Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Geldiğin için sağ olun.
Ne demek Mirza? Bir şey buldun mu?
Hayır, ben de yeni geldim.
Etrafta kimse yok.
Araç vadiden çıkmamış.
Bir sürü çıkış var.
E ne yapacağız peki?
Bulacağız. Sen merak etme.
Allah'ım niye girdiler ki buraya?
Neden getirdiler ki onları buraya?
Polis trenlerini duydun mu? Duydum.
Çocuk nerede?
Bilmiyorum yer yarıldı içine girdi sanki. Hadi çıkalım şuradan atla çabuk
atla.
Keşke çiçek soğanlarından dolayı ekerdik.
Bir dahaki sefere inşallah.
Herif. Ne oldu?
Bak hele.
Ölmüş mü Kazım? Ölmüş.
Ay bu Musat Hanım. Ay Kazım Allah'ın aşkına bak ölmüş mü?
Ölmüş galiba.
Ambulansı arayalım.
Yavrum ne yapıyorsun sen? Anneciğim lütfen karışma. Bana sormadan etmeden
nasıl böyle bir karar verebilirsin?
Anneciğim lütfen karışma.
Karışacağım.
Annenim ben senin ya.
Evet sen benim annemsin.
Ama anne ben artık 19 yaşındayım.
Ben kendi kararlarımı kendim verebilirim.
Kızım.
Ben işlemlere başlamadan önce oğlumuzla konuşacağım. Ama sizden tek bir şey
istiyorum. Bunu yapmanın önce tek bir şartım var.
Ne istiyorsun?
Bu ameliyat işe yarasa da yaramasa da.
Şikayetinizi geri çekin.
Ben hapse girmek istemiyorum.
Niye gülüyorsun kızım?
Niye öyle dedin?
Öldü mü gerçekten Leyla?
Ya Allah hakkı için bir cevap ver artık.
Kızım sen ne yaptın?
Elini kana mı buladın?
Cevap versene deli meret cevap ver.
Baksana telefona telefon çalıyor.
Bak.
Kim arıyor?
Kim arıyor?
Bitti mi?
Öldü mü?
Ay yok, ben felalaşıyorum.
Kızılcıkur'da uçurumdan düştü.
Öldü mü? Kontrol ettiniz mi?
Yok, bakamadık.
Ne demek bakamadık ya?
Siz niye işi tamamlamadan dönüyorsunuz?
Kalıp da yakalansa mıydık? Polis trenlerini duyunca topukladık işte bize.
Polis mi?
Polis tabii, tabii polis.
Niye bir işi beceremiyorsunuz? Polis orada olduğunuzu nasıl biliyor sizin?
Demek ki planını yeterince gizli yapamamışsın. Birisi uyanmış bu işe.
Allah kahretsin!
Allah seni kahretsin!
Aldık mı başımıza belayı?
Çocuğu neden söylemedin? Şimdi ne olacak?
Lan oğlum görmedin mi karı nasıl çıldırdı? Çocuğu söyleyecek hal mi
kaldı? Kadın haklı.
Madem uçurumdan düştü insan bir döner bakar kontrol eder. Ya ölmediyse?
Bütün vadiyi arıyoruz.
Vadiden çıkan yollardaki mobeselere de bakın.
Ulan çıldıracağım ya.
Kuş olup uçtular sanki.
Mirza sakin ol.
Hele bir anlat Leyla'nın el kadar çocukla ne işi varmış buralarda? Benim
çağırdığımı düşünüyordu çünkü.
Nasıl ya? İki adam gitmişler kapılarına.
Benim gönderdiğimi söylemişler.
Onlar da inanıp binip gitmişler işte.
Hayda.
İyi de kim Leyla'dan ne ister ki?
Leyla.
Ya sen kafayı mı yedin ha? Aklını mı kaçırdın ha?
Ya ne sus?
Ya ne sus? Kendi başına böyle büyük bir işe kalkışıyorsun. Bir de eline yüzüne
bulaştırıyorsun. Bravo.
Aferin sana. Bravo.
Düşmüş işte uçurumdan aşağı. Uçurum diyor hala sus.
Sus diyorum sana sus.
Sestan.
Ne oldu Miran ya?
Yine mi kara haber?
Annemi mezarlıkta bulmuşlar.
Bağları bana nasıl yaktırdığını anlatırım.
Küçük şeytana bak sen ya. Bağları yakmış.
Aman bu büyük sırla ne yapacağım ya? Ne yapacağım?
Anne ne oluyor?
Anne?
Alo? Abla?
Ya yine ne oluyor ya?
Ya dur beni de bekleyin.
Yaşıyor mu?
Yaşıyor.
Ambulans parmak üzere.
Ambulans falan bekleyemem ben.
Dayan.
Siz çocuğu bulun. Hüman yok ortalıkta. Sen merak etme.
Biz buradayız bakarız ona yetiştir Leyla'yı.
İyi misiniz?
Bu ilaç yavaş yavaş gitsin. Bir saat sonra daha iyi olacaksınız.
Geçmiş olsun.
Anne! Vuslat!
Anneciğim, beni çok korkuttun.
İyi misin anneciğim?
İyiyim ya, korkma.
Nasıl korkmayalım? Aklımız çıktı Vuslat anne.
Aklımız çıksa yine iyi.
Benim var ya...
Şu ciğerimden parça koptu parça. Hele o Miray odaya dalıp dedi ya... ...annem
mezarlıkta bulunmuş.
Ben öldüğünü sandım. Dedim benim Vuslat'ım... ...ömrü boyunca kendi
göbeğini kendi kesti.
Şimdi de cenazesini de kendi kaldırmış.
Abartma Macide daha neler. Of!
Anneciğim Allah aşkına senin mezarlıkta ne işin vardı?
Evet Vuslat ya.
Senin... Mezarlıkta ne işin vardı?
Anneciğim ne işin vardı mezarlıkta?
Niye gittin oraya?
Konuşsana anneciğim lütfen.
Ne bileyim ben.
Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Hani ilacın etkisindeydim.
Allah Allah.
Oraya mı gitmiş?
Neyse. Beni bırakın şimdi de. O uğursuz kızı haneme sokmadınız değil mi? Sence
ben buna izin verir miyim Muslat Sultan?
İyi de.
Nerede şimdi peki Leyla?
Nereye gider?
Cehennemin dibinde.
Odayı boşaltalım lütfen. Bir kişi kalsın. Muayene edeceğiz.
Siz çıkın.
Usta ben buradayım. Kapının önündeyim. Anne yürü.
Tamam yürü.
Sediye getirin hemen, Sediye.
Ne kadarını anlatacağız Hüsnat'a ha? Ne yapacağız?
Neyi ne yapacağız?
Ya kendi kendine salak salak işlere kalkıştır, Leyla'yı öldürdün ya. Hoş o
da bir muamma, belki de yaşıyor.
Ya saçma sapan panik yapıp durma. Sen de duydun işte Kızılvadi'den aşağı düşmüş.
Parçası bile kalmamıştır, ne yaşaması?
Kesin bilgi mi?
Ya yaşıyor olması için kuş olup uçması lazım. Leyla'nın da kanadı olmadığına
göre.
Doktor yok mu doktor?
Al işte bak.
Varmış demek ki kanadı.
Öldüm değil mi ben?
Kesin öldüm.
Yok canım niye ölesin?
Karşımda niye bir melek görüyorum o zaman?
Bak gülünç cennetin kapıları da açıl.
Yok.
Melek falan değilim ben.
Niye buradasın o zaman?
Seninle konuşmak için uyanmanı bekledim.
Rahat mısın?
Sağ ol.
Karaciğer nakline ihtiyacın varmış.
Evet.
Pisliğin biri yüzünden hayatımın ucuna geldi.
Belki de... Öleceğim.
Yani kaza olmuştur.
O da bilerek yapmamıştır.
Hatırlıyorum ağanı.
Çok hızlıydı. Frene bile basmadı.
Yoksa çarpan kişinin yakını falan var. O yüzden buradasın.
Hayır.
Hayır.
Ben donarım.
Nasıl yani? Şöyle yani.
Karaciğer nakli için. Sen ve ben.
Tam uyum içindeyiz.
Sen ciddi misin?
Evet.
Melek değilim diyorsun bir de. Bak meleksin.
Allah Allah.
Madem buraya kadar gelecektin çayları sen alsaydın ya.
Ben buraya çay almaya gelmedim de neyse.
O zaman ne diye peşimden kuyruk gibi dolaşıyorsun?
Sana göz kulak oluyorum diyelim. Allah Allah.
Ne zaman kendine bunu görev edindin?
Bugün gördüklerimden sonra.
Ne gördün ki?
Boşver şimdi sırası değil. Ama zamanı gelince söylerim sen merak etme.
Bana bak Akif, benim canımı sıkma. Ne ima ediyorsun?
Olaylara bak.
İkisi aynı masada.
Ahu... ...ikizimden dolayı... ...yani ateşten ötürü... ...karnım da çok
gelişememişti.
Kalp hastası olarak doğdu.
Kalbinde delik vardı.
Tedavisi çok uzun yıllar sürdü.
