All language subtitles for Uzak Şehir 65. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Be Mardin, Nemrud'un çileli

yıldızı Kadınlarının

daha kıskan ağrırmış kan kınası

kür saçları

Aklarmış bütün günahları

Demardi

Ben susturdum söz hakkını

Kaydet ki cahildeyim o

Koparılan kadınların kanı

Canını canından kaç defa doğuran o gün

Zümreden kanın

Kurban. Baba.

Gel gel gel.

Gel.

Bil bil bil.

Geç.

Bırak. Bırak. Deniz. Sakın dur.

Cihan. Cihan oğlumu bırak.

Deniz değil anneciğim.

Adeniz. Yapma işte bana bunu bir daha yapmayın. Yapamayacağım artık.

Yapma yapma. Ben ne yapacağım?

Ben ne yapacağım?

On beşinden giden.

Baba annem nerede? O niye gelmedi?

Eşi vardı kurban.

O yüzden gelmedi ama merak etme.

O da gelecek.

Gelecek.

Ne olursun aç.

Ne olursun aç.

Söyle. Durdur arabayı.

Neredesin söyle bana.

Cihan.

Cihan konuşsana.

Konuşuyorum da duyan yok söyle.

Oğlum sana ne dedi? Gözün içine baka baka gelmeyeceğim dedi. Ben sana

gelmeyeceğiz dedik. Niye bunu yapıyorsun?

Niye bu vicdansızlığı yapıyorsun?

Ben sana ödetmez miyim bunu?

Ödeteceğim. Burnundan fitil fitil getireceğim seni.

Cihan yapma bak. Bu vicdansızlığı oğluma yapma.

Cihan'ı kaçıran ben değilim. Duydun mu? Ejmer yaptı.

Ben o çocuğu kurşunların arasından aldım. Öyle mi? Niye annesine

vermiyorsun peki?

Kurşunların arasından alıp niye götürüyorsun? Nereye götürüyorsun?

Niye oğlumu benden alıyorsun bana? Niye bunu yapıyorsun?

Kahretsin ya.

Ya bunu nasıl yaparsın ya? Hiç maldan ne farkın var senin ya?

Cehan.

Al işte.

Ne olur hadi ya.

Açın kapıyı.

Kızım çocuğunu görecek.

Sedakat Hanım'a haber vermem lazım.

Oy! Bir de haber vereceksin ha?

Kızım üç aydır evladının yüzünü görmemiş. Bir de icazet mi alacağız

ulan? Aç kapıyı.

Haber vermem lazım dedim.

Ecmela gelmiş.

Ne yapalım?

Tamam.

Sağ olasın. Sağ olasın.

Hanımım.

Zerrin Hanım hapisten çıkmış. Kapıdalar.

Çıkmış mı?

Sen ne diyorsun?

Şimali görmek istiyorum.

Ejmel de yanında.

Uğursuz.

Uğursuz.

Allah'ın belası.

Kan emici pislik doymadı kan emmeye.

Lanet giresi cehennem kaçkını.

Allah canını ala.

Aç kapıyı.

Serin. Çıkmışsın.

Hayırlı olsun.

Vallahi içimden dedim ki helal olsun kızım.

Demir gibi bir itten dünyayı kurtardın. Serre üzülmedim inan.

Bırak o sana.

Tabii ki gir içeri. Öp çocuğunu, kokla, sev.

Ama bu yanındaki zebani içeri giremez.

Benim torunuma bu topraklarda nefes aldırmamış.

...yetmemiş elin memleketine kadar elini uzatmış.

İçeri giremez.

İki evladımı da sizin yüzünüzden kaybettim.

Burada tek laf hakkı olmayan varsa... ...o da sizsiniz.

Kızım evladını görecek, hakkıdır.

Hak diyorsun öyle mi?

O lafı ağzına alacak en son insan siz.

Sakın ağzından hak lafı çıkmaz. Az Allah çarpılırsın.

Sen çarpılmışsın zaten sadakat.

Devlet bile anlamış senin ne mal olduğunu da tasmanı takmış.

Size çocuk mucuk yok.

Yok. Haydi defolun. Defol çık. Kapat kapıyı çocuğum. Haydi defol buradan.

Kapat kapıyı çocuğum. Haydi.

Hiçbir yere gidemezsin.

Sadakat hanım.

İyisiniz de.

Açın yolu.

Yoksa sıkarız.

Aç. Kızım evladını görecek. Gireceğiz.

Ne oluyor lan?

İndirin silahları indir. İndir.

Çekilin yolunuzdan.

Kızım evladını görecek.

Hakkıdır.

Zerrin geçecek.

Sen burada kalacaksın.

Onu yalnız bırakmam. Ben de geleceğim.

Yoksa kan dökülür burada.

Kaya.

Bir tane bakalım.

İndirin. Tekir'ciğim.

İndir silahları. İndir!

Ee? İçeri buyur etmek yok mu?

Yoksa konağın hanımından izin mi alacağız?

Geçmiş olsun.

Sağ ol. Geç.

Bekle baba.

Geçmiş olsun.

Ben de tebrik ederim. Malum.

Yetişemedim değil ama altınlarım bende.

Kaya hadi. Hadi toplayın şurayı çocuğum.

Kapat hadi. Sizde yukarı. Yukarı hadi.

Nerede kızım?

Odada.

Uyuyor mu?

Zeynep

'im.

Oğlum nerede?

Lütfen sakin olun.

Tamam. Herkesten anons geçiyorlar efendim.

Ne oldu?

Hanımefendi maalesef geç kaldık. İstanbul'a giden tarifeli bir uçağa

binmişler. 20 dakika önce havalandı. Allah kahretmesin. Allah kahretsin.

Allah kahretsin.

Cihan nasıl yaptın?

Allah kahretsin.

Velayeti sizde.

Ama geçici bu. Alacağım.

Öyle bir şey olmayacak kızım. Çünkü mahkeme katil olan birine velayet

vermez.

Sen gel çocuğunu burada öp, kokla, sev, doya doya. Ama o çocuk buradan dışarı

çıkmayacak.

Şimay.

Ay içi.

Geç annem.

Bir

tanem.

Tamam. Tamam.

Tamam. Tamam.

Tamam.

Tamam. Tamam. Tamam.

Benim yavrum benim kokumu unutmuş.

Bu gece benimle kalacak. Yarın getiririm. Öyle bir şey olmayacak. Sizin

aileye güven olmaz. Senin babanın yaptıkları ortada.

Öteki torunum için bir kere müsaade ettiğimde aldı kaçırdı çocuğu. Sana da

bu konuda müsaade edemem. Ya alıp kaçırırsan?

Ben üç aydır kızımın kokusuna hasretim.

Sen ne demek vermiyorum ya?

Ben yargılanıyorum. Ben ne devletten kaçabilirim, ne polisten kaçabilirim.

Nereye kaçacağım ben kızımla? Ver Kaya, geri getireceğim. Ver çocuğa. İstediğin

kadar öp, kokla. Ama bu çocuk bu konaktan çıkamaz.

Al kızım odasını.

Haydi.

Haydi kızım, haydi.

Kaya.

Haydi. Kaya.

Kaya.

Kaya yapma Zerrin. Zerrin kızımı yapma.

Kızımı ver dedim sana. Saçmalama. Sakin ol.

Zerrin. Pakize getir onu buraya. Zerrin. Kaya çocuğu ver.

Zerrin bırak. Yaptığın şey yanlıştu. Zerrin. Götür yukarı. Pakize getir

bebeğimi. Getirme getir dedin. Zerrin.

Götür odasına. Pakize çocuğu.

Mahkemen devam ediyor kızım.

Zerrin ne yapıyorsun saçmalama tamam sakin ol.

Bırak kesesini.

Adamı çağır.

Çağırma. Bir şey yapıyorsun.

Sakin ol.

Yapma yapma kızım.

Bırak kızım.

Hayır arama.

Tamam geliyorum baban ama sakin ol. Yoksa burayı kala bularım yemin

ediyorum. Geliyor baban sakin ol.

Zerrin bir sakin ol götür çocuğu içeri.

Böyle bir şey yapamazsın. Kızım sakın.

Al Şimali baba.

Pakize çocuğu ver.

Kaya.

Bu çocuk bu evin çocuğu. Buradan dışarı çıkmayacak.

Arabaya götür geliyorum ben. Bu çocuk bu konağın çocuğu. Buradan çıkamaz Kaya

bunu yapma.

İpeyi de götürüyorum.

Zerrin saçmalama sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Çocuğuma sarılmaya çalışıyorum Kaya.

Kokumu hatırladığı an geri getireceğim.

Kızıma karşı. Zerrin.

Zerrin olmaz.

Saçmalama Zerrin bırak.

Zerrin bırak beni.

Yaptıkları seni affettirmez ama. Eyvallah Nari. Yapma.

Yapma. Affın da öfkenin de bende bir anlamı yok artık.

Dur dur şunu. Bırak kızı.

Çekil. Çekil.

Zerrin bırak.

Ya bırak çocuğu bırak.

Bırak. Geç.

Kaya.

Ahşallah.

Zebani'nin kızı ne olacak? O da bir Zebani.

Kaya.

Karakola haber ver haydi.

Polis yok.

Kaya. Polis yok dedim.

Ben halledeceğim.

görüşeceğiz. Haydi.

Kapat kapıyı kapat.

Allah canını almasın.

Nare.

İstediğini yap. Zerre değmez. Sen üzülürsün.

Allah aşkına sağ ol. Nare.

Görmüyor musunuz Nare Hanım hiç iyi değil.

Kim iyi?

Hele bana bir söyleyin bu konakta hangimiz iyiyiz? Kim iyi?

Kim?

İyi olan kim?

Nare. Çık dışarı önüne.

Konuşmadan çıkmayacağım.

Bak ben senin artık yapma yetmelerini dinlemeyeceğim. Tamam çok yoruldum. Ne

tahammülün kaldı ne sabrın kaldı. Ayrıca ne dersen ben tersini yapacağım tamam. O

yüzden çık dışarı. Tamam kızım. Ne istiyorsan yap.

İstediğin her şeyi yap ama ben senin iyiliğin için söylüyorum. O ayağına

ittiğin bıçak İpek'in boynunu kesse.

