All language subtitles for Samurai.III.Duel.at.Ganryu.Island.1956.1080 ترکیه

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çeviri: NeOttoman

SAMURAI III

GANRYU ADASINDA DÜELLO

Yapımcı KAZUO TAKIMURA

EIJI YOSHIKAWA'nın kitabından uyarlama.

Senaryo TOKUHEI WAKAO ve HIROSHI INAGAKI

Sinematografi KAZUO YAMADA

Sanat Yönetmeni HIROSHI UEDA ve KISAKU ITO

Ses MASANOBU MIYAZAKI

Işık TSURUZO NISHIKAWA

Müzik IKUMA DAN

Oyuncular

Musashi Miyamoto - TOSHIRO MIFUNE

Kojiro Sasaki - KOJI TSURUTA

Otsu - KAORU YACHIGUSA

Omitsu - MICHIKO SAGA Akemi - MARIKO OKADA

Mahkeme Görevlisi - TAKASHI SHIMURA

Yönetmen HIROSHI INAGAKI

"Örtülü sopa" benim zavallı kılıcım.

Senin sahibin, büyük ustalığına rağmen hâlâ çok tanınmıyor.

Bu daha ne kadar sürecek?

Kojiro Sasaki'nin hayalleri ulaşılmaz mı?

Anlayışsız ahmaklar!

Zavallı kırlangıç.

Bunu yapabilecek başka kimse yok.

"Kırlangıç dönüşü" hareketi. Musashi'yi böyle öldüreceğim.

Niçin onunla dövüşeceksin?

Rüyalarımda bile buna can atıyorum.

Onun sana karşı bir yanlışı olmadı. Neden öldürmek zorundasın ki onu?

Söyle bana!

Sen bir şeytansın!

O sözkonusu olunca niye heyecanlanıyorsun?

Lütfen. Onu unut.

Bundan sonra onun hakkında konuşmanı istemiyorum. Lütfen.

Kibirli kız!

Senin yüzünden onun peşinde değilim.

O çok iyi.

Bugün bu ülkede karşıma çıkabilecek tek insan o.

Bütün hayalim onunla dövüşmek.

O da bunu hayal etmeli.

Akemi, dur!

Hayır.

Beni korkutuyorsun. Beni korkuttun.

Musashi'yi mi arıyacaksın?

Madem öyle... git.

Eğer onu görürsen söyle...

Kojiro Sasaki ile dövüşecek.

Biz dövüşene kadar hayatını hafife almasın.

Musashi!

NARA

Hozoin Tapınağı rahiplerince düzenlenen askeri sanatlar turnuvası.

Sıradaki?

Haydi!

Sen mi?

Hayır, ben yokum.

- Peki ya sen? - Belki başka zaman.

Eğer ortaya çıkacak kimse yoksa, bırakıyorum.

Kendimi bugünün galibi ilan ediyorum!

İtirazı olan var mı?

Söyleyin!

Bir grup olarak gelmelisiniz.

Hiç kimse mi?

Hiçbir yarışmacı mı? Oh, güzel.

Gidelim.

Lanet rahipler!

Ne? Bekle, evlat!

Cesaretini sevdim. Beni küstahça aşağıladın.

Bana meydan okudun. Gidelim!

Seninle dövüşmek mi?

Olmaz mı? O halde niye bunu söyledin?

O sadece bir çocuk.

Bağışla onu.

-Sen kimsin? -Arkadaşıyım.

-Onu sen mi teşvik mi ettin? -Hayır, benim kendi fikrim.

O halde benimle dövüşeceksin.

Eğer isterseniz, ikiniz birden saldırabilirsiniz.

-Lütfen. -Onu affetmeyeceğim.

Onun adına özür dilerim.

Hayır!

Küstahça aşağılandım.

Bunu kabullenemem.

Aptal.

Aptal Agon!

Agon, kes şunu.

Hayır!

Dur!

Onun dengi değilsin!

O emsalsiz biridir. 60 küsür maçta henüz kaybetmedi.

Kes şunu!

Musashi Miyamoto mu?

Bu dövüş değil.

Turnuva galibi Rahip Agon!

Senin yaşlı Rahip Agon'un bizzat kendisi olduğunu hatırladım.

- Evet - Mükemmelliğine şaşıyorum.

Güç tek başına samurayı hünerli yapmaz.

O güçlü olmalı. Aynı zamanda adil olmalı.

Pişmanlık duymadan dövüşebilmeliyim.

Geçen karşılaşmamızda bunlarla doluydun.

"Bir kimse ancak 10 yıllık hacılıktan sonra tatminkar gülebilir."

Musashi, hala öğrenmen gereken çok şey var.

Bu geceden çok memnun kaldım.

Daha önce hiç birini sevmiş miydin?

