All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 205. Bölüm Winds of Love Episode 205

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Müsaadenle bu konuyu Zeynep'e kendim açmak isterim.

Nasıl yani beni işten mi atıyorlar?

Ya ne yapacaklardı ki?

Kendi imzalattığım sözleşmeyi bile koruyamadım ben.

Hem kendim mahcup oldum.

Hem Ali'yi kötü duruma düşürdüm.

Tabii ki. Bunu söylemek senin hakkın. Gerekli bilgilendirmeyi yaparsın oğlum.

Müsaadenle.

Efendim.

Tamam hemen geliyorum.

Söz vermiştim ama yemeğe kalamayacağım.

Ertelemeyeceğim bir durum çıktı. Kusura bakma.

Yok kusura estağfurullah.

Bir dahaki sefere diyelim o zaman.

Ben eşlik edeyim sana.

Zeynepciğim.

Halil'lere bakacaktın. Yoklar mı atölyede? Neden döndün?

Yok. Oradalar da, toplantıdalardı bölmek istemedim ben.

Anladım canım.

Ay ben bu zeytinyağları için bir kap getireyim salondan.

Kahve ister misiniz? Hemen yaparım.

Şu an istemiyorum sağol.

Verdiğim sözü tutmanın bir yolunu bulacağım.

Halil benimle konuşup kovmadan önce hatamı telafi etmeliyim.

Ben kilerden bir turşu bakayım.

Alo.

Zeynep Hanım.

Merhabalar Özer Bey.

Benim sizden çok önemli bir ricam olacaktı.

Bir kaza sonucu maalesef sözleşme biraz tarip oldu da.

Benim sizden imzayı bir daha almam gerekecek. Müsaitseniz ben gelebilir

miyim? Akşamüstü kasabadan ayrılacağım.

O zamana kadar halletten gereken önemli işlerim var.

Bakın biliyorum bu planda olan bir aksilik değildi. Ama sözleşme eğer

elimizde olmazsa fabrikanın açılışı ertelenecek.

Çok insan mağdur olacak Özer Bey.

Yani eğer kısacık bir vaktinizi alabilirsem... Zeynep Hanım, böyle

önemli bir evrağı bile gerekli dikkati göstermeyen firkette çalışmamı

beklemeyin benden.

Güven iş dünyasında önemlidir. Ve benim size olan güvenim sartıldı. Artık

birlikte çalışmamız mümkün değil.

Özer...

İkna edemedim. Ne yapacağım ben şimdi?

Zeynepciğim.

Bir sorun mu var canım?

Yani çözebileceğim bir şeyse ben seve seve sana yardım ederim. Teşekkür

ederim.

Çözemeyeceğim bir şey yok.

Dünyadaki tek distribütör Özer Bey değil ya sonuçta.

Şimdi köşeye sıkıştın işte kasaba güvercine.

Önce işin benim olacak.

Sonra da Halil.

Şu Özer'den imzayı almam lazım.

Alo. Şahin.

Halil'lerin çalıştığı bir iş insanı var.

İsmi Özer.

Şu adamın numarasını bul bana.

Bir de nelerden hoşlanıyormuş bir öğren.

Gülhan Hanım ben yemeğe kalamayacağım. Bağışlayın lütfen.

Öyle mi?

Önemli bir sebebi vardır diye düşünüyorum.

Ama bunu saymayız. Başka zaman mutlaka bekliyoruz yemeği.

Memnuniyetle. Zeynep nerede?

Odasına çıkıyordu en son ama.

Göremedim ama selamını söylersin.

Serdar Bey.

Gidiyorum demeyin lütfen.

Kalmak isterdim ama veda etmek zorundayım.

Ben kapıya kadar eşlik edeyim sana. Teşekkürler. Görüşmek üzere. Hoşçakalın.

İyi ki o pahalı beşiği iade ettik Eren.

Tamam o da şıktı, güzeldi ama... ...bence bebeğimizin beşiğini emek

vererek yapmamız daha güzel.

Doğru söylüyorsun.

Bebeğimiz bir büyüsün.

Bak bizler neler yapıyoruz.

Eren sen kaşındın. Selma dur dur sakın sakın dur.

Gel buraya.

Selma sakın dur.

Hayır dur.

Dikkat dikkat dikkat.

Bebeğimiz. Dikkat etmemiz lazım biliyorsun.

Oyun bozan kaç şimdi.

Oyun bozan.

Evet.

Ben senin hakkından gelirdim de.

Şimdi malum.

Dikkat etmemiz lazım.

Neyse ben gidip bir ılamur yapayım bize de biraz mola verelim.

Var mı burnunda bir şey?

Var ama yıkarsın. Eren hayır sil şunu.

Tamam.

Ayağını berk paslayacağım, kumru kuşu.

İnat edeceğim.

O muhtefendi senden gözlerini mi bulacak?

Var mı sana hayır diyecek erkek?

Evlenmek istemiyor diye kenara çekilmek yok.

E tavşan yamacı geçmeden yakalayacağım.

Süngünü düşürmeyeceğim. Erkeğin için mücadele edeceğim. Hem bu işin ucunda

para çok.

Evlenince konucun servet böğrünü derlecek.

