Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Önce duydum, sonrasını duydum.
Aferin kızıma!
Hadi bakalım düştün önüme!
Hadi koş, koş!
Şimdi yatalım çantaya!
Hadi bakalım.
1, 2, 3, 4, 5,
6, 7,
8.
Şap şap.
Hadi bakalım kim geçti.
Ay bende. Hadi.
Geçiyorum.
Hadi bakalım.
İyi geceler yavrum. İyi geceler.
Güle güle canım.
Güle güle.
Hoşçakal.
Güle güle.
Günaydın. Hoş geldiniz.
Arayan var mı?
Henüz yok efendim.
Alo. Buyurun.
Nasılsınız?
Davanıza yardımcım bakıyor. Şu anda duruşmada.
Hakim bugün kararı verebilir. Merak etmeyin. Size de iyi günler.
Saat on dörtte duruşmanız var.
Biliyorum gideceğim.
Gazetecilik yalan yanlış haber toplayarak... ...saygın iş adamlarına
saldırmak... ...hicari itibar ve onurla oynamak demek değildir.
Davalı yazdığı yazıyla müvekkilimi... ...kamuoyu önünde çok müşkül durumda
bırakmıştır.
Bu yanlış ve yalan haberi kimden, nereden aldığını açıklaması ve suçunu
kabul etmesi gerekir.
Müvekkilem sadece doğru olanı yazmıştır. Davanın reddini talep ediyorum.
Ben gazeteciyim.
Yazdığım haberin kaynağını, menşeini açıklamak zorunda değilim.
Ayrıca verdiğim haberin doğruluğunu ispat edeceğim. Bu konuda şahitler
dinleteceğim.
Sayın avukat işin iç yüzünü bilmezlikten gelerek haksız bir dava açmıştır.
Benim vicdanım rahat.
Kendisine sorarım. Hangi suçlu suçunu kabul eder?
Sayın davalı bu sözleriyle bile müvekkilime sataşmaktadır. Haberin
doğruluğunu ispat etmesini bekliyoruz. Aksi takdirde yalancı ve müfteri
durumuna düşerek cezasını çekecektir.
Gereği düşünüldü.
Davalının şahitlerinin dinlenmesine ve duruşmanın 12-7-1988 gününe
ertelenmesine karar verildi.
Kimmiş bu şeker şey?
Kimin kızıymış?
Hadi bakalım.
Yarın gidiyor musunuz gerçekten?
Evet. Sabah yolcuyuz.
Annem telefon etti.
Gözleri yolda, bizi bekliyorlarmış.
Yeniden bekar hayatına dönüyorum desene.
Hepsi hepsi iki gün.
Sana yemekler pişirdim. Buzdolabı dolu.
İkinizi de çok özleyeceğim.
Biz de seni özleyeceğiz baba.
Bu kadar üzüleceksen vazgeçer, gitmeyiveririm.
Yo yo!
Annenle babam beklerler. Çok ayıp olur.
Torunlarını çok özlediler.
Senede bir defa görüyorlar zaten.
İstersen sen de bizimle gel.
İmkansız. İşlerim yüklü. Bir duruşmadan ötekine koşuyorum.
Sizlere uğurlar olsun.
Babacım. Güle güle benim güzel kızım.
Canım. Şeker kızım benim.
Güle güle git. Beni unutma.
Telefonunu bekleyeceğim.
Gider gitmez arayacağım can.
Sen gel kızım.
Seni buradan bindireyim.
Yolunuz açık olsun.
Yarın sabah bu duruşmaya sen gireceksin.
Peki efendim.
Gazete sahibiyle toplantınız var. Geç kalıyorsunuz.
Bence işi bu kadar büyütmemek lazım Ferit Bey. Nasıl büyütmem? Bu benim için
bir onur meselesi. O yazı yüzünden küçük düştüm. Ticari itibarım yaralandı.
Siz de avukatınız Ahmet Bey de... ...olayı fazla büyütüyorsunuz. Bir haber
gelmiş. Tülay Hanım da fazla araştırmadan yazmış.
Bu davayı sürdürmenin anlamı yok. Gelin barışalım.
Barışmamız için bazı şartlarımız olacak.
Gazetede yayınlayacağım bir haberle olayın doğrusunu yazıp açıklığa
kavuştururuz. Yani bir anlamda sizden özür dileriz, olur biter. Bence makul
bir teklif.
Gelin.
