Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Evet. Vay, vay, vay!
Evet, Katakulli diyoruz. Evet, canım.
Yani... ...ya biz aile yapısı olarak pek benzemeyiz.
Mesela teyzesi beş kez evlenip boşanmış.
Dayısı desen, eniştesine iş kuracağım diye dolandırıyor.
Ama! Anneannesi desen despot, elimaşalı.
Eyvahlar olsun!
Biz nasıl bir yere düşmüşüz ya?
Kimseyi yadırgamak, yargılamak bana düşmez tabii ki ama biz ailece böyle
şeylere çok dikkat ediyoruz.
Mehmet'le tanıştığı gün Derin daha yeni nişan atmıştı. O gün yani.
Gerç... Bak, bak.
Teyzem çok şaşırdı.
Bak gördün mü? Niye öyle yapışık yapışık gelip de bize aileye yavaş yavaş sirayet
etmeye çalıştığı anlaşıldı.
İşte önce bize kemirecek yapışık sarı salyalı olsun.
Valla yalnız helal olsun kıza maşallah.
Yani Candan ablacığım burada Aybüge gibi bir melek dururken. Ya benim içim hiç el
vermiyor gerçekten.
Ah Candan o beğen.
Bak cezereye dönüşsün bak.
Şimdi aklıma geldi.
Ay deme deme hiç dayanamam cesareye.
Günaydın. Günaydın oğlum.
Sabah erkenden yürüyüşe çıkmışsın.
Evet anacığım hava çok güzeldi yürüyeyim dedim.
Vallahi çok güzel. Hadi gel biz de bir çarşı pazar yapalım hatuna iyi gelir.
Oğlum kahvaltı etmeden şuradan şuraya gidemem ben.
Yok anne yemeyeceğim fotoğraf makinesini alıp çıkacağım.
Bir tane sandviç al o zaman. Dönünce yerim anne. Türkan ablacığım görüşürüz.
Boğazından bir lokma geçsin.
Oğlum.
Mehmet.
İçe içe.
Damat Mehmet'ine göre konuştun anneciğim. Tabii tabii konuştuk sen hiç
merak etme.
Bir lokma.
Zeytin ezmeli sen çok seversin. İstemiyorum anne.
Sen nereye? Derinde buluşmaya mı?
Yani öyle bir düşüncem var da daha konuşmadık.
Konuşunca muhakkak hatırlat.
Ailesiyle konuşmuş mu? Ne zaman buluşuyoruz?
Anne haftaya Murat'ın sözü var. Birazcık buraya mı konsantre olsam?
Ben ikinize de getiririm oğlum.
Bak bak.
Mehmet. Derini hatırlatmayı unutma. Tamam anneciğim tamam.
Şengül. Kız bu pamuk gibi olmuş.
Eline sağlık Şengül.
Ay bitti.
Ay çok sıcak.
Yırma fanım nerede?
Getiriyorum efendim.
Ay anne cicilerim çıkmış yine.
Hepsi hala moda. Vizyon meselesi. İrma kas yaptı çeyizleri indirip
kaldırmaktan. İrmacığım seni bu dertten çok yakında kurtaracağım.
Yalnız bundan sonra anneannem nasıl bir aktivite bulur kendini onu bilemiyorum.
Hayırlısı küçük hanım. Eliniz boş gözünüz yaş mı döndünüz aramaktan? Onu
da oğluna sor.
Taylanda mı yüzük aramaya geldi sizinle?
Hani sen İrma'ya güneşi selamlamaya gidiyorum demişsin. Neden acaba?
Ee işte ne kadar arınırsan arın can çıkıyor huy çıkmıyor.
Ah ah ah.
Yaradan iftiranın böylesinden korusun. Çiğ çiğ hakkımı yiyorlar vah vah vah.
Anneanneciğim bu evin gerilimi çok arttı.
Onun yüzünden.
Biz böyle değildik anneanne.
Bir şey demeyecek misin?
Tamam tamam hadi uzatmayın. Anne sabahın köründe sırf yorulmasınlar diye
anneciğim. Gitme oraları.
Yok.
Bu arada Candan abla yani Mehmet'e lütfen benden duyduğunuzu söylemeyin.
Ben böyle tatsızlık falan çıksın hiç istemiyorum.
Bak.
İki dünya bir araya gelse. Bak be ölme artık mezara gitti bu. Ya mezara kadar
bu sır bende.
Sen bana güven. Yani hiç. Ben de hiç istemiyoruz. Biz hiç istemiyoruz. Neyi
teyze? Neyi? Unuttuk bile yani. Unuttuk. Ne dedi? Ben hatırlamıyorum. Bak biz de
istemiyoruz. Tatsızlık istiyor muyuz? Hayır.
Yani zaten anneme söylese... ...annem bir daha hayatta onu eve sokmaz.
Sokmaz.
Ben kimse üzülsün istemiyorum.
Ay elçi ellik ne üzmesi? Sen...
Benim bu hayattaki neşem olduğunu yani o kadar söyleyeyim canım benim. Çok özür
dilerim bölüyorum Eritan'ı. Şeyh Meryem Hanım getirdi bunu.
Gelmişken söylesene mutfağı da bir toparlasın. Tabii.
Tabii Eritan'ım.
Doktor kontrolünde protein ağırlıklı besleniyorum da.
Ay canım benim geçmiş olsun inşallah ciddi bir şey yoktur. Ben de bir dönen
protein beslendim sadece.
Döner, tombik.
Neyse. Kolajen yutuyor musun?
Yok yutmuyorum.
Kız bir dur. Teyzen sen tül ailenin kaderini değiştiriyorsun. Sen gırtlak
peşindesin ya. Kolajen molajen ya.
Teyze kader olayı sende.
Gırtlakta önemli görüyoruz.
Kusura bakmayın. Ben Murat'la buluşmam gerekiyor.
Yüzük bakacağız da bugün.
Gördün mü?
Buradayım teyze. Darısı başınaydı ki.
Aynısın. İnşallah.
İnşallah bakalım.
Ay Allah'ım bana böyle gönlüme göre bir elti verdi.
Melek, melek.
Canım benim, hadi.
Ay Cumhur Kaptan da sağ olsun aramaktan bir hal oldu ama bulunamadı. Ya herhalde
benim yüzük Karadeniz'i boyladı. Ay gitti koskoca yüzük.
Gerçi hala aramaya devam ediyorlar da biz artık dayanamayıp geldik. Ama benim
hiç umudum yok anne.
Hani bulacaktı?
Ayırma. Kiracı.
Hadi bankayı ara. Eğer kiralar yattıysa vadeliğe yatırsın. Tamam ararım anne.
Ya anneanne benden ümidini kesme. Evleneceğim ben çok yakında.
Bak. Müstakbel damat arıyor.
Alo. Müsait misin?
Evet müsaitim.
Fotoğraf çekmeye gidiyorum benimle gelir misin diyecektim.
Gelirim. Harika o zaman on dakikaya alıyorum seni. Öyle rahat gündelik bir
şeyler giyip çıkabilirsin.
Tamam. Bir de hazırlanırken şey düşün. Acaba ben niye sürekli seninle olmak
istiyorum?
Tamam düşünürüm.
Görüşürüz.
Anneanne sen bu çeyizleri hiç kaldırma. Çünkü düğün tahminimizden daha da yakın
olabilir. Bana dedi ki ben neden hep seni düşünüyorum. Onu bir düşün dedi.
Ay aşk ne güzel şey.
Yalnız fotoğraf çekmeye çağırıyor beni. Yani fotoğrafçılık onun işi. Bugün beni
işinde yanında isteyen... ...yarın nikah masasında yanında ister.
Nikah masasında şahit olarak oturma da.
Neyse. Teyzoş bana böyle cool doğa sever bir kombin lazım.
Ben sana hemen lukunu bulup atıyorum.
Biz hazırlanalım.
Teyze bu elit ne iş yapıyor?
Elit çalışıyor mesleğini yapıyor işte.
Mesleği ne zaten onu soruyorum ya teyze.
Mesleği bu şey ya böyle ünlü insanlar var markalar var ondan
sonra tam tam işi gibi yapıyor mesela hani böyle ajans mesleği. Aaa ajans
tamam ya.
Ajans, tanıtım.
Reklamcı bu teyze. Reklamcı. Reklamcılar çok iyi kazanıyor yalnız.
Aaa.
Yani Murat da öyle verir adam.
Bilemiyorum yani. Murat ne biliyor ya.
Valla zor meslek. Helal olsun. Kreatif olmak gerekiyor.
Kreatif.
Kreatif ne?
Yani normal olmayacağın kafalı yaratıcı.
Aa yaratıcılıksa evet gerçekten yaratıcı bir kız. Çünkü mesela Murat'ı aldı
baştan yarattı. Böyle işleri işleri taktık koluna. Bu bir yaratıcılık bence.
Evet işinde iyi belli. İyi çalışmış topraktan girmiş.
Adem ne zaman geleceğiz ya yol bitmedi ya.
Bana mı diyorsun Candan yenge?
Girişimcilikle ilgili bir şey dinliyordum da duyamadım. Sana seslendim
yani ne kadar daha var.
Çok az kaldı Candan yenge birazdan eve varırız.
Kız ne bu?
Bu masaj aleti tamam.
Şimdi benim altınlar falan var ya böyle takıyorum ya ağır ağır. Şimdi bu
ağırlıkla böyle bileklerim yoruluyor.
Tabii altınlar çıkacak halim yok o yüzden dinlendiriyorum yani.
Sana da yapardım ama sen şimdi...
Bir tane bir şey var yani.
Yoğurulmuyordur bile senin bilekler.
Ben sana evleneceğim.
Dur, dur!
Durdum, durdum, durdum. Anne ya bir sakin ol. Seni almaya geldim zaten.
Nasıl sakin olayım? Arıyorum, arıyorum. Açmasın telefonunu.
Aa sen beni mi aradın?
E aradım tabii.
Aa duymamışım pardon.
Açmayacaksanız niye taşıyorsunuz telefonlarınızı?
Anneciğim ben her zaman açıyorum. Ama açmadıysam anladın ki çok önemli bir şey
var ya.
Ay ben o çok önemli bir şeyin içine bir türlü giremedim.
Tamam annem hadi gel.
Gel.
Bittim. Bittim, bittim. Ayaklarım bitti. Ayaklarım kalmadı.
O Türkan... ...iki bohça için bütün bir çarşıda bizi tavaf ettirdi. Çarşıyı
tavaf ettirdi.
Ay. Al.
Gel. Hoppa.
Ay.
Ay.
Oğlum bu ne?
Çok güzel ya.
Bu ne oğlum?
Karıcığım.
Canım. Dur. Hayır dur sinirlenme. Dur. Ne dedi kocan sana?
Her şeyi hallederim demedi mi?
Beklediğim ödeme geldi.
Milyonlarla gidiyorum.
Asla. Kata hayır.
Kimseyi dolandırdım yok hayır.
Kuşum benim oy be kuşum.
Şey anneme söyledim hemen bir arsa sattı. Tabii.
Niye bana günahını bile vermesinler? Ne münasebet kuşum benim.
Tamam. Canlı kaldı görünce anlayacaksın.
Hay benim tavşan göğsümdeydi.
Hadi öpüyorum.
Çok güzel değil mi?
Nesi güzel kavanozun içindeymişim gibi.
Açacağım aç.
Anne üstü açık zaten her yer açık.
Oh boğuldum oğlum boğuluyorum.
Koltuğun nerede bunun?
Altında işte.
Nasıl? Oğlum bu kadar alçak koltuk mu olur? Sen gittin buna para mı verdin?
Niye aldın bu arabayı niye?
Elif beni bu arabanın içerisinde çok beğeniyor.
Elif beni beğeniyor.
Aferin oğlum.
Aferin akıllı oğlum benim. Kullandır sen kendini. Kullandır böyle.
Dostlar gelin tepe tepe oğlumu kullanın dostlar. O Elif almış benim oğlumu böyle
parmağında döndürüyor.
Döndürüyor böyle parmağında.
Oğlum yolu görmüyorum. Nereye gidiyoruz?
Gidiyoruz anne eve doğru gidiyoruz. Sen yat uyu zaten yatıyorsun.
Zaten yatıyorsun.
Ayakta olsam ne olur bu kadar alçak koltuğa.
Kafam şişti, başım şişti. Bu kadar böğürmez bir araba oğlum. Bu kadar
böğürmez. 480 beygir. Ne beygiri oğlum? Yıl olmuş 2026.
Hala beygir diyor.
Ay yeter.
Ay Allah'ım boğuluyorum ben.
Ay Adoslar.
Boğuluyorum Adoslar.
Oğlum. Ay.
Ayağım ayağım içeride şöyle kaldı. Tamam anne tamam ya.
Dur annem dur.
Dur dur dur. Dur ben sana yapacağım.
Gel.
Gel annem gel.
Dur.
Gel. Gel.
Gel annem gel.
Aferin çok rahat araba almışsın. Aferin oğlum.
Akıllı oğlum.
Şunu da al.
İyi tamam.
Nereye? Gidelim işim var benim.
Gel buraya.
Ne oldu?
Sil yanaklarını.
Çok seviyorum seni.
Ben de seni anneciğim. Lolitop'tan daha çok seviyorum unutma. Tamam.
Ne oldu?
Gel seni Allah gönderdi.
Ne oldu Şengül abla?
Aybüke tokasını unutmuş.
E ne yapayım ben onu?
Götüreceksin Aybüke'ye vereceksin.
Ay yapma. Ne olursun Şengül ablasının bir tanesi. Git bunu Aybüke'ye ver olur
mu? Yoksa bin tane bahane bulur. Bugün buraya gelir gelmemesi lazım.
Tamam tamam.
Ablasının gülü. İşim var ya.
Hadi benim için.
Dikkatli sür tamam mı? Tamam.
Hadi bakayım.
Aman.
Aşık.
Aşık.
Ay annesinin canı.
Annesinin paşası.
Ay oğlum.
Annesinin. Annesinin.
Annesinin. Tey tey tey tey. Annesinin.
Of of bal bal.
Aman yok. Ay yok töbe töbe.
Aman yok bir daha tövbe.
Ay Allah.
Anne. Niye kızdın? Kime kızdın yine?
Kızım senin ablanın ayaklarında yay var. Oradan oraya oradan oraya.
Ablam hep öyle ki. Kadını koltuklara eskimedi evde oturmadığı için. Sen merak
etme. Ben şimdi ellerimle sana güzel bir kahve yapayım. Senin bütün yorgunluğun
bitsin. Hadi gel.
Yap yap. İyi düşündün.
Düşünürüm tabii.
Düşünürüm çünkü sana ben lazımım. Ben olmasam halin yaman. Çok şükür elimiz
ayağımız tutuyor. O ne demekmiş?
Onun için değil. Aynen ben sevgi için söyledim. Yani sevgi bakımından. Seni
benim gibi sever bulamazsın diye.
Seni benim gibi... Kız ben trafikten geliyorum. Görürsün çekecek halim yok.
Aa Aybüke.
Murat. İyisin inşallah.
İyiyim. Sağ ol.
Bunu unutmuştun bizde.
Ay oley. Her yerde bunu arıyordum ya.
Parizyan tokam. Bütün saçlarım, buklelerim çok yorulmuştu.
Aro. Muro.
Ne baktın?
İster misin?
Gerçi ben de çok istekli vermedim sana.
Elif'te laf edebilirim.
Yok.
Eğitmenim diyecek. Her şeyle karışmaz bana.
İyi o zaman git.
