Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Müzik
Hadi kızım, hadi arasana.
Geceden beri o kadının yanındasın.
Ben mi arasam acaba?
Zoya'yı da arayacağım, gelsin.
Yani bu saatte hastane köşelerinde ne işi var?
Sakın, sakın öyle bir şey yapma.
Sen arayacaksın, o da tıpış tıpış dönüp gelecek, öyle mi zannediyorsun?
Kızımızı bizden iyice soğutmak istemiyorsan, asla böyle bir şey yapmamalısın.
Ara, istiyorsan ara, hadi bakalım.
Bir sen eksiksin Ali'ye.
Ne var Ali'ye? Ne istiyorsun sabahın köründe?
Belli ki seni büyük bir beladan kurtardım Gazel.
Yiğit'e açık etmedim yalanını.
Arayıp da bir teşekkür etmeyince merak ettim başım büyük bir belada mı diye.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Neler neler kurmuşsun kafanda.
Yiğit'e bunları söylemene hiç gerek yoktu.
Telefonumu arabada düşürmüşüm, o yüzden ulaşamamış bana.
Akşamın o saati neredeyse artık.
Bu seni hiç ilgilendirmez.
Ama nezaketimden söyleyeyim.
Ufak bir işim vardı, halledip döndüm.
Tekrar söylüyorum, beni bir beladan kurtarmadı.
Emin misin?
Adım kadar.
Sen benim başıma bela olma da yeter.
Şu hayatta başka bir şey istemem.
Madem öyle, neden açıklama hissediyorsun Gazel?
Neden hesap verir gibi konuşuyorsun benimle?
Anlarız nasıl olsa yakında merak etme.
Canın yanıyor mu anne?
Doktorlarla konuştum.
İkiniz de çok şanslıymışsınız.
Eğer çıkmak için biraz daha gecikseymişsiniz...
Neyse.
Teyzeciğim bir şey ister misin? Gidip alalım hemen.
Yok güzelim istemem, iyiyim.
Sağ ol, merak etmeyin beni.
Nasıl merak etmeyelim abla?
Bizim senden başka kimimiz var?
Hiç mi düşünmedin be annemi?
Oğlum bensiz ne yapar diye hiç düşünmedin mi?
Ah be anne.
Nasıl yaparsın bunu?
Nasıl vazgeçersin kendinden?
Bizden.
Sen benim bu hayattaki tek dayanağımsın.
Gündüz tamam oğlum.
Daha fazla yormayalım mı ablamı artık?
Teyze...
Ben o yangın yerine nasıl gittiğini bilmiyorum.
Ben öleyim dedim. Ben.
Anneme bir şey olmasın. Ben öleyim istedim.
Gündüz abi böyle söyleyip teyzemi daha fazla üzmeyelim ne olur.
Merak etme.
Gelebilir miyim?
Gel tabii buyur.
Yok yok hiç kalkma.
Dur anne.
Şu yastığı biraz yukarıya alır mısın doğaya?
Tabii.
İyi.
Boynum ağrıdı biraz.
Elin nasıl?
Acıtmıyorum değil mi?
Yok yok öyle çok büyük bir yanık değil zaten.
Onu böyle bastırırsan acıyabilir biraz.
Pardon.
Yaptığın çok cesurcaydı İlyas.
Ben kendi annemi kurtaramadım da.
Sultan teyze de benim annem giptir.
Onu o da bırakamazdı.
Çok küçüktün İlyas.
Yine de yapabilir miydim diye düşünüp duruyorum da.
Nasıl?
İyi.
Daha iyi olacak.
Zor zamanlardan geçiyor.
Çevresinde onu seven insanlar var ama.
Eminim daha iyi olacaktır.
Sevgi iyileştirir İlyas.
Senin de yaraların geçecek.
Kardeşim.
Gel Gündüz'üm gel.
Çıkmadan bir sana da bakayım istedim.
İyi misin?
İyiyim iyiyim.
Sen nereye?
Annemi böyle kendinden vazgeçmiş üzgün görmeye dayanamıyorum.
Biraz nefes almam lazım.
Sen bir şey ister misin?
Yok sağ ol.
Doğa.
Annem için yaptıklarını hiç unutmayacağım.
