Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu gerçek bir hikayedir.
İzleyecekleriniz kapsamlı araştırmalar, görüşmeler...
...ve yayımlanmış raporlara dayanmaktadır.
BİR İTİRAF
Çeviren: Sir Didymus İyi seyirler..
CUMARTESİ 05:07
Bebeğim.
Beni çağırdılar.
- Çağırmazlar demiştin. - Biliyorum.
Bir şeyin ters gideceği varsa, gider.
Uyumana bak. Sonra görüşürüz.
Seni buraya getirdiğim için üzgünüm, dostum.
Tanıdığımız biriyle karşılaşmak istemedim sadece.
Sorun değil, Ray, bir işim yoktu zaten.
Bu hafta sonu kıdemli soruşturma memuru benim. Ama ortalık sakin.
Mahvoldum, Steve.
Beni neyle suçladıklarını bilmiyorum.
Beni kimin suçladığını dahi bilmiyorum.
Emniyet müdür yardımcısıyım. Bedfordshire Emniyet Müdürlüğü'ne adaydım.
- Artık bu elimden gitti. Her şey gitti. - Ne olduğuna dair bir fikrin olmalı.
Bir tür cinsel suistimal.
Birkaç kadın suçlamada bulunmuş, sanırım.
Utanç verici. Son derece küçük düşürücü.
Kadınlardan hoşlanırım. Bilirsin, onlarla muhabbet etmekten.
- Şakalaşmayı. - Ne diyebilirim ki, dostum?
Artık 80'lerde değiliz demekten başka.
Suçlamalardan biri ne biliyor musun?
Kadına "Düğmelerin büyükmüş" dedim.
"Düğmelerin büyükmüş", çünkü bluzunun düğmeleri göze çarpıyordu.
Söylediysem de şaka olsun diye söyledim. Hepsi bu.
Artık böyle şeyler söylemesen daha iyi olur.
"Düğmelerin büyükmüş" ün nesi varmış? Hadi ama!
Belki de söylememeliyim.
Hakkımda kaç tane rapor yazıldı biliyor musun?
50 tane! Öyle duydum, 50 tane!
Yani...
Adımı temize çıkarmayı deneyebilirim. Ama bilirsin, bir şey fark etmez.
İşimi bitirecekler.
- Bu işlerin nasıl yürüdüğünü bilirsin. - Ray, sakin ol.
- Bence paranoyakça davranıyorsun dostum. - Bu işi uzun süredir yapıyorsun, değil mi?
İşlerin nasıl değiştiğini biliyorsun. Sadece burada değil, her yerde.
Başarı kokusu aldıklarında, birden şüpheci oluyorlar.
Seni kıskanıyorlar.
Sana söylüyorum, acı gerçek bu.
Bu tür saçmalıklara dahil olmam. Sadece işimi yaparım.
Onlar benim yoluma çıkmazlarsa, ben de onlarınkine çıkmam.
Bu kadar saf olma!
Ailen nasıl?
Onlara acıdan başka bir şey yaşatmıyorum, Steve.
Çocuklar bu hafta bende kalacaklar. Onları annelerinden almam gerek.
- Her şey gönlünce olsun, dostum. - Senin de, Ray. Kendine iyi bak.
Hafta sonunu beraber geçiririz diye umuyorduk ama ona uçuş yazdılar.
Her zaman aynı şey.
Beni alabilirsen olur.
10 iyidir. Teşekkürler, anne.
Anne, kapatmam gerek, Liam arıyor.
- Hey, Liam. - Sian bu sabah seni aradı mı?
Sian mı? Hayır.
Kev dün gece eve gelmediğini söylüyor.
Arkadaşlarıyla dışarıdaydı, değil mi?
Evet, Kev öyle dedi. Ama sesi endişeli geliyordu.
Geceyi birinin evinde geçirmiş olmalı.
- Evet. - Muhtemelen hâlâ uyuyordur.
Son kaşığı da koyalım.
Bir tane de büyükbabaya saklayalım, değil mi?
İşte böyle.
Bunları fırına koyayım. Tamamdır.
- Bir tane alabilir miyim? - Soğuduktan sonra alabilirsin.
Dün gece biri yine lanet olası çarşıya girmeyi denemiş.
Sorun ne?
Üzgünüm. Onun doğum günü yaklaştıkça hep böyle oluyorum.
Bu sene eve dönecek. Üzülme.
Halan Becky rengarenk boyamayı severdi. Tıpkı senin gibi.
Oraya gitsem iyi olur. Her şey yoluna girecek, canım.
Anne.
Lora'yı aradın mı?
Evet, onunla konuşmamış.
Kev sabah bir civarı attığı mesajdan sonra ondan haber almadığını söyledi.
- Ollie, şunun sesini kısar mısın? - Tamam, üzgünüm.
Şimdi telefonuna cevap vermiyor.
