Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Haydi bismillah. Siyah saçım dolan dolan. Boynunda kurban
olana. Eğer başka yol seversem
bu ellererden asıl olurum. Sivasın
yollarına çıkarayım
dağlarına bırak ben beni bırak. Ölüm gitmez zorlay.
Sivasım yollarına
çıkayım dağlarına
bırak benim vur ölüm gitme sormay
Sivas'ım yollarına
çıkayım dallarına
bırak benim vur ölüm gitmez formal
Şu ağlarla başlayalım. Abi sen gel yukarı yanıma. Büyüklerden büük abim ver
tut oğlum ağzını ayırma. Çek
getir getir. Koy şöyle koş tut. Tamam sakin.
Tamam dikkatli olun. Dikkatli yavaş. Sen de mi?
B. Tamam. Hadi bakayım.
Demo. Ah.
Koyalım şöyle. Yavaş. Tamam. Dikkat et.
Ahmet abi ver ona. Hadi ben başlıyorum. Haydi bakalım.
Baba dur. Bırak onu sen. Bırak onu sen. Ağır o.
O sana ağır bırak sen. Keyfine bak. Yüklendiğim hangi yükü yarı yolda
bırakmışım ben? Mehmet Galil ya. Baba ver hadi şunu.
Çekil çekil. Ah babam ya. İnadından belini
sakatlayacak. Lan oğlum boş yapmayın. Koca çınar o.
Eski toprak. Bir şey olur mu ona? Hadi hadi.
Heh. Yine olmadı Memo ikna edemedin ha. Yük Sarova.
Hadi. Bu revizyonu kim onayladı? Ben olsam
daha ilk sayfasında yırtar atardım. Sakın müvekkile göndermeye kalkmayın.
Milyar dolarlık birleşme sözleşmesi bu şeyde yavaş ol. Şun
tamam. Tamam. Yenisini hazırlayın. Gerçi onu üstüne koyma. Dur döküyorum.
Dikkatli olun.
Yavaş oğlum yavaş. Şun bir tane daha kaldı. Şunu da alacaksın
Mehmet.
Çok güzel
abla nereye bunlar? Yukarı.
Yukarı mı? Selamünaleyküm bey. Ne bu?
Salonun yeni eşyalarını taşıtıyorum ya. Ölük bey
daha profesyonel bir yerle çalışsaydınız ya.
Çok fazla şey olmayınca ben de eski mahallemden sordurdum. Uzun zamandır bu
işi yapıyorlarmış.
Kavun karpuz taşıyacak adamlara antika eşya taşıtıyorsunuz ya. Pes.
Ufacık bir çizik görürsem hesabını sana sorarım. Ona göre.
Of!
Vay babam vay.
Allah! Vay an vay.
Abi bu ne? He. Oo!
Bırak bırak. He. Maşallah içinden gemi geçiyor evin. Ha
lan şöyle manzar olsa başka ne istersin ha?
Şurada oturan derdi olur mu oğlum? Vallahi bence bir de yaşayana sormak
lazım. Dertleri var mı? Mutlular mı? Ne istiyorlar hayattan?
İyi dedin ona. Ne isteyecekler artık lan? Allah'tan
belalarını mı? İşte ne diyorlar?
Zenginin mal zürdün çenesini yorarmış. Haydi haydi. Daha çok iş var. Haydi.
Ah bulduk. Bu burada olmaz.
Alo. Evet benim.
Öyle mi? Hemen bugün mü? Anladım. Saat kaçta peki? Anladım. 2 ama
onu 3 yapma şansımız olur mu acaba? Anladım. Mümkün değil. Yo tamam tamam.
Ben geleceğim bugün. Görüşmek üzere. Kolay gelsin. Sağ olun. Sağ olun.
Ş ne olan nereye kaçıyorsun? Abi mola vermeden taşıyıp gidiyoruz.
Benim iki de saksak olmam lazım. Hayda. O nereden çıktı lan şimdi?
Abi dur bağırma. Babam duymasın ben sana sonra anlatırım. Hadi iyi akşam
anlatırsın. Tamam.
Bizim çocuklar haklıymış. Gerçekten bambaşka bir dünya biliyorsun.
Dokular çok iyi. Işık da şahane. Simay, sen ne diyorsun? Burası olur mu?
Evet, tam da bu. İstediğim gibi.
Bekle. Koy. Hadi koy.
Hadi. Merhaba. Geliyorum.
Düzün mi çıyorsunuz sizi? Abla hangi kanalda?
Hayır biz dizi değil reklam çekeceğiz. Mahallenizi çok beğendik. Çok güzelmiş.
O yüzden böyle birkaç tane fotoğrafını çekelim diyoruz. Çekebilir.
Sen de güzelsin.
Sen daha güzelsin. Günaydın.
Günaydın. Ne haber?
Niye? Senden ne haber? Ay sorma. 50 kere bozuldu bu kurutma
makinesi. Bugün de bir sürü fon randevusu vardı. Allah'tan tamire verdim
de yaptılar. İ hadi gözünü aydın. Koş koş koş.
Hayırdır kim bunlar? Bilmem.
Ona bak kız amma havalı. Bu kız falan da onu mu çekecekler acaba?
Sanmam benim. Ne özelliği var Figen? Allah aşkına senin benim gibi kız işte.
Yok kız bacak boyuna baksana. Çok güzel kız.
E senin kadar değil şimdi Hülyacığım. Can.
Aa yok kengi aldı makineye. O bir şeyler çekiyor.
Hoş geldin. Hoş bulduk. Çekebilir miyim?
Hadi ben dükkana kaçtım. Hadi görüşürüz.
Merhaba Figen ben. Merhaba Simay. Ben de. Benim de burada kuaför dükkanım var.
Beklerim. Sosyal medyaya da makyaj videosu yapıyorum. Tigen GM Süslü
Kızlar. GM güzellik merkezi anlamında ya. Kolay gelsin.
Etiketlersin. İyi günler. Çok güzelsin. Teşekkür ederim. Siz de öylesiniz.
Maşallah. Sağ ol.
Bakıyorsun değil mi? Arkana bak abi de var. Kafana dikkat et. Heh.
Bu da eşek öyüsü gibi ha. Yemin ediyorum bel mel.
Dur durum yavaş bırak. Ne oğlum?
Lan koyma onu oraya. Allah.
Oğlum bu konsol antikaymış dedi ya kadın. Lan koliği koyma diyecektim
oraya. Ne bileyim abi sen bir anda bağırınca
döndüm ya. Dikkat et Allah aşkına. Sabahtan
beri bak kırılabilir diyorum. Dökülebilir diyorum.
Tamam yeter bağırma lan. Ne bağırma? Kim bilir kaç paradır
bu? Çok mudur? Çok mudur diyorlar abile
tamam uzatmayın. Ahmet abi gel toparlayalım şuraları.
Camı versene. Bunu yapabilir miyiz? Deni
ne oluyor? Ne kırdınız siz? Of
ya insan biraz önüne bakar. Niye dikkat etmiyorsunuz ki
beyim? Kusura bakmayın vallahi. Normalde hiç böyle şeyler yaşamayız ama işte
aksilik benim elimden bir şey oldu bir anda. Kusura bakmayın bir daha olmaz.
Özür dileriz yani. Bir daha olmaz.
Belliydi zaten bu işin böyle olacağı mı? Kabahat bende.
Kıspet hanım şunlara parasını ver def olup gitsinler evinden.
Abiciğim kusura bakma bu benim hatam oldu. Biz biz lambanın parasının taşıma
ücretinden düşeriz vallahi. Bak o konuda hiç şeyin olmasın.
Senden parasını isteyen oldu mu? Yıllar önceki arkadaşım çok hediye.
Milyonlar versem alamazsın. Alt tarafı bir eşaksınız. Dünyanın en basit işi saf
ısısı. Eğer bunu da beceremiyorsan. Bir dakika bir dakika.
Yalnız bir durun orada. Benim abim işini yapar. Hem de çok iyi yapar. Evet
haklısınız. Söylüyoruz da bir hata oldu. Özür diliyoruz sizden. Karşılığı neyse
verelim ödeyelim diyoruz. Siz de daha fazla uzatmayın.
Hadi size bak. Şu üstlüme bak. Resmen üstüme yürüyor. Baba bir dakika
çarpıtma. Ne üstüne yürümesi? Tane tane anlatıyorum sizden. Özür diliyorum. Daha
ne? Sen kim oluyorsun da benimle böyle
konuşuyorsun? Burası benim evim. O kırdığın da benim eşyalarım benim.
Ya ne evmiş ne eşyaymış arkadaşlar. Tamam oğlum tamam
tamam oğlum tamam sakin ol ya sakin ol sakin ol
sakin ol aferin sana kısmet beni kimlerle muhatap
ediyorsun bunlar senin akraban mı niye getirdin bunları senin hesabın neydi
hesabın hesabı bey
ya bir dakika saçma sapan konuşma bak biz bu kadını tanımayız etmeyiz kadının
da günahını alma bak görüyor musun görüyor musun adamlar
benim evimde bana saldıracaklar şu ü kuruşluk adamlara ver paralarını def
olup gitsinler tamam Tamam oğlum tamam.
Durun tamam da ne dediğini duymuyorum. Tamam mısın ne dediğini?
Tamam oğlum durun sakin ol. Tamam tamam uzatmayın. Buyurun
buyurun
baba. Özür dilerim. Ben yanlışlıkla kırdım.
Bak beyefendi haklısın. Bir kaza oldu. Özür dileriz.
Ama sen çok ağır konuşuyorsun. Tamam anladık. Sen milyonluk adamsın. Bizler
gariban adamlarız. Kuruşluk adamlarız senin karşında.
Kuruşu kuruşuna hesap ederiz her şeyi. Biz soğanın, ekmeğin, tuzun parasını sen
bilmezsin. Biz biliriz. Aha bu alın terimizle kazanırız ama her konuş.
Bu yoksul edebiyatını bırak. Neyi konuşup neyi konuşmayacağımı sana mı
soracağım? Sen bana laf yetiştireceksin? Adamlarına
kazandıkları parayı hak etmeyi öğret. Onlar benim adamlarım değil. Onlar benim
evlatlarım. Onlar benim onurum, gururum. Bak bak bunu iyi belli. Haluk Bey, sırf
sen çok zenginsin, çok servetin var diye bize hakaret ediyorsun ya. Yok
edemezsin. Yok öyle şey. Ben buna izin vermem. Bizim de bir servetimiz var. O
da haysiyetimiz.
Aha bu da paralar.
Yürüyün gidiyoruz çocuklar. Tufan abi tamam geç Ahmet. Tamam Aslan tamam
oğlum. Hadi evet haydi
ya. Tabii baba doğrusunu sen bilirsin de çok da fevli şey yapmasaydık keşke. En
azından hakkımız kadarını alıp geri kalan anlataydık adama. O kadar çalıştık
ya. Bir bırak. Az bile söyledi. Adamın neler dediğini duymadın mı
oğlum? Bir sürü yükleme yaptık. Deği de yani
bana bakın hep size dediğim gibi kimsenin sizinle böyle konuşmasına izin
vermeyeceğiniz ne para pul ne sevd yara hiçbiri bunların üstünde değil. Para
nedir ki? Para gelir gider bugün kazanırsınız yarın kaybedersiniz. Ama
haysiyetinizi kaybederseniz kaybedecek hiçbir şeyiniz kalmaz. O zaman yaşamayın
daha iyi. Haydi yürüyün. Hoplasın bunları kendi.
Hadi oğlum. Hadi.
Tamam babam sıkma canını.
Canlarım, canlarım, meşkelerim, böceklerim. Ben geldim. Part 2'de
görüşeceğiz dedik. Tabii ki. Tabii ki. Ben sözümde tutmaz mıyım? O zaman
sözünün arkasındayım. Bugün size kızım kapşun akşama kadar makyaj videosu
izliyor. Yüzden bahsedeceğim. Göz kapaklar. Geleceğimizden daha aydınlık
yıldız. O ertırlar olmuştur. Alırsın sonuna.
Tamam anne ben alırım. Anne ben sokağa çıkıyorum.
Tamam annem. Emirhan çok uzaklaşma buradan. Şu saçlarını arkaya at. Kıl
düşecek içine.
Oldu mu anne? He oldu. Yok bu yetmez. Ben bir hamur
daha açayım. Akşama sabahlar da gelecek ya onlara da börek açarız. Anne,
dünyaları açtık zaten. Gözünü seveyim. Bak parmaklarım acıdı artık ha.
Sen de bir şey söylesene Yıldız. Bak belin ağrıyor belli. Niye gelin olacağım
diye sesini çıkartmıyorsun ha. Sen dediğin laf mı şimdi Suzan? Bu kadar
açtık onu da yaparız. Ne var yani? Ay benim meleğim. Ben sana bir şey
söyleyeyim mi? Dikkat et yakında kanatların çıkacak senin vallahi. Bak
sana kalsa hiçbir şey yapmayacağız Suzan.
Tamam haydi elleriniz çalışsın. Haydi. Hayır. Niye yapıyoruz ki zaten biz şu
anda? Bir şey resmen küçük geline hazırlık yapıyoruz yalnız. Hayır. Benim
bildiğim onun bizim gözümüze girmesi gerekmiyor mu? Ama maşallah biz bütün
hünerlerimizi sergiliyoruz. Ne küçük gelini kız. Sakın akşama da
onların yanında söyleme. Ayıp vallahi. Ama anne herkes biliyor.
Hülyay'yı Mehmet'e alacaksınız değil mi? Hülya dünden razı zaten.
Yani o razı da. Peki Mehmet o razı mı peki
canım? Onlar çocukluktan beri arkadaş. Onun da gönlü kaymıştır elbet.
Kusura bakmasın. Gidip kendime bir çay koyacağım ve kendime geleceğim.