Ya da kal.
Cheesecake ile börek yapmıştım.
Çay içerim ya sadece çay.
Dur.
Olduğun gibi kal.
Buyur. Ev biraz ev hali.
Ay ben de şöyle bir karşılayayım. Elimin lezzeti gelsin. Ay sağ ol sağ ol.
Siz ne yaptınız Elif ile?
Kızınla gurur duyacaksın anne.
Ben yardım edeyim sana.
Niye gurur duyacakmışım?
Dur anlatacağım.
Gel. Zahmet oldu Candan Hanımcığım. Zahmet oldu.
Afiyet olsun annem.
Elinize afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Teşekkürler.
Kızınla gurur duyacaksın dedim. Çünkü ben demiştim.
Hangi konuda?
Hangi konuda?
Bu Derya Hanım.
Bu Denan'ın ailesi hiç sağlam pabuç değil. Ben böyle biraz kafamı
karıştırıyor. Bu ailede beş tane nikah atan mı dersin? Para çarpanlar mı
dersin? Aile felaket karışık. Bu ailede yok yok ne ararsan var.
O ne demekmiş kızım?
Ne olmuş?
Anlatsana yavrum ağzında gevelemeden.
Ben bunları ayrıca anlatacağım.
Daha önemlisi geliyor şimdi.
İyi dinleyin.
Değen Hanım Mehmet'le tanıştıkları gün başkasıyla yüzük atmış. Buyurun.
Ya?
Yok öyle bir şey olmamıştır.
Bilemeyiz.
Olduysa da bilemeyiz olmadıysa da bilemeyiz. Gördük mü görmedik. Biz niye
bunlar? Neden konuşuyoruz ya? Neden konuşuluyor bunlar? Biz niye biliyoruz
bunları? Ben hiç inanmadım valla. Eğer öyleyse de Derin ablamın mutlaka bir
açıklaması vardır.
Derin ablamın mutlaka bir açıklaması vardır. Sen nereden bir günde hemen
Derin ablanın fanı oldun? Ben anlamıyorum ki yani. Neyse sen bu kadar
güveniyorsun. Allah Allah ya.
Anne.
Elif anlattı, o gün oradaymış. Bu aile çok karışık, sana yemin ediyorum.
Mehmet de bir an önce şu derinden kurtulsun. Bizim ailemizi de Allah
korusun. Yani yemin ediyorum zararın neresinden dönerse kardır ben sana
söyleyeyim. Candan ben ne dinliyorum şu an?
Sen bir eltinle beraber olup öbür eltinin dedikodusunu mu yapıyorsun?
Yani eğer Elif de böyle bir şey yapıyorsa, böyle bir huyu varsa yazıklar
olsun hiç yakıştıramadım.
Bu ne demek yavrum?
Olur mu böyle şey? O onu demiş bu bunu demiş. Hiç sevmediğim şeyler.
Bir güne bir gün benim ağzımdan duydunuz mu başkası hakkında bir laf?
Ablam duymadık. Tövbe aşağı.
Ya anne ben ne diyorum sen ne diyorsun ne anlıyorsun ya? Bu kız bizim
iyiliğimiz için söyledi. Hepsini bizim ailemizi korumak için söyledi. Bizim gül
gibi ailemize yemle diyorum.
Nazar değdi.
Ne bakıyorsun?
Ne bakıyorsun?
Ben ancak kendimi tanırsam... ...anlarım kimin ne olduğunu.
Kimsenin lafıyla da hareket etmem. Önce ben bir tanışayım ailesiyle.
Vallahi annem... ...ben söyleyeyim sana... ...ateşlere yürüyorsun...
...sonra yanıyorum falan demeyen... ...kalkma derim ben.
Candan... ...ben ne dinliyorum şu an?
Kaç yaşında kadınım iki dedikoduyla insana not vermemeyi çok şükür
öğrendireceğim ben.
Evet doğru söylüyorsun ablacığım.
Harika biraz böyle şuraya doğru bak aşağıya doğru.
Mehmet keşke söyleseydin ben doğayı çekeceğim zannettim sen beni çekiyorsun.
Ben ne anlarım poz vermekten.
Gayet iyi biliyorsun.
Oluyor mu böyle?
Biraz yukarı doğru. Böyle buraları doğru.
Acaba yengeni mi çekseydin? O daha yetenekli gibi.
En güzel halindesin.
Emin misin?
Harika. Bir dakika.
Nasıl buldun?
Yani... Genel anlamda fena değil. Fena değil mi? Ben bir saattir burada fena
değil de diye mi poz veriyorum? Ayıp.
Fotoğrafların yarısını sen kurtarmışsın.
O ne demek?
Yani işte fotoğrafçılıkta böyle bir tabir vardır işte.
Bazen güzel bir ışık veya güçlü bir yüz fotoğrafı kurtarır. Fotoğrafçının bir
şey yapmasına gerek kalmaz. Ben bugün şanslı günümdeyim. Bak çok iyi.
Evet.
Evin çok güzelmiş gerçekten.
Beğendim. Şirin. Hayret.
Evler insanın ruhunu yansıtır diye düşünüyorum ben Murat.
Yani.
Mesela bak.
Şu koltuğu Adana'dan getirdim eskiciden. Üç tane sahibi olmuş.
Ama yine de ben eşyaları yargılamıyorum yani.
Konforlu olsun önemli olan. Estetik olsun önemli olan.
Sonunda eklektik oldu işte.
Eklektik?
Birbirine girmiş yani benim gibi.
Anlıyorum. Asla yattığı yerden belli olurlar bizde de biliyorsun.
Canlı olan şeyleri severim. Canlı, cap canlı olan şeyleri.
Evet.
Ruhlu.
Çizgi eksem yaptın. Al bıçak al.
Al al. Bir şey olmaz.
Bu kadar toka mı taşımışsın? Toka transferi aç yapılmaz.
Al. Erit'e bir şey demem merak etme.
Onunla alakası yok ki. Ben istesem alırım zaten.
Alayım ne olacak ki?
Nasıl olmuş?
Ay sütü mü kesilmiş?
Haksızlık ya.
Ne yapıyorsun sen?
Elin saç çok güzel olmuş.
Fiyatı olsun.
Nur böreği getireyim patatesli börek.
Olur.
Allah'a emanet et.
Almaz mısın böreğimden?
O kadar karbonhidrat yemiyorum.
Sen bilirsin.
Çok güzel oldu çünkü.
Sıcacık. Baksana şuna.
Şuna bak.
Baklava gibi incecik açtım. Yani kaliteli karbonhidrat yiyebilirim ama
sonuçta bir tane... Yani patatesli börek. O kadar
kalite kasmadım.
Ben sana peçete getireyim. Ortalık battı.
Bitirdin mi?
Cheesecake ile börek birbirini görseydi bari.
Tamam.
Şimdi tokluk hissi gelir.
O gelmeden ben gideyim.
Ayağına sağlık. Teşekkürler toka için.
Önemli değil.
Her şeyini bize unutturma.
Tamam, anlaştık.
Ben gideyim.
Görüşürüz. Görüşürüz.
Vallahi iki dakika sürdü.
Bununki de böyle bir hayat.
Çok güzel yapmışım ben bunu.
İstanbul'da hiç böyle sessiz sakin bir yere gelmemiştim. Nereden buldun burayı?
Ben seviyorum böyle sessiz yerleri.
Belki de bu yüzden fotoğraf çekiyorum.
Dünyanın sesini kısmak için.
Hiçbir erkeğin böyle bir cümle kurduğunu duymadım.
Sen gerçekten farklı birisin.
Yani böyle güven veren bir tarafın var.
Bir şey söyleyeceğim.
Çok güzel biliyorsun.
Ama değişik bir şey var.
Ne var?
Gülüşün çok rahat.
Ama gözlerin değil.
Aklında bir şeyler var.
Yani... ...etrafındakileri gülümsemenle kandırabilirsin. Ama ben sana...
Herkes gibi bakmadığım için beni kandıramaz.
Ve aklımdaki kimseye anlatmadığı şeyleri de çok merak ediyorum.
Aslında içim dışım birdir ama.
Evet onu biliyorum. İçim dışım bir. Hatta nelerden mutlu olabileceğini
tahmin edebiliyorum.
Ama mesela ne sinirlendirir seni. Ya da ne korkutur.
Ya da ne bileyim.
Gerçekten aşık oldum.
Sen bu soruları bir yerden mi okuyorsun?
Hayır röportaj yapmıyorum. Tanıma isteyin.
O zaman senden başlayalım.
Ben sana sorayım. Sen daha önce hiç aşık oldun mu?
E tabii yani biz de bu yaşa gelene kadar bir yerlerden geçip geldik.
Hatta sana bir bilgi vereyim. Bir zamanlar evliliğin kıyısından döndüm.
Tövbeli misin?
Hayır tövbeli değilim. Sadece neyi isteyip istemediğimi.
Fark ettim.
Samimiyet, dürüstlük, sadakat.
Sadakat en önemlisi.
İyi misin?
Bir şey mi var?
Yok iyiyim.
Madem bu kadar soru sordun.
Ben de bir süredir sana anlatmak istediğim şeyi anlatayım o zaman.
Seninle tanıştığımız gün ben aslında nişanlımdan ayrılmıştım.
Yüzüğü o gün attım. Aslında çok daha önce atmam gerekiyordu da.
O gün aldatıldığımı o düğünde öğrendim.
Sana daha önce de söylemek istedim ama... ...şimdi zaten çok komik bir
şekilde tanıştık.
İlk dakikadan öyle her şeyi söyleyemedim.
Biliyordum. Biliyor muydun?
Yani hissetmiştim.
Kimse bir arkadaşın düğününe gidip de kendisini düğünden çıkıp sulara atmaz.
Bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştım ama sormadım.
Niye sormadın?
Hazır olunca sen anlatırsın diye.
Ve şu anda bunu anlatacak kadar kendini yakın hissetmenden de çok mutluyum.
Ben aslında gerçekten anlatmak istedim.
Zaten bir de sosyal medyaya girsen orada neler var. Çıkamana gerek yok.
Geçti gitti.
İyi olsan.
Umut'u aşığım.
Öyle söylemen çok hoşuma gitti.
Yani beni hiç yargılamadın.
Bu yaptığın içimdeki küçük deliğinin de hoşuna gitti. Yani hiç yargılanmamak.
Biz her halimize hayranız küçük o.
Efendim Murat.
Alo abi nasılsın? Ne yapıyorsun?
Derindeyim. Şantiyede ufak bir yangın çıkmış da ben şimdi oraya gidiyorum.
Tamam ben de geliyorum. Elif'le yüzük seçmeye gidecektik de biz ben şimdi
gidemiyorum. Derinden rica etsem yanına gitse olur mu? Çünkü iş uzun da öyle
yardımcı olsa yanında olsa.
Tamam söylerim.
Geliyorum.
Ne olmuş?
Kalkalım mı yolda anlatırım.
Tamam.
Ama intikamımı alacağım.
Ona her gördüğünde beni hatırlayacağı bir yüzük seçtireceğim. Gürkan'a
yollayayım diyorum.
Surat ya.
Alo.
Selamlar olsun.
Ben bir ihbarda bulunacaktım.
Ne garip bir yer ya.
Yazık ne alaka.
Hoş geldiniz efendim.
Merhaba. Nasıl yardımcı olabilirim size?
Ben sözlüğümü bekleyeceğim. Birlikte yüzük bakacaktık da.
Sözlüğünüz Murat Aydınoğlu değil mi?
Evet. Kendisi arayıp bilgi verdi Erit Hanım.
Efendim buyurun sizi içeride ağlayalım. Lütfen.
Teşekkürler.
Bu arada düğün yakında galiba.
Evet. Ben merak ettim. Yani sizin gibi azizade bir hanımefendiye evlilik
teklif ederken... ...gözümün nuru değil, deniz kadar tek taş almayarak... Nasıl
bir hata yaptığının farkında mı?
Beraber seçelim istemiş.
Harika. Sevdim bu adamı.
Efendim buyurun.
Lütfen. Şöyle buyurun.
Teşekkür.
Hem ben istiyorum efendim.
Maslar mı parlıyor?
Yoksa siz mi? Anlayamadım. Pardon.
Yok yok.
Asıl bu fena değilmiş.
Hangisi efendim?
Şu. Bakın zahmetli.
Bu parça sadece size yakışır. Bir de kraliçeye.
Toprağa bal olsun.
İyi insandı.
Sizin kadar uzun boylu değildi tabii.
Ama hep şıkta.
Ne yapalım isterseniz? İsterseniz gelinliğinize gelin. Öyle deneyelim. Yok
önce bir yüzük bakalım da.
Sadece ciddi olur mu hanımefendi? Öyle parası filan affedersiniz.
Erkeklere acımayacaksınız.
Boşanalım söylüyor bizim adamları.
Erkekler yatırım yaptığı kadınlara sahiplenir diye.
Merhaba.
Ne işin var burada?
Müstakbel kayınbiraderim rica etti de sana eşlik etmeye geldim. Onun işi
varmış. Merhaba. Hoş geldiniz hanımefendi. Hoş bulduk. Buyurun efendim
hoş geldiniz.
Teşekkür ederim. Aşkım şantiyede sorun çıktı ben gelemiyorum. Derine rica ettim
o geliyor yanına.
Murat ya.
İnanamıyorum.
Kariyerimin zirvesini yaşıyorum.
İki asilzade hanımefendi.
Ben öyleyim de elini pek bilemiyorum.
Neyse. Onun sözlüsünü boşuna beklemeyin çünkü gelemeyecek işi var.
Ben yardımcı olacağım. Yalnız bunlar olmaz.
Siz böyle paha da hafif, yük de hafif, mazmut modellerden çıkarın lütfen.
Onlar Elif'e daha çok yakışır. Siz ona bakmayın. Onun ailesi Cimri'dir.
Şimdi en fazla kaç karat var sizde?
Harika işte bu.
Hemen getiriyorum efendim.
Sen hep böyle görgüsüzdün.
İlkokulda da en büyük fiyon kimde diye hepimizinkini kontrol ederdin. Kendin
böyle perde kadar fiyon takardın.
Görgüsüzlük işte.
İnşallah bu 14 ayar dökme taş pırlantalar var ya onlardandır.
Sana o layık.
Efendim bunları her müşteriye çıkarmıyoruz tabii ki. Sizin gibi VIP ve
asil müşterilerimize çıkarıyoruz.
Bu çok güzelmiş.
Hanımefendi sizde yüzük nikah var mı?
Ben bir tanesini denize attım. İkinci de yolda geliyor.
Çok güzel bu ya.
Kıpırdamayın. Ne oluyor beyler?
Amirim suçüstü yakaladık.
Derin kamera çakası falan mı yaptın? Benim bir alakam var.
Biz de tam gidiyorduk. Hadi al çantanı.
Maalesef bizimle karakola gelmek zorundasınız.
Ama biz bir şey yapmadık ki. Ben elimi bile sürmedim. Bu kadar toz vardı
üstlerinde. Bu mıncık mıncık hepsini elledi. İlla birini almak istiyorsanız.
Eliti alabilirsiniz.
Ben sana temiz vanilya gönderirim. Şu anda mı?
Bakın memur bey yanlış bir anlaşılma var. Benim buraya ilk kez girişim. Onu
bilmiyorum.
Amirim iki hanım da zorluk çıkarıyor. Kim onlar getirsinize. Hadi beyler
alalım alalım. Biz eltiyiz zaten suşa değiliz. Ne eltisi be Allah korusun.