İpek oracıkta. Kan içinde yerde kalsa bir cenazeyi daha bu ev kaldırabilir.

Kızım biz bunun altında. Sen bunun altında kalkabilir misin? Çık anne.

Ben seni anlıyorum.

Anlıyorum sen acını başkasına canına acıtıp unutuyorsun.

Ma öyle olmaz. Öyle sevdiğin geri gelmeyecek kızım.

Senin baban bak benim kocamı kaybettiğimde ben aynı şeyleri yaptım.

Böyle olmuyor. Böyle sevdiğin geri gelmeyecek. Sen ne diyorsun?

Sen benimle acı mı yarıştırıyorsun?

Ben onu çocukken sevdim.

Tamam. Çocuktum küçüktüm aşk nedir bilmiyordum. Adını bilmiyordum.

Ne diyorsun sen?

Ya sen bir kere beni gördün mü?

Sen bir kere kızının yandığını gördün mü?

Görmedin. Baktın da görmedin hem de.

Ya ben içimde cayır cayır yanarken sen bana ne dedin? Sus dedin.

Sustum da yıllarca sustum.

Sen şimdi benden kopanın adını bile bilmiyorsun.

Neyi anlayacaksın?

Adını bile bilmediğin şeyin hangi acını itartacaksın sen?

Biliyormuş.

Anne sen benim yasamı tutamazsın. Tamam.

Çünkü gömdüğümü tanımadın bile.

Ben?

Tam da bu yüzden karşı çıktım.

Ben tam da bu yüzden karşı çıktım.

Arya'nın Cihan'la olmasına Şahin'in de senin için olmayacağını biliyordum.

Bu yüzden karşı çıktım. Şimdi olsa gene karşı çıkacağım.

Evet anne sen biliyordun. Sen hep her şeyin her zaman en iyisini biliyordun.

Hep bilirsin tamam mı?

Ben bilmek istemiyorum artık. Tamam. Bana yetmiyor. Ben hiçbir şey duymak

bilmek istemiyorum.

Yetmiyor. Gerçekten yetmiyor. Yapacak bir şey yok.

Kimseye yetmiyor çünkü.

Çık.

Çık anne.

Çık anne.

Anne çık.

Anne çık.

Allah'ım iyi bir dakika gitmiyorsun sen. Allah'ım ne çıksın.

Evet. Tamam.

Ne oldu?

Cihan Albora ve Cihan Deniz Albora İstanbul Havalimanı'nda durduruldu.

Tasaport kontrolünde.

Hayır nedir durum?

Şimdi aradılar inmişler İstanbul'a artık bekliyoruz. Bekleyeceğiz.

Çok üzgünüm Hale.

Yani o kadar önlem aldırdık ama.

Gabor'a söyledim biliyorsun. Yani sivil koydular, okulu tuttular. Bir çocuğu

koruyamadılar.

Yetmiyor yetmez.

Yetmez. Cihan Bey'i de anlamıyorum.

Madem çocuğu kurtardı.

Git annesine teslim et. Alıp gitmek ne yani?

Bir de sen bu adamı anlatırken bana ne diyordun?

Hayatımda tanıdığım en vicdanlı insan.

Ali.

İnsan sevdiğine bunu nasıl yapar ya?

Akıl alır gibi değil.

Aklımı almıyor.

Evet. Tamam.

Tamam.

Hanımefendi, Cihan Albor'a ve Cihan Deniz Albor'a İstanbul Havalimanı'nda

durduruldu. Pasaport kontrolünde.

Gözaltında var. Çok şükür.

Gözünü aydın.

Ne yapıyorsun şimdi?

Şimdi ben işte bilet aldım. İstanbul'a gidiyorum. Bir saate uçuşum var. Nasıl?

Tek başına mı? Geleyim seninle. Hiç gerek yok. Halledeceğim hemen. Geleceğim

hemen. Hadi.

Alia. Bak önceki gidişin ortada.

Aynı şehir yaşamandan korkuyorum yapma. Hayır Mardin'e inmiyorum şimdi. İstanbul

'a gidiyorum oğlum orada.

Oğlumu alacağım geleceğim.

Sonra da zaten burada kalmayacağım.

Bulacağım daha güvenli bir yer.

Burada kal.

Emre hadi. Ali burada kal.

Bak sana yemin ediyorum bir daha böyle bir felaket yaşanmayacak.

Söz veriyorum ya.

Ben konuşurum Gabor'la.

Öyle iki sivil falan da değil yani.

Çocuğunu kimseye süremeyecek.

Geç kalıyorum. Haber vereceğim sağ ol.

Ali Ağabey.

Oğlum içeride.

Bu da Peşte'den geldi. Şunu vereyim.

İçeride.

Komiserim. Bu da Peşte dosyası. Çocuklu olan.

Bende geldi.

Tamam. Bekleyin biraz.

Aliye Hanım.

İçeride benim oğlum. Aliye Hanım buyurun.

Ben Komiser Yavuz. Dosya bende. Tamam iyi mi oğlum?

İyi merak etmeyin. Yalnız şöyle bir durum oldu. Çocuğu ayrı borda almak

istedik. Prosedür bu şekilde.

Ama çocuk ağladı ve babasını bırakmak istemedim. Biz de şimdi onları aynı

yerde tutuyoruz. Merak etmeyin. Bizim arkadaşlar yanlarında.

Gidebilir miyim? Lütfen.

Tabi buyurun.

Oğlunuz burada.

Merhaba Hacı Hanım.

Oğlum nerede?

Oğlum nerede?

Çocuğum efendim çocuğunuz burada. Bu benim oğlum değil. Memur Bey bu...

Bu Cihan değil ya. Cihan'ın adamı nerede?

Oğlumu nereye götürdünüz? Bir saniye.

Pasaport burada hanımefendi. Bir saniye. Tamam.

Söyle. Oğlumu nereye götürdünüz? Hanımefendi.

Cihan Albora.

Cihan Deniz Albora.

Fotoğraflara bakın.

Sahte çünkü.

Cihan nerede?

Söylesene. Alkali istiyorum.

Ne alkatı? Oğlum nerede?

Cihan Albora ile Cihan Deniz Albora'nın Mardin'e giriş yaptı. Tespit edildi.

Budapest'ten kalkan özel bir uçuşla gelmişler. Uçak Mardin'e haber limanını

inşa etmiş.

Çocuğun seyahat içinde sistemde anne imzaladığında töreninde bir

muvaffakatname de görünüyor.

Ne muvaffakatname?

Mardin'e bildirin.

Çocukla ilgili gerekli tedbirler alırsın.

Emredersiniz.

Direceğim bunu.

Direceğim bunu.

Sesi mi duyan var mı?

Kilitlediler buraya.

Kimse yok mu? Zerrin.

Zerrin aç kapıyı. Zerrin. Zerrin.

Aşk. Avlama ulan kapımdan.

Kız biraz hasret gidersin. Alınsın çocuğum.

Sana mı soracağım lan çocuğumu?

Bırak. Bırak. Kapımda oğlum. Oğlum bırak.

Kapımda. Bırak. Bırakın lan.

Oğlum bırak.

Sen kadın kapında bu çakraları kimse girmeyecek anlaşıldı mı? Hiç kimse

girmeyecek. Bırak.

Bırak.

Söyle.

Ne zaman aldın?

Ulan şimdi mi haber veriyorsun?

Demek bir adam geldi çocuğu kucakladı aldı götürdü he?

Allah belanızı versin. Kapat.

Reca et.

Cihan! Ulan Cihan!

Kadir! Kadir burası sizde!

Açın kapıyı.

Ulan benim açın kapıyı.

Zerrin.

Çık.

Gözümü kırpmam sıkarım çık. Tamam sakin ol.

Zerrin dur konuşalım.

Yürü. Zerrin.

Bak kaç kere geldim kapına.

Sen çevirdin beni.

Zerrin yapma bak dur. Sakin ol.

Niye geldin?

Niye geldin?

Nikah daha geçerim bırakacaktım.

Evleneceğimi senden saklamadım.

Nasıl olduğunu bilmek istedim.

İhtiyacım varsa yanımda durmak.

Ben senden tek bir şey istedim.

Kızımı.

Üç ay önce de vermedin, bugün de vermedin.

Bundan sonra lafası yok Kaya.

Bundan sonra söz değil hesap konuşacak.

Hesap soracak durumda değilsin Zerrin. Bu yaptığın suç.

Gidip şikayetçi olursam o duvardan bir daha çıkamazsın.

Sen beni duvarla mı korkutuyorsun?

Sen benim kucağımdan kızımı aldığın gün zaten her şey bitti.

Bundan sonrası boş Kayal Bora.

Hayır istersen git.

Şikayet et.

Karımı kaçırdı de.

Ama eklemeyi unutma.

Bu kadını ben yarattım demeyi unutma.

Zerrin. İki yolun var.

Ya bekleyeceksin benim kızım annesinin kokusunu hatırlayacak.

Ya da yok ben karımsız yapamam dersen karakol orada. Şikayet et.

Zerrin. Çık.

Çık.

Bir şey soracağım.

Demir'i sen mi öldürdün?

Hangi zehrine soruyorsun?

Senin bildiğin zehrin Demir'den önce öldü.

Benim yavrumu ellerimle kucağımdan aldığın gün öldü.

Katilini de tanıyorsun.

Çık.

Çık dedim çık.

Çık.

Sarı.

Anne.

Anne sen nasıl çıktın hastaneden?

Sadı aramış. Diyor kızın kendini ateşe atıyor.

Yetiş yoksa zindanlarda çürüyecek.

Yetiştim değil.

İndir şu silahı. Önce o çıkacak.

Çık. Git oğlum. Bak konuşacağım.

Bak onun için neyse neyse yapacağım.

Çık sen.

Aptal. bekliyorum.

Hadi.

Demir!

Duyuyor musun beni?

Ödeyeceksin bunu!

Girdiğin o delikten çıkamayacaksın bir daha!

Duydun mu beni?

Bırak şu kızı gitsene. Karartma hayatı kendine.

Anne Şimal içeride.

Gel Şimale bakalım.

Gel, gel.

Hadi gel.

Gel kurban gel.

Hoş geldin Can Deniz. Hoş bulduk. Seni görmek çok güzel.

Seni görmek de çok güzel.

