All language subtitles for Tuzlu Kahve 5.Bölüm izle TvDiziler.tv

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Siz gidin, ben size haber veririm.

Erin?

Mehmet? Bu sefer de ben seni denizden çıkarmaya geldim. Ne işin var burada?

Derin, ben çok düşündüm.

Ama çok çok düşünün.

Bu yaşadıklarımız ikimizle alakalı değil.

Tüm bu yaşanan her şey hiç bizimle ilgilidir.

Ailelerimizi değiştiremeyiz.

Onlarla savaşamayız.

Ama onların dilinden konuşabiliriz.

İnatsa inat.

Benim senden vazgeçmeye eğitim yok.

Dur bir dakika.

Üstümde gömlek var. Böyle evlenme teklif etme. Olur mu?

Biliyorum yani. Bunun bir evlenme teklifi olmadığını biliyorum. Sadece

niyetimin ciddi olduğunu bir göstergesi olarak.

Sen şimdi bu yüzüğü tak.

Biz biraz da birbirimizi böyle tanıyalım. Ne dersin?

Çok güzelmiş.

Ne yapıyorum?

Anne Mehmet gelmiş.

Kapıdan kovduk. Denizden gelmiş.

Yalnız gelmiş.

Evlenme mi teklif ediyor?

Bravo.

Ailelerimiz birbirine girdi.

Siz hala deste izdivaç derdindesiniz.

Anneciğim bana daha çok ritüel gibi geldi.

Anneanneciğim bak.

İnat yapar gibi.

Ha bir de gözümüze sokuyor.

Anneanne. Anne. Anneciğim.

Gerekeni yaptınız.

Helal olsun size.

Anneannem çok sinirlendi.

Merak etme kızım.

Aşk her zaman galip gelir.

Biz de zamanında yengeniz de şeyde kötü oldu. Ben anneme bakayım.

Sen şimdi niye ağlıyorsun dayı?

Yani ben bizi böyle görünce yumuşar zannetmiştim. Vazgeçmedin değil mi? Yok

yok vazgeçmedim. Olur mu öyle şey?

Yüzüğüm çok güzel. Senden de vazgeçmedim. Ama anneannem yani küstüğü

zaman kendini odaya kapatıyor.

Bir hafta çıkmamışlığı var.

Şimdi kesin bana küstü. O derece yani. Beraber konuşalım. Yok yok işe yaramaz.

Yani onda sistem öyle çalışmıyor. Benim gidip onu ikna etmem lazım.

Küçük hanım anneanneniz kendini odaya kapattı.

Dedim sana bak kapatmış bile kendini. Ben bir gideyim onu ikna edeyim. Sonra

konuşuruz tamam mı?

Emin misin?

Evet kusura bakma ne olur.

Tamam ama habersiz bırakma. Tamam haber vereceğim.

Yüzüğüm çok güzel.

Görüşürüz. Ara.

Tamam.

Aferin kız Şengül sana.

Zar gibi açtın zar.

Çıtır çıtır. Buyurun buyurun buyurun. Şengül abla sen ne yaptın ya?

Sözleme yapıyorum yavrum.

Kıymalı bu da.

Patatesler. Otlu peynirli de yapacağım yer misin? Yok yemem ben. Melit'e söz

verdim.

Yok ya.

Güzel mi?

Tabii tabii canım başladı okul.

Yok yok sınavlar daha başlamadı merak etme.

Ekşi sen gelebilecek misin?

Anladım. Tamam.

Ben de seni çok özledim.

Ben de seni çok seviyorum.

Bak kim geldi.

Abicim.

Nasılsın? İyi iyi biz de iyiyiz.

He tamam ne yapalım. Tamam. Sağlık olsun.

İyi. Hadi öpüyoruz.

Hadi. Hadi bay bay.

Benim tatlışım ve tatlışım. İyiyim ya ben iyiyim.

Abim dedi ki güzel kızımın moralini yüksek tutmuyor ama çok seviyorum dedi.

Kalkıp gelsin kendisi söylesin o zaman.

Aa, biz seninle bayağıdır amcayı yengünü yapmıyoruz. Ben seni sinemaya götüreyim,

oradan tatlı bir şeyler alıp yiyelim, arabayla gezelim, olur mu?

Olabilir. Bak Şengül abla, çok güzel yapmışlar.

Ama hepsini alma ama ya, hepsini alma.

Sen zaten diyettin değil misin ya? Ya diyettin, ne kadar zor aldım onu. Siz

biliyor musun, ben neler yaşıyorum? O ne?

Ya ben nasıl bir çapçırlık oldu ya? Ya yapma sürekli ya.

Anneanneciğim. Anneanneciğim bak Mehmet de gitti hadi aç konuşalım.

Ne yapacağız?

Anneanneciğim aç bak lütfen.

Çok sinirli çok.

Ya açmazsa?

Ay bu ne kadar zarif bir şey böyle.

Helal olsun çocuğa. Ben de çok beğendim. Bir de yaptığı büyük cesaret yani çok

cesur biri.

Bir erkek isterse her şeyi yapar. Bunu sakın unutma.

Bir saniye.

Annem kapıyı açmıyor.

Ne yapıyoruz?

Buyurun efendim buyurun buyurun.

Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Hoş bulduk Adem.

Aman aman çok şükür evime döndüm.

Şükür şükür. Uyumca da yarın gideriz hatun.

Adem. Sen Candan'a yardım ediver.

Tamam hatun annem. Ay evime gelince böyle bir içim ferahlayıp. Ay sen

ferahladın mı annem? O kadar parayı harcayınca bir ağırlık gitti tabii.

Ferahlık ondan.

Siz geçin biz geliyoruz.

Sen dur kız ayrıca gel buraya. Geldim teyze.

Bak biz de yukarıda güzel bir derleme toplama yaparız tamam mı? Derleme

toplama yaparız teyze gel.

Ablacığım. Canım ablacığım. Senin bu kardeşin yurt dışı pazarına büyük bir

giriş yapıyor.

Bir bakar mısın şu firmalara?

Aa. Ünver.

İnanmıyorum. Çok sevindim.

Epeydir ulaşmaya çalışıyorduk yabancı firmalara. Baktım zorlanıyorum. Direkt

eliti saldım üstlerine.

Hepsini halletti vallahi.

Şebatlı kız.

Gel gel.

Tam seni tebrik etmek için seslenecektim.

Hayret anneciğim ne oldu? Firmaları gösterdim.

Yabancı firmalarla da çalışmaya başlamışsınız.

Lisanın var.

Yurt dışı tecrüben var.

Hiç şaşırmadım.

Tebrik ederim sizleri.

Teşekkür ederiz. İyi. O zaman açılışa geçerken... ...ajanstan alıyorum seni.

Görüşürüz ablacığım.

Anneanne bak lütfen hepimiz buradayız. Aç şu kapıyı.

Tata sen bir şey yap ikna et.

Anneciğim.

Canım. Bak sen bizim kraliçemizsin. Hiç buradan kimse

senin sözünü ezip geçer mi?

Gördük. Hepiniz ezip geçtiniz beni.

Bir saniye.

Anneciğim.

Şimdi sakinleşmeni istiyorum ve sana enerji gönderiyorum. Gözlerini kapat ve

dilin nefesini al.

Çok başarılı oldun. Annem hemen iki çırpınca rahatladı kendine geldi.

En azından çabalıyorum.

Anneciğim. Bak kendini odaya kapatamazsın. Bizim bugün gidecek

davetimiz var.

Ben gelmiyorum.

İnsan içine çıkacak. Hal mi bıraktınız?

Anneanneciğim bak.

Bak Mehmet de çok üzüldü. Zaten kovmaktan beter ettin çocuğu. Yani hem

bana evlen diyorsun hem de benim bulduğumu kapıdan kovuyorsun. Olmaz ki

böyle. Bir mutlu olacağım. Mutlu etmiyorsunuz. Bozuluyor işlerim.

İptal iptal iptal.

Sitara Hanım. Bakın küçük hanım resmen yerlere oturdu. Yani dümdüz yerlerde.

Ağlıyor zavallıcık.

Anneanne lütfen. Anneanne.

Irma.

Söyle oradakilere çocukluk etmeye lüzum yok.

Efendim, Sitari Hanım derler ki çocukluk etmeyiniz rica edeceğim.

Anneanneciğim, kendini odalara kilitleyen sensin ya.

İrma, söyle oradakilere kinayeli konuşmaya devam etmesinler.

Efendim, Sitari Hanım derler ki kinayeli... Kulağımız var.

Anne! Seni çıkaracağım!

Ya, ya bulduğu çözüme bak ya. Sanki annem içeride kilitli kaldı. Bırak onu

elinden. Eğer sen bu kapıyı kırarsan anneannem de senin kafanı kırar. Kaç

para biliyor musun o kapı? Bırak şunu.

Erma, söyle oradakilere ben şimdi yatacağım, uyuyacağım.

Beni rahatsız etmesinler.

Peki anneanneciğim, uyu sen uyu.

Duydunuz, duydunuz, duydunuz.

Hadi gidelim, belki uyuyunca sakinleşir.

Buyurun. Her şeyi zarar, her şeyi.

Çaban var çaban.

Babam be.

Şunu bir imzalaman lazım.

Ne oğlum bu?

Ya işte ödemeler var. Senin iznin lazım. Ne yapacağız?

Annemler nerede?

Çeyizleri hallediyorlar. Bitmez onların işi. Aybükeler de gelmiş.

Aybüke mi burada?

Aybükeler mi gelmiş?

Evet, içeride.

Kim kim Aybükeler çağırdı?

Sana ne oğlum Aybükeler? Haa, bana diyor. Bunda değil, öyle sordum,

muhabbet için sordum.

Hava var ya, tık bir günde şazdan kışa geçti. Kış geldi bir anda, çok hızlı

geçiyor, hayat çok hızlı geçiyor vallahi babam ya.

Evet oğlum.

Bayağı serinleri.

Bacacığım, ay babacığım, babacığım baca bakarken babama baca dedi.

Onu temizleteceğiz değil mi bacayım kış? Çünkü temizletmemiz lazım. Yani orada

şimdi şöbini yakacağız falan onun şeyi lazım ama ne diyorsun bilmiyorum.

Ama yok sen var ben senin yanında.

Hiçbir şekilde uyuşurum. Ben böyle yaşarım. Kışın da yaşarım. Babamın

ısısı, ocağın ısısı bana yeter.

Bakayım şöyle. Oh valla sıcaksın. Babam benim. İyi ki varsın. Şurada seni bir

gördüm heybetini. Vallahi zor yetiştim sana.

Kendimi zor attım buraya.

Sen bir ömür çalış dedin Yücel.

Bizlere bunları bırak. Biz bunları hak ediyor muyuz?

Onu bilmiyorum.

Vallahi bilmiyorum.

İyi ki varsın babam. Canım babam benim.

Tamam o zaman.

Hayırlı olsun. Sağ ol.

Ya ben unutmuşum, çeyizler insan ne kadar yoruluyormuş ya. Tabii çok zaman

oldu ama yani... ...gerçekten bacaklarım falan tutmuyor.

Yani bittim bittim, yoruldum öldüm.

Ay teyze gerçekten al benden de o kadar çok yorulduk ya.

Bu ne? Hatun teyze bütün dükkânı aldı, bir noktada franchise'ını alacak sandım.

Artık onu da almasın ya. Daha ne alacak? Her şeyi bütün dükkana aldı ya.

Bakayım, bakayım.

Teyzesinin gülü nasıl kahve yapıyormuş. Eline de nasıl yakışırmış.

Yakında senin de istemeni yapacağız.

İnşallah Allah'ım duysun. Önce istemeni bak çeyizine. Arkasından düğününü. Allah

'ım duy. Sana böyle sıra sıra altınlar dizeceğim. İki koluna böyle boydan boya.

Sen çok zayıfsın ya. Azıcık kilo al da şöyle aydın oğullarına yakışır. Kalın,

ağır böyle gramajda ağır. Böyle yakışıklı bir kemer takayım. Bu annen

biraz az çeker çünkü.

Abla siz ne ettiniz?

Koca dükkanı yığmışsın. Nereye koyacaklar acaba bu kadar eşyayı?

Maşallah maşallah. Çok güzel görünüyor hepsi.

Maşallah. Şanımız yürüsün Şengül.

Yürüsün ablam yürüsün. Biz de kendi bildiğimizce yaptık işte bir şeyler.

Eliflerin anası babası ailesi de böyleymiş. Murat söyledi gelenek görenek

bilen insanlarmış.

İnsanlarmış. Ha koy koy koy. Onları öyle koy.

Üstüne de şöyle.

Şunlardan. Hepsini sar hepsini sar. Güzel fırfırlı olsun.

Ay bunlar da bir güzel ki baksana Türkan.

Ablacığım nazar boncuğu şu nasıl?

Ama küçük olmasın.

Güzel mi? Ee çeyizin alasını yapmışsın. Nazar boncuğunun da büyüğü olacak.

Nazarlardan korusun. Yok benim dünürüm Engin Dağ'dan burt yemez.

İnşallah bu dünürden de yüzün güler hatun. İnşallah, inşallah.

Baksana Mehmet'inkilerle ortalık bir büne girmiş.

Ee öyle oldu.

Allah bana hep senin gibi dünürler versin Türkan'ım. Amin, amin. Oh

inşallah.

Ay ay teyzesinin gülü nasıl da kahve yapar.

Kız bu tuzlu kahve.

Ee teyze, olmuşken tam prova olsun dedim.

Gelin olarak ben de içecek miyim?

O da ama tuzlu. Kız doğru düzgün kahve yap git, Allah'a sen yarabbim.

Bir bardak daha su getir yana, içini yana.

Oldu.

İşte Mehmet de seviyorum diyor ama artık bilmiyorum nasıl olacak.

Ay hatun, yani aileler bu haldeyken sevse ne olur, geçmiş ola. Yani yarın

bir gün...

İlla ki ne yapacak? Eninde sonunda birini seçecek. O da sen olmayacaksın

tabii ki. Ne demişler? Yaza çıkar danayı, beğenmezsin anayı.

Türkan ne diyorsun sen?

Ay olur mu öyle şey? Ne demek sen olmayacaksın?

Aa ben bir kere böyle üzülmüştüm, boynumu bükmüştüm de. Mehmet'im dedi ki

anamı ben ezdirmem dedi.

Anam bir yana dünya bir yana dedi. Kim gelirse gelsin benim gözüm anamdan başka

hiçbir şey görmez dedi.

Sağ olun. Ben Mehmet için en en en sevdiğim bu dünyada biliyor musun sen?

Tamam canım biliyoruz yani.

Tabii ki en çok seni sever. Tabii ki sen başkasın.

Biliyoruz yani.

Ne var? Ne oluyor Şengül?

Kızım dur burada var Allah Allah. Bir tane daha ye. Bir tane daha ye. Kız git

Allah aşkına. Onu demek istemedik.

Neyi demek istedin Türkan? Ben öyle bir duruma düştüm ki burada. Sanki hiç böyle

şeyler olmamış. Yani benim boynum bükülmüş ama hiç Mehmet benden yana

çıkmamış. Yok kız.

Ben uyduruyormuşum gibi bir duruma düştüm. Ama yalan. Yok ben bilmez miyim

seni? Hatun.

Alınganlık yapma. Ben gerçekleri söylüyorum ya şurada. Allah Allah.

Kız Şengül çekil bir aramıza. Ben giderim de şey getir. Ya dünürümle benim

arama. Güç ver getireyim abla.

Hadi git ne getiriyorsan getir.

Oy dünürüm. Ben sana hiç öyle kötü bir şey söyler miyim? Oy sen benim biricik

dünürüm. Allah'a şükürler olsun.

Türkan'ım çok severim seni bilirsin. Ben de seni biliyorsun. Of şükür.

Allah'ım ya.

Şuna bak.

Çiçeklerin güzelliğini gördün. Tabii.

