Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Teşekkürler.
Geleceğiz yanına alacağız seni koçum tamam.
Merak etme.
Ne kadar sürer?
Uzun.
Alacağım onu geri.
Ne kadar sürerse sürsün elimden gelen her şeyi yapacağım.
Onu geri alacağım.
Bir yol var.
En kısa.
En çabuk.
Hukuka uygun.
Neymiş?
Evlen benimle.
Ya Rabbi ne olur iyi et. Allah'a bak. Tövbe bismillah. Buna yaklaşmayacağım.
Ya Rabbi.
Allah'ım.
Umut ama.
Abi.
Atla diğer tarafa.
Refne. Refne iyi misin?
Anneciğim ne olacak şimdi?
Niye götürdüler şimdi çocuğu? Bir şey mi olmuş bilmediğimiz?
Kadir'le bizi kavga ederken görmüş kurum.
Anneciğim siz niye böylesiniz ya?
Durun bakalım.
Buluruz bir çaresini.
Çaresi vardı da.
Olmadı.
Neydi o çare?
Ben ofise gideyim.
Sonra konuşuruz.
Haber ver bize de.
Ben Ali'yi bak nasıl alırım?
Nereye gidecek? Ne yapacağız? Hepsini öğreniyorsun. Avukatlara söyle. Başka
işleri yok artık. Tamam mı? Tek işleri bu. Tamam tamam abim kurban olayım.
Tamam da nereye sürüyorsun sen şimdi? Ofise gideceğiz. Bak selo.
Ali'yi alana kadar uyku haram. Haram uyku. Tamam senin canını sıkan başka bir
şey mi var?
Benim şu an tek meselem Ali.
Ali'ye odaklanacağız.
Lan yürü!
Bir saniye, bir saniye, bir saniye. Bana tane tane bir anlat. Çocuğu aldılar mı
yani? Evet.
Aldılar, götürdüler.
Tamam. Emindağ durumu illa ki çözecektir. Çözsün bakalım beyefendi.
Nasıl çözebilecekse.
Ya ben salama. Ben gittim Kadir'e evlenme teklif ettim.
Ne diyorsun sen ya? Siz evleneceksiniz ciddi ciddi. Hayır.
Ben adama yeğeni için evlenme teklif ettim. O böyle karşıma geçmiş yüzüme
böyle bakıp unut onu dedi bana.
İnanabiliyor musunuz ya?
Unut onu dedi. Ya sen kimsin?
Sen kimsin ya? Sen kendini ne sanıyorsun?
Ben sanki o barbağıyla evlenmeye meraklıymışım gibi. Tamam bence güzel
olmuş. Zaten sen de meraklı değilsin. Belli ki o da meraklı değil.
Birbirinizden uzak olun işte. Boş ver.
Yani kronik Emin daha sinirin geçtiyse.
Çocuk için ne yapabiliriz artık onu konuşalım mı?
Doğru tamam.
Haklısın. Emin Dağ defteri kapandı.
Arkadaşlar.
Şimdi bizim Ali'yi düşünmemiz lazım tamam mı?
Yani Ali'yi nereye götürecekler? Ne zaman görebileceğiz? Ne kadar kalacak?
Bizim bütün prosedürü A'dan Z'ye öğrenmemiz lazım.
Annesi bu çocuğu bana emanet etti.
Benim ona sahip çıkmam lazım.
Unut onuymuş.
Yedireceğim ben sana o lafı.
Görürsün sen.
Of ya.
Tamam defnede kalmasın dedim de yani bunu da hiç istemedim ben ya. Bu hiç iyi
olmadı yani.
Yani siz böyle anlatınca çok üzüldüm. Bakın benim çocuklarla aram pek iyi
değil ama içim paramparça oldu.
Ya ne taktınız ya? Çocuğun sizle ilgisi alakası yok. Kadir Emin daha çözsün
durumu. Doğru söylüyor. Bak ilk kez, ilk kez seninle anlaşabiliyoruz bir noktada.
Sen ne kuşağın sen?
Z. Harika yani. Z kuşağı ile anlaşabiliyorum artık.
Doğru söylüyor. Kadir Emin de halleder bu işi. Hem Defne'de kalsaydı çok kötü
olurdu. Aynen öyle katılıyorum.
Tamam da yani anası nerede babası kim bilir nerede.
Bu çocuk gitti oralarda şimdi öf. Dışarıdan bir torunla ilgilenecektik. Ev
zaten kalabalık.
Ne demek istedin Levent Bey hayatım? Biraz öyle ama şimdi sultanım soy
ağacınız kök saldı yalıda resmen.
Genetik ortaklarınız boncuk boncuk dizildiler.
Aşk olsun Levent Bey hayatım. Koskoca yala, bütün odaları bomboş. Ne yapacağız
baş başa? Böyle ne güzel işte cıvıl cıvıl.
Suzi Hanım da odasından çıkmıyor. İniyor iniyor merdivenlerden. Buzdolabının
kapısını açıp kapatıyor. Sonra çıkıyor.
Odasında çadır kurmuş resmen. Aşk olsun ne yapıyor? Sıkılıyor işte Bursa'da tek
başına. Gelmiş burada.
Cici oğluma da alışamadım. Ben size çok alıştım.
Sizin neydi kuşağınız?
A. A. A.
Oğuz. Ama annem de gerçekleri fark edecek. Onun için sabrediyorum.
Oğuz ne diyorsun ya? Ağzını topla. Anne boncuk boncuk diyor. Boncuk boncuk
doğru. Boncuk boncuk işte.
Şimdi Oğuz bakın ne güzel ablasıyla çalışıyor.
Suzy Hanım da Defne ile çalışsa ne güzel olur. Bir konuşsanız. Levent Bey hayatım
beceremez Suzy öyle şeyleri ya.
Biraz böyle baş başa kalsak ne güzel olur değil mi?
Düşünüyorsun canım?
Ya evet neyse aklım çocukta kaldı.
Ailesi halledecektir Tolga.
Kadir ne yapar eder.
Olur oradan ufaklığı.
Ya öyle diyorsun da ülkeye geldiğinden beri çocuğun başına ne geldiyse o Kadir
yüzünden geldi zaten.
Ama öyle ya da böyle.
Yani o çocuk yine Kadir'in sorumluluğunda.
Kadir'in yeğeni o.
Merak etme. Tamam hadi Kadir hırsından.
Çocuğu abisine vermedi.
Ya bu çocuğun babası kim?
Ben bu çocuğun babası yerinde olsam o kaderin
eline bir dakika bile bırakmaz.
Canım.
Şirkette müşteriler bekliyor. Geç kalmayalım. Yemeğimiz var. Tamam hadi.
Teşekkürler sen. Rica ederim hatun.
Kolay gelsin kardeş.
Buyurun kime bakmıştınız?
Özlem Hanım'la görüşecektim ama. Özlem Hanımlar ofise geçtiler. Onu neydi? Ben
ileteyim kendisine.
Ofis neredeydi?
Esselam. Yarın erkenci hıza Ali'yi göreceğiz.
Yarın sabah teker Ali'ye döner.
Ama abi biliyorum.
Anam bile bir şey söylemedi mi? Yok. Efna Hanım da olduğunu biliyor.
Ama görmek istiyorum diye de tutturdu yani.
Ayarlar. Ben bir yarın gideyim şu duruma bakalım.
Ona göre söyleriz. Yoksa zaten tansiyon düşecek.
Cıngar çıkaracak bir sürü şey. Sen nasıl istersen abicim.
Hah. Yani o değil de yani Ali meselesi tamam.
Ama senin canın sıkan bir şey mi var?
Defne evlenme teklif etti bana.
Ali için yani.
Bu işte koruyacağı ile muhabbet. Evet.
Şey sen ne dedin? Olmaz dedin ne dedin?
Selo ben burada değilim ha şu an. Farkında mısın? Ben Amerika'ya
gidiyordum ha. Ben burada değilim aslında ya.
Abi biliyorum da.
Biliyorsun işte.
Yani biliyorsun da bilmiyorsun işte.
Ben o iki senede orada ne yaşadım.
Ne acı çektim. Yani benim yüreğim nasıl kavruldu. İşte bilmiyorsunuz.
Vallahi bak.
Sor bana şunu.
Atabildin mi şuradan diye.
Bak mıh gibi duruyor. Hiçbir yere, hiçbir yere gitmedi.
Olduğu yerde duruyor.
Ben o yüzden bunu yapamam.
Ona tekrar yanaşamam.
Ben Ali'yi çok seviyorum. Benim Ali benim canım.
Benim yeğenim. Benim kanım ya.
Ona bir şey olacağına bana olsun. Ben onun için her şeyi yaparım.
Ama ben Defne'yi de seviyorum.
Ve şimdi sırf Ali'yi bu durumdan kurtaracağız diye Defne'ye yakınlaşırsam
Yine ona zarar vereceğim. Yine aynı şey olacak.
Ben bunu kaldıramam artık.
Abi Allah aşkına ya. Allah aşkına sen ona bir şey yapmadın. Bak selo bak şunu
söyleme.
Bu kıza ne olduysa benim yüzümden oldu oğlum.
Benim hayatımın kirpası yüzünden işte. Tamam Leyla yüzünden.
Benim yüzümden.
Oku şunu.
Sadece o kız yemedi. Ben de yedim bak burada duruyor.
Hala da duruyor.
Ben sadece bunu kendim için değil onun için de yapamam.
Ben bunu yapamam.
Sevmek bazen vazgeçmektir.
Eyvallah. Kendime bir söz verdim o sözü tutacağım.
Gece uyuyabildi mi acaba?
Üzüldü mü? Ağladı mı? Yani onu benim kesin alacağını siz ilettiniz değil mi?
Arkadaşlarım konuyla ilgili sizlere bilgi vereceklerdi.
Niye bu kadar geç kaldı peki?
Bir şey mi oldu ya? Yani bir şey olmuş olamaz herhalde değil mi?
Ne yapıyorsun?
Ali!
Bakayım sana.
Bakayım.
Seni o kadar çok özledim ki. Bakayım iyisin değil mi? Bir şeyin yok ha?
İyiyim iyiyim.
Selamünaleyküm.
Aleykümselam. Kardeş gel bakayım. Ulan özledik seni vallahi.
Canına yandın.
Canım benim. Bak seni buradan alacağız ha. Tamam mı? Bak kafanda hiç bir soru
işareti olmasın. Seni bize alacağız.
Rahat olun ya. Keyfim yenide.
Aslanım benim.
Arkadaşlarla tanıştık. İyi anlaştık. Sıkıntı yok.
Ali.
Sen geç kalınca ben merak ettim. Bir şey oldu sandım. Yok kahvaltıdaydık. Ha bu
arada kahvaltıda yumurta tuzsuzdu. Masada tuzluk da yoktu. Siz mi
halledeceksiniz? Ben mi çözdüreyim?
Geldiğimden beri bir şeyleri değiştiriyor. Sistem kurdu vallahi.
Vallahi sinirlendirmeyin benim yeğenimi.
Ama yani siz de azıcık dikkatli olun.
Bak dün gece o çocuk niye altına kaçırdı?
Niye?
Yatağı tuvalete uzak da ondan.
Kapıyı en yakın yerde yatırdım. Değil mi ama Defne?
Evet Ali.
Evet. O kadar haklısın ki.
Derdimiz haklı olmak değil. İşlerini doğruyuruz.
Ya valla bak bu çocuk dayısının aynısı.
Mantık insanı ya. Aynı ben.
Sana canım kulmaz. Sana yerim ben. Yemin ederim kimse bir şey söylemese bile Ali
'nin senin yeğenin olduğunu anlardım. Değil mi ya? Valla çok benziyor. O kadar
çok benziyorsunuz ki.
Ha bu arada düğümde çıktık. Olsa da inseydin.
Niye?
Yaramazlık mı yaptın yoksa?
Biz düzeni bozmayız.
Haklarını öğrenmek istemiş. Sizin ne zaman geleceğinizi merak etmiş.
Ali.
Geldik işte bak buradayız.
En kısa zamanda da alacağız seni. Tamam mı? Merak etme.
Alacağız seni.
Tamam mı? Seni kesin alacağız. Bak kafanda hiç böyle bir soru işareti
olmasın. Canını yedim tamam mı?
Islanın beni.
Sıkıntı yok ya, bekleriz.
Aferin sana. Şimdi müdüre hanımla bir konuşalım. Sonra yine görüşürüz, tamam
mı?
Gel bakalım.
Ah, eski okulum benim.
Gel dayına da bir sarıl gel, gel.
Aslan parçası vallahi, koç yiğit aslan bu ya.
Koçum benim yiğidim, alacağız seni tamam mı?
Azıcık daha bekle sabret.
Koçum hakkım.
Şuna bakayım maşallah.
Kur düzenini, korkma.
Tamam dayı, kurarız.
Merak etme ben de.
Çok acayip çocuk ya.
Ne yazık ki size iyi haber veremiyorum.
Nasıl yani?
Ali bugün sevk edilecek.
Maalesef burada yer sıkıntımız var. E yani müdüre hanım ben diyorum benim
yeğenim alayım diyorum vermiyorsunuz ki. Bakın benim elimde olan bir şey yok
Kadir Bey.
Burada yer müsait olmadığı için başka bir kuruma göndermek zorundayız Ali'yi.
Nereye göndereceksiniz?
Hiçbir yere gönderemezsiniz.
Sen bir saniye sakin olur musun?
Anlıyorum endişenizi sıkıntınızı. Prosedür neyse onu yapmak zorundayım
ben. E nereye sevk edilecek?
İzmit ve Antalya'dan haber bekliyoruz. Kesin yer bugün saat 5'te belli olacak.
Ya siz valla bizle dalga mı geçiyorsunuz? Ben anlamıyorum. Valla
şimdi aklımı oynatacağım ya. Ya bu benim öz yeğenim. Sizden istiyoruz
vermiyorsunuz. Ben şimdi öz yeğenimin oradan oraya sürüklenmesine tarık mı
olmak zorundayım ya? Onu öyle izlemek zorunda mıyım çocuğum?
