Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Download movie subtitles or Load it directly from url on TheSubtitles.net
NETFLIX ORÝJÝNAL DÝZÝSÝ
Mektup BoJack H'den. BoJack dokuz yaþýnda.
"Büyüyünce ben de senin gibi olmak istiyorum. Doðru yoldayým.
Anladýn mý? Yol. Çünkü atlar yolda koþar ve sen bir atsýn.
Ben de bir atým. Anladýn mý? Yol esprimi anladýn mý?"
- Böyle bir sayfa devam ediyor. - Cevap yazýp anladýðýmý söylesem mi?
Devam ediyor, "Sana sorum þu.
Ben uslu bir çocuðum, oyun oynamayý ve
okula gitmeyi seviyorum ama bazen üzülüyorum.
Sen üzülünce ne yapýyorsun? Üzülmemeyi..."
Koca aygýr, kýsraklarýnla fink atmaya gidiyorsun.
Etkilenmem mi gerekiyordu? Ben de yemek tabaðý kýrabilirim.
Salata tabaðý o, seni köylü.
Ne? Salata tabaðý bunlar deðil miydi?
- Onlar çay tabaðý. - Neden bizim çay tabaðýmýz var?
Çay içmiyoruz ki.
O çay tabaklarý eðlence için!
Öyle mi? Ama ben iþkence çekiyorum. Anladýn mý?
Ama ciddiyim arkadaþlar. Tamam mý?
Televizyona o kadar yakýn oturma, zalim olursun.
Hamile kalmadan önce
- çok güzeldim. - Biliyorum.
- Beni sen mahvettin BoJack. - Biliyorum.
Verdiðin hasarý telafi etmek için büyüyünce önemli biri olsan iyi edersin.
Olacaðým.
...ve koþmaya devam ettim. BoJack...
Pekâlâ, bu kadar harika annelik yeter.
Babanýn kalp ilaçlarýný saklamaya gidiyorum.
Sen aptal televizyon programýnýn tadýný çýkar.
Öncelikle, deðiþimin mümkün olduðuna inanmalýsýnýz.
Kendinize her gün þunu söylemelisiniz.
"Deðiþebilirim ve deðiþeceðim."
- Deðiþebilirim ve deðiþeceðim. - Yüksek sesle.
Deðiþebilirim ve deðiþeceðim.
- Sizi hâlâ duyamýyorum. - Sen bir sesli kitapsýn!
"Yepyeni bir tavýr takýndým."
Yüzün, sokakta yanýndan geçtiðin herkese bunu söylemeli.
Biz buna TÝGG yaklaþýmý diyoruz.
T- Ý-G-G.
Tüm insanlarýn görmesi gerek.
Tüm insanlarýn görmesi gerek.
Evet, biraz saða. Hayýr, sahnenin saðýna.
Bu bir oyunculuk terimidir. Sol demektir. Ben oyuncuyum.
Hayýr.
- BoJack, neden bir ara sokakta uyandým? - Eski kanepeden kurtulmalýydým Todd.
Ben üzerinde uyurken mi?
Kanepe eski tavrýmýn metaforuydu.
Sesli kitabým hayat beþiðimdeki yüklerden kurtulmamý söyledi.
Aslýnda "hayat eþiði" demiþ de olabilir.
Bence yine de önce beni uyandýrsaydýn.
Todd, kimse kimseyi uyandýramaz.
Sen kendini uyandýrmalýsýn.
Bu elemana güvensem mi, bilmiyorum.
Gidip arabanda uyuyacaðým.
- Birinin YYT'ye ihtiyacý var galiba. - YYT mi?
YYT, yepyeni BT'nin kýsaltmasý.
- BT mi? - Yepyeni bir tavýr. Ayak uydurmaya çalýþ.
Tavýr, þu anlama geliyor...
Benim eþyalarýmý da mý attýn? Spor çantam nerede?
Sana deðer veriyorum. #arkadaþolduðuniçinsaðol.
#TÝGG
O tepeyi fethetmelisiniz.
Tepe bir metafordur.
Her þey bir metafordur.
- Siz de tam anlamýyla metaforsunuz. - Tanrým.
Tanrým! Çok kötü.
Berbat bir duygu.
Neden herkes koþuyor?
Saðýna dikkat et.