Senin hasretini çeken birini tanıyorum.

Onunla karşılaşmak ister misin?

Şey...

Demek kalbinde birisini taşıyorsun.

Endişelenme.

Bir adamı kastediyorum.

- Bir adamı arzulayan bir adam mı? - Evet, bir adam.

Seni daha önce görmemesine rağmen tanışmak istiyor.

Kim o?

Efendi Yagyu.

Ne? Efendi Shogun'un öğretmeni mi?

Neden Edo'ya gidip Yagyu'yu görmüyorsun?

Efendi Karasumaru'dan bir mektup mu getirdin? Anladım.

O zaman senin adın Otsu.

Musashi Miyamoto ile bir ilgin var mı?

Evet efendim. Onu arıyorum.

Geç kaldın.

Bu sabaha kadar buradaydı.

- Burada mıydı? - Ancak şimdi Edo'ya gitti.

Dur.

Onun peşine düşme.

Onu görmeliyim.

Anlıyorum, onunla ilgileniyorsun.

EDO

Ben Okaya.

Bir saniye.

Mızrağının ucunu niçin kapadın?

Lütfen, beni yaralamasından endişe etme.

Fakat -

Çıkar onu.

Kendine güvenine bir bakın Efendim.

Şimdi ucu açık, sen de kılıcını kullan.

Hayır, böyle iyi.

- Böyle dövüşmeyeceğim. - Sorun değil.

Hayır, kılıcını kullan.

Hayır.

Ben sadece işsiz-güçsüz bir samurayım.

Kılıcımın kullanılması, Lord Hazretlerine saygısızlık olur.

Kendine çok güveniyor Efendim.

Okaya, bu şekilde dövüş onunla.

Fazla abarttı.

Çok mahcup oldum.

İzleyenler beğendiler mi?

Peki...

Korkmadım. -Neden? Senin yeteneğinde bir insan!

Bu doğru.

Rakibim çok güçlü değildi. Kibar davranmak zorundaydım.

-Kazandın mı? -Kazandım.

Doğru. O yaşayacak.

fakat bir sakat olarak...

Hiçkimse onun adamlarından sakat olanlarına iş vermeyecek.

Daha fazlasını yaptım.

Bunu sevdim. Her zaman ciddisin.

Yanlış birşey yaptığımı düşünmüyorum. Fakat insanlar aynı fikirde değil.

Ne yapıyorsun?

Hediyeni yırtıp attıktan sonra da hala beni seviyor musunı?

Bugün benzer birşey yaptım.

İşsiz-güçsüz biri olarak kalacağım.

Bunu sevdim.

Açıksözlü davranışlarından hoşlandım.

Omitsu.

Benimle kaç.

Seni seviyorum.

Lütfen, hayır!

Özgür olmak istemiyor musun?

Beni sevmiyor musun? Eğer seviyorsan, peşimden gel.

Edo'dan ayrılıyorum.

Nereye gidiyorsun?

İşte günün adamı!

Ne küstah! Kendini beğenmiş!

Lütfen.

Bugünkü karşılaşmada nasıl endişelendiğini bilmiyorsun.

- O mu söyledi bunu? - Hayır baba.

Sadece... Bunu hissedebiliyorum.

Çok mu acıyor, Okaya?

Evet.

Şanslıydım ki...

o bir kılıç değildi.

İnan bana, çok üzgünüm.

Sadece başka karşılaşma olsun istemiyorum.

Kendimden utanıyorum, fakat bu senin suçun değil.

İşi alabildin mi?

Kendine dikkat et.

Sanırım kibirlinin teki.

Ancak oldukça iyi.

Öyle olduğunu asla bilmiyordum.

- Kojiro Okaya'yı mı ziyaret etti? - Okaya söyledi efendim.

Senin önerin ne?

Eğer gerçekten Okaya'yı teselliye gittiyse önemli biri olmalı.

Onu yanımda tutmalıyım.

Kim daha iyi, senin Musashi mi, yoksa o mu?

Musashi'nin benzersiz bir kılıç ustası olduğunu duydum.

Musashi'yi görmeliyim.

Onu benim için bulmaya çalış.

Ya Kojiro?

Bunu bir daha düşüneceğim.

Dikkat et aptal!

Hey, evlat!

Efendin günlerdir tahta oyup duruyor.

- Kılıç işini bıraktı mı? O kılıç ustası değil mi? - Seni ilgilendirmez!

Gardiyan, burası bir han mı?

Efendim.

Shogun'un hocasını ne zaman göreceksiniz?

-Görmeyeceğim. -Gerçekten mi?

Keşişin sana verdiği mektup nerede?

Attım gitt

Yapmamalıydın!

Lord Yagyu, seni Shogun'a tavsiye edebilirdi.