Emek olmadan yemek olmaz. Suzan hanımcığım. Ben sizin yaşınızdayken
sabah bütün evi kırklar. Akşama da herkese mantı açardım. Hem de bir
başıma. Maşallah sana anneciğim. Sonra ne oldu peki? Hı? Madalya mı taktılar
sana? Bak yıllardır açtın aynı mantı. O ellerini silmeden kapıları tutma.
Anne bizimkiler geldi. Hayırdır inşallah bu saatte?
Abi hadi hadi hadi hadi hadi. Çabuk çabuk.
Hadi
lan. Oğlum doğru söyle. Dua ettin değil mi? Taşıma çabuk bitsin dedin.
Ekmeğimizden ne ettin lan bizim? Abi yavaş. Babam duyacak şimdi. Ben
birkaç saat yokum. İdare et. İi. Hadi bakalım.
Sadık. Hayırdır Aziz? Niye geldiniz bu saatte? Tufan ne oldu
ya? Bak bu da hemen bana bakıyor ya kızım. Vallahi bu server benik bir şey
yok ya. Adam manyak çıktı ya. Sadık anlatsana ne oldu?
Ne olacak? İnsanlık ölmüş hanım. Ölmüş.
Parayla pulla cakayla öyle afilli kıyafetle insan olmuyor işte. İnsan
paranın sahtesini yapıyor da para da insanın. Bir de çocukları öyle artist
artist konuşunca verdim dersini bıraktık geldik.
Ama niye etmişin? Öylelerinin parası bize gelmez zaten.
Rabbim bir daha bizi böleleriyle karşılaştırmasın. Yolu yolumuza çıkmasın
inşallah. Amin babam.
Amin. Hadi siz bir geçin. Soyunun dökünün.
Had. Hadi geçin yavrum geçin.
Of. Hanım bana bir su verdi ya. Soğuk olsun değil Tamam daha yeniydi.
Sağ olasın. Afiyet olsun.
Ben çıkıyorum. Mehmet sen kal oğlum. Kal ele. Gitme bir
yere. Hazır boşa çıktık. Şu arsıya bir bakacağız
şimdi mi? Öf. Baba benim bugün işim vardı. Ahmet
abim gelse senle. Oğlum ben sana söylüyorum. Ben bilmiyor
muyum kiminle gideceğimi? Orada bana hesap kitap yapacak biri lazım. Sen
lazımsın bana. Şu kalıpçılara hesap çıkaracağız.
Tamam tamam baba halledeceğim ben ama başka gün gidelim olur mu? Şimdi bir
yere yetişmem lazım. Nereye yetişeceğim?
Bir iş meselesi vı iş mi? Ne işi gene? Ne işi gene? Ne işin
peşindesin oğlum? Sen beni delirtmek mi istiyorsun ya? Hiç akıllanmayacak mısın?
He? İnadına mı yapıyorsun? Ya tamam Sadık bir sakin ol
ya. Hanım arsa diyorum. Arsaya gideceğiz diyorum. Bu senin oğlunun umuru değil.
Baba sen bana sordun mu gidelim mi diye. Kendi kendine bir plan yapmışsın.
Bak böyle diktik konuşma. Kafamı bozma alırım ayağımın altına. Sana mı
soracağım ulan? Salık ben gelirim. Ben gelirim. Hani
bana söz verdiydin ya zaten sözün de vardı. Ben gelirim seninle.
Bak sana son defa söylüyorum. Mehmet Karlova
aklını başına topla.
Olmadık işlerle çıkma benim karşıma.
İşmiş ya. Tamam sen bir otur hele. Biz
ne iş
ya? Sabır ya, sabır.
Toplantı odası hazır mı? Hazır. Sertaç Bey,
merhabalar. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Buyurun.
Evet, reklam yazarlığı pozisyonu için başvurmuşsunuz.
Hı hı. Bu alanda tecrübelerinize bakıyorum.
Burada yazan doğru mu? Eee, hepsi doğru da siz hangisini
sormuştunuz geçen sene şu viral olan cips reklamı
sen yapmışsın. Evet. Yani şirketimin ilk ve son işiydi.
Niye son işi oldu ki? Çok kaliteli bir işti. Herkes bunu
konuşmuştu. Düşük bütçeli hedefi 12'den vuran.
Öyle eski ortağım da bizim hesapları 12'den vurup ortadan kaybolunca
şirketi kapatmak durumunda kaldık. Maalesef yazık olmuş. Ama bu sayede
yolun bize çıktı. Bak
normalde deneme süresi vesaire deriz. Bu defa bunu atlıyorum. Birazdan toplantı
var. Büyük bir kampanya olacak. Vaktin varsa katıl izleyici olarak hızla ekibe
entegre ol.
Reklam pastası giderek daraldı ve küçüldü. Biz de bununla ilgili
sıkıntılar yaşıyoruz. Evet. Bunu müşterilerimizden son
zamanlarda çok sıkıyor. Sunumun son düzenlemelerini yapıyordu.
Gelmek üzeredir Sertaş Bey. Herkese merhaba.
Kusura bakmayın geciktim. Hemen başlayalım.
Teşekkürler.
Evet, sunumumuza başlayabiliriz.
la
La la.
Şimdi gelelim en önemli kısma. Biz bu kampanyada öncelikle müşteri profiline
odaklandık. Amacımız bu profili olabildiğince netleştirmekti.
Bunun içinde söyleme değil, yaşantıya baktık. İnsanların günlük
motivasyonlarına. Peki nedir bu motivasyonlar? Hayat kolay
değil, geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı. İnsanlar yoruluyorlar. Peki ne istiyor
bu insanlar? Aslında bizim onları anladığımızı bilmek istiyorlar.
Daha gerçek bir şey istiyorlar reklamlarda bile.
Reklamda gerçek. İlginç. Tamam böyle söyleyince zayıf gibi
görünüyor olabilir ama eğer biz doğru yerden yakalarsak bunun karşılığını
alacağımızdan eminim. Hazırlanan sloganlara bakıyorum.
Bahsettiğiniz gerçeklikle alakası yok. Yani şu gördüğümüz çocuklar, kadınlar,
ne bu insanların istediği? Gerçekten onlar için önemli olan ne?
Haysiet
yani bu fotoğraflarda gördüğünüz yüzleri gülen İnsanlar
aslında büyük bir savaşın içindeler. Sofralarına koyacakları her lokma için
inanılmaz bir mücadele veriyorlar. İnşaatta kürek sallıyorlar, merdiven
siliyorlar, omuzlarında yük taşıyorlar. Tabii günün
sonunda evlatlarının yüzündeki gülümsemeden başka alabilecekleri pek
bir ödül de yok. Evet, doğru diyorsun. Teşekkürler.
Müsaade edersen ben devam edeyim. Tabi.
Hayır, hayır. Bir dakika. Beyefendiyi duymak istiyorum. Devam edin lütfen.
Yani açıkçası ekmeğin bile en ucuzu nerede diye sorar bu insanlar. Gerekirse
gider oradan alırlar. Ama iş evlatlarının isteğine gelince her anne
baba evladının istediği o bir şe almak ister.
Yani evladının boynunu bükük bırakmaktansa o gece yatağa aç girmeyi
göze alır. Çünkü bu o insanlar için sadece bir gazoz alma meselesi değil.
Bir haysiyet meselesidir. Hayat ezer bazen. Yorar,
yıpratır. Elinde, avucunda ne varsa çeker alır.
Onlar da gururlarına, atalarından aldıkları adlarına. Ellerini
öpen torunlarına sarılırlar.
Babalar ocağa sönmesin derdindedir. Mesela hep yarı düşünür o baba. Hep
seneler sonrası. Bugünü yaşarken bilir. Ama hesabı yarına kalmayan tek bir şey
vardır. Haysiyet.
Bütün zorluklara, imkansızlıklara rağmen sakınılan,
korunan, evlada miras bırakılan.
Yani biz burada süslü lafları değil de bir gerçeği anlatalım istiyoruz.
Bu fotoğraflar benim mahallemden mesela. Evet. Evet. Burada yaşıyorum ben. Gerçek
bu odada. Yani biz biliyoruz. En iyi de biz anlatırız. Bu kampanya
sadece satışla ya da parayla ilgili olmayacak. İnsanlar bunu düşünecek,
hissedecek, empati kuracak. Yani yukarıdan aşağı bakan bir hikaye değil
de
göz göze bakan bir hikaye olacak bu.
Teşekkürler tekrar.
Ne yaptınız? Nasıl geçti toplantı? Sertaş Bey kusura bakmayın. Ben öyle bir
atıldım ama. Y seninle ilgili hiçbir şey.
Bir dakika bir dakika. Evet. Sen hayırdır ya? Benim sunumuma
nasıl müdahale edersin? Nasıl ya? Simacığım
kim bu Sertaş? Sen stajyerlerini uyarmıyor musun? Bu nasıl bir rahatlık?
Stajyer değil. Yeni metin yazarı. Ee,
bakın ben çok üzgünüm. Sadece destek amaçlı hani fotoğrafları
görünce de. Ne desteği ya? Ne desteği? Senin
desteğine ihtiyacım mı var sanıyorsun? Biz kaç aydır bu sunuma çalışıyoruz. Her
şeyi yapmışız. Sonuna gelmişiz. Beyefendi geldi şov yaptı ya bir de
üstüne. Çok akıllı mı sanıyorsun sen kendini?
Niyetim gerçekten bu değil. Ay çıldıracağım ya. Delireceğim. Göz
göre göre bitti iş. Yok aslında Simay yani iş gitmedi.
Gazozcular çok sevmişler. Çok iyi.
Kampanya artık bizim işte bu be. İşte bu yaptık.
Tebrikler.
Simay nereye Simoş?
Ya Sertaş Bey böyle olmaz yani. Keşke lafa girmeseydim ben hiç. Benim yüzümden
tadı kaçtı yani. Y olur mu ya? Seninle hiç alakası yok.
Sen bakma Simea. O çok çalıştı bu iş için de ondan. Anlar o da. E
aramıza hoş geldin. Öyle kuru kuru hoş geldin olmaz ama.
Hemen çıkmıyorsun. Ofiste kutlama yapıyoruz.
Evet. Evet. İtiraz istemem. Kal Mehmetciğim. Bir güzel ıslatıyoruz.
Hoş geldin. Tebrikler. Tebrik ederiz.
Ah ah. Onca yılın emeği çabası. Şu arsayı almak için az uğraşmadım be
Saadım. Hakkın ödenmez vallahi. Otur hanım hele otur.
Esas senin hakkın ödenmez be. Sen ekmeğim, tozum, her şeyimsin. Nimetsin.
Nimettensin. Hele dur. Bak şu kar apartmanını bir
dikeyim. Sen o zaman gör. En üst katı tufanla yıldıza vereceğiz. Orada öyle
geniş geniş rahat rahat otursun. Hem bakarsın torunlarımız da olur ha.
Amin inşallah. Onun bir altı Suzan'la Azize'e
vereceğim. Onun bir altını da Ahmed'e vereceğiz.
Ahmet de aslan gibi delikanlı oldu ha. Bakarsın onun da başını bağlarız.
Yani talip olduklarımız pek yanaşmadı ya. Evi barkı olunca evlenir belki.
İnşallah. İnşallah.
Onun altı da Mehmet Karlova'ya.
Bakma sen kızarım, öfkelenirim ama neyi düşünsem onu düşünür.
Onun hamuru senden sadığım. Bak 20 yıl önce bizi önüne katıp İstanbul'a gelen
sen değil miydin? Hocaşehir'de onca işler becerip şu arsayı satın alan. O da
senin gibi işte. İlla bir şeyler yapacak.
Ben ne yaptıysam ailem için yaptım be.
Eee biz açıkta mı kaldık? Koca binayı
diktiğinde bir karına mı yer bulamadın? Aşk olsun ya. Öyle şey olur mu? Biz de
seninle giriş katında olacağız. Alacağız çayımızı, kahvemizi, geçeceğiz cam
kenarına. Ama sen hep cam kenarında.
Torun sesi kuş sesine karışacak. Cennetimiz olacak be nimet.
Belki sema da gelirse. Yok
o gelemez. O Karloo apartmanından içeri giremez.
Benim Sema diye bir kızım yok. Tamam tamam söylemedim. Sayffedersiniz.
Beklettin mi? Buseciğim merhaba, hoş geldin. Merhaba abiciğim.
Oh nerede kaldın? Başladı yine çok
gerildik. Halleder baba.
Abini çağırmazsan uğrayacağın yok. İhmal ediyorsun aileni.
Sana da merhaba babacığım. Biliyor musun ben de seni çok özledim.
Buse de bize mesleğinden bahsediyordu. Buse, merak ediyorum
modellik için bir eğitim alıyor musunuz yoksa görünüş ya da şans yeterli oluyor
mu? Olur mu? Eğitim de alıyoruz tabii.
Eğitime niye ihtiyaç duyuyorsunuz ki? Ne yapıyorsunuz? Modellik tarihi falan
mı öğreniyorsunuz? Babacığım başka bir konuya mı geçsek
artık? Niye?
Sabahtan beri aynı şeyleri konuşuyoruz ya. Niye sen Buse'yı kız arkadaşın
olarak getirmedin mi buraya? Ben de merak ediyorum. Soruyorum. İnsanın
sadece dış görünüşüyle para kazanması nasıl bir şey? Başka hiçbir şeye ihtiyaç
duymadan, aklını kullanmadan. Baba aşk olsun. Neler diyorsun?
Baba, duracak mısın artık? Siz nereden biliyorsunuz pardon da benim
aklımı kullanmadığımı? Affedersin haklısın. Sen aklını kullanan
bir kızsın. Öyle olduğu için oğlumu seçmişsin. Çünkü
senin modellikle hiçbir zaman ulaşamayacağın hayatı sana vereceği
için. Akıllı çar. Baba yeter. Busaile böyle konuşamazsın.
Karşında çocuk yok. Meraklısı değilim oğlunuzun. Hele de
sizi tanıdıktan sonra hiç değilim. Muse,
Buse, bekle bir. Sakın gelme peşimden. Kıymetli ailenle otur.