Erkek arkadaþýnýn boðan kiþi olduðunu bilmiyormuþ.
Bazýlarý sadece görmek istediðini görüyor, deðil mi Vincent?
- Evet. - Princess Carolyn.
Kapatýyorum. Mankafalý bir müþterilerim geldi.
Koþuya çýktým da, selam vereyim dedim. Þimdi koþuyorum.
Laurel Kanyonu'ndan buraya koþtun mu?
Arabayla geldim ama kollarýmý salladýðým için akýllý saat kilometre saydý.
BoJark Hoseman diye biri geldi.
- Teþekkürler Stuart. - Ayrýca dutlu kahven geliyor.
- Tam istediðin gibi. - Ben sütlü dedim.
Ben dutlu yazmýþým. O yüzden öyle yapacaklar.
- Laura'ya ne oldu? - Asistanlar Belushi kardeþlere benzer.
Ýyileri çok erken ayrýlýr, kötüleri asla gitmez.
Ama güzel bir gün, deðil mi?
Her sabah bir mucizedir.
Hashtag "mucize" Hashtag "her sabah"
Hashtag "her sabah bir mucize" Hashtag "Bojack'in fikirleri"
Mutluluðu bulman güzel BoJack ama yarýn setteki ilk gününe hazýr mýsýn?
Yani coþtum mu? Çünkü patlamaya acayip hazýrým.
Secretariat filmi büyük bir anlaþma.
Lütfen batýrma.
Niye batýrayým ki? Yepyeni bir tavýr takýndým ben.
Geçen ay Altýn Küre'yi kazanýnca kendimi çok karanlýk bir yerde buldum.
Bir delikteydim.
Fark ettim ki "Ya o delikte debelenirim ya da deðiþirim."
Her ne kadar debelenmek cazip gelse de, bazen bir delikten çýkmanýn
yolu deðiþimin debisidir.
- Kelime oyunu yapmýyorum. - Resmen yapýyorsun.
Princess Carolyn, TPE'min MÝG'sine inanmalýsýn.
- Sormuyorum. - Tamamen pozitif enerjinin...
- Sormuyorum. - Müthiþ iyileþme gücü.
Gitsen iyi olur çünkü telefon gelecekmiþ numarasý yapmak üzereyim.
Alo? Hayýr, hâlâ burada.
Hayýr, neyi ima ettiðimi anlamýyor.
Balým, bandanam nerede?
Çiðnediðin için attýk ya, unuttun mu?
Hayýr, onu demiyorum.
Üstünde kemikler olan.
Et suyu lekeli. Emmy töreninde takmýþtým ya.
Bilmiyorum. Gitmem gerek. BoJack her an gelebilir.
Koridordaki dolaba baktýn mý?
Bu aptal zamazingoyla hiçbir þey göremiyorum.
Biliyorum Mr. Peanutbutter.
Ama doktor onu bir hafta daha takman gerektiðini söyledi.
Aptal gibi görünüyorum.
Çok sorumluluk sahibi gibi görünüyorsun.
Bandana iþe yaramýþ mý?
Merhaba iþ arkadaþým. Ýlk iþ günü.
#iþeyenibirbaþlangýçyapmakiçingüzelbirgün sevgilerbojack.
- @Diane. - Ortak araba kullandýðýna inanamýyorum.
- Gezegeni korumalýyýz Diane. - BoJack Horseman mý o?
Çevresel görüþüm olmadýðý için bilemiyorum. Kokusu geliyor.
Mr. Peanutbutter, nasýlsýn bakalým?
- Seviyorum dostum. Hayatý seviyorum. - Kardeþim, yanýndayým.
Yepyeni bir yaklaþýmla ben de hayatý seviyorum.
Diane, bak bize. Bir çift hayat aþýðý var burada.
Bu külah yeni mi? Çok yakýþmýþ PB.
Yeni bir külah. Çok mu belli oluyor?
Fark etmedim bile. Çünkü sende þampiyon gülümsemesi var.
- Neler oluyor? - Geçen hafta aynayý yumrukladým
atýlan dikiþleri çiðnemeyeyim diye külah takmam gerekiyor.
Sarhoþtum ve yansýmamý baþka bir köpek sandým.
Öbür köpeðe çok kýzmýþtým.
