All language subtitles for Baba.Bizi.Eversene.1975.1080p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.GG - YTS.BZ]TUR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[BARIŞ MANÇO NAZAR EYLE ADLI HAREKETLİ PARÇASINI SÖYLEMEKTEDİR]

# Nazar Eyle, nazar eyle.

# Gel yanıma, pazar eyle.

# Gel yanıma, pazar eyle.

# Sırma saçlı kırk güzel gelmiş.

# Levent boylu kırk yiğide varmış.

# Düğün dernek kırk gece sürmüş.

# Kırk deve, kırk koyun kurban kesilmiş.

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Gel yanıma, hazar eyle.

# Gel yanıma, hazar eyle.

# Avucuma bir kuş konmuş.

# Biri tutmuş, kanadını yolmuş.

# Biri kesmiş, öteki yemiş.

# Garip Barış, hani bana, demiş.

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Gel yanıma, pazar eyle.

# Gel yanıma, pazar eyle.

[ŞARKI BİTER]

Hazırlayan: 1023 İyi seyirler...

Günaydın efendim.

Merhaba.

- Günaydın efendim. - Günaydın.

- Günaydın efendim. - Günaydın.

- Arayan filan var mı? - Evet, Boduroğlu firmasının...

...temsilcileri geldiler. Salonda Mahir Bey'i bekliyorlar.

Güzel. Beyleri lütfen odama alın, ben görüşür hallederim.

Emredersiniz efendim.

Hiç de halledeceğini sanmıyorum ya.

Evet, beyler...

...teklif ettiğiniz fiyatlar bana biraz düşük gibi geldi.

Biraz yükseltme imkanınız yok mu?

Maalesef imkansız, bunlar verebileceğimiz en yüksek fiyatlar.

- Öyle. Evet, evet. - Maalesef imkansız...

...en yüksek fiyatlar beyefendi.

- Unutmayın beyefendiciğim, satışlar durdu. - Büyük yatırımlar yapıyor ve zararına...

...çalışıyoruz beyefendi. - Haklısınız belki ama...

...bu fiyatlarla...

Eyvallah şoför kardeş.

- Günaydın Mahir Bey. - Günaydın.

Saatim on dakika geri kalmış!

- Naber moruk? - Sağlığınız, Mahir Bey.

- Bakıyorum Topçu bugün erkenci. - Evet efendim.

İyi iyi.

- Günaydın Mahir Bey. - Günaydın Mahir Bey.

Bırakın şimdi beyi, paşayı. Gitarlar nerede?

- Gitar da geldi, tumba da geldi. - Hüdai de bu akşam davulu getiriyor.

Güzel, unutmayın mesaiden sonra çalışma yapacağız.

- Tamam. - Görüşürüz.

Beyler aramızda büyük bir fark kalmadı. Yarı yarıya indirim yaptım size.

Gelin siz de biraz fedakarlık edin.

Çok isterdik ama imkansız.

Verebileceğimiz son fiyat bu.

Hadi hadi kabul edin de olsun bitsin şu iş. Hadi.

Doğrusu maliyetleri tam olarak bilemiyorum, hiç kâr bırakmıyorsunuz...

...gibi geliyor bana.

- Günaydın dünyanın en güzel sekreteri. - Çok teşekkür ederim.

- Rica ederim. - İyi ki geldiniz.

Fazıl Bey içeride Boduroğlu firmasının temsilcileriyle pazarlık yapıyor.

Eyvah! İşi berbat edecek.

Anlaşılmada ödeme şartlarına var beyefendi. Buyurun.

Buyurun imza ediverin, olsun bitsin canım.

- Hadi, hadi, hadi. - Hadi, hadi, hadi. İmzalayıver.

[KAPI TIKLATILIR] Girin.

- Günaydın. - Neredesin sen be?

Beylerle randevumuz saat ondaydı.

[SAAT ÇALAR]

Doğru, fakat biz patronla anlaştık.

Ya öyle mi?

Şu anlaşmaya bir de ben göz atabilir miyim Fazıl Bey?

- Bu anlaşmada bazı değişikler yapacağız. - Ne hususta?

Fiyat hususunda. Beyler, alacağınız malların maliyeti bile bu fiyatın üstünde.

- Biz patronla anlaştık. - Anlaştık değil mi beyefendi?

Evet, biraz anlaştık.

Fazıl Bey siz lütfen istirahat edin. Ben beylerle bir daha görüşeyim.

- Canım ne lüzumu var, öyle değil mi? - Var, var, var.

Tabii ne lüzumu var, öyle değil mi?

- Bunun üzerinde fiyat veremeyiz. - Siz bilirsiniz.

Mahir...

Siz lütfen istirahat edin Fazıl Bey. Ben size haber veririm.

Hey Allah'ım.

Beyler şimdi baş başa kaldık.

Müsaade, müsaade.

- Anlaşma. - Evet, anlaşma.

Anlaşma.

Adamları razı edinceye kadar ter içinde kaldım. Geldi, burnunu soktu.

- İşi bozacak şimdi. - Merak etmeyin efendim.

Mahir Bey işini bilir.

Beyler hiç lüzum yok ama yine de size malların fiyatını göstereceğim.

Şu fabrika fiyatı, şu amortisman ve fidye payı...

...şu kâr yüzdesi. - Off!

İşte bu da ödeyeceğiniz fiyat.

Biraz önce bunun yarısına anlaşmıştık patronla.

- Evet, ticarette böyle bir şey olmaz. - Sözden dönmek denir buna.

Evet, son fiyat budur.

Ödemenin yüzde ellisi de peşin olacak.

Fakat bu imkansız, siz çıldırmışsınız.

Karınca Komandit şirketi aynı şartlarda almaya hazır.

Evet, kararınız nedir beyler? Öbür taraf cevap bekliyor.

- Buna şantaj derler. - Hayır, ticaret derler.

Evet beyler imzalıyor musunuz? Yoksa?

- Merhamet, merhamet. - Bu şartlarda nasıl imzalarız?

[SADECE HAREKETLİ MÜZİK DUYULUR]

[MÜZİK BİTER]

Amma uzattı ha, ne yapıyor bu be?

Merak etmeyin efendim, Mahir Bey işini bilir.

Hadi be sen de! Bilirmiş...

Buyurun Fazıl Bey şimdi mukaveleyi imzalayabilirsiniz.

Beyler hazır.

Merhaba beyler.

- Merhaba. - Merhaba.

Buyurun Fazıl Bey, mukaveleniz.

- Oh! Burada fiyatlar farklı be. - Hem de ne farklı.

- Yüzde yüz farklı. - Ya.

- Üstelik imzalamışsınız. - Ne yapalım? Başka çare yoktu ki.

- İmzaladık ya. - Evet, imzaladılar.

Siz de imzalayın, bitsin bu iş.

- Teşekkür ederim. - Hayırlı olsun beyler.

Beyler, şimdi diğer işlemler için beni takip edin.

- Olur. - Hay hay.

- Allah'a ısmarladık Fazıl Bey. - Güle güle.

- Allah'a ısmarladık. - Güle güle, yine bekleriz.

Ulan şu Mahir keratasına çok kızıyorum ama...

...bir türlü de kovamıyorum. İşime yarıyor kerata.

Ama intikamımı da almak istiyorum.

Ulan Mahir...

Bu iş bitmiştir.

[TELEFON ÇALAR]

Bir dakika. Bana usta başı Kamil'i çağırın.

Evet, siparişlerinizin saat tam dörtte hazır olması lazım. Teşekkür ederim.

Merhaba Mahir abi.

Oh, merhaba gelsene.

- Babamı görmeye geldim. - Odasında.

Okul işi için biraz para isteyecektim.

- Nasıl okul vaziyeti? - Hiç sorma, felaket.

Karne toto kağıdı gibi sıfırla dolu.

Eğer para almak istiyorsan, babana bundan bahsetmesen iyi olur.

Deli misin be Mahir abi? Ben işimi bilirim, hadi eyvallah.

Eyvallah.

Ben bilirim, ben bilirim.

Ulan bana bak. Bu sene de çakarsan gebertirim seni.

Allah korusun babacım, olur mu hiç öyle şey?

Direkt geçiyorum bu sene.

Bakalım göreceğiz.

Şey, baba bir şey isteyecektim de senden.

Bırak olun yağcılığı, ne istiyorsun söyle.

Biraz para yani okul için.

Bazı kitaplar alacağım da ders kitapları babacığım.

Lan ne bitmez ders kitabıymış bu.

Gün geçmiyor kitap alıyorsun. Hiç karne almaz mısın sen?

Alırız, alırız babacığım ama hoca yok da ondan alamıyoruz.

Ne de olsa özel okul bizimki.

Hadi, hadi bırak şimdi dilenci duasını.

Kaç para istiyorsun?

1500 yeter.

Yuh!

1000 olsun babacığım.

Ulan okul kitapları bu kadar pahalılandı mı?

Ama sen 500 ver ben kullanılmış kitap alırım. Yetmez ama neyse...

...idare ederiz.

Çok sağ ol babacığım. Sağ ol.

[HAREKETLİ ŞARKI SÖYLEMEKTEDİR]

# Boyum kısa, aklım çoktur.

# Ah benim belime giyim yoktur.

# Boyum kısa, ah aklım yoktur.

# Vay benim belime giyim çoktur.

# Aldatırım ben aldanmam.

# Küçük beyler mantara basmam.

# Aldatırım ben aldanmam.

Her zamanki gibi güzel.

- Buyurun efendim. Emriniz? - Viski.

Baş üstüne.

# Aldatırım ben aldanmam.

# Küçük beyler mantara basmam.

Buyurun efendim.

[ŞARKI BİTER] [ALKIŞ SESLERİ]

Öf.

[KAPI TIKLATILIR]

Girin.

Merhaba dünyanın en güzel kızı.

Oh merhaba tatlı çocuk.

İstanbul'da seni aramadığım pavyon kalmadı.

Boşuna aramışsın, yedi aydır yoktum.

