Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bir feryat yıllarca cevapsız kaldı.
Öyle bir feryat ki bu duyan
ağladı.
Hasret dolu, çile dolu, sevgi dolu,
dert dolu.
bir son değil bize sen ölümsüzdür
Leyla dünya durdukça biz varız
sevdikçe Leyla
İç vade sevgüzel, varis akuşu!
Al vezirim, iç de hayatın tadına var.
Bağışlayın sultanım, içkiyle başım hoş değildir.
Kadehe sanki Azrail görmüş gibi bakarsın.
Neden korkarsın be Ahmet, karından mı?
Hayır sultanım, sadece günah işlemekten korkarım.
Sevaplar senin... ...Günahlar benim olsun!
Müjdeler olsun sultanım, bir kızınız oldu.
Veren Allah'a şükürler olsun.
Evladınız hayırlı, uğurlu, uzun ömürlü olsun sultanım. Devletiniz baki,
kudretiniz daim olsun sultanım.
Buyruğundur, davullar vurulsun, haber bütün ülkeye duyurulsun.
Geçmiş olsun sultanım. Sağ olun haşmetlim.
Kızımı verin bana.
Adı Leyla olsun!
Allah bahtından güldürsün!
Anasına, babasına bağışlasın!
Amin!
Konuş falcı kadın, anlat gördüklerini!
Bir kızım, bir kızın olmuş!
Maşallah, maşallah!
Emsalsiz güzelliği dünyaya nam salacak!
Konuş, daha ne görürsün?
Aşk, çok büyük bir aşk!
Şimdiye kadar yeryüzünde böyle bir aşk yaşanmadı.
Bundan sonra da yaşanmayacak!
Kim yaşayacak bu aşkı? Kızın!
Bugün doğan yoksul bir çocuğa gönül verecek.
...Birbirlerini çok sevecekler.
Aşkları dillere destan olacak.
Öyküleri kuşaktan kuşağa anlatılacak.
Bu aşk ateşi dünya durdukça yanacak.
Sonra hayır mı şer mi?
Hayır da şer de senin elinde.
Onlara yardımcı olursan... ...Yaşamları güllük gülistanlık olacak.
Ya olmazsam?
O zaman ortalık kana bulanacak.
Bu kan senin sarayını da saracak!
Buyruğumdur! Bugün ülkemde doğan bütün yoksul erkek çocuklar... ...Kılıçtan
geçirilsin. Zengine, soyluya ilişmeyin!
Kızıma layık olana dokunmayın!
Bağışlayın sultanım! Ben böyle bir günaha giremem!
Buyruğuma karşı mı gelirsin?
Haşa sultanım! Ancak Allah'tan korkarım.
Kızımın doğumuna şükret! Böyle mübarek bir günde emektar bir kulumun kanını
akıtmak istemem.
Yoksa hemen boynunu vurdururdum.
İradeniz karşısında boynum kıldan incedir sultanım.
Bundan sonra ayağını denk alasın.
İtaatsizliğe karşı asla müsamaham yoktur.
Hişam, buyruğumu dinledin.
Buyruğunuz başım üstünedir sultanım. Öyleyse tez yerine getiresin.
Askerler!
Sağ ol!
Aslan gibi maşallah!
Bugün mü doğdu?
Az önce!
Kız mı, erkek mi?
Erkek! Ver şunu hele!
Dur! Dur! Nereye? Nereye götürüyorsun yavrumu? Dur!
Nereye? Nereye?
Sultanımızın buyruğu!
Bugün doğan bütün erkek çocuklar katledilecek!
Allah rızası için bağışlayın evladımı!
Alçaklar!
Zalim Sultan!
Sen beni nasıl yaktınsa Allah da seni öyle yaksın!
Dilerim çektiğin acının bin katını çekersin!
Taş yüreğin sonsuza kadar evlat acısıyla yansın!
Mübarek olsun, bir oğlun daha oldu!
Ne, ne dedin?
Bir oğlun daha oldu, nur topu gibi maşallah!
Ey Allah'ım, sen ne büyüksün, bir yandan alıyor, bir yandan veriyorsun!
Oğlum!
Bak hatun, bir oğlumuz daha oldu!
Seni zalim sultanın zulmünden kurtaracağım.