Söyledim. Keşke yapabilecek bir şeyimiz olsa.
Müdür Hanım söyler misiniz? Kim bir şey yapabilir? Ne yapabiliriz? Ona gidelim.
Onunla konuşalım.
Sevk'le ilgili itirazınızı ve...
Ali'yi yanınıza alma talebinizi resmi makamlara iletebilirsiniz.
Ancak benim bugün burada bunu doğrudan verebilecek bir teslim kararım yok.
Teşekkürler.
Peki, peki tamam.
Bir açık bulursanız ama haber verin olur mu? Bakın gerçekten çok zor durumlarız.
Tamam, tamam teşekkürler.
Ee var mı bir şey?
Yok.
Ya sen benimle ne? Bir dakika ya. Ne öyle harf konuşuyorsun ya? Çek elini
sakın bana dokunma.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Bu hayatta herkesin bir zaafı var.
Seninki de kibir.
Yine sevdiğin birinin uçurumuna sebep oldun.
Tebrikler Kadir Emir'den.
Düzgün konuş. Bu çocuk benim yeğenim.
Senin yeğenin, senin sayende nereye gidecek belli değil.
Elimizi kolumuzu bağladın bravo. Ya sen ne anlatıyorsun ya? Bu çocuğun bir tane
kılına zarar... Ya kes!
Kes bana hikayeyi anlatma.
Sen sevdiğin herkese her şeye ateşe atarsın. Ben sana bu işin çözümünü
sundum. Sen de istemedin.
Şimdi bul bakalım çözümünü nasıl buluyorsan.
Selahattin.
Zeyno'ya da haber ver tamam. Diğer avukatları da toplasın. Hemen kurumun
önüne gelin. Bak şu an Ali'yi götürecekler tamam mı? Şimdi.
Hadi.
Ben de bunu çözmezsem lan.
Bak abi.
Şurayı tıklıyorsun.
Hop. Bütün dosyalar yüklendi bile.
Adamsın lan sen.
Adam.
Bir şey söyleyeceğim.
Ben senin hiç bu kadar zeki biri olduğunu düşünmemiştim ha.
Ayıp ediyorsun abi. Yani biz de birileriyiz.
Yazılımdan, kadından falan anlıyoruz yani.
Allah Allah ya.
Sümüklü. Sen ne ara böyle konuşuyor oldun ya?
Yazılımdan anlıyormuş, kadınlardan anlıyormuş falan filan.
Neyse. Benimle uğraşma saatiniz bittiyse ben kaçıyorum.
Pardon, pardon, pardon.
Sen nereye kaçıyorsun?
Mesai saatin bitti mi? Vallahi Melo'cum. Bu kadar paraya bu kadar mesai oluyor. O
da sizin hatırınıza ya.
Laflara bak.
Abicim. Kusura bakmayın ama benim kalibremde bir yazılımcıyı bu paraya bir
saat bile çalıştıramazsınız.
Senin diğerleri çok fena kalkmış Oğuzcuğum.
Küçük partner ya. Oğlum part time çalışıyorsun.
Yemeğin bedava, kahven bedava, maaşın da gayet iyi. Yani Özlem ablanın altına
çektiği arabanın benzinine yetmiyorsa orasını gidemem. Yani hakikaten çok
kırıldım. Ama size hiçbir şey demeyeceğim. Bak hala gitmeye çalışıyor.
Diyemezsin zaten. Gel bakayım sen şuraya.
Şu Yiğit abinin bilgisayarına kurduğu şeyi bana da kuracaksın. Ben senin
burnunu kıracağım. Gel şuraya.
Kurarız. Kurar çıkarım ama.
Tamam.
Benim Ali'yi bugün bakın beşe kadar almam lazım. Tamam mı? Artık başvuruyu
mu hızlandıracağız? Bu sevki erteleyeceğiz mi? Ne yapacağız?
Sevkin değerlendirilmesini talep edebiliriz. Tamam.
Ancak bugün Ali'yi almanız biraz zor. Ya nasıl zor? Bu benim öz yeğenim ya.
Ya ben niye alamıyorum kendi karımdan olan çocuğu? Abi.
Acaba Defne Hanım'ın dediğini mi yapsanız ha?
Bak şu an için en pratik çözüm bu.
Bu. Bakma öyle.
Bak senin şu an Defne ile Ali için ortak bir yaşam düzeni kurman... ...bu
değerlendirmelerde en lehin olacak şey. Allah'ım sen bana ya. Sen bunları bana
sayıla mı gönderiyorsun? Ya ben nasıl evleneyim bu kızla?
Nasıl evleneyim?
Keşke evlilikle kalsa bir de.
Allah Allah. O ne demek?
Yani siz evlenseniz de kağıt üstünde evli görünüyor olman yeterli olmayacak.
Bütün koşulları böyle tek tek ayrıca inceleyecekler.
Allah'ım sen bana sabır ver. Ya Rabb'im Allah'ım çındıracak. Kafayı yiyeceğim
ya. Ben bu kızdan uzak durmak için gittim. Öbür başka kıtaya gittim ya. Ya
ben nasıl şimdi geleyim tekrar evleneyim bu kızla?
Konuşması kolay tabii.
Ya Ali için. Ali için yapacaksın. Yeğenin için yapacaksın. Ya oğlum ben ne
diyeyim şimdi?
Gideyim hadi tamam ben fikrimi değiştireyim. Hadi evlenelim mi diyeyim?
Tamam evlenme ya sinirlenme ama evlenme tamam evlenmesin. Ya valla bak sen yani.
Bir fikir verme ya selo. Tamam sinirlenme kurban ölüm yeter ki
sinirlenme.
Ama çok az vaktimiz var bunu da söyleyeyim de.
O zaman hemen evlenmesi lazım.
Ne var?
Sen hangi yüzle arıyorsun beni?
Tamam evlenelim.
Tabii ya.
Lütfettiniz Kadir Bey. Tabii olur.
Olur tabii.
Ya sen benimle dalga mı geçiyorsun ya?
Ya ben mecbur kalmasak böyle bir şey ister miyiz ya? Ben sana çok mu şeyim?
Unut onu Kadir Bey.
Duydun mu beni?
Unut onu.
Hastasın manyak.
Şüursuz.
Kapattın. Ne yapacağız şimdi?
İzmit mi, Antalya mı?
Tamam Defne, mutlaka ara beni.
Kahretsin ya.
Ölmüşüm abi, derim değil ben.
Selam. Ezra abi ne oldu bir şey mi oldu?
Yav ne olsun kardeşim ne olsun.
O Kadir Sine'ye yüzünden çocuğu şehir dışına gönderiyorlar.
Hay Allah'ım yarabbim.
Tamam bir sakin ol sen.
Ya sakin falan olamıyorum kardeşim ya. Vallahi sinirimden şimdi var ya burada.
Tamam abi tamam anlıyorum bak hassas bir konu da.
Ya o yüzden burada.
Kız üzülüyor sonra bak.
Doğru. Bak tamam seni anlıyorum.
Abi bu çocuğun babası sen değilsin. Ya ben değilsen ne olmuş ya? El kadar çocuk
ya. Çocuk bak kendi ağzında söylüyorsun. Çocuk ya. Bu kaderin çocuğu. Babası
değilim diye ne yapalım? Ne hali varsa görsün mü diyelim? Tabii ki onu
demiyorum abi.
Tamam da bir sakin ol. Gözünü seveyim bak. Bir hata yapacaksın. Niye
korkuyorsun? Yok yavuz bu işte bir iş var kardeşim.
Ya kader bu yaşına kadar bu çocuğu buraya getirmemiş. Kimseye bir şey
söylememiş. Sır gibi saklamış.
Ne oldu da şimdi bu yaştan sonra bu çocuğu buraya gönderdi?
Doğru söylüyorsun.
Benim tanıdığım kader çocuğunu bırakıp gitmez. Tamam mı?
Kesin başına bir iş geldi.
Çaresiz kaldı, mecbur kaldı gönderdi. Başka türlü bir şey gelmiyor aklıma
kardeşim.
Son adresi Chicago mu demiştin sen? Oradaydı değil mi? Evet.
Bir ben de baktırayım o zaman. Bizimkilere bir haber sağlayayım.
Tamam baktır. Ben de baktırıyorum. Belki bir ipucu buluruz.
Ya tamam sen adresi gönder bana.
Ben bir bakayım. Yavuz.
Özlem'in haberi olması.
Tabii ki abi sıkıntı yok bende.
Kardeşim sana.
Hadi eyvallah.
Görüşürüz.
Tamam bebeğim yani buna basınca açılacak diyorsun ama ben basıyorum bak.
Açılmıyor. Ya Melo'cum tek başına tıklamayacaksın bak.
Bununla birlikte açacaksın.
Dene yanıl çözersin. Oğuzcuğum beceremez o. Beceremez. Valla beceremem.
Beceremem. Ben cidden kaçıyorum.
Cidden kaçıyorum.
Bak. Ay dev.
Neredesin? Bin kere aradım ya.
Klondaydım ya. Ali'yi şehir dışına gönderiyorlar.
Sana ne abla Ali'den?
Pardon Oğuzcuğum. Sana ne oluyor?
Ya sana ne el alemin çocuğundan? Sen niye millet için gene kendini üzüyorsun,
kahroluyorsun ya? Bana bak.
Sen karşında kim olduğunu unutuyorsun galiba. Bu tavır ne böyle?
Onu demek istemedi. Yok gayet de öyle demek istedim.
Hayırdır yani ya? Bu Kadir Emin daha bir geldi pir geldi. Bu herifin etrafındasın
abla yine niye? Bana bak.
Aklını başına topla. Tamam mı? Zaten hey heylerim tepemde. Kalbini kırmayayım
senin.
Sanki gözün Kadir'den evden başkasını görüyor da. Ağabeyciğim.
Bak kendine gel diyorum tamam mı? Ben sadece o çocuk için endişeleniyorum.
Neyse ne. Beni ilgilendirmez zaten.
Ben çıkıyorum.
Özlem abla çağırdı.
Özlem abla, Özlem ablan tabii ya. Git koş, Özlem ablanın yanına koş tamam mı?
Belki bir derdi, bir ihtiyacı vardır. Yanında ol.
Olurum, aynen.
Hadi, hadi. Bak bak, laflara bak ya.
Laflara bak, iki yıldır kadının resmen bağrına bastı. Ya ben bu doğduğundan
beri ablalık yapıyorum be ona.
Benim ne zaman yanımda oldu, ne zaman koştu. Hep ben baktım ona doğduğunda...
Ya sen niye takıyorsun bu kadar? Ergen, ergen. Ne ergeni ya? Ne ergeni, ne
ergeni? Eşek kadar herif oldu. Uf alsın da cebime girsin.
Laflara bak.
Terbiyesiz herif.
Defne tamam. Hadi gel.
Ettiği laflara bak ya.
Terbiyesiz. Gel otur. Tamam o hatasını anlar. Özür diler.
Dilemesin.
İyi misin?
İyiyordum.
Değilim galiba.
Hadi otur konuşalım biraz.
Senin için yapabilecek bir şeyin var mı sevgilim söyle.
Daha ne yapacaksın ki?
Çok teşekkür ederim Özlem. Mesih'in yerinde başka bir kadın olsaydı çok
farklı davranırdı.
Çok teşekkür ederim.
Saçmalama sevgilim ne teşekkürü ya?
Öyle ama.
Yani bir anda eski sevgilimin çocuğu ortaya çıkıyor.
Üstelik babası ben miyim değil miyim onu da bilmiyorduk.
Bunlar kaldırması çok zor şeyler.
Ama sen hiç bana yansıtmamaya çalıştın.
Ne olursa olsun hep benim yanımda oldun.
Çok teşekkür ederim bir tanem.
Bir tanem benim.
Peki sana bir sorum var.
Ali'nin babası olmak ister miydin gerçekten?
Çok garip duygular içindeyim Özlem.
Bir an gerçekten babası olabileceğimi düşündüm.
Ki... Eğer öyle olsaydı onu ömrümün sonuna kadar hiç yalnız bırakmazdım. Hep
yanımda olurdum. Ha yani ben iyi bir baba olabilir miydim orasını bilmiyorum
ama elimden geleni yapardım.
Sahip çıkardım.
Onu mutlu etmek için her şeyi yapardım.
Olurdu.
Sana da iyi bir baba olurdu. Ya sen niye duygulandın bu kadar?
Gel buraya gel. Gel benim aşkım. Ne güzel kalktı sevgilim benim.
Annem, efendim anneciğim. Neden beni görüntülü arayıp duruyorsun? Normalden
arasana. Allah Allah.
Kendi doğurduğuma hesap mı vereceğim ben?
Belki müsait değilim. Bana mı müsait değilsin Zeyno?
Anne yok ya olmayacak. Bizim var ya çok zehirli bir ilişkimiz var.
Ya sen avukat olduktan sonra böyle bir havalara falan girdin. Sen ne oluyorsun
ya?
Sen ne diyecektin anneciğim?
Torunumu özledim ben.
Hani getirecekti o kız bize torunumu? Hani sevdirecekti?
Anneciğim o durum şöyle.
Ali çok mutluymuş orada.
O yüzden yarın getirecekler.
Kız sen bana yalan mı söylüyorsun?
Bana bak iyi miymiş Ali? Ben niye böyle bir şey için yalan söyleyeyim ki sana?
İyiymiş işte Ali.
Ya bırak Zeyno ben seni tanımıyor muyum ya? Sen bana yalan söyleyeceğin zaman
öyle anneciğim anneciğim. Ya geçeceksin bu işleri.
Neyse tamam ben şimdi toplantıya gidiyorum. Tamam arabadayım burası
kalabalık. Sonra arayayım ben seni lütfen tamam mı?