Neyi alıyorsunuz ne yaptık ki? Gelin hadi arkadaşlar.
Çabuk. Hadi.
Bindirin arkadaşlar araçlara.
Çok naziksiniz. Çok teşekkürler.
Hayan annem haklı. Ya ayak bastığınız her yeri vursuz getiriyorsunuz. Ne
diyorsun sen be?
Rezil olduk herkese.
Çalıyor mu?
Çalıyordu bak. Cevap vermiyor. Yok.
Allah vere de kötü bir şey olmasın. Gel Aslı ne diyorsun ya?
Tövbe de.
Şengül. Bu Candan'ın dedikleri doğru mudur?
Mehmet'imi şimdi duyup etkilenmesin. Çok üzülüyorum. Sonra Mehmet'im üzülüyor.
Çok üzdüler benim oğlumu zamanında biliyorsun.
Ablacığım. Sen bu Candan'ı bilmiyor musun?
Elif ne anlattı? Acaba bu ne anladı? Sen kendin ölç, tart, biç, tanı.
Öyle yapacağım zaten.
O yüzden Derin'in ailesiyle hemen tanışmam lazım.
Ablacığım sen hiç merak etme.
Derin çok iyi bir kız. Çok hanım bir kız. Bence ailesi de çok iyidir.
Şengül bana da öyle geldi biliyor musun? Kalbime doğuyor. Çok iyi insanlar sen
üzülme.
Arıyor. Mehmet'im.
Oğlum merak ettim iyi misin?
Çok şükür. Çok şükür.
Geliyorsun eve. Tamam.
Tamam. Mehmet. Ne yaptın yavrum? Konuştun mu derinle? Ne zaman
tanışıyoruz ailesiyle?
Unuttun. Unuttun mu çocuğum?
Tamam. Tamam eve gelince. Tamam yavrum görüşürüz. Öpüyorum annesinin
canı. Öpüyorum yavrum öpüyorum.
Konuşmamış görüyor musun? Unutmuş konuşmayı. O kadar tembih ettim.
Olsun abla.
Senin Derin'le o kadar samimiyetin oldu.
Numarası yok mu sende? Sen ara sen konuş.
Doğruya ben konuşayım. Evet. Ben konuşayım Derin'le. Tabii.
Bende Derin'in numarası yok.
Yok.
Ne yapacak? Kimde vardır?
İpek. Efendim. Kızım sende Derin ablanın numarası var mı? Yok ama sosyal medyadan
takipleşiyoruz. Mesaj atıp öğrenebilirim. İyi hemen. Hemen öğren
bana haber ver yavrum. Hadi çocuğum.
Hadi çocuğum.
Oturun, oturun.
Bakın komiserim, büyük bir yanlış anlaşılma var.
İki dakika kaldık burada kolluk kuvvetlerine hitabı öğrendin.
Vallahi son zamanlarda çok karşılaşıyoruz. Sizin gibi şık hanımları
aracı olarak kullanıyorlar.
Çok teşekkür ederiz.
Bakın komiserim. Ben orada sözlüğüne buluşacaktım.
Derinlerden çıkma hiçbir fikrim yok.
Belki işbirlikçi falan olabilir.
Senin sözlüğün benden rica etti. Yüzük seçmene yardım etmem için. O nedenle
gittim.
Sizin de Tarıkçı mısınız?
Yok. Yani benim erkek arkadaşımın erkek kardeşiyle sözlendi.
Yoksa ben onun yanına bile gitmem zaten.
Ailelerimizde küs.
Pardon da seni kim ne yapsın? Gelmiş oraya mazbut yüzük seç diyor bir de. Hep
böyle patavatsızdır. Ayrıca görgüsüzdür. Gidip en büyük taşı seçer. Siz kiminle
çalışıyorsunuz? Bu Kuyumcu Gürkan'dan aldığınız taşları.
Kime satıyorsunuz? Ne taşı ne satması komiserim alıcıyız biz alıcı.
Yok öyle şeylerden anlamaz. O sadece zengin ailelerin çocuklarını avlıyor.
Derin kendine gel düzgün konuş.
Bizim aileyi dolandırmışlardı. Hazır gelmişken istersen geçmişi araştıralım.
Komiserim esasız onun dayısını alın. Aile dolandırıcısı Lüsta Bantaylan.
Kesin antikacıyı da o buldu.
Sizin aile bizden çaldıklarıyla var oldu.
Deli deli konuşma. Benim babam tırnaklarıyla kazıyarak kurdu o işi.
Madem Aydı'nın oğulları da yok burada o zaman dök her şeyi.
Sen bir kere düğünde herkesin önünde beni nasıl izledersin ya? Nasıl
yansıttın barko vizyona benim aldatılma görüntülerimi ona anlat. Asıl ondan
senin hapse girmen lazım. Kes kes kes.
Bu ne daha bir ailelik ya?
Allah Allah.
Siz nasıl bir çiftsiniz kardeşim?
Danışıklı dövüş mü yoksa?
Eltiyiz biz. Allah korusun.
Götür bunları.
Götür bunları nezarete at. Akılları başlarına gelsin hadi.
Ben anneannemi arayabilir miyim? O çünkü sizden de sinirli biri. Şimdi beni akşam
yemeğinde göremezse kızar. Komiserim telefon jokerimi kullanabilir miyim?
Götür dedim şunları. Hadi.
Biraz aklınız başınıza gelsin orada.
Yemin ederim savcılığa veririm sizi ha.
Adliyeye sevk ederim.
Şey benim toza alerjim var da. Ev akarı, maytı çok fena oluyorum. Yani haberiniz
olsun.
Benim de klotrofobim var.
Cam açılıyor mudur orada?
Hadi hanımefendi lütfen.
Buyurun.
Nasıl bir şey ya?
Kızım. Anne.
Aybüke'm. Anne.
Vallahi nasıl güzel. Nasıl cıncıklı cıncıklı. Her şey var. Her şey var ya.
Vallahi bak arada geleyim ben buraya. Öyle güzel her yer.
Allah'ım.
Kızım şortlar kaldı. Kurban olayım kaldır bak. Ödüm patlıyor. Gece
görüyorum aynı şekilde.
Anne. Ha canım. Ben bu elitin mesleğini çok beğendim ya. Çok albenili bir iş.
O nasıl öyle albenili iş falan? Ne biçim konuşuyorsun?
Ya kız influencer ya. Yani influencerlarla çalışıyor. İşte PR yani
reklamcı. İşte ünlülerle çalışıyor. Otellere gidiyor. Aşılışlara gidiyor.
Davetlere gidiyor. Genelde etiler bebek buralarda yani. Parası da bol.
Nasıl yani öyle keser keser toza mı kazanıyor parayı?
Ay annese kese kese stiletto'dan malum PR işleri.
Kızım nasıl yani PR ne demek ne oluyor? Nasıl bir PR'mış o?
Ay anneciğim bak şimdi.
Bu kremi ben alıyorum tamam mı? Bu benim markam. Gidiyorum bir tane piyaj
şirketine diyorum ki al sen bunu diyorum. Ünlülere diyorum ver diyorum.
Onlarla birlikte diyorum anlaşma yapalım diyorum. Onlar da işte böyle alıyorlar
bunu. Hiç kimse sormamasına rağmen çok sormuşsunuz diyorlar. Şöyle göstermek
suretiyle. Ondan sonra sürüyorlar. Sonra satışlar tavan oluyor tabii. Onlar
kazanıyor, ünlüler kazanıyor, influencerlar kazanıyor.
Yani biz yaptık bunu Adana'da.
Anneciğim sen şu hayatında Piyarnam'la ne yapmış olabilirsin? Kızım vallahi
yaptık biz. Özlem'le yaptık. Butikçi Özlem'le. Ekiş olarak yaptık hem de. Biz
böyle günlere gidiyorduk broşürlerle.
Aldık mı istersin? Ruj mu istersin? Ne istersen. Hangi kremi? Kadınlara
sürüyorduk. Para alıyorduk. Kadınlara sürüyorduk. Aradan çok para kazandık.
Demek bu lansman kelimesi Özlem ablanın günlerinden geliyor.
Yok şimdi yani. Günahını almayalım kızım. Bilmem. Bu kadarını bilemem.
Kafanda yine pek biçimliler dolaşıyor ama hadi hayırlısı. Ben şunları
yerleştireyim.
Efendim hayatım.
Şimdi geldim.
Haberdar ederim.
Merak etme.
Tabii ki hallederim. Tabii hallederim.
Duyar duymaz geldim.
Sakin olun, telaşlanacak bir şey yok. Asılsız bir ihbar olduğunu öğrendik.
Elit nerede şu an? Valla... ...aslında odamda bekletecektim ben onları ama...
...burada o kadar çok kavga ettiler ki... ...buranın da bir nizamı var
biliyorsunuz, düzeni var.
Karakoldaki arkadaşların dikkatleri dağılıyor diye onları nezarethaneye
aldık mecburen.
Elbette, anlıyorum.
Ancak takip etmekte zorlandım. Elit buraya kiminle geldi?
Kiminle tartıştı?
Sözlüsüyle mi?
Hayır hayır hayır yanında bir kadın daha vardı.
Eltisiymiş. İsmini öğrenebilir miyim? Tabii.
Derin Kutaygil.
Tanıyor musunuz?
Eyvah eyvah ah evet.
Benim geleceğimi biliyorlar mıydı?
Maalesef sizinle daha sonra haberleştik.
Haberleştik. Komiserim, sizden bir şey rica edebilir miyim?
Buyurun. Benim geldiğimi Derin'e söylemeseniz olur mu?
Merak etmeyin, biliyorum.
Neyi biliyorsunuz?
İşte siz komşuymuşsunuz.
Sonradan aranız açılmış. Aslında arkadaşmışsınız, kavga etmişsiniz.
Komiserim, siz tüm bunları nereden öğrendiniz?
Derin'le Elit burada...
Birbirleriyle kavga ederlerken anlattılar.
Pardon gardiyan bey.
Ben bir itirafta bulunmak istiyorum. Bu elit denen kız lisede de benim çantama
ödünç alıp geri vermedi.
Ayrıca erkek arkadaşımı da çalmıştı. Yani pırlantada çalmış olabilir bu kız.
Derin.
Hatun Aydınoğlu bizim burada olduğumuzu öğrenirse ne olur hiç düşündü mü sen?
Nasıl yani nereden duyacak ki?
Bilmiyorum inşallah duymaz. Hadi ben Murat'a ikna ederim de sen kendini
düşün.
Gardiyan Bey biz komiser beyle görüşsek söyleyeceklerimiz var.
Ne oldu aklınız başınıza geldi mi?
Evet biz birbirimizi yanlış anlamışız komiserim.
Komiserim acaba siz Hatun Hanım'a haber verdiniz mi?
Hatun kim? Hatun. Hatun'u araştırın. Hatun Hanım kimmiş? Yok yok. Benim
kayınvalidem. Yani inşallah.
Önce benim kayınvalidem. Ben sözlüyüm. Sen el kızısın.
Verin şunların eşyalarını. Suç kayıtları da yokmuş.
Gitsinler kayınvalidelerinin başını ağrısınlar. İmzalayın şurayı.
Ay nikah defterine imzalıyor gibi hissetmem normal mi?
Fazla biraz sus derin ya.
Teşekkür ederiz.
İyi günler dileriz. İyi günler, iyi günler.
Böylesini de ilk defa görüyorum ya.
Murat.
Abi, anneme asla bahsetmiyoruz cangından falan tamam mı? Sonra bir örüp oyunca
kafamızın etini yer yani. Abin yansaydı falan tamam mı? Tabii tabii merak etme.
Allah'tan kimse zaten zarar görmeden çözüldü bu iş. Çok şükür. Ya ben Elif'e
ulaşamıyorum. Sen Neren'e ulaşabildin mi?
Hayır, ben de ulaşamadım. Arayayım bir daha. Arasana.
Ayli Murat arıyor.
Beni de.
Yani Mehmet.
Anlatayım mı bizi nasıl bir rezilliğe soktun? Anlat anlat geçmişte bizim
aileyi nasıl dolandırdığınızı da anlat çenen düşmüşken.
Efendim aşkım? Alo Elit aşkım ödüm koptu ya neredesin?
Ay derinciğimle vitrinlere dalmışız da saati fark etmemişim bile.
Ay çok geç olmuş.
Mehmetciğim. Erin merak ettim. Yok merak etme inanabiliyor musun hala Elit'leyim.
Evet ben seni eve dönünce arasam olur mu?
Tamam tamam dikkat et.
Tamam canım görüşürüz.
Murat çok gerilmiş deliye dönmüş.
Çok üzüldüm ayrıldınız mı yoksa?
Neyse seni daha fazla çekemeyeceğim. Bay.
Elit.
Anne.
Anne. Anneciğim.
Aferin Elif.
Bir karakola düşmediğimiz kalmıştı.
Anneciğim tamamen yanlış bir anlaşılma olmuş.
Biz içeri gittik komiser bey derdimizi anlattık. Bir hatamızın olmadığını
gördük. Bizi yolda zaten yeni gelmiştik bize.
Siz oradan kim çıkardı sanıyorsun?
Yanlış ihbarla karakola girmekle içeride aile tarihini anlatmak arasında fark
var. Nasıl yani ya? Sen yeni gelmedin mi?
Sinir verince çıkmış ağzımdan anne. Yani.
Sinirlenince neden herkes arşiv memuruna dönüşüyor? Sana Kutaygiller'den uzak
durmanı söylemiştim.
Anlamıyorum. İnadına mı yapıyorsun yoksa ben mi net anlatamıyorum?
Ne ben çağırmadım ki. Murat'ın işi çıktığı için derini yollamış.
Neyse açıklama yapma bunaldım.
Murat'a bu olanlardan bahsetmedin umarım. O kadar nakıl ettim anneciğim.
Komiserin odasında aklın neredeydi peki?
Maşallah. Hakkımızda her şeyi biliyordun.
Bak yaptığına. Anne. Senin yüzünden ne hale geldin.
Yürü arabaya. Anneciğim.
Candan. Eliflerin bohça adeti var mıdır acaba? Şimdi isteme söz bir arada
dediler ya.
Vallahi anne hiç bilmiyorum ama annesi hiç oturmuyor oturduğu yerde.
Bence yani ne adet ne gelenek bunlara hiçbir şey yoktur.
Sen derin dedikodusunu yapacağına sorsaydın ya şunu.
Anne ya ben dedikodu falan yapmadım ya. Ben sadece aile saadetimizi korumak için
küçük çaplı bir araştırma yaptım. Sen de böyle hep günahımı alıyorsun ya.
Tamam tamam onların yoksa bizim var. Ben yapacağım.
Ne yapacağım, bohça mı yapacağım? Evet.
Bana yapmadın ama.
Aa üstüme iyilik sağlık. İki kamyon bohça gönderdik ya sana.
Şaka diyorum.
Ya benim ne aklıma geldi biliyor musun? Ben diyorum ki... ...Gökhan'la nikah mı
tazeleceğim? Bir bohça daha yaparsın bana. Olmaz mı? Sen seviyorsun bu
işleri. Ne diyorsun anne?
Oldu olacak seni bir daha istesinler kız candan.
Ay ben bu işi çok iyi düşündüm.
Ben bakıyorum.
Şengül çocuklar geldi hadi sofrayı hazırlayalım. Tamam ablacığım.
Babaanne Derin abla mesajıma cevap yazmış.
Vermiş mi numarayı? Vermiş ver.
Kaydet şuraya.
