All language subtitles for A.Confession.S01E04.1080p.WEBRip.2Ch.x265-DAWN

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE Bana Sian'ın yerini söyleyecek misin?

Araban var mı? Buralarda, yol kenarında bir yerde.

Cesedini iki gece önce taşıdım.

- Cesedini mi? - Evet.

- Onu kurtaracağımızı umuyordum. - Evet, boktan bir gün.

- Konuşmamız gerek. Sen ve ben. - Ne hakkında konuşmak istiyorsun?

- Bir tane daha ister misin? - Bir tane daha mı?

Aşağıda.

Bugün iki cesedin bulunduğu alanlara götürüldüm.

Fakat şimdiye dek sadece bir tanesi ortaya çıkarıldı.

İkinci kız Becky.

Keir ve ben tebriklerimizi diğerlerinkine eklemek istedik sadece.

Teşekkür ederim.

İtirafların, Polis ve Cezai Deliller Kanunu'na uymadığını duydum.

- Hayır. Benim fikrime göre uyuyorlar. - Her şeyin çözüleceğine eminim.

İkinci kızla eşleşme var, Rebecca Godden. Annesinin adresini bulduk.

- Neden burada olduğunuzu biliyorum. - Bayan Edwards, içeri girebilir miyim?

Neler oluyor?

Polis geldi. Becky'nin öldüğünü söylemeye geldiler. Değil mi?

- Üzgünüm, evet öyle. - Hayır! Olamaz!

Steve! Karen!

Bu gerçek bir hikayedir.

İzleyecekleriniz kapsamlı araştırmalar, görüşmeler...

...ve yayımlanmış raporlara dayanmaktadır.

Çeviren: Sir Didymus İyi Seyirler...

John Godden? Becky Godden'ın babası?

Minik Becky'im olmadan ne yapacağım?

Bay Godden, bir şey sorabilir miyim, lütfen?

Bay Godden, Christopher Halliwell adı size bir şey ifade ediyor mu?

Hayır.

Hayır, adını hiç duymadım.

Bay Godden, Becky'yi en son ne zaman gördünüz?

Ben ve Karen ayrılmıştık, bu yüzden yoldan çıktı.

Bay Godden...

- Evet? - Peki, Becky'yi en son ne zaman gördünüz?

Bir süre önce. Ne zaman olduğunu hatırlamıyorum.

Böyle bir şey olacağını biliyordum. Hiçbir şey yolunda gitmiyor.

Diğer kızımın özel bakıma ihtiyacı var. Onu ayarlamaya çalışıyorum. Ama bu olay...

Darbeler peş peşe geliyor.

BİR İTİRAF

Becky 2003'te öldürüldü. Sian 2011'de.

8 yıl. Arasında başkalarının olmasını gerektirecek kadar uzun bir süre.

Demek istediğim, başka cinayetler olmadıkça ve sen aklında onları karıştırmadıkça...

...neden cinayetin 2003, 2004 veya 2005'de işlendiğini söyleyesin?

Beklemeni istiyorum.

Mola ver ve pilleri şarj et.

Ayarlamayı başarabildiğimiz anda, işi bitirsin diye Bristol Nitelikli Suç...

...Soruşturma Birimi'nden ufak bir ekip görevlendirmeyi planlıyoruz.

- Böylece muhteşem bir sonucun ardından... - Beni dinlemiyorsun.

...hepimiz yola devam edebileceğiz. - Daha fazla kurban ortaya çıkacak, Pat.

Her şeyde kesintiye gittiklerini söyledi ve yerimi değiştirmek istiyorlar.

Hayır, hemen değil. Ama vakayı devredeceğim.

Başka ne yapmam gerekiyordu?

Elimizde bir seri katil olabileceği gerçeğini kabul etmeye hazır bile değiller.

Dinle, kapatmalıyım. Kasadayım. Tamam, seni seviyorum. Hoşça kal.

İki numara, lütfen.

- 42.70 sterlin. - Teşekkür ederim.

Affedersiniz, özür dilerim.

Siz Sian O'Callaghan vakasındaki polis değil misiniz?

Sizsiniz, değil mi?

- Ekip olarak çaba sarf ettik, yani... - Elinizi sıkabilir miyim, lütfen?

Yaptığınız şey harikaydı. Onu bu kadar çabuk yakalamanıza inanamıyorum.

Teşekkür ederim.

Sian O'Callaghan'ın katilini yakalayan adam bu.

Aferin.

- Aferin. İyi iş. - Teşekkür ederim.

