Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hayat bir kitaptır ve gezip göremeyenler hep aynı sayfayı okur.
Öyle diyor işte o çok sevdiğim şair.
İşte ben de bu yüzden hayatımda yeni bir sayfa çevirmeye karar verdim.
Hayır hayır hiçbir yere gitmiyorum canım peri tozlarım.
Ama içimdeki yolcuyu güzelleştirmem gerek.
Asla unutmayın ki...
Zeki Müren yanılmış olamaz.
Elbet bir gün buluşacağız.
Feride!
Söyle Civan'ım. Benden bir dakika yirmi saniye önce dünyayla müşşeref olan
ikizim söyle.
Feride vaktimiz yok. Hadi abime söyle gideceğiz. Haydi. Haydi.
Tamam tamam.
Derviş abim.
Sorma başımıza geleni.
Bu anam babamın çerçevesi nerede?
Anamla babamın çerçevesi nerede?
Civan acele edin dedi. Hadi çıkıyoruz dedi de.
Sen mi aldın?
Yok. Civan paketledi onları. Hatta bak bu da kalmış burada. O kalıyor.
O kalıyor.
Ruşen abimi burada mı bırakacaksın? Evet.
Ya abim.
Ya etme. Sen kıyamazsın kardeşine.
O benim kardeşim değil.
Ya şu karizmaya bak.
Şu kaşları çatışa sıcacık bakışa. Abim.
Ya abim. Ruşen abimi bırakamayın.
Feride. Menü bu saatten kadar dolu.
Ruşen kalıyor.
Son karar.
Tut şunu.
Domates fidelerine bile yer Ruhşen abime yok öyle mi? Domates fidesi dediğine
halis mulis atatürk mu?
Börtüye böceği her şeye faydası var. Bu Ruhşen'in neye faydası var?
Konuşturuyor beni.
Senin yüzünden azarı da işittik.
Alo Meysi.
10 saate kadar Samsun'dayız kardeşim.
Ulan Ruhşen.
Ulan Yunus Ersin. El aleme rezil ettin bizi.
Lan anam seni doğuracağına taş doğuraydı taş.
Bir deliği kapatırdım bir duvarda.
Onu bile yapamazdın. Onu bile kapatamazdın.
Abim bak bu yaşta bu kadar sinir iyi değil ha.
Ama ben sana en iyi geleceğini biliyorum. Ya ben bu aileye iyi ki
gelmişim ya. İyi ki doğmuşum. Ben bu ailenin şansıyım resmen. Ben olmasam
düşünsenize. Ne kadar zor, ne kadar eksik, böyle bomboş olurdunuz ya.
Güldürdüm yakışıklımı.
Al abicim, Etiyopya. Ne kız, burnuma sokma ne bu?
Keskin tat ve kokusuyla, içinde meyve aromalarıyla, şekerin hafifliğini
hissedeceğin bir kofi.
Kofi.
Afiyet olsun.
Nerede ankin kunkin şey var, feride orada.
Bomboş bir muhabbet.
Bomboş! Civanım, abime sinirleri yakıştı mı diye anlatıyorum. Ben o hakkımı, o
şansımı Ruşen doğdu ki kaybettim. Kızım benim sinirim düzelmez artık.
Anam, yanıyoruz.
Sıcak bugün ya. Karadeniz'e gidince rahatlarız.
Öyle değil.
Baya yangın yanıyor.
Dur dur, durdur arabayı, durdur.
Abi? Abi?
Ruşen?
Hakikaten Ruşen abi.
Ne oldu arabaya bir şey mi oldu ya? Lan!
Kim koydu lan seni buraya?
Ben de tam olarak onu merak ettim. Abicim seni kim koydu oraya?
Çık lan!
Abi ben şu anda küllerimden doğmuşum yeniden.
Allah bana ikinci bir yaşam hakkı tanımış.
Senin sorun bu mu hakikaten ya?
Biz kardeşiz ya.
Neymiş abi?
Kardeşinim ben senin ya.
Ya keyif çatıyor cıbıl cıbıl. O değil de yani sen beni arkada bırakıp gitmeye
nasıl, nasıl bunu düşündün yani? Buna gönlün nasıl el verdi ya?
Nasıl el verdi Mehmet Bey?
Bir düşünelim bakalım nasıl el vermiş gönlün ya.
Sen Adana'da yediden yetmiş herkesi dolandır ortadan kaybol. Biz seni
kurtaracağız diye.
Elde avuçta ne varsa satalım senin borcunu veremeyelim.
Lan evimizi barkımızı da terk ettik be.
Ama hikaye böyle anlatılınca ben zararlı çıkarım. Ne zararı lan?
Ne zararı?
Senin yüzünden el alemin içine çıkamıyoruz lan.
Ay sen beni hiç dinlemiyorsun ama ya. Hiç yani.
Dinliyorum ulan anlat.
Dinliyoruz abi anlat.
Anlat. Anlat ulan. Tamam.
Tamam.
Tamam.
Belki inanmayacaksın ama.
Bu hikayenin asıl mağduru benim.
Ay inanılır gibi değil gerçekten.
Ulan kız bile inanmadı sana.
Feride. Yalnız kız bile derken. Civan ama bu ayrımcı tahliye şoş değil.
Ya kolumuz o mu şimdi Allah'ım? Ya çık aradan çıkın. Evet bir sakin artık.
Aklı lan kendine.
Aklıyor.
Abi adam beni kandırdı.
Almuz çiftliğim var dedi.
Bana fotoğraflar gösterdi. Bak belki binlerce Almuz. Binlerce.
Binlerce. Binlerce ya.
Ağabey, adam dolandırıcıymış.
Kavun mu buna?
Korkmuyorum ben.
Bu kadar muma işi yeter. Hadi gidelim hala.
Bence de gidelim. Ya bu Selman yoksa beni öldürecek hakikaten ya.
Ruşen sen gelmiyorsun.
Nasıl gelmiyorum?
Gelmiyorsun sen.
Ne demek?
Ağabey ben sizi olmadan ne yapacağım?
Ne yapacaksın?
Üç aydır yoktun.
Ne yaptın Ruşen?
Aynısını yap.
Aynısını. Tamam.
Tamam ben gelmeyeyim mi? Tamam o.
Sen de bunu, beni sana emanet eden annemizle babamıza bunu
nasıl anlatacaksın bakalım?
Nasıl anlatacaksın?
Kardeşimi arkada bıraktım, otobanlarda yol kenarlarında attım. Nasıl
diyeceksin? Ya kötü yola düşersen ben?
Ha? Ha Civan?
Ha Feride?
Ha Ruşen?
Bak kendime göz meştiriyorum.
İdare et anca bunu bulamayız.
Bak söz verdin uslu duracaksın.
Çok merak ettim.
Sizin göbeğinizi açmayın. Niye bu kadar seviyoruz ya?
Müthiş oldu.
Şunu da aldım.
Ben sana yenisini alacağım. Bir dur.
Eee karımdaşlarım ne yapıyoruz?
Adını peride koymuşum bir de.
Utanmıyor musun insanları kandırmaya?
Avrat da sahtecilik değil mi bu?
Sus Civan muhafizem duyacak ya. Allah'ım asıl sen kendine bak.
O borçları nasıl ödeyeceksin onu düşün.
Hallederiz. Sağlam durmuşum. Nasıl halledeceksin acaba?
Bana bak derviş ağabey susuru tüketti ha.
İçimde acayip bir kusur var Feride.
Böyle sanki freni boşalmış bir arabayla yokuş aşağı gidiyoruz da en sevdiğim
Anadolu tüksüsü çalıyormuş gibi.
Öyle bir huzur.
Tümay ne oldu?
Abi final tutmuyor. Tutmuyor mu? Ne diyorsun?
Abi ne oluyor?
Final tutmuyor. Sıkı tutunun.
Sıkı tutunun.
Sıkı tutunun.
Allah'ım bana bir şey olmasın.
Allah'ım bana bir şey olmaması lazım.
Ben iyi miyim?
Sen iyiydin. Ben iyiyim.
Bak iyiyiz lan. Sen de iyisin. Tamam.
Ben iyiyim.
Bak sen de iyisin.
Bayan.
Bayan.
Bayan iyi misiniz?
Bayan! İyi misiniz?