Beni istemişsiniz.
Ferit Bey ve avukatıyla barış yaptık. Çok sevindim.
Sizden özür dilerim. Rica ederim.
Ben para pul peşinde değilim. Yeter ki itibarım kurtulsun. Ne gerekirse yapmaya
hazırım. İkinci bir yazıyla... ...verdiğin haberin yanlış olduğunu
açıklayacaksın. Peki efendim.
Ben de dünkü sert çıkışım yüzünden... ...sizden özür dilerim. Önemi yok. Siz
avukat, ben gazeteci olduğum sürece... ...daha çok karşı karşıya geliriz.
Müsaadenizle. İyi günler efendim.
Tülay hanım, gideceğiniz yere bırakayım sizi.
İyi olur, teşekkür ederim.
Sizin karnınız da benim gibi açsa bir yerde yemek yiyelim. Olur. Ben de yemeğe
gidiyordum zaten.
İki gün için bekar hayatı yaşayacağım.
Neden?
Karım kızımı alıp annesinin babasının yanına gitti.
Çok mu düşkünsünüz ailenize?
Çok. İyi bir karım, mutlu bir evliliğim var.
Ben yürütemedim evliliği.
Boşandım. İki yıldır da yalnız yaşıyorum.
Yalnızlık zor olmalı.
Gerçekten zor. Mutlu olmak bir şans meselesi.
Bence mutlu olmak biraz da insanın kendi elinde.
Öyleyse mutlu olanlar için içelim.
Bu güzel yemek için teşekkür ederim.
Belki bir gün tekrar görüşürüz. Görüşelim ama mahkeme salonlarında
değil.
Önemli bir işiniz yoksa buyurun birer içki içelim.
Sevinirim. Hadi.
Yatak odası.
Benim canım ne de güzel öpermiş. Hadi bir kere daha öp bakayım Şuna.
Canım canım benim. Bir daha bir daha öp bakayım.
Evde yok mu?
Yok. Emini dışarıda yiyordur. Koca evde tek başına ne yapsın adam?
Haklısın babacığım. Sonra gene ararım.
Nereye?
Evime.
Gitme ne olur.
Şimdiye kadar dışarıda hiç kalmadım.
Karım da aramıştır.
Haklısın tabii. Gitmelisin.
Bak ne diyeceğim.
Karının yarın döneceğini söylemişti.
Bugünü de beraber geçirelim ne olur.
Peki.
Şimdi gideyim.
Öğleden sonra alırım seni.
Alo! Merhaba karıcım!
Gece arkadaşlarla buluşup kafayı çektim. Eve geç geldim.
O saatten sonra da seni uyandırmak istemedim.
Seni çok seviyorum.
Ben de seni çok seviyorum.
Mine nasıl?
Yanındaysa ben de konuşayım.
Babana merhaba de, hatırını sor.
Nasılsın babacım?
Biz burada çok iyiyiz. Ama seni özledik.
Ben de sizleri özledim yavrum. Güzel yanaklarını öperim. Ver anneni.
Yarın dönüyoruz Ahmetciğim.
Kapılarda pencerelerde bekliyorum sizi.
Gecikmeyin. Sen dünyanın en güzel insanısın. Bir tanesin.
Ben de dünyanın en mutlu kadınıyım.
Acayip bir şey oldu bana.
Beni büyüledin sen.
Bütün gün seni düşünüyorum.
Karını seviyor musun?
Karımı da kızımı da çok seviyorum.
Nasıl bir karın? Sarışın mı esmer mi? Bana benziyor mu?
Yok.
Hayır.
Benzemez.
Keşke bekar olsaydım.
Sensiz yapamayacağım.
Gidiyor musun?
Evet.
Rüya gibi iki gündü. Çok mutlu ettin beni.
Ben de mutluydum.
Seni arayamaz mıyım bir daha?
Gerekirse ararsın tabii.
Beğendiğim erkekler de hep evli çıkıyor.
Senden saklamadım ki.
Dokuz yıllık evliyim ve mutluyum. O zaman burada işin ne?
Bunu sormak için biraz geç değil mi?
Beni unut.
Bir daha görüşmemiz mümkün değil.
Evli olmasam ayrılmazdık.
Sen mükemmel bir kadınsın. Hayır.
Sadece çok şanssız, talihsiz bir kadınım.
Hoşçakal.
Hadi yavrum.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk babacığım. Canım kızım benim.
