Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne problemin var? Güzel değil mi?
Ayrıca, eski tas kreçlerine
Allah affeylesin.
Bu bir kaza.
Bu bir kaza. Bu bir kaza.
Bu bir kaza.
Ben kabul ettim.
Bu bir kaza. Bu bir kaza.
Ben... ...kafe değilim.
Ben... ...kafe... ...değilim.
Bugün bazı trafik kurallarından ve bazı işaretlerden bahsediyoruz.
Biz fare şule olarak size anlattığımız bu bilgileri dikkatle dinlemenizi ve
Berlin'de araba kullanırken Türkiye'deki gibi kullanmamaya özel dikkat
göstermeniz gerektiğini hatırlatıyorum. Biliyorsunuz işaretler dünyanın her
yerinde aynıdır. Ama Berlin'de bazı özel işaretler vardır. Bugün onlara
bakacağız. Mesela...
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Şimdi ağzım doldu. Seninle gerçekten hiçbir şey yok.
Bu acı 3 ay önceydi ve hala düşünüyorsun.
Şimdi bir Türk olduğunu görebilirsin.
Yüksel! Bizim okkalın müşteri geldi yine. Kaçtır geliyor bu herif buraya?
Hep de aynı yere oturuyor.
Ne oldu?
Dur bakalım, gidelim şuna. Biraz sohbet edelim.
Bozgun geldi yengem galiba dur bakalım Bozgun.
Düşelim şuraya.
Bozgun gösterme kendini.
Geçiyoruz oraya.
Ne yapıyorsun lan bu? S**tim ağzını.
Anladın mı?
S.T.A.R.S
Şaşkın bizim sokağa gidiyordu.
Ya lan nereye gitti bu?
Açamadım sıçtım onun kapısını yarım saatim.
Bizim o patlada yetinemezsin değil mi? Gördüm lan. Nereye gitti lan bu evde?
Yürü lan yürü!
Yürü lan!
Ne kazakları? Ne kazakları be baba?
Katil, abimin katilini yakaladık. Ne katil? Katil miydin? Ne onu engelleri
soracak. Dur bakayım.
Biraz daha bakalım. Hadi yürü. Yürü.
Nereye gitti lan bu itler?
Öldüreceğim lan onu. Kaybettim. Yürü lan. Yavaş. Kız.
Dursun. Dursun biraz.
Baba bak.
Hani bizim babaklara girmiştik lan bu?
Bir daha onlara konfor duruyorsa derhal de ayıbına bakmaya gidiyorum.
Bu İbniye'yi blit gibi atmazsam adam değilim bak göreceksin.
Sonra o
adamla Mehmet tartışmaya başladılar.
Mehmet'in bir anmanlığa ne problemi olabilir?
Niye tartıştılar?
Bilmiyorum, Almanca konuştular.
Peki, bize niye hiç bahsetmedin yenge?
Peki yenge, sen bu adamı daha önceden tanımadın, öyle mi?
Bu kadar işte.
Peki, sana ne diyordu bu İbne? Yolunu niye kesti?
Ne bileyim ben?
Katil değilim, beni affet diyordu.
Herifi gördüğünde de yanımda olsaydı o... ...mahvetmişti beni.
Vururdun değil mi abi?
Oyardım, oyardım Allah'ım oyardım.
Abim de amma kadersiz herif. Bok yoluna gitti.
Sahiden öldünüz mü abi?
Ne demek sahiden öldüm?
Katil değilim ne demek?
Katilim benim.
Niye polise gitmiyorsun?
Saçmalama lan. Hem gittik polise dedik ki böyle böyle böyle.
Bize mi inanacaklar ona mı? Salak.
Saçma saçma konuşuyorsun.
Almanya oğlum burası. Almanya.
Yücel.
Yücel.
Yücel sen misin?
Ne yapmış?
S.çer lan buna!
Biz abimin katilini yakaladık diyoruz.
Yakalayacaktık diyoruz. Herif hala ne unutuyor ya.
Ne katili? Kaza dememişler miydi?
Ne kazası lan işte? Bir Almanlar olsun çocuğu gelmiş öldürmüş abimizi.
İnşaattır. İttimine bok yedi herif ne bileyim ben.
Nereden öğrendiniz?
Lan herif bu yana kadar geldi elimizden kaçırdık be. Ne diyorsun lan sen? Ama
ben de o pezevengi yakalayıp öldürmezsem bana da mültüz demesinler lan. Ne yani?