Ameliyat oldu.
Bünyesi çok zayıftır.
Kaldıramaz bu ameliyatı.
Ya kızım o masada kalırsa?
Ne diyeyim bilemiyorum ki Miray.
Orada yatan da benim oğlum.
Tek evladım.
Hayattaki her şeyim.
Kolay gelsin Mihra Hanım.
Miray? Onca yıl sonra iki medeni insan gibi eski günleri yad ediyorsunuz
herhalde.
Kuzum Allah aşkına hiç sırası değil canım burnumda. Öyle mi? Benim de canım
burnumda. Annem hastaneden kayboldu haberin var mı?
Sonra da mezarkta baygın halde bulundu.
Ne? Ne diyorsun sen?
Abim Leyla'sın sen de eski aşkının peşinde koşarken ben buraya destan ve
macileyle gelmek zorunda kaldım.
Hay Allah'ım ya.
İnsan gerçekten hayret ediyor. Ne kadar kötü kalpli insanlar var ya.
Uçurumdan atmak nedir ya?
Yazık. Vallahi yazık.
Çok mu üzüldün?
Üzülmez mi insan canım?
Sonuçta ne kadar kötü biri de olsa.
Leyla benim kocamın kızı.
Üstelik yaşı da çok genç.
Vallahi içim parçalanıyor ya.
Öyle mi?
Konaktan kovarken de üzülseydin belki başına bu gelmeyecekti. Aa!
Ne kovması ya? Kim uyduruyor böyle? Ya bırak!
Tanımadan hala inkar ediyorsun.
Öğrenemeyeceğimi mi sandın?
Hem siz ne geziyorsunuz ya burada? Ne geziyorsunuz burada yanımda?
Biz zaten buradaydık Mirza.
Tabii sen Leyla'nın peşinde koştuğun için bilmiyorsun olanları.
Annen mezarlıkta baygın bulunmuş.
Hastaneye getirmişler. Ne diyorsun ya sen?
İyi şimdi.
Merak etme. Odaya almışlar.
Sakin olun,
sakin olun.
Hüma burada kaldı.
Hüma burada kaldı. Sakin ol.
Anlat bana, ne oldu? Hüma nerede?
İki tane öldürmek istediler bizi.
Hüma koştu, koştu, koştu. Kaçtı kızın.
Kaçtı kızın. Kesin yakın, kesin yakın.
Sakin olun, tamam.
Bir saniye.
Sen bekle burada.
Hüma'yı bulacağım.
Ben de gelirim.
Ben de gelirim.
Tamam.
Sakin olun.
Ne oldu Mirza?
Leyla iyi mi?
Hüma yok ortalıkta. Nereye?
Ay başımıza gelenler ya.
Kim ne istiyor bunlardan?
Bilmiyorum ama öğreneceğim.
Buna kim cesaret ettiyse Allah şahidim olsun ölmekten beter edeceğim.
Kız sen muslatçılık mı oynuyorsun?
Muslatçılık mı oynuyorsun?
Salak mısın kızım sen? Çocuktan ne istiyorsun?
Yok çocuk yoktu onlara çok. Kocağı dokunmayın dedim.
Yandık. Yandık.
Hem de ne yandık.
Şimdi çık çıkabilirsin işin içinde.
Mirza. Hüma'dan bir iz var mı Cici?
Maalesef bulamadık. Yer yarıldı içine girdi sanki.
Bu herifler her kimse onları öldürmeye çalışmış.
Hüma'nın peşine de bir adam düşmüş.
Ne diyorsun sen ya?
Hüma'yı bulmamız lazım Cici.
Ya kötü bir şey olduysa?
Allah korusun. Çağırma öyle şeyleri. Bulacağız inşallah. Sen hele bir gel.
Ben yoldayım zaten. Geliyorum.
Tamam. Mirza.
İçini ferah tut. Bulacağız inşallah Hüma'yı.
İnşallah cici. İnşallah.
Karanlıktan korktuğunu biliyorum.
Ama bak.
Dışarıdan ışık geliyor.
O kadar karanlık değil.
Korkacak bir şey yok.
Biliyorum.
Küçüksün.
Çok haklısın.
Ama... Bak.
Ateş böceği.
Ateş böcekleri sadece ışığa doğru gelirler.
Ama o bize doğru geliyor.
Allah bize ne demek istiyor biliyor musun?
Yalnız değilsiniz.
Size bir umut ışığı gönderiyorum.
Korkacak bir şey yok.
Sana Kapadokya'daki balonları anlatmıştım.
Hatırlıyor musun?
Babanla ben.
İlk sevgili olduğumuzda.
Bir sabah beni balonları izlemeye götürmüştü.
Sen daha doğmamıştın.
Daha yoktun.
Babanla ben vardık.
Onlarca pola.
Gecenin karanlığında.
gökyüzüne doğru havalanıyordu. Bir sürü ateş böceği gibiydiler.
Validen gökyüzüne doğru havalanıyorlardı.
Bana bunu söylediğimde o zaman ateş böcekleri doğacak günün habercisidir.
Öyle diyebilir miyiz demişti.
Eğer onlar uçuyorlarsa gün doğmak üzeredir.
Belki de bu yüzden.
Bilmiyorum. Ama ben ne zaman ateş böceği görsem, içimde hep bir umut da var.
O zaman derim ki, gün doğmak üzere.
Hiçbir acı, hiçbir keder sonsuza dek sürmez Hüman.
En karanlık günün bile bir sabahı vardır.
Biz de buradan kurtulacağız.
O yüzden ne zaman bir ateş böceği görsen hep bunu hatırla.
Umudunu asla kaybetme.
Kimse var mı?
Sizimi duyan var mı?
Allah'ım beni duyan var mı?
Bir şey yapmam lazım.
Sabahından beri bu saatte olan haber yok.
Bir şey yapmam lazım.
Bir şey yapmam lazım.
Bir şey yapmam lazım.
numariye bağırıyoruz ama yalvarıcı bilse de cevap verecek durumda değilim. Allah
'ım nasıl bir işimizden istedik ya.
Olsun.
En azından burada olduğumuzu anlattık.
Allah Allah.
Ne demek Leyla uçurumdan düştü? Şunu doğru düzgün anlatsanıza.
İntihar falan mı etmiş?
Yok.
Suikast.
Suikast mı?
Kim yapmış?
Sen aptal mısın?
Nasıl yaparsın böyle bir şeyi? Tamam, sakin ol Ustad. Bak serumun çıkacak.
Bırak Macide sen de, bırak Allah aşkına.
Ya Allah aşkına sakin ol Ustad ya.
Zaten Leyla ölmemiş, yaşıyor yani. Durumu stabil.
İşte çocuğun akıbeti belli değil.
Siz çocuğu da mı öldürtmeye kalktınız?
Yok ya, olur mu öyle şey ya? Hiç öyle bir niyeti yoktu da.
Olaylar kontrolden çıkmış işte.
Sen ne saçmalıyorsun Macide?
Kızının başımızı açtığı belanın farkında mısın sen?
Bunun aklı hiç çalışmıyor mu? Sen bu kadar mı aptalsın?
Aptalsın tabii aptal. Yeter ben aptal falan değilim. Ben insanım insan.
Benim duygularım var.
Ama destanın duyguları sizin umurunuzda mı ya?
Vuslat anne.
Ben sevdiğim adamla evleniyordum. Ben nikah masasından kalktım. Farkında mısın
sen?
Evleneceğimi zannettiğim adam bu hayatta en nefret ettiğim insanla evli çıktı
Leyla'yla.
Ahretliğim, Destan tabii çok travmatik günler yaşıyor. O yüzden ne dediğini
bilmiyor. Değil mi Destan? O yüzden sus artık Destan. Sus, yalvarıyorum sus.
Kapa çeneni Destan. Kapamayacağım.
Ne yapacaktım ya?
Mirza yüzüme bakmıyor benim.
Bana ne dedi biliyor musun sen?
Leyla'yı boşamayacağım dedi.
Benim başka çarem yok. Mirza ellerimden kayıp gidiyor.
Ben Leyla ölmeden...
Ondan kurtulamıyorum anlamıyor musunuz? Leyla ölmeden ondan kurtulamıyorum.
Asıl şimdi sen bizi çıkmaza soktun.
Mirza Leyla'nın canına kim kasteder diye sorgulayacak elbet.
Leyla'nın kaçışına anlam veremediği için aklındaki o düğümler bir bir çözülecek.
O zaman bu oklar kimi gösterecek destana? Kimi gösterecek?
Sen Mirza'yı aptal mı sandın?
O bu işi peşini bırakmayacak.
Sen kime yaptırdın bu işi?
Kafe çok kalabalıktı ancak gelebildim.
İçer misin anne? İçeyim mi?
Ay ben içeceğim ya.
Belki de bir yer bulup saklanmıştır yağmurdan korunmak için. İnşallah Nilcan
inşallah.
Biri geliyor.
Kızımı koruyacağım küçüğüm.
Allah'ım sen koru.
Allah'ım sen koru.
Ne yağdı mübarek be? Ne yağdı be?
Baba? Baba?
Baba! Gel baba, gel.
Baba!