Dün döndüm Beyrut turnesinden.

Öyle mi?

- Özledin mi beni? - Hem de nasıl.

Demek Beyrut'taydın. Ne hediye getirdin bakalım...

...bana Beyrut'tan? - Hediye mi?

Ah, hediye.

Evet bir hediye getirdim sana. Hem öyle bir hediye ki görünce...

...bayılabilirsin. - Yok ya? Sahi mi?

- Ne getirdin söylesene. - Yok. Hemen söylersem...

...tadı kaçar. Akşam nasıl olsa beraberiz.

O zaman veririm. Hadi çöz şu arkamı.

Hediyem nerede?

Eve geldik işte, ver artık.

Acele etme.

- Özledin mi beni? - Evet evet. Hem de çok.

- Demek özledin ha? - Evet...

Beni öpmeyecek misin?

Tabii, tabii öpeceğim.

Bayılıyorum sana.

Yaşın küçük ama tam bir erkeksin.

Evden pek karışmazlar bana. Bilirler, eğer kafam kızarsa çeker giderim.

Bilmez miyim?

Hadi gel.

- Nereye? - Hediyeni görmek istemiyor musun?

Ha, hediyem. Tabii.

Nasıl beğendin mi?

- Neyi? - Bebeği.

Aman ne güzel şey.

Allah bağışlasın.

Bir bebeğin olduğunu bilmiyordum.

Eh, öğrendin işte.

Çok tatlı şey. Tıpkı sana benziyor.

Biraz da sana.

Neden bana benzesin?

Bebekler babalarına da benzerler de, ondan.

Anlamadım?

Artık anlasan iyi olur.

Bu, senin çocuğun. Yani ikimizin.

Daha neler.

Beyrut'a giderken senden hamileydim. Leman'ı orada doğurdum.

Ah, adı Leman. Canım benim, bir tanem.

Yok, hayır!

[HAREKETLİ MÜZİK BAŞLAR]

[HAREKETLİ MÜZİK BİTER]

[SEVİM'İN SESİYLE MEKTUP] Babacığım.

Dokuz aylık bir ayrılıktan sonra nihayet evime dönüyorum.

Uçağım Salı sabahı onda Yeşilköy'de olacak.

Beni karşılayın. Hepinizi çok özledim.

Sevim.

[SEVİM'İN SESİYLE MEKTUP] Sevgilim.

Artık sensiz geçen günlerim sona eriyor.

Kavuşacağımız anı nasıl bekliyorum, bilemezsin.

Sensiz geçirdiğim aylar boyunca tek tesellim...

...ortak anılarımız oldu.

[BEN BİLİRİM ADLI HAREKETLİ ŞARKIYI SÖYLEMEKTEDİR]

# Deli gönül sevdasını,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Deli gönül sevdasını,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Yardan ayrı kalmasını,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Yardan ayrı kalmasını,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Yumuk yumuk elleri var.

# Kömür kömür gözleri var.

# Yumuk yumuk elleri var.

# Kömür kömür gözleri var.

# Daha daha neleri var,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Daha daha neleri var,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Kışlalara erdi bahar.

# Tezkereye birkaç gün var.

# Kışlalara erdi bahar.

# Tezkereye birkaç gün var.

# Barış'a da bir sorsalar,

# Ben bilirim, ben bilirim.

# Barış'a da bir sorsalar,

# Ben bilirim, ben bilirim.

[ŞARKI BİTER]

Mahir.

Mahir.

Mahir.

Mahir!

Mahir!

Mahir dedim lan!

Buyurun efendim?

Ne bu halin be?

Hiç.

Bana bak, Sevim geliyor.

Biliyorum salı günü saat... Oh!

Bu ne bu?

Demek sana da yazdı.

Sana kızımla her türlü alakanı keseceksin, bu aşk bitecek demedim mi?

Dediniz efendim.

Ee? Ben Sevim'i senden uzaklaştırmak için Avrupa'ya gönderdim ulen.

Doğru efendim.

Bana bak. Döndüğü zaman ona sokulursan fena yaparım.

- Anladın mı? - Tabii, anladım.

- Yalnız bir şey diyecektim. - Hiçbir şey diyemezsin!

Kızımdan uzak duracaksın ve onu unutacaksın. İşte o kadar!

[SADECE GERİLİM MÜZİĞİ DUYULUR]

[MÜZİK BİTER] [UÇAK SESİ]

Ya çıldırdın mı sen, buraya nasıl gelirsin?

Nasıl getirirsin onu buraya?

Ya ne yapacaktım yani?

Dur, nereye gidiyorsun böyle elini kolunu sallayarak?

Dur gitme, girme içeri, dinle beni.

Bu sevimli ziyaretin başıma büyük bir dert açabilir.

Senin ziyaretlerin benim başıma daha büyük dertler açtı.

Yalnız bir kadın bir bebekle nasıl yaşar, düşündün mü hiç bunu?

Öf! Bağırma be anladık. Sağır değiliz.

Gece yarısı hırsız gibi kaçmakla kurtulacağını mı sandın?

Ben kaçmadım ki. Sadece seni fazla rahatsız...

...etmek istemedim, o kadar.

Rahatsız etmek istememiş. Boş ver palavrayı şimdi.

Eğer durumum ona bakmaya müsait olsaydı. Merak etme...

...buraya getirmezdim. - Üzülme, sana her ay para veririm.

Hadi şimdi al çocuğu git buradan.

Hadi be sen de!

Bilirim ben erkekleri. Bol bol vaat.

Belki bir iki ay verirsin, sonra eyvallah.

Zavallı Şermin kucağında bir bebekle sürünsün dursun.

Erol, düşün eğer onu almazsan bir camii avlusuna bırakmak...

...zorunda kalacağım. - Yok bunu yapamazsın.

- Yüreğin buna nasıl razı olur? - Ya senin yüreğin?

Sen bana ne bakıyorsun canım?

Ulan bu benim olduğu kadar senin de çocuğun be!

Anladık be ne bağırıyorsun?

Bana bak, ben yarın Anadolu turnesine çıkıyorum.

Herhalde bu çocukla çıkamam turneye. Onu burada bırakıyorum.

Burada daha iyi bakılır.

Ne?! Olmaz. Dünyada olmaz!

Babam beni öldürür, kıtır kıtır keser vallaha.

Onu çocuğu yaparken düşünseydin.

Şermin, Şermin dur bir dakika.

Ben bu çocukla ne yaparım, nerelere giderim Şermin?!

Şermin dur!

N'olur dinle beni! Yalvarırım!

Bana bunu yapamazsın!

Yavrumuzu yalnız bana bırakamazsın!

Ne yaparım ben bununla? Şermin düşünsene.

Bırak beni.

>- Baba.

Ah!

Ay...

Ah!

İnsanın tekrar evine dönmesi ne güzel şey!

Burayı öyle özledim ki!

Biz de seni özledik yavrum.

Erol nerede?

Evde olması lazım.

Odasında ders çalışıyordu.

Erol!

Erol!

- Ay, ne yapacağım ben şimdi?

Bir dakika. Hay Allah...

...patlamadınız ya? Geliyorum baba bir dakika!

Anneciğim bunları sana aldım.

Bunu da.

Çok güzel yavrum, eksik olma.

Bunlar da sizin babacığım.

Bu kravat da sizin. Beğendiniz mi?

Çok. Beğendim.

Bunları da Erol'a aldım. Erol.

Sahi nerede bu?

Erol!

- Erol! - Erol!

Ya sen nereden çıktın? Başıma bela mısın?

Ne yapsam bunu, nereye koysam?

[BEBEK AĞLAR]

Aa! Şimdi de ağlamaya başladı.

Sus, yalvarırım sus. Allah aşkına sus!

Tamam, buldum.

Müziği açarız bunun sesi kısılır.

[YÜKSEK SESTE MÜZİK SESİ GELİR]

Oh, ne yapıyor bu çocuk?

Bunun aşağıya ineceği yok. Ben şu hediyeleri getireyim.

Hadi, hadi kızım.

Erol.

[SADECE MÜZİK SESİ DUYULUR]

Oğlum kapatsana şu zırıltıyı!

Neden babacığım ne güzel çalıyor?

Hem ablamın dönüşünü de kutluyoruz. Öyle değil mi ablacığım?

Gel devam edelim.

Yeter ulan!

Kafam şişti be!

Nedir bu gürültü?!

Bir dakika babacığım, sen zahmet etme babacığım!

- Yorulursun babacığım. - Bırak.

Ben gider kapatırım. Babacığım yalvarırım.

Ulan çabuk kapat şu zırıltıyı yoksa çıldıracağım.

[SADECE MÜZİK SESİ DUYULUR]

[MÜZİK KESİLİR]

Oh be! Dünya varmış!

Beynim uğuldadı yahu.

Hı? Aa, ses yok.

Uyumuş. Oh be. Madem uyuyacaktın...

...ne diye bu kadar korkuttun beni?

Eh, gençlik babacığım.

Erol daha çocuk.

Onun yaşındakiler böyle gürültülü müzikten hoşlanıyorlar.

Baba. Mahir ne yapıyor? Gene fabrikanın lojmanında mı kalıyor?

Bana bak. Yeniden başlamayalım.

Seni Avrupa'ya o Mahir keratasını unutman için gönderdim.

Bir daha onun lafını edersen, seni ilk uçağa koyar...

...gerisin geri yollarım İsviçre'ye.

Bu aşk hikayesi bitecek. Anlaşıldı mı?

