Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu hikâye tamamen kurgusaldır. Karakterlerin, kurumların ve benzerlerinin isimleri hayal ürünüdür. Ayrıca herhangi bir gerçek yaşam olayıyla hiçbir bağlantısı yoktur.
Birkaç üst düzey yetkili durumun farkına
vardı ve derhal bir arama başlattı, ancak...
Nereye gitmiş olabilir?
Bir hizmetçi kızla birlikte toz oldu.
Ah, belki de gizli bir buluşmadır?
Bu imkânsız, aptallar.
Ama iki saattir ortalarda yok.
Arama çalışmaları için adamlar gönderdim ama haber yok.
Şu an babamdan yardım isteyemem.
O hizmetçi kıza bir emir vermiş gibi görünüyordu.
Ne derse desin, peşinden gitmeliydim!
Sırf formaliteden ibaret olan rollerden bıktım!
Keşke organizatör en azından partiyi sonlandırabilseydi...
Shishou.
Her zamanki gibi, ne düşündüğünü anlamanın bir yolu yok.
Ama kendi partisinde sorun yaşanmasını isteyeceğini sanmıyorum.
Eğer bu doğruysa, tüm bunlarla bir ilgisi olmayabilir mi?
Bölüm 36: Ka Zuigetsu
Bölüm 36: Ka Zuigetsu
Bölüm 36: Ka Zuigetsu
Vücudu sıcak. Ve hafifçe tütsü kokuyor.
Ama daha da önemlisi...
Bu da ne?
Daha demin gördüğüm kurbağa mı? Ama göründüğünden daha büyük sanki.
Üzgünüm ama elinizi çekebilir misiniz? Bir şeye dokunuyorsunuz da...
Dokunmak mı...?
Olamaz.
Bir hadımın saraya girmeden önce sahip olması gereken cinsten değil.
Ama... öyle!
Yapısı normal bir hadımınkine benzemiyor.
Pek çok başka ipucu vardı.
Belki de bilinçaltımda bunu düşünmekten kaçınıyordum.
Tanrıça gibi bir yüze sahip olabilir ama Jinshi efendi bir...
Bir bakıma, açıklamak için bu kadar zahmete girmeme gerek yok.
Sana bir şey söylemem gerek.
Hayır. Dinlememem gerek.
Seni bu geziye bu yüzden getirdim zaten.
Eğer bunu öğrenirsem, mezarıma kadar saklamam gerekir.
Eczacı, ben—
Özür dilerim, bir kurbağayı ezmiş olabilirim.
Ha? Kurbağa mı?
Aniden başıma düştü, ben de dengemi kaybettim.
Bir yerin acıdı mı?
Hayır, bir kurbağa değildi o—
O bir kurbağaydı.
Bir kurbağa. Evet, bir kurbağaydı.
Hadi, buradan gidelim.
Sen kime kurbağa diyorsun?
Kurbağa değilse ne olabilirdi ki?
Kurbağalar çok daha küçük olmaz mı?!
Bu mevsimde bir hayli büyük kurbağalar çok olur.
Bir hayli...
Evet. Bir hayli.
Eğer o bir hayli büyük bir kurbağa değilse, başka hangi bir hayli büyük şey olabilirdi ki?
Hey! Neden ellerini siliyorsun?!
Eh, kurbağalar oldukça iğrençtir. Vıcık vıcıktırlar, bilirsin.
İğrenç... Sen kime vıcık vıcık diyorsun?!
Her neyse. Ben hiçbir şey bilmiyorum.
Çok fazla şey bilmemem gerek.
Jinshi ve ben bir yetkili ile hizmetkârından ibaretiz.
Ne eksik, ne fazla.
Gereksiz hiçbir sırrı paylaşmaya gerek yok—
Öğrenmek ister misin?
Onu çok fazla kışkırttım!
N-Ne yapacağım ben?
Onu tekmelemeli miyim?
O da neydi?
Aferin sana!
Hey, ne oldu evlat? Neden aniden öyle kaçıp gittin?
Bu ses de...
Lihaku Efendi! Bizi yukarı çekebilir misiniz?
Hah? Küçük hanım?
Ne işiniz var sizin orada?!
Anlıyorum.
Biri size feifalarla ateş etti, siz de şelaleden aşağı atladınız.