Beni iğrendiriyorsun.

Niçin?

Sen hayatta kalırsan, ben de kalırım.

Jotaro, bu yüzden mi benim peşimden geliyorsun?

O zaman niye burada kalıyoruz?

Onu mu bekliyoruz?

- Kimi? - Otsu.

Zavallı!

Onu görmek istediğini biliyorum. Buna eminim.

- Emin misin? - Eminim.

Bak. Bu onun yüzü.

Neden? Lütfen.

Neden olmasın?

Hayır, yapma.

Yapmamalısın.

Evet, onu görmek isterim. Fakat bunu kabul etmiyor.

Niçin?

Onu utandıracak bazı şeyler yaptım.

Dövüş! Dövüş!

4-1.

O kazandı.

Daha bitmedim.

Ne ustalık!

Nerede o?

Samurai, bir not bıraktı.

"Obana Okulu'nun dört öğrencisinin...

...ölümünden Isaragolu Kojiro Sasaki sorumludur."

Yaptığın hareketi...

...gerçekten takdir ettim.

Bununla birlikte Miyamoto,

okuluma getirdiğin cesetlere...

...yapacağım birşey yok.

Ama o sana dil uzattığında, silâh çektiklerini duydum.

Lütfen.

Hiçbir öğrencim böyle zayıflık göstermez.

O halde bana işgüzar mı diyorsun?

Miyamoto, bu okul

Shogun'a hizmet etmiş onurlu bir okuldur.

Birbirinden yetenekli 100 adamım var.

Anlıyorum.

Cesetleri buraya getirdiğim için beni bağışlayın.

Lütfen, bir dakika bekleyin.

Geçmeme izin verin.

Efendi Obana onların kendi adamı olmadığını söyledi.

Lütfen gücenme. Onları bize ver.

Vermeyeceğim. Onlar bunu istemezdi.

İyi ki birçok vecize biliyorum(Budizm). Onları kendim gömerim.

Bugün bir ders öğrendim.

"Burada dört isimsiz samuray yatıyor"

İşte buradasın.

Onlardan biri olduğunu düşünmüştüm.

Geçen yılki yardımın için teşekkür ederim.

Ichijoji Tapınağında harika dövüştün.

Bunu gördüm.

Ne kadar yetenekli biri olduğunu bugün öğrendim.

Şuradaki dört tanesi. Tek darbeyle gitmişler!

Denemek ister misin?

Evlat, sen biraz uzaklaş.

Ne olursa olsun yerinden kımıldama.

Her zaman seninle karşılaşmak istemişimdir.

- Hazır mısın? - Dur.

- Korktun mu? - Hayır, fakat bugün olmaz.

Ne?

Başka bir yerde.

Eğer burada dövüşürsek...

...Obana için dövüştüğümü söylerler.

Ki bu doğru değil.

Bu sorunu halledip adamakıllı bir dövüş yapabiliriz.

Haklısın.

Yarın akşam doğu kapısında olacağım. Anladın mı?

Çok iyi.

Benden kaçındın. Benden korkuyor musun?

Hayır.

Öyleyse seninle kaçmayacağım.

Şaka yaptığımı mı sanıyorsun?

Ciddiydin.

Sen çok tatlısın.

Ciddiydim.

Fakat ben kararımı değiştirdim

- Niçin? - Yarın gece öğreneceksin.

Ya başaracağım, ya da öleceğim!

Her halükârda beni göremeyeceksin.

Eğer kazanırsam, çok daha büyük bir geleceğin peşine düşeceğim.

Eğer kaybedersem... Ölmüş olacağım.

İki durumda da,

beni daima sevgilin olarak hatırlayacaksın.

Lord Hazretleri.

-Bu ne? -Şey, çok memnundu.

Öğretmeni olarak Kojiro'yu tutmak istiyor.

Bu harika.

Kojiro büyük bir iş başardı. Nerede o?

Onu buraya getireceğim.

-Geri dönmemiş miydi? -İyi haberlerim var!

Gel.

Efendim, seni ve Obana'nın öğrencilerini duymuş.

Lütfen. Onlar sadece güçsüz kişilerdi.

Bu bana hiç itibar kazandırmadı.

Ama yine de, ustaları, Efendi Shogun'un öğretmeni.

İntikam istenecektir.

-Dövüşeceğim. -Dinle beni.

Gençliğin verdiği kuvvetle dopdolusun.

Efendim dedi ki, "Böyle bir düşmanlık durdurulmalı."

Aniden seni hizmetine almaya karar verdi.

Yani? Efendi Hosokawa'nın öğretmeni olursan...

...sana saldırmaya cesaret edemezler.

-Reddediyorum. -Ne?

Himaye aramaktan hoşlanmam.

