All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 206. Bölüm Winds of Love Episode 206

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sırf teyzeme bakmak için hayallerinden vaz mı geçeceksin Selim? Hayır asla.

Hayallerimden tabii ki vazgeçmeyeceğim ben.

Ayrıca beni gerçekten çok mutlu ettin. Çok teşekkür ederim.

Ama... ...Songül teyze iyileşene kadar ona bakmam en doğrusu.

Başka türlü içim rahat etmez beni.

Songül asla iyileşmeyecek.

Sen de Fransa'yı rüyanda bile göremeyeceksin kasaba kız.

Zeynep bak fazla hassasiyet gösteriyorsun.

Resmen kendini kurban etmek bu. Başka bir adı yok.

Ben öyle düşünmüyorum.

Bak gerçekten Songül teyzenin iyileştiğini görmezsen benim içim rahat

etmez.

Ne olur sen de anla beni.

Yani ne diyeyim ki şimdi?

Peki tamam.

Sen nasıl istiyorsan öyle olsun.

Ama bak bu süreçte yorulursun, yıpranırsın.

Kendini kötü hissedersen benim haberim olacak bundan Selim tamam mı?

Sürprizim benim için öyle kıymetli ki.

Beni ne kadar mutlu ettiğini tarif edebileceğim bir kelime bile yok.

Teyzen iyileşsin.

Biz bunu bir görelim. Sonra gönül rahatlığıyla devam ederiz işimize.

Ben ona çorba götürecektim. Gecikmeyeyim.

Çok teşekkür ederim.

O kadar mutlu ettin ki beni.

Her şeyi senin için unutma.

Hayallerini teyzem için rafa kaldırmana izin vermişim seni.

Sen ne dersen de bu proje hayata geçecek.

Merhabalar kolay gelsin nasılsınız?

İyiyim ben de sağ olun.

Sizden bir ricam olacak.

Üst tarafa iletirseniz sevinirim.

Bu size gönderdiğim sözleşmesi gelen parfüm projesinin bir ay ertelenmesini

istiyorum.

Çok sağ olun teşekkürler.

Kolay gelsin.

Emek verdiğin her yerini bir kenara atamazsın.

Teyzemle konuşacağım.

Hayırdır kızım?

Sende bir şey var mı?

Yazıklar olsun sana kıymet anne. Ben sana anne dedim ya. Sen sırf miras için

arkamdan iş çeviriyorsun.

Karnımdaki bebeğe rağmen biz boşanalım da onunla evlensin diye uğraşıyorsun.

Tövbeler olsun kızım.

Yok hala bir şey.

Kim dedi bunu sana?

Teyzemle konuştuklarınızı duydum.

Sen kumruyla konuşmalarımızı diyin.

Allah iyiliğini vere.

Yanlış anlamışsın.

İnanmıyorsan aşk teyzene sor. Anlatsın hepsini.

Peki Eren.

Onu da duydum Şükran'la konuşurken. Bu da mı yanlış anlama?

Bir de Şükran hanım demesi yok mu?

Deli etti beni.

Hanım diyecek tabii.

O başka Şükran.

Patron olan Şükran hanım. Adları aynı ama her biri ayrı Şükran kızım.

Patron mu?

He.

Ben san... Eyvah anne ben çok kötü bir şey yaptım o zaman.

Hayır ola ne ettin kızım?

Of olamaz.

O Şükran'ı Antep'teki Şükran zannettim.

Of Antep'teki Şükran'a gel Eren'e.

Eren senin olsun falan yazdım.

Ama... Toprak başıma Eren'le evlenmek için can atan

kıza kendi ellerinle kocanı...

Yemek saati.

Size tavuk suyu çorbası getirdim. Yeni ısıttım. Sıcak sıcak içersiniz.

Kaç günlük o çorba?

Dün gece yapıldı taze sayılır.

Çocuk mu kandırıyorsun sen? Bayat işte.

Songül Hanım bir bakın tadına.

Beğenmezseniz ben size yenisini yaparım. Tamam ver tadayım.

Bu çorba.

Songül Hanım bacağınızı kıpırdattınız.

Saçmalama. Allah'ım iyileşiyor musunuz yoksa siz?

Elim yandı diye yorganı çektim.

Keşke. Sana öyle geldi.

Of fena acıyor.

Bana mı öyle geldi acaba?

Şu hale bak. Battı her yer. Temizlesene şurayı.

Şey, ben sıcak çorbayı döktüm yanlışlıkla da.

İyisiniz ama değil mi? Songül Hanım'a bir şey olmadı.

Sana bir şey oldu mu?

Sen nasıl istiyorsan öyle olsun.

Ama bak bu süreçte yorulursun, yıpranırsın.

Kendini kötü hissedersen benim haberim olacak bundan Zeynep tamam mı?

