All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 201. Bölüm Winds of Love Episode 201

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Halil'in neredeyiz biz?

Havvadayız.

Hava mı?

Hava.

Nasıl yani?

Gerçekten havada mıyız yoksa bir rüya mı?

Rüya değil de...

Biz onun masalı değil.

Kendi masalımızın tam ortasındayız.

Abi gel benimle.

Sana göstermek istediğim bir şey var.

Bizim sevdamız.

Bu yağ yağmurlar gibi bereketlensin.

Çok güzel.

Gerçekten bir masal gibi.

Demek sürprizim buydu.

Hazır ol.

Bu gece sana şahane bir sürprizim olacak.

Dur, bir dakika.

Bunun içinde bir şey var sanki.

Yenisini söyleyelim.

Vallahi belli ki senin bir şey içime ihtiyacın var.

Benimki senin olsun.

Evet evet.

Ben de kesin dönüş yaptım.

Cemil.

Bunun herhalde içine bir şey kaçmış.

Başka seçmesin.

Sürprizi duymak bile bu kadar heyecanlandırdıysa.

Görünce kim bilir ne olacaksın.

Ama odamızda biraz beklemen gerekecek.

Yarasın.

Evet buydu.

Tam burada bizim masalımızın başladığı gündeyiz Selim.

Tek bir anından bile sıkılmayacağımız... ...kendimiz aramız.

O zamana kadar bütün her yerini gerçekleştirecek olmuştum ya.

Ben sözümle kararlıyım.

Hepsi tek tek gerçekleşecek.

Benim ondan hiç şüphem yok ki zaten.

Önce düğümümüzdeki dans sürpriziyle kalbimi yerinden oynattın.

Şimdi de burada.

Hayatta olmanın en çok hayalini kurduğum yerdeyim.

Hem de seninle.

Hiçbir kelime bana hissettirdiklerinin karşılığı olamaz.

Seni buraya getirdiğimde çok mutlu olacağını tahmin ediyordum.

Gözlerindeki şu kışıltı.

Haklıymışım.

Buna değdi.

Keşke burada böylece kalsak.

Senin gözlerinin içi hep böyle parlasa.

...ben de içinde kaybolsam?

Sen hiçbir yere kaybolmasan... ...hep benimle kalsan?

Şu varlığın her derdimi unutturuyor bana.

Ömrüm de canım da sana feda.

Sen benim şükrümsün.

Şu bakışın... Şu gülüşün... Huzur

veren sesinle... Her şey...

Benim şükür sebebim.

Ömrüme baharat...

Şu kalbim seninle güneşini buldu.

Kışımı yaza eyledin.

İçimdeki fırtınayı buranı sen dindirdin Zeynep.

Şu kalbim seni yeniden atmaya başladı.

...yep yeni bir hayata adım attım.

Sen beni ben yaptın Zeynep.

Benim de öyle.

Üstümü titreyenin... ...yüzümü güldürenimsin sen benim.

Asıl sen benim şükür sebebimsin Ali.

Bir nefesli kömürde kalbimi kırdın,

değdi mi söyle Sen karanlık bir şehir,

bense doğmamış bir ay üzerinde Yok sayamam,

bende bir kalp var, bir sana aşık, bir sana hayran

Saklayamam Bir ateş gibi Yakıyor tüm şehri

Durduramam Ya

kalmasın tek bir kül Başka tende hiç

Açma gonca gül Yoksa

Bir nefesli kömürde Kalbimi kırdın

Değdi mi söyle Sen karanlık bir şehir

Bense doğmamış bir ay üzerinde Yok sayamam

Bende bir kalp var Bir sana aşık Bir sana

hayran

Bir ateş gibi yakıyor tüm şehri,

durduramam.

Ya kalmasın tek bir kül, başka temde

hiç açma gonca gül. Yoksa biz

yaşanmadık, kavuşmuş mu ki?

Hiç geceyle gül... Bu an

gelsek aziz sevda.

Biz gelsiyiz.

Benim güzel gelinim.

Biliyor.

Bunlar gelincik çiçeği doğumlu.

Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir derler.

Biz seninle bir elmanın iki yarısı.

Bir bütünün parçalarıyız.

Sen benim diğer yarımsın.

Biz bir bütünüz seninle Ali.

Bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar.

Gitmez dediğin dertler gider.

Bitmez dediğin zaman geçer.

Hayat öyle bir sır ki, önce şükrü, sonra

sabrı, sonra da inanmayı gerektirir.

Sen benim dualarımı aldığım en güzel cevapsın Zeynep.

Sen kalbimin cennetisin Ali.

Anne, yemeğedim.. Bu sabah gün bana pek aymadı Eren'e..

Boşluğunun döşeği ateşten olurmuş.. Sabaha kadar bir o yana, bir bu yana

döndüm durdum.. Bütün gece uyku girmedi gözüme..

Al benden de o kadar.. Bende öyle..

Bütün gece uyuyamadım..

Borcumuzu düşündüm ben de.

Zeynep'e aldığımız altınla beraber borcumuz bir milyona ulaştı.

Zeynep'e o bileziği ben aldım şanımız yürüsün diye.