- Tebrikler, dostum. - Teşekkür ederim.

- Tamam, çantasını topladım. DVD seçiyor. - Tamam.

Gitmeden önce...

Sana vereceğim bir şey var.

Sian'ın saçından bir bukle. Cenaze evi bizim için hazırladı.

Ben de bir tane aldım, bir tane de anneme verdim.

Teşekkürler.

Cenaze düzenlemelerinin üzerinden geçmek için yarın seni ararım.

Tamam.

- Hadi bakalım, ne seçtin? - Köfte Yağmuru.

Yine mi o!

Hadi gidelim.

- Güle güle, Aiden. - Hoşça kalın.

- Hoşça kalın. - Güle güle tatlım. Güle güle.

Cenaze detaylarını Mick'le neden konuşacaksın?

- Çünkü o Sian'ın babası. - Tüm bunlarla canını sıkmasına gerek yok.

Endişeleneceği yeterince şey var.

Her neyse, halledildi zaten.

Ne halledildi?

Cenaze.

Hillier'dan randevu aldım.

- Ne? - Evet, kendi kendime dedim ki...

..."Bu işi İBOS prensibiyle yapmalıyız." İşi basit olsun, sersem. Şimdi...

...doktoru görmeye gittin mi?

Hayır. Yüzleşecek gücü bulamadım.

Senin için randevu alıyorum ve oraya seni kendim götürüyorum.

Aması fakatı yok.

Merhaba, Declan! Benim, Chris.

Chris. Nasılsın dostum?

Evet, fena değil. Burada tıkılı kaldım, elbette.

Mahkemeyi bekliyorum. Takılıp duruyoruz işte.

Buraya son gelişimden beri çok şey değişmiş.

O zamanlar çok daha katıydı.

Bir ton zırva, dostum. Ama benimle görüşmek istiyorlar.

Benimle sekiz cinayet hakkında görüşmek istiyorlar.

Bilmiyorum dostum, bilmiyorum.

Kızın kimliği bir hafta kadar muammaydı.

Ama dedektifler cesedi Cotswold'da gömülü bulunan...

...kızın kimliğini nihayet tespit ettiler.

Herkes nerede?

- Bir gecede başka yere atandılar. - Şimdiden mi?

Bana da hafta sonuna kadar süre verdiler.

Pekala, geri kalan herkesi toplantı odasına çağır.

Hayret bir şey!

Pekâlâ, laboratuvardan gelen haberler karışık.

İyi haber, Halliwell'in kurtulmaya çalıştığı

araç koltuk kılıfında bulunan kan...

...Sian'ın DNA'sı ile eşleşti.

Evet ama kendisinin taksi şoförü olduğunu, Sian'ın yolcu olarak bindiğini...

...ve burnunun falan kanadığını kolaylıkla söyleyebilir.

Evet. Gerçi Halliwell'in DNA'sı Sian'ın vücudunda...

...memesindeki ısırıkta bulundu. Ama sadece kısmi.

Parfüm şişesiyle eşleşme yok.

Üzerinde bir kadına ait tam DNA profili var ama ne Sian'a ne de Becky'ye ait.

Ki bu da DNA'nın kime ait olduğu sorusunu getiriyor?

Ayrıca yol ortasında yanmış halde bıraktığı nesneyi kesin olarak tanımlayamadılar.

Becky'nin cesedinde bulunan yapışkan bant hakkında ne söylüyorlar.

Uzun süre toprak altında olduğu düşünülürse bir şey çıkarmaları pek olası değil.

Bence başka kurbanlar bulacağız.

Becky ve Sian cinayetleri arasında büyük bir boşluk var.

O tarihler arasında Halliwell'in bulunduğu bilinen yerler ile faili meçhul...

...rafa kaldırılmış dosyalar ve kayıp kişiler arasında çapraz eşleme yapalım.

Ben dahil hiç birimiz bu soruşturmada ne kadar vaktimiz kaldığını bilmiyoruz.

Mevcut durumda, Holmes Sistemi'nde askıda olan 1500 dava var.

Aslında birkaç gün önce sahip olduğumuz ekibin ikiye katlanması gerekirken...

...şu anda yarısından bile azız.

Bu düşünce tarzının ne kadar yürürlükte kalacağını bilmiyorum ama...

...biz elimizden geleni yapalım, değil mi?

Pekâlâ, yakında görüşürüz.

- Biz ne yaptık? - Otur şuraya, Tanrı aşkına.