Halil yanan kolumu görürse teyzesine bakmama asla izin vermez.

Yok ben iyiyim. Zaten tamamen benim hatam elimden kaydı kase.

Ben götüreyim şunları.

Acaba bir mesaj daha mı atsam?

Öncekini unut mu desem?

Dur kızım dur.

Başka mesaj neyim atma gözünü seveyim. Ben derim ki ses etmeyelim.

Belki unutur.

Eyvah eyvah.

Acı bir şey mi desek? Bir yanlışlık oldu falan mı desek acaba?

Yok yok bence hiç açmayalım.

Yüz bulmazsa vazgeçer belki.

Gelin aradan çekildi.

Ben de ilk uşakla geliyorum Kral teyze.

Bu böyle olmayacak.

Eren'e haber vermemesi lazım.

Hayır Eren'e söyleyemeyiz olmaz o.

Yine ona güvenmediğimi öğrenirse bu sefer çok kızar bana çok kırılır.

Hayır bu konuyu Eren bilmeyecek.

Orası öyle tabii.

Şimdi Eren oğlum sana ne dese haklı.

Neyse olan olmuş bir kere. Bu işi nasıl çözecek ona bakar.

Müjde de haberi Eren'e kendim vermek istiyorum.

Sen bir şey söyleme kıymet teyze.

Bu deli kız Eren'e ulaşmadan engellememiz lazım.

Zeynep'e zorluk çıkarmıyorsun değil mi teyze?

Yok oğlum.

Çorba döküldü az daha yanıyordum.

Ama kazaydı yani. Zeynep'in bir suçu yoktu.

Çok iyi bakıyor bana Halil. Ben niye ona zorluk çıkarayım?

Çok iyi bakıyor ama niye Zeynep bakıyor sana teyzem?

Tamam Zeynep merhametli, vicdanlı. Bunu isteyebilir.

Ama sen niye kabul ediyorsun?

Evde onca insan var.

Sana bakıcı da bulalım dedik en iyisinden.

Niye hala Zeynep bakıyor?

Teyze onun hayalleri var. Bunu sen de çok iyi biliyorsun.

Onca emek verdiği parfüm projesi olmak üzere.

Ama sırf sana baktığı için öteleyip duruyor.

Ve bu durum beni çok rahatsız ediyor. Haberin olsun.

Gören de ben zorla yaptırıyorum zannedecek.

Kendin de duydun.

Vicdanım rahat değil dedi.

Bir de hayır deyip ben mi üşüseydim kızı?

Ben zaten bu haldeyken kimseye bir şey diyemem. İsterse bakmasın.

Sana inanmak istiyorum biliyor musun?

Şu üzülmene, ağlamana.

Ama bizi o kadar çok şaşırttın ki.

İnşallah Zeynep'in merhametini kullanıp onu yormuyorsundur.

Bu hastalığı bile bizim evliliğimizi bitirmek için, bizi ayırmak için

kullanmıyorsundur teyzem.

Eğer öyleyse... ...kan bağım var demem.

Teyzem demem.

Değil bu çiftlikten.

Yeşilpınar'da bile barındırmam seni.

Şu hale bak.

Kendi bildiğim mancar bana döndü.

Ama bu hikayenin kaybedeni ben olmayacağım.

Halil görmeden bunu iyileştirmem lazım.

İyi de nasıl?

Tabii ya.

Babaannemin yanıt merhemi.

Malzemelerine etki onun..

Son planım iyileşsin bir an önce.

Bana da dayanma güç var.

Zeynep.

Şükran'ım, öyle deme bak.

Azıcık beni dinle.

Gerekli hata etmiş, sen de uzatma.

Yanlış anlamadan sebep yazmış yani.

Yanlış anlama olsa ne olur? Kocasını böyle kolay gözden çıkarandan hayır mı

gelir?

Dur,

bak sen beni dinle.

Kıymet teyze sen beni dinle. Yarın oradayım. Eren'le yüz yüze konuşur onu

ikna ederim.

Ne de olsa iki yüz milyon para. Kim karşı koyabilir ki?

Yüzsüz.

İyi de kızım Eren oğlum.

Kıymet teyze sen bana adresi de verirsen eksik bir şey kalmıyor.

Şimdi adres biraz sıkıntılı kızım.

Ezberimde yoktur. Ben örgenir örgenmez.

E sana haber edeceğim inşallah.

Hadi kal selametle.

Ne kadar yüzsüz bir kadınmış ya bu böyle.

Allah'tan Eren'imin telefonundan engelledik de ulaşamayacak çocuğa.

Bana doğruyu söyle.

İyi misin?

İyiyim yolunda her şey.

Ne kadar zorlandığını görüyorum.