Canım babacığım.
Sevgilim, hoş geldin. Nasılsın?
Senin yanında çok mutluyum.
Bir daha sensiz hiçbir yere gitmem.
Alo, buyurun.
Buyurun efendim.
Konuşmuyorum.
Ben yazıhaneye gidiyorum.
Akşam erkenden evreyim.
Kızımız için alışveriş yapmamız... ...yazlık bir şeyler almamız lazım.
Mine ile bana gel. Birlikte çıkar, ne gerekirse alırız.
Güle güle babacığım.
Alo,
buyurun.
Kim arıyor efendim?
Bir dakika.
Sizinle Tülay Hanım görüşmek istiyorum.
Peki, bağla.
Buyurun.
Aradığım için özür dilerim.
Seni çok özledim.
İşim var, gelemem.
Lütfen gel.
Sana çok ihtiyacım var.
Tülay! Tülay!
Seni çok, çok seviyorum.
İşinden alıkoduğum için çok özür dilerim.
Ne yaptın?
Ne oldu?
Affet. Bir delilik yaptım.
Ahmet bey, yok efendim.
Çok önemli bir işi olmalı, birden bire çıkıp gitti.
Üzülme yavrum, ben yaparım alışverişi. Sana birbirinden güzel ciciler alırım.
Biraz bekleyin isterseniz.
Ne zaman döneceği belli olmaz.
Hiç beklemeyelim.
İyi günler, size de hanımefendi.
Ahmet, seni de korkuttum.
Kurtuldun ya, önemli olan bu.
Hiç konuşma, hiçbir şey düşünme.
Şimdi ne kadar mutluyum bilemezsin.
Böyle çocukluklar yapmasan çok daha mutlu olursun.
Tekrar görüşebilecek miyiz?
Unutma, biz bundan sonra sadece arkadaşız. Tamam mı?
Peki. Razım.
Hoş geldin canım.
Hoş bulduk.
Gündüz apansız bir işim çıktı. Gitmek zorunda kaldım.
Zarar yok. Biz Mine ile alışveriş yaptık. Birbirinden güzel giysiler aldık
kızıma.
Giydiğim zaman sen de beğeneceksin babacığım.
Annen zevkli kadındır.
Beni seçmiş olmasından belli.
Seni bir kadın aradı. Üç dört defa telefon etti.
Kim olduğunu söyledi mi?
Hayır. İsmini vermeden kapattı telefonu.
Ahmet!
Sensiz yapamıyorum.
Hiç olmazsa sesini duymalıyım. Çok bastırdın, tadı kaçtı.
Aramızdaki ilişki başladı, gün bitmişti. Bir daha sakın arama beni.
Aynı kadın bir daha ararsa telefonu sakın bana bağlamayın. Görüşmek
istemiyorum. Peki efendim.
Buyurun.
Çok seviyorum Yanlış Burası değil
Kimdi Arya Söyledim ya Yanlış numara
Alo, buyurun!
Evet!
Seni çok seviyorum.
Allah kahretsin!
Kimdi arayan?
Sapığın biri.
Telefon hastası olmalı.
Gene o kadındır, üzülme!
Eline nereden geçirdiyse telefon numaramızı bulmuş. Bizi hasta edecek.
Bizim gibi başkalarını da arıyordur.
Bir çare bulmalı buna.
Bulacağım.
Günaydın efendim.
Günaydın, beni arayan var mı?
Evet, o hanım aradı.
Tekrar ararsa bana bağlama sakın.
Peki efendim.
Bir de Cemil beyi bul, tarafımdan rica et. Evimin telefon numarasını
değiştirsin. Hemen bugün değişmesini istiyorum.
Babası, Mine beni hiç üzmüyor.
Yemeğini güzel güzel yiyor.
Aferin benim kızıma.
Deniz kıyısında koca bir tatili hak etti artık.
Ne zaman gideceğiz baba?
Gelecek hafta gitmiş oluruz. Yaşasın baba.
Günaydın efendim.
Günaydın, arayan var mı?
Bir akrabanız geldi, odanıza aldım.
Merhaba sevgilim.
Bilsen ne kadar özledim seni.
Ne cesaretle geldin.
Başka ne yapabilirdim?
Evinin telefonlarını değiştiriyorsun.
Telefonlarıma çıkmıyorsun.
Gelmekten başka çarem yoktu.
Ölebilirim senin için.
Sana aramızda her şeyin bittiğini söylemiştim.