Gündüz.
Gündüz.
Nigar Hanım.
Ben de size gelecektim.
Otursana.
Yiğit'ten öğrendim.
Sultan Hanım nasıl?
İyi.
Yani...
Hissiyken iyi.
Yoksa...
Aklı başka yerlerde tabii.
Boş boş bakıyor etrafa.
Ama...
Çok şükür.
Bizimkiler oradaymış.
Evet evet.
O yüzden böyle ufak tefek yanıklarla atlatmışlar.
Tabi İlyas'ın orada olması çok...
Çok büyük şans.
Öyle.
Sağ olsun.
Doğa da elinden geleni yapmış.
Kendi annesi gibi yardıma koşmuş.
Öyledir.
Annesine çekmiş herhalde.
Sevgisini de acısını da öylesine içinde yaşarken.
Ailesi için.
Ailesi gibi gördükleri için.
Her şeyi yapar.
Siz de sağ olun.
Buralara kadar zahmet ettiniz.
Saçmalama Gündüz.
Tabii ki geleceğim yabancı mıyız biz?
Sultan Hanım yeter ki iyi olsun.
Onun için yapamayacağım hiçbir şey yok.
Sağ olun.
Bak Gündüz.
Biz gerçekten yabancı değiliz.
Bu kadar acı çekmiş bir anne için.
Gerçekten her şeyi yapar.
Teşekkür ederim.
Gerçekten.
Ama biz de zaten bugün taburcu edeceğiz.
Sen nasılsın peki?
Bilmiyorum.
Annem kendini öldürmeye çalıştı.
Bu durumda nasıl olunabilir?
Gerçekten bilmiyorum.
Kardeşimi kaybettiğimizden beri...
Yirmi yıl boyunca biz çok acı çektik.
Ben tabii...
Küçüktüm.
Anlamıyordum.
Anne beni sevmiyor mu?
Niye bu kadar ağlıyor diyordum.
Ama sonra sonra anladım.
Büyüyünce.
Acısı o kadar büyükmüş ki.
Kadın yaşarken ölüyormuş.
Ben varım diye nefes alıyormuş.
Yani en azından...
Bu zamana kadar.
Ama şimdi benim olmam da yetmemiş demek ki.
Gündüz.
Annen sadece...
Yorulmuş.
Bir an önce...
Bir anda muhakeme yeteneğini kaybetmiş.
Ama inan...
Onun yerinde kim olsa dayanamazdı.
Eğer kardeşimi bulabilseydim...
Öyle olmazdı.
Saçmalama.
Bak.
Bunun suçlusu sen değilsin.
Bu acıyı size yaşatanlar suçlu.
Bugün orada yanması gerekenler onlardı.
Bugün bu vicdan azabıyla...
Yaşaması gerekenler de onlar.
Öğrenerinde vicdan var mıdır ki?
Olsa zaten kardeşim burada olurdu.
Gündüz.
Anne.
İyi olacak.
İnşallah.
Hayır.
Yerde o şalı görene kadar...
Belki orada değilsindir diye düşünmüştüm.
Öyle olmuştu.
Ama...
Onu görünce...
Şurada bir şey oturdu sanki.
Kıyamam.
Sultan teyze.
Sen artık aileden biri gibi oldun benim için.
O yüzden...
Yalvarırım bir daha böyle bir şey yapma tamam mı?
Taşıyamadım kızım bu yükü.
Taşıyamadım.
Çok haklısın.
Ama yine de sen benim kahraman kadınımsın.
Bundan sonra da...
Bu halinle mi?
Evet.
Alevilerin arasından çıktın yani.
Bana bir anne nasıl olur?
Tarif et deseler.
Seni tarif ederdim biliyor musun?
Yıllardır usanmadan kızını arıyorsun.
Bir kız annesin.
Nasıl olur?
Senden öğreniyorum.
Öyle deme kızım.
Senin annen de...
Benim annem de çok güçlü.
Ama...
Sen en zayıf göründüğün anda bile...
Çok güçlü olabiliyorsun.
Meleğimde bu halimi görse...
Öyle düşünür müydü dersin?
Bak bu kolye...
Benim emanetim.
Onu bulana kadar...
Bende kalacak.