Zeynep teyzeme bakmak zorunda değilsin.

Hele bir de önünde böyle bir fırsat varken.

Ben Fransa'dakilerle konuştum.

Parfüm projesini bir süre daha erteleyecekler.

Zeynep.

Bak ben senin için elimden gelen her şeyi yapıyorum.

Senin de bana bu aşamada yardımcı olman lazım.

Ben seni boşuna sevmiyorum.

Bana rağmen benim için uğraşıp didiniyorsun.

Ama üzgünüm.

Vicdanımı dinleyeceğim.

Halil.

Songül Hanım iyileşmeden olmaz.

Bak ne olur kırılma bana.

Ondan sonra benim de en çok istediğim şey seninle Fransa'ya gidip parfüm

hayalini gerçekleştirmek.

Biliyor musun?

Kokun dünyanın en güzel kokusu.

Bazen diyorum ki şu kokunun aynısından yapsalar, bütün kadınlar sıraya girerdi

böyle kokmak için.

Satın almak isterlerdi.

Ama bir yandan da diyorum ki, koku bana

özel.

Çok şanslı hissediyorum kendimi.

Şey, ben bir Songül Hanım'a bakayım.

Cemil ben de sana gelecektim.

Aktar'a gidip şu yanık kremini hazırlatmanı isteyeceğim senden.

Krem sizin için mi?

Ufak bir kaza geçirdim, önemli bir şey değil.

Tamam ben hızlıca hazırlatıp getireceğim.

Sağ ol.

Sık dişini Zeynep.

Kan kustan kızılcık şerbet içtim diyeceksin Halil'e.

Yoksa kıyamaz.

Hayatta izin vermez bana.

Nerede bu hayaller?

Hay Allah'ım ya.

Yok işte yok.

Ah ah kafasız Züngür. Nereye koysun acaba? Ne oldu neyi kaybetti yine?

Biz sefer ayında sadaka vermeyi unuttuk diye mi Halil'in teyzesi kaza geçirdi?

Unutur muyuz hiç?

Verdik tabi sultan merak etme sen. Olsun olsun biz gene verelim. Böyle sağ salim

kurtuldu diye.

Tamam sultanım veririz de sen ne arıyorsun?

Hani benim bir sadaka kutum vardı.

Böyle içinde pek bir şey yoktu. Elime geçtikçe üç beş koyardım. Sonra da

sadaka olsun diye ihtiyacı olanlara dağıtırdım. İşte onu bulamıyorum. Aklım

sızdı. Tamam.

Tamam gel hadi otur şöyle.

Sen şimdi bana tarif et bakalım. Neye benziyordu bu kutu? Ben arayıp bulurum.

Sahi bulur musun?

Böyle yeşil ahşap bir kutuydu.

Hatırlar gibiyim.

Üstünde çiçek deseni vardı. Çok büyük değil ama küçük de değil.

Başka?

O kadar.

Fabrika açılışından birkaç gün önce değil. Çok daha önce elim dolmalıydı o

raporlar. Madem hazır siz de niye bana göndermiyorsunuz?

Nasıl yani?

Eren'in hazırladığı raporlarda mı sorun var?

Anladım.

Tamam ben ilgileneceğim meseleyle.

Kolay gelsin.

Gel.

Fizik tedavisi için istenen merhemler. Eyvallah.

Hakan.

Kaza dosyası ile ilgili bir gelişme var mı?

Halit birkaç kamera kaydı görüntüsü var ama bir şey çıkmadı.

Şoförü görmemizi sağlayacak ya da ipucu verecek bir görüntü yok.

Sen yine de takibi bırakma.

Merak etme ben de.

Hadi eyvallah. Eyvallah.

Ay çok sıkıştım.

Hayda.

Kimse yok mu?

Zeynep!

Kim bilir nerede Zeynep Hanım?

Arzu!

Ay yok.

Dayanamayacağım gideceğim.

Eline sağlık gelen kız.

Yok. Bu kız bela olacak bizim başımıza.

Yok kızım. Niye bela olsun?

Adresi vermedik.

Telefonda sen onu da hallettik.

Kapı dolaşacak hali yok ya.

Onda mesaj ondan.

İşte şimdi yandı.

Adresi avukattan öğrendim, geliyorum.

Deli kız, avukattan adresi bulmuş.

Vallahi de geliyor, billahi de geliyor.

Ee, ne yapacağız peki?

Evin camına acaba satılık veya kiralık mı yazsak? Taşınlık zanneder belki.

Yok yok, bu onu kesmez.

Bineceğiz uçağa, bomba ihbarı yapalım.

Bombacı diye de Şükran'ın adını verdik mi bu iş tamamdır.

Olur mu öyle kıymet anne?

Hapse atarlar kadını o zaman.

Oo maşallah.

