapıları sonuna
kadar açabilirsin ama... ...buralarda... ...beş paketinle gramajıyla oynamak...
...ne bileyim ya... ...sanki senin işin değil gibi geliyor bana.
Sanki sen bunu başaramazsın gibi geliyor. Sanki bir el oynamış ama o el
senin elin değil gibi geliyor.
Sanki başkası var.
Cihan Bey tek bir kozunuz kaldı. O da mahkeme kararı.
O karar da kalkacak zaten.
Ali haklanacak.
Ve bunların ikisini de ben yapacağım.
Sen yapacaksın.
Ben?
Bu topraklarda sözü ağırdır.
Enver.
O sözü ancak kaldırabilecek kişiler verir.
Şimdi başka bir şey yoksa ben yemeğime döneyim.
Yok.
Sağ ol.
Afiyet olsun.
Selamlar. Baba, vallahi hepsini silip süpürdüm. Oğlum ne yapıyorsun ya? Ben
sana dedim o kadar şey yapma diye. O benim değil mi? Hayır.
Hangisi? Nerede benimki? Orada.
Deniz, babanla bize müsaade eder misin? Biraz konuşacağız biz.
Tamam ama çok uzun sürmesin.
Uzun sürmeyecek.
Biraz şöyle bir sıcak sıcak yiyelim dedik.
Ağzımızdan bulmamızdan geldi. Herkese benimle konuşmak istiyorum.
Yürü.
Ne konuştunuz?
Seninle evlenmek için hala çok kararlı. Merak etme.
Ne konuştunuz diye sordum. Ben de cevabını verdim işte.
Sana yardımcı oldu. Seninle evlenecek. Bitti gitti.
Peki. Bu arada böceklerin de her şeyi yetiştirmiş.
Bravo.
Şeyi merak ediyorum. Sen bu gece buraya... ...Enver burada diye geldin
değil mi?
Yok.
Oğlunu gördü. Peki Enver burada olmasaydı yine de getirecek miydin
oğlumu?
Evet.
Getirmeyecektin. Yalan söyleme getirmeyecektin. Getirecek olsan ben
konakta istedim de verirdim.
Sen onu buna bırak da bu Enver böyle evleneceğim diye çığlıklar atarken sen
Cihan'a nasıl açıklayacaksın bu durumu?
Uygun bir zamanda açıklayacağım.
Ne zamanmış uygun zaman?
Sana ne?
O çocuk bana baba diyor Alya.
Tamam mı?
Nasıl kabul ettireceksin onu kabul eder mi? O çocuğun annesi benim.
Ben uygun bir şekilde anlatırsam elbette kabul edecek.
Ne oldu ya sen demiyor muydun evlen diye?
Şimdi merak eder mi oldun çocuk ne diyecek ne yapacaksın?
Çarpıtıyorsun sen o adamın önünde benim gözümün içine baka baka Emmer'e dedin ki
Emmer seninle evleneceğim.
Ben Emmer'le evleneceğim demedim. Dedim ki oğlumu vermezsem ben Emmer'le
evlenirim. Dedim. Sen ne dedin? Ne dedim?
Git evlen dedin. Ne diyecektin başka Alya? Ne diyecektin?
Müsaade mi edecektin bu herif çocuğumu alsın götürsün kendi ülkesine? Ülkesine
mi götürecekti? Alıp Vilma'nın yanına götürecek, teyzemin yanına götürecekti.
İzin vermedin. Şimdi ne oldu? Şimdi aynı evde yaşayacaklar.
Yaşamayacaklar. Allah Allah.
Evet. Ben oğlumu vermem.
Oğlumu alacağım Cihan.
Al hadi alabiliyoruz. Dön dolaş sürekli böyle aynı şeyleri konuşup durmaktan o
kadar sıkıldım ki. Doğru haklısın o kadar uzun zamandır seninle aynı fikirde
değildik ki. Aynı fikirde.
Oh tamam Deniz bu gece burada kalsın. Yarın ben getiririm tamam mı? Olmaz o
çocuğu burada bırakma.
Deniz bu gece burada kalacak.