- Bir şey ister misin? - Bir fincan çay alırım.

Ve jambonlu sandviç.

Onsuz ne yapacağız?

O bizim minik kızımızdı.

- Buyurun. - Teşekkür dilerim.

Seninle görüşmek istedim, John, çünkü bilmek istediğim bir şey var.

Becky o kadar zamandır ölü halde toprağın altında yatarken...

...sen ve ailen onu gördüğünüzü nasıl söylediniz?

- Hayır, bu doğru değil. - 2003 yılında öldürüldü, John.

Ama babanın, yeğeninin, ailenin bir çok üyesinin...

...daha birkaç yıl önce onu gördüklerini anlattıkları söylendi bana.

Bilmiyorum.

- Belki tarihi karıştırmışlardır. - Saçmalık. Baban...

Baban kendi torununu ne zaman gördüğünü hatırlardı, değil mi?

- Hafızası eskisi kadar iyi değil. - Bu yeterli değil, John.

Sizinkiler onu gördüklerini söylediği için, gerektiği gibi kayıp olarak bildirilmedi.

Kendi vicdan azabın için beni suçlayamazsın.

Biliyordum. Biliyordum, hâlâ hayatta olsa beni görmeye gelirdi. Bunu biliyordum.

Neden, John?

Beni...

Beni incitmeye mi çalışıyordun? Öyle miydi?

Her zamanki gibi beni kötülüyorsun.

Yaptığınız şey için Tanrı sizi affetsin.

Aramamın sebebi...

...87 senesi dolaylarında Halliwell'le aynı hücreyi paylaşmış olmam, belki de 88.

Hatırladığım kadarıyla hırsızlık suçundan içerideydi.

Peki sizi rahatsız eden neydi?

İki şey aklıma geldi.

İlkinde bana...

..."Bir kadını boğarken aynı zamanda onunla seks yaptın mı hiç?" diye sordu.

Bunu hatırlıyorum. Başka bir zaman, ranzaların üzerinde uzanıyorduk...

...ve bu sefer bana "Seri katil olmak için kaç kişiyi öldürmen gerek?" diye sordu.

Bu tür şeyler insanın aklından hiç çıkmaz.

Ve onun en büyük kahramanı...

...Moors Cinayetleri'ni işleyen Myra Hindley'di.

Benimle görüşmek istiyorlar.

Sekiz cinayet hakkında benimle görüşmek istiyorlar.

İki gün önceki bir telefon görüşmesinden.

Sekiz.

Sekiz rakamını kim dillendirdi? Kesinlikle biz değil.

- Konuştuğu kişi kim? - Hapishaneden aradığı bir arkadaşı.

Onu okul yıllarından beri tanıyor.

2003, Becky.

2011, Sian.

- Sekiz yıl. - Sekiz yıl, sekiz cinayet.

Bu, daha ileri bir araştırmaya kesinlikle dayanak oluşturuyor.

Kaynakları yeniden artırmalıyız.

Steve, yoluma devam etmeye karar verdim.

Birleşik Krallık Sınır Kuvvetleri'nde göreve başlayacağım.

Bu kayıt soruşturmayı açık tutmak için yeterli olmayabilir.

Efendim...

...çözülmemiş cinayet davaları ve kayıp kişilerle eşleşme yakalamaya başlıyoruz.

Bölgesel olarak bakarsak, 90'ların başında kaybolmuş bir seks işçisi var.

Cesedi bulunamamış. Son görüldüğü yer...

...Halliwell'in o dönem yaşadığı yerin hemen köşesi.

Başkaları da olacaktır, buna hiç şüphe yok.

Halliwell'in kahramanı Myra Hindley.

Daha fazla kaynağa ihtiyacımız var, daha azına değil.

Efendim, bu işi doğru düzgün araştırmalıyız.

Ülke çapında başka eşleşmeler var mı, ortaya çıkarmalıyız.

Steve, buna ben karar vermeyeceğim, tamam mı?

Yerimi devralacak olan Pat Geenty karar verecek.

Ve şüphesiz yardımcısı Mike Veale olacak.

Bu işe daha fazla kaynak ayırıp ayırmamaya onlar karar verecek, ben değil.

İyi akşamlar.

Seni görmek güzel.

Her zamanki anlaşma, konuştuğumuz şeylerin hiç biri...

...mahkeme karar verinceye dek ITV'de kullanılamaz.

- Tamam, kabul.

Adam bir seri katil. Rob, buna eminim.

Öldürdüğünü bildiğimiz iki kişinin yanı sıra...