Yokluğunda buraların tatlı tuzu kalmadı.

Bak bakayım. Sen büyüdün mü? Evet.

Ağırlaşmışsın bayağı.

Tutamıyorum seni. Siz arabaya geçin.

Tamam.

Güneşte kalmayalım. Arabaya geçelim.

Gel.

Memleketine hoş geldin Aliye Hanım.

Oğlum iyi mi?

Gayet iyi.

Bravo Cihan çok iyi numaraydın. Bravo.

İnterpol'ü polis peşine taktın adamını. Bütün İstanbul'u ayağa kaldırdın. Özel

uçakta kaçırdın oğlumu Mardin'i.

Aynen öyle yaptım.

Her şeyin farkındalar ama Üzgü Çağ'da biliyorlar. Bu vahfakat naminin sahte

olduğunu da biliyorlar. Çok az kaldı.

Tepene binecekler merak etme.

Bilmeyecekler. Öyle mi?

Sahte pasaport düzenledin diyorum.

Erol sana hiç bahsetti mi kaç yıl yatarsın?

Sen orasını düşünme ben çözerim.

Tabii çözersin. Senin elin kolun her yere uzanır. Beni nasıl susturacaksın?

Nasıl halledeceksin beni?

Adamlar belgeyi biliyor diyorum.

Belgede sahte.

Gerçek. Sahte. Gerçek.

Ben imzaladım kendi ellerimle verdim diyeceksin.

Ne?

Beni duydun.

Muvafakatnameyi imzaladım kendi ellerimle Cihan'a teslim ettim diye

söyleyeceksin.

Ben söyleyeceğim.

Evet.

Cihan öyle bir şey yok. Öyle bir Alya yok.

Eski Alya yok artık.

Tamam o zaman şöyle söyleyeyim.

Bu da peştedeki ihbarını geri çekeceksin.

Muafakatnameyi de ben imzaladım ve kendi ellerimle verdim diyeceksin.

Yapmazsan ne olur?

Oğlumu bir daha göremezsin.

Sen ne diyorsun ben?

Evet iyi anladım.

İhbarı geri çek.

Avukatnameyi kendine imzaladığını söyle.

Mardin'e gel.

Oğlunu gör.

Cihan yapmazsan?

Tabii ki Cihan'ın başına bir şey gelmeyecek. Uzun yıllar sağlığı saati

gayet yerinde olacak da sen bunu göremeyeceksin işte.

Benim oğlumla mı tehdit ediyorsun?

Yok. Ben seni tehdit etmiyorum.

Ben sadece sana bir yol göstermeye çalışıyorum o kadar.

Bu yol mu?

Bu yol falan değil, bu şantaj.

Adını Malin'e geldiğinde koyarsın.

İhbarı çekmeyi unutma.

Gerçekten benden oğlumu saklayacaksın yani öyle mi?

Can, bu sen misin?

Ben miyim?

Demek ki ben de eski Cihan değilim artık.

Ecmel o çocuğu senin yanından aldı.

Al ya.

Bir daha böyle bir şeye müsaade etmem.

Oğlumu ver bana. Oğlumla konuşacağım.

Oğlumu sezindirmeden hiçbir şey söylemeyeceğim. Hiçbir şey yapmayacağım.

Bekle.

Kurban. Anne sesini duymak istiyor. Akşama gelecekmiş.

Müşteriler.

Anneciğim.

Oğlum iyi misin?

İyiyim. Babam beni kurtardı.

Bir şu anlar dinleyin. Sen de gel hemen.

Geleceğim tabii ya. Sen hiç merak etme. Öyle bekle beni tamam mı? İyi ol.

Tamam.

Babama veriyorum.

Seni çok seviyorum Deniz.

Ben de.

Söyle. Cihan tamam.

Ama burada bitmedi.

Bu da bitmedi.

İhbar geri çekecek.

Hayal ihtiyar nerede?

Vallahi bana yeni bir ceza dosyası açtırmamaya çalışıyorlar.

Bu cephede de yeni bir şey var.

Zerrin Şimali'yi kaçırdı.

Evine götürmüş.

Makbule Hanım'ın eşyaları. Başınız sağ olsun.

Sağ ol.

Şuraya bir imza lütfen.

Ölüm belgesi çıktı.

Aşağı kata inip defin bürosuna vereceksiniz kimlikle birlikte.

Oradan ruhsal çıkınca morgü size teslim edecektir.

Çıkmasa da bir iki saat sürer.

Tamam, çok sağ ol.

İnce ettim.

Aliyom.

Sağ ol kardeşim, sağ ol.

Gün kaybettik.

Şimdi yarını defne edeceğiz.

Yok hemen gelemem ben.

Ananın son bir vasiyeti vardı.

Onu yerinden getiririp öyle ayrılırım bundan.

Tamam. Tamam sağ olasın. Eyvallah.

Kaya. Daha ne kadar bekleyeceksin ha?

Hele bana bir söyle daha ne kadar bekleyeceksin?

Karakola git hemen beni dinle. Haydi.

Anne halledeceğim dedim uzatma artık.

Abimler geldi mi?

İnmişler birazdan burada olurlar hayırlısıyla.

İyi.

İhtiyarla kaderi de yolladım. Dikkatli olun. Tamam iyi etmişsin. Beni dinle.

Akşama kadar.

Benim torunumla gelinim o kapıdan dışarı çıkmazsa şu ayağındaki

kelepçeyi sürükleye sürükleye karakola ben giderim. Anne karışma artık

halledeceğim dedim.

Akşama kalmaz. Getireceğim.

Gel gel gel gel.

Gel.

Gel kurban gel. Allah'ım gel.

Koş babaannem koş. Babaannem.

Babaannem. Babaannem.

Allah'ım.

Allah'ım şükür olsun.

Şükür olsun, şükür olsun.

Şükür olsun.

Hoş geldin. Hoş geldin.

Anne.

Annesi nerede?

Ölecek.

Sen ölürdün de geride bırakmazdın onu, ne oldu?

Demek tek değişen ben değilmişim ha?

Bir tanem gel.

Bir tanem. Ben seni çok özledim.

Ben de seni çok özledim ama.

İyi misin?

Evet. Ama Allah'ım sen bir de değişik kokuyorsun.

Ne kokuyor?

Şey.

Bir tanem benim ilaç kırıldı üstüme döküyordu. O kokuyordur.

İlaç keçi kokuyormuş da.

Değiştiririm üstümü geçer tamam mı? Keçi kokuyor.

Ama sen misler gibi kokuyorsun babaannem.

Yapma. Hicmer.

Hadi Cihan abi yukarı çık. Hadi siz de geçin. Hadi gel. Gel bir yemek yaptık

sana sen. Gel.

Acıktın mı?

Gel. Sen de çok özledin.

Torunumu bana geri vereceksin Cihan.

Beni duyuyorsun.

O çocuk benim kanımdır.

İnsan kanın dediği birini kaçırıp da başına silah dayamaz ecme.

Sana o çocuk benim kanımdır dedim.

Bu saatten sonra onun üstünde hiçbir hakkınız kalmadı.

Bir de... ...anasından habersiz kaçırmışsın.

Sahte belgeyle, sahte pasaportla oyunlar kurmuşsun Cihan Efendi.

Önce seni içeri attıracağım.

Sonra da gelip torunumu kendi ellerimle alacağım bu konakta.

Tam zamanında.

Hoş geldiniz.

Tam zamanı memur bey.

Aha bu adam.

Benim torunumu annesinden habersiz ta Macaristan'dan kaçırdı buraya.

Bunun bir adamı var.

İdris Seferoğlu.

Ona sahte pasaport yaptırdı.

Polisi peşine taktırdı.

O arada kendisi de özel uçağıyla çocuğu buraya kaçırdı.

Torunum aha şimdi burada.

Dedesiyim. Almaya geldim.

Ejmer Bey.

İdris Sefeoğlu'nun verdiği ifadeye göre hakkınızda işlem başlatıldı.

Benim hakkımda?

Yanlış adamı söylüyorsun. Orada.

İfadesinde Cihan Alboro ve Cihan Deniz Alboro'ya verilen sahte pasaportun...

...sizin tarafınızdan temin edildiğini söyledim.

Ne? Nasıl?

Ve ayrıca o belgeleri kullanması için de...

...sizin yönlendirdiğinizi söyledi.

Yalan söylüyor.

Bunu yapan... ...odur. Ya ben neden yapayım böyle bir şey?

Çünkü komiserim... ...Ezmel Albora... ...müvekkilimi suçlu göstermek için

Cihan Albora'nın adına... ...sahte pasaport düzenletmiş.

Yalan söylüyor. Çocuğu kaçıran Cihan'dır. Hayır.

Budapest'te de zorla... ...silahla...

...çocuğu kaçırmaya çalışanlar... ...Ejmer Alboro'nun adamlarıdır.

Bunu kanıtlayacak görüntülerimiz ve görgü tanıklarımız var.

Bunları zamanı gelince ilgili dosyaya sunacağız.

Cihan Alboro, Ejmer Alboro'nun adamlarından... ...çocuğu kurtarmıştır.

Çocuğun annesi şikayeti geri çekmiş... ...ve seyahat muvaffakatnamesindeki

imzanın... ...kendine ait olduğunu doğrulamıştır.

Dolayısıyla Cihan Albora'ya yönelik bir kaçırma suçlaması bulunmamaktadır. Ama

biz Necmel Albora hakkında suç duyurusunda bulunacağız.

Çocuğu silahla kaçırmaya azmettirme, belgede sahtecilik ve müvekkilim

hakkında iftira.

O belgeleri ben yaptırmadım. Bana tezgah kuruyorlar.

Alçaksınız. Adi düzenbazlar.

Necmel Bey.

Savcılık kararıyla bizimle geliyorsunuz. Karakolda ifadenizi alacağız. Kim

geliyor? Şikayetçi olan benim.

Bunları yanınıza bırakmayacağım.

Göreceksiniz siz. Yanınıza bırakmayacağım bunları. Kes, kes

sırvalamayı. Hadi konuşmayı kes de git ifadeni ver.

Elinizden geleni aklınıza koymayın.

Evine git. Kızına de ki benim gelinimle torunumu serbest bıraksın. Yoksa siz

karşılıklı baba kız aynı koğuşta kalacaksınız.

