All language subtitles for Tuzlu Kahve 2. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sudokrem tuzlu kahveyi sunar.

Ocakta kahve taşar, var üç evde üç telaş.

Birinde düğün havası, birinde kopuyor tatlı bir savaş.

Bir evde kahve tuzlu, diğerinde de dikodu.

Herkes haklı kendince, herkes biraz da oyuncu.

Azıcık naz var, azıcık söz var, bilir bizi tanıyanlar. Azıcık tat

var, azıcık tuz var, başlıyor heyecanlar.

Tuzlu kahve, tuzlu kahve, bir film canla saklı bizim ailem. Tuzlu

kahve, tuzlu kahve, iç bir yudum bir bakarsın. Vay be, vay be, tuzlu

kahve, vay be.

Tuzlu kahve, vay be Tuzlu kahve, vay vay vay

Azıcık

naz var, azıcık söz var Bilir bizi tanıyanlar Azıcık tat var,

azıcık tuz var Başlıyor heyecanlar Tuzlu kahve, tuzlu kahve

Bir fincanla saklı bizim aile Tuzlu kahve, tuzlu kahve İç bir yudum bir

bakarsın Vay be, vay be Tuzlu kahve, vay be Tuzlu

kahve, vay vay vay Yani işte sonra da

Amerika yolculuğu başladı.

Abim yalnız değilmiş.

Gel der.

Derin.

İnşallah gözlerim bozulmuştur da yanlış görüyorumdur.

Kardeşim.

Elif.

İnanamıyorum. Derin. Siz tanışıyor musunuz?

Evet.

Merhaba, Derin ben. Murat, ben de.

Abim, Mehmet.

Elif, memnun oldum. Sevgilim, Elif. Ben de çok memnun oldum. Oturalım hadi.

Evet. Buyur aşkım, gel.

Evet.

Bir dakika.

Ben hâlâ şuradayım.

Resmen sensin, inanamıyorum.

Ben mi, sen mi?

Şengül. Hı? Hiç neli mi yapsaydık bu sefer?

Aşk olsun abla, alınırım.

Vişne de neymiş? Kuş üzümü dururken vişne ne? Doğru, doğru. Mehmet'im de

böyle sever.

Ay Hatun teyze, ben de öyle severim. Kuş üzümlü Mehmet gibi.

Ay kuş üzümü ne?

Ay tabii doğmada. Ben de öyle severim.

Kolay gelsin.

Kolaysa başını... Neyse. Candan, kız iki tane eltini birden alıyor. Hayırlı

olsun.

Ya Şangül abla iki elte geldiği doğru da birinin kim olacağı henüz belli değil.

İyi oldu ama derini mangala çağırdın. Evet ya.

Aman.

Ay Büke iyi misin yavrum?

Ben iyiyim Hatun teyze sen iyi misin?

İyiyim ya. Tövbe.

Ay yap.

Öbür tarafa çevir yavrum. Ben baktım buna bu. Kör kör. Kız yapma öyle şeyler.

Çevir. Ay ben çok endişelendim senin için. Benim için endişelendin diye sen.

Kız niye endişeleniyorsun? Yere şey düşürdün.

Benim için korktun sandım Hatun teyze. Yavrum yemek kalıyor. Yemek kalıyor. Çok

geçmiş olsun.

Kör bu çünkü.

Ay bak sen nasıl düşünüyor canım ben.

Ablam anlattı bir kere. Hem çok güzel kızmış. Hem de çok hanım hanımcıkmış.

Değil mi? Çok hanım kız.

Ay biz ne güzeller gördük Şengül abla.

Neler gördük neler.

Şimdi bir kere marifetle bir şey yap. Mesela Aybükem gel de bir kere o böyle

güzel dolma sarabiliyor mu? Gel bir sar da görsün Hatun teyze. Gel ben bir

sarayım onu Hatun teyze. Hadi kız sar. Çok güzel sarar var ya kalem gibi bak

bak. Şöyle.

Şat parmağımı koyarım şekil vermek için. Ölçümü böyle alırım.

Benim kendi klasiğim.

Bak. Ah ah.

Şöyle takdim ediyorum.

Sarın kız.

Aman. Aman.

İncecik. Bak.

İncecik. Yavrum eline sağlık. O ne abla öyle?

Maşallah. Dediğin kadar var. Maşallah. Ver çocuğum. Ben sarayım. Yorulma.

Ellerini yorulma.

Çocuğum ver.

Sen elle vurma. Allah aşkına vurma Elma Hatun. Allah aşkına vurma.

Bırak çocuğum.

Daha ne olabilirdi ki? Daha ne olabilirdi?

Yani valla ben de bilemedim ki. Nasıl iki büklüm olmadan karşımıza

çıkabildiler? Sen daha dur, sen daha dur. O feryelin düğünde görüştüğü,

konuştuğu herkesi rehberden sileceğim.

Hatırladıklarımı da not alıyorum.

Herihan. Ha, Solmaz. Ay evet, evet. O Lütfü'nün karısı Solmaz

'ı... Feryal'le sohbet ederken gördüm bir ara o Lütfü'nün karısı.

Hayır efendim. Lütfü Feryal'le hiç konuşmadı. Neden konuşmadı? Çünkü dürüst

bir adam. Ama o karısı yok mu o karısı?

Taylan? Anne?

Taylan ne alaka? Ayol Ferda'nın yeğeni Taylan o. Bizim Taylan'la ne alakası

var? Nereden bizim Taylan oluyormuş acaba?

Oğlum olduğu için olabilir mi?

Sen onu doğurmuş olabilirsin. Ama benim kardeşim değil.

O İpekliler yüzünden ilk nişanlımdan ayrıldım. O öz kardeşim Taylan

yüzünden de son kocamdan ayrıldım. Teessüf ederim Tiraji. O üç kağıtçılarla

öz kardeşini mi kıyaslıyorsun sen?

Aynı kümedeler anne.

Aynı kümedeler. Yeter. Tamam. Sinirim tepeme çıkıyor. Bunları da güneşte

bırakın. Şarj olsun.

Senin oğlun Amerika'dan geldi.

Aylar sonra bir kızın peşine gitti ve seni unuttu.

Yani insan annesini hiç mi özlemez ya?

Yok yok özlemiştir o özlemiştir. Anacağını unutmaz Mehmet'im. Yok.

O kız onu salmamıştır. Ben o kızdan öyle bir his alıyorum.

Yapışık.

Yani insan demez mi git önce annenle hasret gider diye.

Ama yani işte bunlar böyle. Herkes biraz candan olsun ya. Yani içten olsun, bir

samimi olsun. O anlamda yani.

İçtenlik, samimiyet. Nerede? Nerede? Yani bu.

Ben anlamıyorum bu insanları böyle. Ama sen üzülme annem tamam mı?

Üzülme. Tamam lütfen üzülme bak.

Üzülmüyorum. Ne üzüleceğim yavrum?

Ah.

Candan haklı.

Mehmet'im iki günde harcadı annesini.

Ah hatun, bahtsız hatun.

Komşular, komşulara dostlar.

Gelin hatuna ağlayın, bahtsız hatuna ağlayın. Benden beraber ağlayın.

Harcadı oğlum beni unut.

Hakikaten nereden tanışıyorsunuz ya?

Biz yani çok eski tanışıyoruz diyelim.

Bir dakika ya. Siz aynı düğündeydiniz. Ne? Hangi düğün? Sen nereden biliyorsun?

İşte Murat'ı bırakmaya geldiğim, seni bıraktığım düğünde işte. Evet. Sonra

gidecektim ama merdivenlerden inen bir peri kızı gördüm.

Bana söylüyor. Ya Derin'ciğim evet sen düğünden erken çıkmıştın. Nasıl oldun o

günden sonra?

Gayet iyiyim gördüğün gibi.

Migrenim tutmuştu da benim o gün. O nedenle erken ayrıldım.

Onu soruyor. Arada bir oluyor maalesef. Bana da oldu bir kere. Çok kötü bir şey

ya. Böyle ışık falan her şeyi etkiliyor. Tabii ışık, ses, kötü enerji, kem göz.

Her şey etkiliyor insanı. Evet geçmiş gitmiş olsun.

Migrenin olmasaydı tanışamayacaktım.

Evet çok şükür.

Siz bayağı arkadaşsınız yani.

Arkadaş demeyelim dostlar alınmasın. Çok eski tanışıyoruz aslında bayağı

küçüklükten. Evet ilkokulda aynı kolejde başlamıştık.

O kadar yani.

Evet bayağı eski. Hatta komşuyduk bir zamanlar yani anneannemlerle.

Elit'in annesi komşuydu.

Sonra onlar taşındılar tabii babasından sonra.

Çok küçük bir camia sonuçta. Yani biz oradaki evi satınca taşındık.

Ay kabus yıllardı.

Neyse ki sizden sonra dürüst bir aile taşındı da sevdik onları.

Kabus dedi ya biz oradan uzaklaştık da o yüzden.

Ama sizin birlikte olmanıza ben çok şaşırdım.

Sürpriz.

Maşallah diyelim.

Vallahi dünya çok küçük.

Maşallah. Evet bazen hatta o kadar küçük ki insan daralıyor yani. Keşke bu kadar

küçük bir çevrede yaşamasak.

Pardon, annem arıyor da. Aç abi. Şu.

Efendim anne.

Oğlum niye açmıyorsun telefonlarımı? Merak ettim. Denizde misin?

Hayır anne, denizde değilim.

Yemekteyiz. Görüntülü arayınca açamadım anne.

Açamadım yani.

O şükür. Alıştım tabii seninle böyle konuşmaya.

Kiminle yemektesin? Benimle, buradayım.

Merhaba, buradayım ben. Nasılsınız Hatun teyzeciğim?

Siz hala birlikte misiniz?

Ne güzel.

İyiyim kızım. Sen nasılsın?

Çok iyiyim. Çok sağ olun. Çok teşekkürler. Kızı gibi seviyor beni.

Ben de buradayım hatun.

Anneciğim.

Siz de mi oradasınız?

Evet. Bakın Murat da burada. Annesi konuşsun. Sağ olun. Sağ olun.

Oğlum.

Oğlum. Madem hep beraber toplaşacaktınız. Niye bana haber

vermediniz? Ben de gelirdim. Niye bana haber vermiyorsunuz çocuğum?

Anneciğim nasılsın?

Abin nerede oğlum?

Buradayım anne.

Mehmet'im açık havada mısınız?

Üşümeyesin oğlum.

Yok yok 50 derece merak etmeyin.

Duydum anne.

İyi tamam.

Hadi afiyet olsun.

Hepinizi öpüyorum çocuğum. Afiyet olsun. Bir dahaki sefere hep beraber.

Ben de geleceğim. Güzelce otururuz, sohbet ederiz, yer içeriz. Hadi öptüm

çocuğum.

Kızım sen niye zahmet ediyorsun?

Ne zahmeti?

Hizmet benim için bir refleks. Ev işlerini yapmak hiç yormuyor beni

nedense. Nedense?

Kime benzedin acaba?

Yavrum bütün hafta çalışıyorsun. Bir izin gününde de bizim için yorulma.

Yok yok.

Hayatta durmaz anne. O benim gibi kurtlu.

Daha havuçlu kek yaptım spesiyelim. Ondan da ikram edeceğim size. Gelmişken

tam puan alayım.

Bak bak.

Yani el lezzeti de bana benzerse artık şaşacağım yani.

Bu aybükeyi de her görüşte içim sızlıyor. Durup dururken kızın da aklına

girdik. Mehmet'im derini Murat ve Elif'le tanıştırmış.

Ne?

Kim dedi?

Kim dedi? Mehmet dedi.

Mehmet'im aradı. Ben burada böyle oturuyordum ya. Telefon çaldı baktım

Mehmet'im. Ay aramış özlemiş beni. Anacığım diyor çok özür dilerim. Ay ben

seni ne kadar ihmal ettim. Affet beni güzel anam. Ama ben bunu telafi

edeceğim. Seninle ana oğul şöyle bir güzel gün geçireceğiz. Keyif yapacağız.

Amcamın niyeti ciddi demek ki.

O benim yeğenimin eline su dökemez.

Aa şimdi yok.

O da bir ananın evladı. Yukarıda Allah var yalan söyleyemem. Ben kızı görür

görmez sevdim.

Samimi içten bir kız.

Anne.

Bu senin herkese sevdim demen beni benden alıyor.

Kızım ben ne yapayım ben mi evleneceğim?

Oğlum kimi seçerse o. Elimi mi atıyorum?

Aa yok ben bu saatten sonra oğlumdan ayrı kalamam. Aman.

Ay Aycan'dan.

İyi ki Türkan'a bir şey demedik.

Evet. Sen deseydin ya Türkan'a ablacım hayırlı bir iş için koş Adanalardan gel.

Aman Allah korudu yavrum.

Nerede kaldı bu kız?

Yemek saati geliyor.

Hadi ara bakalım.

Anneciğim. Hani derin mesaj at.

Çocuk çıkma teklif etmiş. Yemeğe gideceklermiş.

Kardeşi ve sözlüsüyle tanıştıracakmış.

Dedim ya sana.

Unuttun mu?

Tiraje. Unutmadım tabii ki. Ben henüz bunamadım canım.

İlk günden bu kadar uzun kalınır mı? İnsan biraz kendini ağırdan satar.

Aynı sen.

Buldum çok.

Bulunca da yani.

Sitara Hanım, yemeğimiz hazır olmak üzere. Sofrayı nereye kurmamı

istersiniz? Yatak odasına kızım.

Ayol yatak odası olur mu? Tabii ki bahçeye.

Hava güzel.

Peki efendim.

Sen de mesaj at. Gelsin.

Tamam, tamam.

Siz böyle olmuşsunuz ha. Değil mi aşkım?

Aynen öyle.

Annene de tanışmış olduk. Çok şeker biri.

Biz de çok çabuk kaynaştık. Beni eve de davet etti.

Bir anda çok kaynaştık. Canım kızım falan diyor bana.

Biz de aşkımla nikah tarihimizi alacağız en yakın zamanda.

Ne? Aynen öyle.

Loli popum benim.

Çilekli loli popum ya. Çok güzel.

Yani biz uzun süredir görüşmüyoruz ama ben senin haberlerini alıyordum. Yani

sevgilin olduğunu bile duymamıştım. Şimdi neler söylüyorsun ya hayret.

Ay duyamazsın şekerim.

Çünkü aşkında bir sotem yaptım.

İkimize nazardan çok korktuğumuz için sır gibi sakladık.

Mehmetciğim teyzemler çok merak etti. Biz kalksak mı? Sürekli mesaj atıyor da.