Demek sen hala para için Şükran'ın peşindesin kıymet anne.

Sen istediğin kadar dil dök. Benim Eren'e güvenim tam.

Para için benden vazgeçecek bir adam değil o.

Sen konuş konuş.

Oğlunun beni ne kadar sevdiğini göreceksin.

Yok yok.

Eyvah eyvah gelin gelmiş.

Kumru'yu gelin edip başımdan salmaya çalıştığımı anlarsa kıyameti koparır.

Toşusunu koruyacaklar sağır.

Ne yaparsan yap bizi ayıramayacaksın kıymet annem.

Teşekkür ederim yine de.

Kaç tane distribütör aradım hepsi de reddetti.

Vakit de az tabii.

Listenin sonundayım.

Allah'ım yardım et bana.

Merhabalar Ali Bey. Ben Zeynep Fırat.

Merhaba Zeynep Hanım.

Fiyabınızla tanıyorum sizi.

Buyurun lütfen.

Ben size bir makine listesi atsam. Bana bir fiyat çıkarabilir misiniz?

Yalnız çok acil. Fabrika açılışı için az zamanımız var.

Bir de alınacak mal genişliğini de göz önünde bulundurup fiyatları

olabildiğince aşağı çekerseniz çok sevinirim. Fiyatlarımız piyasaya göre

oldukça uygundur. Listenizi size göndereceğim maile atın. Ne

yapabileceğime bir bakayım.

Tamam çok teşekkür ederim Ali Bey. Ben hemen atıyorum size listeyi.

Çok şükür.

Kesin işten atıldığımı söyleyecek.

İnsanın aklı meşgulken sakarlığı artarmış.

Neymiş benim güzel karımın aklına takılan şey?

Yok, iyiyim ben.

Sakinim yani.

Beni kovmadan önce elimdeki işi halledebilirsem mağdur olmayacaksın

Halil. Canını sıkacak her şeyi engelleyebilsem keşke.

Hem işle hem teyzemle uğraşıp yoruldun.

Önündeki engeli kaldıracağım Zeynep.

Seninle konuşmam gereken bir konu var.

Çok önemli.

Biliyorum sözleşmeyi mahvettim Halil. Ama söz veriyorum sana telafi edeceğim.

Bak fabrika açılışını geciktirecek hiçbir şey olmayacak. Lütfen güven bana.

Sonra konuşuruz olur mu?

Kocana ayıracağım bir iki dakikanın mı yok?

Gel.

Kusura bakmayın.

Zeynep Hanım, Songül Hanım sizi çağırıyor.

Ben teyzene bakayım. Belki acil bir şeydir. Sonra konuşuruz.

Nerede kaldın sen ya?

Bıraktın beni buraya.

Yanıma da uğramıyorsun.

Belim ağrıdı. Yastığımı düzelt biraz.

Şöyle. Yavaş.

Canım acıyor. Kibar ol biraz.

Yakında tek işim bana bakmak olacak.

Dikkat et de bu işini de kaybetme.

İki iş yapmak senin neyin acaba?

Yazık. Öteki işinden de olacaksın şimdi.

Gerçi.

İş kaybetsen ne olur değil mi?

Ya benim gibi olsaydın?

Bir başkası yüzünden yataklara düşseydin.

Yürüyemeseydin. Tötürüm kalsaydın.

Songül Hanım.

Ben gerçekten üzgünüm.

Bir talihsizlik oldu.

Talihsizlik.

Doğru. Geçmiş olsun deriz. Olur biter değil mi?

Yalnız çok dikkat et.

Senin talihsizliklerin daha yeni başlıyor.

İşimle ilgili sıkıntıları ben hallederim. Siz hiç canınızı sıkmayın.

Bayılacağım şimdi Zeynep.

Giydirdin mi beni böyle kat kat? Çıkar şunu ya piştim. Çıkarayım.

Ah çok

pardon. Bir tutam saç. Ne kadar tatlı canım varmış.

Çok özür dilerim.

Kendi acılarımla senin canını sıkmayayım.

Hiç karşılama.

Sakin ol Zeynep.

Kadın kısa bir süre önce ciddi bir kaza atlattı. Sabırlı ol.

Sen Songül Hanım'a iyileşmesi için şifa nasip et.

Bana da o vakte kadar sabretme gücü ver.

Yalvarırım.

Benim zorumda.

Songül Hanım'a da Serdar Bey'e de verdiğim sözü tutacağım.

Halil'i utandırmamam lazım.

Kıyamam ben ona.

Demek kullandıkları işe yaramadı.

Ay aslında benim aklıma bir şeyler geliyor ama dur dur ben bir

düşüneyim arayacağım seni. Tamam.

Şu gülümsemeni keşke yanımda taşıyabilsem.

Senden ayrı kaldığım vakitler için diyorum.

Biraz vaktin var mı?

Şu an çok vaktim yok aslında.

Zeynep.

Konuşacaktık ya.

Ali Bey'den haber almadan seninle konuşmam mümkün değil Ali.

Konuşalım. Konuşalım tabii ama sonra konuşalım. Çünkü şimdi benim şey...

Babaannemin ilaç saati geldi. İlaçlarını vermem lazım.

Tamam da... Ne oldu Zümrüt Sultan?