[HAREKETLİ MÜZİK BAŞLAR]

[DERE BOYU KAVAKLAR ADLI HAREKETLİ ŞARKIYI SÖYLEMEKTEDİR]

# Dere boyu kavaklar,

# Dere boyu kavaklar,

# Açtı yeşil yapraklar.

# Açtı yeşil yapraklar.

# Ben yâre doyamadım.

# Ben o yâre doyamadım.

# Doysun kara topraklar.

# Doysun kara topraklar.

# Asmadan gel, asmadan.

# Asmadan gel, asmadan.

# Fistan giymiş basmadan.

# Kalk gidelim sevdiğim.

# Kalk gidelim sevdiğim.

# Devriyeler basmadan.

# Devriyeler basmadan.

# Acem kızı, Çeçen kızı.

# Sen allar giy, ben kırmızı.

# Çıkalım şu dağın başına.

# Sen gül topla, ben nergisi.

# Hadi gülüm yandan, yandan, yandan.

# Biz korkmayız ondan bundan.

# Biz korkmayız ondan bundan.

# Hadi gidelim.

# Yandan yandan.

[MÜZİK ÇALMAYA DEVAM ETMEKTEDİR]

# Oy bulancak, bulancak.

# Oy bulancak, bulancak.

# Bu işler ne olacak?

# Bu iş nasıl olacak?

# Erkeklerin günahı,

# Biz erkeklerin günahı,

# Kız sizlerden sorulacak.

# Kız sizlerden sorulacak.

# Acem kızı, Çeçen kızı.

# Sen allar giy, ben kırmızı.

# Çıkalım şu dağın başına.

# Sen gül topla, ben nergisi.

# Hadi gülüm yandan, yandan, yandan.

# Biz korkmayız ondan bundan.

# Biz korkmayız ondan bundan.

# Hadi gülüm yandan, yandan, yandan.

# Biz korkmayız ondan bundan.

[ALKIŞ SESİ]

Sevim!

Bravo gerçekten bir harikaydınız.

Şaşırdın mı?

Yoksa Avrupa'dan döndüğümü bilmiyor muydun?

Biliyordum ama seni birden karşımda görünce şaşırdım.

- Görüşmeyeli ne çok oldu değil mi? - Bana bir asır gibi geldi.

Bana da.

[ISLIK SESLERİ]

Ooo! [HEP BİR AĞIZDAN]

Biz biraz dışarı çıkalım. Hadi.

Biraz, biraz çıkalım.

Siz çalışın, çalışın biraz çalışın.

[ALAYCI MÜZİK ÇALARLAR]

Hı?

[ALAY EDİCİ SES ÇIKARIRLAR]

Hı...

[AĞLAMA SESİ]

Evet, evet alnı tam ben.

Burnu da ben.

Evet, canım benziyor. Benim çocuğum bu.

[ROMANTİK MÜZİK BAŞLAR]

[HORLAMA SESİ]

[ROMANTİK MÜZİK BİTER]

Erol? Uyumadın mı daha?

Işığı görünce biraz dertleşelim dedim.

Ya, öyle mi? Yarın dertleşsek? Ben de yatıyordum da.

Erol, nereden geliyorum biliyor musun?

Yok, nereden geliyorsun?

Mahir ile beraberdim.

Ah! Biliyor musun bir sene uzak kaldım ama...

...ona karşı duygularım hiç değişmedi.

İnan şimdi onu daha çok seviyorum.

Aa, tabii tabii sev. Mahir abim iyi çocuktur. Sev onu ya.

Ah! Öyle mutluyum ki, hiç uykum yok.

İçimden uçmak, sabahlara kadar dans etmek geliyor.

Ayy, benim de yatmak geliyor.

Ablacığım bunları yarın sabah konuşsak, ne dersin? Şimdi ben...

Biliyorum yaşın bu duyguları anlamayacak kadar küçük.

Ama bir gün aşkın ne güzel şey olduğunu...

...insanı ne hale getirdiğini öğreneceksin.

Kim, ben mi? Aşkın insanı ne hale getirdiğini ben çok iyi öğrendim.

Hadi şimdi kalk.

Yatacağım ya uykum var.

Benim hiç uykum yok, bütün gece onu düşüneceğim.

İyi ya yatağında düşün. [BEBEK AĞLAMA SESLERİ DUYULUR]

Ay! [ŞARKI MIRILDANMAYA BAŞLAR]

Erol?

Bu yeni bir melodi, hiç duymadın mı sen?

[ŞARKI MIRILDANMAYA DEVAM EDER]

Haa, kesildi. Hadi sen git yat artık.

[BEBEK AĞLAMA SESLERİ DUYULUR] Ay!

Bir bebek sesi bu.

Hem de buradan geliyor.

Aaa!

Erol gerçekten bir bebek bu.

Gerçek bebek ya.

[AĞLAYARAK] Adı da Leman.

Kimin bebeği bu?

Kimin olacak? Benim be benim.

Senin mi?

Sevim, Sevim bana ancak sen yardım edebilirsin.

Babam bu bebeği görürse vallahi billahi iki gözüm önüme...

...aksın öldürür beni. - Anlat bakalım. Annesi kim bu bebeğin?

Bir kız.

Ee, herhalde bir kız. Ne olacak başka?

Yedi aydır tanıyorum. Sonra Beyrut'a çalışmaya gitti.

Dansöz müdür kantocu mudur nedir.

Sonra bir geldi, kucağında bir bebek.

Orada doğurmuş, babası da benmişim.

Her şey aklıma gelirdi de senin bir bebek sahibi olacağın aklıma gelmezdi.

Benim de gelmezdi benim de.

Vah Erolcuğum vah.

Sevim sen akıllısındır. Ne olur bir şeyler yap.

Beni bu işten kurtar. Onu daha fazla burada gizleyemem.

Eğer...

...bir yakalanırsam...

Anlıyorum canım. Sen şimdi bu geceyi çocuğunla beraber geçir.

Bak o uyumuş. Hadi sen de uyu bakalım.

Yarın bir çare düşünürüz. He? Hadi.

Sevim! Sevim!

- Kimseye bahsedeyim deme ama. - Deli misin Erolcuğum? Hadi iyi geceler.

[DÜŞÜNÜR] Olur iş değil. Zavallı Erolcuk.

Babam duyarsa neler olur kim bilir. Kıza bak sen.

Bebeği Beyrut'ta doğuruyor, getirip Erol'un kucağına veriyor.

Tabii niyeti nikah masasına oturtmak Erol'u.

Ah... O çocuk benim olsaydı ne olurdu?

Belki o zaman Mahir'le evlenirdik.

[HAREKETLİ MÜZİK BAŞLAR]

[HAREKETLİ MÜZİK BİTER]

Ah. Abla sen miydin? Ödümü kopardın be!

Korkma, korkma. Seni bu dertten kurtarmaya geldim.

Ay canım ne güzel uyuyor.

Abla? Söylesene nasıl kurtaracaksın beni?

Nasıl mı? Onu bana vereceksin.

Sana mı vereceğim?

Evet.

Dalga geçme Sevim. Oyuncak bir bebek değil bu.

Bakma öyle uyuduğuna, sahici bir bebek.

Acıkıyor, uyuyor, ağlıyor, çiş ediyor. Onu bir karton kutuda saklayamazsın.

Merak etme tatlım, hepsini biliyorum.

Peki ne yapacaksın?

Bakalım.

- Merhaba. - Merhaba.

- Merhaba. - Merhaba.

- Ne bu böyle? - Bilmem anlayamadım.

- Merhaba. - Merhaba Mahir.

Oh, Me... Merhaba.

Seni görmeye geldik.

Hoş geldiniz. Baban da şimdi buradaydı.

Öyle mi?

Mahir sana çok önemli bir şey söyleyeceğim. Sıkı dur.

Durdum.

Bir çocuğun oldu.

Anlamadım.

Annesi de kim biliyor musun?

Yok. Ama öğrenmek isterdim doğrusu.

Annesi benim. Anladın mı şimdi?

Kusura bakma ama yine pek bir şey anlayamadım.

Ya anlasana be abiciğim, anlasana vaktimiz yok.

Anlamaya çalışıyorum ama biraz daha açıklayamaz mısınız?

Hani geçen sene hep beraber İzmir'e gitmiştik. Annem, babam...

- Sen de vardın o seyahatte. - Ben de vardım.

Hani bir akşam seninle ikimiz bütün gözlerden uzak böyle...

...el ele ağaçlar altında geziyorduk. - Hıhı geziyorduk.

Sonra sen beni kollarının arasına alıp...

...usul usul öpmüştün.

Evet, evet ama sadece öpmüştüm.

Olsun ben de çocuğumuzu doğurdum.

Hadi be, hadi be. Öyle bir öpmekle çocuk olsa bu Dünya'nın hali ne olur?

Ama canım bu bir hile.

Aslında çocuk benim.

Senin mi?

Hay Allah'ım, yine bir şey anlamadım bundan.

Şimdi anlatması uzun sürer abiciğim.

Canım, Erol'un bir kızdan bir bebeği olmuş.

Babamı evlenmemize razı etmek için ona bebek bizim diyeceğiz.

- Şimdi anlıyorum biraz. - İş bu kadar basit.

O da bizi evlendirmeye mecbur olacak.

Ve siz de böylece evleneceksiniz.

Tamam değil mi Mahir abiciğim?

Durun, durun bir dakika. Plan fena değil ama...

...bunu babana kim anlatacak? - Ben anlatmayacağım ki.

Kim anlatacak?

- Sen. - Sen.

Yok, yok, yok, yok, yok.

Beni öldürmek istiyorsanız bunun daha kolay yolları var.

Fare zehiri, tabanca, bıçak. Acı çekmeden ölürüm.

- Abiciğim... - Mahir...

Evet biliyorum, babam bağıracak, çağıracak... - Yok olmaz.

...belki de seni tartaklayacak ama aşkımız için değmez mi?

Ya tabii değer, tabii değer de...

...o kadar tartaklanmadan sonra hayatta kalabilir miyim?

Kalırsın abiciğim kalırsın.

- Hadi Mahir, n'olur. Hadi canım. - Sevim!

Sen ne arıyorsun burada?

Hiç babacığım. Şöyle geçerken bir uğradım.

Ya sen? Sen ne yapıyordun?!

Tanzimat işleri, defterler...

Ben size bir daha görüşmeyeceksiniz demedim mi?!