Tabii tabii hemen kalkalım. Hatta hesabı istedim ben. Yok yok ben hallederim abi

sorun değil. Biz oturur muyuz da aşkım? Tabii aşkım. Tamam siz buradasınız

zaten. Buradayız abi. Evet tamam.

Elif tanıştığıma çok memnun oldum. Ben de çok memnun oldum. Görüşürüz

tekrardan. Evet haberleşiriz.

Çok memnun oldum.

Görüşürüz Derin.

Ha Derin.

Tekrar geçmiş olsun bu hafta.

Düğün için.

Eksik olma.

Hadi bay bay. Hadi görüşürüz. Görüşürüz.

Vay be.

İyi misin? Biraz gergin gibiydin.

Hayır yok şey ben eşyalarını bırakmak için diye çıktım ya evden.

Teyzemler de ben dönmeyince merak etmiş o yüzden.

O zaman seni strese sokmayacağız ki mi giren hatan tutmasın.

Senin yanında başım ağrımaz mı?

Bence de.

Evet.

Allah'ım bir kapıyı kapatırken birini açıyorsun çok şükür.

Abim var ya çok ucuz yırttı ucuz.

Annem yoksa onu zorla baş göz edecekti Aybüke'yle.

Aybüke?

Ya var ya sen tanıştın yengemin yeğeni. Aybüke diye bir kız. Mıy mıy bir kız

demiştin hatta.

Demişsem doğrudur.

Ya aslında değildir.

Yani zekidir, hamarattır, güzeldir.

Değişti şey ama abim sonuçta istemedi.

Ya aşkım... ...benim şimdi aklıma geldi.

Ya benim yarın bir toplantım var. Kalksak olur mu aşkım?

Ben senin aklını yoksa başından mı aldım? O yüzden mi unuttum ha? Ölü

popom, kakaolu kekin benim ha? Ya evet.

Tabii ki kalkalım.

Aybüke'yi daha fazla umutlandırmayalım. Sen onunla konuşup vazgeçir, dönsün

evine.

Ama diyorum ki ben, anne... ...bu tiplerin... ...yani hep bir ayağı

havalimanında olur. Ben çok iyi bilirim. Mehmet'i Amerika'ya götürebilir yani.

Ben onu söyleyeyim mi? Yok, tövbe. Allah korusun, yok.

Aybüke ablam kadar Amerika sevdası olmayacak, kesin. Sen çok biliyorsun.

Çok biliyorsun yani.

Öyle. Her şeyi de sen biliyorsun. Aha bak, analar neler doğuruyor anne, bak.

Bak kokusu buraya kadar geldi. Havuçlu kekin tadına bir bak bakayım.

Fiyatı olsun bu daha başlangıç.

Yavrum sen de bizim elimizde büyüdün.

Teyzesinin gülüdür o.

Bak mesela Aybüke bizi asla bırakmaz anne.

Tabii ki bırakmam. Ben zaten kendimi sizlerden sayıyorum.

Ay kıyamam.

Ay kıyamam yavrum sana.

Canım.

Şöyle takdim edeyim Altun teyze kaç tane istersin? Tabii yavrum tabii. Bir, iki,

üç ne kadarsa.

Yanından hiç gidesim yok.

Aslında benim de.

Yarın sabah yürüyüşe gidelim mi?

Yürüyüşe?

Nasıl bir yürüyüş? Ne bileyim, doğa yürüyüşü.

Sahile falan gideriz belki.

Sahil çok kalabalık oluyor ya. Daha sessiz, sakin bir yere gitsek.

Tamam, o zaman ormana gideriz. Sessiz, sakin. Kimsecikler olmaz.

Hem bugün biraz gergindim. İyi gelir sana.

Sen beni mi düşündün?

Tabii ki düşündüm.

Garip mi?

Derin.

İyi misin?

Bir şey mi oldu?

İyiyim. Acaba senin bu hallerin kalıcı mı?

Periyodik bakımlarım yapılırsa kalıcı.

Periyodik bakım tam olarak ne oluyor?

Şöyle ilgi, işte alaka, güler yüz.

Bugün çok yoğun bir gündü.

Umarım bunalmadın.

Annem, yengem, kardeşi, sözcüsü.

Yani aslında normalde böyle gün içinde sülalece gezmiyorum.

Keyifliydi benim için ya sorun yok.

İyi sevindim.

Peki sabah yedi diyelim mi?

Yedi. Evet yani ben hani genelde yedide yürüyüş ediyorum ama uygun mu sana?

Yok aslında ben de erken kalkarım. İyi hazırlanırım yediye.

Harika.

Ne oldu?

Gerçek misin diye bakıyorum.

Gerçeğim.

Bak.

O zaman sabah görüşürüz.

Görüşürüz. Kendine iyi bak.

Ben şimdi size elitin olduğunu nasıl söyleyeceğim?

Anne artık söyler misiniz? Biz bu işten nasıl çıkacağız?

Murat'ın ailesiyle konuşup nikah tarihini bir an önce kesinleştirelim.

Ne?

Ne nikahı ya? Ne tarihi? Kim evleniyor?

Tarih gelince haber veririz Ünver.

Kim evleniyor Allah aşkına ya? Sen mi? Ne zaman kız?

Dayı ben Aydınoğulları'nın küçük oğluyla evleniyorum.

Ne?

Bildiğimiz Aydınoğlu. Sen bu kafayla daha çok.

Bir dakika bir dakika ya.

Bunlar olurken biz neredeydik abla?

Biz Bostan Korkulu muyuz bu evde ya?

Şu an hiç bu ataklara gerek yok Ünverciğim.

Çok hassas bir mesele.

Yalnız bizi biraz farklı tanıyorlar dayı.

Dayı hâlâ mı ya?

Kırk yıl düşünsem... ...Aydınoğulları'yla dünür olacağım

aklıma gelmez daha.

Eee?

Ajans işlerini ne zaman alıyoruz?

Anladın değil mi? Neden dayına söylemeyelim dediğimi.

Önce bir evleneyim de.

Sonra holding bizim dayıcım.

Aferin.

Eee? Senin günün nasıl geçti?

Güzeldi. Mehmet'le kahve içtik.

Bir anda annesi ve yengesi geldi.

Ne tesadüf. Ya ne tesadüf. Annesi belli ki beni çok merak etmiş. Takip ettiler

bence. Ay aynı ikinci kocamın annesi. Allah sana sabır versin. Değil mi anne?

Mehmet herhalde Amerika'da okudu diye. Yani birazcık daha farklı gibi onlardan.

Annesi iyi bir kadın gibi ama çok düşkün Mehmet'e.

Yenge biraz acayip. Yani onu tarif nasıl edeyim?

Yani biraz avam gibi.

Derin senin ağzına yakışıyor mu o kelimeyi kullanmak?

Kustosuz diyebilirsin.

Rafine zevklerden uzak diyebilirsin. Yok yok anneanne bu direkt avam.

Yani nasıl anlatayım. Taşlı taşlı üstler giyiyor. Taşlı kotlar.

Buradan buraya burma bilezik takmıştı.

Yani ayağında da bu kadar bir ayakkabı vardı. Üstüne kocaman plastik taş.

Yani nereye bakacağımı şaşırdım. O da bana bayağı baktı. Ben de ona.

Böyle mavi gözleri de var. Ay çok acayip bir kadındı.

Ama neyse canım. Hakan'ın annesi gustoluydu şıktı da ne oldu.

İyi insan olsun yeter.

Öyle diyorsun anneanneciğim de senin de damat kriterleri listen epey uzundu. Ne

yapalım kızım?

Yaş ilerledikçe liste azalıyor.

Gel gel teyzesinin gülü gel.

Teyze.

Ne kız bu?

Dokunma kız!

Aaa!

Servet sürülü yüzümle.

Ay bu da mı altın?

Bu da soru mu? Tabii ki. 24 ayar. Ben altını sadece

takmam tenime işlerim. Haklısın teyze. Kaç yaşında kadınsın cildine yatırım

yapman lazım.

Ondan değil canım kalite meselesi. Böyle ayar düşük falan olunca bünyem kabul

etmiyor.

Nasıl olmuşum?

Yani fena değil işte.

Ay nasıl fena değil ya? Güzel olmamış mıyım?

Kız fikirsiz. Güzel olmak yetmez.

Unutulmaz olman gerek.

Doğru söylüyorsun teyze. Derini unutturmam lazım yani değil mi?

Ya bırak o çakma sarışın. Sen kara yüzünün habbesiyle

canımsın. Ay ben miyim gerçekten?

Senin güzelliğin anne soyundan yani bizden geliyor. Biz güzelliğimizle

soyadımız gibi destan yazardık. Ah sen beni esas görecektin.

Eğer bıraksalardı bütün Adana'nın duvarlarında benim resmim vardı.

Ay candan destan.

Ah ah ah kadife sesli sultan.

Hatun Sultan ne yapıyorsun?

Hiç. Kavanozlara şapka giydiriyorum.

Vişne reçelimi seversiniz ya.

Ben çilek reçeli seviyorum.

Oğlum vişne çilek ikisi de kardeş meyveler.

Siz nereden böyle?

Aaa tamam tamam hatırladım. Yemeğe çıkmıştınız.

Çiftli. Çifter çifter.

Ben tek olduğum için çağrılmadım.

Anneciğim kız arkadaşlarımızla yemeğe gittik.

Ebeveynsiz. Biz biraz büyüdük ya hani artık. Ama Muratcığım yani yengemle çok

güzel çift olabiliyorlar. Yani yapmadıkları şey değil. Bizim annemiz

böyle işte. Yani biz kız arkadaşlarımızla buluştuğumuz zaman her

an orada olmak istiyorlar. Kafe, restoran, park, bahçe fark etmiyor.

Bir oğlan annesi ancak bu kadar yanlış anlaşılabilirdi.

Bende olmayan ne var onlarda?

Ne? Anne Allah aşkına ben çok sıkıştım tuvalete gitmem lazım. Ben de gidiyorum.

Ben sizinle büyüdüm.

Şimdi siz böyle başkalarıyla yakın olunca en yakın arkadaşlarımı kaybetmiş

gibi hissediyorum.

Çok genç anne oldum ben oğlum.

Anne olduğumu anlayana kadar arkadaşım sandım sizi.

Oyuncaklarla ilk sizinle oynadım.

Parka ilk sizinle gittim. İlk adımlarımı sizinle attım ben.

Ya ilk dişimi sizinle çıkardım.

Hadi

git oğlum.

Git oğlum git.

İyi akşamlar anne.

İyi akşamlar oğlum.

Neyse bu gece destanı sen yazacaksın.

Bunu giyeceksin, tamam?

Ondan sonra yavaşça git.

Kapıyı kındırıp böyle sessizce içeri süzül.

Nasıl? Mehmet'in odasına mı gireceğim? Ay utanırım ben teyze.

Kız ne utanması? Allah Allah.

Uyku serse miydim dersin?

Teyzemin odası sandım de.

İngilizce konuşuyorsun.

O mahigat filan yapacaktırma.

Artık o sende bilmiyorum yani.

Şu saçını da açsan mı ya?

Ay yok teyze çok sıcak.

Kız sen Adanalısın. Ne sıcağı? Allah Allah.

Bu havalar senin için tekir yaylasın.

Neyse.

Yok yok zaten açma. Böyle daha masum. Sonra bunu giyince böyle bir yarım falan

açarsın. Burada açarım.

İyi tamam.

Kapı. Kapı. Hadi sen aç. Lan koy onu şuraya.

Belki Mehmet'tir. Kesin Mehmet'tir. Sen aç kapıyı.

Hadi.

Açayım mı ben Burak? Ben bakarım. Benim işim bu, benim işim bu. Ben bakarım. Hiç

anladın anlamıyorsun Şengül abla.

Haa. Haa.

Tamam Murat sen mi inin?

Aa Murat'mış.

Başka birini mi bekliyordun? Aa yok, kimi bekleyeceğim?

İyi.

Mehmet, evine hoş geldin.

Aybüke.

Derin'i eve bıraktığın için gerektin değil mi abi?

Evet, Derin'i eve bıraktım. Derin. O yüzden geç kaldım.

Ben çok sevdim Derin yengemi.

O da seni çok sevmiş.

Başka bir ihtiyacınız yoksa ben gideyim.

Duyan da başka eve gidiyorsun sanırım.

Ayol şuraya köşeye döneceksin odana geçeceksin.

Efendim başka bir eve gidiyormuşum gibi yapınca siz de akşam daha başka bir şey

istemiyorsunuz benden.

Tamam İrmacığım. Hadi uğurlar olsun. O zaman sen varınca bana mesaj at. İyi

geceler. İyi geceler.

Ay hadi anlat birazdan uykum gelecek.

Nasıldı kardeşi sözlüsü hadi.

Ay sahiden ilk günden herkesi gördüm neredeyse. Sülerle kartları tamamlandı

herhalde umarım bu kadarlardır.

İlk günden ciddi niyetini belli eden erkek karizması. Hiç sarsılmaz.

Bu hafta sonunda annesi beni mangala davet etti.

Barbecue demek istedin.

Peki kardeşiyle diğer gelin nasıl biri?

Diğer gelin?

Yani kardeşinin sözlüsü.

Hiç kimse değil ya yani tanımıyoruz etmiyoruz. No name diyelim.

Ay bu beni niye arıyor ya? Ben her yerden engelledim Hakan'ı.

Belki af dilemek istiyordur. Dilemesin hiç istemiyorum.

Zaten artık unuttum onu. Mehmet çok tatlı biri.

Biz yine de maşallah diyelim.

Aferin kızım. Yani Mehmet karşına çıkmamış da olsa Hakan'ı affetmemelisin.

Ve yüzüğü bulup nasıl bulacaksan geri vermelisin.

Yani anne boş ver ya müstak onlara.

Öyle şey olmaz.

Bizim ailemize yakışmaz.

Yüzüğü verelim.

Kaparoyu alalım.

Alsak artık şu kaparoyu.

Anne sen uyumadın mı?

Abin nerede merak ettim. Burada abim içeride.

Nasıl geçti yemek?

Güzel geçti.

Dedinle elit arkadaş çıktı biliyorsun çok şaşırdık.

Ay çok sevindim ne güzel.

Anne sen ne yapmışsın bugün?

Ne yapmışım oğlum?

Yengemle abim peşine takılmışsın.

Abin mi söyledi? Çok kısmış mı bana?

Ya anne sen niye böyle şeyler yapıyorsun ya? Abim bilmiyorsun sanki.

Ayrıca abim Aybüke'den...

Hoş geldin.