...muhtemelen altı kişi daha olduğunu düşünüyorum.

- Altı mı?

Ama doğru dürüst soruşturmam için daha büyük bir ekip gerekiyor.

Bu ceketi severim.

Onun en sevdiği ceket. Kesinlikle giyemem.

Hatıra olarak saklayalım.

Bunu siz bitirebilir misiniz?

Sence buraya ne zaman geri dönebilirsin, Kev?

Bir noktada dönerim ama şimdi değil.

Neden giymesi için bir şey seçmiyorsunuz?

Cenaze için. Bana ne seçtiğinizi söylemeyin. İkiniz halledin.

18 Nisan 2011

- Çok sıkı olmasın. - Peki.

Çok şık görünüyorsun.

Hadi ama Pete, Sharon onun teyzesi.

- Sadece bir şiir, lütfen. - Üzgünüm, Sharon.

Ama bize verilen zaman kısıtlı. Ve tören dikkatlice hesaplandı bile.

- Ama eminim...? - Elaine halletmemi istedi ben de yaptım.

- Zamanlama gerçekten o kadar kesin mi? - Anne, geldi!

Tanrı onu kutsasın.

Yakın bir arkadaşı Sian'ın sempatik, sadık, eğlenceli, şefkatli biri olduğunu söyledi.

Arkadaşlarının çocukları için muhteşem bir teyze.

Çok şey vadeden genç bir kadın, hayata coşkuyla sarılan.

O hayat bugün onurlandırıldı.

Bugün, bu kasaba için ne kadar çok anlam ifade ettiği kanıtlandı.

Sian için mi geldiler?

Evet.

- Nane sosu mu? Bu naneli kuzu. - Nane sosunu severim.

- Daha ne kadar naneli olsun istiyorsun? - Naneli.

Madem anne kız sohbet ediyoruz, işin nasıl gidiyor?

- İdare eder. - Yalnızca idare eder mi?

Bu işi uzun süre yapmayacağım.

Bebeklerim olsun istiyorum, değil mi?

Becky'nin cesedini defin için bırakmamız biraz zaman alacak.

Sizin için acı verici bir dönem olduğunu biliyoruz.

- Onu geri istiyoruz. - Elbette.

Becky'nin cesedi onu bulduğumuz şekliyle fotoğraflandı, elbette.

Bu, mahkemede gösterilecek bir fotoğraf.

Şayet istiyorsanız, mahkemeden önce görme fırsatı vermek istiyoruz.

Olur mu?

- Tamam. - Peki.

Evet...

...başlıca resmi, onu bulduğumuz haliyle olan.

- Karen! - Hayır, ben iyiyim, iyiyim.

Bir dakika burada oturmama izin verin yeter.

Su getireyim.

Onun...

Onun...

Onun başını kesmiş.

Ellerini ve ayaklarını da.

Patolog bunu Halliwell'in mi, hayvanların mı yaptığından emin değil.

O yaptı.

Hadi aşkım, iç şunu.

Küçük bir kıza neden bunu yapmış ki?

18 Temmuz 2011

125 sterlin iyidir. Çok kötü değil, değil mi?

Ve uyuşturucu rehabilitasyonu. Bunu hafife alamazsın...

...yoksa seni hapse geri tıkarlar, genç bayan.

Üç haftadır uyuşturucuyla işim olmadı. Benimle gurur duyacaksın. Ayrıca, şuna bak.

O nedir?

Gardiyanlardan biri kolumda sigara söndürdü.

Tam bir kaltak! Kapüşonu aşağıda tutabilir miyiz?

Kapüşon aşağıda seviyorum. Ve kötü de kokmuyorum. Sadece bunu seviyorum.

Eve gittiğimizde, köpüklü hoş bir banyo yaparsın...

...sonra yemek için havalı bir yere gideriz. Buna ne dersin?

- Evet.

- Anne? - Evet?

İlk önce erkek arkadaşımı görmeye gidebilir miyim?

- Hayır. - Lütfen, anne.

Onu göreceğim için çok heyecanlıyım.

Sadece uğrayıp bir merhaba diyeceğim. Hepsi bu.

Eve gelmiyorum, anne.

Becky, arabaya bin.

Kendim temizlenmeliyim. Seni bu işe sokup duramam.

Üzgünüm.

- Başa çıkabiliyor musun? - İdare ediyorum.

Antidepresan kullanma ihtiyacı duymuyor musun?

Anlamı yok bence. Neden stresli olduğumu biliyorum.