Abim öldürüldü mü şimdi?
Onları yarın konuş.
Çok uykun var.
Bizden ne saklıyorsun?
Ben seni gördüğün kadar aptal değilim anlıyor musun?
Üstelik abimin seni sevdiğinden daha çok seviyorum.
Onu senin tanıdığından daha iyi tanıyorum anlıyor musun?
Abim öyle boktan sebebiyle tanışacak adam değildir.
Hele bir Almanlı.
Neymiş o?
Bir tek şey için. Bir tek şey için kavga eder.
Namus. Namus yenge anlıyor musun?
Sen bu herifi daha önceden tanıyordun değil mi?
Sarktı mı sana?
Sen mi ona baktın?
Abim gördü mü?
Ne oldu peki?
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Afi!
Ne oldu lan? Ne oldu?
Suçlu mu lan ağzına? Yürü lan oradan aşağıya! Yürü lan oradan aşağıya! Yürü
lan oradan aşağıya!
Komutan! Yürü lan oradan aşağıya! Suçlu mu lan ağzına? Yürü lan!
Allah'ım pislenmişsin!
ocağımıza düşmüştü.
Bu evde ona dokunmak bize yakışmaz. Sen ne diyorsun nene? Bu herif abimin katili
be.
Bu Allah'ın bir sınavıdır bize.
Ben sınavımdan dinlemem. Baba gebertirim ben bu herifi. Peki.
Defol. Defol.
Evimize aman dilemeye gelmiştir.
Şu kapıdan çıkmadan ölürse yıllarca alnımızda kara leke olur.
Gelin! Şu herife bir şeyler ver de altını değiştirsin.
Töre'ymiş.
Töre ha?
Çıkartıp dışarıda geberteceğim o pezevengi.
Madem evde olmuyor...
Yenge? Abi, benim pijamasını değil mi bu?
Anamın dediğini duydun.
Biliyorum baba. Ben de burada öldürmeyeceğim. Dışarı çıkartıyorum.
Bizim misafirimiz.
Kendi rızasıyla çıkarsa evet. Senin zorunlu olmaz.
Bırak adamı.
Bir daha elinin sürdüğünü görmeyeyim.
Geberteceğim seni, bil.
Bir üç kapıdan çıkıp gideceksin nasıl olsa.
Çok şükür artık bir tane misafirimiz var.
Allah'ın bize son hediyesi.
Onun bu evde kılına dokunamazmışız.
İnsanın Allah'a ihsan edisi geliyor be.
Adet diye töre diye... ...abimizin katilini getirdik baş köşeye oturttuk.
Bal börek de besleyeceğiz neredeyse.
Misafir bey bir şey arzu ederler mi acaba?
Sizde adet nasıldır misafir bey?
Misafire şeker ikram ederler mi?
Kolonya döker misiniz misafire?
Şekerimiz kalmadı kusura bakma.
Buna ne dersin?
Seni öldüreceğim.
Geberteceğim seni.
Ama korkma.
Burada değil.
Seni burada öldüremem. Çünkü böyle bir gelenek varmış.
Ama seni dışarı çıkartıp geberteceğim.
Burada kalamayacaksın.
Çık lan dışarı!
Çık lan dışarı!
Mustafa. Ne?
Tabii edeceğiz. O zaman bu heriften haberimiz yoktu ki yengemiz sayesinde.
Ne demek bu yani? Şimdi adamı öldürecek miyiz? Ne öldürmesi?
Bunun mahkemesi polisi yok mu Ekber?
Anne polis bu meseleden vazgeçiliyor.
Dosya çoktan kapandı. Ne polisi ne mahkemesi diyorsun sen? Bir evladımdan
oldum bir de senden mi olayım?
Kes şunu lan!
Yemekte konuştuğunuz şeye bak!
Gerekirse adamların parasını kuruş kuruş geri veririz.
Bir tabak da ona verin.
Ne diyorsun ne desen?
Bu adam abimin katili.
Haptiste olsaydı yemek yemeyecek miydi bu adam?
İyi günler.
Ne yapıyorsun?
Doğası şöyle o toz gibi ha.
Benim de fotoğraflarımı çeksin ha.
Çıksın benim de fotoğraflarımı.
Onunkileri de çeksene şimdi.
Hadi çek.
Çek onunkileri de ha.
Çeksin hadi.
Demek fotoğrafçısın ha.
Çeksin o lan benimkini de.