Bir bakayım dedim sana.

Amerika'yla toplantım var da ona hazırlanıyorum anne.

Kolay gelsin.

Güzel geçmiş yemek Murat dedi.

Evet çok güzel geçti anne.

Ama gözlerim yengem ve seni aradı.

Görüntülü aradın ama yani hiç yakışmadı sana.

Kızgın mısın sen biraz bana?

Evet kızgınım anne.

Takip edip yanımıza gelmek ne demek?

Üstelik ilk buluşmam.

Hadi ben bu sınır aşmalarına alışkınım.

Derine bir garip gelmemiş midir sence?

Derin bir şey mi dedi benimle ilgili?

Demedi anne.

Demez tabii. O da sevdi beni.

Ne yapsaydım senin tanıştıracağın yoktu ki.

Fena mı oldu? Çok sevdim kızı.

Mangala da gelecek değil mi?

Gelir anne.

Gelir. De.

Aybüke bu evdeyken biraz sıkıntılı olabilir.

Hani yani Aybüke acaba evden... Tabii

tabii. Sen hiç merak etme ben o işi hallettim.

Derin'le Elif arkadaşlarmış Murat söyledi.

Yani tanışıyorlarmış.

Ay çok şükür. Gelinlerim çabucak kaynaşacak.

Her defasında dozu daha da arttırıyor sultanım.

Anne, iyi geceler.

Mehmet, hani ufakken gece uyumadan önce sohbet ederdik ya.

Edelim mi yine?

Amerika'ya gittiğinden beri en çok o anları özlüyorum biliyor musun?

Küçücük başını koyardın böyle koynuma. Bıcır bıcır konuşurdun.

Ben de çok özledim.

Dön be oğlum artık.

Üç günlük dünya. Sana hasret gideceğim diye ödümü kopuyor.

Anne Allah korusun. Ama söz öyle. Gece gece üzme beni.

Üzülme üzülme.

Üzülme sen.

Oğlum.

Olur da Allah kısmet ederse... ...derinle evlenince derin Amerika'da

yaşamak ister mi?

Anne daha ilişkimiz yine daha o kısma gelmedi ki.

İstese kabul edeceksin yani.

Hatun, hatun. Oğlum bile iki dakikada harcadı seni.

Bahtsız hatun.

Anacığım ben öyle bir şey yapmam.

Şu an bunu düşünmeyelim tamam mı?

Tamam düşünmeyelim.

Anne.

Oğlum.

Ben seni çok seviyorum.

Ben seni çok seviyorum.

Ama öyle takip falan bundan sonra... Yok.

Yok. Yok.

Acıcık. Acıcık ederim.

Acıcık.

Uzaktan. Uzaktan. Öyle.

Birazcık yaparım.

Çok seviyorum seni.

Ben de seni.

Ay nasıl kalkacağım ben sabahın köründe?

Şu hale bak. Diyem kutum yıkılıyor.

Elon Musk'a da o kadar mesaj attım silsin haberleri diye. Cevap atmamış.

Ay.

Mehmet ya.

Resmen hissetti bak. İyi geceler prenses.

Seni de kesin aramızda kozmik bağ var.

Neyse yatayım artık da kalkamayacağım.

Uyumalıyım, uyumalıyım, uyumalıyım.

Osman, açık şöyle.

Şöyle yapsana.

Beni mi daha toplandın? Yok daha başlamadı.

Bu ne?

Sorma delireceğim.

Kapı kapalı iken duyulmuyor. Sen geç burada yat.

Ne demek derin Amerika'ya gitmek istiyor? Düğünden önce gitmek

istemiyorum demişti. O köprüyü geçene kadardı.

Kaynana. Kaynana mı?

Hatun anne diyordun ya bana.

O derin artık yok.

Hadi Mehmet'ciğim.

Oyalanma. Düş önüme. Gidiyoruz.

Tamam aşkım.

Oğlum bırakma. Terk etme yavrum anneciğim. Karım ne derse o. Ne?

Bırakma oğlum bırakma. Oğlum. Sen gelmiyorsun.

Tek yön mü?

Mehmet'im.

Oğlum.

Oğlum. Mehmet.

Mehmet. Bırakma yavrum komşular. Komşulara dostlar. Ağlayın hatuna

dostlar. Yavrum. İki günlük kız için harcadı anasını.

Hatun. Hatun. Lal olmuş oğlumun dilleri. Kör olmuş gözleri. Oğlum.

Allah. Allah'ım sen koru yarabbi.

Allah'ım sen.

Rüya mıymış?

Rüya mıymış?

Rüya çok şükür. Çok şükür Rüya.

Oğlum. Aman Rüya.

Ne yük.

Allah'ım şükür.

Ne yük vermem.

Göndermem oğlumu.

Benim oğlum.

Oğlumu göndermem. Allah'a şükür.

Seni bir an unuttuysam. Başka sevgili bulduysam. Canımdan çok

sevmiyorsam. Kahrolayım kahrolayım.

Kahrolayım kahrolayım.

Canlarım benim ya. Ah be.

Gel gel.

Bakayım sana.

Bakayım sana bakayım.

İşte bu.

Ay ay ay.

Vay vay. Ay büke oldu vay büke.

İşte dediğim gibi olunca ne güzel oldu.

Aferin sana.

Sayende teyze.

Aferin. Şimdi beni iyi dinle. Çok bahra bahra konuşmayacaksın.

Tamam. Böyle gül ama bile dişlerinde gösterme.

Erkekler kum gibidir. Ne çok sıkacak.

Ne böyle açıp bırakacaksın?

Çok peşinden koşma ama çok da kaçma.

Oldu? Oldu.

Hadi konuştuğumuz gibi odana geçince bana haber et. Tamam varınca çaldırırım.

Hadi.

Haydest dur.

Bekliyorum, bekliyorum.

Erkek dediğin bir avuç kum gibidir. Ne çok sıkacağın ne de açık bırakacağın.

Sanki kendi evliliği dört dörtlük de bir de bana akıl veriyor.

Evet, tabi ki. Yarın fotoğrafları göndereceğim.

Tamam.

Tamam, görüşürüz.

Hoşçakal.

Ne diyorsun?

O kız gerçekten sence Trump'ın kızı mı? Necla.

Bilmem.

Ben de Green Card'a başvurdum. Çıkacak inşallah.

İnşallah. Çok görmek istiyorum oraları.

Sen ne zaman gidiyorsun?

Belki birlikte gideriz.

Benim daha belli değil ama sen git. Çok güzel.

Gezersin.

Yok. İnsanın bilen biriyle gezmesi daha güzel.

Senin green card var mı?

Sonra konuşuruz ben çok yorgunum yatacağım.

Sonra konuşuruz.

Su içecektin.

Ay evet.

İyi geceler. İyi geceler.

Ay ne yüzüme erkek ya.

Ne gözü cümle bile bakmadı. Ne konsantrasyonmuş.

Green Card'ı var mı yok mu onun anlamı.

Açıl ulan açıl.

Hayırdır? İyidir.

Mehmet'le sohbet ediyorduk da.

Ağzım kurudu. Su almaya geldim.

Nerede abin? Nerede nerede?

Yatmaya gitti.

Geç oldu malum. Ben de yatacağım.

Oldu. İyi geceler.

Bu saç bana çok yakıştı. Evet efendim tam sizlik oldu.

Günaydın büyük hanım.

Günaydın.

Rüyamda saçlarım bir değişikti.

Böyle kabarık. Ama kendimi çok mutlu hissediyordum. Kabarık.

Bolluk berekettir efendim.

Hayırlara vesile olsun.

Efendim Erma.

Küçük hanım. Mehmet bey sizi almaya gelecek.

Bence anca hazırlanırsınız.

Ne?

Ay unuttum. Spor kıyafetlerim, güneş gözlüğüm, şapkam, kremim.

Mehmet Bey arıyor. Konuşamam şu anda. Daha sesim açılmadı.

Günaydın Mehmet. Ben de yoga yapmıştım.

Oluyor mu?

Günaydın. Günaydın. İki dakikaya oradayım.

Öyle mi? Hazırım ben de zaten. Tamam.

Görüşürüz.

İki dakika diyor. İki dakikaya ben fermuarımı bile çekemem. Nasıl

hazırlanacağım ben?

Küçük hanım ormana gideceğinizden emin misiniz?

Sizin böcek fobiniz vardı.

Şu an eğer sahilde yürümeye kalkarsam... ...beni çekip sosyetede skandal diye

manşet atarlar. O yüzden börtü böcek şu anda daha iyi.

Siz de haklısınız.

Buyurun o halde.

Eğer bunu sıkarsam...

Börtü böcek gelmez.

Evet, sivrisinekler gelmez.

Sen nereye?

Ajansa. Tam da bu rahatlığın yüzünden stresim işte.

Anne çalışmak zorundayım biliyorsun ama.

Bu yüzden şimdi gidip Murat'ın annesiyle, yengesiyle sabah kahvesi

içiyorsun. Bir an önce seni istemeye gelmeliler.

Ayrıca derini tanıdığını öğrenmişlerdir. Tamam, sen hiç merak etme anne. Ben

olabildiğince kötülerim bunu.

Saçmalama. Rakibini kötüleyerek küçültemezsin. Asıl sen küçülürsün.

Akıllarda şüphe bırakmalısın.

Yani çamur atma, suyu bulandır.

Unutma, zarif bir kadın asla leke sürmez.

Sadece parmağıyla lekenin olduğu yeri işaret eder.

Günaydın. Günaydın.

Ya bana kahve mi aldın? Evet yolumuz uzun.

Dinlenebildin mi? Evet evet dinlendim. Erken kalkmaya da alışığım ben zaten.

Harika dediğim gibi yolumuz uzun. Hadi bakalım.

Evet.

Çok severim ben bu şarkıyı.

Road trip yapacağız.

İyi bir yol arkadaşıyımdır.

Ondan hiç şüphem yok.

Günaydın ablacığım.

Günaydın Şengül.

Ay bittim bittim. Vallahi bittim. Yoruldum yoruldum. Uykumda yoruldum.

Rüyamda uğraşıp durdum. Ne oldu gene ayrı rüyam abla?

Yok, bu sefer başka.

Ya, nasıl?

Ay, Mehmet'im Derin'le evlenmiş.

Aa, hayır olsun. Ne güzel rüya ablacığım. Senin rüyaların çıkar,

biliyorsun. Çıkar mı benim rüyalarım? Evet. Ay tövbe de. Ay Allah'ım koru

yarabbim. Aman yok, aman yok.

Mehmet'imi zorla Amerika'ya götürüyordu.

Ha.

Abla, senin rüyaların çıkar ama. Tersi çıkar, bunu sen de biliyorsun.

Değil mi? İnşallah. Tersi çıkan. İnşallah Şengül.

İnşallah. Allah'ım ya.

Sen neden buraya yaptın kahvaltıyı? Niye büyük masayı hazırlamadın?

Mehmet sabah altıda fırladı gitti evden.

Osman abimle Murat da işe gittiler. İşte öyle.

Ne diyorsun Şengül? Kabuslarım gibi konuşma. Nereye gitti o saatte?

İşe dedim ya abla.

Mehmet'i soruyorum.

Ben ne bileyim abla. İşi gücü vardı herhalde gitti.

O saatte. Evet.

Sabahın o saatinde.

Kahvaltı etmeden.

Arabayla. Ay Şengül aşk olsun insan ağzına bir şey tıkar ya. Abla çocuk mu

bu? Ne demek çocuk mu bu? Şekeri düşse, araba kullanırken bayılsa.

Benim bayılazım geldi Şengül. Olur mu bu?

Ablacığım Allah korusun. Ağzından el alsın. Ne el alsın? Olur mu Şengül? Hiç

olmadı. Vallahi bu hiç olmadı.

Hoş geldiniz Taylan Bey.

İrmacığım beni gördüğünde şaşırmadı.

Ben sizi iyi tanıdığım için... ...benim için sürpriz olmadı.

İrmacığım. O benim kaşık suratlım. Nasıl özlemişim seni.

İçerideler mi?

Buyurun.

Anne.

Anneciğim.

Ne işin var senin burada? C vitamini gibi de giyinmiş.

Ailemin hasretine dayanamadım.

Aileymiş.

Hala mı kin, hala mı nefret?

Otur otur. Ne içersin? Çay, kahve, su? Kahve içsin.

Irmacığım teşekkür ederim. Ben kafeini bıraktım.

Üst bilincimin açık olması için. Yüksek titreşimli bitkilerin çaylarını

içiyorum. Anlıyorum.

Anne. Güzelim benim.

Sen nasılsın?

Gördüğün gibi işte. Çok iyiyim. Sen nasılsın?

İyi anneciğim. Ben de Peru'dan döndüm.

Orası bana çok iyi geldi.

Gördüm. Sosyal medyadan.

Gördün. Öyle mi anne?

Gördün. Hani takibi bırakmıştın?

Birikmiş öfkenin o dağından sapması bu ama. Öfke biriktirmek yok.

Öfke yaşlandırır.

Anne neye maruz kalıyoruz biz şu an?

Sürpriz.

Elif.

Günaydın. Hatun anneciğim.

Günaydın kızım.

Murat erkenden işe gitti ama. Biliyorum biliyorum. Ben sizin için geldim.

Geçerken bir uğrayayım dedim. Bu sizin için.

Ne iyi etmişsin.

Buyur buyur geç.

Kusurumuza bakma bizim de böyle ev hali ama.

Olur mu öyle şey Hatun anneciğim? Sizin her haliniz güzel.

Elit.

Ben de dedim sabah sabah dedim. Kim dedim böyle cur cur konuşan dedim.

Elit'miş. Günaydın Canan ablaçığım.

Geçiyordun bir uğrayayım dedim.

Buyur kızım buyur geç.

Anne sen bıraksan. O kadar da değil. Hadi sen geç.

Ben hallederim onu.

Eee karın nasıl?

Torunum nasıl?

Mutlak sevgi, mutlak denge, mutlak huzurdalar.

Anlamadılar.

Şükür, çok şükür. Ya anne ben de bilgelik yolunda dünyayı gezdim. İçim

şişti, içim. Ablacığım içine atıyorsun ondan.

Kendini bir özgür bırak, kendini bir bırak.

Bak ben Machu Picchu'da rastladığım bir rehber sayesinde... ...geçmişime bir

yolculuk yaptım.

Eee? Ya neyse anneciğim. Büyük bir aydınlanma yaşadım. Aslında uzun bir

tekamül sürecinden geçtim.

Tabii insan düşmeden kalkmayı öğrenemiyor. Ben bütün karmalarımı

ödedim. Ödemiş. Ne ödedin ya?

