All language subtitles for K.S0

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Başak. dilini mi yuttun? Konuşsana.

Perihan Hanım bu saatte neyin mesajını atıyor?

Sen benden ne saklıyorsun?

İyi misin sen Fatih ya?

Ne... Ne mesajı?

Al. kendin bak. al. Ne tedavisi bu?

Bir şey değil ya.

Şey...

Ya benim tansiyonum oynuyor ya son zamanlarda.

Vitamin kürüne başladı doktorum. Tedavi dediği o yani.

Birkaç seans uygulanacak. o kadar.

Vitamin?

Evet. başka ne olacak?

Ya iyi de bu saatte niye haber veriyor sana?

Hastalarından biri randevusunu iptal ederse bana yazacaktı.

Ne oluyoruz ya? Sorguda mıyız biz?

Ya... Ya ne bileyim Başak?

Yani. sanki yolunda gitmeyen bir şeyler var.

Sen de benden bir şeyler saklıyormuşsun gibi hissettim.

Hayatım. korkulacak bir şey yok.

Ya kendini de beni de germe lütfen.

Tamam hayatım.

Ne vitamini bu? İlk defa duyuyorum ben.

-İyice araştırdın mı? -Araştırdım.

Bak. endişelendiğini anlıyorum ama korkulacak bir şey yok.

Yani. ben ne kendimi. özellikle bebeğimizi riske asacak bir şey yapmam. tamam?

Tamam hayatım. neyse. tamam.

Yarın ben de seninle birlikte geleceğim.

Ya bu şirket işleri yüzünden seni iyice ihmal ettim zaten.

Hem Perihan Hanım'ı da bir görmüş olurum.

Abartma.

Ya alt tarafı vitamin yani.

Onca işinin arasında bunun için mi geleceksin Fatih ya?

Ya ne abartma ya? Vitamin mitamin. Neyse ne işte.

Geleceğim ben. İçim rahat eder böyle.

İyi. Gel. rahatla. tamam?

Bütün gün yoruldum zaten. Beni burada lafa tutuyorsun. daha da yoruyorsun.

Yatıyorum ben.

-Cık. cık. cık. -Tamam. tamam hayatım. tamam.

Affedersin. tamam. Gel. otur şöyle. gel.

Biliyorsun hayatım. hep seni düşündüğümden.

Ya...

Senin kılına zarar gelse ben yaşayamam. Sen bilmiyor musun?

O nasıl laf öyle ya?

Bir daha duymayacağım böyle bir şey. Sakın bak.

Allah göstermesin.

Hiçbir şey olmayacak.

Ayrıca bir şey olursa da yaşayacaksın.

Ölenle ölünmüyor.

Başak. saçma sapan konuşma.

Böyle şeyler konuşmak istemiyorum.

Hadi. sen uyu.

Ben de gidip bir Cemre'ye bakacağım.

Öp benim yerime.

Tamam hayatım.

Allah'ım. Fatih anlarsa ben ne yapacağım?

[Lider] Hanımefendiciğim. tebrik ederim.

-Mutluluklar efendim. tebrikler. -Hoş geldiniz hanımefendi.

Tebrikler.

-Semih. -Lider Bey. hoş geldiniz.

-N'aber canım? Tebrik ederim. -Çok sağ olun.

Bu arada sizi benim için çok kıymetli Kıvılcım Hanım'la tanıştırmak isterim.

Bütün gece böyle abimle Kıvılcım'ı mı izleyeceksin?

Anlamadım?

Bence çok iyi anladın.

Saçmalama Allah aşkına. Başıma yine Hilal.

Peki Ömer.

Ben bir abimin yanına gideyim.

Sen de lütfen bir an önce toparlan ve kendine gel.

Çok özür dilerim efendim.

Çocuklar. biraz dikkat.

Özür dilerim efendim.

Allah Allah!

Canım.

Seninki garsonlara bağırır mı hep böyle. hı?

Abiciğim. ne güzel sürpriz yaptın Kıvılcım'ı getirerek.

Ya evet.

-Ben problemi çözeceğim. -Bir daha böyle bir şey görürsem...

Seninkine de büyük sürpriz oldu galiba. O çok mutlu değil sanırım.

Ne münasebet?

Hoş geldin Kıvılcım.

Hoş bulduk.

-Mutlu ettin bizi. -Teşekkürler.

Ben Kıvılcım'la gelmek istedim de. O da kabul etti. sağ olsun.

İyi anlaştınız siz.

Ee. ne demişler.

Komşu komşunun külüne muhtaç. değil mi?

Ben Kıvılcım'ı asla herhangi bir küle muhtaç etmeyeceğim.

Ama senin komşu için aynı şey söyleyemiyorum.

Suratından düşen bin parça. Hayırdır?

Çok yoğundu abiciğim bugün.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Kıvılcım. sen de hoş geldin.

Hoş bulduk.

Ben de mekanın sahibi gelip bana merhaba demeyecek mi diyordum.

Olur mu canım öyle şey?

Nasıl abiciğim? Düğün içine siniyor mu?

Ömer özel olarak ilgilendi bu geceyle.

-Ya yeni geldik.

Böyle ilk dakikadan notumu vermem ben. biliyorsun ama yani. güzel görünüyor.

Ellerinize sağlık.

Kıvılcım. seni harika biriyle tanıştıracağım. Gel.

Umarım abin karnemize iyi bir not verir.

-Espri yaptı hayatım. -Espri değil. terbiyesizlik yaptı.

Eğer ki senin hatırın olmasa bu düğün şu an biterdi. Şu an.

Niye yatmadın sen?

Seni bekledim.

Yarım saat önce elindeki tepsiyi yerle bir ettim ya.

Hı hı.

Temizledim.

Kafayı yiyeceğim ya. Temizle diye değil. benden uzak dur diye.

Niye bu kadar gerginsin?

İlk gece gerginliği mi?

He. heyecan yaptım.

Ya sabır ya!

Yat. uyu kızım.

Beni de bekleme. Bir şey almaya geldim. çalışacağım.

Birlikte uyumayacak mıyız?

Ben geceleri çalışır. gündüzleri uyurum Elif.

Ama bugün bizim ilk gecemiz.

Ya şimdi şu kabloyla kendimi boğacağım. geberteceğim ha!

Ne ilk gecesi kızım? Yat. uyu!

Sabah da sakın beni öyle kahvaltı cart curt diye uyandırma.

İn aşağıda kafede ne yiyorsan ye. Ben öyle yapıyorum.

Hayır ya! Olur mu öyle şey?

Zaten dolap tam takır kuru bakır. Tamam.

Ben sabah giderim markete. Bir sürü alışveriş yaparım. tamam mı?

Bundan sonra da her gün bizim yemeğimiz çıkar.

Ben kime neyi anlatıyorum ya?

Elif. ne halin varsa gör.

Uyanırsam sinirli olurum. Parmak ucunda hareket et.

İyi geceler.

Alışma sürecinde.

Alışacak.

Hı hı. Alışacak.

Değerli konuklarımız.

bizleri bu özel gecede yalnız bırakmadığınız için

-hepinize çok teşekkür ederiz.

Özel bir teşekkürüm daha var.

Binlerce kişinin sadece patronu değil.

aynı zamanda ailesi olan mentorum. Lider Alper'e.

Patron. lütfen sahneye.

Oğlum. bu senin düğünün. Lütfen devam et.

Düğünümde iki çift laf etmen beni her şeyden çok onurlandırır.

-Gideyim mi gerçekten? -Yani.

Peki. aşk olsun. Tamam. çıkıyorum.

Herkese iyi akşamlar.

Ya şimdi Semih beni çok önemli biriymiş gibi anlattı da

bir insanın büyüklüğü kaç kişiye patronluk yaptığıyla ilgili değil.

kaç kişinin mutluluğuna ortak olduğu ile ölçülür.

Bu tamamen benim fikrim.

Arkadaşlar. tamam. bu düğün benden hediye olmuş olabilir ama

asıl önemli hediyeyi siz birbirinize vermişsiniz.

Birbirinizi seçerek.

Aşk da böyle bir şeydir zaten.

O kadar büyük kalabalıkların içinde bir çift gözün içine bakmak...

...ve diğerinin gözünde kendini evindeymiş gibi hissetmek.

İşte bu çok değerli.

Ama şunu da söyleyeyim tabii. bunu eklemeden olmayacak.

Hayat her zaman bu kadar eğlenceli olmayabilir.

bu kadar renkli. ışıl ışıl olmayabilir.

Bazen müzik susar. bazen ışıklar söner.

Ama siz birbirinizin elini tuttuğunuz sürece dans her zaman devam eder.

Dolayısıyla ben size bir ömür boyu aşk dilemiyorum.

Ben size ömür boyu

birbirinizi gördüğünüzde yine birbirinizi seçecek kadar

büyük bir sevgi diliyorum.

Ömür boyu mutluluklar.

Sıkıldın mı?

Yok. aksine çok eğlenceli bir gece geçiriyorum.

♪ Aç kalbini. ben geldim ♪

♪ Sıkı sıkı tut. bırakma ♪

♪ Zar zor yıktım duvarlarımı ♪

♪ Kıymetini bil. uzatma ♪

Sen biliyorsun sözlerini.

Yani. kısmen.

Dans eder misin?

♪ Açtım kapılarımı ♪

-Olur. -Gel.

♪ Gör parklarımı. bahçelerimi ♪

♪ Anla. ben büyük harflerden ürktüm ♪

♪ Ben anlamam toptan. tüfekten ♪

♪ Ben anlamam taştan yürekten ♪

♪ Anlamam akıntıya kürekten ♪

♪ Bunları boş ver. ne haber aşktan? ♪

♪ Ben anlamam toptan. tüfekten ♪

♪ Ben anlamam taştan yürekten ♪

♪ Anlamam akıntıya kürekten ♪

♪ Bunları boş ver. ne haber aşktan? ♪

Yemek servisi de başladığına göre benlik bir şey kalmadı.

Ben çıkacağım. sen ne yapacaksın?

Beraber çıkarız.

Abimlerin dansı bitsin. vedalaşayım.

Sabahtan beri bir şey yemedin.

Bir şeyler atıştır istiyorsan.

İştahım yok.

İyi. ben içeri bakayım son kez.

Sen de işin bitince gelirsin.

♪ Bak. yaldızlarımı döktüm ♪

♪ Açtım kapılarımı. gir içeri ♪

Hayırdır hanım?

Hayır mı kaldı Abdullah?

Sen niye öyle iç çektin?

Elime bakanların diline düşeceğim bu yaştan sonra.

Hiç de öyle bir şey olmayacak Allah'ın izniyle.

Herkesin hayatında böyle inişler çıkışlar olur.

Ben inanıyorum.

İnanıyorum bak vallahi.

Sen bu krizden daha da güçlenerek çıkacaksın.

Allah razı olsun da...

...o artık pek mümkün görünmüyor Salkım Hanım.

Bizi zor günler bekliyor.

Her şeye hazırlıklı olmak lazım.

Ben senin paran için nikahına girmedim.

Varı da bilirim evelallah yoku da.

Ne yazıldıysa o.

Elimden gelen desteği vereceğimden de hiç şüphen olmasın.

-Allah razı olsun. -Cümlemizden.

Sadece...

Sadece ne?

Biliyorum yani.

Yani. sen söylemesen de hissediyorum.

Bu başımıza gelen şeylerin.

musibetlerin sebebi olarak yani. beni görüyorsan eğer...

Cık. aşk olsun.

Ya tövbe de. Nereden çıkartıyorsun bunları?

Bu benim ektiklerimin hasadı bunlar. Sana yüklemem haksızlık olur.

-Öyle hissettirdiysem de hakkını helal et. -Helali hoş olsun.

Helali hoş olsun. Sen onca açın karnını doyurdun.

Bu hasat dediğin minicik bir imtihan. Bu günler geçecek. Bak. gör. geçecek.

Sen sadece dostunu düşmanını iyi tanı şimdi.

Kızını aradın mı? Nasılmış? İyi mi?

-Düşman deyince de akla Elif'in gelmesi. -Yok. estağfurullah. Olur mu öyle şey?

Hayır. iç geçirmen onadır diye...

Ona tabii. tabii ona.

Ne bileyim. aramak istedim.

Dedim ilk günden aramayayım.

Yüz bulmasın. eşine alışsın falan. Yarın ola hayrola artık. bakacağız.

Hadi yatalım. hadi.

Yatalım.

Kıvılcım.

Kıvılcım Arslan. sen misin?

Pınar!

Canım.

İnanamıyorum. kaç sene oldu?

Saymayalım bence. üzülürüz yoksa.

-Ama sen hiç değişmemişsin. -Sen de öyle.

Ne yapıyorsun burada?

Damat Semih eşimin iş arkadaşı.

-Öyle mi? -Hı hı. evet.

Uzun süredir de... Murat. gel.

-Merhabalar. -Merhabalar. Kıvılcım ben.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Siz de galiba Lider Bey'in şirketindesiniz.

12 yıldır.

12 yıldır aynı adamla çalışıp arkasından iyi konuşabilmek eğer mümkünse

o adam iyi bir adamdır.

Gerçekten öyle.

Lider Bey. Murat'ın annesinin vefatında

tam bir ay boyunca hiç işten bahsetmedi bile.

Yani. "Sen git. ailenle ilgilen. ben şirkete bakarım" dedi.

Maaşını. ikramiyesini de hiç eksik etmedi.

Pınarcığım. adamı mahcup edeceğiz şimdi.

Duyacak. böyle şeylerin konuşulmasını sevmiyor kendisi.

Tamam. iyilik yani gizli yapılır

ama bazen de örnek olmak için bence anlatmak gerekiyor.

Ayrıca Lider Bey çalışanlarını hiçbir zaman personel olarak görmüyor.

Bizi ailesi gibi görüyor.

Bu düğünü de çalışanlarına hediye olarak yapmış.

Müsaadenizle.

Kıvılcım. sen Lider Bey'i sanki daha yakından tanıyor gibisin.

Tanıyorum. arkadaşız.

Sadece arkadaş mısınız?

Pınarcığım. hep aynısın.

O zaman da hep herkesi birbiriyle eşleştirirdin.

Meslek hastalığı.

Böyle eşleşenleri görünce hemen dayanamıyorum. biliyorsun.

Yalnız bir şey söyleyeyim mi?

Yani. sizi yan yana hayal ediyorum. acayip yakışıyorsunuz.

Yani. bir erkekle konuşuyor olmak illa onunla sevgili olmak anlamına gelmiyor.

Ya öyle tabii ama insan herkesle de konuşurken gözleri böyle parlamıyor.

Ben bir şey demiyorum artık. Yani. ortam her şeyi anlatıyor.

Tamam canım.

-Ara beni mutlaka. -Tamam.

-Kopmayalım yine. tamam mı? -Tamam.

-Görüşürüz. -Görüşürüz.

Yani. iki dakika boş bırakmaya gelmiyor sizi hanımefendiciğim.

Eski bir tanıdık.

Abiciğim. biz de çıkıyoruz.

-Her şey için teşekkür ederiz. -Ne demek?

Ömer'in birkaç işi kalmıştı. onları hallediyor.

-Göremezsem çok selam söyle dedi. -Sağ olsun.

İyi geceler size.

İyi geceler kuzum.

İyi geceler Kıvılcım.

İyi geceler.

Ben bir Semih'e Allah'a ısmarladık diyeyim. Biz de çıkalım.

Tamam. bekliyorum ben burada.

Yani. sen nikaha gelmeyince ben kötü bir şey olduğunu düşündüm

ama bu kadar büyük bir şey olduğunu tahmin etmemiştim.

Sen nasılsın peki?

-Annen daha iyi mi?

Annem iyi. Nasıl olsun? Bir anda fenalaştı.

Of. kıyamam. Yazık ya. Çok geçmiş olsun.

Sağ ol. Ben de onun evine geldim işte.

Birkaç gün burada duracağım.

