Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Tüm bu olaylar serisi, kıdemli bir polis memurunun...
ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE ...Polis ve Cezai Deliller Kanunu hükmünü...
...ihlal etmeye kasten karar vermesiyle başlamıştır.
- Bir tane daha ister misin? - Bir tane daha mı?
Sonuç ceza mahkemesinde adilce kabul edilebilir bir kanıt teşkil etmemiştir.
Sian adına, adamın aleyhine açılan davada hâlâ iyi durumdayız. DNA kanıtımız var.
Sian'ın kanı adamın arabasında, adamın DNA'sı Sian'ın üzerinde bulundu.
- Peki ya Becky? - Elimizdeki tek şey itirafıydı.
Ve korkarım itiraf olmadan Becky'nin adını iddianameden çekmek zorunda kalacağız.
Bu Fulcher'ın hatası!
Her zamanki anlaşma, konuştuğumuz şeylerin hiç biri mahkeme karar verinceye dek...
...ITV'de kullanılamaz. - Tamam, kabul.
Adam bir seri katil, Rob. Buna eminim.
Onun en büyük kahramanı Moors Cinayetleri'ni işleyen Myra Hindley'di.
Polis memurlarınızdan biri hakkında şikayette bulunmak istiyorum.
Bu bir şikayet dilekçesi, Steve. Sadece yetkiyi kötüye kullanmak mı...
...yoksa ağır suç mu teşkil ediyor, karar vermem gerekecek.
Gerçekten mi?
Canına ot tıkamak için fırsat kolladıklarını söyledi.
Wiltshire Polisi'nin yüz üstü bıraktığını düşünüyordu, akıntıya kapıldığını.
Peki hiyerarşi sırasında Becky nerede? Her zaman olduğu gibi yine en altta.
Yani geri dön ve patronlarına tatmin olmadığımı söyle. Hem de hiç.
Mike'la konuştum. Maalesef şikayeti Bağımsız
Polis Şikayet Komisyonu'na göndermiş bile.
Suçlamada bulunacaklar. Ağır suç.
Çeviren: Sir Didymus İyi Seyirler...
Bu gerçek bir hikayedir.
İzleyecekleriniz kapsamlı araştırmalar, görüşmeler...
...ve yayımlanmış raporlara dayanmaktadır.
Mutlu yıldönümleri!
- Çok teşekkür ederim. - Mutlu yıldönümleri, anne.
- Mutlu yıldönümleri, baba. - Bu çok hoş.
- Teşekkür ederim, çok güzel. - Seçmeme yardım ettiler, değil mi?
- Birazcık. - Teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.
Bunu hep istemişimdir.
Çok gerilmişsen ve fazla bastırıyorsan kırmızı bir ışık yanıyor.
Gergin olduğumu mu düşünüyorsun?
- Belki. - Ben de sakladığımı sanıyordum.
- Belki biraz. - Dökülün bakalım.
- Kartpostal üçümüzden. - Çok teşekkür ederim.
- Arkandayız. - Teşekkür ederim.
Mutlu yıldönümleri.
BİR İTİRAF
Hayat kadınlarının cinayet gerçekleşmeden önce...
...Halliwell'le Becky'yi ilişkilendiren ifadeleri var.
Hücre arkadaşının, kadınlarla seks yaparken...
...boğazlarını sıkmaktan hoşlandığına dair ifadesi var.
Hepsi orada. Sekiz cinayet, arkadaşına telefonda öyle söylemiş.
Biz iki tanesini biliyoruz.
Diğer altısını kim arıyor?
Ben aramıyorum. Kıçımın üzerine oturmuş sınırlı vazifeleri yapıyorum.
Disiplin duruşmasının tarihi belirlendi mi?
Yıl sonundan önce.
Bu olana dek tümüyle...
...araftayım.
Vaka yok, ekip yok.
- Bıçaklar benim için de çekildi. - Ne?
Mike Veale birdenbire, idari memur olarak bana artık ihtiyacı olmadığını bildirdi.
İstifa edeceğimi düşünmüş. Reddettim.
Ve bu hafta yeni bir idari memur atadığını duydum.
Şaka gibi.
Bu benim sorunum. Senin de peşine düşemezler.
- Bunu onlarla tartışacağım. - Steve, yapma. Steve...
Pat, fazla zamanını almadan bir konuşabilir miyiz?
Steve...
Dinle, etrafta birçok şikayet dolandığını biliyorum ama adil...
Telefonunda ne sorun var? Seni aramaya çalışıyordum.
- Şarjda bıraktım. - Mike Veale seni görmek istiyor.
Peki.
Ona hemen geldiğini söylerim.
- Halliwell 25 yıl aldı. - Bu Karen.
Dışarı çıkacak. Yani önünde yaşayacak çok zamanı olacak.
Onun için üzülüyorum. Elbette üzülüyorum ama...
Fulcher yasayı çiğnedi. Bunu biliyorsun.
Dürüst olmam gerekirse artık ne düşündüğümü hiç bilmiyorum.
Ama şimdi, burada, Karen'la bu işe dahil olmamayı tercih edeceğimi biliyorum.
- Ben imzalarım. - Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
Aslında ilk kişisiniz. Buradakilerin hepsi aile üyeleri. En baştaki benim.
Teşekkür ederim.
"BECKY İÇİN ADALET" 25 yıl.