Dediniz, dediniz.

Ee?

Ben de zaten görüşemeyeceğimizi anlatıyordum.

Biz de gidiyorduk zaten babacığım. Aslan babacığım, canım babacığım.

Mahir hadi n'olur, tam sırası.

Bu son fırsatımız.

- Hemen mi? - Hemen.

Ne oluyor be?

Hiç babacığım.

- Ayrılın dedim. - Ayrıldık.

- Şişşt. - Ne?

Cesaret Mahir.

Bana bak.

Senin namusuna güvenebilir miyim?

Her zaman Fazıl Bey.

Kızımdan uzak dur yoksa senin için iyi olmayacak.

Ne oluyor be?

Hiç.

Hiç.

[BEBEK AĞLAYIŞI SESLERİ DUYULUR]

Ne bu? Bu ne bu?

Hiç... Sepet...

Sepet sepet yumurta... Hani var ya...

Aa?

Aa bu da ne?

Maşallah.

Güzel değil mi?

- Maşallah. - Şirin, şirin.

- Ne şeker şey değil mi? - Güzel, güzel, güzel.

- Kimin bu? - Benim.

Senin mi?

Benim çocuğum.

- Ne zaman oldu bu çocuk? - On dakika önce efendim.

Bana bak. Sen sarhoş musun?

Vallaha ben içki içmem ama şu anda bir fıçı şarap olsa içerim.

Baksana bana.

Bildiğim kadarıyla sen evli de değildin, değil mi?

Evet efendim. Henüz değilim.

Tahmin etmeliydim.

Kim bilir hangi aşüfteden peydahladın onu.

Yok, estağfurullah. Kızınız asla aşüfte olamaz.

Sevim, aşüfte olamaz.

Ne dedin?

Kızımın adını söyledin galiba.

Yoksa yanlış mı duydum?

Hayır yanlış duymadınız.

- Yalan söylüyorsun. - Doğru söylüyorum.

- Yalan söylüyorsun. - Doğru söylüyorum.

- Eğer doğruysa seni öldürürüm. - Beni öldürün.

Öldürmeyin tabii ama doğruyu söylüyorum.

Doğru ha? Dur da kırayım bir tarafını.

Ne zaman doğdu bu piç kurusu?

- Sevim seyahatteyken doğdu. - Ne?!

- Demek Sevim'le sen... - Evet, Sevim'le ben.

Ne?! Yedim seni.

[EĞLENCELİ MÜZİK BAŞLAR]

[EĞLENCELİ MÜZİK BİTER]

Söyle bana herif. Tabancam nerede?

Kasa, kasa, kasaya koyun demiştiniz ya.

Kasada ha? Kasada.

Yapmayın, n'olur dağıtmayın toplaması çok zor oluyor sonra.

Tamam.

Şimdi öleceksin. Çabuk salavat getir.

Çünkü geberteceğim seni.

Ben gebermeyeceğim.

Neden?

Çünkü tabancanın kurşunu yok da ondan.

- Yok ha? - Yok.

Nerede kurşunlar peki?

Sağdan ikinci çekmecede, gri kutuda.

- Gri kutuda ha? - Gri kutuda.

Değil, ikinci.

- Nerede ulan bulamıyorum be? - Orada değil. Bir alttaki çekmecede.

- Sevim. - Baba. Dur elini kana bulama.

Çekil karşımdan. Senin hesabını sonra göreceğim.

Yalvarırım yapma baba. Öldürme onu.

Nerede? Nerede o ırz düşmanı?

- Beni vurma, çocuğa acı. - Nasıl öldürmem? Biraz evvel...

...bana ne söyledi, biliyor musun sen? - Biliyorum babacığım.

Ne diyorsun be?

- Her şeyi biliyorum. - Bilemezsin.

Nur topu gibi bir torunun oldu. Artık bizi evlendirmen lazım.

Dinlemem diyorum. Hiçbir zaman!

- Ama babacığım valla evlendirmelisin. - Sus lan sen karışma ufaklık.

- Ulan cevap ver. - Ama Mahir günahını temizlemeye hazır.

- Dinlemem diyorum. - Ben günahımı temizlemeye hazırım.

- Evlendir bizi baba. - N'olur baba. Babacığım.

Artık bizi evlendir babacığım.

Asla, asla, asla!

Kesin be!

Bana bakın, bu rezaleti bu odadakilerden başka hiç kimse bilmeyecek.

Anlaşıldı mı? İşte o kadar.

Öyle ikide bir bağırma Fazıl. Çocuğu ağlatıyorsun.

Sus benim yavrum. Sus benim güzelim.

Anneciğim onu sen de sevdin değil mi?

Evet, hayatımda bu kadar güzel bebek görmedim.

Sus benim canım. Sus yavrum benim.

Babasına benziyor.

- Sahi mi? - Hı hı.

- Asıl bana benziyor. - Aa? Neden sana benzesin?

Tabii babası... Şey...

Dayısı demek istedim.

Sen bacak kadar boyunla bu yüz kızartıcı meseleye...

...burnunu sokmasan olmaz mı?

Hadi odana, git de ders çalış.

- Ama baba... - Ama babası yok.

Git çalış dedim.

Babacığım bakın bakın burnu tıpkı size benziyor.

Bana mı?

Burnu bana mı benziyor?

- Evet. - Evet.

Aa, tabii tabii bakın.

Göstereyim. Bakın bakın. Sizin de burnunuzda iki delik...

...var, onun da burnunda iki delik var.

Ne kadar benziyor değil mi?

Yeter!

Bana bakın. Bu piç kurusu derhal ortadan kalkacak.

Ama baba.

Şimdi başlarım babandan ha!

Fazıl bu kadar taş yürekli olamazsın.

Öyle bir olurum ki... Hatta bunu bile kovarım.

Evet, seni kovuyorum.

Yani fabrikadan da mı kovuldum?

Tabii, fabrikadan da bu evden de hatta ve hatta...

...bu şehirden de kovuyorum seni.

Def ol! Derhal bu piçi de alıp gideceksin!

Ama ben bu çocuğa nasıl bakarım?

Onu peydahlarken düşünseydin.

- Ama babacığım. - Sus.

Sana gelince derhal Avrupa'ya dönüyorsun. Ve bu rezalet unutuluncaya kadar da...

...geri gelmek yok. Tamam mı?

[DUYGUSAL MÜZİK BAŞLAR]

Yavrum, kader bizi ayırıyor.

Ben buna dayanamam. Torunum!

Çocuğum.

- Ver bana, ben onsuz ne yaparım? - Ya ben ne yaparım?

Yahu benim sesim hiç çıkıyor mu? Olanlar bana oldu.

İşimden de kovuldum.

Susun! Yeter be!

Al piçini git, hadi.

Öf be!

[BEBEK AĞLAMA SESLERİ]

Elveda Sevim.

Elveda Nevin Hanım.

Elveda genç kardeşim Erol.

Benim tattığım acıyı sen tatma.

Güle güle Mahir abi.

Elveda zalim Fazıl Bey.

Okul çağı gelince elinizi öpmeye getiririm.

İstemez.

Allah'a ısmarladık.

Yavrum.

Çocuğum gidiyor be.

[AĞLAYIŞ SESLERİ]

[DUYGUSAL MÜZİK BİTER]

[HÜZÜNLÜ MÜZİK BAŞLAR]

- Versene bir simit. - Buyur abi.

Bakalım. Paramız da var mı?

Bereket versin abi.

Hayırlı işler.

Sen uyumuşsun ya.

Boş ver.

Zaten uyumasan da bunu yiyemezsin ki.

[HÜZÜNLÜ MÜZİK BİTER]

[HEP BERABER ŞARKI SÖYLEMEKTEDİRLER]

# Gamzedeyim, deva bulmam.

- Bizim salata ne oldu be? - Geliyor acele etme.

# Garibim bir yuva kurmam.

# Kaderimdir hep çektiğim.

Koy, koy.

Ne bakıyorsun? Koy onu da.

# İnlerim hiç reva bulmam.

Bu kadar senedir meyhaneciyim. Rakıyı sütle içenini görmemiştim hiç.

Süt benim değil ki onun.

Seni adam yerine koymadı. Eh, olmadı. İçelim bakalım.

[ÇALGI SESİ GELİR]

Şerefe. Oh, sen çoktan uyumuşsun be. Hadi bakalım.

Sen şimdi beni akşamcı sanıyorsun değil mi?

Aslında değilim. Daha doğrusu değildim. Ama bundan sonra içeceğim.

[TOPLUCA ŞARKI SÖYLERLER] # Elem beni terk etmiyor.

# Hiç de fasıla vermiyor.

Hop!

Gelin buraya. Birlikte...

...meşk edelim. Gelin ya.

Ne diyor bu ya?

Seni istiyor Sami. Eğlenmek istiyormuş.

Beni mi istiyor? Hadi canım.

Geleyim efendim, geleyim.

Hadi içelim.

[GAMZEDEYİM DEVA BULMAM ADLI DUYGUSAL ŞARKIYI SÖYLEMEKTEDİR]

[MÜZİK BAŞLAR]

# Gamzedeyim deva bulmam.

# Garibim bir yuva kurmam.

# Gamzedeyim deva bulmam.

# Garibim bir yuva kurmam.

# Kaderimdir hep çektiğim.

# İnlerim hiç reva bulmam.

# Kaderimdir hep çektiğim.

# İnlerim hiç reva bulmam.

[MÜZİK DEVAM ETMEKTEDİR]

# Hey hey!

# Heyyy...

# Hey hey...

# Elem beni terk etmiyor.

# Hiç de fasıla vermiyor.

# Elem beni terk etmiyor.

# Hiç de fasıla vermiyor.

# Nihayetsiz müteakiben,

# Doğrusu ömür yetmiyor.

# Nihayetsiz müteakiben,

# Doğrusu ömür yetmiyor.

[ŞARKI BİTER]

Helal olsun sana be delikanlı. Her akşam bekleriz.