Benim kýyafetlerimi giyiyordu.
- Hepimize olmuþtur kardeþim. - Ne olduðunu anlamýyorum.
Biri soldan bir þey mi dedi? Diane, sen misin hayatým?
Bu hafsonu birlikte takýlsak ya?
Hafta sonuna "hafsonu" diyorum ben.
Seve seve. Hem bende de bu hafsonuna iki tane Stones bileti var.
- Gelmek ister misin? - The Rolling Stones mu?
Ne? Hayýr. The Mighty Mighty Bosstones.
O grubu pek tanýmýyorum ama yeni þeyler denemeyi severim.
- Kimsin sen? - Neyse, iþe gitmeliyiz.
Seninle konuþmak harikaydý Mr. Peanutbutter.
Pekâlâ, kýr þeytanýn bacaðýný dostum.
Diane, BoJack gidiyor.
Neredesin hayatým? Hazýr mýsýn?
Ev, yuvanýn metaforudur.
Mutluluk, deðiþimin metaforudur.
Mutluluk, deðiþimin...
- Nereye gidiyoruz? - Aman Tanrým!
BoJack, bu Corduroy Jackson-Jackson. Rol arkadaþýn.
- Selam dostum. - Corduroy Jackson-Jackson.
Tabii ya, iç çamaþýrý adam.
Ýç çamaþýr mankeni/dansçý/hayalperest.
Ayrýca senin büyük hayranýným. Seninle birlikte çalýþacaðým için
çok heyecanlý/coþkulu/hevesliyim.
Dostum bu çok müthiþ/harika/ aklýma baþka bir þey gelmiyor.
- Merhaba. Kelsey Jannings? - Duruma göre.
- Eski karýmýn avukatý mýsýn? - Ben Diane.
Karakter danýþmaný olmaya geldim.
- Ne? - Stüdyodan aradýlar...
Tamam. Geç þurada dur ve kimsenin kabloya takýlmamasýný saðla.
- Bu kablo mu? - Bin dolarýn var mý?
- Ne? - Çünkü seninle konuþarak
geçirdiðim her dakika o kadar param boþa gidiyor.
- Pardon. - Kim bu adam?
- Kim içeri aldý bunu? - Ben...
Komik bir suratý var. Suratýný beðendim.
- Teþekkür ederim. - Sevimli surat. Kurabiye?
Biri bu adama kurabiye getirsin.
Suratýn huzur veriyor ve bakmasý güzel.
Matisse tablosu gibi.
Arkadaþlar beni dinler misiniz lütfen?
Kabloya dikkat edin. Kabloya takýlmayýn.
Burada olmaktan onur duyduðumu bilmenizi istiyorum.
Secretariat her zaman benim kahramaným olmuþtur.
Bu, hassas dokunuþlar ve ustalýk isteyen karmaþýk bir rol
ve bu role kafa tutmak için sabýrsýzlanýyorum.
Bu gerçekten bir onur.
Namaste.
Hoþ. Bu sahnede Secretariat çok kötü durumda.
Ýlk yarýþýný kaybetmiþ, babasý tutkal fabrikasýna gönderilmiþ.
Zor günler geçiriyor.
- Anlaþýldý. - Sahne 22 alfa, çekim bir.
- Kayýt! - Merhaba Secretariat.
Burada ne iþin var?
- Alo? - Diane!
Kuzey Cordovia'da yanýmda olmadýðýn için
ne kadar hayal kýrýklýðýna uðradýðýmý anlatamam.
Ýnanýlmaz hayal kýrýklýðýna uðradým.
Uðrayamam sanýyordum ama uðradým.
Muhteþemim.
Sebastian, önemli bir iþ yaptýðýnýn farkýndayým.
Ama üçüncü dünyaya gitmek için her þeyi býrakamam.
- Yeni evlendim ve... - Diane.
Ýnsanlar ölüyor ve ben buna þahit oluyorum.
Ýnsanlarýn buna þahit olduðuma þahit olmasýný istiyorum.
Biliyorum ve üç ay sonra filmle iþim biter bitmez orada olacaðým.
Bu da önemli bir iþ.
Bir bakýma.
Þanlýsýn. Üç ay içinde yine bolca açlýk
savaþ ve yýkým yaþanacak.