Halliwell'in aldığı ceza. Ve dışarı çıkacak.
- Mike beni görmek istemiş. - Evet, Steve. Bir dakika bekle.
Mike seninle şimdi görüşecek.
Teşekkür ederim.
Merhaba, Steve. İçeri gel. Otur.
- Mike. Kier. - Steve.
Dedektif Baş Komiser Pritchard'dan bu sabah
buraya gelip, her şeyi kaydetmesini istedim.
Seni derhal görevden açığa aldığımı söylemek zorundayım, Steve.
Bir basın üyesiyle, ITV muhabiri Rob Murphy'yle Mayan Operasyonu'nun...
...ele alındığı izinsiz bir görüşme gerçekleştirdiğin dikkatime sunuldu.
Bu katılmanın kesinlikle yasak olduğu bir görüşmeydi.
Yakındaki merkezde çalışan bir polis memuru o akşam bardaymış...
...görüşmeye tanık olmuş ve Kier'e rapor etmiş.
Bildiğin gibi Steve, muhabirlerle herhangi bir görüşme yapmamanı sana açıkça söyledim.
Bu sözleri içeren bir konuşma yaptığımızı hiç hatırlamıyorum, Kier.
Yakın zamanda yaptığımız rutin toplantılardan birinde söyledim.
Bunu, derhal açığa alınman için yeterince ciddi bir mesele olarak görüyorum.
- Söyleyecek bir şeyin var mı? - Hayır yok.
Pekâlâ, geçiş kartını ve polis kimliğini bana verebilir misin, lütfen?
Binadan Tom'un eşliğinde çıkacaksın, kendisi seni dışarıda bekliyor.
Polise ait belge ve eşyaları almak üzere seninle evine kadar gelecek.
- Sana söylediklerimi anlıyor musun? - Anlıyorum.
Tekrar soruyorum, söyleyecek bir şeyin var mı?
Yok.
Güzel. Hepsi bu.
Telefonu alayım.
- En azından karımı arayabilir miyim? - Korkarım hayır.
Onu ben alabilir miyim, efendim, lütfen?
İçeri girecek misin?
Gelen Steve.
Annem ve babam burada.
- Dizüstü bilgisayar nerede? - Neler oluyor?
Mutfakta, yemek masasının üzerinde.
- Benimle oraya gelebilir misiniz, lütfen? - Steve?
- Açığa alındım. - Ne?
Annem ve babam orada. Ben getirsem olur mu?
Üzgünüm.
Selam. Merhaba.
- Selam, Steve. - Merhaba.
- Bu mu? - Evet.
- Her şey yolunda mı? - Evet, işle ilgili bir şey.
Okuldaki tüm tuvaletleri dolaşıyordu...
...kapıların altından kayıyor, onları kilitliyor...
...ve sonra yine kayarak dışarı çıkıyordu.
Böylece tüm kapılar, okuldaki tüm tuvaletler kilitli oluyordu.
- Ne kadar aptalca. - Tanrım.
Yani kovulacak bir şey yapması aptalcaydı. Çünkü iyi bir öğrenciydi. Notları iyiydi.
Büyütülecek bir şey değildi, sadece bir şakaydı.
Öyle diyorsun çünkü senin arkadaşın o.
Geçen hafta buraya gelen Amelia'yı hatırlıyor musun?
- Evet. - Bilirsin, şu gerçekten cadaloz olan.
- Cadaloz değil. - Evet, öyle.
O kadar kötü biri değil. Ama yaptıkla...
Endişelenmeyin.
Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu Holborn, Londra
- Bu taraftan lütfen. - Teşekkür ederiz.
Benimle görüşmeye geldiğiniz için teşekkür ederim, Bayan Edwards.
Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu, polisle ilgili şikayetleri...
...incelemek için kurulmuş olan bağımsız bir yapıdır.
Bugün buraya, kızınız Rebecca'nın cinayet soruşturmasını yürüten polis memuru...
...aleyhinde yapılan bir şikayeti sizinle görüşmek için gelmenizi istedim.
- Steve Fulcher'ın aleyhinde mi? - Dedektif Komiser Fulcher, bu doğru.
Aleyhinde yapılan şikayete adınızı eklemek ister misiniz, bilmek istiyorum.
Şikayette bulunan kim?
- Rebecca'nın babası, John Godden. - Şaka yapıyorsunuz! John mu?!
Dalga geçiyor olmalısınız. John Godden'la tanıştınız mı?
Polisle ilgili tüm şikayetler önyargısız şekilde ele alınmalıdır.
Bay Godden'ın işaret ettiği noktaların...
...soruşturmayı icap ettirecek kadar ciddi olduğuna hükmedildi.
Özellikle Dedektif Komiser Fulcher'ın baş şüpheli Christopher Halliwell'le...
...yaptığı görüşmede Polis ve Cezai Deliller Kanunu hükümlerini uygulamakta...
...başarısız olması ve kızı adına adaletin sağlanmasını engellemesi.
Ama Steve Fulcher olmasaydı kızımızı asla bulamazdık. Peki buna ne diyor?
Yani Komiser Fulcher'ın davranışıyla ilgili görüşünde eski kocanıza katılmıyorsunuz?
Hayır. Kesinlikle katılmıyoruz.
Soruya Bayan Edwards cevap verebilir mi, lütfen?