- Vallaha bekleriz. - Sağ ol abi. Sağ ol abi.

- Sağ ol abi, sağ ol abi. - Helal olsun Sami buldun adamını yine.

Aferin be delikanlı. Sende çok iş var.

Ben adamı gözünden anlarım.

Sende de çok iş var Sami abi.

İçelim, içelim, içelim.

İçelim!

Artık seni bırakmam, hep beraberiz.

Gel mirim, gel.

Sana layık değil ama gel.

Dedemin burası.

Dedemin dedesinin.

Bana onlardan kalmış.

İşte geçinip gidiyoruz.

Yahu yıkılıyor burası Samiciğim.

- Yıkamazlar tarihi yer burası ya. - Sus, sus, uyuyor.

Kim yıkar be?

Gel ben seni öpeyim.

Başka bavul var mıydı efendim?

Yahu ne bileyim ben? Ben bilir miyim ki?

Ya sallanmayın be.

Geliyorum baba.

Geliyormuş. Uçağı kaçıracaksınız.

Sevim. Sen hiç merak etme. Ben bunu hallederim.

Tamam, tamam. Hadi.

Fazıl iyi düşündün mü? Yani diyorum ki...

Hiçbir şey diyemezsin. Bu ceza az bile ona.

Hadi yürü.

- Sakın unutma, Mahir'in adresini bulacaksın. - Tamam, tamam unutmam. Merak etme.

- Dediklerimi unutma. - Peki, peki unutmam.

- Sakın ihmal etme. - Tamam, tamam.

Yahu hadi. Ne fısıldaşıyorsunuz orada?

Şey babacığım. Erol beni geçirmeye gelmiyor da...

...burada vedalaşıyoruz.

Neden gelmiyorsun?

Okula gitmem lazım da babacığım ondan.

Ya öyle. Allah'a ısmarladık canım kardeşim.

Hadi yürüyün.

Sevim. Sevim.

Erol!

Tamam ablacığım adresi buldum. İşte burada.

Ah! Sen bir harikasın.

Hadi bana eyvallah.

Hey, dur nereye gidiyorsun? Yardım et bana. Bavullar var.

O benim değil senin işin. Okula geç kaldım.

Dur.

[BEBEK AĞLAR]

- Eyvah yine ağlamaya başladı. - Duydum.

Yine niye ağlıyor acaba abi?

Bebekler iki sebepten ağlar. Ya altı kirlenmiştir, ya da karnı acıkmıştır.

Ben altını değiştirirken sen de sütü ateşe koy.

Peki.

Aman maşallah yavrucuğuma, aman maşallah.

Süt bitmiş. Süt bitmiş, çay verelim abi.

Ulan çay olur mu çocuğa be? Git süt al.

Ha bak, bir paket pamuk al. Sonra talk pudrası al.

Mama için nişasta da al. Hadi hadi.

Pamuk pudrası, nişasta maması...

Ağlama bakayım yavrucuğum. Ağlama benim yavrucuğum.

Sütten başka ne alacaktım Sami abi?

- Rakı al. - Rakı mı?

Ulan Rakı olur mu be! Ben sana ne demiştim?

Pamuk al, talk pudrası al, nişasta al.

Bu sefer tamam.

Ağlama bakayım yavrucuğum benim. Ağlama.

Başka ne alacaktım?

>- İki tane de hıyar al çabuk gel be!

Ulan ne bitmez derdi var bu çocuğun ya. Para yok.

Süt, nişasta...

Herhalde 49/A burası olacak. Siz bir dakika bekleyin.

[KAPI TIKLATILIR]

Kim o?

Bir dakika açar mısınız?

Geldim, geldim. Geldim.

Yavrucuğum ben bir gidip kapıyı açıp hemen geliyorum.

Sen sakın kıpırdama. Hemen geliyorum yavrucuğum.

Aman dikkat et, sakın düşmeyesin ha.

Hemen geliyorum.

Ah?

Affedersiniz Mahir Bey'in evi burası mı?

Hayır burası Tamburi Sami Bey'in evi.

- 49/A burası değil mi? - Bakayım. Evet, burasıymış.

Ee Mahir Bey burada kalmıyor mu?

Canım burada kalıyor da ev benim.

Yani burada kalıyor?

Burada kalıyor ama süt almaya gitti.

Oh, oh, iyi iyi iyi.

Tamam burası.

Bagajı açın da valizleri alalım.

Lütfen şu bavulları taşımama yardım eder misiniz?

Anlamadım.

Bak ben bunları aldım. Sen ötekileri al.

Ya sorması ayıp ama kim bu hanım?

Tanımıyorum beyefendi.

Ben de tanımıyorum ya.

Bir dakika hemşerim. Para.

- Ne parası? - Taksi parası.

- Kaç para? - 100 lira.

Ah canım, şekerim, bir tanem!

İşte nihayet kavuştuk.

Beni çok özledin değil mi canım?

Hayatım.

Ne yapıyorsun? Hey. Rahat bırak çocuğu.

Canım benim.

Bak, bak bir de öpüyor.

Öperim tabii senden izin mi alacağım?

Ver bakayım onu bana.

Gel yavrucuğum.

Hay Allah, o dudağındaki boyadan hoşlanacak erkekler vardır ama...

...bu çocuğun henüz o boyaya ihtiyacı yok.

Canım benim.

Aa? Siz kim oluyorsunuz kuzum?

Ben de size aynı şeyi soracaktım, bir tanışsak artık.

Ben onun annesiyim.

Ha? Annesiymiş.

Bugüne kadar aklın neredeydi? Neden arayıp sormadın çocuğunu?

Ne yapalım? İmkan bulamadım. Ver çocuğumu.

Olmaz. Sen daha bebek tutmasını bile bilmiyorsun.

Ver diyorum sana.

- Vermem. - Ver şu çocuğu bana.

Kadın git başımdan.

kadar bağırırım.

Sevim? Sevim'in sesi bu.

Sen ne edepsiz şeysin be!

Ağzınızı toplayın. Ben edepsiz değilim.

- Verin çocuğumu. - Veremem o bana emanet.

Sevim.

Mahir.

Sevgilim.

Nereden çıktın sen?

Baban burada olduğunu duyarsa.

Merak etme duymaz.

Neden?

O beni Avrupa'da biliyor.

Uçağa binerken kaçtım ve buraya geldim.

Aman ne iyi ettin.

Tabii artık eve gidemem.

Ee yani?

Yani burada kalacağım.

Düşün, sen, ben ve bebeğimiz.

Üçümüz bir arada yaşayacağız. Ne güzel şey.

Tabii tabii çok güzel. Harika.

Yoksa geldiğime sevinmedin mi?

Sevinmez olur muyum hiç? Değil mi?

Sevinçten neredeyse uçacağız.

Hem bebeğe bakacak biri lazım.

Bakın bir de kitap aldım.

Bilimsel olarak büyüteceğiz onu.

Ne dersin Sami abi?

Ne diyeceğim, Allah derim.

Hadi hadi sütü kaynat da şu mamayı yapalım.

Ben yaparım.

İyi oldu değil mi?

Yok. Allah kahretsin.

Ne cehenneme gitti bu listeler?

Yok, yok.

Yok, yok, yok!

Nimet Hanım lütfen gelir misiniz?

Buyurun efendim?

Yok. Bu doğu bölgesinin sipariş listeleri ne cehennemde?

O sipariş mektuplarını ben de bulamıyorum efendim.

Peki ne cevap vereceğiz bu mektuplara?

Onların hepsini Mahir Bey bilirdi.

Eğer burada olsaydı...

Yeter! O serserinin adını duymak istemiyorum demedim mi ben size?

Allah kahretsin onu da, mektupları da!

O olmadan da bu fabrikayı elde edebilirim ben, anlıyor musun?

Anlıyorum efendim, anlıyorum.

[AĞLAMA SESLERİ]

[HÜZÜNLÜ MÜZİK BAŞLAR]

Anne?

Ablamı özledin değil mi?

Evet, burnumda tütüyor yavrum.

Ağlama be anne.

Ee şey, ben...

...seni sevindirecek bir haber vermek isterdim ama...

...yok yok kalsın.

Söylesene oğlum neymiş?

Babamdan korkuyorum.

Babandan mı korkuyorsun?

Duyarsa çok kızar sonra bana.

Peki söylemem babana.

Hadi söyle, anlat.

Söz veriyorsun değil mi söylemeyeceksin?

Peki, söz veriyorum. Söylemeyeceğim.

Sevim ablam Avrupa'da değil.

Ne? Avrupa'da değil mi? Peki nerede?

Leman'la birlikte Üsküdar'da bir evde kalıyor.

Ne?

Leman'la mı?

Yani torunumla mı?

Daha evvel niye söylemedin oğlum? Benim derhal oraya gitmem lazım.

Ama anne...

Aman, aman, aman...

[BEBEK AĞLAMA SESLERİ]

Of be şu ellerime bak. Ne hale geldi.

Ne zor şeymiş çocuk bezi yıkamak.

Peydahlarken düşünseydin kardeşim.

Yahu çocuk öldü be. Hâlâ pişmedi mi şu mama?

Kitaba göre daha sekiz dakika kaynaması lazım.

Oluyor, oluyor.

İşte ev burası anne.

- Burası ha? - Hı hı.

[KAPI ZİLİ ÇALAR]

Sami abi duyuyor musun?

Neyi?

Kapı çalıyor da.

Ee duydum.

Ben bu durumda açamam. Sen bakıver abi.

Aman maşallah!

İyi be bakıyorum siz beni bayağı kullanmaya başladınız.

Yok çocuğun altını değiştir, yok bilmem ne yap.

Ağlama yavrucuğum sana söylemiyorum.

Tamam çocuğun maması hazır.

Canım acıktın mı sen?

Kapı çalıyor.

Biliyoruz.

Ee biliyorsunuz da neden açmıyorsunuz?

Ağlama yavrum.

Anlaşıldı. Ben açayım.

Maşallah, maşallah yavrum.

