Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Nasıl hissediyorsun?
Tuhaf.
Elimden geldiğince anlamaya çalışıyorum ama galiba zor olacak.
Yardım edecek misiniz?
Tabii.
Ama unutma benim için de aynısı geçerli. Elimden geldiğince yardım edebilirim.
Nasıl devam edeceğiz?
Önce bir çocukluğa gideceğiz. Hani hep derler ya, hayatımızı asıl kontrol eden
şeyler... Çocukluğumuz da zihnimize kazınan karelerdir diye.
Öyle.
Çekilmez miyiz o zaman?
Nifret ettiriyorsun kendini. Kızına böyle bir örneği bulacaksan.
Evet. Hiçbir dakika tanımıyorsam. Biraz olsun da onu fikir için.
Başka bir şey oldu.
Biri bırakmıyorum.
Bırak. Ben bunu çok daha önce yapmalıydım.
İyi misin?
Kusura bakmayın dağılmışım.
Düşünüyordum. Ne düşünüyorsun?
Ölümü.
Nasıl bir şey ölüm sence?
İnsanı yalnız bırakan bir şey.
Bilmiyorum.
Yani... ...insanlar genelde melekleştirmeye çalışıyorlar ama.
Bende karşılığı bu.
Bilinmeyen. Evet, anlıyorum.
Peki aşk?
O biliniyor mu bari?
İyi akşamlar, iyi akşamlar, iyi akşamlar.
Bu kadar alkışı görünce de assolist geldi zannediyor insan.
Hadi ama canım, o kadar da değil. Sadece böyle tanıdık yüzler, dost simalar
görünce biraz da bir şımarıyorum.
Tuncer Bey, yine yalnız gelmişsiniz.
Ama görüyorum ki aramızda yeni tanımadık simalar da var. O zaman ne yapayım, ben
kendimi tanıtayım değil mi? Efendim, bendeniz...
Cihanla.
Tamam tamam biliyorum. Hepiniz buraya mavi notalarda nefes almaya geldiniz.
Ben de sizi fazla bekletmeyeceğim. Ve şimdi huzurlarınızda o büyülü ses.
Leyla geliyor.
Sen tüm dünyaya tanıtacağım.
Büyük paralar kazanacağız.
Bu da... ...beginning. Hep beraber şu sergiyi güzelce bir
halledelim. Sonra tekrar hep beraber bakarız.
Bak senin bu cool hallerine bak. Bayılıyorum. Böyle, böyle.
Tam sanatçı tavırları.
O zaman sergi içelim tekrar.
Sen gelmiyor musun?
Sanki hırsımızı hep başkalarından çıkarıyoruz.
Ya da kaçıyoruz.
Kimden? Bilmem, belirli birinden olması şart değil sanki.
Hı, öyle mi?
Peki neden böyle yapıyoruz dersiniz?
Kaçmak en kolay yol değil mi?
Emin değilim.
Belki de asıl kızdığımız kişiye gücümüz yetmiyor.
Efendim? Bebeğim uyandın mı?
Her seferinde bu saatte aramak zorunda mısın?
Zorundayım kurabiyem.
Kurabiye dedim ama bugün daha çok kırık kırak gibi geliyor sesin.
Bana bak, akşam çok kalabalık olacak. Sakın geç kalma, tamam mı?
Bak, telefonu kapattıktan sonra tekrar yatacaksın. Adım gibi biliyorum. Sakın,
sakın aklından bile geçirme Leyla.
Tamam. Birazdan tekrar arayacağım. Hadi.
Leyla.
Nasılsın kızım?
Annem şaka yüksever.
Biliyorum. Ama bulamadım.
Konserin için başka bir zaman seçilmedi mi?
Burada günah mı çıkarılır?
Öyle denk geldi kızım.
Konser tarihlerine ben ayarlanmıyorum.
Senin her zaman bir bahanen var.
Neyse.
Bence bu çok olumlu bir kaçış.
Böylece insan hem kendisini hem de karşısındakini koruyor. Ama uzun
sürmüyor. Ve peşinden hemen kriz patlıyor. Neden?
Yani ama böyle durumlarda hayatın da biraz yardım etmesi gerekiyor.
Dünyadan Leyla'ya, dünyadan Leyla'ya.
Tatlım, bu kadar ara yeter. Hadi sahneye.
Ha, bu arada doğum günü masamız var. Bir tane şarkı istediler.