Hayır, kesinlikle katılmıyorum!
Ona yardım etmek için bir şeyler yapmalıyız, Charlie.
Onu kurtlar önüne atılmış şekilde bırakamayız.
Her şeyi mahveden Steve'miş gibi davranmak işlerine geliyor.
Bilirsin, "Biz değiliz, o yaptı." Ama herkesle kapışamazsın, Karen.
Yani Steve'in kanının peşindeler. Ama Becky'yi öldüren adam...
...bundan yakasını kurtarıyor. Buna ne diyorsun?
Hadi aşkım, bin.
Olmaz. Steve için adalet demek Becky için adalet demek.
- Sadece kahrolası bir kola kutusu. - Önce sormak zorundaydı.
Ve ona defalarca söyledim.
Hayatında bir erkek rol modeli yok.
Mick onu sadece on beş günde bir, hafta sonları görüyor.
Esas itibarıyla, artık onun babası benim.
Dahil olmama izin ver, Elaine.
Yardım etmek istiyorum.
Selam!
- Geçiyordum. - Seni görmek çok güzel.
- Gelip merhaba diyecek misin? - Burada iyiyim.
- Elaine, gelen benim kızım. - Pek geçinemiyoruz, Pete.
Evet, biliyorum. Ama büyüklük sende kalsa olmaz mı?
Hadi tatlım, şöyle geçelim.
Robert Buckland Güney Swindon Milletvekili
Efendim?
Elbette.
- Tamam, şimdi sizinle görüşecek. - Çok teşekkür ederiz.
Sizinle tanışmak büyük zevk, Bay ve Bayan Edwards.
Charlie deyin lütfen.
Bizimle görüştüğünüz için çok sağ olun Bay Buckland.
- Ne demek. - Çok meşgul olmalısınız, biliyorum.
Gönderdiğim tüm belgeler elinizde.
Bu konuda çok hırslıyım. Halliwell kızımın cinayetinden yargılanmalı.
Sadece Becky için değil, ilişkili polis memuru...
...Dedektif Komiser Fulcher için de adalet temin edilmeli.
Çünkü tek yaptığı Becky'yi kurtarmaya çalışmakken...
...bu yüzden kariyerini kaybetmekle yüz yüze kalmış olması adil değil.
Hepsi bir nefeste değil. Adamı bombardımana tutuyorsun.
Özür dilerim, bir kere başlayınca durmakta güçlük çekiyorum.
Ama söylemek istediğim şey, sizin de avukat olduğunuzu biliyorum...
...bence Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nda gri bir alan var.
Aynı fikirdeyim.
Aynı fikirde misiniz?
Evet.
Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun gözden geçirilmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Yani...
...bize yardım edebilir misiniz?
Bir imza kampanyası mı başlattınız?
Evet. Şimdiye dek 7 binin üzerinde imza topladık.
O sayıyı olabildiğince yükseltmeniz lazım.
Hükümetle görüşeceksem, sayı ne kadar yüksek olursa, o kadar dikkat çeker.
Ve ayrıca ne zaman fırsat elde ederseniz...
...radyo ve televizyon röportajlarına katılmanızı istiyorum.
Kampanyanız basında ne kadar yer alırsa...
...hükümetin Wiltshire Polisi'ne birtakım zor sorular sorabilme olasılığı yükselir.
- Doğru. - Göze çarpmanız lazım, Bayan Edwards.
Herkesin Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun sınırlarını fark etmelerini sağlamalısınız.
Ama sorunuza basitçe yanıt vermem gerekirse...
...evet, size yardım etmeye çalışmayı isterim.
Teşekkür ederim! Çok teşekkür ederim, Bay Buckland!
- Merhaba. - Selam! Nasılsın?
Seni görmek güzel.
- İçecek bir şey getireyim mi? - Kırmızı şarap. Teşekkür ederim.
Aleyhinde cezai kovuşturma yapılması için Kraliyet Savcılığı'na dosya gönderiyorlar.
Cezai mi? Ne için?
- Kamu görevinde suistimal. - Suistimal mi?
Şimdi de onu hapse tıkmak mı istiyorlar?
Suistimal, makamını kötüye kullanmak demek.
Sian'ı canlı halde bulmaya çalışmak...
...ve kayıp bir kızın cesedini bulmaya çalışmak suistimal değildir.
Şayet öyleyse, kurban olan kim?
Halliwell olmalı.
Savcılığın iddiası şöyle olmalı: Benim eylemlerim olmasaydı...
...zavallı Christopher Halliwell özgür bir adam olurdu.
Kraliyet Savcılığı bunu reddetti. Ama bu, onların zihniyetini sana gösteriyor.
Seni bir şeyden yakalamayı istiyorlar gibi.
Tuvalete gidiyorum. Kusabilirim.
Bu iş onu deli ediyor.
İstifa etmemi istiyor.
Edip ne yapayım? 20 yıldan uzun süredir dedektifim.
Lütfen acele hareket etme, Steve.
Disiplin duruşmandaki savunman hakkında bir avukatla görüşene dek, hiç olmazsa.
Avukatı bir dinle. İfadeni duyduklarında seni mutlaka temize çıkaracaklardır.
Başına gelenler korkunç ve haksız. Ama pes etmemelisin.
Uzman değilim, buna benzer bir şeyi daha önce hiç yapmadım.
Ve kendi sesimden aslında nefret ettiğimi keşfettim.