Ben seni bir daha ne zaman görebilirim peki?

Yarın kafede olacağım.

Ben olmayınca işleri çok boşluyorlar. Müsait olursan uğra istersen.

Yani. bizim de iş yerinde durumlar biraz karışık.

Yüz yüzeyken anlatırım zaten.

Yarın uğramaya çalışırım.

Tamam canım.

Özledim seni.

İyisin ama şimdi. değil mi?

Annen yatak döşek yatarken sen beni düşünme. tamam?

Esas benim yardımcı olabileceğim bir şey varsa

sen bana lütfen haber ver. tamam?

Çok teşekkür ederim Emir.

Senin hayatımda olduğunu bilmek bana kendimi daha güçlü hissettiriyor.

Daha yeni başlıyoruz.

Neyse. Hadi. sen annenle ilgilen.

-Ararım ben seni yarın. -Uyudu o.

Ben de bir bakıp üstünü örtüp uyuyacağım.

-İyi geceler canım. -İyi geceler.

Ezikler!

Ben Emir Sertkaya'ya nikahı basınca hayatının şokunu yaşayacaksın.

Çulsuz Mete.

Kıvılcım. bu akşam bana eşlik ettiğin için çok teşekkür ederim.

Benim için gerçekten çok keyifli bir geceydi.

Asıl ben teşekkür ederim.

Aramızdaki buzları erittiğimize sevindim.

Türkçe popta da anlaştık. Hem dans da ettik.

Bu arada program bayağı bir izlenme aldı. Yani. bilgin olsun.

İnsanlar bayağı meraklıymış yalı hikayelerine.

Tabii asıl senin hikaye anlatıcılığın etkili burada.

-Onu da yabana atamam.

Ya insanlar ulaşamadıkları hayatları merak ediyorlar aslında.

Kocaman evler. kocaman hayatlar.

Yani. biz o kocaman evlerin içinde yaşayan normal. basit insanlarız aslında.

Yani. biz ne kadar normaliz bilemedim ama...

O ne demek şimdi?

Senin için demiyorum da

benim için hayat biraz fazla hareketli geçti.

Hm.

Bak. ne diyeceğim.

Normal insanlar da anormal şeyler yaşayabiliyorlar.

Sen yaşadığın tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta duran bir kadınsın.

Merak etme.

Seni tek bir kelimeyle ya da bir cümleyle tarif etmem gerekirse...

Yerçekimine inat dünyaya küsmeyen kadın derdim.

İyi geceler.

İyi geceler.

Yok. sen beni anlamak istemiyorsun ki.

Ben daha fazla konuşmak istemiyorum gerçekten.

Ne yapıyorsun ya? Ben gidiyorum.

Ya Hilal. saçmalama Allah aşkına.

Sen böyle her kızdığında çekip kaçıp gidecek misin buradan?

Kaçmak mı?

Senin bütün gece yaptığın şey neydi peki?

Abim Kıvılcım'la içeri girdiği andan beri bambaşka bir Ömer'e büründün.

Evet.

Çünkü Kıvılcım benim oğlumun annesi.

O yüzden kiminle olduğunu da bilmek zorundayım.

Neden bilmek zorundasın?

Ne demek... Ne demek ya?

Benim oğlum o evde yaşıyor.

İkisinin birlikteliği öyle ya da böyle benim oğlumu etkiler.

-O yüzden bilmek zorundayım. -Tek problem bu mu yani?

Diyelim ki beraberler ve bir ilişki yaşıyorlar.

Bunda ne gibi bir sorun var?

Yani. senin hayatında birisi olacak. Kıvılcım yalnız mı kalacak?

Ben senin mantaliteni anlamak için soruyorum Ömer.

Sen hâlâ bu zamana kadar benim mantığımı anlayamadın mı?

Senin eski karın bizim hayatımızda daha önce sorun olmamıştı Ömer.

Yine yok. Ben artık boşandım.

Herkesin bir hayatı var.

Ayrıca ben burada seninle olmaktan mutluyum.

Lütfen başkaları yüzünden bu ilişkiye zarar vermeyelim. tamam?

Ben seni bütün gece öyle keyifsiz görünce...

Evet. keyifsizdim.

Gayet de doğal.

Şaşırdım çünkü. İlk defa böyle bir şey gördüm.

Ben de duygularımı gizlemek yerine dürüst oldum.

Haklısın.

Üzerine geldiysem özür dilerim.

Ay.

Allah Allah.

Midem kalktı.

Oo.

Ay.

Oh.

Aa.

Kıvılcım Hanım. iyi misiniz?

Ben Kemal'in mamasını hazırlamak için kalkmıştım.

Siz niye uyumadınız?

Sevilay. herhalde yediğim bir şey dokundu. Midem kalkıyor.

Aa. zehirlenmiş falan olmayın sakın.

Hemen doktora gidelim mi?

Yok. yok. Ben bir elimi yüzümü yıkayayım. Kendime gelmezsem uyandırırım seni.

-Hadi git. yat. -Yok. yok. Ben uyuyamam şimdi.

-Bekleyeyim. -Sevilay. iyiyim ben.

Çok kötü olursam sabah doktora gideriz. Hadi. yat sen.

Hay Allah.

Görüyor musun bak. nazar değdi güzelliğine.

-Başak?

Başak!

Allah Allah.

Nereye gitti bu sabah sabah ya?

Allah'ım. uyandı.

-Aşkım. -Neredesin hayatım?

Çocukların yanında mı?

Şey. sabah çok erken kontrolüm vardı. Hastaneye geldim.

Sen de uyuyordun. Uyandırmak istemedim seni.

Ne?

Başak. biz ne konuştuk dün. he? Hani beraber gidecektik?

O kadar tatlı uyuyordun ki kıyamadım seni uyandırmaya.

-Zaten zar zor uyuyorsun Fatih. -Başak. sen kontrolünü ol.

Ben hemen geliyorum. Bir yere ayrılma.

Bir de doktoru ben göreceğim.

Sevgilim. gerçekten gerek yok. İşimi halledince hemen geleceğim.

Geliyorum dedim.

Tamam. Nasıl için rahat edecekse öyle yap. gel.

Görüşürüz.

Allah'ım. sen bana yardım et.

Gel.

Aa. Başakçığım. seninle randevumuz daha geç değil miydi?

Ben mi karıştırdım?

Doğru hatırlıyorsunuz. Ben erken gelmek durumunda kaldım.

Ne oldu? Bir şey mi oldu?

Aslında olmak üzereydi.

Endişelendirme beni. Yeniden düşüp bayıldın mı?

Yok. öyle bir şey değil.

Sizin bana dün gece attığınız mesajı Fatih gördü.

Ben nasıl toparlayacağımı bilemedim.

Ah Başak. bu öyle tehlikeli bir şey ki...

Yani. hastalığını eşinden daha ne kadar saklayabilirsin?

Perihan Hanım. Fatih zaten şüphelendi.

Buraya geliyor. Sizinle görüşmeden de gitmeyecek.

Ben ona bir şekilde şey dedim. vitamin kürüne başladık dedim.

Vitamin kürü mü?

Yani. o an panikle ne uyduracağımı şaşırdım.

Böyle bir şey söylemek zorunda kaldım.

Sizden ricam...

Aa. yok.

Rica ederim. benden bir yalana eşlik etmemi isteme.

Zor durumda olmasam sizden böyle bir şey istemem ki.

Bak Başakçığım. dünyada bu hastalığa yakalanan tek kişi sen değilsin.

Neden durumunu daha karmaşık bir hale getirip

kendini böyle bir yalan sarmalına sokuyorsun?

Bak. bir hekim olarak benim en büyük görevim seni stresten uzak tutmakken

sen hekimini stresin içine çekiyorsun.

Yalvarıyorum.

Lütfen.

Yardımınıza ihtiyacım var.

Fatih eğer her şeyi öğrenirse bebeğimi aldırmamı isteyecek benden.

Ben bebeğimden vazgeçemem.

Size daha önceki hikayemi de anlattım. biliyorsunuz.

Ben bir evladımdan daha olmak istemiyorum. lütfen.

Öncelikle sakin olman lazım. Sana bu şekilde yardımcı olamam.

Sen de bana olamazsın.

Tamam. tamam. yalan söylemeyin

ama doğruyu da söylemeyin.

Fatih bir süre hiçbir şey bilmesin.

Ah Başak. ah!

Lütfen.

-Günaydın anneciğim. -Günaydın canım.

Ya Sevilay abla söyledi. zehirlenmişsin. Neden yatıyorsun?

Kalk. bir hastaneye gidelim.

Yok Çimenciğim. Sevilay abartmış biraz. İyiyim.

Yani. zehirlendiğimi düşünmüyorum.

Yediğim bir şey mi dokundu. üşüttüm mü. ne oldu. anlamadım.

Birkaç kez çıkardım sadece.

Ya ama sen bu saatte yataktaysan hâlâ muhakkak bir şeyin vardır anne.

Midem çok fena diyorum Çimen.

Yediğin bir şey mi dokundu düğünde?

Yani. bilmiyorum ki.

-Düğünde kim ne yediyse ben de onu yedim.

Öyle bir şey olsa bir düğün dolusu insan zehirlenirdi.

-Üşüttüm galiba ben. -Hay Allah ya!

Ben hemen sana bir nane limon kaynattırayım Sevilay ablaya.

Kaynattım bile Çimenciğim.

Kıvılcım Hanım. şundan birkaç yudum için.

Kızlar. hiç sıvı alacak halim yok. Ne olur ısrar etmeyin.

Ama biraz zorlayın kendinizi.

Zaten bu da sizi toparlamazsa mutlaka başka bir şey vardır.

Anneciğim. olmaz öyle. Ha gayret. Birkaç yudum al. hadi.

Hadi. bir doğrul.

Acaba annem düğünde olanları anlatmak istemediği için

bize hasta numarası mı yapıyor Sevilay ablacığım. hı?

Yok artık Çimenciğim ya. Ya sen ne fena bir şey oldun böyle.

Ama Çimen haklı Kıvılcım Hanım. Vallahi biz de öldük meraktan.

Siz benim ne kadar kötü olduğumu gerçekten görmüyorsunuz galiba.

Ya midem ağzımda.

Hadi. gidin. kahvaltınızı edin.

Ben şunu bir içeyim. Bir saat daha dinleneyim.

Sonra gelip bütün merakınızı gidereceğim. Hiç merak etmeyin.

Tamam ama ne olur daha fazla kötü olursan kendini yatacağım diye zorlama.

Kalkarsın. bir hastaneye gidip serum taktırırız. olur mu?

Tamam canım.

Hıh.

Hadi. gidin. kahvaltınızı edin.

Hay Allah ya.

Efendim Halis?

Hayırdır oğlum?

Sabah sabah bir şey mi oldu?

Ne?

Allah Allah.

Kimsenin ciddi bir şeyi var mı?

Tamam. Hemen geliyorum ben. Tamam.

Hayatım?

-Hilal. benim hemen çıkmam lazım. -Ne oldu?

Ya ne olduğundan çok emin değilim. Sonra anlatırım.

-Üstümü değiştireceğim. -Tamam.

Allah Allah.

-Aa. -Merhaba.

Buyurun Fatih Bey. Biz de muayenemizi tamamlamak üzereydik.

Bebeği ben de görebilir miyim?

Tabii. buyurun. Böyle geçin.

Kalp atışı mı o?

Evet.

Ne kadar da büyümüş.

Biraz daha zorlasam sanki cinsiyetini öğreneceğim gibi.

Zorlamasan mı acaba?

Öğrenmeyeceğiz.

Tamam. tamam.

İstersen toparlanabilirsin Başakçığım.

Dur. yardım edeyim ben.

İsterseniz devamını odamda konuşalım.

Tamam hocam. Geliyoruz.

Perihan Hanım. ben işlerin yoğunluğundan hiç gelemedim

-ama aklım tamamen buradaydı.

Ben gelinecek bir şey yok diyorum ama evham yapıyor.

Ya siz öyle gecenin bir saati böyle mesaj atınca

ne bileyim yani insanın aklına türlü türlü şeyler geliyor.

Allah korusun.

Nasıl? Bebek de karım da iyi. değil mi?

-Kötü bir şey yok. değil mi? -Hayır. yok.

Vitamin takviyesi alıyorum işte. Yani. bugün de ikinci dozu yaptık.

Peki. aldığı bu vitaminlerin olumsuz bir yan etkisi olmaz. değil mi?

-Yok. olmaz. -Oh. çok şükür.

Ben sana söyledim boşuna evham yapıyorsun diye.

Bak. hiçbir şey yok.

Hadi Perihan Hanım'ı daha fazla tutmayalım. Hastaları beklemesin.

Tabii canım. Kolay gelsin size.

Karıma olan o özel ilginiz için de ayrıca teşekkür ederim.

Ne demek?

Başak sana söylediklerimi unutma. olur mu?

Unutur muyum?

Kendime çok iyi bakacağım.

Merak etmeyin. Karıma gözüm gibi bakacağım.

Kolay gelsin.

-İyi günler. -İyi günler.

Semih. oğlum. iyisin. değil mi?

Ben onların kapısına mührü vurduracağım bugün.

-Yani...

Size bir şey olursa ben kendimi nasıl affederim oğlum?

Neyse. sen durumu bana haber ver. Ben gerekeni yapacağım.

Allah kahretsin ya.

Lider Bey. kötü bir şey mi oldu?

Düğüne giden herkes. neredeyse herkes zehirlenmiş.

Siz iyi misiniz? Bir şeyiniz yok inşallah.

Ben iyiyim ama gelinle damat hastanede.

Düğünü ben yaptım ve rezil olduk.

Lider Bey. duyduğumdan beri şüpheye düştüm ama sizin işinize karışılmaz tabii.

Şefi kim. mutfağı nasıl. bilmediğimiz yer.

Ya Songül. senin aklına geleni ben düşünmemiş olabilir miyim?

Hilal'in aklına uyduk işte. Onun ipiyle kuyuya inende hata zaten.

Ben şunu bir arayayım.

Ay. o da yememiştir inşallah.

-Abiciğim. -Neredesin. ne yapıyorsun sen?

Spor yapıyordum. sen ne yapıyorsun?

Ömer yanında değil mi senin?

Yok. sabah erken çıkıp gitti o.

Hemen yanıma gel.

-Bir şey mi oldu? -Oldu tabii.

-Hemen yanıma gel. oyalanma. -İyi. tamam.

Allah Allah. ne oluyor ya?

-O şimdi aşık ya. gözü bir şey görmüyor. -Başlarım onun aşkına da Songül ya.

Kıvılcım iyi mi acaba?

Allah kahretsin.

Songül!

Buyurun efendim?

Yan tarafta bir ses seda var mı?

-Yok. gidip bakmamı ister misiniz? -Hayır. hayır. gerek yok.

[Kıvılcım] Selam. biraz midemi bozmuşum. Kendime gelince arayacağım.

Ya Songül. bir çiçek. bir çikolata yaptır. Kıvılcım Hanımların evine gönder.

-Yoksa o da mı? -Songül. hemen.

-Tamam. hemen yaptırıyorum.

Sağ ol kızım.

Efendim. başka bir şey hazırlamamı ister misiniz?

Tabağınıza dokunmamışsınız bile.

Yok Selvi. yok. Bir şey istemez.

İnsanda iştah mı kaldı zaten?

Koca sofrada kala kala iki kişi kaldık.

Başak'la Fatih hastanede. Emir de erken çıkmış.

Kaldık baş başa.

Yalnızlık bir yaştan sonra Allah'ın emri de

Allah bir de sıralı ölüm vermeli.

Benim sofram çok çabuk dağıldı.

Öyle deme. öyle deme Abdullah.

Ben şimdi ne yapacağım?

Daha Ömer duymadı.

Duysun. bir de onunla uğraşacağım.

Benim gözümde Ömer zaten gemiyi terk eden ilk fare.

Şimdi konuşturma beni. açtırma ağzımı.