Baba! Ne oldu, iyi misin?
Akif'le, sabahtan beri ablan yok oğlum.
Akif'le, başına neler geldi? Var babacığım var, sen merak etme.
Ne olmuş?
Leyla nerede?
Ya baba, bizim Kızılvadi vardı ya. Ha işte, sen ablam tut, oradaki uçurumdan
düş.
Baba?
Aa! Baba dur, nefes al baba!
Baba ne oluyor?
Baba!
Baba! Nefes al baba nefes!
Leyla! Buldum buldum!
Senin ne işin var burada? Bekleyemem sen! Buldum buldum kızımı buldum!
Sana hattanda kal demedim mi?
Olmaz! Ben de yardım edeyim!
Sızılama sızılama! Ben hissederim!
Ne yapıyorsun?
Al şunu al!
Geç şunu!
Nasıl dil altı verince iyi geldi sanki. İyiyim iyiyim. İyisin değil mi?
Daha iyi. İyi daha iyisin de.
Ya baba Allah aşkına ya. Ya sen fenalaşmak için niye acele ediyorsun?
Ya insan bir lafının devamını dinler ödümü patlattın. Asıl sen benim ödümü
patlattın. Öyle lafa girilir mi ya?
Leyla iyi değil mi?
Baba iyi diyorum ya. Ablam iyi hastanede sakinleştirici verdiler.
Sen merak etme. Var ya ablam şu an bebek gibi mışıl mışıl uyuyordur.
Hüma, torunum.
Torunum nerede?
İşte onu Allah bilir babam.
Yani anası uçurumdan düşünce Hüma da ortadan kayboldu. Sen ne diyorsun oğlum?
Baba, ya baba bir dur ya. Baba Allah'ın hakkı için ya. Sen ölmeye ne meraklısın
ya? Çocuk ortada yok diyorsun oğlum.
El kadarsa bir sesi de yok.
Babam tamam bak ağlama artık ya. Lütfen bak dur.
Ya içini karartma.
Ya bak eniştem ortalığı ayağa kaldırdı zaten.
Bugün herkes Hüma'yı arıyor.
Hüma yerin dibine de girse. Eniştem onu bulur çıkarır. Tamam mı?
Aferin babacığım tamam. Ağlama artık be.
Hüma!
İçeriye adam geliyorum.
Hüma! Hüma!
Hüma!
Hüma!
Yüzda, bura ne beter abi ya.
Vallahi canım buramda.
Sağ salim bulacağız onu inşallah.
Rıva!
Rıva!
Rıva!
Rıva!
Rıva!
Rıva!
Her şey Allah'a zikreder.
Evet. Her şeyin bir sesi vardır.
Evet.
Mesela şu yıldızlar bize bir şey söyler. Ama herkes duyamaz.
Ağaçların, çiçeklerin, kuşların, suyun,
güneşin, ayın hepsinin sesi vardır.
Ama herkes duyamaz.
Evet.
Taşlarım bile.
Ne var burada?
Ne var burada?
Ne var burada? Kız burada.
Kız burada.
Kız burada.
Bu kapıda bir anne, bu kapıda bir anne.
Susun!
Herkes sessiz olsun!
Hüma!
Hüma sen misin?
Orada mısın?
Bu evet demek.
Hüma! Hüma! Hüma burada!
Hüma! Hüma yaşıyor! Hüma!
Hüma!
Hüma!
Çık dışarı!
Hüma güvendesin!
Hüma güvendesin sen!
Çıkamıyor!
Çıkamayacağım ben!
Çıkamayacağım ben!
Hüma!
Hüma! Hüma! Hüma!
Hüma kızım!
Hüma! Kızım geldik!
Geldik! Hüma burada!
Tamam sakin! Kızım çıkamıyor! Sakin ol tamam!
Kızımı çıkarın! Hüma!
Çocuğumu çıkaracağım. Tamam bekle. Çıkaracağım seni.
Gerçek adamı çıkaracağım. Gelin, gelin. Ben ineceğim.
Tamam, saçmalama.
Açmıyor mu adamlar?
Delireceğim. Ne yapacak ki Vuslat anne bu adamlarla?
Kurmuştur o planını. Sen onun dediğini aynen yap.
Adamları söylediği yere götür.
Açsalar götüreceğim de açmıyorlar.
Akif sen mi geldin oğlum?
Hayda! Ne yaptığını sanıyorsun oğlum sen?
Bunun ne işi var burada?
Çünkü kötü niyetli birileri Leyla ablamı öldürmeye çalışmış abla.
Babam da orada perişan olmuş.
Ne yapacaktın? Babamı orada perişan bir çare mi bırakacaktın? Evet. O seçimini
yaptı. Kızını seçti. O yüzden şimdi seçiminin bedelini ödeyecek. Götür şunu
şuradan gözün görmesin. Akif ol.
Gidelim. Bir dakika.
Ben istiyorum abla.
Benim babam yok hani.
Ayrıca da... ...sen benim babamın nerede kaldığıyla uğraşacağına... ...bir düşün
bakalım. Leyla ablamı kim öldürmek ister?
Eniştem bu sorunun cevabını çok yakında bulacak.
Tamam kızım.
Anne Allah aşkına.
Neyin acelesi bu? Gece gece hastaneden taburcu olunduğu nerede görülmüş?
Miray Allah aşkına çene çalmayı bırak da abini ara.
Sor bakalım çocuğu bulmuş mu? Anne abimi demin aradım açmadı ya.
Mukaddese de söyle benim kendi yastığımı getirsin. Bunlar hiç rahat değil.
Tamam ya.
Niye diktin gözünü öyle imalı imalı bakıyorsun?
Gerçekten merak ediyor musun o çocuğu? Bana ne Leyla'nın çocuğundan? Ben oğlumu
merak ediyorum.
Anne.
Leyla'nın bu başına gelenlerle senin bilgin var mı?
Yoğun bakımdaydın farkında mısın?
Seni tanıyorum Ustad Kozak. Sen ölüm döşeğindeyken bile yapacaklarından geri
durmazsın. Ne bu böyle?
Başıma dikilmişsin sorgu memuru gibi. Hayırdır?
Ben sana bana soru sorma hakkını verdim mi?
Ayrıca sen niye hala buradasın? Çocuğunu da buldun.
Hala beni kapı dışarı etmekle uğraşıyorsun.
Farkında mısın?
Leyla geri döndü.
Hem de abimle evlenmiş olarak.
Başım büyük belada.
Leyla geldiği gibi dönecek.
Ben daha hayattayım, ölmedim.
Sen de döneceksin Mihri. Biz de eski hayatımızı yaşayacağız.
Kul kurar... ...kader gülermiş diye bir söz duydun mu anne?
Sen yedi sene önce bir cinayet işledin.
Leyla'yı öldürdün.
Ama bu sefer... ...maktul... ...cinayet mahalline geri döndün.
O yüzden sen benimle uğraşacağına... ...nasıl bundan kork?
Leyla ağzını açmayacak.
Mirza Leyla ile olan nikahını bozacak.
O kadın buradan gidecek.
...onu kapatacak Nihre.
Öyle mi?
Öyle.
Çabuk yuva anne.
Güzel kızım.
Güzel kızım benim.
Güzel kızım benim.
Çok korktum sana bir şey olacak.
Çok şükür.
Nereye gidiyorsunuz demeyecekler mi? Ya şüphe çekersek?
Bunu Leyla'yı öldürtmek gibi bir salaklık yaparken düşünecektin. Daha
fazla konuşturma beni istersen destan.
Şimdi hemen gidip bu adamların parasını ödeyip buradan göndereceğiz.
Ahretliğim haklı. Muslat bak şimdi dolarlar bunun içinde.
Allah'tan Mirza Leyla'ya verdiği parayı odasına bırakmış da... ...onun içinden
aldım hepsini doldurdum yani. Ver şunu Macide tamam.
Mirza gelmeden gidelim.
Mirza zor gelir.
O çocuk bulunmaz artık. Acele etmeyin yani.
Ha iyi madem. Adamlarla da çay içeriz. Yani içim rahatladı Macit. Allah'ım yürü
destan.
Bir sorsana ya.
Ne dedim ben şimdi ya?
Kötü bir şey mi dedim?
Ayarı sonda zaten.
Çocuk çok üşüdü ya.
Anlaşıyor musun hala kızım?
Sağlık kontrolü de yapıldı. İyi çok şükür.
Köy yoluna girmedin.
Köye gitmiyoruz ki.
Babam evde yalnız.
Sabahtan beri tek perişan olmuştur.
Ben Akif'i eve gönderip aldırttım onu.
Nereye götürdü?
Eve.
Bizi nereye götürüyorsun?
Sen şimdi yarın ciddi ciddi ameliyat mı alacaksın?
Evet. Ya bir şey olursa?
Ameliyatta yani.
Kalbin şey ya.
Bana bir şey olmaz oğlum.
Ya olursa? Korkma.
Ya olursa?
Ölsem üzülür müsün?
Salak salak konuşma ben de ölürüm. O nasıl laf öyle?
Oğlum salak salak sen konuşma.
Allah korusun.