Ama ben kızını kaybetmiş bir anneyim.
Ve bunun bana aklımdakileri söyleme hakkı verdiğine inanıyorum.
Çünkü kesinlikle bu konuda çok öfkeliyim.
Kızımın sorunları vardı. Ama bu adalet hak etmediği anlamına gelmez.
Bu ona, hayatları zorla koparılan diğer kimselerden...
...farklı muamele edilebilir anlamına gelmez.
Hükümetten Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun, polis memurlarının...
...şüphelileri gözaltına alma,
değerlendirme ve sorgulamalarını kapsayan...
...C maddesini acilen gözden geçirmesini talep ediyorum.
Polis ve Cezai Deliller Kanunu neredeyse 30 yıllık bir kanun.
Polisin gözaltındakilere davranışlarına dair duyulan kaygılardan ötürü çıkarıldı.
Ki bunu anlıyorum.
Ama Steve Fulcher'ın karşı karşıya geldiği oldukça sıra dışı bir olaylar serisiydi.
Polis memurlarının kişileri bu gibi durumlarda tutukladıklarında...
...daha fazla esneklik olması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü bizim aile olarak yaşadığımız acıları kimsenin yaşamasını istemiyorum.
Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
Ocak 2014 Disiplin duruşması, İfadeler
- Seni seviyorum. - Ben de seni seviyorum.
- Birazdan görüşürüz. - Tamam.
Affedersin, Karen, değil mi? Ben Yvonne. Steve'in eşiyim. Merhaba demek istedim.
Tanıştığımıza çok sevindim. Bu, eşim Charlie.
Steve bunları yaşamak zorunda kaldığı için çok üzgünüm.
Bence bu kesinlikle bir rezalet. Lütfen en ufak bir ilgimiz olduğunu düşünme.
Hepsi onun suçu. Steve'in bizim için yaptıklarından sonra...
...onu şikayet ettiğini duyduğumda onun boynunu koparacak oldum.
Tanıştığımıza sevindim. Dışarı çıkacaktım. Burada kalmama izin yok.
- Bu saçmalık. Endişelenme tatlım.
Biz ona bakarız. - Teşekkürler.
Herkese günaydın. Ben Warwickshire Emniyet Müdürü Andy Parker.
Bu duruşmaya ben başkanlık edeceğim.
Aranızda daha önce tanışmadığım kişiler var.
Adlarınızı alarak başlayabilir miyiz?
Anna Proctor, Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu.
Teşekkür ederiz. Arka taraftaki beyefendi?
Adım John Godden. Rebecca Godden'ın babası.
David Godden, John'un kardeşi.
Karen Edwards, Rebecca Godden-Edwards'ın annesi.
Bana bir dakika verebilir misiniz, çünkü...
Sanırım yanlış tarafta oturuyorum. Çünkü...
Bu kişilerle birlikte anılmak istemiyorum. Steve Fulcher'ı desteklemek için geldik.
Biz şuraya... Gel hadi Charlie.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim. Devam edin.
İlk suçlama Bay Godden tarafından aleyhinize yapılan bir şikayetle ilgili.
24 Mart 2011'de Bay Halliwell'le uğraşırkenki hareket tarzınızın...
...sizin mevkiinizdeki bir polisten istenen...
...mesleki hareket tarzı standardının altında olmasıyla suçlanıyorsunuz.
Suçlamayı kabul mü, ret mi ediyorsunuz?
Suçlamayı reddediyorum.
Suçlama iki. İşvereniniz Wiltshire Polisi tarafından...
...medyayla uygun olmayan şekilde irtibat kurarak...
...yine aynı standartların altında davranmakla suçlanıyorsunuz.
- Suçlamayı kabul mü, ret mi ediyorsunuz? - Suçlamayı reddediyorum.
Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun hükümleri oldukça açıktır, Bay Fulcher.
Hepimizin haklarını korumak için konulmuşlardır.
Evet.
Yine de Christopher Halliwell'e...
...kanunun gerektirdiği şekilde haklarını okumadınız. Neden?
Çünkü o şartlar altında Halliwell'le görüşmeye...
..."Hiçbir şey söylemek zorunda değilsin" diyerek başlamanın...
...iki yüzlülük olduğunu düşündüm.
Onun sessiz kalma hakkının Sian'ın yaşama hakkıyla doğrudan çeliştiğini düşündüm.
Bir süre sonra Halliwell size "Bir tane daha ister misin?" diyor.
Bundan ne anlam çıkardınız?
Aslına bakılırsa, ilk başta, ne anlama geldiği açık değildi.
Şayet açık değildiyse, onu Sian yüzünden tutuklamanız, haklarını okumanız...
...ve diğeriyle ilgili şeyleri polis merkezine döndükten sonra...
...açıklığa kavuşturmanız daha iyi olmaz mıydı?
Ama o zaman açıklığa kavuşmazdı, değil mi?
Avukatı ona "Yorum yok" demesini tavsiye ederdi, olacak olan buydu.
Şart değil. Uygun şekilde hakları okunur, polis merkezine götürülür...
...ve kurbanın nerede olduğu meydana çıkarılabilirdi.
Teori ve uygulama arasındaki fark bu işte.
Demek istediğim, uygulamada bu asla olmaz. Tüm kariyerim boyunca bir kere bile olmadı.