İyi misiniz?
Civan?
Civan, iyi mi?
Civan?
Civan duymuyor musun beni?
Abi, ne? İyi mi? İyi, iyi.
Civan ölmüş mü?
Ölmemiş lan!
Gözümle görmeden inanmam Mercan.
Kapat görüntülü arayacağım.
Anneciğim ortam şu an bunun için hiç müsait değil. Ben yarım saate
yanındayım. Sen lütfen bir tamirciyi arar mısın? Minibüs yoluna devam etmek
zorunda. Delirdin mi sen?
Seni öldürmeye çalışan adamlara bir de yardım mı edeceğiz?
Halledebileceğini biliyordum anneciğim. Çok teşekkür ederim. Harikasın. Hadi
görüşürüz. Bay bay.
Hakkınızı helal edin bayan.
İstemeden oldu. Fren tutmadı.
Üzülmeyin siz de. Sorun değil. Gerçekten en azından hepimiz gayet iyiyiz.
Yani o kötü ilk yardım müdahalesine rağmen herkes iyi.
Efendim telaştan tanışamadık.
Ruşen ben.
Hakim ve çocukları kebabın iki numaralı patronuyum.
Bu büyük abimiz derviş.
Bunları kizler.
Civan, Feride, ben de belirttiğim gibi Ruşen. Ailenin en sempatik, en göz
ağacı, en ilgi çeken karakteriyim.
Harika.
Meslektaşız demek ki.
Aa, siz demek ya.
Teşekkür ederim.
Anne Tahsin Bey'i aradın mı?
İyi misin? Her şey yolunda mı? İyi miyim? Bir şey yok. Tamam.
Aşkım ne oldu sana?
Başın kanıyor kızım.
Yok bir şey. Panik yapmayın. Ne olacak?
Kusurumuza bakmayın.
Bir kazadır oldu. Derviş hakim.
Ailenin büyüğü.
Peki hakim görünmüyorsunuz ailemize. Ayrıca bu kaza değil.
Kızımın canına kastettiğiniz resmen. Olur mu öyle şey?
Neyse ne. Derdinizi polis anladı. Ne polisi ya? Ne diyorsun anne? Ne polisi
ya? Ne polismiş? Ne yaptık ki?
Nasıl böyle bir şey yaparsın ya? Polis geliyor.
Bizi mi tanıyor?
Abi nasılsın? Ne yapıyorsunuz?
Arayıp hemen bu saçmalığı geri çekiyorsun tamam mı?
Bu ülkede kanun var küçük hanım. Gereken neyse o yapılacak. Ben sana neyi
anlatamıyorum ya? Kaza oldu diyorum kaza. Ben şikayetçi değilim ki.
Allah Allah ya.
Canım bak annen haklı. Bırakalım da polis gerekeni... Sen bir karışma Mert.
Böyle aşkımın canında konuşma benimle bir dur.
Bak şikayetini hemen geri çekiyorsun. Yoksa biletimi alıp Paris'e dönüyorum
ben tamam mı?
Mercan.
Ay Mert.
Allah Allah.
Allah Allah. Yani madem şikayetini geri alacağım. Niye şikayet ediyorsun? Boşu
boşuna gerildik be kadın.
Hiç. Vurduk yere huzurumuzu kaçırdık. Allah Allah.
Abi ben paramı kimden alacağım? Bizden alacaksın. Kimden alacaksın? Kaçmıyoruz.
Dur dur.
Saçıma cüzdan mı yok?
Arabada mı şunu alıyorsun?
Dur dur tamam dur. Ben hallederim.
Abi senin hani paran yoktu? Kızım sen biraz az niye konuşamıyorsun ya?
Sen ne hal ediyorsun? Abi para... Abi!
Beni abi motantanın içinde seni bunlarla mı uğraştırsaydım ya?
Bulduğum cüzdanını al. Senin cüzdanını al. Ben kardeşinimsin. Paranı çaldım.
Göbeğini al.
Abi!
Bakalım beğenecek misiniz?
Her zamanki
gibi çok güzel olmuş Nisan Hanım.
Teşekkür ederim. Afiyet olsun başkanım.
Affedersiniz izninizle.
Evet ne oluyor?
Ne bu?
Ne gibi duruyor?
Zararınızı karşılarsınız.
Sizin kebap kokan paranıza ihtiyacım yok. Çıkın. Ne diyor bu? Ne diyor ya bu?
Kebap nasıl kokuyormuş ki abla hayırdır?
Yine polis mi çağırayım yoksa kendinizden çıkar mısınız?
Yani biz burada insanca bir şey yapmaya çalışıyoruz. Verdiğimiz zararı
karşılıyoruz. Para isteyen oldu mu sizden? Bayan laflarınıza dikkat edin.
Sen dinleyin bunların büyüğü.
Kardeşlerini de al defol git buradan hadi.
Tövbe estağfurullah. Baba ne diyorsun?
Baba.
Senin derdin ne?
Yeterince açık değil mi? Sizin gibilerden hoşlanmıyorum.
Bizim gibiler nasıl oluyormuş ki?
Açık açık konuşsana sen. Sen hayırdır?
Gayet açık.
Kirli ayakkabılarınıza beraber defolup gidin buradan.
Necdet Bey.
Beyefendilere eşlik et lütfen. Yaş.
Lütfen.
Abi biz buna bir şey yapmayacağız mı ya? Abi bak ben zor tutuyorum ben kendimi.
Abi.
Ne pis. Ne çekinmiyetli bir kadın arkadaş. Bir de bir de tipine baksana.
Öyle zarif öyle güzel gözüküyor.
Laf var.
Yeni konu belli değil.
Güzel tur bindi.
Yemin ederim içimizden geçti ya.
Aşağılamadan çığır açtı. Vallahi ben kendimi zor tuttum. Yemin ederim bak
dönüp ağzına bunu dağıtacağım bak onu.
Tamam öyle düşünme sen de. Ne yapacağız şimdi?
Ne yapacağız? Baka baka geldik işte.
Abi bari minibüsünün başına bekleyelim haydi.
Abi.
Hiçbir yere gitmiyoruz.
Dükkanı burada açacağız.
Burada derken abi?
Burada kızım.
Ha şu dükkanı kiralayacağız.
Kebap kokusu neymiş göstereceğim o kibirli çalıya.
Sen konuşma.
Acelemiz yok usta. Artık buralıyız. Nisan Hanım gidecek dediler.
Vazgeçtik.
Üç kuşaktır kebapçıyız biz.
Allah izin verirse tokata gerçek Adana kebabını yedirmek istiyoruz.
Meydana böyle mis gibi kebap tutacağız.
Abi bunu yine de bir düşünelim. Aceleci davranmayalım.
Bu ani kararlar. Birdenbire karar vermiyor. Yeter ya.
Beğenmeyen için otogar orada.
Zaten senin yüzünden başımız beler gidiyor.
Gül gibi düzenimizi bozduk geldik.
Ama bu benim böyle hep kafama kakılacaksa yani ben nasıl yaşayacağım
ya? Nasıl ilerleyeceğiz abi onu anlamıyorum yani. Ha bir de böyle bir
üzerimde bir baskı var yani ben. Şey bak farkında değilsin insanlar seni
parmağında oynatıyor haberin olsun. Divan boşları toplasana ya.
Abicim Fransız kalıyorsun bazı şeylere. Ha Civan Fransız kalmıyor mu? Fransız
kalıyor. Loji adamda gezerken ha?
Fransız. Aman ya bom.
Boş konuşuyor işte Ruşen abi. Öyle mi? Öyle mi canım?
Senle iyice de konuşalım. Gel gel.
Çantayı şey yapacağız.
Cadının kızı değil mi ya?
Yemin ederim ha.
Merhabalar. Merhaba.
Bizim restoranın karşısındaki dükkanı kiralamak istiyor musunuz?
İstediğim.
Hayırdır senin izinle mi tabiisin?
Ben öyle bir şey demedim ki.
Demeye çalıştın yani anlamıyorsun bizi.
Ya pardon da sen niye bana sardın?
Sarmak mı?
Sen kimsin de ben sana aşık olacakmışım ya. Allah Allah ne aşkı be deli misin
sen? Benim ağzımdan öyle bir şey çıktı mı?