Ben kendimden geçtim de

Fatih'le Emir ne yapacak?

Ne yapacaklar Abdullah?

Vakti zamanında senin yaptığını yapacaklar.

Sokaklar taş dolu.

Sıksınlar. suyunu çıkarsınlar.

Evlatlarımız aslan gibi. maşallah.

Benim güvenim tam.

Tamam. hadi. Hadi. iki lokma bir şey yiyelim de...

Bak. sofraya küslük yapanı Allah kuru ekmekle terbiye edermiş.

Doktor kendimize iyi bakacağız dedi.

İlk iş buradan başlıyoruz.

Meyve suyu içince kendime iyi mi bakmış oluyorum?

Olsun. başlangıç.

Bundan sonra yediğin içtiğin her şeyi takip edeceğim.

Sen işe gitmeyecek misin?

Giderim.

Oradan da takip ederim.

Mesela sabah ne yedin? Öğlen vitaminlerini aldın mı?

Mesela bugün kaç adım attın? Hepsini takip edeceğim.

Fatih. bir de istersen üzerime kamera tak.

Gerekirse takarım.

İkiniz de benim için çok kıymetlisiniz.

Aşkım benim.

Yardım edeyim ben size.

Teşekkür ederim.

Tek elle hiçbir şeyi beceremiyorum daha.

Şöyle bıraktım.

Daha çok küçük.

-Kaç günlük? -Beş günlük.

Allah bağışlasın.

Amin.

Maşallah.

Allah analı babalı büyütsün.

Analı büyüyecek inşallah.

Babasını iki ay önce kaybettik.

Başınız sağ olsun. Ben...

Ben çok özür dilerim. Densizce böyle bir şey söyledim bilmeden.

Nereden bileceksiniz?

Ben bile inanamıyorum hâlâ.

İnsan bazı şeyleri aklıyla biliyor ama kalbine anlatamıyor.

Allah sabır versin.

Sağ olun.

Onu ilk kucağıma aldığımda hem çok sevindim hem içim parçalandı.

Baktıkça babasını görüyorum.

Keşke diyorum. en azından bir kere olsun görebilseydi kızını.

Şimdi her şeyi tek başıma öğreniyorum.

Altını değiştirmeyi. gazını çıkarmayı. Bir yandan düşünüyorum.

Büyüyecek. babasını soracak bir gün.

Ne anlatacağım acaba?

Onu ne kadar çok sevdiğini anlatırsınız.

Çok seviyordu.

Her gün karnımla konuşuyordu.

"Sen gelince

anneni hiç yormayacağız" diyordu ama şimdi ikimiz kaldık işte.

[Başak] Ben kurtulamazsam Fatih bu bebeği tek başına nasıl büyütür?

Her baktığında beni mi görür? Benim yokluğumu ona nasıl anlatır?

Bakın. dün

burada yapılan yemekler yüzünden bir sürü insan zehirlendi.

-Hastanelik oldu.

Arkadaşlar siz buradan sadece yemek çıkarmıyorsunuz.

Beni temsil ediyorsunuz.

Bu oteli temsil ediyorsunuz. Şef. böyle bir şey nasıl olabilir?

Ömer Bey. ürünlerimizin hepsi günlük ve taze.

Aynı malzemelerden biz de ekibe yemek çıkartıp yiyoruz.

Yani. bu kadar insan tesadüf bir şekilde aynı anda zehirlendi. öyle mi?

İnanın. biz de bir anlam veremiyoruz.

Soğuk hava depolarının. son kullanma tarihlerinin hepsini kontrol ettik.

Gözden kaçan bir şey yok.

Demek ki yeterince kontrol etmemişsiniz. Gözden kaçırmışsınız.

Dün gelen sevkiyatların hepsini burada muhafaza edeceksiniz. tamam mı?

Gözden hiçbir şey kaçmayacak. Hepsini inceleyeceksiniz.

Yani. dolapların sıcaklık derecesini. bu yemekler ne zaman hazırlandı.

ne zaman misafirlere verildi. hepsini inceleyin.

Elbette.

Ömer Bey. cezasını ben çekmeye hazırım. Ekibin burada hiçbir günahı yok.

Ya şef. Allah aşkına bak. şu an kahramanlık yapma zamanı değil.

Ben suçlu aramıyorum.

Bu iş nasıl oldu? Bunca insan niye hastanelik oldu?

Bunun cevabını arıyorum. Bunu bulun bana.

-Başüstüne. -Ben şimdi hastaneye gidiyorum.

Onlarca insana dert anlatacağım.

Neden zehirlendiklerini açıklamaya çalışacağım.

Bir sürü şeyle uğraşacağım.

Döndüğümde cevabı bilmiyorum diye bir şey söylemeyin bana. tamam mı?

-Ne yapın. edin. bulun. -Başüstüne.

Ömer Bey'i duydunuz.

Herkes istasyonunu baştan aşağı kontrol ediyor.

En ufak bir detayın bile gözden kaçmasını istemiyorum.

-Başüstüne. -Başüstüne şef.

-Günaydın. -Ah. anneciğim.

Biz seni dinlen diye rahatsız etmek istemedik

ama toparlanmışsın.

İyiyim. iyiyim. Çok daha iyiyim. Mide bulantım geçti en azından.

Ay. maşallah.

Ben size hemen bir lokma kahvaltı hazırlayayım.

-Çok az Sevilay ama. -Tamam.

-Ne olur. -Hayır. ne olmuş?

-Ben anlamadım ki.

Bilmiyorum ki. Birkaç kişi daha böyle olmuş bu arada.

Şaka?

Aa.

-Ay. ne olur bana olsun. -Maalesef canım.

-Lider'den mi? -Tabii ki.

Hayır. bu adam gelsin. istesin artık bizden şu kızı ya.

Çimen. bak. bu hâlimle fırlatırım şu çiçeği kafana ha.

Hemen de iyileştin.

Maşallah.

[Lider] Rahatsızlanmanın nedeni olduğumu bilmek beni kahretti.

Çok geçmiş olsun. Lider.

Ee. ne diyor?

Ne? Ne. ne. ne deniyor? Ne diyor. ne?

Konuşma.

Tamam. Hayır. bir ara bari en azından.

-Çimen! -Tamam. Bir şey demiyorum.

-Deme.

-Vereyim mi telefonunu? -Ver.

Kıvılcım.

Nasılsın?

Çok merak ettim. iyi misin?

İyiyim. iyiyim. Toparladım.

-Çok sevindim. -Ya bu arada çiçeğin ve çikolatan geldi.

-Zahmet etmişsin. çok teşekkürler. -Ya ne zahmeti?

Benim yüzümden oldu zaten.

Ben aşırı sinirliyim.

Olur mu canım. seninle ne alakası var? Yediğim bir şey dokundu bana sadece.

Yani. sen oraya benim davetlim olarak geldin.

Tabii ki çok alakası var.

Kendimi nasıl affettirebilirim bilmiyorum.

Bilmediğin bir yerle iş yaparsan böyle olur zaten.

Ben iyiyim. sen merak etme.

Umarım diğerleri de iyidir. Bir sorun yoktur.

Birkaç kişi hastanelik oldu. Sağlık durumlarını takip ediyorum.

Ömer'e bir şans vermiştim.

Onu da eline yüzüne bulaştırdı.

Neyse. tekrar özür diliyorum. Telafi edeceğim.

İnan ki gerek yok. Olur böyle şeyler.

Benim işlerimde olmaz.

Ben seni gün içinde tekrar rahatsız edeceğim. Görüşürüz.

Görüşürüz.

Bir şey demeyeceğim. Bari olaylı geceyi anlat da bir...

-Merak ediyorum. -Ay Çimen. illa konuşturacaksın beni.

Başak. iyi misin?

Duygulandım.

Ben gideyim.

-Kontrolümüz var.

Yardım edeyim size ben.

Size de Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin.

Size de çok mutlu. çok uzun bir ömür versin.

Çok sağ olun.

Çok etkilendin.

İnsan hiç hazırlıklı olmadığı bir zamanda yapayalnız kalıyor.

O yüzden...

...yanımızdakilerin kıymetini bilmek gerekiyor.

Ben sizin kıymetinizi bir an bile unutmayacağım.

Fatih...

Efendim hayatım?

Bebeğimiz doğduğunda

ne olursa olsun ona çok iyi bakacaksın. değil mi?

O nasıl söz Başak?

Beraber bakacağız.

Beraber.

Hadi kalkalım.

Bir amcama uğrayacağım.

Çok etkilendim.

Tamam.

Yapma Başak. Hadi.

Ee. hak edildi.

Hayırlara vesile olsun inşallah.

Amin.

Bugünleri de gördüm ya. çok gururlanıyorum.

-Hayırlı olsun Asude Hanım. -Sağ ol Yusufçuğum.

Mükafatın ay sonunda hesabında olacak.

Primlerle beraber.

-Sağ olun. Ben işimin başına döneyim. -Kolay gelsin.

Oğlum. sen adamın arkasından ciğercinin kedisi gibi niye bakıyorsun ya?

-Aç mısın. açıkta mısın Abidin? -Abim. aşk olsun ya.

Ben ne vakit pula minnet eylemişem?

-Seni kıskanıyor. paylaşamıyor. -Yok ablam. vallahi ondan da değil.

Ee? Ona yok. buna yok oğlum.

Ulan bu adam olmasa biz bu şirketi alabilir miydik?

İşte tam da o yüzden gözlerimi dikiyorum buna.

Ya ben yediği kaba pisleyen adamı bağrıma basamam.

Abidin. iş hayatında duygusallığa yer yok.

Biz gene de temkinli olalım.

-Ya bugün başını satan yarın... -Aa!

Bırak şu ayrıntıları ya. Allah aşkına. Bırak.

Bırak da sen böyle abluşkamla beraber şöyle zaferimizin tadını çıkartalım.

Nasıl olabilir böyle bir şey ya?

Koskoca otel.

Bugüne kadar bir kere bile böyle bir şey olmadı.

Hilal. bu tip şeyler zaten bir kere olur ya.

Ben sana boş cümlelerle gelmedim herhalde.

Adam mutfak ekibini yeni değiştirmiş. denek olarak da bizi mi buldu?

Abiciğim. ben gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum.

Üf! Semih'e de ayrı üzüldüm zaten.

En özel geceleri berbat oldu.

Buna sebep olan herkes bunun bedelini ödeyecek.

-Ben o oteli kapattıracağım. -Abi. sen ne diyorsun?

Hilal. ne olması gerekiyordu mesela?

Birinin ölmesi mi lazım?

Allah korusun. hayır tabii ki de.

Ama yani. önce bir anlayalım. dinleyelim. Ömer sabah apar topar çıktı gitti evden.

Eminim ki herkesle ve her şeyle ilgileniyordur zaten.

Ben de eminim.

Sabah çıktı. gitti. öğlen saati oldu.

Beni arayıp özür dileme zahmetinde bulunmayan bir adama ben niye acıyayım?

Abiciğim. aramaz mı?

Arayacaktır tabii ki ama şu an telaşı vardır.

-Beni bile aramadı ki. -Bak. böyle adam işte.

Şu kadarcık etik değerden haberi yok.

Abiciğim. yalvarırım sana. lütfen bir şey yapma.

Bak. hiç kimseye de bir şey olmamış.

Ne olur. benim hatırım için.

Sen üç gündür tanıdığın adam için bana nasıl böyle yalvarıyorsun?

-Aşığım ona. görmüyor musun? -Ay. görüyorum.

Gözünün ne kadar köreldiğini de görüyorum.

Hayatımda ilk defa senden kendim için bir şey istiyorum.

Bu zamana kadar ne istedim senden?

Yıllardır çalışıyorum.

diyetisyenlik yapıyorum. spor hocalığı yapıyorum.

Senin hangi imkanından yararlanmak istedim?

-Hiçbir teklifini kabul etmedim. -Hilal. ne alakası var?

Ben "Gel. şirketin başında dur" dedim.

-"Yanımda ol" dedim. -Gelmedim işte. Kendi hayatımı seçtim.

Şimdi de Ömer'i seçiyorum.

Lütfen bu konu daha fazla uzamasın. kapansın abi.

Beni birazcık seviyorsan. lütfen.

Öyle işte. sonra Pınar'ı gördüm.

Hani bizim okulda öğretmendi. tanıyorsun sen de.

Ya ne şeker kadındı o da.

Evet. eşi Lider'in yanında çalışıyormuş bu arada.

-E. ne dedi? -Bayağı bir övdü Lider'i.

E. tamam da ne dedi?

-Ay Çimen. fenalık geldi içime ama.

Kahvenin yanına Lider Bey'in gönderdiği zengin çikolatalardan koydum.

Ne oluyor Sevilaycığım zengin çikolatası olunca?

Kıvılcım Hanım. tadın. bakın. anlarsınız.

İnsanın ağzında böyle altın gibi eriyor sanki.

Sanki değil Sevilay ablacığım.

Onların içinde hakiki altın tozu var zaten.

-Ya? -Hiç sevmem böyle şeyleri.

Vallahi ben severim anneciğim.

Ayrıca Lider Bey'in bu tavrından da epey hoşlandım.

Sana da çok yakıştırıyorum.

Neden Çimenciğim? Altın tozlu çikolata getirdi diye mi?

Yok.

İlgisini. alakasını. centilmenliğini sevdim ben adamın.

Bak. Ömer abinin otelinde bir sürü insan zehirlendi.

Bunlardan biri de sensin.

Ya bir kere arayıp hâlini hatırını sormadı.

Ayıp.

Onun telaşı vardır şimdi Çimenciğim.

Kıvılcım Hanım. pardon da Ömer Bey'in sizden daha önemli ne telaşı varmış?

Çimen çok haklı.

Yani. ben ikisini birbiriyle kıyaslamıyorum.

İkisi de birbirinden farklı insanlar.

Ayrıca benim Lider'le aramda öyle düşündüğünüz gibi bir durum yok.

Anneciğim. sen böyle duvar örmezsen düşündüğümüz gibi bir durum da olur.

Ayrıca hem niye sen kendini ilişkiye kapatıyorsun ki böyle?

Ay. getir. şu altın tozu neymiş. bir görelim bakalım.

Hm.

Oo.

Hakikaten de güzelmiş.

Ben geldim!

Buğra?

-Gitti herhalde.

Tamam.

Daha iyi.

Ben de yemekleri hazırlarım.

Evet.

Ama bir dinleneyim ya.

Azıcık.

Oh.

Bakalım beni özlemiş mi?

-Elif. -Ben aramasam arayacağın yok ha.

Ne oldu? Gittim. kurtuldun mu benden?

Kızım. yeni gelinin evi aranmaz.

-Ben de sen ara diye bekliyordum. -Ha.

Merak ettin yani beni.

Lanet olsun kör vicdanıma. Ettim tabii.

Ettim. Ne yaptınız? İyi misiniz?

Ne yapayım?

Kocamla harika bir kahvaltı ettik.

Böyle donattım sofrayı senin taktiklerin gibi.

Bayıldı.

Sonra kocamı işe yolladım.

Kendime bir kahve yaptım. Seni arayayım dedim.

Çok şükür. İyi yaptın.

Ay anne.

Buğra var ya. tam bir evlilik insanıymış. biliyor musun?

Sabah kalkmış. markete gitmiş.

Öyle şeyler almış ki ordu doyar.

İyi. maşallah. Ne güzel.

Eli poşet tutan erkek makbuldür zaten.

Yarın geleceğim zaten. Anlatırım daha detaylı.

Tamam. Kocandan izin al ama.

Şimdi yeni evlisin. Öyle hoppidik hoppidik olma.

Olmam. Merak etme.

Ee? Sizde ne var ne yok?

-Paracıklar suyunu çekti mi? -Ay. ağzından yel alsın.

-Felaket tellallığı yapma Elif.

Vallahi Abdullah Bey bir çalışma odasında. bir namaz odasında. vardır bir bildiği.

