All language subtitles for Mehmed_ Fetihler Sultanı 84. Bölüm @trt1

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Allah'a emanet olun.

Demek hesap günümüz. Otluk beline yazılmış.

Kurtul!

Hesabı meydan değer!

Ufak görüle... ...duramay!

Yamanmış kurtçu aga. Senin de boynun kalınmış.

Kurt gibi.

Fırça da iyi gider, üstünü üstü yakmak yarasın.

Düşmana yaslanmak yarasın.

İyi git, iyi de yaslan.

Düşmanlık... ...ölümün kapısında kalan.

Kurtloga... ...kardeş...

...kardeşten... ...sen gitti

be!

Çok azaldı.

Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri.

Aminna ve saddakna.

Sultanların saltanatı fanidir.

Allah-u Azimüşşan'ın hükümranlığı bakidir.

Eyvallah.

Paşa.

Teşrifatı lütfen.

Çarşıyı yaptırmakla iyi ettim. Hayra girdim.

Esnafın vaziyeti nasıl?

Sana derim paşım.

Hünkârımın, esnafın hali iyidir elhamdülillah şükür.

Ya zevcen?

Zarife Hatun.

Beyciğimdir.

Allah'tan umut kesilmesin hünkârım. Bir tebessüm etsin diye çabalar duydum.

Muvaffak olacağım inşallah.

İnşallah.

İnşallah hünkârım.

Yahilerin durumu? Sefere hazırlar mı?

Esnaf dahi Roma seferine amadedir hünkârım.

Âlâ.

Ey asakiri Muhammediye!

Ey gaza erleri!

İstikamet nereyedir? Kızıl Elma'ya!

Ya Kızıl Elma neresidir?

Oğuzhan'dadır, Roma'dır, Vatikan'dır!

Sancağınız rahşi rüzgar ile dolar.

Kılıçlarınız...

Berkü Hüda ola.

Talimleri sıkı tutasın Doğan.

İnşallah o Tronto'dan girecek ilk vahbiyarlar...

...yeniçeriler olacak.

İnşallah hünkârım.

Talimlere devam.

Destur! Hünkârım.

Durmayın aslanlar.

Vakit durma vakti değildir. Devam.

Sarıca.

Hünkârım. Kafir burçları bu toplara dayanabilir mi?

Değil Roma.

Cümle kafirin surları bir araya gelse dayanamaz inşallah.

Şahilerin dökümü için ne gerekliyse önden yola revan olur.

Sefer vakti bizi bekletme. Çoktan yola çıktı hünkârım.

Kime sordunuz da çıkardınız Saruca?

Paşam, Sadrazam Mehmet Paşa.

Geçen hafta emir verdi.

O sebepten çıkardık.

Var olsun.

Sırtımızdan epey yük alır.

Haydi Sarıca. Divan bizi bekler.

Başla hünkârım.

İshak. Emredin hünkârım.

Gelibolu'yla Avlonya tersanesi mühimdir.

İmar ve dahi... ...böğütme işleriyle bizatihi alakadar olasın. Emriniz başım

üstündedir hünkârım. Mahmut.

Emredin hünkârım.

Adriatik güzergâhıyla ilgili... ...tafsilatlı bir sefer haritası

isterim. Ben Badire istemem. Su gibi akacak her şey.

Su gibi.

Emri vermen hünkârımızındır.

Destur!

Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri!

Yüce Allah'ın izniyle divanı küşat ederim.

Yeni Kızıl Elma'mıza sefer düzenlemeden evvel bu divanı Allah'ın bize fethini

nasip eylediği Konstantiniye'nin surları üzerinde yaparım ki hem de dua niyetinde

olsun.

Gazilerim, danışmentlerim, Kızıl Elma

...yaklaştıkça uzaklaşan bir menzildir.

İnsan vardığını sanır.

Kızıl elma ise... ...her defasında... ...ufkun ardında yeniden görün.

Şanlı donanmamız... ...Otronto'yu düşürdüğü vakit...

...Roma'nın kapıları düşmüş olacaktır.

Yalnız...

Roma'nın garbı kafir toprağıdır hünkârım.

Papa'ya kaçması ya da yardım alması için vakit kalır.

Kalmayacak.

Zira... ...Ostrovica... ...Zeccebo...

...Uzdaş... ...ve dahi Zonkoviç kalelerinin zaptı tamamlanmıştır.

Şimal'de Venedik... ...Cenuk'ta Otronto...

Roma... ...mengenimiz arasında gülecektir.

Lakin Şimalyolu... ...su kanalları... ...bataklıklar ve dar geçitlerle

doludur. Hangi kanal geçit verir... ...hangisi askeri... ...çamura gömer...

...bilinmez hünkârım.

Mehmet Paşa... ...hak konuşur hünkârım.

Kılavuz bulunsa dahi Venedikli olur.

Ee... ...Venedikli'nin sadakati ise...

...altın kesesi kadardır bilirsiniz.

Öyle. Öyle.

Yanlış bir yola düşürürse... ...Akıncılarımız... ...daha düşmana

kılık çekmeden... ...şehit olabilir.

O yolları... ...köprüleri... ...geçitleri avucunun içi gibi bilen bir

Adem var.

Kimdir peki hünkârım? Bir çeşit midir? Yoksa... Çeşit değil.

Enakkaş.

Yalunuz bir nakkaş.

Nakkaş mı?

Bağışlayın hünkârım da... ...bir nakkaş mı ordunun önünü açacak?

Her çaşıt gördüğünü anlayamaz paşa. Ama mahir bir nakkaş gördüğü

hiçbir şeyi unutmaz.

Nakkaşın gözü nice çaşıt kulağından keskindir.

İyi ama hünkârım nasıl?

Kutsal Roma'nın şerefini... ...Mehmed'in altınlarına tercih ettin belliğini.

Tanrı'nın verdiği eli şeytana uzattın.

Geçmişte kiliseye yapmış olduğun hizmetlerin hatırı olmasa... ...sorgusuz

canını alırdım.

O yüzden sana son bir şans veriyoruz.

Mehmet için hazırladığın haritalar... ...onları teslim edersen... ...canını

bu kez bağışlarım.

Roma'yı boğan... ...sizin karanlığınızken...

Benim canımı bağışlamanız neye yarar? Mehmet'in önüne Roma'nın haritasını

serip... ...sonra kalkmış bize karanlıktan mı bahsediyorsun?

Roma'yı düşman değil, sizin kurduğunuz karanlık boğuyor.

Mehmet, Konstantinopol'de yeni bir çağ açarken... ...sizse burada çürümüş bir

düzene bekçilik ediyorsunuz.

Hâlâ farkında değilsiniz değil mi? Sen aklını yitirmişsin. Mesih'in

düşmanlarını Roma'nın kurtarıcısı sanıyorsun.

O az sizin bizim mukaddes inancımıza daha fazla dil uzatmasına izin vermeyin

Kardinal Hazretleri.

Lütfen.

Roma'yı sizin yobazlığınızın idare etmesindense... ...Konstantinopol'ün

Müslüman hükümdarını yeğlerim.

Demek o Deccal'in sarığını bizim galeromuza tercih ediyorsun.

Roma asla Türklerin olmayacak.

Efendim, müsaade edin. Biz bunu konuşturmasını biliriz.

Meydanı hazırlayın.

Halka bildirin.

Gentile Bellini idam edilecek.

Hünkârım, af buyurun ama bu Bellini denilen Âdem ne kadar

güvenilir ki?

Hünkârım, ya bizi yarı yolda bırakırsa? Ya da başımıza olmadık bir iş açarsa?

Siz benim ferasetimden şüphe mi edersiniz bre?

Haşa hünkârım.

Madem ki bu Bellini çok mühim bir Âdem'dir...

Neden onu Venedik bıraksın ki? Venedik bırakmaz.

Ama ben... ...aparırım.

Sadr-ı Ahzambaşım.

Gentile Bellini, şehrimizin surlarını ve geçitlerini dinsiz Türklere satmaya

kalktı. Deccali'nin ordusuna hizmet etti.

Kilisenin emirlerine karşı geldi.

Cezam belli.

Diyotinle idam.

Bu karanlıktan bir gün çıkacaksınız.

Belki bu Müslümanların eliyle olacak ama çıkacaksınız.

Nasıl oluyor bu?

Yaşamak istiyorsan benimle gel. Sonra görüşürüz.

Gel.

Çok kalabalıklar beyim. Siz arka taraftan geçin.

İşte oradalar, yakalayın!

Ali Bey, o hakik. Belediyede keferesi el görsün. Haydi Şamil Bey, haydi!

Şamil Bey, Vali Bey siz buradan. Ömer, Salih siz de buradan. Bellini benimle

ver.

Hadi hadi.

Tamam beyim.

Allah'a şükür.

Osmanlı'nın töresinde teslimiyet yoktur.

Gel benimle.

Ne oluyor siz kimsiniz?