Yarın ben getireceğim tamam mı? Ben Enver'in olduğu yerde, Enver'in
dolandığı yerde o çocuğu bırakmam. Ne alakası var ya ne yapacak oğlumu mu
kaçıracak? Valla senin için her şeyi yapabileceğini söylüyor. Kendi ağzıyla
söyledi bunu.
Şimdi kalkıp da senin gönlünde bir taht kurmaya çalışırsa böyle bir şey yapar
mı? Yapar.
Yok bence de benim için her şeyi yapar. Ama bunu yapmaz. Niye biliyor musun?
Çünkü o sen değil.
Doğru ben değil.
Eğer ben olsaydı.
Evlenmezdin. Deniz bu gece burada kalsın. Burada kalmayacak. Konağa
götüreceğim onu.
Lütfen. Burada kalmayacak. Konağa götüreceğim. Sen de oradan kovulmadın.
İstediğin zaman gelebilirsin. Gelip çocuğunla birlikte uyuyabilirsin Alya.
Ben o konağa gelmem.
Alya kusura bakma.
Çok istiyorsan... İstiyorsan ne demek? O benim oğlum. Herhalde istiyorum.
Ne demek istiyorsan ne demek?
Alyak git, o çocuk uyuyana kadar yanında bekle.
Onunla gül, oyna.
Uyuduktan sonra da bana haber ver. Ben onu götüreceğim.
At bakayım aslanını da.
Babam nerede?
Gidecek şimdi dışarıda. Sen ellerini sil bakalım.
Kan akışı nasıl?
Kontrol ediyorum.
Doktor Bey.
Tepki verdi.
Bir müsaade et.
Ufuk Bey.
Ufuk Bey beni duyuyor musunuz?
Cihana karın.
Cihana mı?
Ufuk Bey.
Beni duyuyor musunuz?
Bilinç yüzeyselleşmiş. Bu aşamadaki hastalar çıkan sesler genelde anlamlı
iletişim sayılmaz.
Ama tepki vermesi güzel.
Saat başı kontrol edelim.
Sonrasında da eğer bir değişiklik olursa mutlaka haber ver tamam mı? Tamam hocam.
Yapak yaptı.
Var seni mi karına olun Hasan?
Anlayacağım. Er ya da geç anlayacağım.
Ünlü!
Ünlü!
Buyurun sadakedenim. Kızım, torunumla Cihan daha dönmedi.
Yok, daha dönmediler.
İyi tamam, hadi sen bak işine.
Yahu götürmeye dedim, götürdü.
Bu saat oldu, gelmedi, getirmedi.
İnşallah çocuğu orada bırakmayacak.
Yok, bırakmayacak.
Bırakmaz. İpek?
Anne?
Kızım hayırdır bu saatte? Ne işin var burada?
Senin o kocan olacak şaşkın nerede?
Oda taşımanın yanında.
Sen de kendini bu kadar harap etme.
Biliyorsun o kadın oğlumun çocukluk sevdasıydı.
Ben o sevdayı oğlumun içinden söküp atmak için yıllarımı verdim.
Çünkü sonunda ayrıldılar.
Ama enkaz ortada kaldı.
Enkazı kaldırmak yıkmaktan uzun sürer.
Sen de bu kapıya gözü kapalı gelmedin kızım.
Neyin üstüne evlendiğini biliyordun.
Bu konakta torunun cihana ne kadar kıymet
verildiğini gördün.
Senin yapacağın tek bir şey var.
Bir an evvel kocana bir erkek evlat vermek. Sen başka bir şeye bakma.
O gün geldiğinde bu konakta kimse senin sırtını yere getiremez. Ben her daim
yanındayım.
Teşekkür ederim anne.
İyi ki varsınız.
Sen de öyle.
Bir derdin sıkıntın olduğunda bana geleceksin önce.
Ayrıca bu evin içinde ne olup bitiyorsa... ...kimin ağzından ne
çıkıyorsa... İlk önce benim kulaklarıma gelecek duvarlardan önce.
Hadi şimdi kocanın yanına git.
Gönülsüz davranma.
Dediğim gibi. Önce sabır, sonra bir erkek evlat.
İyi akşamlar anne.
Hayırlı geceler kızım.
Uy tut Enes.
İyi geceler bir tanem.
Kolay gelsin.
Deniz burada kalsın.
Dönmenizi bekledim.