Ben daha ölmedim ki.
- Evet. Þanslýyým. - Hâlâ kayýttayýz arkadaþlar.
BoJack, bu sahnede Secretariat üzgün, tamam mý?
Bursunu kaybedeceðinden korkuyor.
Tabii. Evet, üzgün. Elbette.
Evet, baþlýyoruz. Kayýt.
Merhaba Secretariat.
Burada ne iþin var?
Kötüydü. Biliyorum, kötüydü. Kayda devam edelim.
- Ben kayda devam derim. - Tamam.
Burada ne iþin var? Oldu mu? Olduðunu yüzünüzden anlayabiliyorum.
Tamam, bir daha deneyeyim. Burada ne...
Özür dilerim, replikle sýkýntým var.
Biraz deðiþtirsem olur mu?
Buraya ne zaman geldin? Özür dilerim, olmadý. Buldum.
Bu ýþýklar çok parlak.
Iþýklarý kapatabilir miyiz?
- Hayýr. - Tamam, üzgünüm.
Üzgünüm. Üzgün rolü yapýyorum.
Secretariat üzgün.
Tamam, baþlýyoruz.
Üzgünüm!
Pardon, replik nasýldý?
Ýþe yarar mý bilmiyorum ama Secretariat çocukken aslýnda...
Yüzüm!
Tanrým!
Dikkat edin!
Hop! Hop!
Tanrým! Yüzüm!
Güzel yüzüm!
Neden kimse o kabloya dikkat etmemi söylemedi?
Çok önemli bir görevdi ama hiç kimse yerine getirmedi.
Þimdi ise yüzüm haþat oldu.
Seti yeniden kurmak için iki gün lazým.
Bu süreyi yeniden toplanýp
ne yaptýðýmýzý ve neden burada olduðumuzu
anlamak için kullanalým.
Þu konuyu açýklýða kavuþturalým. "yýkýlmak" iyi bir þey mi?
Belki de gençler gibi konuþmayý býrakmalýsýn. Hayret bir þey ya.
Bir Ibsen deðildi.
Bunu mu anladýn?
Oðlunun dizisinin bir Ibsen olmadýðýný mý?
Özür dilerim. Ýltifat mý istiyordun?
Kafanýn trabzana sýkýþtýðý bölüme bayýldým.
- Evet... - Kimden gelmiþ bu mektup?
Devlet göndermiþ, "Seninle gurur duyuyorum." yazýyor.
- Sen...? - Hayýr, elimde hiçbir þey tutmuyorum.
Bizim içkiler vardý. Ben cin alacaðým.
Aðzý açýk kaplardan bir þey içmem. Bu þehirde AIDS'den geçilmiyor.
- Ama o... - Sen bir soytarýsýn, biliyor musun?
Sen de çok iyi destek oluyorsun.
C1n lütf3n? Cin geliyor mu?
Buradayým, deðil mi? O çileyi çektim.
Yanýma oturan adam tiþört giyiyordu.
Tiþört BoJack. Tiyatroda.
Evet, tiþört.
Tiyatroda herkesin baþýna gelen en kötü þey.
- Tiþört bana "Durma, yap." diyordu. - Buyur iþte.
Tiþörtün neden bahsettiðini bilmiyorum ama
bir giysi yazýsý bana o tonla hitap edemez.
Votka? Triple sec? Alkollü bir içki.
Ne kadar þanlýsýn bilmiyorsun.
Umarým önce sen ölürsün de
anneni kaybetmenin ne olduðunu bilmezsin.
Birimiz ölsün de, bana fark etmez.
Lütfen aðzýma biraz alkol dökebilir miyiz?
Geçmiþ geçmiþte kaldý.
Bu yüzden geçmiþ denir.
Yarýn bir fýrsattýr.
Ya büyük ve gururlu olup tamtam davulunuzu çalarsýnýz
ya da kayýðýnýza binip kürek çekersiniz.
Tam veya kürek.
Yarýn.
- Konuþmak ister misin? - Neden? Niye ki?
Konuþtuklarýmýzý kitaba koyup bir milyon kopya sat diye mi?
Vay canýna!
Kusura bakma. Eski ben böyle derdi. Yeni ben kin tutmuyor.