Kaydet.
Gel yenge.
Yengeciğim. Yenge ben çok acıktım ya yemek hazır mı?
Aman ne olsun niye böyle et kokuyorsunuz?
Şantiyede yangın falan mı çıktı?
Ben bir elimi yüzümü yıkayayım.
Yok yenge ne var buna? Öyle bir şey. Emin misin?
Evet. Ay yenge sana bir şey sorayım.
Bak sen biliyorsun ben seni çok severim. Sen benim bu evde beraber büyüdük. Murat
'la ikinizi çok ben de. Hani benim yani kardeşim gibi çok sevdiğim için. Evet
yenge çıkar ağzındaki baklayı ne var?
Sana bir şey soracağım da.
Yanlış anlama.
Sen derinle tanıştığın gün.
Onun nişan attığını biliyor musun?
Atmış sonuçta. Ne var bunda?
Biliyordum. Yani şaşırmadın değil mi?
Nişan atmış dedim ama sen anladığım kadarıyla... ...sen Amerika'da biraz
değişmişsin sanki.
Yengeciğim bildiğim şeye niye şaşırayım? Ama niye şaşırıyorum biliyor musun?
Böyle senin bu kadar özel hayatıma girmene.
Acaba böyle... ...girmesen mi çok? Şimdi ben bunu özel hayat gibi düşünmedim
aslında. Yani seni çok sevdiğim için senin mutluluğunu istiyorum.
Oğlum. Anne.
Ay yavrum yavrum.
Yapışık salyağımı az da sindirmiş çocuğum.
Murat nerede?
Geldim anne geldim.
Murat sen burada mıydın? Evet.
Ne yaptınız?
Elif'le beraber gittiniz mi yüzük bakmaya?
Bugün beğenmedik.
Yarın beğeneceğiz.
Ne oldu Deren Hanım? Seçemedin mi? Ben ne dedim Altan Eşik'i beğendim. Ama şu
andan itibaren artık aradığınız numaraya ulaştı. Hadi hadi hadi. Hadi gelin
babanız bekliyor.
Kız Özlem kapat, kapat. Bu kız yine bana iş çıkardı. Ne yapıyorsun hapüke ya?
Piyar Özlem sana da çok kalp, Demet'e de selam kıymetini bilemedik. Ha tamam
kendi kendine konuşuyor. Kapatacağım, arayacağım ben seni hadi. Hadi tamam,
tamam, tamam.
Kızım ne yapıyorsun ya? Ne yapıyorsun ya? Niye buraya getiriyorsun ha? Salonun
ortasına niye koyuyorsun bunu? Ne bu?
Anne ben karar verdim. Kendim bu Klingöl olayına artık yüzde yüz vereceğim. Böyle
olmuyor yani. Temiz, nezih, elegan, sadeleşmek adına.
Bunları Adana'ya götür ya da teyzeme geri veririm.
Şu hale bak ya. Kling olacakmış Allah'ım yarabbim ya.
Hem bu kadar malı, çul çaputu savuruyorsun. Yani hısın malı sanki.
Vallahi yalıda yaşasam buna yaşanmışlık denir bu arada.
Aman. Ne dedin ne dedin sen duymadın.
Yalıda yaşasam çul çaput diyemezsin. Yaşanmışlık denir buna.
Oy güzel kızım benim.
Sen yalıda mı yaşayacaksın ha? Peki yalılılar nerede yaşayacak ha Aybüke?
Senin ağzından çıkanı kulağını duyuyor mu?
Anne.
Benim bir mentorum vardı eski iş yerinden. Serhat Kılıç diye. O bana
demişti insan biraz geçmişine bakmalı diye.
Sen bizim şu sülalede bir tapu baksana ya. Bu kadar kalabalık sülaleden tapu
çıkmaması... ...statistik bilimine ve benim old manilikuma aykırı yani.
Öyle mi diyorsun?
Bizde... Kendine
benzettin beni de.
Kariyerleşik bir hayat.
Hem karıyar hem yarışık.
Kurban olayım hadi kalk. Kalk da kıymayı çıkar.
Hadi benim güzel kızım. Yine geldiler sana.
Anne insanın yükselirken kıyma kopması şart mı ya? Çık artık şundan.
Yok ben gideyim ilacımı alayım seni burada bırakayım. Yoksa vallahi bir şey
yapacağım. Kalbini kıracağım. Hadi ben gelene kadar yapmaya çalış. Tamam mı
canım benim?
Aynı zamanda Adana'ya gidecek bu ya.
Yine mi aratayım?
Aa! Aa! Şinasi!
Canım! Nasılsın?
Naber Taylan?
Oğlum sen geçen ay kapatıyordun ya borcunu. Dur boşver şimdi onu. Bir hal
hatır soralım. Nasılsın anlat bakayım.
Tabii tabii soralım.
Ben seni kaç defa aradım. Sen her defa aradığında açmıyorsun ya telefonlarını.
Meşgul atıyorsun ya.
Aman o bilinmeyen numaralar sen misin?
Bilemiyor ki insan hangi şinasi arıyor.
Taylan.
Borcunu öde.
Borç ödenir.
Şinom. Borç ödenir eski dostuz. Yani hukukumuz var aramızda. Bak saat kaç şu
an? Tamam.
Haftaya bugün bu saatte öderim. Yemin olsun.
Sana bir hafta müddet veriyorum tamam mı? Bir hafta içerisinde o borcu ödedin
ödedin. Ha ödemedin mi?
İşte o zaman seni mahvederim. Duydun mu beni?
İptal de. Sakın iptal et. Evrene yollama kötü enerji.
Yalının adresini biliyorum ha. Sakın. Şimdi o gözünü seveyim.
Sen ona göre davran.
Yanının adresini biliyor musun?
Yürü lan.
İrma. Bak kimi getirdim.
Nebihe.
Nebihe.
Merhaba ben Nebihe. Sizin yapay zeka asistanınız.
Memnun oldum Yırma. Ben her seferinde bu sesten irkiliyorum Tiraja Hanım.
Nebiheciğim yarın akşam yemeği için bütün alınacakların listesini yapmayı
unutma Yırma için. Tamam mı canım?
Tamam patron.
Ben kendi listemi yemek alışverişimi kendim yaparım. Bu makineye ihtiyacımız
yok ki.
Aa olur mu İrmacığım? Nebiye senin işlerini kolaylaştırmak, bütün
yapılacaklarının listesini, alınacaklarının listesini tutmak için
burada. Yemekleri de kendi yapsın o zaman.
Dayım hala gelmedi ben bir bakayım.
Çok oyalanma.
Aa!
Kaç kere söyledim. Şu sofraya telefonla gelmeyin, oturmayın.
Bundan sonra bir sepet koyacağım buraya.
Sofraya oturan herkes telefonunu oraya bırakacak.
Peki anneciğim. Ay ver de sessize alayım bari.
Anne.
Mehmet'in annesi arıyor.
Aç aç.
Kendini tanıt. Sesi de aç sesi de aç.
İyi akşamlar.
Merhaba. O kadar. İstekli davranma. Biraz mesafeli konuş.
Ben Tiraje Kutaygil.
Çok memnun oldum efendim.
Ben Aydın Hatunoğlu. Hatun Aydınoğlu. Mehmet'imin annesi. Derinciğimi
aramıştım.
Derin odasında.
Telefonunu burada bırakmış. Ben teyzesiyim.
Ah ne kadar güzel. Derinciğimin teyzesiyle de uzaktan tanışmış olduk.
Memnun oldum. Adır sizinle konuşuyorken belirtmek isterim ki nazik hediyeniz
için size de annenize de çok teşekkür ederiz. Ne demek.
Güzel günlerde kullanın.
Hep birlikte inşallah.
Derin çok bahsetti. Sizlerle de tanışmayı çok arzu ederiz.
Tabii ki. Siz bizim kızımızı ağırladınız. Bizler de sizleri bir
kahve için davet etmeyi isteriz. Ne zaman uygun olursunuz?
Yarın müsaitiz.
Tamam efendim.
Yarın görüşmek üzere o zaman. Sevgiler, hürmetler.
Yarın mı?
Nasıl hazırlanacağız?
Yarın tanışıyoruz.
Nereye gidiyoruz anne?
Delinin ailesine gidiyoruz tanışmaya.
Tamam.
Gidelim. Sen de bir bak tanıt abi.
Cenden çay koyayım sana.
Yok yok ben istemiyorum Şengül ablacığım hiç zahmet etme. Ben zaten erken
yatayım. Yoruldum bugün biraz.
Hadi Allah rahatlık versin. Görüşürüz bay bay.
Heyecan yaptık ya.
Açık mercimek köftesi getir. Ne giyeceğiz? Ne giyeceksin?
Dur ben getiririm. Sen kalk. Ben getireceğim.
Bir ayran ışığı da getireceğim. Sen şu çayları kaldır. Köfteyle şey. Aman Allah
Allah.
Görüntüle arama ama.
Sınır tanımayan insanlardan hiç hoşlanmam.
Önden sorup izin almadan görüntüle aramak nedir ya?
Ne yapayım anne?
Eltime sınır mı koyayım?
Efendim Canan abla?
Alo?
Efendim teyze.
Aa Elif.
Selam.
Acil durum.
Yarın Derin'in evine ailesiyle tanışmaya gidiyoruz haberiniz olsun.
Ne?
Nasıl yani? Bir dakika sen Derin ve ailesiyle ilgili söylediklerimi
anlatmadın mı hatun anneme?
Anlattım tabii ki. Hepsini anlattım ama o sarı salyangoz annemin aklını nasıl
kemirdi ise annem hiç hale almadı.
Bir akit dedikodunu yaptık diye kızdı yani.
Ay teyze.
Benden bahsetmeseydin yanında olduğumu falan söylemeseydin şimdi bana da
kızmasın. Ya bir dakika bir dakika şimdi bize mi kızdı?
Bize falan değil. Direkt sana kızdı. Dedi ki ben Elif'e hiç yakıştıramadım
dedi. Hele o mevek. Ya Mecnun olmuş ben anlamadım. Derin diyor başka bir şey
demiyor. Yalnız Elif ben sana söyleyeyim.
Sanki senden önce nikahı basacak gibi.
Yok artık.
Allah korusun teyze.
Ben seni unuttum kızım.
Bak yani şöyle söyleyeyim. Yarına kadar bir şey yaptık yaptık.
Yoksa bir de hatun annemi ailesini seversen bize geçmiş olsun.
Evet. Elti. Elit.
Haber bekliyorum senden. Çalıştır mikseri. Tamam.
Tamam Canan abla ben arayacağım. Yarın görüşürüz. Aybüke görüşürüz. Hay can.
Aybüke dur kapama.
Ne oldu teyze? Daha fazla mı anlatacaksın Mehmet Leder'in aşkını?
Yahu teyzesinin gülü ondan değil. Yani o erit kafayı çalıştırsın yılan biraz
diye. İyi tamam.
Kapatıyorum. Benim yapacak işlerim var. Bir sürü işim. Başımdan aşkım. Tamam
tamam. Hadi.
Bir şey söylemeyecek misin anne?
Yok. Vazgeçtim.
Sen kayıp vakrasın.
Anne. Cuma günü sözüm var benim. Bir şey söyle. Ne yapalım?
Ben sana aranı iyi tut.
Sessizliğini koru diyorum.
Ama sen... Ay tamam.
Lütfen boşa yorma beni.
Kendi kendine bak işte sen.
Anne.
Bu savaşı Kutaygilerin kazanmasına izin mi vereceksin?
Bugün işte biz ayrılırız.
Derinde Aydınoğlu olur.
Ben bu günlere... ...Kutaygillere kaybetmek için gelmedim.
Şu an ağlayacak vaktin yok. Sonra ağlarsın. Kalk kalk.
Yapmamız gereken şeyler var. Kalk. Nereye anne?
Biraz hava alacağız.
İrmacığım sen gerçekten bir sanatçısın. Böyle bir sofra yok.
Çok teşekkür ederim efendim.
İnsan eliyle hazırlandı.
Bırakın insan elini.
Hatun hanım aradı.
Ne? Yarın bize kahveye geliyorlar. Nasıl yani?
Ablamın gözünde ilk defa öfke görmedim.
Sana bakmıyorum da ondan.
Hediye için teşekkür etmeyi aradılar. Biz de onları kahveye davet ettik.
Gerçekten mi?
Seni gerçekten sevmiş belli.
Biliyorum bazen çok üstüne geliyoruz senin.
Ama küçük büyüğünden beri... ...hep senin eğitimine ve görgü kurallarına...
...çok dikkat ettik. İyi ki de yapmışız. Fena mı olmuş?
Anne bu kız küçükken piyano dersi aldığında... ...elinde cetvelle
bekliyordu. Beni de böyle kafamda kitaplarla yürütürdü. Böyle topuklularla
hem de.
Ne varmış küçük büyüğümde?
Annem de mürebbiyemiz ne derse bana onu yaptırırdı. Ama biliyor musunuz ben çok
severdim Matmazel Kamil'i.
Kamil'e olmadı mı onun adı? Hani bir yazarla mı şairle mi ne evlenmişti. Öyle
demiştin sen.
Mehmetlerin ailesi pek böyle büyümüş gibi değil. Acaba onların yanında
bunlardan bahsetmesek mi? Size de hiçbir şey anlatılmıyor.
Hadi soğutmayın. Yiyin yemeğinizi.
Dünya kadar yemek var burada da.
Sen sofrada niye gergindin bu kadar?
Başıma gelmeyen kalmadı. Bütün gün karakoldaydık.
O ne demek?
Niye? Kim kim?
İşportacılar, kapkaççılar ben.
Kim olacak ya? Elitle ben.
Murat Yüzük seçmeye beni de gönderdi. Gürkan'a götürdüm onu. Polis bastı. Bizi
de alıp götürdüler.
Aman. Ah canım benim.
Ah neler yaşamışsın.
Ya sorma. İntikam alacağım derken kendimi nezarete düşürdüm.
Tamam şöyle düşünelim yani bu tekamül yolculuğunda o kadar yol kat
etmişsin ki karma geri dönmüş.
Ne diyorsun dayı? Ben de anlamadım bir şey diyeceğim sana aura temizliği
yapayım mı ilaç gibi gelir.
Tamam yap ne yapıyorsan yap.
Ya yarın Hatun teyze anneannemlere ilif meselesini söylerse?
Tanıştığımızı biliyor. Söyleyebilir.
Benim buna kesin engel olmam lazım.
Ne yapsam?
Hatun teyzeye mesaj yazsam.
Kim uyumuş mudur?
Ne yazacağım ki kadına?
Hatun teyzeciğim. Size anne diyebilir miyim?
Hoşuna da giderdi ama fazla.
Dur bir dakika. Kafanı topla.
Hatun teyzeciğim.
Canım benim.
Bu canım benim de candan gibi oluyor.
Dur.
Sen derin gibi yaz. Doğru düzgün.
Evet.
Hatun teyzeciğim.
Müsaitseniz. Vaktiniz varsa.
Bir engel yoksa.
Bunu da böyle uzatırsam kadın zaten okuya uya kalacak.
Dur.
Doğru düzgün yaz derin.
Hatun teyzeciğim.
Yarın bize gelmeden önce baş başa görüşebilir miyiz?
Ama hiç kimsenin haberi olmadan.
Bu oldu gönder.
Ya Rabbim hayırlısı gelsin.
Kutucuk.
Tabii ki kızım. Tabii ki yavrum. Ben senin o dolma parmaklarını yerim.
Tamam.