Muhtemelen akşamdan kalmadır.
Onunla bu konuda konuşmuştum.
Eve uğradım, ama orada değildi.
Kev arkadaşlarını aramaya başladı.
Birazdan eve dönerim. Ondan haber alırsan beni ara.
Hâlâ açmıyor mu?
- Kahve almak için duralım mı? - Hayır, Dennis. Eve gitmek istiyorum.
Bu iyi. Güzel, değil mi?
- Üzerinde hoş görünecekler. - Kimse yok mu? Anne?
Buradayız!
Chelsea ile bir şeyler pişiriyoruz.
- Baba, kek yaptık! - Öyle mi? Güzelmiş.
Hadi gel anne, sana göstereceğim bir şey var.
- Ne? - Paltonu giy. Hemen köşede.
Bilmem ki...!
Anne, hadi.
- Bin hadi. - Diğerleri nerede?
- Burada ne arıyorsunuz? - Özür dileriz.
Arka kapı açıktı. Evde olduğunuzu düşündük.
Kızınız kayıp olarak bildirildiği için geldik.
Ne olarak bildirildi? Kim bildirdi?
Erkek arkadaşı.
Kevin Reape.
Bir arkadaşında falandır, eminim.
Dün akşam dışarıya çıktı, Old Town'daki Suju'ya gitti.
Çok geç yatmış olmalı.
Hâlâ uyuyordur.
Arkadaşı bizi arayacak kadar endişeliydi, biz de yapılması gerekeni yapıyoruz.
Kendi evinde olmadığı kesin, burada da değil.
Başka nerede olabilir?
Bir arkadaşındadır.
Birkaç kişiyi aramanız gerekiyor.
Tavsiye almak için bu sabah polisi aradım.
Bana önce hastaneleri aramamı söylediler. Aradım.
Arkadaşlarını aradım. Herkesi aradım.
Dün gece birlikte olduğu Suzie, Nathalie ve Beth'i aradım.
- Neden onlarla gitmemiş? - Bilmiyorum.
Birkaç içki içmiş, birileriyle sohbet etmiş, sonra yanlarından ayrılmış.
- Oradan ayrılırken onu bulamamışlar. - Kiminle sohbet ediyormuş?
Bir kadınla ve uzun boylu, başı traşlı bir adamla.
Arabamı çıkaramıyorum bile.
Arabasının anahtarı onda olduğu için, benimki burada tıkılı kaldı.
- Kevin, sana birkaç soru sormam gerek. - Tamam, sorun değil.
- Hayır, yalnızca Kevin. Teşekkürler. - Peki.
- Alo? - Anne? - Evet.
- Ondan haber aldın mı? - Hayır.
- Sen de almadın o halde. - Evet.
- Şimdi Kev'i sorguya çekiyorlar. - Ne demek sorguya çekiyorlar?
Beni yanına almadılar.
Bununla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorlar, değil mi?
Düşünüyor olamazlar.
Muhtemelen kiminle birlikte olabileceğini soruyorlardır.
Ama aklına başka kimse gelmiyor. Bildiği herkesi aradı.
Lanet olsun, Sian, ne iş çeviriyorsun?
Hadi, hadi.
- Bir adım. - Tamam, peki.
Bir tane daha.
- Kaç tane kaldı? - Bir tane daha.
İşte bu kadar, işte bu kadar.
Orada dur.
- Burada mı durayım? - Evet.
Ve gözlerini aç.
- Burayı satın aldık. - Dalga geçiyorsunuz!
Her şeyi temizleyip, yenileyeceğiz.
Senden sadece 5 dakika uzakta olacağız.
Çocuklar babaannelerini her zaman görebilecekler!
Ne kadar harika!
Ben ve Charlie elimizden gelen yardımı yapacağız. Bunu biliyorsunuz.
Şuna bir bakın!
Tanrım, bu harika, şu şömine.
Mutlu musun?
Anne...
Babanın dırdır edeceği bir şey daha.
Charlie ile bana yakın bir yere taşınman.
Torunlarını ondan benim uzaklaştırdığımı söylüyor.
Ne hali varsa görsün. Çocukların onunla görüşmesini zaten istemiyorum.
Ama onunla işleri medeni seviyede tutmalıyım, değil mi?
Ya Becky onun ailesinden biriyle yeniden iletişime geçerse?
En azından bana haber vermelerini istiyorum.
Anne, tekrar ortaya çıktığında görmek isteyeceği kişi sadece sen olacaksın.
Bu yıl evde olacak. Doğum günü için dönecek, Steven. Buna eminim.
Bu o kadar şey ki... Şuna bir bak!
- Kendi odan var mı? - Evet. Sana göstereyim.
Mick!
Mick, telefon!
Merhaba, Elaine. Benim, Debbie. Şimdi geliyor.
Kim o?
Alo?
Ne zamandan beri?