Git ve bir daha da gelme.
Bir daha sakın arama beni.
Kovuyor musun beni?
Beni mecbur ediyorsun.
Ben sabırlı ve anlayışlı davrandıkça... ...Sen daha çok çıldırıyorsun.
Sensiz yaşayamam Ahmet.
Elimden hiçbir şey gelmez.
Mutlu bir evliliğim var. Çocuğum var dedim.
Beni evimden nasıl ararsın?
Hiç değilse ara da bir görüşelim.
Bana evime gel.
Asla. Seni tanıdığıma çok pişmanım. Beni anla ve git artık.
Peki.
Al canım.
Sağ ol canım.
Dünden beri sık sık çalmıyor telefonumuz.
O telefon hastasından kurtulduk. Rahatız.
Telefon numaramız değişmese daha çok çekeceğimiz vardı.
Annem aradı bugün. Hafta sonu hepimizi bekliyorlar.
Sen de geleceksin değil mi canım?
Elbet geleceğim.
Çok çalışıyor, çok yoruluyorsun.
İyi bir tatili hepimizden fazla hak ettin.
Avukat Ahmet Işıta'nın yeni telefon numarasını rica ediyorum.
Verin İhsan'ım efendi.
Ben gazeteciyim. Kendisiyle mutlaka görüşmem gerekiyor.
Merhabalar Ferit Bey, ben Tülay, nasılsınız?
Teşekkür ederim, mümkün ederim.
Sizden çok önemli bir ricam olacak.
Buyurun.
Yarın davam var.
Avukatım İstanbul dışında.
Avukat Ahmet Işıltan'la muhakkak görüşmek zorundayım.
Acaba yeni ev numarasını biliyor musunuz?
Evet.
Öyleyse rica edeyim.
Alo. Buyurun.
Telefonunu bulamayacağımı mı sanıyordun?
Yarın gelmezsen... ...karına her şeyi anlatacağım.
Peki. Öğleden sonra geleceğim.
Tekrar buradasın.
Allah'ım ne kadar mutluyum.
Ne istiyorsun benden? Nedir senin zorun?
Sana aşığım.
Yetmez mi?
Sana yalan söylemedim. Hiçbir şeyi gizlemedim.
Niçin peşimi bırakmıyorsun? Beni deli mi edeceksin?
Niçin yattın benimle? Ben sıradan bir kadın, bir fahişe değilim.
Evli olduğumu söylemiştim sana.
Karın kadar ben de istiyorum seni.
Bak... ...razı olmazsan... ...karına her şeyi anlatırım.
Kendimi öldürürüm.
Sebebi sensin diye mektup bırakırım.
Yeter be! Böyle bir şey yapacak olursan öldürürüm seni. Ne biçim insansın sen be
Allah'ın belası. Deli karı! Rezil!
Başım dertte, peşimi bırakmıyor, şantaj yapıyor, tehdit ediyor beni.
Karım duyarsa bütün mutluluğum mahvolur, korkuyorum.
Açıkça konuş kendisiyle. Kaç defa konuştum, bağırdım, kovdum, anlamadım.
Anlayacağı da yok.
Araştırmanı istiyorum.
Kimdir, nedir?
Bence ruh hastası olmalı.
Hakkında her şeyi öğreneceğim. Müstevi ol.
Anne.
Aşk olsun kızım. Ben seni yatırmamış mıydım? Uyumamış mıydın sen?
Uyumuştum ama bir abla telefonla aradı. Ben de uyandım. Hem benimle konuştu.
Babanı seviyor musun diye sordu. Ben de çok seviyorum babamı dedim.
Kimdir bu arayan?
Bilemem.
Yeni telefon numaramızı da bulmuş.
Vakitli vakitsiz arıyor.
Arayacak. Ne yapacağız?
Bir sapık olmalı.
Ne yapacağımı ben de bilmiyorum.
Allah sonumuzu hayır etsin.
Kocasından iki yıl önce boşanmış.
Bu ara moda olan bir deyimle entel takımındanmış. Ne demekmiş o?
Kültürlü, bilgili. Her şeyden anlayan bir entelektüel.
Entel kulüplere devam eder, tartışmalara katılırmış.
Başka öğrendiğin bir şey var mı?
Evet.
Asıl önemlisi bir ruh hastasıymış.
Geçen yıl psikiyatri doktor Ekrem Şekerci'de tedaviyi görmüş.