Şuna bak bu düğün çiçeği gibi.

Çok güzel. Can'danım seçti. Ben bunu böyle alacağım. Oğlan anası olarak.

Ay diyeceğim biz geldik. Dizi dizi dizi dizi. Arka arkaya. Herkes birer tane

alsın. Kucak kucak. Böyle girin bakalım.

İnşallah. İnşallah. Çok güzel. Çok güzel.

Ay maşallah. Allah nazardan sağlık. Ay maşallah.

Yüzük mü?

Abi, yani derinden uzak kalamayacağını biliyordum da... ...bu kadarını

hakikaten beklemiyordum ha. Vallahi ben de beklemezdim. Bir anda kapılarında

buldum kendimi.

Ya sen o kadar kavga gürültünün üstüne annemi nasıl ikna ettin ya?

Ya annem nasıl kimseye gelip söylemedi bunu?

Annemin onayını aldın herhalde değil mi abi?

Abi sen ne yaptın ya?

Ya ne yaptım Murat? Ne yaptım yani? Romeo Juliet mi bunlar? Yani iki düşman

kavgalı aile mi var yani? Saçma sapan bir tartışma bilmem ne olmuş yani. Bir

şekilde yolunu bulacağız, çözeceğiz işte.

E bir yolunu bulsaydık da öyle gidip çözseydik be abi. Olur mu böyle şey?

Annemin tripi geçmeyecek kırk sene. E tamam be oğlum. Yani delini ikna etmeden

nasıl yapabilirim?

Tamam haklısın haklısın abi.

Bak Allah aşkına benim söze kadar bekle bir şey söyleme. Ben şu lollipopumu

isteyeyim artık ya. Yok yok merak etme zaten uzun bir süre söylemeyi

düşünmüyorum. Biraz huzur gerekiyor bana.

Huzur hepimize lazım, hepimize lazım da.

Yani şimdi annemin dilini öyle bir düşüreceğiz ki ya. Hakikaten yani. Her

fırsatta tribüne atacak bize.

Ne yapalım artık? Yani sonunu düşünen kahraman olamaz.

O zaman sen Amerika'ya dönmüyorsun.

Oğlum sorup durma işte şunu. Yani şu an gitmiyorum.

Göreceğiz bakalım ya.

Canım abi ben senin için söylüyorum.

Annem çok yumuşatır çünkü bu. E tamam oğlum işte. Benim de bildiğim bir plan

var belli ki yani.

Güzel. Var var. Ama bak anneme helal olsun.

Kadın yani dediği çıktı.

Hakikaten sen benden ölünce evleneceksin belli ki bu gidişlerde.

Sus sus.

Aa abi.

Ne? Abi.

Allah aşkına şu bak. Şu yeni projeye bir baksana ya.

Heyecanına bak. Bakayım. Merak ettim.

Allah aşkına şuna bak. Kesitler nerede?

Burada orada.

İki tane kahve söyleyin bize. Tamam mı?

Söyle bakalım.

Aybala. Anneannemin kapısının altından atacak şöyle dokunaklı bir fotoğraf

arıyorum. Sence hangisi?

Ya da mektup mu yazsam? Telgraf gönder kızım.

Ya sen ayağını yüzüğüne göre uzat. Ay maşallah.

Üç günde yüzük takmışsın. Neyi düşünüyorsun?

Hem de elit ayrıldığımızı düşünürken ben yüzüklüyüm. Karma nasıl işledi ama

içimin yağları eridi.

Dora yengeden haber var mı?

Yok vallahi.

Mesaj at bakayım.

Dora yenge.

Kızım. Hoş bulundum dur.

Gerçi onun hoşuna gider.

Kıro.

Derin değil mi bu?

Teyze, niye sana mesaj atıyor?

Onu affedeyim dememekle barıştırayım diye yalvaracak herhalde. Ne için

arayacak, yazacak başka?

Çok ısrar ediyor.

Buluşayım da bize de eğlence çıksın. Herkes teyzenin peşine bulan bırakmıyor

yalnız. Yalnız akıllı kızmış.

Bu evde benim borumun ötü...

Senin burunun kimin burusunu öttüğünün çok iyi farkında yani.

Doğru yere tezgahı açmış.

Bak kim arıyor?

Akıllı kız.

Bak annemi aramıyor, beni arıyor.

Neden?

Çünkü herkes teyzenin peşinde.

Bu Aydınoğlu ailenizin anahtarı kimde? Çok iyi biliyor.

Bak, sensin. Ben tabii.

Alo, elçisinin gülü.

Dedikodunu koksun aldın tabii.

Herhalde. Bizde action bitmez.

Candan'la konuştun mu hiç?

Ne yapmışlar ne getireceklerini bilelim de biz de hazırlıklı olalım.

Ya vallahi bohçalık falan diye bir şey dedi ama anlamadım tam.

Bohça mı?

Emin misin bize bohça getiren aileye biz ne hediye edebiliriz ki?

Tarla mı?

Ne deseydim anne?

Evet şimdilik onlara ayak uydurmak zorundayız.

Söz, nişan, bohça derken sıkıntı geldi bana.

O zaman sana güzel bir haber vereyim anneciğim. Ya böyle keyfin yerine

gelsin. Derin candağından yardım isteyecek galiba. Yani ısrar kıyamet

candağından buluşmak istemiş.

Zavallı ya.

Anneciğim.

İçinden gülüyorsan duymuyorum.

Gülsen duyardın.

Anne yine mi oldu?

Ya hiç derinlik bir hareket değil.

Anne bence sen fazla düşünüyorsun.

Neticede? Hiç yanılmıyorum.

O da doğru.

Candan'dan haber aldığın gibi beni bilgilendir Elif'ciğim. Tamam anneciğim.

Ben çıkıyorum o zaman.

Tamam.

Geldi kapalı çarşı.

Hoş geldiniz Candan. Hoş geldiniz Candan.

Ay bu trüfinlerindeki kibarcık gibi oldu. Kibarcık kahvede. Hoş gördük, hoş

gördük.

Canım benim bir bak bakayım sen.

Sizde şalgam yoktur tabii.

Maalesef hanımefendi. O zaman sen bana öyle bir şey getir ki böyle çok tatlı

böyle yapışık yapışık olmazsın tamam.

Mesela ne getir?

Ayran getir.

Ama ayranca bol bol köpük.

Azıcık da nane at. Naneyi de böyle bıldır bıldır bir çevir ki böyle ayrana

yeni bir yorum kat yani böyle. Güzel bir şey olsun. Hadi canım ben.

Evet, Derna Hanımcığım.

Ne bu hal?

Ayrılık bir insan böyle perişan. Ne olmuş sana ya? Sen bitmişsin, gitmişsin.

İçin boşalmış, çürük limon olmuşsun sen.

Ayrıldık biz. Tabii, doğru.

Biz ayrıyız. Çok üzgünüm ben. Doğru. Ben sana bir şey söyleyeceğim. Bak, hatun

annem ardından sonra...

Ölse bir daha bu işe eyvallah demez. İki kere, iki, dört. Üç tane oğlu var.

Murat, Mehmet, Gökhan. Gökhan benim kocam.

Gökhan. Gökhan.

Gökhan, Gökhan. Üçü de analarına aşırı derecede düşkündür. Ama anaları

kime düşkün?

Tabii ki bana.

O yüzden buradan şu sonucu çıkar.

Aydınoğlu ailesinin anahtarı bende.

Anladın? Bu yüzden sen yavaş yavaş böyle

eriyerek yok ol ve silinerek git derim ben sana. Başka diyebileceğim

hiçbir şey yok. Kusura bakma derincim.

Daha çok Aydınoğlu ailesinin kasasının anahtarı sizde gibi duruyor.

Bir saniye size bir şey izleteceğim.

Ne izleteceksin? Türk filmlerindeki kibarcık tatil değil mi?

Bakın. Giyiminizden kendinizi ayırt edebiliyorsunuz herhalde.

Kaç senelik kuaförümüz. Bir ricamızla kavgalı görüntülerini tabii ki bizle

paylaştı. Gördüğünüz gibi kavgayı siz çıkarıyorsunuz.

Teyzemlerin yanına gidip olayı başlatan.

Sizsiniz. Hatun teyzenin bundan haberi olmasın mı?

Ben bir kere orada kavga çıkarıyormuş gibi duruyorum. Ama aslında belki de

çıkarmıyorlar. Ama de ki çıkardım. Hep çıkardım. Neden diye sor. Çıkardım

neden? Ona da soracağım. Ben size ne kötülük yaptım? Niye böyle bir şey

yaptınız? Bana bileziğinizi mi çaldım? Giyiminizi mi taktettim?

Nedir yani?

Eylül.

Elit.

Elit. Elit, elit. Elit var ya elit. Elit gerçek bir engel. Ana ailesi şöyleymiş,

dayısı böyleymiş, teyzesi öyleymiş. Artık bana nasıl doldurduysa senle

ilgili... ...anlattı da anlattı, oradan yedi, buradan. Ben dedim ki ya bunu

tanıyor. O zaman acaba doğru mu dedim. Öyle oldu yani, ben anlamadım.

Neyse ki elitin engerek olduğunu anlamışsınız ama gidip onunla ortak

olmuşsunuz. Şimdi ben bunu göstermezsem Hatun teyzeye anneannemlerle arası bozuk

kalacak o yüzden ben bunu açıklamak istiyorum. Hatun teyzeye bunu

izleteceğim ki...

...asıl suçlunun siz olduğunu görsün. Artık sizin bileziklerinize el mi koyar,

size evden mi atar... ...ne yapar bilmiyorum.

Anneme ben şimdi bunu göstermeyelim.

Göstermeyiz göstermeyelim çünkü... ...çünkü neden? Tansiyonu var. Taşo

yaptık. Diyeceğim ki bak... ...anne diyeceğim anne... ...biz bu küslüğü...

...neden bu küslük diyeceğim? Bu küslük neden?

Ne zaman böyle olduk biz? Nasıl böyle olduk diyeceğim ben. Bu küslük artık

olmaz diyeceğim. Ben bu işi çözeceğim.

Allahsız evlilik. Çok fena sinirlendim gerçekten.

Tamam anlaştık.

Benim şimdi başını ezmem gereken bir engellim daha var. Ben gidiyorum.

Hoşçakalın Candan.

Sen ayrılıksan replika elçi.

Derin! Hadi geç kalıyoruz. Hazır mısın?

Ben hazırım ablacığım. Çıkalım.

Yok artık.

Sen de mi geliyorsun?

Ya ablacığım, derin Kerim'den bakım randevusu almış. Son anda aklına geldi,

o çıktı gitti.

Yerine beni atadı.

Ya bak bana da hiç haber vermiyor ya.

Hayır bilsem daveti iptal eder, ben de onunla giderdim Kerim'e. Şimdi son

dakikada iptal de edemem. Ya düşünememiş işte.

Senin de kaşın alnına çıkmış zaten, gerek yok.

Neyse bu tip davetlere tek başıma gitmeyi o kadar sevmiyorum ki sana bile

tahammül edebilirim sülün Osman.

Hadi.

Buradan değil bu merdivenden değil öbür taraftan çok yapışma bana da.

Tamam bunu da geçtik. Bu peki?

Bence bu tam sizin tarzınıza uygun. Ne diyorsunuz Elif Hanım? Şöyle.

Evet olabilir.

De.

Ama maalesef sene 2026.

Levent'e söyle o modeller 2008'de kaldı.

Haklısınız evet biraz demode.

Bu peki?

Beyazı beyaz size de çok yakışır. Neyse vazgeçtim. Sen bana elbise falan bakma.

Bir kahve getir.

Aynen ben bir kahve getireyim size.

Kapıyı da kapar mısın?

Pardon. Aa, Derin?

Bak, kabul ediyorum buraya kadar gelmeni ben bile beklemiyordum. Sürpriz oldu.

Yoksa eltim sizi barıştırmayı kabul etmedi mi?

Yani koskoca Derin Kutaygil boşuna mı yalvardı?

Sıra bana mı geldi?

Tabii sen burada sıkılıyorsun, iş yok, güç yok. Bütün gün influencer peşinde

koştuğun için böyle hikayeler uyduruyorsun.

Baksana bunu göstermeye geldim.

Ben de şok oldum. Bu kadar çabuk beklemiyordum. Sana çok teşekkür ederim

sayende.

Senin niye böyle hüzün düştü?

Moralin mi bozuldu?

Yoksa yaptığım bütün kötülükler ayağına dolandı diye pişman mı oldun?

Niye pişman olayım?

Sen bir iki gün mutlu mesut takıl.

Sizin iş geri dönmez. O aile seni istemez. Sen dikkat et de senin istemen

iptal olmasın.

Ayrıca candanı biraz tehdit edince hemen döküldü. İlk de seni sattı. Eltisini.

Derinciğim o aileye ilk ben gittim.

Sen kendine gelin olmak için başka bir aile bir.

Ayrıca benim yaptığım her şeyleri takip etme lütfen.

Sana bir şey diyeyim mi?

Bu ofis çok tozlu. Burnum tıkandı. Sen küçükken de böyleydin.

Pasaklıydın. Şu ofisini bir süpürt. Ben gidiyorum. Oturamayacağım burada.

Hadi o zaman. Bu arada dikkat et de ben önce gelin olup sana kapıyı açmayayım.

Bye.

Osman. Bu mu?

Bu mu bu mu?

Ne mi ne mi ne mi?

Ne bunlar?

Oğlanların bebeklikleri Osman.

Ay şunlara bak.

Bu da ipek böceğimizin.

Oğlanların mavisinden sonra ne güzel gelmişti kız pembesi.

Nereden çıktı bunlar hatun? Gece normal yatıyorsun. Sabah bir delirme geliyor

sana. Ama tatlı deli.

Evet.

Kendimize sıfırdan nasıl güzel bir hayat inşa ettik.

Allah senden razı olsun Osman.

Senden de.

Osman diyorum ki... ...bundan sonra da... ...torunlarımızın cıvıltılarıyla

güne başladığımız bir hayatımız olsun.

İnşallah. Ay İpek'imiz geldiğinde evimize nasıl neşe getirmişti.

İlk torun, ilk göz ağrısı.

Öpmeye kıyamazdım. Koklar koklar dururdum.

Ay Osman.

Bak. Bu Murat'ımın kızına. Bu da Mehmet'imin oğluna.

Aman hatun bastın gene gaza. Yolu görmeden gidiyorsun.

Dur bir coşma oğlanları da gelinleri de bunaltma.

Tamam bunaltmam. Ama torunlarımın da hayalini kurarım.

Kur.

Osman. Kız olursa bana benzesin mi?

Benzesin. Oğlan olursa da bana.

O da bana benzesin.

Osman şaka şaka. Bak, kız olursa da, oğlan olursa da... ...sana, bana, Mehmet

'e, Murat'a... ...gelinlere benzemesin.

Çok ayıp.

Osman, ay.

Ay, babaannesi.

Babaannesi yer onun elini, ayağını yer. Aman, aman.

Babaannesinin el, babaannesinin. Tey, tey, tey, tey babaannesinin.

Tey, tey, tey, tey babaannesinin.

Osman, Osman.

Osman.

İpeğimiz. Baksana böyle.

Gezmelere giderdi ipeğimiz. Bak böyle böyle.

Ay Allah.

Ay Osman.

Şurada uğrayacağımız birkaç yer daha var. Çok fazla yormayacağım sizi ama.

Güzel ya, ama görmedim.

Taylan!

Taylan! Canım, ne yapıyorsun?

Şeyim ya, sen ne yapıyorsun böyle? Çok iyi görünüyorsun. Hiç değişmemişim. Hadi

canım, sen değişmemişsin asıl. Biraz boyun mu uzadı, ne oldu?

Uzamış mıdır? Hayır be, yaşlandıkça kısalıyor insan.

Yaşlandık bu işte.

Oy canım benim, oy canım.