Hayır. Hayır, ondan haber almadım.
Arkadaşlarıyla birliktedir, değil mi?
Evet, bana da haber ver. Tamam, hoşça kal.
Onu erkenden eve götürmek zorunda değilsin, değil mi?
Hayır, öyle bir şey değil.
Hadi, Baba!
Sian eve dönmemiş.
Arkadaşlarıyla dışarıdaydı.
Ben de kendi arkadaşlarımla çıkmıştım. Cheltenham yarışları.
Tüm gün birbirimize mesaj attık.
Saat 11:30 gibi Swindon'a döndüm. Bütün gün içki içmiştim.
Ona dışarı çıkmak istemediğimi söyledim. Yattım.
Sonra, sabah 01:20 gibi bana "Neredesin?" diye mesaj attı.
- Ama o zamana dek uyumuştum. - Tamam.
Ve 03:24'e kadar cevap yazmadın.
Evet. Uyandığımda burada yoktu. Telefonuma baktım.
O saatte, mesaj atıp evde olduğumu ve onu beklediğimi söyledim.
Tamam. Sonra yeniden uyudun mu?
Hayır. Çok yorgun olmama rağmen uyuyamadım. Uzun süre bekledim.
Yaklaşık 4:30 gibi bir mesaj daha atıp endişelendiğimi söyledim.
Mesaja öpücük de ekledim. Ama cevap vermedi.
Tamam.
Bir süre önce para yüzünden sıkıntı yaşadı, kredi kartı borcu falan.
Onu bu yüzden biraz azarladım ama bu sebeple kaçmış olamaz.
- Peki erkek arkadaşınız? - Pete mi? - Evet.
Kızınız onunla nasıl anlaşıyor?
İyi.
Geriye doğru düşünürsen, Sian'ın davranışında şüpheli bir şey var mıydı?
Şüpheli mi?
Aşırı mesajlaşma, tuhaf zamanlarda telefonla konuşma...
...ya da onun telefonuna dokunmanı istememesi.
Başka bir erkek olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Hadi ama! Gerçekten mi?
Steve Fulcher.
Erkek arkadaşıyla konuştunuz mu?
Hastaneleri denediniz mi?
Tamam, peki. Geliyorum. Teşekkürler.
Gablecross Polis İstasyonu
Bir sonraki merdivenlere ait.
- Bu o. - Saat kaç? - 2:52.
Erkek arkadaşına mesaj attıktan bir saat kadar sonra.
Merdivenlerin altındaki kamera.
Bu kesinlikle o, elbiseler uyuşuyor.
Bu bekleme odasından.
Tekrar oynat.
Hayır. Birbirleriyle ilgilenmemişler.
Ön kapı.
Ve son olarak dışarısı.
Sola, Kevin Reape ile paylaştığı eve doğru gidiyora benziyor.
- Ev ne kadar uzaklıkta? - Yaklaşık 800 metre.
Kızın peşinden dışarı çıkan, onu takip eden biri var mı?
Yok.
Aile kızı.
Ailesindekilerin aklına bu kadar uzun süre onları aramaması için bir neden gelmiyor.
CUMARTESİ 20:03 Sian 17 saattir kayıp
Baz istasyonu kayıtlarına göre kızın cep telefon sinyali tüm Cuma akşamı...
...ve Cumartesi sabah erken saatlerde Swindon Old Town'da aktif.
Ki bu, Suju'da olan birisi için beklediğimiz bir şey.
Kulüpten 2:52'de ayrılıyor ve evi en fazla 15 dakika uzaklıkta.
Ama 3:24'de, Suju'dan ayrıldıktan yarım saat sonra...
...Cadley'deki baz istasyonu cep telefonu sinyalini yakalamış.
Evinin ters istikametinde, yaklaşık 22 km uzaklıkta.
Savernake Ormanı'nın ortasında bir yer.
Cevap vermemiş.
Pekâlâ. O zaman Sian'ın ya da yanlışlıkla birinde bıraktıysa cep telefonunun...
...yarım saatte 22 km yol almasının tek yolu bir arabada olması.
Evet.
Cadley baz istasyonu bugün öğlen 2:30'a kadar sinyal almaya devam etti.
O saatten sonra şarjının bittiğini varsayıyoruz.
Arama yapacağımız alan belli. Ne yazık ki 11 km yarıçapında.
- Veri üçgenleme yapamaz mıyız? - Hayır.
Orada yalnızca bir baz istasyonu var.
Pekala, köpekler aramaya dahil edilsin.
Aramaya ilk önce Savernake Ormanı giriş ve çıkışlarından başlayalım istiyorum.
Bir trafik kazasına karışmışsa diye hendeklere, dar sokaklara...
...sürünmüş olabileceği her yere yoğunlaşarak...
...Suju'dan Sian'ın adresine giden yolu yeniden araştırılalım.