Nereye gidiyoruz?

Sultanın istacıklarını almamız lazım. Gel.

Şamil Bey salın bu tarafa. Buradalar, buradalar.

Buradan gittiler.

Gel buradan. Acele et.

Hadi hadi hadi.

Hadi hadi hadi.

Koşun kaçıyorlar.

Sanırım benim.

Geliyorlar.

Hadi hadi hadi. Çok az kaldı hadi.

Haydi, haydi, haydi.

Haydi, salın.

Haydi.

Lan etsin kaçtılar!

Kaçmamız imkansız. Birazdan önümüzü keserler.

Fatih'in akıncılarına imkansız yoktur beyim.

Ne demek kaçtılar?

Elimizden kaçırdık. Her şeyi daha önceden planlamışlar.

Limandaki patlamayı bile.

Demek artık Roma'nın hangi damarından girileceğini, hangi

köprüsünün çökeceğini, hangi kanalından ordu geçirebileceğini biliyor Mehmet.

Belliğini sadece su yollarını değil, surların arkasındaki geçitleri de

biliyor Papa Hazretleri. Ve şimdi?

...bütün bildiklerini Mehmed'e anlatacak.

Konstantinopolis düştüğünde... ...Vatikan'da bütün çamlar hiç susmadan

çaldı. Ama gerçek bir yardım... ...gitmedi.

Pontus yıkıldığında... ...ondan önceki papa... ...pederinden yatağa düştü.

Ama... O da yardım göndermedi ve kahrından öldü.

Ama ben... ...ardında kaybedilmiş şehirleri olan bir papa

olmayacağım.

Olamam.

Çünkü artık tehlike Konstantinopolis'in surlarında değil.

Pontus'un dağlarında da değil.

Roma'nın kapılarında.

Mehmet'i mutlaka durdurmalıyız Papa Hazretleri.

Belli ki Mehmet... ...bizi iki ateş arasında bırakmak istiyor.

Ama kendi iki ateş arasında kalacak.

Nasıl yani Papa Hazretleri?

Bana elçiyi Zeno'yu çağırın.

Zeno mu?

Nasıl oldu da bu zamana kadar kendini belli etmedin? Sultan Mehmet Han'a olan

biatımda.

İyi ama böyle bir şey olmasaydı ne yapacaktın?

Vazifene devam mı edecektin?

Ölene kadar Fatih Sultan Mehmet Han'ın fermanını beklerdim.

Ali Bey.

Bu Murat kafirin yurdunda böyle bir tertibi nasıl yaptı? Murat Bey'in

avsalası. Kusadından daha keskindir Şamil Bey.

Yalnız Rumeli'nin dağlarında değil... ...kafirin bağrında dahi eli vardır.

Belli. Roma'nın kalbinden adam kaldırdı.

Ee... ...namı değer... ...kese kadı Şamil Bey.

Atam böyle aslanlarla ilgili mi?

Öyle öyle.

Candan vazgeçen bu yiğitler... ...her demde bizlere...

Ziya olur, önümüzü açar.

Eyvallah.

Eyvallah da bu Murad... ...bize payitahtı neden getirir? Yoksa

sultanımızın başka bir Murad'ı daha mı vardır?

Korkmana gerek yok.

Artık kimse sana bir şey yapamaz. Papa mutlaka bir şey yapacaktır.

Şeytani bir oyunu başlatmıştır bile.

Hepsi beyhude, hepsi boş.

Güneş balçıkta sıvanmaz belliğin.

Fatih Sultan Mehmet Han Roma'yı istiyorsa...

İzlediğiniz için teşekkür

ederim.

Senedeki elçisi Zeno.

Bu kapıdan o yana divan kapısıdır.

Kaideler iyice belletilecek.

Elçi nereye gelmiş iyice anlasın.

Kulak az kafir. Divana çıkmanın kaidesi var.

Aha!

Siz ne edersiniz böyle?

Töre bellidir.

Kayda bildiririm.

Sen... ...koskoca Venedik elçisini... ...cerit oynadığın beylerle mi

karıştırırsın Töre Bey?

Bu eşlikte hükümdür.

Yalnız elçi hazretleri... ...devletli... ...Despine Hatun'un öz yeğenidir.

İşitirse... Divan kapısını süsleyen kaideler değil... ...senin kellen olur,

bilesin. Bu kapıda... ...töre beyi de eğer... ...elçiyi de eğer.

Hiç kimse töreden üstün değildir.

Despina Hatun dahi.

Şimdi... ...kaideler neyse... ...hepsi belletilecek.

Birini dahi bozarsa... ...seni Despina Hatun bile kurtaramaz.

Behram. Herkese nam.

Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinleyeceksin.

Uzun Hasan'ın huzuruna çıkmak, ateşten bir gömlek giymeye benzer. Söz

verilmeden konuşmak yok.

Müsaade verilmeden sultanın yüzüne bakmak yok.

Uzun konuşmak yok.

Anladın değil.

Eğer bu kaidelerden birini dahi çiğnersen... ...bedeli ağır olur.

Sen de buraya... ...boşuna gelmiş olursun.

Elçi Zeno.

Anlat bakalım paşa.

Bu Zeno denen kafirin maksadı neymiş?

Ne için Uzun Hasan'ın yanına gidermiş?

Elçinin yolu Tebriz.

Lakin derdi Osmanlıdır hünkârım. Bilirsiniz.

Venedik'te, papalıkta... ...elçisini boş heybeyle yola çıkarmaz. Hele hele de

Zeno'yu.

Papa iblisi nereye fitne tohumu ekecekse... ...bir tek ismi gönderir.

O da bu kafir Zeno'dur.

Mehmet Paşa, Venedik'in hesabını okur.

Sen ise Hasan'ın mizacını bilirsin, Mahmud Paşa. Bu iki hesap... ...acep

derim.

Nerede bilir?

Hünkârım... ...Sadr-ı Azam Hazretleri her meselede olduğu gibi... ...bu

meselede de evham yapar. Zira Akkoyunlu... Kaideleri gereği Hasan

Padişah ne Venedik'i ne de papalığı kendine denk görmez. Böyle bir teklifi

hakaret sayar. O sebepten böyle bir ittifaka ihtimal dahi vermem ben

hünkârım. Mahmud Paşa... ...şarkı iyi bilir.

Fakat garddan habersiz gibidir.

Uzun Hasan... ...avradı Despine için sarayının karşısına göl yaptırmış

Âdem'dir.

Elçi de Despina'nın öz yeğenidir.

Böylesi hatunun şefaatiyle gelen elçi... ...kapıdan çevrilmez hünkârım.

Sen de hatunun için sadaretten müsaade istemedin mi... ...Mahmud Paşa?

Kafi.

Ne deyin bakalım?

Bu Zenon'un...

Hasan'a vusulü Devlet-i Aliye aleyhinde ne netice verir?

Hünkârım, Venedik'in dostluğu geçicidir. Lakin Devlet-i Aliye'nin gazabı ise

daimdir. Hasan Padişah da bunun farkındadır.

Eğer Mahmud Paşa'nın dediği gibi olursa ne âlâ?

Mesele kapanır. Ama ya Hasan teklifi kabul ederse hünkârım?

Ya verdiği sözden dönerse?

Ya size ihanet ederse?

O vakit ne edeceğiz?

Roma ülkümüz ne olacak hünkârım?

MENEM MENEM TÜRK ÖNÜME GELEN HÜRK DANIŞAN MİNDİLAR

Şükür bükür bükür yırtıcı elemin, vaktidir artır kademin, medemin ne sebep

olacağım ey mene biyampan. Benim Mehmetçiklerim her biri hal, beni kan,

beni kan, vatanın her yarasına geci tezi var, alınacaktır intikam. Bağır

durmamışlık, kurulur plan, ay kıvrılan ilan, bil kartalım bakır inan.

Kan kokusu gelir güman, ki sığmır bırak orkular, bizde bular çoktular, can

delenler yurda.

Uzun etmeden danış elçi.

Yüce Hakan.

Size... Papa Hazretlerinin selamını ve Venedik Doçesi'nin hürmetlerini

getirdik.

Efendilerin, sahip kıran Hasan Padişah da ne ister?

Sultan Mehmed... ...bizim limanlarımızı, sizin de hudutlarınızı tehdit ediyor.

Bu sebeple... ...en kudretli toplarımız ve en yeni silahlarımızla...

...Osmanlı'ya karşı... ...size bir ittifak teklif ediyoruz. Yüce Hakan.

Bu söz kimindir elçi?

Papa hazretlerinin efendim.

Düz danış ulak.

Kafir papa.

Sahip kırana denk mi ki ittifak ister?

Papa hazretlerinin...

Yüce Hakan'a hürmeti büyüktür efendim.

Lakin bugün bize yönelen tehlike yarın size dönebilir.

Ve yarın çok geç olabilir Yüce Hakan.