Ay anne. bir bildiği olsa batmazdık herhalde ya. Yazık.

Elif. canımı sıkma benim. Hadi kapat. Tamam. hadi.

Ay... İyi. tamam. Bir şey demedim.

Anne. bak. arada ara he.

Buğra "Arkasında ailesi var" desin.

İyi. tamam. Peki.

Ne yemek yapacaksın bakayım akşama?

Şöyle Kayseri mutfağı döktüreyim diyorum.

Mantı yapacağım.

Tamam. peki.

Hadi. başla. anca yaparsın sen. Sen benim gibi değilsin. Elin yavaş.

Anne. neyse. tamam. Hadi görüşürüz.

Hadi.

Of!

Zıkkım sote yapacağım akşama.

Adama çay demledik. havaya fırlattı. Artık yemek yapsak ne yapacak kim bilir.

Neyse.

Alışacak.

Hadi. kalk kızım Elif.

Halledeceksin bunu.

Tamam. sen işini hallet.

Halis.

-Fatih Bey. merhaba. Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Amcama baktım. Nerede? Odasında mı?

Fatih Bey. sizin olanlardan haberiniz yok mu?

-Hayırdır. ne oldu?

Dün gece otelde büyük bir düğün vardı.

Konuklar arasında yemekten zehirlenenler olmuş.

-Ömer Bey ziyaret için hastaneye geçti. -Ne?

Sen ne diyorsun?

Ya bizim otellerimizde böyle bir şey daha önce yaşanmadı.

-Nasıl olur? -Vallahi biz de şaşkınız Fatih Bey.

Nedenini büyük bir titizlikle araştırıyoruz efendim.

-Ben bir amcamın yanına uğrayayım. -Bir çay ikram etseydim.

-Yok. sağ ol. Size kolay gelsin. -Peki. sağ olun efendim.

Alo. amca?

Duydum. duydum. Hangi hastanedesin?

Tamam. geliyorum ben.

-Ne yapıyorsun yeni damat?

Ayşin. bak. hiç dalga geçme. Bütün sinirimi senden çıkarırım he.

Evden kaçtım. Çalışıyorum.

Sen evden kaçtın da ev seni kovalayacak belli ki.

Neyse. aman. bana çatmadan ben hemen kaçayım buradan.

Ayşinciğim.

N'aber?

İyiyim Elifçiğim. Senden n'aber?

İyiyim ben de.

Yalnız benim abim böyle şeylerden hiç hoşlanmaz.

Anlamadım. Nasıl şeylerden?

Şöyle...

Kardeşinin kocasının masasından kalkmayan kızı

bizim aile gelin diye almaz.

-Gelin diye almaz. -Ya...

Ha. tabii. sen öyle gülüp eğlenmek. gönül eğlendirmek istiyorsan oralar ayrı.

Ben sana ne ikram edeyim Elifçiğim?

Hiçbir şey.

Ben kocamı görmeye geldim.

Gör kocanı.

-Elif. -Kocam.

Sana ben çalışırken ve uyurken

beni rahatsız etmemen gerektiğini nasıl öğretebilirim?

-Ama ben seni özledim.

Merak ettim. görmek istedim.

Hı hı. Gördün işte. Çalışıyorum.

Kolay gelsin.

Ben de sana şahane yemekler hazırlıyorum.

Ama evde birkaç eksik varmış.

onları almaya çıktım da buralarda çarşı yok mu?

İnternetten sipariş et ne lazımsa.

Öyle olur mu ya?

Havlu alacağım. Benim dokunmam lazım. Her yer çek at peçetelerle dolu.

-Yani. onlarla uğraşamam ben. -Ya sabır ya.

Git. al o zaman ne lazımsa. Git.

Tamam.

Başka bir şey lazım mı?

Huzur.

Huzur istiyorum.

Onu alır mısın bana biraz?

Ben sana huzurun en güzeli vereceğim.

O iş bende.

Anne karnındaki huzura ereceksin benimle. Kocam. Canım.

Kocam.

Kocam.

Kocam!

Sus! Sus!

Pardon! Beyefendi. pardon.

-Bana mı dediniz? -Size dedim. Başka kime diyeceğim?

-Nereye böyle? -Yukarı.

Hı. oldu. Gelir misiniz şöyle?

Buyurun. geleyim.

-Satıcı giremiyor.

İyi madem. Hayırlı işler.

Beyefendi. satıcı giremiyor dedim. Burası bir holding.

Kızım. giremiyorsa giremiyor. Bana ne bundan?

Siz satıcı değil misiniz?

Çok şükür. şu güne kadar kimseyi satmadım.

Ay. çok pardon. Kim için gelmiştiniz?

Kızım. ben Asude Hanım'ın eşiyim.

Ay efendim. çok özür dilerim.

Ben böyle görünce... Ay. yani. yanlış anlamayın.

Kızım. çekil aradan. tezahür etsin Yaradan.

Allah Allah. Yine beni bulur böyle.

Asude Hanım da haklı yani. Böyle giyinmeye devam edersem olacağı bu.

Bak sen şuna ya.

Benimle olan bütün fotoğraflarını kaldırmış bu.

Ben de senin bir daha engelini açarsam benim adım Çimen değil.

-Abi. -Hı?

-Şuna bir bakar mısın? -Hangisine?

-Ya oğlum. şu madde...

[Çimen] Asil. konuşabilir miyiz? Bak ben kendimi çok kötü hissediyorum.

Şuna...

-Abim. -Hı?

Sen hayırdır?

Telefonu saklamalar. cevap vermemeler falan. ha?

-Neyi saklayacağım ya? Pis fikirli iblis.

Ne saklayabilirim senden?

Ya abi ya... Yeme beni. Var sende bir numaralar.

Ne numarası olacak oğlum? Sen ne diyorsun ya?

-Çimen'le yemekte bir şey mi oldu? -Ne olmuş olabilir? Ne oldu?

-Ne oldu ya?

Ne olmuş oğlum?

Vallahi bir şey olmuş ya. Sen benden neyi saklarsın?

Ya abi. anlatsana. haydi.

Allah senin belanı versin ya. Hemen de...

-Biz bununla yemeğe gittik ya. -Evet.

Emir'le bir kız da oradaydı.

Hayda.

Haydası yok. Daha dur. başlangıç bu.

Neyse. Çimen bunları görünce bir kıskandı anladığım kadarıyla.

He. o Emir de tabii sizi kıskandı beraber yemek...

Ya artık ne olduysa bilmiyorum Abidin. İşte Emir bunu kıskandı.

Bu da kalk-- Emir de kalkıp kızın elini melini tuttu.

Gülüşmeler mülüşmeler.

Çimen de bunu gördü. Bir anda bir baktım...

-Öptü beni. -Nece öptü ya?

Bağırma. Nece öptü.

Fransız'ın kıyısından döndü. Ben böyle kaldım karşısında.

-Ne yapabilirim? -Vay arkadaş.

Sen bu Çimen'e bak hele ya. Allah Allah.

-Sen ne yaptın? -Ne yapacağım Abidin?

Ne diyorum sana? Sen beni dinlemiyor musun ya?

Kaldım diyorum böyle ya.

Kaç gündür uyku girmiyor gözüme.

Yemin ederim. Kıvılcım benim kaç yıllık arkadaşım.

Ben bu kadının yüzüne nasıl bakacağım?

Olacak iş mi bu ya?

Böyle kaskatı kaldım zaten karşısında çocuk gibi.

Yani. haklısın abi tabii sonuçta.

-Da bu kız niye arıyor seni? -Ne bileyim niye arıyor?

Cevap bile vermek istemiyorum. Konuşmak istemiyorum.

Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Yemin ederim.

Tamam abi. tamam. Sen dertsiz başına dert alma.

Gel.

-Aa. Ulvi Hocam. -Hocam. buyurun.

-Selamünaleyküm. -Buyur. buyur hocam. buyur.

-Buyurun hocam. buyurun. Aleykümselam.

Nasılsınız çocuklar? Ya hanımı almaya uğramıştım.

Harıl harıl çalışıyor. Çıkası yok.

Ben de bir çay içmeye uğrayayım dedim size.

-E. iyi. tabii ki. Abidin... -Tabii.

Asil. oğlum. Abdullah Beyler ayrıldı mı şirketten?

Öyle olması gerekti diyelim ya hocam.

Peki şimdi zor duruma düşmeyecekler mi?

Bunlar iyi günleri hocam.

Asıl zor günler ileride.

Gelecek o zor günler daha.

Yazık. Allah yardımcıları olsun.

Bir şey diyemem şahsen.

Yani. kimse böyle bir şey olsun istemezdi ama...

Allah'a çok şükür ki kimseye bir şey olmadı.

Elimizden ne geliyorsa yapacağız. hiç merak etmeyin.

Amca.

Çok pardon.

Neler olmuş böyle ya? Herkes iyi mi?

Vallahi herkes iyi de Fatih. ben hiç iyi değilim.

-Ya böyle bir şey nasıl olabilir? -Bilmiyorum oğlum. bir bilsem.

Bir de düğün kimin. biliyor musun? Lider Alper diye kıl bir adamın düğünü.

-Ne? -Hilal'in abisi.

Nasıl ya?

Lider Alper mi?

Hilal'in abisi miymiş?

Sen nereden tanıyorsun ya?

Ya sen nasıl tanımazsın böyle adamı?

Adamı herkes tanıyor.

Adam kral gibi bir şey.

Ya büyük rezil olduk desene.

Düğüne kiminle geldi. biliyor musun?

Kiminle?

-Kıvılcım. -Ne?

Ya amca. tek tek gel. Ne diyorsun Allah aşkına ya?

Lider Alper. Hilal'in abisi ve Kıvılcım Hanım'la birlikte mi?

Birlikte falan değil be oğlum.

Öyle bir şey olup olmadığını bilmiyoruz. Komşusu sadece.

Ben buraya derdimi anlatmaya geldim. Sen nelerle uğraşıyormuşsun.

İşin bittiyse gidelim. oturalım.

-Konuşacaklarımız var. -Bir dakika.

Dediğim gibi. gereken neyse yapılacak.

Tekrar geçmiş olsun herkese.

-Hilal Hanımcığım. yemeğe kalır mıydınız? -Kalır tabii.

-Kalmam.

Çok oturdum zaten.

-Eve gitmem lazım. -Peki efendim.

Teşekkürler Songül.

Yani. adamdan bütün gün ses seda yok.

Sen eve gitmem lazım diye niye tutturuyorsun kızım?

Hıh. Bak. aradı.

Aman. aferin ona.

Canım.

Duydum bir tanem. Abimdeyim ben de. Sen nasılsın?

Öyle mi?

Hm. Tamam.

Akşam evde detaylı konuşuruz o zaman.

Sen de sıkma canını.

Çok geçmiş olsun. Görüşürüz canım.

Ee. neymiş?

Ee'si. yemeğe kalıyorum ben de.

Ömer yeğeniyle yiyecekmiş.

Yani. benim çalışanlarım hastanede perişan halde.

İnsanları zehirledi diye yeğeniyle kutlama mı yapacak bir de?

Abiciğim. bu telaşe içinde vardır bir bildiği illaki.

Ay tamam Hilal ya. Üf! Tamam. bir şey demiyorum. Tamam.

-Şikayetçi olmayacaksın. değil mi?

Şımarık.

Bu seferlik senin hatırın için.

Ama bu adamdan bir kere daha zarar görürsem

gözünün yaşına bakmam bunu bil.

Ya...

Canım abim benim.

Ay. teşekkür ederim. Bir tanem.

Gerçekten yani. Hilal. tamam kızım.

Vallahi ne diyeyim amca?

Böylesi de gelir bizi bulur diyorum. Başka da bir şey demiyorum.

-Allah beterinden saklasın. -Amin. Amin. inşallah.

Ben sana anlattım dertlerimi. nelerle uğraştığımı.

Sen söyle bakalım. Ne var. ne yok?

Başak'la kötü bir şey olmadı. değil mi?

Amca. senin gerçekten hiçbir şeyden haberin yok. değil mi?

Oğlum. nereden haberim olsun?

Anlattım işte nelerle uğraştığımı. nelerle boğuştuğumu.

-Nasıl haberim olacak?

Siz hiç babamla görüşmüyor musunuz?

Görüştük en son.

Üstünden bayağı vakit geçti.

Hayırdır. abime bir şey mi oldu?

Amca. bildiğin bütün dertleri unut.

Böyle bir şey ilk defa başımıza geliyor.

Battık.

-Nasıl yani? -Nasıl yanisi mi var amca?

Sen fırtınayı öngördün ve gittin.

Biz gemide kaldık ve battık.

Oğlum. ne batması ya?

-Neden bahsediyorsun sen? -Amca. her şey elimizden gitti.

Allah Allah.

Fatih. dur. Dur. bir sakin ol.

İllaki bir yolu vardır oğlum. Böyle kolay değil bu işler.

Dün bizi şirketten tabiri caizse kapının önüne koydular.

Darbe yedik. O Yusuf şerefsizi bizi satmış.

Asude ve Asil şirkete çöktü.

O hayatımızı adadığımız şirketimiz var ya.

bugün yüksek ihtimalle adı Grup Erdem Holding olmuştur.

Oğlum. ne anlatıyorsun sen ya?

Allah'ım ya Rabb'im.

Fatih. kaç kere abimle konuşmaya çalıştım.

-Abi dedim. yardım edeyim dedim.

Elimden ne geliyorsa yapayım dedim. Yok. Ya burnu düşse yerden almaz.

Hiçbir şey istemiyor. Kabul etmiyor adam.

Ya madem işler buraya kadar geldi.

Tek kelime bile etmedi ya. Aklı neredeydi abimin?

Yani. aklının yerinde olmadığı kesin.

Hiçbir yardımı kabul etmedi ki.

Bana hiçbir şey olmaz deyip durdu. Al. Sonuç ortada.

Ne diyeyim ya? Öyle şeyler söylüyorsun ki ya.

Resmen masaya bomba bıraktın ya. E. ne olacak peki şimdi?

Bilmiyorum amca. Bilmiyorum.

Karım hamile. Doğuma az kaldı ve ben işsizim.

Yani. ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.

Ya oğlum. sen de bunu dert etme ya.

Amcan var ya. Amcan. amcan var.

Oteller var. Gelirsin. bir tanesinde çalışırsın.

Gerçi otellerin de hali ortada ya.

Ya boş ver amca. Sen beni düşünme.

Ben bir yolunu bulurum da babamın kafasının yerinde olmadığını düşünüyorum.

Sen bir git. yarın bir konuş. Belki iyi gelir.

Gider konuşurum.

Başak'ı ben çok yalnız bıraktım amca.

Kız kendi kendine hamilelik yaşıyor.

-Kalkalım da ben yanına gideyim. -Tamam. hesabı isteyeyim de ben.

-Hesabı verir misin?

Zaten bir süre hesaplar sende kalacak. Haberin olsun.

-Ya oğlum. saçma sapan konuşma ya.

Amcan hayatta.

Ben hayatta olduğum sürece evelallah yanındayım.

Hiç canını sıkma.

Biliyorum amca. Eksik olma.

Afiyet olsun.

Bakar mısınız?

Buyurun.

Ben laktozsuz sütlü kahve istemiştim. Bu kahve normal sütlü.

-Kahveniz laktozsuz sütlü.

Sence ben ne içtiğimi bilmiyor olabilir miyim?

Uzatma. Hadi. değiştir artık şunu.

Beyefendi. hanımefendinin kahvesi laktozsuz sütle yapıldı.

Sen şimdi değiştirmiyor musun?

-Ben yardımcı olayım. -Hayır. o olacak.

Hanımefendi laktozsuz sütlü kahve istemişti.

Ben de yaptım.

Ama şimdi normal sütlü olduğunu iddia ediyor.

Tamam. ben hemen ilgileniyorum.

İzninize. Ayşin.

Ayşin.

Ne oluyor? Ne bu havalar?

Yanındakine hava atacağım diye geldi. bana iftira atıyor.