Aptal olma.

Obana okulu seni düelloya çağırırlarsa,

Efendi Hosokawa'nın öğretmeni olarak dövüşebilirsin.

Tek başına olduğu gibi olmaz.

Bir şey daha.

Baş Hizmetli Sado, Musashi'yi tavsiye ediyor.

Musashi'yi mi?

Gizlice izleniyor.

Onlar onu bulmadan önce, buna karar vermemiz gerekiyor.

İlk adımı atmak, her zaman faydalıdır.

Dinle. Musashi ile yarın düello yapacağım.

Ne! Onunla mı?

Böylece endişen sona erer.

Hayal gücü çok geniş.

Bahislerinizi yatırın!

Oyun!

Bu ne gürültü!

Hey, sessiz olun!

Teşekkürler.

Sustular.

-İkna edicisin. -Elbette!

Özür dilerim.

Samuray!

Yemeyi kes.

Korktuğunu itiraf et.

İçin rahatmış gibi yapma.

Dur!

Sen kimsin?

Beni tanımıyor musun?

Burada beni tanımayan, sağır olmalı.

Yüksek sesle konuş, ağır işitiyorum çünkü.

-Kimsin sen? -Kes sesini!

Ben at tüccarı Kumagoro, çetin ceviz.

Çetin derken de, ciddiyim.

At tüccarı öyle mi?

Samuraylarla anlaşırım. Canlı at satarım, şu da var ki...

Yani?

Bu çocuğu bana sen göndermişsin...

...susmamı söylemesi için, değil mi?

Sesim biraz gürdür.

Bu hanın sahibi sen değilsin, değil mi?

-Ne olmuş? -Özür dilerim.

Hepimize hitaben bir özür mektubu yazacaksın.

Yoksa seni avluya çıkarıp, at sidiğiyle yüzünü yıkarım.

- Çok komik. - Ne?

Çok ilginç.

Bana hemen cevap ver!

Vereceğin cevaplara göre karşılığını alacaksın!

Bakalım ne yapmam gerekiyor?

Çok şey var.

Şu çubukları yıka.

Müthiş!

İntikam eğitimi mi?

Artık onun öğrencisiyim. Musashi Miyamoto! Hiç şüphesiz!

-Sen keçileri mi kaçırdın? -Elbette hayır!

At tüccarı. Sen Musashi mi dedin?

O burada mı yaşıyor?

Şimdi seni tam olarak anladım.

Fikirlerimi sana zorla kabul ettirmeyeceğim.

Yine de, Efendimi görecek kadar iyi olacak mısın?

Bu gece onunla bir düelloda kapışacağım.

Bir düello mu?

Hayatımın en unutulmaz karşılaşması olacak.

Senin adamın kim?

- Kojiro Sasaki. - Sasaki mi?

- Bu doğru mu? - Evet.

Aslında, Sasaki meslektaşım Iwaoka'ya önerilmişti

ve efendimle bugün yada yarın buluşacak.

Ne? Kojiro mu?

Miyamoto, eğer kazanırsan...

...lütfen teklifimi açık yüreklilikle kabul et.

Dövüşmek zorunda mısın?

Hey, evlat! Musashi nerede?

"Bir yolculuğa çıkmaya karar verdim.

Lütfen vadedilmiş karşılaşmayı bir yıllığına ertelememe izin verin.

Yine karşılaştığımızda,

bir hayli hazır olacağım, sizinle çatışmaya sadık bendeniz.

Musashi Miyamoto.

Niçin ağlıyorsun?

Bunu sevmedim.

Kojiro'nun, Hosokawa'nın öğretmeni olmasını!

Eskiden dünyevî başarının hayalini kurardım.

Sükûnet bulmanın doğal olduğunu sanırdım.

Ama şimdi kendimi daha fazla eğitmek istiyorum.

Jotaro.

Ben açım. Yemek yiyelim mi?

- Kuma. - Ne?

Ben senden daha kıdemliyim, öyle değil mi?

Evet, bu doğru.

Bana Efendi Jotaro olarak hitap et.

Söylerim... Efendi Jotaro.

Bu ne?

İnsan, küçüklerine nazik davranmalı.

Öğle yemeği zamanı değil mi?

Eğilin!

Dizginleri bırakın. Yoksa oku atarız.

Kılıçlarınızı teslim edin.

Geri çekilin.

Buraya nasıl sağ salim geldiniz?

-Haydutlara rastladık. -Bir şey olmadı mı?

Bir at kazandık.

Sık sık ortalıkta görünürler mi?

Daha da sık, efendim. Bizi mahvediyorlar.

Mahsülümüzü çalıyorlar, kadınlarımızı çalıyorlar.

Onların insafına kalmış durumdayız.

Birçoğumuz, güvende olmak için bu köyü terketti.