Oda kalacaksın, gelmeyecek, getirmeyeceksin diye korktum ben.
Allah rahatlık versin.
Hayırlı geceler.
Hayırlı geceler.
Şu yastığı şöyle şöyle yapayım.
Oğlum böyle mi düzeltilir bu fıstık?
Ne yapacaksın?
Çocuk boyun fıstık olacak senin yüzünden şöyle.
Ayakkabılarını çıkar.
Çok şey yapma bu olmaz. Sıcak zaten.
Sen nasıl oldun?
Sen nasıl oldun?
Var mı konuşabildiğiniz mi?
Açılın. Açılın. Kesin.
Ağabeyim.
Yok mu yengede bir değişiklik?
Hâlâ aynı yerde mi?
Kararından vazgeçmedi mi?
Evlenecek mi o kıl kuyruk Emre'yle?
Ben hâlâ evleneceğine inanmıyorum da.
Anne. Anne.
Anne, uyudunuz mu?
Anne.
Hayırdır kızım?
Anne benim size söyleyeceğim bir şey var.
Anne ben az önce bir şey duydum.
Hayırdır inşallah kızım.
Şimdi ben bunu size söyleyeceğim ama... ...benden duyduğunuzu kimse bilmesi olur
mu?
Yani yanlış anlamayın.
Biliyorsunuz Kaya'yla aram hiç iyi değil.
Bir de benden duyduğunuzu öğrenirse bir daha asla beni affetmez. Benim için çok
kötü olur.
İpek kızım.
Bu odaya giren söz...
Çıkarken nereden çıktığını unutur.
Dinliyorum seni.
Anne Aliye Hanım... ...o yanında dolanan adamla...
...Emer Bey'le evlenecekmiş.
...girdi dünya bir tarafa, nare bir tarafa. Biliyorsun.
Aşit toprakta.
Lan diyorsun.
Lan falan lan diyorsun.
Bir kelime etmiyorsun.
Suç geliyor değil ki kendisine senin duyma.
Ben sana layık değilim.
Allah'ım.
Al.
Al sen onu. Hak etmedi. Hak etmedi. Hak etmedi.
Bir problemimiz var.
Ali günaydın.
Günaydın.
Bir şey mi oldu?
Ne var bunda?
Dilekçe sureti.
Ne dilekçesi?
Aliye Hanım, Sadakat Alboro dün gece aile mahkemesine başvurdu.
Dilekçede iki gerekçe var. Bir, hakkınızda devam eden uyuşturucu
ticareti soruşturması.
İki, çocuk hakkındaki hala hazırda devam eden bir koruyucu tedbir kararı olması.
Velayetinizin sizden alınıp babaannesi olarak kendisine verilmesini talep
ediyor. Bir de çocuk için yurt dışına çıkış yasağı istemişler.
Alya'nın bu bir talep sadece.
Mahkeme kararı... Alya!
Sonuçlar ne zaman çıkacak?
Laboratuvar üç gün dedi.
Hızlandırsınlar söyle.
Alya nereye?
Araban nerede?
Nereye gideceksen ben götüreyim.
Araban nerede?
Şurada.
Anahtarını ver.
Anahtarını ver.
Ver.
Niye tek başına gidiyorsun ki?
Benim meselem ben ver.
Benim meselem.
Benim meselem. Benim.
Hatiyar bıraktım Cihan okula. Doğrudur abi. Oradan da şirkete geçmiş. Bizim
çocuklar da başında. Çıkana kadar bekleyecekler.
Ben şirkete geçeceğim. Kaya geç gelecek.
Sen de onunla gel. Tamam.
Ali.
Ali.
Sen ne yapıyorsun?
Deniz okulda mı?
Okulda.
Sadakat hanım. Salonda.
Halya.
Salonda mı anne?
Hayırdır rengim? Sadakat hanım. Halya. Halya ne oluyor?
Ağabey ne oluyor?
Bilmiyorum.
Sen yaptın değil mi?
Sen kurdun o tuzağı. Sen koydun oğlumun çantasına o zedri. Anne Ali hayırdır?
Sen benim torunumu kaçırmaya kalktın. Kendi kazdığın kuyuya, ecmelin
tuzağına düştün. Ben yapmadım. Bu ne o zaman? Bu dosya ne o zaman?