Yine de saldırganın yüzünü göremedim.
Güvende olmanıza sevindim.
Peki küçük hanım, neden onunlasınız?
Açıklaması biraz karışık.
Hah? Pekâlâ, anladım.
Bu av sırasında yanında feifa getiren biri oldu mu?
Hayır. Zaten ormanda avlanmak için hiç uygun değiller.
Suikast amacıyla gizlice sokulduklarını düşünmek yanlış olmaz sanırım.
Herkesin eşyalarını kontrol etmeli miyiz? Ama...
Tüm konuklar Shishou Efendi tarafından davet edilmiş üst düzey yetkililer.
Yanlarında suikast aleti bulunduracaklarını sanmıyorum.
Lihaku Efendi, şu köpek hakkında...
Islık sesini takip etmek dışında başka numaralar biliyor mu?
Hah? Şey, tavşan inlerini koklayıp bulabilir sanırım.
Çok sevimli ama...
Ji— Kusen Efendi.
Ne oldu şimdi?
O kızgın.
E, kızması normal tabii. Onu biraz fazla kışkırtıp kendimden geçtim sanırım.
Bana bir şey anlatmaya çalışıyordu
ama onu dinlememek için bir sürü saçma bahane uydurdum.
Dış görünüşüyle gurur duyan biri.
Tahminimce kurbağası da oldukça etkileyicidir, buna rağmen ona sadece "biraz büyük"
demiştim.
Ortam gergin ama söylenmesi gerekenleri söylemeliyim.
Daha önce bize kimin ateş ettiğini anlamanın bir yolu olabilir.
Affedersiniz. Ne oldu?
Bunu bulduk.
Hey, bu da ne...?!
Efendimin kıyafetinden bir parça.
Ne?! Hayır!
Nehir kenarındaki bir kayalıkta bulduk.
Civarda başka kimse yoktu, üstelik ilerideki akıntılar
dün geceki yağmur yüzünden daha da yükselmişti.
Eğer sulara kapıldıysa...
Ç-Çabuk olun! Bir arama ekibi gönderin!
Emredersiniz!
Gidin, şimdi!
Panik yapmak için artık çok geç.
O halde ben de aramaya katılacağım.
Ne düşünüyorsunuz, Efendi Jinshi?
N-Ne?!
Ah, kusura bakmayın!
Hıh. Ne kadar eğitimsiz bir köpek!
Aferin!
Ne oldu?
Efendi Basen! Bunu bulduk...
Efendimin kıyafetinden.
Bu kan mı? Yakınlarda kimsenin olduğuna dair bir iz var mı?
Nehir kıyısı ıslak değil, bu yüzden birinin sudan çıktığını sanmıyorum.
Anladım.
Ancak kumaşın yakınında bunu bulduk.
Şahin tüyleri...
Şahincilikte iyi şans getirmesi için mi yapıldı?
Evet.
Özür dilerim, herkesin eşyasını kontrol edebilir miyiz?
Buldum!
Nehir kenarında bulduğumuz okla aynı!
Bunun hakkında hiçbir şey bilmiyorum! Bu bir hata olmalı!
O halde neden sizin okunuz, efendimin kıyafetinin bir
parçasıyla birlikte nehir kenarında bulundu, Bay Lo-en?
Beni tuzağa düşürmek için okumu biri çalmış olmalı!
Neler oluyor?
Hiçbir şey bilmiyorum!
Yoksa...?
B-Birisi!
Lo-en'in paniği gerçek görünüyor.
Adamları da doğal olmayan bir tepki vermiyorlar.
Madem öyle, neden başka ok olup olmadığını kontrol etmiyoruz?
Sadece nehri değil, ormanı da aramalıyız.
Anlaşıldı. Ormanı didik didik arayın!
Emredersiniz!
Umarım yemi yutar.
Neler oluyor?! Okla falan ilgili hiçbir şey bilmiyorum!
Orada bir şey mi var?
Bu da...
Geri ver onu!
Sen... Az önceki kişisin...
Köpek senden hiç hoşlanmadı.
Köpekler bu kokuyu anında fark eder, keskin burunlarıyla.
Av sırasında köpeği yanlarına almayı reddetmelerinin sebebi bu olmalı.
İçindekilere zaten el koyduk. Üç tane feifa bulduk.