Niye düşüncelisin sen böyle?

Ah be kızım. Hani bir Salih vardı bildin mi?

Hani öğrenciyken ben ona burs vermiştim.

İşte onun çocuğunun cildine bir hastalık musallatı olmuş.

Kaşınmaktan helak olmuş çocuk.

Hadi ya.

Üzüldüm bak şimdi.

Aslında ben ona neyin iyi geleceğini biliyorum da bir

yardıma ihtiyacım var.

Mavişim sen yardım etsen de onun derdine bir çare bulsak ha?

E tabii sultanım yardım ederim ben sana.

Aslında... İçime de sinmiyor. Yani senin işin gücün başından aşkın. Hiç olur mu

öyle şey sultanım? Seve seve yardım ederim.

İşten bir telefon bekliyorum aslında ama o gelene kadar hallederiz biz bence.

Tamam oldu.

Oldu da ben o malzemeleri hatırlayamıyorum bir türlü.

Üzme hiç canını. Ben biliyorum. Çocukken kaşındığımda yapıyordun ya sen bana o

merhem.

Ay tamam o zaman hemen yapalım. Bak geciktirmeye gelmez.

Yapalım yapalım tabii.

De malzemelerden birini taze toplamak gerekiyordu. Yoksa olmuyordu.

Hatırlıyor musun neydi o?

Böyle kuşlu bir şey.

Kırlangıç otu değil mi?

Evet de ama o olmadan yapamayız ki.

Ay maalişim ya.

Nereden bulacağız kırlangıç otunu şimdi?

Ben sanki bizim korulukta gördüm. Gider toplarım. Sen hiç üzme kendini.

Yaşa sen yaşa. Canım benim. Canım kızım.

Ama önce ilaçlarını içireyim sana olur mu? Olur.

İyi oldu.

Sağ ol kızım.

Alo.

Merhabalar Özer Bey. Ben Gözde Saner.

Biliyorum çok yoğunsunuz ama önemli bir mesele yüzünden sizden çok acil bir

randevu isteyecektim.

Mümkün değil Gözde Hanım. Bu akşam ayrılıyorum Yeşimler'den. Zamanım yok.

Özer Bey bu sözleşme meselesi bizim için çok çok önemli.

Fabrika... Size olan güvenim sartıldı. Artık birlikte çalışmamız mümkün değil.

Peki size reddetmekte zorlanacağınız bir teklifle gelsem.

Yani mesela kasanızda fazladan bir 5 milyonunuz olsa firmamızla ilgili

şüpheleriniz azalır mı acaba?

Neden bu kadar ısrar ettiğinizi öğrenebilir miyim?

Kişisel bir mesele diyelim.

Çabanız karşılıksız kalsın isteme. Nasıl çözelim sorununuzu?

Mesela şöyle yapalım. Gidişinizi erteleyin. Evrakları hazırlatın. Yarın

sabah bir araya gelelim. İmzaları atalım. Ne dersiniz?

Teşekkürler. Asıl ben teşekkür ederim. Görüşürüz.

Görüşmek üzere.

Oldu bu iş.

Tamam sakin ol Zeynep.

Telefon çekiyor işte.

Ali Bey ararsa ulaşır sana.

Bir sakin.

Allah'ım dert de senden, deva da senden.

Yardım et de şu otu bulayım.

Çocuk da şifa bulsun bir an önce.

Ne otuymuş o?

Kırlangıç otu. Eğer bir çocuğun iyileşmesine yardımcı olacaksa ben de

arayayım.

Hatta ararken de sohbet ederiz biraz.

Yalnız benim şu an otu bulmaya odaklanmam gerekiyor. Yani arayalım ama

iş konuşmak yok.

Kabul mü?

Bu da sorun mu?

Güzel gözlüm.

Eğer mevzu bahis bir çocuğun sağlığıysa iş güç önemli değildir.

Kalbinde bu şefkat varken çok iyi bir baba olacaksın kesin.

Bir şey düşündün şu an. Şimdi tam şu an. Benimle ilgili bir şey düşündün.

Yok. Hiç hiçbir şey düşünmedim.

E hadi.

İşimize konsantre olalım.

Bak.

Aradığımız kırlangıç otu bu. Merhemi temel malzemesi.

Hadi bakalım.

Zeynep. Şey yapalım. Ben bu taraftan gideyim. Sen de o taraftan git. Böyle

iki koldan daha çabuk buluruz.

Teşekkür ederim.

Ne güzel kaçıyor var ya. Ne güzel kaçıyor.

Ömer seni yakalamasını bilirim.

Ne oluyor be?

Sen böyle uyu. Her işi gözde çözsün olur mu?

Hani sözleşmeyi mahvetmiştin ya. Onu diyorum.

Evet.

Firmanın sahibi Özer Bey'le görüştü.

Teklifimi duyduktan sonra uçağını erteletti.

Yarın sözleşmeyi hazırlıyor. İmzaları atacağız.

Senden gerçekten korkulur Gözde.

Bil bakalım bundan sonra Halil'in en yakın iş arkadaşı kim olacak?

Ben. Gözde Saner.

İşe aldıktan sonra bakalım Halil'in yüzünü görebilecek misin kasaba

güvercini?