Buralardaysan görüşelim. Her zaman, ben hep buradayım. Tamam be. Ne yapıyorsun

sen burada?

Beste.

Tiraja teyzeciğim.

Nasılsınız?

İyiydim.

Hadi yürü gidiyoruz.

Benim gitmem gerekiyormuş.

Ben arayacağım sizi.

Davette karşılaşmadık diye sevinmiştim. Geldik burada karşılaştık.

Yok yok.

Biz medeni bir şekilde selamlaşamayacağız. Anlaşıldı.

Bunların benim Murat'la evleneceğimden Haberleri yok mu?

Belki yoktur, belki de var, belki de yoktur.

Bence baya baya yok.

Kızım Fransa bağladı, ne oldu ya?

Çok işimiz var.

Gidelim mi?

Gidelim.

Vay tıraş, vay.

Anneciğim, bu taygınların benim Murat'la evleneceğimden haberleri yok sanırım.

Yok. Siz bile beni teselli edemiyorsanız bugün canlarım.

Teyzem Aybüke'm, ben seni sonra arayayım mı teyzem?

Teyze, bu ses ne böyle?

Morali mi bozuk senin?

Yok ya, ne iyiyim sen beni merak etme. Arayacağım canı benim.

Aldı öptüm la. Al canım öptüm.

Kesin bir şey var bunun.

Gideyim bir tabak daha makarna koyayım da keyfim yerine gelsin.

En azından bu aileden birinin keyfi yerinde olsun.

Dost var, düşman var.

Gel baba.

Gel ağabey gel.

Buyur babacığım.

Haydi buyurun afiyet olsun.

Sağ olun.

İçli köfteler.

En sevdiğim.

Sıcak sıcak Mehmetciğim sana.

Senin için yaptık oğlum.

Ellerinize sağlık.

Evet Murat.

Murat.

Sen o kadar mı alıyorsun tabağını?

Evet.

Aratma bana Elif'i.

Tamam alıyorum anne alıyorum.

Gel bak.

Oğlum.

Nasıl geçti bugün günün? Hiç görüşemedik doğru düzgün. Neler yaptın?

Şöyle.

Yani işte Murat'ı ziyaret ettim şirkette. Oradaydım hep. Bütün gün

oradaydım. Çıkmadım yani.

Evet. Abim sabahtan yanıma bir geldi.

Hep hiç gitmedi başka. Hiç belirtmeliyorum. Hep ben ondaydım. Hiç.

Aynen. Babacığım bu arada hayırlı olsun. Yeni projeye başlıyormuşsunuz.

Sağ ol oğlum. Yani öyle müsaade varsa ben de birkaç fikrimi söylerim. Var.

Değil mi Osman?

Tabii oğlum.

Annen izin verirse.

Ne zaman istersen oğlum.

Bina soğan kısmı netleşene kadar vaktimiz var.

Harika.

Bak bak.

Barıştık diye ne kadar da mutlu oğlum.

Yüzüne can geldi.

Aynen aynen anneciğim. Aynen öyle.

Barıştık derken?

Senle ağabeyim barıştı değil mi?

Başka kimle barıştı ki?

Ağabeyim seninle barışacak, başka kimseyle barışmasın. Ağabeyim seninle

barıştık işte.

Aramız kötü diye uyumuyordu evladım.

Annesinin kuzusu, bak eline can gelmiş.

Tabii tabii, ondan geldi.

Canım. Ay geldiniz mi?

Tata dayıcığım.

Ne yaptınız? Nasıl geçti?

Ne oldu?

Leke var değil mi? Biliyorum.

Ay yok.

Aksine pırıl pırıl cildin. Ay bu Kerim ne yapıyorsa sihir gibi.

Evet. Aynen öyle.

Bütün yüz kaslarım açıldı. Neyse ben anneme bir bakayım.

Ne yaptın?

Önce gittim Candan'ı test ettim. Sonra da hızımı alamayıp... ...elitin ofisine

bastım. Çünkü Candan her şeyin sebebi elit dedi. Ne yapayım ben de tutamadım

kendimi. Aferin benim melek ruhlu kızıma.

Teyzem anlamamıştır değil mi?

Yok be ne anlayacak. Zaten onun gözü hep benim üzerimde. Hiçbir şey anlamaz.

Doğru.

Al hak ettiğin ye.

Ya normalde yemiyorum.

Ye ye sen.

Senin için.

Benim için ye.

Şu nefis terbiyesini de bırak artık yeter.

Şuramdan geçmiyor. Ya geçiyor artık tamam.

Yut.

Eee? Yenge.

Sen iyi misin?

İyiyim yenge. Ne oldu ki?

İşte olsun öyle bir şey mi oldu?

Yok, bir şey mi oldu?

Boş ver be yengem. Vallahi boş ver.

Oğlum geri döndü. Anne ne oluyor birden?

Oğlum evine, işine geri döndü.

Annesine döndü.

Sevine de dostlar.

Biricik oğlum yuvasında.

Osman.

Şükürler olsun evlatlarımız dizimizin dibinde.

Çok şükür.

Anacığım, yani şirkete döndüğümü kim söyledi? Hemen konuyu oraya

getiriyorsun. Ama bugün burada mısın?

Buradasın. İleride o da olur.

Annesinin, annesinin.

Annesinin.

Annesinin, annesinin de annesinin.

Annesinin, annesinin.

Annesinin. Tey tey tey tey annesinin. Tey tey tey tey annesinin. Tey tey tey

tey annesinin.

Oy oğlum.

Siz evde yokken gördüğünüz gibi her şeyi

hazırladım.

Su harici bir şey ister misiniz Ünver Bey? Yok Meryem. Su yeterli benim için.

Abla, bir şey söyleyeceğim ya.

Söyleyeceğim. Ben hayatımda doğru gitmeyen ne varsa düşündüm.

Her şey o nişana attıktan sonra oldu biliyor musun?

Ne işim, ne evliliğim doğru gitti ondan sonra. Hep böyle söylüyorlar ya,

ahalmak diye. Ben ahalmış olabilir miyim? Siz ahalmışsınız. Girmiş gibi

oldu mu? Siz ahalmışsınız.

Benim abim de başına bunlar geldi.

Nişanını attı.

O kızı bıraktıktan sonra iki yakısı bir araya gelmedi. O kız gelinliklere sarıla

sarıla, bağıra bağıra nasıl ağladı biliyor musunuz? Sonra abim ne yaptı?

Gitti evlendi tekrar.

Boşandı. İş kurdu. İşi batırdı. Çocuğu oldu. Babasıyla küstü.

Geçmiş olsun.

Daha bunun cehennemi var.

Ay.

Mericim. Bir sakin ol.

Herkesin hikayesi kendine.

Allah korusun.

Yok abla, Meryem haklı. Teşekkür ederim, teşekkür ederim.

Ben haklı haksız aramıyorum.

Tamam, Meryem'in abisi cahillik etmiş olabilir.

Ama sen de hiçbir şey olmamış gibi... ...tiraje ile selamlaşamazsın. Ay hem

barışıp ne yapacaksın?

Ablacığım barışmak isteyen kim?

Kaç yıl olmuş?

Ben öyle bir umut taşımıyorum bile. Ben sadece arada kötü bir his kalsın

istemiyorum. Aynı şey kusur bakma yine araya giriyorum. Abim de söylüyordu

kapılarda yattı. Yeminler yeminler etti. Bunlar hikaye.

Pardon çok özür dilerim tekrar.

Ben... Ben trajiyeyi kim bilir ne kadar üzdüm ya. Çok üzmüşsün. Şimdi dank

etti.

Gerçekten... Ben onun çok kalbini kırdım galiba.

Ahalmışsınız. Ahaldım ben. Ahalmışsınız.

Meryem ben ahaldım. Ne yapmam lazım?

Siz ahaldınız. Kurşuncu bulacağım. Kurşuncu döktüreceğim. Sirkeyle mi

yıkanacağım? Ne yapacağım?

Kurşuncu teyzem var. Sabah arayacağım. Kusura bakmayın hanımım. Ben şimdi

anladım. Ben onun cezasını çekiyorum. Değil mi Meryem?

Bir saniye.

Biri ceza çekecekse.

Bugün ofisin basan derine de el atabilir mi?

Bu insanlarla mı medeni

kalacağız?

Yine karışıyorum ama o iş bende. Sen de Meryem.

Sen de. Ben ahaldım.

Dayı ne oldu?

Kızım ben ahaldım ya.

Şimdi anlıyorum ben her şeyi Meryem. Ben halledeceğim size efendim.

Halledeceğim. Ben de.

Su içer misiniz?

Canan ne oldu?

Duygulandım anne.

Ah kıyamam.

Gökhan yok diye duygulanmış.

Yok ona değil.

Ben... Aslında Mehmet kardeşim için duygulandım. Yani... ...bu çocuğun

mutlu bir yuva kurmaya... ...hiç hakkı yok mu? Allah aşkına hepinize soruyorum

ben. Hepinize tek tek. Murat kardeşim gelip de... ...abim derine aşık oldu

dediğinde ben... ...nasıl fena oldum? Nasıl?

Ya hep Gökhan'ım aklıma geldi.

Murat sen öyle bir şey mi dedin?

Aa, dedim mi öyle bir şey ya?

Aa, sen düşün... Hatırlıyor musun, dedim mi?

Dedin oğlum, dedin.

Ah neyse.

E şimdi derin kardeşimizin ailesi... ...muhtemelen çok üzülmüştür.

Ben diyorum ki o zaman... ...büyüklük bizde.

Yani Aydınoğlu ailesinde kalsın.

Değil mi babacığım? Öyle tabii kızım, eylem başa kılıç kalkmaz.

Candan, sen bunları düşünürken biz neredeydik? Bizim niye haberimiz yok?

Anne, ben derdim ki bizim ailemizin neşesiz sonundu.

Allah korusun. Korusun tabii.

Aa.

Şimdi mademki Mehmet kardeşim... ...bizim bu derine...

...âşık olmuş...

Tabii gönül nasıl tezahür edeceği de belli olmuyor. O zaman bize düşen

Mehmet kardeşimize tam destek vermek, onu desteklemek. Öyle değil mi?

Ben şimdi sıcaktı o gün, çok sıcaktı. Yani herhalde ondan diyorum.

Yani ben biraz abartmıştım. Anne, ilk kez hatanı kabul ettin, ben şok.

Derin kardeşimizin ailesiyle ben diyorum ki bir konuşalım. Bu işi

toparlayıp düzeltelim. Onlarla bu küslük bitsin.

Aslı olan Mehmet kardeşimizin yüzü gülsün. Mehmet'inin yüzü gülsün anne.

Ben zaten böyle düşünmüştüm. Değil mi Osman?

Ben oğlum için her şeyi yaparım.

Ben zaten böyle yapacaktım. Mehmet'in mutlu olsun diye. Annen ölmedi.

Anne tamam. Ölmedi annen ölmedi.

Ölmedim ben Osman.

Allah korusun hanım.

Madem sen de böyle düşündün hatun. Fazla zaman kaybetmeyelim.

Bir an önce tatlıya bağlayın bu olayı.

Allah sizi başımızdan eksik etmesin babacığım.

Anacığım.

Teşekkür ederim.

Yengeciğim sağ ol. Sana da teşekkürler.

Ben düşünmüştüm senden. Aynı şeyi ben düşündüm oğlum.

Sevgili Kutay Giyiz. Bu evin çakraları çok dengesiz. O yüzden bu aventürün

taşları doğu tarafına koyuyorum.

Doğu bu taraftan inşallah.

Şans ve denge getirsin.

Yakın zamana kadar bizim hiçbir problemimiz yoktu ki.

Önce sen, sonra İpekliler. Artık hangi retro getirdiyse geri gitmenizi

bekliyoruz. Ne yaptın İrma? Hala inat mı ediyor?

Çıkmayacak mı odadan?

Maalesef küçük hanım.

Beni saymayan al soyuma söyle onlarla konuşacak hiçbir şeyim yok dedi.

Yedek anahtarı bulamadın mı hala?

Maalesef. Ama aramaya devam ediyorum Tiraja Hanım.

Müsaadenizle. Ay bu annem de gittikçe daha da inatçı oldu.

Benim inadım da demek ki ona çekmiş.

Anneanneciğim. Bak ne buldum.

Anneanne bak, benim ilk Paris seyahatimdi. Sen beni doğum günü

hediyesi olarak götürmüştün. Hatırlıyor musun?

Aa, hatta annemi hız trenine bindirmiştin.

Evet, sen benim için hız trenine binmiştin anneanne.

Ne güzel günlerdi değil mi anneanne? Sen beni hayatta hiçbir zaman yalnız

bırakmadın.

Yemedi. Düş, bayıl, evril, şeyler yap.

Böyle doğal şeyler.

At kendini kızım.

Ay anneanne çok fenayım.

Çok midem bulanıyor. Başım dönüyor galiba. Üzüntüden oldu.

Sansiyonum düştü galiba.

Ay bayılacağım galiba. Bu öğretim çok bozuldu anneanne.

Ne oldu kızım?

Pardon.

Affedersiniz. Efendim, Sitara Hanım der ki, beni kandırabileceğini zanneden alt

soyuma söyle, uyuyacağım.

Bunu uydurdun İrma. Çünkü biz buradayız. Bir şey dese biz duyardık. Sen nereden

duyacaksın? Ta neredesin?

Telefonuma mesaj geldi.

Tamam anneanneciğim, Einstein anneanneciğim. Yemedi işte.

Senin yüzün oldu. Buyurun.

Ulan. Anne ne oluyor ya? Oğlum hadi Aybüke'yle buluş. Ne alaka ya?

Oğlum bak bu yengenin bu kadar iyi davranması normal değil. Kesin bir

şeyler karıştırıyor. Hadi Aybüke'yle buluş. Öğren bakalım neymiş.

Ne yapacağım, nasıl buluşacağım?

Ara.

İyi tamam, ararım sonra ya.

Oğlum şimdi ara. Bak bu yengen iki aradı bir diri de bir şey yapar. Ruhumuz

duymaz oğlum. Hadi çocuğum ara yavrum.

Ne diyeceğim ben şimdi ya?

Tamam, işte buluşalım diye bir şey de.

Çalıyor.

Halay Büke ne haber?

Oğlum burunun içinden mi konuşuyorsun, ne yapıyorsun?

İyi misin?

Ya sen niye heyecanlandın?

Neler yapıyorsun?

Buluşalım de.

Buluşalım. Oğlum böyle birden bire değil.

Özel bir şey konuşacağım de.

Seninle özel bir şey konuşacağım.

Tamam.

Yarım saat sonra alıyorum seni.

Tamam. Oğlum ne yapıyorsun?

Senin dediğin abin demiş olsa. Halbuki şimdi gelinlik bakıyordu.

Allah'tan sen dedin.

Bana bak, senin uykun mu var? Yok ya.

Hayır, yemek sonrası rehaveti desem, yemekte bir şey de yemedin.

Oğlum bak ayıl. Murat, Murat ayıl. Şurada uyuyup kalma ha, yarım saat sonra

gideceksin. Hadi çocuğum ayıl. Ben biliyorum senin bu hallerini biliyorum.

Ayıl yavrum, ayıl oğlum.

Annesinin canısı, annesinin güzeli.

Annesinin tontişi, tontişi de tontişi. Tamam, tamam ayıldım, ayıldım. Aferin

yavrum. Gel, gel yavrum, gel gidiyoruz.

Annesinin canısı.

Ya ben ayrıldılar diye sevinirken kız yüzük takıp geliyor. Delireceğim.

Ben sana derinlik bir hareket değil demiştim.

Belli ki eltini yalvarmak için değil, tehdit edebilmek için çağırmış.

Böylelikle ailesinden özür dilemesini sağlayacak.

Ben Candan ablaya da ulaşamadım ki. Ne konuştuklarını öğrenemedim.

Ama benim hala aklıma yatmayan bir şey var.