Yeminim olsun... ...sizi bu kapının önünde köpek gibi süründürmeden...

...mezara girmeyeceğim. Konuşturmayalım.

Görelim bakalım.

Alacağım. Hadi bakalım.

Elinizden geleni ardınıza koymayın.

Ben de gideyim. İfadesini anlatacak.

Kulağım orada olsun.

Hallettin Mehmet, hallettin.

İşte muvaffakatlerine yöneliydim. Budapest'teki ihbarı da geri çektim.

Bir imza verin dedim.

Bittim.

Şimdi Mardin'e bilet alıyorum.

Mardin'e gitmek zorundayım. Oğlum orada.

Ya oğlumla, oğlumla tehdit ediyorlar.

Ben Cihan yapmaz diyemiyorum artık. Cihan yaptı, yapıyor.

Yapacak.

Mardin'e gidip oğlumu alacağım.

Hadi şimdi uçağa gidiyorum ararım.

Sağ ol.

Tamam mı? Tamam hadi.

Zerrin.

Zerrin aç şu kapıyı.

Zerrin bak pişman olacaksın!

Aç şu kapıyı Zerrin!

Yılkay!

Yılkay kurtar beni!

Abi.

Hoş geldiniz.

Hallolsun. Cihan'ı sağ salim getirmişsiniz.

Geldi çok şükür sağ salim. Yenge.

Gerisini sorma. Ne yaptın? Durum ne?

Bir daha yenge geldi içeri. Ben halledeceğim dedi. Ben de kapıda

bekliyorum. Ecmel.

Gelmedi daha.

Havala karakolda terlemeye devam ediyorduk.

Eter olsun.

Akşama kadar bekle.

Kapı açılmazsa söyle ben gelip açayım.

Gerek kalmaz.

Kalırsa da ben hallederim, benim meselem bu.

İpek'e söyle karakola gidilmeyecek, şikayetçi olunmayacak.

Gitmeyecek. Haber ederiz.

Bak ne güzel yanındaymış.

Kokunu almış.

Sakinleşmiş. Gene koklayacaksın.

Son değil ha.

Merkemeye gideceğiz.

Önce görme kararı çıkaracağız.

Gene gelecek yatağına.

Efendim anne.

Sonra velayet.

Daha tövbe hayran olayacaksınız duydum.

Bunlar olsun istiyorsan.

O kapıyı açacağız.

Şimdi peyi bırakacağız.

Şimali de babasına vereceksin.

Bulabiliyorum bak.

vermezsen.

Yarın sana hiç vermezler.

Şimdi bir çoğunu aldığım bu küçük çoğu var ya.

O meykeme sana dövme, oku, atma.

Bak elimizde ki geceden de oldu.

Hadi benim annem. Hadi tamam diye verelim. Allah'ın aşkına.

181 sefer sayılı Fransız. Hanımefendi, sizi bir saniye kenara alabilir miyim

ben acaba?

Tabii, ne oldu?

İniş kartınızda bir problem var gibi gözüküyor. Hemen bir kontrol edeceğim

müsaadenizle. Tamam.

Dalia Hanım, kusura bakmayın. Uçakta kapasite üstü bir satış yapılmış. Sizin

koltuğunuz şu an maalesef başka bir yolcu ile mükemmel görünüyor.

Nasıl yani ne demek mükerrel görünüyor? Yani aynı koltuğa iki ayrı yolcu birden

tanımlanmış durumda. Anladım da ee yani?

Şu anda uçak dolu olduğu için maalesef siz bu uçuşu alamıyoruz.

Nasıl alamıyorsunuz ya?

Biliş kartınız ücretsiz bir şekilde bir sonraki Mardin uçuşuna aktarılacak.

Hanımefendi bir sonraki Mardin uçuşu yarın.

Doğrudur evet yarın sabahki ilk uçuş.

Merak etmeyin konaklama ücretiniz karşılanacak. Ya umurumda bile değil

benim bu gece Mardin'de olmam lazım.

Tamam anlıyorum haklısınız ama şu an yapabileceğimiz başka bir şey yok

maalesef. Öyle şey olur mu bu bileti ben aldım parasını ödedim siz bana biniş

kartını verdiniz. Tamam haklısınız ama şu anda sistem bunu gerektiriyor benim

yapabileceğim bir şey yok.

Ya sistemin hatasının kurbanı niye ben olayım? Ben niye bedelini ödüyorum?

Lütfen rica ediyorum bilmem lazım diyorum.

Hanımefendi rezervasyonu yapan son yolcu siz olduğunuz için sistem otomatik yer

uçuşu aktarmış sizleri. Çıldırıyorum.

Rezervasyonu en son ben yapmış olabilirim ama buraya geç kalmadım.

Saatinde geldim kapıdayım daha yolcu var. Çok rica ediyorum. Bir saniye

dokunmayın dokunmayın bana. Benim onun için bilmem lazım.

Bir dakika bir dakika.

Bir dakika.

Beyefendi lütfen müdahale etmeyin olur mu? Bir dakika.

Bir dakika.

Uçuş amiriniz kim bugün?

Bugün uçuş amiriniz kim?

Beyefendi benim bunu söylemeye yetkim yok maalesef.

Lütfen.

Tekrar bakın.

Bakayım ama... Ya lütfen bakın.

Benim.

16 Mardin uçuşu.

Kapıda bir yolcu var.

Hemen. Şimdi.

Sen.

Alo.

Peki. Peki tamam sağ olun.

Ali Hanım kusura bakmayın. Az önce biznes bölümünde bir koltuk açıldı. Ben

sizin bilinç kartınızı 2A olarak güncelliyorum.

Yalnız bir dakikanızı rica edeceğim.

E nasıl oldu bu?

Bir kişilik yer varmış.

Hiç yer yok yani uçak tamamen dolu diye almadılar az önce mi?

Görevliler ekranın sadece ön tarafına bakar.

Bazen arka tarafına da bakmak gerekir.

E şimdi bu ayarladıkları uçuş biz nasıl sizinki? Siz lütfen onu kullanın. Sizin

ekonomi çünkü.

Kalabalıkta kaybolmayı severim ben.

Şaka.

Ön tarafta herkes birbirine süzer.

Ben yolculukta uyumayı severim.

Akışlar üzerimdeyken uyuyamıyorum.

Bu arada Alya, Alya Simit.

Kartal vardı.

Alya Hanım, buyurun. İyi uçuşlar.

Kartal Bey çok memnun oldum. Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

Uçağa binerek. Eğer biraz daha oyalanırsak bu koltuk meselesi kökünden

çözülecek. İkimiz de uçağa kaçıracağız. Buyurun uçağa.

İyi uçuşlar.

İyi uçuşlar.

Buyurun, iyi uçuşlar.

Kaya.

Tamam. Tamam, geçti. Çok korktum.

Geçti tabii, iyi misin?

Helal.

Diyelim bana o yaptığını ödettireceğim ona.

Bana yaptığı o zalimliği ödettireceğim ona.

Sakın.

Zerre şimdi çıçıkı götürüyor.

Bak eğer buradan çıkınca karakola gider şikayet edersin.

Kur'an hakkı için o bıçakın boğazına bu sefer ben dayanırım. Duydun.

Senin bu yaptığınız yanınıza mı kalacak ha?

Mert'e hiçbir şey almamış gibi susacak mıyım böyle? Tamam.

Sus. Sus.

Şikayet yok.

Söz ver.

Söz.

Haydi anne korban.

Zerrin. Tamam.

Tamam. Tamam.

Geç. Haydi.

Zerrin sakın!

Sakın verme çocuğu.

Bunlar gene yaptı yapacağını.

Beni karakollara düşürdüler. Zor bela kurtuldum.

Her işleri tezgâh, her işleri tezgâh.

Çocuğu verdiğin an soluğu karakolda alacaklar. Bana yaptıkları gibi seni de

oyuna getirecekler.

Şikayet yok dedim bak sus.

Sus ulan.

Sus ulan. Sus söz vermiş.

Onların ne şerefsiz olduğunu sanki bilmiyorsun.

Sus ulan!

Zerrin sakın kızım.

Sus!

Kız hapislerde mi yürüsün?

Haydi kızım.

Zerrin.

Haydi benim annem.

Haydi. Haydi.

Haydi.

Haydi.

Söz verir misin?

Sen ne zaman çıktın o sahneden?

Ha?

Haydi kızım.

Kıyıldır. Sen nereye?

Babam da bize kalacak.

Hadi baba.

Anne,

hadi.

Hadi anne.

Hadi.

Babam artık bizde burada kalacak. Konakta.

Yok. Valla olmaz. Kalacak.

Babam bu evin direği.

Ve benim ona ihtiyacım var.

Hem de çok.

Ve sen açtığın boşanma davasından vazgeçeceksin.

Ne diyorsunuz?

Boşanmayacaksın. Boşanırsan beni kaybedersin anne.

Ben bu kadınla evli kalmam.

Boşanma.

Beni kaybedersin.

Şöyle ye.

Sana gördüm.

Ben bu adamla evli kalmam.

Kefene girerim.

Boşanmadan gene bu kapıdan girmem.

Hep yemin ederim ekmek olmuş önüme dizilmiş.

Bir bir yiyor.

Geçmiş olsun, hoş geldiniz.

Ver

babaannem,

seni ver.

Oy kurban olsun babaannem.

Babaannem sana kurban.

Babanın sana kurban, senin verene kurban. Hoş geldiniz, hapishanem hoş

geldin. Benim güzel kızım.

Geçmiş olsun.

Geçmiş falan değil.

Geçmedi geçmeyecek, ben bugün ölümle tehdit edildim.

Cihan abi beni bu konağın ortasında ölümle tehdit etti.

İpek konuştu, kusatma.

Uzatmayayım mı?

Uzatmayayım mı? Sen benim ne yaşadığımın farkında mısın Kaya?

Bugün benim boğazıma bıçak dayandı, bıçak.

Beni odaya kilitlediler, ben orada ölmeyi bekledim.

Benim sesimi kimse duymadı.

O kadın bunun cezasını çekmeli. Ya çekecek, elbet çekecek. Biz bir anaya

verilecek en büyük cezayı vereceğiz ona.

Evladını görmeyecek.

Anne.