Tedbir aldırıyorsun şimdi de velayetimi almaya çalışıyorsun.
Sen adım adım...
Sinsi sinsi yürüyorsun yolu.
Oğlumu benden almak için yürüyorsun.
Bir dakika ne velayeti ya? Ne diyorsun?
Mahkemeye başvurmuş velayeti almak için bak.
Gözünü aydın.
Aliye benim böyle bir şeyden haberim yok. Aliye benim haberim yok.
Anne sen bana sormadan nasıl böyle bir şey yapıyorsun ya? Hani karışmayacaktın?
Karışmayacaktım Cihan. Aliye bu karışmamış halin mi?
karışmayacaktım. Ta ki bu kadın Enver Ayhanlı denen o adamla o insan
müsbettesiyle evlenmeye kalkana kadar.
Sen benim torunumu kaçırdın. Sesimi
çıkarmadım. Yaladım yuttum. Senin bu kapıdan girmeyine göz yumdum, müsaade
ettim. Torunumu görmene izin verdim, evladıdır dedim.
Göz yumdum.
Ma başka bir adamın sofrasına torunumu oturtamazsın. Siz benim
hayatıma karışamazsınız.
Elbette karışamam.
Elbette karışamam. Git evlen. Git evlen, mutluluk dilerim.
Hatta ben beladan kurtulurum bir değil iki beladan. Hem senden hem senin bu
ailenin bu hanenin başına açtığın beladan da kurtulmuş olurum. Ama bu
topraklarda hiçbir Alboran'ın torununa başka bir adam babalık yapamaz buna
müsaade etmem. O çocuğun velayeti bende olacak. Benim oğlumu öne sürüp sürüp
benim hayatımı yönetemezsiniz.
Ne yapacağıma ben karar veririm.
Velayeti bende olacak. Mahkemede görüşeceğiz.
Podri meydan. Senin cehenneme kadar yolun var ki sen ecmenle iş birliği
yapıp onun kapısını araladın.
Dibine kadar da göreceksin o cehennemi.
Buradan bir yer ayrılmak konuşacağız.
Git oğlum peşinden. Ben buradayım zaten. Beklerim. Ben hep buradaydım.
Alia konuşalım. Benim konuşacak hiçbir şeyim yok. Alia benim var konuşalım
Alia. Öyle mi tamam hadi söyle ne var?
Annemle konuşacağım davayı geri çektireceğim tamam mı? Çocuk mu
kandırıyorsun sen?
Vazgeçer mi sence?
Ben sana ne demiştim nezarethanedeyken? Ne demiştin? Bu işten en karlı çıkan
kim? Kim? Kim Alia kim annem mi?
Ya annem kendi ağzıyla söyledi ya duydun. O yapmadı.
Ecmel yaptı artık kapat şu konuyu. Şu an oğluma almaya çalışan kim? Ecmel mi?
Sen o herifle evlenmeye kalkmasaydın şimdi bütün bunlar olmazdı.
Ben suçluyum yani hak ettim. Ben böyle bir şey söylemedim. Sen ne söyledin
biliyor musun? Sen sırf oğlumu benden koparabilmek uğruna... ...benden almak
uğruna git evlen dedin.
Şu noktada bana söyleyebilecek tek kelimen yok artık. Böyle bir şeye hakkın
yok.
Çekin ağzınızın arabasını.
Duydun oğlum hadi çek.
Çek.
Annem de dışarıda. Ben söylemedim ağabey.
Kim söyledi anne sana evleneceğini?
Mesele bu mu?
Meselem bu.
Onca şey olup bitiyor.
Benim bunu kimden öğrendiğim bir mesele.
He anne mesele bu. Kimden öğrendin?
Cihan. Sen bu aşiretin başısın.
Cihan benim tek tek erkek torunum. Sen bana tek kelime etmedin. Kadının
evleneceğini biliyordun. Bana hiçbir şey söylemedin. Niye edeyim anne? Ortalığı
karıştır diye mi?
Niye? Öğrenmesem ne olacaktı?
Ne olacaktı? Kadın evlenecek. Benim torunuma bir başkası babalık edecek.