Sitare onlar daha barışmadan Derin'in yüzük takmasına asla izin vermez.

Acaba Derin beni kıskandırmak için yalan söylüyor olabilir mi?

Her şey olabilir.

Baksana Derin ailesine senden bile bahsetmemiş.

Mehmet'le ilişkisine...

Engel çıkmasın diye her yolu deniyor.

Yok.

Bu aileyle gerçekten olmayacak belli ki. Bence henüz ilişkiniz ciddiyet

kazanmamışken... ...sen bu çocuktan ayrıl.

Sabaha akşama iki aile barışır.

Ben bunlarla uğraşamayacağım.

Ayrılayım mı?

Hem de evliliğe bu kadar yaklaşmışken.

Ayrıca derinin kazanmasına izin mi vereceksin?

İnanamıyorum sana şu an anne.

Anne benim ayrılmaya hiç niyetim yok.

Ya bu konuyu seninle konuştuk. Ben en kısa zamanda Murat'la evleneceğim. Sen

de bu konuda bana destek olacaksın.

Anne sensiz başaramam.

Tamam kızım tamam.

Ara eltini tekrar.

Ne konuştuklarını öğrenmemiz lazım bir an önce.

Ya bak ya.

Güzelleşmek için bu kadar çirkinleşmek zorundayız.

Ben bunun niye altınını yaptırmadım acaba?

Ya bu saatte hangi gülüm arıyor acaba?

Ne

dikenliymiş?

Açmıyorum. Açmayacağım.

Ne açacağım ya? Sen değil misin ki o yapışığın karşısına beni o hâlâ düşüren?

Şimdi çıngırağını salla salla dur.

Allah Allah.

Açmıyor mu yine?

Anlaşıldı.

Uğraşma boşuna. Kapat.

Murat'ı mı arasan?

Ailedeki kadınların tüm karmaşasını neden en son erkekler duyar sence?

Bilmem. Dedikodu mu yapmazlar?

Anlatmayan kadın suçsuz göründüğü için.

Niye buraya geldik ya?

Özel bir şey konuşacağım dedim.

En son özel bir şey konuştuğumuzda?

Boğaz'da olmayı çok seviyorum.

Şimdi böyle nefes alınca burada böyle iyileşiyorum sanki.

Çok seviyorum buraya gelmeyi. İstanbul'da yaşadığımı anladım.

Şu koku böyle...

Çayını

tazeleyeyim mi?

Haybüke? Haybüke?

Ay ben burada mıydım?

Neyse Sana bir şey soracağım

Candan yengem, bugün biraz değişik davranmadın mı sence?

Bayram değil, seyran değil Murat. Beni niye öptün?

Öpmedim ki. Doğru.

Bu soruyu sen mi soruyorsun, sana sorduruyorlar mı?

Bir şey oldu, ben soruyorum. Ben merak ettim yani.

Teyzemin maşallahı var, bomba gibi.

Gel çarpışılarımalara binelim.

Tamam.

Ay bu kökçılık her şey, ne yapıyor?

Ay inanmıyorum, şok öle kıldım ya.

Eee, Murat, Efe, Aslı.

Merhaba.

Ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay

Ay çok güzelsiniz. Ben ise hiç değişmedim.

Hiç.

E ne yapıyorsunuz burada?

Öyle bir dolanalım, hava alalım dedik. Vallahi öyle oldu ya. İşte geldik,

dolandık, havamızı aldık ama... ...bir ufak da nostalji olduk tabii.

Siz? Biz de çarpışan arabalara binecektik. Aa birlikte binelim mi?

Ay Efe ne oldu? Ne oldu, ne oldu, ne oldu? Hadi hayatım.

Murat, pardon ya.

Sen hiç İzmir'e geldin mi?

Geldim. Geldin.

Ben seni oradan mı hatırlıyorum acaba?

Binat.

Neyse ya. İnsan insana benzer herhalde. Hadi gel.

Hüzünler seni bulur Bir şeyler yapabilirsem Güzel

gözlerin için Başından geçeni anlat Masaldır benim

için Hele bir gel Uzaklar sana gelirsen

Hele bir gel Bütün dertler bitiverir Hep seni

bulur

Uzun zor sıkıcı günler yazık olur.

Hadi gel kurtar bizi hele bir gel.

Uzaklar sana gelir sen hele bir gel.

Bütün dertler bitiverir hep seni bulur.

Uzun zor sıkıcı günler yazık olur.

Hadi gel kurtar bizi.

Neyin var dayı?

Ya tam her şey yoluna girdi diye rahatlıyorum. Hemen bir şey çıkıyor ya.

Bana huzur yok bu hayatta.

Ne oldu Ünver?

Oğlan arada annesiyle kavga etmiş.

Senle kalabilir miyim diyor.

Olmaz dedin umarım.

Yani... Anne ile oğul arasına girilmez.

Onlar düzeltirler aralarını.

Yok ablacığım bu düzelecek gibi değil. Benim gidip ikisiyle de yüz yüze

görüşmem lazım.

Niye kavga etmişler peki dayı?

Manolya'nın erkek arkadaşını öğrenmiş.

Erkek çocuğu haliyle rahatsız olmuş yani.

Hayatında biri mi varmış?

Aynı haberi inşallah senden de duyarız.

Aynı haberi inşallah senden de duyarız anne.

Yani bu güzellik, bu gusto, bu hayat birikimi.

Değil mi dayı?

Evet. Ben? Ben mi?

Ay hiç uğraşamam.

Aman yok yok.

Ama Ünver sen yine de bunu bir düşün.

Ablacığım Allah aşkına nelerle uğraşıyorum? Benim başımı kaşıyacak

halim mi var ya?

Yalnız da hayat geçmez ama dayı ya.

İnşallah hala tirajeyi beklemiyorsundur. Beddua almayayım gibi bir şeyler

söyledin. Ama hala umudun varsa eğer hatırlatayım.

Tiraje senden sonra beş kez evlenip ayrıldı.

Teşekkürler hanımlar. Çok yardımcı oldunuz gerçekten.

Moralim düzeldi.

Bu olayı uzaktan çözemezsin Ünver.

Bence... İşini gücünü bırak, yarın İzmir'e git.

Manolya'yla Mert'le bu konuyu yüz yüze konuş.

Haklısın abla.

Çok haklısın.

Ancak yüz yüze çözülebilir bu olay. Gideceğim.

Aslı. Efendim?

Hatırlıyor musun ne diyordu?

Bizi yakınlaştırmak için dönme dinle.

Hem kendi etrafında hem bizim etrafımızda.

Ta ki bizi bu rüyada birleştirene kadar.

Ben... Sesi de al.

Ben... Hayır tabii ki. O gün de tam böyle durmuştu.

Efe.

Niye bırakıp gittin bizi?

Niye bizi boğmadın?

İyi bilin sen.

Aslında binebilirdik yani şeye desen.

Dönme dolaba.

Ya nerede biniyorsun Allah'ım sen ya? Yükseklik korkun var.

Yok be.

Bir de tuş çaktın ortalığa. Midem de boş zaten.

Asit asit.

İyi oldu karasele binmemiz. Tam benlik bir alet var izleyen.

Anam beni evden öyle bırakmak lazım ya.

E gidelim o zaman.

Dur geçeyim seni.

Ana bunların saçı şey mi? Temizlik abi. Aaa.

Beni laf atacaksın, gideceksin değil mi?

Buyurun.

Evet, evet, evet.

Güzel. Vallahi arkadaşlar şahaneydi ya. Çok güzel bir gece oldu.

İzmir'e de bekleriz. Beraber bir daha yapalım. Ay olur olur.

Açmayalım ama.

Tamam.

Vallahi sayenizde vücuduma şeker girdi.

Ay motor çok güzel ya.

Sen mi seçtin Aslı? Ben mi? Ya onu seçim.

Bravo valla.

Demek ki herkes sevgilisinin seçimleriyle araba almıyormuş.

Araba mı?

Bana laf sokuyor.

Hadi o zaman.

Dikkat et kendine. Ben de öyle.

Efe,

Murat.

Yine mi ne oldu?

İnsana çok güven veriyorsun.

Al. Teşekkür ederim.

Hadi.

Ay Mine'yle Deniz'e de çok selam. Ayşe teyzeye de.

Söyleriz. Ya Deniz'le Mine ya.

Beni bekliyoruz ama.

Gelin tamam mı? Olur olur. Hep beraber takılırız gelin. Tamam.

Jalil'in de çok selam var aslında.

Aleyküm selam.

Hadi güle güle.

Görüşürüz.

Çok tatlılar be. Aynen ha.

Ay sen bizi görseydin İzmir'de esiyorduk vallahi.

Şahingül ablacığım sen şu şahane Türk kahvenciğini çekti yapar mısın?

Yapayım canım.

Sen ne yapıyorsun?

İpekçiğimi espresso hazırlıyorum.

Bununla mı? Bu nereden çıktı?

İpekçiğim almış bize yeni.

Bak sen şu cadıya, hep kendine düşünsün. Hiç demez ki aynen Türk kahvesine çok

düşkün... ...biraz da onu düşünelim falan, sıfır.

Düşünmüş canım, düşünmüş. Bu aynı anda Türk kahvesi de yapabiliyor. Gerçi.

Ha yapayım sana, iç.

Ya vallahi içerim ha.

Tamam. Fincanda mı kendi çıkarıyor? Yok, onu Şengül çıkarıyor.

Bekle.

En sevdiğin fincan.

Dur, ben basacağım.

Elimin lezzeti geçsin.

Hayır.

Ay kızımla böyle bir ortak noktada buluşmak çok hoşuma gitti yalnız Şengül

ablam. Analı kızla içersiniz karşılıklı işte ne güzel.

Ay o kadar kolay ki.

Sen bile kendi kendine kahve yapabilirsin. O derece.

Hadi bakalım afiyet olsun.

Bak bakalım.

Ooo mis mis.

Oh köpeği de kahvesi de her şeyi yerli yerinde tam.

Oh afiyet olsun.

Sor bakalım tuzlu kahve de yapabiliyor mu?

Komik şey. Şunu da İpe'ye götüreyim.

Espresso'sunu. Hadi afiyet olsun.

Şöyle yapalım. Ben bunu vereyim. Bunu alayım.

Ay çok teşekkür ederim Mehmet'cim. Böyle elime yapışıyordu da.

Fark ettim.

Ay inanabiliyor musun? Anneannem hala odadan çıkmadı. Yani nasıl bir inadı

var?

Aile genelinde böyle bir huyumuz yok ama değil mi? Yok. Ben küste kalamam. Kinde

tutmam. İşin kolay yani.

Sevindim. Neyse halloşaktır merak etme.

Yengem ve annem sizinkilerden özür dileyince her şey bitecek.

Nasıl yani?

Yengen özür dileyecekmiş.

Evet, tuhaf bir şekilde. Hatta bu konuda annemi işlemeye başladı bile.

Ne değişmiş peki?

Ay çok şaşırdım.

Şaşırdığım belli oluyor mu?

Ne oldu, pişman mı olmuş?

Vallahi ailecek biz de şaşkınız yengemin bu durumdan. Çünkü yengemi tanımıyorsun

yani. Böyle pişmanlık, hata falan asla özür dileyecek bir tip değil.

O zaman anneni ve seni üzmek istemedi belki de.

Yok, üzer.

Üzerdi ama.

Hakikaten yengem niye böyle bir adım attı?

Olacak iş değil.

Bilmiyorum. Çok ilginç.

Yeterli mi bu? Yeter. Teşekkürler. Servis çatalı da vermediler. O yüzden

alamıyorum.

Yani sonuç olarak bizimkiler sizinkilerle konuşunca her şey

çözülecek. Yengem de özür dilerse hop harika.

Aslında bu annemi yumuşatabilir.

Ama çok da kolay geçmeyebilir yani şimdi emin de olamıyorum.

Ben bu konuda anneme güveniyorum. Çünkü...

Böyle yaptığımı ikna edemeyeceği kimse yok.

Ay bilmez miyim ben o bakışı gördüm hem de ilk gün.

Hak ettin sen sana kime çektin diye hiç sormuyorum.

Öyle mi Derin Hanım?

Çok mu etkileniyorsunuz bakışlarımdan?

Sana bu kozu bu kadar erken vermemeliydim.

Lütfen beni bakışlarına dolandırma.

Bu acı. Yok yok istemem.

Peki yumurta?

Emin misin?

Kıyafet böyle mi giyilir, bu şarkı böyle mi söylenir hiç.

Yani olacak iş değil.

Anne gel kahve içelim dedin elinde telefon.

Söylemekten bahsediyorum.

Haklısın. Şey diyecektim.

Mehmet kardeşimizin mutluluğu için, ailemizin huzuru için ben diyorum ki...

...ben özür dilerim.

Sıkıntı yok yani.

Senin adına ben de özür dilerim çünkü yaşça bizden büyük insanlar.

Ben zaten hâlâ anlamadım yani sen öyle bir şey yapmazsın.

Hele o yaşlı bir kadına.

Yani yaş maaş tamam da işte ne bileyim o gün böyle bir... ...sanki böyle bir

sıcak bastı beni.

Gökhan Hanım'ın yokluğunda acaba yalnızlık başıma mı vurdu hiç?

Biz varız ya kızım.

İnşallah yakında ailemiz daha da büyüyecek.

Ablacığım.

Oyy iyi günler.

Vallahi haber vermeden de geldik ya. Hatun müsait miydiniz?

Hoş geldiniz. Buyurun buyurun.

Hoş geldiniz. Hoş geldin.

Güzel bacım. Hoş gördük.

Sizler çok karbonhidrat seviyorsunuz diye börek yaptım Hatun teyze.

Yok. Karbonhidrat değil de hamur. Hamur seviyoruz biz. Ama sağ ol. İnce

düşünmüşüm. Eline sağlık. Dur öpeyim Hatun teyze. İnsansın ince olan.

Çok özledim. Çok çok.

Kızım tamam.

Tamam bırak çocuğum.

Kız yeter.

Sevdam.

Sevdasın gülü.

Bir sakin bir sakin.

Şengül çay demlendiyse alırız. Bir de bak hamur getirmişler. Yanına da

koyuverirsin. Tamam ablacığım.

Türkan senden de Allah razı olsun.

Cümlemizden. Nereden icap etti hatun? Öyle öyle. Sen bu kıza analık etmişsin,

büyütmüşsün. Bak koca yürekli, merhametli.

Elimden bu kadar geldi.

Sensin koca yürekli. Annem, sen, anaların gülü. Maşallah, maşallah bize.

O da benim evladım oldu.

Hatta diyor ki, gidelim derinin ailesinden özür dileyelim Mehmet'im

için. Aa!

Yani... Şöyle oldu ablacığım, sen hep beni nasıl büyüttün? Söyle, nasıl

büyüttün? Hep demedim mi sen, büyüklük sende kalsın, büyüklük... ...yani bir

şey oldu mu, büyüklük sende kalsın. Dedim mi, demedim mi? Dedin, e bu evin

en büyük kızı ben değil miyim? İşte o yani, büyüklük bende kalsın dedim.

Anne sen teyzeme böyle mi dedin? Kızım yani şimdi bununla bir şeyim var yani...

Beyniniz nasıl bir sistemle çalışıyorsun ya? Bir kulaktan giriyor, bir kulaktan

çıkıyor söylediklerimi. Karıştırıyorlar.

Olsun olsun.

Şimdi Mehmet de benim kardeşim neticede. Yani Gökhan'ımın emaneti, annemin

emaneti. Şimdi onun tahtı var da... ...bahtına da mani olamayız. Değil mi?

Neyse benim bahtımın birinci bölüm reytingleri kötü mü geldi?

Benim bahtımdan ne istedin? Her işte bir hayır vardır.

Candan birden özür dileyelim demese belki de Mehmet'im mutsuz olacaktı.