Bir zaman olur muydu maç?

Ama olan oldu artık.

Yapacak bir şey yok.

Hem üç aşağı beş yukarı aynısı. Bir şey değişmedik ya.

Üzme kendini sen.

Bibi'nin de küller başına.

Tövbe tövbe.

Ölünün arkasından coğra edeyim ama mirasında şartı şurtu mu olurmuş?

Ver Eciz'den ver.

Şükran'la evlenmek de neymiş?

Tanımıyık yetmeyik.

Ne kaynatıyorsunuz bakalım anne oğuz?

Hiç.

Sen yumurta seversin. Kaynat diyordum anneye.

Severim valla.

Bir de Rafadan yaparsan daha çok severim.

Olur. Olur kızım Rafadan yaparım.

Teşekkür ederim.

Anne.

Bak.

Bu Şükran konusunu bir daha duymayacağım tamam mı?

Bak Selma duyarsa çok üzülür.

Tövbe bir daha açmam lazım.

Yüklü gelinimi ben üzer miyim aç?

Onu sağlamak kolay da borçları ne edecek?

Al.

Al bunları.

Anne düşündüğün için çok sağ ol.

Ama...

Olmaz! Bu işi ben kendim çözeceğim!

Birkaç aldığımız şeyi ben iade edeceğim!

Gerisine de... Bir şey bulacağım artık!

Oğlum!

Bari bu bende kalsın!

Akça kızdan ayırma beni!

Yazlık var.

Gelip gittiğimiz yok.

Satalım bir işe yarasın Bahar'ı.

Anne. Ne diyorsun sen?

Ne demek o?

Ben Eren Selma'ya yetemedi.

Yazlığı sattı dedirtmem.

Tamam.

Hem.

O yazlık.

Selma için çok önemli.

Çocukluğu geçti orada.

Bunu asla yapamam.

Çıkar bunu aklımdan.

Günaydın. Saat kaç oldu? Niye uyandırmadın beni?

O kadar güzel uyuyordun ki.

İzlemelere doyamadım.

Kendimi çok şanslı hissediyorum biliyor musun?

Ben şimdi her sabah bu güzel yüzü... ...şu masmavi gözlere bakarak mı

uyaracağım?

Peki ben de her sabah böyle güzel sözlerle mi uyanacağım?

Her gün daha da güzellerini duyacaksın.

Zeynep dur.

Ne oldu?

Benim sana söylemem gereken çok önemli bir mesele var.

Artık seni de duyman gerekiyor.

Nasılsa evlendik.

Düğünümüz doldu.

Söyle ne oldu?

Halil korkutma beni kötü bir şey mi söylesene.

Yani pek iyi sayılmaz tabii.

Söyle artık lütfen bak endişelenmeye başlıyorum.

Hastayım ben Zeynep.

Ne?

Nasıl? Ne hastası?

Amansız bir hastalığa yakalandım.

Durumum çok vahim.

Ali ne diyorsun sen?

Ne hastalıymış bu?

Sabahları... ...karısından öpücük alamazsa...

...günü güzel geçmeyecek koca hastalığı.

İyileşim de sende.

Hadi bir tanecik öpte.

İyileşeyim.

Hadi karım.

Benim karımsın ya.

Hastaymış. Aklımı çıkarıyordun yerinden. Aklımı. Niye vuruyorsun?

Ne demek niye vuruyorsun ya? Yüreğim hopladı yerinde.

Yalnız bak aile içi şiddete karşıyız.

Olmaz. Öyle mi?

Psikolojik şiddet varsa fiziksel şiddet de var. Kendimi savunmak zorunda

kalacağım.

Bak olanlardan.

Yalnız... ...kendini korumak değil zor kullanıyorsun sen şu an.

Çarem yok başka.

İstediğim bir tane öpücük.

Öp bırakayım seni.

Sen öyle korkuttun ki beni ben iki üç günde gelemem kendime. Yok sana pücük

balon. Zeynep.

Teşekkürler.

Ne o Kıymet Hanım?

Alışveriş mi yine?

Yalnız alışveriş için kullanmayayım zar.

Haberini evime okuyayım.

Tabii.

Gündemi takip etmek önemli tabii.

E parayı da çarçur etmemek lazım.

Neticede bu eve bir çocuk gelecek.

Ona göre bütçe ayarlamak gerekiyor.

Ve bir an önce de kiradan kurtulmak lazım.

Evet bence de.

İlk yapmamız gereken şey ev almak.

Hem öyle olursa bebeğimizin de kendi odası olur. Ona göre dizayn ederiz.

Evet doğru.

Haklısınız tabii.

Ama acele etmeye gerek yok bence.

Hepsi olur.

Yani şöyle.

Demek istediğim beklediğimiz para gelince.

Sırasıyla hepsini yapacağız zaten. Bu kesin.

Şimdilik ilk yaptığımız harcamalar için ben yerdanlığı sattım.

Geriye kalan harcamalar için de bu parayı bekliyorum işte.

Acele etmeyelim dediğim bu.

Evet. Haklısın.

Para bir gelsin tabii.