Demeye çalıştın.
Demedim. Ya öyle bir şey mi dedim ben? Sarmak dedi. Tamam. Demedi. Onu sen
nereden çıkardın aşkım? Ya ima etti ya. Ben de öyle bir şey demedim.
Sarmak dedi o. İma etti. Sarmak dedi. İma etti. Biraz sen onu yaz. Sarmak
dedi. Tamam.
Sen yaz benim numaramı. Yaz.
İstemez. Dükkanı başka türlü kiralayamazsınız canım. Öyle mi canım?
Aynen canım.
Sen ver şu telefonu. Bir dakika ya.
Sen benim numaramı niye istiyorsun?
Ya sizin kardeşinizin akıl sağlığıyla ilgili bir problemi yok değil mi? Yok.
Hatta en akıllımız yok. Yani en akıllımız olmasa da hayatı idam
ettirecek kadar akıllı.
Tamam tamam.
Güzel kızım. Bak bunu anlamakta biraz kıttır. Sen açık açık söyle canım.
Sen ne demeyin kardeşime vermek istiyorum?
Numaran? Çünkü dükkanın sahibi benim.
Emlakçı çıkardım aradan dükkanı kiralayacağım size.
Yani başta deseydim bu kadar münakaşa yaşıyordum. Numaran benim sana.
Şifren ne?
01 01 Adana. Adana.
Şikret 0101 öyle mi?
Konumuz o değişti. Hayatı yıkayalım. Teşekkürler.
Şeytanın aklına gelmesin.
Ruşen abi.
Hı? Sence bu kız niye bize bu kadar iyi davranıyor?
Ne olacak kızım benden etkilendi.
Bunlar erkek mi görmüş bu kız hayatında?
Biz geldik sonuçta Adanalıyız yani Yiğit'in kebapla harman olduğu
memleketten geldik. Buraya bir geldik dengeler değişti. Burada kadın o
ortalaması. Şimdi burada bir ortalama yükseldi. Erkekte kalite diye bir şey
var. Onu görünce delirdiler doğum ayı. Ya he he abi.
Ben diyorum ki acaba bu esrikli mi biraz? Bunun böyle aklı mı gidip
geliyor?
Neyse. Zaten Civan gelince ona da sorarız.
Bugün nasıl bakıyordu ama kız.
Ama olmaz o iş.
Sevgilisi varmış kızın.
Benim Civan'ın kalbini kırmasınlar da. Ben başka bir şey istemem.
Sen ne diyorsun abi?
Olur mu bu işse?
Ruşen abi.
Abi.
Abi bir ses ver bari ya.
Hemen mi uydu lan?
Ruşen abi.
Ne var lan abi abi?
Ay aklım çıktı yemin ediyorum ya.
Şimdi Civan'ım elindeki davet mektubu için canını verecek adamlar var.
Biliyorum kardeşim.
Paris biletim de yanacak da.
Hesapta olmayan şeyler olur.
Halim bırakamam da.
Sen bilirsin.
Görüşürüz.
Erken düşmüşsün buralara.
Anlamadım?
Hemen açıklayayım. Burası dertlilerin mekanıdır Civan Bey.
Senin ne işin var gecenin bir vakti burada?
Aşk acısı mı çekiyorsun yoksa?
Aşk acısı mı?
Pardon da ben kime aşıkmışım?
Bana.
Sana.
Daha tanışalı 24 saat oldu bak. Bu kadar kendini hırpalama derim ben.
Gerçekten çok komiksin.
Nereye gidiyorsun?
Restorana, şakalarına orada gülmeye devam edeceğim.
Senin problemin ne biliyor musun?
Seni çok fazla şımartmışlar. Öyle mi?
Ve ben şımarık adamlardan hiç hoşlanmam. Çekil.
Bak son kez soruyorum.
Önümden çekilir misin?
Çekilmiyorsun.
O zaman bana başka çare bırakmadın.
Günaydın. Günaydın.
Restoranımızın size hoş geldin ikramıdır.
Almak ister misiniz?
Alsın abicim.
Alırız. Çok sağ olun. Afiyet olsun, iyi günler. Sağ olun, kesenize bereket.
Afiyet olsun.
Kadın dün içimizden geçti, bugün hoş geldin yemeğe gönderiyor.
Basit bir şey söylüyorum, valla kesin deli. Ya da...
Bu da benden etkilendi. Bundan analı kızlı bana yürüyor.
İkincisi.
Bendeki karışmayı görünce de anladın mı imkansız değil. Abim ya.
Burayı arayın da içine peynir koyun mu?
Öyle mi yeniyor? Nasıl yeniyor bu?
Hadi al da gel.
Ooo güzel ha.
Daha önce defaatle anlattım.
Biz sıfır atık prensi bile çalışan bir işletmeyiz.
Tüm malzemeler zerresine kadar değerlendirilecek.
Bu şeflerin, özellikle senin Mert. Değil mi? Bu sorumluluk senin.
Ne oluyor?
Bilmem efendim.
Adana köprü başı, Adana köprü başı. Otur saraya karşı,
otur saraya karşı. Gel beraber gel senim, gel beraber gel
senim. Dostla düşmanla karşı, dostla düşmanla karşı.
Burçapay'a çarpayım, Burçapay'a çarpayım.
Kahvaltı mı? Yani o ekmekler çok bizlik lezzetleri değil ama sağ olun.
Dünkü dolayısıyla özrünüzü kabul edeceğiz. Ne özrü beyefendi? Anlamıyorum
ne dediniz ben.
Çeker misiniz bunun gücünden şuna?
Savaş itiraf etsin. Teşekkür ederim dedik yine. Horoz adına.
Müziği diyorum müziği. Kısa müziği. Tüm çerçeveye inliyor sayenizde. O da
olacak. İki de at bağlayın. Meneket rüzgarları estirin burada.
Bizi ne tanıyorsunuz? Niye at bağlayalım?
Bakın burası sizin alışık olduğunuz yere benzemez. Buraya ayak uydursanız iyi
olur. Uydurmazsak ne olur?
Önce ayağınızı kaldırın oradan. Niyeymiş?
Burası İpek yolun geçtiği yer de ondan.
Eee?
Medeniyetin beşiği çünkü ona göre davranın. Sizin kibrimizin arası var mı
bundan? Ben ne diyorsunuz anlamıyorum.
Ben senin anlatacağım dilde anlatayım bayan. Tut şunu tut tut tut tut şunu.
Asıl sen nasibini almamışsın bu yoldan. Anadolu'yu band eder.
Gelen tabak boş gitmez.
Komşuya da böyle kötü davranırlar.
Aç bunu.
Ağabey benim ağabeyim.
Bana bak bütün bunlar işimiz var ha.
Sen o mandal usta sevmem mi atacağız burayı. Sen de şaştaki işten aletçi var.
Ne yapıyorsun?
Şaşıyor şaşıyor.
Ben yanlış mı gördüm acaba?
Ne yapıyorsun kızım?
Asıl sen ne yapıyorsun ya? Nereye gitsen peşimdesin. Yok baharat almaya geldim
ben. Ha beni görüp peşimden gelmedin yani.
Yoksa dün akşam ama ilgili.
Ne alakası var dün akşamla ilgili?
Baharat alıyorum ben.
İyi. Öyle diyorsan öyledir.
Yalnız o gelmez size.
Bence şu öndekini dene.
Çok acı değil mi?
Yok.
Benim için değil.
Değil.
Tamam.
O zaman gel bunu dene bir de.
Allah'ım ya.
Dene.
Yakar. Cayır cayır yakar.
Ben geçeyim be.
Dükkanın sahibi birazdan gelir.
Adı Agah.
Selamını söyle sen de ilgilensin. Hadi bakalım.
Allah'ın delisi.
Biber de yiyor ya.
Düşün kadın.
Korkun.
İmkanım, acil gelmeniz lazım çok önemli.
Bana bak güzel oldu ha.
Heh Civan.
Bana bak mangalı şimdi çözdüm. Ama ikinci el artık idare edeceğiz ha.
İyi bakımını yapar kullanırız. İyi etmişsin. Hadi hadi.
Hele şükür teşrif ettin Civan'ım.
Şöyle alıverin. Çok güzel baharatlar aldım.