Sözünü bil.

Bizim hududumuza şimdiye dek hangi cüret el uzatabilmiş ki şimdi

uzatabilsin?

Sen bizi Mehmet'le mi korkutmaya geldin?

Biz o meseleyi Osmanoğlu'yla on yıl evvel hallettik.

Kavil düştük.

Kılıç atladık.

Türkmen'in sözü bir olur.

Kılıç dahi kırılır.

Söz kırılmaz.

Biz ah bağladık sonra... ...evvel Allah şahittir.

Şimdi sözümüzü pazara çıkaracak değiliz.

Git efendilerine söyle.

Hasan Padişah'ın devleti kendi yolunu kendi çizer.

Kendi hükmünü de kendi yazar.

Kafirin gönlü hoş olacak diye kendi soydaşıma... ...dindaşıma husat çekecek

değilim.

Behram'ım yanaş hele.

Kafir elçisine Serhat'tan bu yana yaman sahip çıkmışsın.

...onunu ortaya koymuşsun.

Elçi kafir olsa da sizin misafiriniz de Hakan'ım.

Türkmen Bey'e aman verdi mi canı pahasına korur.

Bunu bize siz bellettiniz.

Görür müsün hatun.

Daha dün atının üzengisine zor yetişirken... ...Emri Serhat'ta ortaya

can koyar... ...töre göz atır olmuş.

Kardeşimin kanında vardır Hakan'ım.

Ee, özü bayındır.

Lakin yiğit kimin gölgesinde yetiştiyse ona çeker.

Hakan'ım af buyurun.

Elçinin vadettiği toplar tüfekler az şeyler değildi.

Ne diye bir çırpıda reddettiniz?

Adını da saklayaydım.

Bu devleti ayakta tutan... ...kafirin vaadi değil.

Allah'ın inayeti... ...ve dahi Türkmen'in kılıncıdır.

Kafirin vaadine dayanarak il tutmaz. Haşalar.

Devlet töreye sadakat ile kaimdir.

Hasan da bunu gayet iyi bilir. O sebepten... ...ona itimatım...

...tamdır.

Lakin... ...Uzun Hasan...

Siz gibi ahdinde dursa da huduttaki şehzadelerimizin kavgası bitmiş değildir

hünkârım. Bilhassa Şehzade Mustafa ile Hakkoyunlu Maksud'un kavgası malumunuz.

O mesele halloldu.

İmdilik halloldu görünür.

Lakin yarının ne olacağı meçhuldür.

Bu dediklerin evham mıdır?

Malumat mı?

Vakadır sultanım. Bilirsiniz.

Hudutta sulh.

On yılda kurulur. Bir gece de bozulur.

Lafı uzatmayasın.

Edeceksem de.

Şehzadelerimiz yiğittir, merttir. Lakin tabiatları Serhat boylarındaki Doğan

gibidir. Avını gördü mü tereddüt etmezler.

Ama bilirsiniz, hudutta ihtiyat devlete elzemdir.

Doğanın tabiatını anlatırsın.

Ama kimin saldığını unutur musun başım?

Haşa hükümdarım. Lakin ne ederseniz edin... ...doğanın

tabiatı yabandır.

Fırsat bulunca... ...pençesini saklamaz.

Hasan Padişah'ın öyle diyeceğini bilemedim. Size sözünden dönmez dedim.

Başından beri yanlıştı bu plan. Daha iyi bir planınız var mıydı Madame Theodora?

Benim var.

Şu sınırlarınızdaki sorunlar... ...Osmanlı şehzadeleri ve sizin

mirzalarınız arasındaki.

Diyorum ki Osmanlı şehzadesi bir oyuna düşse... ...ve Akkoyun'un hanedan kanını

dökse...

Hanedan kanı kutsaldır.

İntikamı alınana kadar durulmaz.

Ama... ...böyle bir oyun için bile... ...kurban edilecek Mirza'mız yoktur.

Şimdilik.

Şu... ...Behram... ...beni getiren... ...tamam

Mirza değil... ...ama neticede... ...Hasan'ın akrabası.

Selçuk Şah'ın öz kardeşi.

Hasan onu oğullarından ayırmadan büyüttü.

Oğlun Maksud'a gidecek bir haber... ...bu işi çözer.

İşte. Bu kadar basit.

Sonra da iki ateş arasında kalmış Mehmet'in bitişini izleriz.

Sonra da... ...Maksud'u Hasan Padişah'ın tahtına.

Gayrı bir gurur hazırlayalım.

Nicedir beklediğimiz gün sonunda geldi Bala.

Gayrı baht bizden yanadır.

Yoksa haber... ...Münşi Tahrani'den midir Mirzam?

Bir an evvel Osmanlı hududuna varmamız icap eder.

Behram'a haber edin.

Tez gelsin. Mirzam.

İki devlet arasına ateş salacak sakın.

Odunu padişah babamın bağrından alacağız.

Yaklaş hele.

Bize evlatlık ettin.

Has iş gördün gönlümüzü hoş ettin.

Siz ne emrettiyseniz onu yaptım hünkârım.

Mesele tam da bu ya.

Kafirin bağrında böylesi büyük bir işi yalnız sen gibi aklı da pusatı da has

bir adam eder. Var olasın.

Bundan gayrı namın has muradı var.

Lütfettiniz hünkârım.

Bellini'yi getirirken... ...bize küstürmedin değil mi? Yahut gözünü

korkutmadın. Haşa hünkârım.

Gerekli ihtimamı gösterdik.

Şimdi emriniz üzere destur bekler. Hala.

İtimadımızı boşa çıkarmadın. Var mıdır bizden dileğin yahut muradın?

Teveccühünüzden gayrı muradımız yoktur hünkârım.

Lakin... ...biz gözümüzü seheratta açtık.

Gönlümüzle, kılıcımızla oraya meyleder.

Müsaadeniz olursa... Serhat boylarına vazifemizin başına dönmek isteriz

hünkârım.

Devleti ayakta tutan şey Serhat'lar değildir.

Burada sen gibi yiğitlere ihtiyaç vardır.

Bir müddet daha payitahta kal.

Emredersiniz hünkârım.

Hünkârım ya Bellini? Huzura çıkmak için destur bekler.

Beklesin.

Uzun yoldan geldi.

Bellini'nin elinde...

Beni Vatikan'a götürecek malumatlar var.

Biraz istirahat etsin zira yarın meşakkatli bir gün olacak.

Yaz!

Gözünü yalnız bana dikme.

Can alan kılıçtır şehzadem.

Ayağımı da gör.

Hey maşallah!

Hey maşallah!

Hey maşallah!

Hey maşallah!

Allah'a şükür.

Evvel aslanlarıma ver!

Ooo!

Şehzadem!

Akkoyun'un hududundan... ...malumat var.

Nizam Aksut.

Karasu'ya kalabalık bir birlik çıkarmış.

Hem de gereğinden daha kalabalık. Karasu yolu Şehzade Beyazıt'ın avlarına çıkar

Şehzadem.

Maksut bu kadar çeliği hesapsızca yerinden oynatmaz.

Ağabeyimin yolunu kesmeye giderler.

Ak boynuzlu geyikten iz var mı?

Ne öne gitmiş?

Yiğitler arar mı? Peşindeler mi? Sürücüler avı yeniden çevirdi şehzadem.

Süreyi kaldırmak için emrinizi bekleriz. Tazılar ne alemde? Sürücüler yürümeden

salmadınız değil mi?

Bir çiftini önden salmayı münasip gördük.

Vaktinden evvel salınan tazı... ...avı kaldırmaz.

Dağıtır.

Derhal tedbir alınsın.

İşaretimi beklesinler.

Emredersiniz. O vakit borular çalınsın.

Süreyi yürütün.

Kaç vakittir bu geyin peşindeyiz. Hasa edeni geyikliyesin avlarım.

O ak boynuzlu geyik... ...seper pençemden kurtulamayacak.

Mustafa!

Mustafa!

Dur oğul.

Gelen her malumata güven olur mu? Böyle celallik sen gibi şehzadeye yaraşır mı

hiç?

Düşünecek vakit yok ana.

Ağabeyimi hududun ötesine çekip kanına helal sayacaklar.

Ne belli seni de tuzağa çekmedikleri? Tuzaksa dahi ağabeyim o tuzağa yalnız

girmeyecek.

Sen Bayezid'i aciz mi sanırsın?

Sancak görmüş, çeyreği yürütmüş, tahta namzet bir şehzadedir.

Kendi canını korumayı senden mi öğrenecek?

Mesele onun acizi değil.

Benim kardeşliğimdir ana.

Kardeşin darda olduğunu işiten yiğit oturduğu yerde rahat nefes alamaz.

Taşa böyle yürür müydü?

Ağabeyim o benim.

Elbet gelirdi.

Bayezid doğru olanı eder.

Yürümez de.

Zira o bilir.

Bilir ki ta tek kişiliktir.