Gelin kayınvalide ne sıkı muhabbetlisiniz böyle.

Siz bir tuhaf görünüyorsunuz. Neyiniz var?

Yok. Bir şeyimiz yok.

Gayet iyiyiz.

Akşama ne yemek yapsak diye düşünüyorduk.

Onu konuşuyorduk.

İyi. Siz akşama ne yemek yapayım diye düşünün.

Ben biraz dışarı çıkacağım.

Belediye başkanı Neşe Ayten'le buluşacağım. Ne zamandan beri arıyordu

beni.

Bir kahve içer dönerim.

Uçak saatlerine bak. Hadi.

Çabuk.

Çabuk kızım.

Ne diyeyim?

Şimdi yarın ilk uçakla gelse. Biz röter yapmadan.

İstanbul'dan buraya gelmesi de biraz sürer.

Bence o saat hesaplayalım. O saat aralığında Eren'i evden gönderelim.

Hallederiz biz bu işi.

Tamam.

Şükran geldiğinde de eve almayık. Eren yurt dışına gitti. Uzun zaman

dönmeyecekler. Göndeririz.

Tamam.

Bence olur.

Sen kendini ne zannediyorsun?

Sen o küçücük aklında bana oyun mu oynuyorsun ha?

Sana mı güvenecektim ha?

Sen sırf insanlar inansın diye o arabayla hızla çarptın bana. Senin

yüzünden sakat kalabilirdim ben. Ölüyordum neredeyse. Bana mı

güvenecektin öyle mi?

Bana mı güvenecektin?

Sen...

Ben bu eczane poşetini az önce kimin elinden aldım sen biliyor musun?

Halil getiriyordu o ilaçları sana. Burada kapının önünde elinden aldım.

İçeriye ben değildi Halil girseydi ne yapacaktın? Böylece görecekti seni

sapasağlam ayakta. O zaman ne olacaktı? Ne yapacaktı sana Halil?

Ya Zeynep?

Artık sana bakmak zorunda kalmayıp Halil'le birlikte defolup Fransa'ya

gidecekti. Bak.

Bana bak.

Senin yüzünden Halil'i kaybetmeyeceğim.

Şimdi.

Geç yat şuraya.

Oradan da sakın kalkayım deme.

Adımını bile atmayacaksın hiçbir yere.

Duydun mu beni?

Bir daha da bana oyun oynamaya kalkma.

Ne düşünüyorsun Zeynep? Niye gidiyorsun oraya?

Halil, aramışsın.

Yeni gördüm.

Bir sorun mu var?

Aslında var Eren.

Bu raporları bir daha incelemen gerekiyor.

Bazı önemli yerleri atlamışsın.

Anladım. Ben hemen bakarım şimdi.

Eren bir sorun mu var?

Normalde sen böyle şeyleri asla atlamazdın.

Nasıl söyleyebilirim ki durumuna?

Söyleyemem.

Merak etme.

En kısa zamanda toparlarım.

Bir daha böyle hatalar görmeyeceksin.

Ondan şüphem yok. Ben sana güveniyorum.

Neyse belli ki sen şimdi çalışıyorsun.

Daha sonra konuşuruz olur mu? Kolay gelsin.

Görüşürüz.

Sorun ne? Bir şey mi oldu?

Yok aşkım.

Bir sorun yok.

Ufak bir hata oluştu ama toparlayacağım.

Ben de sana kahve yapmıştım.

Hadi biraz mola ver.

Aşkım ya.

Çok işim var.

Ama bana bir öpüşük verirsen iyileşirim belki.

O zaman kolay gelsin sana.

Teşekkür ederim.

Şey, babaannem sadaka kutusunu kaybetmiş de ona canı sıkılmış.

Ben de çaktırmadan neye benzediğini öğrenmeye çalıştım ondan.

Aynısını yapabilirim belki diye düşündüm.

Umarım becerebilirim.

Peki sen nasıl böyle güzel bir kalbe sahip olabiliyorsun?

Zeynep Hanım.

Ben ne kadar şanslı bir adamım.

O güzel kalbinin içinde azı mı sanamayacak kadar güzel bir yerin var.

Öyle.

İstersen yardım edeyim sana.

Hem daha çabuk bitirirsin.

Olur.

Şunu kesmeye çalışıyordum da pek beceremedim.

Beceriyor da gibisin ama ben hallederim.

Şuraya bastırır mısın?

Ay çok özür dilerim acıdı mı?

Geçti mi?

Geçiyor gibi oldu bir kere daha yapsana.

Şimdi?

Geçecek gibi çok az kaldı.

Geçti o bence artık.

Oyalım mı artık?

Tamam.

Tamamdır. Şimdi bunu kurmaya bırakayım.

Çok güzel yapsın.