Bak. patronlar kameradan sürekli izliyor. Zaten sabıkalısın.

Bir olayın daha olursa kapıda bulacaksın kendini.

He de. geç müşteriye. Neye inatlaşıyorsun?

Git. git.

-Emir. ne işin var senin burada? -Sürpriz yapmak istedim.

-Yanlış bir zamanda mı geldim?

Yok.

Çalışanlar öyle biraz sinirim bozdu da.

He. İyi. tamam. Sen şimdi çalışanlarınla vedalaş.

Ben zaten seni kaçırmaya geldim. Yemeğe gidiyoruz.

-Şimdi mi? -Şimdi.

Canım. trafik var. İş çıkış trafiği. Şimdi çıksak anca gideriz zaten.

Tamam. sen önden arabaya git.

Benim çalışanlara tembih etmem gereken bazı şeyler oluyor da.

Tamam. Geç kalma ama. tamam?

Çiçekleri de al. Burada solmasınlar. Arabaya koyarsın.

Peki.

Benim hemen gitmem gerekiyor.

Mesain dolmadı.

Annem hastalandı. Çıkmam lazım.

Ayşin. yanlış yapıyorsun.

Bu işe seni sokana kadar öldüm.

Şu zengin züppesi yüzünden işinden olursan yarın o çocuk senin yüzüne bakmayacak.

Beş parasız ne yapacaksın?

Ben ne yaptığımı biliyorum.

Sen bana güven.

Hadi. beni iki saatçik idare edeceksin.

Bak. yarın ben de seni idare edeceğim.

-Peki. -Hıh. Süpersin ya.

Hadi. hadi. kolay gelsin.

Selamünaleyküm.

-Aleykümselam. -Aleykümselam.

Hayatım. nerede kaldın? Geciktin.

Şey ya. amcamla görüştüm.

Verdin mi müjdeli haberi amcana?

Ne müjdeli haberinden bahsediyorsun sen baba?

Ömer kötü haberi çoktan almıştır. Kuşlar uçurmuştur ona zaten.

Amcamın hiçbir şeyden haberi yoktu.

[Başak] Tuncay abimin bile piyasadan haberi vardı.

Ömer amcanın bilmemesi mümkün değil.

Sana öyle demek istememiştir belki.

Kızım. senin Tuncay abinin ne üstüne vazife bizim battığımız. çıktığımız?

Seninle bunları mı konuşuyor?

Biz... Hayır yani. genel konuşuyorduk. konu konuyu açınca...

İyi. kına yaksın.

Abdullah...

Ne?

-Baba. ne diyorsun? -Ya bizi niye araştırıyor?

Oturduğu yerden bizi niye araştırıyor?

Araştırmıyor. Biz öyle konuşurken bu konu... Yani...

Anlıyorum. sinirlisiniz de niye benden çıkarıyorsunuz Abdullah Bey?

-Tamam. tamam. Haydi. -Abdullah Bey. kız bir şey demedi.

E. bir de bir şey deseydi bari.

"Bir şey söylemedi." Ne söyleyecek ki?

Ben kimin ne söylediğini. ne sebeple söylediğini. hepsini biliyorum.

Böyle bir imalar. bir suçlamalar. bir şey.

E. suçlusun da ondan.

Bana bak.

Oğlum. hiç girme şimdi o konulara.

Girsin. girsin. bırak. Allah aşkına bir girsin.

Ne söyleyecek acaba? Çok merak ettim.

Böyledir işte. böyledir. Harç bitti. yapı paydos.

-Öyle mi Fatih Efendi?

Yazık be. yazık.

Fatih...

Baba. kimsenin sana bir şey dediği yok.

Bak. konuşmamız gereken yerde susuyoruz. Suyunu çıkarma.

Bana bak!

Hadsiz! O sesinin tonuna dikkat et.

Bana sesini yükseltme!

Sen karıma böyle konuşursan ben de böyle konuşurum.

Ay. ay. ay. Vallahi. vallahi tansiyonum fırladı bak.

Başak. iyi misin?

İyiyim. Tartışmayın. ne olur.

-Tamam. tamam. Bitti. -Ya yok tartışma falan zaten.

-Ben yıldım iyice. -Ne--

Yıldın mı? Yıldım...

Neye yıldın mısın? Sen bir söyle bakayım. Sen neye yıldın?

Neye yıldın sen ya?

Sen çocukluğundan beri yediğin önünde. yemediğin arkanda.

Ne oldu ya? Bir kere. bir kere tökezledik. Bir kere.

İşte olan bu. Ayıp be.

Başak. kalk. Gidiyoruz.

Nereye ya?

-Aa. -Nereye?

Başak. kalk.

-Başak. kalk. Gidiyoruz. -Aa. vallahi delirdiler.

Ya bırak. gitsin. Nereye gidecek? Senin havan kime be?

Kime bu pozlar? Nereye gideceksin sen?

Başak. hadi.

Oğlum. kız hamile. Nereye?

Uzağa Salkım Hanım. Bitti.

Benden bu kadar.

-Hadi. -Hadi. güle güle.

-Hadi. hadi. -Hadi. güle güle. Hadi.

Allah'ım. ben bir dakika daha bu evde kalmam.

-Fatih... -Hadi. hadi Başak. Hadi.

Yazık be.

Yazık. Yazıklar olsun. Yazık!

Abdullah Bey. çok üstüne gittin ama çocuğun.

Ya atasını. babasını bilecek Salkım Hanım.

Ona göre konuşacak. Gitsin. Gidecek yeri var sanki.

Sabah dönüp gelecek. yine elimi öpecek. Bu!

Münasebetsiz.

Fatih...

Tamam. haklısın ama yani...

Hayat ablaya söyleyelim. Cemre'yi hazırlasın.

Sen de üzerine giyecek birkaç bir şey al.

-Ha. sen ciddisin. -Çok.

-Ben bir dakika bile kalmam bu evde. -Fatih. nereye gideceğiz?

Amcamın oteline gideriz.

Sonra ben kalacak bir yer ayarlayacağım bize.

Bir sakin olur musun?

-Öyle otelde falan kalamam ben bu hâlde.

Bak. eğer kararında kesinsen. sonra pişman olmayacaksan

Tuncay abime gidelim o zaman.

-Yok Başak. Ben... -Lütfen. Fevri karar verme.

Yani. orası daha iyi bizim için.

Bak. ben senin arkandayım.

Her zaman kararlarının da arkasındayım.

Ama bizi de düşün.

-Rezil olacağım babana. -Saçmalama. ne rezili?

Babam bizi gördüğünde çok mutlu olur.

Arayayım mı?

Peki. tamam.

Gel.

Sakin.

Yani. şirketle ilişiğiniz tamamen kesildi.

Doğru mu anlıyorum?

Evet.

Yani. artık işsiz güçsüz bir adamla flört ediyorsun.

Ben sana benim kafemde iş veririm. Merak etme.

Her şey öyle bir anda üst üste geldi ki.

Önce annem balkondan düştü.

Sonra ailemizde büyük kayıplar verdik.

Bence--

Elif...

Durumu ortada zaten. biliyorsun sen de yani.

Dağıldık ya.

Yani. ipin ucu öyle bir kaçtı ki tutamadık ipi yani.

Kaydı. gitti.

Ayşin. var ya bazen ekran aniden kararsın.

Kapansın istiyorum.

Çok üzüldüm Emir.

Ama bak. ne kadar güçlü bir aileymişsiniz. Hemen ayağa kalkmışsınız.

Güçlü bir aileyiz de işte...

İdare etmeye çalışıyoruz diyelim.

Emir.

para gerçekten hiç önemli değil.

Bir olur. bir olmaz.

Önemli olan ailenin birbirine olan bağlılığı.

Yani. en azından ben böyle bakıyorum hayata.

Senin gibileri kaldı mı ya?

Dilerim kalmıştır.

İnsanların gözünü inanılmaz bir hırs bürümüş.

Sosyal medyada yaşadıkları hayatları gerçek sanıyorlar.

Kendi yaşadıkları evlerden mutsuz oluyorlar.

Çok yanlış.

Herkes sizin yaşadığınız gibi bir evde yaşayamaz ki.

Öyle tabii.

Ayşin. öyle bir zamanda hayatıma girdin ki.

Demek ki bir sebebi varmış.

Lütfen hiçbir şeyi kafana takma.

Her şey yoluna girecek.

Hı hı.

Oh. Maşallah.

Annemi aradım bugün.

Sana çok selam söyledi.

Yarın diyorum ki ben bir anneme gideyim.

Bir göreyim. Beni çok özlemiş.

Ay. bana çok düşkün. biliyor musun?

Yazık. Canım annem.

Sen de gelir misin? Birlikte gidelim.

Yok. Benim işlerim var. Çalışacağım ama sen git. uzun uzun otur.

Sakın acele etme. olur mu?

Hatta bir gece kalsana. madem annen çok özlemiş.

Hı. ne dersin?

Ne kadar iyisin.

Ama ben kocamı bırakıp hiçbir yerde kalamam.

Bütün bu yemekleri sen mi yaptın?

Ben yaptım tabii.

Kim yapacak başka?

Beğendin mi?

Yani. fena değil.

Bir süre dışarıdan sipariş etme masrafından kurtulurum işte.

Bir süre değil.

Bir ömür.

Hı.

Oh. bak. ben yaptım. Ellerimle sardım onu. Ye.

Güç kuvvet olsun kocama. Oh. yarasın. maşallah.

Tamam. Allah Allah. Çocuk muyum ben?

Oh. oh. Ye. ye.

Çok güzel. bak. Mantı da yaptım.

Biraz. biraz sessiz yiyebilir miyiz yemeğimizi?

Sessizce. Beş dakika. Olur mu?

Konuşmayalım.

-Heh. -Tamam.

Tuncay abimi aradım. Bizi bekliyor.

Asma artık suratını.

Asmıyorum.

Hayat Hanım da Cemre'yi hazırlıyor.

Başak. benim tek derdim seni bu hırgürün ortasından çıkarmak.

Belki de senin son zamanlarda bayılmalarının sebebi bu.

Ya ben katlanamıyorum artık. Seni düşünmek bile istemiyorum.

Benim yüzümden mi gidiyoruz yoksa?

Tabii ki hayır hayatım.

Yani. benim bu eve. babama. Salkım Hanım'a olan tahammülüm kalmadı artık.

Dayanamıyorum.

Hem Tuncay Bey'in yanında olmak sana da iyi gelir.

Orası kesin.

Fatih. bak. baban hiç iyi değil.

Bütün gün kendini odaya kapattı. çıkmadı adam.

-Yaşı da var. -Ya onun her zamanki taktikleri bunlar.

Bütün ilgiyi üzerine çekmek için ortadan kaybolur. sonra tekrar geri gelir.

Onu çok iyi biliyorum ben.

Sen daha iyi biliyorsun tabii babanı.

İyi. peki.

Hadi. Cemre'yi alalım. Bir de çocuklarla vedalaşalım.

-Hadi. gel. -Tamam.

Hayat Hanım.

Cemre. aşkım.

-Canlarım. -Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz bakalım?

Çay mı yaptın sen?

Cemre'yi hazırladım ama Abdullah ayrılmam diye ağlıyor.

Vallahi bunlar bırakmaz Cemre'yi.

Ben de bırakamam.

Hayat abla. biz senin hakkını nasıl öderiz?

Ama böylesi Başak için daha iyi olacak.

Apo.

Üzüldün mü oğlum sen?

Merak etme. sizi Cemre'den ayırmayacağım ben.

Senin burada kalıp Alev'e abilik yapman gerekiyor.

Hayat Hanım. yapmayın ama.

Üç çocuk zaten sizi zorluyordu. Şimdi biraz daha rahat edeceksiniz.

Öyle ama Cemre benim koynumda büyüdü. Onun yeri ayrı bende.

Abla. belki seni de alırız yanımıza.

Biz bir yerleşelim de.

Başak. çocuklar daha fazla etkilenmeden biz bir çıkalım.

Siz oyalayın. arkamızdan ağlamasınlar.

Cemreto'm. hadi gel.

Bak. sana ne göstereceğim ben.

-Aşkım. -Hadi. gel aşkım.

Aferin sana bir tanem. Hadi. gel.

-Oh. -Gidelim. Gel.

Bye bye.

Ay. siz hakikaten toparlandınız. gidiyorsunuz.

Böylesi herkes için daha iyi olacak Salkım Hanım.

Yok yani. böyle gecenin kör vakti nereye canım? Olmaz öyle iş.

Yani. ne yapalım. babama gidiyoruz.

Ha. iyi bari. tamam.

Salkım Hanım. çocuklar size emanet. Aman diyeyim.

Ben onlara gözüm gibi bakarım zaten de

Cemre'den uzak kalacağım. canım benim.

Gelip gideriz nasıl olsa.

Salkım Hanım. babamı hiç iyi görmüyorum.

Umarım bir an önce toparlar.

Artık birbirinize emanetsiniz.

Ay. böyle yaprak dökümü gibi. olmadı hiç.

İyi. neyse. hadi. bir gidin de geri dönersiniz.

-Selam söyleyin Tuncay Bey'e. -Gidelim hayatım.

Söyleriz.

Hadi Cemroş'um.

-Görüşürüz. -Canım. hadi.

Hadi selametle.

Ay!

Ay...

Vallahi valizini kapan gitti. kapan gitti. Emir de gelmedi daha.

Vallahi ben ecinnilere karışırım bu boşlukta.

Ne yapacağım böyle ben?

Tövbe ya Rabb'im. tövbe. Üf!

Gel hanım. gel.

Abdullah Bey...

Gittiler.

Uğurlar olsun.

Baba oğul arasında öyle küslük olmaz.

Çocuğu da aldılar. Tuncay Bey'e gittiler.

Başka nereye gidecekler? Para orada.

-İstersen... -Sakın girme oraya. hiç girme.

Bana hürmet etmeyen. saygı göstermeyen evlat istemiyorum ben.

Güle güle gitsin.

-Bir şey ister misin? -Yok. sağ ol.

Anlayacağın abim şikayetçi olmayacak.

Ama senin kesinlikle mutfak ekibine bir yaptırım uygulaman gerek.

Senden rica ediyorum. İlişkimize işi karıştırmayalım.

Ben nerede ne yapmam gerektiğini gayet iyi biliyorum.

Ömer. sen dün nasıl bir facianın eşiğinden dönüldüğünün farkında mısın canım?

-Gayet de farkındayım.

Bunun için de ne yapılması gerekiyorsa yapacağım. onu söylüyorum.

Ha. abin beni dava mı etmek istiyor? Etsin.

Bir sorun yok. edebilir yani.

Hayır. bir arayabilirdin mesela.

Geçmiş olsun diyebilirdin.

-Kimi? -Abimi.

Bak. şurada bir kumanda var. İstiyorsan vereyim onu eline.

Ne yapman gerekiyorsa. beni nasıl yönlendirmen gerekiyorsa öyle yap.

Ne oluyoruz ya?

Ya benim bu söylediğim şeyde anormal ne var?

Düğün sahibi abim olmasaydı da başka birisi olsaydı aramayacak mıydın?

-Ha?

Arayacaktın tabii.

Abime neden bu sinirin?

Kıvılcım yüzünden mi?

Heh. Ben de Kıvılcım konusu nerede kaldı diyordum.

-Onu aradın mı geçmiş olsun demek için? -Aramadım. Oldu mu?

Yarın Kemal'i almaya gittiğinde söylersin zaten.

Hilal. bak. zor bir gün geçirdim. Lütfen üstüme gelme.

Bak. kendi derdim yetmiyormuş gibi bir de başkalarının derdiyle uğraşıyorum.

Abimin iflas haberini aldım.

Bu seni ne kadar ilgilendiriyor. bilmiyorum

ama zor zamanlar geçiriyorum.

Lütfen biraz sakin ol.

Ben bir tek burada mutluyum

ama seninle de sürekli kavga etmeye başladık.