Düşünsenize. Bir at ele geçirmişler!

Bu, birşey sayılmaz mı?

Ağaçları kesmek için baltanız var mı?

Efendim.

Ağaçları niçin kesiyoruz?

Bir kulübe yapmak için.

Neden Efendim?

-Burada yaşayacağız. -Burada mı?

Ve çift süreceğiz.

Kılıç çalışması ne olacak?

Çift sürerken devam ederiz.

Yardım et!

Hoşgeldiniz.

Acele edecek misiniz, kızlar?

Yoksa kızarlar. Çabuk!

Zengin kişilere benziyorlar. Zengin olacağız!

Çabuk! Çabuk!

Oh, gerçekten mi?

Patron, zengin olur. Biz, zayıflarız.

Açgözlü sersem!

Acele et!

Boş musun, Hanagiri?

Bir soluk alayım.

Beş müşteri için bir kız eksiğimiz var. Hanagiri!

Patron.

Bütün kızların zil takıyor mu?

Hayır, efendim, bir tek o.

Kedi yavrusu gibi çıngırdar.

Hanagiri, değil mi?

Getir onu. Hemen.

Kulakların çok keskin.

Birini mi hatırlattı?

Kazandın! Kendimizi içkiye vururuz o zaman.

O burada. Gelin.

Hanagiri.

Demek sensin.

Beni umursamıyorsun. Öyle değil mi?

O kadar kalpsiz değilim.

Seni bilirim. Daha da kötüsündür.

Sana dokunmadım bile.

Gururun yüzünden.

Ben sevmemiş olsaydım, sen onu sevecektin...

Muhtemelen.

Buraya gel de içkilerimizi doldur.

Musashi onun için önemli.

Karşılıksız aşk.

Anla onu artık!

Dur!

Ben lekelenmiş olabilirim, ama kalbim temiz.

Öyle mi?

Sana onun şu anda nerede olduğunu söyleceğim.

Shimosa'daki Hoten Tarlası'nda çift sürüyor.

Gidebilir mi?

Bunun şakası olmaz, efendim. Eğer o giderse, büyük zarara uğrarım.

Patron.

Yeterli mi?

Sadece bir çiftçi.

-Bir kadın mı? -Ne?

Dur!

Ne keşif ama!

Dur!

Onu ilk ben gördüm, öyle değil mi?

Yardım edin!

Bir kız.

Yine haydutlar! Gidelim!

Yardım edin!

Aha, Otsu!

Aha, Jotaro!

Biraz daha ganimet.

Efendim!

-Aha, birşeyler yiyecek miyiz artık? -Büyük haber! Otsu geldi!

Otsu mu?

Edo'lu Efendi Yagyu söylemiş ona, öyle diyor.

Burada kaldığını biliyorlarmış.

Bana giyecek birşey getir.

İyi görünmek için yüzünü yıkıyor.

Acele edecek misin?

Seni özledim.

Benim kızgın olduğunu sanıyordum.

Ama niçin?

Suç bendeydi.

Çok ani oldu. Yani..

Beni affettin mi?

Seni bir daha terketmeyeceğim!

Kurduğumuz kulübe bu.

Üçümüz burada yaşıyoruz.

Ve toprağın şu kısımlarını sürdük.

Çoraktı.

Ama emeklerimiz sayesinde nihayet ürün veriyor.

Eskiden çiftçilikten nefret ederdim.

Ve hayaller kurardım hep.

Ünlü ve başarılı olmak isterdim.

Başka birşey düşünmezdim.

Şimdiyse yine toprağı sürüyorum.

İlginç, değil mi?

Yaşamın değerini öğrenmeye başlıyorum.

Toprak bana bunu öğretti.

Jotaro.

Otsu'ya birşeyler pişir.

Yaşlı Gen'den onu evine almasını isteyeceğim.

Otsu, Onu yine gördüğün için mutlu değil misin?

Hâlâ bana kızgın.

Ne oldu?

-Dinle, Jotaro. -Efendi Jotaro.

Evet, efendim.

Onu hiç anlamıyorum.

Ben de.

Yine toprağı oyuyor.

Adamın kadına kötü birşey yaptığını söyledi bana.

Doğru olamaz.

Öyle olsa, kadın neden buraya gelsin?

Haklısın.

Oraya kim gidiyor?

Bu köyden ayrılmaktan nefret ediyorum.

Kazık çakacağım ...

bu uğurda ölmem gerekse bile.

Lütfen efendim, nasıl dövüşüleceğini bize öğretin.

Uzaktaki haydutlarla savaşmamız gerek!

Lütfen Efendim!

Size nasıl dövüşüleceğini öğretmenin faydası yok.

İlle de birşey gerekiyorsa, kaçmayı öğrenin.

