All language subtitles for Kızıl Kraliçe S01E01 1080p Amazon

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish Download
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

BU BÖLÜMDE İNTİHAR GİBİ HASSAS KONULAR ELE ALINMAKTADIR.

İHTİYATLI OLUNMASI ÖNERİLİR.

UBEDA PANSİYON

Burası.

Yukarı çıkarken zorlanıyorsun. Şişmansın.

Şişman değilim evlat.

Kaslıyım sadece.

Çok iyi de yumruk atarım.

Kahrolası çocuk.

KIZIL KRALIÇE

ATLAYIŞ

Diğerleri gibi değilsin.

Tabii ki değilim canım.

Ucubeyim ben.

Mentor'a söyle, hayır.

-Kendimi daha tanıtmadım bile. -Gerek yok ki.

Basklı bir gey polissin, başın belada. Nokta.

Alnımda yazıyor sanki.

Peki. Madem oyun istiyorsun, oynayalım.

Görünüşün umurunda değil

ama selülitlenmeye başladın ve bu da canını sıkıyor.

Bu apartman sana ait, kiracıların da kirayı yemekle ödüyor.

Yani bir gram kuskusla bir gram kokainin bedeli aynı.

Şimdi de bunları nasıl bildim, onu merak ediyorsun.

Etmiyorum.

Etmezsen de umurumda değil

çünkü nihai fikrimi yine de seninle paylaşacağım.

Nasıl dost canlısı olduğuna bakılırsa

komşularının seni sevdiği için besliyor olması imkânsız.

Bu kadar. Nokta.

Bunları Amina anlatmış.

Dördüncü kattaki kız. İletişim becerileri gayet iyi.

Sigara tiryakisiyle aranda nasıl bir ilişki var, bilmem

ama açıkçası...

Benimle gelmen o kadar mı zor?

Kaldır kıçını, benimle gel

ve Bay Gizemli Adam'a hayır de,

beni büyük bir beladan kurtar.

-Hayır. -Bunu ona söyleyeceksin.

Hadi.

Hayır.

Hayır.

Benim için hiç zevkli olmadı canım, inan.

Çok yardım ettin, sağ ol.

Kimseye ihtiyaç duymamak güzeldir kesin.

Bir şey düşünmeni istiyorum.

Benim istediğim şey ne olacak?

Düşün ki açık deniz petrol platformunda kaptansın.

Gecenin yarısı çarpışma uyarısı geliyor

çünkü kontrolden çıkmış bir tanker üzerinize geliyor.

Bir aydır birlikte yaşadığın 25 çalışanın var.

Tankerde kaç yabancı var, onu da bilmiyorsun.

Tankeri batırır mısın?

Nasıl bir soru bu ya?

Ne yaparsın?

Suya atlar, kurtarabildiğim kadar insan kurtarırım.

Aptalca bir karar. Boğulursun. Anlamsız olur.

En azından güzel bir ölüm olur.

Güzel ölüm diye bir şey yok.

Sana dedim.

Bir soru daha sormak istiyorum.

Bunu nasıl yaptın ya?

Neyi?

Bana görünmeden oraya inmeyi.

Asansör var.

YÜK ASANSÖRÜ

Hayatımı sikeyim.

-Peki, sor. -Ne hata yaptın?

Doğdum.

-Hayatımda ne yanlış yaptım? -Hayır, şimdi.

Bir tane daha yesem?

48 SAAT ÖNCE

Üç tane yedin zaten.

Seviyorum, ne yapayım?

Sana zararlı her şeyi seviyorsun Desi.

Bana o kadar da kötü davranmıyor.

Bak.

Hayır, şu hâline bak.

Desi, kendine bak.

Kötü davranmıyormuş...

O adinin sana bir daha el sürmesine izin vermeyeceğim.

Duydun mu?

Onu dövecek misin?

Onu dövecek miyim?

Ben polisim Desi.

Dur. Şunu doğru düzgün yapalım.

Al şunu.

Yatmadan önce iki tane.

Yüzüm her dağıldığında bana iyi geldi.

Sağ ol.

-Git hadi. -Gelmek istemez misin?

Hayır, sağ ol.