Oğluşum benim oğluşum. Ben gidip oraya bakayım. En azından onun içinde ne var

biliyorum. Ne şanslı ne şanslı evlatlar var.

Annem sen benim annem bir tanemsin. Candan sen bir gidip baksan kızım.

Derinin lafı geçince bak yüzü düştü. Kalbi kırılmış olabilir.

Kalbini kırmayalım, vebal almayalım. Ay ben hiç rahat etmem. Hadi sen git bir

helallik iste. Kızı heleslendirdi. Hadi şimdi çöz. Öyle yap ayak. Kusuruyorum

çok. Sorma.

Kolay gelsin Şengül abla.

Sağ ol. Ne yapıyorsun kızım?

Su içiyorum Şengül abla.

Afiyet olsun.

Ay bu kez sen iyi misin kızım? Ne oldu sana?

Bak bakayım bana.

De bana. De Şengül ablana. Ay benim teyzesinin gülü.

Gülüdür o gülü.

Ay sana yanlış oldum teyze. Ne gülü?

Aaa çamaşırlar vardı.

Unuttuk asmayı.

Ben onları asayım da geleyim.

Ay Mükemm canının içi. Sen şimdi bana niye kızıyorsun? Öyle yüz düşürme. Bak

yeğenine diyorum.

Oğlan kuytuda böyle... ...gizli bizden habersizcesine gitmiş, barışmış.

Hani kavga etmişlerdi Hatun teyze, bir daha geri dönmez demişti. Normal

şartlarda geri dönmezdi ama bu yapışık... ...çocuğa yapışmış yine kemir

kemir. Şimdi biz ona sırt çevirirsek... ...bu sefer gidip o yapışık... ...o

nikahı basar.

Ay teyze acaba ben derinden mi ders alsam ya? Kız hiçbir şey yapmadan

hepimizi çalıştırıyor çünkü.

Kız deli deli konuşup benim aklımı alma. Allah Allah.

Bak ben bu falı senin niyetine kapadım.

Ne çıkarsa ki çıkar. Biliyorsun ben fallar.

Üstelik bunu ben demiyorum. Bunu bilim adamları söylüyor. Bilim adamları diyor

ki fal diye bir şey var.

Bu gerçek.

Hadi İstanbul'u gezelim.

Var mı bildiğin bir sergi falan?

Fotoğrafçı olan sensin. Acaba bir fotoğraf sergisi mi bulsak? Ya da şöyle

yapalım. Biz İstanbul'u turist gibi gezelim. Neden olmasın? Tamam turist

gibi gezelim.

Ama ben pek turist gibi hissetmiyorum.

Acaba sen burada turist gibi mi hissediyorsun?

Hayır ben de turist gibi hissetmiyorum.

Hatta şöyle söyleyeyim. Şu an için Amerika'ya dönmek gibi bir niyetim yok.

Buradayım yani.

Cevabımı aldım.

Peki bir soru.

Mesela ben Amerika'ya gitsem.

Benimle gelir misin?

Yaşamak için.

Kısa bir süreliğine de olsun.

Ciddi misin?

Nasıl yani ciddisin?

Bir dakika. Çok heyecanlandım bu teklife.

Ama niye kısa bir süre dedin? Yani beraber gidiyoruz sonra ben dönüyorum.

Hayır yani işte yani ailene düşkün olduğun için böyle yavaş yavaş soruyorum

sana. Daha o soruya gelmedik.

Aslında üniversitede ayrı yaşadım ailemden.

Yani keyifli de olabilir.

Ama ben ne yaparım orada?

Kursa yazılabilirim. Tekrar üniversite okuyabilirim. Ama şimdi tabii bir evimiz

olacak. O evin işleri olacak.

İrma gelebilir mi? İrma'nın vizesi var mıydı hatırlamıyorum. Onu bir sorsam

İrma'ya. Ben eve dönünce bir sorayım.

Gelin tamam sakin ol.

Her şeyi şu an organize etmek zorunda değilsin.

Üstüne yoktur.

Evet.

Söyleyeyim mi Hatun teyzeye bana dediklerini?

Aman.

Alo. Hatun teyzeciğim.

Derinciğim.

Yavrum, müsait miydin?

Tabii müsaitim, nasılsınız?

İyiyim yavrum, sağ ol.

Yavrum, ağzımın tadı hiç yok aslında.

Çok talihsiz bir olay yaşadık. Ay ben o günden beri ne kadar üzgünüm bilsen.

Evet, ben de çok üzgünüm. Keşke hiç yaşanmasaydı.

Diyorum ki yavrum, şimdi biz gelsek... ...böyle bir konuşsak, tatlıya bağlasak,

ha? Olur.

Ay ne kadar güzel düşünmüşsünüz, tabii olur.

Ay yavrum, ben de çok mutlu oldum güzel kızım.

Şimdi anneannen hepimizden yaşça büyük olduğu için... ...bizim size gelmemiz

münasip olur.

Sen bir sor, sonra bize haber ver. Oldu mu güzel kızım?

Tamam, tamam tabii.

Ben soracağım, hemen size haber vereceğim.

Çok sevindim, çok teşekkür ederim. Görüşürüz. Ay ben teşekkür ederim

yavrum. Ben teşekkür ederim güzel kızım. Hoşça kal, hoşça kal.

Bak demiştim işte sana. Harika.

Ay çok sevindim.

Ama bir yandan da korktum. Şimdi bunlar bir araya gelince tekrar kavga etmesin?

Yok merak etme. Bu kez çok dikkatli olacağız. Gözlerimiz üzerlerinde olacak.

Tamam merak etme.

Bu bomba haberi vermem lazım bizimkilere. Kalkalım mı? Hemen

kalkalım. Hemen.

Evet.

Görüyorum.

Sen mi görüyorsun?

Bak.

Burada böyle yuvarlak kıvır kıvır.

...gıvrım gıvrım bir saylongoz... ...yapışmış... ...böyle Mehmet'i...

...böyle böyle kemiriyor.

Ama... ...karşısında bir güç var.

Bakalım tanıyacağım mı? Bak bak. Bak böyle saçlarını uçuşturan.

Tanıdın mı?

Saçlarına bak.

Bilezikten tanıdın mı?

Bileziklerinden tanıdım teyze. Saçlar biraz değişik burada tabii.

Tam şey olmamış yani. Tam çıkmamış gibi.

Adana röflesi nasıl çıksın orada kızım?

Doğal yakından daha güzel zaten.

Yani anladın kim olduğunu. Yani ben.

Bak şimdi.

Özellikle de bu falaya göre. Ben bu ailenin en büyük tek ve ilk geleni

olarak taktiksel...

...olarak bu düşmanıma yakın durmak mecburiyetindeyim. Yani çünkü o özlü söz

ne diyor? Düşmanımın düşmanı düşmanımdır. Dostumun düşmanı... Dost...

Ne dedim ben? O da düşmanımdır. Dostumun düşmanı da düşmanımdır. Dostumun

dostu dostumdur. Yani aile yani biz anladın mı?

Ay teyze sen kimi seviyorsan ben onu seviyorum. Tek tek insanları tanımakla

uğraşamam. Ee sen şimdi bu kadar bilgi buradan yeter.

Sen şimdi bunu yıka, tez vakitte biz bu düşmanlarımızdan kurtulalım. Tamam mı?

İnşallah. Amin amin.

Amin tabii amin.

Bizim daha mükemmelimiz el öpmüşlüğümüz vaki değil.

O yüzden ben sana yapacağımı biliyorum sarı salyangoz.

Seni içeriden çökerteceğim.

Hadi.

Burada

mı

yapacağız, ne yapacağız?

Burada yapacağız Ünver dayı beyciğim. Nerede yapacağız? Ferye Hanım'ı

uyanmadan yapacağız.

Bu ne ya?

Ben hemen geliyorum.

Dayı.

Sen de anca yaptın mı?

Neyi yaptım?

Kurşun.

Kızım bana bir baksana sen.

Böyle bir bak.

Bir daha bak.

Bir de şöyle bak.

Bak bir de böyle bak.

Bir de şöyle bak.

Evet. Bak.

Bakın dayı. Bakıyorsun değil mi?

Ben de hiç daha önce kurşun döktürmüş adam tipi var mı ya?

Yok.

Elime verdi çarşafı.

Meryem tutturdu. Kurşun dökelim kurşun dökelim. Ben de kaptırdım kendim işte.

Ne bileyim bir şey yapacağız bakalım.

Ben de yaptırsam mı? Yaptır. Çünkü benim çevrem çok geniş.

Etrafımda çok göz var.

Ama maşallahız.

O zaman değmiştir mutlaka nazar.

Hazır gelmişken kurşun hanım teyze.

Geç şöyle karşıyım.

Ömer dayı beyciğim oturuyor musun lütfen?

Yere yere.

Otur. Bekleyin. Şimdi sen bunu uçlarından tut.

Sen de hiç beceremezsin şöyle şeyleri ama neyse.

Tutsana şöyle tut. Geldim geldim. Aman dur.

Bak bakayım.

Hadi bismillah.

Ay resmen patladı.

Ne patladı ya? Ne patladı öyle?

Ay inanamıyorum.

Ne olmuş bana?

Ay size ne göz, ne nazar çık... Aa!

Dayı şuna bak.

Ne patladı ya? Ne oldu bana?

Aa!

Böyle bir şey olamaz.

Ne olmuş?

Söylesenize, ne olmuş bana?

Ay çok kem göz var da... ...şey çıkmamış ya, yürek çıkmamış.

Yürek mi çıkması gerekiyordu?

Ben bir daha geleceğim, dur bekle. Ee dayı... ...senin nazar kurşuna bunu

yaptıysa... Vallahi bilemedim ya.

Ama vallahi açık söylemek gerekirse bir şey oldu. Bir hafiflik geldi. O patladı

ya. Patlayınca böyle bir hafiflik geldi bana. Evet evet ben onu hissettim. Yani

yüzün rengi kendine geldi.

Bir şey var. Bir şey var.

Bir hafifliyor insanı.

Ama bir kere de olmazmış.

Birkaç kere yapmak gerekiyormuş. Tamam yapalım.

Ne yapıyorsun melek ruhlu ablacığım? Bazıları yüzünden evimizin kaçan

huzurunun, sakinliğinin ardından bakıyorum.

O kadar sevilen, o kadar yeterli bir çocuğum ki Allah'ıma çok şükür. Kök

ailemin öfkesi beni tanımlamaz.

Buldum buldum. Buldum tiraj hanım.

Depodaymış. Çok mersi.

Tatlım neredeydin?

Neyse tam zamanında geldin.

Anneme baskın yapacağız.

Her şeyi anlatacağım. Ama önce bomba haberi vereyim.

Candan Hanım özür dilemek için gelmek istiyor.

Ne dedim ben sana tatlısı civcivim? Bak bu aventürün taşı işe yaradı. Tüm

çakraları dengeledi. Sen o taşları boynuna as.

Ama Mehmet'e de aferin. Bak ne yapmış ne etmiş ailesini de ikna etmiş.

Acaba kapıyı açmayı ben mi denesem? Belki anneannemi yumuşatabilirim bu

bilgiyle. Ben bir şey rica edebilir miyim? Kim açarsa açsın anahtarı benden

aldığınızı söylemeyin lütfen. Tamam hadi.

İrma! İrma!

Önden girip enerjiyi temizlememi ister misiniz?

Eskiden kapıyı tıklatmadan içeri girilmezdi.

Anneanneciğim.

Anne yarım. Hatta anne kere annemsin sen benim.

Benim senden başka kimin var?

Seninle aramız böyle olunca günlerim çok zor geçiyor.

Siz zor gün görmemişsiniz.

Şükredin. Benim senden başka kimim var?

Hem sana güzel bir haber vereyim mi?

Mehmet'in annesi aradı. Çok pişman olmuşlar. Biz çok ayıp ettik. Onlar

bizim büyüğümüzdü. Özür dilemek istiyoruz. Size gelmek istiyoruz dedi.

Hayret. Ben de dedim ki benim anneannem ana kraliçedir.

Asildir. Yumuşak bir kalbi vardır.

Yufka yüreklidir dedim.

Ama öyleyimdir. Hem de torununu hiç kıramaz.

Ona sarılırsa affeder. Dik dur.

Kan burun çıkacak.

Hiçbir fırsatı da kaçırmaz.

Ama bak yüzüne nur indi. Bir hafifledin.

Uçuyorum.

Anneciğim. Hadi gel ruhunda güzel bir kahve içelim.

Gelene geçene bakalım. Biraz böyle rahatlayalım.

Bir kere daha benim sözüm dinlenmezse bu odaya kendimi kapatırım ve dışarı

çıkmam. Söz ver anneciğim.

Anneciğim.

Kuartz. Negatif enerjiyi emer.

Kapora yatmış.

Tabii milyonluk yüzük geri gitti ya. Oğlum sayesinde.

Rica ederim anneciğim.

Ya bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir. Saygı duyarım

ablacığım. Anneanneciğim kara bulutlar dağılıyorken ben de Hatun Teyze'yi

arayayım mı gelsinler?

Resmi konuş.

Tamam. İyi.

Çoğu sesi gelmeden haber verin tamam mı? Geldi derim.

Geldi derim. Ne biçim şey ya?

Bu benimkinden daha çok patladı.

Bu ne kız?

Çok acayip şekiller var burada.

Dayı ben sana dedim. Benim çevrem çok geniş.

Kızım bu ne ya?

Nasıl bir nazar bu?

Bu şekiller ne böyle?

Gözde'ymiş. Bir kez daha yapalım ablacığım. Bir kez daha istiyor. Siz

ısıtın. Bir kez daha ısıtın. İnanılmaz bir şey bu. Meryem bir şey diyeceğim

kız. Şimdi biz bu kurşunu şey yaptık ya.

Yani nazarı attık üzerimizden ya. Bu misal ne kadar gider? Süresi nedir

bunun? Vallahi bunu limitsiz bir ay kullanırsınız Ünver dayı bey. Vallahi

ama seni her hafta döktürmen lazım. Seninki çok kötü. Sen kem gözden

delirmişsin. Çünkü daha fazla patladı değil mi?

Patlama yüksek, süre kısa.

Ters orantı. Tekrar yaptırman lazım. Ne oluyor burada?

Günaydın anneciğim.

Günaydın ama ne oluyor? Bu ne?

Ablacığım. Bu fotoğrafta en son takılması gereken şey bu çarşaf. Şu anda

bambaşka bir şey yapıyoruz burada. Ne yapıyorsunuz?

Kurşun patlatıyoruz.

Kurşun döküyoruz.

Döktürüyoruz, döktürüyoruz. O da patlıyor.

Patlıyor, döküyorsunuz.

Ama, ama sizin de çok ihtiyacınız var hanımım biliyor musunuz? Neden?

Asıl size lazım.

Mutlaka yaptım. Hadi. Gel. Hayır. Gel bak çok iyi gelecek. Bana bir hafiflik

gel. Yapma. Güzelliğe kesin birilerini atmak. Gel gel.

Gel otur. Sana kalın bir şey versek patlamadan. Çelik yelek falan versek

abla. İstemiyorum.

Dur dur. Bir patlama olacak. Korkma korkma dur.

Aa! Ee?

Hiçbir şey patlamadı abla.

Bu tertemiz çıktı ya.

Abla hiç patlama olmadı sende.

Anne.

Kurşun bile bana nasıl davranması gerektiğini iyi biliyor.

Aman anne bak Allah aşkına bak. Bak kanatlarını açmış kuşu görüyor musun?

Evet işte o ne biliyor musun? Sana çok acil bir haber var. Eli kulağında geldi

geliyor yani.

İnşallah. Adres kırk tane haber bir tane.

Neden? Bu kıyma kötü kokuyor sanki.

Kızım niye kötü koksun? Allah Allah.

Anne belki, belki de Gökhan Hanım'ın geleceğin haberidir bu.

O da olur, o da olur yavrum. İnşallah.