Onlarsan kaçmak mı, efendim?

Bugün kaybedersiniz, yarın kazanırsınız.

Oraya tek başına mı gideceksin?

Evet. Buraya kadar tek başıma geldim.

Buradan tehlikelidir orası.

Komşu köye giden yol haydutlar tarafından kuşatılmış.

Bebekliğimden beri haydutları bilirim ben.

Babam da bir hayduttu.

Öğle yemeğim hazır değil mi daha?

Hazır.

Erkek kılığına girmen daha iyi olur belki de.

Bütün kızları durdururlar.

Erkeklerin oyuncağı olmuşum ben.

Artık hiçbir şey umurumda değil.

Onu görebilirsem, mutlu ölürüm.

Bir dakika.

Erkekler, düzenli olarak buraya yağ ve tuz almaya gelirler.

O zamana kadar bekleyip, onlarla git.

Güzel bir fikir.

Bu, onlar olabilir.

Bize içki verin!

Şu samuray geldiğinden beri, kötü herşey.

Onlara kılıç oyunları öğrettiklerini duydum.

Kim onlar?

Herhâlükârda, onları yok etmek zorundayız.

Bu fazla küçük.

Daha büyük maşrapalar getir!

Patron.

Şu senin kızın m

Hayır.

Hey, ufak kız! Buraya gel!

Ne yapıyorsun?

Ahai, Akemi!

Toji.

Evet, benim.

Onu tanıyor musun?

O, Oko'nun kızı.

Anladım.

Anneme ne oldu?

Nerede o?

Onu öldürdüm.

Toji, öldürüldüğünde oradaydın!

Kendi canını kurtarmak için teslim oldun!

Kes sesini!

-Kardeşimin ölümünün intikamını aldım. -İntikam mı?

Annen ve bir adam kardeşim, Temma Tsujikaze'yi öldürdüler.

-Ben Kohei Tsujikaze -Neyden bahsediyorsun sen?

Babamı sizler öldürdünüz!

Sana da aynısını yapacağım.

Orada. Köy bu.

Onlara haydutların tutuklandığını söyle.

Anladın mı?

Ve yarın akşam, Musashi'nin kulübesini ateşe ver.

O zaman saldıralım. Tamam mı?

Bu korkunç birşey. Yapamam.

Aptal olma!

Musashi onun düşmanı. Benim de.

O senin canını bağışladı. Bunu yapmalısın.

Eğer yapmayacaksan...

Seni öldürmek zorunda kalırım.

Yapma. Hâlâ hastasın.

Fakat burada aylak aylak duramam.

Dur!

Söyle bana.

Şimdi ne yapacağımı söyle.

Gitmeli miyim?

Şey, hayır.

O zaman söyle,

niçin benden kaçıyorsun?

Benden hoşlanmadın mı? Nefret mi ediyorsun benden?

Kalbinden tamamen silindim mi?

Lütfen!

Kalpsizin tekisin! Taş kalpli!

Nefret ediyorum!

Fakat...

Yaşayamam!

Keşke ölseydim!

Aptal olma!

Ben bir aptalım! Gör bak aptal bir kız ne yapar!

Dur!

Ne yapıyorsun?

O burada.

Çünkü onun yüzünden. O kadının yüzünden!

Üzgünüm.

Yaşlı Gen başkalarına ayak uydurabilir.

Otsu, bundan hoşlanmaz.

Akemi de öyle.

Gidip Oseki Teyze'ye sorayım bence.

-Senin için bunu yaparım. -Ben de.

Nihayet yalnız kaldık.

Niçin bundan hoşlanmıyorsun?

Değişmişsin, Akemi.

Beni hatırladın. Öyle memnunum ki.

Sevgilim, tepelerde yaşamaya başladığımız zaman, seni seviyordum.

Benim için gerçekten değerliydin.

Bu konuda ciddi değilsin.

Ama ben ciddiyim.

Geçen sefer Ichijoji'de tuzağa düşürüldüğünde, sana anlatmaya çalışmıştım.

Seni anlayamadım.

Sevgilim, benimle kaç.

-Kaçar mısın? -Kes şunu.

Oko, bir zamanlar annen de aynı şeyleri söylemişti bana.

Onun kanı senin damarlarında.

Hayır. Ben farklıyım.

Ben hiçbir şekilde ona benzemem.

Seni tanıyana kadar hiçbir erkeği sevmedim.

Senin dışında hiçkimseyi sevmedim aşkım!

İşte bu yüzden buradayım.

Üzgünüm.

Bu senin hatan değil.

Senin Otsu'n var.

Mantıksız davranmamalıydım.

Bu sabah ayrılıyorum.

Onunla mutlu ol.

Kendine iyi bak.