Ne istiyorlar?
My Heart Belongs to Derry.
Ben bilmiyorum o şarkıyı.
Evet, ben de jöle kullanıyorum.
Hadi Leyla, hadi.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Kızım, bu halin ne böyle?
Boşver abi.
Sana bir soru sormaya geldim.
Sen kimsin?
Ne demek bu kızım? Ben senin babanın.
Babamsın.
Bir baba seni bana yaşattı. ...çocuğunu yaşatır mı?
Ne diyorsun kızım sen?
Sarhoşsun. Kendinde değilsin.
Annem gibi değil mi?
Zavallı kadın sana sesini duyuramadığı için... ...Karun'dan öldü.
Hastaydı o Leyla.
İçe içe kendini öldürdü.
Ve ben seni hep korumaya çalıştım.
Aynı şey senin başına gelmesin diye seni korumaya çalıştım. Ama şu hale bak.
Sen ne beni ne de annemi korudun.
Neden içiyordun?
Neden ben içiyorum hiç sordun mu? Hayır!
Sen sadece kendini düşündün.
Hikmet Orucov ve onun büyük sanatı... ...bizi hiçbir zaman
umursamadı ki.
Leyla.
Daha bitmedi.
Annem öldükten sonra ne yaptı?
Arkadaşlarınla, orospularla burada eğlenmeye devam etti.
Böyle mi korudun beni?
Yeter artık, saçmalıyorsun.
Ağzından çıkanı kulağın duymuyor senin.
Benim arkadaşlarım değerli insanlardır.
Öyle mi?
O zaman dinle... ...senin o sevdiğin...
...değerli arkadaşlarından biri... ...bana bu evde...
...senin evinde...
Tecavüz ettin.
Senin ruhun bile duymadı.
Senden nefret ediyorum.
İlginç değil mi?
Baygın, kendinde olmayan bir kadını alıyorsun, evine götürüyorsun.
Tamam, çok yağmur yağıyordu, o durumda bırakamazsın, yardım etmek istersin
ama... ...hani senin evinde kimse kalmıyordu.
O an kendi alışkanlıklarını düşünemezsin.
Seni öpünce ne hissedersin?
Düşünürsün yani bu kadın şu an aslında kimi öpüyor diye.
Para bırakması hakkında ne düşünürsün?
Teşekkür etmeyi bilmeyen bir kadın olduğunu düşünürüm.
Çocuklar şu portre olanları ayıralım.
...adama hareketli olanlara daha çok önem veriyor.
Aldın mı?
Aldım. Evet ama senin portrelerin de çok güzel. Neden kullanmak istemesin ki?
Neyse, bu ilk sergimiz adamın istediği gibi olsun. Sonrasına bakacağız.
Tamam, öyle olsun.
Ama bu senin sergin.
Doğru söyle Ahmet.
Senin aklın güzel modellerle çalışmakta değil mi?
Ama adam böyle istiyor işte.
Tabii ya.
Nekin sanat sergisi işte bu. Çok iyi biliyorum ben onu.
Ne zaman oldu bu ya?
Kapı.
Çalıyor.
Of.
Tamam hadi ya.
Merhaba.
Merhaba gençler nasılsınız? Her şey yolunda mı? Hoş geldin Nick.
Hadi fazla vaktim yok. Hemen bakalım ne durumdayız.
Bunlar senin beğendiklerin.
Bunlar da yenileri.
Portrelere zaten bakmıyorsun.
Okey.
Şunu çek bakayım.
No, bunu beğenmedim.
Ahmet, bunu sen mi çektin?
Bir şeyler içer misiniz?
Çay, kahve ya da soğuk bir şeyler?
Vakit kaybedemem şekerim. Toplantıya geç kalacağım.
Peki. Diğerlerini ne zaman halledersiniz?
En yakın zamanda hazır etmeye çalışacağız. İyi.
Buna bakmam lazım.
Peki öyleyse siz çalışın, size kolay gelsin. Ben kaçtım.
Yani insan hayatı nasıl böyle devam edebilir?
Hiç mi hayali, hiç mi amacı olmaz?
Kusura bakma ama hangi hayattan bahsediyoruz burada?
Gerçek hayattan.
Gerçek.
Şimdi, bir kabusun içinde yaşadığını düşün. Orada başka bir hayale yer olur
mu sence?
Olmaz herhalde.
Kabusun bitmesini beklersin.