Yabancı yapımı. Büyük ihtimalle batıdan gelen en son model.
Hâlâ duman kokusunu alabiliyorum.
Oldukça küçük.
Ben de bu modeli daha önce hiç görmemiştim.
Anlıyorum, metal kısımlar kıvılcım çıkartıyor.
Barut; kömür, güherçile ve kükürtten yapılır.
Patladığında, burnunuzu tıkama isteği uyandıran keskin bir koku yayar.
Çürük yumurta gibi...
Evet, o uçurumda bize ateş edildiğinde aldığımız kokuyla aynı.
Köpeğe barutu koklattığımda, feifayı hemen buldu.
Sonra üzerinde aynı barut kokusu olan kişiyi buldu... Saldırganı.
Ne kadar zeki bir köpek.
Sen çok iyi bir çocuksun!
Yem olarak kullandığımız o yaşlı adam ve ekibi adına üzülüyorum.
Efendi Kousen!
Basen.
O silah sesi de neydi?! Yaralandın mı?!
Önce ortadan kayboldun, sonra aniden bana bir bez
parçası gösterip bu adamın peşinden gitmemi emrettin.
Neler olduğunu hiç anlamadım!
Üzgünüm. Durum nedir?
Bu adamın suç ortaklarını takibe aldık,
böylece onları hemen yakalayabileceğiz.
Güzel. O zaman tek yapmamız gereken suçlarını açıkça ortaya koymak.
Emredersiniz!
Ondan sonra, maskeli konuk dağ tesisine geri döndü,
ve av partisinin sonrası sona ermişti.
Gündüz vakti yaşanan kayboluş, maskeli efendinin bir kaprisi olarak geçiştirildi.
O parti sırasında, belirli bir yetkilinin ve beraberindekilerin
kaybolduğu herkesin bildiği bir gerçek haline geldi.
Onları bir daha toplum içinde kimse görmeyecek.
Ne olduğunu bilmiyorum, ama yorgun görünüyordu.
Ancak burada "Efendi Jinshi"'nin vekili olarak bulunduğum
için, bunun hakkında endişelenecek bir konumda değilim.
Daha kat etmesi gereken çok yol var.
Eğlence, bir hadım için keyifli değil miydi?
Aksine, keyif alıyorum.
İmparatoriçeyi kızdırdığın için hadım olmaya zorlanmış olmak korkunç olmalı.
Geçmiş geçmişte kaldı.
Daha da önemlisi, bu içki aya çok yakışıyor.
Hadım oldum, Ma soyadını attım ve Gaoshun olarak değiştirdim.
Ama partilerde, hala Ma ailesinden biri olarak muamele görüyorum.
İşler böyle yürüyor.
Bunu demişken, o güzel hadımın bu ava bize katılamaması ne yazık.
Maskeli efendi bu sefer bizimle.
Eğer o güzel yüz bize katılsaydı,
Efendimize hakaret olur bu.
Maskeli efendinin yüzünde korkunç bir yanık izi olduğunu duydum.
Hala odasına kapandığını da duydum.
İmparator da endişeleniyor olmalı,
veliaht prensin o olmasına.
Evet.
"O" mu? Veliaht prense hiç saygıları yok.
Peki, bir bilgin var mı?
Geçen günkü trajediden sonra, cariyelerden hamile kalan oldu mu?
Maalesef, hiçbir fikrim yok.
İzninizle, sanırım biraz fazla içtim.
Herkes şunu anlamaya çalışıyor:
Bu av partisinin ana konuğu...
yani imparatorun küçük kardeşi,
tahtı devralmaya uygun mu?
Efendi Jinshi, Xiaomao'ya gerçeği söyleyebildi mi?
Yakın gelecekte yaşanabilecek sorunlarla başa çıkabilmesi için,
onun gerçekleri bilmesi gerekiyor.
Gerçekten de o kadar kullanışlı.
Kulağa acımasızca geliyor,
ama elimizdeki tüm kullanışlı piyonlara ihtiyacımız var.
Yine huzursuz edici bir son.
Tıpkı diğeri gibi, cevaplanmamış pek
çok şey kaldı, nereden feifa
buldukları, gerçekte ne istedikleri gibi.
Yabancı yapımı. Büyük ihtimalle batıdan gelen son model.
Batı...