Emirleriniz yerine getirildi sultanım. Bugün doğan erkek çocukların hepsi
öldürüldü. Bir teki bile kılıçlarımızdan kurtulamadı.
Sağ ol hişam.
Senin gibi sadık kuluma helal olsun bu altınlar.
Kusura bakma evlat, ayrılmak zorundayız.
Allah'a emanet ol oğlum!
Bahtın açık olsun!
Tanrı seni korusun!
Kurtar nonu.
Vah zavallı yavrucak vah! Anlaşılan katliamdan kurtarmak için onu suya
bıraktılar.
Bundan kimseye söz etmeyeceksiniz.
Pek tatlı, pek güzel bir yavrucak maşallah!
Hep bir çocuğum olsun isterdim.
Ne yazık ki Allah bu dileğimi yerine getirmedi.
Dileğin yerine geldi hatun. Bu gece Kadir gecesi.
Cenab-ı Hak bize bir evlat ihsan eyledi.
Adı Kadir olsun!
Gönlümden başka aşk yer bulacaksa.
Baktım, baktım, kaderim yaptım.
İstediğim ömrüm seninle son bulacaksa.
Korkmayın, benden size bir zarar gelmez.
Kimsin sen?
Garip bir derviş!
Ne arıyorsun burada?
Saf aşkı!
Yıllardır bu köhne dünyayı dolaşır durur, gerçek sevgiyi ararım.
Ama görüyorum ki siz onu benden önce bulmuşsunuz.
Gelin!
Kazın şurayı biraz!
Bismillahirrahmanirrahim. Niyetinize ektiğim bu kutsal tohum filizlenecek.
Buradan bir hurma ağacı bitecek.
Sizin bu güzel, bu temiz sevginiz sürdükçe o ağaç yemmişil kalacak.
Yeryüzünde en değerli hazine sevgidir.
Aşkınız dünya durdukça yaşasın!
Sen benim
ömrüme
gülen kadersin.
Batmayan bir güneş doldu ufkumda.
Sen benim geceli gündüze dönsün.
Bu alem gülmeyi senden öğrenmiş.
Sen aşkın en güzeli aşkla verensin.
Efsane olduk dertte Çin'e de.
Hep sordular Mecnun, Leyla nerede?
Dedim ki mi Leyla bende, gündüzümde, hem
gecemde, kaderimde, feryadımda.
Emir Halit hazretlerinin elçileri Şeyh Hasan ve maiyeti huzurlarınızda
sultanım.
Hoş geldiniz Şeyh hazretleri.
Hoş bulduk sultanım.
Bize ne haberler getirdin?
Size hükümdarım Emir Halit'in iyi niyet ve barış dilekleriyle hediyelerini
getirdim efendimiz.
Hükümdarınız bize karşı pek cömert davranmış.
Sebebi ne ola?
Beni Hamade ve beni Zübeyir aileleri arasındaki kanlı düşmanlık artık son
bulsun efendimiz.
Genç hükümdarım size dost elini uzatıyor ve bu dostluğu yeni bir kan bağıyla
güçlendirmek istiyor.
Allah'ın izni Peygamberimizin kavliyle dünyalar güzeli kızınız Leyla Sultan'a
talibiz.
Teklifiniz bizi ziyadesiyle memnun etmiştir.
Hükümdarımızın dostluğundan şeref duyarız. Bu izdivaç gücümüze güç,
varlığımıza varlık kalacaktır.
Emir Halid hazretlerine, kızımı kendisine verdiğimi... ...ve en kısa
zamanda onu çeyiziyle getireceğimi bildirim.
Bağışlayın efendimiz.
Sevmediğim bir erkeğe varmaktansa ölmeyi tercih ederim.
Bunu da nereden çıkardın? Emir Halid sevilmeyecek bir erkek midir?
Genç, yakışıklı, aslanlar gibi bir yiğit. Öyle olmasa ben ona kızımı
vermeye kalkar mıyım? Sonra koskoca bir ülkenin hükümdarı, sen de onun melikesi
olacak, saltanat süreceksin.
Sevdiğim erkeğin gönlündeki saltanat bana yeter.
Yoksa sevdiğim biri mi var?
Evet baba, onu siz de tanıyorsunuz.
Kimmiş benim biricik kızımın gönlünü çalan talihli adam?
Vezir oğlu Kadir. Emir subayınız.