Zeyno bak ben torunumu özledim.
Söyle o kıza benim şahsi torunumu getirsin. Vallahi yığarım herkesi
kapısının önüne ha. Bu nedir canım? İntikam falan mı oluyor bu bizden?
Anne Defne mi intikam oluyor bizden?
Ne olur artık günahına girmeyi bırak.
Tamam. Arayacağım ben seni. Hadi bay bay.
Vay!
Merhabalar iyi günler.
Yürü geç şöyle.
Sen nereden çıktın ya?
Merak ettim baktım ne var.
Yalnız sen beni bayağı ucuza kapatmışsın he.
Bana bak.
Yürü git işine. Bir daha da benim karşıma çıkma.
Yok öyle.
Sen beni salak mı sandın acaba?
Ne istiyorsun sen ya?
İki milyon. Ne?
Yarına kadar.
Sen delirdin mi ya?
Nakit.
Ne yaptın? Nereden bulacağım ben canım hemen iki milyonu?
Valla orasını bilmem.
Yarına kadar iki milyonum gelmezse Tolga Eliz'e gidelim.
Eee ne yapıyoruz şimdi?
Bütün gün bekleyemem.
Telefonunu ver bana.
Ne bakıyorsun? Versene numaranı.
Bir daha buraya gelmeyeceksin.
Yaz.
Merhaba. Hoş geldiniz Tamer Bey.
Defne müsait miydi? Defne Hanım toplantıda.
Benim hatam. Habersiz geldim.
İsterseniz şöyle bekleyin. Ben birazdan yardımcı olayım.
Gaza mübarek olsun.
Hoş geldiniz. Hoş gördük. Defne Hanım'a geldim de. Defne Hanım toplantıda
isterseniz. Tamam nerede?
O da vallahi çok acil. Bir kadının imzası bir erkeğin insafına bırakılmaz.
Evet Sumruta Hanım.
Haklısınız. O yüzden biz hemen gerekli işlemleri başlatıyoruz. Siz hiç merak
etmeyin.
Kolay gelsin. Ne oluyor?
Yok artık.
Defne Hanım engel olamadım çok pardon.
Ya bir konuşalım mı?
Kadir Bey.
Toplantıdayız. Çıkar mısınız lütfen? Ya tamam da benim de bu acil durum yani.
Evlenmemiz lazım.
Evet. Biz bir beş dakika rica edelim sizden. Evet Umut Hanım. Ver hemen
arayacağız sizi.
Evlen benimle.
Unut onu.
Niye?
Kadir Bey.
Toplantıdayız. Lütfen.
Çıkar mısınız?
Ya daha dün demiyor muydun evlenelim diye? Sen teklif ettin.
Birazdan devam edebilir miyiz lütfen?
Teşekkürler.
Ne yapıyorsun sen?
Ya sen haklıydın. Ben haksızdım. Tamam. Özür diliyorum ben senden. Kaz kapam geç
anladı bunun tek yol olduğunu. Ama başka yolu yok.
Evlenmemiz lazım. Bak götürecekler yeğenimi ya. Küçücük çocuk. Nereye
gidecek? Ne olacak? Başına ne gelecek? Belli değil.
Yani mecbur kalmasam...
Gelmem zaten seni rahatsız etmem ya. Tamam.
Ne? Tamam Ali için yaparım. Ama saat beşe kadar halletmemiz lazım.
Sağlık raporu lazım.
Hallederiz. Evlenme dairesinde de başvuru yapmamız lazım. Aynı gün içinde
yetişecek mi? Yaparız ya.
Siz gerekli evrakları hazırlayın tamam mı?
Kolay gelsin. Kusura bakmayın Defne Hanım. Tamer içeride sizi bekliyor.
Tanış. Tefti Hanım, kahve sözünüz vardı.
Unuttunuz herhalde.
Ben gerçekten unuttum mu? Çok özür dilerim. Olsun, ben beklerim seni.
Çok da severim.
Biliyorum sevdiğim.
Aslı hanım.
Yeni bir et kusura koyalım. Tabii ki.
Çok naziksin çok teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ne zaman biter işin?
Tamer benim çok acil çok önemli bir işim çıktı o yüzden çıkmam lazım.
Tamam tamam sorun değil.
Ama söz veriyorum sana affettireceğim kendimi.
Tamam.
Tamam.
Benim yapabileceğim bir şey var mı peki?
Aslında var biliyor musun?
Yani çok hızlı bir sağlık raporuna ihtiyacımız var. Sizinle hastaneden
halledebilir miyiz? Olur, olur. Ben bugün yokum ama Aslı orada, halleder
hem.
Allah'ım sen bir tanesin. Çok teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ben hemen çıkıyorum. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Sağlık raporu işini çözdüm. Hızlıca halledebiliriz.
İyi. Çıkalım.
Suzan Hanım.
Suzan Hanım ne yapıyorsunuz? Tekneyi çarpacaksınız. Hayır tekneyi çekmeye
çalışıyorum. Ya bırakın şunu.
Levent Bey.
Canlı yayını açacağım da tekne engel oluyor. Manzarayı kapatıyor yani o
yüzden. Bu arada biliyor musunuz takipçilerim artıyor.
Ne güzel çok sevindim. Ya şu takipçileriniz kaptanın maaşını,
teknenin benzinini de bir el atsalar iyi olmaz mı? Ama Levent Bey ben bu işi yani
para için yapmıyorum ki takipçilerim için yapıyorum. Bu bir nevi bir sanat.
Sanat? Çok güzel. E bu sanatınızı hiç başka bir yerde yapmayı düşündünüz mü?
Mesela çok sakin, gizemli bir yerde.
Bursa'da mesela.
Keftane Şekeri, İskenderi. Çok müşteri oranın. Evet, çok iyi fikir. Doğru.
Dönünce orada da yapayım ben. Ne zaman?
Esas ben sana söyleyeceğim. Biz bugün Mine ile bir canlı yayında röportaj
gerçekleştireceğiz. Sizinle de diyorum eğer müsaadeniz olursa gerçekleştirsek.
Ne dersiniz? Benim çok işim var. Evde çok kalabalık zaten.
Benim söyleyecek bir şeyim yok.
Nasıl yok? Levent Beyciğim yaşlanıyorsunuz. Deneyimleriniz arttı.
Hikayeleriniz çoğaldı. Nasıl yaşlanıyorum ya? Olur mu öyle şey? Beni
gören kırkından gün almış diyorlar.
Hiç güçler yoktu ilahi Levent Bey.
Küçüğünü de cebime girin ayol.
Ayol yakında dedi olacaksınız siz.
Ne? Yoksa Ali benim torunum mu?
Yok. Tolga ile Özlem iki aya evlenecek ya.
E bir yıla kalmaz da verirler kucağınıza torun oğlu diyorum.
Yok yok hayır ben dede olamam. Dede olamam ben. Ben gencim hala. Hala
gencim. Maşallah.
Ne oldu? Ne oldunuz?
Kalbim tekledi birden.
Tamer Bey'e gideceğim.
Ne yazıyor burada?
Zeynep Bey gencim diye tutturacaksınız da kendinize bir yakın gözlü alsanız iyi
olur.
Mine Hanım!
Estağfurullah. Mine Hanım!
Mine Hanım!
İki milyon dediniz değil mi Özlem Hanım?
Evet. Hemen işleme alın. Bugün hesabıma geçsin beni. Tabii. Bir saniye.
Ne yapıyorsun sen ya?
Meblağ yüksek olduğu için Tolga Bey'in onayını almam... Ne yaptığını sanıyorsun
sen ya? Efendim, sistem bu şekilde çalışıyor. Başlatma sistemi ne?
Şirket benim şirketim. Farkında mısın sen? Ben özür dilerim. Ama hesabı
aktarmamın imkanı... Ya kes!
Tamam.
Konuşurum ben Tobi'yle.
Allah kahretsin ya.
Allah kahretsin ya.
Abi çizimlerde, sözleşmelerde hepsi tamam yani hiçbir eksik gözükmüyor.
Bir şey mi olacak?
Yok şey, ben çıkıyordum da haber vereyim dedim.
Tamam bir tanem, dikkat et.
Kolay gelsin.
Hiç iyi değil ha.
Biliyorum.
Bak neden burada olduğunu hatırlıyorsun değil mi?
Bak yarın öbür gün sakın gelip bak evlenmekten vazgeçtim falan deme Tolga.
Ya Yavuz.
Kaçıncı defa konuşuyoruz bunu kardeşim ya.
Böyle bir şey olmayacak. Ben Özlem'i seviyorum. Özlem'le evleneceğim. Ve
Bartıner de benim olacak.
Bitti.
O Levent de hem Bartıner'i hem Özlem'i kaybedecek kardeşim tamam mı?
Benim babamın yaşadıklarını ona yaşatmadan.
Benim burada misyonum tamamlı olmayacak.
Suzi nerede?
Yukarıda odasında. Ne yapıyor?
Yalıda Yaşam kanalı için video çekiyor. Ne yapıyor? Ne yapıyor? Yalıda Yaşam
kanalı için video çekiyor.
Allah'ım yarabbim. Neyse sağ ol eline sağlık. Afiyet olsun.
Allah'ım yarabbim.
Yeni hanım. Ne oldu?
Yeni hanım. Ne oldu? Ben hiç iyi değilim. Ne oldu?
İyi değilim ben Mine Hanım. Ben Tamer Bey'e gideceğim. Tamer Bey niye? Dur bir
dakika. Bir dakika neyin var? Ev üstüme üstüme geliyor. Çok kalabalık. Her
kapının arkasında biri var.
Banyoya girmek için bile sıra yapıyorum ben Mine Hanım. Bir Tamer baksın
kalbime. Öyle zırt pırt gidilmez Tamer Bey'e. Bir sakin ol senin kalbinde. Bir
şey yok.
Şirket desen şirket şirket elden gidiyor. Gitti Mine!
Levent! Levent!
Yeter! Yok bir şey senin kalbinde.
Anlamıyorsunuz. İki günlük ömrüm kaldı benim. Hadi üç!
Üç! Levent Bey!
Yeter! Yok senin kalbinde bir şey. Gel!
Deli mi ne?
Çay yapın bana. Eskisi gibi. Bana eskisi gibi çay yapın.
Bir tanem. Bir tanem. Biri kolonya. Kolonya getirin.
Tamam. Tamam. Sen merak etme.
Bu değil.
Benim doğum tarihim o zaman.
Bu da değil ya.
Benim doğum tarihim değil. Babamın doğum tarihi değil.
Ne bunun şifresi?
Yok artık.
Olabilir mi acaba?
Olamaz. Tamam.
Evlilik yıl dönümlerine giriyorum.
Yok artık baba ya.
Benim doğum günüm de değil yani.
Evlilik yıl dönümüm.
Hadi bakalım ya.
Git. Ne oluyor kızım ya?
Kapıyı çalsan Allah'ını seviyorsan ne yapıyorsun ya?
Bir şey yapmıyorum ya Allah Allah.
Sistemden belgeleri print ettim şimdi seni bulup kuryeli hastaneye yollamamız
lazım. Ya bu Emin Dağlar niye tekrardan girdi hayatımıza?
Biz böyle iki yıldır çok sakin bir şekilde gül gibi yaşıyorduk programlı
programlı. Bu ne ya? Ya bura bura konuşma. Deliniz var diyorum. Anlamıyor
musun? Öf!
Selo. Abi.
Hallettiniz mi?
Hallettik hallettik. Maşallah hızlı olmuş ya.
Öflerin bir tanıdığı varmış da.
Hikametler, nüfus kayıtları, bütün belgeler burada ama yetişemeyeceğiz.
Yetişeceğiz ya güven sen bana.
Hadi Selo bas.
İyi misin?
İyiyim iyiyim, sıkıntı yok. Abi iyi misin?
İyiyim lan, sıkıntı yok.
Seker geçebilir misiniz?
Kemeriniz mi acaba?
Yok.
Ondan değil.
Kalbinde mermi parçası var da.
Hassas cihazlarda ötüyor.
Buyurun geçebilirsiniz.
Hadi Kadir.
Kadir.
Çocukları arayınca, bizzat karşıya olmak istedim.
Eyvallah, sağ ol.
Merhabalar. Merhaba. Kadir'e bin daha deyince, akan sular duruyor.
Dostum, nereler kızı sen?
Ya işte, şu küçüğü çıkmamız gerekti de.
Döndük ya, buradayız. İyi, iyi.
Evrakları zırh salayım ben onları.
Buyurun.
Arif, gel bakalım.
Buyurun bacım.
Al şimdi cübbemi de getir tamam mı? Tamam bacım.
Siz buyurun içeri geçin. Ben birazdan geleceğim.
Eyvallah, sağ olun.
Bu imzalar atarız.
Sonra işte Ali'nin başvuru şeylerini hallederiz.
Sonra da boşanırız.
Evet.
Hayatına girmek gibi bir niyetim yok yani.
Zaten bir günlüğüne gelmiştim.
Sonra işler karıştı biraz.
Anladım.
Bir kere başlayabilir miyiz? Cansız olmayın lütfen.
Şahitlerimiz nerede?
Selim Bey.
İnsan hiç mi değişmez ya?
Ne oldu?
Avukat mı lazım?
Video kaldırtmak için şikayet dilekçesi falan mı vereceksiniz? Ben buradayım
çünkü. Ne zaman isterseniz.
Neredeler? İçerideler.
Güzel. Hadi acelemiz var. Kaderi görüyorsunuz değil mi Melisa Hanım?
Görüyorum kaderi. En emin daha olanından kader emin daha görüyorum.
Buyurun. Siz gidin geliyorum ben.
Bugün burada iki hayatın birleşmesine, İki ailenin büyümesine ve en önemlisi
yeni bir hikayenin ilk sayfalarının yazılmasına tanıklık etmek için
bulunuyoruz. Evlilik uzun ve sürprizlerle dolu bir yolculuktur.