Bence bu kadar çabuk sevinme.

Erken öten horozun başını keserler bilirsin.

Halil'in vazgeçmeye hiç niyeti yok.

Zeynep desen o da pes etmiyor.

Ne kadar yorarsam yorayım yine de işi için çabalıyor.

Çabalamak yasak değil.

Çabalasın tabii.

Ama boşuna kürek çektiğini önünde sonunda anlayacak.

Kasabada bu makineleri bu fiyata verebilecek tek kişi Özer Bey.

Ve yarın o imzayı ben ondan alacağım.

Hadi ama Ali Bey niye aramıyorsunuz hala?

Çok şükür.

İnşallah çocuğa şifa olur.

Çok şükür.

Kestane ağacı değil mi ya?

Nasıl canım çekti.

Evet.

Otu da bulduğuna göre... ...kaçacak yerin kalmadı.

Hadi konuşalım Selim.

Ama iş konuşmak yok demiştik. Sen de kabul etmiştin.

Artık beni dinlemeni istiyorum Zeynep.

Buraya kadarmış.

Birazdan kocan tarafından kovulacaksın Zeynep.

Eskiden... ...insanlara kaç yaşındasın yerine...

...yaşamın kaç kez çiçeklendi diye sorulurmuş.

Ben de bundan sonraki ömrümün seninle çiçeklenmesini istiyorum Zeynep.

Toprağım senin sevgilim.

Güneşim senin şu gözlerin olsun istiyorum.

Benim için mi bu?

Ali çok tatlı ama bunlar.

Dünyanın en tatlı hediyesini verdim bana.

Dünyanın en tatlı kadını da verdim çünkü.

Bu saçın, saçın niye dökülüyor senin?

Kopmuş mu bu? Ne oldu?

Tamam, tamam, tamam dur.

Bir şey yok. Şey... Ben dala takıldım az önce. Yani saçım dala takıldı o zaman

olmuştur. Önemli değil.

Senin gibi birini nasıl hak ettim ben?

Kalbime öyle iyi geliyorsun ki.

Tamam, iyiyim ben. Canım acımıyor.

E hem hadi acele edelim. Şu merhemi yapalım bir an önce çocuğa sifa olsun.

Hadi.

Otlar da tamam.

Maviş'im limon verir misin biraz?

Tabii hemen.

Buyur babaanne.

Tamam sağ ol.

Zeynep, şimdi sırası seninle biraz konuşalım artık.

Ama gerizelik etmeyin. Bunu bekletmeye gelmez.

Maden suyu verin hadi.

Bir tanesin sultanım. Sayende son anda kurtuldum Halil'le konuşmaktan.

Buyur babaanne. Tamam.

Şimdi de üzüm çekirdeği lavanta.

Geldi.

Üzüm çekirdeği lavanta.

Dön çıkın ağabeyim.

Şimdi bu böyle kısık ateşte bir saat pişsin. Sonra soğuyunca merhemimiz

hazır. Hastamızda şifa olur inşallah.

Yapana sefa olsun.

Yardım edenden Allah razı olsun.

Sevginiz, bağlılığınız hep daim olsun.

Amin.

Teşekkürler sultanım. Ellerine sağlık.

Ben gideyim yatsım kalıp da geleyim. Allah kabul etsin. Sağ ol evladım.

Babaannem de gitti.

Kaçışım yok. Halil konuşmak isteyecek. Ne yapsam?

İşte şimdi tam sırası. Ben karıştırayım şunu yine de.

Karıştır da bak Zeynep.

Zeynep hanım.

Songül hanım sizi çağırmamı istedi.

Portakal suyu istiyormuş.

Bunu gelip Zeynep'e mi söylüyorsun?

Altı üstü bir portakal. Sık götür.

Olur mu canım öyle şey?

Ben hallederim.

Sen portakalları getir hadi.

Zeynep.

Al güzel kızım taze sıkılmış.

Vitamin olsun.

Teşekkür ederim anneciğim.

Selmacığım bak bu böyle olmaz.

Senin bir an önce bir aşçı, hizmetçi, bebek bakıcısı bakman lazım.

Daha vakit var değil mi?

Öyle hadi ince bulunmuyor doğru düzgün biri.

Anne benim sana söylemem gereken bir şey var.

Söyle yavrum neymiş?

Bu miras konusuyla alakalı.

Eren'in rahmetli alasının miras için bir şartı varmış.

Neymiş bu şart?

Kendisine yıllardır bakıcılık yapan bir kız varmış.

Eren'in benden boşanıp onunla evlenmesini istiyor.

Eren tabii ki benden boşanmayacak.

O yüzden de mirası reddetmiş oldu yani.

Ortada para falan yok.

Hala dikkatli harcama yapmamız lazım.

Eren.

İki yüz milyon.

Reddetti öyle mi?

Senin için.

Tabii ki öyle yaptı anne.

Ailesini seçti.

Başka ne yapacaktı? Çok mu zor inanması?

Yani.

Sen bilirsin kızım ama.

Eren ve Kıymet gibiler için 200 milyon çok büyük para Selma.

Ben senin yerinde olsam hemen güvenmezdim.