Ay yere bakan, yürek yakan!
Bana çok mu kızdınız?
Neden kızayım?
Kadir'i öz oğlun gibi severim.
Sen gönül verdikten sonra... ...akan sular durur.
Yani Kadir'e verecek misiniz beni?
Elbette. Ondan iyi damat mı bulacağım?
Sağ olun efendimiz.
Dünyanın en iyi, en tatlı babası. Kadir bunu duyunca sevincinden çıldıracak.
İzninizle gidip haber vereyim.
Sana büyük bir müjdem var Kadir'im.
Hayır ola?
Babam beni Emir Halit'e vermekten vazgeçti.
Daha iyi birini bulmuştur.
Doğru, daha iyi birini buldu.
Onun kim olduğunu merak etmez misin?
Neden merak edeyim?
Ha birine varmışsın, ha ötekine.
Ne fark eder ki? Benim için ikisi de ölmek demek.
Ölmene gerek yok.
Babam beni sana vermek ister.
Eğer gerçekse bu müjde dünyanın bütün hazinelerine değer.
Unuttun mu? Derviş ne demişti?
Yeryüzünde en değerli hazine sevgidir.
Sev beni yeter.
Çok önceden bir gence gönül vermiş olup... ...bundan henüz haberimiz
olmuştur. Bu sebeple zat-ı şahanelerine vermiş olduğumuz söz geçersiz kalmıştır.
Kızım Leyla'yı sevdiği gençle evlendirmek kararındayız. Umarız
anlayışla karşılarsınız.
Malum haliniz gönül ferman dinlemez.
Hal ve keyfiyet bundan ibarettir. Baki selamlar.
Mektup hazırdır sultanım.
Kadir oğlum!
Buyur sultanım.
Hemen hazırlanıp yola çıkasın. Bu mektubu Emir Halid hazretlerine teslim
edesin. Baş üstüne sultanım.
Tez gidip tez dönesin.
Hakkında hayırlı düşüncelerimiz var.
Sağ olun sultanım.
Sevincimize ayrılığın acısı karıştı.
Üzülme, bir aya varmaz dönerim.
Koskoca bir ay sensiz nasıl geçer? Her günü bin yıla bedel.
Düğünümüzü düşün.
Dönüşte gelin olacaksın.
Karın olacaksın.
Beklemeye değmez mi?
Bağışla Kadir'im.
İlk ayrılık bu.
Korkuyorum.
Korkuyu sil yüreğinden.
Aşkımız korur bizi.
Muzaffar!
Bak bakalım ölmüş mü?
Ölmüş! Bu yaradan kimse kurtulamaz. Üzerinden öldüğünü ispatlayacak bir
delil al!
Buyur kumandırım!
Onu gömelim mi? Bırakın akbabalara yem olsun!
Emirleriniz yerine getirildi sultanım.
Bu çevre üzerinden çıktı.
Sağ ol inşallah.
İyi bir iş başardın.
Al hizmetinin karşılığını.
Allah siz efendimize uzun ömürler ihsan eylesin.
Kadir'in öldüğünü saraya duyurun.
Eşkıyalar tarafından pusuya düşürülüp katledildiğini yayın! Hayır, inanmam!
Kadirim ölmüş olamaz! Olamaz! Kim uyduruyor bu yalanı? İşte ispatı!
Delili!
Hala inanmaz mısın?
Bu çevreyi ona ben vermiştim.
Elimle işlemiştim.
Şimdi kana bulanır... ...Kadir'imin kanına!
Kadir'im, nasıl kıydılar sana?
Sensiz nasıl yaşarım ben? Bacıya nasıl dayanırım?
Kadir!
Kadir'e pusu kuruldu. Emir Gafbar'ın buyruğuyla. Onu Hişam'ın kumandasındaki
muhafızlar öldürdü. Bundan emin misin?
Ölüm mangasında ben de vardım.
Gözlerimle gördüm.
Zavallıları ok yağmuruna tutup delik deşik ettiler.
Nankör köpek!
Bunca yıllık hizmetimin karşılığı evlat acısı mıdır?
Oğluma da bana da ihanet ettin. Senin gibi bir zalimi gebertmek sevaptır.
Yakalayın!
Cennete gitmekte acele edersin Ahmet.