- Hayýr. - Þunu söylemeliyim ki
yeni sen biraz kýzgýn görünüyor.
Ne? Ben mi? Et dolabýndaki Fonz kadar serinim.
Bu bir metafor Diane.
- Aslýnda bir teþbih. - Kahretsin.
Tamam. Alo?
Sohbet, sohbet, sohbet. Ýçine mi ediyorsun?
- Ýçine ediyorsun diye duydum. - Ne? Kim dedi? Todd mu dedi?
Bu gemiyi çevirmelisin BoJ. Çevirmezsen...
Bir saniye bekle caným.
Baþkasý arýyor.
Bu arayan arkadaþým Rutabaga deðilse 26. katýn prensidir.
Carolyn. 27. katta iþler nasýl?
Ýyiyse bir kere, muhteþemse iki kere ayaðýný vur.
Muhteþem...
Bana dedikodulardan bahset.
Karým beni bu akþam operaya götürecek.
Ereksiyonlarý hakkýnda Almanca þarký söyleyen
dallamalarý unutturacak bir þeylere ihtiyacým var.
Tamam, bunu kimseye söyleme ama
Emily VanCamp'i Goose Van Sant'in Jackie O'yla ilgili
yeni filminin baþrolüne ayarlamaya çok yaklaþtým.
Müþterilerim kendilerine böyle roller bulursam sevinçten deliye dönerler.
Göt tekmeleme bölümünde harika iþler çýkarmada
bir menajer olarak muhteþemsin, yakýyorsun.
26. kattaki birine göre sen de hiç fena deðilsin Rutabaga.
Bu binada gýcýk edici olmayan tek kiþi sensin.
Evet Natasha, senden bahsediyorum. Dinlediðinin farkýndayým.
Kapatýyorum. Natasha'yý aðlattým.
Geri döneceðini sanmýyorum.
Öndekiler, biraz sessiz olur musunuz lütfen?
- Teþekkürler. - Ne yapacaðým ben?
Horsin' Around'da dokuz yýl oynadýn. Bunu nasýl yaptýn?
- Herb, biraz konuþabilir miyiz? - Tabii dostum.
Ýçinde bulunduðumuz 1988 yýlýnda sana hep vakit ayýrabilirim
yakýn dostum BoJack.
Otursana.
Ayaklarýnýzý yere vurmayý býrakýn artýk!
- Ben bir soytarý mýyým? - Kardeþim.
Anneni programa davet etme demiþtim.
Max Headroom'un dediði gibi "Sesenin annenen bibir süsürtük."
Ama iyi bir oyuncuyum, deðil mi?
BJ, bilemiyorum. Bak... Neyde iyi olduðunu biliyor musun?
Sahnede repliklerini yüksek sesle ve güzel diksiyonla okumada.
Daha fazlasýný yapmalý mýyým? Karakteri yakalayýp
- izleyiciyi baðlamalý mýyým? - Bu bir durum komedisi.
Hiç kimse duygular için izlemiyor.
Hayat zaten bunaltýcý.
Sen milyonlarca kiþiyi keyiflendiriyorsun.
Belki günün birinde nasýl rol yapacaðýný öðrenmen gerekebilir.
Ama þimdilik kafana takma.
Lanet olsun! Ben bir oyuncu deðilim.
Bunca zaman bende herkesin sandýðýndan fazlasý olduðunu varsaydým
ama belki de yoktur.
Þu an bana katýlmadýðýný söylemen gerek.
Doðru.
Rolü aldýn, deðil mi? Deneme çekiminde ne yaptýn?
Nereden bileyim? O eski bendim.
Artýk yepyeni bir tavýr takýnýyorum.
Tanrým! Tamam. Ne yapmalýyým?
Kaçsam mý? Meksika'ya gitsem?
Yeni bir hayat kursam? Bir kýzla tanýþýp aþýk olsam?
Bir tekstil fabrikasýnda iþ kuyruðuna girsem?
Zamanla oranýn sahibi olsam?
Ne diyorum? Tekstil fabrikasý iþletemem.
Sorumluluðu aðýr. Ne yapacaðým? Çember daralýyor!
BoJack, nefes al. Baþarabilirsin!
Ýki günün var. Belki bir oyuncu koçu tutabilirsin.
- Öyle mi? - Evet.