Ellerine sağlık.

Ellerimize sağlık.

Gel.

O nedir Cemil?

Bunlar Zeynep Hanım'ın kola için.

Ah Zeynep, kocandan bir şey saklamaya çalışırsan böyle yakalanırsın işte.

Sağ ol canım.

Çıkabilirsin Cenk.

Kolun için mi?

Hiç, annemde bir şey yok. Bir göster bakayım ben.

Zeynep kolunu aç dedim.

Kazayla oldu.

Bu saçın, saçın niye dökülüyor senin?

Kopmuş mu bu? Ne oldu?

Tamam, tamam, tamam. Dur. Bir şey yok. Şey...

Ben dala takıldım az önce. Yani saçım dala takıldı o zaman olmuştur. Önemli

değil.

Denizem yaptı değil mi?

Tahmin ettiğim gibi.

Hastalığını kullanarak sana eziyet ediyor değil mi?

Aklınca senden intikam almaya çalışıyor.

Önce gidelim oda dışı. Konuda bir pansuman yapılır.

Ama bu konu kapanmadı.

Konuşacağız.

Hadi.

Halil bak.

Teyzenin kolumu bilerek yaktığını benim de bu yüzden durumu senden sakladığımı

düşünüyorsun biliyorum ama gerçekten öyle değil.

Yanlışlıkla oldu hepsi.

Vicdan azabından dolayı böyle söylediğini biliyorum.

Zeynep geçen gün ormanda saçından koca bir tutam elime geldi.

Şimdi de kolun.

Aylin, tamam bak evet son gramımın çorbasıyla yandı kolum ama yemeğe

çalışırken zorlandı kadın, yanlışlıkla döktü.

Şey saçımda, ben onu yerinden kaldırmaya çalışıyordum, elbisesinin düğmesine

takıldı. Yani hepsi bir kaza, hiçbirini bilerek yapmadı.

Anlattığın gibiyse neden kolunun yandığını sakladın benden? Ben seni

üzmek istemedim.

Bak lütfen teyzene de bunları söyleyip üzme kadın.

Bu dünyada benim canımı acıtacak tek şey ne biliyor musun?

Senin canının acıması.

Herhangi bir nedenle üzülmen.

O güzel kalbinin kırılması.

Şunu anla.

Sana acı veren hiçbir şey beni öyle sıyırıp geçemez.

Biliyorum. Yollarımız kesiştiğinden beri acı tatlı çok şey yaşadık.

Başımıza gelen onca şeyi de neyi gördüm biliyor musun?

O güzel kalbin ışıltısını.

O tertemizliğini.

İyilik dolu.

Hep sevdiklerini düşünüyor.

Sadece onlar için atıyor sanki.

Ne oldu sonunda?

Bunu bana da öğrettin.

Seni korumak benim boynumun borcu Ayşe.

Düşersen kaldırmak.

Seni kötülüklerden sakınmak benim bu yaşama sebebim.

Senin kalbin hep iyiydi.

Güzeldi, güçlüydü.

Ben belki de sadece üstünü, örtüğünü, kara örtüyü çekip aldım.

Aslın ortaya çıktı sonra.

Bir şeyi unutmaman gerekiyor Asil Sevda.

Bana yapacağın en büyük kötülük... ...sana yapılan eziyeti benden saklaman.

Nasıl ki insana yapılan kötülük...

İnsanın kendisini kör ederse...

Yapılan iyilik de bazen kör ediyor işte.

Başkası olsa kendisine yapılanı asla unutmaz.

Ama sen... Sen teyzemin yaptıklarını çoktan unutmuş gibisin.

Cezamızı ayırmak için elinden gelen her şeyi yaptı.

Bunu aklından çıkarma sakın.

Onların hepsi geçmişte kaldı.

Senin için öyle olduğunu eminim.

Hastalığını kullanıp sana zulüm ediyor.

Ben bunu görüyorum.

Sen de gör artık.

Senin lafını çiğnememek için profesyonel bakıcı konusunda ısrarcı olmadım.

Ama anlıyorum ki artık vakti geldi.

Beni böylesine korudun.

Böyle sevdiğin için ben çok şanslıyım.

Çok teşekkür ederim.

Ama ben bir söz verdim.

Evet biliyorum Songül Hanım zor biri.

Tamam bazen biraz da huysuz.

Ama belki de ona bakmam aramızdaki buzları eritecek.

Biz daha huzurlu bir aile olacağız.

Öyle düşünmedin mi hiç?

Düşünsene kadın bir anda yatağa bağlandı.

Böylesine bir felaket yaşadıktan sonra insanın ara ara gergin olması normal.

Ali bak ben ona bir söz verdim. Ve sözümü tutmak istiyorum.

Ama bunun için senin desteğine ihtiyacım var.