Lakin biz seni cehennemin dibine göndereceğiz.
Dilerim seni mazlumların ahı tutsun. Dilerim ettiğin zulmü bin beter acılarla
ödeyesin. Sen ölüm fermanını kendi elinle imzaladın! Dilinle mühürledin!
Götürün!
...Benim derdimden yalnız sen anlarsın... ...Sen!
Senin gölgende buluşur... ...Senin gölgende sevişir... ...Senin gölgende
hayatımızın en mutlu anlarını yaşardık... ...Kaderim ölmüş... ...Acısı
yüreğime sığmaz... ...Göz pınarlarım kurumuş, yaş akmaz... ...Güneşim
batmış... ...Işık saçmaz... ...Varsın eller yaşasın... ...Yaşamak bana
yakışmaz...
Behude yere canına kıyma, sevdiğin yaşıyor.
Gerçek mi bu?
Eğer ölmüş olsaydı, bu ağaç kururdu. Bak, yemyeşil!
Yaşıyor!
Yaşıyor, yaşıyor!
Kızım, ölenle ölünmez.
Artık Emir Halit'le evlenmen için bir engel kalmamıştır.
Zira Kadir ölmüştür.
Hayır baba!
Ölme, yaşıyor.
Nereden bilirsin?
Nehir kenarında bir hurma ağacı var.
Kadir'le her zaman onun altında buluşurduk. O ağacı bizim niyetimize
diken dervişi gördüm bugün.
O söyledi.
Kadir ölmüş olsa ağaç kururmuş. Oysa yemyeşil. Kadir yaşıyor.
Ne görürsün? Kaderi görürüm. Dertlere giriftar olmuştur. Büyük sıkıntılar
içinde. Yaşıyor mu?
Yaşıyor ve seviyor. Aşkı yüreğinde bir volkan gibi kaynayıp taşıyor.
O uğursuz ağaç hemen yıkılsın!
Yıktılar, yıktılar ağacımızı, yıktılar!
Yıktılar aşkımızı, yıktılar!
Bağışlayın Sultan hanımı, size kötü bir haberim var.
Elden duyacağınıza benden duyun diye düşündüm.
Hayrola Zeliha?
Vezir oğlu Kadir'le altında buluştuğunuz ağaç var ya... Ne olmuş ağaca?
Yıkılmış!
Hişam'la adamları konuşurlarken duydum.
Olamaz!
Zavallı ağacımız.
Daha bu sabah ayakta dimdi.
Yemyeşildi. Şimdi ne oldu sana?
Hani aşkımız yaşadıkça sen de yaşayacaktın.
Aşkımız ölmedi ki.
İçim sevgiyle top dolu.
Yoksa Kadir'im öldü mü?
O ölürse ben yaşar mıyım sanki?
Gözlerime inanamıyorum.
Bir mucize bu!
Mucize sizin dışınızda değil, kendi içinizde yavrum.
Birbirinizi o kadar çok seviyorsunuz ki... ...Aşkınız yıkılmış bir ağaca bile
can veriyor.
Allah rızası için bana Kadir'imden söz et.
Nerededir, ne yapar, onu nasıl bulurum? Kadir'in senin hasretinle yanar durur.
Babana boyun eğmiş, ne derse kabul etmiş görün.
Babanın seni götüreceği yerde sevdiğine kavuşacaksın.
Yaşandı.
Güzel kızımın bir arzusu mu vardır?
Kızını Sultan babasından af dilemek isterim. Size karşı itaatsizlik ettiğim
için beni bağışlayın efendimiz.
Evlenme konusunda siz haklıymışsınız, ben size yanılmışım.
Artık aklım başıma geldi.
Bir daha asla sözünüzden çıkmam.
Yani Emir Halit'le evlenmeye razı mısın?
Sultan babam münasip gördükten sonra... ...Bana söz düşmez.
Aferin kızım!
En isabetli karar verdin. Güzel olduğun kadar akıllısın da... ...Seninle iftar
ediyorum.
Düğün hazırlığına hemen başlansın!
İşte size akıllı, becerikli, hamarat bir ev hanımı!
Pişirdiği nefis yemeklerle birlikte parmaklarınızı yersiniz.
Hem eğere gelir, hem semere!
Her bir işinizi layıkıyla görür.
Bu fırsatı kaçırmayın!