Yol boyunca baraka ve ek binaları atlamadan kapı kapı soruşturalım.
Ve bu posterlerin bu akşam asılmasını istiyorum.
Affedersiniz, buna bakmam gerek. Evet efendim?
Polis helikopteri göndermek istediğini duydum.
Doğru efendim, evet istiyorum.
Sadece motorunu çalıştırmak bile 1500 sterlin.
Kadın kaybolalı daha 24 saat olmadı.
Olayın sadece kayıp kişi olayı olmadığına emin misin?
Açıkçası hayır.
Bir arkadaşının evinde kalmış olması veya...
...erkek arkadaşını terk etmek isteyip, yüzleşememiş olması mümkün.
Ama hayır, bu uymuyor. Geçmişini okudunuz mu?
- Evet, haklısın. - İşi, hâlâ hayatta olduğu...
...ve zorla tutulduğu temeline göre yürütmek istiyorum.
Hâlâ devam eden bir suç yani. Olaydan erken haberimiz oldu, efendim.
Tüm gücümüzü kullanır ve çabuk olursak, onu kurtarabiliriz.
- Pekala, düğmeye basın. - Teşekkür ederim.
Efendim, bir şey daha var. Yersiz konuşmuş olmak istemiyorum ama...
...bugün Ray Haywood'u gördüm, bir kahve içtik.
Pekala, o nasıldı?
Dürüst olmam gerekirse berbat görünüyordu.
Hakkındaki soruşturmanın haddinden fazla olduğunu düşünüyor.
Olay bir disiplin meselesi. Peki, ne yapabileceğime bir bakarım.
Ama yargı süreci takip edilmeli. Yapabileceğim pek bir şey yok.
- Tabii. Sadece söyleyeyim dedim. - Evet, not ettim. - Peki.
Teşekkür ederim.
Jackie.
"Haber var mı?" diyor. Olsa söylemezdik mi sanıyor?
Soruyor sadece.
Pete sürekli arayıp umudunu kaybetme diyor.
Kaybetme o zaman.
Bu kadar uzun süre, hiç birimizle bağlantı kurmaması için...
...mantıklı bir sebep düşünemiyorum.
- Bu iş kötü sonuçlanacak. - Kapa çeneni, olur mu!
Her neredeyse, zorla tutuluyor. Ve ona kavuştuğumuzda, eski Sian olmayacak.
Zero Kilo Nine, pozisyonunuz nedir?
Savernake Ormanı'nın 800 fit yukarısı. Marlborough'nun 5 km güneydoğusu.
Termal görüntü negatif.
Yer ekibi beklemede kal.
Termal görsel onaylandı.
Konumunuzun 50 metre kuzey batısında iki canlı vücut tespit edildi.
Bulunduğunuz rotayı koruyun.
Kimse yok mu? Polis. Dışarı çıkabilir misiniz?
Pekala, orada durun lütfen.
Kamp yapan bir çift sadece. Hayatlarının şokunu yaşadılar.
Kamp mı? Bunun için biraz soğuk değil mi?
Sian'ı aramakla ilgili internette bir şeyler dolaşıyor.
Erkenden orada olmak istediklerini söylediler.
- Aramak mı? - O bölgede yaşayan insanlar sanırım.
Amirim, Old Town ve Savernake arasındaki anayolu kapsayan...
...Otomatik Plaka Tanıma kamerası var.
Geçen araçların listesi sabaha elimizde olur.
Tamam. 2:52-3:24 arasına odaklan.
- Tamamdır. - Çok sağ ol.
PAZAR 04:23 Sian 25 saattir kayıp
Steve Fulcher.
Amirim, aramamın sakıncası yoktur umarım.
- Ne zaman olursa dediniz. - Evet ama gece vakti değil.
- Üzgünüm. - Dalga geçiyorum. Ne buldunuz?
Old Town'dan Savernake Ormanı'na geldik.
Yol yaklaşık 25 dakika sürüyor.
Tamam, yani...
...Savernake'e 3:24'de ulaştıysa, Old Town'dan 3:00'de ayrılmış demektir.
Suju'dan 2:52'de ayrıldığını biliyoruz, bu da bize...
...açıklanmamış...
...8 dakika bırakır.
Kulüpten ayrılmasıyla kendisinin veya yalnız
cep telefonunun Savernake Ormanı'na...
...gitmek üzere arabaya binmesi arasında ne olduysa...
...o 8 dakika içinde oldu, değil mi?
Bu, olasılıkları biraz azaltıyor, efendim.
Evet, azaltıyor.
Aferin. Teşekkürler.
Alo?
Pete? Hayır, haber yok.
Kahretsin. Hâlâ birçok açıklaması olabilir.
Hayır, olamaz Pete.
Tek mantıklı açıklama birinin onu kaçırmış olması.
Gerçeklerden uzaklaşmayalım lütfen.