Kızım biz bir yola beraber çıkmadık mı?
Biz bu dünyaya beraber gönderildik. O yüzden sana bir şey olsa ben dayanamam
ki. Ben de ölürüm.
Böyle konuşma yani.
Ne ameliyatı?
Ne yapacaksın ne ameliyatı olduğunu?
Çok umrundayız.
Doğru, değilsiniz. Bana ne ki?
Çarptığım çocuğa karaciğer nakli için donör oldum.
Yaman'ın oğlun ama.
Evet, tam uyum.
Yarın nakil olacak.
Çocuğunda çok vakti kalmadı zaten.
Bir dakika sen küçükken hasta olmadın mı? Yani ameliyat falan olmuşsun diye
duyduk. Evet. O yüzden zaten narkozu almak benim için çok tehlikeli bir şey.
Annem de karşı çıkıyor.
Gelmeden çok kötü kavga ettik zaten.
Üzüldün diyeceğim ama...
Bizden ne kadar nefret ettiğini bildiğim için diyemiyorum.
Sizden nefret etmiyorum.
Ben annenizden nefret ediyorum.
Anne babaların yaptıkları çocukların suçu değildir.
Faysal'ın oğlu altınları çaldı derken de bunu düşünseydin keşke.
Çalsaydın şu an burada oturuyor olmazdın değil mi? En azından gitmiş olurdun.
Ben olsam öyle yapardım çünkü.
Ne oluyor?
Bizim bu evde hiçbir günümüz normal geçmeyecek mi ya?
Aman da aman.
Mukon kurban olsun sana. Ne güzel yiyor.
Aa vuslat. Niye çıkmadınız hala?
Telefonumu unutmuşum.
Hadi. Anne nereye sen bu halde?
Hastaneye gidiyorum. Bir ilacımı eksik yapmışlar. Onu yaptıracağım.
Olur mu canım öyle şey? Hemşire falan çağıralım. Evde halletsinler.
İyi geceler.
Mirza.
Onların evimizde ne işi var?
Burada kalacaklar çünkü.
Oğlum çok geçmiş olsun.
Yani tabii ki onlar burada kalacaklar başımızla beraber.
Çok şükür sağ salim kurtulmuşlar.
Sağ ol anacığım.
Sağ ol da... ...sen niye evdesin?
Niye bana haber vermeden çıktın hastaneye? Oğlum iyiyim ben. Ben
hastaneleri sevmem biliyorsun.
Ama işte bir son bir serum alacağım. Bir tane ilacım kalmış zaten.
Mukaddes, sen Leyla'yla kızına çatıdaki odayı ayarla. Orada rahat ederler.
Hemen.
Gel bakalım Hüma.
Hadi canım benim, gel.
O zaman size emanet.
Oğlum, sen nereye gidiyorsun?
Benim bir işim var, çıkmam lazım.
Buyur, buyur Elyan, buyur.
Cici, var mı bir haber?
Adamların kullandığı araç kiralıkmış.
Nereden kiralamışlar?
Havalimanından.
Hadi hadi.
Ya Allah hakkı için bir dur, bir sakin ol. Geberteceğim o *** bir de eve
gelmiş. Ya bağırma ne olur Mirza duyacak.
Ya duyarsa duysa burama kadar geldi bir de karısını kızını almış buraya gelmiş.
Allah'ım keşke evimizde kalsaydık sus. Bak yalvarıyorum sus, susmayacağım.
Niye susacakmışım?
Mirza karısını, kızını almış gelmiş... ...gözümün önünde Mutlu Ayla tablosu
çiziyor ya.
Ya kızım apır sapır konuşma. Ne ailesi ya? Boşuna delleniyorsun.
Mirza o kızı boşayacak, boşamayacak.
Gözü Leyla Ayla o kızdan başkasını görmüyor. Yüzüme bile bakmıyor.
Bu sahtesen hiçbir şey yapmıyor. Ben kim olarak kalacağım anne burada? Kuma
olarak mı?
Kes sesini!
Duygularını kontrol edemezsen savaşı kaybedersin.
Duygularında saçma sapan işler yaptın. Bak ne oldu?
Çocuğu niye karıştırıyorsun?
Onları eline sen soktun bu eve.
Şu dakikadan sonra o çeneni kapayacaksın ve sabredeceksin.
Benim haberim olmadan da hiçbir şey yapmayacaksın anlaşıldı mı?
Buradan sonrası bende
Leyla bu
evde uzun kalmayacak Şimdi kulağını aç ve beni iyi dinle
Kızım benim.
Ya sana bir şey olsaydı?
Sen nasıl akıl ettin orada ses çıkarmayı?
Ne yapıyorsun?
Tesbih bu kızım.
Tespihçiyle mi karşılaştın?
O mu öğretti sana taşlarla ses çıkarmayı?
Yuma.
Seni Allah koruyor kızım.
Buna bugün bir kez daha emin oldum.
Seni Allah koruyor güzel kızım.
Kimsenin sana zarar vermesine izin vermeyecek.
Girebilir miyim?
Ben çok üzüldüm de başınıza gelenlere.
Gelip bakmak istedim. Yani nasılsınız diye.
Daha iyisin. Hüma.
Çok şükür. Ucuz atlatmışsınız.
Öyle. Leyla. Peki o adamlar kimdi?
Ne istiyorlardı sizden?
Bilmiyorum.
Evet.
Korkma.
Mirza size bir şey olmasına izin vermez.
Öyle şeyler yaşadım ki.
Bana bir şey olur diye ben korkmuyorum.
Kızıma dokunmasınlar yeter.
Sormayacak mısın ne oldu diye?
Ben...
Sen anlatmak istemezsin Mihe.
Mihe abla.
Sana bir şey sorabilir miyim?
Tabii.
Kocanın ne yaptığını biliyor musun?
Kerem'i söylüyorsan.
Halasının oğlu.
Tanıyor musun?
Yani biliyorum.
Ama... ...görmedim hiç.
Sen nereden tanıyorsun Nasime?
Anam! Esma'nın kıyafetlerini karıştırdım. Onu komşuya sordum. Bula
bula bunları buldum.
İyi yapmışsın muhtemelen. İyi yapmışsın. Bak kuzum.
Beğendin mi?
Bunlar olur değil mi?
Çok güzel olur hem de.
Şu kiralamacıları bir daha arasana. Canlı konum gelmedi Alem.
Aradım adam uğraşıyorum dedi.
Ya bir daha ara bir daha uğraşsın.
Allah Allah.
Ha geldi geldi dur.
Havanın södün çabuk.
Konağın en güzel odası olmak zorunda mıydı Muslat anne?
Mirza ile inatlaşmak bize bir şey kazandırmaz.
Burada kalacaklar diyorsa kalacaklar. Biz buna engel olamayız ki.
Destan biraz hızlan. Bas biraz.
Tamam Muslat anne gidiyorum işte.
Durdular.
Nerede durdular?
Bizim eski depoların orada görünüyor.
Bizim depolar mı?
Anlamadım ki.
O adamlar bizim tanıdığımız birileri.
Depoları bildiklerine göre bizim.
Belki de adamlar bizim tanıdığımız biri tutmuştur.
Hadi hızlan, hızlan Cici.
Size söz verdiğim para.
Eyvallah hanım ablam.
Şimdi de defolup gidin artık buradan.
Bu parayı da alın.
Nusrat anne ne yapıyorsun?
İş bittiğinde bir bu kadar daha vereceğim.
Daha ne iş var?
Sizden bir şey daha istiyorum.
Musat anne ne yapıyorsun?
Parayı verdik gönderelim ne işi? Ne istersen yaparız abla sen söyle yeter.
Mirza'ya yakalanacaksınız.
Oğlum sizi yakalayacak.
Ne?
Derdimi anlatabildim mi?
Anladık. Merak etmeyin hepsini ezber ettim ben.
Mirza eğer inanırsa o kadına için hiçbir şey yapmamıza gerek kalmayacak.
Mirza zaten kendiliğinden gönderecektir.
Dışarıda birisi var.
2 tane uzun boylu adam geliyor.
Silahları var.
Bence hala buradalar.
Oğlum taş ediyor.
Test al. Test al hızlan. Bas.
Tamam gidiyorum tamam.
Nereden geliyorsun anne?
Ne yapıyorsun sen burada?
Seni bekliyorum.
Nereden geliyorsun?
Hastaneden geliyorum. Nereden geleceğim?
Aptal yerine koyma anne beni.
Ben sana bana soru sorma hakkını vermedim Mihret.
Leyla bana ne sordu biliyor musun ilk baş başa kaldığımız anda?
Başına neler geldiğini sorup sormayacağım.
Kocamın yaptıklarından haberin var mı?
Nasim'i tanıyor muyum?
Sen niye gittin onun yanına?
Nasıl olduklarını merak ettim.
Anne, Değli artık burada.
Bu konakta.
Farkındasın değil mi?
Hepimizle yüz yüze gelecek.
Abime niye anlatmıyor bilmiyorum ama hepimize tek tek soracak.
Kızın gözünün içine baka baka yalan söyledim.
Bilmiyorum dedim, tanımıyorum dedim. Hiçbir şeyden haberim yok dedim.