Eski Secretariat videolarýný da izleyebilirsin.
Bir sabit disk dolusu araþtýrmam var.
Evet, haklýsýn. Haklýsýn, baþarabilirim.
Dolu dolu iki günüm var.
Üzerimde baský varken harikalar yaratýrým.
Evet. Ýki gün. Bütün o þeyleri yapabilirim.
ÝKÝ GÜN SONRA...
Kahretsin. O þeylerin hiçbirini yapmadým.
Burada ne iþiniz var?
Ýþte bu. Bir daha söyle.
Burada ne iþiniz var?
- Pekâlâ. - Hayýr.
BoJack, bugün baþlamadan
- sana bunu göstermek istedim. - Nedir bu?
Seni iyi bir oyuncu yapacak olan makine.
- Sahi mi? - Hayýr. Sen ölürsen
filmi sensiz bitirebilmek için yüzünü tarayacaðýz.
Standart prosedür. Bir yýldýza bir sorumluluk yüklendiðinde
mesela ne kadar pervasýz bir yavþak olduðunu anlatan bir kitap varsa
Belushi olduðunda hapý yutmasýn diye dijital bir kopyasý yapýlýr.
- Bir dakika, hangi Belushi? - Kýmýldama lütfen.
- Muhteþem. Aldýk. - Gün gelecek oyunun tüm iþi bu olacak.
Makine yüzünü tararken beþ saniye oturmak.
Altý ay sonra da Kimmel'da film tanýtýmý.
Kimmel'a mý çýkýyorum?
Ya bana kötü bir tweet okutursa? Duygusal olarak hazýr deðilim.
O kadar endiþelenme. Eðer yapamazsan
seni kovup yapabilecek birini buluruz.
Bana her türlü uyar.
Neye ihtiyacýn var BoJack?
Bilmiyorum. Bunu istiyorum sandým ama çok büyük baský hissediyorum.
- Sence beni tutarak hata mý yaptýn? - Ben hata yapmam BoJack.
Tükenmez kalemle bulmaca çözerim, "geri al"ýn kýsa yolunu bilmem.
- Ctrl-z. - Ýhtiyacým yok, kullanmam.
Daha iyi, olumlu biri olmak için yeni bir tavýr takýnmaya çalýþýyorum.
Ama bu filmin mutluluk için son þansým olduðu hep aklýmda.
Umarým þu iþine yarar BoJack.
Mutlu olup olmaman umurumda deðil. Yapman gereken bir iþin var.
Yine mi bu adam? Aþýðým bu çocuða. Seni cebime atmak istiyorum.
Çok tatlýsýn.
DEBRA'NIN YÜZÜ KALBÝMÝZDE YAÞIYOR
- Diane sen bir yazarsýn, deðil mi? - Evet.
Evet, yazarým. Ne lazýmdý?
"Kabloya dikkat edin" yazabilir misin?
Ýnsanlara söylüyordun ama bu çok önemli bir iþ.
Tabelanýn dikkati daha az daðýlýr.
Evet. Tamam.
Burada ne iþin var?
Burada ne iþin var?
Burada ne iþin var?
- Burada ne iþin var? - Biraz abarttým ve
sana iki karýþýk CD yaptým.
Ýlk CD'de sadece Mighty Mighty var.
Ýkinci CD'de ise Bosstones'un yan projeleri ve sololarý var.
Dinle ve Amerika ska'ya ilgisini kaybettiðinde
grubun on yýl ara vermediðini düþün.
Ne? Buna vaktim yok. Müziðini dinlemek istemiyorum.
Seninle takýlmak istemiyorum. Defol git buradan.
Anladým. Bosstones'u beraber dinlemek istemiyorsun.
Öyle bir izlenim edindim.
- Edindiðim izlenim bu mu? - Evet. Edindiðin izlenim o.
Anlýyorum.
Aferin Mr. Peanutbutter. Ne salaklýk. Sana ne...
BoJack, dinle.
Korktuðunu biliyorum ama her þey yoluna girecek.
- Güçlü olmalýsýn. - Evet ama...
Kendini göstermelisin, tamam mý? Yeni kanepe tuhafsa ne olacak?
- Ya da yamuk yumuksa? - Ne?
Peki sonra? Hep BoJack'in arabasýnda mý uyuyacaksýn?