Para insanı hızlıca değiştirir şaşar kalırsın.

Anneciğim bu miras konusu kapandı gitti. Tamam mı? Biz de daha fazla

konuşmayalım. Canımızı sıkmayalım.

Bitti diyorsan bitmiştir kızım.

Tamam.

Ama aklın varsa söylediklerimi biraz olsun düşünürsün.

Ben diyeceğimi dedim.

İyi geceler.

Aklın varsaymış.

Aklın var ki... ...beniz hemen Eren'le evlendim.

Sonuna kadar güveniyorum ben kocama.

Piyasada bağlantım olan kişilerle görüştüm.

Haber bekliyorum Zeynep Hanım.

Kasabadaki en uygun fiyatı verebileceğim muhtemelen. İçiniz rahat etsin fakat

yerini beklememiz gerekecek.

Yarın da şu işi kazasız belası halledersem tutmuş olacağım sözümü.

Fabrikada zamanında açılacak.

Ben tanıyorum bir yerden bu kokuyu.

Arzu.

Şunun son grubuna sen götürür müsün? Benim bir işim var geleceğim.

Gel karım bak sana kestane yaptım.

Sen duydun mu korudukta beni?

E çabucakta hazırlamışsın.

Kocalık vazifelerimden birincisi.

Karımı mutlu etmek.

Hem konuşuruz.

Hem ağzımız tatlıdır dedim.

Hayır diyemeyeceğim şeyleri nasıl iyi biliyorsun?

Ama yapamam.

Ali Bey'le konuşmadan olmaz.

Harika gözüküyorlar. Çok teşekkür ederim ama benim son planımla ilgilenmem lazım.

Zeynep dur.

Ben o işi hallettim.

Nasıl? Teyzemin keyfi gayet yerinde.

Çok güvendiğim birisi yanında. Şu an konuşuyorlar.

Kim?

Zeynep.

Kendisi gelmez, ninesini gönderir.

Açısını çıkaracağım.

Zümrüt Hanım.

Saat çok geç oldu.

Uykunuz gelmiştir sizin.

Ben iyiyim zaten. Hadi siz gidip dinlenin biraz.

Uykum falan gelmedi.

Hem sana anlatacaklarım bitmedi.

Burası Ömer'imle Tülay kızımın odası değil miydi?

Ne güzel günlerdi onlar.

Ah Ömer'im.

Tülay kızımı bir severdi. Yani dünyayı önüne dökseler, Tülay kızımdan

başkasını gözü görmezdi.

Ay sanki birbirleri için yaratılmışlardı. Öyle çok seviyorlardı

birbirlerini. Zümrüt Hanımcığım, anlattınız ya bunları zaten.

A a.

Öyle mi?

Ne zaman?

Zümrüt Hanım.

Zümrüt Hanım.

Çattık gece gece. Bir daha aynı şeyi anlatırsa sinirlerime hakim olamayıp

boğacağım. En iyisi sessiz kalmak.

Uyandırmamak.

Nereden kalmıştım?

Ömer'im diyordum.

Ay bir tutulmuş ki Tülay kızıma yani sorma. Ama Tülay'ı da bir göreceksin

yani.

O kadar güzel bir içim su.

Ömer'imin gönlü ayaklarından önce giderdi Tülay kızımın yanına.

Benim ayaklarım tutacaktı ki şimdi.

Ah Ömer'im ah.

Nasıl severdi Tülay kızım.

Nasıl severdi.

Evet artık bütün bahanelerimizi tükettiysek rahat rahat konuşabiliriz.

Çay?

Kesane çaysız olmaz ki. Ben bir çay alıp geleyim. Aynen ben de öyle düşündüğüm

için Arzu'ya söyledim. Birazdan getirecek.

Bunu da düşünmüş. İlla kovacak beni.

Ama konuşamam.

Yarın fiyat teklifi gelene kadar oyalamalıyım seni.

Ee, kestane yemiyor muyuz karım?

Senin için yaptım o kadar.

Geldim, geldim.

Bu harika kestanelere kim hayır diyebilir ki?

Zeynep.

Şimdi benim seninle konuşmak istediğim mesele bu iki iş. Ama önce aç ağzını sen

çok yoruldum bugün afiyet olsun.

Ben diyorum ki sen şimdi iki iş birden yapıyorsun ya. Bak soğutmadan yemek

lazım bunu afiyet olsun.

En azından işlerden bir tanesini.

Yani... Şey... Songül Hanım Zeynep

Hanım'a sesleniyor. Koridordan duydum sesini.

Ben bakarım hemen.

Bakar tabii.

Hemen bakar.

Kestaneler için teşekkür ederim.

En tatlı hediyeleri veren koca olduğunu söylemiştim zaten.

Bu seferin aklına mı gidiyor?

Vallahi.

Ay bu nasıl bir işkenceye açıldıracağım?

Zeynep!

Zeynep!

Neredesin sen?

Bir kız kardeşini yolluyorsun, bir babaanneni yolluyorsun.

Senin söz vermekten anladığın bu mu? Niyetin ne?

Halil kestane deyince.

Ben ne diyorum bu ne diyor.

Kestaneymiş. Tabi.

Hasta bakmak zor geldi değil mi?