Bana yetmez ama.

Ben gidiyorum karakola şikayetçi olacağım.

Peki.

Gitmeyeceksin, peki.

Şikayetçi olmayacaksın.

Alboro ailesinin meselesi Alboro'nun konağında çocuğum.

Parakolda değil.

Beden kayın.

Öyle abi.

Sen... ...sen nasıl yaptın ya bunu bana?

Sen böyle gözümün içine bakıp bunu nasıl... Nare dur!

Nare! İyi yaptın. Nare!

Nare! Ya bu çocuğun annesi üç aydır bu çocuğun hasretiyle yanıyor.

İki saat ya.

İki saat hasret giderseydi ölür müydünüz?

Vermediniz, verseydiniz bunların hiçbiri olmayacaktı. İyi yaptım. Öyle mi?

Peki benim suçum ne burada?

Ben mi dedim çocuğu anasına vermeyin diye?

Peki sus tamam.

Senin suçun bununla evlenmek. Nuri sus bana.

Sus. İtme beni.

Yeter.

Yeter.

Aa çimal gelmiş.

Geldi ya geldi Cihan'ım. Bak hele şuna nasıl büyüdü. Sen büyüdün o da büyüdü ha

gördün. Hele bir kukla.

Paşam.

Amcasının paşası. Oh bana durun. Hoş geldin.

Akayım, iyi misin?

İyiyim. Oh.

Hoş geldin, nasılsın?

Hoş bulduk.

Kıramcan'la evlenmişsiniz.

Tebrikler.

Sağ ol, sağ ol.

Anni, Melahat'ı o uyuyor, ben o yerine getireyim. Tamam, annem.

Biz Şımar'ın beşliğini senin odaya gönderdik.

Cihan geldi, odasında kalacak artık.

Hadi.

Haydi.

Ben de Kadir abimlerin yanına gidebilir miyim?

Haydi, haydi.

Kadir abi.

Cünhan.

Annem, Makbule Hanım vefat etmiş. Seni doğurta ne be?

Var Ahmet, elisin.

Bizim çocuklara ilgileniyor değil mi Cenazem? Allah razı olsun annem,

ilgileniyorlar. Ben bir duasını koyup geleceğim.

Erol, uğraştım müsaadesini aldı bir saat.

Duayı koyup geri vereceğim.

Resmidir. Resmidir.

Hadi.

Ne güzel de uyudu.

Peki.

Ben bugün yaşananlar için çok üzgünüm.

O kapının önünde ben öldüm, bittim.

Zerrinin yaptığını savunmuyorum.

Savunamam.

Ama o dört dolar arasında aylarca evladına hasret kaldı.

Çıktığında da... ...kızını başka bir kadının kucağında gördüm.

Aklı öfkesine yenildim.

Nare'yi de savunmuyorum.

O da yaşadığı acıyı önüne kim çıkarsa ondan çıkarıyorum.

Peki ben Kaya?

Ben böyle herkesin acısını tek tek ödeyecek miyim?

İpek, ben öyle bir şey demedim.

Kaya sen benim anlamadığımı mı zannediyorsun?

Ben Zehra'nın ne acılar çektiğini bilmiyor muyum?

Nare'nin neden bu hale geldiğini anlamıyor muyum?

Anlıyorum ama artık bence siz de biraz beni anlayın.

Şimale ben bakmadım mı?

Altını ben değiştirmedim mi? Gece hastalandığında sabaha kadar başını ben

beklemedim.

Ağladı onunla ağladım, o güldü onunla güldüm.

Anası yokken ben analık ettim bu kıza.

Öz çocuğum gibi sevdim, hâlâ daha çok seviyorum.

Ama analık ettiğim kızın annesi bugün benim boğazıma bıçak dayadı Kaya. Ben o

odada ölmeyi bekledim. Evet, tamam.

Tamam, bak haklısın.

Çok haklısın.

Ama karakol yolu savaş yolu İpek.

O yoldan bu konağa bir hayır gelmedi, gelmeyecek.

Zeynep'in artık dışarıda kayı.

Ben ondan korkmuyorum biliyor musun?

Senden korkuyorum, onun sana bir adım bile yaklaşması senin... Peki, ben seni

seçtim.

Nikâh masasına oturdum, yüzüğü taktım, dahası yok.

Ama bu Zeynep'in Şimal'in annesi olduğu gerçeğini değiştirmez.

Ne güzel kendine ait bir odası vardı kızım.

Şimdi beşiği kaldı tuvar tipinde. Aşk moda yok şimdilik böyle.

Sonra?

Sonrasına sonra bakacağız Epek.

O da Şimal'in hakkı Kaya.

Şimal'in hakkı. Çünkü Şimal senin çocuğun.

Yani sonuçta Cihan Deniz'in damarlarında kimin kanını attığını biliyoruz. Bu

ailenin erkeklerini değil ki. İpek sus.

Kaya. İpek.

Sakın.

Bir daha böyle bir şey duymayacağım.

Cihan Deniz bu ailenin evladı.

Abimin oğlu.

Bu konanda baş tacı.

Peki bizim bir oğlumuz olunca?

O da bu konakta yer bulabilecek mi?

O da Cihan Deniz gibi baş tacı edilebilecek mi?

Yoksa beşin şimal gibi duvar tepinde mi kalacak?

Merhaba tekrar.

Sayenizde Mardin'deyim.

Aceliniz vardı.

Acelisi olanın gerekçesi bununmuş.

Biliyorum. Çok biliyorum.

Siz buralı mısınız?

Alya Simit ne kadar buralıysa ben de o kadar buralıyım.

Siz?

Yok, biri.

Gerçi Mardin pek öyle düşünmüyor.

Birbirimize benziyor.

Lütfen buyurun siz.

Yok buyurun.

Araba sizin.

Acelem olmasa asla kabul etmezdim ama... ...tekrar çok teşekkür ederim. İyi

akşamlar.

İyi akşamlar.

Selamun aleyküm. Aleyküm selam.

Başın sağ olsun. Allah razı olsun.

Başın sağ olsun. Allah razı olsun.

Başın sağ olsun kardeşim.

Sağ ol.

Mukadderat.

Topraktan geldi, toprağa gideceğiz.

Mekanın cenneti olsun. Allah razı olsun. Teşekkürler.

Sadakat hanım hoş geldiniz.

Maşallah sağ olsun.

Sadakat hanım gelmiş.

Gelecek tabii oğlum.

O sadakat albora.

Kim?

Haşiret anası sadakat albora.

Mühtemelen.

Hasan?

Oğlum ne işin var senin burada?

Hak var abla, komşuluk hakkı.

Dua etmeye geldim.

Doğrudur, doğrudur. İyi, Allah razı olsun.

Hadi ben de bir duamı ödeyeyim.

Tamam.

Söyledi.

Yıllarca sustu sustu.

Ölürken oğluna söyledi.

O çocuğun bakışı.

O bakış.

Allah'ım ben ne yapacağım şimdi?

Ablam bunu bilmemeli.

Duymamalı bunu.

Duymamalı.

Duymamalı.

Hasan.

Oğlum neyin var? Ne işin var burada? Ne yapıyorsun?

Yok bir şey abla, yok.

İçeride bunaldım.

Dışarıya attım. Kendimi sıcak... ...attım kendimi dışarı.

Sen?

Sen ne yaptın içeride?

Tövbe estağfurullah, ne yapacağım içeride?

Dua mı okudum?

Helalliğimi verdim, görevimi yaptım.

Allah razı olsun senden. Ya biliyorsun... ...cihanı kucağıma o verdi

be. Hakkı ödenmez.

Makbule'nin yattığı yer... ...incitmez.

Allah razı olsun ondan.

Amin. Amin inşallah, amin.

Kelepçenin müsaadesi bir saat.

Hadi giderken seni de götürelim.

Ben arabayla geldim abla. Ben gelirim sana, siz gidin.

Gelirim ben.

E tamam, tamam.

Hadi iyi akşamlar. Tamam abla, tamam.

Savaşta. Bedelde.

Kararda.

Kaderde.

Açıkta.

Ama bir korkunma.

Seni kaybetme korkusu.

Ömür kendini kaybettirme olur mu?

Bu aşkın nüspası

rüzgarlarda Aslı

bende kalacak

Bizi hasreti sarar

Sen benim korkumu diye çeseydin. Sen benim zayıflığımı diye çeseydin. Ben

senden yardım istedim. Ben sana sığınmak istedim. Cihan git!

Ali'ye neredesiniz? Bak seni bekliyorum burada. Hadi.

Neycik hocam.

Ali'ye saçmalama.

Ali'ye bak şakanın sırası değil ha. Herkes burada sizi bekliyor ha.

Ali'ye bak bu sefer affet lan onu.

Gidin yere, gidin.

Oraya da bir daha dön.

Deniz!

Yavaş!

Ne oluyor?

Gel prensim gel.

Uyanmıyor. Kötü çantanın zıkkım elmasından yedim.

Afiyet olsun.

Yenge görmüş.

Okulda yapamadım diye çok üzüldüm. Ama Kadir abimler burada yaptırdı.

Evet, çok güzel.

Gördün mü? Planı çiftçe uyandırdım.

Evet, mükemmeldi.

Bir şey beğendiniz mi?

Harikaydı. Muhteşemdin sen paşam, muhteşem. En güzelini sen yaptın, her

zaman en güzelini sen yaptın.

Hoş geldin yenge. Hoş geldin.

Hoş geldin.

Hoş geldin.

Sana konağa gelmemeye yeminliydim hani.

Hediyeni görmeye emin.

Yeminimi bozmadım Sadakat Hanım. Oğlum yine buraya kaçırıldığı için.

Mecbur kaldım.

Konuşacağız.

Anne. Hadi gel benim üstümü de değiştirelim. Hem babam bana... Ben yeni

tableti almıştım, onu da gösterdim. Tamam, evet, üstünü çıkartman lazım.

Bakayım, terlemişsin de.

İyi, sen şimdi üstünü çıkar.

Ben de geleceğim yana, tamam mı? Anne, ben sana tabletimi gösterdim.

Bir tanem, tamam.

Tamam, söz.

Yenge, biz istersen şey yapalım. Gidelim, üstümüzü çıkaralım, makyajımızı

çıkaralım. Yoksa üstümüzde kalır, tamam?