Nedir hastalığı?
Tedavisi bitti mi?
Hastalarım hakkında açıklama yapamam.
Hiç değilse size gelip gelmediğini, tedavi görüp görmediğini söyleyin.
Söyleyemem. Siz...
Davalarınızdaki kişiler hakkında özel bilgiler verir misiniz?
Babacığım! Canım!
Sen gir evde oyna. Benim önemli bir işim var. Hadi kızım.
Peki babacığım.
Kendisiyle çok kısa süren bir gönül ilişkim oldu. Sonra ayrıldık.
Şimdi peşimi bırakmıyor. Arıyor, tehdit ediyor.
Karımı üzmemek, yuvamın yıkılmasını önlemek için gizliyorum.
Az önce de evimin önündeydi.
Ruh hastasıymış. Ne yapacağı bilinmez.
Yardımınızı istiyorum.
Üzülmeyin. Ne gerekliyse yapacağız.
Gitmiş. Az önce buradaydı.
Gene gelebilir.
Gelecektir. Merak etmeyin. Gerekli önlemleri alacağız.
Teşekkür ederim.
Bir şeye mi üzülüyorsun? Yok, hayır.
Söyle, canını sıkan bir şey varsa bileyim. Ortak olayım.
Olsa söylemez miyim? Sen en yakınımsın.
Yorgunum bugünlerde.
Büyük bir davayı kaybettim.
Canım buna sıkılıyor belki.
Her meslekte böyle inişler çıkışlar olur.
Üzülme sakın. Beni de üzme.
Beni buraya ne hakla getirdiniz?
Hakkınızda şikayet var.
Kimmiş şikayetçi olan? Kime ne yapmışım?
Avukat Ahmet Işıtan'a gece gündüz telefon ederek... ...hatta kapısına
giderek rahatsız ediyormuşsunuz.
Şikayetçi olan o avukat ortaya çıksın ve dediklerini ispat etsin. Bir iftira
yüzünden hürriyetimi kısıtlayamazsınız.
Kimse kimseden durup dururken şikayetçi olmaz.
Siz makul bir kadın, aydın bir gazetecisiniz.
Vazgeçin bunlardan.
O hanım gene geldi efendim.
Sizinle konuşmak istiyor. Çok işi varmış deyin, atın dışarı.
Ahmet bey müvekkiliyle toplantıda. Sizi kabul edemeyecek.
Böyle mi söyledi? Evet hanımefendi.
Siz de ona şöyle söyleyin.
İnşallah pişman olmaz.
Canım hoş geldin.
Bir misafirimiz var. Seni bekliyor.
Kimmiş misafirimiz? Bir kadın.
Davasıyla ilgili söyleyecekleri varmış.
Telefonunuz değişmiş. Büronuzda da bulamadım sizi. Gelmeye mecbur oldum.
Buyurun arzunuz.
Yarınki duruşma için... ...bazı bilgiler vereceğim size.
Bir kahve içer misiniz?
Hayır. Zahmet olmazsa bir bardak su rica edeceğim.
Allah'ın manyağı. Ne işin var evimde? Nasıl gelirsin?
Burada tartışmayalım.
Senin için iyi olmaz.
Önüme düşeceksin. Evime gideceğiz.
Buyurun. Teşekkür ederim.
Afiyet olsun.
Kocanızı bir saat için alıp götüreceğim.
Tabii iş her şeyden önemlidir.
Allah'a ısmarladık. Güle güle.
Ulan Allah'ın cezası! Ne istiyorsun benden?
Daha ne kadar azıtacaksın?
Bağırma!
Doktora gittin, polise şikayet ettin de ne oldu?
Ne geçti eline? Söyle!
Bir daha evime gelmeye kalkışırsan... ...parçalarım seni.
Sen bana bir şey yapamazsın.
Her şeyi göze aldım.
Karından boşanıp... ...benim olacaksın.
Benim.
Sen delinin tekisin.
Senden hamileyim.
Karnımda çocuğunu taşıyorum.
Olabilir! Aldırırız! Hayır!
Doğru cam!
Senden bir parça olacak bende!
Severek büyüteceğim çocuğumuzu!
Sevişirken... ...İyi miydi?
Ben fahişe değilim!
Canın isteyince sevişip, sonra bırakamazsın beni!
Yalan! Oynuyorsun!
Peşimi bırakmazsan katilin olurum.
Öldürürüm seni!