Buna göz mü yumacak? Anne ben böyle bir şeye niye göz yumayım? Niye müsaade
edeyim? Tamam o zaman ben doğru olanı yaptım. Öyle mi? Doğru olan bu mu anne?
Gerekeni yaptım. Bu mu? Senin gereken dediğin bu mu anne? Bunu yapman
gerekiyordu he?
Cihan sen bu kadına aklarsan.
Bu kadın çıktığında yeni kocasını koluna takacak. Benim torunumu alacak, çekip
gidecek. Ben bir daha torunumun yüzünü görmeyeceğim. Bu mu istediğin?
Ha buna mı müsaade edeceğiz?
Sen bu kadın evlenmez diye bekledin.
Umdun. Bekledin ki evlenmezsin ama yanıldın oğlum yanıldın. Annem.
Sen bu kadına verdiğin değer kadar yandın.
Şirketi.
Ah oğlum.
Sen bu kadından kopamıyorsun.
Ben köklerimde.
Evlenelim. Evlenelim.
Hiç beklemeyelim ama. Hemen.
Hızlandıralım bir şey yapalım gün alalım.
Evlenelim.
Tamam hazır zaten.
Yani şöyle ben.
Ben sana acele etmeyelim dedim.
Sözümde de durdum aslında.
Ama beklerken sadece boş durmadım.
Ahkeme izinlerini falan hazırlatmıştım.
Eğer caizseydin boşa gitmiş olacaktı. Artık gitmeyecek.
İstersen bugün nikahı kıydırabilirsin.
Tamam bugün.
Ben şimdi okula gideceğim. Oğlum'a kendim anlatmak istiyorum.
Sen de gidip mesai bitmeden saati alır mısın? Yapalım. Tamam.
Ayarlarla haber veririm.
Cihan Bey, çıkış saati değil ama Aliye Hanım okula geldi. İçeri giriyor.
Cihan,
biz de arazilerinden kovma gafletine düşüyoruz. Yaş aşire tarzıyla toplantı
yapacağız. Bizim de toplantı öncesi hazırlıklarımız tamamlandı. Biz
çıkıyoruz Cihan.
Düğmeleri aynı anda basacağız. Hiçbiri ötekini uyaramayacak.
Toplantı masasına oturduklarının arkalarında hiçbir şey kalmayacak abi.
Aynı anda istasyonlarına çökeceğiz.
Kaya. Abi.
Kaç tane oğlum?
Başlıyoruz.
Sen niye erken çıktın?
Annem izle anlaşım. Herhalde benle bir şey konuşacağım.
Hadi sen geç arabaya bekle beni geliyorum.
Tamam. Hadi bebeğim kapı açık.
Hadi anneciğim.
Merak etme bir yere götürmeyeceğim. Konuşmam bitsin.
Adamların götürürler konağı geri.
O acele niye onu anlamadım?
Nikah dairesi kapanmadan yetişmem lazım.
Nikahım var.
Aliye Hanım'ın konuşması bitince Cihan'ı alıp konağa götürün. Başüstüne beyim.
Alobada bekleyin.
Gel bebeğim.
Bakalım gel böyle gel.
Şöyle bir anne oğul konuşması yapalım güzelce.
Atla bakayım.
Verin sana.
Canım benim.
Deniz.
Efendim. Döngeri falan mı var? Bize mi gideceğiz?
Yok hayır öyle bir şey yok.
Şimdi bak.
Erdoğan.
Geliyor ben.
Efendim? 4.45'de nikah memnun önünde olacağız.
Ben de şimdi yüzükleri almaya gidiyorum.
Aliya.
Buradayım. Yüzük takmamız gerekir değil mi?
Tamam eğer parmağın ölçüsü değişmediyse.
Ben hala hatırlıyorum.
Değişmedi.
Oldu. Nikah dairesinde görüşürüz o zaman.
Görüşürüz.
Oğlum ben... Anne ne oldu anlatsana.
Şöyle yapalım.
Sen Cihan'ı çok seviyorsun değil mi?
Evet o benim babam.
Senin için öyle evet.
Ama benim için eskisi gibi olmadığını anlatmıştım sana hatırlıyor musun?
Evet ama neden tekrar tekrar söylüyorsun?
Haklısın tekrar tekrar söylüyorum gibi oluyor.