Gerdan'da satacağını söylememiştin.

Yani evet.

Zor oluyordu. Orada burada saklıyorduk. Ben de sattım.

Bir nevi kurtulmak işte.

Neyse ben fabrikaya girecektim. Unuttum.

Ben izninizi böleyim. Size afiyet olsun.

Sağ ol oğlum.

Kıymet hanım, bakayım telefonunuz yeni mi?

Hayırlı olsun.

Piyasadaki en pahalı telefon.

Eren'in hediyesi.

Ben en iyisi çayları tazeleyeyim. Otur, sen otur. Ben getiririm çaydan. Yok

kızım, yok. Sen otur, yöklüsün. Ben yaparım.

Damat beye ev alalım deyince acelesi yok.

Ama annesinin son model cep telefonu almaya gelince parayı beklemeye gerek

yok.

Anneciğim almayalım demedi ki. Para gelsin alırız dedi.

Ben de onu diyorum ya güzel kızım.

Ev almak için bekliyoruz.

Yani evet.

Ev konusunda biraz da seksi davrandı. Fark ettim.

Ama yok canım.

Evde telefon birim anne Allah aşkına.

Halil.

Nereye gittik?

Kim bilir yine ne işler çeviriyor.

Ablacığım, sabah uyandığımda eniştemle seni konakta göremeyince merak ettim.

İyi misiniz? Her şey yolunda mı?

İyiyiz canım.

Eniştem buna sürpriz yapmış.

Ağabadayız.

Burası çok güzel.

Masal gibi her şey.

Ne güzel.

Tadını çıkart ablacığım. Sakın çiftliği düşünme. Burada herkes iyi. İdare

ediyoruz biz.

Eğlenmenize bakın.

Öptüm.

Halil.

Senin için gelincik çiçeği ektim.

Kalbimiz şaha kalktı. Yüzümüz güldü.

Biraz da midemiz şenlensin mi?

Restoranda bekliyorum seni gözümün bebeği.

Ayşen işte.

Eyvah.

Efendim gecek hiçbir şeyim yok.

Güzeller güzeli karıma sadece gecelik getireceğimi düşünmem beni üzer.

Sade ama çok güzel bir düğün oldu.

İkisi de çok mutluydu Allah bozmasın.

Günaydın. Düğünü konuşuyorsunuz galiba.

Güzel bir düğündü gerçekten.

O zaman bu güzel düğün sabahında kahveleriniz benden olsun mu?

İçeriz vallahi.

Biz de aslında kahve içmeye diye oturduk ama... ...düğün sohbetinden unuttuk

gitti. Benim elimden içmek nasipmiş, Bilhan'cığım.

Balayına nereye gittiler acaba?

Bir de o var.

Beyaz Atlı Prens gibi birden Zeynep'i alıp götürdü Halil.

Meğer gizli romantikmiş de benim kardeşim haberimiz yokmuş.

Gerçekten nereye gittiler acaba?

Kesin akla gelmeyecek bir yer seçmiştir.

Halil bu. İnce ince planlamıştır.

Her nereye gittilerse Zeynep sefasını süremeyecek, yazık.

Onun için her yer aynı artık.

Yerde mi, gökte mi bilemeyecek nasıl olsa.

Zavallı, bitki gibi, eli kulağında. Siz de haberini alırsınız yakında.

Günaydın. Günaydın.

Günaydın canım.

Kahve içer misin sen de bizimle?

Yok, sağ ol.

Babaannemin kahvaltısını hazırlayacağım, beklemesin. Tamam canım.

Merve. Zeynep'le konuştun mu hiç? Nasılmış keyiflerin?

Çok mutluyuz. Masanın içindeymişiz gibi dedi.

Balayına nereye gitmişler peki?

Havaya götürmüş eniştem.

Demiştim benim kardeşim gizli romantiktir diye. Güzel bir seçim olmuş.

Ablamın sesi de cıvıl cıvıldı zaten.

Gözde. İyi misin canım?

İyi misin Gözde?

Başım döndü. Birden elim ayağım boşaldı. Tamam canım tamam eğilme. Sakin ol gel.

Gel bir otur su iç.

Gel oturtalım seni.

İyi misin değil mi Gözde?

Ayşem kokusu.

Hoş geldin.

Tekrar günaydın benim güzeller güzeli karım.

Günaydın kocam.

Hala rüyada gibiyim ben.

Gerçekten burada olduğumuza inanamıyorum.

O zaman seni gerçeğe inandıralım.

Önce güzel bir kahvaltı yapalım.

Onun sonrasında da hayal ettiğin ne varsa hepsini tek tek gerçekleştirelim.

Gerçekleştirelim ki sen bir rüyada değil, gerçeğin tam ortasında olduğunu

idrak et.

Bir de şunu sakın unutma.

Gidip yanında unutamayacağım bir balayı yaşatacağım sana.

Ben çok acıktım.

Bir an önce yemeğimizi yedim, günü kaçırmayalım.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Merve ile konuştum gelmeden önce.

Buraya geldiğimizi duyunca çok mutlu oldum. Evdeki herkes de iyiymiş. Merak

etmeyin dedim.