Çok özür dilerim.
Yeni bir şarkı yazdım da.
Ama bitirmedim.
Her zamanki gibi.
Deneyelim mi?
Tabii ki.
Şöyle başlıyor.
Canım kimi o?
İyi günler, Leyla Hanım'a.
Benim.
Ay şaka şaka.
Şuraya da bir imza alabilir miyim efendim?
Tabii.
Al bakalım bu kalemi. Bu da teşekkürü.
Kurye geldi, ne getirdi?
Bil bakalım Leyla.
Ay çok tatlı olmadı bu çocuklar.
Ne bu?
Tatlım bu senin.
Bu zarf içindeki para da benim.
Dün geceki hatanın bedeli olarak.
Aa! Burada bir de not var.
Bu da senin olsun.
Doğru dürüst bir şekilde karşılaşamayacak mıyız biz?
Ben tişörtünü getirmiştim.
Teşekkür ederim.
Bir de bunu getirmiştim.
Çok incesin ama benim çıkmam lazım.
Çalışıyorum da.
Bu sen de mi?
Gece fotoğrafları çekiyorum.
Peki ben de seninle geleyim.
Yardımcı olurum belki.
Gel. Ne zamandan beri fotoğraf çekiyorsun?
Çocukluktan beri.
Ben de çocukluktan beri şarkı söylüyorum.
Annem öğretir.
Biraz aksanın var değil mi senin?
Annem için.
Baban?
Azerbaycan.
Bak çok güzel şehir. Bir kere gittim.
Çok güzel fotoğraflar çektim.
Sık sık gidiyor musun?
Çocukken gitmiştim. Ama pek hatırlamıyorum.
Biliyor musun? Ben şarkı söylerken kendimi dünyanın en özgür insanı
hissediyorum. Bak mesela bu.
Hep o anı yakalamak istiyorsun.
Sayılır.
Ben de anı yakalanmaktan hoşlanıyorum.
Nasıl?
Sessiz ol.
Çaktın mı? Bir dakika.
Ne? Neyi çaktırmak?
Ne yapıyorsun?
Ne istiyor kız bu kızdan?
Fotoğrafımızı çekmek istiyor galiba. Ha, turist kız bunlar.
Çekin Ersin, çek. Çek, çek okey, çek fotoğrafımızı.
Ay benim bu halimle mi çekecek kız?
Kız Nurten, baksana gıyot değil mi?
Kalk babacığım seni.
Kessin. Sen bunu da götür istersen annem.
Thank you. Sana da thank you yavrum.
Gördün mü teyzem hocam?
Gördüm gördüm.
Peki bir şey soracağım.
Benim de fotoğrafımı çekmen için teyzem olmam gerekiyor.
Elindekini bıraksana.
Farkında değilsin de senden rol çalıyor.
Peki.
Başlıyorum.
Yanlış bir şey mi yaptın?
Yoruldum.
İşimiz de bitti zaten.
Senin o şöyle kesinlikle bir derdin var.
Umarım çözmüşsün.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Bir kahve mi içsek?
Özür dilerim.
Leyla, Leyla, Leyla.
Ay ne hoş olmuşsun.
Ay Leyla bir şey söyleyeceğim ama lütfen sakin ol tamam mı?
Yine ne oldu Cihan'la?
Baban gelmiş.
Ne işi var burada? Neden gelmiş?
Ne demek neden gelmiş?
Ay Leyla ne demek neden gelmiş?
Ay koskoca Hikmet Oruç o benim mekanıma gelmiş.
Bir de gelirken yanında bir Amerikalı müzik yapımcısını getirmiş. Ben de gidip
diyeceğim ki, ay affedersiniz, neden geldiniz acaba?
Ay saçmalama, benim sinirlerimi hoplatma kızım.
Ay ayrıca Amerikalı'yı görmelisin. Adam tam bir karizma. Söyle yokum.
Gitsin.
Gitsin mi? Ay Leyla Allah aşkına ne olursun aile işlerini benim mekanıma
taşıma. Benim sinirimi kaşıma.
Ay hadi canım, hadi tatlım, hadi hadi hadi. Kalk, kalk, kalk.
Hâlâ oturuyor ya, bakar mısın?
Dikkat et, dikkat et. Yavaş Leyla, yavaş.
Salam kızım, oturmaz mısın?
Senin ne işin var burada?
Ben de seni gördüğüme memnun oldum.