Dikkat edelim.
Sen ne kokuyorsun ya?
Ne yapıyorsun kızım?
Ne bu?
Tarçın mı bu?
Allah'ını seversen. Ne yaşandı baharatçıyla aranır mı?
Saçma sapan konuşma.
Şeyin, Mercan'ı mı arı feda?
Mercan mı?
He, karşını demeyelim de.
Aşk kokusu diyelim o zaman. Saçma sapan konuşma Feride, ne aşkı?
Anne?
Anne, nereye?
Senle sonra konuşacağız. Ne, ne oldu ya? Bir anlatır mısın bana ne oldu, ne oldu
ya? Tamam.
Durun. İndirmeyin.
Durun orada. Orada kalacak. Kamyonda kalacak.
Siz de mangalınızda defolup gideceksiniz. Ne ne oluyor? Ne bileyim
abi. İkinci taksiti ödemeye geldi abla herhalde. Anlamadım. Bizi taksit taksit
kovuyor.
Bizi alışmaya öğreneceksin Nisan Hanım. Zırttık diye olay çıkarmayın biz
buradayız. Öyle mi?
Sizin gibi azılı suçlara mı alışacağım?
Önce kızıma musallat oldunuz. Şimdi restoranımı mahvettiniz.
Sizin yeriniz hapishane. Bir dakika bir dakika bir dakika. Öyle bir şey yok.
Sizin kızınız beni öptü. Ben öpmedim.
Ne?
Öpmedim mi?
Ne oluyor Mercan? Ne diyor bu? Öyle bir öpme değil. Hayır.
Nasıl bir öpme?
Ona bir ders vermem gerekiyordu. Öyle bir şey. Ders.
Yahu söylesene sen beni öptün mü öpmedin mi?
Öptün mü öpmedin mi?
Nasıl bir insansın sen ya? Nasıl böyle bir şey söylüyorsun bir kere? Ya ne olur
bak abi ya. Biz burada it gibi terleyelim. Git insanın sonunda elim
kızlarıyla kemiritsin ya.
İnönü gibi.
Kıvılcımını ben.
Kızım neyin aşkı? Neyini fark ediyorsun? Sen bu kızı niye öptün? Abi ben onu
öpmedim. Ne anlatıyorum? O beni öptü. Kızım sen benim kardeşimi niye öptün?
Anlat abime neden öptüğünü.
Ya siz onlara mı inanıyorsunuz? Bana mı ya? Seni.
Biber almaya yollamadık mı biz? Sen dünyada kızarın değil mi? Ya biz bu
erkeğimizin peşinden almaya. Niye herkes birbirini öpüyor?
Öp birbirini. Bugün yedin hurmalar. Yarın gelir seni tırmalar. Yeter.
Kardeşin.
Restoranıma izinsiz girmiş. Yetmiyormuş gibi.
Soğuk hava deposunu kapatmış. Bütün sebzeleri, meyveleri pişirmiş.
Hangi kardeşim? Ne diyor?
Şu atırsızı kılıklık oğlan.
Yalan. Ruşen. Abi yalan. Ben bütün gün burada kuyruğu yanmış it gibi çalışıp
duruyorum. Ben onun soğuk hava deposunu nereden... Ben senin deponu nereden
bileceğim be? Bu ne peki?
Ne o peki? Bu ne peki? Ne peki?
Ben benzetemedim.
Kız benzetememiş abi işte.
O benim çapkam mı?
Ben sizi hiç tanımıyorum. Siz benim kardeşimi öpeyim kıstınız değil mi? Öyle
hatırlıyorum.
Montaj bu.
Montaj bu.
İndirin lan.
İndirin şunu.
İndirin lan şunu.
İndirin şunu.
İndirin şunu artık ya.
Ben size dedim.
Dedim bu ailenin şanssızlığı Ruşen doğduğu gün başladı.
O günde böyle burnumuz kurtulmuyor.
Aşk olsun abi sana ya.
Ya kadın sana o kadar laf etti ya. Ben ailemizin intikamını aldım ben ya. Yani
yanlış bir şey. Teşekkür ederim. Gerçi başka türlü intikam da alınıyormuş da
biz o işleri nereden bilelim ya. Sen ne biçim konuşuyorsun Ruşen abi ya? Yalan
mı lan? Öpmedin mi kızı? Dünya alem duydu.
Öpmedim diyorum. O beni öptü. Kaç kere anlatayım bunu sana? Tamam tamam ya. Sen
öpmedin. O seni öptü benim.
Mahsup ikizim ya.
Geç sesini!
Nereye gidiyorsun abi?
Abim?
Abim?
Ağabey.
Ağabey o kadar da değil ya.
Merhaba peri tozların.
Peri kızın peride geri döndü.
Biliyorum bir süre ara vereceğimizi söylemiştim ama hayat bazen beklediğiniz
gibi gitmiyor.
Yaşadığınız şeyler sizi başka bir dünyaya götürüyor ve hesaplarını
şaşıyor.
Neyle karşılaşacağımızı asla bilemeyiz.
Bir bakmışsınız, hayat...
İki hazlı birden önünüze çıkarmış.
Aşk ve yemek.
Merhaba.
Hangi dertle rüzgar attı seni buraya?
Ya kusura kalma mahcup oldum zaten. Özür dilerim annenin yanında böyle biraz
abarttım.
Şey için mi bu?
Hani... Kızınız beni öptü, beni zorla öptü. Öyle olmadı mı söylesene.
İçin mi bu özür? Ya mahcup oldum işte tamam üstüme gelme yani.
Hem bak bu da kendi ellerimle yaptığım küçük bir teşvik primi. Yani
beni affetmen için.
Ha rüşvet mi de? Yok öyle demeyin.
Peki bakalım.
Nasılmış?
Ne var bunun içinde ya?
Sır.
Bayılırım gizemli yemeklere.
Gerçekten çok iyi.
Affettim seni.
Hatta bu şahane lezzetin ödüllendirilmesi gerektiğini
düşünüyorum.
Bu gizemli ve şahane lezzetiniz için bu madalyayı size takdim etmeme
izin verin Civan Şef.
Çok teşekkür ederim Bercihan Hanım.
Çok ince bir hanımsınız.
İyi bir tarifle dünyanın en güzel yemeğini yapabilirsiniz.
Ama konu aşksa, aranızda sınırlar varsa annenizin tarifi bile sizi
kurtarmaz. O yemeğin dibini mutlaka tutturursunuz.
Size vereceğim sırla o yemeğin dibini...
Filtresi açık kalmış.
Asıl filtresi yüzündeymiş.
Ne filtresi anlamıyorum ama. İyi misin?
Gözler lens ne?
Gel otur.
Otur.
Telefonum nerede ya?
Sen iyi misin? Telefonunu bulurduk. Sen iyi misin?
Tamam hepsi.
Sen de bir peri kızı olmalısın. Ne dedin?
Peri kızı olmalısınız.
Sen nereden bilirsin ya benim adımı?
Bir dakika, bir dakika.
Sen beni tanıyor musun?
Sen benim sosyal medyada sapığın falan mısın? Ne sapığı ya?
Senin olmuyor mu? Bir dakika, bir dakika. Ne sapığı? Ben anlamadım. Sen
beni mi izliyordun burada yoksa gizli gizli?
Çok özür dilerim.
gerçekten çok özür dilerim. Bir yanlış anlaşılma oldu. Şimdi siz bana
söyleseydiniz ben abinin arkadaşıyım diye. Ben nereden bileceğim ki?
Bilemedim tabii.
Buna gerek yok. Buna gerek yok. Vallahi çok iyi bir tertip.
Bak.
Ne bu tertip?
Sünnet altınları.
Olmaz öyle şey. Ne olmaz? Kim diyor bunu olmaz ki? Sen karar merci misin? Bu
dükkanın karar merci. Sen misin?
Abi şuna bir şey söyle.
Abi! Görmüyor musunuz ya çocuğun yüzündeki adammışlığı görmüyor musunuz?
Bu adam buraya yatırım için gelmiş besbelliğe. Yani abi ne yapacağız? Bu
çocuk ortada kalmış.
Göndermişler evini barkını terk etmiş. Burada soysunlar sonra mı çevirsinler
altınlarla ortalıkta gezsin? Bir şey söylesene ölürüm ya. Ya abi bir şey
söyleyeceğim mi? Allah'ını seversen bir şey söyle artık.