Bir kızla yapmadın mı hiç?

Koalayla da yapmadım.

Ne diyeyim, tuhaf biriyim.

Herifi içeri tıkana dek görünme.

İki gün.

Söz mü?

Annem için.

Jon, arkanı dön ve ellerini arkana koy.

Bunu canın pahasına koru Beltrán. Servet ödedim.

Ne düşünüyordun?

-Ya bu ya da mutfak robotu olacaktı. -Hayret bir şeysin.

Bu ayki üçüncü ümitsiz vakan.

Kanıtın var mı, yoksa boşa zaman mı harcıyoruz?

Basit bir kanıt değil.

Gerçek kanıt.

Kim kaydetmiş?

Sence? Desi ve pezevengi.

Nezaket edip bize videoyu getirmiş.

Aşk, dağları yerinden oynatır.

Aptal olduğum için hak etmişim demek ki.

Yanlış bir iş yapacaksan gizli yap. Kirli polisliğin temelidir bu.

-Kirli polis değilim ben. -Sahi mi?

Bir adamın aracına 200 gram kokain koymak nedir peki?

Bir iş yapacaksam büyük yaparım.

Eh, başın büyük belada.

Kahramanlık yapacaksın diye huysuz bir savcıyı kızdırırsan

on yıl hapis cezası yersin.

Kadınla yatsaydın bari...

Sevdiğim şeyi seçemem ki komiserim.

Kendini özel sanıyorsun, değil mi?

O kadar özel değilsin ama.

İçeri kimse girmesin.

Annem için.

Doğum günü.

Porselen harika bir ev süsüdür.

Sigara?

Sigara içmiyorum.

Ben de.

Bana Mentor diyebilirsin Dedektif Gutiérrez.

Seni bu beladan kurtarabilirim.

Ama bana yardım edeceksin.

Sigara içiyorsun.

Şöyle ki

ufak bir sorunum var.

Sana neden inanayım?

Çünkü başka seçeneğin yok dedektif.

Rozetimi ve silahımı istiyorum.

Sicilim temizlensin istiyorum.

Rozetin.

Silahın ve sicilin de...

Senden istediğimi yaptıktan sonra.

ULUSAL POLİS TEŞKİLATI DEDEKTİF

Dinliyorum.

Birini tekrar benim için çalışmaya ikna etmen lazım.

Niye ben?

Çünkü duygusal bir tipsin.

Dosyana baktım.

Ümitsiz vakalara bayılıyorsun.

Kimi getireceğim?

Adı Antonia Scott.

Antonia Scott.

İngiliz bir nine galiba.

Değil ama.

Otuz dört yaşında.

IQ'su 242.

Çok yüksek, değil mi?

Dolayısıyla dünyanın en zeki insanı.

Genelde böyle şeyler yapar mısın?

Ne dersin?

-Daha çok bilgi gerek. -Ne bilgisi lazım?

İyi bir polis misin?

Muhteşem bir polisim.

O zaman hadi.

Bir şey unutmuyor musun?

Vakit yok.

Bana uyar.

Aç.

Bu araba olduğunu nereden bildin?

Mentor araba konusunda yaratıcı değil.

Evet.

Kullanmak ister misin?

Hayır. Açacak mısın?

Bu bahar, moda dünyası belirsizliğe

üstün güzellik ve kaçış sanatıyla karşılık verdi.

Daha açık ve net ifade edilemez.

Kıyafetleri yeniden sevmemiz gerek, o yüzden Wave'de...

Yeter Carla.

Açıkçası ben hiç anlamıyorum.

Niye? Konsepti mi sevmedin, sana göre uygun mu değil?

Yeni bir koleksiyon için doğru an değil. Sana söylemiştim.

Baba, üç aydır buna çalışıyoruz.

Üzgünüm ama ikna olmamışken oldum diyemem.

Devamını görmedin ki. On dakikada başından savdın.

Raporumu okusaydın

hata yaptığını anlardın.

Sahi mi? Hata mı yapıyorum?

Sana bir şey diyeyim.

Bu sabah, kapatıyoruz dediğimde

bir şube müdürü ağladı.

Elli yaşında koca adam.