Yarın görüşüyoruz. Ben ona yüzüze her şeyi anlatacağım.
Ay canım kaynanacak.
Hatun teyze.
Derin. Kızım sen beni nasıl tanıdın?
Aşk olsun ben sizi tanımaz mıyım?
Ama peruk taktım. Yavrum tanımayayım diye peruk taktım ben.
Peruk mu bu?
Evet.
Bak.
Hiç belli değil.
Aynısı saçınızın.
Şey.
Siz kimseye görünmeden geldiniz ama değil mi? Buluştuğumuzu kimse bilmiyor.
Gerçi bu perukla görseler de tanımazlar.
Herkes uyuyordu yavrum. Ben taksiyle geldim.
Ne oldu? Sen neden buluşmak istedin benimle?
Şey diyecektim size. Bugün anneannemlerle görüşeceksiniz ya. Evet
yavrum. Anneannem biraz yaşı büyük.
Kafası çok kolay karışabiliyor. Şimdi Murat da sözleniyor ya. Ondan hiç
bahsetmesek. Yani şimdi Mehmet, Murat, Söz, siz tanışıyorsunuz falan. Her şey
çorba olabilir onun kafasında anlayamaz diye.
Anladım yavrum anladım.
Allah anneannene uzun ömürler versin, şifalar versin. Ben ne demek istediğini
çok iyi anladım. Tamam ben sadece Mehmet'ten bahsederim. Bir de Gökhan'ım
var biliyorsun değil mi? Sen hiç tanışmadın onunla.
Canda'nın eşi. Evet Canda'nın eşi.
Ama Mehmet'imin yeri bir ayrı.
Mehmet'im çok zor bir doğumla doğdu.
Yaşayamaz dediler, ana rahmine tutunamaz dediler.
Ay ben dokuz ay hiç kıpırdamadan durdum. Yeter ki Mehmet'im anasına tutunsun
diye. Şimdi de ben ona tutundum bırakamıyorum.
Ay diyorum hatun koca adam oldu rahat bırak şu oğlanı. Yok yapamıyorum. Tamam
ama anladım ben senin dediğini.
Sen de mi Murat mı dedin?
O kim?
Sizi çok sevdim Hatun teyzeciğim.
Sizi çok sevdiğim için Mehmet'i de çok seviyorum. Sen beni çok sevdiğin için
Mehmet'i de çok sevdin.
Mehmet'in beni çok sevdiği için sen de beni çok sevdin.
Biz Mehmet'le birbirimizi çok sevdiğimiz için... ...üçümüz birbirimizi çok
sevdik. Üçümüz.
Üçümüz.
Buyurun. Kime gelmiştiniz?
Tiray C. Kutaygin. Evet, benim.
Buyurun efendim.
Bir imzanı hazırlayacağım.
Şurada.
Teşekkür ederim. Her şey.
İyi günler.
Yıllar sanki hiç geçmemiş gibi.
Yine aynı heyecanla.
Ay inanmıyorum.
Alo. Ay Cumhur Kaptan.
Ay çiçekler çok güzel. Çok teşekkür ederim.
Ay yani en sevdiğim çiçek Lilyu.
Şaşırdım.
Ne?
Siz göndermediniz mi?
Ay çok özür dilerim. Ay ben sandım ki.
Neyse ben sizi hiç aramamış olayım olur mu? İyi günler.
Ay rezil oldum rezil oldum.
Peki kimden bunlar?
Hem de en sevdiği.
Tabii ya.
Sarı Lilyo.
Ünver.
Ünver.
Evet Ünver Bey, kendinize teslim edin.
Peki efendim.
Buyurun efendim.
Ben çıkıyorum. Başka eksik varsa yazarsın. Yazmama gerek yok efendim.
Kahvenin yanındaki ikramlıklarınız bitti. Onları alsanız yeterli.
Tabii yani bu arada yürüyüş de yapmış olursunuz.
Ay doğru. Bu telaşta yürüyüş de yapamadım.
İyi joggingler.
Merhaba Çimen'ciğim.
Hoş geldin Esra'cığım.
Hoş bulduk canım. Siparişlerim hazır mı? Hazır efendim.
Tamam. Aman zencefilliği unutma. Merak etmeyin.
Yok artık.
Günaydın Tıray.
Evime çiçek göndererek haddini aşman yetmedi. Şimdi de rutinimi bozuyorsun.
Uğursuz ailenin korkak üyesi.
Çiçeklerin benden geldiğini anladın demek ki.
Sabah sabah ne istiyorsun Ünver?
Ay lütfen çekilir misin? Bak bugün yapacak çok işim var.
Buyurun Pirelcan'ım. Teşekkür ederim.
Ben alayım. Lütfen.
Ver.
Lütfen. Boş bulundum. Ver şunu.
Ver şunu.
Ya kendine gel. Bak bu semtin kapısı olsa... ...kapıyı üstüne kapatır bir de
kilitlerdi. Aa!
Gelme artık benimle.
İletişim kurma istemiyorum.
Bak lütfen.
İnsanlar bize bakıyor.
Böyle bir şey yakışıyor mu? Böyle yetişiyoruz, kalkışıyoruz.
Medeni insanlarız, konuşabiliriz.
Bak söz veriyorum. Beni bir kez dinle. Bir daha karşına çıkmayacağım.
Söz veriyorum.
Senin sözünle kuyuya inenlerden haber alınamadı.
Bir yirmi beş yılımız daha olmayabilir ama önümüzde biliyorsun değil mi?
Tamam. Beş dakika ama son dakika. Ama sonra bir daha karşıma çıkmayacaksın.
Ben geleceği nasıl bilebilirim? Ya lütfen sokakta karşılaşsak kendimi yere
mi atayım? Yani uçakta karşılaşsak ne yapacağım? Uçaktan mı atlayacağım?
Denizde karşılaşsak kendimi mi boğayım? Ne istiyorsun benden? Ünver hak verdi.
Ünver hak verdi.
Lütfen. Lütfen.
Ver çantamı da.
Eline de yakıştı.
Anne hadi.
Randevumuza geç kalıyoruz ya. Kızım nereden çıktı bu son dakika kuaförü?
Bildiğimiz ettiğimiz yer değil. Niye bizimkine gitmiyoruz?
Çok bet ettiler çok.
Yani gidelim de bir görelim ne var yani. Hadi.
Mehmet. Mehmet oğlum biz çıkıyoruz.
Çıkıyor musunuz anne? Tamam Adem bıraksın sizi ben gelir alırım.
Olur. Hediyeyi aldım.
Aman.
Çiçek siparişini vermeyi unutma. Tamam.
Bir de Şengül paket yapacak. Baklavayı onun da yanında getirirsin.
Sen baklava da mı açtın?
Açtım tabii o.
Benim hamarat anacığım.
Tamam siz konum atın ben gelip alacağım sizi.
Tamam.
Anne hadi.
Anne.
Anne.
Doyamadım. Anne.
Hadi. Hadi. Hadi anne.
Tamam.
Böyle oturduğumuzda hep rokokoyardım ben biliyorum. Burada da yapıyorlar mıdır
acaba? Pardon. Pardon. Pardon. Rokoko.
Dört dakikan kaldı. Ne söyleyeceksen söyle.
Tıraji.
Ben senden gerçekten...
Her şey için çok özür dilerim.
Bir kadının duygularıyla oynamanın... ...onu yarı yolda bırakmanın... ...özrü
olmaz Ünver.
Geç bunları, geç.
Tıraş'ı ben düşündüm de... ...gerçekten sana çok büyük haksızlık yapmışım.
Aslına bakarsan kendime de haksızlık yapmışım.
Yani gençlikte, cehalette ne dersen de ama...
Keşke doğrusunu bile bilseymişim.
Mecbur kalmışım. Aileme de karşı çıkamamışım.
Yine başladın mışımlara, muşumlara. Peki ben buna kanar mıymışım? Yirmi beş yıl
oldu. Yirmi beş yıl.
Lütfen artık birbirimizi gördüğümüz yerde biz selamı hak etmiyor muyuz ya?
İki dakikan kaldı.
Ayşe. İnan ben bunları barışalım diye söylemiyorum sana.
Ama sen bana o yıllardan emanetsin.
Gençliğimizden.
Hem bu öfkeyi nasıl taşıyorsun sen ya? Yorarsın. Ne? Ne? Öfke mi dedin sen?
Ne öfkesi ya? Ne öfkesi? Ne demek bu ya? Herkes beni öfkeme mi... Yok
öfke yorarmış, yok öfke yaşlandırırmış. Yahu bırakın, bırakın
insanlar duygularını yaşasın. Öfke, öfke ne yani? Ne öfke?
Her şeyimi bıraktım, gidiyorum ya.
Gidiyorum.
Ayrıca öfke benim öfkem. Benim, benim.
Evet.
Çiçeklerini de çöpe attım.
Öfkesini bile özlemişim ya.
Aynı gençliğimizdeki gibi.
İrma. Buyurun.
Al canım. Bunu da vazoya koyarsın.
Onlar da ne öyle?
Ben sipariş ettim.
Bak ne güzel durdu.
İrma. Bu makaronları şu iki katlıya yerleştir.
Tabii efendim.
Ay anneciğim çok zevklisin.
Ay bugün gelin enerjisiyle uyandım.
Hissediyorum. Bugün çok bomba şeyler olacak.
Ay anneanneciğim abartmadık değil mi? Yok canım. Niye abartalım? Bize yakışanı
yapıyorum. Anlayan anlar, anlamayan anlamaz tabii.
Herkeste rafine bir zevk olacak değil ya. Doğru söylüyorsun kraliçeciğim.
Sizin bugün kahve randevunuz var.
Evet anne geç kalıyoruz ya.
Ya ben bir gıdıyla sarım verirdim. Boşu boşuna para vermeseydik. Anne ya anne
ya. Ah ah.
Beste geldi.
Besti mi? Hirmah kapıyı aç.
Hemen efendim.
Teyze niye çağırdın ki besteyi son imtihanım o mu?
Canım benim.
Beste son dakika organizasyonda bize yardım edecek.
Bilab eder.
Ne canım.
Tiraja Hanım'cım, Sitari Hanım'cım, Derin'cim.
Şey ben bu tonlarda düşündüm masa çiçeğini ama ne dersiniz? Öyle mi? Şey
ben hani sarıda güzel durmuştu lilyum da. Hadi Tiraja hadi.
Hadi. Tamam tamam hadi ikisini bir miksini yaparım ben.
Yani bilemedim.
Tamam.
Alayım. Buyurun ağız.
Mehmet Aydınoğlu mu? Ne?
Ne? Ne?
Bu gerçek mi? Gerçek mi? Evet gerçek tabii ki. Niye yalan olsun?
İnanamıyorum sana.
Peki bir şey söyleyeceğim. Şimdi sizin elitle aynı aileye gelin olmanıza
şaşıran tek kişi ben miyim şu an? Sus.
Bu evde şu an bunu kimse bilmiyor.
Anneannemlere söylemedin değil mi? Ne demek kimse bilmiyor? Bu
gizleyebileceğim bir şey değil. Farkında mısın? Bak bu seviyede bir ketonluk
olamaz böyle bir şey.
Söylemedim ama. Kimse bir şey bilmiyor. Merak etme.
Ben iş biraz ciddileşsin, bir şekilde söyleyeceğim onlara.
Elit'e anlat.
Bana Elit'i anlat. Ne yaptınız? Elit'in nesini anlatayım? Gıcığın tiki. Gıcık
biri. Gıcık değil mi? Ama şu anda anlatamam.
Bu evde herkesin kulağı yerde.
Tamam. Sonra konuşuruz.
Firaje bu saç basını iyi akıl ettin.
Kendimi çok relaks hissediyorum.
Evet biraz böyle ufak keyiflere ihtiyacımız vardı.
Her şey üst üste geldi.
Bir de üstüne oğlun geldi.
Benim çok ihtiyacım vardı.
Fatih'e söyle fön parası almasın.
Bakıma dahil etsin.
Anneciğim Fatih seni bilmiyor mu? Peki.
Merhabalar hoş geldiniz. Buyurun.
Hoş bulduk. Randevumuz vardı.
Hatun Aydınoğlu.
Candan Aydınoğlu.
Tamam, sizi birazcık bekleteceğim.
Pardon, sen çayınızdan da alabilir miyiz lütfen?
Tabii ki efendim.
Neresi?
Efendim buyurun, sizleri böyle alabilirim.
Aa, anne bak köfte yine getirmiş.
Ay ama ne güzel izin vermelerin. Ne hoş.
Ay maşallah sana. Ay maşallah.
Aman yaradanım ne de güzel yaratmış. Ay maşallah Allah korusun.
Hepinizi korusun Allah'ım canım benim. İyi günler.
Köpeği de pön çektirecekler herhalde.
Yavaş yavaş.
Ay.
Ay aman.
Bu ceketi alacak kimse yok mu?
Aman. Ay ay.
Anne iyi misin?
Kramp girdi kramp girdi.
Kim bu konuşanlar?
Tanıyor musun?
Bilmem. Bizim muhitin insanları değil.
Ay bu da yaktı. Vallahi yaktı.
Eskiden kuaförlerde herkes birbirini tanırdı.
Şimdi giren çıkan belli değil. Delişin.
Elif Hanım geldiler.
Hani çok heyecanlı.
Kutaygillerle Aydınoğulları birazdan birbirine düşecek. Bana şaşıracağım
şeyler söyle.
Ya kuaföre gidebileceklerini akıl edebildiğine hala inanamıyorum anne.
Kutaygillerin atacağı adımı onlardan önce bilirim ben.
Birini iyi tanımadan düşman olursan sen kaybedersin.
Baştan beni dinleseydin çoktan evlenmiştin.
Can Dağ'ım bizimle ne zaman ilgilenecekler acaba bir sorsak mı?
Ay ne bileyim anne yani bir de üstüne üstlük randevumuz da var.
Hayır madem randevu veriyorsun bekletmem. Bekletiyorsun o zaman çay
kahve ikrami biz su bile vermediler anne. Kızım tamam.
Bakar mısın kardeşim?
Yavrum yavaş yavaş. Yani eskiden bir esnaflık ruhu vardı müşteriye öyle
davranılırdı. Şimdi güler yüz kalmamış, samimiyet kalmamış sen benim saçımı
yapsan ne olur yapmasan ne olur. Ben vazgeçtim yaptırmayacağım sen yaptır. Ay
ben de mi yaptırmasam?
Herkes bir gudubet gibi.
Yavaş. Ama yani gördüğümü söylüyorum anne.
Sen tutturdun ille de bu kuaföre gelelim diye.
Yıllardır gittiğimiz kuaföre bu sabah niyeyse beğenmeyesin tuttu. Canım kırk
yılın başı farklı bir yere gelelim derim ben de. Tamam tamam ben gidip bakacağım.
Bizi daha fazla bekleteceklerse başka yere gidelim geç kalacağız.
Sen bir bakma.
Ya müşteriler bile suratsız.
Anne duydun mu? Kadın resmen bize suratsız dedi.
Bırak tirajı.
Muhatap olma.
Ay haklısın. Zaten bugün Mars Plüton'la kare açı yapıyor.
Herkes kavga etmeye hazır.
Zaten maşallah kadının pantolonu da galaksi gibi. Yıldızlar Savaşı var
orada.
Can bakar mısın? Ben saçıma sarı attıracağım da. Ya böyle çiğ bir sarı
olsa istemiyorum. Teyze gibi durmasın yani. Daha böyle zengin bir renk olsun.