Lütfen izin ver onunla ben ilgileneyim.

Hem bak sana söz veriyorum.

Eğer bana bir kötülük yaparsa veya...

İntikam almak için kendini kullandığını hissedersen sana söyleyeceğim.

Yani hiç içime sinmiyor.

Ama verdiğin şu sözü istinaden şimdilik kabul ediyorum.

Babaanneme sadaka kutusunu vermeye sen de gelir misin?

Sevincini beraber görelim.

Gelirim.

Ama kutuyu atölyede unuttuk. Ben alıp geleyim hemen.

Teşekkür ederim.

Hakan, en hızlı şekilde teyzemin durumuna müdahale edebilecek en uzman

kişi kimse onu bul.

Çok acil.

Seni bir ikna etmenin tek yolu bu.

Teyzemin bir an önce iyileşmesi.

Başka bir yolu yok.

Hoş geldiniz.

Bil bakalım biz niçin geldik?

Niye geldiniz bilmiyorum ki.

Ay inanmıyorum kutuyu bulmuşsunuz.

Ay Allah razı olsun sizden çocuklar.

Gerçekten de bulmuşsunuz. Biz her yerde aradık bulamadık.

Kumrayı unuttuk için. Öyle mi oldu?

Ay çocuklar. Rabbim size kazasız belasız bir ömür nasip etsin. Her

türlü musibetten korusun inşallah.

Amin hepimize.

Halil oğlum sen şimdi bunu al.

Teyzenin şifası için sadaka olsun diye ihtiyacı olanlara verirsin çocuğum olur

mu?

Çok sağol Sumru Sultan.

Ben hemen halledeceğim. Yaşa sen.

Oh ne güzel.

Herkes hayatında ben burada hapiste.

İlaçlarınızı getirdim.

Getirdin getirdin de benim ilaç saatim geçti.

Yoo tam vakti aslında ben baktım saate.

İnşallah Zeynep'in merhametini kullanıp onu yormuyorsundur.

Zeynepciğim. Yanlış anlamıyorsun değil mi? Sana kızmıyorum aslında.

Yani sadece ilaç saatimi aksatmak istemiyorum. Bir an önce iyileşmek için.

Buyurun.

Teşekkür ederim.

Başka bir isteğiniz var mı benden?

Sana bağramıyorum.

Hesiyet edemeyeceğim anlamına gelmez.

Banyodaki havluları değiştir.

O da biraz dağınık. Topla istersen.

Bir de telefonum orada. Onu verir misin?

İki gün önce arzu çamaşırlarımı aldı bu arada ama yıkadı mı bilmiyorum.

Bir onları kontrol et istersen.

Zeynep bir de cam aç. Çok bunaldım ben burada.

Tamam. Ay yok vazgeçtim.

Üşütürüm şimdi hasta olurum falan. Açmam.

O zaman ben diğer isteklerinizi yapayım.

Ay telefonunu unuttum.

Yok Songül.

Bağırma. Halil'i kızdırmayalım.

Ama telefonsuza yapamam ki ben çok sıkıldım ya.

Yeni balsam ne olur?

Şükürler olsun iyileşmişsiniz. Ay yürüyorsunuz.

Sus be kadın herkesi toplayacaksın buraya.

Herkes duyunca çok sevinecek yürüdüğünüze.

Songül Hanım için on numara mükemmel bir doktora bulduk Halil.

Kadın dünyaca üne sahip. Kendi alanında böyle makaleler yayınlamış.

Türkiye'de yurt dışında seminerler düzenlemiş.

Baya başarılı bir doktor. İyi.

Ama bir tek sorun var.

Kadın çok yoğun.

Tamam dersen İstanbul'daki klinikten en yakın tarihe randevu alacağım hemen.

Bizim o kadar kaybedecek vaktimiz yok Hakan.

Ne gerekiyorsa her şeyi seferber et.

Git o kadını ikna et.

İstanbul'dan al, Yeşilpınar'a getir.

Tamamdır. Elimden geleni yapacağım.

Sen başarısın ben biliyorum.

Zeynep'imin daha fazla izin çekmesine izin vermeyeceğim.

Ne yürümesi Zümrüt Hanım?

Hayal mi görüyorsun?

Yok ayaktaydın sonra gelip yattın.

Ah Zümrüt Hanım siz uyanıkken de rüya görmeye başladınız. Ben hep yataktaydım

hatırlayın.

Öyle mi oldu?

Maalesef öyle.

Telefonunuzu unuttum özür dilerim.

Sizin telefonunuz oradaydı. Nasıl aldınız?

Yürüyerek gidip aldım demeyi çok isterdim ama sağ olsun Zümrüt Hanım

verdi.

Songül Hanım ne diyorsa doğrudur.