Tamam. Hadi.

Hadi gel, Pakir abla.

Pakize de gelsin.

Geleceğim.

Nasıl yapabiliyorsun böyle bir şey?

Hadi ecmenin adamları oğlumun yolunu kesti. Sen onu onların elinden aldın.

Sonra ne yapman lazımdı Cihan?

Çocuğu annesine bırakman lazımdı değil mi? Sen ne yaptın?

Attın uçağa oğlumu. Ülkeden dışarı çıkardın.

Onu kurtardım.

Kurtarmakla kaçırmak arasında ince bir çizgi var. Sen onu çoktan aştın. Aliye

şimdi... Bitireceğim lafımı. Ben konuşacağım. Sen...

Sen her şeyi zaten hazırlamıştın.

Ecmel falan bahane, havaalanı hazırdı, İdris hazırdı.

Sahte belge hazırdı değil mi? Ben Budapest'le de polislerin ortasında

ağlanırken sen zaten oğlumu çoktan götürdün. Peşinden İstanbul'a geliyorum

orada bir tuzak.

Değil mi?

Sahte belge var diyorum, bu belge sahte diyorum polislere sen beni arıyorsun

ihbarını geri çekeceksin. Neden?

Çünkü oğlumla tehdit ediyorsun beni.

Ben de bu imza benim demek zorunda kalıyorum.

Deli kadın gibi insanların içinde saçma sapan bir pozisyona düşüyorum.

Oğlumla bir sen beni tehdit etmezsin diyordum. Sen de yaptın.

Sana söyledim. Ama beni dinlemedin.

Ecmel dedim Cihan'ı alacak, adamları şehirde.

Dinlemedin. Kulağını kapattın.

Hatta bana ne dedin?

Oğlumu benden çaldın.

Oğlumun sahnesinden çaldın.

Ben senin kadar zalimini görmedim falan filan. Vermedin.

Ben eğer Cihan'ı kurtarmaya kalkmasaydım... ...ecmelin adamları

Cihan'ı kaçırsaydı Cihan şimdi Allah bilir neredeydi.

Evet, sahte belge, tuzak, İdris. He, ben yaptım. Yeni olsa yine yaparım.

Ben gittim, o çocuğu kurşunların içinden kopardım aldım. Kadir Kıymet bil.

Kopardın aldın sonra da annesinden niye kopardın diyorum.

Annesi sözümü dinlemiş olsaydı şimdi bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.

Tamam.

Bak sana da düzgün bir şekilde söylüyorum.

Cihan biz burada kalamamışız.

Ecmeli ne yapacaksın?

Ecmel'in dibine girdiğimizde tehditini geri çekmiyor. Bu çocuk okula gitmek

zorunda. Sokağa çıkacak, arkadaşlarıyla oynayacak. Nasıl olacak burada?

Her sabah senin silahlı adamlarınla mı gitsin okula? Ben Cihan'ın yanındayken

kimse onun kılına bile dokunamaz. Sen onun yanındayken oğlum kaç kere

kaçırıldı? Kaç defa bu konağa kurşunlar yağdı? Kaç tane insan öldü? Konuşturma

beni. Oldu. Oğlun yol sürekli yine olacak.

Gittiğin yerde olmayacak.

Koruyacağım. Evet, korunması gerekiyorsa daha fazla önlem alırız. Sen oraya adam

yollarsın. Oradan korumaya çalışırsın.

Enver de başlarında durur. Ben de oradayım.

Enver benim oğlumun başında duracak.

Koruyacak, öyle mi?

Önce ben koruyacağım. Polisler koruyacak, evet. Enver de başlarında

olacak.

Bugün koruduğu gibi mi?

Bir daha olmayacak Cihan.

Olacak. Olmayacak.

Ben oğlumun canını başka bir adama emanet etmeyeceğim.

Bunun kararını sen veremezsin.

Çoktan verdim bile.

Cihan burada kalacak.

Delirt.

Deniz burada kalacak, ben de mi burada kalacağım onunla? Hep beraber tekrar bu

konakta mı yaşayacağız? Nasıl olacak bu?

Sen burada kalmak zorunda değilsin.

Bak gerçekten çıldıracağım.

Benim oğlumu bırakıp gitmeyeceğimi biliyorsun.

Ve ikimiz de birbirimizi görmek istemiyoruz değil mi?

Yani birimizin gitmesi lazım.

O giden de ben olacağım. Ama oğlumla gideceğim.

Biz artık aynı konakta kalamayız.

Biz artık aynı şehirde de kalamayız. Seninle aynı ülkede bile kalamayız.

Yaşarız, kalırız aynı ülkede, aynı şehirde, aynı konakta.

Ben seni çok iyi tanıyorum Alya.

Senin oğlun için yapamayacağın tek bir şey bile yok.

Her şeyi yaparsın.

Mecbursun. Mecburuz.

Ben oğlum için bile artık sana mecbur olmam.

Bırak, görsün oğlunu.

Öpsün, koklasın.

Ama o çocuk bu konağın kapısından bir daha çıkmayacak.

Anası dahil kimseyle.

Bu hatayı bir kere yaptık, bir daha olmayacak.

Güzel.

Deniz. Anne, benim oyunum orada çok güzeldi değil mi?

Tedir abi hep şaşırdı. Ama ben hiç şaşırmadım.

Harikaydın sen.

Olsun harikaydım bir tanem.

Şimdi buradaki oyunun çok güzeldi.

Ama Budapest'te de okuldaki arkadaşların da... ...oyunu oynamak için seni

bekliyorlar, biliyorsun değil mi?

Prensesler bizi bekliyorlar.

Oradaki prensesi hâlâ uykuda.

Şimdi biz... ...burada hasretimizi gidereceğiz.

Bitecek.

Sonra tekrar evimize döneceğiz, değil mi oğlum?

İyi geceler.

İyi geceler.

İngilizceler bir tanem.

İngilizceler annen için.

Aldı herif. Ne istiyorsun sen?

Ecmel. Ben ifademi geriye aldım. Sen ne istiyorsun hala bende, ha?

Vallahi şaşkınım, Nedim.

Yahu istemeden Cenab-ı Allah önüme düşürüyor.

Yegenin... ...Ateş Baybars... ...yarın çıkıyormuş, ha?

Nasıl yani?

Artış Suriye'de.

Daha beş yılı var, nasıl çıkıyor? Nakil yapılmış buraya.

Midyat cezaevine.

İyi hal, bilmem nedir.

Anlayacağın... ...yegenin yarın özgür bir adam oluyor.

Haberin olsun.

Yandın Nadim, yandın.

Eğer o çocuk babası Süleyman Bay varsa...

O tezgahı senin kurduğunu bir öğrenirse.

Ne yapacaksın Adem?

Nereye kaçacaksın?

Çocuk arızadır biliyorsun.

Bir yanında Cihan vardı.

Şimdi öbür yanında da ateş çıktı.

İki ateş ortasında kaldın anlayacağın.

Sen en iyisi beni dinle Adem.

Gel benim gölgemle.

Böyle serin serin yaşa.

Yarın yeğenini karşılamaya gitmeyi unutma.

Amcasısın, ayıp olur.

Hadi bakalım, gözün ayrı. Hadi.

Bana mı postak oyunu aldın?

Senim. Kim onu önde bana?

Postak oyunu.

Sen... ...dolan için ben bu cezaevinin duvarlarını yedim lan.

Duvarlarını yedim oğlum.

Sen benim çılgınlığımı biliyor musun lan?

Kimmişsin lan benim? He?

Kimmişsin lan? Ne oluyor lan burada?

Kimim lan benim?

Hayra! Gel buraya!

Bırak lan!

Aç! Aç! Gözünü aç! Gözünü aç! Gözünü aç lan!

Ben kimmişim?

Şerefsiz olmuş şerefsiz! Herkese yavru dengesiz!

Üçlü ülke.

Dört devlet. On bir imza.

Bana seni Suriye'den buraya getirebilmek bunlara mal oldu.

Oysa sen... ...bir gecede benim bütün emeğimi heba ettin.

Şimdi tutanak tutmak lazım.

Kayıtlar silinecek. Adam unutacak.

Gardiyan susturulacak.

Bütün bir gece gene seninle uğraş... Dur, uğraş dur.

Bana kimse dokunamaz.

Sana kimse dokunamaz, doğru.

Sana birinin eli uzanacaksa... ...o el ancak benim elim olur.

Halledeceğim.

Hazırlan.

Yarın akşam dışarıda ısın.

Çıkarken öfkeni de yanına al.

Ziyanı olmasın.

Çünkü onun sahibi de benim.

Buyurun.

Ve Erhol'un itirazını kabul etmiş hakim.

Adli kontrol kaldırmış.

Kelepçeyi çıkaracaklar.

Görevliler geldi. Balkonda bekliyorlar çıkarmak için.

Sadakat albora. Dosyanı o. 147-758-B.

Erol Taşkın.

Avukatı Erol Taşkın.

Sağ ol.

Dava sürüyor Sadakat Hanım. Ama artık tedbirsiz sürecek.

Nefsi müdafaa savunmamız güçlü. O da çözülecek sonunda. Dosya kapanacak.

Adım adım. Müsaadenizle. Buyurun.

Geçmiş olsun satan kadın.

Buyurun ben sizi geçişim.

Hiçbir yere gidemezsin!

Geçmiş olsun anne.

Geçmiş olsun anne.

Sadakat Hanım geçmiş olsun.

Git buradan.

Git buradan, git buradan!

Git buradan, git buradan!

Anne. Buradan git!

Anne.

Ben seni anlıyorum.

Anlıyorum sen acını başkasının canına acıtıp unutuyorsun.

Ma öyle olmaz, öyle sevdiğin geri gelmeyecek kızım.

Sen benimle acı mı yarıştırıyorsun?

Ben onu çocukken sevdim.

Çocuktum, küçüktüm, aşk nedir bilmiyordum, adını bilmiyordum.

Sen şimdi benden kopanın adını bile bilmiyorsun.

Adını bile bilmediğin şeyin hangi acıyı tartacaksın sen?

Siz benim acımı nereden bileceksiniz?

Cuman'a bir tane içki ver.

Canımız bitmiş.

Kazanayım.

Afiyet olsun.