Neredeyse birbirinin aynısı olan o özel elçiler...
Kızların gizlice dışarı çıkıp nöbetçileri
kandırdığı o hikâye muhtemelen onlarla ilgiliydi.
Neden öyle gizlice dışarı çıkıyorlardı ki?
Küçük kız kardeşin gebe kalması metaforunda olduğu gibi,
Bir adamın peşinde miydiler? Yoksa...
Bugünkü suçlular umarım bize bir şeyler anlatabilirler.
Bir dakikan var mı?
O neden burada?! Partide olması gerekmiyor muydu?!
Kapıyı açmana gerek yok.
Seni korkuttuğum için üzgünüm.
Onu görmüyor olabilirim ama ne tür bir yüz ifadesi taktığını biliyorum.
Sorun değil. Aslında asıl özür dilemesi gereken benim.
"Biraz büyük" dediğim için falan.
Efendi Jinshi ne düşünüyor?
İnsan duygularını anlama konusunda hep yavaş olmuşumdur.
Beni büyüten ablalarım çok çalışan fahişelerdi.
Ne kadar ağlarsam ağlayayım, işleri bitene kadar beni kendi halime bırakırlardı.
Ağlamayı bırakmayı öğrenmemin uzun sürmediğini duymuştum.
Başkalarının benim hakkımda ne hissettiğini, iyi
ya da kötü, bu yüzden geç fark ediyor olabilirim.
Ayrıca bu gibi durumlarda ne diyeceğim hakkında hiçbir fikrim yok.
Tek bir kelime bile etmeyeceğim.
Ne olursa olsun, benim için her zaman Efendi Jinshi olarak kalacaksın.
Bunlar benim samimi duygularım.
Taşaklarının yerinde olup olmaması benimle alakalı değil,
sonuçta onları görecek değilim ya.
Anlıyorum. Senin gözünde her zaman ben, ben olacağım.
Telaşlanma. Sana sadece bunu vermek istiyorum.
Sana belli bir şeyi söylediğimde bunu vermeyi uzun zamandır istiyordum.
Senin için sorun yaratabilir ama...
Bu...
Seni bu yolculuğa getirmemin sebebi...
S-S...
...tamamen bu nedenden ötürüydü!
Öküz ödü taşı!
Ox
Bezoar taşı
Öküz
Bezoar taşı
Öküz
Bezoar
Öküz
Bezoar taşı
Öküz
Bezoar
Öküz
Bezoar
Öküz
Bezoar taşı
Öküz
Bezoar
Öküz
Bezoar taşı
Öküz
Bezoar
brush\fs85\blur4.67\c&H4DF9FC&\pos(1012.78,515.44)\bord2.8\3c&H4DF9FC&\frz15.08}Sığır {=6}Ödü {=5}Sığır {=4}Ödü Bir sığırın safra taşı!
Rüyalarımda bile görmediğim o nadir ilaçlar, şimdi ellerimin arasında!
Evet! Ulaşmam bu kadar uzun sürdüğü için özür dilerim. Sonunda onları ele geçirebildim...
Bekle! Benim asıl istediğim bu—
Çok teşekkür ederim!
E-Evet...
Öyleyse, iyi geceler!
Bekle!
Hey! Kapıyı yüzüme kapatma! Daha konuşmam bitmedi!
Artık kimse aramıza giremeyecek!
Jinshi Efendi'nin gerçekten hadım olup olmadığı umurumda değil.
Ama sığır safrası için ona borçluyum.
Eğer sırrı ortaya çıkar ve bu benim başımı derde sokarsa...
Onu gerçekten hadım ederim.
Hey, beni dinliyor musun?! Hey! Daha bitirmedim!
Hey! Eczacı! Hey!
Bu topraklarda isminde "çiçek" anlamına gelen "Ka" hecesi bulunan sadece iki kişi var.
Ülkenin tepesindeki İmparator.
Ve...
Jinshi Efendi... Daha doğrusu, Ay Prensi.
Bu geçici görevinde sonsuza kadar kalamazsın.
Ne de olsa sen, İmparatorumuzun erkek kardeşisin,
Ka Zuigetsu.
Gelecek Bölüm
Gelecek Bölüm
Gelecek bölüm: "Hamam."
37. Bölüm: Hamam
37. Bölüm: Hamam
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.