Sen geri ne ödedin? Sen aldığın neyi geri verdin?

Hala şifre doğum günüm.

Hatırlattığın iyi oldu ablacığım. Evet.

Emel abiyle de karmamı bir kesmek istiyorum.

Sonuçta eski eniştem. O seninle keser mi bilmiyorum.

Seni gördüğü anda gırtlağını sıkacak.

Az dolandırmadın adamı.

Karma yaratma. Karma yaratma. Dolandırıcılıkta demeyelim lütfen. Ben

her zaman yatırım tavsiyesi değildir dedim.

Bana bak.

Tamam çocuklar.

Benim güzeller güzelim, melek ruhlu yeğenim nasıl?

Ya sosyal medyada gördüm o neler yaşamış. Bir şey diyeceğim, odasında mı

o? Ona bir arınma seansı yapayım. Yok, dışarıda. Sen bugün git, o daha sonra

seni bulur. Nereye gidiyorum?

Anne, benim odam duruyor değil mi? Bu evde kalamazsın.

Tabii ki duruyor odam. Anne!

Ben valizimi alıp geliyorum.

Bir de valiziyle gelmiş hadsiz.

Anne ya bize bütün o yaşattıklarından sonra bizde kalmasına gerçekten izin

verecek misin?

Akıllanmış gibi geldi bana.

Ya anne ya. Anne inanmıyorum sana ya.

Candan ablam görüşmeyi nasılsın?

Ay canım ben çok iyiyim çok şükür.

Annemle zaten hayat bir cennet.

Estağfurullah canım.

Maşallah size ne güzel.

Allah onu başımızdan eksik etmesin maşallah.

Maşallah bize.

Sağ ol kızım.

Bak nasıl kızım diyor.

Yani kızım ruhumda bir yankılanıyor. Kızım zım zım zım ciğerime kadar

işliyor. Annem. Öyle öyle.

Günaydınlar.

Aybükeciğim. Görüşmeli ne bu fıstıklık?

Hoş geldin. Ben bu kızı çok seviyorum.

Dün yemek nasıl geçti?

Güzeldi. Ama benim pek içime sinmedi. Keşke siz de olsaydınız.

İnşallah bir dahakine.

Derin'le de tanışıyormuşsunuz. Bu nasıl bir tesadüf böyle?

Yani çok eskiden bir tanışıklığımız var. O kadar hatun anneciğim.

Ama nasıl insanlar diye sorsak bilirsin herhalde değil mi?

Ben şimdi bir şey demeyeyim.

Niye ki?

Neleri var ki?

Niye diyemiyorsun?

Yani iyi kız diyeyim de iki aile anlaşabilir misiniz onu düşünüyorum.

Yani burada Aybüke gibi bir kız dururken.

Yani. Değil mi anne bak Aybüke de başka. Tabii Aybüke bizim elimizde büyüdü o

ayrı canım.

Sık sık yürür müsün?

Ya aslında severim yürüyüş yapmayı. Sadece buralara pek gelmiyorum.

Yoksa doğayı severim.

Ne oldu?

Bir şey oldu. Bir şey değdi bana.

Ay değdi valla. Ay böyle tüylü bir şeydi. Böcek miydi acaba? Yılan mıydı

neydi? Yok yok yılan olmaz burada. Değdi geçti böyle sanki.

Yok bir şey yok.

Bir şey yok değil mi?

Acıyor mu bir yerin?

Yok. Acımıyor da böyle değdi geçti diyorum ya sana.

Huylandım yani neyse tamam.

Devam edelim. Tamam.

Gel.

Günaydın.

Günaydın. İpek.

Kızım bak Elif ablam burada.

Hoş geldin. Hoş bulduk.

Ay bu arada unutuyordum.

Size neler getirdim neler.

Hatun anneciğim, bunlar sizin için. İhtiyacınız yok ama dilerseniz

kullanabilirsiniz. Sağ ol kızım.

İpek sen de kullanabilirsin.

Yok, çok sağ ol. Hiç benlik değil.

Ne yazıyor bunda? Okunmuyor.

Yeni anlaştığımız bir Kore markası bizim.

Ben şimdi...

Altın maske yapıyorum. 24 ayar. Bunun altınlısı var mı? Neli mesela?

O salyangoz müsünün gece maskesi.

Yapışık. Diğeri de yılan zehri peptitli kırışık kremi.

Yılan.

Sağ ol kızım. Ben doğal zeytinyağlı sabun kullanıyorum.

Aybüke. Sen meraklısın. Böyle şeyler de seversin. Bak bunun karpuzlusu da var

galiba gördün. Sen bir bak bakayım şuna.

Peptike.

Hatun anneciğim bu arada annemlerin çok selamı var.

Bütün tatil planını ötelediler. Sizden haber bekliyorlar.

Tabii tabii yavrum. Tabii tabii sen de çok selam söyle. Biz artık haftaya bu

isteme tarihini netleştirelim.

Biz de annemle konuştuk zaten bunu aramızda. İsteme tarihini netleştirelim

diye. Değil mi anneciğim?

Siz nasıl uygun görürseniz.

O zaman ben yavaştan kalkayım. Ajansa toplantım var.

Halbukiciğim inşallah daha çok görüşürüz. İnşallah.

Hep bize bakın ya. Abla kardeş gibi durmuyor muyuz?

Evet yani anne bir baba ayrı deseniz herkes inanır.

Ayağına sağlık kızım. Hediyeler için de çok teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim

hatun anneciğim.

Canım.

Salyangoz neyi dedi?

Yapışık.

İyi misin?

Ya bir şey ısırdı gibi beni.

Kaşınıyorum da.

Bir şey yok mu şu? Ot falan değmişti.

Sene olmuş 2026 şurada bir tane bank yok.

Arayacağım belediyeye şikayet edeceğim yani.

Koşu yolu burası tabii ki olmaz.

Şu yolu mu?

Ay hava da bir garip. Acaba ben hastalanır mıyım? Biraz boğazım ağrıyor

gibi. Ay kesin ateşim çıkacak gece. Sonra anneannem kızacak.

E o zaman ben seni hastaneye götürürüm. Merak etme.

Of.

Ay bak kaşınıyorum ben. Ay pire mi? Yok yok kene bu.

Haberlerde vardı. Bir sürü yerde kene vardı. Yapıştı mı bana?

Hayır hayır bak.

Yok bir şey. Yok bir şey.

Ay Mehmet.

Özür dilerim ya.

Ben anladım ne olduğunu. Sanırım son dönemde çok olay yaşadım ya. Biraz

dramatize olmuşum.

Hassaslaştım herhalde.

Başka bir yere gidelim mi?

Benim sinir sistemim yatışana kadar istersen ormana gelmeyelim. Sonra

geliriz. Tamam. Kabul.

Buradan kestirme. Bir yol var. Gel.

Ağaçları da hiç simetrik.

Dikmemişler. Gözüme batıyor.

Anne bir şey dikkatini çekti mi? Bu elit var ya.

Daha öncesinden burnundan kıl aldırmazdı da. Ne oldu şimdi? Gözünden böyle

kalpler fışkırdı.

Bana da anne diyor.

Tamam işte kız.

Alışıyor, bize alışıyor. Tamam yavrum, normal yani.

Babaanne, az önce maruz kaldığımız manipülasyonun farkında değil misiniz

siz ya? Kızım, niye maruz kaldık ki biz?

Ver bakayım şu keki bana.

Canım, kaynanasına, ertesine tabii ki iyi davranacak yani.

Anne, büyük resme bak. Büyük. Kutunun dışında düşün biraz ya. Hangi kutu? Ne

kutusu? Ya sen ne diyorsun? Benim kafamı karıştırıyor. Senin yok mu dersin

versin. Git sen dersine çalış, bir şey yap.

İstersen bize yardım et, börek açacağız.

Yok, benim proje teslimim vardı babaanneciğim. O yüzden ben gideyim

size. Kolay gelsin, görüşürüz. Bak, iş deyince nasıl kaçıyor?

Kime çekmiş ya?

Kime çektiyse artık.

Hiç bilmiyorum.

Kusura bakma ya, ormanda da yürüyemedik.

Tamam, bundan sonra orman yok, sahilde yürürüz artık.

Tamam, olur. Sahilde deniz havası ala ala yürürüz.

Aynen öyle. Sen nasıl rahat edeceksen.

Mehmet sana bir sorum var.

Sen her zaman böyle iyi kalpli, yumuşak, böyle huzur veren bir insan mısın? Yani

bu gerçek halin değil mi?

Evet, gerçek halim. Niye?

Böyleyim işte yani.

Ya çok korkuyorum değişeceksin diye. Yani eğer böyle bir şey olursa biz

herhalde bunu atlatamayız.

Biz kim?

Ben, anneannem, teyzem, İrma ve terapistim.

Peki bu tatlı kabileye girebilmek için ne yapmak gerekiyor?

Bak yine çok tatlı konuşuyorsun.

Ama bak lütfen beni duygulandıracak bir şey söyleme. Gözlerim doluyor ve şu anda

asla nemlenmemesi gerekiyor.

Niye? Çünkü kirpik perması yaptırdım. 24 saat kuru kalması gerekiyor.

Ağlamak yasak.

O zaman ben üflerim.

Karsonun bile romansında gözü var.

Derin mi o ya?

Kalksak mı ya?

Kalkalım, kalkalım.

Derin.

Sana sesleniyor galiba.

Naber canım?

Nerelerdesin ya? Düğünden sonra kayboldu dediler.

Gayet iyiyim gördüğün gibi.

Şimdi görüşmedeyim de sonra laflasak olur mu? Canım benim ya neler olmuş

öyle. Sen çok da ailene layıksın. Ne yapmış o Hakan?

Şimdi insanların içinde bunları konuşmayalım. Sen ne kadar şıksın ya.

Harikaymış bu üstündeki.

Teşekkür ederim.

Bak.

Orada gördüğün adam aslında vergi müfettişi. Bir borç meselemiz oldu da

onu görüşüyoruz. Şimdi senin kim olduğunu anlarsa babanın şirketine de

gelir maazallah. Sen hiç görünme hadi git. Ne biçim tiplere takılıyorsun sen

skandal. Neyse tamam hadi görüşürüz.

Hadi canım.

Yakın arkadaşın galiba.

Yok ya çok da değil aslında elitle daha yakın.

Başka bir şey daha var. Bu...

Ben diyorum ki bu elit derinden bahsederken böyle kımıl kımıl.

Kaşı göğsü ayrı oynuyor.

Diyeceğim diyemiyorum çünkü hiçbir yere oynamıyor.

Kızım biz orasını bilmeyiz. Mehmet dedi zaten samimi olmadıklarını.

Bence elit derinle ilgili bir şey biliyor.

Kesin bir şey biliyor bak.

Kesin bir şey biliyor, kesin bir şey biliyor. Tutturdun yavrum. Ay yeter içim

şişti sabahtan beri gıybet gıybet. Aa tamam artık. Tamam.

Sen ne zaman konuşacaksın Aybüke'yle?

Merak etme.

Bağrıma taş basıp konuşacağım Aybüke'yle. Onu evine göndereceğim.

Yapacak bir şey yok.

Ama yarın bir gün eğer pişman olursanız... ...Candan Dedi'ydi

dersiniz. Bak buraya Şengül abla sen benim şahidimsin. Şuraya yazıyorum tamam

mı? Ben şahit mahit değilim. Devamlı beni şahit yazıyorsun.

Karıştırmayın beni.

İstemiyorum.

Ben bilmem valla. Dedi'ydi dersiniz artık.

Kahve taşacak. Sen bana acıcık peynirli ekmek ver de şunun şekerini bastırsın.

Vereyim ablam, vereyim. İçim şişti, içim şişti.

Durmadı, dur dur dur.

Hiç sevmediğim şey. Aile içinde gıybet hiç sevmediğim şey. Hiç sevmem kızını.

Yok, olmaz.

Alo. Ya amcanla karşılaştım, ne oldu ona?

Ne olmuş?

Bilmiyorum ki. Bir havalar bir keyifler. Yüzünde tatlı bir gülümseme.

Ben de fark ediyorum onu. Bu ara bir haller var onda ama çözemedim. Elit

olamaz sadece herhalde.

Evet bu başka bir şey sanki.

Murat amcam ve gizemleri. Neyse anlarız yakında.

Öpüyorum. Hadi bay.

Anca hayırdır ne bu hal? Bir sırıtıyorsun kendi kendine. Yoksa Elit

sana da mı gün ortası keyif maskesi yaptı?

Elit bugün geldi hepimize hediyeler getirmiş. Ailenin tüm kadınlarını

kendine hayran bıraktı. Ben hariç tabii ki. Görüyorum ki seni de kendine hayran

bırakmış. Şu suratına bakılırsa.

Ebişim her zaman düşünceli ve zariftir. Her zaman da hediyeleri sever.

Evet bilmem mi?

Tadına bak.

Raker mi bu?

Öyle diyorlar.

İnanmıyorum.

Evet, yolun sonu.

Çok teşekkür ederim. Sayende harika bir gün oldu. Benim için de öyle.

Şey... Yani... Annem...

Mangalı hatırlatmamı istedi.

Geliyor musun?

Geliyorum. Ama hiçbir şey için zorunda değilsin derin bak. Yani bunu nezaketen

söylüyorsan. Hayır hayır nezaketen değil ya keyifle geliyorum.

Gerçekten? Evet.

Tamam sevindim.

O zaman görüşürüz.

Kaç numarası var bu dolandırıcının ya?

Engelle engelle bitmiyor.

Aa!

Ben seni her yerden engelliyorum yüzüm varmış gibi bir de yüz yüze konuşmaya mı

geldin? Derin tamam. İki dakika konuşup gideceğim. Ama sen de çok hızlı

toparlamışsın gördüm. Senin evlek yüzünü ve sesini duymayacağın bir yer varsa

söyle ben oraya yerleşeyim. Kütüğümü de aldıracağım.

Dedim tamam.

Bir şey söyleyip gideceğim diyorum.

Dinlemek bu kadar zor olmamalı.

Dinlemeyeceğim. İrma.

Çıkalım. Kapıyı da kapat sinek girmesin.

Merhaba İrma.

Sen bir de benim peşimden eve kadar giriyor musun ya? Sana harcadığım 3

seneyi bırak 3 dakikaya bile yazık.

Ziyansın. Ya tamam.

Tamam anlıyorum. Yani şu an büyük bir hayal kırıklığı içindesin. Ama bence bu

konuyu medeni bir şekilde çözebiliriz ya.