Bu yolda güneşli ve güzel günler olduğu kadar fırtınalı zamanlar da olacaktır.
Önemli olan birbirinizi hiç bırakmadan sevgi, saygı ve güvenle
kenetlenmenizdir. Yasal prosedüre geçebilir miyiz artık?
Peki.
Sayın Defnederi, hiçbir baskı altında kalmaksızın Kadir Emindağ'ı eş olarak
kabul ediyor musunuz?
Evet.
Sayın Kadir Emindağ, hiçbir baskı altında kalmaksızın Defnederi'ni eş
olarak kabul ediyor musunuz?
Sizler şahitlik ediyor musunuz? Tabii. Ediyoruz.
O zaman buyurun.
O zaman ben de size karı kocayı ilan ediyorum.
Buyurun.
Ömür boyu mutluluklar dileriz.
Hadi.
Selo bas bas biraz oğlum çabuk ya. Ya abim sağ salim var olun da Allah'ın
izniyle.
Selma çabuk iki dakika kaldı çabuk.
Tamam tamam yetiştik.
Geldik.
Ali Emin Dağ için koruyucu aile başvurusunda bulunmak ve başka bir kurma
sevkini değerlendirme süreci tamamlanıncaya kadar bekletilmesini
talep ediyoruz.
Aynen öyle.
Sevgini durdurur musunuz lütfen?
Bir saniye lütfen. Lütfen bakın bekliyoruz. Tamam.
Tamam tamam tamam yetiştik.
Yetiştik. Yani resmi olarak girdik şeye.
Başvurunuzu ve Sevk'in bekletilmesi talebinizi ilgili birime ilettim. Evet.
Talebiniz değerlendirilene kadar Sevk'le ilgili süreci bekleyeceğiz.
Oh be!
Ancak bu koruyucu aile başvurunuzun kabul edildiği ya da Ali'yi teslim
alacağınız anlamına gelmiyor. Bu bir değerlendirme süreci.
Tamam. Tamam, tamam.
Yani tamamen değerlendirilelim. Bizim buna bir sıkıntımız yok.
Görebilir miyiz kendisini?
Yok bugün göremezsiniz.
Sebep? Niye? Merak etmeyin keyfi yerinde.
Ya tamam keyfi yerindedir zaten hani kurumunuz kaliteli güzel iyi bir yer
burası yani. Ama yani yeğenimiz özlüyoruz uzakta çocukcağız yanımızda
olsun istiyoruz ya. Kendisi yönetimi ele geçirmekle meşgul.
Eksik listesi hazırlıyor. Gideceği yere dair bir takım planlar yapmıştı.
Ama sizin geleceğinizden emindi. Emin olacak tabii ya. Bırakır mıyız onu?
Şey bu arada hani eksik listesiyle ilgili ben de katkıda bulunabilirim
yani. Tabii.
Merak etmeyin bütün duvarları rengarenk istiyor.
Olur çok iyi fikir.
Bizi bu süreçle ilgili bilgilendirir misiniz? Ne kadar sürer acaba?
Belgeler incelenecek. Sosyal inceleme.
Ev ziyaretleri gerçekleştirilecek. Sonrasında hakkınızda uygunluk
değerlendirmesi yapılacak.
Şimdiden kesin bir teslim tarihi vermem mümkün değil.
Ancak bir şey söylemek istiyorum.
Değerlendirmenizi Gülis Hanım gerçekleştirecek. Gülis Hanım çok titiz
bir kadındır. Çok titizdir.
Dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Anladım.
Buyurun.
İyi, o zaman gidelim biz. Biz değerlendirme süreci için
bekliyoruz. Teşekkürler, kolay gelsin.
Evet.
Ali geldiğinde bende kalır.
Teşekkür ediyoruz sana da hani her şey için. Sonuçta senin sayende oldu. Size
de teşekkürler.
Bu evliliğin niye bu kadar aceleye geldiğini sorgulayacaklardır.
Ali için güvenli ve düzenli bir hayat kurabileceğimizi onlara göstermemiz
gerekecek.
Gösteririz.
Tamam, sizi bırakalım.
Yok, gerek yok.
Sağ ol.
Taksi çağırdım.
Nasıl rahat edecekseniz.
Ay ne yaptı acaba Defne ya?
Ne yapacak? Çocuğu almaya çalışıyorlardır herhalde.
Bir an önce şu işi halletseler de.
Artık şu çocuğu Emin Dağlar'a bir teslim etse. O Kadir de bu Defne'nin etrafında
dolanmayı bıraksa. Ne dolanması şekerim? 3-5 güne hallolur o olay yani.
Ne yapacak yani Defne? Başkasının çocuğunu mu yapacak? Hayır ya olmaz. Ne
alakası var? Olmaz olmaz. Zaten annesini gelir yakında.
Yani annesiz olmaz zaten.
Suzi öyle değil mi? Yok anam olacak iş mi? Olmaz annesiz.
Ama esas kıyamet eğer çocuk Tolga'nın çıksaydı kopardı ben sana diyeyim. Ay
hiç sorma. Sabahtan beri bana sorup duruyor.
Bu şeyin Tolga'nın çocuğu değil değil mi diye.
Levent Bey.
O yine stresli bu ara böyle takıntıları falan mı başladı minnoş?
Terapist buna demiş ki siz demiş kontrol edemediğiniz şeyler yaşayınca kaygı
bozukluğunuz oluyor demiş.
Bana diyor ki bak diyor kalbim diyor pıt pıt pıt pıt pıt kendisi atıyor diyor.
Kendisi diyor tek başına. Ya diyor birden canı sıkılır da durursa diyor ya
bana. Tövbe estağfurullah.
Hay Allah'ım kız öyle yaşanır mı ya?
Malum adam.
Yazık ya işte o da öyle.
Bir de tutturdu şimdi Tamer'e gideceğim diye. Ay çocukcağız da iki senedir hem
Defne'yle uğraşıyor bir de eşantiyon olur.
Onur mu öyle?
Bana da neti öpüyor musun?
Defne bununla evlense iyi olur diyor. Ailede bir doktor olması çok iyidir.
Efendim sorusu olduğunda çat kapı. Gider sorularını sor.
Kıyamam ya. Ay canım benim.
Bu vasiyetnamemi ben Levent Bartiner başından sonuna kadar hiçbir baskı
altında kalmadan serbest irademle yazdım.
Son olarak da Levent Bartiner olarak
Mine Hanım ha.
Ne kadar istersin?
Levent Bey.
Ne oldu? Neyi sakladınız? Ne yazıyorsunuz? Hiç.
Ne o?
Mektup mu o?
Vasiyetim. Ne?
Neden?
Doktor bir şey mi dedi? Yok yok hayır.
Doktor bir şey mi dedi?
Yok bir şey demedi. Bakın benim bir ayağım çukurda.
Ben ölürsem kızım.
Özlem sizi çiğ çiğ yer. Tolga da zaten şirketin yarısını aldı.
Tamam Defne'nin durumu iyi ama ya batarsa?
Size ne olacak? Kim bakacak size?
Levent Bey siz hiç merak etmeyin. Ben bir şekilde yolunu buldum. Her zaman da
buldum yani. Her an her şey olabilir.
Benim güzel tatlı kurum. Bakın benim ailemde ani ölümler çok yaygın.
Bu yüzden ben hastalık hastası oldum.
Zenginlik zor zanaat.
Çok stresli.
Vücudum kortizon panayırı gibi.
Sizi güvence altına almam lazım. Levent Bey diyorum ya ben başımın çaresine
bakarım ama size hiçbir şey olmayacak merak etmeyin. Yani stres zaten
çağımızın hastalığı yani. Hepimizde biraz var. Rahat olun.
Öyle ama benim stresim hiç kimseninkini benzemiyor.
Size bir şey sormak istiyorum İnan.
Sorun.
Oğuz'a vasiyetimi yer vermesem bozulur musunuz? Yani hiç elim hiç gitmiyor.
Ay Levent Bey ne gerek var bunlara? Beni de silin oradan Allah aşkına. Ben
istemiyorum. Yani tamam neyse yazın siz ne istiyorsanız yazın da rahat edin.
Ne istiyorsanız yazın.
Ama ne kadar isterse.
Yani ne gerek var bunlara ya?
Siyeti falan.
Alo.
Ayarladın mı?
Evet ayarladım.
O zaman yarın akşam söyleyeceğin yere gelirsin. Okey mi?
Hayır. Sen benim söylediğim yere geleceksin.
Ya olur tamam. Sıkıntı yok. Geliriz.
Kiminle konuşuyordun güzelim?
Şey.
Şengül Hanım'la ya. Evin boyacısından çok memnun kalmamış da.
Onunla konuşuyordum.
Çok önemli bir şey değil yani.
Peki.
Yemeği bekliyorlar.
Hayat kısa değil mi ama? Ama bakın gerçekten beni takip etmeden yayına
girenleri görüntülüyorum ama bu olmuyor. Bakın ben göremeyeceğiniz hayatları
burada size sunmak için emek harcıyorum. Siz bir tiki çok görüyorsunuz yani.
Bakın böyle, şöyle gösterebilirim. Bakın.
Zaten görüyorsunuz ışıl ışıl her taraf.
Ama yani o kadar da görgüsüz.
Hayatım böyle boğazı çekiyor bizi de çekmiyor ki. Hani işte kendine bir hobi
buldu. Öyle takılsın boşver. Gördüğünüz gibi verandasıyla şeyle şahane yani.
Neyse ki arada sırada odasından çıkıyor.
Özel hayatımız pek kalmadı ama artık.
Aşkım. Hoş geldin. Hoş geldin. Afiyet olsun.
Hoş geldin Defne.
Geç bir şeyler atıştır hadi. Yok anneciğim sağ ol. Ben Ali için birkaç
arkadaşımla görüştüm.
Çözüm olarak biz böyle... Yorma artık kendini Tolga. Ne demek o? Ne oldu?
Canım ne yaptınız çocuğu? Halletti mi Kadir?
Benim size bir haberim var.
Ama lütfen ağzınızı açıp tek bir yorum yapmayın. Yoksa olay çıkarırım.
Yavrum ne oldu?
Söyler misin?
Yüreğime indirme. Kötü bir şey mi oldu Defne?
Biz bugün Kadir'le evlendik. Ne? Ne yaptınız?
Kadir Eminda'yla evlendim.
Sen Kadir'le evlendin mi?
Yok.
Rüya değil mi? Şaka mı yapıyorsun sen?
Gerçek mi?
Duyduğum şeyin rüya olduğunu söylesin. Gerçek değil değil mi bu?
Ver bakayım canım.
Hay Allah.
Gerçek.
Gerçek.
Ver.
Anneciğim ne yaptın?
Biz bugün Kadir'le evlendik anne.
Defne, derin, emin daha.
Kadir sana sözleşme imzalattırdı mı?
Hayır. Aferin cici kızıma aferin sana aferin. Biz Ali için evlendik.
Ali'yi almanın en hızlı ve tek yolu buydu. Yoksa gidecekti.
Evladım o adam sana... Anne biliyorum biliyorum.
Bakın içiniz rahat olsun tamam mı? Bizim... Artık Kadir'le birbirimize
tahammülümüz bile yok.
Biz evliymişiz gibi yapacağız.
Onayı aldıktan sonra da... ...boşanacağız.
Bu süreçte de sizden ilk defa köstek değil destek olmanızı bekliyorum.
Lütfen, sizden, hepinizden rica ediyorum.
Tabii. Tabii.
Hayırlı olsun defnederin Emine.
Ben Ali için sevindim. En azından çocuk.
Şehir dışına çıkmak zorunda kalmayacak. Aklım ondaydı zaten ama senin için
üzüldüm.
Boşanacağım Tolga.
Geçici bir süre.
Umarım. Ben Ali için bunu yapmak zorundaydım.
Hepinize afiyet olsun. Benim... Şimdi gitmem lazım.
Haberleşiriz.
E kalsaydın ya bir.
Bir dakika bir dakika.
Evli misiniz şu an? Evlendiniz yani.
Oğlum sen aklını peynir ekmekle mi yedin?
Hanım.
Ali'yi almak için bunu yapıyoruz. Ali'yi aldıktan kısa bir süre sonra da
boşanacağız. İnşallah anneciğim. İnşallah boşanabilirsiniz.
İnşallah maşallah yok. Kesinlikle boşanacağız.
Peki siz bana niye yalan söylüyorsunuz ya? Yok efendim neymiş Ali defnedeymiş
de bilmem neymiş de.
Allah sizi bildiği gibi yapsın be.
Ne yapsaydık? Gidecek kurumun kapısında yatıp kalkacaktın. İyi bildin. Şimdi de
kurumun kapısında yatıp kalkacağım. Ben torunumu anlayacağım. Anneciğim ya otur
Allah aşkına.
Zaten her şey çok hızlı oluyor.
Şoktayız. Bana ne be senin şokundan? Deli mi ne?
Çocuk kurumdaymış kurumda. Benim bizzat şahsi öz torunum kurumdaymış.
Hayır siz madem bir halt ettiniz.
Ya neden çocuğu alıp buraya getirmiyorsunuz ya? Ya tamam getireceğiz
getireceğiz. Oğlum ne tamam ya ne tamam tamam ne? Ben ortada tamam bir şey
göremiyorum. Nerede bu çocuk oğlum? Bu çocuk nerede?
Bak bakıyorum göremiyorum. Neden? Çünkü yok.
Yok yok çünkü bir çocuktan bahsediyoruz. Bu işler yavaş yavaş oluyor anne bir
prosedürü var. Ama gözünü seveyim bir sakin ol sen de ya.
Şimdi benim kafamda üç tane soru var.
Ben bu üç soruyla nasıl sakin olayım? Deyin hele bana.
Vallahi hiç sormak istemiyorum ama nedir peki bu üç soru?
Bir, bu çocuk nerededir, ne yer, ne içer, aç mıdır, tok mudur?