Ne yapacaktın ya?
Her şeyi anlatacak mıydın? Anne kahroluyorum.
Leyla'nın yüzüne baktıkça, gözlerinin içine baktıkça kahroluyorum.
Ya kızın ışığı sönmüş.
Hayatını karartmışız.
Mahvetmişsiniz onu, mahvetmişiz. Sen gece gece buraya Leyla'yı acındırmak
için mi geldin?
Acındırmıyorum.
Gerçekleri söylüyorum.
Annemin ve kocamın yaptıkları yüzünden vicdan azabından ölüyorum anne. Vicdan
azabından ölüyorum anlıyor musun?
Başım büyük belada anne.
Hepimizin başı büyük belada.
Başımız da belaya girsin zaten.
Leyla daha fazla susmayacaktır.
Susacak. Eğer konuşsaydı Halep de her şeyi anlatırdı değil mi?
Sen bu kızı neyle tehdit ediyorsun?
Aa! Yeter artık Mihre!
Hasta insanın üstüne bu kadar gelinmez. Sen beni öldürmek mi istiyorsun? Git
başımdan git!
İlahi adalet işliyor anne!
Kerem'in Halep'e kaçırılması... ...Ahun'un durumu...
Hepsi sustuğum için oluyor.
İlahi adalet hepimiz için işliyor anne.
Senin de kurtuluşun olmayacak.
İzin veremem.
Konuşmasına izin veremem.
Sana iade-i ziyarete geldim.
Babana Akif'i göndermiş. Mirza'yla yarın konuşacakmış.
Babana her şeyi anlattın değil mi? Hayır.
Eğer bu evde kalmayı düşünüyorsan yanılıyorsun.
Yarın cehennem olup gideceksin.
Bir kelime daha edersen... ...seni kocaman katil olarak hapse attırırım.
Sonra... ...bu küçük meleği de cehennemin bir köşesine gönderirim.
Senden beter kader yazarım ona. Sesini bile duyamazsın.
Susacaksın.
Unutma.
O silahı hala bende ve asla benden alamazsın.
Bismillah. Ne oluyor ya?
Hayırdır bu saatte?
Dur sen.
Leyla.
Leyla kızım.
Babacığım. İyi misin babam?
İyiyim. Abla valla iyi olduğunuzu duyduk ama kusura bakma. Babamı bırakıp
gelemedim.
Anlaşıldı. Ben sizi bırakayım. Siz konuşun. Hadi ben yatayım.
Leyla.
Hayırdır kızım?
Hüma iyi mi?
İyi. İyi babacığım. Daha iyi.
Sizi öldürmek istemişler.
Akif öyle dedi.
bir şey yapmak ister kızım.
Fıslat desem o hastanede.
Gerçi kötülük deyince o her yerden yetişir.
Leyla kızım.
Leyla kızım.
Doğruları Mirza'ya söyle.
Olmaz. Doğruları anlat kızım. Olmaz.
Bak sen anlatmazsan ben anlatırım kızım. Olmaz.
Babacığım olmaz.
Susman lazım.
Bak Hüma'yı da beni de yakarsın.
Lütfen.
Yapma kızım.
Baba Fuslat beni yine tehdit etti.
Ben o silahı bulamazsam suçsuzluğumu kanıtlayamam.
Allah aşkına ne olursun.
Hiçbir şey söylemeyeceksin tamam mı?
Hiçbir şey.
O kadının kötülüklerine boyun bayacağız kızım. Hayır. Hayır öyle bir şey
olmayacak.
Zamana ihtiyacım var.
Güçlenmem lazım.
Ne olursun.
Bak o silah bulamazsan beni hapse attırır.
Hümayun'a yine aynı şeyleri yaşatır. Baba ne olur.
Mirza'ya hiçbir şey söylemeyeceğiz. Ne olursun.
Mirza. Korktun mu?
Böyle sessiz gelme demiştim sana.
Kızgın mısın hala bana?
Sence?
Perişanım mı?
Hadi çık odamdan. Kendi odana.
Burası benim de odam.
Hadi.
Daha om gün var. Hadi kendi odana.
Olsun.
Benim de odam burası.
İstediğim kadar durabilirim değil mi?
Barışmak için ne yapabilirim?
Ben bir şarkı çalayım sana.
İşte bu.
Benden sana gelsin.
Barıştık mı?
Pek şarkıyla olmaz.
Gel gel.
Gel.
Gel.
Gel bak.
Bak sabah olacak.
Sonra yine gece olacak.
Sonra yine sabah olacak. Sonra yine gece olacak.
Sonra yine sabah olacak. Sonra yine gece olacak.
Anne.
Tesbihin taneleri gibi.
Günler arda arda dizilecek.
Geçip gidecek.
Bir saltanatın içindeysen... ...belki Allah... ...olduğu verecek,
elinden alacak.
Ama... ...karanlıktaysan... ...sabah yakındır.
Kurtuluş yakın.
Benim için de sabah yakın mı?
Onu tesbihçi bilmez. Allah bilir.
İmtihanı da, yazıyı da Allah bilir. Evet.
Rabbimin zoruna gitmesin ama... ...benim sınavım çok zordu.
Çok yoruldum.
Belki imtihan... ...daha yeni başlıyordur.
Benim dayanacak gücüm kalmadı.
Daha fazlasına dayanamam.
Yusuf'u kuyuya atmışlar.
Çıkınca imtihanı bitti sanmış.
Sonra nevim saydığı yerde... ...iftiraya uğramış.
Yedi sene zindana düşmüş.
Yedi sene mi?
Sultan olmaya
talipsen... ...Allah'ın eliğinden geçeceksin.
Tanık oluyor olacağını kim söyledi?
Biraz konuşabilir miyiz?
Mahat.
Sen niye uyumadın bu saatte?
Yorulmadın mı hiç?
Annen nerede?
Gülümsediğine göre... ...endişe edeceğin bir şey yok demektir, değil mi?
Yılmaz.
Size...
Size bunu yapanları bulmak için çıktım.
Aslında çok yaklaşmıştık ama elimizden kaçırdık.
Keşke bana küçücük de olsa bir bilgi verebilsen.
Sizi kaçıran adamları tanıyor musun?
Buralarda gördüğüm birileri miydi?
Bak bu adamları bulursak... ...bunun kimin yaptırdığını da buluruz.
İçimden bir ses çok uzakta olmadığını söylüyor ama.
Sen biliyor musun kim olduğunu?
Benim de tanıdığım biri mi?
Peki onu görsen gösterebilir misin bana?
Mirza. Neredeydin bu saatte?
Babamın yanına gidip geldim.
Size bunu kim yaptıysa Hüma biliyor.
Hüma nereden bilecek? Çocuk daha o.
E biliyor işte.
Hüma çok şey yaşadı.
Kafası karışmıştır. Nereden bilsin? Çocuk o.
Gel kızım.
Anladım.
Tamam, siz dinlenin.
İyi geceler.
Gel. Bu herifleri yakalayacağız, bulacağız.
Öyle ya da böyle bir şekilde bulacağız bunları.
Hayırlısı.
Mirzam.
Nasılsın? Ben Halep'te Leyla'yı gördüğümden beri çok iyi değilim ya.
Farkındayım.
Neye inanacağımı ne düşüneceğimi de bilmiyorum.
Bana hiçbir şey söylemese de...
Ne kadar nefret ediyorum desem de.
Bugün o halini gördüm ya içim gitti.
Yine kaybedeceğim diye çok korktum.
Ona ne kadar kızgın olursam olayım.
Şu an burada ait olduğu yerde yattığını bilmek var ya.
Sen aşıksın hala.
Yetmezmiş gibi bir de hüma girdi kalbimize.
Ya o da girmeyecek gibiyim Allah'ını seversen.
Maşallah ya.
Öyle masum ki.
Savunmasız.
Günahsız yavrum benim.
Bugün boynuma nasıl sarıldığını gördün değil mi?
Görmem mi?
Kalbini karartmak için söylemiyorum ama... ...Hüma Nasim'in kızı biliyorsun
değil mi?
Belki de değildir.
Ne demek şimdi bu?
Mirza.
Hüma senin kızın mı?
Vallahi isterim öyle söylüyorum.
Ya da kalbin?
Bilmiyorum.
Leyla eski Leyla değil.
Çok yalan söylüyor nedense.
Belki bu da yalanlarından biridir.
Yahu hadi inşallah.
Mihri Hanım sabah sabah çocuklarla nereye gitti ki?
Hayırdır İrfan?
Sabah sabah ne düşünüyorsun öyle?
Ya Mukomya, bu Leyla Hanım'la çocuk perperjan halde.
Bir de geldiğinde Suriye'den geldim dedi.
Bu çocuğun başına bir şey mi geldi acaba oralarda?
Sorma İrfan.
Hele çocuk iç acısı.
Günaydın. Kuzum sen uyandın mı? Gel bakayım mukaddes teyzene gel.
Gel. Bak acıkmışsındır.
Kız azıcık bana ver ben de seveyim. Kız ben de seveyim kız.
Allah'ım size bak.
Beğendin mi amcam?