Sevgilim.

Bu çok zor!

Fakat senden umudumu kesiyorum!

Söz veriyorum.

Gitmeden önce bana sıkıca sarıl!

Ölene kadar beni boğ kollarında!

Son iyiliğin olarak! Sonra gideceğim.

Beyler!

Buraya gelirken duydum, bütün haydutlar tutuklanmış.

-Gerçekten mi? -Evet.

Bütün kasaba bunu konuşuyor.

Eğer tutuklanırlarsa güvende oluruz.

Sonunda rahata kavuşacağız.

Akemi bunu mu dedi?

-Hak ettikleri cezayı buldular. -Kurtulduk artık.

Akemi, haydutlar konusunda emin misin?

Akemi!

Bu doğru mu?

Bana inanmamıştın.

Bir süre burada kalacağım. Burayı sevdim.

Master, did you hear it?

Efendim, bunu duydunuz mu?

Yaşlı Gen, duydun mu?

Evet duydum.

Çalışmayı bırakın da kutlayalım!

Güneş doğunca çalışırız güneş batınca dinleniriz.

Heave-ho, hey, hey Heave-ho, hey, hey

Bir kuyu açalım su içelim. Tarlayı sürüp ürünleri yiyelim

Heave-ho, hey, hey Heave-ho, hey, hey

Kuşlar bile köyümüze gelecek, Burası bizim, bizim cennetimiz.

Heave-ho, hey, hey Heave-ho, hey, hey

Bin yıl boyunca sonsuza dek Pirinç tarlaları bize yiyecek verecek.

Ateş için bize işaret verecek.

Bütün evler ateşe verilecek!

Sen köylüleri öldürdün.

Sakın kavga etme Musashi.

Onunla başa çıkabilirim.

Benimle gel. Yalnız konuşalım.

Birşeyler içelim.

Otsu nerede?

-Evimde. -Flüt çalacak.

Güzel fikir.

Gidip onu getireceğim.

Otsu.

Sen de bir kadınsın.

Bir kadının duygularını anlayabilirsin.

Ben ona âşığım.

Akemi.

Sen korkunç bir kızsın.

İkimizin arasına girmek zorunda mısın?

Otsu.

Gel onu al.

Eğer onu istiyorsan... dövüş!

Ne korkunç!

Tut şunu. Geldim!

Yardım edin! Biri yardım etsin!

Ateş!

Git!

Su getir!

Haydutlar! Haydutlar!

Sakinleşin! Sakin olun!

Kadınları ve çocukları yaşlı Gen'in oraya götür.

Musashi Miyamoto! Ortaya çık!

Benimle dövüş!

Musashi, kardeşimin ölümünün intikamını almak için buradayım!

Kaç!

Piçler!

Kuma!

Piçler!

Lanet çocuk!

Dayan, Kuma.

Jotaro, sen...

gerçekten benden ustasın.

Akemi!

Aferin!

Ne yapıyorsun?

Akemi! Dayan!

Otsu.

Ben ölüyorum.

Ben çok kötü biriyim.

Oh, hayır!

Sen hayatımı kurtardın!

Sakın ölme! Akemi!

Akemi.

Aşkım!

En sonunda...

...beni kollarınla sarmaladın.

Dayan, Akemi.

Benim için artık herşey bitti.

Bir daha asla... seni göremeyeceğim.

İkiniz birlikte

çok mutlu olun.

Musashi!

Efendi Musashi nerede?

"Efendi Hosokawa'nın öğretmeni olarak resmen görevlendirildim...

...ve Kokuro'ya, onun yerine gidiyorum.

Nisan ayından sonra Kokuro'da bir maç için

oldukça istekliyim."

Efendim, bu şekilde ayrılmanı mantıksız buluyor.

Herşeye rağmen benimle karşılaşmayı tercih ediyor.

KOKURA KASABASI

"Efendimizin hizmetçisi Kojiro Sasaki, Mimasaku eyaletinden...

Musashi Miyamoto ile dövüşecektir."

Musashi.

Beş gün içinde, öyle mi?

Gerçek bir samuray gibi, dürüst bir şekilde dövüş.

O eşsiz bir rakip efendim.

Sizin şerefli isminize bir leke sürdürmeyeceğim.

Dört gün içinde.

Daha fazla bekleyemeyeceğim.

O meşgul.

Fakat ben onun çocukluk arkadaşıyım. Çok yakın bir dostu.

Efendi Ito'nun okulunda onunla birlikteydim.

Ben Ichinomiya, Yamazaki Dojo'dan. Beni hatırlayacaktır.

Please, calm down!

İşsiz olduğum zamanlar beni ihmal ettiler.

Fakat bugün herkes beni görmek istiyor.

İşte hayat böyle.

Fakat bu keyifli birşey.