Anne! Anneciğim n'olur kızma.

Bak her şeyi anlatacağım.

Kızacak ne var evladım. Erol senin gitmediğini...

...söyleyince nasıl sevindim bilemezsin. Yavrum!

Allah bizi ayırmasın.

Canım anneciğim.

Nerede? Torunum nerede?

Yukarıda.

Gel.

Aman maşallah aç ağzını yavrum.

Mahir.

Hoş geldiniz.

Aa? Ne yapıyorsunuz?

Nedir o bebeğe yedirdiğiniz?

Mama.

Iyy... Bu ne biçim mama?

Öldürmek mi istiyorsunuz çocuğu?

Bu mama bilimsel mama. Sevim onu kitaba göre yaptı.

Evet anneciğim kitaba baktım.

Mama kitapla mı yapılırmış?

Al şunu.

Allah'tan vaktinde yetiştim.

Gel yavrum, gel benim canım. Sus benim yavrucuğum.

Artık anneannen geldi. Seni hiç yalnız bırakmayacak.

Buraya yerleşecek.

Artık hep beraber olacağız.

Sana mamaları hep ben yapacağım.

Mama.

Ayy... Ne perişan yer burası. Önce şu pisliği atmak lazım.

Neden?

Yenisini getireceğim.

Şu divanı da atmalı.

Ama orada ben yatıyorum.

Olsun, yatmasan da olur.

Ayakta durursun Sami abi, daha iyi.

Gel kızım, mamayı yeniden yapalım.

Hadi.

Seni yalnız bir adam sanmış, acımış evime almıştım.

Eğer peşinde bu kadar kadın olduğunu bilseydim...

[HAREKETLİ ŞARKI SÖYLEMEKTEDİR]

# Mini mini hanımlara,

# Sevdalı beylere,

# Parasını vermeden kaptırmam.

# Âlâ kaymaklı dondurma.

# Mini mini hanımlara,

# Sevdalı beylere,

# Parasını almadan kaptırmam.

# Âlâ kaymaklı dondurma.

[ALKIŞ SESLERİ]

Merhaba.

Ne işin var odamda?

Ne yüzle geldin buraya?

Kendimi affettirmeye geldim.

Af dilemek için çok geç kaldın.

Lütfen odamdan çıkar mısın?

Yazık bu kadar zaman sonra böyle mi karşılanacaktım.

Ya nasıl karşılamamı bekliyordun? Beni kucağımda çocuğumla bırakıp...

...kaçan bir serserinin boynuna sarılacağımı mı sanıyordun?

Haklısın.

Serserilikten vazgeçemem bir türlü. Tıpkı senden vazgeçemediğim gibi.

Biliyor musun seni hiç unutmadım.

Ben seni çoktan unuttum.

Boşuna yorulma, inanmam buna.

Dışarı çıkar mısın lütfen? Üzerimi değiştireceğim.

Daha söyleyeceklerim bitmedi.

Bana kızmakta haklısın.

Ama çocuğumuz doğduğu zaman meteliğim yoktu.

Kalıp hem onu hem seni sefalete mahkum edemezdim.

Bunun için kaçtım Amerika'ya.

Bak bunu senin için aldım.

Hangi parayla?

Zenginim artık.

Bu sana nişan hediyem.

Seninle evlenmek istiyorum Şermin.

Evlenmek mi?

Neden şaştın?

Bir adamın çocuğunun annesiyle evlenmek istemesi kadar tâbi ne olabilir?

Onu da öyle özledim ki. Sahi nerede çocuğumuz?

Şey...

[ZİL ÇALAR]

Şermin! Ne işin var burada senin?

Şöyle geçerken bir uğradım. Bebeği göreyim dedim.

Ha iyi yaptın, iyi yaptın. Merak etme. Bebek gayet iyi. Sana da selamı var.

Neredeyse kovacaksın.

Ben bir anneyim ve çocuğumu görmek istiyorum.

Onun sana ihtiyacı yok.

Artık Leman'ın bir annesi, bir babası, bir anneannesi...

...bir dedesi, dayısı, ayısı, her bir şeyi var. Ya?

Hadi şimdi güle güle.

Sıhhati de iyi. Ellerinden öper.

Bana bak, tepemi attırma benim. Çocuğumu görmek istiyorum, o kadar.

Tepen atsa ne olur be. Hadi şimdi durma burada.

Baba!

Bana bak. Babamın yanında çıt çıkartırsan vallahi gebertirim seni. Haberin olsun.

Ya, işte vallahi fizikçinin tepesi atarsa adamı çaktırır, bunu böyle bil.

Hoş geldiniz babacığım. Ya işte böyle.

Bana bak haydi toz ol buradan. Toz ol.

Ne oldu lan buradaki yeşil koltuk?

Koltuk mu? Orada koltuk yoktu ki baba.

Ne demek yoktu be.

Yeşil koltuk yok muydu burada?

Ha, vardı vardı.

Ee ne oldu? Sonra halı da yok burada.

Yok ya.

Nerede peki?

Ne bileyim ben hiç görmedim.

Hadi oradan.

Dur bakayım, gel gel.

Gel, gel.

Gelsene!

Kimdi o kız?

- Hangi kız? - Dışarıdaki kız.

- He o mu? - O ya.

- Şey... Şey... - Ne şey?

Şey babacığım yani o kızı demek istiyorsun değil mi?

Evet.

Şey, o mu? Mektep arkadaşım babacığım. Benden kitap almaya gelmiş de...

...ona o kitabı verecektim.

Gel buraya.

Yaklaş dedim.

Bana bak.

Eğer o kızla aranda bir numara varsa gözlerini oyarım senin.

Anladın değil mi?

Aman babacığım daha neler, rica ederim yani kızın çirkinliğini...

...görmedin mi? Ben hiç böylesine bakar mıyım?

Hadi, hadi.

Aa? Sen döndün mü?

Yemek yapıyordum, duymadım.

Hanım.

Benim yeşil koltuk ne oldu?

Şey...

Tamire gönderdim.

Peki ya halı? Halı?

Onu da temizletmeye yolladım.

Temizletmeye yollamış.

Alayım babacığım.

İçeriden de güzel kokular geliyor. Bir de acıktım ki.

- Hadi gel bakalım, neler var. - Hadi.

Bu ne bu?

- Pilaki. - Pilaki.

Bu ne bakalım?

- Ooo... - Ooo...

Çorba.

Bu neymiş bakalım.

Dolma.

Dolma ya.

Oğlum, sakın beni tutma sen.

Niye tutayım babacığım?

Nefis. Zeytinyağlı dolmalar, mercimekli çorbalar, pilaki...

Ben şu elimi bir yıkayayım hele.

Tabii tabii babacığım. Ben de size havlu getireyim.

Havluyu getirdim babacığım.

Babacığım bugün fizikten sekiz aldım.

Ulan atma, inanayım mı?

İnan babacığım, inan.

Ver şu havluyu.

Aferin öyleyse.

Gözüme girmeye başladın.

Seni kerata.

Hadi şimdi dolmalara.

[HAREKETLİ MÜZİK BAŞLAR]

Zeytinyağlı dolmalar, mercimekli...

Çor...

Vardı ya...

Yahu nereye gitti bu tencereler?

O da ne?

Yok.

Erol. Erol!

- Erol! - Efendim baba.

Nerede bu yemekler?

Hangi yemekler?

Ulan içerideki yemekler, gel buraya.

Gel buraya gel. Nerede?

Ne nerede?

Yemekler.

Hangi yemekler babacığım?

Oğlum burada pilaki, çorba, dolma yok muydu?

Var mıydı baba?

Ulan burada üç tane tencere içinde pilaki, çorba, dolmalar yok muydu?

Aman babacığım yoktu tabii.

Yoktu ha!

[HAREKETLİ MÜZİK BİTER]

[ ACIH DA BAĞA VİR ADLI HAREKETLİ ŞARKIYI SESLENDİRMEKTEDİR]

[MÜZİK BAŞLAR]

# Azıcık da bana ver,

# Biraz da ona ver.

# Çevir kazı yanmasın,

# Aman kız uyanmasın.

# Azıcık da bana ver,

# Biraz da ona ver.

# Canı kaymak isteyen,

# Cebinde manda taşır.

# Canı kaymak isteyen,

# Cebinde manda taşır.

# Bulguru, yağı bulan,

# Çorbasını kaynatır.

# Ya bulamayan gariban,

# Omuzunu oynatır.

# Azıcık da bana ver,

# Biraz da ona ver.

# Çevir kazı yanmasın,

# Aman kız uyanmasın.

# Azıcık da bana ver,

# Biraz da ona ver.

# Ayağında yok postal,

# Başına giyer püskül.

# Ayağında yok postal,

# Başına giyer püskül.

# Sonradan görmesi,

# Meğerse ne müşkül.

# Ya hiçbir şey bilmemek,

# Pilav üstüne keşkül.

# Azıcık da bana ver,

# Biraz da ona ver.

# Ayrana daldır,

# Bulgura saldır.

# Selam verdi gördün mü?

# Selamı almadın mı? Aaa?

# Çevir kazı yanmasın,

# Aman kız uyanmasın.

# Türkünün sonu geldi gari.

# Azıcık da bana ver.

# Türkünün sonu geldi gari.

# Azıcık da bana ver.

# Hayda.

# Balcının bal tası var,

# Oduncunun baltası var.

# Öyle de olur, böyle de olur.

# Avcı vurur turnayı,

# Biz çalarız zurnayı.

# Böyle de olur, böyle de olur.

[ŞARKI BİTER] [EĞLENCELİ MÜZİK BAŞLAR]

Oh be!

[EĞLENCELİ MÜZİK BİTER]

Rezalet bu, rezalet.

Şu hale bak, şu hale.

Karadeniz Boduroğlu İlaç Komandit, kalsiyum kompoze ve vitamin hapları...

...istemiş heriflere dedete göndermişsiniz.

Şuna bak, şuna.