Basın konferansı yapmamızı istediler.
- Orada oturup, hayatı için yalvaracağız. - Bunu yapmanız gerek.
Biliyorum.
- Kaybolduğunu herkes bilmeli. - Biliyorum.
Dehşete kapılmış aile olmamız gerek.
Belki içimizden biri ağlar bile.
Onları neden yaktın? Çamaşırlarına çöken tüm o duman komşuları çılgına çevirecek.
Bunu umursayacak birine benziyor muyum?
Ne düşünüyorsun?
İyi.
Bence bunu sevecek.
Evet, Becky'yi bunu giyerken gözümde canlandırabiliyorum.
Bugün Swindon'da milim milim bir arama yürütüyorlar.
Cumartesi sabahı erken saatlerde kaybolan Sian O'Callaghan'a...
...ne olduğunu belirlemeye çalışıyorlar. - Tanrım, Charlie, bak!
- Birisi bir şeyler hatırlar umuduyla... - O genç kadını arıyorlar.
...canlı olarak son kez görüldüğü yer olan Suji'nin dışına polis olay odası kuruldu.
Sanırım kızı görmüştüm. Öyle hissediyorum.
Pilot Pete ile yaşayan kadın onun annesi.
- Diğerleri geliyorlar, Steve. - Teşekkür ederim.
- Şunu elden ele geçirin. - İşte geldiler.
Siz sonuncu musunuz? Teşekkürler. Pekâlâ.
Teşekkür ederim, millet.
Evet, birkaç yeni yüz var.
Steve Kirby yardımcı soruşturma memuru olacak.
Debs Peach, bence hepiniz tanıyorsunuz. Yazmanım olacak.
Şimdi, Savernake Ormanı'ndaki araştırma devam ediyor.
Arazinin çok büyük olduğu ortada. Bu yüzden uzun bir süreç olacak.
İlk kim başlayacak?
Evet. Dün akşam Suju'dan birkaç şey elde ettik.
Birkaç kişi Sian'ı onun sahibi gibi davranan
bir kadınla tuvalette gördüğünü söyledi.
Görünüşe göre kız lezbiyen.
Sian ayrıca sigara içme alanında da o kızla görülmüş.
Ve Cuma gecesi DJ'lik yapan Lenny Banyard adında bir adam...
Bu o.
...Facebook'daki durumunu "İntihara meyilli" olarak güncellemiş.
Suçluluk duygusundan olabilir mi?
Sian'ın konuşurken görüldüğü uzun boylu, saçı traşlı adam o olmalı.
Lenny Banyard uzun boylu ve saçı traşlı.
Ve görünen o ki intihara meyilli hissediyor.
- Peki ya Otomatik Plaka Tanıma Sistemi? - Evet.
Swindon Old Town ve Savernake arasındaki sabit kamera noktasından...
...2:52 ve 3:24 arasında 14 araç geçmiş.
Hepsi araştırılıyor.
High Street'deki tüm CCTV görüntülerini aldık mı?
Evet, incelemesi ya tamamlandı, ya da tamamlanmak üzere.
Ve taksi şirketleri. Taksi şirketlerini unutmayalım.
Sian'ın Kevin'den önce en az bir ciddi ilişkisi olmuş.
Max Evershed adında bir adam.
Kızın annesi neden ayrıldıklarını tam olarak bilmiyordu.
Bu çalışmıyor.
Emniyet Müdür Yardımcısı Ray Hayward.
Giriş kartınız geçersiz kılınmış, efendim.
Ama İnsan Kaynakları'nda toplantım var.
Üzgünüm efendim ama içeriye refakatçi eşliğinde girebileceğiniz not edilmiş.
Burada olduğunuzu onlara bildirebilirim.
Tamam, sağ ol.
Teşekkür ederim canım.
Bence sana çok yakıştı.
Merhaba, John.
Karen.
Charlie'nin parasını mı harcıyorsun?
Kasaba gidiyorum. Arabada buluşuruz.
Nasılsın? Herkes nasıl? Seni uzun zamandır görmedim.
Şikayetim yok.
- Babam pek iyi değil. - Bunu duyduğuma üzüldüm.
Steven nasıl?
Onu artık hiç görmüyorum. O çocuklar benim de torunlarım, farkındasın.
Steven yetişkin bir adam. Neyi yapıp neyi yapmayacağını ben kontrol edemem.
Evet. Charlie ve seninle iyi olsun ona yeter.
Yağlı kapıyı neden terk etsin, değil mi?
Becky'nin doğum günü yaklaşıyor. Onu hiç gördün mü?
Hayır. Babam onu görmüştü.
Caddenin karşısına geçip, ona sarılmış. Babam da "Merhaba, dedecik" demiş.
Bunu bana anlatmıştın. O günden beri onu gören oldu mu?