Beni dolduruşa getirme ana.

Ben seni ağabeyine karşı düşman etmek istemem ama... ...senin bu temiz

yüreğinin de... ...seni yanlışa sürüklemesine razı olamam.

Oğlum, Mustafa'm... ...ben yalnız seni korumak isterim.

Kader önünden bir rakibi çekiyorsa... ...ardından koşup da...

Geri getirme oğlum.

Karasu Nehri'nin ötesi Osmanoğlu toprağıdır.

Bugün huduttur.

Ama yarın bir bakmışsın.

Akkoyunlu yurdu olmuş.

Habalaban.

İnşallah o günler çok uzak değildir Mirza'm.

Kimden gelir o?

Beyazıt'ın yanındaki çoşutumuzdan Mirza.

De bakalım.

Beyazıt'tan ne havadisi vardır?

Tam istediğiniz gibi.

Mahiyetiyle çoktan ava revan oldu bile.

Güzel.

Lakin Beyazıt yine de ihtiyatlıdır.

Onu avlamak zor iş.

Amma kardeşim Mustafa.

Mustafa ateşlidir. Bir geldi mi...

İşimiz o vakit kolay olur.

Mustafa'yı da avlığa çekmek için ulak çıkardınız değil mi? Ulak çoktan

varmıştır. Belli.

O halde ateşi yakma vakti gelmiştir.

Ağabey. Nökerlerini gördüm.

Maşallah.

Her biri seçme yiğit.

Aynı sen gibi.

Sağ olasın ağabey. Sağ olasın.

Hazırlığımı da gördün değil mi?

Ne ettin?

İyice belledin mi Ududu?

Osmanoğlu geldiğinde ne edeceğini bilirsin değil mi?

Bilirim ağabey.

Bilirim ama... Anlasın Eberhan. Bir avlak için bunca nöker, bunca hazırlık.

Hakan'ım celallenmesin sonra. Sen bunu hala avlak meselesini sanırsın.

Hatırla Behram.

Eski hudut nehrin daha da ilerseydi. Nasıl oldu, ne oldu kimse bilmez.

Nehrin bu tarafında kaldı.

Evvela avları kaçar. Ardından çerileri gelir.

Sonra ne olur?

Hudutlarımıza yazık olur Behram.

Osmanoğlu bugün çiğnediği toprağa yarım benim demez mi?

Yine de ne bileyim.

Şehzade Beyazıt'ın kanını dökmek hiç. Ben sana kan mı dökülsün derim?

Hududu koru derim.

Yok büyük sana ağır gelecekse şimdi söyle.

Ben gideyim. O ne demek abi?

Ben dururken sen yeter ki emret.

Sana yakışan da budur.

Aman ha.

Beni mahcup etmeyesin.

Haydi.

Vakit daralır. Sen nökerlerini yalnız bırakma.

Abi.

Validenizin Behram'dan haberi var.

Öyle değil mi Mirzam?

Akkoyunlu mülkünde... ...Despine Hatun'un haberi olmadan ateş yakılsa

da... ...ocak söndürülmez.

Bugün göl fazlasıyla sakin.

Rüzgar dinince su da dinginleşti sultanım. Su yele dinler.

Ama insan buyruk dinlemezse ne olur hatun?

Hakan'ım.

Nedir bu öfkeniz? Sen benim kudretimi teraziye koydun. Sana olan itimadımı

ayaklar altına aldın. Asla.

Bunu yapmayacağımı en iyi sen bilirsin.

Sana olan sevdam. Sevda sözlü olmaz.

Böyle olur.

Hatun geldiğinde... ...Trabzon'un kontusunu özleme diye... ...dağların

suyunu başşehirime indirdim.

Sarayımın karşısına derya saldım.

Ahalim dahi bu suya despina gönder.

Mesih dinini dahi sorgu etmedim.

Gönlün daralmasın diye iki kilise kondurdum başşehirime.

Ya sen benim önüme ne getirdin? Zeno'dan bahsediyorsan ben getirmedim.

Venedik'ten gönderdiler. Ben Venedik kafirini de bilirim.

Herkesini de.

Herkesten çok sevdiğim... ...Despina'yı da bilirim.

Kimin sözüyle kimi göndereceğini de bilirim.

Venedik'le Aram'a yeğenini nasıl sokarsın? Menden habersiz.

Venedik'e nasıl el uzatırsın?

Muradım seni çiğnemek değildi Hasan.

Zeno yeğenimdir. Denedi'nin sözünü bir başkasından değil, ondan işitmeni

istedim. Kimin sözünü işiteceğime de mi sen karar verirsin?

Ben sana gönlümün kapısını açtım, devletin kapısını değil!

Affedin Hakan'ım.

Düşünemedim.

Bana Hakan'ım deyip uzağa koyma.

Ben Cihan'a Hakan'ım.

Ama sana yalnızım.

Hasan.

Öyleyse Hasan affetsin beni.

Bundan sonra benden habersiz iş görme.

Görmem.

Daha yeni gelmiştim.

Selçuk sahbe gibi heves edince... ...Törebey de cirit kurmuş. Başında da

Mirzam Zeynel var.

Cirit deyip geçme.

Kim yiğit, kim değil... ...cirit de belli olur.

Hüküm Irak düştükçe zayıflamamalı.

Devletin sözü hududun en ucunda dahi payitahttaki gibi diri kalmalı.

Zira devletin hükmü erişemediği yerde eksik kalır.

Hele ki Roma üzerine yürüyeceğimiz bu hengamda.

Hak dersiniz hünkârım.

Bu pek taifesini de...

Nizam üzre buyurmanız pek münasip oldu.

Muhabere olmadan... ...maharebe olmaz.

En mühim muradım ise... ...Roma menzilleridir.

Haber teşkilatı kuruldu değil mi?

Belli hünkârım, belli.

Gayrı... Roma hududundan da malumatlar gelir.

Aynen.

Diyesin o vakit... ...verbe anladık.

Yaşar... ...şehzadelerimden havadis getirirler mi?

Belli hünkârım.

Diyesin o vakit.

Bayezid... ...Bayezid'imden ne havadis vardır?

Şehzade Beyazıt hünkârım... ...muntazaman malumat yollar.

Elhamdülillah. ...sancağında... ...nizam... ...kaimdir. İntizamda

bakidir.

Peki ya Mustafa?

Şehzade Mustafa... ...işittiğim kadarıyla... ...şehzademiz Trabzon

sancağını... ...dirayetle idare eder. Hem... ...çeri nezdinde de...

...heybetli görünür.

Heybetini sormadı mıysak?

Öfkesini sorarım.

Hünkârım. Bu Akkoyunlu şehzadesi Maksud ile aralarındaki niza ne hal midir?

Sultanım.

Şehzade Mustafa'nın mizacı.

Siz de iyi bilirsiniz.

Beyazıt kadar iktidarlı değildir.

Şehzadelik toyluğu affeder.

Ama devlet etmez.

Yüzümüzü Rumaya çevirdik.

Böylesi bir sefere yürürken... ...ardımda niza görmek istemem.

Şehzadelerim seferde benim yanımda olacak.

O vakit İvet'i Peyk göndereyim hünkârım.

Bu ferman Peyk ile mi gideriz?

Hakkınız vardır hünkârım.

Bizatihi şehzadelerimizi ben alıp geleceğim.

Hakan'ım.

Padişah'ım.

Ey maşallah.

Mirzam'a bak hele.

Var olun yiğitler.

Var olun.

Beni hapsettim seni.

Gel.

Gel.

Hey maşallah.

Gel gibi eser Mirsam.

Kurdun balası kurda şeker Hakan.

Hele gelesin Mirzam gelesin.

Gene meydanı ataşa salmışsınız.

Var olun.

Duanızla atam. Mirzam'ın bileği de yüreği de... ...kavidir.

Vakti gelende düşmanın bağrına... ...ataş verecektir.

İnşallah. Talim makuldür elbet. Bileği demir, yüreği metin eyler.

Lakin Mirza'yı yalnızca meydan tartmaz Töre Bey.

Feraset ve ilim de gerektir.

Her meydanının öğrettiği her kitapta yazılmaz Tehrani.

Elhak öyledir. Yalnız devlet meselesi cirit oynamaya benzemez.

Mirza dediğin bugün atın, yarın devletin dizginini tutar.

O sebepten bileğin yanında akıl da lazımdır.

Kılıç kitaptan ayrılmazsa devletin nizamı da sarsılmaz münşi.

Lakin gün gelir de kılıçla kitap cenge tutuşursa hikmet

kitabın safında durmayı icap ettirir.

Getirttiğin elçinin bizi sürmek istediği cenk gibi.

Öyle mi Münşi?

Haşa padişahım.

Laf cambazlığı edersin de.

Sanırsın kafirin muradını ben görmedim. Sen gördün. Benim

divanım bilbaz kafirin sözüne ümit bağlayacak yer midir?