Onu, o noktada tutuklayıp, haklarını okumuş olsaydınız...
...bunu izleyen her şey, delil olarak kabul edilebilir olacaktı.
Öyle yapmamış olmanız, sizin açınızdan büyük bir muhakeme hatasıydı, değil mi?
Öyle olduğunu düşünmüyorum, hayır.
Beni anlamayan bir oda dolusu insanın
arasında bulunan bir deli gibi hissediyorum.
Aynı şeyi tekrar tekrar söylüyorum ama kimse dinlemiyor.
Bay Geenty, Steve Fulcher'ın Christopher Halliwell'e...
...haklarını okumama mantığını daima desteklediniz, değil mi?
O gün iyi niyetle hareket ettiğine hiç şüphem yok.
Evet ama muhakemesi, mantığı?
Sian O'Callaghan davasından önceki ön duruşmada...
..."Steve'in verdiği kararın amiyane tabirle...
...yürek isteyen bir karar olduğunu düşünüyorum.
Benzer koşullarda aynı kararı verecek biri olduğumu düşünmek isterim." dediniz.
O anda hâlâ Sian'ın canlı bulunabileceğini umuyordu. Hepimiz öyle.
Ama iş ikinci cesetle ilgili ona bilgi teklif edilmesine geldiğinde...
...kararına katılmıyorum.
Bence, o durumda Polis ve Cezai Deliller Kanunu...
...ve şüphelinin korunması diğer şeylerin önüne geçti.
Çünkü trajik bir şekilde, o aşamada, Sian'ın öldüğünü biliyordu.
Acil mülakat hükmü artık uygulamada değildi.
Yani Sian'la ilgili fiillerine katılıyor ama
Becky'le ilgili olanlara katılmıyorsunuz?
Katılmıyorum. O noktada, olayın heyecanına kapılarak, net düşünemediğine inanıyorum.
Ne demek istiyorsunuz yani? Becky önemli değil mi?
Steve Fulcher'ın Sian ve Becky araştırmasında Wiltshire'ın sahip olduğu...
...en deneyimli kıdemli soruşturma memuru olduğunu söylemek yerinde olur mu?
Steve bu işte sağlam bir tecrübesi olduğunu ispatlamıştır.
Ve bu dava neyle ilgili olursa olsun...
...onun son derece iyi bir polis memuru olduğuna şüphe yok.
İşinin oldukça ehli bir polis memurudur, evet.
Şimdi, kıdemli polis memurlarının, açıklanmamak şartıyla...
...medyaya bilgi vermesinin normal olduğu gerçeğine karşın...
...Steve Fulcher'la, ona Emniyet Müdür Yardımcısı Geenty'nin...
...gazetecilerle herhangi bir görüşme yapmamasını...
...emrettiğini söylediğiniz bir konuşma yaptığınızı ifade ediyorsunuz.
Bu doğru, evet.
O gün not defterinize kayıt yaptınız, değil mi?
Kendisiyle görüştüğünüz çeşitli meselelerle ilgili 16 noktayı kaydettiniz.
Ama Steve Fulcher'a medyayla konuşmamasını söylediğinize dair bir kayıt yok.
Steve Fulcher'a Emniyet Müdür Yardımcısı Geenty'nin emrini konuşma sonunda söyledim.
Diğer noktalar konuşmanın ilk kısmındandı.
Ama Steve Fulcher'ın o emir yüzünden bugün kariyerini kaybetme olasılığıyla...
...karşı karşıya olduğu gerçeği baz alındığında...
...Bay Geenty'nin emri, o konuşmanın en önemli kısmı olmalıdır, elbette.
Konuşmanın o kısmını kaydetmeye gerek duymadım.
Ama gerçekleştiğine dair sizi temin ederim.
Bu gerçekten de yetkiyi kötüye kullanmak mı?
Her iki olay, hem Christopher Halliwell'e haklarının okunmaması hem de...
...Dedektif Komiser Fulcher'ın basınla konuşması için halktan birçok kişi...
..."Polis ve Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu için...
...bu tür meseleleri halletmenin daha iyi yolları yok mu?"
"Önünüzdeki kanıta dayanarak bu adamın kariyerini...
...silip atacak adımlar atmak içinize siniyor mu?" demez mi?
- Teşekkür ederim, Bay Beggs. - Rebecca'nın ailesinin...
...bugün burada bulunan üyelerinden başka bir soru soracak olan var mı?
Benim sorum yok. Gidişattan oldukça memnunum.
- Bayan Edwards? - Bay Beggs'le aynı fikirdeyim.
Halkın parasının buna harcanması saçmalık.
İkinize de teşekkür ederim.
Şimdi karar vermek için çekileceğiz.
Zamanı gelip tekrar toplanıldığında kararımızı öğreneceksiniz.
Teşekkür ederim.
Kız kardeşim taksisine bindi.
- Halliwell'in mi? - Evet.
Resmini gazetede gördü, o olduğuna emindi.
Onun taksisine biniyor, adam onu yanlış yöne...
...Savernake Ormanı'na doğru götürüyor, tuhaf tuhaf davranıyor.
Kardeşim çığlık atıyor, kapıyı açıyor ve biri onları görüyor.
Adam kenara çekiyor ve kardeşimin çıkmasına izin veriyor.
Ona şaka yaptığını söylüyor.
- Ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor. - Evet, annem de öyle diyor.
Evet, teşekkür ederim. Teşekkür ederim.
İyi misiniz diye kontrol etmek istedik.
Merak ettiğiniz bir şeyler, sorunuz var mı diye.
Teşekkür ederiz. Çok makbule geçti.
Karen Edwards'ın yaptığı şeyi biliyor musunuz, bilmiyorum.
İmza kampanyası yürütüyor.
Biliyorum, evet.
Stephen Fulcher'a desteği oldukça övgüye değer ama...
...Wiltshire Polis'i bunun yanlış olduğunu düşünüyor.
Bizim düşüncemize göre Fulcher, Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nu ihlal etmemeliydi.
Biz de öyle düşünüyoruz.
Sian'ın cesedini her halükarda bulurduk.
Bunu bilmek güzel.
Karen'ın aile irtibat görevlisinden sizinle buluşmak istediğini duyduk.
- Bunu ayarlamamızı ister miydiniz? - Hayır, istemem. Teşekkür ederim.
Onunla arabaya bindikten sonra...
Sonrasında ne olduğunu düşünmeden duramıyorum.
Çabucak oldu mu diye düşünerek kendime işkence ediyorum.
Suçunu kabul etti, bu yüzden mahkemede detaylı bir rapor sunmak zorunda kalmadık.
Ya da en azından...
...tartışabileceğimiz bir rapor.
Ona ne yapacağını biliyor muydu? Korkmuş muydu?
Halliwell onu çabuk öldürdüğünü söyledi.
Arabaya bindikten birkaç dakika sonra.
Sian debelenmeye başlamış, bu yüzden onu bıçaklamış.
Ona inanıp inanmadığımı bilmiyorum.
Onu bulduğunuzda çizmeleri üzerinde değildi.
Oldukça dardılar.
Ne zaman ayaklarından çıktılar? Onu...
Onu soymaya başladı mı?
Zihnimde oynatıp oynatıp duruyorum.
Farklı senaryolar ve...
Onun yüzünü görüyorum, Pete.
Dehşete kapılmış.
Gel buraya.
Buraya gel.
Sana göz kulak olmak istiyorum, Elaine.
Senin için buradayım, tamam mı?
Olanlar seni koruma isteği uyandırdı.
Neden işi bırakmıyorsun?
O lanet olası işten nefret ediyorsun.
Seni destekleyebilirim.
Hakkıyla birlikte olalım istiyorum, Elaine.
İçeride sigara içmemeni istemiştim.
Neden duş almıyorsun?
Neden güzelce bir duş almıyorsun? Sonra Brighton'a gidebiliriz.
Kızlar bu gece evde olmayacak. Yemek yeriz. Dönmek için acele etmemize gerek olmaz.
Kokuyor muyum, Yvonne?
- Ne? - Ya da leş gibi mi kokuyorum?
Oradan kokumu alabiliyor musun?
Neden bahsettiğini bilmiyorum.
Kafa karıştırma.
Cevabından, daha doğrusu cevap vermemenden kokmadığımı anlıyorum.
Bu yüzden duş almama gerek yok.
Komik olmaya mı çalışıyorsun?
Zaten onlardan izin almadan ilçeden ayrılamam.
- Şaka yapıyorsun. - Bu doğru.
Wiltshire'dan ayrılabilir miyim diye sormak zorundayım.
Evet...
Güzel.
Steve Fulcher'ın başına gelen kepazelikten başka bir şey değil.
Çünkü o olmasa, kızım, nerede olduğunu kimse bilmeden bir yerde yatıyor olurdu.
Kızımı öldüren kişi, Christopher Halliwell, yaptığı şey yüzünden...
...adalet karşısına çıkmazken, Steve Fulcher bir güçlükten diğerine kovalanıyor.
"Becky İçin Adalet" kampanyamızla hükümete...
...Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nu değiştirmesi için dilekçe veriyoruz.
Bu yüzden Swindon civarında bizi görürseniz, dilekçemizi imzalayın.
İdeal değil.
Karen Edwards'ın Steve Fulcher'a desteği çok hız kazanırsa...
...beklenmedik sonuçları olur diye mi endişeleniyorsun?
Çünkü, itiraf etmeliyim ki bu benim aklımdan geçti.
Halkla ilişkiler açısından bakılırsa hoş bir şey değil.
Değil.
Belki soruşturmayı bir kez daha düşünmeliyiz.
Evet.
Münakaşa ediyoruz biliyorum. Kontrol delisi biri olabiliyor. Ama...
...çok tatlı biri de olabiliyor.
Yıkıldığım zaman beni ayağa kaldırdı. Tüm bu olaylarda yanımdaydı.
Atlatmamı sağladı.
Göğsündeki kitleyi kontrol ettirmeni sağladı.
Bu konuda hakkını yemeyeceğim.
Ama, tam ihtiyacım olan insan olduğunu düşündüğümde...
...acaba öyle mi diye düşünmeme yol açan şeyler oluyor.
Aiden buzdolabından ona sormadan bir kutu kola aldı diye tartıştık.
Gerçekten mi? Kutu kola mı?
Bu, şey...
...Karen'ın evindeki şu polis. Acaba neden orada?
Karen benimle buluşmak istedi.
- Sen ne dedin? - Hayır dedim.
Onunla yüz yüze gelemem. Gelmem gerekir, biliyorum, ama...