İki, bu kader nerede?
Üç ve daha önemlisi, hadi söylemeyeyim, söylemeyeyim diyorum ama...
Bu çocuğun babası kim?
Ya kimse kim?
Ali bizim. Ne önemi var ya? Ali bizim.
Biz buna konsantre olacağız.
Oh kader.
Şimdi zil takıp oyna kızım sen. Çekil.
Ya vallahi söylemeyecektik. Vallahi billahi söylemeyecektik ya. Vallahi
şimdi dilimi alıp koparacağım ya.
Melis kızsın ya. Sus be Melis.
Allah Allah.
Tamam. Tamam Dertli görüşürüz.
Tamam bay bay.
Ne oldu?
Bana bak Defne gelemiyor. Tamer'i ektiği için gönlünü alması gerekiyormuş.
Haberin olsun.
Allah Allah bize ne Tamer'den ya?
Ara gelsin.
Sen sarhoş mu oldun?
Sarhoş falan olmadım Yiğit ya. Allah Allah.
Hocam kalk böyle dans et.
Melis lütfen dur.
Çok sıkıcısın Yiğit.
Oha.
Defnelesinin saçlarına bak. Aslan yelesi gibi.
Bu okulda en popüler kızlarıydık. Hatırlatırım.
Yiğit bu ne?
Bu ne Allah aşkına söylesene? Bu top sakal ne ya? İğrenç. Ne var ya? O zaman
modaydı kızım.
Top sakalı hiç güzel bir moda olmadı. Senin hep moda algında bir sorun vardı.
Bana diyene bak sen hala pamuk prenses gibi giyiniyorsun.
Bana bak senin o dilini koparırım. Benim bu moda tarzını oturtmam tam olarak 20
senemi aldı.
Defne'ye bak. Nasıl mutlu. Kesin var ya yine yüz almıştır sınavdan. Kesin.
Amma çok kopya çekiyorduk ha ondan.
Şu halimize bak.
Neydi ya? Hatırlayamadım.
Anlayasın. Dur bakayım arkasına bakalım.
Melis ve Yiğit 30 yaşına kadar evlenmemiş olursak birbirimizle
evleneceğimize söz veriyoruz.
Eylül 2016.
Hatırlıyor musun?
Hatırladım.
Gel dans edelim çok sıkıldım. Hayır hayır hayır. Ben dans biliyorsun
sevmiyorum. Ben gidiyorum görüşürüz. Hayır hiçbir yere gitmiyorsun.
Nasıl?
Ne yapıyor acaba Halif?
Uyuyordur bu saatte ne yapsın?
Vallahi acayip özledim ya. Ben de.
Burnumda tutuyor çocuk yani.
Benim de.
Kader'den haber var.
Abi şehri altına üstüne getiriyor çocuklar. Hiç merak etme.
İki sene ya.
İki sene aynı ülkede yaşamışız. Vallahi bak ben düşündükçe... ...vallahi benim
ciğerim sökülüyor ya.
Abi yine ekip kurduk. Bulacağız Allah'ın izniyle.
İnşallah. İnşallah da benim şu kafam hala almıyor bu olanları yani.
Var bir sebebi.
Bir sebebi var gülüm.
Var tabii bir sebebi de yani bir yandan da ablam sonuçta sağa sola belli olmaz.
Hakikaten ha. Bak önceden de öyleydi yani. Oyun mu oynuyordu, gerçekten mi
yapıyordu hiç belli olmazdı.
Ya yoksel o kader evladıyla oyun oynar mı ya?
Öyle bir şey olmaz. Bir sebebi var.
Bir derdi var, bir sıkıntısı var.
Ama niye defne?
Yani bana bu kadar kırgın mı hâlâ ya?
Yani onu bilemeyiz.
Zaten boş ver şimdi bunları. Biz Ali'ye odaklanalım.
Aynen. Doğru.
Hadi ben gideyim yatayım.
Ne demişler?
Evli evine. Zeyno.
Abi. Bak bir şey söyleyeceğim ama kızım.
Hakikaten de böyle bir sıra dışı... ...Yıldır'ın nikahı size yakışırdı
zaten. Sana vallahi bak benim tersi bunlar. İkinize de şöyle bir şey
yapacağım.
Ne bu?
Yarın sabah 9'da kurum görevlimiz Güliza Hanım ev ziyaretine gelecek.
Ne ne ne? Ne demek bu?
Ne diyor yani?
Yarın kontrole gelecekler demek.
Ne oluyor yani?
Yani Ali şu an bizimle kalmıyor ya.
Yarın teftişe gelecekler. Ve biz teftişten geçemezsek Ali bizle
kalamayacak demek.
Hayda. Böyle bir şey miydi ya? Bir dakika o zaman dur.
Bak mutfağa bak, salona bak tamam mı? Çocuk için zararlı olabilecek şeyleri
kaldıralım ortadan. Tamam mı? Yutabileceği şeyleri de alalım.
Ya aç bir kere de aç.
Dur dur nereye? Defne'yi alacağım.
Ha tamam.
Derin Emin Dağ olmuş kızlar. Ben sabah görünce inanamadım ne Derin'i, Mine'nin
kızı Defne derin.
Kadir Emindağ ile mi evlenmiş? Evet.
İnşaatçı Emindağlar mı? Onlar diye biliyorum. Kız zaten yıllardır
beraberlerdi diyen var.
Ne bu, ne bu, ne bu? Dalga dansı mı bu? Elektrik dansı mı bu?
Simkayarak basitleştirme bu figürleri.
Mesaj geldi.
O iyi müvekkil değil inşallah.
Ne bu?
Kadir Emin daha defnederimle evlendi.
Biliyoruz zaten, biliyoruz.
Yiğit, bekle dur dur.
Bana bak Yiğit, şu dans hareketlerini yapsana bir kere daha. Şu elektriği al.
Ben yapamıyorum Def!
Sen olsan kesin yapardın.
Eline sağlık.
Afiyet olsun.
Sözümü tutarım diyorsun.
Hangi sözü?
Kahve.
Vallahi ben başka bir söz hatırlamıyorum.
Olsa kaçırmazdım. Doğru.
İki senedir atladığın tek bir detay bile görmedim.
Defne.
Aklın mı karışık kalbin mi?
İkisi de değil. Niye öyle dedin?
Kadir Emin Dağ'ın geldiğini biliyorum.
Hani şu iki senedir her kalbini kontrol ettiğimde yüzünün gölgelendiği, canının
yandığı, hatırlamamak için gülümsemeye çalışıp gözlerini kaçırdığın.
Ama son zamanlarda unuttuğunu düşünmüştüm.
Ya da yokluğuna alıştığın.
Unutmakla alışmak farklı şeyler diyorsun.
Evet.
Sen bu hikayede nereye kadar ulaşabildin peki?
Unuttun mu?
Alıştın mı?
İkisi de desem.
Bir var bir yok mu diyoruz.
Atom altı parçacığı gibi.
Yani.
Senin kadar kuantum bilmesem de... ...bildiğim net bir şey var.
O da Kadir'le bizden olmayacağı.
Ama benim sana söylemem gereken... ...bir şey var.
Daha doğrusu bir haber.
Benim de.
Ama önce sen söyle lütfen. Yok lütfen sen söyle.
Peki.
O zaman şu an itibariyle çıkma teklifini geri getiriyorum.
En son tıp fakültesindeyken yapmıştım bunu.
Benimle çıkar mısın Defne?
Tamam bu biraz eski kafalı geldiyse senden çok hoşlandığımı da
söyleyebilirim.
Ya da date teklifi.
Tamar ben evliyim.
Nasıl ya?
Demek sen o yüzden hızlıca sağlık raporu istedin.
Ufaklık için Kadir'le evlendin.
Evet.
Sana bir kere daha hayran kaldım.
Evet benim için kötü bir haber bu ama... Çocuk için bunca prosedüre ve zahmete
girişme... Bilmiyorum.
Bence vicdan çok önemli Defne.
Çünkü o çocuğun uzaklaşmasındansa...
Bir süre buna tamam demen çok takdir edilesi bir hareket bence.
Sen ciddi misin?
Evet.
Yani kağıt üstündeki geçici meseleler bir çocuğun hayatından daha önemli
olamaz.
Ayrıca sen benim için böyle bir şeyle yargılanacak biri değilsin.
Çok daha önemlisin.
Ben... Teşekkür ederim.
Beni yargılamadığın için, anladığın, dinlediğin için.
İnan sen de benim için çok önemlisin.
Yani iki senedir beni nasıl hayata tutundurmaya çalıştığını ben asla
unutamam.
Her şeyden önce çok güzel bir kalbim var.
Yani senin kadar hakim olmasam da ben de kalpten anlarım.
Bu tek... Arif'ime evet demek mi?
Tamer.
Bak ben çok... ...zor süreçler atlattım.
Bunu en iyi bilenlerden biri de sensin.
Şimdi halletmem gereken bir mesele daha var.
Adı Ali.
Ufaklık yani.
Onu halledeyim.
Sonra... Evet, sonra?
Sonra tekrar konuşalım.
Olur mu?
Yani... Zaten çok uzun sürmeyecek.
Olur.
Beni aramışsın.
Yarın bu görevli kadın var ya işte Güliz Hanım. O teftişe gelecekmiş de ya.
Sabah 9'da.
Tamam.
9'da orada olurum.
Selimler eşyaları falan ayarlıyor da senin de eşyalarının olması lazım.
İstersen gelip alayım seni.
Yok. Yarın sabah ben erkenden gelip hallederim merak etme.
Peki iyi akşamlar.
Saçmalama Kadir, saçmalama git.
Sakit git, hadi git.
Git geri git.
Efendim? Ne yapıyorsun sen burada?
Vallahi bilmiyorum ben.
Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Dur.
Ben de hiçbir şey hatırlamıyorum.
Ben de hatırlamıyorum.
Ben de hiçbir şey hatırlamıyorum.
Bir saniye bir saniye bir saniye.
Benim en son hatırladığım biz şey yapıyorduk.
Öyle şey yapmıyorduk git.
Hayır. Video çekiyorduk işte.
Dik yapıyorduk yani. Video çekerken.
Tamam.
Dur.
Telefonuma bakayım. Anlarız. Anlarız. Ne olduğunu.
Tamam. Şey.
Üç tane video var.
Bir tanesi üç saat kırk iki dakika boyunca kayıt yapmış yani sabaha kadar.
Açalım.
Açıp ne yapacağız Yiğit?
Yani bakmamız lazım.
Neye bakacağız acaba? Ben bakamam. Hiçbir şeye bakamam.
Esil.
Tamam.
Esil Ersan'da bir şey görürüm diye korkuyorum.
Yiğit bir şey söyleyeceğim bana bak.
Biz hiç böyle bir şey yaşamadık tamam mı? Yok yok.
Bunlar hep aramızda kalacak. Kesinlikle kesinlikle. Hiçbir şekilde. Aramızda
bile kalmayacak. Aramızda bile değil. Bu konuşulmayacak. Bunun üzerine bir şey
yapmayacağız. Tamam. Bu böyle bir mesele.
Tamam ben çıkıyorum o zaman. Tamam çık.
Görüşürüz görüşürüz.
Tamam. Bir şey ihtiyacın var mı? Hiçbir şey ihtiyacım yok. Güzel.
O zaman görüşürüz ben. Tamam gittim görüşürüz.
Günaydın. Günaydın.
Reflederin Emin Dağ. Tolga lütfen ya.
Ne yalan mı?
Yani bazen böyle meseleleri bilmiyormuş gibi konuşuyorsun ya sana gerçekten
hayret ediyorum.
Haklısın. Ne yapıyorsun?
Ali'yi görebildin mi?
Henüz değil.
Emin Dağlara geçiyorum. Teftişe geleceklermiş. Ha prosedürler diyorsun
yani. Aynen öyle.
Yani hala alabileceğimiz net değil tabii ama en azından değerlendirmeye
başladılar. Tefniye olmazsa?
Vallahi Tolga şu an aksini düşünmek dahi istemiyorum. Kader Ali'nin başka bir
yere gitmesine izin vermeyecektir. Keşke evlenmeseydin. Keşke benle de
konuşsaydın. Tolga bak kader nerede bilmiyoruz tamam mı? Onun ne yapacağını
da bekleyemezdik. Şu an önemli olan Ali.
Yani Ali'yi başka bir şehre sevk edeceklerdi. Biz onu durdurmak
zorundaydık. Peki en azından ben ne yapabilirim? Bak eğer yapabileceğim bir
şey varsa... Yok yani şu an için yapabileceğin hiçbir şey yok. Teşekkür
ederim. Tabii babalık testinin sonuçları pozitif çıksaydı her şey başka olurdu. O
zaman seninle evlenebilirdik diyorsun yani.
Tolga hiç komik değil gerçekten.
Tamam canım şaka yaptım ya.
Ortamı yumuşatmaya çalışıyordum.
Yok kızmıyorum. Bak sen düşünme bunları tamam mı? Yani çok mutlu bir ilişkin
var. Evlenmek üzeresin.
Takılma buralara yani.
Evet.
Haber ver tamam mı?
Tamam sen merak etme ben halledeceğim.
Her zamanki gibi.
Her zamanki gibi.
Hadi görüşürüz.
Sen o açtırdın değil mi kapıları? Abi açtırdım. Gelir birazdan.
Hani siz gizlice evlenmiştiniz ya?
Gazetelere boy boy manşet olmuşsunuz. Ya siz kimi kandırıyorsunuz oğlum?
Ya ana kim yaptı bilmiyoruz da Defne değil yani orası kesin.
Çekil şuradan. Kaldır şunu.
Ne iş var bu?
Ana bak konuştuğumuz gibi tamam mı?
Ali için.
Ne diyorsan onu yapacaksın.
Hoş geldin.
Merhaba Zeynep.
Biz seninle hiç karşılaşamadık.