Meclisi isterse kapımız her zaman açık.
Eyvallah abi. Adam!
Adam bak adam hep negatifsin. Hep olumsuzsun. Biraz biraz iş bitirici ol
bak.
Geliyor gelmekte olan.
Derviş bey!
Size kaç kere diyeceğim. İstemiyorum paranızı. Kapının önüne bir de çerçöp
bırakmışsınız. O çerçöp dediğiniz ata tohumu domates Nisan. Düzgün konuşun.
Bana göre çöp. Var mı bir diyeceğim. Tıpkı varlığınız gibi buradaki. Sen sus.
Senle sonra konuşacağız.
Burayı kiraya vermeseydim bunlara başımıza bela olmayacaklardı.
Kardeşimizi de öptü. Sen iyice saçmaladın artık sen de.
Kızınızdan biraz feyz alın Nisa Hanım. Bana akıl verene bak. Sen önce şu suç
makinesi kardeşlerine bir ders versen.
İki günde burayı kendinize benzettiniz. Dükü davranışları için özür dilemek
istemiştim ama hata yapmışım. Bir de utanmadan üste çıkıyorsunuz öyle mi?
Ataların sizi tohum bırakacağına biraz ahlak bıraksayın. Orada duracaksın Nisa
Hanım. Atalarıma laf ettirmem ben. Dur. Durmayacağım. Ne yapacaksın?
İstediğiniz kadar bak binlerce kez özür dileseniz de sizi burada kabul
etmeyeceğim. Anladınız mı?
Eninde sonunda geldiğiniz yere geri döneceksiniz.
Mertcan! Hala orada duruyorsun.
Çok özür dilerim. Çok özür dilerim. Ne demek özür dilerim? Hiçbir yere
gitmeyeceğiz insanım.
Gözünüzün önünde duracağım Aksine.
Göreceğiz. Göreceğiz. Buradayız.
Fatan, buyur şef. Koparınız var mı? Nasıl gidiyor? Var şef.
Anne ben anlamıyorum. Biz niye bu kadar yemek yapıyoruz bugün?
Bunlar mıdır senin?
Kime söylüyorum ya ben? Ben bunları aldırıyorum.
Anne. Hadi hadi hadi.
Ömer. Ömer.
Asiye gel gel.
Dünya güzeli kız. Gökçük kimseye düştü ya.
Bu bizim pazarteki değirmen değil mi?
Ana hakikaten ha.
Ben kıza bakmaktan nereden düştüğünü anlamadım ki. Hem bizim buralarda böyle
güzel kız mı var ya?
Yok tabii niye olsun?
Ben de onu diyorum işte Asiye yok. Ben bulacağım bu kızı.
Dikkat et de belanı bulma.
Hazırla şunu Nisan Hanım beni sekiz parçaya bölecek. Hadi.
Hakim ve çocukları kebap.
Güzide şehrimiz tokatla bu akşam sizler için kapılarını...
Güzel oldu.
Evet. Hakim ve çocukları kebap açıldı.
Adana'da olmayan kebap geldi.
Buyurun gençler. Buyurun bir kebap yiyelim. Buyurun. Mutlaka bekliyoruz.
Evet güzel abim. Buyurun kebabımızı yiyin. Afiyet olsun.
Evet abiler.
Navigasyonsa biziz. Gel babacım. Tokat'a kebabı getirdik. Adana'da böyle kebap
yok. Yeni açılan kebapçı.
Gel, buyursunlar kebap yiyelim. Arda arda olmayan kebap.
Kebapçılar!
Yok.
Mesele anlaşıldı.
Bedava yemek veriyorlarmış.
Valla mı?
Valla. Bedava mı?
Ne tesadüf ki bizim açılışa denk geldi.
Hadi bakalım. Herkesin eline sağlık.
Harika bir akşam oldu. Çocuklar, ellerinize sağlık. Süperdiniz. Herkes
evlerine gidebilir. Bundan sonrası bizde. Merak etmeyin. Hadi bakalım.
Elinize sağlık. Sana inanamıyorum. Gerçekten.
Sen sırf bu insanları sabot etmek için yaptın bunu.
İnanılmazsın anne.
Saçmalama Meryem. Meryem anlamıyorsun bak neden olduğunu bilmiyorsun.
Bak bu tipleri tanımazsın sen.
Çekirge gibidirler.
Tarlanın içine bir girdiler mi her yeri yok ederler kızım.
Anne yapma. O insanlar böyle değiller.
Hayatım görmüyor musun yaptıklarını? Bu çirkin yeri. Buraya yakışıyor mu hiç?
Şeytan diyor kalk git şimdi camını çerçevesini indir aşağıya.
Bunları başkaları da takip edecek. Bir bakacaksın azınlık olmuşuz yanlarında.
Her yer bunun gibi insanlarla dolmuş. Bunu kabul edemeyiz. Bak buna izin
veremeyiz Mercan.
Ne oluyor lan nereye?
Civan! Civan nereye?
Yapma lan azam vakti!
Amir nereye gidiyor?
Altı bin yıldır buranın sahibi biziz.
Ailemiz bu yarının en lezzetli yemeklerini yaptı.
En iyi.
Restoran listelerinin en başında yer aldı bu isim.
Anne ya tamam.
Civan.
Korkmayın.
Az önce en iyisi benim dediniz.
Ben sizin daha iyi yemek yaparım. Nisan Hanım.
Bunu sana kim söyledi?
Gereksiz özgüvenim mi?
Eğer bununla yüzleşmek için cesaretiniz varsa bunu ben ispat edebilirim.
Diyelim ki kabul ettim. Ne olacak?
Bizimle uğraşmaktan vazgeçeceksiniz.
Ne o?
Basit bir kebapçıdan korktunuz mu?
Nisan Hanım.
Muazzam. Daha önce bu kadar iyisini yememiştim.
Çok yeteneklisin ama yanlış yerdesin.
Doğrudur.
Neyse ben dediğimi yaptım.
Siz de üzerinize düşeni yapın.
Bu yaptığın yemeğin yeri burası.
Benim restoranım, benim mutfağım.
Gel bu mutfağın şefi ol.
Birlikte dünyaya ne kadar iyi olduğumuzu kanıtlayalım.
Nisan Hanım siz beni yanlış anladınız. Ben iş istemeye gelmedim.
Yaptığımız anlaşmaya uyun ve bizle uğraşmaktan vazgeçin.
Bakın bizim sizinle bir derdimiz yok.
İkimizin rızkını veren de Allah. O kesmediği sürece de biz burada kalmaya
devam edeceğiz.
Göreceğiz.
Göreceğiz.
Vay vay vay vay. Kızgın boğaya çevirmişler kardeşimi sinirden.
Çimen.
Sen haklıymışsın abi.
Bu kadın savaş istiyor.
Biz de ona istediğini vereceğiz.
Vallahi şöyle iyi bir dersi hak etti ha.
Ders mi?
E kim öpüyor?
Derviş abime düşer şimdi. Ben öpsem olmaz.
Dersler böyle veriliyor diyor. Biz kardeşimizden öyle... Harun bir sus.
Kadın güçlü.
Bak yolumuza taş koydu. Ne yapacağız?
Biz de o taşları bir bir yıkıp bu restoranın önüne yağacağız abi.
Madem tokat halkı bize gelmiyor, biz onlara gideceğiz.
Sen benim yemeklerime hiç böyle bakmadın anne.
Bu yemek değil.
Bir sanat.
Ben onun kadar iyi değilim yani öyle mi?
Gerçi niye bunu sana soruyorum ki ben?
Ben bu mutfağın şefiyken sen gittin ona şeflik teklif ettin ya.
Tabii ki o benden daha iyi.
Sen beni dinlemiyorsun.
Bu çocuk olağanüstü bir yetenek diyorum ben sana.
Çözemiyorum.
Bu yemeği bu kadar lezzetli yapan şey ne?
Eğer teklifimi kabul etseydi hayal ettiğimiz yere onunla
daha kolay ulaşırdık.
Ben yapamam yani öyle mi?
Yapabilir misin?
Düştün mü ateşi aşka, ah bu
ateş bir başka.