Hiç bunu yapman gerekti mi?

Eğer beni dinleseydin iki işletmeyi de...

Carla, bu konuyu konuşmak istemiyorum.

Yeter.

Peki ya Mario? Torunum nasıl?

İyi, baba.

Çölde çektiğim fotoğrafları gösterdin mi?

Çalışma şeklini seviyorum ama haddini bilmen gerek.

Bilmediğin şeyler var çünkü onları öğrenmek ömür sürer.

Ne gibi baba?

Mario'yu benim için öp. Ona Londra'dan hediye getiririm.

İyi uçuşlar.

Carmelo beni alsın.

Derhâl.

VARIŞ YERİNİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN OTURUM AÇIN

Başımın dertte olduğunu nasıl bildin?

Mentor dertli polis uzmanıdır.

Ama benimle geldin.

Beni gideceğim yere götüreceksin, sohbet etmeyeceksin.

Peki efendim.

Gideceğin yer neresi?

Söylemezsen görevimi yerine getiremem.

Kimlik onaylandı.

La Finca Sitesi.

Vay anasını.

Real Madrid'in yarısı orada yaşıyor.

Kimin evi, biliyor muyuz?

Laura Trueba.

Ha siktir.

Laura Trueba.

-Meşhur Laura Trueba mı? -Öyle dedim ya.

Aman be.

Tüm birikimimi onun bankasına yatıracaktım.

Ama yatırmadım.

Çünkü aslında birikimim yok.

Yüksek profilli kurban.

Kurban olduğunu ne biliyorsun?

Çünkü Mentor beni çağırdı.

Niye gülüyorsun? Komik değil ki.

Öyle biraz.

Değil mi?

Güzeller güzeli Maggie'm!

Merhaba!

Merhaba! Aferin kızıma.

Pekâlâ.

Her şey iyi olacak. Merak etme.

Hadi. Gidelim.

Önce seni eve bıraksam, sonra onu alsam olmaz mı?

Hayır Carmelo, bensiz tedirgin olur. Yolculuğu sevmiyor.

Teşekkürler.

İyi akşamlar.

Fenerini indirir misin canım?

Devam edin.

Geçen gece burada mıydın?

Hayır.

-Peki ortağın? -Kimse bir şey görmedi.

Kimse bir şey gördü mü dedim?

Onu mu sordum Toñi?

Hayır, onu sormadım.

İkinci kavşağa kadar dümdüz devam edin.

Sonra sağa sapın, yolun sonuna kadar gidin.

Vay anasını.

Özel site içinde özel bir alan.

Soğan gibi.

Şu matruşka denen Rus bebekleri gibi.

Anladın mı beni? Umurunda değil, peki.

Geldik Antonia Scott.

Umarız yolculuğunuz keyifli geçmiştir.

Başka bir seferde asla görüşmemek dileğiyle.

Antonia acele etmez.

Özel biri olduğunu fark ettim.

Hakkında yanılmadığımı biliyordum. Nasıl davrandı?

Keşke hapse girseydim dediğim anlar oldu açıkçası.

Er geç alışırsın.

Hiç sanmıyorum dostum.

Oyuncağını getirdim. Benden bu kadar.

Bu evde neler oldu, merak etmiyor musun?

Emekli annem hediyesini görünce ne tepki verecek, onu merak ediyorum.

İş birliğine razıydın, hatırlatırım.

Asıl hatırlattığın beni köşeye sıkıştırdığın.

Şair gibisin dedektif.

İçerisi serin kalsın.

Lütfen.

Bence bir sorunun var.

-Dur! Hayır! -Yok bir şey.

Hayır!

Doğmadan önce yüzün nasıldı?

Kilo vermişsin Scott.

İstediğini elde ettin.

Doğru zamanı bekledim.

Doğru zaman mı, bilmiyorum.

Niye buradasın o zaman?

Bir şey buldun mu diye sormaya geldim.

Hâlâ mı o konu?

Bunca zaman sonra?

Acının üstesinden gelmek için bir hayalet uydurdun.

Bana bunu yapan bir hayalet değildi.

-Bir suçluydu. -Hayır!

Her ne idiyse

bir daha ortaya çıkmadı.