- Bana mý diyorsun, yoksa... - Kahretsin! Korkaklýðý býrakma zamanýdýr.
Eve gidip BoJack'in kanepesinde uyuma zamanýdýr. Yaþasýn!
Todd için mutlu son.
Charley Witherspoon, 28. kat menajeri.
Charley. Dinle, Emily'nin Jackie O'ya baþlama tarihiyle ilgili aradým.
Evet.
Birkaç yeni ekran testi yaptýk ve
Goose farklý bir yolda gitmeye karar verdi.
Van Sant ekibinin VanCamp'ten cayacaðýný mý söylüyorsun?
Çünkü bunu yapamazlar.
Charley, müþterinin fikrini deðiþtirsen iyi edersin
- yoksa 28. kata gelip... - Þaka yapýyorum.
- Þu anda telefona cevap veremiyorum. - Ne?
Charley konuþuyormuþ gibi görünen ama aslýnda bir telesekreter olan
telesekreterlerden biriyle konuþuyorsunuz.
- Oradasýn biliyorum Charley. - Mesaj býrakýn.
- Mesaj býrakmayacaðým. - Bip.
Merhaba Charley. Ben Princess Carolyn. Dinle...
- Mesaj kutusu dolu. - Ne? Mesaj kutusu dolu mu?
- Hata. Mesaj silindi. - Dur... Hayýr...
Kapatýyorum. Hoþça kal.
Carolyn.
Rutabaga, hiç müsait deðilim.
Tamam. Sana operadan bahsedebilir miyim peki?
- Operayý beðendin mi? - Bayýldým.
Tristan'a, Isolde'a bayýldým. Tavþan gibi aðladým.
Dinle, son birkaç gündür
Jackie O filmini düþünmekten beynim uðulduyor.
Senin bebeðin biliyorum ama birkaç telefon ettim
ve Rooney'e bir ekran testi ayarladým.
O filmi kendi müþterime ayarlamýþtým.
Hayýr, hayýr. Sinirlenme. Sadece bir ekran testi.
Ama benim Rooney'im genç Jackie Bouv olsaydý þahane olmaz mýydý?
Þahane için bir kere, aptal þahane için iki kere ayaðýný vur.
Carolyn, sadece tek vuruþ duydum.
Carolyn seni seviyorum. Süpersin.
Keþke seninle evlenmeden tanýþsaydým.
Baþarabilirsiniz.
Kendiniz olan evin anahtarý sadece sizin elinizde.
O ev tepenin zirvesinde.
O tepe de sizsiniz.
Beþ dakika Bay Horseman.
Yeni tavrýnýzý takýndýðýnýzda eskisine veda edip...
Ne var anne?
Nihayet telefonumu açmaya karar verdin.
- Daha fazla kan mý istiyorsun? - Kan istemiyorum.
Kitabýný okudum BoJack.
Anca bir narsisist birilerinin kitabýný alacaðýný düþünür.
Anne Frank hakkýnda ne düþünüyorum biliyorsun.
- O bir günlüktü. - Benimle ilgili bölümü okudum.
Sana söylediðim þeyleri.
Canavar olduðumu düþünüyor olmalýsýn.
- Anne... - Kavga etmeyelim BoJack.
Sadece bildiðimi söylemek istedim.
Mutlu olmak istiyorsun ama olamayacaksýn ve...
- Üzgünüm. - Ne?
Sorun sende deðil.
Baban ve ben...
Ýçindeki çirkinliði kendin buldun.
Sen arýzalý doðdun, doðuþtan böylesin.
Artýk hayatýný projelerle,
kitaplarla, filmlerle ve kýz arkadaþlarla doldurabilirsin
ama bunlar seni bir bütün yapmayacak.
Sen BoJack Horseman'sýn.
Bunun tedavisi yok.
Neyse. Philadelphia Hikayesi'ni kimin yönettiðini hatýrlýyor musun?
Beþ harfli, ikinci harfi U.
- Lubitsch? - Hayýr BoJack. Hoþça kal.
Pencereden uçup gittiðini hayal etmelisiniz...
Ne iþin var burada?
Harika. Oldu. Devam ediyoruz.
Download movie subtitles or Load it directly from url on TheSubtitles.net
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.