Yapma ne olur.

Abinin durumunu bilmiyordum.

Üzüldüm.

Fatih'le de o yüzden mi buluştunuz?

Evet. o haber verdi.

-Yarın da abimlere gideceğim. -Git tabii.

-İstersen ben de gelirim seninle. -Yok. senin gelmene gerek yok.

Ben Kemal'i alıp sana bırakacağım. Birkaç saatliğine bakabilir misin?

Aşk olsun. tabii ki bakarım. Şimdiye kadar kim bakıyordu Ömer?

En kısa zamanda da şu bakıcı işini halletmem lazım.

Ha. öyle olduk yani.

Ya yok. hepimizin rahatı için söylüyorum.

İhtiyacımız var öyle birine.

İyi. peki.

-Selam.

Aa. selam. Hoş geldin. gel.

-Davetsiz misafir kabul ediyor musunuz? -Gel. gel lütfen.

Gel. geç.

İyi görünüyorsun.

İyiyim. geçti gitti.

Otursana.

Ya senin bahçede olduğunu görünce bir uğrayıp merhaba demek istedim.

İyi yaptın.

Ben de seninle ilgili mail'lere bakıyordum bu arada.

Ne mail'i?

Yani. programla ilgili o kadar çok mail geldi.

o kadar çok tekrar seni istiyorlar ki.

Elçiye zeval olmaz.

Bugün yarın sana teklif edecektim. şimdi geldin. şimdi ediyorum.

Aa. ya şaşırdım doğrusu.

Peki öyle oluyor mu arka arkaya program çekmek?

Yani. hiç olmadı bugüne kadar ama neden olmasın?

İstersen yarın çekeriz. konuyu da sen belirlersin.

Yani. enteresan oldu tabii benim için. Başka...

Şey. hem sana borcum var zaten. onu ödemiş olurum.

Sen saati yazarsın bana.

Tamam. olur. Anlaştık.

Bu arada gerçekten iyi olduğuna çok sevindim.

Ben kendimi çünkü çok suçlu ve kötü hissediyorum.

Ömer bu konu hakkında nasıl bir sebep söyledi. merak ettim.

Bana mı soruyorsun?

Geçmiş olsun diye aramadı mı seni?

Yok. hayır.

Oo. enteresan.

Ben artık şaşırmıyorum ve çok da umursamıyorum açıkçası.

Yani. o gün olanlara çok üzüldüm gerçekten.

Ama yani.

bu durumun Ömer'in kontrolünün dışında bir şeyden kaynaklandığından eminim.

Anladım.

Hâlâ onu savunuyorsun yani.

Yani. doğruyla yanlışı ayırabilecek kadar duygularımdan sıyrıldım diyelim.

Bunu duyduğuma sevindim.

Aa. Merhaba. hoş geldiniz.

-Kızım. Çimen. -Merhaba.

Yan komşumuz. Lider Bey.

-Çok memnun oldum. -Ben de öyle.

Annem sizden epey bahsetti zaten.

Epey?

-Ders çalışmıyor musun Çimenciğim sen? -Evet. çalışıyordum.

Ara verdim. öyle hava almaya çıktım.

Ben daha fazla rahatsız etmeyeyim sizi.

Çok sevindim.

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

Hoşça kalın. Görüşmek üzere.

Çimen....

-Ay. anne! -Çimen. sus! Adam daha köşeyi dönmedi.

Tamam. sustum.

Ama ben sussam da adam susmuyor ki. Adam bağırıyor anne.

Ya gerçekten imdat diye ben bağıracağım artık.

Yeter. lütfen. Git dersinin başına. hadi.

Tamam.

Çimen. lütfen.

-Tamam ya. -Of ya. vallahi. aa!

Annen buralarda mı yaşıyor?

Evet. kopamadı eski mahallesinden. Komşuları falan da hep burada.

-Ben de bir şey diyemiyorum. -Ne diyeceksin canım?

Sen benim annemle tanıştın.

-Ben senin annenle ne zaman tanışırım?

En kısa zamanda.

O bir iyileşsin. toparlasın. tanışırsınız hemen.

Tamam. peki.

Benden bahsederken niyetimin ciddi olduğunda söylersin.

Hı hı.

Yani. "Fakir ama gururlu bir genç adam var anneciğim.

Niyeti de bayağı bir ciddiymiş" dersin.

Vallahi bu fakir şakası biraz fazla uzadı. Bak. senin üzerine yapışacak ha.

Sen çok zeki. eğitimli. donanımlı bir adamsın.

Bütün şirketler seni havada kapacaktır.

Öyle diyorlar da bakalım.

Şirketin iflas haberi ortaya çıktı ama henüz bir teklif yok.

Göreceğiz bakalım.

Bak. şu apartman var ya. onun önünde durabilirsin.

Durdum.

Ben sana güveniyorum.

Lütfen böyle şeyleri kafana takma.

İyi ki varsın.

Sen de.

Görüşürüz.

-Cemre uyudu efendim. -Sağ ol Selma.

Odada yanında kalır mısın? İlk günler yerini yadırgayacaktır o.

Tabii efendim.

Çocuklar. sebebi her ne olursa olsun buraya gelmenize çok sevindim.

Hiç yalan söyleyemeyeceğim.

Kızım gözümün önünde olacak.

torunum bahçede koşturacak. daha ne isterim?

Tuncay Bey. bu etraflıca konuşup alınmış bir karar değil.

O yüzden çat kapı geldik. kusura bakmayın.

Ben hızlıca bizim için bir çözüm bulacağım.

Aşk olsun Fatih. Burası benim değil. sizin eviniz.

Varlığınızdan anca mutlu olurum.

Eksik olmayın.

Babam haklı.

Burası senin de evin.

Kendi evindeymişsin gibi rahat etmeni istiyorum.

O evde yeterince hırpalandın.

Başak. sen bu olaylardan dolayı mı böyle solgun görünüyorsun?

Solgun mu?

Yani. o kadar da vitamin takviyesi alıyor ama...

Ne vitamini?

Yok. Yani. vitamin işte. Sizin anlayacağınız şeyler değil bunlar.

Yok bir şeyim ama.

Makyaj yapmadım. ondan dolayı belki size öyle gelmiştir.

Ben burada şimdi seni bir bakıma alacağım. Makyaja falan ihtiyacın kalmayacak.

Hıh.

Hayatım. sen dinlenmek ister misin?

Eğer size ayıp olmazsa vallahi gerçekten dinlenmek isterim.

Olmaz.

Rahatına bak.

Benim zaten damadımla konuşmak istediğim şeyler var.

Peki. Ben sizi o zaman yalnız bırakıyorum.

-İyi geceler hayatım. -İyi geceler.

İyi geceler güzel kızım.

Evine yeniden hoş geldin.

Babacığım...

Hadi. bıraktım sizi.

Bahçede birer kadeh içelim mi?

Sağ olun. ben almayayım ama size eşlik ederim.

-Ben de bir hava almış olurum. -Gel o zaman.

-Of.

Diller pabuç.

Yine pabuç gibi diller.

Neye güveniyorsun sen? O indiğin lüks arabaya mı güveniyorsun. he?

-Yeni av mı buldun kendine? -Sen camın önünden beni mi dikizliyorsun?

Bana bak kızım.

Kızım. bak. yine böyle lüks lüks arabalara binmeler.

başka başka evlerin önünde inmeler.

Kızım. biz daha önce senin yalanlarınla dünya aleme rezil olmadık mı. he?

Daha öncekiler senin yalanların ortaya çıkınca neler yaptılar. hatırladın mı?

Ya sen biraz bir... Bir doğru bir insan olsan ya. he?

Yalandan uzak dursan.

Bir böyle bir olduğun gibi görünsen. göründüğün gibi olsan.

O zaman belki de bu halinle de yani biri seni sevebilir.

He. sevebilir beni. Babam seni çok sevmiş zaten. belli.

Terbiyesiz.

Yıllardır aynı çamurun içinde debelenip duruyoruz.

Hiçbir şeyin değiştiği yok.

Ben hem kendime hem sana bakıyorum.

Kolay mı sanıyorsun sen?

Ne istedim ben senden bugüne kadar? Ben senden bugüne kadar ne istedim?

Hanlar. saraylar. yatlar. katlar. apartmanlar mı istedim?

Ne istedim? Sen benim çocuğumsun. Güvende ol istedim.

Sıcak. mutlu. güvenli bir yuvan olsun. Güzel bir evlilik yap istedim.

-Bir anne çocuğu için daha ne ister? -Ne bileyim?

Bir anne çocuğu için daha ne ister?

Ama ben ne istediğimi biliyorum.

Ben hanlar. hamamlar. saraylar. yatlar. katlar. hepsini istiyorum.

Ve o kapının anahtarını buldum.

Emir.

Çocuk bugün avucuma düştü.

Allah'ım. sen bana sabır ver.

Ne oldu ki bugün?

İflas etmişler.

Yani. resmen işsiz.

Ayşin. sana bir şey diyeyim mi?

Bence biz seni çok yakın zamanda tımarhaneye falan kapatacağız.

Senin kafan iyice gitti.

Bak. ne diyorsun? Hanlar istiyorsun. yatlar istiyorsun.

Sonra da diyorsun ki "Çocuk işsiz."

İşsiz çocuk sana bunları nasıl alsın?

Ay. beynin o kadar sığ ki...

Ya bu adamların iflasıyla senin benim parasızlığımız bir mi ya?

Bu adamlar sıfırı bile tüketse bizim eve gelip adımını bile atmaz.

Bırak adım atmayı. önünden geçmez.

Tabii. ben çocuğa benim senin paranla işim yok çektikçe

bu da bana aşkla bağlanacak.

Zaten onların iflası benim için servet.

Eşi dostu da var. İki güne toparlarlar. ne olacak?

Ama bu kötü sürecinde onun yanında en büyük destekçisi olan...

...ben olacağım.

Kapiş?

Hi!

Kalk deccal. büyüğün geldi.

Kızım. sen şeytana pabucunu ters giydirirsin.

Ha şunu bileydin.

Bak. ben babanın yardım almayı kabul etmemesini bir nebze anlarım.

Ama senin benden yardım istememeni anlayamıyorum.

Yani. doğruyu konuşmak gerekirse Tuncay Bey.

gururuma yediremedim.

Karım hamile. o benim canım.

Sizin bana emanetiniz.

O yüzden de sizi endişelendirmek istemedim.

Ve son âna kadar da toparlayacağımıza inandım.

İşin garip tarafı ne. biliyor musunuz?

Babam resmen şirketin batmasını bekledi

ve bunu neden böyle yaptığına dair hiçbir fikrim yok.

Acıdan. ne yapacağını şaşırdı.

Böyle bir adama ne diyebilirsin ki?

Ya... Ya ben aylarca yasevinin savaşçısı oldum.

Benim karımı ve çocuklarımı düşünmem gerekiyor artık.

O yüzden bu gece bardağım taştı ve biz buraya geldik.

Yarından itibaren de işle ilgili elimden gelen her şeyi yapacağım.

Yani. bir şekilde düzeleceğine inanıyorum.

İşin hazır dememe gerek yok herhalde.

Nasıl yani?

Nasılı var mı oğlum?

Sen benim canımın eşi. torunumun babasısın.

İş arayacak hâlin yok.

Benim de senin kadar dürüst ve çalışkan birini kaçıracak hâlim yok.

Yarın gel. başla.

Siz ciddi misiniz?

Şakacı bir tip olmadığım malum.

Tuncay Bey. ben bunu kabul edemem.

Neden?

Yani. bana acımanız beni üzer.

Fatih. ben bir iş adamıyım.

Oğlum dahi olsa

işime yaramayan hiç kimseyi kapıdan içeri sokmam.

Sizin şirketteki yönetim hataları senin rüştünü ispat etmene engel olduysa

bu senin değil.

oradakilerin kabahati.

Lütfen beni kırma.

Ben çok teşekkür ederim size.

Söz.

-Sizi asla utandırmayacağım. -Ondan eminim zaten.

Kızımla mutlu olun.

Evladınızı huzurla büyütün.

Başka bir şey istemem.

Aferin.

Oh. atmadan öyle.

Burada mıydın? Bütün odalara baktım neredesin diye.

Namazdan sonra bir çocuklara bakayım dedim.

-Hayat nerede? -Ben gelince izin istedi.

Herhalde mama hazırlayacak.

Bizimle bir onlar kaldı evde.

Hepsi yetim.

Ben buncağızlara nasıl yeteceğim Salkım Hanım?

O ne demek öyle?

Rızkı veren Allah. Her zaman yağlı ballı olmuyor.

Her kulun da talihi kendine.

-Ben sizi rahatsız etmeyeyim. -Gel Hayat Hanım. gel. Gel.

Hayat Hanım. duymuşsundur.

Durumumuz malum.

Belki önümüzdeki günlerde maaşları ödemekte bile sıkıntı çekebiliriz.

kim bilir.

Onun için eğer istersen başka bir iş bakabilirsin yani.

Abdullah Bey. paylaşacak bir ekmeğimiz olduğu güne kadar ben çocukları bırakmam.

Allah senden razı olsun Hayat.

Sizden de.

Satılmışın biri yüzünden bize çelme takıldı

ama senin gibi kadim dostlarımız sayesinde ayakta kalacağız inşallah.

Evelallah.

-Hadi. hayırlı geceler. -Hadi. hayırlı geceler.

Size de.

-Kolay gelsin. -Sağ olun.

Kuzular.

-Ne oluyor?

Ne oluyor ya?

Anne. ne yapıyorsun ya?

Gününü aydınlatıyorum oğlum. gününü aydınlatıyorum.

-Sen ne yapıyorsun? -Uyuyorum anneciğim. görmüyor musun?

Uyumanın zamanı mı şimdi?

Allah Allah. sen yine tersinden mi kalktın? Ne oldu ya?

Asıl sen anlatacaksın ne olduğunu.

Bana bak. yandık. bittik. Fatihler bile evi terk etti.

Benim paşa oğlum gönül eğlendirmelerde.

Ne? Fatihler evi mi terk etti?

Ne sandın?

Of!

Gittiler tabii. Zoru gören kaçıyor.

Tuncay Bey'in sarayına gittiler tabii. Bahaneleri de hazır. Başak'ın hamileliği.

Bakalım biz ne yapacağız?

Şimdi birkaç güne Fatih orada işe de başlar.

Başlayacak zaten.

Ne olacaktı ya?

Abdullah Bey hiç iyi değil bak.

Hiç iyi değil. Çalışmak istemiyor. Ben işliyorum onu böyle ara ara.

Söylüyorum. ediyorum ama cık. bana mısın demiyor.

Böyle... Tövbe ya Rabb'im. tövbe. Böyle. şey. ruhu çekilmiş gibi adamın artık.

-Yok ya. -Ya bir kurtuluşumuz sen varsın.

-Ben mi? -Hı.

Anneciğim. sence bana çok fazla biz anlam yüklemiyor muyuz ya ailecek?

Ya ben. ben... Ben battım ki bir kere.

Yani. Allah Allah.

Anneciğim. Abdullah Ünal'ı silen piyasa beni var ya. mahveder beni ya.

Bak. üç kuruş para vardı zaten. gittik. Elif'i evlendirmek için Buğra'ya verdik.

Ben o parayı kurtarayım. yeter.

Kız vallahi bizi mahvetmeye ant içmiş gibi.

Evet.

Buğra da ciddiye aldı evliliği herhalde.

Elif aradı. pek bir şen şakrak konuşuyor.

Gelecek bugün.

İyi. ne güzel işte. bir süre en azından onu düşünmeyiz.

-Evet. -Hadi. ben yatayım.

Hadi. kalk.

-Kalk bakalım. boş duranı Allah sevmez. -Anne ama...

-Oğlum. kalk bak. -Ya tamam. tamam.

Bütün gece şeytan tükürmüş yüzüne. kalk. yüzünü yıka.

-Kalk! -Tamam. kalktım. tamam ya.