Bayıldı bayıldı.
Bak ablam burada daha bir sürü şey var. Ne yemek istersin?
Ver Muko'cuğum bir tane daha ver.
Üfle ama yanmaz çocuk.
Kuzum sen daha önce hiç sucuk yemedin mi?
Al bakalım al.
Al bundan da ye. Ver mukocuğum bundan da ver. Geliyor çikolata geliyor. Yut
sucuğu yut.
Sucuğu yut bak çikolata geliyor.
Aç ağzını.
Aklını alacağız Allah'ım.
Kız. Çok mu beğendin?
Ağzının tadını biliyor ha. Dur dur. Dur dur ben ekmeği süreyim de karnı doysun.
Ver. Ver hele.
Ver ver ver.
Dur kız.
Allah seni sürüyorum zaten ben. Bırak abla yesin ya.
Yesin yesin.
Günaydın canım.
Günaydın.
Sen ne yapıyorsun burada?
Kızma.
Dün seni eve götürmek için gelmiştim.
Uyuyordun.
Kıyamadım ben de.
Yanına yattım. Uyuyakalmışım.
Bugün büyük gün.
Yavuz kurtulacak.
Ameliyat olabilecek mi bilmiyoruz ki.
Kızın durum kritik.
Mire de istemiyor tabii.
Ona kilo olmazsa...
Başka uygun donör bulamazsak ne olacak Yaman?
Bilmiyorum.
Mihre de bir zahmet kızını riske atacak o zaman.
Yağız'ın durumu onların suçu.
Kız ölebilir diyorum Ceren.
Ölsün o zaman.
Çocuğun yok tabii sana böyle konuşmak kolay.
Sen Mihre'ye hak mı veriyorsun?
Evet veriyorum.
Eğer bir evladın olsaydı sen de verirdin.
Düşmanın dediğin kadının işini de empati yapmaya başladın demek.
Anne.
Belki de testler çıkınca doktor uygun bulmaz Ahu'yu nakil için.
Belki.
O zaman da çocuk... ...çocuk ölebilir yani bismillah.
Of Allah'ım bu nasıl bir şey ya?
Annem.
Ne yapacağım?
Ben kendi kızımı yaşasın diye... ...başkasının evladını mı feda edeceğim?
Ya da o çocukcağız yaşasın diye... ...kendi kısmını mı feda edeceksin?
Of!
Of Allah'ım yardım et.
Gel. Hayırlı sabahlar Mirzem.
Hayırlı sabahlar Cici.
Adamların izini bulduk.
Kaçmadan bulmamız lazım herifleri.
Bu adamlar gitmek için ya araç kiralayacaklar ya bilet alacaklar.
Her yere adam saldım.
Merak etme şehirdeler hala.
Hayırdır bir şeye mi cana sıkıldı?
Ne oldu gene Leyla'ya?
Dün gece odasına gittim.
Odada yoktu, babasına gitmiş.
Hüma uyanıktı, ben de ona sordum.
Size bu kötülüğü kim yaptı biliyor musun, tanıyor musun diye.
Biliyorum dedi.
Kimmiş?
Öğrenemedim ki.
Leyla geldi, hemen çocuğu yalanladı.
O da çocuk onun başına neler geldi, aklı bulanmıştır diye bir üstünü kapattı.
Sanki bir şeyi gizliyor gibiydi.
Hüma!
Hüma!
Hüma!
Hüma! Sen ne yaptığını zannediyorsun?
Eskap çekil! Mirza'yı ayartıp burada kalacağını zannediyorsan yanılıyorsun.
Gideceksin buradan.
Eskap çekil şuradan! Bana bak hayalini bile kurma. O sefil kızını da alıp
gideceksin buradan. Duydun mu?
Bizi yok etmeye çalıştın ama beceremedin. Ben bir şey yapmadım. Kes!
Eğer çocuğuma dokunursan, eğer ona bir daha bir şey yapmaya kalkarsan, yemin
ediyorum ellerimle öldürürüm seni. Duydun mu beni?
Mirzu o adamları hele bir bulsun, bu evden kim gidecek göreceksin.
Kız, kız.
Sen mi çikolata yedin, çikolatamı sen yedin. Belli değil.
Kim gibi yedi?
Kim kimi yedi?
Çikolata mı seni yedi? Hiç belli değil ha.
Bu ne şamata?
Bunun ne işi var burada?
Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Şey uyanmıştı, acıkmıştı da.
Şunun haline bak.
Üstü başı pislik içinde. Bir de baş köşeye oturtmuşsunuz. Yok yok değil
vallahi billahi. Uzatma.
Bir daha mutfağımda görmeyeceğim anlaşıldı mı?
Anlaşıldı hanımım. Güzel.
Şimdi götür odasına.
Ayak altında dolaşmasın.
Herkes yerini ve haddini bilecek.
Anlaşıldı mı?
Anlaşıldı hanımım. İyi güzel.
Sen burada mıydın oğlum?
Buradaydım. Sana bakıyordum.
Neden?
Sana teşekkür etmek için annem.
Ne teşekkürü?
Leyla ile kızını bu evde misafir etmek senin için ne kadar zor biliyorum.
Babama rağmen onları kabul ettin.
Aslan oğlum benim.
Ben senin için yaşıyorum bunu biliyorsun değil mi?
Senin bu evi alıp getirdiğin kişi Leyla bile olsa ben onu bu evden gönderemem.
Hem düşene bir tekme daha vurmak bize yakışmaz oğlum.
Kız uçurumdan düşmüş yani başına gelmeyen kalmamış.
Üstelik daha geleli bir gün oldu.
Hayır yani bu düşmanlığı kim yapar anlamıyorum ki.
Küçücük çocuğun canına kastetmişler.
Yani Allah korumuş ikisini de.
O kızıl çukurdan düşenin parçası kalır mı oğlum?
Nasıl bir şansmış ki artık... ...kayanın üstüne denk gelmiş.
Öyle.
Sen gönlünü ferah tut oğlum. Ne karar verirsen ver... ...annen her zaman senin
arkanda. Bunu bil yeter.
Sağ ol, canım amirim. Sağ ol.
Canım oğlum benim.
Ne oldu sana?
Niye ağlıyorsun sen? Kızım.
Ne oldu sana böyle?
Şimdi içeride gülüyordun ya.
Gülüyor muydu?
Evet sucuk yedi ilk defa çok da hoşuna gitti.
Çikolata bile yedi.
Gel hadi yanıma.
Gülüyorduysa şimdi niye ağlıyor?
Şey Mirza abim.
Şey ayakkabısı neyim yok ya. Onu gösteriyordu içeride herhalde.
Hadi gidelim gel.
Sen sakın üzülme olur mu?
Sen küstün mü bana?
Neden bakmıyorsun hiç yüzüme?
Sen çikolatayı çok mu seviyorsun?
Ayakkabına da üzülmüşsün.
Canım benim, canım.
Hüma.
Bak bana ne zaman ihtiyaç duyarsan, ne zaman beni görmek istersen, taşları
kullan tamam mı? Böyle birbirine vur.
O zaman ben sen neredeysem bulurum seni.
Gelirim yanına.
Anlaştık mı?
Ne o? Yemin mi edeceğiz bir de?
Tamam.
Sözüm söz.
Bundan sonra ne zaman istersen çikolata yiyebilirsin.
Tabii ağzına yüzüne bulaştırmamak kaydıyla.
Dur dur ellerine bulaşır şimdi.
Silerim güzelce.
Ayakkabı da alacağız sana.
Her şey yoluna girecek sen merak etme. Bunları da silelim.
Umar!
Umar! Çok merak ettim seni. Niye bana haber vermeden çıktın odadan?
Acıkmış mutfaktaydı.
Hadi hazırlan çıkacağız birazdan.
Nereye gideceğiz?
Benim hazırlanacak bir şeyim yok zaten.
Çantam, eşyam... Gidebiliriz istediğinle.
Gittiler.
Kim gitti?
Mirza.
Leyla'yla kızın daldı gitti. Üçü birlikte. Nereye gitti? Ne bileyim ben?
Abimin işleri. Akıl sır erer mi?
Mirza'ya inanamıyorum.
Kızı kucağından indirmiyor.
Oldu olacak.
Nüfusuna dalsın bari.
Saçma sapan konuşma Destan.
Onların günleri sayılı.
Dün annemi görmedin mi?
Onları bu evde tutar mı sanıyorsun?
Fidan. Mihre'yi gördün mü hiç?
Mihre Hanım çocuklarla sabah erkenden çıkıp gitti.
Kerem'i de bize bıraktı. Nereye gittiğini söyledi mi peki?
Yoo.
Fidan. Bir su var.
Getireyim.
Ahun'un raporları pek hiç etki değil.
Bu şartlardan eki riskli.
Kendisine de anlattık.
Ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek her şeyi madde madde
açıkladık.
İmzalamak istedi.
Verici olma kararından geri dönmüyor.
Yani hocam nakil olmaya uygun mu değil mi? Yani nakil yapılamaz mı?
Yapılabilir. Şahsi fikrimi sorarsanız...