Hangi medeniyetten bahsediyorsun sen ya? Sen beni bütün ülkeye rezil ettin. Ne

halin varsa gör.

Ya tamam ama sen de biliyorsun yani ilişkimiz son zamanlarda biraz

tuhaflaşmıştı. Ya böyle aramızda bir soğukluk bir kopukluk bir şeyler vardı

biliyorsun. Ben ona evlilik öncesi paniklemen zannettim. Gidip başka bir

kıza evlenme teklif etmek ne demek?

Ya aile terbiyen müsaade etse sana şöyle okkalı şeyler söylemek istiyorum ama.

Bak tamam tamam ben anlıyorum seni. Öfkelisin ki haklısın da öfkelenmekte

ama yani bence dost kalabiliriz ya.

Ha dost kalacağız bir de oldu.

Efendim küçük hanım geldiler arkasından da Hakan Bey. E neredeler?

Rıhtımdalar. Ne?

Ben bakayım.

Nereden çıktı şimdi bu çocuk?

Ay bütün hadsizler de kapımızda.

Geç.

Otur şöyle.

Ben anlamıyorum.

Millet yolda, denizde Aydınoğlu damat bulup getiriyor.

Sen aynı çatı altında bir adamı tavlayamıyorsun. Vallahi delirteceksin

beni ya.

Ay anlattım ya teyze akşam olanları. Ne yapayım sunum mu hazırlayayım? Ay sus

hatırlatma.

Ya annemin yakalansaydın.

Allah'tan uykusu ağır da yırttık.

Yok zaten ben seni göndereceğim artık eve de.

Ay teyze daha yeni ısınıyordum.

Daha yeni ısınıyorsan. Ya neye ısınıyorsun? Zaten evin ilaçlandı dedik.

İlaçlandı bitti. Tak tak burası mı bastı eve?

Sen merak etme ya. Benim aklımda başka bir şey daha var.

Ben varım.

Varsın ha? Hep teyzen çalışsın. Hiç durmazsın. Hepinizi kurtarsın. Siz de

kaymağını yiyin ha?

Ay bir tanesin teyzem.

Haro.

Haro.

Haro ne ya?

Adana'nın güzellik kraliçesi.

Adana'nın batmayan güneşi.

Anne yadigarı.

Ablam benim. Canımın içi. Canım bacım nasılsın?

Bak bak bak. Nasıl hoşuna gidiyor değil mi? Aslan Burcu seni.

Çok çok iyiyim. Baksana bir müjdem var.

Evet.

Kızın gelin oluyor.

Ya.

Ama ben sana ne dedim?

Kızını İstanbullular'da Öyle bırakmayacağım demedim mi? Bir başına.

Ben şimdi ona hem taht yapıyorum hem baht yapıyorum. Hadi gözün aydın. Koş

yetiş bacım.

Peki ben yüzüğü ne zaman geri alabilirim? Biliyorsun aile yadigarıydı

da. Doğru haklısın aile yadigarı.

Şuradaydı galiba alayım ben bir onu.

Al sana yüzüğü.

Saçmalama ya dur.

Bu kadar mutlu olmam normal mi?

Bastır yeğenim dişi kaplanım.

Normalde şiddete karşı.

Ya ne yapıyorsun?

O gezdiğin teknelerin pervanesi kopsun Arkan. Ne yapıyorsun ama benim ya?

İnşallah akıntıya kapı git.

Sürüklen. Ya su haline bak ona ya.

Beter ol.

Ay Allah muhafaza başına bir şey gelir bizden bilirler.

Hadi hadi.

Gidelim. Hadi.

Buraya ama ya.

Ne oluyor burada?

Star'ım torununuz beni denize attı.

Görebiliyorum. Ayağına taş bağlamadığıma dua et.

Dayı, geldin mi sen?

Asil yeğenim.

Dayı yuvaya döndü.

Arınmış ve yeniden doğmuş olarak.

Oo, kinaye.

Pasif agresyon. Bunun üzerine de biraz çalışmalısın.

Son hava bükücü gibi bir şey olmuşsun.

İlginç. Sitara Hanım, ben torununuzdan şikayetçiyim. Neye dayanarak?

Denize dayanarak.

Buyurun.

Sen hala konuşuyor musun ya? Defol git bu evden. Ya ama yeter derin lütfen

yeter artık.

Bak yeğenimi duydum.

Dua et tövbe kâr zamanıma denk geldin.

Yoksa şu sal kroşeyi onzuna yerdin.

Ama yüzük, yüzük. Atayım mı uşağa geri? At ama kendin de atla. Yeter tamam.

İstediğin zaman evimize barkımıza elini kolunu sallayarak gelemezsin. Kimseye

izin vermiyorum.

Sen şimdi git. Biz de aile yüzüğünüzü münasip bir şekilde göndeririz. Sen de

düğün için ödediğimiz kaporoyu bize havale edersin. Hadi. Tamam.

Münasip bir şekilde dedi.

Anneanne ne yapayım ya? Hak etti.

İçeri.

Şöyle gel.

Ablacığım en çok senin ihtiyacın var. Full negatif yüklüsün.

Firaje. Cumhur kaptanı bir daha arasana.

Tamam anneciğim.

Derin kızım sen de şu yüzüğü nereye attığını hatırla. Tarif et.

Ay anneanne uğraşsınlar bulsunlar.

Tamam anladım. Öfkelisin, kızgınsın. Ama biz de bize yakışanı yapmak

durumundayız. Neticede kaç milyonluk yüzük.

Biz hep asaletimizle susalım.

Onlar rezillikleriyle boy boy geçsin. Ben değil, hayat acımasız.

Canım benim, bak senin artık karşına Mehmet çıktı.

Hayatta hiçbir şey boşuna değil. Belki de aydın oğullarına gelin olman için

bunları yaşaman gerekiyordu.

Çok güzel söyledin teyzoş. Tamam, yüzük onların olsun.

Yüzüğü nereye attı ki?

Efendim Tolun'cum. Söyle karıcım.

Ama sen bana arabayı bırak demedin ki güzelim.

Hayır ne boşanması.

Hayır bunu halledebiliriz. Sen bana güven ya. Hayır.

Benim tavşan gözlüğüm nerede?

Neydi benim tavşan gözlüğüm?

Alo? Alo?

Tünaydın Elet Hanım. Dayım odada mı? Evet evet tek başına.

Sen saçın ne işledi?

Yok aynı aslında.

Senin yüzün etli ya daha da büyük göstermiş. Mesela ben yapsam neyse çünkü

benim kemikli ya.

İyiliğin için söylüyorum bozulma.

Bu jenerasyonun iyilik yaramıyor.

Kös kös oturduğuna göre canın sıkkın dayıcığım.

Ama nedenini anlayamadım.

Neyinle evleniyor?

Ablam haklıymış.

İsmet Bey gerçekten batmış.

Gerçekten mi?

Maalesef. Aman üzülme dayı.

Yani adam batmasaydı bile Kutaygiller bir şekilde bu işe engel olurdu. Vallahi

şaşıyorum size.

Ablam da sen de yağmur yağsa Kutaygillerden biliyorsunuz ha.

Öyle ama dayı. Yani yıllar geçti bize olan nefretleri bir türlü bitmedi.

Haksız da sayılmazlar değil mi?

Neyse eski defterleri karıştırmanın kimseye faydası yok zaten.

Ben de zaten bir daha başa dönmek istemiyorum.

Dönmeyeceksin.

Hatta tam tersine.

Seni haftaya Osman Aydınoğlu ile tanıştıracağım.

Gerçekten mi kız?

Gerçekten. Bak Aydınoğulları ile dünür olduğun an tüm şirketler seninle

çalışmak için sıraya geçecek diye.

Aferin kız.

İşte bu.

Hadi gel.

Gel bir keyif kahvesi içelim.

Dayı. Canım.

Sen bu enerji çalışmasından emin misin? Ben böyle durup düşündükçe daha çok

sinirleniyorum. Sen hakkını boş ver şimdi.

Nefesle onu da salacağız.

Al burundan.

Buradan ver.

Sal gitsin.

Buradan al.

Buradan ver. Sal gitsin. Hadi. Böyle de çok şiştim ya. Acaba bu bana göre değil

mi? Hayır sana göre. Hadi devam et. Sal gitsin.

Sal gitsin.

Sal gitsin.

Mehmet'in erkek kardeşi.

Elit İpekli ile sevgili.

Yani ileride onunla elte olma ihtimalim olduğunu... ...anneannemle teyzeme

söyleyemedim. Ne?

Dur bunu sindirmem lazım.

Şok. Ben de şok oldum.

Tamam nefes al.

Dök içini devam et.

O gün Mehmet'le yemeğe gittik. Kardeşim de gelecek dedi. Bir baktım karşımda

elit. Ne yediğimden anladım ne içtiğimden.

Yani bilmiyorum bu ailede kimin karması acaba?

Bu olanlar benim suçum değil. Ben sadece seyirciyim.

Teyzem dinliyor gibi niye konuşuyorsun?

Kızım senin de hiç aklın çalışmıyor. Hadi nefes al sal gitsin.

Anladım tamam.

Anneanneme teyzeme her şeyi anlatmalıyım. Kızım o kadar da değil dur

yapma. Ne kadarını anlatmalıyım? Onu bilemiyorum ama yani... Bir şey

diyeceğim.

Sen bu Mehmet'le mutlu musun?

Evet.

O zaman aileyi boş ver.

Kimseye düşünme.

Kendi mutluluğuna bak.

Kimse için yaşanmaz bu hayat yeğenin.

Sen gerçekten aydınlanmışsın biliyor musun?

Ablamın yanında da söyler misin?

Söylerim. İyi ki geldin.

Bu evde ben yokken herkes böyle oturuyor mu?

Biz ona me time diyoruz anneciğim ama sen bilirsin.

Neyse sen otururken ben yine düşündüm. Bu derininkinin görüştüğü kız kimdi?

Beliz mi?

Evet.

Onunla bir samimiyetin var mı?

Hayır tabii ki de.

Yani sadece PR işlerini bizim ajans üzerinden yürütmek istiyor. O kadar.

Öyle mi?

Hemen anlaşıyorsun.

Ne oldu ki? Eli yüzü güzel diye.

Ne olacak Elit?

Bu kız sana lazım.

Ya ben olmasam yanmışsınız siz.

Şimdi beni iyi dinle.

Hemen Beliz'i arıyorsun.

Ve... Anne.

Ay büke gidiyor.

Hatun teyze her şey için çok teşekkür ederim. Bana bir ev verdiniz, bir yuva.

İstediğimde gelip kalabileceğim. Çok sağ olun. Allah razı olsun.

Ne demek kızım?

Şengül abla çok teşekkür ederim. Hakkını helal et. Canım.

Hadi Allah'a emanet.

Helal olsun. Sen de helal et.

Helal olsun.

Her zaman bekleriz. Burası senin de evin sayılır.

Hadi o zaman.

Anne telefonum bulamıyorum.

Oğlum şurada bırakmışsın.

Murat kardeşim senden bir şey rica etsem. Ben ayrılık sahnelerine

dayanamıyorum da. Ay bir kere sen bırakır mısın?

Tamam bırakırım tabii.

Çok sağ ol ona razı olsun.

Hoşçakalın. Hadi güle güle kızım.

Hoşçakal.

Hatun teyze.

Şengül bir su ver hele.

Vereyim abla.

Ay öyle atladı.

Boyun tuttuğu var bende de.

Ben alırım ben.

Ben şimdi.

Sen.

Hayırlı olsun Aruba. Sağ ol.

Ama hiç benlik değil.

450 beyin.

Ana beygirleri sığdıracağım diye sıkış tepiş yapmışlar.

Bir de bunlar çok ses çıkarıyor. Ben buradayım.

Hiç beğenmedim.

Ben zaten elit beğendiği için aldım. Belli.

Ben büyük seviyorum Mehmet'inki gibi. Dört çarpı dört.

Günaydın. Günaydın ablacığım anneciğim. Ne kadar güzelsin sabah sabah. Hadi

gelin bakalım.

Siz devam edin. Ben soğurucundayım. Teşekkür ederim.

Olmaz öyle bir şeyler yiyeceksin.

Evet Irma servis başlasın hadi.

Aman yediklerine saysın anne ısrar etme.

Ablacığım herkes ikinci bir şansı hak eder.

Her şey telafi edilir.

Senin bir arketiplerine bakmamız gerekiyor. Sana çok iyi gelir. Ay yok

yok. Sen benim arketiplerimi de çalarsın.

Aa ne ayıp. Dök içine ablacığım. Kinin nefretini dök.

Yoksa hasta olursun. Mazallah yaşlanırsın.

Bak bugün yeğenime iki seans yaptım. Ay parçası gibi parladı bak.

Gerçekten işe yarıyor seansları.

Hadi. Hadi çocuklar.

Bunlar hep nefis terbiyesi. Ben doydum. Size afiyet olsun.

Ben de Mehmet'lere mangala davetliyim anneanne. O yüzden ağız yiyeceğim.

Barbecue. Barbecue. Pardon.

Yirmacığım, şundan alabilir miyim ben? Tabii.

Bizim evde baklavanın taze açıldığını görsün ilk günden. Görsün abla.

Alem baklava nedir görsün.

Şimdi derin güzel kız ama benim oğlum çok yakışıklı. Hem yakışıklı hem iyi

huylu. Çok. Maşallah. Kim bulmuş Mehmet gibisini? Kim? Kim? Yani.

Hiç. Yok. Yok ki. Yok. Yok.

Ay olsa diyeceğim yok.

Oğlum gibisi yok.

Aman bu zamane kızları. Bu ev baklavasından, evde baklava açmaktan

falan ne anlayacak? Herkes ben mi? Herkes Aybüke mi anne?

Ay bana bak.

Aybüke giderken biraz bozuk gibiydi.

Gönül koymasın inşallah bize.

Yok o sana hiç gönül koyar mı anne? O zaten gönül koymayı da bilmez garibim.

Yani derin de inşallah helal süt emmiş biridir.

İnşallah, inşallah.

Ama yani her helal süt emmiş de biz Aydınoğlu yapamayız ki anne. Değil mi?

Hadi fıstık.

Fıstık. Ay bir an bana söyledin zannettim.

Ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun? Ben mi dökeceğim? Hem bunu tutup hem ben mi dökeceğim kızım?

Ben dökeceğim de.

Şey oldu.

Al.

Arzacık.

O ne?

O ne?

Anne fıstık dök dedin. Kızım fıstığı döksene. Boca et yemyeşil olsun bu.

Ne yapacağız?

Altın tak daha iyi yani.