- Babam yeğenimin gördüğünü söyledi. - Ne zaman?
Yeğenim Bristol'e indiğinde, Becky ona koca bir tomar para vermiş.
Gece kulübü işlettiği için iyi para kazandığını söylemiş.
Gece kulübü mü işletiyormuş?
Erkek arkadaşıyla. - Hangi gece kulübü?
- Bilmiyorum. Uzun zaman önceydi. - Neden bana söylemedin?
- Söylemem gerektiğini bilmiyordum. - Bu önemli! Onu uzun süredir görmedim.
Evet...
...en azından baba tarafını unutmamış.
Neyse, mağazalar kapanmadan gitsem iyi olacak.
John, ondan haber alırsan bana söyle.
Lütfen.
Plan buydu.
Kaç kişiler?
Düzinelercesi. En az 50 kişi diyebilirim.
Sosyal medyada çılgın gibi yayılmış.
Bırakın yardım etsinler.
- Ne? - Bırakın yardım etsinler.
Araziyi tümüyle taramak haftalarımızı alır, o kadar vaktimiz yok.
Bu yüzden, bırakın yardım etsinler. Tamam, kapatmam gerek.
Bırakın yardım etsinler, diyor.
Tamam.
Pekâlâ, bayanlar ve baylar, dinleyin.
Tamam, toplanın. Size kısaca bilgi vereceğiz.
Çok kalabalık olduğunuz için sizi gruplara ayıracağız.
Max Evershed'i kıskanıyor muydun?
Bana ondan bahsetti ama biz tanışmadan önce onunla ilişkisi bitmişti.
Onunla hâlâ bağlantıda mıydı?
- Sanmıyorum. - Onunla ilişkisi seni rahatsız etti mi?
Daha az umurumda olamazdı. Adamla hiç tanışmadım.
Doğruyu söylemem gerekirse, şu anda keşke beni onunla aldatıyor olsa diyorum.
Sadece Sian'la iyi bir ilişkimiz olduğunu
ve birbirimize güvendiğimizi söyleyebilirim.
Max'in bu işle ilgisi olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Bilmiyorum. Onunla konuşacağız.
Hiç başka kadınlarla ilişkisi oldu mu?
İlişki mi? Ne demek istiyorsunuz?
Suju'da bir kızla samimi şekilde konuşurken görülmüş. Onunla epey vakit geçirmiş.
Dalga mı geçiyorsunuz? Sian lezbiyen değil.
Sormak zorundayım. Her yolu denemeliyim.
Tatsız bir şey diye üstünü örtemem. Cevabı şimdi öğrenmeliyim.
O lezbiyen değil. Ve onun nerede olduğunu bilmiyorum.
Pekâlâ.
Bakın...
...telefonumu alın. Kontrol edin.
Bu işlerin nasıl yürüdüğünü biliyorum. Evi de kontrol edin. Etmenizi istiyorum.
Sian için endişeleniyorum.
Dürüst olacağım, ödüm bokuma karışıyor.
Adam beni tatmin etti. Kesinlikle bu işe dahil değil.
Katılıyorum.
Sian O'Callaghan'a ulaştıracak herhangi bir ipucu için çalılıklar taranıyor.
22 yaşındaki kızın aranmasına yardım etmek için...
...Marlborough yakınındaki Savernake Ormanı'na 100'den fazla kişi toplandı.
10 veya 15 kişiden oluşan grupların başına birer polis memuru tahsis edildi.
Arama Savernake Ormanı'nında odaklandı.
Çünkü Sian'ın telefonundan son olarak Cumartesi sabah erken saatte...
...buradan sinyal alındı.
Burada olmamın sebebi Bay Barlow Cumartesi sabahı erken saatte arabanızın...
...Savernake Ormanı'na giden yolda Otomatik Plaka Tanıma kamerasına yakalanmış olması.
Nereye gittiğinizi hatırlıyor musunuz?
Çok sıkıldığımı hatırlıyorum.
Siz de gezintiye çıktınız?
Evet.
Ne amaçla?
Cips.
Cips mi?
Canım çekmişti. Soğan aromalı olandan.
Oradaki gece açık olan benzin istasyonunda cips olduğunu biliyorum.
Yani bana, sadece cips almak için sabahın üçünde Swindon Old Town'a kadar...
...40 dakika gidiş, 40 dakika dönüş yol gittiğinizi mi söylüyorsunuz?
Evet.
- Dışarı çıktığını bilmiyordum. - Evet çıktım, Anne!
Burnunu sokman gerekmiyor!
Ev Savernake Ormanı'nın ortasında mı?
Evet, ufak bir kulübe. Adam 50'li yaşlarda.
Annesiyle yaşıyor. Adamdan pek hoşlanmadım, amirim.
- Cips! - Pekala, arama izni gerekiyor.
Arabasına el koymamız lazım. Adamın yanında kal, Bob. Gözünü ayırma.