Ve asla vazgeçmeyeceğim.
Sen de vazgeçme olur mu?
Vazgeçmeyeceğim.
Ben...
Seviniyorken geldim.
Ama rahatsız etmek istemedim.
Sağ ol.
İlyas ben o tamirhanedeki tokadı...
Zeynep tamam.
Şu an bunun ne yeri ne de zamanı zaten.
Kardeşim.
Hemen ayaklanma.
Biraz daha dinlenseydin.
Otur otur sıkıldım oğlum ya.
İyiyim ben zaten bir şeyim yok.
Geçmiş olsun İlyas.
Kahramanlar her zaman filmlerde olmuyormuş.
Sağ olun Nigar Hanım.
Ama kahraman biraz iddialı oldu sanki.
Yok yok öyle kardeşim.
Sen olmasaydın...
Annem şu an belki hayatta değildi.
Abim haklı.
Hakkını ödeyemeyiz.
Asıl ben ne yapsam Sultan teyzenin hakkını ödeyemem.
Nigar teyze bir gelebilir misin?
Annem nerede?
Niye gelmedi?
Ya bilmiyorum.
Yiğit ile konuştum.
Pek kendini iyi hissetmiyor dedi annen için.
Yine de arayabilirdi.
Gelir gelir.
Sıkma canını.
Selim komiserim sağ olsun.
Kardeşimin davasıyla da ilgileniyor.
Sağ olsun.
Bir nevi ailenizin polisi.
Öyle öyle.
Yani başınız derde girdi mi...
Bir sıkıntı oldu mu direkt arıyorsun.
Selim abi diyorsun.
Hemen orada.
Abartma Gümüş sende.
Ne diyecektim.
Annenin ifadesini almam lazım.
Sağlık durumu nasıl?
Abi ifadeye gerek var mı ki?
Hani sonuçta
benzin bidonunu kapıp
kendi isteğiyle gitti oraya.
Orası öyle de
memur arkadaşlar inceleme yapmış.
Bir araç tespit etmişler olay yerinin yakınında.
Araç mı?
Bizimkilerden biri olmasın?
Yok yok bizimkiler değil.
Füme renginde lüks bir jip.
Plakası?
Plaka tespit edilememiş.
Geçmiş olsun Sultan.
Gece beni aradığında
canına kıyacağına hiç düşünmemiştim.
O kadar çok düşündüm ki.
Gündüz'ü düşündüm.
Onu öyle nasıl yalnız bırakacağım
diye düşündüm ama.
Dedin ama bıraktın.
Eğer ölseydin
çocukcağız tek başına kalacaktı
bu ayakta.
Taşıyamıyorum.
Ayakta duramıyorum artık.
Bu yük çok ağır geliyor.
Umudumu kaybettim ben de ne yapayım.
Bir baktım elimde bidonlu oradayım.
Bir anne
çok güçlü olmalı bu hayatta.
Tabi.
Herkes o kadar güçlü
olamayabiliyor.
Neyse ben seni daha fazla yormayayım.
Tekrar geçmiş olsun.
Alevlerin arasında seni gördüm.
Oradaydın.
Anlamadım.
Alevlerin arasında seni gördüm.
Beni
kızının mezarına götürdüğün o an geldi
gözümün önüne.
Aklın karışmış.
Normal.
Hiç iyi değildi.
Dedim ya o an geldi gözümün önüne.
Benim de dedim
kızımın mezarı olsaydı
gidip başına dua
edebileceğim.
O zaman bağrıma taş basardım.
Ne yapıyorsam acımdan
yapıyorum. Böyle
üstümü başımı yırtasam
geliyor.
Bu hayat benim kızıma bir
mezarı bile çok gördü.
O beğenmediğin hayat seni çekip çıkardı
ateşten.
Bence sana verilmiş bir
mesaj bu.
Belki de gerçekleri
artık kabul etmelisin.
Yoluna devam
etmelisin.
Kızın olmadan.
Sen ve oğlun.
Bununla yetinmen
en iyisi.
Valla
bilemedim ki şimdi abi.
Hani biliyorsun
annem oraya intihar etmek için gitti.
Yolda
belki birilerinden rica etmiştir
onu oraya bıraksın diye. O arabadır.