Aa, benim haberim geldi.

Haber geldi, derin arıyor.

Hatun teyzeciğim, nasılsınız?

Resmiyet, resmiyet fışıklaşma.

Aileme sordum sizi davet ediyorlar.

Çok sevindim deringim. Ne zaman müsait acaba?

Yarın öğleden sonra dörtte. Yarın müsait misiniz?

Tabii kızım tabii müsaitiz. Tamam o zaman saat dört gibi bekliyoruz.

Tabii tabii kızım tabii. Ailene çok selamlar hürmetler.

Onlar da size çok selam söylüyor öpüyorlar.

Ben selam falan söylemedim. Niye uyduruyorsun?

Duysakın anne.

Yarın derinlere gidiyoruz Camdan.

Oh hadi gözün aydın hatun.

Hatun sen yalnız mı gitsen acaba? Ben hala bu bizimkine güvenemiyorum.

Allah razı olsun ablacığım. Sen de aldın benim günahımı harcadım ben. Sağ ol.

Bütün hanımlar mutfakta. Akşama belli ki ziyafet var.

Oğlum senin için.

Anacığım.

Oğlum ben bugün Derin'i aradım.

Aa.

Görüşmek istediğimizi söyledim.

Ailesi de sağ olsun geri çevirmedi.

Yarın hep beraber onlara gideceğiz.

İyi yapmışsın anacığım çok sevindim. Gözün aynı Mehmet.

Hay büke selam.

Sana da kolay gelsin.

Sağ ol.

Eee mantı açıyorsunuz ha?

Eee yani sen seversin. Evet Türkan ablacığım senin mantığını çok severim.

Adanalardan yollattığın mantıları da unutmadım ayrıca.

Sen iste.

Ben yine yollarım.

Biz sanki hiç yapamıyormuşuz gibi.

Halbuki sen de fena değilsindir.

Yok sen daha iyisin.

Yok yok. Senin de elin lezzetlidir. Sen de güzel mantı açarsın. Açarım. Hani

annem de içer.

Hop öptüm kızlar.

Öpmedi.

Alo. Evet biliyorum. Annem şimdi söyledi. Bunu bulaşıp kutlamamız

gerekiyor. Ay.

Abla ne çamaşır birikmiş. Bir bilsen yıka yıka bitmedi.

Siz mantı açıyorsanız ben gideyim ütüye girişeyim. Yok yok. Hadi kolay gel.

Şengül baklava cihaz baklava.

Yine mi niye? Yarın derinlere gidiyoruz.

Aa yarın.

Anne geçen götürdük de yine mi götüreceğiz yani? Ne yenisi kızım?

Götürdüğümüzü geri getirdik ya.

He. Yani yine mi götüreceğiz?

Götürdük, getirdik, yedik. Hadi girişelim o zaman.

Ne bakıyorum ben?

Ay Hatun teyze vallahi kokuyor bu kıyma ya. Kızım niye koksun kıyma? Allah

Allah.

Taktı bugün ya vallahi.

Küçük yap yavrum, küçük yap şunları.

Anne dolu dolu yesinler işte ya. Zaten zehirlenecekler mi ne olacak bilmiyoruz

ki. Kokuyor diyorum kimse beni dinlemiyor.

Anneanneciğim iznin olursa ben bu akşam Mehmet'le buluşabilir miyim?

Yüzük takarken sorma.

Ya öyle deme anneanne. Ben sen izin vermediğin zaman kendimi iyi

hissetmiyorum. Anneciğim bak nasıl da soruyor canım benim. Bu huyu da bana

benziyor.

Tamam.

Çıkabilirsin. Çok teşekkür ederim anneanne. Daha mutlu olamazdım.

Nazar toplama.

Tahtaya vur.

Taylan Bey.

Mektubunuz var efendim.

Buyurun.

Ne o?

Ne o? Açsana oğlum.

Baksana ne yazıyor.

Yine icra değildir umarım.

Allah korusun.

Efendim siz rahat olun. Ben hazırlıklı geldim.

Ne yazıyor dayı?

Tuan'la bana boşanma davası ayetçim. Ah çok şükür. Ne?

Buyurun buyurun efendim.

Taylan'a Taylan'a. Aa Taylan Bey'e. Peki.

Dayı. Dayı kendine gelir misin lütfen? Taylan Bey. Ay. Ay.

Kendine gel lütfen tamam. Koklayalım. Ay.

Ay. Tamam dayı. Dayı. Bir şey yok.

Meryem.

Ünver dayı beyciğim.

Meryem. Meryem bir şey soracağım sana ya.

Şimdi bu Nazar bizden bir şey aldı götürdü ya.

Yani tam olarak ne aldı bizden? Yani her şeyi alıp götürmedi değil mi? Kullanışlı

şeyleri de götürmemiştir inşallah. Yani tam olarak ben adını koyamıyorum ya.

Vallahi ne aldı götürdü bizden?

Bak.

Bak kem göz bak.

Nazar.

Görüyorum.

Nazar bak.

Gördün mü?

Orada mı?

Bak bak şu.

Hani böyle bazen akşamları evde otursun. Böyle yüreğine bir öküz oturur yani.

Evet sarışın.

Var öyle bir. Böyle düşünmeyi bırakamadığın şeyler olur.

Evet bir kadın var.

Bu vesveseleri aldı bizden.

Hepsini almış mıdır sence?

Ya siz ne kadar alsın bekliyorsunuz şuncacık kurşundan? Tamam canım, ben bir

şey demiyorum ya. Ama yani bazen ben kendimi çok düşünürken buluyorum Meryem.

Yani bazı düşünceler geliyor, gidiyor.

Bazen geliyor... ...daha uzun kalıyor, gitmiyor.

Şimdi bundan cüzdanınızda taşırsanız ya da yanınızda taşırsanız... ...çok iyi

gelir. Cüzdan taşırsanız da bereket gelir.

Siz şimdi bunu alın.

Siz bunu almayın, siz bunu alın.

Bu sizde kalsın. Ben bunu almasam şimdi bu vesvese doludur ya. Öyle şeyler

söylemek yok. Negatif yok. Ben Semen Çağ yapıyorum. Bu sizde kalıyor. Hadi.

Ünver.

Ünver.

Ünver.

Mis mis.

Aybüke. Söyle Sevda'm.

Sen hayırdır bu?

Mehmet'le samimiyet nedir acaba? Benim bilmediğim bir şey mi var?

Hayır teyze, ne olabilir senden? Ne saklayabilirim ki? Ben de şaşkınım.

Ne bileyim.

Daha düne kadar sana... ...yapma, yani hiç yüzüne bile bakmayan adam.

Bundan sonra iltifatlar yağmuruna tuttu da... ...bir anlam veremedim yani.

Ben de anlamadım.

Yani yüz aynı yüz. Belki Mehmet'in yeni gözleri açıldı. Çünkü bak... ...bak yüz

aynı yüz.

Mantı varmış akşama.

Ay sorma.

Öldük yalnız yorgunluktan. Yemin ediyorum parmaklarım akram kıyordu.

İsa benim hatırı olmasa... ...yani kıpıracak halim yok.

Oh oh. Şimdiden ellerinize sağlık vallahi.

Niye? Sen yiyecek misin ki?

Yiyeceğim. Yemeyecek misiniz bana?

Yenge bana vermeyecek misiniz?

Ha, gördük gördük. Sen özgürsün zaten.

Belki o gün izin günün değildi.

Ama haklı söylüyor teyze, sonuçta evlenecek ya diyetisyen falan.

Allah bir yastıkla kocatsın ne diyelim.

Amin.

Kızım nereden bu senin bayram şekerleri şirinlik bir hayır duası herkese

hayırdır? Ay ne şirinliği teyze bu benim klasik halim yani Murat üstüne alındıysa

ona karışamam.

Neyse. Ay.

Hadi ben özümü alayım biraz dinleneyim bileklerim vallahi yoğruldu.

Vay be Murat.

Evleniyorsun ha?

Evet inşallah.

Ya şuralarda şöyle koştururduk seninle. Hatun teyzeden gizli yemek yerdik.

Hot duru hot duru. Havuz başında yüzerdik copur copur.

Hatırlıyor musun?

Benim hatırladığım tek şey benimle dombil diye dalga geçip kızdırmanızdı.

Çok kızmıyordun gerçi sen.

Daha çok böğür böğür ağlıyordum.

Niye yapıyordum biliyor musun?

Ben düştüğümde sen elimden tutmadığın için sen düştüğünde de ben elinden

tutmadım ki düştüğünde seni kimse kaldırmadığında nasıl düşülüyormuş diye

anla diye.

Neyse.

Geçmiş gitmiş zaman.

Gideyim mantıya bakayım. Canı sıkılmasın hamurun öyle derler.

Ayırırım sana da.

Akşam ıskında o yatmışım.

Tabii tabii akşam bekliyoruz. Gel gel gel.

Ha.

Limitimi açtım.

Altın Hanım düştü.

Ay.

Ay. Ay Tuan'ım açmıyor.

Ay ben de aradım beni de açmadı.

Ay yedi mi yuvanda alıyor mu? Ay.

Ay o bıcır bıcır tatlı kıza ne yaptıysan artık ailece ulaşamıyoruz.

Ben Tuan'ımın önünde dünyaları sererim oğlum.

Ben bu cümlenin devamını çok iyi biliyorum. Çünkü senin onlara verecek

hiçbir şeyin yok.

Anne bak sakın. Eğer buna bir kuruş para verirsen ben bu evi terk ederim.

Giderim yani.

Ay teyze o kadar da abartma ya. Niye bir terk edesin?

Öyle bir niyetim yok tabii.

Ama Tuana'yı da aramak isterim. Kolay mı evlilik canım? Öyle hemen kestirip

atılacak bir şey mi?

Ben kestirip atmadım annem. Ben af diledim.

Her şey maddiyatta değil ha.

Yüz bulsaydın isteyecektin. Ya anne bak sakın. Bu var ya bu.

Bu böyle ağlar, zırlar insanın en zayıf noktasını bulur. Lütfen

bir kuruş yok bak bir kuruş.

Bu arada ben buradayım duyuyorum.

Tamam deyi.

Tata sen de çok üstüne gitme. Dayı, Mehmet bekliyor. Ben şimdi gideceğim ama

dönüşte senin için üzüleceğim. Tamam mı?

Dönüşte üzülelim yeğenim.

Ay yeğenim. Ay dayım.

Dayım. Allah.

Ay. Yok yerim ağa.

Dayısın. Ay.

Lütfen. Dik dur.

Ay dayım.

Ay dayım.

Anneciğim, misafiri mi bekliyorsun?

Hayır.

O nereden çıktı?

Hay hazırlanmışsın.

Ayrıca elbisen de çoktu sen.

Her zamanki halim.

Bakma, son zamanlarda kendimi biraz ihmal ettim.

Evet, sen babamdan sonra biraz saldın kendini anne.

Neyse, geç kalma. Hadi çık sen de Elit.

Tamam anneciğim. Konuştuklarımızı da unutma. Merak etme.

Elton'la aramı düzelteceğim.

Gerçi telefonlarımı açmamışken nasıl başaracağımı bilmiyorum.

Neyse sonra konuyu derine getireceğim. Neler olup bittiğini öğreneceğim. Merak

etme.

Elton akıllı kadın.

Seninle arasını açmayı göze almaz.

50 tane bahane sıralayıp durumu toparlar.

Sen her konuda sakinliğini ve sükunetini koru.

Tamam anneciğim. O zaman ben çıkayım. Hadi tamam.

Bay bay.

Can Mert'im terliğin de kendini getirmiş. Ne iyi ettin de geldin. Hoş

geldin Canberk'im.

Aşk olsun Candan abla.

Çok kırgınım sana.

Ne aramalarıma dönüyorsun ne mesajlarıma.

Ay benim Eltim, Elitim, Arım, Balım, Petrin sen benim başıma ne geldi bir

bilsen. Vallahi ben nereden bileyim o sarı sayangoz böyle kemir kemir

kemireceğini. Tabii ben herkesi kendim gibi sanıyorum ya. Vallahi hazırlıksız

yakalandım. Dönemedim çünkü şu okulu atlatamazdım.

Yoksa biz seninle aynı cephede omuz omuza savaşan iki neferiz Eltim benim.

Evet, ben de onu bildiğim için alındım zaten.

Alınma, alınma. Yalnız çok fena. Çok fena, böyle elinde kayıtlarla geldi.

Beni tehdit mi etmedi, psikolojik şiddet mi etmedi?

Ne anlasın gözlüymüş o ya?

Ama ben sizi uyardım. Doğru bak, uyardın gerçekten.

Yalnız sana takık. Sana öyle bir takık, bütün fesat, haset sende. Bana ne dese

beğenirsin. Candan Hanım dedi, hanım diyor.

Candan Hanım dedi, eline karşı gel birleşelim. Bak, bana diyor.

Dedim sen ne diyorsun ya? Ben bir kere ona kalbimi açmışım.

Elçisinin gülü demişim ben böyle bir şey yapar mıyım ya? Aa dedim asla bir daha

duymamış olayım dedim.

Gerçekten bak vallahi billahi. Senden sonra bana geldi.

Ajansa. Bak hele sen tehdit mi ettin?

Yok, teşekkür etmeye gelmiş.

Hadi buyur. Niye?

Anne hadi herkes mısırda sizi bekliyor ya.

Geldik geldik.

İpekciğim. Elif ablacığım.

Hadi ye.

Elif de aldığın hediyeyi çok beğendi.

Çok teşekkür ederim.

Aa bu arada... ...yaptıkların için tekrardan teşekkür ederim.

Sen ne yiyorsun?

Ablam benim ne... ...ne malzeme.

Bu mantı kaçmaz. Bu mantı asla kaçmaz. Bunu yemen lazım.

Hadi bak yanına. Bir yiyordum bak.

Ya ben gluten tüketmemeye çalışıyorum Candan abla. Hele ki bu sağlıklı. Ya

bilseydim ben sana gluten süzünden yapardım. Artık bir dahaki seferi.

Murat. Oğlumun tabağına dokunmamışsın hiç.

Dokunmamak çok iyi yapmış Hatun anneciğim. Canım normalde senin listende

salata vardı zaten.

Evet canım.

Hayır canım.

O kadar uzun boylu değil.

Anneciğim hani Murat'ın bir diyet programı var ya ona uyuyor yani.

Evet hatun anneciğim ben onu düşündüğüm için zaten.

Çünkü ben annesi olarak hiç düşünmüyorum.

Siz yanlış anladınız beni.

Ben yanlış anladım.

Bakın 40 kilo verdi artık çok daha fit, çok daha yakışıklı.

Maşallah. En önemlisi de çok daha sağlıklı.

Anne gerçekten yani böyle merdiven çıkınca nefese fese kalmıyorum.

Terlemiyorum. Çok daha sağlıklı zinde hissediyorum kendimi. Öyle oldu.

Aynen maşallah.

Kardeşim nasıl kendini iyi hissediyorsan ol.

Oğlum canın ne yemek istiyorsa onu ye.

Hiç kimseye bak.

Bak bu konuda babana hiç çekmemişsin. Ben mesela yıllardır babana yem ederim.

Hiç sanki öyle bir şey yokmuş gibi dinlemez beni. Sen maşallah üç günde.

Bırak yemeği tabağına bile dokunmuyorsun.

Bir lolitop olamadık.

İstersen kırmayalım anneni bir tadına bakalım.

Olur. Ver.

Ver sen onu ver. Ver bozma bozma oğlum rejimini. Ver. Sen salatanı ye.

Murat ben sana maydanoz sevmiyorsun diye maydanoz salata yaptım istiyorsan. Sağ

ol Aybüke.

Mehmet sen de ister misin?

Osman amca sen, anne, anne, Hatun teyze. Sağ ol Halbuki.