Haşa padişahım.

Devletin muradını arayacağına... ...kendi muradına devlet arama bir daha.

Bu aciz kulunuzun... ...devletin kudretinden gayri muradı yoktur.

Lakin endişemi anlayın padişahım. Osmanoğlu popa tüfenge

yaslanırken... ...bizim yiğitlerimiz yalnızca...

Bileğine... ...yalın kılıncına güvenin.

Yigit'in bileği pas tutmazsa... ...analar yas tutmaz.

Has konuştun Töre Bey.

Demir gücü arttırır.

Ama fitne... ...devleti çürütür.

Biz Mehmet Han'la ahd bağladık.

Ahdini bozan...

...devletini de bozar.

Padişahım... ...Mehmed'in hesabı... ...bugünü kurtarmak değildir.

Tokatta ipeğin... ...pontusta deryanın yolunu zapt etti.

Ya yarın yüzünü... ...Diyarbakır'a... ...Harput'a...

...Tebriz'e dönerse?

Ben yarının korkusuyla... ...bugünün namusunu satmam Mönşi.

Türkmen sözünü yerde koymaz.

Danış Savcı Bey.

Hint ellerindeki, Çin ellerindeki kafirler ordu üstüne ordu

yığmaya.

...cenk üstüne cenk istemeye başlamış. O sebepten... ...bizim için elzem

olan... ...büyük şark seferidir.

Yani... ...bugünün derdi Osmanoğlu değildir.

Bana fitneyle gelme.

Evvel... ...kafirin başı ezilecek.

Vardaşın değil.

Peki ya Zarife Hatun?

Onunla da alakadar olur musun?

Hekimler gerekli ihtimali gösterirler mi?

Vaziyete hala ağır hünkârım. Lakin ben de Çiçek Hatun'u bir an olsun yalnız

bırakmıyoruz.

Marazı ziyadeleşmesin diye bizzat sarayın hekim başı alakadar olur.

Âlâ.

Ama Mahmut Paşa'nın derdine şifa bulmak güç hünkârım. Bilirim Bahar bilirim.

Paşamın yüreği kavrulur.

Böylesi vakitlerde insan hanesinde bir tebessüme dahi muhtaç kalır.

Misal bir kızı olaydı dertleşir yükünü hafifletirdi.

Hünkârım.

Kefer Hanım.

Benim kökçe kızım.

Gözümün nuru.

Nice vakittir nerelerdesin sen?

Babanı hiç mi özlemezsin yoksa?

Abilerimin payitahta geleceklerini işittim. Bak hele.

Haremde laf tez yayılır bilirsiniz hünkârım.

Bilirim, bilirim.

Sen abilerinin yolunu mu gözlersin? Evet hünkârım. İstedim ki odalarını bizzat

ben tanzim edeyim. Hay maşallah benim kızıma.

Bilirsiniz abim beyazıt zarafete, letafete ziyadesiyle ehemmiyet verir.

Sen şehzadelerimi çok mu özlersin?

Öyle özledim ki. Sizin yüzünüzde bile abimi görürüm.

Yalnız abim beyaz uter kumaşı beğenmez. Geçen sefer atlas kumaşları dahi mani

bulmuştu. Ona Bursa kemhası alınacak.

Öyledir öyle.

Öyle. Peki ya Mustafa'm? Mustafa abime de güzel koku lazımdır.

Yastığına Yasemin yağı. Odasına Amber buhuru.

Pekala düşünmüştüm kızım.

O vakit...

Daya Hatun hepsini tamam eyler.

Olur mu?

Lakin kumaşların nakışlarını da buhurların kokusunu da bizzat görmem

icap eder.

Müsaadeniz olursa çarşıya varıp kendim seçmek isterim hünkârım.

Allah'ım.

Yoksa validen seni saraydan dışarı salmaz mı?

Çarşı kalabalık olur. Her çeşit insan bulunur. Bilirsiniz hünkârım. Ben

evladımızın emniyetini gözetirim.

Hakkın var.

Validen hak konuşur, kızım.

Sen çok mu istersin çarşıya çıkmayı?

Müsaadeniz olursa hünkârım.

Geler hanım.

Benim ciğerparem.

Gönlümün sururu.

Cihana hayır demek kolay da... ...sana demek güçtür kızım.

Hele de şu mahcem halindeki tebessümü görünce... ...benim elim kolum bağlanır.

Lütfunuz en büyük bahtiyarlıktır hünkârım. Amma, amma.

Sıkı sıkıya...

Tedbirlere riayet edesin.

Aksi halde validenin insafına kalırsın.

Ben ise karışmam. Bilesin.

Merak buyurmayın hünkârım.

Haydi, haydi. Haydi.

Geferan'ın gönlü hoş oldu.

Peki ya Cem?

Şehzadem'i ne vakittir göremem.

Nerededir?

Hazır olun.

Şehzadem.

Uluğ Bey'in eseri var mı?

Elbette şehzadem. Hatta Ali Kuşlu'nun fetihesi de vardır.

Onu da getireyim ister misiniz?

Ona çoktan nazar ettim.

En çok da yıldızlar hakkındaki mütalası hoşuma gitti.

Necesi yıldızları uğursuzlukla anarken o ilmin terazisinde tartar.

Maşallah şehzadem. Meseleye böylesine vakıf olduğunuzu bilmezdik. Peki ya Şeyh

Vefa? Onun Ruznami isimli eseri de pek meşhurdur. Onu da mütalaa ettiniz mi?

Şeyh'im, şeyh'im.

Aa, vefasım utan.

Adını bize bahşeder misin Evliya abim?

Yareli Şeyh'im.

Yareli benim adım.

Yareli mendilsiz, mendil yareli siz olur muyuz?

Şeyh Vefa'nın namını işittik.

Lakin kamerin, yıldızların ilmini bilmek, hesabını görmek ehlinin işidir

efendi. Şeyh Vefa'nın hesaplı kitapla ne işi olur ki?

Şeyh Vefa hem ariftir hem alim şehzadem. Evvelce sultaniye medresesinin baş

müderrisiymiş.

Demek öyle.

O halde bir vakit saraya davet eder.

Bu husustaki mütalalarını da bizzat kendisinden dinleriz.

Şeyh Sadem.

İnşallah Şeyh Sadem inşallah.

Allah bereket versin. Şöyle buyurun Şeyh Sadem.

Pazar ola. Şeyh Sadem. Şeyh Sadem.

Sizin gibi göğün ilmiyle alakalı birinin bunu mutlaka görmesi gerekir. İnce

işçiliktir.

Kusura bakmayın Despina Hatun. Ziyan yok devam et.

Fakat aynısını ikinci kez yapınca... ...ona artık kusur denmez.

Komnenos Kartal'a.

Yıllar geçti.

Hala soyunun izlerini taşırsın esvabında. Esvap dediğin bir günde

değişir Selçuk Şah Hatun.

Ama insan o kadar kolay değişmiyor.

Bağlandığın ocağı da unutmayasın yalnız.

Kardeşim Behram.

Mektubu geldi.

Uçlarda başına bir iş gelir diye endişelenirdim ama... ...sayende...

Öyle bir endişem kalmadı.

İşittim ki... Maksut... Kendi kardeşi gibi kollarmış onu.

Oğlum hatırlıdır.

Behram'ı da çok sever.

Onun yanında güvende olacak.

İşte ben de tam bu sebepten... İstedim ki...

Bu Türkmen kemeri...

Hem yaptığın iyiliğin, hem de vardığın ocağın nişan olsun.

Kuşağı bir parmak aşağı alın.

Böyle daha hoş oldu değil mi?

Karşına bak.

Hünkârım. Sultanım.

Çök hele çök.

Bugün seni göremedim.

Neden yanımıza gelmezsin?

Acep derim, oğlumuz beni hatırından mı çıkarır?

Estağfurullah hünkârım. Sizi bir an olsun hatırından çıkarmaz. Lakin

yıldızlara nazar etmekten huzurunuza gelemedi galiba.

Sen yıldızların seyrini mi hesap edersin?

Ederim hünkârım.

Hem de usturla bile.

Çök hele, çök bakalım, çök.

Hem bugün sahafı doğradım hünkârım.

Elime pek kıymetli bir eser geçti.

Neymiş bakalım?

Şeyh Vefa'nın rüznamesidir.

Bilirim, bilirim. Her sayfası benim ezberimdedir.

Ya senin?

Gök iliminde çok mahir bir zat imiş hünkârım. Öyledir, öyledir.

Müsaadeniz olursa bir vakit saraya çağırtacağım.

Çağırtacaksın?

Vefa Sultan hem mi de saraya?

Evet hünkârım.

Mütalasını bizzat kendisinden dinlemek isterim.

Lakin Vefa Sultan öyle her davete icabet etmez.

Ben dahi kapısına vardığımda...

Kabulüne mazhar olamadım oğul.