İki kız vardı, değil mi?

Sian ve başka bir kız. Kolunu kaldır.

Buradaki herkes çok üzgün.

Sian'ın adının hep diğer kızla birlikte anılmasına sinirleniyorum.

Çok üzgünüm, yanlış mı biliyorum?

Giyinebilirsin.

Hayır, bir kurban daha vardı. Ama şartlar tümüyle farklıydı.

O kız uyuşturucu bağımlısı ve fahişeydi.

Mesleğinin getirdiği riski kabul etmiş olmalıydı.

Sian, erkek arkadaşı ve ofis işi olan sıradan bir kızdı.

Sadece arkadaşlarıyla eğlenmeye çıkmıştı.

Becky için üzülüyorum elbette.

Ama insanların Sian'ın da onun gibi olduğunu düşünmelerinden nefret ediyorum.

Pekala Elaine, orada bir şey var.

Tam olarak ne olduğunu bulmak için görüntülememiz ve parça almamız gerek.

Henüz endişelenmeyi gerektirecek bir şey yok.

Bristol Kraliyet Mahkemesi, Ön Duruşma

- Onu bugün görecek miyiz? - Hayır, sadece avukatları.

Tüm yasal görüşler sunulacak.

Avukatlardan biri Halliwell'in...

...Sian'ın fahişe olduğunu iddia etmeye çalışabileceğini söyledi.

Bunu söylemeye başlarlarsa, kendimi kaybederim, söylemiş olayım.

- Öyle söyleyemezler! - Söylemeyecekler.

Becky ile hiçbir benzerliği olmadığını kanıtlayabiliriz.

İçeride beklememiz gerek, tamam mı?

- Ben Mick, Sian'ın babası. - Memnun oldum. - Bu Debbie, eşim.

Elaine ve benim bu yaşadıklarımıza inanamıyorum.

Ve başından beri birbirimizden birkaç kapı uzaktaymışız.

Ama Becky ve Sian artık sonsuza dek birlikteler, değil mi?

Herkes kalksın.

Bay Geenty, geçerliliğini denetleme yetkim yok...

...ama size şunu söyleyebilirim ki, terörizm vakaları dışında...

...Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun acil mülakat hükmünün...

...kullanıldığına hiç rastlamadım.

Bu oldukça alışılmadık bir durum. Söylediğime katılıyor musunuz?

Evet, öyle.

Ama bu hükmün kullanılması, örneğin...

...haklarını okumasanız olur anlamına gelmiyor.

Polis ve Cezai Deliller Kanunu yönetmelikleri açıkça belirtir ki...

...bireyler, haklarının onlara açıklanması hakkına sahiptir.

Ve bir polis memurunun görevi bu hakları anlamalarını sağlamaktır.

Öyle.

- Ve bu çiğnenmemesi gereken bir görevdir. - Evet öyle.

Fakat şunu söylemek zorundayım ki, Steve'in verdiği kararın...

...amiyane tabirle yürek isteyen bir karar olduğunu düşünüyorum.

Benzer koşullarda aynı kararı verecek biri olduğumu düşünmek isterim.

Savunma dava vekilinin seni davanın dışında tutmak için hamle yapacağını söylediler.

Ne?

Sadece oyun oynadıklarına eminim.

Bugün ifade vermeden önce seni şaşırtma girişimi.

Ama bu, savunmalarını sana saldırma üzerine kurmuş olduklarını gösteriyor.

Demek bu yüzden yazılı bir savunma vermediler.

Kesinlikle.

- Tamam mı? - Teşekkürler, Ian.

Tanrı şahidim olsun, gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğime yemin ederim.

Dedektif Komiser Fulcher, Bay Halliwell'le o otoparkta buluşmadan önce...

...Sian O'Callaghan'ın öldüğünü biliyordunuz, değil mi?

Hayatta veya ölmüş olduğunu bilmemin hiç yolu yoktu.

O zamana ait notlarınıza bakıyorum "cesedini

bulma ihtimali" nden bahsediyorsunuz.

Öldüğüne inanıyordunuz, değil mi?

Meseleyi kavrayamıyorsunuz.

Ne düşündüğümün, ne umduğumun veya neye inandığımın...

...bir polis memuru olarak görevlerimi ve Sian O'Callaghan'a olan...

...sorumluluklarımı yerine getirmemle hiçbir ilgisi yok.

Barbury Kalesi ücra bir yer, değil mi?

Evet, sanırım öyle.