Benimkini de çeksin hadi ha.
Ben abimin intikamını bırakmam lan senden. Çık ulan siktir git bu evden.
Çıktır git yoksa öldüreceğim lan seni.
Çık ulan bu evden. Çık diyorum sana bu evden.
Ben misafir falan dinlemek ulan, anlıyor musun?
Misafir falan demem ulan, gebertirim seni ulan! Ne
oluyor ulan?
Ekber... ...Bu evde senin sözün dinlenmiyor mu?
Bu adam bu evin misafiridir.
Burası da benim evim.
Almaya da olmamız hiçbir şey fark ettirmez.
Anamın sözünü çiğnetmem!
Defol!
Bu benim
en
iyi arkadaşım, Thomas.
Biz... ...gördük.
Gel buraya.
Gel buraya.
Mustafa! Ben!
Zehra! Efendim?
Bizim deliğe dikkat et de bu herife bir halt etmesin. Bu adam burada mı kalacak?
Gelin de fazla dolaşmasın haftada.
Bu adam burada kaldıksa ne olacak?
Ne var?
Şey mi var?
Nibanda!
Çık git ne olursun git!
Kapıyı açık bırakıyorum.
Git! Rammus!
Açın kapıyı lütfen.
Bırakın beni içeri. Lütfen telefonla konuşmalıyım.
Hı hı hı.
Gel lan içeri gözümün önünde otur.
Kalk.
Manyak mısınız lan siz? Kabayı mı yediniz oğlum? Ne yapıyorsunuz lan
burada? Manyak mısınız? Ver lan şu silahı bana. Çıkın. Çıkın.
Yürü lan. Gebertirim ulan seni. Anlıyor musun?
Gebertirim ulan seni.
Öldürürüm ulan seni.
Baba hoş geldin.
Anneciğim hoş geldin.
İçeride abdiye edildim. Meine Vater, meine Mutter, meine Gast.
Biraz misafir, baba sen anlarsın durumu.
Ne yapalım?
Şöyle fotoğraf bilirsin ha? Hı hı.
Yani ben Nidyan ama sen kimsin?
Yücey, ne yapacaksın?
Yardımcı mısın?
Yardımcı mısın?
Kardeşim.
Yardımcı mısın?
Söyledin mi?
Söyledin mi?
Söyledin mi?
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun?
Tamam,
gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Anne durma, bir tendir diyot getir, sargı bez getir, bir şeyler getir.
Tamam.
Tamam.
Tomas?
Ne bu sevda olaydı, ne de bu
ayrılıkla.
Deryalıklar ay balam suda oynar balıklar.
Deryalıklar ay balam.
Ne bu sevda olaydı?
Nerede bu ayrılıklar?
Sus lan. Bir futbol muhabbeti yapmadığımız kaldı. Bana geliyor.
Atakan.
Ne oldu lan buna?
Ne oldu lan? Rezim gitti lan.
Bunlar 5 yıl önce bu başları Almanca söylüyordu. Bak Türklerden yeni
geliyorlar.
Ne oldu buna? Hep böyle en iyi şeyler yapıyor ya.
Bana bak bakayım, oldu mu?
Yok. Nerede demedin sen?
Yok. Şimdi bak.
Şimdi bak.
Bakıyorum, yok.
Hadi içiyorsun. Şimdi bak, pankoru atarsan.
Belki de astık ha valla.
Dur inciniyorum.
Dur üfedeyorum.
Kansu, üfedeyeyim mi?
Neresi bu?
Aha! O herif bir dokunulu yaptı.
Ulan bu Almanlar teknikte çok iyi. Aferin lan Topal. Lan yüksel. Orada ben
bir boku yaramadan otur görüyor musun? Herif büyücü gibi dokunulu yaptı. Biz
aşağıdan uğraşıyoruz.
Arkadan bir yere dokunulur.
1951'de Berlin'de iki bir kazandık. Daha sonra bir Köln'de, bir de İzmir'de
beraberliğimiz var. Onun sonrasında hep yenilgi.
Evet. Evet.
Evet.
Epeyim anacığım. Çok yaşa, iyi bayramlar yavrum. Sağ olasın anacığım. İyi
bayramlar. Hayırlı bayramlar. Hayırlı bayramlar yavrum.
Allah başımızdan eksik etmesin. Amin. İyi bayramlar yavrum.
Geçen bayram Mehmet'im aramızdaydı Ekber.