Ben Ahun'un bu ameliyat için aldığı riske bakarak bu ameliyatı yapmak
istemezdim. Ancak burada ekstrem bir durum var.
Yağız'ın çok az zamanı var.
Ve bu süreçte tekrar uygun bir döner bulamayabiliriz.
Selam. Selam.
Büyük gün ha?
Evet.
Korkuyor musun?
Sana borcumu ödeyeceğim.
Şimdilik küçük bir ön ödeme gibi düşünebilirsin.
Sen bunu nereden buldun?
Bizde böyle kızım.
Gerçek bir Romeo ölüm döşeğinde bile kuru yapmanın yolunu bulur.
Sen bana yürüyor musun?
Ne münasebet canım?
Koşuyorum. Her şey bittikten sonra bir kahve içer miyiz?
Ben evrakları imzaladım az önce.
Akşamüstü ameliyata gireceğiz.
Daha adını söylemedin.
Onu da kahve içerken söylerim.
Anlaştık.
Anlaştık.
Kolay gelsin.
Bizi buraya neden getirdin?
Üstünüze başınıza bir şeyler alalım dedim.
Ben kızım.
Siz buraya girin, baka durun. Geliyorum ben.
Efendim ciciğim. Mirza, bağlantın olduğu birini buldum.
Mahmut yakın.
Adamlar buna çalışıyorlarmış.
Mahmut yakın ne alaka?
Hatırlarsan on sene kadar oldu.
Birlikte bir iş yapmıştık.
İstersen gidip bir görüneyim buna.
Sen dur ben Mahmut'la bir konuşayım.
Tamamdır.
Mihele, çok üzüldüğünü biliyorum.
Anlıyorum seni.
Ama bundan vazgeçemem.
Bundan vazgeçmek demek, oğlumun ölüm fermanını imzalamak demek.
Sen ne yalnızsın ya?
Çağırsana birini, destek olsunlar sana.
Evdekilerin haberi yok.
Nasıl? Niye söylemedin?
Mirza'ya da mı söylemedin?
Mirza'nın derdi başından aşkın.
Leyla ve kızıyla uğraşıyor.
Annem hasta.
Miray desen bizden nefret ediyor.
Zaten beni ve çocuklarımı da ve kimsenin umursadığını
düşünmüyorum.
...birlikte hallederiz.
Yaman Bey.
Biraz konuşabilir miyiz?
Önemli bir konu.
Ne oldu Ceren, ne konusu? Bu yangın meselesiyle ilgili envantara bakmamı
söylemiştin ya.
Evet. Mirza'nın bağlarını yaktıkları madde.
Depoda iki bidon eksik.
Sen mi yaktın gerçekten?
Sen benim böyle ucuz bir şey yapabileceğime inanıyor musun?
O zaman yakınımızda bir hain var Yaman.
Anne konuşmamız lazım.
İşim var kızım çıkmam gerekiyor.
Hastasın ne işin var bu kadar önemli?
Hasta falan değilim ben gayet iyiyim.
Ahu torunun bugün ameliyat olacak.
Yaman oğluna karaciğer nakli için verici olmuş.
Ama Ahu'nun bünyesi çok zayıf.
Ameliyat çok tehlikeliymiş.
Bir şey demeyecek misin anne?
O çocuğu bu hale Ahu getirdi. Onu kurtarmak da Ahu'ya düşer kızım.
Torunun. Ölebilir. O masada kalabilir diyorum anne.
Yazılan neyse o olur Miray.
Kim arıyor seni?
Niye telefonunu saklıyorsun sen? Saçmalama anne. Ne saklaması ya?
Arkadaşım arıyor.
Niye bakıyorsun öyle dik dik? Tamam sen git.
Ne var? Ne diye arıyorsun?
Yarın akşam parayı Çat Vadisi'ne getiriyorsun. Ben her zamanki yerde
bekleyeceğim seni tamam?
Ya sen manyak mısın? Ben yarına kadar o kadar çok parayı nereden bulacağım?
Ya yarın parayı getirirsin ya da ben size misafirliğe geleceğim. Sen geri
zekalı mısın? Beni tehdit mi ediyorsun?
Aptal. Bir de yüzüme kapattı.
Allah kahretsin ya.
Ne yapacağım ben ya?
Her biriniz o kadar güzelsiniz ki.
Biliyor musunuz? Hiçbirinizi birbirinizden ayırmıyorum ben aslında.
Ama maalesef... ...bazılarınızla vedalaşmak zorunda kalacağım.
Ne yapıyorsun sen?
Anne aklımı aldın ya. Böyle mi girilir içeri? Niye yaydın bunları böyle?
İstersen gidelim sana bir vitrin kuralım. Oraya as hepsini. Daha kolay
yakalanırsın. Tamam anne ya. Bakıyordum sadece.
Bir de bakıyordum diyor ya.
Bana bak topla hepsini, koy yerine. Sana ayırdıklarımı da git bir an önce bozdur.
Öde şu borcunu tamam mı?
Tamam.
Duydun mu?
Duydum anne duydum.
Duydum.
Böyle güzel kıyafetler,
çoraplar, ayakkabılar satılıyor burada.
Sana da güzel güzel şeyler alacağız şimdi.
Ne kadar güzel.
Buraya bakalım mı?
Çok güzel.
Hema bak.
Çok güzel olur mu sana?
Çok yakışır.
Ne kadar güzel şeyler var.
Onu mu beğendin?
Hepsini alırsın.
En güzellerini alırsın.
Şapkasını da alırız.
Ne güzel oldu benim kızım.
Pardon. Pardon.
Yasak öyle takmak.
Anlamadım nasıl yasak? Yasak hanımefendi.
Denedik ama sadece.
Hadi ablacığım çıkar mısın buradan?
Burada size göre bir şey yok. Her yerde kameralar var zaten.
Buradan size ekmek çıkmaz. Ne diyorsun sen ya?
Biz parasını verip alacağız her şeyi.
Hangi para?
Çocuğun ayağına bir ayakkabı bile alamamışsın.
Paran varsa önce onu al.
Gelme.
Hadi ablacığım çıkar mısın?
Hadi kızım.
Niye çıktınız?
Gidelim mi buradan?
Ne oldu?
Bir şey yok hadi gidelim.
Bir şey olmuş içeride.
Hırsız sandılar bizi.
Kovdular.
Mirza.
Mirza dur. Her şeye el sürüyorlar.
Hırsızlı kızı mı onlar? Böyle şeylere dikkat et. Kaş ve göz arasında tüm...
Mirza Bey geldi.
Mirza Bey, AVM'nin sahibi.
Mirza Bey, hoş geldiniz.
Az önceki kadını sen mi kovdun? Mirza Bey, şey... Sen mi kovdun, söyle.
Mirza Bey, onun gibi kaç kişi geliyor buraya.
Hırsızlık yapıyorlar.
Benim karım olsa aynısını söyleyebilir miydin?
Ayıp değil mi?
Bir kadınla çocuğu dış görünüşüne göre yargılıyorsun.
Özür dilerim.
Nerede senin müdürün?
Orada.
Hanımefendi çok özür dilerim. Lütfen kusuruma bakmayın.
Buyurun Gülzah Bey.
Merhaba. Leyla Hanım'la kızının hiçbir eksiği kalmasın onlarla ilgili. Tamam
efendim.
Hoş geldiniz.
Afiyet olsun.
Buyurun bu da sizin siparişiniz Mirza Bey.
Bu da küçük hanımın siparişi. Afiyet olsun.
Sağ olun.
E hadi bakalım afiyet olsun.
Ne oldu?
Niye ağlıyorsun?
Böyle insanca bir an yaşamaya çok uzun zaman oldu.
Alo. Mirza, dün deponun önünde kalan aracın yeri değişmiş.
Değiştiren de kiralama firması değil.
Adamları bulduk.
Sen konum at bana, geliyorum hemen.
Atıyorum.
Benim bir işim çıktı, gitmem lazım.
Hayır, hayır.
Siz kalın.
Yemeğinizi yedikten sonra bırakacaklar sizi.
Umar çok az.
Neyse şimdilik tefa gerizekalısının çenesini kapatmaya yeter.
Bence o çantaya sığmayacak.
Sığar ya sığar. Hemen sana bir şey diyeyim mi? Ben bir milyonun bu kadar
edeceğini bilseydim ya pazar arabasıyla gelirdim buraya.
Hoş geldiniz.
Akif? Miray?
Yuh artık ya yuh.
İnsan ablasına takılacak altınları çalmaz ya.
Hırsızlığında bir haysiyeti olur canım.
Bak bilip bilmeden konuşup benim günahıma girme tamam mı? Şu an bana
iftira atıyorsun.
Ay ne iftirası be?
Kuyumcu da senin suçlusu yakaladım ya. Kendi gözlerimle gördüm çalmışsın işte.
Önce şurada bir anlaşalım. O altınları ben değil annem çaldı. Ne? Evet.
Ya ben bu suça zorla alet edildim ya. Ben mağdurum ya mağdur.
Anaoğlu evimizde suç örgütü kurdunuz ha.
Ama dur sen.
Eve gidelim ben sana hesabını soracağım bunun.
Görürsün. Öyle mi?