Arkadaşım Antonio Amerika'dan geldi.
Seninle tanıştırmak istiyorum.
İnsan bazen temiz hava istiyor değil mi?
Yani bana öyle oluyor.
Kız arkadaşın var mı? Bırakmıyor galiba.
Sen duş almayacaksın.
Ne düşünüyorsun?
Utanıyorum. Neden?
Yanlış olduğunu düşünüyorum.
İntikam böyle bir şey değil midir?
Yani bir intikam daha ne kadar alınır?
Hiç mi sonu gelmez?
İnsan aynı duruma tekrar neden düşer?
Bitmediyse.
Cevabız yani.
Karanlık dünyanın sesini dinliyorum.
Sağ ol.
Murat.
Kahvelerimizi koyuyorum.
Günaydın. Günaydın. Rahat uyudun mu?
Uzun zamandır bu kadar rahat uyumuştum.
Kahvemi içip hemen gidiyorum. Senin de işlerin vardır.
Bugün çalışmayacağım. Tatil yapacağız.
Seni bir yerlere götür.
Evet.
Böyle çok eksik mi oynuyorsun?
Fotoğrafını çeksem acaba?
Ben kameranın arkasındaki yerinden memnunum. Ya bir kere, ne oldu?
Ne yazıyorsun?
Uzun zamandır aklımda bir melodi vardı.
Ama sözlerini yazamıyordum. Şu an oldu galiba.
Ver bakayım.
Hayır.
Bitme Deniz.
Bunlar karanlık şeyler.
Ben de karanlık dünyama geri döneyim o zaman.
Dans edelim mi?
Ben dans edeyim.
Duymuyor musun?
Arabayı hazırlayayım. Bir on beş dakikaya çıkmam lazım.
Ooo!
İnsanın sanatçı sevgilisi olunca böyle olur işte.
Aşkım, hiç zahmet etme. Hiç vaktim yok. Hemen çıkmam lazım.
İnsanın sevgilisi çok hızlı olunca da böyle oluyor.
Ne yani? Çalışmayalım mı?
Sen parfümünü mü değiştirdin?
Yok, hayır. Niye sordun?
Bilmem.
Farklı geldi.
Sen çalışmaya başladın ya, artık her şey farklı gelir sana.
Bu arada hafta sonu için harika bir organizasyon yaptım. Paris'e gidiyoruz.
Engin, ben çalışıyorum artık.
Ve hiçbir yere gidemem. Sen de bunu çok iyi biliyorsun.
Gerçekten mi?
Dalga mı geçiyorsun?
Ya.
Tamam yani tabii ki senin işin daha nemli ama... ...benim sadece bu hafta
sonu müsaitliğim var.
Neyse. Başka zaman bakarız artık.
Günaydın.
Bir anda gördüm seni.
Anladım benden bakmaya çalışıyorsun.
Aşk olsun öyle mi demek istedim ben?
Bakmaya değil de küsmeye çalışıyormuşsun pardon.
Bence sen huysuzluk yapıyorsun.
Neden çünkü içkiyi fazla kaçırdın dün akşam.
Aynı sen bana söz vermiştin bir daha annelik yapmayacaktım.
Eee, nasıl hissediyorsunuz kendinizi?
Sanırım ben biraz heyecanlıyım.
Böyle karnında kelebekler uçuyormuş gibi mi?
Ben o kadar da romantik biri değilim.
Yani kelebekler bana uğramaz diyorsun.
Gel. Kusura bakmayın, rahatsız ediyorum.
Bunları sizin için getirmişler.
Sen olmayabilirsin ama romantik insanlar var değil mi?
Ben aslında kırmızı çiçekleri sevmiyorum.
Ne düşünüyorsunuz?
Bence mükemmel.
Vay.
Galiba ilham perimizi bulduk ha?
Umarım Mr. Nick de bizimle aynı fikirde olur. Merhaba gençler. Hoş geldin Nick.
Hoş buldum.
İyi çalışmışsınız.
Çok etkilendim.
Nick, bunlar yeni fotoğraflarımız. Okey.
Bir de bunlar var değil mi?
Anlamadım sorun ne?
Bunun için mi beklettin bunca zaman beni?
Ben de seni sanatçı sanmıştım.
Maddini aşıyorsun diye. Bu manyak sürtüyü görmeye kim gelir?
Belki de yatıp iyi para ödediği erkekler gelir, ha?