Sen Baydanoğlu sevmiyor muydun? Sevmez. Şöyle yapalım biz Elif'ciğim. Ben sana

Murat'ımın sevdiği sevmediği şeyleri yazıp vereyim. Sen de ona göre bir

ayarlama yaparsın.

Gerçi Murat da böyle ömrünü otla geçirecek gibi de.

Neyse.

Size afiyet olsun.

Ben biraz istirahate çekileceğim. Evet ben de kaçıyorum çıkacağım. Türkan

ablacığım yine mantı harikaydı ellerine sağlık. Afiyet olsun. Ne zaman istersen

yaparım biliyorsun.

Nereye oğlum?

Derinle barıştın mı yoksa?

Yok barışmadılar.

Üniversite arkadaşları konuşacaktı söylemiştin dedi.

Evet. Çok selamı söyle arkadaşlar üniversitede. İyi akşamlar. Görüşürüz.

Hadi güle güle.

Ay Türkan ablacığım ben dayanamayacağım tadına bakacağım. Bak bak.

Afiyet olsun. Şişirmez.

Çok güzel.

Nasıl ama nasıl.

Bak. Ablam diye demiyorum.

Ama elinden her şey.

Dikiş, nakış, örgütü, yemek. Aklına ne geliyor o sabah? Onun Adana'daki

lakabı ne biliyor musun?

Ahtapot Türkiye.

Siz ev hanımsınız galiba değil mi? Yok aslında ben emekliyim.

Bizim ailemizin... Medar iftiharıdır abla.

Bütün sülale içinde üniversiteyi kazanan tek ve ilk kadın.

Aaa öyle mi? Hangi bölüm?

Yok, biraz candan abartıyor. Ben aslında açık öğretim,

kamu yönetimi.

Kaymakam. Abart anne.

Kaymakamlıkta memurdum. Ya.

Allah rahmet eylesin. Eniştem yaşasaydı sen kaymakam da olurdun, valide olurdun

ablacım be ya. Vallahi ben dua istedi.

Ah toprağı bulun. Ya.

Bizimle uğraşmaktan ya garbim yani.

Neyse. Mesleği olması insanın çok önemli ama gerçekten.

Mesleği var. Ablamın mesleği var.

Ne alaka? Bu arada... ...Eylül de dayısıyla birlikte çalışıyor.

Dayın bekardı değil mi? Evet evet bekardı. Dayısı bekar.

Tamam artık hava serinledi. Ay ben vallahi titredim ha. Kahve yerimizi

içeride içelim. Biz de geç kaldık. Hadi hadi Aybüke kalk eve gidelim artık. Geç

oldu. Konuşuyorduk ya. Sen konuş sen konuş. Hadi konuşalım.

Evet ne güzel konuşuyorduk anne. Sen çok konuşuyorsun.

Oğlum. Efendim anne.

Uyuyor musun yavrum?

Yok. Müsait miydin çocuğum?

Elif'le özel bir şey konuşuyorum anne. Müsait değilim ben.

Müsaitsin.

Kaydık. Azıcık kayıyorum.

Elif.

Efendim anne.

Soru bir.

Hazır mısın?

Şadırhan mı Feyzi Can mı?

Feyzi Can?

İlk çocuğunuzun adı Feyzi Can. Hayır ya hayır. Biz bu arada seçtik zaten. Erkek

ismi de kız ismi de belli bizim.

Kendi kendinize.

Söyleyeyim mi erkek ismini?

Leo Rüzgar Aydınoğlu.

Nereli bu çocuk?

Buraların işte.

Rüzgar.

Belli ki doğa olaylarına merakınız var. O zaman kız için de diyorum ki Gülçmen.

Hayır anne istemiyorum. Kız ismi net. O da net bizde.

Oğlum siz bunların hepsine kendi kendinize mi karar veriyorsunuz? Evet

anne. Kendi çocuğunuza kendi kendine karar veriyorsunuz.

Söyleyeyim kız ismini. Söyle.

Leyalina Mina Aydınoğlu.

Hangisi?

Leyalina Mina Aydınoğlu işte. Üç isim. Çocuğun ismi bütün bunların toplamı mı?

Evet. E ben nasıl çağıracağım torunumu? Ne diyeceğim?

Gel yemek hazır, hadi soğuyor mu diyeceğim. Nasıl sesleneceğim ben

çocuğumu? Anne, birini seçeceğiz, söyleyeceğiz işte.

Tamam, o zaman bizden de bir şey olsun. Bizim istediğimiz de bir şey olsun.

Var diye anne.

Çok severdin sen büyük dayının hanımı, Fisterne. Aa, yok anne. Fisterne yenge.

Hayır, olmaz. Ben bak, Elif'e net söz verdim. Kuzenin adıymış Lea.

Lea, Lina, Mina, Aydınoğlu müthiş.

Tamamız biz.

Derin. Ne alaka derin ya?

Derin.

Abin Derin'e söz vermeden hemen gideyim müdahale edeyim. Yoksa böyle kendi

kafalarına göre bir şeyler yapacaklar.

Ya böyle isimler koyuyorsunuz kendi kafanın içine.

Ona söz verdim, buna söz verdim.

Ne dedin sen?

Turunumun adı ne dedin?

Leyalina Mina Aydınoğlu.

Oğlum.

Uyuyor muydun?

Evet anneciğim, gözü açık uyurum ben.

Güzel miydin çocuğum?

Derinle yazışıyorum anne. Müsait değilim.

Müsaitsin. Kay bakayım. Kay şöyle açık.

Evet.

Soru. Hazır mısın?

Ne yazı?

Soruyorum.

Henkari mi? Şanhan mı?

Henkari ne?

Henkari değil yavrum, Henkari.

Vardı ya hani dedenin dedesinin adı Henkari.

Şanıhan da yok muydu yavrum? Şatırhan deden, büyük dedenin dedesinin,

dayısının oğlu.

O da o.

Ee anne?

Ee yavrum işte Henkari senin ilk oğlunun adı.

Yuh anne, ona da sen karar veremezsin.

Kim karar verecek yavrum? Doğal olarak bir çocuğun adına annesi babası karar

verir değil mi?

Benim adımı kim koydu mesela?

Babaannen. Ne de güzel koydu. Ne güzel isim. Ne nurlu isim. Anne ben onu mu

diyorum? Seviyorum ismi. Onu demiyorum yani.

Yani benim ismimi senin kayınvaliden koydu öyle mi?

Evet.

Peki Murat'la Gökhan abim?

Murat'ın Babürde'den yok muydu?

Babürde'nin fırından arkadaşıymış Murat.

Şeyde Gökhan da...

Merdane nenem vardı ya hatırlıyor musun?

Ay onun sokaktaki bakkalının adıymış.

Başka esnaf ismi konudan biri var mı bizim ailede? Oğlum tamam uzatma

çocuğum. İlk oğlunun adı Henkari Aydınoğlu.

Hayır anne buna sen karar veremezsin. Bir kere benim iki oğlum olacak. Biri

kuzey biri güney.

Hiçbir şey söylemiyorum yavrum.

Sana da anacığım.

Ne uğraşıyorsunuz kuzeyde güneyde? Pusuluk oyun olsun bitsin.

Şengül. Efendim abla. Baklava hazır mı? Hazır abla.

Ve geçen seferkinden çok daha güzel oldu. İnan ki.

İyi şükür.

Abla. Bak sakın endişelenme. Sakın bak. Bu sefer geçen seferkinden çok daha

güzel geçecek. Allah'ın izniyle. İnşallah.

Bütün gece gözüme uyku girmedi.

Bildiğim bütün duaları okudum.

Adaklara dadım. Allah kabul etsin ablacığım. Allah kabul etsin.

Yalnız ben sana bir şey diyeceğim.

Bu çağdanın sazı belli olmaz.

Sen ocağından fazla konuşturma abla. Ne olur kurban olayım.

Yok ben zaten tembih edeceğim. Özrünü dilesin. Başka da bir şey demeyin. Bitti

gitti.

Konuşturma fazla. En güzelini düşündü.

Ablacığım o kıymalıydı yediğin.

Elmalı da var.

Ben sabah aç karnına öyle bir tane ağzıma attım. Tamam. İyi.

Adem. Adem.

Adem.

Koş. Buyur Hatun anne.

Gel.

Gel. Gel. Bunu al arabaya koy. Tamam. Aman dikkat et akmasın. Dikkatli ol

tamam mı bak. Tamam abla merak etme. Tamam. Gel.

Canını çekti mi bundan?

Aa. Dur canını çekmiştir.

Hayır. Al çocuğum. Al.

Bak şimdi bunu yerken şerbeti akacak.

Hadi dikkatle.

Mehmet hazırlandı mı acaba? Ben bir gideyim Mehmet'e bakayım. Bak ablacığım

bak. Bak.

Dur bakayım.

Allah'ım her şey yolunda gitse. Şu kadının yüzünü güldür ya Rabbi.

Şu kadının yüzünü güldür.

Gitmeden önce benim bu yüzü kulağını bir şekilde anneme söylemem şart. Sen de

bana yardım edeceksin. Bu nasıl?

Çok güzel oldu.

Abi hayatta olmaz. Onu anneme söylersem neler yaşanacağını biliyorsun değil mi?

Beni karıştırma ya.

Orada öğrenmesi daha mı iyi peki Murat? Bu nasıl?

Kesinlikle ömürlü.

Tamam bu.

Belki konu yüzeye gelmez. Nasıl gelmeyecek? İllaki gelir. İllaki bir

şekilde gelir.

Ee, komik bir şey gelirse o zaman şöyle yapıyorsun abi.

İnkâr, full inkâr diyorsun. Saçmalama, tüm teknikleri deniyorsun.

Beni düşün, ben onları güzel yaparım. Biliyorsun değil mi öyle?

Yok kardeşim, ben öyle şeyler yapamam.

Var ya yani orada bir rezillik çıkar Allah korusun, ben söyleyeceğim. Baştan

söyleyeceğim. Abi zaten orada rezillik çıkmayacak ki.

Sen söylersen annem zaten hiç oraya gitmeyecek yani, bunu unutma.

Bak, güzel abiciğim, gideceksin.

Güzel güzel sohbet edeceksiniz. Özür dileyeceksiniz. Bitecek gidecek. Hiçbir

şey olmayacak. Tamam mı? Korkma. Sakin ol. Bana güven ya. Bana güven.

Şu yengemin insafa geleceğini bilseydim baştan söylerdim zaten.

Kim bilebilirdi ki?

Hayatımızda görmedik ki böyle bir şeyi.

Hazır mısın oğlum?

Evet hazırım anne. Nasıl olmuşum?

Maşallah maşallah.

Ay ne kadar güzel olmuş. Ne kadar yakışmış. Uyu benim yakışıklı oğlum.

Aman.

Neler de doğururmuş. Bak bak.

Bak abinden Feyza. Bak kıyafetini bile bana soruyor. Sen git Elif'e sor. Onu mu

giyeyim, bunu mu giyeyim?

Anne, Elif.

Elif. Oğlum orada bir hata var. Bir yanlış anlaşılma var. Olur mu öyle şey?

Elif. Hadi gelin. Hadi gidelim.

Bakalım o zaman kazasız belasız olaysız çok güzel geçsin.

Hiç sorun yok. Sorunsuz halledeceğiz. Tatlıya bağlayacağız, geleceğiz. Hadi

bakalım. Hadi bakalım.

Hadi gelin.

Candan, hadi kızım biz hazırız. Geliyorum anne.

Evet, yapışık kemirgen.

Eğer ben de Candan Aydınoğlu'ysam... ...bunun hesabını sana ödetirim.

Buraya, buraya... ...oraya bir yazıyor.

Barış'tan pişman olacaksın.

Saylan olsun.

Haydi bakayım.

Her şey tamam mı?

Tamam tamam.

Benim her şeyim tamam.

Adem, çiçeği de yoldan geçerken alacağım.

Güle güle gidin, güle güle gelin. Kazanız mübarek olsun.

Hadi selametle.

Tamam. Ay!

Ay Merve'ciğim.

Ay hiç görmedim. Kusura bakmayın. Kaptırmışım kendimi.

Yağmur, gidebilirsin ya.

Nasıl hissediyorsunuz?

Çok. Onu demiyorum. Kurşundan sonra nasıl hissediyorsunuz?

Ha.

Boynum tutulmuştu, boynum.

Böyle. Bakayım.

Gitmiş. Hepsi geçmiş. Geçer. Neden biliyor musunuz? Şimdi.

Buralar stresten geriliyor ya. Evet. Biz kurşun döküyoruz.

Buralar böyle yumuşuyor. İyi gelmiş size.

Meryem. Haftada bir yaparız bunu.

Haftada bir?

Yani cilt bakımı değil ki bu. Nasıl yapalım? Çok fazla.

Siz bir ay idare edin bununla.

Ya çok dertlenirsem?

Ya çok dertlenirsem?

Biliyorsun ki dertler tek tek askerler gibi değil.

Taburlar halinde gelir.

Yani tamam.

Yani tam anlamadım ama doğrudur.

Ben demiyorum, Shakespeare diyor.

Ben bilmem kim söylüyor. Kim söylüyorsa onun da nazarı değmiş, ona da kurşun

döktürelim.

Haftaya yaptırmayı istiyorsun yani.

Bakarız ya.

Yaparız bir şeyler.

Alıştırmaz kız mı insanı? Allah Allah.

İnsanın böyle tepesinde bir şeyler patlıyor falan.

Bir ferahlıyor ha. Patlıyor diyor.

Haflıyor insan.

Yapalım yapalım. Daha sık gitmem.

Yaparız.

Her şeyi çaldın. Şimdi de ritüelimi çal. Öyle düşünme ablacığım. Demek ki

nazarlardan korunma dilimiz ortak. Tüm aileindeki tüf enerjilerden biz

koruyoruz ya.

İrma, bu evin bütün ritüellerini ben yapmaz mıyım? Tabii ki.

Palo Santo ve doğal ada çayı tütsüsü sizindir efendim.

Allah affetsin. Çok öfkeli bir kız bu.

Çekil.

Çok teşekkürler. Anneanneme görünmeden gidersin. Sağ ol.

Teyze.

Anneannem Mehmet'lerin ailesini yine kapıdan kovmaz değil mi?

Canım benim. Sen anneanneni tanımıyor musun?

Artık onları evine kabul etmiş. Yapmaz öyle şeyler.

İyi, süper.

Moral bozmayayım. Ay çok güzel olmuş İrmacığım. Ben hemen giyinip geliyorum.

İrmacığım. Efendim.

Annemin çeyizindeki limoncuları kullandın değil mi?

Elbette tiraji hanım.

Aferin.

Yani...

Böyle daha modern, daha minimal bir set olmuş oldu. Ne diyorsunuz? Evet evet ben

de bunu beğendim. Çok daha genç duruyor bence. Genç evet.

Hiçbiri olmaz.

Hepsi sıradan.

Öyle mi diyorsunuz? Öyle.

Öyle. Evet.

Evet ya bir... Ne ya? Bunlar böyle sıradan şeyler.

Kötü göründü benim de gözüme.

Anne ne seni beğenmedin? Daha ne olsun?

Hepsi dizayner ürünler.

Aydınoğlu ailesine pijama mı hediye edeceğiz?

Hakikaten mi yani?

Hanımım.

Anne. Yine ne geldi sana?

Elitçim.

Damada.

Nişan hediyem. Anne.

İnanıyorum çok teşekkür ederim.

Çok şık.

Çok iyi. Ben böyle bir şey aslında şey yapıyordum. Yani tam kafamda modeli

modeline bu vardı kafamda. Ama Elit bana bütçe çok daha kısıtlı deyince ben

buralara çıkamadım. Elit.

Anneciğim çok teşekkür ederim.

Nasıl yaptın?

Rica ederim canım.

Ben de pek bir şey yapmadım.

Denk geldi.

Ben takarım bunu.

Çöp buna. Bak buna çöp. Sana çok yakışacak.

Sen onu dur kırıp düşme ben alayım şunu.