Eyvallah. Teşekkürler.

Ne düşünüyorum biliyor musun?

Düğünümüz sanki herkesi iyileştirdi.

Dün gece herkesin gözlerinin içi gülüyordu fark ettin mi?

Çok mutluydu hepsi.

Dün gece?

Dün gece benim gözüm senden başka hiçbir şey görmüyordu ki.

Şimdi de kimseyi merak etmiyorum.

Senden başka.

Sen nasıl hissediyorsun?

Her şeyin onda mı?

Ben hiç olmadığım kadar mutluyum seninle Ali..

Şunu bir denesin de çok güzel.

Ne oldu?

Yürü bakayım.

Ben bir şeyi merak ediyorum.

Az önce beni görmediğin halde geldiğimi anladın.

Üstelik bu ilk kez olmuyor. Biz bunu sürekli yaşıyoruz.

Her seferinde nasıl hissediyorsun?

Artık arkanda gözlerin olduğunu düşünmeye başlayacağım.

Teninin kokusuyla birleşen o parfüm kokusu.

Milyonlarca insan olsun aramızda.

Ben yine de o kokuyu ayırt ederim.

Yine o parfümü sıktın değil mi?

Ay ışığı.

Valize başka bir parfüm daha koydurmuşsun ama... ...benim elim yine

ay ışığına gitti, evet.

İyi ki de ona gitmiş elin.

Beyaz gül... ...barışı... ...narenliği ve dinginliği temsil eder.

Tasavvufta aşkın mihrabıdır.

Levanta ise ihtişamın ve gücün sembolü.

Ama aynı zamanda ölümsüz aşkla, ömür boyu pahalılıkla

ve sadakatle de tanımlanır.

Aynen böyle tarif etmişti.

Bunları söylerken duyduğun heyecanı dün gibi hatırlıyorum.

Ben de.

O zaman sen de benim heyecanımı ortak ol çok istemiştim ama...

Neyse.

Hadi afiyet olsun.

Selma'ya daha iyi bir hayat vereceğim derken iyice elimi yüzümü bulaştırdım.

Boş batağına saplandım resmen.

Nasıl çıkacağım ben bu iş içinden?

Halil'den mi istesem acaba?

Hiç gözünü kırmadan hemen çıkartıp verir.

Ama yok.

Yok yapamam.

Olmaz.

Adamın yanında çalışıyorum zaten.

Ekmeğini yiyorum.

Olmaz.

Bu işin içinden kendin çıkacaksın Eren Efendi.

Kendin çıkacaksın.

Doğan arıyor.

Alo Doğan.

Ne yaptın?

Bulabildin mi bir şey?

Valla buldum kardeşim.

Hani şu Avustralya'da yaşayan bir kadına bahsetmiştim Şükran Hanım.

Evet.

Hatırlıyorum.

Ha işte konuştum kendisiyle. Senden bahsettim. Seninle çalışmayı kabul etti.

Kendisinin finans danışmanlığını yapacaksın.

Türkiye'deki mülk alıp satınlarıyla yatırımlar desen ilgileneceksin.

Kardeşim sen ciddi misin?

Açıkçası... Sana ilk iş bul dediğimde bir şey çıkacağını düşünmüyordum.

Ama çıktı.

Buldun.

Çok sağ ol.

Ne demek kardeşim? Sıkışıyor mu dedin? Ben değil tüm imkanları zorladım.

Ben şimdi kapatayım.

Konuşuruz bir daha tamam mı?

Görüşürüz.

Selma bu miras için haberdar olmadan...

Borcu kapatmalıyım.

Sonra da... ...bütün gerçeği anlatırım.

Her şey geçer gider.

Ne oldu?

Ben seni üzecek bir şey mi söyledim?

Ben çok pişmanım Selim.

Seni üzdüğüm... ...sana hoyrat davrandığım her an için...

...öylesine pişmanım.

Sen dememiş miydin yeni bir masala başlıyoruz diye?

Kötü günler mazide kaldı artık.

Eski acı anları hatırlamak yok.

Birlikte önümüze bakacağız.

İşte bunu söylemesi kolay da... ...unutması çok zor.

Ben seni çok yarı yolda bıraktım.

...kendi başına çabalamana da izin vermedim.

Yani sen bu kırgınlığı, bu kızgınlığı... ...yok saymak kolay mı sanıyorsun?

Yapabilecek misin bunu?

Sana teslim olacağım mı?

Hayallerimi... ...paramparça ederim.

O kadın dolandırıcının biriydi.

Halil de bunu önceden öğrenip olayın önünü aldı.

Bu kadar.

Kızmak değil özür dilemem lazım benim senden.

Derya'nın dolandırıcı olduğunu, sırf bana zarar vermesin diye benden

uzaklaştırdığını biliyorum ben.

Bunda da hata benim.

Başında söylemeliydim sana.

Açık açık durun böyle demeliydim.

Ama yapmadım yine kırdım seni.

Öyle değil.

Söylesen de dinlemezdim ki inanmazdım ben sana.

Çünkü o zamanlar hem kalbimi hem kulaklarımı mühürlemiş beyhude bir

intikamın peşinden gidiyordum ben.