Bir hırs oluverir birden,
aşk mühürlenir avucunda.
Ay Reyhan mutluyum demiş, ne güzel, ne güzel Reyhan.
Recep67,
siz de mutlusunuz. Çok güzel, çok güzel.
Beni sormuşsunuz.
Ben... Ben... Ben bu aralar biraz yorgunum. Peki.
Güzel, ayrı güzel.
Anlattıkları ayrı güzel. Hasta oldum lan bu kıza.
Zorluklarla baş edebilir miyim?
Evet.
Bugünlük yayını biraz böyle kısa kesiyorum.
Ama çok yakında uzun uzun konuştuğumuz bir yayında buluşuruz.
Bu yayını izleyen, beni takip eden, kanalıma abone olan bütün peritozlarımı,
beni likelayan herkesi, kalbimden geçen her şeyin bütün dileklerinin
gerçekleşmesini diliyorum.
Öyle de oldum. Yedi yedi yedi.
Oha Asiye, kısa bak yayını açık unuttuk.
Bana ne ya? Ya nasıl sana ne ya? Bir baksana ekrana.
Ya Tokat'ta böyle ocak fırın nerede var? Sen bilirsin bir bak.
Kapat diye yayın işte al.
Dondurman batsın değil mi?
Abim benim be. Aslanım benim be. Gel oğlum.
Al Feride şunları.
Al koçum.
Gerisini yarınki partide hallederiz, tamam?
Abi veresiye vermiyoruz. Babayla papaz etme beni ya. Ne veresiyesi lan? Bir
günlük veresiye mi olur? Yarın vereceğiz diyoruz işte.
Hey! Hey!
Pardon ya, bir şey düşünüyordum da. Ne düşünüyorsun oğlum? Kütüphane mi burası?
Düşünme yeri mi burası? Kebapçı mı burası? Git dükkanında düşün.
Tamam abi ya. Hadi git evinde düşün.
Düşünüyormuş. Hadi!
Aa! Ya Civan, şu masayı şöyle yatay sok dedim ha. Mangala sokamamışsınız.
Abi duymuyor.
Belli, bizim fren aksiyonu pek işe yaramamış elinde.
Hele bir görünen şuna bak.
Hüseyin. Gözünü gören cennetlik he.
Vallahi özledim seni.
He.
Oldu epey görüşmeyeli. He.
Abbas.
Ben diyorum ki.
Bunun diz kapaklarına birer tane sıkayım he.
Ne diyorsun?
Aynen iyi olur abi.
Ne iyi olur ya?
Derviş abim vereceksin parayı dedi işte.
Ne yapacaksın? Niye vuracaksın ki beni?
Vuracaksın da bana bir şey yapacaksın. Parayı hiç alamayacaksın o zaman.
Öyle diyorsun.
Diyorum. Ruşem ben de ne diyorum biliyor musun?
Sana 24 saat süre.
Yarın benim paramı bu saatlerde getireceğim.
Bir yanlış yaparsan.
Hele bir de öyle kaçmaya falan kalkarsan. Kitabıma önce o kebapçıyı.
Sonra hepinizi yakarım.
Anlıyor musun?
Anlıyorum.
Bak hele.
24 saat ha.
Başka yok.
Yalnız öldüm bittim ha.
İyi mesai yaptık abi.
Meysi.
Bizim seninle küçük bir operasyonumuz daha kaldı.
Toparlan.
Neye bakıyorsun sen? Toplan oğlum toplan.
Tamam.
Dracula peliğiniz de satın alabilirsiniz.
Doğaldır, terletmez.
Buyurun evladım.
Esas zamanda bu kadar oldu.
Eline emeğine sağlık usta. Çok güzel olmuş vallahi ya.
Ben de sana teşekkür ederim.
Alın alın alın.
Bu arada ben sana bunları vereyim.
Gelene geçene dağıtırsın olur mu?
Tamam ben bunları dağıtırım.
Eyvallah hadi hayırlı işler. Güle güle.
Ay dede çok özür dilerim ya. Bir şey kırılmamıştır değil mi? Bir şey yok bir
şey yok. Bakın.
Yok yok bir şey yok.
Bakın sağ olun. Bir şey olmaz.
Pardon gerçekten görmedim.
Şey diyeceğim sen beni mi takip ediyorsun?
Yani artık takip edildiğimi falan düşünüyorum yani. Nasıl ben mi?
Aslında bana da o his geliyor arada biliyor musun?
Böyle baharatçıda falan.
Baharat?
Tarşun meselesi.
Evet aynen tarşun meselesi.
Ama tamam.
Haklısın. Yakalandım.
Ben sizin mutfak sırlarınızı öğrenmeye çalışıyorum da.
Hafiyeliğe başladım o yüzden.
Hafiyelik?
Yani böyle hafiyelik yapmana falan gerek yok.
İstersen öğretebilirim sana.
Nasıl? Gerçekten mi?
Gerçekten.
Buna benzer bir şey yapacaksın ustacığım.
Kardeşim ben zurnacıyım, zurnacıyım. Ne anlarım ben? Tövbe, git başkasına yaptır
bunu.
Öyle bir zamanım yok.
Canımı alacaklar diyorum, anlamıyor musun?
Polise git.
Ne güzel düşündün ya. Bizim aklımıza gelmedi.
Kardeşim!
Amma meylettin ha!
Bana bak!
Canımı alacaklar, canımı!
Ben bilmiyorum mu polise gitmeyi?
Senden kurtuluş yok mu?
Yok.
Tamam peki yapacağım. Ama aynısı olmaz.
Baştan peşin peşin söyleyeyim.
Yaparsın. Aynısını da yaparsın. Ben de yarın sabah gelir alırım.
Hadi iş.
Hadi.
Çalışan demir.
Ne yapar?
Işınlar. Işınlar. Hadi.
Yürü lan.
Mutfak sırlarını verecek kadar güveniyor musun bana?
Yani paylaşılmayacak bir sır değil.
Sevgimi katıyorum.
Yemek yaparken ben en sevdiğim şeyi düşünürüm.
Ve son olarak da biraz limon.
Aslında işin sırrı.
Ferahlatacak tatlar lazım bize.
Bu gülümseme... ...yüzünün gülümsemesi mi?
Gönlünün gülümsemesi mi?
Her şeye rağmen hayat güzel be abi.
Ne eksik ya, ne eksik. Ne eksik.
Allah'a emanet olun.
Allah'a emanet olun.
Evet Ruşen Efendi, öyle erkenden görüşelim deyince yemin ediyorum heyecan
yaptım. Getirdin mi paramı?
Yarın sana Tokat'ın en büyük hazinesini getireceğim. Neymiş o?
Vlad. Buyur. Vlad, Vlad.
Kontrakula. Bildin.
Vaktiyle Tokat Kalesi'nde Hakk'ın rahmetine kavuştuğu düşünülüyor.
Sana onun tabutunu getireceğim.
Abbas ne diyor bu?
Lan ben senin oltana bir daha düşer miyim?
Yer miyim senin Dracula hikayeni?
Abi yeme.
Akın akın insan geliyor buraya. Akın akın. Onu görmeye.
Ben o tabutu sana getireceğim ha ayrıca.
Yemin ediyorum çok konuşuyor bu. Boş mu konuşuyorum?
Tarih konuşmuyor muyum şu anda?
Bilim, ilim konuşmuyor muyum oğlum ben?
Tarih konuşuyorum ben. Boş mu konuşuyorum?
Sen bilirsin bende kalsın.
Ben satar okuturum getiririm paranı sana. Hiç problem değil. Sen bilirsin
abi.
Ocak kesin olarak aynı ocak.
Ama kız aynı kız değil.
Böyle komple kafa nakli yapsan belki.
Ya bir de sen baksana. Bu Feride'den peri kızı çıkar mı?
Beni bunun için mi çağırdın?
Nisan'ım beni öldürecek.
Bu Nisan Hanım da sürekli gergin ha. Hep bir haller.
Yok ya, restorana biri gelecek. Gelmedikçe cinleniyor. Bir de dün
bunların bedava kebap tatlını duyduğunda hepten kafayı yiyecek. Sonra da bizi
yiyecek. Öf, ben gidiyorum ya.
Dikkatli. Abi yavaş.