Gable Cross Polis Merkezi gözaltı odasından olabildiğince farklı bir yer, değil mi?

Evet.

Size ima ettiğim şey, ekstra baskı uygulayacak bir unsur olduğunu...

...düşündüğünüz için Bay Halliwell'i oraya götürdünüz, değil mi?

Yaptığınız şey buydu, değil mi?

Sian'ın büyük ihtimalle Barbury Kalesi'nde olduğuna inanıyordum.

Ve Christopher'ı acil mülakat için oraya götürmem...

...bize yerini söylemeye hazır olursa, kıza daha çabuk ulaşmamızı sağlayacaktı.

Müvekkilimin Polis ve Cezai Deliller Kanunu'ndaki haklarından...

...vazgeçmeyi içerse de bunu yapmaya hazırdınız.

Acil mülakat hükmünün, uyguladığım hareket tarzına olanak sağladığına inandım.

Bay Fulcher, yardımcınız Dedektif Müfettiş Kirby, siz kendinizin Halliwell'le...

...ilave bir acil mülakat yürütmenizin iyi bir fikir olmadığını söyledi, değil mi?

Evet, söyledi.

Size Polis ve Cezai Deliller Kanunu'nun ihlali açısından...

...tehlikeli bir yolda olduğunuzu söyledi, değil mi?

O anlama gelen bir şeyler söyledi.

Halliwell'e haklarını okumadığına inanamıyorum.

Onunla konuşurken neden bunu yapmadı ki?

Sadece haklarını okumak yetmez, anne.

Onu polis merkezine götürüp, avukat vermeleri gerekiyordu.

Steve'e çok üzülüyorum. Lanet olası avukat gerçekten çok üzerine gidiyor.

Bence Steve hata yaptı.

Ama öyle yapmamış olsaydı, Becky'yi asla bulamazdık.

Kocaman kahrolası bir hata.

"Bir tane daha ister misin?" cümlesiyle devam edelim.

Sizinle konuşmaya başlar başlamaz...

...bunun Sian soruşturmasıyla bir ilgisi olmadığını anladınız.

Evet.

Konuşma ilerleyince "Bak, bunu sonra polis merkezinde konuşalım."...

...demeniz gerekirdi kesinlikle. Bu şekilde söylemeniz gerekirdi, değil mi?

Vücudumuz ve zihnimizle o ana konsantre olmuştuk.

Bana sunduğu bilgiyi kısıtlayıp Becky Godden'ı bulmamaktansa...

...o bilgiyi kabul etmeyi tercih ettim.

Bay Halliwell, Gable Cross Polis Merkezi'ne götürüldüğünde ve avukat verildiğinde...

...sizi oldukça kızdıracak şekilde, mülakatta daha fazla soruyu...

...cevaplamak istemediğine karar verdi.

Bu sinir bozucuydu, evet.

Siz ve ekibiniz, mülakat sürecini yürütmekle görevli olan Bay Coleman'ın...

...işini baltalamak için özel bir çaba sarf ettiniz, değil mi?

Beni ve takip konvoyundan çok sayıda başka insanı...

...iki cesede götüren bir şahsın...

...birden fazla kişiyi öldürmüş bir katil olduğu gerçeğinden...

...yakasını kurtarmasını sağlayacak bir mekanizma...

...kanunun bir tuhaflığı, bir açık kapı...

...bulmaya çalışmasının son derece saçma olduğunu düşündüm.

Yani Polis ve Cezai Deliller Kanunu size göre bir açık kapı mı?

Tam bir parodiydi! Sanki yargılanan kişi bendim.

- Peki ya hakim? - Söylemesi zor.

Bizimkindense savunmanın dava vekilinden daha fazla etkilenmiş gibiydi. Bunu gördüm.

Ve bu başkanlık ettiği ilk suç davası.

Şimdiye dek hep aile davalarına bakmış.

Sanki Halliwell itiraf etmemiş gibi davranıyorlar.

İtiraf etti ve sizi iki cesede götürdü.

- Nasıl oluyor da bu bir sorun oluyor? - Bilmiyorum.

Kendilerine oldukça güveniyor gibi görünüyorlar.

Beni kanun dışı hareket eden bir tür asi gibi resmetmeye çalışıyorlar.

Ama hakim bunun ötesini görmek zorunda.

Kanıtı ve sözlü ifadeleri dikkatle inceledim.

Hikayenin farklı versiyonları karşılaştırıldığında...

...davalının Sian O'Callaghan'ın cesedinin yerine ilişkin itirafının...