Yoksa... Yoksa seninle de mi yattı bu biç? Defol. What?
Duymadın galiba, fuck off.
Sen var ya... ...aptalın tekiymişsin.
Bir bok olmaz senden.
Hoş geldin.
Hoş buldum.
Bu sana.
Ne bu?
Sürpriz.
Bu hayat. hayatımda aldığım en güzel hediye
teşekkür
ederim ama benim de sana sürprizim var
Ne güzelmiş burası.
Ellerine sağlık.
Gerçekten beğendin mi? Hı hı.
Hadi gel geçelim masaya.
Ee, nasıl geçti toplantınız?
Sergiyi ne zaman açıyorsunuz?
Sergi iptal oldu.
Nasıl yani?
Neden?
Sponsorla anlaşamadık.
Ne demek anlaşamadık?
Yeni birini bulamaz mısınız?
Sponsor bulmak çok kolay bir şey değil.
Neyse öyle olacağı varmış, boş ver.
Gel, gel içeri.
Merhaba. Bir şey ister misin sen?
Aynısından alırım.
Tamam.
Özel konuşabilir miyiz?
Tabii tabii.
İstersen sen beni bahçede bekle.
Ben hemen geliyorum.
Senden bir şey istemeye geldim.
Şu kenardakileri de topladık mı tamamdır.
Sonra siz de gidebilirsiniz.
Bizi kovuyor musun?
Yok canım, ne kovması? Sonuçta sergi iptal oldu. Sizi boşu boşuna tutmayayım
burada. Bir iş çıkar, bir şey olur.
Resmen kovuyorsun işte.
Ver onu da.
Onlar buraya.
Merhaba. Merhaba.
Hoş geldin. O da buraya. Hoş bulduk.
Kolay gelsin.
Ne yapıyorsunuz?
Sergi iptal olduğu için toplanıyoruz.
Sonra da işte kovulmuş bir şekilde evimize gideceğiz.
Neyse ben bir kahve alayım.
Ya saçmalamayın.
Murat hemen pes mi edeceksin?
Ben size yeni bir sponsor buldum.
Ne sponsoru?
Nereden çıktı bu?
Kim bu sponsor?
Bir yakınım.
Hangi yakınım?
Leyla doğruyu söyler misin lütfen?
Yani bu sergi sizin için önemli değil mi?
Ben de bir sponsor buldum diyorum.
Sorun ne?
Leyla ben sana bana bir sponsor bul demedim ki.
Hem nereden çıktı bu? Kim bu sponsor? Ben tanımadığım bilmediğim biriyle böyle
bir iş yapamam ki.
Kim bu adam?
Babam.
Bunu sever mi?
Hı hı.
Sen tek başına gidersen daha iyi olur.
Nereden çıktı şimdi bu? Ne bileyim şimdi?
Ben gidersem siz konuşamazsınız.
Nasıl yani? Babanla konuşurken yanımızda durmayacak mısın?
Ben arabada kalayım. Lütfen.
Murat. Hikmet.
Çok bekletmedim bunları.
Yok. Ben de yeni geldim zaten.
Leyla. Geldi abi.
Gelmedi. Bizim konuşmamız tercih etti.
Anladım.
Buyurun. Konuşalım.
Öncelikle teşekkür ederim.
Ben çok etkilendim. Çok düzgün bir adam.
Tabii.
Etkilenirsin. Ondan herkes etkilenir.
Ama bilmediğin o kadar çok şey var ki.
Anlat o zaman. Bana güveniyorsan anlatabilirsin.
Sana güvenmemekle bir ilgisi yok. Ama şu an bunları konuşmak için hazır değilim.
Neden üstüme geliyorsun?
Üstüne falan gelmiyorum Leyla.
Ama çok yalnız gözüküyorsun.
Ama anlaşılıyor ki hayatta olan ve arkanda durmaya çalışan bir babam var.
Niye kendine kurban muamelesi yapıyorsun?
Sen kimsin ya?
Benim hayatımı nereden biliyorsun?
Belki düşündüğünden daha çok şey biliyorlar. Sen hiçbir şey bilmiyorsun.
Akıllı akıllı konuşuyorsun burada.
O benim hayatımı mahvetti.
Hayatımda olan bütün kötü şeylerin sorumlusu da o. Senin kendine yaptığın
kötülüklerin de mi sorumlusu o?
Ben kimseye bir kötülük yapmadım.