Çıkar.

Böyle devam edemezsin.

Bir yeteneğin var.

Sorumluluğun var.

Beni rahatsız etmene değecek kadar mühimdir umarım.

Sen söyle.

Oda incelendi. Geriye bir tek delilleri kaldırmak kaldı.

İstediğin gibi dolaşabilirsin ama dikkat et.

Klima sonuna kadar açık.

Sırf klima da değil.

Dedektif, hatırlatmama gerek yoktur

ama burada gördüğünüz ve duyduğunuz her şey gizlidir.

Şu tweet'i sileyim o zaman.

Kafatası kalıntıları,

beyin dokusu,

göz yuvarı ve burun kıkırdağı.

Başın bir kısmı sıvı azota daldırılmış.

Bir an önce halletmeliyiz.

Evin ısısını düşürerek zaman kazanmaya çalıştık.

Dedektif Gutiérrez, bu Doktor Aguado.

Kızıl Kraliçe Adli Tıp.

Sen düşünüp taşınırken

o bütün gün burada çalıştı Scott.

Álvaro Trueba.

Laura Trueba'nın oğlu.

Gösteriye hazırlan.

Düşünen birini ilk görüşüm değil bu.

Sen ve ben düşünüyoruz.

O başka bir şey yapıyor.

Ne görüyorsun Scott?

Şiddete dair bir iz yok.

Kollarda yüzeysel kesik veya savunma yarası yok.

Ölüm sebebi?

Hipovolemik şok.

Veya hipoksi?

-İkisi de. -Anlayacağımız dilde?

Rica etsem.

Kan kaybından ölmüş.

Katil şah damarına kanül yerleştirip kanını boşaltmış.

Yavaş yavaş yapmış.

Kasıtlı olarak yavaş.

Bir gariplik var.

Çok acı verici bir ölüm ama boğuşma olmamış.

Tübokürarin izine rastladım.

Kürar!

Kürar derken Kızılderililerin filmlerde kullandığı mı?

Doğru doz kas kasılmasını engeller ve aşamalı felce neden olur.

Kurbanın, kanının boşaltıldığını bilmesini istemiş.

Kabın dolduğunu görmesini istemiş.

Çenesindeki nedir?

-Yağ ve tarçın mı? -Yüzde 99'u zeytinyağı.

Gerisi tarçın ve tespit edilmemiş bir bileşik.

Kutsanmış yağ.

Şarap, yağ...

Bir mezmurda der ki...

"Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,

"başıma yağ sürersin, kâsem taşar." Âmin.

Papaz yardımcısıydım.

Polisin bunu öğrenmesine nasıl engel oldunuz?

Polis biziz.

Ha siktir. Şairaneliğimi affet.

Polis bunların hiçbirini bilmiyor.

Savcılık bunların hiçbirini bilmiyor.

Kimse hiçbir şeyin farkında değil.

Sizi arayan Laura Trueba hariç.

Bunları kimse öğrenmesin diye.

Şairliğimin yanında bir de zekiyim, deme bana.

Benimle taşak geçme derim.

Karanlık işlerde uzmansınız, değil mi?

Milyonerlerin pis işlerini yapıyorsunuz.

Tüm bu gösterişin ve maskenin ardında

bir hademeden farkınız yok.

Meğer sadece şairmiş.

Bana karşı dürüst ol.

Bunu hak etmelisin.

Fazlasını öğrenmek istiyorsan sebat et.

Maggie neden evde kalmıyor?

Yarıştan önce dinlenmesi gerek çünkü.

Sen okula gitmeden önce dinleniyorsun ya?

-İyi geceler öpücüğü verecek misin? -Şöyle yapalım.

Geç gelirsem rüyana girerim, seni öyle öperim, tamam mı?

Tamam.

Yemeğini yedi mi Adela?

Tabağını sildi süpürdü efendim.

-Değil mi Mario? -Evet.

-Anne? -Efendim?

Carmelo'ya söyle, beni arabayla gezdirsin.

Yanımda, seni duyuyor.

-Oldu bil. -Evet dedi.

Seni seviyorum tatlım.

-Hadi Mario, uyku vakti. -Güle güle.