Öyle veya böyle.

Hayalini gerçekleştiremedin değil mi?

Belki de onlar hayal olduğu için o kadar güzeldir.

Gerçekleşse...

Gerçekleştiğinde çok daha güzel oluyor Zeynep.

Mesela benim en büyük hayalim sendin.

Gerçekleştin. Şimdi karşımdasın.

Canımdasın.

Kanımdasın.

Emin ol çok daha güzel oluyor.

Sen yanımdayken başka bir hayale ihtiyacım yok benim.

Sana söz.

Bir daha hiçbir arzun benim yüzümden yarım kalmayacak.

Hadi kahvaltına devam et lütfen.

Ben bir lavaboya gidip geleyim olur mu?

Alo Serdar Bey.

Benim için çok önemli bir şey isteyeceğim sizden.

Seni beceriksiz. Gel.

Gel şuraya. Allah'ın cezası.

Allah'ın cezası.

Zeynep'e doğru içeceği veremedin sen değil mi?

Oyun mu oynadın yoksa sen bana?

Aslı verdin mi içeceği Zeynep Hanım'a?

Demek verdin.

Verdiysen Zeynep nasıl mutlu Mesut Balay'ında gezebiliyor?

Yoksa bu artakları mı karıştırdın sen?

Doğru içeceği verdim ben.

Hem neden böyle bir şey yapayım? Siz damlattınız ilacı. Belki de etkisi az

olan bir ilaçtı.

Senin bir süre gözüm görmesin duydun mu beni?

Yıkıl karşımdan defol.

Kahretsin.

Yalan söylüyor olamaz.

Zeynep'in iyi olması onun da işine gelmez.

Alo Şahin.

Bana getirdiğin ilaç hiçbir işe yaramadı duydun mu beni? Bana bunun hesabını

vereceksin.

Şu kız bizim fotoğrafımızı mı çekiyor?

Sanma.

Etrafı çekiyordur.

Zeynep.

Ayıp olur bakma öyle.

Fotoğraf çeken insanlara da hak ver.

Dünyanın en güzel manzarasını çekiyorlar.

Yalnız ben burada değilken de makine elindeydi. Belki de seni beğenmiştir,

seni çekiyordur.

Yalnız bir dakika, bir dakika.

Sen beni mi kıskanıyorsun?

Ki eğer öyleyse bu benim hoşuma gider, ayrı.

Ama ben sanmıyorum yani beni çektiklerini.

Yok, kıskanmıyorum. Ne kıskanacağım? Sadece izinsiz fotoğraf çekmesi hoşuma

gitmedi, o kadar.

Evlendikten sonra insanlar değişiyor diyorlar.

Sakın sen de kıskanç bir insana dönüşüyor olmayasın.

Beni sinirlendirmek için böyle yaptığını biliyorum ama ben senin oyununa

gelmeyeceğim.

Ne var ya?

Etrafıma bakıyorum öyle.

Vallahi pek etrafına baktığını sanmıyorum.

Baksana kıskançlıktan eline birbirine dolaştı.

Kıskandığım falan yok. Ama sen öyle olsun istiyorsun anlaşıldı.

O zaman gel iddiaya girelim.

Beni dişi sinekten bile kıskanıyorsun Zeynep sen.

Eğer senin kıskanlığını ispatlarsan o sabah vermediğin öpücükten bin tane

alırım.

İyi tamam.

Anlaştık. Ama bak beni kıskandırmak için ekstra bir gayrete girmeyeceksin.

Yok yok.

Peki sen?

Sen kazanırsan ne istiyorsun?

Kazanırsan değil.

Kazanacağım zaten.

Ama bir şey istemiyorum.

Sandığın kadar kıskanç olmadığımı kabul et. Yeter bana.

Neyse.

Ben doydum.

Şimdi ne yapıyoruz?

Bir hayalini daha gerçekleştireceğiz.

Hayır, hayır ben gerçekten anlamıyorum ya.

Şahin karışımdan emin olduğunu söylüyor. Arzuda içeceği verdim diyor. Ama Zeynep

Türk gibi delireceğim.

Sen mi ben mi?

Delireceğim ya. Ne yaparsak yapalım bir işe yaramıyor.

Gözde bana bak.

Eğer bu kızın meyve suyuna ilaç kattığımız ortaya çıkarsa mahvoluruz.

O zaman sakın beni yalnız bırakıp da bu işten sıyrılmayı deneme.

Sen de sorumlu kalacaksın bu sefer.

Öyle bir şey olmayacak.

Ha olmayacak. Dur tahmin edeyim.

Yeni bir planın var değil mi? Hiçbir halta yaramayan yeni bir plan.

Bak sen şu Songül teyzeme ya.

Ya senin kafan çalışıyorsa, daha iyi bir planın varsa sen bir plan bul da onu

uygulayalım.

Yok değil mi? O zaman fikrin yoksa susacaksın. Ağzını bile açmayacaksın.

Alo Şahin.

Başka bir yol izliyoruz.

Zeynep şu anda havada.

Öyle bir şey yapacağım ki Zeynep bir daha Yeşilpınar'a adım bile atamayacak.