Aaa! Ama siz artık çok oldunuz.
Benim saçımı ima ederek böyle konuşamazsınız.
Ama ne yapayım yani yüz yaşımda gibi hiç beğenmedim yani. Daha zengin bir ton yok
mu yani?
Bakın sakinliğimi korumaya çalışıyorum. Korumazsan ne olur? Sen söyle bakayım
benim saçıma mı yakışırsın? Çok mu beğendin saçımı? Benim saçıma mı
yakışırsın? Sen söyle bakayım.
Ama benim neden bu kadar kabak kabak konuşuyorsunuz? Nasıl böyle
kabalaşabiliyorsunuz? Hiç anlamadım.
Mesela annem yaşındasınız diyeceğim ama annem genç. O yüzden. Ne oluyor
kızım? Hayır sorma. Allahlarım ben bozulurlar. Ben kalmak istemiyorum. Ya
bu kadın demin bas bas bağırıyordu.
Anne ben sana söyleyeyim. Bu normal değil.
Değil normal. Deli bu. Yok yok. Bu normal değil. Kızım anlatsana ne oluyor?
...sacma sarı attıracak. Evet.
Mutlu ol benim için birazcık azıcık kalabilir. Azıcık koyarsın sen.
Olabiliyor muydur? Ben ne horlamadıklarını... ...ne
aşağılamadıklarını kaldırdım.
Ay bir de yalancı.
Aaa. Ama siz benim kızıma yalancı diyemezsiniz. Tamam huyları vardır ama
yalancı. Yalancı diyemezsiniz benim kızıma. Siz kimseyi hor göremezsiniz
de... ...aşağılayamazsınız da buna hakkınız yok. Ne oluyor?
Anlatır mısınız? Ne oluyor burada?
Hanımefendiler.
Sorun nedir? Bilmiyorum ki ben.
Anlasam ne olduğunu ben de anlamadım ki sorun ne?
Fatih Beyciğim bakın bu hanımlar buraya resmen olay çıkarmak için gelmişler.
Aman Fatih Bey mi?
Fatih Bey memnun ol.
Biz memnun oldum efendim.
Biz olay yaratmaya sorun mu çıkarıyoruz biz? Öyle bir şeye gelmedik efendim. Ne
münasebet. Hayır ama olmaz böyle.
Birazcık müşterilerinize dikkat edin. Birazcık ayırın yani.
Seviye aşağılarda.
Yani kapıda artık bir eleme mi yaparsınız? Ne yaparsınız? Bu seviyeyi
düzeltin lütfen.
Neyi eliyor?
Neyi? Kimi eliyor? Hangi insanı eliyorsunuz?
Aynen ama beni böyle aşağıda böyle uğurladılar işte.
Gördün mü İngiliz?
Ne o öyle bir ağlıyorsunuz bir bağırıyorsunuz. Kızım az bile söylemiş.
Rica ediyorum yaşınıza hürmeten hiçbir şey söylemedim. Yaşlı başlı kadınsınız.
Lütfen durduğunuz yeri bilin.
Ben duracağım yeri bilirim. Ama siz artık burada duramazsınız. Dışarı.
...koca bir ömür... ...boşa yaşamışsınız.
Hepimizin duracağı yer belli hanımefendi. Son durak. Beş metre bez
parçası. Bir gözünüz toprağa bakıyor. Yazıktır be. Yazıktır. İnsan
olamamışsın. Anne.
Yürü. Yürü.
Dışarıdan bakan da insan zanneder. İnsanlıkla uzaktan yakından...
...birbirinizle alakanız yok. Yazıklar olsun.
Ya İrma ya nerede kaldılar?
Geldiler bile. Çok şükür.
Nerede kaldınız?
Ay sorma. Kuaförde başımıza neler geldi. Ya ne yaşadık biz öyle?
Biz öyle.
Hayatımda hiç böyle bir seviyesizlik yaşamadım.
Ne oldu?
Böyle bir günde niye böyle enerjilere bulaştınız?
Anlatırız sonra. Boş ver şimdi.
İrma hazırlıklar tamam mı? Her şey tamam efendim.
Adem sen git oğlum biz Mehmet'le döneriz.
Ay tut tut tut.
Ay sorma ya neler yaşadık. Hani biz neler yaşadık Allah aşkına ne yaşadık.
Neydi o çıyanlar? Bir daha o semtten asla geçmeyelim ama. E bilmediğimiz yere
gidersek böyle olur candan.
Saçma falan da çektiremedim ya ben. Füsun çektirecektim ya.
Tamam sakin olur bir daha gitmezsiniz olur bize. Aman gider miyim oğlum uzak
olsunlar. Amin amin uzak olsunlar yani böyle bir şey olan. Ben böyle egolu
tipler görmedim ya sana nasıl baktıklarını gördün mü böyle yukarıdan
böyle falan diye yaptılar. Kız görmedim aa ölüm.
Hanımlar bana Derin'e ve ailesine odaklanabilir miyiz? Haklısın oğlum.
Bugün benim en mutlu günüm.
Lerimden biri diyecektin herhalde yani.
Ya büyük oğlum var.
Buyurun.
Bu ev tahta.
Anacığım deniz havasını çok sever.
Tamam tamam hadi.
Sırıtma. Anne rahat bırak kızı heyecanlandı.
Hoş geldiniz.
Yine mi siz?
Yok artık.
Asıl yine mi siz?
Ay biz yanlış eve mi geldik?
Yok doğru eve geldiniz. Hoş geldiniz Hatun teyzeciğim.
Ailesi biziz.
Ailesi bunlarmış. Hani ben sana söyledim inanmadın. Yenge ne oluyor ya?
Kuaförde beni horlayanlar bunlar bu ikisi.
Teyze horladınız mı?
Ay delireceğim. Bak hala yalan söylüyor.
Ya asıl bize sataşan kendisi.
Aynen öyle.
Ben yengem adına sizden özür dilerim. Oğlum sen niye özür diliyorsun? Yengene
iftira atan onlar.
O zaman ben özür dilerim. Teyzem adına. Sen ailemize inanmak yerine onlara mı
inanıyorsun? Hoş geldiniz. Buyurun lütfen.
Hiç buyurmayalım.
Anne. Oğlum lütfen. Hiç buyurmayalım. Bu aileyle olmaz.
Asıl biz olmaz diyoruz.
Anneanne.
Biz önce söyledik bir kere.
Bize gelin çok.
Bize de damat çok.
Onu duyduk.
Aa yeter ama.
Hadsiz. Sen kime hadsiz diyorsun? Hadsiz senin anandı.
Terbiyesiz.
Ne dedin sen?
Ne dedin sen? Bana saygılı ol.
Yenge ne yapıyorsun?
Yenge ne yapıyorsun?
Mehmet bir şey yap şu kavgayı durdur.
Yenge tamam.
Yenge tamam.
Dur ne yapıyorsunuz? Yenge bırak.
Yenge dur ne yapıyorsun?
Kızım önce sen bırakırsan o bırakacak.
Kimse benim anneme laf edemez. Ama yok annenize laf etmedik. Sinirden ağzından
öyle çıktı.
Hayır bana söyledi bana söyledi.
Çok özür dilerim hanımlar. Şu an birden ona kaç sinirlisiniz.
Küçük bir nefes egzersizi önerebilirim. Bana bak şimdi sinirimi senden çıkarır
mı? Aa yeter Raje. Etrafa rezil oluyoruz. Ayıptır yahu. Ben yengem adına
tekrardan özür dilerim. Oğlum sen niye girip girip özür diliyorsun?
Anneciğim ne yapayım peki şu an? Ne yapabilirim yani? Tamam o zaman biz
gidiyoruz. Herkes bir sakinleşsin.
Tamam. Siz gidin sakinleşin yine gelin. Değil mi anneanne?
Hiç sanmam. Biz zaten istenmediğimiz yere gelmeyiz.
Gelmeyiz. Siz yine de büyük konuşmayın.
Tamam biz bir gidelim. Anne.
Hadi anne hadi.
İçeri. İçeri. Oğlum ne yapıyorsun sen? Neyi ne yapıyorum anne? Oğlum ne yaptın?
Niye veriyorsun çiçeği yavrum?
Çiçeği veriyorum anne. Ver bunu ver.
Bunu da verecektin değil mi? Neyi verecektim anne? Oğlum niye? Hanım köylü
müsün sen? Hanım köylü ne alakası var? Saygıdan dolayı mı? Oğlum neyin saygısı?
Onların bize yaptığı saygısızlığı aklından almıyor mu? Hanım köylü müsün?
Yengem saldırdı kadına saldırdı. Oğlum sen bana nasıl aşağıya horladıklarını
sen mi görseydin? Sen niye çiçeği veriyorsun?
Sen beni nasıl zorladın anne? Tamam sen git. Git onların oğlu. Git onların oğlu
ol. Ya anne.
Anne gel.
Kabus.
Kabus.
Sitara. Şöyle. Bana anlatmadığınız bir şey kalmadı değil mi eminsiniz?
Evet. Evet.
Ya Derin kaçıncı kere soruyorsun?
Ya yengesi durup dururken olay yarattı diyorum.
Deli mi ne?
Bu olay çok saçma ya. Nasıl böyle bir şey olur?
Kör bahtım kara taliyim.
İptal de be kızım.
İptal. Ay Sitar Hanım bu doğru ölçmüyor ama bence tansiyonunuz çok yüksek şu an.
Biliyorum biliyorum. Onların sayelerinde.
Ay Irma dünyanın şeyini yapmışsın. Bunların hepsini deyip frize koyun ziyan
olmasın. Dil altınız.
Ay nefes alamıyorum.
Anneanneciğim sakin ol ben bunların hepsini yerim. Gelmeyin. Gelmeyin.
Anneanne. Anne.
Annem. Anneanne.
Anneanne. Zengin annem.
Annem.
Anneanne.
Anneanne yani.
Ya sen bu yaşa gelene kadar hiç kimseyle tartışmamışsın. Koskoca İstanbul'da
kavga edecek dünürün olacak aileyi mi buldun? Demek bugüne kadar böyle çirkef
birilerine denk düşmemişim. Anne nereden denk düşeceksin ha? Bizim çevremizde
böyle insanlar yok ki. Bizim cemiyette en fazla birbirimizin arkasından
dedikodu yapar. Sonra da davetlerde yan yana poz veririz.
Diplomasi.
Halbuki... Samimi bir kavga sahte bir gülümsemeden daha değerlidir.
Bence. Ya anlamadım ama galiba dayım benimle aynı fikirde. Sen dayına ne
bakıyorsun? O ne anlar aileden sülaleden? Lütfen beni geçmişimle
yargılamayın. Yengesine avam dedin diye kıyameti kopardım. Az bile söylemişsin.
Kibarlık etmişsin.
O kadından sana elti falan olmaz. Bu kadar.
Annesini sevmiştim ben aslında.
Hiç de bize göre birileri değil.
Dünürümüz olamazlar.
Zinhar. Evet.
Asla. Ya sen niye iki günlük bu adama bu kadar tutuldun?
Mehmet olmaz.
Ahmet olur.
Ya...
Sana eş mi yok? Bu aileden olmaz.
Bu aileyle birlikte olunmaz. Bu ailenin içine karışılmaz. Son sözüm bu.
Hiç mi olmaz anneanne? Bir daha düşün sen.
Olmaz. Konu kapandı.
Beni ezip geçmek istiyorsan o ayrı bir şey tabii.
Çekil.
Ailesiyle tanışacağımız gün aynı kuaförde denk gelip tartışmak ne demek
yani? Kafayı yiyeceğim. Al benden de o kadar. Kimin gözü kaldı da başımıza
bunlar geldi anlamadım ki. Ben size söyleyeyim.
Biz Allah'ın sevgili kullarıymışız ki daha ilk günden nasıl insanlar
olduklarını gösterdi bize Allah'ım şükürler olsun.
Çok şükür çok şükür. Ben derini sevmiştim ama ailesi evlerden ırak. Aman
yok o kız bu aileden nasıl çıkmış? Hayır öncesinde tartıştınız madem öyle
buluştuğunuzda ya talihsiz bir olay yaşandı deyip böyle tatlıya
bağlasaydınız. Tabii yengem kadına çullanmasaydı. Ne?
Sen o aç çay kağıdı bana ne dediğini duymadın herhalde anne.
Tabii oğlum tabii. Keşke biz de senin gibi özür dileseydik. Anne ben onu mu
diyorum? Ne diyorsun?
Ya kapının önünde öyle seviyesizce tartışmak üstelik kavga etmek ne demek?
Yani hiç yakıştı mı bize?
Üstelik kız arkadaşımın ailesi sonuçta.
Aşk olsun Mehmet. Yani anneme karşı onlardan taraf olman hiç olmadan hiç
yakışmazdı sana.
Ne taraf? Tamam ben konuşmuyorum. Saçma öfkeniz geçene kadar da susuyorum
konuşmuyorum. Ben de konuşmuyorum. Susuyorum. Ben de.
Sen doğur, büyüt... ...gözünden sakın saçını süpürge et, gitsin dünyanın bir
ucunda yaşasın... ...sonra da gelsin, el alemden taraf olsun.
Anneciğim tamam, sen şey yapma, üzülme, sinirlenme. Kızım şey yapmıyorum, bir
şey yaptığım yok. Ben gocundum.
Gocundum, benim kalbim gocundu.
Adoslar.
Adoslar, gelin.
Gelin Adoslar, ağlayın.
Ağlayın, ağlayın.
O zaman dördüncü konseptimize geçiyorum.
Bunu çok seveceğinizi düşünüyorum Feryal Hanım. Şöyle ki bu timeless
elegans. Nasıl?
Kırık beyaz fil dişi tonları düşünüyorum.
Beyaz orkideler, kristal şamdanlar, dev mumlar ama dev mumlar düşünüyorum.
Ve tabii ki canlı triyo.
Yok.
Çok sıkıcı bence.
Çok haklısınız.
Eli avuca gelir bir şeyler bulmuşsunuz.
En azından bu konsepte vize gerekmiyor diyelim.
Ben English Garden konseptinde ısrar ediyorum.
Buldum. Neyi buldun?
Anne her şeye sen karar verdin zaten.
Çünkü senin için en güzelini istiyorum.
Ama görüyorum ki bu da hata. Tamam.
Sen nasıl istiyorsan öyle olsun. Sen daha iyi bilirsin.
Buyurun. Beni de karıştırmayın.
Ablacığım.
Mesneciğim istiyorsan biz şöyle bir rıhtım açalım.
Tamam.
Şöyle.
Şöyle.
Bakalım şöyle.
Ne yapıyorsun sen be?
Yine giderse ne yapacağız o zaman?
Doğru. Kalk kalk.
Anneciğim. Allah'ım yarabbim. Bir şey içer misiniz?
Benim gülüm ne güzel bu cincikli bardakları. Nereden buluyorsun sen
böyle? Al bakalım.
Annem özlemişim vallahi kahveni. Yaptık işte ne yapalım. Allah.
Kızım bu ne ya?
Bu ne dağınıklık ay büke.
Kurban olayım bak. Birazcık evi topla. Nereye elim açsam bir eşyan geliyor
elime ya.
Öf.
Alıştığınız rahata tabii. Bu ne kızım ya? Bu ne ya? Bunu nelerine takacaksın
acaba?
Ay anne başlama yine ya. Her şeye nasıl yetişebilirim?
Tabii canım.
Kızım sen küçücük evi temizleyemiyorsun. Çoluk çocuğa nasıl karışacaksın? Bir de
evlenmek istiyor. Neyine evleneceksin sen acaba?