İyi. Tamam. Tamam kız sor. Sor hepimiz eteğimizdeki taşları dökelim ortaya
tamam mı? Bütün suçları ortaya atalım. Sonra millet şok. Ne diyorsun sen be
gerizekalı? Ne suçu ne şoku ne anlatıyorsun ya?
Gerizekalı ha. İyi bak şimdi haber olarak söyleyeceğim iyi dinle.
Şok şok şok.
Kozaklı bağlarını kundaklayan şahsın ailenin öz kızı Miray Kozaklı olması
ailede büyük bir kaos etkisi yarattı.
Umut'u başkasının ağzından duyunca sende bile şok etkisi yarattı değil mi?
Sen bir de evdekilerin şokunu düşün.
Allah'ım ya.
Ağlayıp durma destan.
Sabahtan beri gelmediler. Neredeler?
Koyun can derdinde kasap et.
Hem siz dün gece adamlarla ne yaptınız?
Niye hâlâ anlatmıyorsun bana? Ay çatladım artık meraktan.
Yusuf Efendi onlar ne?
Ne bu?
Mirza Bey'im göndermiş.
Leyla Hanım'la çocuğa üst baş bir şeyler aldılar herhalde. Ne bu?
Ne bu? Ver bakayım ver.
Ne bu?
İpekler almış bir de.
Bir de ipetler almış. Ne yapmış?
Ne bunlar?
Ne bunlar?
Ne aldı?
İpekler aldı.
Ne oluyor burada?
Herkes işinin başına dönsün.
Almış. İnciler dizmiş boynuna.
Bırak alsın. İsterse yolunda elmaslar, altınlar sersin.
Leyla'nın son gezmeleri.
Bugün bu evden gidiyor biliyorsun.
Ya Vuslat.
Sırlı sırlı konuşma Allah aşkına. Ne yaptın? Leyla'nın ölüm fermanını falan
mı verdin? Ne bu rahatlık?
Ben siz değilim Macide.
Bana kötülük yapanı öldürmeden öldürürüm. Sen beni hala tanıyamadın mı?
O zaman anlatın bana da siz ne yaptınız dün gece?
Eyvallah babacım.
Biraz az oldu ama neyse.
Beğenmediysen git başka yere sat çantanı bana.
Ne oluyor lan?
Yardıra yardıra geliyor.
Kim lan bunlar?
Buyurun beyler.
Bu arabayı kim getirdi buraya?
Hadi be. Kaç oğlum kaç.
Abi bırak.
Abi bırak.
Abi yavrularım biz bir şey yapmadık. Neden öldürmeye çalıştınız lan kadını?
Abi biz bir şey yapmadık. Yalan söyleme.
Kimsiniz lan siz? Kim tuttu sizi söyle.
Tamam. Tamam söyleyeceğim abi. Ama ne olur bizim canımızı bağışla.
Başlatma canından.
Kim tuttu sizi söyle. Bak gebertirim seni.
Leyla.
Leyla'dan arkanda tuttu bizi.
Yalan söyleme lan.
Neden yapsın lan böyle bir şey? Yalan söyleme bana. Abi vallahi doğru
söylüyorum. O kadın tuttu bizi.
Bizi alıp bırakacaksın uçuruma dedi. Zaten ölmek gibi niyeti yoktu. Mirza Bey
gönderdi diyeceksin dedi. Ne diyorsun lan sen?
Yalan söyleme bana.
Abi yalan değil. Yemin ediyorum doğru.
Bir tomar dolar verdi bize.
Alıp bırakacaktık. Kolay işte bizim için. Yaptık yani.
Bana doğruyu söyle beynini patlatırım senin.
Leyla neden böyle bir şey yapsın?
Doğru söyle bana. Abi valla bak biz atsaydık onu ölürdü orada. Sağ kalır
mıydı? Kendi seçti orayı. Kendi atladı.
Hatta kızına şey dedi.
O eve gireceğiz.
Canımızdan korkarsa bizi ortada bırakmaz.
Benim karım olsa aynısını söyleyebilir miydi?
Her şey yoluna giriyor.
Bizim için de sabah oluyor Hüma.
Leyla demek kanı tuttu bizi.
Yalan söyleme.
Doğruyu söyle bana.
Abi vallahi doğruyu söylüyorum.
O kadın tuttu bizi.
Bizi alıp bırakacaksın uçuruma dedi. Zaten ölmek gibi niyeti yoktu.
Mirza Bey gönderdi diyeceksin dedi.
Bir tomar dolar verdi bize. Biz atsaydık ona ölürdü orada. Sana kalır mıydı?
Kendi seçti orayı. Kendi atladı.
Kızına şey dedi.
O eve gireceğiz.
Canımızdan korkarsa bizi ortada bırakmaz.
Bu düşmanlığı kim yapar anlamıyorum ki.
Allah korumuş ikisini de.
O kızıl çukurdan düşenin parçası kalır mı oğlum? Nasıl bir şansmış ki artık...
...kayanın üstüne denk gelmiş.
Keşke bana küçücük de olsa bir bilgi verebilsen.
İçimden bir ses çok uzakta olmadığını söyleyemem.
Sen biliyor musun kim oldu?
Elimde tanıdığım biri mi?
Peki onu görsen gösterebilir misin bana?
Hüma nereden bilecek çocuk daha?
Abla... ...bunlar böyle fesenk gibi duruyorlar ya, ben korkuyorum ha.
Fesenk ne kız?
İnsan başlı, aslan gövdeli, böyle mitolojik bir karakter.
Şunlara bak ya, resmen şer ittifakı.
Fırtına öncesi sessizlik bu.
Nerede olsa tanırım.
Hayır, ortalığı da toplatmıyorlar ki. Bir çay, kahve bahanesinde bir gidip
baksan mı? Cık, cık, sakın sakın gitme.
Çarpılırsın. Allah korusun.
Gel kızım.
Yarım günlük mutluluğu çok mu gördünüz bize?
Siz
kazanamayacaksınız.
İyiler kazanacak.
Biz kazanacağız.
Sevdiğim adamdan ayıramayacaksınız bizi.
Evimden, ailemden.
Kim yaptı bunları?
Bir daha hiç kimse Leyla'nın da Hüma'nın da eşyalarına dokunmayacak.
Mukaddes!
Mukaddes!
Hüma'yı al içeri götür sen.
Kuzum gel.
Sen kal bir dakika.
Adamları buldum.
Ne?
Nerede buldun?
Neden yapmışlar?
Ben de sana onu soracaktım.
Bana anlatmadığın ne var Leyla?
Sana her şeyi anlattım.
Tamam. Baştan anlat.
Adamların kapıya gelişinden uçuruma kadar.
Seni neden öldürmek istesinler?
Bilmiyorum.
Bana doğruyu söyle Leyla.
Bak adamlar başka bir şey söylüyor çünkü.
Ne?
Ne söylüyor?
Onları senin tuttuğunu.
Para verdiğini.
Ben göndermişim gibi yapmalarını istediğini.
Yalan. Yalan. Ben de öyle dedim.
İnanamadım.
Ama sen de bana doğruyu söylemiyorsun.
Ben yapmadım. Bana tek bir şey söyle.
7 sene önce neden gittin?
Neredeyse sana inanacaktım.
Kaç gündür sana aynı şeyi soruyorum. Bana ne olduysa anlat diyorum. Bunca
zaman geçmiş. Hayatımız mamlu olmuş. Hayal tutuyorsun.
Kendi kafamdan bir hikaye bile kurdum.
Bu yaptıklarının bir açıklaması vardır diye cevaplar aradım.
İçimde seni aklamak için.
Bana hiçbir açıklama yapmadığın halde.
Ama yine de içime sinmiyor bu olanlar.
Ben yapmadım.
Sen benim hep merhametimi kullandın.
Kendini o uçurumdan atacak kadar gözün dönmüş senin.
Hırs gözünü kör etmiş. Ben yapmadım.
Sen bana gerçeği anlatmıyorsun.
Yalanlarına da sarı olacağım bundan sonra. Çık dışarı. Bırak bırak. Dışarı
yeter artık defol.
Bu konağın önünden bile geçmeyeceksin.
Bu yaptıklarına pişman olacaksın.
Gerçekleri öğrendiğinde af dileyeceksin benden.
Yalvaracaksın seni affetmem için.
Sana yalvaracağım ölürüm dahi.
Git artık.
Kızımı alıp öyle gideceğim.
Hayır, hayır.
Hüma seninle gelmeyecek. Burada kalacak.
Çocuğun başına gelmeye kalmadı senin yüzünden.
Nedenini de bilmiyorum.
Hüma benim kızım.
Onu almadan hiçbir şekilde gitmem.
Bir de o mesele var tabii.
Hüma kimin kızı Leyla?
Belki de benim kız mıdır?
Bak Nasim'in kızı. Çekil şuradan!
DNA testi yaptıracağım.
Eğer Nasim'in kızıysa... ...kızını alır buraları terk edersin.
Ama Hüma benim kızımsa... ...sana bu dünyayı cehennem eder.
Bir daha onun yüzünü göremezsin.
Merda! Merda!
Hı hı.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.