İlk fırsatta kaçıyorsun.

Aslanlı değil misiniz? Yalan söyleyince her şey çözülüyor zannediyorsunuz.

Songül Hanım.

Tamam tamam merak etme sakin ol.

Bir şey yok.

Songül Hanım ben elimden geleni yapıyorum zaten.

Tamam bundan sonra daha dikkatli olurum.

Ama ben kimseyi yarı yolda bırakmadım, bırakmam da.

Çok eminsin kendinden.

Ben de şundan eminim ki daha eline geçen ilk fırsatta sıvışacaksın.

Bana bakmaktan kaçacaksın.

Var mısın iddiaya?

Kanıtlayayım mı sana Aslanlıların yalancı olduğunu?

Gel Sultan, gel sen.

Nereye? İşin bitti mi senin?

Babaannemi odasına götürüyorum.

Tamam, hemen bırakıp gel.

Ben uyuyana kadar başımdan ayrılmayacaksın. Seni çağıracağım diye

öyle bütün konu ayağı kaldıramam ben.

Babaannemi yatırıp geleceğim Songül Hanım.

Afiyet olsun gençler.

Saat geç olmuş.

Gideyim Zeynep'i alıp getireyim buraya.

Konuşalım bir an önce.

Daha fazla geciktirmeyeceğim bu meseleyi.

Hem özledim karımı.

Gel ben benzerim.

Senin dişini taktın teyzeme bakmak için.

Ama çok yoruldun.

Senin sevgin şefkatin yeter.

Beni ayışımdan ağrım etme daha fazla.

En ulaşım benim.

Nasıl geldim ben buraya?

Ali... Yoksa sen... Havvadaki gibi...

Kaptan pilotunuz konuşuyor. Kaptan pilotunuz konuşuyor.

Gece geç saatte de olsa hava muhalefeti olmadan inişimizi gerçekleştirdik.

Fırat Havayollarını tercih ettiğiniz için... Teşekkür ederiz.

Günaydın güzeller güzeli.

Her zaman ilk ve tek tercihimizsiniz.

Günaydın.

Meryem bütün gece bekledi.

Hazırdır artık.

Ben onu Hakan'a vereyim Salih Bey'e götürsün bir an önce.

Çocuğa şifa olsun.

Allah şifasını tez zamanda versin.

Amin. Ben de çalışma odasında olacağım.

Ufak bir kaç işim var.

Tamam.

Ne oldu?

Ben... Her şeyin farkındayım biliyorsun değil mi?

Neyin farkındasın anlamadım.

Bak bakayım bana.

Çok yoruluyorsun Zeynep.

O kadar yoruluyorsun ki koltukta uyumalara başladın.

O kadar sorumluluk iyi bir şey değil.

Tamam mı?

En azından işlerden bir tanesini... Yorulmuyorum ben.

Yani... Pek değil. Pek yorulmuyorum.

Hem sen beni merak edeceğine işine dön.

Görüşürüz.

Ağız tadıyla bir konuşturma ki.

Zeynep'le konuşabildin mi?

Henüz değil.

Ama bugün bir fırsat yaratıp konuşacağım Serdar Bey.

Bebek arabalarında indirim varmış.

Bayağı da uyguna geliyor gibi.

Bir bakayım şuraya.

Kredi kartı ekspresi de gelmiş.

Bir bakalım.

Bu ne ya?

Biz ne harcadık bu kadar?

Tamamı sandım bir de asgarisiymiş.

Bir yanlışlık mı var acaba?

Gelinlik.

Yemek salonu.

Nikah şekeri?

Bu ne ya?

Kimin düğününü yapıyoruz biz?

Süngünü düşürmeyeceksin. Erken için mücadele edeceksin.

Hem bu işin ucunda para çok.

Erem ve Kıymet gibiler için 200 milyon çok büyük para.

Selma.

Ben senin yerinde olsam hemen güvenmezdim.

Para insanı hızlıca değiştirir, şaşar kalırsın.

Annem haklı mı yoksa?

Eren para için bu kadınla evlenecek mi?

Düğün için ne lazımsa almış.

Gözüm işte baka baka yalan mı söylüyor yani bana?

Yok canım.

Eren yapmaz böyle bir şey.

Tanımıyor muyum sanki onu?

Vardır bir açıklaması mutlaka vardır.

En iyisi gelince sormak.

Canınızı acıtırsam söyleyin lütfen.

Hem beni bu hale getir.

Hem de bütün sabah beklet.

Tabii. O çok mühim işlerinden bana sıra gelmedi değil mi?

Benden kaçmak için fırsat kolluyorsun. İtiraf et Zeynep.

Yarın daha erken gelirim yanınıza Songül Hanım.

Ben kahvaltınızı hazırlayıp getireyim.

Dur bakalım.

Öyle hemen kaçmak yok.

Sen geç kaldığın için bu ağrıyan kollarımla kendi ellerimin tırnaklarını

kendim kestim.

Ama bir de senin yüzünden kıpırdatamadığım ayaklarım var. Onların

tırnaklarının kesilmesi gerekiyor.

Al şunu.

Hadi.

Ne yapıyorsun?

Böyle mi tutuyorsun sen sözünü?

Önce işini bitir.