Önce öp, sonra başına koy.
Nedir bu Thomas meselesi? Bunu bir dinleyelim. Anlatayım. Bu bizim oğlanın
arkadaşı. İşte böyle geliyor, burada yerde oturup duruyor. Bir şey
diyemiyoruz.
Niye yerde oturuyorsun kardeşim?
Gel otur, bak koltuk var, sandalye var, divan var. Yerde oturmakta ne zevk
alıyorsun? Türkçe anlamaz.
Ya abi bırak şimdi işi gücü. Bugün bayram.
Bugün bayramsa ne oturuyorsun burada kardeşim? Gel koltukta otur ya. Ya abi
Türkçe anlamaz.
Bekler,
artık bayramların da satıklanmadı.
Nereye?
İyi günler.
Ya gitmiş çıkarma başım. Yürü.
Du bist ein Arschloch.
Sagt das du ein Arschloch bist.
Bakıyorum yerine alıştın, arş yok.
Rahatın yerinde mi ha?
Bir eksikliğin var mı?
Nasıl oluyormuş kendi memleketinde gurbetlik?
Bak seninkiler bizi ne hale getirdi? Sen şarkılar söyleyeceksin biz de ayak
yiyeceğiz ha? Sen bizim karımızın kızımızın resmini çekeceksin biz
öleceğiz öyle mi? Ne resmi lan? Sanat fotoğrafları baba. Ne demek o?
Bu Kengem'in fotoğraflarını çekmiş.
Abimle görmüş bu orospu çocuğun çektiği fotoğrafları kavga etmişler.
Yalan.
Benim gelinim böyle bir şey yapmaz.
Bu bedelen Kengem'e sarkmış o da ona poz vermiş.
Boşuna uğraşma.
Bu evde herkes beni sana yakıştırıyor ama... ...seni sevmiyorum ben.
Beni sevdim.
Kimse beni sevmiyor ki.
Kimse beni sevmiyor.
İmertiye sahip.
İmertiye sahip.
Kimse beni sevmiyor.
Beni sevmiyor.
Beni sevmiyor.
Sen kimsin?
Sen
kimsin?
Sen kimsin?
Ne oluyor?
Nerede?
Evet,
Mehmet'i tanıyorum.
Ne demek?
Nasıl şarj duzu?
Ne bakıyorsun lan?
Demek poz vermedin ha?
Demek oğlumun çektiği resimler yüzünden öldü he?
Ateşe kurut!
Aki, değil, ben masum. Ben özür dilerim, anladın mı?
Ben masum!
Seni öldürmek istemedim, seni öldürmek istedim.
Sadece seninle birkaç fotoğraf yaptım. Sadece normal fotoğraflar.
Gel, gel, beni öldür. Gel, gel, gel.
Gel, gel, gel.
Evet, gel Mürtis gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel,
gel, gel, gel, gel, gel,
gel.
Evet.
Tamam.
Ben gitmedim.
Tam alıştık sana.
Çok şükür. Bir de Alman dostumuz oldu.
Gavurlarım.
Her şey büyüyünce anlayacak.
Bu evde kalamayız artık.
Ben gelmem.
Anneni yalnız mı bırakacaksın?
Sen yalnız kalmazsın.
Oğlum.
Artık ben senin oğlum değilim.
Mustafa bu nasıl söz?
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Görüşmek üzere.
Bu senin.
Koyabilirsin.
Tamam. Benim için küçük bir hatırlatma.
Teşekkürler.
Thomas... Thomas... Sen...
Baba yengem gidiyor.
Anne.
Nene. Nene yengem gidiyor.
Abimin karısı gidiyor.
Gitmesin. Söyle.
Nene.
Gitmesin.
Ne yapıyorsun sen bunu?
Polonez'i öldüreceğim.
Kimi? Alman'ı.
Manyak mısın lan sen?
Sen onunla dost olun.
Bu iş bana kaldı.
Ver.
Ver şu silahı.
Ver lan şu silahı.
Ver.
Versene şu silahı.
Ver lan şu silahı.
Dikkat et.
Mutsuz yapma.
O evde kalamazdım artık.
Yaşamaya karar verdim.
Beni öldürmeye hakkınız yok.
Onu... Onu hiç tanımıyorum bile.
Kendim için gidiyorum.
Dumanlı gözlerimin ardında
ürün
Gece kadar
ses
Gel sarıl boynuma, rüya uyansın.
Gir sokul koynuma.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.