Açık arttırmayı on altınla açıyorum.
Bedavadan ucuz!
On altın!
Bu fırsatı kaçırmayın!
Çok yaşlı!
Yaşlı senin anandır.
Beş altından fazla yetmez. Bu zamanda beş altına eşek bile alamazsın.
Burası hayvan pazarı değil, insan pazarı.
Taban fiyatımız on altındır. Yok mu arttıran?
On bir altın! On iki altın! On beş altın! Yirmi altın!
Yirmi altın! Yok mu arttıran?
Satıyorum!
Satıyorum!
Sattım! Al, hayrını gör!
İşte size dünyalar güzeli bir genç kız!
Taze!
Körpe ve dişinize göre, bakire olduğuna dair teminat veriyorum.
Kırk altınla açıyorum.
Kırk altın, yok mu arttıran?
Kırk beş altın, elli altın, altmış altın. Satıyorum, yok mu arttıran?
Şu ikisini istiyorum.
Baş üstüne!
Anladık, yeter!
Vurmayın artık!
Susun!
Sesiniz çıkmasın!
Yalnızca söyleneni yapın!
Hadi bakalım, yıkanın!
Üstünüzü değiştirin!
Sultanın önüne temiz çıkın!
Lanet olsun kadere!
Leyla'sız yapamam ben!
Buradan kaçmam lazım. Sabret, sırası gelince kaçarsın. Sana yardım ederim.
Sen de kaçmak istemez misin?
Nereye gideyim?
Beni bekleyen bir Leyla'm yok ki.
Hiç mi bir eşin, sevenin yok? Vardı, öldü.
Sevmenin ne demek olduğunu bilirim.
Onun için yardım edeceğim sana.
Emrettiğiniz köleleri getirdik sultanım.
Ben Mehlika sultanım. Siz de benim kölelerimsiniz.
Kölem olduğunuz için çok talihlisiniz.
Sizi satın almak için tam iki yüz altın saydım.
Senin adın ne?
Bilal!
Seninki?
Kadir! Seni özel hizmetime alıyorum.
Sen de Kadir'in yardımcısı olacaksın.
Burası köle odaları içinde en iyisidir.
Yaşanır hale getirmeye bakın.
Gayret ediyoruz.
Daha önce ne iş yapardın sen?
Kılıç erbabıydım.
Onun için kasların gelişmiş.
Seni ben satın aldığım için memnun değil misin?
Henüz köleliğe alışamadım.
Alışmakta zorluk çekmeyeceksin.
Bana hizmet pek tatlı, pek zevkli bir iştir.
Kendinize bir çeki düzen verin. Saraya gelin bekliyoruz. Yakında düğünümüz var.
Bir sürü misafir gelecek.
Onlara hizmete kusur etmezsiniz.
Duydunuz herhalde.
Abim Emir Halid, Şeyh Gaffar'ın kızı Leyla ile evleniyor.
Benim Leyla'm bu kadar vefasız olabilir mi?
Ettiği aşk yeminlerini nasıl bu kadar çabuk unutur? Babasının baskısına boyun
eğmek zorunda kalmıştır.
Yüreğime zehirli bir hançer saplamış olsaydı... ...Bana bu kadar acı
veremezdi.
Hoş geldiniz!
Düğün süresince sarayımı kendi eviniz bilin! Sağ olun kardeşim!
Kız kardeşim Mehlika, Leyla sultan sarayı tanıyıncaya kadar kendisine
bizzat yardımcı olacaktı.
Buyurun! Bu daireyi sizin için hazırlattım. Umarım beğenirsiniz.
Çok güzel!
Burası kendi eviniz. Güle güle oturun.
Teşekkür ederim.
Yerleşince ağabeyim sizi görmek isteyecektir.
İhtiyaçlarınız için.
Leyla burada olduğunu bilmeli.
Onunla konuşup her şeyi anlatmalısın.
Ben bir köleyim artık.
Bu kadar muhafızı aşıp nasıl onun yanına varabilirim ki? Bu ikimizin de sonu
olur.
Hani, hani kaderim nerede?
Neden gelip beni bulmaz?
Durun sultan hanımım, hele biraz sabırlı olun. Henüz ayak bastık buraya, belki de
haberi olmamıştır.