Senin ustalığın kesinlikle kabul edilecek.

Karşılaşmadan sonra başka büyük bir olay var.

Başka bir olay mı?

Kızım sabırsızdır.

Gitme, Otsu! Efendimi bulmama izin ver.

Lütfen. Bütün bu yolu niçin geldim?

Bu müsabakada büyük ihtimalle en kötü kaderiyle karşılaşacak.

Öyle olursa, cesedini toplayacağım..

Onu görmem lazım.

Onunla konuşmalıyım!

Tamam.

Çekilin yoldan!

Musashi'den mi efendim?

"Tam zamanında teknemle orada olacağım.

Umarım bu seni memnun eder."

Anlıyorum.

Buraya saygısından gelmedi.

Doğruca adaya gidecek.

But at what inn is he staying?

Dayan, Otsu.

Sorun nedir?

Yardım et!

-Ne oldu? -O hasta.

Hasta mı? Bu taraftan.

Omitsu.

Düşünceli görünüyorsun.

-Kaybedeceğimi mi düşünüyorsun? -Oh, hayır.

Öyle olmayacağını söylüyorsun,

fakat yine de endişelisin.

Musashi'yi yeneceğim.

Bu uzun zamandır arzuladığım şey.

Onu yeteneğimle yeneceğim.

Böyle dualar ve tılsımlar...

...benim işime yaramaz.

Bu yüzden benim için dua etme.

Acımak benim akıl sağlığıma zarar verir.

Tek başıma dövüşmek istiyorum.

Kaleye dön.

Şimdi kendimi rahatlamış hissettim.

-Hey, Sasuke. Hazır mı? -Elbette.

Efendi Musashi'yi taşımak bir kayıkçı için onurdur.

Tekne temizlendi.

Güzel.

Yola çıkmak için hazır.

Şimdi giyindiğim nazik hediyen için teşekkürler.

Kendimi yenilenmiş hissettim.

İyi şanslar efendim.

Bir dakika.

Ayrılmadan önce birini görmeni istiyorum.

Ben mi?

Kalkmak için zahmet etme.

Otsu!

Onu bu şekilde göremem.

Efendim!

Sakın içeri gelme!

Ben geliyorum!

Otsu.

Sonunda tekrar karşılaştık.

üçsüz görünüyorsun. Çok mu hastasın?

Şimdi iyileştim.

Benim hastalıklarım gariptir, bilirsin.

Biraz yürüyelim mi Otsu?

Böyle birşeyi benden ilk kez istiyorsun.

Elbette seninle gelirim.

Bugüne kadar kendi yolumda yürüdüm...

...ve bu sana çok acı verdi.

Beni affet.

Fakat göründüğüm gibi acımasızın teki değilim.

-Biliyorum. -Biliyor musun?

İşte bu yüzden seni seviyorum.

Otsu!

Bugün amma şanslı günmüş ha!

Şimdi gönül rahatlığıyla dövüşebilirim.

Niçin ağlıyorsun?

Samuray olmandan nefret ediyorum.

Keşke her zaman bildiğim Sevgilim olsan.

Musashi, kılıcını bırak.

Dövüşme!

Onların sana korkak demesini umursama!

İstediğim sadece ikimizin mutlu olması!

Otsu.

Şu an için bu imkânsız.

Lütfen!

Gitmene izin vermeyeceğim!

İzin vermeyeceğim!

Mantıksız davranma.

Ben bir kadınım.

Keşke sıradan bir insan olsaydın.

Otsu, lütfen moralimi bozma.

Bir samurayın karısı onu gülümsemeyle gönderir.

Özellikle bu son defaysa.

Tabi ki.

Bu Funa Adası?

Hayır efendim, bu Hiko Adası.

Funa Adası bunun ötesinde. Küçük bir ada.

Eskiden bir deniz savaşının olduğu yer değil mi burası?

Evet.

Bu ne için efendim?

Düello için.

Bir tahta parçasıyla mı dövüşeceksin?

Boyunu sevdim.

Dinle.

Eğer kaybedersem...

...cesedimi al...

Otsu'ya götür.

Yüce Tanrım! Böyle konuşma.

Benden bir hatıra olarak bunu al.

Musashi'nin botu göründü!

-Musashi geliyor! -Musashi geldi!

Sinirli olma.

Kılıcımın akıl almaz gücünü göreceksin.

İzle beni.

Musashi!

Bay Miyamoto.

Fevkalâdeydi.

Karşılaştığım en iyi kılıç ustasıydı.

Çok mutluyum.

Çok mutluyum!

Efendi Musashi'yi bir ölü olarak geri götürmemek için dua ediyordum.

Bütün bunlardan dolayı sevinçliyim. Çok mutluyum!

SON

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.