Buse
ya her seferinde aynı şeyi yapmak zorunda mısın baba?
Ne yapıyorum ben? Seni daha en baştan kurtarıyorum.
Siz vakanın evvelindesiniz. Ben neticenin zaptını görüyorum.
Ya sen neyi nasıl görmek istiyorsan öyle görüyorsun. Baba
gece kulüpte tanıştığın her kızı bu eve getiremezsin. Önce kızın kim olduğuna
bak. Baba kim olduğunu ne fark eder? Sen sana benzemeyen kimseyi sevmiyorsun.
Profesör, hukukçu, eşsiz, Haluk Bey, herkesi yargılıyorsun. Herkesin kendin
gibi olmasını istiyorsun. Olmayınca da boğuyorsun. Baba
bırak Simay, boşuna anlatmaya çalışma. Hadi gidelim biz. Bak, abin senin kadar
kafaya takmıyor. Sana laf geçiremeyeceğini bildiği için
takmıyor. Baba biz sanki senin çocukların değil öğrenciniz. Karşında
hep bir sınava tabiyiz ve mükemmel olmadığımız sürece de bu sınavdan
geçemiyoruz. Baba üniversitede bile gideceğim bölümü
sen seçtin ya. Ben senin avukat olmanı istedim. Oldun
mu? Reklamcılık işi yapıyoruz. Orayı da sen yönetiyorsun. Şirkette sana
sorulmadan adım atılmıyor. Anneme de bunu yaptın. İstediğin gibi bir kadın
olmasını diledin. Hayal ettiğin gibi olmayınca o da kaçtı.
Kapat bu konuya da tadımız kaçmasın. Ya Simay boş ver ya. Ben alıştım zaten.
Hadi gel. Kaçsın ya. Kaçsın. Annem senin yüzünden
gitmedi mi baba?
Annen benim üzümden gitmedi. Bunu sen de biliyorsun.
Annen anne olmayı istemedi. Sizi istemedi.
Sizi bıraktı. Terk etti. Canımızı yakmak için nasıl da öyle
üstüne basa basa söylüyorsun ama gerçek bu.
Hani hiç dava kaybetmedim diye övünürsün ya. Çocukların karşısında keşke bir kere
olsun kaybetsen. O zaman davalın değil ailen olurduk
belki.
Simay. Simay
oğlum. Dur yavaş yavaş ya. Susan tatlıyla kısır yan yana mı
konu? Ayırsana şunları. Aman yıldız ne olacak ya? Yıldız abla. Ha canım annem
seni şu karışımdan yaptırmış ya. Kimse görmeden ver dedi. Hadi şifa olsun. Ay
sağ olasın. Allah razı olsun. Senden de ne var onun içinde? Ver
bakayım bir. Yapt
kız maz Allah zehirlenirsin falan. Allah korusun bebek olacak diye otu çopu
içiyorsun bir doktora gitmiyorsun ha. Yok olmaz bu.
Bunu da ben yaptım. İsterseniz koyalım tabaklara.
Ay canım benim. Bakalım ne yapmışsın.
Hem de cevizli. Maşallah.
Mehmet'in sevdiğinden bak ya. Suzan utandırmasana kızı. E ne yapalım? Mehmet
yok. Bize kaldı. Bak ya. Gelmeyecek mi?
Gelir canım. Gelmez mi? Gelir. Ta gündüzden çıktıydı. Gelir gelir gelir
gelir.
Evet arkadaşlar kampanyayı bize kazandıran adama
Mehmet'e.
Helal olsun.
Harika ya. Keyfiniz bol olsun. Bir de kutlamalar
falan. Demek anahtarımı unutmasam hiçbir şeyden haberim olmayacak Sertaş. Öyle
mi? Olur mu Simaycığım? Sen tatsız çıktın
diye haber veremedik. A yok. Siz ajansımızın yeni yıldızının
şerefine kutlama yapıyorsunuz. Belli Simoş. Bu hepimizin başarısı sonuçta.
Aynen öyle. Siz çok emek vermişsiniz ya. Öyle mi? Ben bu kampanya için kaç
aydır çalışıyorum? Senin haberin var mı? Tüm stratejiyi kurmuşum. Her şeyi
yapmışım. Öyle iki ü süslü cümle ettin diye kampanyanın üstüne konamazsın.
Üstüne konduğum falan yok. O yüzden böyle bütün kutlamaları,
tebrikleri kabul ediyorsun. Bu ne fırsatçılık ya?
Ben fırsatçılık yapmadım. Toplantıda tıkandın. Ben de sana destek oldum. Bu
ben tıkanmadım. Sen atladın. Aklınca beni devre dışı bıraktın.
Yapmayın ama böyle. Şurada bir kutlama yapacağız. Bir dakika. Bir dakika.
Ben araya girmeseydim sen anlatmaya devam edecektin yani. Öyle mi?
Ne anlatacaktın? Çok merak ettim. Ne mi anlatacaktın?
Evet. Ne? O mahalleyi, o insanları tanımazken ne anlatacaktın?
Ekmeğin parasını bilmeden ekmek kavgasını mı anlatacaktın?
Sen benimle nasıl böyle konuşursun ya? Ben doğruyu söylüyorum. İnsan bilmediği
şeyi anlatamaz çünkü. Ama ben gerçekten sana destek olmak istedim biliyor musun?
Faydası da oldu. Olmadıysa olmadı de.
Ben bu kampanyada yokum. Size kolay gelsin.
Saçmalama lütfen. Gelir misin şöyle ya? Bırak Sertaç ya.
Simay, Simay böyle olmaz. Öfkeli hareket
ediyorsun bak. Yapma. Ecem görmüyor musun ne yaptığını? Ne yapayım ben?
Sen bizim kaptanımızsın. Hadi ama gel güzelim oturalım. Bir oturalım bir
konuşalım. Gel gel sen benimle. Gel gel otur. Şöyle şeyler sakinleştür.
Bir şey yok
yavrum. Dur yavaş yavaş. Amcacığım amcacığım bak çayları
dökeceksin. Amcalar gel bakayım buraya bir
hadi içeri gel bakayım. Su gibi olmuşsun ya.
Ya geçen sene hani böyle bu Sivas'ın maçı ne zamandı? A kupa çarşamba günü
koş odana. Hadi deplasmanda yendik baba zaten burada beraberlik yeter bize.
Geliyorum. Bırak şimdi Sivas'ın maçını da bu arsa
işinde son durum nedir? Onu söyle. Valla imarı iskanı falan tamam da işkene
paraya kaldı. Kafasını kendimiz hallederiz diyorduk
ama beton fiyatları almış gitmiş. Tesisat desen ayrı bir sorun. Ne
yapacağız bilmiyorum. Ben takma kafan onları ya.
Benim beyaz aşağı dükkanının tesisat işini yapan bir amcaoğlu var. Tesisatı o
halleder. Biz de destek oluruz. Yeter ki sen başla.
Sağ olasın kardeşim. Ne zaman ara zora düşsek zaten hep
yardım ettin. Allah razı olsun. Sen olmasan o arsayı da alamazdık.
Sadık sen yiğit adamsın ve ben de seni ortalıkta komam evvel Allah. Ya
ben bak ne bak oğullarım var aslanlar gibi ya.
Allah sana güç vermiş. Güç. Vallah bir çırpıda böyle diker geçersin
binayı. Evel Allah. Sağ olasız.
Aslan gibiler. Maşallah. Aziz
koçum sesin soluğun çıkmıyor. Ne yaptın kamyon işini?
Ne kamyon?
Yok bir şey baba. Böyle şey. Eee, geçen ayak üstü sohbet etmiştik laf olsun
diye. Yani bak bir oğlum neyi konuştunuz? Neymiş bu
kamyon mevzu. Bize de söyle bilelim, biz de bilelim.
Yok, bir şey dedim ya abi.
Hah. Heh. Getirin kızlar. Getir. Ver annem.
Dur. Al. Al. Ver annem.
Buyurun. Sağ olasın. O nimet bacığı yapmışsın gene
yapacağını. Sağ olasın.
Afiyet olsun. Ahliyim yormuşsun kendini ya. Ellerine
sağlık. Vallahi börek benden kek Hülya Hanım kızımın marifeti.
Aferin Hüly. Afiyet olsun. Haydi geç kızım.
Gel. E Mölanımı göremedim. Yok mu?
E onun bir işi çıkmıştı. geliyor herhalde.
He işi var. Çok işi var. Ondan delikanlı adamdır ya. Normal. Hele
Mehmet fırtına gibi. Bıraksin ya. Etsin essin.
Bütün evlatlarımız pırlanta gibi. Maşallah.
Öyle. Maşallah. Ben şu kekin tadına bir bakacağım.
Sarm gibi olmuş. Aynen kek yapal
ya. Sen benimle nasıl böyle konuşuyorsun?
Ama Sertaş senden almış cesareti sanki dahi.
Madem çalıyor musun bir kere de sen çalsana.
Tamam. Peki
yani dahi mi bilemeyeceğim de yetenekli olduğu kesin. Baksana şuna. 10
parmağında 10 marifet oldu. Yani demem o ki boşuna doldurma kendini. Çocuk iyi
niyetli yani dediklerinde de bir yerde haklı bakarsan.
Senin gibisi yok bu dünyada.
Eğer aşk dedikleri doğruysa
neymiş tanrım? Neymiş
acısı? Aşk acısı.
Çeken bilir, seven bilir. Buymuş ya.
Neymiş? Tanrım neymiş
acısı, aşk acısı.
Çeken bilir, seven bilir. Buymuş ya.
Olur ya bir gün gelir ya. Olur ya kader bu ya. Olur ya benden başkasını
gözün görmez olur ya. Olur ya bir gün gelir yer. Olur ya kader
buraya. Olur ya benden başkasını
gözün görmez olur ya. Alıştım sanki yalnızlığa.
Alıştım senin yokluğuna. Alıştım ben gönül söpkına.
Simoş iyi misin?
Benim biraz yalnız kalmam lazım. Bırak bırak bırak bırak bırakin hava
alsın.
Üstüne gitme. Sayı
önüne baksana be. Görmüyor musun kocaman arabayı? Sarhoş musun nesin?
Ne bağırıyorsun be? Asıl sen beni görünce duracaksın. Yayım ben.
Bağırma gece gece çekil önünden. Çekilmiyorum. Duruyorum. Şimdi ne
yapacaksın? Arabaya vuruyor ya. Gece gece belanı mı
arıyorsun sen? Aramaya gerek var mı? Karşımdasın ya.
Ne diyorsun sen ya? Alo ne diyorsun? Alo hop hop hop hop hop hop hop hop hop hop.
Bir duralım şöyle. Sen nereden çıktın ya?
Tamam bir sakin olalım abiciğim. Kusura bakma arkadaşın biraz sinimleri bozuk.
Hadi sen bin git arabanın. Tamam ya ne diyorsun? Bir daha özür
dileseydin. Sakin olur musun?
Ben niye sakin olacakmışım? O bir insan olsun önce. Terbiyesiz.
Zorba. Al şunu götür aslan. Gözüm görmesin.
Gece gece elimden bir kaza çıkacak. Başıma bela olacak. Manyak karı ya.
İşte bu. Hiç olmadı.
Sen önce kadınlarla nasıl konuşulacağını öğreneceksin aslan. Tamam.
Mehmet ne yaptın adama? Şey yapmadım. Ne yaptım?
Yuh! Gel lan buraya sen. Gel lan buraya. Lan
seni lan sen
lütfen dedim.
Tamam tamam tamam lütfen lütfen lütfen
bittin oğlum sen bittin lan bittin oğlum sen.
Tamam gel gidelim. Tamam tamam gel gel gelebteceğim
simay. Tamam bir şey yok ya. Bir şey yok. Şunu bulabildim. Bunu
kullanalım biraz. Tamam. Abartılacak bir şey yok. Geçer
birazdan. Ya geçer. Tank gibi adamı devirdiğine
göre bayağı sağlam vurdun. Siz erkekler her şeyi, her şeyi şiddetle çözmeye
çalışın. Doğru diyorsun. Aslında sen halletmiştin
değil mi? Adamı ağır sözlerinle derinden yaralıyordun. Tövbe ne demiştin adama?
Zorba. Of o çok ağır bir laf. Adam orada bitti zaten.
Ne yapsaydım? Küfür mü etseydim adama? Anlayan işin yeterince ağır.
Hiç tartışmaya girmeyebilirdim mesela. Hani bu da bir çözüm olabilirdi ama yok.
Duramıyorsun kimse sana ters yapamaz çünkü.
Sen iyisin. İyi. Kafan da taş gibi. Maşallah.
Ne oldu ya? Konuşuyordum. Hayır konuşmuyorduk.
Hay hay sen yine bana ukala ukala hayat dersi veriyordun. Ben de seni
dinliyordum. Hayır. Nasıl gözüküyorum oradan? İstediği olmayınca şımaran, olay
çıkartan birisi gibi mi? Tamam. Tamam haklısın.
Otur rica ediyorum
lütfen. Hadi.
Oturdum. Ne? Kabul ediyorum.
Bugün biraz ileri gittim ben.
Yani işte o ekmeğin parasını bilmezsin
falan. Oralar eee biraz ağır oldu. Biraz fazla oldu yani.
Ha biraz fazla oldu. Tamam çok fazla.
Ama inan bana yani niyetim seni üzmek değildi.
Yani benim için de her şey üst üste geldi.
Böyle sana patladım gibi oldu.
Peki sonra yani
ben şarkı söylerken niye gittim? Ha tamam bak berbat sesimden rahatsız
olduysan anlarım ve söz veriyorum bir daha şarkı söyleme.
Hayır sesin güzel bir kere ama niye o şarkı ya? Başka şarkı mı yok?
Niye ilk aklıma o geldi? Niye? Ben çok severim. Sen sevmez misin?