Ama ben aslında şimdi başka bir şey söyleyeceğim.
Ve benim bir süre daha burada kalmamız lazım. Çünkü benim...
Bazı sıkıntılarım var yani.
Çok önemli değil ama yani aşabileceğim şeyler.
Bir takım sorunlar var ama aşacağım.
Babam yardım edemez mi?
Bu defa baban yardım edemez. Kim yardım edebilir?
Enver amcan yardım edebilir.
Tamam, o için bari.
Şimdi sana söyleyeceğim şey sadece ikimizin arasında kalacak tamam mı?
Kimseye söylemeyeceğiz.
Tamam. Sadece senle ben.
Evet sadece senle ben.
Çünkü sen artık çok büyüdün ve ben de senden hiçbir şey hesaplamak
istemiyorum.
Emre amcanın bana yardım edebilmesi için bizim evlenmemiz lazım.
Öyle bir evlilik değil ama. Yani evleneceğiz ama... ...ben onu eş olarak
görmüyorum, görmeyeceğim.
Öyle... ...sevmiyorum yani onu o şekilde.
Ama şey dediğin gibi değil yani.
Hiç değil.
Şöyle gibi aslında...
Siz hiç oyun oynuyor musunuz? Evcilik gibi bir oyun. Evet.
Orada anne baba oluyor. Aslında hiç anne baba falan değiller. Oyun değil mi o?
Evet. Onun gibi.
Bu da böyle oyun gibi. Değil mi? Onun gibi bir şey. Yani biz bir kağıda imza
atacağız, evleneceğiz.
Ama oyun gibi yani.
Gerçekte evli değiliz gibi.
Babamı kızdırmak için mi yapıyorsun?
Hayır bir tanem. Babamı kızdırmak için yapmıyorum.
Ama babam hala benim babam olarak kalacak değil mi?
Evet.
Ömer amca baba demeyeceğim.
Demeyeceksin. Kimse senden böyle bir şey isteyemez.
Söylediğim gibi biz dışarıdan aile gibi görüneceğiz. Yani baktığımızda aile ama
aslında öyle değil. Ve bunu sadece ikimiz bileceğiz. Senle ben.
Sadece senle ben.
Söz veriyorum.
Aferin benim akıllı oğlum, benim canım oğlum.
Çıkarsın.
Çok seviyorum seni.
Ben de.
Artık kulağa gitmek ister misin?
Olur.
Gel bakalım.
Atla.
Bu çantanı da alalım.
Onay götürüyor ama.
Tamam Ali hanım.
Deniz!
Vur vur vur.
Adım.
Osman.
Alya. Hazır mısın?
Şahit gerekiyordu. İki kişi. Avukat Kamil Bey'i asistanı içeride
bekliyorlar. Biz de istersen kaçırmayalım saatini. Saatimiz geldi.
Nikah dairesi kapanmadan yakışmayacak.
Nikahım var.
Evlenmek istediğinizi belirterek dairemize başvurdunuz.
Yapmış olduğumuz incelemeye göre evliliğinizin önünde herhangi bir engel
olmadığı anlaşılmıştır.
Şimdi bu isteğinizi bir kere de sayın şahitlerimizin huzurunda...
Sözlü olarak ifade etmenizi rica edeceğim.
Yolumuzdan çıkarsa çıksın ben seni hayatım boyunca seveceğim.
Ben de seni hayatım boyunca seveceğim.
Siz Alya Simit, hiç kimsenin tesiri altında kalmadan, kendi özgür
iradenizle, Enver Ayhanlı ile evlenmek istiyor musunuz?
Seve seve.
Seni çok seviyorum.
...bana ne kadar da sevmeye devam edeceğim.
Benimle evlenir misin?
Evlenirim.
Hatta belki... ...bir bebeğimiz daha olsun diyebilirim.
Savaşta...
Bedelde. Kararda.
Aşıktım.
...son kez soruyorum.
Siz Alya'sınız.
Hiç kimsenin tesiri altında kalmadınız.
Kendi özgür iradenizle... ...Enver Ayhanlı ile... ...evlenmek istiyor
musunuz?
Alya. O zaman da bir gün benim elime bırakırsan... ...benim elime hiçbir yere
varmazdım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.