Çatmana da takılma. Tamam.
Yani çok hayal ettiğim gibi değil.
Sığmaz oraya. Çevirelim kapı. Tamam.
Sok içeri.
Dün meydanda bedava kebap dağıtmışlar.
Anladım.
Neyse. Biz işimize bakalım.
Bugün bizim için çok önemli.
Her şey kusursuz olmalı.
Anlaşıldı Nisan Hanım. Siz hiç merak etmeyin.
Dener misin?
Kim yaptı?
Ben yaptım.
Gel benimle.
Ne olmamış mı?
Menüyü değiştiriyoruz. Nasıl beğendin? Beğendin mi?
Beğenmedim hayatım.
Bayıldım. Harikasın.
Gel. Gel benimle. Necdet Bey.
Bugün harika olacak her şey.
Ne oluyor lan?
Ne oluyor oğlum?
Yapma benim güzelim.
Yapma benim aslanım.
Senin aslanın küpü yemiyor abi. Ne yapacağız?
Kapı da aç.
Aç kapı.
Kapı da alıp yürürsek.
Evet.
Konuğumuz geldi.
Hazırlıklar nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı? Her şey yolunda. Evet kızım.
Yolunda, her şey yolunda. Sadece biraz heyecanlıyım tabii.
O zaman seni biraz daha heyecanlandırayım.
İçeride ülkenin en iyi yemek yazarı oturuyor.
Bak Mercan, bu senin kariyerin ve bizim restoranımız için çok önemli bir dönüm
noktası. En iyi olduğumuzu ve kimin kızı olduğunu onlara ispat et.
Tamam anne, sana güveniyorum.
Hadi çabuk olun biraz.
Nisan Hanımcığım çok teşekkür ediyorum.
Çok özel bir yemekti.
Her şey çok güzeldi. Uzun bir yazı yazacağımdan emin olabilirsiniz.
Ama bu arada sevgili şef Mercan Hanım için ayrı bir sayfa açmak istiyorum.
Çünkü çok özel bir tabak denedik.
Kadın şeflerimizin, gastronomimizin geleceği açısından önemi çok büyük.
Sizden bunları duymak çok güzel Adnan Bey. Çok teşekkürler. Rica ederim.
Buyurun eşlik edeyim size.
Tebrikler mi hocam?
Sen Hanım yeni bir yer açılmış herhalde. Geçen geldiğimde böyle bir yer yoktu.
Doğru.
Sıradan bir kebapçı.
Birkaç aya kalmadan diğerleri gibi kapanır.
Ben müsaade istiyorum.
Çok memnun olduk. Görüşmek üzere.
Omuzlarını dik tut. Böyle mi?
Dik tut. Konuş var yani ben çok şey yapamıyorum.
Dik tut.
Selamun aleyküm.
Ruşen'im.
Ruşen'im.
Abi, hayırlı günler.
Hayırlı günler. Sıksana oğlum abimle.
Abi merhaba. Merhaba abi. Selam. Buyurun.
Bu mu lan Drakula'nın tabutu?
He abi. Ya ben sana diyeyim. 300 sen de 400 yıllık bir tarih. Tarih. Tarih bu.
350'de anlaşak Rüşen'im.
Ayağımız alışsın.
Fark ederse şerefsizim ya. Yazlar 350.
Aç şunu aç.
Aç aç.
Ona açmak bir şey değil. Açılır bu. Al aç. İçini de görsün. Al haklı. İçini
görsün. Göstermedik. Al kenara. İçi bu. Bu şekilde abi. Bak hadi. Gir bakayım
şimdi içine. Gir bakalım senin dileklerin yerine gelecek mi? Ya Veysi.
Mizah deyince de abi vahiy. Gir lan.
Gir. Allah'ın gevşeyi.
Gir lan içine. İçine gir içine. Abi neden bu şekilde ben sözümü tuttum
getirdim ben daha. Yani şu anda neden kötü davranılıyor? Tabut vernik kokuyor
lan. Vernik. Mal!
Abbas.
Getir oğlum Nevale'yi.
Şunların şalterini bir kapatalım biz.
Nevale ne? Şalter ne oluyor ya?
Bir de bu kirlilik var.
Seni ne edeceğiz lan Vesi?
Vallahi tabut tek kişilik. Üst üste gömeyim mi oğlum sizi?
Yok. Abi benim kapalı alan fobim var. O şekilde oluyorsa benim de var abi. Yani
benim de kapalı alan fobim var. Onun içinde çok fazla... Ben burada vuracağım
seni. Yok yok. Burada vuracağım. Burada vuracağım. Yok yok. Yok yok.
Abi benim böyle şeylerle hiç işim olmaz. Vallahi bak Ruşen abi yardım et dediğine
yardım ettim. Ben popatya çayı içen adamım.
Ruşen abi öldürdü.
Ruşen abi çok öldürdü.
Ruşen abi.
İşte gençler, gençler böyle gençler. Ya abi, abi böyle olur mu ya?
Yani ben anlamıyorum ki şimdi.
Ayrıca sen tutturdun 24 saat diye. 24 saat diye tutturdun. Yoksa ben o
verniğin korutmasını bilirdim yani.
Ayrıca yani bir dakika.
Bir dakika!
Derviş abim sana parayı ödeyeceğim dedi, sen hâlâ benimle niye uğraşıyorsun ya?
24 saat sonra gelin diye sen tutturdun! Benim dervişim, ben senin kutusunu
denedim mi? Ya tavuktan insanı insan kaybettiriyor yani şu anda!
Yaptığın doğru, Allah için söylüyorum ben sana!
Yaptığınız doğru ya! Yani bu şekilde uğraştığınız gerçekten doğru öncesindir
ya! İnsan altı kapatılıp döndüğünü göre göre göre göre göre göre göre göre göre
göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre
göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre göre
Yedirir miyim lan ben size paramı? Lan türü ye.
Derviş beyciğim, yoldan geri döndüm. Ve açıkçası eğer geri dönmeseydim kendime
çok kızardım.
Hakikaten çok özel bir deneyim oldu benim için.
Şef gerçekten buraya özgü, Tokada özgü bir karaya katılımcısına çok farklı bir
yorum getirmiş. Ve çok derin, çok keyifli bir tabak olmuş.
Valla çok memnun olduk Adnan Bey.
Yalnız etin sırrı kardeşim Cihan'dadır. Özel tarifiyle hazırlıyor.
Bravo, tebrik ediyorum.
Atalarımdan öğrendiklerim üstüne kendimden bir şeyler kattım sadece.
Afiyet olsun. Şahane.
Ay inanmıyorum.
Ne oldu?
Gel gel.
Bütün yazıda Civan abimden bahsetmişler.
Tokat bölgesine özgü karayaka kuzusunun diri, taze, farklı baharatlar ve hurmiye
eriğiyle oluşturduğu denge...
Şefin doğanın sunduğu tatlara olan yaklaşımının da kanıtı niteliğinde. Ama
eşsizliği Adana'nın kimyasının Tokat'ın bahçelerinden ve yaylalarından gelen
ürünlerle harmanlanmasında.
Uzun zamandır böylesi bir lezzetle karşılaşmadım.
Ya bu ne neler yazmışlar.
Vallahi yani sanki para verdirmişiz de öyle yazdırmışız gibi yani.
Abi senin yürüyen çalı hakkında da yazmışlar dur bekle.
Kebapçının hemen karşısında tanıdığımız yüzler de var. Restoranın yıllara rağmen
lezzet yolculuğunu sürdürdüğünü söylemek mümkün. Ancak komşu restorandan
esinlenildiği belli.
Benzer bir yemekle oluşturulmuş menüsünün bir nebze hayal kırıklığı
yaşattığını da söylemeden geçemeyeceğim.
Benzer yemek?
Bir dakika ya.
Benzer yemek derken?
Civan'ın yemeği değil mi bu?
Açılmış mı?
Telefon. Telefon.
Telefon.
Telefon.
Telefon.
Ruşen abi. Ruşen abi. Ruşen abi. Ruşen abi mi?
Allah gani gani belanı versin.
Ruşen abi sen misin?
Yok. Eben.
Kesin Ruşen abi bu.
Abi kaçmışsın. Çok şükür ya. Çok sevindim.