Adana Sağlık Ticaret Firması; aspirin, kirin bekliyor.

Adamlara pire tozu gönderilmiş.

Biri parasını geri istiyor.

Öbürü mukaveleyi bozacağını yazıyor. Kim yaptı bu eşekliği?

Affedersiniz ama beyefendi, siz öyle emretmiştiniz.

Ne? Ben mi?

İyi halt etmişim.

Efendim Mahir Bey burada olsaydı.

Yeter be yeter! Yeter, yeter, yeter!

Allah'ım aklım fikrim sana emanet ya Rabbim!

Yahu ben size onun adı burada anılmayacak demedim mi?

Lütfen gidin.

Lütfen gidin!

Affedersiniz efendim.

Fazıl Bey yine kızacaksınız ama bugün maliyeden iki müfettiş geldi.

Peki ne istiyorlarmış?

Defterleri kontrol edeceklermiş.

Fena havadis.

O işlere hiç aklım ermez.

Mahir namussuzu olmadan maliyecilerle görüşemem.

Ben de onu diyecektim efendim. Nerede olduğunu biliyorum.

Emrederseniz hemen çağırtırım.

Hayır, o bu fabrikaya giremez.

Siz adresini getirin bana.

Emredersiniz efendim.

Kendisini ben görmeye giderim.

Neden suratın asık? Keyfin mi yok?

Nasıl keyfim olsun?

Şu halime bak.

Bir işim vardı, kovuldum.

Kimin olmadığını bilmediğim bir çocuğa dadılık ediyorum.

Seni seviyorum.

Evlenemiyorum.

Göreceksin, her şey düzelecek.

Babam bu bebek sayesinde bizi mutlaka evlendirecek.

İnşallah. Benim hiç ümidim yok doğrusu.

İkiniz de buradasınız.

Size çok önemli bir şey söyleyeceğim.

Yoksa bir çocuk daha mı getirdin?

Yok canım.

Leman'ı almaya geldim.

Yok alamazsın, tam işe yarayacağı sırada.

Deli misin sen? Babam çocuk sayesinde bizi evlendirecek.

Yok. Artık bir çocuk muamelesi görmekten bıktım.

Onu alıp babama, bu bebek benim diyeceğim.

- Yahu öldürür seni. - Bırak.

Evet belki öldürür ama yaşarsam erkekliğimi ispat etmiş olurum.

Olmaz öyle şey.

Neden anlamıyorsun?

Bizim evlenmek için bu bebeğe ihtiyacımız var.

Şunlara bak be, çok ihtiyacınız varsa bir tane de siz yapın...

...kızım zor mu yani? - Ya deli misin sen?

Çocuk dediğin öyle bir günde yapılır mı?

Haydi konuşmayı bırak da yürü.

Olmaz, olmaz.

Ne istiyorsunuz be? Söyleyeceğim işte.

Ne oluyor burada be?

Allah kahretsin mamayı da döktüm.

Erol sen buraya çok sık gelmeye başladın.

Anne sana bir itirafta bulunacağım.

- Dur, sus, sus. - Sus, sus.

Söyle bakalım.

Ya söyleyeceğim işte. Anne gel buraya.

- Bırakın. Bırakın. - Bir dakika ya.

Bırakın söylesin canım.

Benim bir çocuğum var.

Ne?! Senin de mi?

Hayır anneciğim korkma, aynı çocuk.

Leman'ın babası benim.

Ne?

Ne yani çocuğu...

Çocuğu ablandan mı peydahladın?

Allah'ım nedir benim başıma gelen.

Yanlış anladın.

- Kolonya getir çabuk. - Kolonya, kolonya.

Çek elini sen.

Anneciğim her şeyi anlatacağım bak.

Ya git işte.

- Hay Allah. - Bir dakika.

Ne oluyor be kardeşim ne oluyor yahu?

Annem bayıldı da onu ayıltmaya çalışıyoruz.

Annen mi bayıldı? Allah Allah.

Baba!

Yahu kardeşim ne oluyor yahu?

Annem bayıldı ayıltmaya çalışıyoruz.

Yahu bir gün de olaysız bir gün geçirelim be kardeşim be.

Bu ne biçim iş?

Hanımefendiciğim ne oldu?

Anne! Anne! Anne!

Babam geldi ayıl. Ayıl.

Ne?! Kocam mı?

- Hayır babam! - Elinde silah var mıydı?

- Ya ne bileyim var mıydı? - Kaçın, kaçın.

İtme be!

[KAPI TIKLATILIR]

Olmaz. Şu dolaba, dolaba girin.

Yahu ne oluyor?

Hay Allah!

Yeter be!

Dolaba, dolaba girin dolaba.

>- Yeter yahu!

Gir içeri.

Yeter!

Yeter be! Sen de patlamadın ya sus be! Dur be! Geliyorum ya!

İşte gidiyorum. Ev de sizin olsun, her şey de sizin olsun.

Ulan bu koltuğun da içine sıçayım, buraya yakışmadı zaten.

Bir saattir beni kapıda ne bekletiyorsun?

Siktir git be. Ne konuşuyorsun be!

Sen de kazlık gibi başımda ne dikiliyorsun?!

Ne konuşuyorsun lan?! Bir şey mi diyorsun?!

Gir içeri, gir.

Mahir.

>- Mahir!

Kıpırdamayın, kıpırdamayın.

Mahir!

Oh!

Hoş geldiniz Fazıl Bey.

Hoş bulduk ama merak etme senin için gelmedim.

Fabrikanın hesaplarını öyle bir karıştırmışsın ki senden başkası...

...içinden çıkamıyor.

Defterlere bir göz atacağız.

Atalım efendim.

Bana bak. Bu koltuk bana hiç yabancı gelmiyor.

Ee koltuk koltuğa benzer efendim. Halıyı ise hiç görmeyin.

Buyurun.

Bu lambayı da tanıyor gibiyim.

O da pek iyi bir şey değil ama idare ediyoruz.

Bebek nasıl diye sormuyorum. Beni ilgilendirmez.

Ama istersen ondan bahsedebilirsin.

Nerede o?

İçeride.

- Olabilir, beni ilgilendirmez. - Müsaadenizle efendim.

- Neyse işimize bakalım. - Şu defteri de alayım.

Şimdi, Boduroğlu...

[FISILDAYARAK HESAPLAMALAR YAPAR]

İyi mi bari?

Efendim?

Bebek diyorum...

...sıhhati iyi mi?

Ah tabii tabii çok iyi.

Görseniz, öyle güzelleşti ki. Çenesi, burnu tıpkı siz.

Bana mı benziyor?

Benzemek ne kelime. Adeta modeliniz.

Ne de olsa dedesisiniz.

Olabilir.

Hemen laubalileşme. İşimize bakalım.

Bu hesaplar bugün bitecek.

Baş üstüne, baş üstüne.

Burası biraz sıcak değil mi?

Fazıl Bey bütün stopajlar yatırıldı mı?

Ee, tabii tabii hepsi yatmıştır herhalde.

Herhalde.

İçeri geçip çalışsak nasıl olur?

Tabii orası çok serindir.

Hadi öyleyse.

Yok, yok, yok. Olmaz, olmaz.

Niye?

Şey, içeride şey var. Çocuk.

Uyuyor.

Olsun uyandırmadan çalışırız.

Çalışabilir miyiz?

Tabii tabii niye olmasın?

[HAREKETLİ MÜZİK BAŞLAR]

Ah benim bir tanem.

Ah dedesinin torunu.

Nur topu gibi.

Maşallah benim yavruma.

Ne şeker şey değil mi?

Bakmadım bile.

Hadi hadi sen hesapları gözden geçir. Bitsin bu işler.

Peki, peki, hesap.

Baba.

Ne işin var senin burada?

Hiç babacığım. Geçiyordum da.

Anlamadım?

Anlamayacak ne var babacığım, görünen köy kılavuz ister mi?

Saklama hislerini hadi hadi.

Babacığım Leman'ı çok seviyorsun değil mi?

Kim demiş onu?

Saklama babacığım.

Seviyorsun, içeriden gördüm.

Ne olur kızma ama babacığım sana bir itirafım var.

Neymiş o?

[HAREKETLİ MÜZİK BİTER]

O mu? Şey babacığım.

Söylesene be ne oldu? Söylesene. Sınıfta mı kaldın yoksa?

Yok.

Durun be.

Söylesene be.

Daha da beter babacığım.

Nedir o daha beter olan?

Söyleyeceğim işte, söyleyeceğim.

Lan geveleyip durma da söyle.

Bu çocuk be...

Hayır yalan, yalan söylüyor.

Sen? Sen ha?

Ne işin var bu ırz düşmanın evinde?

Yalnız değilim ki annem de burada. Gel anne.

Ne? Annen de mi burada?

Söyler misin hanım, sen ne arıyorsun burada?

Hiç torunumu görmeye geldim.

Şimdi aklımı kaçıracağım.

Şu işin iç yüzünü anlatacak biri yok mu bana?

Babacığım anlaşılmayacak ne var? Bir anne yavrusunu bırakıp nasıl...

...Avrupa'lara gider? O Mahir ile bizim çocuğumuz. Senin de sevgili torunun.

Hadi, hadi. Torunummuş.

Biraz önce "Oh benim canım, oh dedesinin güzeli" diye seviyordun ama.

Tabii ona agucuklar yaptığını gardıroptan ben de gördüm.

Ben de gördüm.

Hadi hadi.

Ben bebekleri severim. Kabahat mi bu?

Neden kabahat olsun? Sizin gibi iyi yürekli bir insan...

...torununu sevemez mi hiç?

Bana bak sen bizim aile meselelerine burnunu sokma hadi işine, gir içeri.

Bu mesele benim de meselem. Ben sizin damadınızım.

Şunun söylediğine bak. Hadi içeri dedim sana!

Ulan Erol!

Yapma bak ne güzel şey. Gel evlendirelim çocukları, olsun bitsin.

Hadi n'olur babacığım.