Hünkârım, Şeyh Vefa kimdir ki sizin hükmünüze karşı gelir?

Bizim hükmümüz zahiredir.

Vefa Sultan'ın hükmü gönülleredir oğul. Lakin siz koca cihan sultanısınız

hünkârım. Bu nasıl olur? İşte bunu derim ya.

Biz cihanı feda ederiz.

Fethi eylediğimiz beldelerde gönülleri Vefa Sultan gibi gönüllerleri aralar.

O sebepten gökteki yıldızları öğrenirken zinhar

yerdeki yıldızları unutmayasın.

Vefa Sultan hala müzis dergahına alamaz.

Özüm sen.

Gözüm sen.

Nöker sen.

Hâlâ köçürme ha.

Tatrancaya sürmedin gitti.

Körkmenin oyunu köçürmedir.

Sen beni Tehrani gibi yaban oyunlarına meyleder mi bildin?

Her kuyu... ...bir yurt.

Her taş... ...bir oba.

Taşı göçürdün mü... ...düştüğü yeri değil... ...boş koyduğu yurdu

göreceksin.

Tehrani gibisi taşın konduğu yurdu görmek ister.

Ardında virane bıraktığı yurdu görmek istemez.

Dahlani'yi küçümseme.

Menfaat gördüğü yerde bilmediği usulü öğrenir.

Bildiği kaydeyi bozar.

Bizi Osmanoğlu'nun üstüne sürmekte ki menfaati ne olur o vakit?

Hakan'ımızı ne de iyi durmadan garba çeker. Devleti dışarıda bağlayan içeride

kendi ipini çözer Töre Bey.

Derdi kendi nizamını kurmaktır.

Kekine balta vuran hacın gölgesi olmaz.

Evvelken geç.

Beylerin hesabı bağlanmadan devletin hesabı görünmez.

Kimi yaylak ister, kimi yağma.

Kimi de Osmanoğlu'nun yurduna göz dikmiş.

Türkmen Bey'inin kendi demir kapı değildir.

Doğru sözü edersen açılır elbet.

Hangi gönle, hangi söz edilir ben bilirim.

Bey'in muradı ayrıdır ama devletin derdi birdir.

Şark seferine şimdi çıkmaz tek.

Birkaç kışa kalmaz büyük bir orduyla kapımıza dayanırlar.

Bol sebepten Tehrani'nin Hakan'ımızı zehirlemesine müsaade etmemek gerek.

O dediğin zor.

Sen niye öyle dersin ki?

Tehrani'nin ardında kim vardır?

Sultanım.

O ne Tahrani? Oğlun Maksut'tan bir haber mi var?

Sınırda ateşi yaktım, harlanmasını bekliyorum diyor.

Yani her şey kurduğumuz terdibe göre ilerler.

Desene Maksut, Behran'ın içine çoktan ateşi düşürmüş.

Efendim, emriniz nedir?

Bekleyin. Son Osmanlı neferi dereye geçmeden... ...kılıcına

davranmasın kimse.

Emriniz olur.

Peşindeyim. Bugün kaçışın yok senin.

Şehzadem!

Ne oldu bir iz var mı?

Ak boynuzu geyiğinizini buldum.

Derenin karşı tarafına geçmiş.

Şehzadem. Derenin öteki tarafı ak koyunu topraklarıdır şehzadem. Bududa geçmek

emniyetli değil.

Ve münasibi de siz bilirsiniz elbette. Ama bunca vakittir bu geyiğin

peşindeyiz.

Toprak ak koyunludur.

Ama o bizimdir. Alıp çıkarız.

Haydi, kara suyun öte yanına haydi.

İnsan adam, bu taraftan.

Udu udu geçtiler.

Tarihte cenk de varmış.

Nökerler!

Vaziyet olun.

Al koyulular!

Haydi!

Haydi yiğitler!

Hala bir haber gelmedi mi Tahranim?

Behram odada anca varmıştır. Ok yaydan çıktı Desmine Hatun.

Gayrı bize düşen nereye saplanacağını beklemektir.

Ya hesap ettiğin gibi olmazsa?

Çok büyük bir işe kalkışıyoruz Tahran'e.

Hasan'ın oğullarından ayırmadığı Behram'ı yem ediyoruz.

Bugüne değin. Hiçbir tertibimde yanılmadığımı siz daha iyi bilirsiniz.

Olur da...

Bu yaktığımız ateş üstümüze sıçrarsa o ateş ilk seni yakar Tahran'i.

Behran kurtulursa artık kurban sen olursun. Merak buyurmayın. Benim kalemim

kasabın satırından daha keskindir. O sebepten bütün tedbirlerimi aldım.

Demek bizi birbirimize kırdıran sendin.

Meheran! İkimizi de oyuna getirmişler.

Kim sürdü seni buraya?

Sen de kurbanlık koyun gibi önüme süren kim?

Rökerler!

Kılıçlarınızı bırakın!

Kimse yerinden kabullamasın!

Siz de indirin!

Araların!

Kimse kimsenin canını almayacak.

Anlat.

Kim sürdü seni benim önüme?

Ersel abim bildim.

Ersel bizi tuzağa yollamışsın.

Kim?

Osmanlı oyun eder.

Öldürecekler bizi.

Yettim ağabey!

İyi misin?

Mustafa sen ne ettin?

Ne ettin sen?

Canını kurtarmaktan gayrı ne ettim ağabey? Sen ne ettiğinin farkında mısın?

Sen gibi hırslanmadım ya.

Gönüle çekilmiş perde gibidir.

Unutmayasın Salih.

Hırs aklı kör... ...kalbi sağır eder.

Kusuru evvela nefsinde değil... ...başkasında aratır.

Ben ne ettim dedirtmez.

Sen ne ettin dedirtir.

Habille... Kabil gibi.

Kardeşi kardeşe düşürür.

Merhameti gönülden söker atar.

Gönlü katılaştırır.

Oysa gönül... ...nefse ne kadar yakın olursa...

Mevla'dan o kadar uzak düşer insan.

Zira insanın asıl düşmanı... ...kapısına dayanmadan gönlüne sızan nefs belasıdır.

Peki... ...sorarım size.

Nefsin bu ateşini hangi kevser söndürür?

Nefse galebe çalmakla kırılır elbet.

Öyle ki cihadın büyüğü... ...nefse gem vurmakla başlar.

Amma... ...nefs doymaz. Dünya malı yetmez ona.

Makam yetmez.

Şöhret yetmez.

Yedi başlı ejderha gibidir.

Lokma verirsin... ...sofra ister.

Hırka verirsin...

...libas ister.

Sonunda da... ...öyle arsızlaşır ki... ...gönül mülkünle... ...Mevla'nın

tahtını ister.

Lakin... ...gönül mülkü... ...iki hükümdarı taşımaz Salih.

Taşımaz. O sebeple... ...zinhâr unutmayasın.

Hakiki fethi... ...nefsin fethidir.

Hakiki Fatih... ...nefsini fethedendir ve selam.

Hünkârımız Mehmet Han'a ne diyeceğiz Mustafa?

Nasıl anlamazsın bize oyun ettiklerini? Ne oyunu ağabey?

Görmez misin? Sana kıyacaktı bu gafil. Behram yemdi!

Ölümüze atıp bize parçalattılar ki haklı duruma düşeler.

Onu buraya kimin gönderdiğini öğrenecekken.

Ah Mustafa.

Sen olsan ne ederdin abi?

Durup düşünür müydün?

Sen sıradan bir çeri misin ki hesapsız iş edersin Mustafa?

Yaptığının misli karşılığı olan bir şehzadesin.

Şimdi ne diyeceğiz sultanımıza?

Bunun bir karşılığı olmayacak mı?

Olacak!

Tevkif edin şunu.

Amasya'ya döneriz.

Size derim.

Tevkif edin şunu.

Keşke seni bunca düşünmeseydim ağabey.

Yiğitler! Vurun prangayı!

Lakin Amasya'daki çeriler... ...beni böyle görürse...

...Behram'ın edemediğini... ...yeni çeriler eder.

Sana yazık olur Beyazıt.

Sana yazık olur.

Gözümün altında olduğundan karanlık yaptım.

Olduğundan değil.

Göründüğünden karanlık yaptım sultanım.

Görünenle olan arasında fark var mıdır?

Resim o farktan doğar.

Siyaset.

Siyaset de o farktan doğar.

Beni ne için kemerin altına koydun? Batıda kemer.

Zaferin içinden geçtiği kapıdır.

Bir Osmanlı padişahını Roma kemerinin altına koymak.

Venedik'te buna sanat mı derler?

İhanet mi?

Kazanan taraf karar verir.

Sultanım. Hareket etmezseniz daha rahat çalışacağım.

Yataşlar.

Konstantiniyye, Pontus, Ballak, Bosnay ve diğerleri.

Altı büyük ülke.

Peki sonuncusu?