Ama aldığın, kazandığın davaları duyuyorum.
Müthiş bir avukat olmuşsun.
Teşekkür ederim.
Selma Hanım.
Torunum sayende geri gelecek.
Çok büyük sedakarlık yapmışsın. Sağ ol.
Ali için yaptım.
Umarım en kısa sürede halleder.
Ve bir daha birbirimizin yüzünü görmeyiz.
Evet, Güliz Hanım gelir birazdan.
Ali'yi geri getirmek istiyorsak eğer...
Biz Kadir'le uzun zamandır birlikteymişiz gibi.
Ve birbirini çok seven bir aileymişiz gibi davranmamız gerekiyor.
Anne engeller de geliyor herhalde, değil mi?
Evet.
Zor ikna ettim ama gelirler birazdan. İyi.
Abim.
Selam.
Hallettin eşyaları. Hallettim abi hallettim.
İstersen hani sen de eşyalarını yerleştir ben sana eşlik edeyim
gösteririm.
Ya bir şey soracağım.
Şimdi ben bu kadın geldiğinde ne diyeceğim şimdi ben anlamadım ki bir
şey. Ya işte sevdiğin bir gelinin var gibi düşün.
Ona nasıl yaklaşıyorsan buna da öyle yaklaşıyorsun yani sevgiyle.
Güzel güzel.
Dene.
Anneme sevdiği geline.
Duydum seni.
Allah sonumuzu hayretsin artık.
Amin.
Ben de aynadayım sana.
Gerek yok.
Ben hallederim.
Elbiseleri nereye koyayım?
Burada yer yaptım ben sana. Bu da senin zaten.
Buraya koyarsın.
Bunları banyoya koyar mısın?
Nacım var diye.
Evet.
Ne bakıyorsun?
Bu kadar detaya gerek var mıydı? Daha dün evlendik.
20 dakika sonra koruyucu aile olmak için başvuruda bulunduk.
Güliz Hanım haklı olarak şüphelenecektir.
O yüzden iki senedir birlikte olduğumuzu söyleyeceğiz.
Söyleriz. Özel hayatınla ilgili soru da sorabilir.
Sorsun. Benimle ilgili sorduğu sorularda hatırlamadığın şeylerle ilgili
biliyormuş gibi yapma lütfen.
Ne gibi?
İşte mesela nasıl uyur, nasıl uyanır, güne nasıl başlar,
bir günün nasıl geçer gibi sorularla bizi sıkıştırabilir.
E tamam.
Sabah kalkar.
Sade kahvesini içer, akşamda kafasını yastığa koyduğu gibi uyur diyeceğiz bir
şey yok.
Ben sade kahve içmeyi iki sene önce bıraktım Kadir.
Artık mideme dokunuyor.
Yani öyle çok canım istediğinde nadiren içiyorum.
Geceleri de öyle rahat rahat uyuyamıyorum.
İlaçlar uykuma kaçırıyor.
Yani anlayacağın... ...artık ne sen beni tanıyorsun...
...ne de ben seni tanıyorum.
O yüzden senaryonun dışına çıkmayalım.
Çıkmaz.
Uyku bandını öbür tarafa koy bari.
Niye? Yatağın sol tarafında uyuyorsun.
Oda mı değişti?
Esemeli neymiş?
Ay Allah'ım şu başımıza gelenlere bak.
Sorma sorma. Vallahi kızımızın ilk evliliğini böyle mi yaşayacaktık? O ne
demek şimdi ilk evliliği falan? Ne diyorsun sen? Aşkım şimdi yani bundan
boşanacak sonra inşallah ikinciyle evleneceğiz. Aşkım bu şimdi ilk yani ilk
mi diyeceğiz buna yani Suzi? Allah aşkına ne diyorsun ilk? Sen sayılara
takılma sayı önemli deyip ben kaçıncı oldu benim hatırlamıyorum bile yani.
Delireceksin beni ya.
Birinciymiş yok ikinciymiş. Bu durumda...
Kadir Eminda benim cici damadım oluyor.
Hem de resmi olarak.
Levent Bey ne olur yalvarıyorum susun. Olur mu öyle de? Minan Hanım sussam ne
olur? Magazin susmuyor ki.
Sabahtan beri konuşuluyoruz.
Yükük siz bu magazine takılmayın. Onlar iki gün sonra unutulur yani. Şart menü
öyle. Bana uyar. Bana uyar. Yani benim repütasyonum için çok iyi vallahi.
The Association of Bartner and Eminda Holding.
Hisselerim yükselir. Bir hafta kal.
Maşallah.
Hadi gidelim. Hazırsanız şoför bekliyor. Ben gerçekten o Selma Gudubati'nin
suratını hiç görmek istemiyorum yani. Gözlükü taksın. Ay Suzy Allah aşkına
gidelim. Hadi ne olur yavrum. Ben de görmek istemiyorum. O kadının negatif
enerjisi kortizol seviyemi yükseliyor. Ben zaten şu akraba konseptinden pek
fazla hoşlanmam.
Ne kadar yakın dip be o kadar fena.
Hadi Levent Bey gidelim artık.
Ne yapayım yani benim üvey düğünürüm sonuçta. Yalnız Defne'yle sonunda helal
olsun valla. O cici saftirik kız gitti.
Sonunda döndü dolaştı. Hayvan gibi serveti olan Kadir Eminda'yla evlendi.
Üstüne bir de çocuk aldı. Yalnız benim kızım da hiç de fena değil yani.
Defne'nin izinden iyi gidiyor. Zehri gibi maşallah.
O da zengin birini buldu. Hem de çocuksuzluğunu. Doğru.
Tamamdır ben döndüğümde zaten dosyaları tekrardan incelemiş oluruz. O yüzden
endişe edecek bir durum yok. Geldiğimizde tekrar bakarız. Tamamdır
Eyüp Bey. Görüşürüz.
Şey Defne Kadir'in evindeymiş de Gülistan'ı mı bekliyorlar?
Haber verecek sonuçlar çıkınca bize.
Biz derken bana ayrı, sana ayrı. Biz değil yani. Biz diye bir şey yok zaten.
Şey tamam.
Ben adliyeye gidiyorum. Bu şey Fatoş Hanım'ın davası için. Tamam. Kimdi Fatoş
Hanım? Bu şey vardı ya bu kocası aldattı diye dava açtılar falan.
Hatırlamadım. Ya bu şey kocası böyle tek gecelik bir ilişki yaşıyor. Sonra işte
hatırlamadığını falan söylüyor ya. Yani bizim de böyle bir... Palavra demiştik
yani. Demek ki.
Evet görüşürüz. Görüşürüz.
Ben buradan gidiyorum sen oradan gidiyorsun.
Allah'ım yarabbim ya. Yani onca şeyden sonra yine biz şu evin içindeyiz ya.
Allah'ım bize güç vermiş. Bir de akıl fikir Allah'ım.
Hanımlar, hanımlar.
Küçücük bir çocuğu ailesini kavuşturmak için bir iki saat rol yapacağız. Benim
için kolay. Benim ailemden değil çocuk.
El alemin çocuğu neticede. Üzül de ben kendi kızım için endişeleniyorum Levent
Bey. Yani el alemin çocuğu için değil. Yani benim kızım onca şeyden sonra yine
bu emin dağların evinin içinde yani.
Ay tamam. Neyse.
Ben biraz hava alacağım. Siz içeri girin tamam mı? Tamam canım.
Buyurun.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Kadir Bey, Kadir Bey.
Nasılsınız? Hoş geldiniz. İki senedir uzaklarda olmak yaramış size.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
Eee Defne nerede?
O yukarıda.
Eşyalarını yerleştiriyor. Rabbim inşallah eşyalarını toplamayı da
göstersin bize.
Ay şey... Hoş geldiniz.
Sağ olun geldiğiniz için.
Vallahi teşekkür yetmez. Sizin bizim hayatlarımıza kapanmanız gerekir
kızımızı bu hale soktuktan sonra.
Ne dedik Suzan Hanım? Rol yapıyoruz. Ondan sonra gidiyoruz, çıkıyoruz
buradan. Yok yok hiç çenenizi boşuna yormayın. Daha sosyal hizmetler görevisi
gelmediği için rol yapmanıza gerek yok.
Gördük ayrıca gazetelerde boy boy manşet yaptırmışsınız.
Anam şimdi bir dakika. Yani bak.
Bu insanlar hani Ali için kalktılar buraya kadar geldiler bir şey
yapıyorlar. Tamam biz yaptığınız şey için hakikaten minnettarız bu arada. Ben
teşekkür ettim zaten ama. Rica ederiz.
Mine Hanım nerede bu arada?
Şurada şurada hava alıyor kendisi. Tamam o zaman biz şöyle yapalım. Selim sen bir
yiyecek içecek hani rahat bir yere geçsin siz.
Yiyecek içecek bir şeyler kiralamış. Buyurun buyurun. Ben de Mine Hanım'a
bakayım. Hoş geldiniz buyurun. Teşekkürler Selim Bey.
İna Hanım.
Merhaba.
Defne Hanım nasıl, iyi mi inşallah?
Kadir Bey evde mi?
Kadir abim evde, burada.
Ama Defne Hanım yoğun bakıma girdiğinden beri... ...kimseyle görüşmüyor odasında,
böyle ya.
Benimle görüşecektir.
Kimse gelmesin!
Mina Hanım?
Nasıl bir şey mi oldu? Yok.
Haberler iyi.
Hayati değil ki anlattı.
Defne'yi çok sevdiğini biliyorum.
Yani biz sana ne kadar da git gelme desek de
kovsak da o hastanenin önünden bir dakika bile ayrılmadı.
Teşekkür ederim.
Defne de sana çok aşık.
Senden, senden hiç vazgeçmeyecek.
O yüzden senin vazgeçmeni istiyorum.
Bizim çok sıradan hayatlarımız var.
Ne bileyim küçücük dünyalarımız var bizim.
Defne de öyleydi hep.
İşte evi, ailesi, işi, dostları.
Öyle neşeli, basit bir hayat.
Bütün bu olanlar...
Kadir ben seni üzmek istemiyorum gerçekten.
Ama bir anneyim ben. Ne olur anla beni.
Lütfen.
Yani düşünsene.
Aynı şey senin kız kardeşinin başına gelse... ...o adama neler yapardım?
Ha?
Yok, haklısınız. Ben... ...zaten kendime bir söz veriyorum.
Çıkacağım yani. Nefret edin hayatımdan.
Gidiyorum zaten.
Dönmeyeceğim yani bir daha.
Teşekkürler.
Yarın... Yarın Defne'yi görmemize izin verecekler. İstersen...
Yok.
Görürsem gitmem o zaman.
O beni bırakmaz.
Hoş geldiniz Mina Hanım.
Korkuttum sıra bakmaya. Yok estağfurullah hoş bulduk.
Nasılsın?
Teşekkürler iyi olmaya çalışıyoruz.
Ben aslında bir gün düne geldim iş var dondum.
Ali'nin meselesi olunca da hani yani Ali'yi çözdükten sonra boşanacağız.
Kafanızda bir soru işaret bulmasın yani.
Evet. Neyse.
Sen iyi misin?
Kadir Bey.
Hoş geldiniz.
Biz de annemle oturuyorduk yani ayaktaydık muhabbet ediyorduk. Yani
Defne'nin annesi benim de annem. Oğlum.
Saygı. Evet öyle gibi.
Seviyorum burayı da. Çok.
O zaman biz şey yapalım. Şöyle bir rahat bir yere geçelim.
Buyurun.
Sen daha bekle ben sana daha çok sıralayacağım. İki yıldır biriktiriyorum
ben. Ah kıyamam sana döküp bugün değil. Teyze. Allah Allah.
Teyze. Teyzene bir sahip çık ya. Kızım yani bunlara iyilik de yaramıyor ben
sana söyleyeyim. Bana bak.
Lütfen. Ağzından bir laf daha çıkmasın vallahi çeker giderim. Teyze.
Teyze bir sakin olur musunuz ya? Siz bana ne söz vermiştiniz?
Ne söz verdim kızım?
Evet.
Suzi'cim.
Ne söz vermiştiniz?
Ne? Anlat.
Dediğim gibi Güliz hanımefendi, biz çok iyi anlaşan bir aileyiz. Birbirimizi çok
seviyoruz. Defne ile Kadir aralarında evlenince, ne yalan söyleyeyim, biraz
bozulduk davet edilmedik diye. Ama belli etmeyeceğimize söz verdik.
Duygularımızı göstermeyeceğimize dair.
Birbirimize söz verdik.
İlginç.
Ben acaba size evimi gezdirsem diyorum.
Yok.
Hayır, hiç gerek yok.
Bence burada kalmak daha iyi.
Bir şeyler içelim.
Tatlı yiyelim. Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım. Ne dersiniz?
Hadi kızım kalk.
Çay koy bize.
Sen kızım değil, öbür kızım.
Bizim evde çayları gelinler servis eder.
Tabii, tabii.
Damat, damadım sen de kızımıza yardım edersin. Çünkü modern ailelerde böyle
çiftler birbirine yardım ederler.
Çünkü gelin kızımız biraz nazlı. Damadımız da yani.
Tabii alışmış hep kendine hizmet ettirmeye. Şimdi böyle işte bu analar
oğullarına paşam paşam diye.
Kadir benim cici damadım. Ali de küçük adam.
Aslında başka bir yerde. Levent Bey canım hayatım.
Levent Bey.
Selma Hanım buyurun. Ben önce sizden dinlemek isterim.
Eğer Ali bu eve gelirse sizin için ne değişecek?
Ay Gülis Hanım ya. Ben onun şu kapıdan içeri girdiğini bir görsem.
Ya onun böyle ayak sesleri böyle bizim evin koridorlarında böyle tıpış tıpış
duyulsa. Onun böyle nefesi şu evin duvarlarına sinse.
O gülse ben doysam. O uyusa. Ben onun nefesini dinlesem.