Durun bakalım, durun, durun, durun. Üstüme varmayın öyle.

Düşüneceğim.

Düşünecek ne kaldı ki baba?

Sen karışma be. Çocuğu uyandıracaksın!

Hadi Fazıl inat etme canım. Evlendirelim şu çocukları.

Bir kere bu çocuk bu evde bakılamaz. Köşke gitmesi lazım.

Yaşa baba.

Yahu ne malın gözü herifmişsin be.

Ne yapıp ettin, sonunda damadım oluyorsun ama dua et o torunuma.

Eğer bebek olmasaydı ne kızımı alabilirdin, ne de şu gördüğün...

...fabrikadan içeri girebilirdin.

Rica ederim Fazıl Bey.

Nerede bizim araba?

Sizin araba daha gelmemiş.

Ben sizi buyurun servis arabasıyla bırakayım.

Buyurun Fazıl Bey.

Bu kadarı da fazla ama oğlum. Ben senin hem patronun...

...hem de kayınbabanım. - Buyurun baba.

Bu külüstürle mi gideceğiz?

Senin çocuğun değildi o, aptal.

O zaman bebeğe bakacak biri lazımdı. Yalan söyledim sana.

Asıl şimdi yalan söylüyorsun. O benim çocuğum, anladın mı?

Üstelik burunlarımız bile aynı. N'aber?

Ulan ben mi bilirim, sen mi bilirsin?

Onu ben doğurdum.

Kimden doğurduğumu da çok iyi biliyorum.

Hadi git getir, çocuğu almaya geldim.

Biraz zor alırsın Leman'ı.

Bir kere Mahir abim ile Sevim ablam onun sayesinde evlenecekler.

Ulan şimdi başlatacaksın ablandan da, Mahir abinden de!

Herifle barıştım diyorum, dışarıda bekliyor.

Çocuğunu istiyor. Anlamıyor musun?

Söyle ulan çocuk nerede?

- Yukarıda. - Öyle mi? Ben gider alırım.

Hey bir dakika alamazsın.

Ne demek alamazmışım?

Şuna bak be.

Alamazsın dedim be!

- Dur. - Bırak kolumu.

N'oluyor be?

Kayhan. Sen bunu bana bırak. Çocuk yukarıda.

Hemen git al onu.

Hayır. Hayır, dur. Alamazsın çocuk benim.

Çekil, bela olma başıma.

Bir yere gidemezsin. Gel buraya.

Aklım hep evde.

Sana uydum bebeği Erol'a bırakıp alışverişe çıktım.

Aman anne, Erol da çocuk değil ya. Uyanırsa ağzına biberonu verir. Olur biter.

Yavrum, bir tanem.

Güzelim, canım benim. Canım benim.

Tutma saçımı. Bırak beni.

Siz de çocuğumu bırakın, bırakayım sizi.

Şermin, Şermin aldım çocuğu. Gidelim canım hadi.

Çekil dedim sana ayağımın altından!

Hadi çabuk ol.

Gel, gel.

Ver çocuğu bana, ver.

Geç, çabuk geç.

Çocuğum.

Durun götüremezsiniz çocuğumu.

Anne! Leman'ı kaçırıyorlar.

Leman'ı mı kaçırıyorlar?!

Çabuk geri dön.

Senin ufaklık peşimize takıldı.

Sen boş ver onu. Gazla.

- Daha hızlı, daha hızlı. - Evet daha hızlı.

Merak etme küçük hanım, yetişiriz ben Topçu'nun şoförüyüm.

Şimdi de siyah bir araba takıldı peşimize.

O, babasının arabası. Sen gazla.

Nasıl bizim külüstür Fazıl Bey?

Dikkat et.

Buraya sergi kurulur mu ya!

Sergi kuracak başka yer bulamadın mı be adam!

Sen de garaj olarak benim dükkanımı mı buldun girecek?

Ya dur ne satıyorsun sen?

Mahir abi sen zaten ayvayı yemişsin.

Ulan piç yine mi çıktın karşıma.

Baba ne vuruyorsun kafama be? Ne yaptım ben sana be?

Durun Fazıl Bey, durun. Erol bir şeyin yok ya?

Bir şeyim yok. Leman'ı kaçırıyorlar.

Arabaya bak ne hızlı gidiyor be.

İşte baba kaçıyorlar bak.

- Torunum mu yani? - Çocuğum.

- Hadi yürüyün. - Hadi.

Açılın ya!

Verin lan şu motosikleti.

Kesin lan. Hadi.

Paramı, paramı isterim. Paramı vermeden nereye gidiyorsunuz?

Yeter ulan bırakın peşimi!

[BAĞIRIŞMALAR]

[BAĞIRIŞMALAR DEVAM EDER]

Anladık efendim.

Efendim bu olaylarda kastı mahsusa bir şey yok.

Yani her şeye istemeyerek oldu.

Versene çocuğumu.

Ah şuna bak! Nereden senin çocuğun oluyormuş?

Söylesene Mahir, bu çocuk bizim değil mi?

Vallahi ben de şaşırdım artık. Bizim mi?

Ne demek ulan şaşırdım?

Yani ben onu aslında Erol'un...

Yok yok yok ablamın çocuğu. Ablamın.

Ya bizim zararı kim ödeyecek?

[BAĞIRIŞMALAR]

Başlarım şimdi zararından senin! Vereceğim efendi!

[BAĞIRIŞMALAR DEVAM EDER] [BEBEK AĞLAR]

Bakın komiser bey, ben anlatayım önce.

Tam fabrikadan çıkmıştık...

Dosdoğru benim dükkana girdiler.

Biz çarşıdaydık.

Langırt bizim tezgaha.

- Hayır çocuk benim. - Hayır benim.

Benim galiba.

[BAĞIRIŞMALAR]

Susun be susun!

Susun be!

Kadınlar hamamına çevirdiniz burasını.

Bu işi anlatacak aklı başında biri yok mu aranızda?

Müsaade edin ben anlatayım komiser bey.

Anlat be.

Bana bakın.

İçinizden biri lafa karışacak olursa içeri tıkarım alimallah.

Anlat bakayım oğlum.

Aslında durum gayet basit.

Çocuk bu kızın.

Ama Erol kendisinin zannetmiş ve...

...ablası Sevim'e onun annesi sen ol demiş.

Bana geldiler, babası da sen oluver dediler. Yani bu durumda...

...şimdi baba Sevim...

...baba benim.

Çocuk bu kızın, bu kız benim değil.

Sevim benim sevgilim. Erol değil.

Yani böyle bir şey efendim.

Anladınız değil mi?

Sus be!

Kes artık.

Başım çatladı. Amma da çattık be.

Ben de bir bok söyleyeceksin sandım.

Şu ilaçlarımı alayım.

[BAĞIRIŞMALAR]

Anlatıyorum, anlatıyorum, anlamıyor. Hıh! Anlamıyor.

Fazıl Bey, baba.

Ne dürtüp duruyorsun be?

Komiser de bizden.

Baksana, bizim fabrikanın ilaçlarını kullanıyor.

Ya, ya, ya.

Bu ilaçları neden alıyorum biliyor musun?

Neden?

Bunun rengi hoşuma gidiyor da ondan.

Olabilir, ya o sarı hap?

O sarı hap mı?

O da bana yeşili hatırlatıyor da onun için.

Yani senin anlayacağın üçünün de ne boka yaradığını bilmiyorum.

Rica ederim komiser bey. Bugün hâlâ hayattaysanız...

...bunu bu haplara borçlusunuz. O ilaçlar bizim ilaçlarımız.

Ben hakkımı isterim beyefendi. Komiser bey! Davacıyım davacı.

Dükkanıma girdiler, malları talan ettiler.

Bu arabasıyla tezgahıma girdi.

Şey.

Sen karışma Sevim.

[BAĞIRIŞMALAR]

Komiser bey ben de bu ikisinden davacıyım. Torunumu kaçırdılar.

Hayır efendim çocuk benim bir defa.

Yeter efendim yeter! Kesin! Açılın şöyle.

Hava alalım biraz.

Kimin bu çocuk?

- Benim. - Hayır, benim.

- Ben... - Şişt.

Efendim müsaade edin ben anlatayım.

Çocuk benim.

Annesi de bu hanım. Bunu her şekilde ispat edebilirim.

Doğru mu?

Evet komiser bey doğru.

Ne? Ne diyor bunlar be?

Gelsene buraya bakayım. Ne diyor bunlar?

Onlar bir şey demiyor ki efendim.

Diyorlar mı yoksa?

Beyefendi inanın ki çocuk benim. Bu hanım da annesi.

Doğru mu söylüyor?

Maalesef çocuk onların efendim.

Her şey bitti sevgilim. Doğru evimize gidiyoruz.

Mutlu yuvamız bizi bekliyor.

Ah. Bana bunu da mı yapacaktınız? Yazıklar olsun size.

Bana bir torun bile veremediniz.

Torun mu? İstediğin torun olsun Fazıl Bey.

Sen hele bizi bir evlendir.

Söz mü?

- Söz baba. - Söz babacığım.

Öyleyse istiyorum torunumu.

Yaşa baba!

Bir, iki, üç, dört. Bir tane eksik Sevim. Nerede?

Arkanda.

Ee damat yedinci torunun şerefine.

Yedi değil baba, sekiz.

Anlamadım?

Sekizinci de yolda da.

Ne? Sekizinci de yolda mı? Aman Allah'ım ne güzel.

[NAZAR EYLE ADLI HAREKETLİ ŞARKIYI SÖYLER]

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Gel yanıma pazar eyle.

# Gel yanıma pazar eyle.

# Yüce hakan sefere gitmiş.

# Bilgi hatun dokuz doğurmuş.

# Dokuz oğlan beş yaşına gelmiş.

# Dokuzu birden kılıç kuşanmış.

# Nazar eyle, nazar eyle.

# Nazar eyle, nazar eyle.

Hazırlayan: 1023 binyirmiuc@hotmail.com

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.