İkimize de yazık olur.
Her istediğimde bana geleceksin.
Yoksa karına her şeyi anlatırım.
Anlatırım. Hayır.
Anlatamazsın.
Anlatamazsın. Bu son görüşmemiz olacak anlıyor musun?
Son son.
Bir şeye müthiş sıkılıyorsun.
Artık saklama benden.
Konuşmanı anlatmanı istiyorum.
Sana önemli bir şey anlatsam... ...çok mu kızar üzülürsün?
Nasıl önemli bir şey?
Sana ihanet ettim.
Telefonlara eden...
Davacı gibi gelen oydu.
Hayır! Olamaz!
İnanamam!
Sen babana gittiğin gece sarhoştun.
Şeytana uydun.
Ne oldu?
Affet beni!
Hayır!
Asla affetmem!
Asla! Ölsem unutmam bu yaptığını!
Yalvarırım gitme. Bağışla suçumu.
Bunca mutluluktan sonra bırakma beni.
Kendini ve beni düşünmüyorsan... ...kızımızı düşün.
Yalvarırım.
Bunu ben değil sen düşünecektin. Her şey bitti.
Değil mi baba?
Geleceğim kızım.
Büyütme bu kadar.
Erkektir. Söylediği gibi şeytana uymuş.
Affetmen gerekir.
Sen de mi baba?
Elbette. Bütün hayatınız içinde bir defacık yanlış yapmış.
Ayrılmak için sebep mi bu?
Gene de mertlik etmiş. Açıkça anlatmış.
Söylemese nereden bilecektin?
Ortada bir de dünya güzeli çocuğunuz var.
Onu babasız büyütmemek için katlanacak, barışacaksın.
Senden korkacağım hiçbir şey kalmadı.
Karıma aramızda geçenleri anlattım. Buna inanacak kadar... ...budala değilim.
Karım evi terk etti.
Bizi ayırdın.
Çocuğuma da hasretim artık.
Arada bir görürsün kızını.
Bundan sonra ben varım.
Bak nasıl mutlu edeceğim seni.
Evimi yıktın. Bizi perişan ettin.
Yetmedi mi?
Senden kurtuldum artık!
Kurtuldum! Her şeyimi kaybettim ama... ...Artık bana yapacağın hiçbir şey
kalmadı!
Buyurun.
Merhaba babacığım.
Nasılsın? Daha şimdiden özledim seni.
Ben daha çok özledim yavrum.
Dedem tavşan verdi bana.
Görsen bayılırsın.
Sana oyun arkadaşı çıktı desene.
Evet. Bir dakika dedem konuşmak istiyor.
Üzülme damat.
Her evde her erkeğin başına gelir bunlar.
Ben Nevin'le konuştum. Daha da konuşacağım.
Mutlaka yola gelip razı olacak.
Sen yarın gel karını kızını al götür buradan.
Bana da güven.
Sağ olun.
Sayenizde yuvam kurtulacak.
Şimdi işim daha rahat. Bu iyiliğinizi unutmayacağım.
Merhaba güzel kızım benim.
Bak tavşanıma.
Pek güzel, pek şeker bir şey. Senin gibi.
Hoş geldin damat.
Sefa geldin oğlum, nasılsın?
Sağ olun efendim, iyiyim.
Hocana hoş geldin desene.
Hoş geldin. Hoş bulduk Nevin.
Olanları unut.
Bağışla beni.
Bu kafes burada duracak. Sen de tavşanınla bahçede oynayacaksın tamam
mı? Peki babacığım.
Hadi bakalım, gir gir gir.
Çok hızlı koşuyoruz.
İşte hazır.
Aa!
Tavşanım yok, tavşanım nerede?
Nereye gider?
İşte kafesi burada, tavşanım kaçmış!
Kafes buraya nasıl gelmiş peki? Üzülme yavrum, usaha gitmiş olamaz. Şimdi
buluruz kızım.
Bu da yok.
Tavşanı öldüren de o kadındı değil mi?
Evet.
Ondan başka hiç kimse yapamaz bu çılgınlığı.
Nasıl kurtulacağız bu kadından?
Bilmiyorum. Hep senin yüzünden.
Geçici bir eğlence uğruna ne mutluluğumuz kaldı ne de huzurumuz.
Yüzüme vurma artık. Bana yardımcı ol.
Birlikte halledelim.
Ne yapmamı istiyorsun?