Nefret ederim.
Ama annem çok severdi. Müziğe aşıktı.
Evimizden hiç müzik sesi eksik olmazdı.
Bir gün yine bu şarkı çalıyor. Dedim eğlence var.
Koşa koşa gittim salona. Meğer annemle babam kavgalarının sesini
duymayalım diye şarkıyı sonuna kadar açmışlar.
Kavga büyüdü. Sonra annem yanında çıktı gitti.
Tata geri dönmedim.
Ben de şarkıdaki gibi
alıştım işte okumuna
ya da öyle zannettim kendimi kandırdım.
Babam o gece eline ne geçtiyse kırdı döktü. Benim bir tane müzik kutum vardı.
işlemeli, pembeli.
Onu da kırmış. O günden sonra bir daha çalmadı.
Bizim gibi. Biz de o gece müziğimizi kaybettik.
Bunları sana niye anlatıyorum onu da bilmiyorum.
Dilime vurdu kusura bakma. İsmail
babalar hep aynı biliyor musun? Benimki de öyle.
Çok katıdır.
Doğrusundan şaşmaz. Ne dersen de dinlemez. Anlatamazsın
bile. Senin de işin zor yani.
Öyle.
Sen hep böyle kolay mı yalan söylersin?
Anlamadım ne yalanı. Bugün toplantıda gazozculara dedin ya
ben de o mahallede yaşıyorum diye. Yalandı değil mi?
Ben de öyle tahmin ettim. Bana da o kadar ahkam kesiyorsun.
Gerçekte nerede yaşıyorsun peki?
Hadi kalk seni yaşadığım yere götüreyim.
Hadi.
İyi akşamlar. İyi akşamlar Mehmet.
Nasıl ya? Biz sabah burada çekim yaptık. Sen
gerçekten bu mahallede mi yaşıyorsun? Ben yalan söylemem Say. Nefret ederim
yalandan sahtelikle.
Evet işte burası benim mahallem. İyi akşamlar Mehmet.
İyi akşamlar Davut abi. Fahrettin abi nasılsın?
Teşekkür ederim. İyi akşamlar
Mehmet. Ben çok çok özür dilerim. Yook özür dilemene gerek yok. Ben sana
hak veriyorum. Yani bu dünyaya o kadar uzaksın ki böyle yerlerde kimler yaşar
bilmiyorsun. Yine başladın ama barışımızı bozuyorsun.
Bana şu zengin şımarık kız muamelesi yapmayı bırakır mısın? Benim nasıl bir
hayatım var nereden biliyorsun?
Nasıl bir hayatın olduğunu anlamak için benim sana biraz bakmam yetiyor.
Hadi hadi gel.
Evet. Burası da benim yaşadığım ev.
Normalde Tufan abim erken yatar. Aziz abimle Ahmet abim benim gibi geçe
kalırlar. Nasıl ya?
Siz hepiniz bu evde mi yaşıyorsunuz? annenler falan.
Evet. Annem, babam, abilerim, yeğenim, yengelerim. Hepimiz birlikte yaşıyoruz.
Tuhaf mı geldi sana? Yok. Niye tuhaf olsun?
Çok güzel hatta.
Ve karşınızda bizim tekerlekli holdingimiz.
Uğur. Uğur mu?
Babam koydu adını Uğur getirsin diye. Abilerim, babam hepsi nakliyat
işindeler. Gerçi ben de bu sabaha kadar öyleydim.
Ne? Nakliyeci mi?
Tamam pes ediyorum.
Ya şimdi bana neden bu insanları tanımıyorsun dediğini anladım.
Burası çok farklı bir dünya gerçekten.
Sen de öylesin.
Tanıdığım kimseye benzemiyorsun.
H bu iyi mi, kötü mü? İyi. İyi. Çok iyi.
Hadi dönelim.
Çok güzel. Ş. Gene gelin gene gelin
inşallah. Ama artık sıra sizde ha ona göre.
Cemal abiler gelmiş. Annemin deyimiyle ahiretliklerim.
Ahiretlik mi? Kardeşim
yani nasıl anlatabilirim? Kanka gibi düşün.
Evet. E severler birbirlerini. Sık sık gider gelirler.
Şu kim? Kızları mı? Hülya.
Allaha emanet. Ben onu sabah çekimde gördüm. İyi
akşamlar kardeşim. Bunu çok güzel kız gerçekten.
Size de bekleriz ama iyidir öyle.
Geleceğiz. Geneceğiz.
Hadi hanım. Hadi. Bey sağ ol. Gel kız.
Haydi Allah'a emanet. Haydi iyi akşamlar. Gel.
Siz yakın mısınız peki? Annen gibi yani. Hülyayla.
Tamam. Ne bu?
Bir şey o korkma. Ama fişek şu ileride bir eğlence var
belli ki.
Ne eğlencesin
Sadık. Sen niye durdun orada? Gelsene içeri.
Merah'tan çatlatacak. Bu saat olmuş hala Mehmet Garlova
beyefendi ortalarda yok.
Of!
Hey yş! Bunlar küçükken ben pazara amallığa
giderdim ya. Hepsini katardım önüme. Mum gibilerdi vallahi. Mum. Bir bu kaçardı.
He kaçarda da ne olurdu? Siz mal taşırken o tezgah açıp limon satardı.
Aklı zehir gibi de işte. He zehir. Zehir ki ne zehir.
Ah ah. Bundaki akıl tufanda olacaktı ki şimdi 50 kere dikerdim Karlova
apartmanını. Apartman değil site dikerdim.
Ya Sadık Tufan niye yanında da o değil? Onu eve bağlayacak olan belli. Aa biraz
önce şu kapıdan çıktı. Sen Hülyay'yı mı diyorsun?
He Hülyay'yı diyorum elbet. Ya biz yıllardır bunların yaşlıları gelsin de
başka yüz edelim diye beklemiyoruz mu? E Sabatlar da aynı durumda. Hülya'nın
zaten aklı fikri Mehmet'te. Bu kızdan da kaçmasın san
yok y hanım bu evlenince aklı başına mı
gelecek Allah aşkına? Gelecek elbet gelecek. Hülya onu eve
bağlayacak. Hem o kız bizim sözümüzden çıkmaz. Mehmet de işlerin başına geçer.
Peki Mehmet onun da gönlü var mı?
Bak. Emin ol böylesini görmemişsindir. Görmedim. Neresi burası?
Hadi gel bu geceyi güzel kapatalım. Mehmet ne yapıyoruz?
Bu gece seni güldürmeden gitmeyecek. Hadi
ya. Delir mi? Ne yapacaksın? Gel gel gel.
Hoş gel. Hoş geld.
Rayı olsun. Sağ olsun. Hoş geldin. Gel gel.
Ne yapıyorsun? Çantanı ver.
Bak bizim burada her düğünde bu yapılır.
Öğrenirsin. Tamam. Bak yaptıklarımı yap. Tekrar et. Tamam mı? Tamam.
Niye niye niye gelmek ne haldeyim diye sormak heç mi avazını duymam etme böyle
geçme böyle yar yar yarı da bu yar yar yar pistan olalı yar yar yar vaysardım
hağlar dilimde dolan dağlar meşeli yar yar yar darınan düşeri
yar yar yar hatimde indirdim Ben derdine sen
niye niye niye gelmen ne haldeyim diye sormak heç mi avazımı duyma etme böyle
geçme böyle yapala kala kaldıklarda kime gider kiminim var
da aklım fikrim nazlı yardı etme böyle gitme böyle yar yar dalı dalı dalı yar
Yar yar pistanım olana. Yar yar vay sana çım ha. Bağlar dilimden alan.
Dağlar meşeliyor yar yarlarınan döşeliyor. Yar yar hale indirdim benden
derdiler seni yar.
Yani diyeceğim o ki hele biz bunun bir adını koyalım. Mehmet ne diyecek? Su
karayolunu bulur. Olsun sen gene de konuş bizim oğlanla.
Sevda işi bu belli olmaz. Hesaplar şaşar. Ne demişler? Gönül dediğin bir
deli ırma. İllaki taşar. Erze de taşar düze de taşar. Bilemeyiz.
Burası mı doğru geldi? Evet burası.
Dikkatli ben şu eşyaları alayım.
Teşekkür ederim.
Buyurun. Teşekkür ederim.
Rica ederim. Hop.
Yavaş tutun bana. Tutun. Tamam. Nasıl tuttun sen beni öyle?
Sivay sen çıkabilecek misin?
herhalde. İyi geceler.
İyi geceler.
Sim, istersen bak ben çıkarayım. Sen öyle git.
A yok ben hallederim. Olmaz üzgünüm. Böyle bırakamam seni.
Sen ver onları bana. Anahtar tutun bana.
Gel. Yavaş.
Yavaş
yavaş.
Tamam.
Anne geldin mi? Geldinen. H
Benim bir tane müzik kutum vardı. İşlemeli, pembeli, melek desenli falan.
Onu da kırmış. O günden sonra bir daha çalmadı.
Ah.
Ş
H
Olur
ya. Bir gün bir şarkı her şeyi değiştirir ya.
Mehmet Oğlum
annem. E sen kalkmamışsın hala. Annem bak sofra
hazır. Babam da bekliyor. Akşamdan kızgın zaten sana.
Bana bak kız sen söyle bakayım dün akşam neredeydin?
Hiç.
Dün de Sabahatlar buradaydı. Hülya da geldi. Yazık kızın gözü kapıda kaldı.
E tabii kaç senedir bekliyor yani. Ama bir tek o beklemiyor ki. Hepimiz
bekliyoruz. E yaşınız başınız da geldi. Annem
anacığım ne anlatıyorsun sabah sabah Allah aşkına ya?
Ya oğlum sen bu kızla iyi anlaşmıyor musun? Anlaşıyorsun. E Hülya da zaten
maşallah pek güzel, pek becerikli, pek akıllı yani. Daha ne? E yani her şeyin
de bir zamanı var Mehmet.
Ya anne sıkılmıyorsun da. 50 kere dedim sana şu konuyu açma diye
oğlum. Kız hazır. Hazır.
Vallahi baban da söz keselim diyor.
Ne anne? Ne sözü? Bak bu saçma sapan fikirlerle babamın da aklını karıştırma.
Ha Hülyşım duydun mu? Arkadaş. Ben ona hiç o gözle bakmadım.
Ya sen ne sanıyorsun anne? O filmlerdeki gibi aşk beş mi kaldı bu dünyada? Ensans
olan anlaşmak. E Hülyayla da anlaşıyorsun zaten. Anlaşmıyor mu yani?
Bu belli bir şey. Oho! Anlaşmaya bakarsak sen benden daha
iyi anlaşıyorsun anne. Neyse o değil de benim e şey ceketim nerede?
E hangi ceketin? Anne kaç tane ceketin var zaten. Gri
olan. Ha onu diyorsun. Onu ütüleyip dolaba
koydum. O arkaya astım. Arkadaş tamam hadi anneciğim. Benim şimdi giyinmem
lazım. Çok geç kaldım. Lütfen
anne ya. Tamam çıkıyorum.
Baba pişi vereyim mi? He sağ ol canım. Pişiyi sen mi yaptın?
Doydum ben. Daha yemeyeceğim. Kuzu bitirmemişin tabağını.
Hani acıkınca yer. Bir şey olmaz ya. Küt çocuk çocuk açlığını topluğunu
nereden bilecek? Hadi oğlum sen kalk.
Oh. Hadi annem.
Hadi babam.
Günaydın. Günaydın.
Günaydın. Günaydın. Günaydın.
Oğlum yumurta istiyor musun? Annem olur. Anne biraz.
Evet bugün Avcılardasınız. Mahalle içi bir ufak taşıma olacak. Çok uzun sürmez.
Ben de fırsattan istifade şu iş hanına bir gideyim diyor hanım. Orayı bir
bağlarsak bütün kış rahat ederiz. Ay inşallah.
İnşallah babam. Ha Mehmet sen de Tufan abini al. Bizim
Uğrum 58'i bir bakıma götür. Ben gelemem baba.
Neden? O niye paşam? Niye gelemiyorsun?
İşe başladım ben.
İşe mi başladın? Tövbe estağfurullah.
Ne işine başladın? Bir reklam ajansında.
Mehmet oğlum niye söylemedin? Annem
sen hiçbirimize bir şey söylemeden işe girdin. Sen gene ne işler çeviriyorsun?
He anlaşıldı. Biz gene aynı filmi izleyeceğiz.
Aynı şey değil baba. Ne aynı şey değil oğlum? Geçen seferde
reklam bir şey açıyorum bilmem ne dedin. Bir işe girdim dedin. Gördük sonunu.
Lan batırdın batırdın. Alo. Biz o iş yüzünden varımızı yumuzu kaybetmedik mi
ya? Ulan biz o işin borcunu ödedik. Hala da
ödüyoruz. Ben hiç batırmadım.
Siz hepiniz neyin ne olduğunu biliyorsunuz. Baştan mı anlatayım? Her
şey çok da güzel olabilirdi. İyi gidiyordu ama olmadı. Ortağımın
yaptıkları yüzünden işte. Tamam. Neyse ne yeter kes. İş burada ha.
İş burada. Bak. Aha o kapıda yazıyor. Karlıoova akliyat. Sen elalemin
kapısında değil kendi kapında kazanacaksın paralarını. Ailenle,
kardeşlerinle birlik olacaksın. Aklını kullanacaksın aklını.
Yah ben bunca sene ne için çalışıyorum? Ailem için. Sizler için. Bunca emek boşa
mı? Baba ben nakliyeci olmak için okumadım.
Bak bak lafa bak. Sen nakliyatçılığım ben mi?
Dur lan bağırma lan. Sen kimsin? Sen Hamal Sadık'ın oğlusun.