...baskıyla elde edilmiş olabileceği kanısına vardım.

Becky Godden-Edwards'a gelince...

...davalı başka bir suçtan bahsetmeye başlar başlamaz...

...derhal yeniden tutuklanmalı ve hakları okunmalıydı.

O noktada acil mülakat kriterinin süresi dolmuştur.

Daha fazla görüşme yapılmamalı ve davalı bir polis merkezine götürülmeliydi.

Tüm bu olaylar serisi, kıdemli bir polisin Polis ve Cezai Deliller Kanunu...

...hükmünü ihlal etmeye kasten karar vermesiyle başlamıştır.

Dedektif Komiser Fulcher, istihbarat ve bilgi toplanmasını...

...sağlayacak bir yaklaşım sergileme yetkisine sahip olmasına rağmen...

...bana göre, sonuç ceza mahkemesinde...

...adilce kabul edilebilir bir kanıt teşkil etmemiştir.

Herkese tünaydın.

Söyleyeceğim ilk şey, Sian adına, adamın aleyhine açılan davada hâlâ iyi durumdayız.

Elimizde DNA kanıtı var.

Sian'ın kanı adamın arabasında, adamın DNA'sı Sian'ın üzerinde bulundu.

Peki ya Becky?

Elimizdeki tek şey itirafıydı.

Ve korkarım itiraf olmadan...

...Becky'nin adını iddianameden çekmek zorunda kalacağız.

Yani...?

Yani kızımın cinayetinden yargılanmayacak mı?

Üzgünüm.

Bu Fulcher'ın hatası!

İşi sıçıp batırdı!

Bu nasıl adil olabilir?

Bunu yaptığını herkes biliyor.

Hakim biliyor. Dava vekili biliyor. Siz biliyorsunuz. Ben biliyorum.

Peki bu nasıl hak olabilir? Lütfen bana söyleyin, bu nasıl hak olabilir?

19 Ekim 2012 Bristol Kraliyet Mahkemesi, Duruşma

Christopher Halliwell mahkemeye polis koruması altında getirildi.

47 yaşındaki taksi şoförü, Sian'ı kız kıza gece eğlencesinden...

...eve yürüyerek dönerken öldürmekle suçlanıyor.

Polis herkesten sakin olup, yasal sürecin gerçekleşmesine izin vermelerini istedi.

Ama buradaki insanların yüzlerinden hislerinin kuvveti rahatlıkla okunuyor.

Davalı ayağa kalksın, lütfen!

Christopher John Halliwell, 19 Mart 2011'de Sian O'Callaghan'ı...

...müşterek hukuka aykırı olarak öldürmekle suçlanıyorsunuz.

Savunmanız nasıl olacak?

Suçlu.

Christopher John Halliwell, ceza hafifletme açısından bir miktar lehinize ilerlediniz.

Bununla birlikte, Sian'ın ailesi mahkeme acısına katlanmasın diye...

...ki bu önemli bir faktördür, suçluluk savunması yapmanızı kabul ediyorum.

Suçun ciddiyeti dikkatle hesaba katıldığında...

...başlangıç noktası 30 yıl olacaktır.

Ancak, suçu kabul ettiğiniz için 5 yıl ceza indirimi vereceğim.

Bu nedenle çekeceğiniz cezanın minimum 25 yıl olmasına hükmediyorum.

Onu götürün.

Herkes kalksın!

Christopher Halliwell iki kadını öldürmekten hüküm giyebilirdi.

Bunun yerine, bir tanesi için ceza aldı, diğeri için adaletten kaçmış oldu.

Bu yüzden, ikinizden de özür dilemeye geldim.

Özür dilemeni gerektirecek hiçbir şey yok, Steve.

Yaptığın şeyi yapmamış olsaydın, Becky'yi hiçbir zaman bulamazdık.

Herkes bu şekilde görmüyor.

Anlayamadığım şey, neden kimse bu konuda aklı selime başvurmuyor?

Neden o avukat Halliwell gibi birini özgür bırakmak için o kadar mücadele etsin?

İki genç kızı öldürdüğünü itiraf eden birini?

Suçlu olan birini savunmak için bu kadar çaba niye?

- Bilmiyorum, prensip meselesi sanırım. - Ne prensibi?

Peki adalet? Halliwell'e baskı uyguladığını söylüyorlar.

Bahse girerim o da onları öldürmeden önce Becky ve Sian'a baskı uygulamıştır, ama...