Halil, burada bu güzel atların içinde olduğumuz için ben öyle huzurluyum ki.

Yine aynı şeyi söyleyeceğim biliyorum ama gerçekten rüyada gibiyim.

Ben de rüyada gibiyim.

Al bakalım.

Söyle bakalım.

Hangi atı seçersin?

Bizim atları seçtiğimiz bir yanılgı bence.

Atlar kendi sahiplerini seçerler.

Eğer bir at seni seçmiyorsa... ...o at, at değil... ...Katır'dır.

Katır mı?

Önce bana keçi dedin. Şimdi de atlara katır mı diyorsun sen? Seni seçmiyorsa

öyle der. Doğruyu söylüyorum.

Bir şeyi merak ediyorum ben.

Neyi?

O zaman sen hangi hayvan olursun? Yani kendine neyi yakıştırıyorsun?

Bence ben... Koyunum.

Koyun. Çünkü koyunlar uyumludur.

Ben de uyumlu bilsem.

Sen. Uyumlusun öyle mi?

Evet.

Kara dumanı ne kadar benziyor.

Karadun anne.

Çocukken bana atları sevdiren odur.

Öyle naif, öyle uysal bir attı ki.

Güzel at.

Batın seni seçti..

Bir

kaç tur atalım mı seninle?

Evet dedi..

Bana bak.

Benim karım biraz keçidir, inatçıdır.

Sana hızlı git der, gitmeyeceksin tamam mı?

Onu dinlemeyeceksin.

Eğer hızlı gidersen bozuşuruz. Anlaştık mı?

O ne yapacağını biliyor bence.

Hadi bakalım.

Benim asil karım.

Gözünün böyle gülmesi için her şeyi yapacağım.

Sen dünyanın en güzel şeysin.

Aferin oğlum.

Böyle söz dinle.

Aferin sana.

Aferin.

Her şeye yakışmayı nasıl başarabiliyorsun?

O tamamen seninle ilgili.

Seni öyle görmek istediğin için yakıştırıyorsun bence.

Bak yine o kız.

Hangi kız?

Şu hayranın olan, sürekli fotoğraflarını çeken, gezi gezi.

Yani, sence de tuhaf değil mi?

Sanki bizi takip ediyor.

Daha neler?

Niye takip etsin canım?

Burası turistik bir yer.

Herkes gezebilir, herkes fotoğraf çekebilir.

Olabilir yani böyle şeyler.

Bence asıl mesele... ...sen beni kıskanıyorsun.

Kabul et.

Ben de düşünüyordum acaba konu ne zaman buraya gelecek diye. Hiç gecikmedin ama.

Kabul et Zeynep.

Ben değil, sen kabul et.

Üzgünüm ama ben senin sandığın kadar kıskanç biri değilim.

Değilim.

Peki. Dediğin gibi olsun.

Peki bundan sonraki durağa hazır mısın?

Bir sonraki durağımız da mı var?

Olmaz mı?

Hazırım.

Sen bunu ısıtırken ben de dolaptan şekeri getireyim anne.

Selma beni görmeden çıkmam lazım.

Yakalanırsam ne derim ben ona?

Canım.

Dışarı mı çıkıyorsun?

Evet.

Halletmem gereken bazı işler var da.

Onlara gideceğim.

Kolay gelsin.

Ben de diyecektim ki. Hani bu geçen bahsettiğin restoran var ya. Bu akşam

oraya mı gitsek beraber?

Baş başa bir yemek yeriz. Ne dersin?

Ah be Selma. Ne diyeyim şimdi ben sana?

Miras falan yok.

1 lira borcun altına girdik. Onu ödemeden kapı dışarıya adım atamayız mı

diyeyim? Nasıl söylenir ki bu?

Eren.

Niye cevap vermiyorsun?

Aşkım.

İyi düşünmüşsün.

Ama benim akşam gelmem yemek saatine geçer.

Bir dahakine artık.

Hadi ben gecikmeyeyim. Çıkıyorum ben.

Görüşürüz. Görüşürüz.

Ne derler?

İnsanı yoklukta değil, bollukta tanıyacaksın.

Korkarım para erini değiştiriyor.

Anneciğim işi varmış, duydun sen de işte.

İhmal etmez normal deren beni.

Şeker alayım ben.

Bu arada çantanı şuraya koyalım.

Tamam.

Dizer yağımız burada göründüğü şekildedir.

Buradan başlıyor. Çukur döndükten sonra diğer çıkıştan geri uygulayacağız.

Tamam. Yani giyeceğimiz nokta yine burası olacak.

Şahin abi.

Çantayı seninle mühendis bıraktım.

Eyvallah.

Hazır mısın?

Ben hazırım.

Asıl sen kaybetmeye hazır mısın?

Hiç gülme öyle.

Ben ne diyorsam o.

Kıskanç değilim diyorsan değilim mesela.

Kazanacağım diyorsan da kazanırım.

Göreceğiz.

Görelim bakalım.

Hoca meydan.

Hadi atla.

Kazandım işte ben kazandım dedim sana.

Sen kazandın evet.