-Hadi. -Uyku mu bıraktın zaten?

-Kalk. -Kalktım anneciğim.

-Gel. yüzünü yıka. hadi. koş. -Günaydın anne.

Çimenciğim.

Canım benim. sana kahvaltı ne hazırlayayım?

Kıvılcım Hanım'ın çekimi vardı. çıktı.

Yok. ben bugün geç ederim.

Matcha içiyorum ya. tok tutuyor.

İyi. tamam. sen bilirsin. Sen istediğin zaman bana haber ver.

Ama kendini de aç bırakma. Bak. ders çalışıyorsun.

-Vallahi kafan çalışmaz. -Tamam.

Yok. Yok yani. bu Asil bana asla cevap vermeyecek.

Hazır annem de dışarı çıkmışken ben bir şirkete mi uğrasam acaba ya?

Kıvılcım Hanım. hazırlıklar tamam.

Konuğumuz da birazdan gelmek üzeredir.

Yanlış anlamazsanız size bir şey soracağım.

Sor canım.

Siz aynı konuğu iki kez üst üste almazdınız.

-Hem de bu kadar yakın arayla.

Buna ben karar vermedim. Seyirci karar verdi.

Gelen mail'leri. yoğun talepleri görmüşsündür.

Ben de bunları Lider Bey'e ulaştırdım. Kendisi de bizi kırmadı.

Merhaba.

Hah.

Ya kusura bakmayın.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Biz de tam senden bahsediyorduk. -Ha. öyle mi?

-İyi mi? Kötü mü? -Yok canım. niye kötü olsun?

Asıl sana teşekkür borçluyuz.

-Rica ederim. Ne demek. -Lider Bey. yayında ne içerdiniz?

Kahve uygunsa...

Tamam. hemen gönderiyorum. Arkadaşlar sizi hazırlığa alsınlar.

Teşekkür ederim.

-Geçelim istersen. mikrofon taksınlar. -Tamam.

Vallahi iyi ki geldiniz. Evin bütün havası değişti.

Cemre eve neşe getirdi.

Başak. sen adamakıllı bir şey yememişsin.

Fatih bitti. sen başladın Tuncay abi.

Yiyorum ben. merak etmeyin.

Tabii ki seni merak edeceğiz. Senden başka düşünecek bir şeyimiz mi var?

Tamam. bu ilginiz hoşuma gidiyor ama biraz abartıyorsunuz.

Bunalmaya başladım.

Ben bebeğime de kendime de gayet iyi bakıyorum.

Tamam. sana güveniyoruz.

Ee Fatih. müjdeyi verdin mi?

Ne müjdesi?

Dün odaya çıktığımda uyuyordu.

Sabah da benden önce inmiş. veremedim.

Ne oluyor ya? Çatlatmasanıza.

Fatih bugün benimle şirkete geliyor

ve artık bizimle çalışıyor.

Şaka.

-Gerçekten mi? -Gerçekten.

Tuncay Bey sağ olsun. böyle bir teklifte bulundu.

Ben de seve seve kabul ettim.

Baba...

Sevgilim benim.

Çok mutlu oldum.

İçim çok rahatladı.

Böylesi hepimiz için daha iyi olacak.

Ben de öyle düşünüyorum.

Sizi utandırmayacağım. merak etmeyin.

Biliyorum.

İşte şimdi keyfim yerine geldi. İştahım da açıldı. Yiyebilirim. Oh.

Abdullah Bey.

böyle oturmamızla bu işler olmayacak.

Bizim bir şeyler yapmamız lazım.

Yap oğlum. Yapma diyen mi var?

-Yap. -Yani. aslında şunu demeye çalışıyorum.

Nihai durumumuzla alakalı bilgi sahibi olsam

çeşitli çözüm önerileriyle geleceğim ama...

Aynen. Şey. çözüm önerileriyle gelir benim aslan oğlum.

Maşallah. sübhanallah. Şimdi Abdullah Bey. bizim durumumuz nedir?

Durumumuz

yok.

Yok.

Yok. Durumumuz yok.

Bunun nesini anlamıyorsunuz anlamadım ki.

Evladım. sen de benden bir şey bekleme artık.

Git. iş başvuruları yap.

Senin gibi adama muhakkak bir yer bulunur.

Ah. benimki geldi herhalde.

Ben geldim!

-Hıh.

Anneciğim.

Hoş geldin.

-Öpeyim. -Tamam.

Tamam.

Sağ ol kızım.

Gel abiciğim. hoş geldin. Gel. Hadi geç.

Ay. bir günde özlemişim vallahi sizi.

-Buğra niye gelmedi? -Ay abi. çok çalışıyor.

Kafasını bilgisayardan kaldıramıyor. inan.

Aman. aman. iyi bari. İşleyen demir pas tutmazmış. Çalışsın.

Neyse.

Siz güzel güzel sohbet edin.

Ben de çalışma odasına ineyim.

Ben geldim diye mi gidiyorsun Abdullah baba?

Olur mu öyle şey kızım? Ne demek?

İşlerim var.

Annenle. abinle konuşacağın şeyler vardır. Bana müsaade.

İyi çalışmalar.

Ah. ah.

Yazık.

-Ay. vallahi çökmüş adam.

Hiç iyi görmüyorum ben Abdullah babayı. hiç.

E. tabii. alışık değil fakirliğe.

-Elif.

Ne fakirliği yahu? Aa. Her şeyimiz var Allah'a bin şükür.

Bugün var. Yarın?

Yarın ne olacak?

-Allah kerim. -Felaket tellalı mısın sen?

Doğruları söylüyorum anneciğim. Senin kızınım sonuçta.

Sen olsan sen de söylerdin. Söylemez miydin?

-Söylemez olsaydım. -Yahu tamam. bir tartışmayın ya.

Bırak şimdi bizi Elifçiğim.

Nasıl gidiyor evlilik? Evine alıştın mı?

Aranız nasıl? Buğra sana iyi davranıyor mu?

Kendinden bahset biraz ya.

Ay abiciğim.

evlilik peri masalı gibi bir şeymiş. biliyor musun?

Kocam elimi sıcak sudan soğuk suya koymuyor.

Ağzımın içine bakıyor benim.

Maşallah.

Ya. yakında torun haberi bile verebilirim size.

Ağzına senin şimdi... Ne biçim laf öyle o?

Edep yahu. edep. abinin yanında.

Ne var ya?

Kocam değil mi? Ne? Ayıp mı?

Bize ne sizin şeyden? Allah Allah ya.

Oldu. Ulu orta konuşalım o zaman.

Neyse. tamam. Neyse.

Ben zaten seni görmek için beklemiştim. Şimdi çıkıyorum.

Biraz işlerim var.

Haberleşiriz sonra zaten.

Nereye oğlum sen?

Anne. ben bir eski dostları göreyim.

Bir iş güç kovalayayım bakayım. Ne yapabiliyoruz?

Hadi bakalım. Rast gelsin o vakit.

Amin. Hadi görüşürüz.

Görüşürüz abiciğim.

-Ee. boz-- -Sus! Sus sen. sus.

Dilin ağzının içinde kalsın.

Çay... Ya çay isteyecektim.

Senin çok belgesel izlediğini ve sevdiğini biliyoruz.

En sevdiğin belgesel hangisiydi? Bize bir örnek verir misin?

Ben en çok ağaçlarla ilgili belgeselleri seviyorum.

Ya şimdi bir ormana baktığında ne görüyorsun?

Sessizlik ama toprağın altında hiç susmayan bir hayat var.

-Ağaçların kökleri birbirlerine

mantar iplikleriyle bağlı kocaman bir ağ oluşturuyorlar.

Buna da bilim insanları mikoriza ağı diyorlarmış.

Yani. ağaçlar bayağı birbirleriyle iletişim kuruyorlar.

Evet. Tabii ki insanlar gibi değil ama birbirlerinden mutlaka haberdarlar.

Mesela bir ağacın ihtiyacı olduğunda

gene bu ağ sayesinde su ve bazı besin maddeleri iletiliyor

ya da başka bir ağaç kuraklığa uğradığında

ya da böcek saldırılarına uğradıklarında da

başka ağaçlar bundan zarar görmesinler ve savunma oluşturabilsinler diye

kimyasal sinyaller gönderebiliyorlar.

Tıpkı bir aile gibi yani.

Tıpkı bir aile gibi.

Yani. belki aile olmanın en eski kavramı buradan türemiş diyebiliriz.

Düşünsene. yüzlerce yıldır aynı yerdesin.

Böyle karşında. çevrende birtakım ağaçlar doğuyorlar. büyüyorlar.

Sonra devriliyorlar. Sen hâlâ oradasın.

Başka bir yere gidemiyorsun ama hiç kimseyle de bağlantın kesilmiyor.

İşin ilginç tarafı belgeselin sonunda devrilmek üzere olan bir yaşlı ağaç vardı.

Dalları kurumuş. gövdesi çürümeye başlamış.

Toprağın altında hâlâ bu mantarlar sayesinde. kökleri sayesinde

diğer ağaçlarla ve hayatla bir iletişim halindeydi.

Yani. ağaç için ölüm birdenbire yok olmak değil.

başkalarının hayatları için de

yoluna devam edebiliyor olmakla ilgili galiba.

Ne güzel anlattın.

Yani. asıl güzel olan sanıyorum benim anlatımım değil.

Doğanın aslında milyonlarca yıldır bunu yapıyor olması.

Bizim belki de göremiyor olmamız.

Biz güçlü olmayı tek başımıza ayakta olmak zannediyoruz

ama ağaçlar başka bir şey söylüyor.

Asıl güç kök salarken başkalarının köklerine de dokunabilmek

ve bunun farkında olabilmek.

Galiba asıl önemli olan şey bu.

Aa. Çimen. hoş geldin.

Hoş bulduk.

Ne işin var burada?

Vallahi bu taraflardaydım. öyle geçerken bir uğrayıp sizi de göreyim istedim.

Çok iyi yapmışsın ama ben de çıkmak üzereydim.

Eşim aşağıda bekliyor.

Bir dostumuza ziyarete gideceğiz.

Bak. şimdi üzüldüm.

Olsun. ben yine uğrarım.

Öyle bir Asil'i görüp kaçacağım zaten.

Uğra tabii.

Ne oldu senin okul işi?

Vallahi deli gibi çalışıp hazırlanıyorum.

Yani. bir an evvel bir yere girersem çok iyi olacak.

Hm.

Gel. burada staja başla.

Turizm okuyorsun. Sana da tecrübe olur.

Olmaz.

Neden? Niye olmaz?

Tecrübe olmaz.

Şey anlamında. çalışması lazım ya ablacığım sınava.

Burası olmaz.

Abla. burası olmaz.

Ne olacak Asil?

Boş boş gezeceğine gelsin. çalışsın.

Bence çok iyi bir fikir ya. Annem de duyunca çok sevinir.

Kesinlikle.

Sen Asil'e bakma. Yarın gel. başla.

Hadi. ben kaçtım.

Hoşça kalın.

-Allah aşkına ne yapmaya çalışıyorsun sen?

Ne yapmaya mı çalışıyorum?

Ya seninle konuşmaya çalıştım.

Aradım. açmadın. E. dönmedin de.

Seninle konuşmak istemiyorum.

Rica etsem buna saygı duyabilir misin acaba?

Anlıyorum. Çok... Ben seni çok iyi anlıyorum.

Ama bir hata yaptım ya. Pişmanım zaten.

Böyle bana takıntılı sosyopat aşığınmışım gibi davranmana gerek yok ki.

-Özür dilemek istiyorum.

Tamam. diledin. Özür diledin. Bitti. tamam.

-He. Bir sorun yok yani? -Yok. tamam. bitti.

Yani. benim salaklığım arkadaşlığımıza zarar vermedi.

Hayır. hayır. hayır. Hayır. Bitti. tamam. Okay. tamam.

-Oh. -Tamam.

Tamam. süper o zaman.

Hadi git.

-Görüşürüz. -Görüşürüz.

Hadi. tamam. Tamam. hadi.

Yarın.

-Yarın derken? -İşte staja başlıyorum ya burada.

Çimen! Çimen. bak. bu... Bak. bu kötü bile değil.

Bak. bu berbat bir fikir.

Bence şahane bir fikir.

Çimen. bak....

Şey mi peki. iş arkadaşı falan?

Nasıl?

İlk iş günün hayırlı uğurlu olsun damat.

Çok teşekkür ederim.

En kısa sürede adapte olup sizi utandırmayacağım.

Hiç şüpheniz olmasın.

Ondan hiç şüphem yok.

Senin namın bizim ekibe senden önce gelmiş.

Başlayacağını duyunca hepsi çok heyecanlandı.

Yolun açık olsun Fatih.

Teşekkürler.

-Bugün başka bir işin var mı? -Yok. eve geçeceğim buradan.

Ben de eve geçeceğim. Beraber geçelim istersen.

-Olur.

Sen iyi misin? Bugün biraz durgunsun. Her şey yolunda mı?

Yolunda.

Kemal'in evden gideceği günler biraz böyle duruluyorum.

Ömer bugün Kemal'i alacak.

Hâlâ Kemal evden gittiği zaman öyle bir yanım kötü hissediyor.

Haklısın tabii.

Ama Hilal onu çok seviyor.

Dilinden düşürmüyor ve gözü gibi bakıyor. Emin olabilirsin.

Ya yanlış anlama. ben....

Üzülmen için bir şey söylemedim.

Ben Hilal'den rahatsız olmuyorum Lider.

Sadece çocuğuma istediğim gibi bir düzen sağlayamadım.

Ama işte hayat. maalesef her şeyi kontrol etmene izin vermiyor.

Kalkalım mı?

Tabii. tabii. Haklısın.

Telefonumu alayım.

Alo. Ömer?

Selamünaleyküm abi.

-Aleykümselam. Duydun mu olanları?

Maalesef.

Gerçi çok beklenmeyen bir şey değildi ama yine de canım çok sıkıldı tabii.

Beklediğin bir şey olduğu için mi beni bırakıp kaçtın şirketten?

Abi. nereye kaçtım Allah aşkına ya?

Ben defalarca seninle konuşmaya çalıştım.

Yani. sana laf anlatmak o kadar zor ki ne yapabilirim?

Yani. hem kendi geleceğimi

hem çocuklarımın geleceğini düşünmek zorundayım.

Onları kurtarmak zorundayım.

Kurtardın mı bari?

Abi. şu an yoldayım. Kemal'i almaya gidiyorum Kıvılcım'dan.

Oradan eve bırakacağım.

Sonra sana geleyim. oturup konuşalım. olur mu?

Nasihat etmeye geleceksen hiç zahmet etme.

Abi. lütfen böyle konuşma.

Ya devir öyle bir devir değil.

Oturup aksiyon almamız lazım. Oturalım. konuşalım. geleyim sana.

Lütfen sen de huysuzluk yapmayı bırak.

Yardım etmeye çalışıyorum. Kabul et bunu.

Kapım sana her zaman açık Ömer.

Ama ben Allah'tan başka kimseden yardım almam.

Tamam abi. gelince konuşalım. olur mu?

Ulviciğim. Hilmi'yle Müjgan benim çok eski dostlarımdır.

Seni de ne zamandır tanıştırmak istiyordum.

Senin dostun benim dostumdur hanım.

Yanlış anlamazsan senden küçük bir ricam olacak.

Estağfurullah. buyur.

-Şimdi evin her tarafı eserlerle dolu.

Bu eserler de Müjgan'ın evlatları gibidir.

Yani. haklarında fazla yorum yapmazsak...

Ne yani. ben sanattan anlamaz mıyım?

Yok. tabii. anlarsın da bugün herkesin sanatına kimse karışmasın.

Peki.

Arkadaşların bu evde mi oturuyor?

Evet.

He. Ah.

Asude Hanım. arkadaşların girişe aslan heykeli koymuşlar.

-Galatasaraylılar galiba. -Elleme.