Ümmü abla, bana da bir tane daha koyar mısın çay?

Dördüncü.

Maşallah maşallah, yarasın.

Afiyet olsun.

Ümmü, Nara nerede?

Çıktı Sadaka Hanım.

Sabah erken çıktı, hastaneye gitti.

İşe başlayacakmış bugün.

Şükür.

Haydi hayırlısı.

Hoparlanacak inşallah, iyi gelir ona.

Şifa.

Geçmiş olsun annem.

Ali Hanım ne yapacak karar verdi mi Cihan?

Konakta kalacak.

Yoksa başımıza yeni çoraplar örecek.

Günaydın.

Paşam.

İşte şimdi hayırlı bir sabah oldu. Hoş geldin, hadi otur.

Günaydın paşam.

Günaydın.

Anne gelmiyor mu kahvaltıya?

Hazırlanıyordu, dışarıya çıkacakmış.

Sen biliyorsun nereye gidecek.

Hayır, onu ben de bilmiyorum.

Servis kalktı.

Sen niye süt içmiyorsun?

Hele sütü ver.

Ya senin çok sevdiğin şeyler var burada, sen beni...

Buna bayılıyorsun, niye yemiyorsun? Isır.

Isır.

Taya.

Şirkete giderken beni de bırakır mısın çarşıya? Birkaç şey alacağım bugün.

Onu tabii bırakırım.

Çabuk bitir.

Bitir, vallahi dökeceğim. Allah Allah, döküldü.

Şşşt.

Hepsi bitecek. Tamam.

Tamam, istersen bütün masayı da bitir.

Estağfurullah.

Azize affet olsun.

Sağ ol.

Babaannem.

Tabağındaki her şey bitecek.

Yemel lazım büyümek için. Hadi.

Hadi afiyet olsun.

Biz de çok oyalanmayalım.

Bırakacaksak.

Hadi afiyet olsun paşam.

Afiyet olsun.

Afiyet olsun babaanne. Ben size sağ olun. Afiyet olsun. Afiyet olsun.

Nereye gidiyor bu?

Nereye gidiyor bu? Karakola gidiyorsa benim oğlumu kaçırdılar, el koydular

oğluma diye şikayete ha?

Şikayetini kendi geri çekti ya anne.

Ama fakat namıya da kendi imzam dedi.

Gidip de o kapıyı bir daha kendi açmaz.

Ya bu kapı kapansa ne olacak? Bu yenisini açar, bundan her şey beklenir.

Hey bana bir bak! Sen nereye gidiyorsun?

Ecmele'e gidiyorum.

Cihan duydun?

Senden yüz bulamadı. Ecmen'le anlaşacak.

Evet, anlaşmaya gidiyorum.

Sen o adamın adını ağzına almaya hiç utanmıyorsun.

İşbirlikçisin, sen hainsin. Torunuma kurşun sıktıran o adamla anlaşamazsın.

Ne yaptığımı gayet iyi biliyorum Sadakat Hanım, sizin anlamanızı da beklemiyorum.

Hiç anlamadınız ki zaten, hiç anlamaya niyetiniz olmadı ki.

Evet, anlaşmaya gidiyorum.

Bu savaş bitsin diye gidiyorum. Oğlum kurşunların arasında büyümesin diye

gidiyorum. Gidiyorum.

Olmaz, olmaz yenge.

Ecmen'le yapılan her anlaşma kefene imzalıdır kızım.

Senin bu kapıdan başka bir hayrın yok.

Sen kaba tükürüyorsun.

Bismillahirrahmanirrahim. Ya Rabbi, makbule kulunun kabrin nur eyle. Amin.

Makamını cennet eyle. Amin. Kaldırdığı her canın, tuttuğu her elin hürmetine,

rahmetinle muamele eyle Allah'a. Amin. Ve selamun alel murselin.

Velhamdülillahi rabbil alemin. El Fatiha.

Ecmel Bey.

Ne var?

Aliye Hanım geldi kapıda.

Sizinle görüşmek istiyor.

Kim? Aliye Hanım.

Al.

Buyurun Aliye Hanım.

Bak hele kim gelmiş.

Hoş gelmişsin gelinim.

Aliye hanım.

Gelinin değilim ben senin.

Gelinimsin.

Oğlunun babası benim oğlum.

Öyle değil.

Sen ister kabul et ister kabul etme. Bu gerçek değişmez.

Sen benim gelinimsin. Deniz de benim torunumdur.

Deniz sadece benim oğlum.

Kimseye bırakmam oğlumu. Evlat annesinden koparılmaz.

Şimal de benim kızım. Ama benden kopardılar.

Şimdi sen de ayrı kal. Kör bakalım nasılmış.

Zeyrin ne diyorsun?

Haklısın.

Çok haklısın.

Sana yapılan çok büyük haksızlık, bana yapılan da çok büyük haksızlık.

Bunun bedelini de evlatlarımız ödemeyecek.

Sen kendi kızın için savaşını ver, ben de kendi oğlum için savaşımı vereyim.

Bizim savaşlarımız birbirimizin düşmanlığı olamaz.

Ben senin yanındayım.

Oğlumun velayeti bende. Sen ne yaparsan yap alamazsın. Öncelikle bunu böyle bil.

Cihan aldı ama.

Sen bu nutukları git. Önce o konakta Cihan Efendi'ye anlat.

Ne yani?

Torunumun o kapıda büyümesine izin mi vereceğim?

Katiyen. Senin yüzünden aldı Cihan. Niye aldı? Sen kaçırmaya çalışıp durduğun

için aldı.

Sen bu işin peşini bırak.

Ben zaten oğlumu alıp gideceğim. Onlarla bütün iletişimimi keseceğim.

Dokunmazsam çocuğu alacak mısın?

Alacağım.

Nasıl yapacaksın bunu?

Sen peşini bırakırsan ortada tehdit unsuru kalmayacak. Cihan'ın

güvenlik bahanesi de kalmayacak.

Zaten velayeti bende. Oğlumu alabileceğim. Ve gideceğim.

Kabul. Nasıl yanacağım ben senin sözüne?

Bak, sözüm sözdür.

Yalnız ikinci bir şartım daha var.

Neymiş? Çocuğa yaptıklarımı unutturmak istiyorum.

İki evlat gömdüm ben.

Soyumdan sadece o kaldı.

Toprakta iki köküm var.

Filiz'i denizler.

Gittiğiniz yerde ziyarete gelmeme izin vereceksin.

Ara sıra o çocuğu göreceğim. Sen de yardım edeceksin.

Yeter ki torunum benden nefret ederek büyümesin.

Sadece görmek için geleceksin. Almaya çalışmayacaksın.

Sözledim ya.

Kılına bile dokunmayacağım.

Yeter ki sen şartlarımı kabul et.

Kabul.

Tamam. Bak arada bir gelirim.

İnşallah benden nefret etmeyi bırakır.

Tamam dedim.

Anlaştık o halde.

Eğer suçu alamazsan... ...yardıma gelirim.

Senden hiçbir şey istemiyorum. Kendim hallederim.

Sana söz.

Kılına bile dokunmayacağım.

Yolun açık olsun.

Ali Hanım.

İyi yolculuklar.

İyi yolculuklar.

Gerçek.

Bırakacağız. Bırakacağım.

Ya çocuk benden nefret ediyor.

Zorla getirmeye kalksam yanına bile yaklaştırmaz.

Gönlünü ala ala büyüteceğim ben ona.

Yeter ki sadakatten cihandan uzak dursun.

Bak dağıtırım buradaki her şeyi dağıtırım. Bırak bak dağıtayım mı

burayı? Dağıtayım mı? Bırak bakalım.

Nare? Yapayım mı? Dağıtayım mı burayı? Nare?

Bardağımı içeceğim yine bırak.

Ver. Ver bardağımı çabuk.

Bardağımı ver çabuk.

Oğlumu burada tutman için bahanen kalmadı.

Sana mecbur değiliz yani artık.

Efendim.

Ne?

Ne diyorsun sen? Bir tane barda tanınma serdi milletin gözün önünde sarhoş

olmuş. Yarı çıplak.

Rezil ediyor kendini.

Tamam nerede?

Kapat tamam.

Nare Hanım. Bir barda sarhoşmuş.

Sen ne diyorsun?

İpek aradı işte söylüyor.

Görmüş konuşmuş. Zil zurna sarhoşmuş.

Kadir arayanlara basın çek.

Şimdi alıyorum.

Bırak arabamı ben de geliyorum. Deniz çıkmasın odasından biz dönerken.

Yalçın. Nare hastahanede değil. İşe başladı bugün.

Nare Hanım yarın başlayacak da. Bugün gelmedi.

Bir sorun mu var?

Kapat kapat.

Ah Nare ah.

Ne oluyor burada?

Kimsin sen?

Ne arıyorsun orada?

Anan sana bir şey dedi.

Ne dedi sana?

Bir şey söyledi sana.

Kimsin sen?

Sen onu bırak da sen benim soruma cevap ver.

Anan ölmeden önce sana bir şey dedi.

Ne dedi sana?

Bir şey söyledi.

Ben polise halledeyim.

Biliyorsun sen.

Söyledi sana.

Söyledi sana.

Kaya. Abi ol. Sakin ol.

Önüne bak lan.

Abi. Ben konuşurum sen çekil. Abi. Sen karışma öyle.

Senin abin.

Giydir şunu.

Giy şunu. Hak. Var mı? Hak.

Kalk.

Bu sen misin lan? Bu sen misin?

Yürü.

Hiç kimse hiçbir şey görmüyor.

Meraklanma Cihan.

Tamam.

Al şunu.

Al. Tamam tamam.

Yürü.

Yürü. Rezil ettin bizi.

Yürü.

Var mı oğlum?

Yürü Kadir.

Tamam yok bir şey dön önüne. Ne? Bir şey yok hayırdır?

Herkes dışarı çıksın. Konakta tek bir kişi görmeyecek.

İn.

Yavaş. Gel buraya.

Senle yukarıda konuşacağız.

Yukarıda konuşacağız.

Kızı çekiştirme. Anne.

Ne haber?

Utanmaz seni.

Bir de ne haber diyorum. Yürü.

Konuşma.

Kızı çekiştirmeyin. Konuşma.

Yürü.