Kimseye demiyorum Leyla. Senin kendine yaptığın kötülüklerden bahsediyorum.
O seni ilgilendirmez. Olan oldu.
Ben de kimseye hesap vermek zorunda değilim.
Durdur şu arabayı.
Saçmalama Leyla.
Hepiniz aynısınız.
Sen de onun gibisin.
Bir şey soracağım. Sen bana yardım etmek mi istedin yoksa rezalet mi çıkarmak
istedin? Ben sana destek olmak istedim.
Hayatımda ilk defa birine destek olmak istedim.
Sen kendine kötülük yapmak istemişsin ama farkında değilsin. Beni suçla,
babanı suçla nereye kadar?
Ben böyleyim tamam mı?
Tamam. Sen de siktir git başımdan.
Ben gerçekten anlamıyorum.
Hayır, her şey yoluna geride. Çalışıyorsun artık.
Ne oluyor, derdin ne? Ya senin derdin ne Kübra? Tanıyordun beni, biliyorsun nasıl
biri oldum.
Karışmayacaktın.
Bazen gerçekten senin gibi ilgisiz biriyle neden birlikte olduğumu
anlamıyorum.
Sana salgınılımlar diyorsun yani ha?
Yok. İyi geceler diyorum.
İyi geceler hayatım, iyi geceler.
Tatlı rüyalar.
Geç kaldım, kusura bakmayın.
İzninizle başlamadan bir sigara içebilir miyim? Tabii.
Nerede kalmıştık?
Oho! Büyük sanatçımız nihayet teşrif etti. Hoş geldiniz.
Kim?
Neden benim şarkımı söylüyor? Benim?
Canım, benim diye bir şey yok bu hayatta.
Ay sen yoksun diye dükkanı da kapatalım Leyla Hanım.
Günlerdir neredeyse senin keyfini de bekleyeceğiz burada.
Bak ben sana bir şey söyleyeyim. Sen zaten bu kafayla başka yerde iş
bulamazsın. Hayır sesin güzel olabilir ama bu yetmez anlıyor musun? Ben kime
diyorum Leyla?
Leyla nereye?
Bu halin ne böyle?
Beni içeri almayacak mısın?
Yoksa böyle tamamen çıkardın mı beni hayatım?
Sevşeli mi?
Eskisi gibi seksi bulmuyor musun beni?
Bu hiç eğlence değil.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Ben biliyordum zaten.
Bu yaşadıklarımız gerçek olamaz.
Ben çalışacağım.
Nereye?
Leyla! Leyla!
Ne
oldu
bana?
Bayıldın hastaneye geldim.
Nasılsın? Başım çok fena ağrıyor.
Kafamı bir yere mi vurdun?
Alkoldendir.
Eve gitmek istiyorum.
Hastamız kendine geldi mi?
Evet, geldi. Doktor hanım sizinle görüşmek istiyor. Tamam, ben geliyorum.
Ben de geliyorum.
Sen dinlen, ben giderim.
Benle ilgili, senle ilgili değil.
Ben de gideceğim.
Çıkarın şunu.
Leyla Hanım geldiğinizde alkol komasına girmek üzereydiniz.
Ancak bu şekilde devam edemezsiniz. Çok daha dikkatli olmanız gerekiyor.
Ben en az 15 senedir içiyorum doktor hanım.
Ama bu seferki biraz farklı.
Test sonuçlarına göre hamilesiniz.
Ancak bizim başka bir sorunumuz daha var.
Siz en son ne zaman kan testi yapmışsınız?
Hatırlamıyorum.
Sık hasta olmadığım için bilemedim.
Neden?
Doktor hanım problemi tam anlamıyla söyler misiniz?
Tabii ki elbette söyleyeceğim. Ne kadar süredir birlikteydiniz?
Kısa süredir. Bunu niye sordunuz?
Yani aslında sizin de kanınızı alsak çok iyi olur. Çünkü eşinizin kanında hepatit
C virüsü bulunuyor. Ancak hangi aşamada olduğunu anlayabilmemiz için bir takım
testler yapmamız lazım.
Tabii bu süreçte bebek sahibi olmak bebek için biraz tehlikeli.
Yani sizden ricam bu aşamada her ne olursa olsun ne yaşarsanız yaşayın
kesinlikle alkolden uzak durmanız. Çünkü size şöyle anlatayım eğer siz alkol
alırsanız kanınızdaki virüs siroza çevirir ve bu çok kötü olur. Tabi bunun
bir bulaşıcı hastalık olduğunu hatırlatmamda da ikinize de yarar var.