Çalışanlarım yapacak tabii ki de anne.
Ha tabii canım.
Ben sizi hizmetçilerle büyüttüm.
Ay teyzemi de öyle büyütmemişsin. Ama bak Aydın oğlanın gelini oldu. Olduysa
ben haydi haydi olurum.
Halbuki bak hayal dünyasında yaşıyorsun kızım bak.
Tren kaçtı. İkisi birden gitti.
Tamam mı? Aklını başına topla. Anne.
Allah büyük.
Yüzüme bak. Allah büyük anne.
Allah'ım yarabbim. Allah.
Tövbe estağfurullah.
Ne oldu kızım?
Teyzesinin gülü. Gözümüz aydın. Benim hemen çıkmam gerekiyor.
Ne mesajı geldi kız? Niye çıkmıyorsun sen? Nereye gidiyorsun Aybüke?
Bana bak.
Kızım nereye gittiğini söyle. Haber vereceğim teyzemle. Acil buluşmam gerek.
Ne acili kızım? Teyzen... Ay anne burası operasyon başlıyor. Yürü.
Operasyon ne? Operasyon ne diyorsun kızım sen ya?
Allah Allah.
Yok.
Yok böyle olmaz.
Ben bu Candan'a güvenmekle hiç iyi yapmadım.
Adana'ya götürmem lazım.
Hatun anne ne oldu? Niye erken geldiniz?
Kovulduk kapıdan.
Abartma yenge. Ufak bir tartışma sadece adamı kadar.
Çok ufak. Bak halimize.
Annem arka koltuktan baklavayla çikolatayı alır mısın eğer inmezsin.
Sana zahmet. Tamam yenge. Niye böyle oldu şimdi ya?
Anne daha yanındayken ne kadar süre devam ettireceksin benimle konuşmamayı?
Anladım.
Niye bu kadar erken döndünüz?
Nasıl geçti dünürlerle?
Sence?
Ablam sana ne oldu?
Boşuna yorma kendini Sevgili Ablacığım. Ben varken konuşmuyor kendisi.
Gel annem gel.
Kavga etmişler.
Ablacığım. Ablacığım.
Bana herkesi gelip kolonya getirin. Anne niye erken geldiniz yoksa hiç gitmediniz
mi? Vallahi kavgadan kovulduk. Ne oluyor be?
Neler olmadı ki Murat?
Ağabey.
Ne diyorsun? Annem kavga mı etti?
Ne olacak işte yine ya? Yengem vardı onu düşün.
Ha tam yengem kavga etti yani.
Nasıl aynı kuaföre denk geldiler de kavga etti ya? Bir anlasam zaten onu
Murat. Yani koskoca İstanbul'da aynı anda aynı kuaförde buluşmuş olmaları
inanılacak gibi değil.
Yani tamam.
Denk geldiler aynı kuaförde. Yengem performansını da tahmin edebiliyorum.
Sonra sonra nasıl? Takviyeme bakamadığımız için.
Tatlıya bağlanmadı çünkü yani yengem teyzesine Hatsiz senin anandır falan
dedi ve saldırdı. Abi ne diyorsun ya?
Ya.
Of.
Recan abla.
Elti elti. Artık bana altın madalyamı verirsin. Altın Oscar ödülümü verirsin.
Onu bilmem.
Ama olanları görecektin.
Asabımı bozdular. Zaten gücü.
Yani nasıl kıyameti kopardıysam.
Yani ortalık elli altı oldu. Öyle söyleyeyim sana.
Bir de o Ayşe Çekiya yok mu? Hani teyzesi yok mu?
Nasıl bir malumat ettiysen ben sana söyleyeyim. Bizi zor ayırdılar.
Ne diyorsun Candan abla?
İnanmıyorum o derece.
Sevindin değil mi? Bak bana nasıl neşelendi.
Bak ben sana söyleyeyim. İki cihan bir araya gelse artık annem onlarla asla ve
asla bir araya gelmez. Asla görüşmez ben sana söyleyeyim. Vallahi bize helal
olsun.
Canım ama çok sevindim.
Sevinirsin tabii kurtulduk.
Hadi canım benim ben seni arayacağım tamam mı?
Hadi öpüyorum seni. Hadi bay bay. Bay bay canım.
Sevinirsin tabii. Sen şimdiler aklına.
Sen dua et, sen benim kontrolümdesin. Yoksa var ya... Ben seni var ya,
ben seni... Ağzını, ağzını ellerimi alamaz göreceğim.
Aman.
Senin gibi yapacağım şimdi.
Jelibonu koklayıp elma yiyecektim değil mi? Elmalı jelibon mu oluyordu?
Senin hayatlarında gerçekten değişik bir harmoni var.
Aynıdayız. Çok özel bir ruh.
Ne harmonisi ya? Saçmalıyorum görmüyor musun?
Tam istediğim düzgün, yakışıklı, tatlı birini buldum. Ve evlenebilebilirdim.
Ayrılmak zorundayız şimdi.
Hay Allah'ım. Nasıl bir şey bu ya?
Yani Mehmet'le boşuna karşılaşmış olamazsın. Bak bundan bir ders
çıkarmalısın. Ondan ayrılamazsın. Ya Mehmet'e yazık değil mi? O çok özel bir
ruh.
Canım Mehmet'im o kadar tatlı ki bütün o kavgalar olurken hiç kendini bozmadı.
Prens gibiydi.
Zaten onu öyle görünce ben de yere yığılmadım. Yoksa düşüp bayılırdım.
Arayacağım ben onu.
Canım Mehmet'im.
Canım Mehmet'im açmıyor.
Ayrıldık mı biz?
Ayrıldık belki de.
Ayrıldık. Bir dur kızım arar dur.
Yok yok.
Ayrıldık demek ki ama o kadar kibar ki tabii yüzüme söyleyemiyor o yüzden ben
anlayayım istiyor.
Aldık mı biz mesajı?
Ayrıldık mı bitti mi yani? Mesaj bu mu? Ne diyorsun dayı bir yorum yap.
Kızım benim yorumlarımı anlamıyorsun ki sen.
Ayrıldık mı acaba?
Ay inanmıyorum ya dur bir daha arayacağım.
Ne kadar çabuk mu yani ne olursa olsun bir hukukumuz var yani günlerimiz
aylarımız geçmese de saatlerimiz geçti yani sen yüzüme söylemez mi?
Açmıyor.
Ne güzel ya ne güzel. Açmıyor açmıyor diyorum nesi güzel.
Güzel olan şey aşk.
Anne. Aydınoğulları ile Kutaygiller birbirine girmişler.
Şaşıracağım haberler bekliyorum artık senden. Anne birbirine girmişler zor
ayırmışlar. Eltin tirajeyi baya bir hırpalamış.
Ay şaka. İşte buna şaşırdım. Elçin düşündüğümden de cabbarmış. Oh be keyfin
birden yerine geldi.
Sitarenin o halini görmek isterdim.
Ben de tirajenin.
Tirajen olmuş mu? Dayı hala mı ya?
Hayır be kızım. Meraktan soruyorum. Bir şey olduğundan değil. Damat tarafıyla
birbirlerine girmişler. Biz bunu nasıl oldu kaçırdık?
Yani dayı. Derin'le Mehmet.
Kesin ayrıldılar. Her kavga eden ayrılmaz.
Bazen de daha çok bağlanır.
Önemli olan Mehmet'in ne yapacağı.
Anladığım kadarıyla ailesine düşkün bir çocuk.
Bu derece kavga ettilerse ailesini karşısına alamaz.
Böylelikle de hayatının hatasını yapar.
Dayı sen hangi taraftasın ya ben anlayamadım.
Bizi seçmekle hayatının hatasını yaptın. Öyle mi Ünver?
Hayır ablacığım.
Lafın gelişi söylüyorum. Sen biliyorsun benim kalbimi.
Bana hiç öyle gelmedi.
Neyse.
Evet. Bunu da halletmiş olduk.
Birazdan geliyoruz. İlk resmi adım atmaya.
Birazdan Murat beni almaya gelecek.
Birlikte yüzük bakmaya gideceğiz.
Hadi bakalım.
Gelmişken biz de tanışalım şu çocukla ya. Merak ediyorum valla.
Olur. Sen de aile reisin moduna tam girdin.
Bence de tanışın çok iyi olur. Ben de Murat'la birazcık sohbet etmek
istiyordum zaten.
Bugüne kadar arada samimiyet olmadığı için çok yüzgez olmak istemedim.
Ama istemeye şurada ne kaldı?
Anneciğim böyle sen sorularınla Murat'ı bunaltmazsın değil mi?
Niye bunaltayım canım?
Damadımı biraz yakından tanımak hakkım değil mi?
Ben şimdiden gerildim.
Oğlum.
Annem. Nasılsın? İyi misin?
Bak ilacını getireyim. Tamam mı?
Anne.
Müjdeyi diyorum. Verelim mi ablama?
Verelim mi?
Müjde'ye ne diyorsun anne?
Boğulayım mı istiyorsun kızım? Ne istiyorsun?
Su içerken soru soruyorsun.
Ne müjdesi?
Ya şimdi derinden kurtulduk. Yani kurtuldu der ya. Şimdi artık Mehmet
herhalde bundan sonra daha devam etmeyecek. Derin gitti artık derine.
Ölenle ölünmez ki anne değil mi?
Candan kalbini kıracağım ha.
Oğlan yok diyor. İstemiyorum diyor. Zorla mı?
Tamam sinirlenme. Ben senin için söylüyorum.
Ben sadece senin için. Sen önce bak Murat'ın istemesi biter.
Mehmet gider Amerika'ya.
Sen şimdi onun en son gittiğinde üç ay boyunca... ...aha bu koltuktan Mehmet,
Mehmet'im, Mehmet'im diye ağladın mı ağlamadın mı? Ben onun için söylüyorum
sana. Onu hatırla diye yani.
Allah korusun. Olmasın tabii öyle bir şey.
Olmasın tabii. Allah korusun. Sinirlenme deyip sinirlendiriyorsun canından.
Üzülme deyip üzüleceğim şeyler söylüyorsun.
Dur annem, sen geldin gerçekten. Dur bir dakika, sana bir masaj yapayım.
Konuştular maşallah.
Kayış gibi olmuş. Emredin.
Ver sana, ver sana.
Gevşeteyim şimdi.
Bacakları. Çık. Üstüne çık.
Çekildi, çekildi. Bütün damarlarım çekildi. Kızım, üstüne çık. Çıkayım mı?
Ama annem, sen benim çocuğum.
Emin misin? Evet.
Bana kıyamam ha, bacaktan. Kırılma. Yavrum bir candan.
Biraz kiralmışım, olmayacak olsun yani. Sus yavrum, sus. Hadi. Hadi. Ten
bacağını yapsana.
Candan konuşmadan yavrum, hadi. Anne.
Tatsız olmuş be.
Ne yapsak?
Yani annemi bir şekilde inandırırım, ikna ederim de... ...derim ona, biz
giderkenki bakışını unutalım, çok şaşkındı. Yani çok şok olmuş
vaziyetteydi. Bir de yani böyle... ...herkese göstermiyor ama içinde bir
çocuk tutmasak mı?
Şımarık mı birazcık? Yok öyle değil de yani... ...düşünsene yani... ...İstanbul
gibi bir yerde, koskoca İstanbul'da... ...ağzında gümüş kaşıkla doğmuşsun,
anasız babasız ama hiç kirlenmemişsin. Yok zaten yengem... ...simke laf yok,
prenses. Sessiz, sakin, asil.
Evet ama böyle benimle konuşurken bıcır bıcır... ...böyle gözleri parıldıyor.
Tabii şey de var, böyle en ufak bir şeyde hemen kaçacakmış gibi de bir
ürkekliği var.
Daha istemez beni artık.
Yok sen mi sanki kavga ettin ailesiyle? E oğlum yani ailecek manyak olduğumuzu
düşünüp uzamak isteyebilirsin. Gayet haklı.
Al bak.
Böyle kendi kendine yiyeceğine konuşsana arasana. İstiyorum aramayı ama şimdi
ailesinin yanındadır diye çekiniyorum. Yani üzücü ama.
Bakan ne olacak ki?
Doğru söylüyorsun aslında. Aramak gerekiyor.
Ara.
Benim kalkmam lazım.
Elif bekliyor. Yüzük alacağız.
Tamam tamam. Ben kalkıyorum.
Görüşürüz.
Konuşuruz. Hadi konuşuruz. Tamam mı?
Benim telefonum. Ya Mehmet bu arabada kalmış. Ben de diyorum sabahtan beri
nereden geliyor bu ses.
Adem hazır gibi yetiştim. Ben de telefonumu arıyorum.
Teşekkürler. Rica ederim. Sağ olasın.
Aramış. Ay böyle uzun uzun konuşurduk. Ben anlattıkça o dinlerdi.
Hiç de sıkılmıyordu biliyor musun?
Aa dinleyen erkek bak nadir rastlanır.
Şey şimdi bak daha önce yaşamadığın hisler de 24.
maddeye gelmiştir.
Kızım bu hayat geçerken sen neredeydin? Yani sana nasıl hiç böyle davranılmamış?
Bir daha kimse bana öyle gülümseyemeyecek.
Mehmet gibi yani.
Arıyor. Arıyor.
Allah'ım sana şükürler olsun. Nefesim çıkardı hadi.
Ama bir dakika. Ya bitti demek için arıyorsa?
Ben en iyisi açmayayım bunu da duymayayım.
Açmıyorum.
Ayrılmak için mi arıyor sence? Bir şey mi diyecekti sence? Açayım mı? Açmayayım
mı?
Açmıyorum. Biz ararken neredeydin Mehmet Bey?
Elinin köründeydi Mehmet Bey.
Süsü tutun ama aç şunu beni delirtme.
Alo? Alo Derin aramışsın şimdi gördüm kusura bakma telefon arabada kalmış.
Nasılsın? Aslında daha nasıl olduğumu idrak edemedim. Sen nasılsın?
Yani ben de iyi değilim.
Aklım da sende. Benim de aklım sende.
Annen çok kızgın mı?
Konuşmuyor benimle.
Seninkiler? Teyzemleri daha göremedim çünkü ben hiç odamdan çıkmadım.
Yok böyle olmayacak. Benim seni görmem gerekiyor. Yarım saate alayım mı seni?
Beni alma.
İptal de. İptal.
Uzun vadede al beni o anlamda demedim de şimdi evden alma.
Ya ben gelirim. Sen söyle nereye geleyim? Tamam nerede rahat edersin?
Ne bileyim sessiz sakin bir yer olur.
Var bildiğin bir yer konumuna atıyorum birazdan. Tamam tamam.
Geleceğim ben.
Görüşürüz.
Canım benim ya. Bak beni görmeden yapamadı. Beni görmek istiyor.
Ama ben nasıl çıkacağım bu evden?
Ya işte benim damadım olgunlaşmış. Anlıyor musun?
Aydınlanmışmış. Damadım ya damadım.
Yalnız sana bir şey söyleyeceğim. Hemen damadım falan diyorsun da. Ya nazar
değerse? Bence bu ipeklilerin gözü kalıyor. Onlar yüzünden bozulacakmış.
İptal de. İptal de. Korunuyorum de. De kızım.
İptal. Korunuyorum ben. Bana nazar değmez.
Yalnız benim evden çıkmam lazım. Şimdi teyzemler benim gitmemi istemez. Ne
yapacağım? Nasıl gizli çıkacağım?
Benim bir fikrim var.