Geç şuraya geç.

Kaya bırak.

Geç geç.

Sen bırak ben hallederim artık.

Ablanım. Otur canım böyle.

Gel sen git bir su falan bir şey istiyorum hanımdan hadi.

Ya bu konak sana ne zamandan beri küçük geliyor da içmek için sen dışarı

çıkıyorsun. Konuş konuş bu ne rezalet lan.

Seni İpek değil de bir başkası bulsaydı ne olacaktı? Ne halde? Öldürtecek misin

bana milleti? Ne halde görmüyor musun? Halini sus artık ya.

Ahlaksız.

Anne. Yetmez! Yetmez ya! Dur bir çekil!

Yetmez gel!

Gelsinler üstüme!

Yetmez yeter mi ya?

Sen... ...evlat katilsin.

Nare. Nare otur hadi. Ne mi?

Nare. Sen yaptıklarının bedelini...

Evlat katili olmakla ödedin.

Sana müstahak.

Sus ulan sus.

Susmuyorum ben susmayacağım lan.

Sen nerede o kız? Sen bununla niye evlendin?

Niye evlendin? Zehrine atı çektirmek için intikam almak için.

Kızını da o yüzden göstermiyorsun.

Bana bak seni elimden kimse alamaz. Almasın beni.

Almasın kimse yalan mı?

Nare yeter. Yalan mı söylüyorum? Nare yeter.

Ne?

Sen niye vermiyorsun bu kadının çocuğunu?

Onu affetmedin diye vermiyorsun abi.

Hadi git hadi.

Öyle.

İşmişsin, senin kafan güzel, sarhoşsun.

Gelmişsin bir de bu halinde bu kadar insanı erken mi kesiyorsun?

Git lan odana.

Lafa git.

Gidiyoruz zaten gel.

Hadi.

Tamam.

Gel.

Gel. Gel canım gel.

Gel buraya gel.

Ya sen gördün mü bana?

Siz... Ya siz kimsiniz efendim?

Gel gel gel.

Anne. O eline koluna sahip çıkacaksın.

Ya sen o eline koluna sahip çıkacaksın. Ya da biz bu kızı sokaklardan toplamaya

devam edeceğiz. O eline koluna sahip çıkacaksın anne.

Haydi peçim.

Sen evlat katilsin. Sen yaptıklarının bedelini

evlat katili olmakla ödedin.

Sana müstahak.

Kartal.

Günaydın Nadim.

Hiç değişmemişsin.

Korkumu böyle dinç tutuyor seni. Sırrın ne?

Adrenalin.

Sen.

Siz.

Siz ne arıyorsunuz burada?

İşte seninle çalışmayı bu yüzden bıraktım Nadim.

Eğer buralara kadar geldiyse.

Soruları sormayacaksın.

Cevapları bilecektin.

Sen bıraktın.

Çok geç.

Ateş, oğlum.

Hangi dağda it öldü de 12 yıl sonra seni getirdi kapıma?

Oğlum, seni çok özledim.

Oğlum.

Ne oğlumu?

Oturduğun koltuk rahat da amca.

Hadi.

Ah!

Ah! Ah!

Ben bu yükü aldım sırtıma.

Bu adam konuşacak.

Bu adam konuşacak.

Ama ne kimse görecek.

Ne kimse duyacak.

Ne de kimse bilecek.

Gerekirse ben bu adamı sırtıma alır. Kendimle beraber cehenneme götürürüm.

Yeter ki o ateşin kokusu senin burnuna gelmesin.

Sen o kokuyu duymayacaksın.

Duyma o ateşin kokusu.

Buyur canım.

Siz yanında durun lütfen. Merak etmeyin hiç ayrılma.

Çok kustu. Duş aldırdım.

Sakinleştirici verdim. Uyuyacak biraz.

Üstüne gitmemeniz lazım.

Ya hiçbir suçu yokmuş gibi konuşma yenge. Görmedin mi halini ya? Bir barın

ortasında. Kaya. Hasta Kaya.

Albora yenge. O kız bir albora. Tamam Kaya sakin olur musun?

Siz annemin yanına çıkın hadi. Evet hadi gel biz gidelim.

Kaya annem de iyi değil hadi.

Gel de İstanbul'a.

Üstüne gitmeden önce doktoruna danışmanız lazım. Bağımlılığa dönebilir.

Şu tavrınızın hiçbir işe yaramadığını anlamanız lazım.

Anlaman lazım.

Oğlumu tutmak için tek bahanen de kalmadı.

Mecbur değiliz yani sana.

Ecem hanım söyletti bu lafları.

Anne. Anne.

Canım. Sen babamın odasını gördün mü?

Hayır. Gel bak.

Dur çekme.

Gel gel.

Çekme tamam geldim.

Anne gel gel.

Tamam dur dur.

Bak o da bunlar.

Baba eşyalar nerede?

Değiştireceğim. Neden?

Normal. Cihan neredesin?

Oğlum değişir eşyalar, her şey değişir. Sen hadi... ...Pakis ablanı merak

ettirme, git.

Hadi anne, kaçta göz arasına kaçmış, kusura bakma. Önemli değil, odasına

götürür müsün?

Yürü bakayım.

Güzel.

Sen de yeni bir sayfa açmışsın. Demek ki benim gibi.

Gayet güzel.

Ama bence kolileri de artık çıkar kurtul onlardan.

Boş ver şimdi kolileri. Sen ecbel diyordun. Devam et.

Evet oğlum burada tutmak için herhangi bir bahanen kalmadı artık.

Ama öyle seni ima ettiğin gibi bana bir şey söyletmiyor. Ben geçtim karşısına

kendim söyledim. Dedim ki velayet bende.

Torununa daha fazla kötülük yapma dedim. Peşini bırak dedim.

Anlattım işte bir bir.

Kimlerle iletişimimi keseceğimi de söyledim açıkça.

Ve?

Ve Deniz peşini bırakacak.

Evet kaçırma yok.

Adam yok, gölge yok, hiçbir şey yok.

Elini gözünü çekecek üstünden.

Çekecek.

Karşılığında ne istedi seninle?

Kendini torununla affettirmek istiyor.

Çok nadiren gelecek uzaktan denizi görecek.

Görecek.

Evini açacaksın yani. Kapını açıp buyur edeceksin.

İyi madem öyle bir zamanlar çocuğuna kurşun sıktırmaya çalışan herifi bir de

sofranı davet et de karnını doyur. Aç gönderme ayıp olur.

Suç ortaymışın gibi davranma.

Gelecek nadiren dediğim yılda bir kere uzaktan görecek.

Ne yapayım oğlumun dedesi o.

Bunun sorumlusu ben değilim.

Ben de bir yol bulmaya çalışıyorum.

Ateşkes bu.

Ateşkes olsun istiyorum.

Oğlum için en doğru yol bu.

Bulduğun yol bu mu?

Evet ne var peşini bırakacak işte tehlike kalkacak. Ben de oğlumu alıp

gidebileceğim.

Gidebileceğim. Sen de içmele inandın.

Cihan onun derdi Deniz değil.

Ben gittim konuştum. O adamın derdi burası. O adamın derdi albora, albora

konağı. O adam deniz burada sizin yanınızda büyüsün istemiyor. Biz gidince

bitecek işte. Savaşacak herhangi bir şey kalmayacak ortada. Aliyah, bu herif

toprağa iki oğlunu gömdü.

İki oğlunu gömdü. Tek bir varisi kaldı o da Cihan.

Sen Cihan'ı alıp dünyanın öbür ucuna da geçsen o sizin peşinize bırakma. Ya

bırakacak. Bırakacağım dedi, bırakacak. Belki de bırakacak. Söz verdi.

İnanmak istiyorum, bırakacak.

Sen ne olsun istiyorsun?

Sen ne istiyorsun biliyor musun? Bak orada Nare haklı.

Çünkü sen güvenlik için falan tutmuyorsun Deniz'i burada. Sen bana

olan öfkenden tutuyorsun.

Sana öfkeliyim.

Sana karşı o kadar öfkelim ki bu öfkem geçmeyecek.

Değişmeyecek.

Hatta sana o kadar öfkelendim ki.

Bu odada sana ait ne kadar eşya varsa hepsini toplattım.

Ama Cihan'ın bu konuyla bir alakası yok. Var.

Yok. Var.

Sen intikam almaya çalışıyorsun. Sen elindeki tek silahla beni vurmaya

çalışıyorsun.

Ben o çocuğu kendi yarımı merhem yapmam. Bırak o zaman.

Aliye. Tamam o zaman bırak gidelim. O çocuk kimsenin öfkesinin bedeli değil.

Bırak gidelim o zaman. Oğlumla ikimiz gidelim.

Gerçekten bak artık.

Kapıda polisle geleceğim.

Abi. Ejmer geldi yine. Polisle.

Bu da mı anlaşmanızın bir parçası? Hali.

Değil.

Hayırlı görevler, hoş geldiniz.

Cihan Bey.

Necmi Alper'a.

Savcılığa yeni bir şikayette bulundu.

Allah Allah.

Necmi Alper'in iddiasına göre... ...çocuğun buraya getirilmesine

kullanılan muvaffakatname sahte. Yani belgeyi siz düzenlediniz.

Ve Aliye Hanım da sizden çekildiğinden dolayı belgeyi doğruladı.

Yalan.

Yalan. Yalan böyle bir şey yok. Bu yalan.

Yani iddia şu.

Belgeyi siz düzenlediniz. Ve Aliye Hanım sizden korktuğu için baskı altında bunu

gizledi.

Aliye Hanım. Bu iddialar hakkında ne diyorsunuz?

Kızım korkma. Bak.

Bu defa da hayır dersen... ...bu cihan alacak çocuğu senden. Ben sana bir söz

verdim. Çocuğa dokunmayacağım dedim.

Bu adam inandı mı?

Al çocuğunu git dedi mi?

Bak Aliye. Bu son şansındır.

Belayet sende. Doğruyu söyle.

Al çocuğunu git kızım.

Ali Hanım.

Bir şey daha soruyorum. Ama şunu hatırlatayım.

Eğer o belgeler sahteyse ve siz gerçeğe yakın ifade verdiyseniz... ...bu bir

suçtur. Sonuçları var mı?

O muvaffakatname sahte miydi?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.