Nasıl duymaz? Benim buraya gelin geldiğimi sağır sultan bile duymuştur.
Aman Allah'ım, ben ne yaptım?
Ya bu evlenme gerçekleşirse?
Ya Emir Halid bana sahip olmaya kalkarsa?
O zaman...
Ölmekten başka çarem kalmaz. Allah korusun sultan hanımı. Bu kadar
umutsuzluğa kapılmayın. Sevdiğiniz belki esir düşmüş... ...belki yaralı...
...belki de bir yerde tutsaktır. Yoksa koşup gelmez mi?
Ne pahasına olursa olsun... ...bulmalıyım onu.
Ağabeyim, hükümdarımız Emir Halit hazretleri.
Melikem olmayı kabul etmekle bize şereflerin en büyüğünü bahşettiniz
sultanım. Gelişiniz bizi çok mutlandırmış, güzelliğiniz gözlerimizi
kamaştırmıştır. İltifat buyurursunuz emir hazretleri.
Güzelliğinizin metü senaya ihtiyacı yoktur sultanım.
Zirafet ve nezaketiniz her türlü takdirin üstündedir.
Teşekkür ederim efendim.
Acaba bir arzunuz var mıdır? Çekinmeyin söyleyin. Yerine getirmekten haz
duyarız.
Vaktiyle bir kölem kaybolmuştu. Onu arayıp bulmak dedim.
Kumandanım ve muhafızlarım emrinizdedir.
Kölenizi dilediğiniz yerde serbestçe arayabilirsiniz.
Bunların arasında yok.
Arzu ederseniz bir de taş ocaklarına bakalım.
Memnun olurum.
Söyleyeyim tahtravan hazırlasınlar.
Ne işin var burada?
Saray kapısından çıkmanın sana yasak olduğunu bilmiyor musun?
Geziniyordum. Ata binmeme yardım et!
Sırtınızdan oklanmak istemiyorsanız... ...ben dönene kadar sarayın bahçesinden
ayrılmayın. Unutma... ...bana iyi hizmet edersen... ...memnun kalırsın.
Bu kadın sana niyetli?
Boşuna! Benim gözümde Leyla'dan başka kimse yok.
Sultan da olsa!
Burada olduğunu biliyor musun?
Fırsat bulup konuşamadım ki.
Mehlika Sultan hep peşimde.
Konuşma! Sağ ol sultanım, Allah senden razı olsun.
Allah seni sevenlerine bağışır.
Bunların arasında da yok. Dönelim isterseniz.
Dönelim, sizi de boşuna yordum.
Aradığınız köleyi bulamadınız mı sultanım? Ne yazık ki hayır!
Bir kölenin ne değeri var? Sana yüz köle feda olsun!
Oraya değil, buraya bak!
Senin sahibin benim, hadi yardım et de attan ineyim.
Bir köle olduğunu...
Hayatının iki dudağımın arasında bulunduğunu hiçbir zaman unutma!
Peşimden gel şimdi!
Sarayımızı beğendiniz mi?
Muhteşem doğrusu! Hayranlıkla geziyorum.
Dilerim gönlünüz hoş olsun.
Sağ olun sultanım.
Rişam!
Emir'in kız kardeşiyle pek ilgilisin bakarım.
Efendimiz!
Yanındaki köleyi tanır gibi oldum da! Bırak köleyi şimdi!
Mehlika sultanı bizim saraya getirebilirsen alnını öperim.
Bu ülkeyle akrabalıkta yarar var.
Yoksa geleni mi gözetlersin yine?
Yok, ne haddime!
Sultanımın bir emri olursa diye beklerdim.
Evet!
Benim isteklerim var. Gel benimle!
Ben sultanım!
Sen kadın!
Ayakta durma.
Gel yanına.
Sokul bana.
Bu gece sana dünyanın en değerli hazinelerini vereceğim.
Bu gece gönül sevişmek ister seninle.
Hadi durma! Sar beni güçlü kollarınla! Okşa, sev, acıta acıta!
Sana aşkımı, vücudumu, kendimi sunarım. Sense kendini naza çekersin. Bu
nice iştir!
Bağışlayın!
Yoksa beni güzel bulmaz mısın?
Dünyanın en güzel kadını olsanız bile... ...Benim gözüm sevdiğimden başkasını
görmez.