...kimse bunu umursuyor gibi görünmüyor, değil mi?

Bakın, bu konu hakkında çok düşündüm ve...

...teselli olacaksa, dürüstçe, içtenlikle söyleyebilirim ki...

...hiçbir şeyi farklı yapmazdım. Nasıl yapabilirdim, bilmiyorum.

Yüzde yüz arkandayız, Steve.

Küçük kızımı evine getirdin sen.

Bizim için yaptığın şeye ne kadar teşekkür etsek az.

Teşekkür ederim.

Bunun benim için anlamı çok büyük.

Sürücü ve Araç Lisanslama Ajansı'nı arayın hanımefendi, onlar ilgilenirler.

Tamam. Teşekkür ederim.

Buyurun, bayım?

Polis memurlarınızdan biri hakkında şikayette bulunmak istiyorum.

Adı...

...Dedektif Komiser Stephen Fulcher.

Bu bir şikayet dilekçesi, Steve. Ve şikayet, şikayettir.

Polisin tabi olduğu Mesleki Standartlar'ın baş uygulayıcısı olarak...

...bunu ciddiye almak durumundayım.

Ama şikayet ettiği şeylerin yarısının benimle ilgisi yok.

Basın konferansına davet edilmemiş olması.

Kızına sadece Becky Godden değil, Becky Godden-Edwards dememiz.

Bunu bana sormadılar bile.

Eylemlerimin Becky için adaletin sağlanmasına engel olmasına gelince...

...eylemlerim olmasaydı Becky'yi bulamazdık.

Bunu Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu'na gönderecek miyim ve sadece görevi kötüye...

...kullanmak mı, yoksa ağır suç mu teşkil ediyor, karar vermem gerekecek.

Gerçekten mi?

- Steve! - Efendim, konuşabilir miyiz?

O ne?

Tamamen temiz.

- Nedir? - Biyopsi yaptırdım.

- Ama bana dedin ki... - İyi huylu.

Bir daha böyle bir şeyi sakın tek başına yaşama.

Suçlu hissediyorum.

Başka bir şans daha verilen kişi ben olduğum için.

Özür dilerim efendim ama bu zırvalık.

Şikayet ettiği şeylerin hiçbirinin anlamı yok.

Ve işaret ettiği şeylerin çoğunda, yanıtlayacak kişi ben değilim.

Peki, bu işi bana bırak, Steve. Mike ile özel olarak konuşurum.

Yapar mısınız? Çok makbule geçer. Teşekkürler.

Merhaba. İçeri geç.

Teşekkürler.

Bildiğiniz gibi, Becky'nin cinayeti için Halliwell'e karşı olan dava...

...mahkemede başarısız oldu.

Ama en azından kaybolmasıyla ilgili gizem çözülmüş oldu.

Ve bilmemekten kaynaklanan acınıza bir son vermiş olmalı.

Evet. Ve bunun için Steve Fulcher'a çok minnettarız.

İyi haber Halliwell'i Sian cinayetinden mahkum edebildik.

Ve bildiğiniz gibi 25 yıl hüküm giydi.

Evet, mahkemeye kadar tutuklu geçirdiği süre dahil.

Evet.

Halliwell'i Becky'nin cinayetinden mahkum etmeye...

...yetecek kadar delilimiz olmadığına bakılırsa...

...Wiltshire Polis'i, Halliwell'in hapisten salıverildiğinde...

...çok, çok yaşlı bir adam olacak olmasının sizi tatmin ettiğini umuyor.

Beni hiç ama hiç anlamıyorsunuz.

Evet, Halliwell uzun bir süre hapiste kalacak.

Ama bir daha dışarı çıkamayacağı kadar uzun değil.

Sian'ın ailesi için adalet yerini buldu. Onlar adına mutluyum. Gerçekten mutluyum.

Peki hiyerarşi sırasında Becky nerede? Her zaman olduğu gibi yine en altta.

Kızımı ayaklar altında çiğnemeye nasıl cüret edersiniz?

Bu işin peşini bırakmayacağız, bir an bile.

O adam Becky'me yaptığı şeyin bedelini ödeyene dek.

Yani geri dön ve patronlarına tatmin olmadığımı söyle. Hem de hiç.

Steve?

Mike'la konuştum.

Maalesef şikayeti Bağımsız Polis Şikayet Komisyonu'na göndermiş bile.

Suçlamada bulunacaklar.

Ağır suç.

Üzgünüm.

Kahretsin! Kahretsin, kahretsin, kahretsin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.