Kaçarken abi demiyordum.
Bırak aşkım lan.
Abi onu bunu bırak. Neden mesajlaşıyoruz biz? Sen neredesin?
Kabuttayım lan.
Kabuttayım dedim ya.
Kolumu at abim.
Allah Allah kolum geldi.
Yettim abi. Abi yettim.
Sen neredesin? Sen neredesin? Sen beni bırakıp niye gidiyorsun?
Ben ölüyordum. Sen nasıl kaçtın?
Ben ölüyordum.
Sen nasıl açtın? Nereye gidiyorsun?
Nereye gidiyorsun?
Yaptığım utanç verici, biliyorum.
Ne de sen haklısın.
Ama beni bir dinlesen... Beni öğrendiklerin bana yeter, sağ ol.
Sizin gibiler için çok kolay.
Sizin gibiler ne?
Ana kız tutturmuşsunuz aynı laf.
Bizim gibiler ne? Ne olmuş bizim gibilere?
Hep çok sevindim.
Bu benim suçum mu?
Ben kardeşlerin sana nasıl baktığını gördüm.
Annem bana bir kere bile öyle bakmadı.
Ben çok sevildim diye mi bana yalan söyledin?
Sen beni kullandın.
Sen... Birkaç parlak övgüye beni harcadın.
O yazı ne demek sen biliyor musun? Umrumda değil o yazı.
Sen sadece benim yemek tarifimi çalmadın.
Sen benim en değerli şeyimi aldın.
Ama benim de itiraf etmem gereken bir konu var.
Ben de sana yalan söyledim.
Her şey yalanla. Her şey bir hikayeydi.
Nenemin bana küçükken anlattığı bir masaldan farkı yok.
O yemeğin sırrı benim.
Bak bu eller.
Senin de ihtiyacın olan şey bu.
Kendin onun.
Mercansın sen.
Her şeyinle.
Annenin ya da o yemek yazarının sana vereceği sıfatlara ihtiyacın yok.
Hatta bana bile.
Özür dilerim.
Beni affedebilecek misin?
Hayat yitirmektir. Bir şeyler kayıp gider elimizden, engel
olamayız.
İnsanoğlu aşkını yitirir, duygularını yitirir.
Bir sabah kocaman bir boşlukla uyanırsınız.
Yapacak bir şey yoktur. Giden gitmiştir.
İşte böyle peri tozlarım.
Ana.
Kaç gündür peri kızı diye kafayı yedin be.
Demek duygularımla oynarsın.
Biliyorum ben sana yapacağımı.
Dediğim gibi bugün son kez sizlerleyim.
Ne oluyor lan ödüm koptu. Az bile yaptım. Gördüm her şeyi.
Bana bak. Bak bunu bir yerde falan anlatırsan mahvederim seni.
Utanmadan sen beni tehdit mi ediyorsun ha?
Ulan hem filtre kullan bir sürü para kazan. İnsanları kandır.
Filtre olmasa bu çirkinlikle kim bakar sana ya?
Kadın değil misiniz? Hepiniz aynısınız ya.
Gündüzleri pamuk prenses, geceleri prensese elma veren cadı.
Dolandırıcılar sürüsü.
Ne dedin sen?
Dolandırıcılar çetesi dedin. Ondan önce.
Cadı dedim.
Yok yok. Bir öncesinde. Yeter be. Kadın değil misiniz? Hepiniz aynısınız dedim.
Orada dur işte.
Kadın değil miyiz öyle mi?
Sen kimsin lan? Lan sen kimsin de yargı dağıtıyorsun kadınlar hakkında? Sana
fikrini soran oldu mu vasateniz? Lan size fikrinizi soran oldu mu o erkekler?
Siz kesiniz be. Lan kimsiniz de böyle ne edeyim belirsiz böyle elle avuca
sığmayan böyle bomboş böyle böyle o ilkel ilkel dürtülerinizi böyle eriyip
toksik dilinizle düşüncelerinizi böyle dünyaya kadınlar hakkında fikir
yaratıyor. Fikir mi yaratıyorsun? Sen kesin lan.
Beni olduğum gibi kabul edeceksin. Tamam mı?
Beni böyle kabul et. Bana saygı duyacaksın. Saygı. Ben senin öyle
güzellik kalıplarına giremem. Tamam mı? O yüzden benim filtreme kalıp. Beni
böyle takip etmedin mi? Daha benim kişiliğimi bilmiyorsun. Beni
tanımıyorsun. Ya sen kimsin be? Senin de.
Bu erkeklerin de topunuzun da. Allah!
Ben bir rahatladım.
Bir rahatladım.
Anlatamam.
Bir de şey.
Şunu da unutmayayım.
İçimde kalma.
Oğlum nerede kaldın? Telefon da kapalı.
Sessiz eğdi abi.
Bak seni bekleyen biri var.
Adnan Bey.
Ben sizi İstanbul'a dönüyordum sanıyordum.
Açıkçası sizin için kaldım.
Hayırdır abi?
Adnan Bey'in sana bir teklifi var.
Kendisinin İstanbul'daki restoranında şef olmanı istiyor. Yıllardır istediğin
şey.
Bence kabul etmelisin.
Yani... Gidemediğin Fransa'nın telafisi olur mu bilmem ama...
Abi...
Her şeyi biliyorum Civan.
Gizli gizli okuduğun mektubu.
Cebinde taşıdığın bileti.
Bizim için kaldın ama sıra sende.
Yıllarca uğraştın bunun için.
Ya bizi de düşünme ha.
Biz özleriz.
Gözümüz arar.
Ama başımızın çaresine bakarız evelallah.
Sen gözümüzü kapat yeter.
Basit bir kebapçının oğlu.
Nasıl büyük bir şef olur? Herkese göster.
Kahretsin ya bir bu eksikti.
Geçmez kızım.
O yarayı o şekilde iyileştiremezsin.
Yok zaten küçük bir şey. Doğru ilacı bilmezsen bu yara iyileşmez.
Daha da kötüsü, izi kalır.
Her seferinde tekrar kanar, canın yanar.
Anne ben çok büyük bir hata yaptım.
Yok kızım, o hatayı ben yaptım.
Ben nasıl bu kadar kör oldum?
Hırsın gözümü kör etti.
Hayatım.
Seni zorlamamalıydım. Bir tanem.
Beni affedebilecek misin?
Ben birebir... ...bir tanecik kızımı ateşe attım.
Acele edersen yetişebilirsin.
Bir saati var Civan'ın uçağının kalkmasına.
Beni affeder mi ki?
Tabii ki hayatım.
Aşk bu.
Anne çok teşekkür ederim. Seni çok seviyorum.
Ben de.
Hadi oyalanma.
Tüm yolculuklarımızın geniş farkları, mutluluk belgelerinin iyice etmaralılığa
yönelmeye çalışacağız.
İyi yolculuklar diliyorum.
Hadi uzatma zorla, al at canına hadi. İyi yolculuklar.
Efendim inşallah.
Ruşem Efendi, ne haber?
Sıcak mı oralar?
Ben sana yakarım demedim mi?
Sağlık olsun. Kimseye bir şey olmadı. Ağlama.
Siz de iyi ki varsınız Nisan Hanım.
Olmasaydınız çok da kötü şeyler olabilirdi.
Benim değer verdiğim her şey sağ salim bu bana yeter. Tamam?
Elimizle emeğimizle yaptığımız her şey gitti.
Abi bulalım kim yaptıysa hesap soralım.
Ya olan oldu.
Kurcalamak kimseye fayda sağlamaz.
İyi de tekrar nasıl yapacağız abi her şeyi?
Daha önce nasıl yaptıysak öyle yapacağız.
Haydi toparlanın.
Hakim ustanın çocukları. Haydi.
Bize yol göründü.
İyi de nereye gideceğiz abi?
Buradaki nasibimiz bu kadarmış.
Denedik.
Başta zorladık. Olur dedik ama olmadı.
Ne yapalım?
Çıkacağız yarın yola.
Elbet bir yurt buluruz.
Elbet bir yerde yiyeceğimiz bir ekmek vardır.
Derviş usta.
Öyle hemen pes etmek var mı?
Sen bana bile kafa tutmuş adamsın.
Burada ata tohumlarımız var.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.