Lora üniversiteden eve geldi.
Biliyorum. Harika değil mi?
İstasyondan beni babam aldı.
- Neler oluyor, Anne? - Önemli bir şey yok, tatlım.
Sian'la mı ilgili?
Sian'ın eve gelmediğini ona söyledim.
- Bir dakika mutfağa gel, tatlım. - Neden?
Buraya gel. Sorun yok. Yanlış bir şey yapmadın. Sadece...
Sadece Sian için endişeleniyoruz çünkü nerede olduğunu bilmiyoruz.
- Cep telefonundan arayamaz mısınız? - Denedik ama cevap vermiyor.
Nerede o zaman?
Polisten onu bulmamıza yardım etmelerini istedik, onu arıyorlar.
Onu bulacaklar, değil mi, Anne?
- Umarım. - Bulacaklar.
Hannah!
Ne buldun?
Kadın külotu.
Neler oluyor? Hey? Ne yapıyorsunuz?
Yukarıda ne yapıyorsunuz?
Neler oluyor?
Tavan arasına bakmak istiyorum lütfen, Bay Barlow.
Geceleri sürekli arabayla dışarı çıkıyor.
- Gizli kapaklı şeyler yapıyor. - Kapa çeneni, Anne!
Anneme ondan kurtulduğumu söyledim.
Lütfen, hiçbir şey söylemeyin.
İstihbarat ekibi taksi şirketleri üzerine çalışıyor.
Cinsel tacizden üç kez hüküm giymiş bir taksi şoförü buldular.
Şimdi onu kontrol ediyoruz.
Cuma gecesi, Cumartesi sabahı neler yaptığını tespit etmeye çalışıyoruz.
Kadın külotunu duydunuz mu?
Arama ekibi Savernake Ormanı girişlerinden birine yakın bir yerde yırtılmış bir...
...kadın külotu buldu. Genevieve'den derhal Adli Tıbba ulaştırmasını istedim.
- Sarah, ne buldun? - High Street'den CCTV görüntüsü.
Pekâlâ, burası High Street'in doğu ucu.
Sian Suju'dan çıktıktan sonra caddeyi geçiyor.
Biraz kafayı bulmuş gibi görünüyor.
- Evinin olduğu yöne doğru gidiyor. - Doğru.
Ve sonra...
...ön farların ışığında kayboluyor.
Aracın uyarı ışıkları yanıyor.
Kız ortadan kayboldu.
Tekrar tekrar izledim. Ön farların ışığına girdiğini görüyoruz.
Sonra araba hareket ediyor. Kız orada değil.
- Arabaya binmiş olmalı. - Tekrar oynat.
Sian'ın ışığa girmesiyle arabanın hareket etmesi arasında 65 saniye var.
Yanlış yöne giden bir arabaya neden binersin?
- Belki sürücüyü tanıyordu. - Tamam, tekrar oynat.
Arabanın hareketinden itibaren, kare kare.
Bu bir steyşın.
Henüz arabanın modelini söyleyemiyoruz, üstünde çalışan bir ekibimiz var.
- Rengi? - Tek söyleyebileceğimiz koyu renk olduğu.
Siyah olabilir, koyu mavi, hatta yeşil.
Bu araç tavan çıtası.
Kız arabada mı, değil mi söyleyemiyorum.
Dur.
Şu nedir?
Görmesi zor.
- Bir etiket, belki? - Tekrar oynat.
Peki başka binalardaki CCTV görüntüleri?
Üzerinde çalışıyoruz.
Yolun ilerisinde tekrar ortaya çıkmadığından emin olmalıyız.
O arabaya bindiğine olabildiğince emin olmalıyız.
- Tamam, sağ olun amirim. - İyi iş çıkardın.
Grip olacak diye hep endişeleniyorum.
Dışarıda bir yerlerde uyuduğu düşüncesine katlanamıyorum.
Bristol'daki o kulübü işletiyorsa uyumuyordur.
Hâlâ burada, dışarıda olmadığına kesinlikle emin olamayız.
Bu o değil.
Hadi, bu kadar yeter. Bu gece burada değil.
- Gelecek hafta yine geliriz. - Ben sadece...
...sandviçleri onlara götüreceğim. Zavallı şeyler.
Adı Becky Godden. Kendini Becky Edwards diye tanıtıyor olabilir.
Sarışın, ufak tefek biri. Sadece 1,50 boyunda.
Ama herkese 1,60 olduğunu söylüyor.
Onun hakkında bir şey duyarsanız, bir daha geldiğimde bana söyler misiniz?
Çoğu haftalar buraya geliyorum.
Tamam, teşekkürler. İyi geceler.
- Hoşça kalın. - İyi geceler.
Kendinize dikkat edin. İyi geceler kızlar.
Kendinize iyi bakın.
İyi geceler.