Songül Hanım bu telefon işle ilgili. Açmam lazım gerçekten.

O önemli. O iş. Bu ne peki?

Karar ver Zeynep.

Benim bakımım mı işlerin mi?

İş diyor.

İzin versem mi?

Belki bir şey öğrenirim.

İyi tamam.

Aç. Bu ürünü de unutma.

Merhabalar Ali Bey. Ben de sizden haber bekliyordum.

Merhaba. Haber geldi.

Fiyatı sizin için tüm teçhizat ve kurulum dahil 100 milyona indirebildim

Zeynep Hanım.

İyi de nasıl olur uygun fiyat vereceğinizi söylemiştiniz.

İnanın elimden geleni yaptım. Fiyat güncellemeleri yüzünden benim de tahmin

ettiğimden yüksek bir rakam çıktı.

Elimden ancak bu kadarı geliyor. Son teklifim 100 milyon ve aşağısına inmem

mümkün değil.

Anladım. Teşekkür ederim ama maalesef bu fiyat bizim için çok yüksek.

Kabul edemeyeceğim.

Ne yapacağım şimdi ben?

Yok artık.

He hasta yatağımın üstüne kursaydın ofisini Zeynep.

Ne güzel ya. Şimdi bir de telefon bahanesi çıktı her dakika.

İşim bitince açarım.

Hı, isabet olur.

Evet, evet.

Ben hemen böyleyim Şükran Hanım'a.

Teşekkür edeyim.

Alo?

Şükran Hanım.

Çok naziksiniz.

Ne zahmet ettiniz.

Hediğinizi aldım.

Ne zahmeti Eren Bey? Ufacık bir hediye.

Siz benim işleri öyle kolaylaştırdınız ki bu yüzden size bir teklifte bulunmak

istiyorum. Ailenizle birlikte Avustralya'ya taşınmaya ne dersiniz?

Çok isterim.

Ama Selma doğum yapmadan bu mümkün değil maalesef.

Yani anca Selma doğum yaptıktan sonra konuşabilirim Selma ile.

Düşündüğünüz için çok teşekkür ederim.

Şimdilik böyle idare etmek zorundayız.

Sen planını programını yapmışsın zaten.

Yazıklar olsun.

Tek ayak üzerinde 40 tane yalan söylemişsin bana. Ama ben sana bunun

hesabını sormaz mıyım?

Konuşsam ne olacak?

Yeni bir yalan atarsın. Ben de saf gibi inanırım zaten.

Ama geçti o devir.

Ben çok daha iyisini yapacağım.

Tamamdır. Çok teşekkür ederim tekrardan.

Görüşürüz.

Sözleşme meselesi hepimizin gözü önünde bir felakete dönüşünce... ...ben

dayanamadım Halilciğim. Özer Bey'le konuştum.

Yani... İkna etmek kolay olmadı tabii ki.

Ama sonunda teklifimi reddetmedi.

Bir yıllık sözleşmeye imza atmış bulunduk.

Serdar Bey ve sen de imza atınca her şey tamamdır.

Yardımcı olmak istedim. Umarım kızmadın.

Yani?

Her şey tamam.

Ben senin iş bitirici olduğunu biliyordum ama...

Meseleyi bu kadar hızlı çözmen iyi iş başarmışsın.

Sağ ol. Yani yardım edebildiysem?

Ben Serdar Bey'le konuştum. Bu yani yeteneklerinden ve çalışma isteğinden,

yararlı olma çalanından bahsettim. O da bir teklifle geldi.

Senin bu işle alakalı temsilcisi olmanı istiyor.

Ne dersin?

Halil?

Bu bana çok büyük bir sürpriz oldu.

Yani... Evet diyeceğim sanırım. Bu kasabaya sizin kadar yararlı olmak

istiyorum çünkü.

Merhaba.

Güzel haberlerim var.

Yine çıktı geldi.

Rahat yok bu kasaba güvercininden.

Neyse kovulmasını izlemek de ayrı bir zevk olacak.

Ben yeni bir distribütör buldum.

Zeynepciğim.

Hiç gerek kalmadı.

Sözleşme meselesini ben hallettim. Özer Bey'le bir yıllık imzaları attık.

Öyle mi?

Boşuna zahmet edip koşturmuşsun peşinden.

Ali Bey'e beş yıllık sözleşme imzalayacak.

Üstelik fiyatları Özer Bey'inkinin oldukça altında.

Tabii sen de kabul edersin.

Bayağı altındayım de.

Nasıl başardın bunu?

Birlikte başardık diyelim.

Tabii bir de babaannem.

Beraber hazırladığımız merhem işe yaramış.

Salih Bey'in çocuğuna şifa olmuş.

Öyle mi?

Çok sevindim.

Ama hala sözleşmeyle ilgisini anlamadım.

Haklısın.

Anlatayım. Şöyle Salih Bey babaannemi aramış. O da merhemde benim de katkım

olduğunu söylemiş. Teşekkür etmek için beni aradı.

Konuşurken de laf lafı açtı. Ali Bey'le baya yakınlarmış meğer.

Bizim sıkıntılarımızdan haberi olmuş.

Ali Bey'i arayıp Kerim'i burada tutarak yeni bir teklif hazırlamasını söylemiş.