Babaannem. Hadi sen odana geç.

Yazık bu kadına.

Daha bir dakika öncesini hatırlamıyor.

Acaba yeniden doktora mı götürseniz? İlaçları az geliyor olabilir mi?

Acaba numara mı yapıyor?

Hastalığını kullanıp sana zulmediyor.

Ben bunu görüyorum.

Sen de gör artık.

Yoksa Halil haklı mı?

Ben diğer işlerime döneyim madem telefonunuzu aldınız.

Ucuz atlattı son günü.

Gülhan abla yolunda mı her şey?

Tekin'e ulaşamıyorum.

Telefonlarını açmıyor. Çiftlikte de değil.

Anlamadım.

Valla ben de sabah gördüm. En son salonda lamba tahmin ediyordum.

Zeynep.

Biliyor musun Tekin'in durumu hiç iyi değil.

Kendini boşlukta hissediyor.

Evde küçük işlerle uğraşıyor. Oyalamaya çalışıyor kendini ama.

Aslında hiç iyi değil.

Yaşananlardan sonra.

Halil onu işten alınca tamamen boşluğa düştü.

Morali çok bozuk, benimle de hiç konuşmuyor neredeyse.

Tekin, neredesin canım?

Ulaşamadım sana bir türlü.

Sombra'nın bacağınıza kıpırdattınız.

Saçmalama. Allah'ım iyileşiyor musunuz yoksa siz? Elim yandı diye yorganı

çektim. Keşke. Sizin telefonunuz oradaydı. Nasıl aldınız?

Yürüyerek gidip aldım demeyi çok isterdim ama sağ olsun Zümrüt Hanım

verdi.

Nasıl ki insana yapılan kötülük

insanın kendisini kör ederse

yapılan iyilik de bazen kör ediyor işte.

Bu kadar da ileri gidemezsiniz değil mi Sumbil Hanım? Herkes yanılıyor olmalı.

Bu kadar kötü olamazsınız.

Karım.

İyi ki geldin. Şu bandajı yapamadım bir türlü ben de.

Nasıl oldu acaba?

Böyle maharetli eller olan karım.

Bandıcı mı yapamadın?

Böyle bir şeye ihtiyacım yok ki.

Kocama istediğim zaman benimle ilgilenmesini söyleyebilirim.

Sen bana böyle bakarsan istediğin her şeyi yaptırabilirsin.

Bu arada ülkenin en iyi doktorunu buldum teyzem için.

Çok iyi yapmışsın.

Sağlığı için elden gelen yapılmalı.

Belki bazı sorulara cevap da buluruz.

Benim güzel karım çok yoruldu.

Şimdi yatağa yatıracağım seni.

Sonra bir güzel dinleneceksin.

Gel.

Ne oldu acıdı mı?

Yok bir şey yok.

Fazla yüklenme üstüne.

Tamam iyiyim.

Geçti mi?

Geçti.

Bunu böyle biraz açık bırakacağız.

Ara ara iyileşmesine yardımcı olacak.

Gün içinde de kendi başına pansuman yapmaya kalkma. Ben senin kocanım.

Bir de canın yanar, yorulursun.

Bana söyleyeceksin.

Tamam merak etme.

Söylediklerini unutmadım.

Aklımda.

Birazdan çıkacağım şu iki gün sonraki açılış var ya fabrikanın.

Onun denetlemesini yapacağım.

Bu tamam.

Bana bırakır mısın?

Rökerim.

Sevdiğini kendi elleriyle giydirmek her kadını mutlu eder.

Giydirirken de yüreği titrer.

Böyle olunca da erkeğin yüreği titrer.

Çok yakışıklı görünüyorsunuz Ali Bey.

Çok yakıştı bu ceket size.

Bana yakışan da.

Benim iyi görünmemi sağlayan da sensin.

Senin o güzel gözlerin.

Şey...

Benim seninle konuşmak istediğim bir konu vardı da.

Şey.

Gülhan abla.

Eşi işsiz olduğu için çok üzgün bu sıralar.

Acaba diyorum çekinen işte eski işine geri mi dönse?

Zeynep bu konuyu konuşmuyor.

Benim kararım net olmaz öyle bir şey.

O herifin yaptıkları yeni ileri yutulur şeyler değil.

Onu hala affetmiş değilim.

Tamam biliyorum. Biliyorum ama... ...ekisi de evlat acısı yaşadı. Çok

sıkıntı çektiler.

Teselli olur onlara belki. Mutlu olurlar.

En azından bir düşün sen.

Tamam bunu bir düşüneceğim.

Efendim Hakan.

Halil Fırat ismi yine kapıları açtı.

Doktora ikna edebildim. Bir saate kadar çiftlikte oluruz.

Güzel.

Bekliyoruz sağ olasın.