Allah kabul etsin ablacığım.
Şengül bu lokmalar nereden çıktı?
Ben döktürdüm anneciğim.
Neden diyeceksin?
Çünkü... Allah'ım bizi öyle büyük bir şeyden korudu ki ama ben demiştim.
Herkes de şahidimdi. En şahidim de sendin. Çok şükür ya Rabbim sana senin
gözlerinle gerçeği gösterdim.
Derin ablam hiç öyle birine benzemiyordu.
Ailesi ne kadar farklı olabilir ki?
Anne yoksa sen mi kışkırttın insanları ya?
Yani illa şu ergenliğin hakkını vereceksin anneyi harcayacaksın ha?
Allah Allah.
İnanmıyorsan babaannene sor.
Al şuradan bir tane lokma.
Hadi ödevim ödevim vardır senin.
Hadi canım benim hadi kızım.
Hadi.
Amcan kızın ailesinden özür diledi yavrum.
Özür dildi.
Üzülme babaanne olsun üzülme.
Nasıl üzülmeyeyim kızım?
Amcan orada.
Özür dilerim dedi.
Bak buluttan böyle bir şimşek çöktü. Benim kalbim...
Yavrum
ben neye uğradığını şaşırdım.
Amcanama üzüleyim, kendime de üzüleyim.
Sağ ol çocuğum.
Babaannesini de düşün.
Afiyet olsun babancığım.
Sağ ol.
Amcan beni öldürdü bitirdi.
Çok üzgünüm yavrum.
Aybüke'yi çağırmadın inşallah ha?
Yok ya.
Aybüke'yi çağırmadım. Ya sen öyle dedikten sonra... Yani kendi kendine
geldiğinde de ona bir şey diyemem Harun. Ha ben de bir şey diyemem. Onu Mehmet'e
karşılaştırma. Valla ne yapıyorsan yap.
Sağ ol çocuğum, sağ ol.
Allah razı olsun çocuğum.
Nasıl kılayım?
Ay bir gel, destur.
Hiç gelmedim, hemen eve git. Tamam mı? Hadi.
Anne ben çıkıyorum, geç gelirim. Yemeğe bekleme olur mu?
Bay bay.
Teyze, Aybüke çabukken ayrıldılar dedi. Ne oluyor şu anda?
Koş Mehmet geliyor, saklanacağız.
Ya hedefi görmeden nereye saklanacağız?
Kesin o Mehmet o yapışıkla buluşacak, sakla.
Bunlar ayrılıyor anlamış, anlamış olabilirim. Görmüyor musun sürekli
yapışık yapışık? Ben boşluğumun saylım olacağım.
Bak hemen şu köşeden bir tane taksi çevirip Mehmet'i takip al tamam mı? Koş.
Ne yapacağım takip alıp ne yapacağım? Tamam elini körünü yapacağım, ben sana
söyleyeceğim. Hadi git, gidince tamam. Ben size bilince beni arayın tamam mı?
Hadi koş, koş, koş.
Ay suç!
Yok bir şey adam yansan böyle.
Efendim ben Elif'i kapıdan alıp geçeceğiz diye elim boş geldim. Çok özür
diliyorum. Kusura bakmayın.
Hiç sorun değil Muratcığım.
Tekrar hoş geldin. Hoş bulduk efendim.
Evinize bayıldım bayıldım. Manzara filan. Harika ev. Çok güzel.
Güzeldir. Evet.
Ben de senin için kaldım Murat.
Elif'ten özellikle rica ettim. Seni tanımak istedim. Evet evet. Dayımın
önemli bir toplantısı vardı.
Senin için erteledi.
Biz tutmuyor muyuz siz isterseniz?
Hayır canım. Olur mu öyle şey?
Yani yeğenimden daha kıymetli bir şey yok bu hayatta. Dayım bana çok düşkündür
bu arada.
Üniversite ağı olsun.
Elif için bir baba figürüdür.
Çalışmasını da hep destekledi.
Biliyorsun şu anda da birlikte çalışıyorlar.
Evet efendim çok da takdir ediyorum gerçekten.
Böyle dayı yeğen böyle birlikte çok güzel.
Sizin ailenizde kadınlar ev hanımı değil mi?
Evet efendim annem ve yengem ev hanımı.
Yoksa kadınların çalışmasına karşılar mı? Ne?
İyi misin?
Hiç öyle bir şey yok efendim.
Nasıl bir yere kaçtı ya?
Şey efendim hiç öyle bir şey yok. Kesinlikle bizde öyle şeyleri
karışılmıyor. Annemin de yengemin de kendi seçimi evvel olmak. Mesela yeğenim
İpek hem öğrencilik yapıyor hem staj yapıyor. Öyle normal çalışıyor. Çok
sevindim.
Büyük abin yurt dışında diye yengen sizinle yaşıyor sanırım.
Yalnız kalmamak için.
Evet, Gökhan abim yurt dışı operasyonunun başında.
Onlar zaten bizim eve evlendiler direkt. Hiç başka biri taşımak istemediler,
oradalar. Onlar mı istemediler?
Yoksa?
Bizde hiç kimse, öyle bir şey karışmaz efendim.
Hiç merak etme, hiç karışmaz.
Yengem bize çok düşkün. Çok düşkün, o bizimle yaşıyor orada.
Bizimle yani.
Geldi sülün Taylan.
Anneanneciğim. Biz hava almaya çıkıyoruz dayımla.
Ayol bizim rıhtımda havanın alası var.
Niye dışarı gidiyorsunuz?
Anneciğim deniz akan enerji. Bize orman lazım.
Doğayla uyumlanma meditasyonu yapalım diyoruz. Hani biraz köklenmesi için.
Ayağı yere sağlam bassın kızımın. Evet bakın.
Abartma. Hiç hissetmiyorum.
Bana bak aileni yok sayıp Mehmet'le buluşmayı düşünmüyorsun herhalde. Anne.
Ben varken böyle bir şey mümkün mü?
Yok yapmam ki ben öyle bir şey.
Yemek saatini kaçırmayın.
Tamam.
Kendimi bu kadar kötü hissetmem normal mi sence?
E sen hissetmeyeceksin de kim hissetcek ya? Senin yaşadıklarını ben yaşasam şu
an soluğu Tibet'te almıştım. Tövbe estağfurullah.
Aldatıldın. Tüm camiaya rezil oldun. Tam sevgili buldun. Eltinin elit olduğunu
öğrendin. E nezarete düştün. Tam aile tanışacaktı birbirine girdi. Bence şu an
çok iyisin.
Ya ben onu mu diyorum?
Anneanneme yalan söyledik diye söyledim ya. An be an yaşadığım her şeyi döktün
daha da moralimi bozdun.
Yalanım. Yalan olduğu ortaya çıkmadığı sürece yalan söylemiş sayılmaz.
Duyduğum en saçma şey.
Ama iyi geldi.
Ay ne manyaksın dayı ya, bu lafları nereden buluyorsun?
Okuyorum kızım, çok okuyorum.
Bunları soruyorum, yanlış anlamıyorsun umarım Muratcığım.
Estağfurullah efendim, yanlış anlar mıyım hiç?
Söz öncesi aklımda bir soru kalsın, istemiyorum.
Tabii ki, tabii ki.
Anne biz Murat'la her şeyi konuştuk. Yani anlaşamadığımız bir konu yok. O
yüzden merak etme tamam.
Tabii ki çiftlerin birbiriyle böyle her şeyi konuşabilmesi çok önemli doğru. Ama
yani ailelerin uyumu da bir o kadar önemli değil mi?
Evet.
Çok sıcak oldu ben böyle bir cam filan açsam onu... Gerek yok.
Klimayı açacağım.
Sanırım sizin jenerasyonda bil fiil çalışan bir tek sen varsın değil mi
Murat? Evet efendim ben varım.
Benim babam yara emekli gibi.
Ondan sonra biliyorsunuz Gökhan abim zaten Güney Afrika'daki işlerin başında.
Ben varım şu anda.
Diğer abin de Amerika'da yaşıyor sanırım.
Onun şirkette bir ilgisi yok mu?
Yani aslında biz onu şirkete geri döndürmeye çalışıyoruz şu anda. Böyle
bir durum var şu anda.
Öyle bir ihtimal var yani.
Şimdi hayasında bir kız arkadaşı var onun.
Derin işte siz tanıyorsunuz Derin. Evet tanıyoruz.
Evet tanıyoruz.
Çok eski dönemde.
Tirajenin yeğeni.
Ben de aynı senin gibi... ...ailenin tüm yükünü üstlenmiş... ...sorumluğunun
bilincinde... ...parlak bir gençtim zamanında biliyor musun delikanlı?
Reklamcılık yoktu ülkede biliyor musun?
Ben getirdim.
Evet bak şimdi okullarda okutuyorlar görüyor musun?
Harika gerçekten harika.
Sırtında taşıyarak.
Öyle mi Ünverciğim?
Ben sende o cevheri gördüm delikanlı. Sen büyük işler başaracaksın aferin
sana. Başaracağım. Başaracağız inşallah.
Hayatımız yavaştan kalksak mı? Olur olur.
Efendim izninizi isteyeyim.
Biz.
İzniniz olsa biz kalkalım efendim.
Kısa bir sohbet oldu.
Daha vakitlice bir zamanda... ...yine bir araya gelelim. Çok isterim inşallah.
Çok isterim size de uygun olursa. Ne zaman reklamcılık konusunda bir şey
sormak istersin... ...sohbet etmek istersin... ...her zaman...
...arayabilirsin beni. Numaramı kaydet Umurat. Tamam çok isterim tabii ki.
Yok yok canım. Olur mu öyle şey? Biz QR'a geçtik.
Teknolojiyi takip ediyoruz.
Görüyor musun? Ben ilk defa geliyorum.
Okut.
Aşkım bak.
Güzel. Çok iyi. Çok güzel.
Efendim izninizi istiyorum tekrardan ben.
Tamam canım.
Hadi bakalım.
Çok sağ ol. Teşekkür ederim.
Güle güle. İyi alışverişler.
Çok sağ olun efendim, çok sağ olun. Bayıcığım görüşürüz, bayıcığım
görüşürüz.
Elit, sakın uzaktan fark edilmeyecek bir yüzükle gelme.
E tamam, duracağım.
Ablacığım yapma Allah aşkına ya.
Aferin Elit'e.
Jilet gibi delikanlı bulmuş ha. Elit onu bu hale getirene kadar kaç takla attı.
Neler yaptı haberin var mı?
E ne güzel işte abla.
Aferin ona. Ama sonuç iyi olmuş.
Temiz düzgün bir çocuğa benziyor. Elde de çok aşık ha. Ama bizim kızda sanki
karşılığı yok gibi. Bana da öyle geliyor Ömer.
Evlilik uzun soluklu bir maraton.
Sevgi aşk olmazsa olmaz.
Yarı yolda kalır insan.
Ablacığım maraton koşmak zorunda mıydık biz ya? Biraz da yüz metre koşsaydık ya.
Koştuk da ne oldu? Bak ikimiz de aşık olduk burada oturuyoruz.
Yarı yolda kaldık. Hadi bakalım.
Vallahi yani... ...maratonda maraton. Keşke yüz metre koşsaydık.
Aşk her şeye rağmen güzel şey.
Aşksız hiç olur mu canım?
Hoş
geldin.
Sağ olasın.
Şöyle buyurun. Teşekkür ederim.
Merhaba hoş geldiniz.
Bu araba senin için bir hayal olabilir.
Benim için sadece bir oyuncak.
Kusura bakmayın.
Niye ananın büyüsünü bozuyorsun? Hayat dersi verdim panik yapma ya.
Aydınlandı adam.
Ah Mehmet.
Merhaba.
Nasılsın? Merhaba. Mehmet.
Ay dayı. Ben de şöyle giydim.
İyi misin?
İyi işte.
Dayım olmasa evden çıkamıyordum.
Yürüyüş yapacağız falan deyip çıktık evden.
Yeğenim için yapamayacağım şey yok.
Ya tabii bir de benim aşka saygım sonsuz yani.
Aşk çok farklı bir şey biliyorsun.
İnşallah. Aynen yani halledilmeyecek bir şey yok. Elbet bir yol bulunur.
Canım benim. Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız.
Anladın mı? Evet teşekkür ederiz.
Ben her zaman arkanızdayım her zaman.
Teşekkür ederiz dayı.
Evet. Ne içelim?
Soğuk bir şey olur limonata falan.
Siz Taylan Bey?
Taylan Bey mi?
Ama o kadar sıkı fıkı olduk artık resmiyeti bırak hadi.
Sen Taylan?
İşte.
Ben soğuk bir şey içerim.
İçim kavruldu. Oluyor mu size de?
Senin meditasyonun var ya dayı ona yetişecektin.
Yok.
Biraz doğayla baş başa kalmam gerekiyor benim.
Mehmet'ciğim o kadar negatifi çekiyorum ki. Çek çek çek.
Bir topraklanmam gerekiyor anladın mı? Hadi sen git topraklan dayı.
Tamam. Bir şey olursa ara beni ama.
Tamam. Uçsana kurban.
Bu da çok tatlı.
Tatlıdır. Kimin dayısı?
Hadi bakalım.
Ne acaba ya?
Tavşan Gözlüm. Şimdi bankadayım. Para çekiyorum. Hemen sana geri döneceğim.
Aslında dayın iyi iyi konuştu.
O aslında ben üzülüyorum diye öyle şeyler söylüyor.
Haklı tabii. Yani sonuçta hallolacak hepsi.
Ya ben hala şoku atlatamadım.
Ya benim teyzem öyle bir insan değildir. Yani bağırıp çağırıp kavga edecek bir
kadın değil gerçekten. Yani o gün neler oldu ben anlamadım. Evet yani annem de
öyle değildir. Yani yengem için kefil olamam. Ama yani annem oradayken konu
nasıl buralara geldi hala anlamış değilim.
Baksana annen sana küstü. Teyzemlere ben buraya geldiğimi bile söyleyemedim. Ya
ne olacak böyle gizli saklı mı görüşeceğiz?
Hayır tabii ki yani. Bir şekilde sinirleri geçecektir.
Ben hiç öyle düşünmüyorum.
Ben seni yeni bulmuşum.
Daha yeni çıkma teklifi etmişim.
Yani sonuçta... ...ailem de beni seviyorsa...
Mutluluğumu ister.
Mutlaka isterler ama... ...şimdi ben düşününce yani... ...ama ben senin kadar
cesur değilim.
Ya teyzemlere yalan söylemek istemiyorum. Onların kalplerini de
kıramam. Yani ne yapacağımı bilmiyorum şu anda.
Peki... ...ne yapmak istiyorsun?
Ya bence biz bir süre görüşmemeliyiz.
Ben bundan sonra kariyerime odaklanacağım.
Senin kariyerin mi var?
Mehmet'le Derin ayrıldı, bunda benim payım yok dersem yalan olur.
Sen seviyorsun Derin'i.
Gidiyoruz, hadi. Nereye gidiyoruz? Olay mı anne?
O gün kahve de neler olduğunu bir değişmemiz gerekiyor. Mehmet'in yemeğine
kefil olamam demişti.
Kim var burada?
Annem. Feryal İpekli. Ay tabii, öpeyim teyze.
Yalanım bahşiş.
Anakonda. Derin, aşık olmuş.
Ölmeli, bayılmalı.
Ya aldığını seveceksin ya da sevdiğini alacaksın onun.
Ama onu benden çok sevme, olur mu?
Hayır anne, seveceğim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.