Şanımız yürüsün dök.

Annem diyorsa doğru diyordu.

Nasılım?

Vadeliği bozarken fikrimizi sormuyorsun.

Kıyafet için mi fikrimizi soruyorsun?

Mikro yönetim.

Yeğenimin üzerine gitmeyin. Kap orası neyse dayısı halleder. Sen acaba onun

onda birini kazandın mı hayatında?

Ailenin paşazadesi olmak benim suçum mu?

Aile dramınız bittiyse Mehmet gelmek üzere. Çok güzel olmuş. Bu old money

tarzı sana çok yakışıyor. Çok teşekkürler. Peki.

Bu çantayı mı takmalı yoksa bunu mu? Yani hangisini kullanırsan bu kız

evlenilecek kız derler.

Melek ruhlum çantanın kıyafeti ne önemi var?

Çok teşekkürler dayılama.

Bence ikisi de sana çok yakışmış. İkisi de olur. Hayır hiç aynı fikirde değilim.

Bir kere yani böyle kocaman çantayla gidilmez. Küçük bir çanta olacak ki

böyle oturduğun zaman onu...

diye böyle kucağına koyabilirsin. Bu ne böyle? Bu ne demek biliyor musun? Böyle

büyük şantayla gitmek.

Ailenin bütün yükünü ben taşıyorum demek.

Bize böyle akıllar hiç verilmedi.

Tamam. Bu o zaman.

Mehmet'ten mesaj geldi.

Gelmiş. Hadi ben gidiyorum. Görüşürüz. Yediğini unutma.

Unutulmadı tabii ki.

Ay anneanne çok merak ediyorum. Acaba ne koydun içine?

Açınca görürsün.

Tamam hadi.

Görüşürüz.

Fotoğraftakinden çok daha yakışıklı.

Karizmatik de. Çok şık olmuşsunuz.

Teşekkür ederim.

Bu ne böyle?

Misafirliğe el boş gidilmez.

Gelenekte görenekte de varım diyorsunuz.

Gidelim o zaman. Buyurun.

Onu tutayım ben.

Ay bir de çok centilmen. Bak hemen arabadan inmiş.

Belli. Çok da iyi katli.

Saf bir ruh.

Seninle kıyaslarsak kesinlikle.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk Şengül ablacığım. Buyurun buyurun.

Şengül ablam bizim canımız. Şengül abla derin derin Şengül abla.

Küçük hanım memnun oldum. Çok memnun oldum.

Ben de terlik vereyim.

Terlik mi yiyorsunuz? Evet evet.

En güzeli küçük hanımım.

Yardım edeyim mi? Lütfen.

Gidin. Ama çok yakıştı.

Buyurun.

Kaparım ben Mehmet.

Burası ne böyle?

Sen misin bunlar?

Evet.

Müzen var.

Annem işte.

Mehmet Müzesi yapmış annen. Evet.

Ay ne kadar tatlısın.

Hepsi sen misin bunların?

Üç kardeş değil miydiniz?

Burada Murat var.

Bu Murat mı?

Evet. Önceki hayat.

Ne kadar kilo vermiş.

Senden başka kimseyi koymamış annen.

Ay bak burada da annenle fotoğrafım var.

Şey soğutmayalım yemekleri. Hadi buyurun. Bu taraftan. Gelin benimle.

Müzen var he.

İşte oradalar.

Buyurun.

Geldiler.

Mesafirimiz geldi.

Ulaş oğlum.

Derin evinde güzel.

Annesinin. Annesinin.

Annesinin.

Annesinin. Yavrum.

Bitmedi yol bitmedi. Bitmedi yavrum. Anne. Anne ne yapıyorsun?

Anne. Annem.

Annem gel.

Çok heyecanlıdır o da gel. Annem gel sen.

Allah Allah.

Sen ne yapıyorsun?

Sen oğlan annesin. Ağır ol. Ağır ol. Ağır ol. Geldi geldi yavrum.

Merhaba.

Hoş geldin. Hoş geldin yavrum.

Size getirdim bunu. Küçük bir şey. Sağ ol kızım.

Anneciğim senin belin ağrır.

Taşıma ben alırım.

Derin babam. Hoş geldin kızım.

Baba Derin.

Ellerim yağlı kusura bakma.

Merhaba çok memnun oldum.

Elinize sağlık. Hoş geldin Derinciğim.

Oğlum ne tatlı bir arkadaşın var maşallah.

Sağ ol baba.

Biz tanışmıştık zaten. Merhaba.

Merhaba. Hoş geldin.

Yeğenim İpek.

Merhaba. Merhaba. Derin ben de.

Kızım. Ama kimse inanmıyor bizim anne kız olduğumuza. Abla kardeş

zannediyorlar. Ben biraz ufak duruyorum ya. Ama da çok tatlıdır benim kızım.

Ne kadar tatlı giyinmişsin. Çok teşekkür ederim. Sen de çok şıksın derin

ablacığım.

Terlikler benim değil.

Evden verdim. Benim zevkim.

Şengül ailemizden. Benim elim ayağım.

Estağfurullah ablacığım. Bizde de Irma var.

Adem. Adem de elinizin oğlu. Elinden her iş gelir.

Memnun oldum. Hoş geldiniz.

Osman Baba etler oldu bu arada.

Geçelim. Servise başlayayım mı abla? Başlayalım.

Buyurun. Hanım kız geçin.

Gelişin. Anne benim derse gitmem lazım. Size katılamayacağım bugün.

Kaçıyorsun değil mi kız?

Çok memnun oldum tanıştığımıza. Görüşmek üzere okula gidiyorum. Allah zihin

açıklığı versin. Görüşürüz.

Buyurun anneciğim.

Ay ne zahmet ettiniz ya.

Sizin için küçücük bir şey.

Yavrum hediyenin büyüğü küçüğü mü olur?

Düşünmeniz yeterli. Anneannem seçti. Umarım beğenirsiniz.

Derin ne yaptınız yavrum böyle? Nedir bu?

Aa!

Saf ipeye hem de iğne oyası.

Rahmetli anneannem yapardı hatırlıyorum.

Çok kıymetli. Kumaşı ayrı kıymetli, oyaları ayrı kıymetli. Abla çok güzel.

Beğendiniz mi?

Beğenmez olur muyum? Anneannene lütfen benim için çok teşekkür et.

Bende vardı bunlardan kayboldu gitti.

Arasam da bulamam şimdi böylesini.

Sağ ol. Çocukluğuma döndürdünüz beni.

Senin çeyizinde de vardın. Hiç de unutmaz.

Derin kızımız getirmiş.

Evet, etler de hazır.

Hadi buyurun başlayalım.

Derin, sen yemiyor musun yavrum? Evden yiyip mi geldin?

Yok.

Sizin hizmetli servis etmiyor mu?

Yok, self-service.

Şey piknik gibi çok tatlı tamam ben de alayım. O zaman şey tamam olur.

Osman bundan al.

Ya Mehmet çok komik kız ha. Çok tatlı dedi piknik. Piknik bu kadar seviyorsan

seni bizim oralara götürelim. Seyhan'ın kıyısında böyle size şahane bir piknik

yaptıralım.

Anneciğim bak bu kristaller suyun atomlarını yeniden düzenliyor.

Suyu canlı haline geri getiriyor.

Bizde var ondan zaten.

Çok iyi hatırlıyorum.

Küçükken adadaki konağımıza her hafta su getiren bir saka vardı.

Rahmetli babam çok değer verirdi suyun kalitesine.

Cumhur kaptan nasılsınız?

Teşekkür ederim ben de çok iyiyim.

Tabii yarın sabah saat 10 uygun bizim için.

Tam önündeki kumsal. Evet sahilde. İskelenin sağ tarafı. Selamlarımı

ilet. Annemin çok selamı var. Eşinize de sevgiler.

Boşandınız mı?

Bekarsınız yani.

Yani yalnızsınız. O zaman konuşacak çok şey birikmiş.

Biz sabah erken geliriz o zaman.

Görüşmek üzere.

Taylan, acaba derinle sen mi gitsen yüzük aramaya?

Yüzük aramaya gidip yüzük takıp gelmesin.

Fatih anneciğim.

Osman babacığım.

Hoş geldiniz.

Fatih anneciğim sizin için. Dün gelirken unutmuştum getirmeyi de. Dün de

buradaydım. Ah yavrum ne zahmet ettin. Çok teşekkür ederim.

Ay benim bu çiçeklerim. Derinde gelirken çok kıymetli hediyeler getirmiş.

Teşekkür ederim.

Anneciğim sen yorma böyle şeyler taşıma. Vallahi belin ağrıyacak. Şangül abla al

bunu bir vazoya koyacağım ben.

Aşkım.

Ne güzel sürpriz bu. Bu arada biz Murat'la konuşmuştuk bugün mangal var

diye. Ben de mega influencer dostum Beliz'le toplantıdaydım.

Derin de burada olduğunu öğrenince dedim bir uğrayalım.

Umarım rahatsızlık vermedik. Ne demek ne demek Elit'ciğim. Hoş geldiniz, hoş

geldiniz değil mi anne?

Estağfurullah.

Ha Derin, Beliz'i hatırladın mı?

Evet hatırladım.

Sağ ol.

Elit hoş geldin. Sağ ol, hoş bulduk.

Ayakta kalmayın hadi oturun. Gel gel.

Elif geçin kızım.

Hadi oturun.

Gel şimdi gel şimdi otur.

Ne sürpriz ya böyle.

Şöyle geç Melis'cim sen.

Ooo hatun annem dökütürmüş yine.

Gelinize pek bir amarat.

Afiyet olsun yavrum.

Yalnız benim bir yeri düzeltmem gerek.

Ben artık onun gelini falan değilim.

Kategorik olarak kızıyım.

Ya ben seni bir yerden çıkaracağım ama nereden?

Beliz çok ünlü bir influencer.

Biz de ajans olarak yeni çalışmaya başladık onunla.

Ama yok.

Ben biraz magazin izlemeyi seviyorum da seni sanki oradan mı acaba?

Tabii ya.

Olaylı düğün.

Olaylı düğünde sen o evlenme teklifini alan kızsın. Kesin o. Kesin

değil mi?

Yok. Nasıl yok?

Bilmiyorum yani o kadar benziyorsun ki ben şaşırmış vaziyette. Aynısının

tıpkısı pes.

Değil mi?

Yenge olay ne?

Olay çok fena.

Bombastik bir olay. Şu anda bütün sosyal medya çalkım çalkım çalkalanıyor.

Sosyetik bir kız. Asla isim vermiyorlar. Sen aldatıldığını düğündeki barko

vizyonlar ve cas çallak izlemiş.

Orada öğrenmiş.

İnanılır gibi değil yani.

İnanılır gibi. Şöyle neresiz kaldım izledim gerçekten. Canan yenge onu ben

de seyrettim. Acayip komikti ha. Ya sorun çok komik gerçekten.

Pelaket be.

Nesi komik bunun oğlum?

Yazık günah değil mi o kıza? Gülünür mü buna?

Çok doğru söylediniz. Bence de çok günah.

Günah tabi canım. Ben onun için demedim zaten.

Ben evet bu tarz haberleri sevmiyorum yani. İnsanların özel hayatı kimseyi

ilgilendirmez.

Çocuklar, başka davet ettiğimiz kimse var mı? Hayır, yok yok.

Fazlamız var, eksizimiz yok, Hatun anneciğim.

Sen de bir bakayım, annem eve geliyor.

Hadi şu köfteyi bir servis edin. Ay ben maşa getireyim, Osman babacığım.

Beyciğim, al bir şeyler sende ya.

Aaa!

Türkan!

Hatun! Gülüm! Oh!

Hoş geldin.

Tabanlarım şişti şişti. Nasıl zor bir yolculuk. Hayırlara vesile olsun.

Hayırlı haber aldım da geldim. Gene dünür oluyormuşum.

Öyle mi oluyormuşuz?

Aman kim gelmiş? Kim benim? Bacım gelmiş.

Nasıl da bir sürpriz oldu bu.

Ne sürprizi kızım sen çağırdın ya beni. Sen mi çağırdın kız?

Gel gel sen açsana dur. Ablam gel. Hadi gel bak. Sen çok seversin. Şalgan var.

Mangalı yapıyoruz. Bak bak.

Nasıl da bir sürpriz oldu bu.

Ah candan.

Ya bu nasıl sürpriz?

Derin. Çok acil konuşmamız lazım. Beni hemen ara.

Teyzemler merak ediyor da ben bir onlarla konuşup gelebilir miyim? Tabii

tabii.

Beste ne var bu kadar acil? Şu anda müsait değilim. Seni çok merak ettim.

Bir de ben artık dayanamayacağım. Sana söylemek zorundayım.

Anlatabiliyor muyum? Ben gerçekten sadece halka da pisliklerini sana

göstermek istemiştim. Ama barkovizyona yansıtmak falan onlar elitin işi tabii

ki. Ne?

Bak beni suçlama lütfen.

Yani ben dayanamıyorum artık. Benim suçum yok. Elitle yüzleşebilirim.

İstediğin zaman elitle yüzleşebilirim. Sen onu bana bırak.

Çok oldun artık sen.

Parko vizyon da senin işin.

Sürekli karşıma çıkmasan mı?

Parko vizyon da senin işinmiş.

Buraya benzi getirdin.

Ne diyorsun sen be? Çok oluyorsun sen artık bak.

Sürekli karşıma çıkmasan mı?

Sen bunu hak ettin artık yeter bak.

Dur artık. Bırak saçımı bırak.

Bırak saçımı.

Ne diyorsunuz Elif? Derin bu ne hal?

Arı vardı.

Arı arı saçımda.

Saçında vardı.

Korkar diye ben.

Alayım dedim.

Ödüm koptu sizi böyle görünce. Kavga ediyorsunuz zannettim.

Yok yok olur mu sizin olduğunuz yerde öyle şey?

Hatun anneciğim biz çok eski arkadaşız.

Ben çok korkarım öyle şeyden. Aile içinde anlaşmazlık, gürültü, tartışma

tahammül edemem öyle şeylere.

Benim için hayatta en önemli şey ailemin ve çocuklarımın huzuru. Benim bütün

hayatım onlar.

Evlatlarım. Tamam mı? Bu kadar.

Ne kadar güzel konuştunuz. Çok duygulandım.

Ay hislendi.

Sinirlerim bozuldu.

Çok üstlendim şu an. Sen niye ağlıyorsun ya?

Gel yavrum. Hatun anneciğim.

Hatun anneciğim. Biz artık kaçalım.

Bir veda edeyim ben. Tamam yavrum. Beliz'ini de unutma.