Bunu gerçekten açıklayamam.
Halliwell'le ilgili bilgi veren çok sayıda kişiyle karşılaştık.
Taksisine bindiklerinde korkunç deneyimler yaşadıklarını söyleyen insanlar.
Kadınlara kafayı taktığını ve onları sezdirmeden izlediğini söyleyen insanlar.
Onu kayıp kızlara bağlayabilecek insanlar.
Ama bunların hepsi söylenti, Karen.
İnsanlar, onu tanıyan birini tanıdıklarını veya bir şey duymuş...
...ama kendi gözleriyle görmemiş birini bildiklerini söylüyorlar.
Mahkemede yeterli olacak bir şey yok.
Üzgünüm ama dedektifçilik oynamaya çalışmanın...
...ve medyada Wiltshire Polisi'ni eleştirmenin faydası dokunmuyor.
Her şeyi eleştirmiyorum.
Steve Fulcher'ın harika bir iş çıkardığını herkese, hep söyledim.
Kendisi Wiltshire Polisi'nden biri, değil mi?
Bu işte hep birlikteyiz.
Geçen gün Sian'ın annesi Elaine ile konuşuyordum, o da aynı şeyi söyledi.
Bu bir takım çalışması.
Onunla buluşmak istediğimi söylediniz mi?
- Söyledik. - Peki ne dedi?
Şu an onun için doğru an olmadığını.
Kapım daima açık.
Hiddet içerikli duyguların hakkında psikiyatristle konuştuğunda, Christopher...
...tek bir düşüncenin seni nasıl tükettiği hakkında...
...zararsız bir gevşeme mekanizması bulmaktan bahsetti mi?
Örneğin, bizi sakinleştiren bir şeyi düşünmekten?
Ona balık tutmaya gitmeyi sevdiğimi söyledim.
Orada saatlerce oturmayı severdim.
Bunu çok huzur verici buluyorum.
Bu iyi.
Evet.
Balık tutmayı sevdiğim özel bir yerim vardı. Ormanda.
Sanki benim kişisel...
Nasıl adlandırıyorsunuz, bilmiyorum. Kutsal yer mi? Evet.
Oraya gitmeyi severdim.
Benim özel yerim.
20 Ocak 2014 Disiplin Soruşturması Karar Günü
Jüri heyeti, özellikle Rebecca Godden'ın bulunduğu yere giderken...
...hakların okunması veya Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nca karşılanan...
...diğer teminatlardan biri olmadan...
...Christopher Halliwell'in göz altında tutulmasının yanlış olduğunu düşünüyor.
Sian O'Callaghan'ın öldüğü ortaya çıktığında, arabayı durdurmalı...
...geri döndürmeli ve Halliwell'i tutuklamalıydınız.
Jüri heyetinin kamu güveni bakımından yerine getireceği ağır bir görevi var.
Diğer polis memurlarına, bir dedektifin Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nu...
...hesap veremeyeceği derecede göz ardı edemeyeceği...
...mesajının verilmesi gerekiyor.
Davranışınızı ağır suç sayıyoruz.
İkinci suçlamaya gelince...
...jüri heyeti, hikayenin farklı versiyonları karşılaştırıldığında...
...Baş Komiser Pritchard'ın size basınla görüşmeme talimatı verdiği sonucuna vardı.
Bu, kıdemli bir polis memurundan beklediğimiz bir hareket değildir...
...ve bu davranışı ağır suç sayıyoruz.
Bu ihlaller işten çıkarılmaya gerekçe oluşturuyorlar.
Bununla birlikte örnek siciliniz dikkate alındığında...
...jüri heyeti, en yerinde yaptırım olarak...
...son bir yazılı uyarıda bulunmaya karar vermiştir.
Bugün işinizi kaybetmeye ne kadar yaklaştığınızı vurgulamaya gücüm yetmez.
Umarım bu deneyimden ders çıkartmışsınızdır.
Fulcher'ın yaptığı doğru değildi!
Onun hatalarının karşılığını neden biz acı çekerek ödeyelim?
Bu beni zihnen yaraladı.
Bana öyle geliyor ki, Swindon'da cinayet işleyebilirsin, çünkü paçayı sıyırırsın.
Bir daha polise asla güvenmeyeceğim.
Asla.
Mümkün olduğunca çabuk başlayabilirim.
- Gerçekten gidecek misin? - Başka ne yapayım?
Ben polis memuruyum. Bu bildiğim...
Bu bildiğim tek şey, Yvonne!
- Ve bu işte çok da iyiyim! - Aferin sana, Steve!
Diğer herkesi siktir et!
- Burada olmana çok memnunuz, Steve. - Teşekkür ederim.
- Ray Hayward'ı tanıyordun, değil mi? - Evet, evet, Ray'i severdim.
Onunla toplantılarda birçok kez görüştük. İşleri ilginç bir ele alış tarzı vardı.
İşte burası.
Senin müsait olduğun sözü etrafta dolaştığında...
...önceki Polis Karavanı yöneticimiz yeni emekli olmuştu.
- Biraz fazla kalifiye olduğun aşikar... - Polis karavanı tam olarak nedir?
Soygun ve kriminal hasar kurbanlarının pencereleri, kapıları vb.nin...
...tamir edilmesiyle ilgilenen yerel bir girişim.
Peki.
Evet, şey...