- Al bakalım. - Teşekkürler.
Kızlar senin için aldı.
- Annemle birlikte. - Güzel görünüyor.
Sence kız hâlâ hayatta mı?
Öyle düşünmek zorundayım, değil mi? Bu işi ceset bulmak için yapmıyorum.
Onu kurtarabileceğime inanmak zorundayım, değil mi?
- Evet. - Evde olmana memnunum.
PAZARTESİ 09:46 Sian 2 gün 6 saattir kayıp
POLİS GÜCÜ GENEL MERKEZ
- Steve, bir dakikan var mı? - İzninizle.
Basın konferansına gitmek üzereyim, Mike.
- Ray Hayward'la buluştuğunu duydum. - Onunla dışarda bir kahve içtim.
Hakkındaki soruşturma devam ederken onunla bağlantı kurmaman en iyisi.
Dediğim gibi, sadece kahve içtik.
Dediğim gibi, bağlantı kurmaman en iyisi.
İzninizle.
Bu tür şeyler korkunçtur ve rahatsızlık verir.
Ama son derece gerekli, yoksa bunu yapmanızı istemezdim.
Kimin konuşacağına karar verdiniz mi?
Ben yapmak istiyorum.
Konuşmanın orta yerinde kendini tutamayıp ağlamanı istemiyoruz.
- Ağlamam. - Emin misin, Kev?
İnsanların hakkımda erkek arkadaşı mı yaptı diye düşünmekten vazgeçmesini istiyorum.
Sian'ı bulmaya konsantre olunsun.
Yapmak istiyorsa, bana uyar.
En büyük etkiyi nasıl sağlayacaksak.
- Durmak zorunda kalırsa, ben devralırım. - Güzel.
Elaine, Kevin'in yanına otur mutlaka, lütfen.
Bir fiyatına iki tane.
Pekala, tamam mıyız?
Hepimiz Sian'ın iyi olduğunu bilmek istiyoruz.
İki günden uzun bir süredir kayıp.
Sian'ın sağ salim dönmesi için dua ediyoruz.
Bu kadar uzun süre eve gelmemek veya bizimle
bağlantı kurmamak yapacağı bir şey değil.
Bu o.
Bu, anne. Üstteki yolda yaşıyor, Charlie.
Sağ salim eve dönmesini istiyoruz.
Onunla hiç konuşmadım ama kesinlikle bu o.
Nerede olduğunu bilmemek çok üzücü bir şey.
Zavallı kadın.
Dışarıda Sian'ı gören veya nerede olduğunu bilen birileri olmalı.
Ortaya çıkmalarını ve polise başvurmalarını istiyoruz.
Bayanlar ve baylar, çok teşekkür ederiz.
Çok teşekkür ederiz, bayanlar ve baylar.
Basın sözcümüz daha fazla bilgi edinildiğinde size iletecektir.
- İyi iş çıkardı, değil mi? - Son kısımda gerçekten iyiydi.
Cips adamı Philip Barlow hakkında bilgiler geldi.
Sekiz kere hüküm giymiş. Çoğu hırsızlık ve sahtekarlık. Bir tane saldırı.
Arabası koyu renk değil.
Cinsel taciz hikayesi olan taksi şoförü ile ilgili bir şey var mı?
Hayır, henüz bir şey yok.
- Toplantına gitsen iyi olur. - Evet.
Steve?
Devizes karakolundan bir arkadaşım az önce beni aradı.
Üzgünüm, dostum.
Görünüşe göre Ray Hayward kendini asmış.
Ne?
Evet, kız arkadaşı bu sabah onu garajda asılı halde bulmuş.
Ne?
Aferin, Kev. Gerçekten iyiydin.
Sinir bozucu bir şey değil miydi, Elaine?
Dürüst olmam gerekirse kendimi kukla gibi hissettim.
Elini kıpırdatıyorsun veya burnunu siliyorsun, fotoğrafçılar deliye dönüyor.
Kullanılıyormuş gibi hissettim.
- Mick, Elaine'e sarıl. - Sarılmasına ihtiyacım yok.
Ben iyiyim, sağ ol.
- İyi misin? - Hey.
Neden, Debs? Neden kendini öldürsün?
Evet, hakkında soruşturma açılmıştı. Ama çocukları vardı, Tanrı aşkına!
Steve, Ray Hayward'ı araştırmalısın.
Ne demek istiyorsun?
Yani şimdi. Bu soruşturmanın bir parçası olarak.
- Onu araştırmalısın. - Neden?
- Çünkü beni bir kez arabayla eve bıraktı. - Hadi ama, sen de mi?
Hayır, hayır, cinsel denilecek bir şeye kalkışmadı. Öyle bir şey değil.
Arabasının steyşın olduğunu hatırladım.
Koyu renkli bir steyşın araba. Üst kısmında araç tavan çıtası vardı.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.