Hadi bakalım.

Gel anneciğim.

Ay pardon.

Hadi çayımızı veranda da içelim. Buyurun.

Hatun.

Murat'ın kim? Giden miydi yoksa bu kız mı?

Giden Türkan.

E bu kız kim?

Ablacığım ne kadar iyi ettin geldin. Çok özlemişim ben de seni. Tabii.

Hayırlı bir iş var dediniz geldik.

Türkan Candan'ın ablası. Ailemizden biri.

Murat'ın sözü için geldi.

Evet benim sözüm için geldi.

Bir de Murat var.

Maşallah iki oğlunu birden baş göz ediyorsun. Ne şansı vallahi bak.

Abla. Kalk kalk ben unuttum ya.

Yürü yürü gidiyoruz gidiyoruz. Bir tur ya bir tur ne olur bir tur. Ay bir kere

dedi ki ben işten erken çıkacağım. Annemle benim eve geçin dedi.

Hemen bizi bekliyordu. Kalk kalk kalk. Tamam canım gideriz bir soluklanayım ne

olur ya. Bir lokma yutturmadın bugün bana.

Soluklanırsın. Şengül abla şunları bir paketle de.

Ablam yolda da ye.

Adem sizi bıraksın. Ben hemen arabayı hazırlayayım. İyi madem hadi. Hadi yarın

görüşürüz.

Afiyet olsun.

Gel ablam gel.

Görüşürüz. Kız benimle konuşturur musun ya? Bir doldurasın.

Türkan Hanım şu çantanıza koy.

Afiyet olsun.

Yolda yersiniz.

Ayakkabılarını da sen hazırlar mısın?

Ne? Ayakkabılarını hazırla sen.

Ya eve geç ben sana anlatacağım. Ne oluyor? Ne çeviriyorsun gene sen?

Ya ben anlatacağım diyorum ablana ya. Sırar ediyorsun. Allah'ım. Tamam tamam.

Hadi sen gitme.

Kusura bakma kızım konuşamadık. Teyzen anneanneler nasıl inşallah?

Çok iyiler. Hepinize selam söylediler.

Aleyküm selam. Sen de bizden çok selamlar söyle.

İnşallah en kısa zamanda da tanışmak nasip olur.

Olur olur. Onlar da çok merak ediyor sizi.

Hangi günler müsaitler acaba?

Anne.

Oğlum ne anne?

Derin kendisi söyledi. Onlar da sizi merak ediyorlar dedi.

Anneler meraklı olur.

Sen eve gider gitmez uygun zamanlarını öğren hemen haber ver bize.

Tamam. Benim annem de yaşasaydı çok merak ederdi sizi. Anlıyorum yani.

Yavrum. Ay ben boş bulundum düşünemedim.

Affedersin Mehmet söylemişti.

Üzdüm seni affedersin.

Yok siz bir şey demediniz ki. Sorun yok. Babam peki o hayatta mı kızım?

Babam biz çok ufakken bizi terk etmiş.

O yüzden ben pek tanımıyorum babamı. Görüşmüyoruz.

Ah bahtsız yavrum. Ah dostlar ah dostlar. Gelin derine

ağlayın ah dostlar.

Anne dramatize etmesem mi? Hani iyi derin.

O zaman biz her gün her saat müsaitiz.

Derin üzerime saldırdı.

Belizi yanında götürmen işe yaradı bak.

Rakibini sinirlendireceksin ki hata yapsın.

Eee sizi o halde gören olmadı mı?

Hatun annemi yakalandır. Ama konuyu hemen çevirdik.

Anne mi? Sen ne zamandır bu kadını anne demeye başladın?

Derin yüzünden oldu biraz anne.

Neyse şu an konumuz bu mu? Kız üç günde aileye girdi bile.

Her misafir ev sahibi olmaz.

Sen sadece Murat'la, ailesiyle aranı iyi tut ve sakin kal.

Ya bu kadar mı anne bir şey? Yapmayacak mıyız?

Feryal Hanım arıyor.

Buyurun Feryal Hanımcığım.

Hatun Hanım nasılsınız?

Gözünüz aydın, oğlunuz gelmiş.

Sağ olun, çok şükür iyiyiz. Sizler nasılsınız? Ay hiç iyi değilim Hatun

Hanımcığım. Hayır olsun, inşallah sağlıkla ilgili bir şey değildir. Ne

oldu bir şey mi olmuş?

Daha da kötüsü.

Ay sonu için planladığım Mauritius tatili meğer çok daha önceymiş. Tarihi

karıştırmışım. Ay Allah beterinden saklasın.

Anlamadım oğlum.

Yanlış anlamazsanız eğer, isteme tarihini netleştirelim istiyorum.

Eğer sizin için de uygunsa önümüzdeki cumaya ne dersiniz?

Cumaya istemeye yapalım diyorsunuz.

Tabii, tabii efendim, tabii müsaitiz.

Harika o zaman.

İstemeyle sözü bir arada yapalım diyorum. Uzatmaya gerek yok.

Malum seyahatimden bahsettim.

İstemeyle sözü bir arada.

Tabii ki yapalım. İkisini bir arada yapalım.

LCV sayısını iletirseniz sevinirim.

LCV. Kişi sayısına göre hazırlık yapacağımız için sordum Hatun

Hanımcığım. Lütfen uğraşmayın. Zahmet etmeyin öyle şeylerle. Biz çekirdek aile

olarak geliriz. Peki. Nasıl uygun görürseniz. Görüşmek üzere.

Osman Bey'e de selamlar.

Baş üstüne. Osman Bey'in de çok selamları var.

Bütün aileyi sevgiler, hürmetler, öpüyoruz. Öpüyoruz Peryel Hanımcığım.

Önümüzdeki cumaya Aydın oğullarının gelini olma yolunda ilk resmi adımını

atacaksın.

Teşekkür ederiz. Çocuklaşma.

Bana tamam dedirttiniz. Yani şurada cumaya bir hafta bile kalmadı. Hem söz

hem isteme ikisi bir arada.

Ortada hiçbir şey yok. Hiçbir hazırlığımız yok.

Hatun teyzeciğim merak etmeyin. Siz zaten onlara hak ettiklerinden çok daha

fazlasını yaparsınız yani.

Büyütmeyin. Bir sakin ol Hatun.

Çiçek, çikolata, yüzükleri alıp gideceğiz.

Yüzük? Ben hiç anlamıyorum yüzük işinden. Bir de elitin de zevkleri falan

da farklı. Ben ne yapacağım?

Ay kurban olsun senin zevkine.

Ben Elit'i çok iyi tanıyorum. İstersen sana yüzükle yardım edebilirim.

Gerçekten yapar mısın Derin'i ya?

Seve seve yaparım.

Aşk olsun yengem. Yani altın işi benden sonra olur. Benim kuyum cuma gözüm...

Yenge, yenge. Derin halleder.

Şimdi Derin'e zahmet olmasın. Yük vermeyelim kızımızı.

Yo, seve seve yardım ederim Elit için.

Süper olur.

Siz bilirsiniz.

Yani bir daha böyle bir şeye ihtiyacınız olursa aradığınız numaraya ulaşamaz

olacak tabii.

Teyzemler çok merak etti de ben kalksam olur mu? Sen nasıl istersen kızım.

Her şey için çok teşekkür ederim. Elinize sağlık. Çok sağ olun. Ne demek

yavrum. Senden hemen haber bekliyorum eve gidince. Anne.

Biz de çok teşekkür ederiz. Hediyelerin için ayrıca teşekkür ederim. Anneannene

lütfen ilet.

Çok selamlar. Haber bekliyorum. Tamam.

İleteceğim. Her zaman bekleriz kızım.

Hoşçakalın. Çok teşekkür ederim. Çok sağ olasın. Ben o zaman Derin'i bırakıp

geliyorum. Bir şeye ihtiyacınız var mı dönerken? Yok yavrum. Dikkatli ol.

Mehmet. Efendim.

Çok dikkatli ol yavrum. Tamam. Derinciğim. Yüzük içini konuşuruz.

Tamam. Haberleşiriz. Hoşçakalın. Hadi bay bay.

Yavrum yavrum benim canım.

Sıkılmadın değil mi?

Yok çok eğlendim.

Ya kusura bakma.

Annem işte böyle ısrar etti sizinkilerle tanışmak için ama umarım

bunalmamışsındır. Yok bence annen çok tatlı. Hatta bizimkilerle bence çok iyi

anlaşacaklar.

O zaman buyurun.

Anne.

Aferin sana candan. Sanki ben seni hiç tembih etmemişim gibi.

Anne bak yemin ediyorum ben.

Aklımın ucundan geçmedi. Ablam da atlayıp gelecek Adana'dan diye.

Yani öyle bir şoke oldum ki. Ben açtım kapıyı zaten.

Dedim sen oradaydın. Dedim ki abla bu ne sürpriz dedim. Hatta sarılırken sana

dedim ya böyle bak.

Böyle yaptım yani.

Şaşırdım sen gördün.

Aybüke kesin aybüke bak ben sana söylüyorum aybüke söylerdi. Benim hiç

günahım yok.

Derin yanlış anlayacak diye öldüm öldüm dirildim. Hayır bir şey değil Mehmet

benden bilecek. Ah Candan ah.

Anneciğim ben vallahi dalar taşlar kekik yuvasına dönse hiçbir günahım hiçbir

suçum yok.

Türkan'a ne diyeceğiz şimdi?

Onunla ben konuşacağım sen merak etme. Hayır sen hiçbir şeye karışma. Ne

gerekiyorsa ben yaparım.

Candan. Tamam anneciğim peki anneciğim.

Sen sarı salongoza bak ya.

Aileye girdiği anda karşıdırdı ortalık kemirge.

Efendim Candan abla?

Elif, Can Bey.

Yarın eğer işin yoksa şöyle beraber bir kahve içeyim de... ...iki dedikodun

belini kıralım. Ne diyorsun?

İsteme organizasyonu için.

Ajansdan birini yönlendirirsin değil mi?

Tabii. Merak etme sen. Şimdi Melody'yi ararım. Her şeyi halleder. Bir de

fotoğrafçı lazım.

O da var.

Hatta seçtiğimiz fotoğraflardan... ...cemiyet dergisine servis bile

edebiliriz. O harika. Güzel olur.

Örnekmeni göndersinler muhakkak. Ben öyle hepsini tadamam.

Elit baksın işte.

Tamam. Tadıma ben giderim abla.

Ay çok yorgunum.

Her şeyi ben düşünüyorum.

Ablacım güzel telaşlar bunlar.

Sonuçta kızın evleniyor.

Hem de Aydınoğulları ailesiyle.

Onu da ben düşündüm.

Meri sen benim smoothie'mi getir. Yanına da bir şeyler koyarsın.

Buyurun efendim. Bana portakal suyu Meri.

Hemen yapıyorum efendim.

A canım.

Senin ne işin var burada?

Ya arabada unutmuşsun. Ne yapıyorsun?

Mehmet'cim dayımla tanış, Taylan.

Merhaba. Merhabalar, ben Taylan Kutaygi.

Memnun oldum.

Nasılsınız? İyiyim, siz?

5-6-7, 5-6-7.

Aldım, kabul ettim. Amin, hadi bakalım.

Biraz orijinal biridir dayım. Evet, onu görebiliyorum. Memnun oldum. Ben de

öyleyim. Neredesin güzelim? Özledik seni.

Geldim dayıcım.

Ya biraz benim kalp gözüm açıktır. Bir de ben dünyayı gezdim yani

sezgilerim güçlensin diye.

Sen çok güzel bir adamsın ha. Çok güzel adam.

Çok güzel adamsın. Harika o zaman memnun oldum tekrardan. Güzel adam gitsin.

Görüşürüz o zaman. Tamam görüşürüz. Güzel adam. Görüşürüz. Hayır.

Tam bir prens ya.

Nasıl geçti anlat.

Elit'le Beliz gelene kadar her şey gayet iyiydi.

Ne?

Markovizyon da onun işiymiş.

Saç saça girdik.

Detaylı anlat.

Anlat. Detaylı anlat.

Detaylı anlat her şeyi.

Anneannemlere bir görüneyim her şeyi sana anlatacağım.

Merhaba.

Koluna bir şey yapışmış.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Nasıl geçti?

Çok güzeldi anneanneciğim.

Hediyene bayıldılar.

Özellikle annesi yıllardır böyle bir şey görmedim dedi. Nokta atışı yapmışsın.

Hepinize çok selam söylediler. Mehmet çok özel bir ruh ve bana çok benziyor.

Bence aranızdaki tek ortak nokta ikinizin de nefes alması.

Helen'u kardeş olarak atayabilirim. Tabii. Elindekileri yeterince

dolandırdın çünkü.

Duelimiz bittiyse konumuza dönelim.

Babasıyla tanıştın mı?

Babası çok babacandı. Yumuşak bir adam belli.

Bence Mehmet ona benziyor.

Kendi işlerinde nasıllar peki? Yani sofra adapları, aile işi dinamikleri.

Yani birbirleriyle olan relasyonları. Bir aile terapisti kadar inceleyecek

vaktim olmadı. Ama gözlemlediğim şeyler var. Bence Mehmet en iyileri. Önemli

olan da bu değil mi zaten?

Bir şey garibime gitti.

Yani hizmetlileri var ama yemek self serviste. Ayrıca bütün yemekleri annesi

yapıyormuş.

Ay ne kadar güzel. Tam aradığım sistem.

Çalışanlarından memnunlar mıymış bari? İstersen hemen bir referans yazabilirim

Yırmacığım. Ben deneyimlerimi aktarabilirim anlamında söylemiştim.

Servis alır mıydınız?

Yok Yırmacığım. Boğazımdan geçmiyor.

Ooo çifte kumrular sizi. Ne yapıyorsunuz bakayım?

Oğlum. Hoş geldin.

Hoş geldin. Hoş bulduk. Hoş buldum baba.

Mehmet, Derin ne diyor? Sevmiş mi bizi?

Yemeklerimizi sevmiş mi? Bizi ailesiyle tanıştıracak mı?

Yani lafı uzatmadan konuya gireceğim. Biz ayrıldık.

Ne?

Ay yalan de.

Türkan gelince sizin Aybüke olayını anladı demek.

Vallahi ben demedim oğlum. Ay içim ezildi şu an. Hemen derini arayayım.

Hayır anne aramak yok.

Arayamazsın. Adoslar adoslar. Gelin hatuna ağlayın adoslar. Ver oğlum

arayayım.

Bu ders annene yetmiştir oğlum merak etme.

Ne dersi?