Kimmiş senin sevdiğin? Yoksa gelinimiz Leyla mı? Hep onun peşindesin.
Anlamadım mı sanırsın?
Unutma, sen bir köle parçasısın.
Leyla'yı ağabeyim öpüp koklayacak, sevecek.
Hem de bu gece!
Hayır, hayır!
Leyla'yı başkası sevip koklayamaz.
Onu buradan kurtaracağım sen de. Sen de bana yardım edeceksin, yoksa... Yoksa?
Yoksa sultanımıza kıymayı mı aklından geçirirsin ha?
Sağ olun, canımı kurtardınız.
Bu alçak köle, abimin karısına göz koymuş.
Emredin kellesini koparayım.
Hayır! Pis kanı burayı kirletmesin.
Onu abime hediye edeceğim. Cezasını o versin.
Atın bu köpeği zindana!
İzin verirseniz odama çekilmek istiyorum.
İzin sizin sultanım.
Bu köleyi tanırım. Bizim sarayımıza mensuptu.
Kızına göz koyduğu için Şeyh Gaffar onun ölümüne ferman çıkardı.
Nasılsa kefeni yırtmış buralara gelmiş.
Demek bizim gelinin kölem diye tutturduğu buymuş.
Durumu ağabeyiniz emir hazretlerine bildirmeyecek misiniz?
Sen akıllı ve güçlü bir kumandansın. Beğendim seni.
Gereğini birlikte düşünebiliriz.
Ama önce sana borcumu ödemem gerek.
Ne borcu?
Canımı o hayduttan kurtardın. Ben de sana gövdemi bağışlıyorum.
Aşkımızı sen ihsan eyledin. Sen kurtar Allah'ım.
Bir insanın kendi eliyle canına kıymasının ne büyük bir günah olduğunu
biliyorum. Ama buna mecbur.
Kaderimden başka bir erkeğin bana el sürmesine dayanamam.
Affet beni Allah'ım.
Seni sevdiğim için ölüyorum, aşkımız için!
Onun sesi!
Kadir'im yaşıyor!
Burada! Onu bulmalıyım!
Bu onun sesi!
Allah'ım bu ses kesilsin artık!
Bu ses mi büyüledi Leyla'yı?
Evet kesilmeli, beni kudurtuyor.
Çıldıracağım, bu ses kesilmeli!
Korkmayın, ben Kadir'in arkadaşıyım. Sizi ona götüreyim.
Sensin Leyla'm, Leyla, Leyla! Dur!
Yasak! Emir hazretlerinin izniyle... ...Sultan gelinimiz bir köleyi ziyaret
etmek isterler.
Bağışlayın sultanım.
Şimdi benim şu dünyamı yerle bir eden
sensin Leyla, Leyla, Leyla beni
kahreden.
Sensin Leyla, Leyla, Leyla beni
kahreden.
Emir hazretlerinin buyruğu. Sultan gelinimiz düğün gecesi için bir köleyi
azat etmek isterler. Bağışlayın sultanım. Emir hazretlerinin yazılı
buyruğunu görmem gerekir.
Al oku!
Yürü!
Kadir! Leyla!
Kadir'im!
Kurtulacağız bağcılardan!
Allah'ım, düş mü görüyorum ben?
Düş değil Kadir, gerçek!
Allah'a çok şükürler olsun, kavuştum sana! Leyla'ım benim, neler çektiğimi
bir bilsen!
Ya ben? Ben ağzını çektim! Ayrılık meğer ölümden de betermiş Leyla!
Artık hiç kimse ayıramaz bizi!
Hadi! Çabuk olun, gidelim artık buradan!
Hadi!
Çekil yolumdan inşallah, bu sefer işini bitireceğim!
Allah'a emanet
olun.
Yetişin!
Daha düğün gecesi bana ihanet ettin!
Hem de bir köleyle!
Cezanı biliyor musun?
Bu ırz düşmanı köle, acı içinde ölmeli!
Önce gözlerine mil çekilsin!
Hayır, yapamazsınız bunu!
Beni de öldürün!
Beni de!
Sana da sıra gelecek kahpe!
Götürün köpeği!
Leyla!
Leyla!
Bağışlayın efendim, Allah rızası için bağışlayın! Ne isterseniz yapmaya
hazırım. Başla!