Tebrik ederim.

Benim en büyük zaferim... ...seni ailem yapmam.

Başka zafer istemiyorum zaten.

Yine o kız burada.

Hayır yani bu sefer de etrafı geziyordur, turistik yerleri

dolaşıyordur deme lütfen. Çünkü bayağı adım adım şaşmadan kız biz nereye

gidersek oraya geliyor.

Gezilecek başka yer yok sanki.

Neyse bir bakalım neymiş hanımefendinin derdi.

Senin durumda mı?

Gidip ne diyeceksin?

Ben kocamı deli gibi kıskanıyorum.

Onun bir metre yakında bile yanaşma.

Yoksa çok kötü olur mu diyeceksin.

Ya yok ne alakası var? Allah Allah.

Kıskanmıyorum ben.

Sadece yani sürekli etrafımızda dolanıyor olması rahatsız etti.

İtiraf et.

Sen kocanı deli gibi kıskanıyorsun.

Yani tamam.

Bazen kıskanıyorum evet.

Ama bu öyle bir şey değil.

Ben o konuda kontrollüyümdür hem.

Hem... ...sen benim kocamsın.

Ve bu sonsuza kadar da öyle olacak.

Sen de benim karımsın.

Ölene kadar... ...son nefesime kadar böyle kalacak.

Bu arada hatırlatayım.

Ben kazandım.

Sen kazandın.

Ama orada bir hile vardı.

Ne? Hile yaptın.

Yalan söyleme. Hile falan yoktu. Bayağı adil bir yarıştı Halil. Değildi. Vardı.

Hile vardı.

Ne yaptım?

Ben sana bakmaktan önüme bakamadım.

O senin problemin.

Bizim problemimiz.. Benim kıskanç

karım.. Ay

gözde

dönüp durma başım döndü..

Gerginim.

Ben de gerginim. Ama dönüp durmanın bize bir faydası olmuyor.

Arıyor.

Alo Şahin.

Bak iyi bir şey söylemeyeceksen konuşma bile.

Aferin.

Güzel.

Bundan sonrası benle tamam.

Ne oldu ne diyor?

İyi haber.

Bugün Zeynep tarihi eser kaçakçılığından tutuklanacak.

Alo Memur Bey, ben bir ihbarda bulunacaktım.

Tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili.

Şu anda Ağva'dalar.

Zeynep Fırat.

Zeynep Fırat, evet. Şu anda Ağva'da tarihi eser kaçakçılığı yapıyor.

Halil çok güzel bir yer burası.

Adı da çok güzel.

Aşıkların yeri.

Adını neden böyle söylemişler biliyor musun?

Neden?

Burada karşılaşan insanlar... ...ilk görüşte birbirlerine aşık olurlarmış.

Kulağa çok güzel geliyor.

İlk görüşte aşk.

Peki sen, bizim ilk karşılaşmamızı hatırlıyor musun?

Ne yapıyorsun sen be? Kör müsün?

Sen de mi?

İlk görüşte aşık olmuştun bana.

Sence?

Bak yine o kız.

Hangi kız?

Fotoğrafçı kız işte.

Oradaydı az önce.

Ben niye göremiyorum?

Halil haklı mı acaba?

Ben mi zorla her gittiğimiz yerde kızı görmeye çalışıyorum? İyice paranoyak

oldum.

Orada kimse yok senin.

Olan şey sen beni kıskanıyorsun.

Kıskanmıyorum. Deli gibi kıskanıyorsun hem de.

Hoş geldin kuzum. Seni bekliyordum, merak ettim ne yaptın?

Hepsini geri verebildin mi?

Yok.

Kürkü almadılar.

Yıkamışsın, zarar görmüş.

Nereden bilecektim oğlum?

Yılmadan da giyinmez ki.

Sorun değil.

Yok artık. Şimdi de kürk mü almış annesine?

Canım. Ne yaptın?

İyiyim.

Şaşırdım seni görünce.

Geç geleceğim demiştin.

Ama saat pek de geç değil.

Yemeğe gidermişiz yani istesek.

Biliyorum.

Ama çok yorgunum ben senle.

Çok çalıştım.

Zaten yukarı çıkıp dinleneceğim şimdi.

Annesiyle fısır fısır sürekli sohbet muhabbet.

Bir de dinlik etmiyor.

Bana gelince iş güç.. Annem haklı galiba.. Eren

parayı bulunca değişti..

Çok zor geldi bana.

Kitap kadar ayrı kalmıyor.

Koca nesil senin.

Halil.

Rüya gibi bir gündü.

Masal gibiydi de.

Rüya, masal, güzel olan ne varsa işte.

Sabahtan akşama her dakikamız, her saniyemiz tarifsiz güzeldi.

Çok mutlu ettin beni.

Teşekkür ederim.

Bundan sonraki hayatımın geri kalanındaki yegane amacım bu.

Seni mutlu etmek.

Şu güzel gözlerini göndermek.

Ve sana söz veriyorum.

Ömrümüzün geri kalanı balayı tadında geçecek.

Benim karım.

Neye bakıyorsun?

Yine o kız.

Hangi kız?