Bu torun dediklerini duymadın mı?
Bu senin hayatınla ilgili.
Bırak onu.
Benim hayatımla ilgili mi?
Bırak da kararları ben vereyim.
Denedim.
Ben yokum ki zaten.
Sonra birlikte çözebilirsin. Tedavi olabilirsin.
Bütün geçmişini bırakıp yeniden başlayabilirsin.
Derler ki kızlar annelerinin kaderinde yaşarmış.
Sıra bende.
Ben annemin yanına gitmek istiyorum.
Ben annemi istiyorum.
Hayatını mahvetme. Ben izin vermeyeceğim.
Bu karnımdaki benim de bebeğim.
Doktor ne dedi bu bebeği doğuramazsın demedi. Sadece riskli oldu.
Senin bebeğin olduğunu nereden biliyorsun?
Taparla kendini.
Taparla ki çıkalım dedim.
Sıkın korkma.
Affediyorum seni.
Seni çok özledim. Sana sarılabilir miyim?
Beni affet.
Beni affetmesin.
İyi misin?
Hiç olmadığım kadarı.
Seni seviyorum.
Şimdi daha iyi görmem lazım.
Hanımefendiler, beyefendiler. Hoş geldiniz.
Ay çok heyecanlıyım. Çok özel bir akşam. Çünkü bu akşam mavi notaların siyah
beyaz dünyayı renklendirmesini kutluyoruz.
Ayrıca bu akşam çok özel de bir konuğum var. Ama ben daha önce çok yakışıklı bir
beyefendiyi huzurlarınıza davet etmek istiyorum.
Hepiniz hoş geldiniz.
Bazen bir eseri siz yapmazsınız.
Eser var olmak için sizi kullanır.
Ben de öyle düşünüyorum ki İstanbul bu sergiyi oluşturmak için... ...benim
gözümü, beynimi... ...ruhumu... ...ve en önemlisi aşkımı kullandı.
Bugün burada bu gerçekle yüzleşmek için bulunuyoruz.
Bu hayalimi gerçekleştirmekte bana ilham veren Leyla'ma teşekkür ediyorum.
Gül açar dünya gülen, aleme nur sepiler, sen yadıma
düşenler.
Gül açar dünya gülen, aleme nur sepiler,
sen yadıma düşenler.
Gece olsa, gece olsa ay çıkar ama...
Çekilir, karanlıklar çekilir. Gece olsa, gece olsa ay
çıkar, ay çıkar.
Karanlıklar çekilir, karanlıklar çekilir. Gün olur, gündüz olur,
gündüz olur.
Şefek kıyertiz dünya. Bir dünya mı kovuşar, dünya mı kovuşar? Sevinç
doluyuz dünya.
Gün olur, gündüz olur, gündüz olur.
Kâş ölüm sene yeter Kâş sesim sene çatar Sen
yadıma düşende Kâş ölüm sene
yeter Kâş sesim sene çatar Sen yadıma
düşende
Şarkı söylüyor.
Mutlu sonlar sadece filmlerde oluyor değil mi hocam?
Olabilir.
Ama ben Leyla'yı hep mutlu hatırlamak isterim.
Biliyorsunuz Leyla doğumda aramızdan ayrıldı.
Ama giderken bana güzel bir hediye bıraktı.
Müzisyen bir kızım var, elektronikmiş gibi.
Murat hocam izninizle çok merak ediyorum.
Hikmet'i neden kendiniz oylamak istediniz?
Leyla'dan hemen sonra Hikmet Bey de vefat etti.
Onunla doğru dürüst vakit geçiremedik.
Ben hep merak ettim.
Leyla ile babasının arasında gerçekten ne vardı?
Sonra... Bizim üçümüzün arasında olanlar ne anlama geliyordu?
Bu filmi herhalde en çok ben merak ediyorum.
Merhaba, gelebilir miyim?
İşe gitmeden önce sevgilime şans denemeye geldim.
Niye hala gitmedin?
Gidiyorum hayatım.
Evde bekleyeceğim seni.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Evet arkadaşlar oyuncularımız da geldiğine göre herkes yerine.
Başlıyoruz.
Hocam hazırız.
Evet herkes hazır.
Tek bir. Ses.
Oyun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.