Sakin ve güvenli ol.
Mutlaka kurtulacağız o kadından.
Şimdi polise gideceğim.
Şikayetiniz üzerine geçen defada çağırdık.
Hiçbir şekilde suçlayamadık. Evime kadar giriyor.
Kızımın tavşanını öldürüyor.
Bizleri korkutmak, gözdağı vermek için yapmadığı yok.
Şahidiniz var mı?
Bu işi o kadının yaptığını ispat edebilecek misiniz?
Hayır. Ama onun öldürdüğünden hiç şüphemiz yok.
Haftalardır yapmadığı çılgınlık kalmadı.
Peki. İlgileneceğim.
Çağırıp gene konuşacağım.
Merhaba. Buyurun.
Mineyi ben alacağım bugün.
Neyi alırsınız Mine'nin?
Komşusuyum. Annesi doktora gitti.
Benden istedi Mine'yi almamı. Peki. Gel yavrum.
Gel güzelim.
Annen doktordan sonra bize gelecek. Hadi gidelim. Peki teyzeciğim. İyi günler.
Şarkı söylüyor.
Bir saattir bekliyorum. Okul minibüsü Mine'yi getirmedi. Neden acaba?
Bir hanım gelip aldı.
Komşunuzmuş.
Bir hanım mı aldı?
Eyvah!
Efendim?
O şeytan! O namussuz kadın Mine'yi okuldan alıp kaçırmış!
Ne diyorsun?
Nasıl kaçırmış?
Bilmiyorum. Durma, bir şeyler yap, ben okula koşuyorum.
Şarkı söylüyor.
Nasıl bırakırsınız kızımı?
Yabancı bir kadına nasıl verirsiniz?
Komşunuz olduğunu, sizin doktora gittiğinizi söyledim. Hiç şüphelenmedim.
Bazen böyle komşular alıyorlar çocukları.
Bu sahte kadar getirmedim ineği.
Ya akıl hastasıysa, ya katilse.
Çocuğuma kötü bir şey yaparsa çıldırırım ben.
Hiç öyle bir hali yoktu. Bu kadar korkmayın.
Nasıl bir kadındı?
Sarışın, güzel zarif bir hanımdı.
Otomobilinin plaka numarasını al.
Seni gezdiriyorum. Fena mı?
Güzel. Ama ben tavşan isterim.
Hani tavşan alacaktın bana?
Onu da alacağım.
Çok seviyordum tavşanı.
Katiller öldürdü.
Hadi dönelim. Burası çok yüksek. Korkuyorum.
Peki. Hadi dönelim. Gel bakayım.
Dikkat dikkat! Bütün ekiplere!
Altı yaşında bir kız çocuğu kaçırılmıştır. Kaçıran sarışın genç bir
kadındır. Kaçırdığı arabanın plaka numarası 34AEE34.
Şehir içi ve şehir dışı bütün yollar tutulacaktır. Dikkat dikkat! Bütün
ekiplere!
Yavrum! Kızım, canım!
Nerelerdesin şimdi?
Allah'ım sen kızımı bana bağışla!
Kurtar kızımı büyük Allah'ım!
Çok güzel gezdim, eğlendim. Teşekkür ederim.
Ama tavşan almadın bana.
Bulamadım. Onu da başka bir gün alırım.
Sağ ol teyzeciğim.
Bir tanem güzel kızım benim yavrum.
Çocuğuma ne yaptın?
Nerede kızım?
Evine bıraktım. Yalan.
İnanmıyorum sen. Telefon et.
Canım kızım benim yavrum.
Hadi sütünü de iç.
Güzelim.
Alo buyrun!
Mine geldi mi?
Evde mi?
Evet!
Evde çok şükür! Hiçbir şeyi yok!
Oh Allah'ım!
Evde miymiş?
Evet!
Sen de geber git!
Bir daha peşimize düşersen, parçalarım seni!
Yavrum nasıl, iyi mi? Çok iyi, odasında uyuyor.
Nice zamandan sonra ilk defa umutluyum.
Maç var televizyonda. Seyredeceğim. Ben de banyo yapacağım. Sonra yemek yeriz.
Birer kadeh de içeriz artık.
Aramıza girdin.
Bana büyük acılar çektiriyorsun.
Ahmet benim olmalı.
Seni öldüreceğim.
Anlıyor musun?
Seni... ...öldüreceğim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Ah!
Ah!
Hı hı.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.