Şaka yaptık anneciğim sana ayrılmadık. Şaka mı yaptınız? Aşk olsun yüreğime

inecekti benim. Bana bakın.

Siz baba oğul bir olduğunuz benimle oyun mu oynuyorsunuz?

Estağfurullah anneciğim. Böyle bunun şey gibi düşünelim.

Ufak bir neden sonuç simülasyonu gibi. Yani onu yaparsanız bu olur gibi bir

şey.

Yani oğlan sana küçük bir ibretlik örnek gösterdi Hatun.

Her şeye karışanın sonu böyle olur demek istedi.

Tövbe. Vallahi tövbe bir daha karışmayacağım. Söz. Ay vallahi kalbime

iniyordu. Allah korusun. Allah korusun anne.

Geçti gitti neyse.

Ama Türkan ablayla konuşman gerekiyor. Çünkü bu Aybüke konusunda bir daha

gerilmeyelim. Sabah ilk işim oğlum. İlk iş.

O zaman ver elini öpeyim anacığım.

Ben de bir çay içerim. Şengül abla nerede?

Sen bunu al. Al bunu. Tamam anne.

Şengül'ü çağırma.

Mehmet en kolayı. Çünkü bir kadın kocasını istediği şekilde idare

edebilir. Ama asıl önemli olan kayınvalide, kayınpeder, elti, görünce.

En önemlisi elti.

Bu dengelere uyum sağlayabilmek ayrı bir meziyet. Annem hep derdi. Hayat

bir taktik savaşı.

Mesela kardeşinin sözlüsü. En çok da onunla iyi geçinmelisin.

Hadi ya.

Eltiler çok önemlidir. Kendine iyi bir elti seçmelisin. Çünkü o senin ileride

kalen olacak.

Tabii aile içi kamplaşmalar, taktikler hep karma doğurur. Bunu unutma. Dedi

ailemizin ulu çınarı.

İyi o zaman. Ben iyice bir düşüneyim hangi eltimi seçsem diye. Çünkü zorlu

bir konu benim için.

İkisi de birbirinden iyi.

O Elif'in saçını yormakla o kadar iyi etmişsin ki. Aferin sana.

Badem o da yiyebilirsin. Yok yiyemiyorum. Midem almıyor.

Az bile yaptım ona. Ama intikamımı alacağım. Ona her gördüğünde beni

hatırlayacağı bir yüzük seçtireceğim.

Gürkan'a yollayayım diyorum.

Ne?

Sen de az değilsin ha. Mayın tarlası gibi yer.

Evet.

Yalnız bizim şu andaki asıl sorunumuz Mehmet'in annesi teyzemlerle tanışmak

istiyor. Ne?

Kızım müjdeli haberi niye sona saklıyorsun?

Oldu bu iş.

Aydınoğulları oluyorsun. Ben de senin gibi sevinecektim ama sevinemiyorum.

Niye? Çünkü Elit'le Feryal'im ne yapacak? Benim nikah şahidimim olacak.

Niye? Ne alaka?

Mehmet'in kardeşi Elit'le beraber ya. Daha anneannemler bilmiyor ya.

Haa. Tanışmaları için henüz erken. Riskli olabilir anladım.

Yani şansıma bak.

Koskoca ülkede Elit'i olacak.

Elit'i buldum.

Ve İpek'le ailesiyle tekrar muhatap oluyoruz. Yani bunca yıllık husumetimiz

yetmiyormuş gibi.

Tekrar önümüze çıktılar.

Tamam olsun.

Negatife düşmeyelim.

Hepsi hallolur sırayla. Şu halkanın yüzüğünü bulup ondan da kurtulmam lazım.

İnşallah sabah buluruz.

Yüzük.

Bulunur. O da bulunur ki. Tamam.

Hadi sen yat prensesim. Melatonin dengesi çok önemli.

Yaz sen. Bu her şey bulunur.

Sen niye hiçbirinden yemiyorsun?

Benim boğazımdan geçmiyor.

Yemin olsun şu geçmiyor.

Şengül. Söyle abla.

Bu kuşların yemi azalmış.

Azıcık yemle su getiriver.

Getireyim abla. Allah razı olsun.

Anne.

Efendim Candan.

Anne bana kızgın mısın?

Bak Mehmet senden bildiyse ben onunla konuşurum.

Yok ben hallettim. Oğlum o benim.

Ablam aradı. Bir kahveye geleceğini söyledi. Ben de tamam dedim ama... İyi

etmişsin. Ben de zaten sabah Türkan'ı arayacaktım. Gel konuşalım diye.

Ben severim Türkan'ı. Vallahi hiç böyle küslük dargınlık olsun istemem. Şimdi

ablanla Aybüke birlikte geliyorlar.

Beni de bu elit aradı ya.

Dedi ki illa geleceksin şirkete beraber kahve içeceğiz. Bir iki muhabbet

yapacağız. Ben de şimdi eliti falan filan şeylik olmasın diye. İyi tamam

gelelim dedim. Şimdi oraya gidiyoruz.

İyi olmuş biz de Türkan'la rahat rahat konuşuruz. Baş başa daha rahat.

Geldiler hadi.

Geldim geldim.

Hoş bulduk. Hoş geldin. Hoş geldin.

Ayşe Engül ablacığım sana rica etsem de... ...avlamla anneme bir kahve

yaptım. Yorgunluklarına as. Tamam canım benim. Kızım acele et. Ne diyoruz biz

sana? Allah Allah.

Allah. Şu haline alık.

Konuştuğumuz gibi. Tamam hiç bozma.

Sana inanıp gelen de kabahat zaten buraya. Tamam anlattım sana. Allah Allah

ya. Ya vır vır vır akşamdan beri beni yedin ha.

Ay anne, sakın ters o bir şey söylememe, kafa düşürmem. Tamam kızım, seni

heveslendirmeseydim. Abla dur. Kız bir dur ya, tutma şimdi ya. İçeri geri

bastırıyorsun beni ya. Bak sen bana güven, ben o sarı salyangozu devre dışı

bırakacağım. Halbuki bu eve geleni olayca bana güven. Bak buraya yazıyorum,

tamam. Aha bak buraya yazdım.

Ayyım, vallahi ayyım.

Aydın teyze, bulunsun.

Bulunsun, bulunsun. Bütün ev duvarlar, sehpalar... ...benim yazıp da

oldurduklarımla dolu. Sen merak et. Bak anne teyzem profesyonel.

Bak şimdi.

Bahçeye git ama gözünü seveyim... ...annemle benim aramı bozma yeter.

Hadi. Tamam, tamam. Tamam, çantam.

Neyse.

Kız, bunlar fazla mı acaba?

Yani.

Çok da fazla saklayayım. İş yerinde gözümüzü düşürürler. Çok ses çıkarır. Ay

sese bak yani.

Bu ne makamı?

Zirgüleli. Bunlar ne makamı bak canım.

Kerdaniye. Ay teyze hadi.

Ay müziğin ritmine kaptırmışım kendimi de.

Benim terlikler nerede? Ha burada.

Kız dur beni bekle. Allah cezanı vermesin. Ay Büke.

İşine gelmeyin Canaryan.

Ne dedin Türkan? Hiç.

Durup dururken ortalık elli altıya gitti.

Bana mı dedin?

Yok hatun. Benim horantaya dedim.

Allah başa vermesin yarabbi. Bu kız benim aklımı başımdan alacak.

Türkan gene Çukurova sözlüğü gibi konuşmaya başladın ha.

Bak hatun.

Bu kız meğerse kendi kendine gelin güvey olmuş. Bana da diyor ki anne gel

evleneceğim hemen.

Ben ne yapayım ya? Ben ne yapayım ya? Hiç olacak şey mi bu ya?

Artık Candan meyveslendirdi ne olduysa.

Ben onu anladım da... ...herkesin içinde bir şey demeyeyim dedim.

Tekrar dünür olacağız.

Heyecandan inşallah dünür. Yanlış bir şey demedim ya.

Estağfurullah Türkan olur mu öyle şey? Bizim bir kusurumuz olduysa sen hoş gör.

Aybüke benim kızım gibi ama bu işler nasip kısmet.

Nasip kısmet.

İnşallah.

İnşallah.

Meryemciğim protein tozumla kokonat yoğurdumu getirir misin?

Dışarı çıkamayacağım bugün de. Çok acıktım bekliyorum.

Niye dışarı çıkamıyorsun hayatım sen? Onu anlayamadım ben.

Ya Murat'ın yengesiyle yeğeni gelecek de. Onları bekliyorum. Ya ne güzel işte.

Hep beraber çıkarsınız dışarı.

Onlar dışarıda görülemem dayı. Aa!

Niye? Niye Elit'inle dışarıda görüşemiyormuşsun?

Görünce anlarsın.

Ya bu bizi bekliyoruz diyorum.

Elit! Hanımefendi.

Bekendisi geldi.

Ya Can Bey'im gülün benim. Elit'im ben zaten Candan Aydınoğlu olarak eltisiyim.

Aha bu da eltisi.

Elit! Aynen.

Ay ay. Melody.

Yani sen eltimi nasıl ayakta bekletirsin?

Çok şey yok. Candan abicim. Can Bey. Nasıl?

Elit.

Efendim hoş geldiniz. Ben Üniver.

Elit'in dayısı oluyorum.

Ay sonunda tanışabildik. Çok memnun oldum. Ben Murat'ın yengesiyim. Yani en

büyük abisi Gökhan Bey'in hanımı oluyorum. Ne kadar güzel. Ne kadar güzel

efendim. Hoş geldiniz.

Teyze.

Yeğenim Aybüke.

Aybüke. Merhaba Aybüke Hanım. Hoş geldiniz.

Buyurun hadi. Buyurun oturun lütfen. Lütfen.

Ben sizi yalnız bırakayım en iyisi. Şunları ben alayım.

Çok memnun oldum efendim. Siz buyurun. Biz de.

Ay Elif'cim dayı ne kadar hoş bir adam, çok kibar. Bir de bekar galiba. Evet

evet bekar.

Dur ben bir düşüneyim bakayım bizim sülalede kim var.

Önce elindeki işi bitir teyzem. Şaka diyorum şaka şaka.

Teyze o gün çok üzgündüm.

Böyle buralarda yürüdüm içimden Hakan'a tabi sayıp döküyorum.

Sonra şöyle aşağı doğru indim.

Şimdi bak şuralarda herhalde düşürmüş. Buradan teyzoş.

Ay bir saniye canım.

Cumhur kaptan.

Buradayız. Ay hala çok yakışıklı.

Üniformalar beni hep çok cezbetmiştir.

Anneannem tembihledi. Bugün flört etmene kesinlikle izin veremem.

Günaydın Tiraj Hanım, günaydın Derin. Günaydın Cumhur Kaptan, hiç

değişmemişsiniz.

Derinciğim, Cumhur Kaptan küçükken sen oyalan diye az gezdirmedi Zodyak'la

seni. Ne güzel zamanlardı, değil mi Cumhur Kaptan? Evet,

gerçekten çok güzel zamanlıyım.

Ama zaman böyle hızla akıp gitmesine rağmen size dokunmaya hiç kıyamamışım.

Aynı asalet, hep aynı zarar.

Teyze, teyze yüzük için geldik ya biz. Aha yüzük. Ah Cumhurbeyciğim, derin

söylesin yerini.

Tabii tabii, hemen bakalım.

Ben böyle geldim, yürüdüm.

Suyun derinleştiği yerlere baktım, oralarda yoktu. Buradan böyle

fırlatıverdim. Tamam.

Dirajı alın.

Ben dalgıçları yönlendireyim.

Sonra size haber veririm.

Haydi ya konsantre ol. Yüzüğü bulmamız lazım.

Ay şuralarda bir yerde inşallah buluruz.

Dayı?

Taylan?

Buradayım.

Ne işin var senin burada?

Yüzüğü bulmak için bizden önce geleceğini tahmin etmeliydim.

Ablacığım aşk olsun ama.

Bütün sürprizde bozdun her. Ben yüzüğü bizzat bulup size getirecektim.

Gerçekten mi?

Derin. Kendine gel.

Ya insanların her dediğine inanma.

Aa şu yaşadıklarından bir ders al.

Benim yeğenim için yapamayacağım şey yok.

Buldun mu bari?

Hayır. Ama bunları buldum. Ben de senin yeni işini buldum. Sen Eylül ayında

Ege sahillerinde bu işi yap.

Bunda yüzük müzik yok. Bunlar büjleri.

Demir ya.

Ben boşluğumu saatlerce su yuttum.

Ay teyzem çok güzel falan bakar Elit yalnız. Kapat bir tane de her şeyi

söylesin. Duymayayım teyze dediğini. Resmen genç kız.

Ya gerçekten öyle biliyor musun? Hiç kimseye inandıramıyorum boyum kadar

kızın olduğunu.

Neyse.

Ya sen dün mangalda böyle kaşın gözün bir gitti geldi.

Ben de dedim herhalde derinle ilgili bir haller var.

Canan abla senden korkulur.

Ama benim gözümden hiçbir şey kaçmaz. Gözümden kaysa, kibrimden kaysa,

kaşımdan olay şurada bitiyor benden kaçmaz.

Teyzemle olay burada biter. Hiçbir şey kaçmaz.

Yani bir arkadaşlığımız var tabii aileden dolayı. Mecbur.

Mecbur.

Mecbursa... Ortada bir katakulli var demek. Doğru mu?

Bak daha kahveyi kapatmadım bile. Hemen bildi.

Evet katakulli diyordu elçi.

Yani... Biz aile yapısı olarak pek benzemeyiz.

Mesela teyzesi beş kez evlenip boşanmış.

Dayısı desen eniştesine iş kuracağım diye dolandırıyor.

Ama... Anneannesi desen despot, elimaşalı.

Eyvahlar olsun.

Biz nasıl bir yere düşmüşüz ya?

Ee?

Yani kimseyi yadırgamak, yargılamak bana düşmez tabii ki ama biz ailece böyle

şeylere çok dikkat ediyoruz.

Ya Mehmet'le tanıştığı gün Derin daha yeni nişan atmıştı. O gün yani.

Ger... Ay bak, bak sen.

Ocakta kahve taşar, var üç evde üç telaş.

Birinde düğün havası, birinde kopuyor tatlı bir savaş.

Bir evde kahve tuzlu, diğerinde de dikodu.

Herkes haklı kendince, herkes biraz da oyuncu.

Şimdi ben genelde altından maske yapıyorum. Gülme.

Neli move mesela?

O salya... Move it move değil mi?

Bir dakika.

Ay bak, baksana.

Sudokrem tuzlu kahveyi sundu.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.