Ne değişecek öyle mi?
Kışın bahar olacak Gülis Hanım. Yani ben Allah'tan başka ne isterim ki?
Milya Hanım siz?
Ben... Hanımefendi ben numara yapmayı çok beceremem. O yüzden böyle
dümdüz, dürüstçe söyleyeceğim.
Ben Selma Hanım'dan pek haz etmem. Evet bir de Milya Hanım öldün.
Zaten kendisi kayınvalidelikten de sınıfta kaldı.
Ali de çok güzel bir çocuk, çok tatlı. Yani pırıl pırıl, çok zeki.
Geleceği parlak bir çocuk, çok belli.
Selma Hanım da eminim onu böyle pamuklara sarıp sarmalayacak.
Ben Ali'nin de böyle sevgi dolu bir evin içinde yaşamasını...
Çok çok isterim. Mine Hanım, Mine Hanım. Hasta olmasaydın. Mine Hanım, Sultanım.
Siz ne zarif, ne yüce gönüllü bir insansınız Mine Hanım. Sayende bir tanem
sayende. İşte böyle muazzam bir aileyiz biz. Herkes birbirini çok seviyor.
Gel yapayım istersen.
Gerek yok. Ben hallederim. Sen tatları götür.
Yaş, ya anamın da kusuruna bakma. Bakmıyorum Kadiş.
Ali'nin hatırı olmasaydı ben ne yapacağımı çok iyi bilirdim. Ama ne
senin ne de annenin kusuruna bakmıyorum.
Benim kusur işlerimi demedim yalnız.
Öyle mi?
Bir kusurun yok yani.
Sen benden ne istiyorsun ya?
Ne güzel üstümüzü çizmişsin. Seni sen böyle bulmuşsun. Hayatına bakmışsın.
Tamam işte ne güzel. Bak sen benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun.
Şimdi böyle karşıma geçip kendini benim üstümden aklamaya çalışma. Ya ben senin
hayatından çıktım iyi olmadı mı? Tamam işte iyi olmuş.
Kadir sus.
Susmak ben seni dinlemek istemiyorum.
Ya bak ben bir şey yaptım.
Senin de benim de iyiliğim için.
Tamam. Bak bulmuşsun işte hayatını tamam kurmuşsun. Seni sevenini de bulmuşsun
oh. Bak çek git başımdan. Geçirim bunların hepsini senin kafana. Geçir
doyamadın zaten oradaki geçirdiklerini. Biraz daha geçir.
Rahatlarsın.
Evet. Güliz Hanım sizi çağırıyor.
İkinizle baş başa konuşacakmış.
Ben dün bütün gece sizinle ilgili bilgileri inceledim.
İnanın daha önce hiç bu kadar kafa karıştıran bir dosya görmemiştim.
Dün evlenmişsiniz.
Evet. 20 dakika sonra da koşa koşa kuruma gidip çocuğun koruyucu ailesi
olmak için başvurmuşsunuz.
Yani şimdi şöyle hani Ali yani sonuçta benim canımın yarası.
Benim karım, benim yeğenim. Onu o yüzden hani hızlıca bu işi karımıza alarak
çözme gayretindeydik. Tabii Ali'nin emin ellerde olması bizim için de çok önemli.
Şimdi sizinle yapacağımız görüşmeler ve sosyal incelemeden sonra hazırlanacak
rapor başvurunuzun değerlendirilmesinde mutlaka dikkate alınacak.
Bunu öncelikle unutmayın.
Lütfen siz de bana dürüstçe cevap verin.
Zaten.
Defne Hanım, siz bu evliliği zorla mı yaptınız?
Hayır. Hayır.
Hayır.
Peki ne kadar zamanda bir ilişki yaşıyorsunuz?
İki yıldır.
İki yıldır. Peki öncesinde?
Birlikte çalışıyorduk.
Peki siz nasıl tanıştınız?
Avukatı... Beni vale zannettim.
Avukat, vale hangisi?
Aslında ikisi de.
Ben Kadir'i önce vale sandım.
Sonra avukatlığını yaptım. Anlıyorum. Boşanma avukatlığa.
Yani eski eşinizden boşanırken. Eski eşiniz Defne Hanım'ı silahla yaralamış.
Evet doğrudur.
Ağabey sizi de kaçırmış.
Ne yazık ki. Ve siz bütün bunlara rağmen beraber olmaya devam ettiniz öyle mi?
Defne Hanım.
Bizi hiçbir şeye ayıramadın.
Biz bütün zorlukların üstesinden birlikte geldik.
Değil mi Kadir?
Öyle. Siz bulduktan sonra Kadir Bey'in ikameti Amerika'da görünüyor.
Evet yani bir iş için.
Böyle bir durumumuz var. Sonuçta biz koca Hollingiz. Orada da işimiz var,
burada da işimiz var. İkamet. O yüzden aldırdık yani. Tabii.
Peki Ali sizde kalırsa tekrar gidecek misiniz Amerika'ya? Asla. O iş kapanır.
Ben onu bırakmam.
Buradayız. Bırakmaz. Ama Defne Hanım vurulduktan sonra gitmişsiniz.
Siz uzun bir süre hastanede yatmışsınız ve hala tedaviniz devam ediyor.
Defne Hanım hiç...
Gönül kırgınlığınız olmadı mı yani?
Olmadı.
Olmadı mı?
Peki önce evlenmeyi kim istedi?
Ben.
Yani şöyle.
İlk başta ben kendisini birkaç sene önce teklifte bulundum.
Geçen seferde son teklifi de kendisi yaptı.
Peki siz neden kabul etmemiştiniz Defne Hanım?
O zaman daha Kadir'i o kadar da tanımıyordum.
Yani siz hiç tanımadığınız birine evlilik teklif ettiniz Kadir Bey öyle
mi?
Ben yeterince tanıdım.
Hiç diğer bir şey yok.
Yeterince tanıdınız.
Peki Kadir Bey bana Defne Hanım'ın kullandığı ilaçları bir sayar mısınız?
Bakın.
Kadir öyle şeyleri hiç bilmez hatta kendi ilaçlarını bile ben... Sabah aç
karnına bu mide koruyuculardan alıyor. Bir de işte kan sulandırıcı alıyor.
Öğlen bir ritim düzenleyicisi var onu kullanıyor.
Akşam da işte ihtiyaç oldukça uyku için falan filan. Ağrı kesici ama düzenli
değil.
Tamam.
Bir de çok merak ettiğim böyle...
Aklıma takılan bir şey daha var.
Kadir Hanım sizin ikiziniz.
Buna rağmen bıraktığı belgede Ali'ye Defne Hanım'ın vası olarak atanmasını
istemiş.
Siz hiç tanıyor muydunuz kendisini?
Hayır daha önce görmedim.
Görmediniz.
Peki Kadir Bey kardeşiniz neden Defne Hanım'ı vası olarak atadı sizce?
Bilmiyoruz.
Bilmiyorsunuz. Ama daha birkaç gün önce Defne Hanım'ın vasilik görevinden alınıp
sizin vasiye atanmanız için mahkemeye başvurmuşsunuz. Yani evleneceğiniz
birine böyle bir şey yapmanız tuhaf değil mi sizce?
Bakın şey ben size durumu açıklayayım. Aslında durum tam olarak öyle değil.
Şikayet belgesinde
Zeynep Emin Dağ'ın imzası var.
Zeynep hem avukattır hem de Kadir'in kız kardeşidir.
Yani ablasının yeğenini bana verdiğini öğrenince kırılmış. Yani bu durum ona
biraz dokunmuş. Ben ona hak veriyorum.
Yani bu meseleyle ilgili kesinlikle Kadir'in hiçbir ilgisi yok.
Diğer konuya da gelirsek eğer, Kadir bana bir mektup bırakmış.
Yani yıllar boyunca benim en özelime kadar beni takip etmiş.
Kadir'le de araları pek iyi değildi evet.
Ama benim Ali'yi Kadir'e getireceğimi biliyordu.
Yani kardeşiniz sadece sizin değil ikinizin birden bakmasını istedi öyle
mi?
Evet.
Siz de Ali'yi almak için böyle bir iş çevirdiniz.
Bakın durum hiç düşündüğünüz gibi değil.
Kadir Bey, siz Defne Hanım'ı seviyor musunuz?
Valla ya böyle bir şey yani... Gülüz Hanım, bu... Böyle bir şey sorulur mu
ya? Bu bizim kendi aramızda bir şeyimiz bu. Ben yani...
Bana vallahi böyle şeyler ters. Yani böyle şeyler konuşulmaz ya. Özel bir
şey. Özel.
Defne Hanım.
Siz Kadir Bey'i seviyor musunuz peki?
Bu evlilik sahte.
İzninizle.
Bakın.
Güzan Bey.
İyi misin?
İyi misin?
Gel. Gel bir otur gel.
Dur yavaş.
Bir su iç.
İyi misin sen?
İki sene önce de başın dönüyordu. Öyle bir sorun yok değil mi?
Yok ya, iyiyiz.
Ya biz ne yapacağız şimdi?
Ali'yi alamazsak nasıl yapacağız?
Bilmiyorum. Bilmiyorum, hiçbir fikrim yok.
Yani evliliğin gerçek olmadığını anladı.
Vazgeçti gidiyordu ama oraya geçip oturup düşünüyorsa... ...bir umut
vardır.
Efendim Tolga. Merak ettim. Nasıl geçti görüşme?
Haber bekliyoruz. Tamam haber var bana. Çocuk kimsesi yokmuş gibi yurtta
kalmasın. Sen nasılsın?
İyiyim. İyiyim ben sağ ol.
Ben seni arayayım olur mu?
Görüşürüz.
Nereye arıyor hala bu seni?
Anlamadım.
Sana beni kimin arayacağının hesabını mı vereceğim ben?
Ya sana hesap soran yok. Ne diye Ali ile ilgili arıyor? Ne diye hala Ali'nin
peşinde? Ben onu anlamıyorum.
İnsan bir gram değişmez mi ya?
Bir gram.
Sen ister kabul et, ister kabul etme.
Kader Tolga için önemli bir insan.
Şimdi de onun çocuğu için endişeleniyor. Bu kadar. Ya endişelenmesin.
İhtiyacımız yok. Gerek yok onun endişesine. Sen bir...
Sesini düşür istersen.
Endişelenmese bu sefer de dersin ki umurunda değil dersin. Derim.
Öyle de, böyle de. Bir tek sen göremedin şunu.
Ben göreceğimi gördüm merak etme.
Senin o dediğin adam iki yıl boyunca her gün beni arayıp
halime hatırımı sordu.
İyi miyim diye merak etti.
Ortak.
Ortak hoş geldin.
Güzel bir şey oldu.
Kardeşim.
Teşekkürler. Rica ederim.
Senin oradaki otel işçi tamamdır kardeşim.
Sen ciddi misin?
Aslanım ben.
Kıdır abi.
Oğlum bak senin sağ yanında oldu.
Gittin geldin ne yaptın ettin bir şekilde ikna etti.
Yaptık işte bir şeyler.
Yalnız bu proje çok büyük bir proje. Bu projenin başına birini koymamız lazım.
Doğru, doğru. Sağlam birini koymak lazım.
Diyorum ki abi ben mi gitsem acaba? Ne diyorsun?
Oğlum iki yüz sene sürer nereden baksan. Sanki abi sürgüne gidiyorsunuz.
Barcelona abicim böyle deniz, kum, güneş. İş güçü yani. İş güçü ya. Kızları
da eklemiyorsun. Ya arası zaten cömert.
Sen şimdi gideceksin. Ben yalnız kalacağım. Oğlum zaten işlerin çoğunu
bartınere geçirdik.
Özlem var.
Cevval kız.
Zeki, çalışkan.
Hem evleniyorsun abicim sen.
Asıl ben yalnız kalacağım.
Bak dostun olarak tekrar soruyorum.
Emin misin?
Eminim abi, eminim. O zaman akşama bunu kutluyoruz. Diyoruz tabii ki.
Aslan kardeşim.
Hayırdır? Neyi kutluyoruz?
Benim Yavuz'um Barcelona'ya taşınıyor.
Çok büyük bir proje yakaladı.
Akşamada bir parti var. Kutlama yapacağız. Sen de geliyorsun.
Evet.
Ya ben gelemem. Benim işim var.
Şey yapın siz iki ortak birlikte kutlayın. Biz sonra hep beraber yaparız
yine bir şeyler.
İyi tamam.
Öyle olsun.
Tamam. O zaman hadi görüşürüz. Görüşürüz. Bay bay.
Selomu ne yapıyorum öyle ya? Abi düşünüp kararını verecekmiş.
Öyle boş boş etrafı izliyor. Ne acayip bir kadın bu. Normal ya. Sizi gördükten
sonra akıl tutulması yaşamıştır. Bana da çok oldu. Sonra alıştım.
Allah'ım sen bize Ali'yi nasip eyle yarabbim. Amin.
Ne yapıyor o kadın ya orada? Put gibi duruyor beş dakikadır hiçbir şey
yapmadan.
Biraz acaba normal davranıp... Normal.
Gülümsesek mi? Bu bir aile gibi.
Çok da büyük hareketler yapmayalım da.
Zaten geldi.
Susun! Telefonunu çıkardı.
Nasıl göndermezsiniz ya ustaları?
Ne diyor?
Nasıl göndermezsiniz diyor.
Kurumdan birileri gelecek galiba.
Çocuk gidecek.
Gidecek çocuk. Hayır değil. Bağırma bağırma.
Ya çocuğun odası su içinde kaldı.
Çocuk odası mı dedi? Çocuk odası gibi bir şey dedi.
Duydum ben ya su dedi ya su.
Acaba çocuk odası nemli de onu mu şikayet ediyor kadın?
Ay yok canım. Hayır bizim evde nem yok.
Hayır yok öyle bir şey. Yok bunlar da nemli olmaz. Bunlar zengin.