Kapat.

Şu sana bahsettiğim doktor var ya.

Hakan onu buraya getiriyor.

Çok şükür her şey netleşecek.

Songül Hanım'ın bir oyunu varsa da artık sona geldi.

İyi haber bu.

Arzu son günün kahvaltısını götürecekti. Ben de gideyim onu doktor için

hazırlayayım o zaman.

Tamamdır.

Raporlarla ilgili notları bana gönderirsiniz.

Ben tekrar bir göz atacağım.

Evet evet.

Yeniden hazırlayacağım.

Tamamdır görüşürüz.

Ben gidip yukarıda çalışayım ya.

Eren.

Ya ben çok sıkıldım.

Biraz dışarı çıkıp gezsek mi acaba?

Çıkın gezdir biraz.

Bebe de anasının karnına yapışıp kaldı. Ona da jimnastik olur.

Aşkım çok işim var.

Ama söz bitince gideceğiz tamam mı?

Erik!

Karnın canı bu sabah Erik istedi ama demedi.

Erik?

Sen Erik'ten çok sanmazsın.

Şimdi bu soğukta bana erik mi arayacaksın?

Nereden uydurdun bunu kıymet anne?

Hayır getirince bir de bir tane bile yiyemeyeceğim.

Yani aşarmak değil ya. Öyle aklımıza geldi konuşmuştuk.

Tamam bak çok acil bir işim var şimdi.

Ona başlamadan ben manavları arayacağım. Soracağım tamam mı?

Salimliyim biliyorsun.

Yapacak bir şey yok kıymet anne.

Madem Eren'i evden gönderemiyoruz o zaman kapıya bakmasına engel olacağız.

O deli Şükran geldiğinde de kapıyı biz açarız bir şekilde göndeririz onu.

Şu

botoks

için sürdükleri uyuşturucu krem...

Çok rahatsız etti beni. Hiç yüzümü hissetmiyorum.

Odama gidip dinleneceğim ben biraz.

Burada dinlen Gözde. İki çift laf edelim.

Çok sıkıldım bu odada tek başıma oturmaktan.

Daha yeni banyo yaptım ben. O havlular nereden çıktı?

Önemli bir ziyaretçiniz var.

Bir saate kadar burada olur.

Kim geliyor?

Halil çok iyi bir doktor buldu. Yolda sizin için geliyor.

Nereden çıktı ya?

Anlamadım neden kızdınız? Sizin iyiliğiniz için çabalıyor Halil.

Zeynepciğim o şimdi umutlanıp tekrar hayal kırıklığına uğramaktan korkuyor.

Anlıyorum ben onu.

Aynen öyle.

Anlıyorum ama yapacak bir şey yok maalesef.

Benden istediğiniz bir şey var mı?

İstediğim bir şey yok.

Zeynepciğim, bana bir bitki çayı yapar mısın?

Yıkanmama da gerek yok. Üstümdeki kıyafetler de temiz zaten.

Peki.

Gözde, doktor beni muayene ederse her şey ortaya çıkar.

İyi olduğunu anlarlarsa Zeynep, Halil'le birlikte Fransa'ya gider.

İzin veremem ben buna.

Kan bağım var demem.

Teyzem demem.

İyi bu çiftlikten.

Yaşa bunlarda bile barındırmam seni.

Gözde bir şey yapman lazım.

Bir sahte geliyor demedi mi?

Ne yapabilirim ki?

Anlayacaklar her şeyi.

Geldi valla.

Geldiyi kimin gönderdi ki? korkmasın. Tamam mı?

Eren kapıyı açmayalım.

Kız doğru diyor.

Açmayalım.

Neden? Niye olacak oğlum?

Kim bilir kim.

Ben misafir neyim istemiyim.

Ya borçlar yüzünden haciz falan geldiyse?

Açmayalım. Ay deme.

O zaman kapıyı hiç açmayalım.

Olur mu canım öyle şey?

Daha neler?

Ayaklarını oynatma sakın.

Buyurun.

Meral Hanım... ...alanında en iyisindi.

İstanbul'dan buralara kadar senin için geldi.

Çok geçmiş olsun Songül Hanım.

Hızlıca bir raporlara bakayım.

Buyurun.

Eğer yalan söylüyorsanız buraya kadar Songül Hanım.

Umarım yanılıyorumdur.

Umarım bu kadar da kötü değilsinizdir.

İnşallah her şey yoluna gider.

Zeynep de kendini şu hapsettiği durumdan kurtarır.

Fiziki muayeneye başlayacağım şimdi.

Songül Hanım, şimdi dizlerinizi hafifçe vurup reflekslerinizi kontrol edeceğim.

Öyle canınızı acıtacak bir şey değil bu.

Hiç korkmayın.

Müsaadenizle.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.