Ulviciğim. bak. bu çok büyük bir sanatçının eseri.

Dediğim gibi. içeride hiçbir sanat eseri hakkında yorumda bulunmuyoruz. tamam mı?

Tamam. tamam. tamam.

Efendim. hoş geldiniz.

Hoş geldiniz efendim. hoş geldiniz.

Müjgancığım. şükür kavuşturana.

Tanıştırayım. tanıştırayım. Eşim. Ulvi.

Selamünaleyküm.

Merhaba efendim. hoş geldiniz. hoş geldiniz. hoş geldiniz.

Eşiniz sanatla ilgili galiba.

Baksanıza. nasıl alıcı gözle izliyor.

Evet.

Belli. belli. O da bizden.

Sanatın ve sanatçının dostuyumdur.

Asude de benim en yakın dostumdur. Ne kadar zaman oldu Asudeciğim?

Ay. çok oldu görüşmeyeli.

Yalvar. yakar seni en sonunda buraya getirebildik.

Ben de aynı evde çok zor görüyorum. O kadar yoğun ki.

İlahi.

Hayatım. sen hâlâ işkolik misin?

Ne yapayım?

Can çıkar. huy çıkmazmış.

Sen de bayağı burayı böyle sanat galerisi yapmışsın.

Vallahi işleri çocuklara bırakıp emekli olduktan sonra

ben de bunlara sardım.

Ve evde bir galerimiz olsun istedik.

-Galeri? -Evet.

Galeri mi?

Galeri?

Ben de arabalardan çok iyi anlarım.

Ay ne espri. Ay... Şaka yaptı. Sanat galerisi hayatım.

Latife tabii. Ay. ne şakacı adam bulmuşsun hayatım.

Burada durmayalım. içeri geçelim. Daha bunlar bir şey değil.

Asıl size salondakileri göstermek istiyorum.

Hem içeceklerimizi de orada alırız.

-Hadi. buyurun. Beni takip edin. -Buyurun efendim.

-Buyurun. -Lütfen. buyurun.

Efendim. istirham ederim. Buyurunuz.

Ay... Anneciğim. ayrı kalmak bize yaradı.

Bak. şurada oturuyoruz eski günlerdeki gibi.

Elif. benim derdim başımdan aşkın.

Seninle dertlenmeyi bir süre durdurdum. tamam?

Yoksa bana öyle anneciğim manneciğim falan deme.

Bizim kaldığımız yer baki.

Ama bende sana bomba dedikodular var.

Hı?

Ne oldu? Ne var? Ne dedi-- Ne dedikodu var? Ne oldu?

Bu abimin takıldığı kız var ya.

He. var. Ne oldu ona?

Onda bir tuhaflık var.

Var. bence de var. Bir tuhaflık var onda. Sen ne fark ettin?

E. bu kız garson.

Ne zaman gitsem elinde tepsi. garsonluk yapıyor.

Öyle patron mu olur?

Hay Elif...

Hay Elif...

Hasedinden çalkalanma kızım.

Ne var yani? İnsan kendi dükkanında yeri gelir çalışır da.

Allah Allah.

Tamam. benim de kızı gözüm tutmadı da seninki boş dedikodu.

Sen bana inanmıyor musun?

Ben senin neyine inanayım artık?

Şimdi konuşturma beni.

Ben de sana bunu kanıtlayacağım. görürsün.

O kızın ipliğini pazara çıkarmazsam benim de adım Elif değil.

Görürsün.

Bunu Christie's'den aldım.

Ama ne çekişmeli aldım. sormayın beyim.

-Öyledir.

Affedersiniz.

Buna bakmam lazım.

Çok az vaktini alacağım.

Rahat olun. Ben bakınırım burada.

Allah'ım ya Rabb'im.

Asude Hanım.

Efendim hayatım?

Parmağım.

Parmağın mı?

Parmak mı?

Eyvah! O tabloya sıkıştı o parmak.

Çıkmıyor.

Ulvi. Ulvi.

Ulvi. niye oraya parmağını soktun?

Sakin olun efendim. Sakin olun. Daha önce başkaları da sokmuştu.

-Çıkıyor o parmak oradan. -Çıkacak mı?

Çıkar. çıkar ama yavaş efendim. Önce yavaş yavaş hareket edin.

Böyle yavaş yavaş çekin. Çevirin. Çekin Ulvi Beyciğim.

Çeviriyorum. çeviriyorum da kesiyor da meret.

Adamın parmağı kopacak. Zeytinyağı falan mı döksek?

Yani. tabloya da zarar gelirse şimdi... Efendim. yavaş hareket edin lütfen.

-Hadi. böyle çekin. -Evet. doğru.

Yavaşça hareket edin efendim.

-Yavaşça. -Evet. Yavaş. çevire çevire çıkar.

Niye soktun oraya parmağını sen?

-Çıkar. -Çıkmıyor. çıkmıyor. Asude. çıkmıyor.

-Hadi. bir daha. -Asıl. yani çıkar.

-Resmi. -Ay!

Ne oluyor ya?

Şey. parmağım tabloya sıkışmıştı da.

-Beyefendi... Beyefendi... -Gitti Kara Delik.

-Kara Delik mi? -Hı.

Adı Kara Delik miydi?

Yapan da hakkını vermiş. Nasıl da vantuzladı parmağımı.

İsmiyle müsemma buna denir.

Verin şu tabloyu.

Beyefendi. ne yapıyorsunuz siz?

Geç bu tarafa.

Bir teşekkür kahvesi ikram etsem?

Hayır diyemeyeceğim.

Gel o zaman. bahçeden geçelim.

-Hoş geldiniz. -Merhaba. hoş bulduk.

Hoş bulduk Sevilaycığım. Bize iki kahve yapar mısın?

-Tabii ki. -Kemal gitti mi?

Yok. her şey hazır. Bekliyoruz. Ömer Bey'in de eli kulağındadır.

Tamam. Gel istersen böyle.

Evet.

İzlenme oranlarını gerçekten merak ediyorum.

-Bence kesinlikle daha iyi olacak.

Çünkü çok romantik bir anlatımdı.

Olayın kendisi romantik.

İlk fırsatta izleyeceğim bu arada belgeseli.

Belki beraber izleriz.

Hoş geldin Ömer.

Merhaba.

Merhaba.

Dün otelde yaşananlarla ilgili arayacaktım sizi ama...

Biz o işi Hilal'in hatırına kapattık.

Gene Hilal'in hatırına senin otelde yapılmasını kabul ederken

böyle bir sorun olacağını hissetmiştim.

Kemal hazır bu arada. Alabilirsin.

Görüşürüz.

Buyurun.

Kahvenin yanına Lider Bey'in gönderdiği geçmiş olsun çikolatalarından koydum.

Estağfurullah.

Ömer Bey. hoş geldiniz.

Kemal içeride. hazır.

-Kolay gelsin. -Sağ ol.

Ben geldim.

Görüyorum Elif.

Ay. annem ne lifler. havlular. neler yolladı neler. biliyor musun?

-Boşuna aldım.

Elif. birazcık sessiz olur musun? Herkes bizi duyuyor da sayende.

Pardon.

Çalışıyor muydun?

Ne yapıyor gibi gözüküyorum.

Ay. ben de çok yoruldum. biliyor musun?

Bir tane kahve içsem seni rahatsız eder miyim?

İç sessizce ne içiyorsan.

Tamam.

Pardon.

Buyurun.

Bir latte rica edeceğim ama mide yakmayanından.

Tamam. Hemen göndertiyorum.

Sen getirmiyor musun normalde?

Getiririm. Elime yapışmaz.

Bekliyorum.

Hayırdır?

Bu Ayşin ne iş yapıyor burada?

Ne yapıyor gibi gözüküyor.

Garson işte.

Boş boş sorularınla meşgul etme beni.

Çalışıyorum.

Hıh.

Ay. benim aşklarım gelmiş.

Hilal. şöyle oturtayım Kemal'i de sen onunla ilgilenir misin?

Benim hemen çıkmam lazım.

İlgilenirim tabii. Aşk olsun.

Çok dert edeceksen biz de gelelim seninle.

Yok. yok. ben abimle özel şeyler konuşacağım.

Çok fazla kalmam. Yemek yiyip geleceğim.

İyi. tamam. Aklın kalmasın.

Sen iyi misin? Bir şey mi oldu?

Abin. Kıvılcım'ın önünde abuk sabuk konuştu.

Dua etsin ki orada Kemal vardı.

Nasıl yani? Anlamadım.

Kıvılcım'la bayağı keyif çatıyorlardı.

He. Öfkemizin sebebi belli oldu.

Aslında bir özür dilemeye arasaydın hiçbir problem olmayacaktı.

Hilal. sen kimden yanasın?

Ömer. sen gerçekten böyle bir soruyla mı sınayacaksın beni?

Neyse. tamam. sen git. Ben Kemal'le ilgilenirim.

Ben burada çocuğunla ilgileniyorum. hâlâ bana eski karım diyor.

Bu bitti.

He. o bitti mi? O zaman buradan yedir.

Şöyle uzat bakayım. meyve yesin. Kaldır onu.

Aa. ne güzel yiyor. bak.

Hi! Aferin sana.

Heh. buradan da ver.

Selma!

Buyurun Başak Hanım?

-Başak Hanım. iyi misiniz?

Evet. evet. tansiyonum düştü galiba.

Şey yapacağım.

Sen Cemre'yle ilgilen. başından ayrılma.

Tuncay Bey'e haber vermemi ister misiniz?

Hayır. hayır. kimseye haber verme. Sadece başından ayrılma çocuğun.

Tamam efendim.

-Laboratuvardan gelen raporları gördün mü? -Evet. gördüm.

-Galiba ne olduğunu anladım Ömer Bey.

Müsaitseniz buraya bir uğrayabilir misiniz?

Tamam. geliyorum birazdan.

Rostodan alınan numunede bakteri çıkmış.

Allah Allah!

Biz bu eti her zaman aldığımız yerden almıyor muyuz. anlamadım ki.

Tabii ki her zamanki yerden alıyoruz fakat sorun başka.

Biri soğutucunun ayarıyla oynamış.

Şef. bizden biri niye böyle bir şey yapsın?

Bizden biri değil.

Düğün pastasını getiren ekip.

İçerideki dolapta yer yoktu diye buradaki dolaba koymuşlardı düğün pastasını.

Ne ekibi ya Allah aşkına? Hangi ekipten bahsediyorsun?

Tanımıyoruz.

Ya bizim güvenliğe sorduk. Lider Bey'in çalışanlarındanmış.

Tam da pastayı getirdikleri sırada termostatın ayarıyla oynanmış.

Biz de şimdi telaştan çok da fark edemedik.

Etlerin hepsi etkilenmiş.

Emin misin? Başka biri yapmış olamaz mı?

Mümkün değil.

İhale de bize kaldı yani. he?

Bu saatten sonra ispat da edemeyiz.

Sen hiç kimseye bir şey söylemiyorsun. Tamam mı? İkimizin arasında bu.

Tabii. Ne yapacaksınız peki?

Bakacağım.

Şimdilik bir şey yapmayacağım.

Dert bir tane değil ki.

Bin tane şeyle uğraşıyoruz.

Of.

Ömer. iyi ki geldin. Keşke Hilal'i de getirseydin.

Vallahi iyi olurdu da Kemal evde. Onunla ilgileniyor.

Ha. annelik de var diyorsun.

Maşallah.

Ömer abi. bu arada çok geçmiş olsun. Galiba otelde bir zehirlenme durumu olmuş.

-Ne zehirlenmesi ya?

Ay. Allah korusun.

Birine bir şey oldu mu?

Vallahi bir şeyler oldu. Bir fikrimiz var ama çok da emin değiliz.

Bu otelin soğutucu dolapları var ya.

Onların ayarlarıyla oynamış biri.

Bir de düğün pastasını oraya bir ekip koymuş.

Ondan şüpheleniyoruz.

Pasta getirenlerden niye şüpheleniyorsun ki?

Çünkü pastayı getirenler düğünün sahibi.

-Yani. tanıdık biri mi? -Evet.

Hilal'in abisi.

Adam uyuzun teki. Bana da gıcık kapıyor.

Düğünü benim otelde yapmak istedi. Sırf Hilal'le aram bozulsun.

Kıvılcım'a karşı da küçük düşeyim diye.

Kıvılcım ne alaka canım?

-Adam Kıvılcım'ın yan komşusu. -Al işte.

Herhalde beraberler.

Haydi bismillah.

Ya bunlar nasıl insanlar?

Boş ver abi. Bizi ilgilendirmez.

Vallahi ben Çimen'e çok acıyorum ya bu evde. Yazık ya.

Acıma sen Çimen'e. Acıma.

Acıma sen. Haydi. Yemeğimizi yiyelim artık.

Afiyet olsun herkese.

Ben aslında buraya yemek yemeye gelmedim.

Şirkette olan bitenleri konuşmaya geldim abi.

Ömerciğim...

Bunun için biraz geç kalmadın mı?

Salkım Hanım.

sence ben bu konuyu abimle defalarca konuşmamış olabilir miyim?

Sadece ben de değil. Emir. Fatih. satışı koyan Yusuf.

Ya bir de hepsi konuştu abimle ama abim hiç kimseyi dinlemiyor ki.

Tamam. yeter ya. Yeter.

Kimseye anlatacak bir şeyim yok.

Kimseden yardım istemediğimi de söyledim. değil mi sana?

-Dedim. değil mi? Dedim. -Abi...

-Söyledim. -Söyledin. Tamam. söyledin.

Ama aldığın bu kararlar sadece seni değil. herkesi ilgilendiriyor.

Ya bunu görmen için daha ne olması gerekiyor abi?

Ne bu vazgeçmişlik. kendini bırakmışlık Allah aşkına?

Ya karışma bana. Karışma.

-Yahu... Ah! Allah çaldırdı kapımızı.

Herkes kendine gelsin canım.

Siz kardeşsiniz.

Kardeş mardeş. Ne kardeşi? Kardeş... Bu geçmiş olsuna gelmemiş.

-Oh olsuna gelmiş. -Abi. yapma artık. ne olur.

Ömer abi. Abdullah baba. Anne. bir şey soracağım ya.

Biz kimi bekliyoruz ya? Bu saatte kim geldi?

Yavrum. kimsemiz kalmadı. Kimi bekleyeceğiz?

Al işte.

Afiyet olsun.

Ömer. iyi. sen de buradasın.

Hayırdır siz?

Geleceğinizden haberimiz yoktu.

Nerede görülmüş böyle çat kapı canım?

Eğer ki buraya özür dilemeye geldiyseniz boşuna gelmişsiniz.

Yaptığınız resmen hainlik.

Ne münasebet.

-Özür falan yok. -E. ne o zaman?

Böyle destursuz ev basmalar.

Kendi evime gelirken sizden izin mi alacağım Salkım Hanım?

Nasıl?

Ne diyor bu kadın ya?

Abdullah Bey...

...sizin ailenizin hiçbir şeyden haberi yok. değil mi?

Neyden Asil bizim ailemizin haberi yok? Neyden?

Abi. ne oluyor Allah aşkına? Ne diyor bu?

Bismillah.

Ev bankadan satışa çıkmış.

Siz mağdur olmayın diye de evi biz satın aldık.

Kısacası şu an itibariyle aslında bizim mülkümüzde ikamet ediyorsunuz.

Ama korkacak da bir şey yok tabii.

Size gecenin bu vaktinde çıkın dışarıya diyecek hâlimiz yok tabii.

O kadar da değil canım.

Abdullah...

Ne Abdullah? Ne diyor bunlar?

Nasıl ya?

Abi. ne olur bunun doğru olmadığını söyle.

Doğru Ömerciğim. doğru.

Size üç ay müsaade Abdullah Bey.

O da eski dostluğumuzun hatırına.

Üç ay sonra burayı boşaltacaksınız.

Niye?

E. çünkü buraya biz geleceğiz.

Biz yaşayacağız burada.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.