Böyle çözmüş işi. Anladım.

Yani müthiş iş başarmışsın Zeynep.

Eline sağlık.

Ama işte iş dünyasında söz verildiyse tutulur. Biz de karşı tarafa bir söz

verdik. Onlarla çalışmak zorundayız.

Hem ben Serdar Bey'le konuştum.

Senin iki iş birden yapmanı istemiyorum.

Asıl bu harika.

Sonunda Halil tekmeyi bastı Zeynep'e.

Anladım. Yani Serdar Bey de sen de oldukça haklısınız tabii.

Ben de Songül Hanım'a bakayım bir.

Şimdilik bitireyim gözlerini.

Zeynep.

Hemen benimle geliyorsun.

Halil işine çok özenlidir.

İlk başta berbat etmeyecektim.

İki işi yapmamı istemez tabii.

Songül Hanım'a bakarken bir anda çalışmanın imkansız olduğunu düşünüyor.

Haklı da.

Ben şimdi senin numaranı bulayım da o zaman göreceksin sen.

Nerede bu kadının numarası?

Buldum. Tebliğ Şükran diye kaydetmiş.

Madem çok istiyorsun, al Eren'i de turşusunu kur Şükran Hanım.

Yolunuz açık olsun.

Ama... ...bebeğimi asla benden alamazsınız.

Alo, Fikret.

Videoyu izledim.

Her şey çok net görünüyor.

Çok iyi iş çıkarmışsın.

Aferin.

Bu videoyla Gözde'ye karşı elimde çok büyük bir koz olacak.

Ne demek Sungur Hanım?

Vazifemiz. Siz nasıl oldunuz?

Fikret, bekle bir saniye. Şarjım bitiyor.

Ben sabahtan beri iyiyim.

Ayaklandım artık.

Tabii bundan şimdilik kimsenin haberi yok.

Zeynep'in bu kukla hali çok hoşuma gitti.

İpini çektikçe istediğimi yaptırıyorum.

Keyfim yerinde yani.

Hem Gözde Hanım hem de Zeynep Hanım avcunuzun içinde.

Zekanızla aşk atamadılar daha fazla.

Harika bir plandı bence.

Halil bak ne deseniz haklısınız biliyorum. Yani şu şerbet vakası da

bardağı taşıyan son damla oldu zaten.

Farkındayım benim dikkatsizliğim yüzünden mahvoldu sözleşme. Doğal olarak

sizin de bana güveniniz kırıldı anlayabiliyorum ama biliyorum iş dünyası

bu bir şeyler daha profesyonel oluyor.

Sakin ol önce.

Şimdi senden bir isteğim var.

Öncelikle kendini suçlayıp durma.

İkincisi... Şuradaki üst çekmeceyi aç.

İçindekine al gel.

Çekmece mi?

Dedim ya, hadi.

Açayım. İşte bu da benim sana sürprizim.

Bu benim parfüm projem.

Numunelerini Fransa'ya göndermişsin.

Peşinde dolandığım, sana anlatmaya çalıştığım şey buydu.

Sen de sürekli kaçıp durdun.

Ben nasıl anlayamadım?

Sen iki iş iki iş diye bundan bahsediyordun yani.

Çok mutlu ettim yani kocam.

En güzel hediyeleri veren kocaydın zaten.

Bir de en güzel sürprizleri yapan kocayı ekledin yanına.

Sevdiğin işi yapmak istedim.

Ben sandım ki... Sana hiçbir hayalin yarım kalmayacak demiştim.

Şimdi Fransa'dan senin imzanı bekliyorlar. Onlar attılar.

Proje başlatılacak.

Ama bu süreçte tabii ki her şey senin kontrolünde olacak.

Yalnız... Senden istediğim bir şey daha var.

Hemen yapayım. Ne? Nedir?

Bir aylığına Fransa'ya gideceksin.

Düşündüğüm kadar kötü değil bu durum.

Zeynep'ten bir aylığına da olsa kurtulacağım. Bu Halil'le yakınlaşıp onu

istediğim kıvama getirmeye yeter de artar bile.

Ben de geleceğim tabii.

Biz buradan gidecek miyiz yani?

Çok ünlü bir firma.

Senin adınla ürünün markalaşacak.

Ayrıca beraber Fransa'nın tadını çıkaracağız.

Şahane bir fırsat.

Çok eminsin kendinden.

Ben de şundan eminim ki daha eline geçen ilk fırsatta sıfışacaksın.

Bana bakmaktan kaçacaksın.

Var mısın iddiaya?

Bir anda hayallerim beni bekliyor, bir anda verdiğim söz duruyor. Ne yapacağım

ben şimdi?

Aslında tek bir çıkar yol var.

Halil bu gerçekten şahane bir sürpriz.

Ayrıca bunu ayarlamak için ne kadar çabaladığını düşünemiyorum bile. Çok

mutlu ettin beni.

Yani dünyadaki bütün teşekkürleri etsem az kalır şu an biliyorum.

Ama... Ama ne?

Ben bunu kabul edemem.

Ben teyzene bir söz verdim.

İyileşene kadar ona bakmam gerekiyor benim.

Sözümü tutmam lazım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.