Fotoğraf çeken işte Halil.

Ay yok artık.

Ne oldu?

Baya susuyorum diye hadsizliği eline aldım. Benden de çekim yok. Baya kafası

salladı sana gördün değil mi? Ne kafası sallamadı bir şey.

Yalan söylüyorum yani ben.

Söylemiyorsun Zeynep onu demiyorum.

Komik mi?

Değil. Dalga mı geçiyorsun sen benimle? Hayır.

Bence de. Bence de hiç komik değil. Ben şimdi konuşacağım onunla. Benim yanımda

benim kocama kafa sallamak, işaret yapmak ne demekmiş açıklasın. Zeynep,

kocanı kıskandığın için kadın dönmek ne demek?

Dönmeyeceğim herhalde. İnsan gibi konuşacağım. Ayrıca onun yaptığı daha

ayıp.

Olmaz öyle. Ayıp olur.

Zeynep, sakin olalım gel. Bu meseleyi odamızda çözelim biz.

Odamızda konuşulacak bir mesele var yani ortada.

Onu demedim ben şimdi.

Yok tamam tamam. Anladım ben anlayacağımı. Ama ben önce

hanımefendiyle konuşacağım.

Seninle zaten görüşeceğiz.

Ee?

Nereye kayboldu? Buradaydı.

Gel sakin sakin odamızda çözelim meseleyi.

Konuşalım.

Korkuttun kadını gel. Benim yanımda benim kocam.

Konuşalım.

Ah ah kız ah!

Ne idim dem için, ne olucum dicin.

Derdim çok büyük.

Daha gelmeden gitti onca para.

Daha sana altın varaklı kılıf alıcıydım ama nesmet olmadı.

Bibisi olacak gerçekten şart koşmuş Eren'ime.

Bakıcısı Şükran'la evlenirse mirası alacakmış.

Evlenmezse zırnık yok.

Eren'im de para için karısını bırakır mı hiç?

Bakmaz elbet.

Olmaz demiş avukatı.

Belası uçtu, geçti 200 milyon.

Demek ki bu yüzdenmiş Eren'in o sessiz uzak tavrı.

İsteklerimi yerine getiremediği için üzülüyormuş.

Eren para için değişmemiş.

Allah'ım şükürler olsun.

Bak sana söyleyeyim boşuna uğraşıyorsun.

O kızın hadsizliklerini ben senin sempatikliklerin sayesinde

unutmayacağım.

Sus artık bir sus Sinetçik için.

Sus da bak.

Sana inanmıyorum.

Sen bunu nasıl yaptın?

Bütün gün peşimizde dolanan fotoğrafçı kız sayesinde.

Acele olarak ben tuttum onu.

Ya sen... Sen inanılmaz bir adamsın Halil.

Güzel anılarımız olsun istedim.

Aynı zamanda doğal olsunlar da istedim.

Aslında birkaç gün daha çekecekti ama... ...sen kızı belki parçalarsın diye...

...sürdürmek istemedim.

Güzelim planı mahvettim yani desene.

Çok özür dilerim.

Ne özrü?

Ben senin her haline razıyım.

Kıskançlığına da, sevgine de.

Yüzünün gülmesine de.

Ben senin her şeyine hayranım.

İzleyelim beraber bugün neler yapmışız.

Evet hadi izleyelim. Çok merak ediyorum fotoğrafları.

Bence şu an tam sırası. Neyin?

Haklıydın sen.

Ben seni uçan kuştan, dişi sinekten bile kıskanıyorum galiba.

Hatta bazen kendi gözlerimden bile.

Ne çok ortak yanımız varmış.

Bu arada hatırlatayım.

Bitti ay, kaybettin.

Hı.

Epeycik borçlusun.

Bin tane miydi?

Bin, öyle miydi? Öyleydi.

Ee...

Bir

yerden başlaman lazım.

Peki tamam.

Kaldı 999.

Sayacak mısın böyle?

Hakkımı istiyorum sadece.

Tam olması lazım.

Bir sürpriz daha mı var?

Var ama... Benim sürprizim değil. Kötü bir sürpriz gibi görmüyorum.

Benim değil.

Komiserim buyurun.

İyi akşamlar.

Zeynep Fırat burada mı?

Eşim.

Benim. Hakkınızda tarihi eser kaçakçılığı ile ilgili şikayet var.

Ne?

Para memnunuz var. Odayı arayacağız.

Bir yanlış anlaşılma olmalı. Bir bakabilir miyim? Tabii.

Memur Bey, böyle bir şey olması imkansız.

Görevlerini yapıyorlar. Bir şey çıkmayacak zaten.

Boşuna arıyorsunuz Memur Bey. Bir şey çıkmayacak.

Halil ama imkansız ben yapmam böyle bir şey.

Komiserim nereden geldi bu ihbarı bilmiyoruz ama yani boşuna arıyorsunuz

şu an.

Tamam sakin.

Amirim burada.

Ben o elinizdekini ilk defa görüyorum. Ben koymadım onu çantama.

Belki de başka biri koymuştur.

Fare, sert kaçak çalınmaz diye gözaltına alıyoruz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.