Hava çok çabuk karardı.

Bazı günler daha iyi oluyor.

Lanet olsun.

Yol çalışması. Son anda gördüm.

Şerefsizlere bak ya.

Affedersin.

Uzun yoldan gitmemiz gerek.

-Gidelim mi? -Evet.

OTOPSİ RAPORU

Brom krezol testini tekrar yapın.

Düzgün yapılmamış.

Tamam.

Başka ne buldun Scott?

Tekrar yapacak. Onu burada öldürmemiş.

Álvaro Trueba önce kaçırılmış.

Katil en sıkı güvenlik kontrollerini geçip cesedi içeri sokmuş.

Acele etmeden natürmordunu yaratmış.

Cenaze merasimlerindeki gibi cesedi yağlamış.

Ama el ve ayaklarına yağ sürmemiş. Dudağının altına dökmüş sadece.

Unuttu herhâlde.

Götün teki olup da özensiz olabilirsin. İkisi bağımsız şeyler.

Hiç böyle iyi planlanmış bir şey görmedim.

Hiç mantıklı değil.

Hiç mantıklı değil.

Scott.

Mångata.

Scott!

Gidiyor.

Onu eve götür.

Böyle olunca onu rahat bırakmalı.

Kuzuların Sessizliği'ndeki Clarice Starling gibi, orası kesin

ama insanlar onu zırdeli sanabilir.

Git, biraz dinlen.

Bunu hak ettin.

Eve gidebilir miyim yani?

Görevimi yaptım mı?

Tam da istediğim gibi.

Selam anne.

Neden geciktin?

İşimi biliyorsun.

Günün nasıl geçti?

Her zamanki gibi.

Kaç kere daha söyleyeceğim?

-Kullanma şunu. -Karışma bana.

Uyumama yardımcı oluyor.

Ben polisim anne.

Hap bağımlısı bir annem olamaz.

Anlıyor musun?

Çocukken eczanemden metamfetamin çalardın.

Ders için anne.

Dünkü çocuk değilim ben.

-Oradaki ne? -Hiçbir şey.

Yarın öğrenirsin.

Gece yarısını geçmiş olmalı.

Artık doğum günüm.

Dediğim gibi, yarın öğrenirsin.

Moda değişir

ama porselen biblolar her zaman harika bir ev süsüdür.

Ben ölünce atma sakın.

Böylece ona baktıkça beni hatırlarsın.

Yemek yedin mi? Kroket ister misin?

Aç değilim.

Kroket teklif ediyorum, aç değilim mi diyorsun?

Bir derdin var senin.

Yok bir şeyim.

Başka bir şey var o zaman.

Âşık oldun!

-Neden bu kadar uzun sürdü? -Bilmem.

Rota bulunamadı.

Bu yol hiçbir yere gitmiyor.

Rota yenileniyor.

Yeni rota hesaplanıyor.

-Bir bu eksikti. -Ne oldu?

Gidip bakayım. Sen arabada bekle.

Şanslıyız.

-Orman bekçisi. -Süper.

İyi akşamlar.

Sanırım kaybolduk.

-Hipodrom buradan uzak mı? -Hayır, çok değil.

Şu ışıklar var ya?

Carmelo!

Kapıyı aç.

Hayır.

-Aç, yoksa hayvana bir şey yaparım. -Hayır, lütfen!

Lütfen! Lütfen, hayır!

Hayır!

Hayır! Onu rahat bırak!

Lütfen, onu rahat bırak!

Onu rahat bırak lütfen! Hayır!

Vay canına! Aya bak, ne kadar büyük!

Antonia.

Ay'ın su üzerindeki yansımasına denen şu Danca kelime neydi?

İsveççe o.

Doğru ya. İsveççe. Neydi peki?

-İyi akşamlar Pilar. -İyi akşamlar Antonia.

Merak etmeye başlamıştık.

Mångata. İsveççesi mångata.

TUTUKLU NEZARET DOSYASI

İmdat!

Yardım edin!

"KIZIL KRALİÇE"DEN UYARLAMA

Alt yazı çevirmeni: Zeynep Tangun

Proje Kontrol Sorumlusu Şengül Usta

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.