Seni rahat bırakayım. Her şeyi öğrenmen için olanak sağlayayım.
- Teşekkür ederim. - Tamam.
Becky adına adaleti sağlamak için bunu yapıyoruz.
Ve sadece işini yaptığı için kariyeri mahvolan cesur bir polis memuru için.
Dilekçemizi 40 binden fazla kişi imzaladı.
Bölge milletvekilimizin yardımıyla, kanunda değişiklik yapılması talebimizi...
...doğrudan Bay Cameron'a ulaştırabildiğimiz için mutluyuz.
Bunun bir daha olmasına asla izin verilmemeli.
Kraliyet Danışma Meclisi üyemiz, bunun gibi korkunç durumlar...
...bir daha meydana gelmesin diye Polis ve Cezai Deliller Kanunu C hükmünün...
...gözden geçirilmesi gayemize destek verecek mi?
Milletvekilimizin bahsettiği özel vakayı dikkatle inceleyeceğim.
Ve aynı zamanda Polis ve Cezai Deliller Kanunu meselesini de inceleyeceğim.
Mahkemenin doğru karara ulaşabilmesi açısından...
...ele geçirilen tüm istihbaratın mahkemeye sunulabilmesi daima önemlidir.
Yeniden mutlu hissetmenizde bir sorun olmadığını bilin istiyorum.
İyi bir şey olduğunda gülümsemeniz veya iyi hissetmeniz normal.
Öyle hissetmeniz Sian'a ihanet ediyorsunuz demek değil.
Pete ile birbirimizi mutlu ettiğimize karar verdik. Yani, evleneceğiz.
Bu konuda ne hissettiğinizi söyleyin diye size herkesten önce söylemek istedim.
İstediğin buysa.
Senin adına mutluyum.
Aiden?
Pete'le evlenmek istemene sevindim.
Sadece senin mutlu olmanı istiyorum, anne.
Bu kadar yeter, Steve.
Daha fazla katlanamam.
Erken emekli olursam...
...emekli maaşım kesilecek.
- Geçinmek için yeterli paramız olmaz. - Umurumda değil.
Sizi görmek güzel. Evet, bulunduğumuz nokta şu:
Evet, Bay Cameron sözünü tuttu ve konuyu İçişleri Bakanı Theresa May'e yönlendirdi.
Mükemmel.
Ve o da Polis Faaliyetleri Bakanı Damian Green'e yönlendirdi.
Ve o da ACPO'ya, Yönetici Polisler Birliği'ne iletti.
Tamam.
Onlar da ilgili polis gücü Wiltshire'dan açıklama yapmasını istediler.
Ve onlar, Damian Green'e herhangi bir eylemde bulunmamasını tavsiye ettiler.
Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun 11. bölümünün...
...yalnızca hayati tehlike ve kanıt bulma durumunda uygulanabilir olduğunu...
...bu yüzden bu vakada geçerli olmadığını bildirdiler.
Ama Steve'in yaptığı tam olarak buydu.
Sian'ı kurtarmaya çalışıyordu ve Becky'nin cesedini bulmaya.
Çok üzgünüm.
Göletin kendisi. Ve görebileceğin üzere, birçok kıyafet çıkardık.
- Epey çok var. - Evet.
Şimdiye dek kaç tane?
20 parça kadar. Ama daha fazla çıkmasını bekliyorum.
Göleti bir kez daha tarayacağız, bakalım başka bir şey bulabilir miyiz.
- Bir iki şey kaçırmış olabiliriz. - Efendim!
Tamam.
Tamam. Mükemmel.
Bence bu Sian'ın çizmesi olabilir.
Uğraman güzel.
Tüm olan biten şeylerin arasında, sana Ray için ne kadar...
...üzgün olduğumu söyleme şansı elde edemedim.
Ümitsiz durumda olduğunu ve...
...ona yardım edemediğimizi bilmek benim için hiç kolay değildi.
Teşekkürler.
Aleyhindeki suçlamalar hakkında seninle konuşamam ama...
...benim görüşüme göre, o iyi bir arkadaştı.
Evet. Ona davranış şekillerine dair söylemek istediğim çok şey vardı.
Buna değmez, Steve.
Başına gelenleri biliyorum, buna değmez.
Ray için de işi her şey demekti. Ama...
...çocuklarından daha önemli değildi...
...ve hayatından.
Debs?
Yerel haberleri izliyor musun?
Bence zamanlama biraz fazla uygun.
Neredeydi?
Ramsbury'de bir yeri inceliyorlar.
Sanırım Halliwell'in gözetim memurundan gelen bir istihbarat yüzünden.
...sudan çıkardığımız çizme.
Yani, gölün kenarında yürüyordunuz ve...?
Göletleri kepçeyle taramaya gelince, en olası birikme alanı olduklarını düşündüm.
Neden şimdi?
Son 18 aydır hiçbir şey yapmadılar.
Ve sonra birdenbire "Bakın harika bir iş çıkarıyoruz."
Sana davranışlarının geri tepmesinden endişelendiler bence.
Birçok parça çıkardıklarını söylüyor.
- Evet. 60 kadar olduğunu duydum. - 60 mı?
Bu, beklediğin şey olabilir, Steve.
Evet, biliyorum.
Lanet olsun.
Ne oldu?
İstifamı teslim ettim. Artık polis değilim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.