Ailesini gönlünde, yükünü sırtında taşıyıp bir gün of demeyen Hamal Sadık
senin baban. Ulan bana bak bana. Senin şu sofrada
yediğin peynir, ekmek, zeytin, bütün nimetleri o iş sayesinde o gittin güzel
güzel okullar okudun değil mi? çıkmadı yine bu iş sayesinde. Ulan utanman da mı
yok senin? He? Bizi küçümçe et. Abi onu mu diyorum ben?
Lan neyi diyorsun? Neyi? Benim yapmak istediğim iş başka. Siz de
anlayın artık bunu. He doğru doğru anladık onu. Anladık.
Senin derdin başka. Doğru. Sen anca boş işlerin peşinde koş. Sen anca keyfine
bak. Hayatın yükü ağır geliyor sana değil mi? Ayrı bir yük oluyor.
Hayır baba. Tam tersi. Tam tersi. O yükün altında ezilmemek için işe girdim
ben. Size olan borcumu ödeyebilmek için ama
ödeyeceğim. Hiç merak etmeyin. Son kuruşuna kadar ödeyeceğim. Siz de bunu
göreceksiniz. Ödeyeceksin lan. Ödeyecekmiş. Tamam ben
ilkten aldım. Ödersin sen aslanım benim. Ödersin.
Öyle mi? Dün başlar başlamaz sayemden ben bir iş alındı biliyor musun?
Baba bu aklımla başardım ben. Bu aklımla. Senin beğenmediğin aklımla.
Herkes tebrik etti beni kutladı. Bunlar benim hayatımda ilk defa gördüğüm
insanlar. Ya herkesin bana olan inancı tam. Ben bir tek en yakınıma
inandıramadım ya kendimi. Bir tek sen inanmadın bana.
Neyine inanayım lan ben senin? Neyine güveneyim? Saçım aklıyla başarmış. Hangi
aklınla? Bir karış havada gezen aklınla mı? Bak biz annenle sevindik. Çok şükür
okudu adam oldu dedik. İşinin başına geçer dedik. Yok tövbe. Sen kaçtın.
Kaçtın. Neyden kaçtın baba? Ben neyden kaçtım?
Mehmet ailenden. Çünkü sen bu eve sığamıyorsun.
Bu ev sana dar geliyor. Dışarıda bir şey var sanıyorsun. Dışarıda bir şey yok.
Dışarısı kirli. Dışarısı kavga, dışarısı kıyamet. Bak o Sema
Sadık. Sadık.
O ablam da gitti. Bizi beğenmedi. Ailesini beğenmedi. Gitti. Aşık oldum
dedi. Bilmem ne dedi gitti. Sen ne yaptın? Alkış tuttun be. Alkış.
Yine mi aynı şeyler baba? Ya sen sürekli aynı şeyleri söyleyip duruyorsun.
Söylerim. 100 yıl geçse de söylerim. 1000 yıl geçse de söylerim. İnsanın
kendinden önce ailesi gelecek. Aile olmadan hiçbir şey olmaz. Bu aileye
evlat olmayandan da dünyaya adam olmaz. Bak bak bak. Bunlar var ya bu
gördüklerim var ya bunlar duvar değil. Bunlar kale. Kale. Bu kalenin içinde
haysiyet var, dua var, iman var, şeref var. Çünkü aile yıkılmaz bir kaledir.
Eğer kaleni yıkarsan Mehmet Garlı ateşin içinde kalırsın. Sonra duman olursun.
Duman bu çok sevdiğin dışarısı küleder adamı.
Sonra bu haman sadık da taşıyamaz seni.
Düşersin omuzlarından.
Anladım.
Mehmet Mehmet oğlum bir dur anne dur bak olmaz böyle olmaz böyle git babam
anneciğim lütfen bak işim gidiyorum ben. Tamam mı? Ama annenim böyle Mehmet sakin
ol öyle anneciğim lütfen.
Mehmet'i yapma oğlum ne olur Mehmet kurban olayım.
Baba kaçıyor yine. Gitmesine izin mi? Bırak bırak
ya. İzin vermesen ne olacak? Sen sen nasıl tutacaksın bu adamı ya?
Sen ne diyorsun oğlum lan? Sen ne diyorsun?
Doğruyu söylüyorum. Bir sakin olun hele sah
ya. Siz ne kadar duvarlar dörseniz böyle kaleler dörseniz olmuyor işte. Olmuyor
abiciğim. Gün geliyor biri yıkıp kesiyor.
Ben de dedim ya bir kamyon alayım dedim. Kendi işimi yapayım dedim. Hep karşı
çıktınız. Çıkmadınız mı? Aziz daha büyük Mehmet'ten. Onun
hakkıydı bir yerde. Bak şunlara bir bak şunlara. Şirket
olmuşlar. Maşallah size. Aynen. Bırakalım Mehmet'i. Mehmet gitsin. Aha
buna da bir tane kamyonet alalım. Kırmızı böyle büyük. Bana da bir tane
firma açalım. Kocaman. Babam ne yapacak burada? He?
Babam ne yapacak burada? Bak o aklınızı başınıza alın. Yoksa ben alırım
aklınıza. Sen merak etme. Mehmet benim aklımı
başıma getirdi. Helal olsun ya. Vallahi helal olsun. Senin yapamadığını, benim
yapamadığımı yaptı. Hepimizden cesaretli çıktı be.
Başlarım cesaretinize ha. Tamam kes. Yeter.
Kusura bakma baba. Hep susuyoruz zaten ya. Bir defa da
sesimiz çıksın be. Başımızı ağrıtmadan sesinizi
çıkaracaksınız o zaman.
Memo yavaş oğlum yavaş. Abi
aferin lan sana. Vallahi helal olsun abi. Dalga geçme. Karıştı ortalık
baksana. Bazen karışmadan düzelmez. Bak ben
yapamadım. Suzan hep söyledi. Korktum ama sen dimdik durdun lan babamın
karşısında. Aziz abi.
He nereye gidiyorsunuz be?
Gel Mehmet işe uğurluyorum. Memo ne diyeyim oğlum ben sana? İnsan
kahvaltı bitsin diye beklemez mi? Boğazımıza dizildi lokmalar. Aç kaldık
vallahi. Aç. Heh. Bunun da derdi ayrı.
Memo iyi mi oğlum? İş yerin keyfin yerinde mi? Odan var mı? İyi mi?
İyi abi. İyi iyi. Güzel kız var mı peki? He
şaka
var. Çok güzel bir kızı var.
O yüzden uçuşa gidiyor işe baksana ya. İşte uçacaktık da babam sağ olsun
kırdı kanatlarımızı. Hatırlattı kim olduğumuzu.
Üzülme oğlum sen. Biz babamı idare ederiz. Sen işine bak.
Ederiz tabii lan. Ben senin yerine de taşırım aslanım. Ne olacak? He.
Eyvallah. Hadi siz dönün. Gelin. Uç Mehmet uç. Yürü.
Allah zihin açıklığı versin. Mehmedim. Reklamına bak. Reklamına.
Aynen. Aslan parçası senin. Koçun benim.
Gördün işte. Ezdi geçti lafım. Sadık bir dur aşkına. O delikanlı senin kanın
ondan deli vallahi. Bir sakin olalım. Ayakta uyutuyor bizi de. Ayakta. Bak bu
da oğu ablası. Sen Sema gibi gitme derdinde. Bu da korkuyorum benim.
Sadık deme. Öyle kurban olayım. Hele bir geç
otur. Otur. Ah
bak beni dinle. Genç adam bu. Belli ki kafasına takmış borcunu ödeyeceğim diye.
E gururlu çocuk tabii. La ve la kuvvet illa billahil azim. Yahu
bundan para isteyen mi var? Geçsin işinin başına yeter.
Bu giderse hepsi gider. Örnek olur. Çin yavrusu gibi dağılır mı?
Sadık kurban olayım. Bu böyle sinirle celalle olmaz. Hem dün akşam ne
konuştuk? Hele bir gidelim sabah altara. Bak o zaman evinin barkının yolunu
bulacak. H o işler de gözü görmeyecek. Sen konuştun mu? Peki
bu sert sereri evlenmeye de yanaşmaz ki. Yok
yok istiyor. Olur diyor. Hem ne diyecek? Hülya'dan daha iyisini mi bulacak? Hele
biz bir konuşalım.
Kız 251 takipçi mi olmuş? Ne yapayım? Gel. Sağ ol aşkım. Afiyet olsun. Kız
seninki geliyor. Hani nerede? Orada.
Ne yapıyorsun?
Telefonunu versene. Al al al. Koş.
Günaydın. Günaydın.
Auman abla. Dur dur dur ver. Günaydın. Şöyle koyayım.
Teşekkür ederim Mehmetciğim. Şöyle koyalım.
İyi mi böyle? Sağ ol yavrum. Nasılsın? İyi misin?
Çok şükür olsun olsun. Anneğin nasıl? Her şey yolunda. Çok şükür.
Hayırlı işlerin olsun. Sağ ol. Sağ ol. Bir tane
Ne kadar şık olmuşsunuz Mehmet Bey. Nereye böyle? Koştura koştura.
Selam işe. Aa ne işçi? Sen dün ondan mı yoktun?
Eee evet evet yeni bir ajansa başladım. Hadi ya. Çok sevindim. Aşk olsun bak.
Yabancı gibi hiç söylemiyorsun Mehmet. Kızlar dün bir bugünkü yeni girdim zaten
işe. Nasıl bir yer peki? Büyük mü, kalabalık
mı? Nasıl yani? Evet.
Adı ne? Kreatif.
Kahvaltı yapmamışsındır diye senin sevdiğin zeytinlilerden getirdim. Sağ ol
ya. Hiç almayım. Acelem var zaten. Doğru ya.
Bizim poğaçanın ne işi var öyle süslü yerlerde? Siz güne kuruvasanla falan
başlıyorsunuz. Kim ne yapsın? Karadeniz fırın poğçasın.
Allah Allah. Kızım ne alakası var? Deli deli konuşma. Babamla kapıştım sabah
işten büyük. O yüzden istemiyor tabii senin işe gitmeni. E
haklı da adam Mehmet işinin başına sen geç istiyor.
Alayım ben bunu. Biraz daha durursam zaten gidecek bir işim de kalmayacak.
Sağ ol. Görüşürüz. Soğutmadan ye.
Tamam.
Kreatif ya.
Günaydın Simoşum.
Dün gece öyle kötü gittin. Aklım kaldı sen de. Sonra baktım Karlova dayanamadı.
Peşinden fırladı senin de bir şey olmuş
yani. Benim dün biraz kafam atmıştı ya. Biraz yürüdüm.
Yürüdük. Biraz konuştuk.
İyi geldi bana konuşmak. Yani
öyle doğal çok içten.
Gerçekten dinliyor beni.
farklı biri yani.
Günaydın Karlava. Günaydın.
Hadi ben kaçtım. Gelsene.
Selam. Selam.
Ben dün gece için teşekkür ederim. Yani eve girişimizi hayal meyal
hatırlıyorum. Sonrası kayıp.
Çok ne demek? Laf olmaz.
işe geçeyim ben. İlk günden de geç kaldım zaten.
Tabii. Kolay gelsin.
Tabii. Sağ ol.
Şey az kalsın unutuyordum.
Kahve almıştım. Anca ayılırım diye düşündün herhalde.
Yok. Eee, kahve alıyordum da sen de aklıma geldin.
Gerçi hep aklımdaydın da zaten.
İşe geçsem daha iyi olacak. Yarınki toplantıyla ilgili storyboard metni
yazmam gerekiyor. Afiyet olsun. Tabii tabii. Geçsin.
Mehmet. Teşekkür ederim.
Her şey için
Yeah.
Mehmet burada mıydın? Her yerde seni arıyorum.
Ne oldu? İnanmayacaksın ama Amsterdam'daki
festivale bilet buldum. İçinde senin en sevdiğin grup da var. Hafta sonuna hemen
erkenden bilet buldum. Alayım diyorum. Ne dersin?
Sim bir dur. Dur bence.
Durayım mı? Neden?
Ben seninle gelemem.
Tarih uymuyorsa değiştiririz. Başka zaman alırız.
Yo yok. Hayır.
Sim. Ben o değilim.
El senin hafta sonları dünyanın öbür ucuna gidecek.
İşte lüks otellerde tatil yapacak, seni boğaza yemeklere götürecek adam değilim
ben. Ben senden bir şey istemiyordum ki. Her
şeyi ben ayarlayacaktım zaten. Hiç dert değil.
Dert. Dert Siman.
Ya ben senin bana bir şeyler almanı istemiyorum. Kabul de edem zaten
ama anlıyorum. Senin hayatın bu. Senin normalin bu.
Ama benim böyle bir hayatım yok.
Benim gerçeğim bambaşka. Ben farkındayım tabii
ama ikimiz için bir şey yapayım istedim
sadece. Hepsi bu. ikimiz.
Evet, ikimiz.
Benim asıl korktuğum da bu zaten. Yani ben farkındayım aramızda
arkadaşlıktan fazlası var. İşte ne kadar kendimi ne kadar
durdurmaya çalışsam da işte olmuyor.
Ben gözlerimi senden alamıyorum.
Ben her sabah buraya seni görmek için geliyorum biliyor musun?
Kahve alırken denk gelsek diye bekliyorum.
Toplantıda göz göze gelip gülüşür müyüz acaba diye
hep tetikteyim. Mehmet ben de aynı durumdayım. Her sabah
koşa koşa işe geliyorum. Çıkışta hemen gitme diye gözünün içine bakıyorum.
Bu çok güzel bir şey değil mi? Çok güzel.
Çok güzel. Hatta mucize gibi.
Ama olmaz.
Simay ikimiz olamayız.
Farklı dünyalar diyorsun.
Me sen beni hiç tanımadın mı? En başından beri ben bu gerçeği görmüyor
muyum sanıyorsun?
Ben sadece sana bakıyorum.
Gözlerim, gözlerim bana çok güzel.
Sıcıcık çok içten şeyler söylüyor. Ben sadece onlara bakıyorum.
Yem lütfen. Her şeyi daha da zorlaştırma.