Sanırım başka da bir eksiğimiz kalmadı artık.

Evet. Cuma günü kız isteme için her şey hazır.

Sayende anneciğim.

Efendim Simay.

Neredesin sen ya?

Ben anlamıyorum. Benim işe gelmemem ne zaman problem oldu?

Gelmemene bir şey demeyi geçtim. Bugün niye gelmedin onu soruyorum.

Ben de onu diyorum Simay. İşe bir gün gelmiyoruz iş kıymete biniyor hemen.

Neyin var Aybüke iyi misin?

Bir alınganlık hali var.

Sırtım paramparça Simay. Sırtım delik deşik. Kız ne oldu?

Dost kazığı aşk o. Teyze darbesi. Ay korkuttun beni Aybüke.

Teyzem gitmiş derinden özür dilemiş.

Beni o kadar doldurdu sarı salyangoz diye diye. Ben de haliyle nefret ettim.

Ben şimdi kimden nefret edeceğim ya? Ya ağzımızın tadıyla bir nefret bile

edemiyoruz. Çok yorucu bir aile.

Biliyorum Mehmet için de işte insanın kalbi kırılıyor.

Ayol ne bekliyorsun öyle camlarda?

Bana bak, ne olur ne olmaz gene kapıdan dönerlerse diye... ...bu sefer yemek

hazırlatmadım. Ziyan oluyor.

Aa anneanne, sana söyledim ya özür dilemek için geliyorlar. Lütfen sen de

biraz pozitif ol, yumuşak davran. Özür dilemekle olmuyor darlingciğim.

Bir daha zarar görmemek için mesafeli davranmaya çalışıyorum.

Anneciğim, üstüne gitmeyelim kızım.

Baksana ne kadar heyecanlı.

Tamam prensesim, tamam.

Tamam, tamam güzel kızım. Biz de herhalde misafire nasıl davranılacağını

biraz biliyoruz. Sen bilmez misin hiç? Koskoca Sitara Kutaygil. Tabii ki en iyi

sen bilirsin.

Mehmet'ten mesaj.

Üç dakikaya buradalar. Geliyorlar.

Kalksana geliyorlar, geliyorlar. Ay dur heyecanlanma. O kadar böyle kendini

sevdirmeye de çalışma. Sen zaten sivilesi bir kızsın. Çok teşekkür ederim

anneanneciğim. Hadi bakalım, hadi.

Geldim, geldim.

Geliyorlar, gel.

Tamam da bekleyelim. Üç dakika sonra buradalar.

Evet.

Gel anacığım.

Sağ ol oğlum.

Adem, baklavamız akmış olmasın? Ben bir bakayım. Hemen bakıyorum.

Canım benim.

Aa! Aa!

Allah! Ne? Anne dur ne yapıyorsun?

Anne ne yapıyorsun?

Anne dur. Tamam ben bağlarım. Tamam ben yaparım. Ben yaparım. Ay!

Ayakkabımızın bağcığı acıyor. Allah korusun oğlum.

Düşecek. Düşecek.

Bu bana getirdiğinden daha büyük.

Ay nereden aldın?

Ben aldığım daha ufaktı.

Anneciğim, Ayrı'nın oğlu ailesini temsil eden. Yani beni. Yani beni, seni, Mehmet

'i, ailemizi temsilen demek istedim. Hadi.

Evet anneciğim. Yani bu çiçek seni yansıtıyor.

Oğlum, ailesinde ne güzel düşünün.

Benimkisi daha büyük olsun, olur mu? Anneciğim, bir dahakine çelenk getir.

Sen dert etme.

Evet. Canan yenge.

Ver. Hadi kolaylıklarla inşallah.

Bunlar da pek şanslıymış yani. Hatun annemin baklavasından yiyecekler.

Allah'ım yarabbim ya resulallah.

Gel anneciğim.

Evet.

Çelik var.

Mutlu duygular.

Anladın mı?

Ne yaptı annesi?

Mutsuz duygular.

Hadi koş.

Bizim hoca evden sonra burası gelecek olduğu gibi geliyor bana ya. Yenge bak

aman ha. Sıfırlıyoruz. Unutuyoruz daha önce geldiğimizi.

Ama hala ev tahta.

Kızım senin ağzında da mı bilezik var şakır şukur konuşuyorsun?

Sakız mı var ağzında? Yenge.

Ya bir daha unut. Çok ayıp. Tamam, unutmuşum ya. Tamam, çıkar. Sakızla

gelmiş. Çıkar.

Çıkar. Evet.

Geldiler.

Derin, derin.

Aa, kızım. Bırak, yerimi aç.

Biz geldik.

Yine.

Hoş geldiniz.

Buyurun. Hoş bulduk.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Hadi ne oldu? Ne oldu anne?

Ne bana da mı getirdin? Sana da getirdim yavrum.

Anne.

Çorap bu.

Öyle girseydiniz bizim evimiz her gün temizlenir. Benim annem biraz aşırı

tetizdir. Bizde alışkanlık. Eve de ayakkabıyla girmediğimiz için.

Aaa, spritüel yönden çok anlamlı.

Oy anlamlı da der.

Evet, evet yavrum çok anlamlı.

Başka?

Duygular dalgalar gibidir. Gelmesini engelleyemezsiniz.

Hoş geldiniz.

Şehirden esberledi biz geliyoruz diye.

Hoş bulduk. Hoş bulduk yavrum.

Hoş

geldiniz

Hatun teyzeciğim.

Hoş bulduk Derin'ciğim. Hoş geldiniz Candan.

Hoş bulduk, kibardık.

Zahmet etmişsiniz.

Canım ne zahmeti.

Hatun annemin zaten baklavası çok meşhurdu.

Ellerimizle kat kat açtık. Böyle hıyır hıyır tadı bol fıstıklı afiyet olsun.

Anneanneciğim ben size anlatmıştım ya. Hatun teyzelere yemeğe gittiğim zaman

ben de yedim o baklavadan. Çok farklıydı.

Yettin mi?

Sana da yapacağım.

Böyle antrede kaldınız.

Buyurun yukarı salona. Buyurun. Buyurun buyurun. Teşekkürler efendim.

Gel annem. Yavuz biri atlattık her şey yolunda değil mi?

Evet evet şu anda bir sorun yok. Harika.

Çiçekler için teşekkür ederim. Koyayım da.

Yılmaz suya koyar.

Aynı yer. Şuradan al.

Anne o tarafa bakma. İyi misiniz Hatun Hanım?

Sağ olun.

Sağ olun iyiyim.

Sizler nasılsınız?

Biz de iyiyiz teşekkür ederim.

Tekrardan hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Kimse konuşmayacak galiba.

İnşallah.

Efendim davetiniz için teşekkür ederiz. Gelme sebebimiz malum.

Talihsiz bir durum yaşandı. Aileler çok üzüldü. Daha önemlisi evlatlar üzüldü.

En önemlisi benim oğlum üzüldü.

Biz de bu yüzden bir şeyler söylemeye geldik.

Evet. Candan.

Candan.

Ben konuşayım mı?

Ya sen bir sus. Ne karışıyorsun sen?

Koskoca yaşını başını almış kadın konuşacak.

Konuş çocuğum konuş.

Ezmeyin yazıktır.

Her şeyden önce günahdır.

Candan Hanım'ın söyleyecekleri vardı.

Dinliyoruz.

Şimdi efendim Aydınoğlu ailesinin ilk ve tek

gelini hatta annemin de kızı olaraktan hatta ve hatta ailemizin

kalplerinin Allah Allah!

Anne ne oluyor?

Anne iyi misin?

Yavrum ne oluyor?

Anne! Anne!

Anne! Ne oldu? Anne!

Anne! Anne!

Anne! Anne! Anne!

Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne! Anne!

Anne! Anne!

Anne ne oldu? Anne.

Anne. İyi misin?

İyiyim oğlum.

İrma. İrma da lazım olduğunda yok. Ay hay Allah.

Anne iyi misin?

İyi misin?

Şöyle dik anneni.

Sen iyi misin oğlum?

Ben iyiyim sen bir şey mi?

Ne oldu?

Ay yavrum.

Sağ ol kızım. İyiyim oğlum iyi misin? Şu kimin? Ne oldu anne?

O benim.

Su getirsin mi İrma? İstemem. Su getirmesin.

Getirmesin.

Anne ne oldu? İçeri gemi girdi sandım.

Gemi girdi. Seni aldı götürdü zannettim yavrum.

İçeri gemi girdi zannettim. Kusura bakmayın.

Benle olsayken bir rüya gördüm.

Mehmet'im denizde boğuluyordu.

O yüzden ben denize bakamam bile.

Affedersiniz.

Gemi içeri girdi.

Ötünce öyle gemi içeri girdi. Su aldı Mehmet'imi götürdü sandım. Ay yavrum.

Tamam anne.

İyi misin?

İyiyim anne. Bir şey oldu sandım sen.

Ne oldu abla?

Ne lazımdı?

Abla mı?

Yani bizim orada Şengül abla var da ben ona da abla diyorum o yüzden.

Anladım efendim.

İsmin İrma.

Sitari Hanımların yardımcısıyım. Ne kadar kalacağınızı bilemediğim için

böyle hazırladım. Buyurun.

Zahmet oldu. Çok sağ ol abla.

Ben de Adem.

Bunlar yine kavga etmediler değil mi? Hani geçen sefer sanki öyle duydum da.

Öyle mi duydunuz?

Öyle duydum. Yani hatun anneyi çok severim. Çünkü kapıdan döndük deyince...

Ben biraz şey ettim. Öncelikle Sitari Hanım asla kavga etmez ettirmez. Biri

kapıdan döndüyse öyle istediği içindir.

Hatun annem de asla kavga etmez.

Yani neticede yıllardır yanındayım. 20 yıldır buradayım.

Bütün aileyle aşırı samimiyim. Torunları elimde büyüdü.

Bensiz adım bile atmazlar. Tatillere birlikte çıkarız.

Benim annemi babamı bile tanıyorlar be. Benim annem de bu evin emektarıydı. Onun

annesi de onun annesi de.

Hıh.

İyiymiş. Afiyet olsun.

Hatun teyze çok şükür duygularınız denize karıştı gitti.

Ya boş boş konuşma.

Yapmayın, şu çocuk çalsa böyle yapmayın.

Yapsın ama yazık.

Oğlum iyisin sen? İyiyim, iyiyim, iyiyim.

Hatun Hanım'ın üç oğlu yok muydu? Sanki tek oğlu kalmış gibi davranıyor,

enteresan. Şey soruyor anneannem.

Hani Hatun teyze çok düşkün ya Mehmet'e o yüzden evet bir de hasret kalmış

onlara anneanneciğim. O yüzden de böyle her fırsatta sarılıp öpüşüyorlar.

Yok ben doğduğumdan beri böyleyim.

Buyurun efendim.

Çok mu sıcak?

Yok. Efendim biz bunu mentole yatırdık. Ferahlatır.

Ah ne incelikler, ne zahmetler.

Rica ederim.

Buyurun efendim.

Teşekkürler. Oh.

Sen buyurun.

Oh.

Candan Hanım özür dileyecekti.

Evet.

Şimdi... Kuaförde tabii böyle bir şey yaşandı. Ben aslında saçıma Adana

refleksi yapacağım. Yani yapmak istedim çünkü Adana refleksi bir kere Adana'da

marka. Adana'da ben bunu yaptırdığımda.

Tam sahada geliyorum o zaman şimdi.

Ben öncelikle... Candan sizden özür diliyor.

Yaşanan bu talihsiz durum için ne kadar üzgün olduğunun altını çiziyor.

Özür diliyor, değil mi Cem'den? Evet anne, ben annemin dediklerime

katılıyorum hepsine. Hatta ben de özür diliyorum.

Annem diyorsa zaten doğru, son sözü annem der.

Annem doğru dedi şimdi, ben de öyle.

Hatun Hanım anneanne, özür dilemek büyüklüktür. Ya koskoca kadın daha ne

büyümesi ya, ne diyorsun ya?

Ama niye böyle yapıyorsunuz siz?

Sabi sayılır o.

Yine durumuna göre çok iyi, çok iyi maşallah.

İsmin neydi yavrum senin?

Kutagilan yani.

Ağzım dolandı. Taylan, Taylan.

E dayım Fransızca biliyor da at soy at ondan karıştı.

Hatun Hanımcığım ailemin adına size teşekkür ediyorum. Onca yolu geldiniz

özür dilemek için.

Ama takdir edilesi bir durum.

Bu cümleden sonra ama gelmezse çok sevineceğim. Şunu bilmenizi isterim

ki... ...hasbelkader neye sahip olduysak... ...en önemli servetim...

...şurada gördüğünüz üç kişidir.

Ve onların mutluluğu.

İki diyecektin herhalde anne.

Fevri davranışlarımızdan dolayı da... ...ben de özür diliyorum.

Ben de.

Ben de özür diliyorum yoktum orada ama özür dileriz.

Ben dilerdim ben dilerim. Ah be sonunda.

İçimden geldi babaanne ben de özür dilerim. Aa çocuğum seninki sayılmaz.

Anne sen niye oğluma sürekli böyle davranıyorsun?

Yavrum akli melekelere eksik olanlarınki sayılmaz.

Anne. Sus.

Annesi üzülüyor. Annesi üzülüyor ama çocuğum.

Biz de o gün çok tepki gösterdik ama... ...bakın şunu söylemek istiyorum.

Sevgili oğlunuz böyle şövalye gibi gelip... ...elinde yüzüğü de

gösterince... Yüzük mü?

Hangi yüzük?

Sen derine evlenme mi teklif ettin?

Adını koydum. Yani böyle sembolik olarak anne. O kadar.

Annesinin bundan haberi yoksa yüzüğü geri vermemiz gerekir.

Yok yok öyle değil. Annem var tabii haberi. Haberi var. Söyledim ya

anneciğim.

Var. Haberim var.

Mehmet benden habersiz hiçbir şey yapmaz.

Zaten öyle şey olur mu? İnsan annesinden habersiz kız arkadaşına yüzük takar mı?

Kim inanır?

Haberim var.

Hatta ben de dedim ki, madem niyetini belli etmek için derine yüzük taktın, o

halde gidip isteyelim.

Hatta hemen.

Bu hafta isteyelim.

Ne? Mehmet hiç söylemedin bana.

İnanamıyorum şu anda. Çok sevindim.

Yok işte her şey sırayla olur diye. Böyle bir anda olunca böyle insan

dehşete düşüyor.

O zaman... ...Cuma'ya bekliyoruz.

Anne. Cuma. Cuma.

Cuma harika bir gün.

Auralı bir gün.

Mübarek bir gün denir oğlum.

Efendim o halde Cuma günü kızınızı istemeye geliyoruz.

Oldu mu şimdi oğlum?

Sana bir haberim var. Cuma günü seni değil, beni istemeye geliyorlar. Ne?

Cuma, bu Cuma yani.

Onlar mı ısrar etti yoksa?

Anne bak, maruzatımızı anlatacağız, yalansız dolansız hop, bitireceğiz. Cuma

günü halamız öldü. Ay, öldü mü dedim ben? Şu an ölmedi hayatta, can

çekişiyor. İnşallah Cuma günü ölecek.

Bugün hayatımın en mutlu günü. Yemin ediyorum pes!

Ne oluyor, nasıl bağırıyorsunuz ya?

Annemle yüzük çarpması olduk. Ne?

Ay benim canım Mehmet'im çok güzel bir teklif hazırlamış. Çektiği fotoğrafları

koymuş. Diz çöktü, bana yüzüğü çıkarırken... ...Haltun teyze tekibin

içine atladı.

Oğlum!

Oğlum!

Tövbe estağfurullah, o ne deme?

Annem derine evlenme teklif etti kardeşim.

Bizimle evlenir misin?

Biz üçümüz ne yapacağız?

Bir yastıkla kocayacağımız.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.