Kardeşim o halde bırakamazsınız döşemeleri.
Vaktinde yerleştirecektiniz.
Bırakamazsınız yerleştirecektiniz de.
Yerleştirecekmişiz yani. Ali kurumu mu yerleştireceğiz diyor.
Ben gidiyorum. Ay beyefendi siz. Bakın bu işi ancak diploması
çözer. Ya ben binlerce kez müzakere yaptım. Siz bana güvenin.
Ben insan tarafıyım.
Rahat olun siz. Bana güvenin.
Levent Bey hayatım, Levent Bey hayatım. Sen bu işe karışma. Bana bırak.
Allah Allah hareketleri vallahi yapamazsın. Doğru ama iş adamı, iş
adamı. Yandık kadın onaylayacaksa da artık hiçbir şey onaylamayacak. Adam kaç
toplantıya girmiş yapar. Ben çok korkuyorum.
Göndermese miydik acaba ya? Ne bileyim ya.
Güliz. Hanımefendi, Güliz hanımefendi. Kusura bakmayın sizi rahatsız ediyorum
da. Size küçük, çok küçük bir şey soracaktım.
Tabii. Buyurunuz sorun Levent Bey.
Sizin kurum.
Bağış kabul ediyor değil mi?
Levent Bey.
Siz bana az önce ne teklif ettiniz anlamadım.
Teklif? Yok yani teklif ettim evet olabilir etmiş olabilirim ama
ısrar etmiyorum Güliz hanımefendi ısrar etmiyorum. Nevat bey başka bir
diyeceğiniz yoksa ki umarım yoktur. İyiliğiniz sağlığınız hayırlara vesile
Güliz hanımefendi.
Martiner mutsuzluğumuz.
Yapayım ya.
Olmamış.
Levent Bey, ne diyor?
Evet, sendeyiz Levent Bey.
Evet,
bravo. Eve mi gidiyorsunuz, ne oldu?
Duvar suratlı kadın.
Kesin bu, bu var ya Tahsin'in akrabası. Aynı surat, aynı ifade.
Tahsin kim ya? Bizim muhasebeci.
Hiçbir şey kabul etmez bu kadın, ben size söyleyeyim. Laftan anlamıyor.
Geliyor. Geliyor, geliyor.
Geliyor, geliyor.
Gülün, gülün.
Normal dur.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Buyurun, buyurun.
Israr etmiyorum.
Buyurun oturun.
Oturun hadi.
Oturun. Geç, geç, geç.
Buyurun, buyurun Mehmet Bey. Oturun lütfen. Evet.
Oturduk.
Senin ne işin var burada?
Şirketteki bilgisayarları format atıyorum.
Hem biraz benim kafam dağılırdı.
Anladım.
Ne zaman çıkarsın peki?
Niye sordun?
Hiç. Öyle merak ettim.
Sen gitmedin mi Kadirler'in evine?
Gideceğim ya.
Şeytan görsün onların yüzünü.
Oğuz.
Sence alabilecekler mi çocuğu? Ne diyorsun?
Sana da bir dert oldu.
Baban zaten annemin peşine takılıp gitti.
Yalakalık peşinde.
Yani olsa ablan Kadir'in peşinde bence ama.
Yani. Uz kızma ama.
Ablanla Kadir o gidişle biraz zor ayrılırlar.
O ne demek ya?
Çocuk bahane. Fırsat şahane.
Bence sen ablamı hiç tanımamışsın.
Ölse dönmez o bir kere Kadir'e.
Okey.
Peki senin gitmemenle Zeynep'in bir ilgisi olabilir mi?
Yok, yok tabii.
Yolda görsem tanımı.
Ne alakası var şimdi Zeynep'in ya?
Peki ablacığım.
Sen de çok oyalanma. Çık herkese tamam mı?
Evet.
Sizi epey dinledim. Ve bir karar verdim.
Yalnız baştan söyleyeyim ben steril bir ortam aramıyorum.
Tabii ki bir ailede anlaşmazlıklar, tartışmalar olabilir.
Buna bir şey demiyorum. Ama sorunların çocuğun etkilenmeyeceği şekilde
çözülmesi gerekir. Anlatabiliyor muyum? Çok haklısınız.
Sizin evliliğinizin kağıt üzerinde olduğu ve aranızın iyi olmadığı çok net.
Ayrıca sabahtan beri dönen oyunlar bana bir şey anlatıyor.
Hepiniz bu çocuğu önemsiyorsunuz.
Yani adı geçtiğinde bile içini istiyor ben görüyorum.
İkincisi... Bakın ben yüzlerce çift görüyorum.
Aranızda nasıl bir sorun var bilmiyorum ama ben sizin aranızda gerçekten çok
derin bir aşk görüyorum.
Şimdi bugünkü görüşme ilişkin raporumu tamamlayıp ben yetkili kuruma sunacağım.
Hakkınızda olumlu kanaat veriyorum.
Sen o hemen bizim şeyleri getir içeride.
Oturun. Peki. Otur oğlum otur.
Oturduk oturduk.
Nihai değerlendirme henüz tamamlanmadı biliyorsunuz siz de bu bir deneme
süreci. Olsun olsun.
Bir konu daha var bu arada raporumda.
Ali'nin sakin bir evde.
Defne Hanım'ın evinde.
Nasıl ya?
İkinizin birlikte yaşamasının çocuğun uyum süreci için daha iyi olacağını
önereceğim. Bilginiz olsun.
Bana uyar. Baza Hanım böyle şöyle bir durum var.
Sonuçta burası geniş bir çiftlik evi. Yani burada bir sürü imkanımız var.
Bakın buradan çok çeşitli oyuncaklarımız mevcut. Burada havuzumuz var. Atlar var.
Hayvanlar var.
Yeşillik her yer. Yani çocuğun gelişimi açısından önemli şeyler.
Yani krallığınızdan ayrılmak bu kadar mı zor geliyor? Estağfurullah canım. Biz
her gün dışarı çıkıyoruz.
İşimize gidiyoruz.
Yeter ki biz yalıda kalmasın çocuk. Bence de olur.
Burası gerçekten çok kalabalık.
Yani çocuğun ilk aşamada size alışması gerekiyor. Ben bundan sonra ilk dönem
için aile kalabalığının ve aile ziyaretlerinin sınırlı tutulmasını rica
edeceğim.
Bilginiz olsun.
Tabii. Tabii siz merak etmeyin.
Anlaştık mı?
İyi günler. Sağ olun. Peki teşekkür ederiz. Tamam.
Açsanız hemen şurada bir şeyler yaptıralım. Selam. Buyurun. Tamam tamam
abi. Harika kararlar aldınız. Harika. Müthiş oldu. İnanın müthiş oldu.
Buyurun. Hangi aile kalabalık değil? Bütün aileler kalabalık. Neyse hadi biz
sizi tutmayalım daha fazla. Tutmayın canım. Biz durmuyoruz zaten. Gidiyoruz
zaten.
Çantanız? Evet çantamız. Arabada mı? Hoşçakalın. Teşekkür ederiz geldiğiniz
için. Benim çikeninkini alabilirsiniz belki bir gün.
Şey ben sana Teşekkür ediyorum. Her şey için.
Sayende oldu yani sonuçta hali.
O zaman... Şey... Bir de
ben... Yani... Şimdi seninle... Güliz hanım
söyledi ama... Ben senin evde kalamam yani. Olmaz.
Doğru olmaz, şey doğru olmaz.
Kalma Kadir.
Benim de en son isteyeceğim şey bir iki günlüğüne bile olsa seninle aynı evde
kalmak.
Peki nasıl yapacağız şimdi o zaman?
Nasıl yapacağız değil.
Nasıl yapayım diyeceksin.
Çözümü sen bulacaksın.
Ben değil.
Hayırlı akşamlar.
Yaklaşma daha fazla.
Sakin ol Özlem ablam.
Benim tek derdim para.
Para buradaysa sıkıntı yok.
Bana bir şey yapmaya kalkışırsan güvenlik kapıda yukarıda bekliyor
haberin olsun.
Para burada.
Ama önce o anlaşmayı imzalayacaksın.
Sonra da defol gideceksin buradan.
Neymiş bu anlaşma?
Bir bakalım.
İmzalarız ya sıkıntı yok.
Al. Bu da istediğin para.
O çenenin sonsuza dek kapa ve defol git buradan.
Para tas tamam değil mi?
Tamam.
Tolga Bey, kendi kanından, canından olan oğlunun varlığından haberdar olmayacak.
Okey?
Hadi bana eyvallah.
Babası Tolga mı?
Oğuz.
Ya sen... Sen kafayı mı yedin?
Oğuz. Bak şimdi.
Kimseye söyleme tamam mı? Tolga bilmiyor. Bak duyarsa ben mahvolurum.
Mahvolurum gerçekten.
Ya sen manyak mısın?
Sen böyle bir şeyi nasıl saklarsın ya?
Ya o adam çocuğun babası. Anlıyorum Oğuz ama bak hepimiz için.
Yemin ediyorum hepimiz için en iyisi bu.
Kader alıp çocuğun uzaklaşıp gider bak. İnan, inan bana en iyisi bu. En iyisi
mi? En iyisi.
Ya ablam senin yüzünden o adamla aynaya girmek zorunda kaldı ya.
Oğuz dinle beni.
Geçici bir süre için tamam mı?
Geçici bir süre.
Hem ablanla Kadir biliyorsun zaten... Hem bugün o yüzden bana ablanla Kadir'i
zor ayrılırlar dedin.
Sen nasıl bir insansın ya?
Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?
Oğuz bak başka çarem yoktu.
Yemin ediyorum ne olur. Ne olur bak kimseye söyleme. Yalvarırım dinle beni
ne olur. Oğuz.
Yarın kuruma ihbar etmeye gideceğim.
Sen de nişanlarını nasıl açıklıyorsan açıkla durumu. Eğer birazcık onurum
kaldıysa. Yapma. Oğuz ne olur. Ne olur bak yalvarıyorum yapma. Sana abla dedim.
Oğuz. Oğuz lütfen.
Al arabamdan atarım.
Oğuz. Oğuz lütfen yalvarıyorum.
Paralar gitti paralar.
Soyulduk.
Aslı!
Aslı!
Buyurun Levent Bey. Bugün bu odaya kim girdi? Bu eve kim girdi çıktı söyle
bana. Siz ve Mine Hanım dışında kimse girmedi Levent Bey.
Sadece Mine Hanım mı? Evet Mine Hanım ve siz.
Tamam kaybol.
Olamaz.
Devne, yardıma ihtiyacın var mı?
Yok, geliyorum.
Benim ne olduğunu bilmem lazım.
Saçmalama bu konuyu konuşmayacağız dedik ya. Ya nasıl konuşmayacağız merak
etmiyor musun ya? Ya etmiyorum merak falan ya.
Defne'yi izletelim.
Saçmalama yani Defne'yi izletmesi.
Sen izle o zaman. Ben izleyemem.
Sen çok büyük bir gerizekalsın gerizekalı. Sen benim hayatımda gördüğüm
en gerizekalı sensin. Senin küçük fındık beynin var ya bir plankton kadar şu
kadar. Sen ortaokulda uyuyan bir insansın ya. Bana burada boşuna zeka
falan satmaya çalışma. En azından benim hala gülerken burnumdan ses çıkmıyor.
Beni çok iyi tanıyorsun yalnız.
Sen de beni çok iyi tanıyorsun.
Hadi bakalım.
Klasik menümüz.
Şunu aç bakayım aşkım.
Siz iyi misiniz?
İyi.
İyi ya niye olmuyor? Bir şey yok.
Oturuyoruz.
Ne saklıyorsunuz benden?
Yok. Ne?
Defne.
Asıl sen nasılsın? Yani bu kadar olay yaşadıktan sonra gerçekten iyi misin?
Evet. İyiyim ya.
Niye iyi olmayayım ki?
Ali geliyor.
Kadir burada kalmayacak bir çözüm bulacak.
Sonra da hayatımdan çekip gidecek.
İyiyim yani.
Süper. Güzel.
Bizim yarın gelecek müvekkille ilk başta hangimiz karşılayacak? Onu kimi
karşılayacak? Ben hatırlayamadım. Sen mi? Ben mi? Onu biz konuşmadık mı? Şey
sen, ben ya da Defne neyse.
Hadi hadi pizza yiyelim ya. Tamam.
Ben şey yapayım tabaklara bölüştüreyim onları. Ne aldın?
Defne.
Konuşmadık.
Konuşacağız. Merak etmeyin.
İkinizle.
Hacım güzelim soğukma.
Efendim aşkım.
Şey.
Ofisteyim ben.
Tamam gelip alayım seni.
Yok. Yok canım gerek yok sen.
Yat uyu.
Sen nasıl istersen.
Tolga.
Sevgilim seni çok seviyorum.
Ben de.
Levent Bey hayatım.
Bir şey diyeceğim. Yapay zekam bu.
O uygulama paralı mı? Evet paralı.
Biraz yatırım yapacağım da.
İyi değil mi?
Öğreniyorum senden bir şeyler.
Evlenmemiz lazım.
Kalbimde mermi parçası var da.
Hassas cihazlarda ötüyor.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Bu hayatta herkesin bir zaafı var.
Seninki de kibir.
Bu imzalar atarız. Ali'nin başvuru.
Şeylerini hallederiz.
Sokakta boşanırız.
Hayatına girmek gibi bir niyetim yok yani.
Merhabalar. Ali Emine Han'ın dosyası ile kim ilgileniyor? Bir ihbarda
bulunacaktım da.
Bir saniye, bekleyin.
Efendim, sizinle görüşmek isteyen biri var.
Tabii.
Karşıdaki oda.
Şurası mı? Evet.
Girin. Buyurun.
Merhabalar.
Ben bir ihbarda bulunacaktım.
Sizi dinliyorum.
Ali Emindağ.
Ali Emindağ'ın babası Tolga Erez.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.