Üzüleceksin. Sen farklı düşünüyorsun.
Tamam.
Ayrı kalırız o zaman bundan sonra. Oldu mu?
Sim.
Son bir şey
bende kalmasın.
Kimse çalmasa senden müsim.
Meet sen ne yaptın? O gece seni bırakınca evinden almıştım.
biraz uğraştırdı ama tamir oldu.
Vazgeçmemişsan
bir ömür yanımda olsam
yine de sana doyamam.
Seninle her şeye varım.
Vazgeçilmezsin sevgilim.
Senle ben biriz ikimiz.
Ya beraber ya da hiçiz.
Birbirimize esiriz.
Vazgeçilmezsin.
Eline sağlık kızım. Güzel olmuş. Af. Afiyet olsun. Ben tabaklarım.
Teşekkür. Yiyecek misin?
Yok yemeyeceğim. Zahmet etmeseydim.
Rica ederim. Hülyacığım
çayları da tazele kızım. Tamam. Teşekkür ederim.
Rica ederim. Eline sağlık. Al yaab.
Şimdi Cemal kardeş biz buraya oturma sohbete hep geliriz.
Geleceğiz de bugün bir meselemiz var. Esas ona geldik.
Hayırlı olsun inşallah. Hayır hayır Cemal abi. İnşallah çok
hayırlı olacak. Şimdi ben Hüly'yı çok severim. Biliyorum
kendi kızım sayarım. Mehmet de bizim kanımız, canımız. Onlar
ikisi birlikte büyüdüler. Çok da güzel anlaştılar. Aynı bizim gibi.
Diyeceğim biz dünür olalım be Cemalim.
Evlatlarımızın yüzüne bakalım, gözlerine bakalım. Amin diyelim. Ha
bak şimdi ya. Sadık benim güzel kızım o kadar büyüdü mü ya?
İlahi Cemal herhalde. Yani biz de çok severiz Mehmet'i değil mi?
Bak ben her zaman söylerim. Mehmet çok mert çocuktur derim.
Eksik olmayın. Öyledir.
Ama şimdi Allah'ın bildiğini kuldan saklamayayım.
Mehmet öbürkülerine benzemez. O biraz böyle yani deli fişektir.
Delikanlı dediğin de aslan parçası olur işte de.
H yani siz hiç merak etmeyin. Hülya Hanım kızım onu zapteder.
E Cemal abi ne diyorsun yani? Var mı bu işin oluru?
Valla olurunu Allah bilir. Bir tanecik bir kızım var. Onu da
kimselere vermeye niyetim yok da işin hasta ama isteyen candan öte sadığım
olunca sağ olasın.
Anası bir Hülyayla konuşsun. Tabii tabii.
Kısmetse olur. Kısmeden güzel ihtimal. İnşallah.
Pizza fena fikir değildi sanki. Bak emin misin? Vereyim mi sipariş?
Pizza mı? H
bu sıradan bir yemek değil. Möyle.
Bizde buna bayağı tost derler ama yine de sanatınıza saygınlığsuz mu atmasa?
Öyle mi? Sos ipeksi bir dokuya kavuşana dek
emsifiye. Ne o? Kroki, madam özel falan değil.
Bayağı sosyete tostu. Bak sen. Bitsin bir parmaklarını
yiyecek. Hadi bakalım.
Benim
ya. Ay ay. Ne kapat? Kapat kapat kapat. Ay
battı. Hayır yer battı. Çok güzel. İyi misin?
Ve karşınızda Koky Carlova. Ben sana yemek yapacağım derken böyle
bir şey hiç hayal etmemiştim. Çok özür dilerim.
Öyle basit bir özürle kurtulamazsın. Bunun bir bedeli olmalı değil mi?
Ne? Hayır. Bir dakika. Gel buraya.
Hayır. Hayır. Hayır. Gel. Nereye kaçaksın? Hayır.
Yakala. Yakala yakala yakala. Yakala. Tamam tamam tamam tamam.
Kim geldi ki acaba?
Baba
kaç defa aradım duymadın. Günlerdir eve de uğramıyorsun. Ben de merak ettim.
Kalktım geldim. Hoş geldin. Çen
affedersin Say misafirin varmış. E evet ben de tanıştıracaktım sizi.
Gelsene. Merhaba
Haluk Tarma. Mehmet.
Siz oturun. Ben bir üstünü değiştirip geleyim.
Daha önce denk gelmiş olabilir miyiz?
Bu ifade bana pek tanılık geldi.
Evet Ölk Bey, siz tanıyorsunuz beni.
Sizin evinize gelmiştik. Nakliyeşi için babamlarla.
He başladınız mı muhabbete? Baba
Simay siz nerede tanıştınız? İş yerinde Mehmet bizim ajansta çalışıyor. Reklam
yazarı.
Soru olmuyor mu Mehmet?
Ne zor olmuyor Maluk Bey? Zor olmuyor mu? Hem yazarlık hem
hamallık.
Bir dakika bir dakika. Baba ne diyorsun? Sen benim kızımı nasıl buldun? Senin
asıl derdin ne? Baba kendine gel. Ne diyorsun?
Kızım bu adam yazar mazar olamaz. Bunlar nakliyeci. Bunlar bizim eve geldi. Biz
bununla kavga ettik. Benim üzerime yürüyordu. Bıraktılar beni dövecekti bu.
Mehmet
Siman yok öyle bir şey. Ben sana söyledim ya şirkette işe başlamadan önce
babamlarla nakliye işi yapıyordum diye. Kötü bir denk gelişti.
Ama içiniz rahat olsun. Simay'ın sizin kızınız olduğundan
haberim yoktu benim. E baba biz gerçekten şirkette tanıştık.
Mehmet bizim şirkete yeni başladı. Ne tesadüf.
Çok merak ediyorum işe girmek için ne söyledin Mehmet? Ne iş olsa yaparım,
yazarım, çizerim. Eşyalarınızı taşırım. Gerekirse adam döverim.
O serta da bravo doğrusu ha. Önüne geleni işe almıyor.
Baba sözlerine dikkat et lütfen kızım. Sen bu adamı bilmiyorsun. Sana
hangi yüzünü gösterdi bilmiyorum ama bu adam da bunun ailesi de.
Evet Haluk Bey tamamlayın lafınızı.
Evet buyurun söyleyin. Ailemde bende neyiz? Kaba mı kötü mü eşkıya mı neyiz
biz size göre? Bak görün ben demedim. O söyledi.
Ben şimdi hatırladım. Aklıma geldi. O gün söylemiştiniz.
Kuruşluk adamlarsınız demiştiniz değil mi? İkiniz de bir sakin olabilir
misiniz? Ben sakin makin olamam. Sen hala benim
kızımın evinde ne duruyorsun be? Def ol. Baba
merak etmeyin gidiyorum zaten. Kızınız adını hiç bilmediğim bir tost yapıyordu.
Oturur da afiyetle yersiniz artık. Mehmet ya Mehmet. Mehmet ne olur?
Belli ki benden çok sizin hastalınıza dahil.
Mehmet lütfen ya. Baba ne yaptın? Mehmet ne olur
lütfen lütfen gitme lütfen. Ne olur
baba sen ne yaptın ya? Sen ne yaptın ya? O şimdi kendince bana laf mı soktu? Ben
sana bir şey yapmıyorum. O pisliğin maskesini düşürüyorum. Seni kandırmasına
izin vermiyorum. Ya baba ne maskesi? Ne maskesi? Mehmet
bana hiç yalan söylemedi. Hep olduğu gibiydi. Ben de onu bu yüzden sevdim.
Sevdin mi? Sakın sakın bu lafı bir daha duymayayım.
Duyacaksın babam. Duyacaksın. Üstüne basa basa bin kere söylüyorum.
Ben Mehmet'i seviyorum. Sen sen de aklını kaçırmışsın. Senin bu
ayak takımıyla ne alakam var? Bak bunlar sevmeyi falan bilmezler kızım. Bu adamın
niyeti belli. Gözünü yükseğe dikmiş ve seni de kandırmış.
Kimsenin kimseyi kandırdığı yok. Simay
ver abi. Ver ver ver.
He Sziadu
mu? He.
E acı biber koydun mu ona? Koydum koydum
ya. Ahmet oğlum biz bu tavukları topladık. Hadi getir şu köfteleri artık
yaptık abi. Yetiştireceğim ben. Sen bitir
tavuğu. Biz izlemedik köfteleri. Görüyor musun?
Koy koy.
Sen de altına bunları çevir. Bak oğlum pişti bunlar da. Bak bir şey
kalmadı. Köfte.
Heh. Kaynanan seviyor Mehmetim. Gel. Heh. Hoş geldin.
Hoş bulduk. Oo. Büyük reklamcı Mehmet Karlov hoş geldin. Sen bu saatte evin
yolunu bilir miydin ya? He
amcam gelmiş. Memo bak Suzan Yengen'in canı çekmiş
biliyorsun. Kıyamam ben de. Uydurduk. Bir şeyler cızbız yani.
Elinize sağlık. Yalnız kabul edin. Hepinizin hayatına
renk kattım. Yoksa size kalsa her günümüz aynı.
Aynen. Rengarenk sizin benim. A aziz abim açka geldi.
Tabel lan. Oh.
Çevir çevir abi. Yapmasın çevir. Nasıl? He köftelere geçtiniz. İyi hadi.
Köfteler çok pişer zaten. Lokum lokum.
Neden bu işe?
Mehmet Yeng
iyi misin sen Yeng? Ne? Bir şey mi var? Yok iyiyim yenge. Bir şeyim yok.
Yok yok ben biliyorum. Sen günlerdir babamla konuşmuyorsun diye böyle canın
sıkındı mı senin? Oğlum artık bunları bir al şuna bir
tabak ya. Dur ben sana bir köfte getireyim. Sen
seversin. Ahmet. Ahmet oradan bir tabak versene. Mehmet'e
pişenlerden koyız. Allah aşkına yaktıracağız kendinizi bir uzak durun
ya. Ya çıkın şu mangalın başına. Ateş var lan. Yaptıracaksınız kendinize. Hadi
çıkın. Çocuk gibisin ya. Çocuk gibisin. Gerçekten
koktuk ya. Kokacak tabii kızım. Allah Allah. Öyle
etleri löpü löpürerken iyi de orada gizli değil mi? Geldiler. Gelin gelin.
Kanatları bitiriyorlardı. Anne bak hele bak. Ortalık duman olmuş ya.
Konu komşuya da kokacak bu ya. Oğlum ayıptır. Olanı var olmayanı var.
Tamam Sadık. Heves etmiş çocuklar. Bak ışıkları da takmışlar. Akşam olunca ne
güzel olur bahçemiz. Güzel olmuş. He neyse devam edin bakalım. Hadi geçelim
hadi. Ha geç baba
al şunu. Al hadi haydi. Bunun tadı böyle çıkar.
Emirhan bak dede geldi. Dede dede. Aferin size. Aferin. Neler yapmışsınız
neler. Güzel olmuş.
Oh. Abi mı tadınç hacım?
Sen dedeyi seviyor musun bakay? Çok seviyorum. Aferin sana
Mehmet. Hele oradan içecek bir şeyler getir de
içelim. Boğazımız kurudu ha.
Sağ olasın. Oture. Otur. Otur
otur.
Lan köfteler yandı. Köfteler. Alo. He tamam.
O şu ağzınızı ayırmayın ya. Yaktık yaktık. Tamam tamam
çevir çevir şunu çevir. Cevap ver bana Sertaç siz işe aldığınız
adamları araştırmıyor musunuz? Mehmet'in portfolyosu fena değildi yani.
Ben o nedenle Ne portfolyosu
bu adam kızımın yanında olmak için girmiş işe. Derhal kovacaksın.
Benim adamı da sakın karıştırma ama. Haluk Bey.
Sertaç dediğimi yap. Şimdi bana o adamın adresini gönder hemen.
Tabip sen elleme benim yaram.
Beni bu dertlere salalı
getir.
Kabul etmem bir gün eksik olursa.
Benden bu ömrümü çalanı getir. Bir tara getir.
Saçlarını yol getir.
Benden bu ömrümü çalalı getir. Git arabul
getir. Saçlarını yol getir.
Bir kor oldu görünüyor özümde.
Name name iniliyorsun.
Dünyayı verseler yoktur gözünde.
Dili bülbül kaşı kemal. getir
mi araya saçlarını
Mehmet ben babam için özür dilemeye geldim
o kadar utanıyorum ki ama onunla konuşacağım
şöyle yürüyelim mi biraz Dili bülbül daşı kemanir
saçları.
Bak İsmail babanın ne söylediği ya da ne düşündüğü
benim umrumda bile değil ama şunu bil.
Ben senin kim olduğunu bilmiyordum. Saçmalama. Hiç şüphe etmedim ki zaten.
O ne düşünürse düşünsün fark etmez. Bizim aramıza giremez.
Emin misin? Tabii ki eminim.
Babamın söyledikleri umrumda değil. İsmail konu babanın ne söylediği değil.
Anlasana. Gerçekler var karşımızda.
Ne var karşımızda Mehmet? Biz seninle bunları konuşmadık mı? Biz
seninle bunların hepsini aşarız demedik mi? Ben babamla konuşacağım diyorum
sana. Simay, İsmail beni duymuyorsun.
Babanla konuşman hiçbir şey değiştirmeyecek.
Ya babanın oturduğu o sırça köşkün koltuklarını
benim babam sırtında taşıdı. Anlatabiliyor muyum? Biz o koltukları
taşırız ama oturamayız Simay.
O yüzden babanla ne konuşursan konuş, ne söylersen söyle değişmez olmaz.
Mehmet ben bunları düşünmedim mi? Ben gözlerimi kapattım. Yaşıyorum mu
zannediyorsun? Sim yapma ne olur. Oyun değil bu. Film
değil. Unut her şeyi unut. Herkesi unut Mehmet.