Henüz sahip olmadığınız yer için. Yedinci ve sonuncu taç.

Roma için.

Bellini, aç bakalım sandığı.

Ne olur.

Şehzade Bayezid, karın döşlü Şehzade Mustafa'yı ayağında prangayla getirir.

Aslan'a pranga mı vurulurmuş ya eller?

Nasıl olur böyle bir şey?

Ayağında prangayla getirir.

Ah Bayezid!

Ah Bayezid!

Yok mu işte bunun başka yolu?

Ağabeyini kurtarmaya gitti.

Mücafatı bu mu?

Şehzade Mustafa'nın ayağına vurulan pranga bizim yüreğimize vurulmaz mı

yarenler? Vur!

Paşam, Yeniçeriler pek hararetli.

Korkarım bir işe kalkışacaklar.

Allah'ım.

Allah'ım sen kardeş kanı dökülmesine manev ol.

Ömer, sen Cibar'daki...

Sipahilere malumat sal.

İvedi buraya gelsinler. Hadi!

Destur!

Destur! Destur dedim!

Hayırdır ağalar?

Ne deyi böyle ateşlenirsiniz?

Düşman mı gelir?

Anca düşman Şehzade Mustafa Hazretleri'nin ayağına prangı vurup

getirir paşam.

Bana bak hele.

Laflarını tartla konuş.

Boyundan büyük laf edersen başsız kalırsın bilesin. Yalan mı paşam?

Ne edeceksiniz?

Haneden kanı mı dökeceksiniz?

Biz kan dökmek istemeyiz paşam. Ama şehzademizin kanına kast eden olursa

seyrede durmayız.

Geldiler sultanım.

Çelile İshak Paşa'nın da etrafını sarar.

Sultanım bir şey yapmanız lazım.

Bizi Amasya'ya boşa mı çağırdılar sanırsın Nurban?

Cenazeye geldik.

Etme dedim, gitme dedim.

Dinlemedi.

Gayret öyle belli.

...kimse engel olamaz.

Allah'tan tek dileğim... ...sabırdır.

Şehzadelerim.

Şehzade Bayezid Hazretleri.

Sizi severiz, sayarız. Lakin... ...şehzademizi de zelil hale düşürmeyiz.

Sen... ...bana karşı mı gelirsin?

Gelmem.

Töre giderim.

Zira bir şehzade bu hale düşürülemez.

Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez!

Düşürülemez!

Düşürülemez! Düşürülemez

Atın şunu zindana!

Kesin!

Ağalar. Etmeyin.

Ağalar.

Ağalar.

Yanlışa meyletmeyesiniz.

Yanarsınız.

Sana yazık olur demiştim Beyazıt.

Kime yazık olacağını herkes görecek.

Hest!

Hest edin bre!

Destur!

Gülşah Hatun Hazretleri!

Şehzade Mustafa, sultanımızdan hüküm gelene dek zindanda kalacak.

Zindanın en alt katına atın.

Nasıl?

Anlat bakalım bellini.

Yukarıda... ...en üstte Venedik.

Aşağıda... ...en uçta Otronto.

Merkezde... ...tam içerde...

Roma.

Roma sadece bir taş üzerinde değildir. Bir Roma güneşin altında yaşar.

Bir Roma da toprağın altında saklanır.

Eski su yollarının çoğu ölüdür. Fakat Aqua Virgo... ...hala şehre suyu

taşır. Loma'nın yaşayan damarı budur.

Ya kesilirse?

Şehir hemen ölmez. İnsanlar susar.

Daha sonra... ...birbirlerinden şüphe duyar.

Birinci gün... ...insanlar çeşme başında bekler.

İkinci gün... ...manastırlar mahzenlerini kapar. Üçüncü gün...

...kardinaller... ...ellerindeki suyu kimden saklayacaklarına karar verir. Ve

halk... ...Tanrı'nın vekillerinin... ...kendilerinden su sakladığını görür.

Şehirleri...

Sorular korur sultanım. Bir iktidarda... ...insanların ona duyduğu inanç.

Geçit.

Papalık sarayından... ...Castel Saint Angelo'ya uzanır.

Papanın kaçış yolu. Girişi nerededir?

Görünen girişi burada değil.

Sen gördün mü?

Hayır. Görmediğin yolu mu çizdin? Belliydi. Bir ressam görünmeyen bir

çizgiyi... ...görünen iki ucundan tamamlar.

Ya yanılırsa?

Adamların toprağın altında ölür.

Bu harita için dört tane Adem'imi kaybettim.

Biliyorum.

O vakit seni niçin getirdiğimi de bilirsin.

Harita için değil.

Haritayı çizen akıl için.

Kağıt susar.

Adem konuşur. Adam da yalan söyler.

Kağıt söylemez mi? Sabahtan beri söylediğim her şey...

Orada.

Şimdi oldu.

Bakışınız evvel nereye bakırdı?

Roma'ya.

İndi Roma'nın ötesine.

Has odabaşı.

Buyruğunuz devletli hünkârım.

Divan-ı Hümayun'a haber sal.

Roma seferimiz başlamıştır.

Sultanım henüz portre kurumadı. Kurumasın.

Dönünce yedinci tacı tamamlarız.

Daya Hatun. Varıp beyaz tabiğim için ayırttım. Kumaşları alasın.

Sizi yalnız mı bırakayım sultanım?

Attar şurada.

Kalfalarla varır. Sen dönüne dek işimizi bitiririz.

Risk latiftir. Ama amberi biraz fazla olmuş.

Kusuru var ama ehil bir elde yine iş görür.

Aldım bunu.

Başka ne var?

Bir ayıya ada var beyim. Sizin gibi anlayana gösterilir.

Ben onu da getireyim.

Rahiha'mız hazır.

Ne edersin hatun?

O şişenin sahibi var.

Evet. Bilirim ben ısmarlamıştım. Ne münasebet. Az evvel ben aldım onu.

Sizin olan yalnız derdiniz akçedir. Rahiha bana aittir. Bakın.

Kızıl ipini ben bağlattım.

Her kızılıp gören mala sahip çıkarsa çarşıda alışveriş edilmez.

Bilmez misin hatun?

Ne ettin sen?

Asıl sen ne ettin? Ziyan oldu armağanım. Bir de utanmadan beni mi suçlarsın?

Yetti artık haksızlığın.

Sen benim kim olduğumu bilir misin?

Asıl sen benim kim olduğumu bilir misin?

Akıncı Bey'im Murat.

Geheran Sultan.

Sultanım.

Bağışlayın bilemedim.

Ben de bilemedim Murat Bey.

Şişe kırıldı.

Lakin Rai hasta kaldı.

Hayatın iyi gidiyor Alttakin Bey. Hoş gelmişsin.

Hoş gördük Töre Bey'im.

Cümle Oğuz boyunu... ...Kengeş Vardayı topladım.

Böylesi Kengeş... ...en son cenşah devrildiğinde kuruldu.

Bu seferki vaziyet ne?

Oğuz beyleri boş yere diz kırmaz Alttakin Bey.

Ya yurt daralmıştır... ...ya kılınç çekilmiştir.

Karacadağ'dan ne haber getirdin?

Karındaşlarım hala şehre ineceğiz diye ısrar ederler mi?

O bir heves değil, geçti.

Biz tepemizde göğü görmeden uyku uyamayız bilirsin beyim.

Alptekin Bey'imin yiğitlerine aş verin.

Asırlardır İslam'ın üzerine yürüyen küfrün karargâhıdır.

Haçlı ordularını buradan saldılar.

Müslüman kanına helal sayan fermanları burada yazdılar.

Onlar bizleri hâlâ geldikleri yere sürülebilecek bir kavim sanarlar.

Konstantiniyye'yi kaybettiklerinde Yalınus surlarının değil...

...talihlerinin de yıkıldığını anlayamadılar.

Şimdi... ...Türk'ün geldiği yerden dönmeyeceğini...

...Osmanoğlu'nun... ...ayak bastığı toprağa yurt ettiğini...

...hilalin bir kez doğduğu ufukta bir daha batmayacağını göstereceğiz.

İnşallah.

Devlet bilirim.

...cümle cihan işitsin ki... ...beyri ezan-ı Muhammed'i... ...Vatikan'ın

çanları arasından yükselecek.

Ve dahi cuma namazımızı... ...küfrün bütün dünyaya hüküm dağıttığı

meydanlarda kılacağız.

İnşallah. Cenab-ı Hak... ...gazanızın mübarek kılıcınızı muzaffer eylesin

hünkârım.

Vatikan'a... ...Cenup'tan gireceksek...

Akıncılarımız... ...elzemdir hünkârım. Doğru dersin Mehmet Paşa. O sebepten...

...cümle Akıncı'ya başbuğulu... ...gayrı... ...Malkoçoğlu... ...pahlibe

edecek.

Başım yolunuza... ...canım uğrunuza feda akanım.