Yalvarırım efendim, durdurun bu işkenceyi!
Ne durursun, başlasana!
Elini çabuk tut Celda! Gün ışığı haramdır bu köpeğe!
Açlıktan ölsün!
Leşi kurda kuşa yem olsun!
Bir köleyle zina etmiş, bize, kocana ihanet etmiş, şerefimizle oynamışsın.
Haklısınız Emir hazretleri.
Ben bu suçların hepsini işledim.
Cezam neyse razıyım.
Kızım ne dediğini bilmiyor Emir hazretleri. Eskiden adamımız olan bir
köleye karşı sadece merhamet duymuştur.
Lakin zina asla vuku bulmamıştır.
Yanılıyorsunuz baba! Ben kaderin oldum.
Karnımda onun çocuğunu taşıyorum.
Doğru değil bu.
Ne olur, ne olur gerçeği söyle.
Hayatın söz konusu.
Kadir'im öldükten sonra yaşamanın ne anlamı var ki?
Yalvarırım kızım, kendine acımıyorsan babana acı.
Onlara doğruyu söyle.
Ne diyorsam odur. Ben Kadir'imin oldum.
Karnımda da onun çocuğunu taşıyorum.
Suçunu kendi ağzıyla itiraf etti.
Suçlunun zina suçu sabit görülmüş... ...Yasamıza göre taşlanarak
öldürülmesine karar verilmiştir.
Sağ olun emir hazretleri. Bana bundan daha büyük bir iyilik yapamazdınız.
Götürün!
Emir hazretleri, ayaklarınıza kapanarak yalvarırım!
Kızım masumdur, bağışlayın onu!
Beni bu yaştan sonra evlat acısıyla yakmayın!
Kalk ayağa! Köpek gibi yalvarmak bir hükümdara yakışmaz!
Şu anda huzurunuzda bir hükümdar değil... ...Bir babayım!
Suçlunun babası olduğun için... ...İmfaz sırasında ilk taşı atmak sana düşer.
Bunu yapamam!
Elim varmaz!
Vazifeni yapmazsan... Sen de ihanete katılmış sayılır ve bu suçunu hayatınla
ödersin!
Görmüyorum, her yer karanlık sanki!
Hiçbir şey görmüyor. Göreceksin oğlum. Çok hafif bir mil çektim gözlerine. Bana
güven, bu işin ustasıyım. Yakında, çok yakında tamamen iyileşeceksin.
Bu iyiliği neden yaptın bana?
Çünkü sen benim oğlumsun. Öz babanım ben senin.
Nasıl olur?
Göğsündeki işaretten tanıdım seni.
Doğduğun gün o hilali ben işlemiştim vücuduna. Seni Gaffar'ın zulmünden
kurtarmak için bir sala bağlayıp... ...Dırmağa bırakmıştım.
Sana tekrar kavuşmak bugün kısmet oldu.
Sağ ol baba!
Hayatımı ikinci kez kurtarmış oldun.
Oğlum, evladım, aslanım benim!
Sen beni kurtardın ama... ...Ya Leyla, onu kim kurtaracak? Unut onu oğlum!
Leyla'dan hayır gelmez artık sana!
Sen ne dersin baba?
Ben Leyla'sız yaşayabilir miyim?
Leyla'sız hayat haram bana!
Ben Leyla'sız yaşayamam!
Leyla! Leyla!
Leyla!
Leyla!
Zavallı oğlum!
Bu aşk seni Mecnun'a çevirmiş.
Leyla! Leyla!
Leyla!
Onun cezasını vermek herkesten önce sana düşer.
Başla!
At baba!
Bana en büyük iyiliği yapacaksın.
At, kaderime kavuştur beni!
Bağışla kızım!
Sana çok kötülük ettim!
Korkma baba!
At taşı!
Sevdiğime kavuşacağım için mutluyum ben!
Sana geliyorum Kadir'im! Sana geliyorum!
Kadirrrr!
Görüyorum! Görüyorum!
Leyla!
...Vasıl kıydılar sana!
Ölüm bile güzelliğini bozamamış. Sen benim gözümde hep aynı Leyla'sın.
Burası mabedim, burası dünyam. Bırakıp
gidemem, burada değmem.
Ah bir garip mecnunum,
yücedir sevdanım.
Ne?
Gitme.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.