Evet. Biz seninle biriz. Biz seninle buradan eşitiz. Neden
anlamıyorsun? İsmail Esas sen anlamıyorsun.
Baksana bana.
Sen bunu mu bekliyordun ya? Gerçekten ha. Bahane mi arıyordun? Dürüst ol.
Başka biri mi var senin aklında? Ha? İstemiyor musun yani beni? İsim
saçma sapan konuşma. Olabilir mi öyle bir şey?
Sana kıyamıyorum. Ben senin üzülmeni istemiyorum.
Yoksa senin için değil babanın bütün dünyanın karşısına dikilir mi ben hiç
merak etmem. Peki sen
sen yapabilir misin?
Aferin aferin.
Ciğer de haydi artık geç ol.
Hadi kalkalım. Hadi kalkalım.
Burası beyız elinize.
Sağ olun.
Bir dakika.
Tanıdım seni. Hayır olsun. Ne işin var senin bu saatte evinde?
Nerede oğlun Mehmet? Nerede? İçeride mi? Nerede
oğlum? Yok. Ben varım. Ne söyleyeceksen bana söyle. Nedir derdin oğlumla?
Benim senin oğlunla ne derdim olur? Asıl senin oğlunun benimle derdi var. Hatta
benimle de değil kızımla derdi var. Ya siz nasıl şarkası insanlar çıktınız
böyle ya? Bir de kalkmış suratıma para fırlatıyor.
Bir lafını bil de konuş. Bir desturun olsun. Bir ağır ol bakalım. Gecenin bir
vakti gelmişsin. Evime ne konuşuyorsun? Mesele nedir?
Oğlum nasıl olduysa benim kızımı bulmuş. Resmen peşine düşmüş. Ahlaksız.
Ne diyor bu? Dayı sen bir yavaş gel. Kime ahlaksız
diyorsun sen? Mehmet'e mi diyorsun? Sen lafını bil de konuş. Ben senin
kızının kızını tanımam. Benim oğlum nereden bulacak da senin kızınla
görüşecek? Oğlum benim kızımın çalıştığı yere
girmiş. Tuzak kurmuş resmen. Tuzak. Nasıl yani?
Tuzak muzak. Sen ne mis konuşun ya?
Tamam tamam çekil. Tamam tamam.
Geri çekilin.
Bana bakın bana. Bana rol kesmeyi bırakın. Derdiniz neyse açıkça söyleyin.
Para mı? Ha ha. Tabii ki var para geldiniz evi gördünüz. Bu adam zengin
dediniz. Ondan sonra bu adamdan faydalanalım dediniz.
Gelmişsin. Ne oluyor?
Babamın arabası mı o? Ne?
Biriniz bana yaklaşırsanız bütün emniyeti kapının önüne yiyarım. Polise
anlatırsınız derdinizi. Bir sus bir dur be. Ne polisi ne
emniyeti. Gece gece selam sevah vermeden gelmişsin evime. Bir de konuşuyorsun.
Bak efendi bak benim sabrımın da bir sabrı var. Sabrımı zorlama. Bu çocukları
da kışkırtma. Edep yahu. Edep. Edep. Hiçbir şey bilmiyorsan edebini
bileceksin. Baba ne oluyor?
Baba senin ne işin var burada? Al
Mehmet. Oğlum ne oluyor? Ne bu rezalet? Ne dönüyor burada? Anlatsana. Haluk Bey,
sizin derdiniz benimle ailemi karıştırmayın. Hadi gidin lütfen.
Hadi be. Ben bu numaraları yutar mıyım? Hepsi biliyor. Bal gibi biliyor. Her
şeyi biliyor. Yah sen ne biçim adamsın? Leftan
anlamıyor musun? Asıl sizler nasıl insanlarsınız? Bir de
kalkmış bana haysiyet dersi veriyor. Eğer sende haysiyetin kırıntısı olsa
oğlunu kızından uzak düşersin. Baba ne yapıyorsun ya?
Haysiyeti senden mi öğreneceğim ben? Hadi
al al gördün mü? Gördün mü bizi? Kimden atap ediyoruz?
Adam bizi dövüyordu. Dövüyordu be. Yeter artık. Siz de daha fazla uzatmayın.
Lütfen gidin. Baba gerçekten ne yapıyorsun ya? Biz
çocuk muyuz? Ben Mehmet'i seviyorum.
Mehmet. Ne diyor bu kız?
Bak duydun işte. Sen esas kızına sahip çıkacaksın. Dolanmasın benim oğlumun
yamaçlarında. Baba ne diyorsun ya?
Sen utanmıyor musun sözlü oğlanın peşinde dolanmaya?
Ne?
Sözlü mü?
Hayır. Heh. Şimdi anladın mı Simay beni?
Ne demek bu? Mehmet ben anlatayım bacığım. Şu demek. Ben
Tufan Karlı bunun abisiyim. Bu Hülyayla evlenecek. Tamam senin gibi kadınla işi
olmaz zaten. Benim kardeşim bir şey diyeceğim. Ne diyorsunuz siz ya?
Doğru mu benim duyduklarım? Mehmet Simal olabilir mi böyle bir şey? Yok
öyle bir şey. Var öyle bir şey.
Evlenecek onlar. Hem benim oğlumun senin gibi bir kızla eşi olmaz.
Ya anne ne diyorsun sen? Ne biçim konuşuyorsun?
Söz. Cevap verme anana. Hadi Simay. Duydun duyacağını. Hadi.
Hayır. Hayır Simay. Hayır. Hayır. Mehmet dur. Bırak ya. Bir bırak. Bırak. Mehmet.
Sana sordum başka birisi var mı diye. Bana hiç yalan söylemem dedin.
Söylemedim. Söylemedim. Sen bir bırakın beni be. Oğlum
bir bırakın benim. Sen bir bırakın beni be. Oğlum babam
burada. Simam Simon bırak hiç an. Ulan babamın şeref iki paralık etti.
Bütün mahalleye bize afiş etti. L konuşuyorum.
Esasız ben. Esasiz. Anne. Anne ne yaptın sen?
Hadi herkes içeri. Haydi Sadık. Kurban olayım. Sadık.
Nimet içeri dedim. İçeri. Tamam. Haydi Tufan. Haydi geç oğlum.
Haydi. Haydi geç.
Beğendin mi yaptığını? Hemen
hey yavrum. Sivas'tan İstanbul'a göçtüğümüzde sen
daha yeni yürüyordun. Beş bebe, bir anacığın, bir de ben. İstanbul dev gibi
bir şehir almıyor içerimizi. Oraya gidiyorum. İş yok. Buraya gidiyorum. İş
yok. Dilenci gibi kovuyorlar beni. O zaman anladım işte. Bu İstanbul'da dedim
pul kadar değerimiz yok. Tükürüp atacak bizi bu şehir.
Ama sen bunları bana niye anlatıyorsun? Dinle dinle. 20 sene
tam 20 sene ne aileme ne soyadıma ne sizlere ne kendime bir tek çöp, bir tek
laf değdirtmedim. Dimdik durdum. Dimdik. Dimdik. Taş olsam
erirdim. Toprak olduğumda dayandı.
Ama bu gece sayende yerle yeksan oldu. Karlova soyat.
Sayemde. Benim sayemde. Öyle mi baba? Suç mu
sevmek? Sevmek suç. Ne yaptım baba? Ben o kızı seviyorum.
Babasının o adam olduğunu bilmeden sevdim. O da beni nakliyciğın oğlu
olarak kabul etti. Ne sevmesinden bahsediyorsun? Hülya ne
olacak? Ne Hülyası baba? Ne anlatıyorsun sen? Ne
Hülyası? Hülya falan yok. Unut. Zima'yı seviyorum diyorum sana.
Lan oğlum sen benimle kafam mı buluyorsun? Dalga mı geçiyorsun lan sen
benimle? Çocuk oyuncağı mı lan bu? Eşek gibi evleneceksin Lülyala'yla.
Öyle mi? Buna da mı sen karar veriyorsun babaya?
Ha bari bırak evleneceğim kadını kendim seçeyim be. Yeter baba bak ben artık
bunu aldım ha. Yeter. Onu yapma Mehmet. Buraya gitme Mehmet. Şunu yapma Mehmet.
Yeter artık baba. Bunu aldım ben. Ben senin oğlunum ya. Kölen değil. Yeter.
Düş artık yakınla düş.
Bana bak Mehmet Garlova.
Bu sana attığım ilk tokat.
Bunun acısını unutma.
Çünkü ben bunun acısını hiç unutmayacağım.
Herkesi bizim çevremizdeki insanlar gibi sanıyorsun.
Zorduk insanı katılaştırır, kalpleri taş eder.
Sana daha fazla zarar verebilirlerdi ama neyse ki hemen anladım.
Baba bunu aldım. Bunu aldım. Susar mısın?
İnsona hatasını anlamak zor geliyor ama kabul et. Haklıydım. Sokaktaki
kediyi bile incitmekten çekinen insanlarız. Bunlar kim oluyor?
Ben her gün birkaç tane vaka görüyorum biliyor musun? Sokaktaki kadın
cinayetleri bitiyor mu? Bitmiyor. Kim işliyor bu suçları?
E baba sen ne diyorsun ya? O insanlar bizden farklı diye katil mi oldular?
Yoksullar diye illa suç mu işleyecekler? Kızım sen hala bu adamı mı savunuyorsun
bana? Adam sözlüymüş. Yakında evlenecek. Seni kandırmış. Seni aldatmış.
Senin aklın almıyor mu bunları? Anladım baba, anladım. Anladım. Tamam.
İsmet Bey çeker misin kenara? İneceğim.
İsmet ayır yoluna devam et sen. Bunaldım baba nefes alamıyorum diyorum.
Çeker misiniz kenara?
Baba, baba gelme lütfen. İki dakika nefes almak istiyorum.
Hey nereye? Sim.
Simay, Simay lütfen aç kapıyı.
İçeri gelebilir miyim?
Ne oluyor bu saatte?
Oh, bir tanem. Tamam, tamam. Ne oldu sana?
Ay çok kötüyüm. Ay, neyin var senin? Anlat.
Ben bir tuşa gireyim. Ondan sonra konuşalım ben.
Peki tamam güzelim. Tamam canım tamam. Şunu şarja takar mısın?
Tamam. Hadi geç. Yukarı yukarı git.
Alo abi. He Şehnas Simay orada mı? Evet. Evet.
Şimdi duşta ya. Kız perişan halde. Ne oldu bu kıza?
Bir de Mehmet diye biri durmadan arıyor.
Bana bak Şazım. Simayı duymadan o aramaları mesajları
siliyorsun. Sonra da numarayı engeller misin? Siler
misin? Bir şeyler yap. O oğlanla görüşmesine engel ol.
Abi Allah aşkına bana neler oluyor anlat.
Oğlan Sima'ın felaketi olur. Sen dediğimi yap sonra anlatırım.
Peki.
Neredesin Simay? Neredesin?
Niye açılmıyor kapı? Kartınızı Sertaş Bey iptal etti. Efendim
Sertaç, Simay burada mı? Yukarıda mı? Nerede? Bak evine gittim. Yok arıyorum
ulaşamıyorum. Benim onu bulmam şart. Olanları biliyorum Mehmet. Simay gitti.
Ne demek gitti? Nereye?
Uzaklaşmak istiyormuş. Bir süre yurt dışında olacak. Döndüğünde seni burada
görmek istemiyor. İstemiyor mu?
Biliyorum. Zor. Ben de yollarımızın böyle ayrılmasını istemezdim ama ihtimal
bizim için çok değerli. Onun istediğini yapmak zorundayım. Onun için bu kapıdan
içeri giremedim. Sertaç bak kim sana ne anlattı
bilmiyorum ama benim hayatımda hiç kimse yok. Simay'dan başka sözlüm falan da
yok. Çok büyük bir yanlış anlaşılma var. Ya serta aç bak delireceğim.
Benim Sima görüşmem gerekiyor. Anlıyor musun? Sana başka bir şey söyledi mi?
Bak bana yardım etmem gerekiyor. Olmayacak bir hayalin peşinde oldumuz
zaten. Bence fazla uzatma.
Kapıyı açar mısınız? Sibay,
Sibay. Buyurun. Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?
İsmey hanımla görüşecek. Kendisi yok. Dur bekleyin bekle bekle dur. Aa, durun
durun lütfen.
Haluk Bey durmasını söyledim ama hadi siz gelin.
Haluk Bey, bakın benim Simaile görüşmem lazım. Dünden beri arıyorum
ulaşamıyorum. Evet. Evet. Bakın aramızda tatsız şeyler oldu farkındayım ama dün
duyduğunuz hiçbir şey doğru değil. Benim sözüm falan yok. Hayatımda kimse yok
benim.
geç
otur.
Konuşalım bakalım şu meseleyi.
Sözlü değilsin. O yüzden Sima ile ayrı kalmanıza sebep yok. Doğru mu anlıyorum?
Haluk Bey biliyorum bana güvenmiyorsunuz ama kızınızı gerçekten seviyorum.
Seviyorsun. Peki
sizi basit bir yanlış anlama mı ayırdı sence? Bence ortada dağ gibi bir mesele
var. Hani derler ya odada bir fil var ama kimse onu konuşmuyor.
Evet Haluk Bey ben meseleyi nereye getireceğinizi çok iyi anladım ama
mümkünse Sima konuşmak isterim. Müsaade et.
Yan bütün bunları bir kenara bırakalım. Ben seninle Sima'ın babası olarak değil
Haluk abin olarak konuşayım. Aldığınız eğitimler, yaşadığınız çevre,
oturduğunuz evler. Hadi bunları bir kenara bırakalım. Siz birbirinizi bir
anda gördünüz ve çok sevdiniz diyelim.
Peki ya baban, Mehmet,
annen, kardeşlerin nasıl bir orda dil
kuracaklar Simala?
Ben sizi anladım.
Anlamadım.
Çünkü yüzleşmek istemiyorsun.