Dershanelerimiz beş senedir... ...gece demez, gündüz demez... ...kadırga

yaparlar. Nihayetinde devasa bir donanmaya sahip olduk hünkârım.

O Tronto'ya giden donanmamızın başına kimi vazifelendireceksiniz hünkârım?

Bugüne değin derya üzerinde görülmemiş büyüklükte bir donanma inşa ettik. Ne

İspanyol kafiri ne Portekiz gavuru.

...deryada yanımıza yaklaşamaz oldu.

Doğru mudur Gedik Ahmet Paşa?

Doğrudur hünkârım. Meydanda olduğu gibi deryada da yalnız sizin hükmünüz geçer.

Öyle.

Bize yüreği kavi, aklı devletli, bileği kuvvetli bir Âdem gerek.

O sebepten Akıncı Bey, Murat Bey gayrı Has Murat Paşa olacak.

İşittim ki kış çetin geçmiş.

Hayvanların yarısı telef olmuş.

Yarısı bugün.

Öteki yarısı da gelecek kış.

Bize verilen yurtta ne ot biter... ...ne sürü yaşar.

Endişe etmeyin.

Padişahımıza arz ettim.

Bayramlı'nın müşkülü görüle dedi. Görüle görüle de... ...kaç kıştan görülür...

...değişen bir şey yok.

Halbuki Fırat'ın ötesinde... ...toprak kara.

...o diz boyu... ...bir değil... ...on oba mamur olur.

Doğru dersin.

Osmanoğlu'nun toprağı sürümüze bereket... ...soyumuza refah getirir.

Ben derim Hakan'ıma... ...yüzümüzü Fırat'ın... ...ötesine çevirmek icap

eder derim. Lakin bilirsin... ...Kengeş'e... ...yalnız...

...aşiret reisi beyleri... ...katılır.

Ol sebeple...

Bize laf söylemek düşmez.

Senin sözün eşikte kalırsa... ...içeri taşımasını bilirsin.

Dün gece ortalardan kaybolmuşsun.

Nerelerdeydin Tahran'ım?

Kengeç'ten evvel... ...beylerin müşkülünü dinlemek istedim.

Sen benim peşime... ...çaşıt takacağına... ...halkın sesine kulak

vereydin. Baş vezir... ...savcı bey.

Bizlere Roma'da yol gösterecek... ...su kanallarının nereye açıldığını

söyleyecek...

Gentili Bellini'yi getiren Has Murat Paşa.

Gayrı yerin kubbe altındır.

O Toronto'ya gidecek olan donanmanın başında seni görmek isterim.

Tiz hilat kuşatıla.

Hayırlı, gıdemli ola.

Yolunuza canım feda hünkârım.

Diyesin Mahmud Paşa. De hele de.

Hünkârım... ...devletimiz kubbe altında kuruldu ve bu kubbe altında da büyür.

Bunca tecaribi olan... ...badire atlatmış paşamız varken... Bunca genç

yaşta bir paşa niçin kubbe altına girer?

Bunu hak eder mi diye sual edersin değil mi?

Hünkârımız Konstantiniyye'yi fethettiğinde... ...kaç yaşındaydı...

...Mahmud Paşa?

Tecarip ve dahi yüreklilik... ...yaş gerektirmez.

Peygamber Efendimiz... ...sallallahu aleyhi ve sellem...

Şam orduları komutanlığını verdiğinde Üsame bin Zeyd 18 yaşında değil miydi?

Ya Mekke valisi Atta bin Ezid 20 yaşında değil miydi?

İslam gençlerin omuzunda yükselmedi mi?

Bağışlayın hünkârım.

Münasip midir sadrazam paşa?

Haşa hünkârım. Zatı devletiniz her şeyin münasibini bilir. Öyle.

Lakin biz donanmanın başına... ...Ahmet Paşa'yı getireceğinizi

düşünürdük.

Şimdi Ahmet Paşa'ya hangi vazifeyi vereceksiniz hünkârım?

Ahmet Paşa'ya itimadım tamdır.

Donanma reisliğini hakkıyla yapacağına dair hiçbir şüphem yoktur. Lakin...

...deryadan emin olduğum gibi... ...hai tahttan da emin olmak isterim. O

sebepten... ...bir müddet... ...hai taht emini olarak burada kalacaktır. Ve

dahi... ...Şehzadem Cemal alalık edecektir.

Emredersiniz hünkârım.

Hak düstürüdür ekenler biçer.

Oğuz töresidir konanlar göçer. Adı görklü Muhammed Yalavaş duyurdu.

Cennetin kapısını cömertler açar.

Haydi buyurun. Bismillah. Afiyet olsun.

Bismillahirrahmanirrahim.

Var olasın Hake Hanım.

Var olasın da.

Bunca bir buraya...

Etin buduna toplamadın ya.

Ne olsun Gurbey?

Lokmayı çiğnemeden hesabı mı sorarsın?

Kengeçte laf sakınılmaz.

Obada lokma daralırsa... ...icap ederse hesapla sorarız.

Beyin sofrası bol ola ama... ...obası aç kala. Bu bizim zorumuza

gider.

Beylik bolluğu bölüşmek değil... ...darlığı göğüslemektir.

Kurt kışı görünce... ...inine sinmez.

Avını uzakta arar.

Hind'in Çin'in kapısını açacağız.

Nasıl ki Osmanoğlu... ...garpta cihat ediyorsa... ...biz de şarkta cihat

edeceğiz. Sizi buraya çağırdım ki... ...kılıncınız gazadan... ...obanız

ganimetten nasipsiz kalmaya.

Hakan'ımız doğru söyler.

Büyük sefer büyük ganimet getirir. Doğru söyle.

Hindin Çin'in kafiri önümüzde dikilir. Doğrudur ama Osmanoğlu

ardımızda semirir.

Bizim burada sürülerimiz kuruyup giderken Gartla Osmanoğlu yurduna yurt,

hazinesine bereket katar.

Bugün Rum'u yutar, yarın da bize kılıç çekmeyeceği ne malum?

Biz Mehmet Han'la kabilleştik.

Yarının korkusuyla bugünün sözünü çiğnemem.

Gözünü parıldatan o zenginlik aklını kör etmez.

Bizim muradımız Hakk'ın kelamını Hind'e, Çin'e, Gündoğan ellere götürmektir.

Hem de Osmanoğlu kafirle cenk ederken yiğit diye yaraşır mı onu

ardından vurmak?

Bize yakışır mı?

O sebepten Osmanoğlu'nun üzerine varmayacağız.

Yüzümüzü şarka çevirip hak yolunda cihat edeceğiz.

Kılıncımız kardeşe değil küfre kalkacak.

O vakit herkes cananı ile helalleşe.

...payitahttaki son işlerini ivedi hallede.

Zira... ...ulu atam

Yıldırım Bayezid Han'ın dediği gibi... ...atlarımızı San Pierre Kilisesi'ne

bağlayıp... ...bir sonraki divanımızı... ...Vatikan'da, o

iblisin sarayında kuracağız. Diyesin.

Hünkârım.

Şehzade Mustafa Hazretleri...

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan

'ın kaynı Behram'ın canını almış.

Kösler çalar sultanım.

Berra?

Yiğidim... ...benim aslanım... ...kim kıydı sana?

Kim?

Kim kıydı benim yeğenime?

Osmanoğlu.

Şehzade Mustafa.

Hudutta kıstırmış.

Sorgusuz sualsiz almış canını baba.

Gel yiğidim gel. Gel.

Ben dedim Hakan'ım. Ben dedim.

Osmanoğlu cesaret bulur, bize kılık çeker dedim.

Padişahım. Sizin halis niyetinizi zayıf bildiler.

Bugün berhama kıyanlar... ...yarın misliyle karşılık vermezsek... ...bütün

mirzalarınıza kıyarlar.

Evvel meseleyi soruştular mı Hakan'ım?

O vakit mi?

Yanlış bir malumat vermediğine emin misin?

Yok hünkârım. Malumat bizzat Şehzadeniz Beyazıt'tan.

Bu... Bu... ...cenk haberidir hünkârım.

Benim niyetimi Allah da bilir... ...siz de bilirsiniz.

Biz sözümüz üzere durduk...

...ama Osmanoğlu durmadı.

...hatip almamız icap eder.

Orduyu hazır edelim hünkârım. Kimleri vazifelendirelim? Nedir emriniz?

Hünkârım, emir buyurun... ...Anadolu sipahisini Erzincan hudutlarına sevk

edelim.

Ak koyunun hududuna varır arkanın.

Biz... Roma ülkümüze... Batam Yıldırım Han'dan miras kalan Kızıl Elma'mıza

yürüyelim derken... Şimdi dindaşımız... Soydaşımız...

Akkoyunlu'ya mı gideceğiz?

Kardeş! Kardeş mi okunacak?

Tüm nökerlerim hazır olsun.

Önümüzde çetin bir cenk var.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.