Tamam. Sen Sima'yı çok seviyorsun. Belki dünyaları seveceksin ayaklarının
önüne ama kızımın yüzünü güldüremeyeceksin.
Çünkü Simay yaralı bir kız çocuğu.
Annesinin sevmediği bir çocuk. Şimdi senin ailenle mi yitesin Sima'yı?
Onların öfkesiyle de mi savaşsın benim kızım?
Bunu ona yapacak mısın gerçekten? Bazen
aşk vazgeçeceğin yeri bilmektir. Evet.
Evet.
Sağ ol canım benim. Ah
hani sen bana herkese mesafelisin bir bırakmıyorsun kendini dersin ya.
İnsanlar da annem gibi terk eder diye düşünürdüm.
Kimseye de içimi dökmezdi. İlk defa
ilk defa birisine koşulsuz güvendim. Bıraktım
kendimi. Ne yarını düşündüm, ne babamı. Hiçbir
şey umrumda olmadı. Ah be güzelim. Öyle bir zamanda
yaşıyoruz ki herkes maskeli. Herkesin başka hesapları var. Gözümün içine baka
baka yalan söyledi bana. Ben ne düşüneceğimi bile bilmiyorum.
Kalbimde bir acı, bir tarafında babamın hiç susmayan sesi.
Elimden gelen tek şey kaçmaktı. Sana kaçtım ben de.
Aa, o ne demek öyle? Tabii ki hal kaçacaksın.
İstediğin kadar kal. Tıpkı eski günlerdeki gibi.
İyi ki varsun. Güzel kızım benim.
Oh canım benim.
Bazen bir tespih kopar. Memleket memleket, şehir şehir, bucak bucak
dağılır insan. İşte benim de bu tespihimin boncukları
koptu. Ben de dizeyim dedim ama birisi nereden karıştıysa büyükmüş.
Bütün dizliklerim boşa gitti. Olmadı. Aslında bak
birbirine denk olanlar belli. Böyle kalem gibi aynı. Hepsi bir nizam içinde.
Ama denk olmayan da belli. O giremiyor arasına.
Onu ipe dizemiyorsun.
Siz de o kızla aynı ipe dizilemezsiniz. Dizilseniz de başkasınız.
O kız seni anlamaz, tanımaz, bilmez. Senin de onu mutlu etmeye gücün yetmez.
Bir bozguna uğrayıp durursun. Hep içindeki bozgunla söyleşirsin bir
ömür.
Çünkü Simay yaralı bir kız çocuğu. Annesinin sevmediği bir çocuk. Şimdi
senin ailenle mi yitesin Sima'yı? Onların öfkesiyle de mi savaşsın benim
kızım? Bunu ona yapacak mısın gerçekten?
Bazen aşk vazgeçeceğin yeri bilmektir.
Bak oğlum. Biz insanlar sevmekle yükümlüyüz.
Kavuşmağı ancak Allah bilir. Bazı sevdalar insanın nasibi değildir,
imtihanıdır. Misal balığın gönlü çöle vurulmuş. O da
onun imtihanı olmuş. Sen de bu imtihandan çıkar dersini
kapat. Bu defterum.
Yüreğine sözünü geçiremiyorsun ki. Geçmez
ama aklına sözünü geçir.
Yoksa felaketin olur. Ağlarsın. Hep ağlarsın.
Senin dengin de sana yakışan da Hülyadır. Sen bu yoldan şaşma.
Yol yanılmaz evladım. Yolcu yanılır. Sen yolu takip et.
Sen nasıl diyorsan öyle olsun baba.
Hanım,
Cemalleri ara da haftaya Hüly kızım istemeye gideceğiz.
Aa Simay nereye böyle? Taksi çağırdım. Gidiyorum ona. Mehmet'le konuşmam lazım
ama. Simayciğim aklını mı yitirdin sen kızım? Hala ne
memedi.
Siz nereden çıktınız? Seni eve götürmeye geldik Simay. Sen
hala neyin derdindesin? Bir hafta oldu. Tek bir açıklama bile
yapmadı. Beni kimse aptal yerine koyamaz. Tamam mı? Çıkacağım karşısına.
Nasıl benle sevgiliyken başkasıyla sözlüymüş. Anlatsın bakalım.
Hayır hayır hayır. Böyle bir şeye izin vermem.
Baba yapma ya. Bir dakika. Baba aradın mı seni? He
aradın mı ki? E mesaj belli. Simay anlamazlıktan
gelme. Kendini kandırma. Sen şimdi bundan sonra gidip ne
konuşacaksın ki onunla? Sadece son bir konuşma. Simay bak kızma
ama hak veriyorum ya. İlişki dediğin şey karşılıklı olur.
Sen zavalı gibi mi görünmek istiyorsun? Adam seninle resmen alay ediyor. Sen
hala onun peşinden gitmeye çalışıyorsun. Abi sakin olur musun lütfen? Ben
kimsenin peşinden gitmiyorum. Sadece son bir açıklama bekliyorum.
Sen sadaka istiyorsun. Sadaka.
Tıpkı annen gibisin. Ucuz olanın yanında kendini değerli hissediyorsun. O da aynı
senin gibi çapsızın birine takıldı gitti. Sonra pişman oldu. Döndü geldi.
Ama
geldi mi? Kim döndü geldi? Baba ne diyorsun?
Yok. Tamam bir şey yok. Tamam. Hayır. Hayır. Bir şey dedin. Tamamla.
Kim geldi baba? Annem mi döndü? Konuşsana.
Saycığım baban üzüntüden ne dediğini bilmiyor. Gerçekten bak ne dediğini
bilmiyor. Baba konuşsana annem mi geldi?
Evet geldi. Hem de gittiğine bin pişman olmuş
şekilde yalvardı. Sizleri istedi ama yok öyle. Onu geldiği yere geri gönderdim.
Benim de bir izzetli nefsim, benim de bir haysiyetim var.
Duyuyor musun? Anneniz gelmişti diyor.
Tarık sen de bir şey söylesene.
Biliyordun.
Sen de biliyordun. Onu affedemezdik Simay. Sen de
affetmezdin ama babam bizi terk etmedi. Hep yanımızdaydı.
İnanılmazsınız.
Gerçekten inanılmazsınız. İkiniz bir olup benim hayatım için en
doğru kararı mı verdiniz yani? Simay
Simay duray Simay Simay bir dur bir dur.
Süay hadi gel konuşalım. Baba ne konuşacağız? Ne konuşacağız ya?
Ben senin yüzünden annemden yıllarca nefret ettim. Annem öldüğünde cenazesine
bile gitmedim. Sen bunun ne demek olduğunu anlıyor musun?
O kadın giderken ne olacağını çok iyi biliyordu. Pişman olup geri [ __ ]
hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bazı hataların telafisi yoktur kızım.
Evet. Evet. Bazı hataların telafisi yok. Bazı hataların telaffisi yok. Olmayacak
da. Siz bana bu hayatta kendimden başka
kimseye güvenmem gerektiğini öğrettiniz. Ben de annem gibi gideceğim. Annem nasıl
gittiyse öyle gideceğim. İsteseniz de beni göremeyeceksiniz.
İzimi bile bulamayacaksınız. Sim, saçmalama.
Sakın sakın sakın arkamdan gelmeyin. Simay Simay
Simay nereye? Efendim
Simoş? Ne? Nasıl ya? Ne Londrası? Simoş
saçmalama ya. Öfkeli hareket ediyorsun bak yine. Ya dünyanın bir ucuna kaysan
unutacak mısın sanki her şeyi? Unutmayacağım.
Unutmayacağım ama canım daha az yanacak. İsmail bak babanlara kızdın diye öfkeyle
hareket ediyorsun şu an. Hayatını mahvediyorsun. Mehmet ne olacak?
Mehmet zaten yok ki. Babamlar gelmeseydi gidip hesap
soracaktım ona. Evet. Hadi git bak konuş. Belki bir
açıklaması vardır ya. Belki her şey bambaşka olur. Say
yok yok artık benim bir kişinin bile yalanını uzacak gücüm yok. Aramak istese
arardı. Artık bir önemi yok Ecem.
Bana en sevdiklerim kask atmış. Mehmet Neki
zaten her şey fazla güzeldi. Neyse neyse arkadaşım ben anahtarı
görevliye bırakıyorum. Sen babamdan acele etmem lazım.
Herkese selam. Simay, Simay. Ah gidiyor resmen.
En doğrusu buydu. Sertaç, sen bir şey mi biliyorsun?
Haydır bismillah. Yandım, yandım.
Gel gel. Dikkat et. Gel bakalım. Aslan parçası. Hoppa.
Ahmet açıyorum açıyorum. Hadi aşağı
oğlum. Hadi aç artık aç ya. Niye bekliyorsun? Sıcaktan öldük ya.
Kork Aziz.
Allah güzel göz
benim gü yavaş
bu kaşınıyor. Bur iki tane taksi tutsak ne olurdu yani?
Salon takımı gibi doluşturdunuz bizi. Hadi hadi. Geç kaldık zaten. Acele edin.
Hadi. Had hadi. Önden
hoş geldiniz. Hoş bulduk. Hoş bulduk.
Hoş geldin. Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Hoş kızım. Hoş geldin.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Hoş geldin. Hoş geldin. Hoş geldin. Buyurun içeride
çıkardın. Ayak.
geçin içeri. Çiçeği kamyonda unuttuk annem. Al da
gel. Mehmet öfırla koçum.
Hülya. Yengem yenge biraz erken oldu da. Neyse.
Hayırlı uğurlu olsun. Hoş bulduk. Hoş geld. Teşekkür ederim. İnşallah.
Memo. Hadi oğlum.
Hadi
ne yapıyorsun oğlum?
Memo nereye gidiyorsun?
Mehmet
biliyorum bak. Hayır diyeceksin ama başka çarem yok. Günlerdir Sima'yı
arıyorum ulaşamıyorum. Telefonlarım açıkmıyor. Bak son çarem sensin. Bir
bildiğin varsa bir şey biliyorsan lütfen bana söyle. Hani ne duydum bilmiyorum
ama onu gerçekten seviyorum. İşte bu be. Yürü be Carlova.
Tamam Say Londra'ya gidiyor şu an. Evde daha çıkmadı. Eşyalarını topluyor. Tamam
mı? Onu yakalaman lazım. Yetişmen lazım Karlov'a.
Ne? Londra mı? Mehmet
simay seni hep bekledi biliyor musun? Seni çok seviyor.
Tamam tamam. Çok sağ ol. Çok sağ ol.
Her şeyimi affettim babam. Senin yüzünden beni de affetmeyecek. Konuşma
da sür şunu ya. Evden çıkmadan yakalayalım.
Hayır hayır hayır hayır hayır. Sakın sakın Simay sakın. gidemezsin.
Hadi hadi hadi.
Hadi hadi hadi hadi hadi hadi. İyi misiniz?
İyiyim, iyiyim. Gidelim hemen. Say,
sivay,
ya. Çekil be, çekil.
İlerle
kamyona bak. Ne yapıyorsun sanki ablacığım ya?
Taksi dur. Taksici dur.
Çek kenara. Çek kenara. Çek çek. Sa çek. Hayırdır birader?
Sivay.
Mehmetç tanıyor musunuz ablacığım?
Hayır tanımıyorum. Basabilirsiniz. Devam edin.
Bir de gaza basıyor. Dur ben seni yakalamasını
açmıyor mu? Açmıyor ya. Nereye gitti bu Mehmet? Bir anlatsın
artık nedir bu işin aslı? Yani başına bir şey geldi mutlaka. Böyle
yapmazdı değil mi Sadık? Yani gelse anlatır da.
Ne geldi nimet? Ne geldi birdenbire? Nereye kayboldu bu çocuk?
Ya ne bileyim ben. Sadık
biz seninle kaç senedir tanıyoruz birbirimizi? Ha bugüne kadar benim saha
bir yanlışım oldu mu kardeşim? Estağfurullah.
E o zaman sen anlatacaksın bana. Nereye gitti bu Mehmet?
Sadık. Ben kızımı harcatmam. Sadık. Bu iş namus
meselesi. Bu iş şeref meselesi. Konuşsana be adam. Nereye gitti bu çocuk
ya? Bir dur Cemal bir dur. Durduk yere gitmedi ya. Bir şey vardır. Tufan gidin
mahalleye bakın. Haydi oğlum. Haydi gidin bir bakın.
Tamam baba. Geldim abi.
Ne oluyor ya? Ne yapıyorsun sen kardeşim? Kusura bakma abi.
Mehmet. Mehmet ne yapmaya çalışıyorsun? Bırak kolumu.
Mehmet ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun? Hayır hayır. Balimi
bırakır mısın? Gideceğim ben.
Mehmet bırak diyorum. Niye anlamıyorsun ya?
Önce beni dinlemen lazım. Gidemezsin.
Sen bana karışamazsın. Git sözlüle hesap sor. İşte mesele de tam olarak bu. Bunu
konuşacağız.
Ben herkesi her şeyi arkamda bıraktım. Simay, bir başımayım böyle.
Yalnız Mehmet olarak geldim sana. O yüzden beni dinle lütfen. Tane tane her
şeyi anlatacağım. Ben senden tek bir şey duymak için çok
bekledim ama sen yoktun yanında.
Seni ilk gördüğüm gün hani o toplantı salonunda
ben bildiğim ne varsa unuttum. Bütün dünya çekildi ayaklarımın
altından. Neredeyim, kimim, ne yapıyorum? Hiçbir şeyin bir anlamı
kalmadı. Ne yolum, ne yönüm, benim hiçbir şeyim yok.
Bir tek sen varsın.
Kader bu Sim. Bizim kaderimiz bu.
Ya aşık oldum ben sana.
Kendin de beni de kandırma. Bırakım.
Bırak.
Sen de bırak vazgeçme sen.
Gidiyorum.
Simaya bilen benimle.
La la
la la
la la la la.
la
La la la
La la la
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.