Yani yok yere başkasının
günahını almayalım şimdi.
Orası öyle de malum
prosedür gereği inceleme yapmamız lazım.
Zaten annenin ifadesini aldıktan sonra
dosya kapanır.
Bir sıkıntı olursa ararsın beni.
Abi her şey için çok sağ ol.
İyi günler.
Ben de artık
gideyim. Annem de biraz rahatsızmış.
Ben de geliyorum.
Tamam.
Her şey için teşekkür ederim.
Rica ederim.
Gündüz
Bir şeye ihtiyaç olursa ara olur mu?
Tekrar çok sağ olun Hünkar Hanım.
Sağ ol Gündüz.
Hadi gel.
Hadi oğlum gitsen de
dinlen biraz ya. O kadar olay yaşadın.
İyi tamam.
Teyze
sen neredeydin?
Doktorun yanından geliyorum.
Öyle ayaküstü biraz konuştuk.
Ablam mutlaka psikoloğa
görünmesi gerektiğini söylüyor.
Gitmez ki.
İnat eder.
Doğru söylüyorsun.
Teyze sen dün gece neredeydin?
Hayırdır bir düğün
falan mı vardı?
Şey ee
komşunun kınası vardı.
Orada da haberi alınca böyle koşa koşa
böyle gelmek zorunda kaldım yani.
Merhaba
Hastalarınızı hazırlayabilirsiniz.
Taburcu olacaklar.
Tamamdır. İyi günler.
Sağ olun.
Hadi geçelim o zaman.
Ne işin var senin burada?
Her şey yolunda mı
diye bir kontrol etmek istedim.
Her şey yolunda olabilirdi.
Ama olmadı.
Sultan'ın kendini yakacaktı.
Son anda yırttı.
Haberim var.
Nereden duydun?
Boş zamanlarında polis telsizini
dinliyorsun sen.
Bilgi hayat kusturur değil mi?
Ha tabi Sultan Hanım'ın ölmesini
bu kadar çok istiyorsanız söylemeniz
Sakın!
Ondan kurtulmak istediniz sanıyordum.
Böyle değil.
Seninle aramızda bir fark var.
Ben katil değilim.
Anladın mı? O kadar değil.
Bence o kadar fark da yok.
Sende milyarlar var.
Bende de cesaret.
Ne haltlar karıştırıyorsun Gazel?
Aptal çocuk.
Tatlım sonunda gelebildin.
Perişan oldun hastane köşelerinde.
Gel.
Sen neden gelmedin?
Sözde önemsiyor gibiydin Sultan Teyze'yi.
Çünkü onun ne yaşadığını çok iyi biliyorum.
Bende ölmek istedim
defalarca.
Ablanı kaybettiğimde
yani.
Ama yapamazdım.
Sen vardın.
Belli ki
Sultan Hanım vazgeçmiş
hayattan da gündüzden de.
Hep bir mazeretin var değil mi?
Asla umurunda değilim
normalde.
Al işte
bak.
Oraya giderken beni aradı.
Ne kadar acı çektiğini
anlattı.
Tıpkı benim onu
mezarlığa götürdüğüm gibi.
Acısını paylaştı
benimle.
Tabi
sen bunu anlayamayabilirsin.
Ama Sultan Hanım'la
aramızda özel bir bağ var.
İşte bu yüzden
ona kızmaya hakkım var.
Bence
aranızda bir bağdan ziyade
senin ona bir hırsın var.
Eskiden nedenini
anlayamıyordum.
Düşünüyordum ama bulamıyordum.
Şimdi anlayabiliyorum.
Neymiş o anladığın?
Benzer hikayeler yaşamışsınız.
O kızını bulabilmek için ömrünü
harcamış.
Sen
kızının mezarına adını bile
yazmamışsın.
İşte dayanamadığın nokta bu.
Saçmalık.
Bir kere ikisi aynı şey değil.
Ayrıca
marifet
aramakta değil.
Hiç kaybetmemekte.
Doğan.
Ah Doğan.
Çok şükür
biraz uyudu.
Ya aslında
ben şu doktorun verdiği ilaçlarımı alıp gelsem mi?
Olur teyzeciğim.
Yani İlyas'a da çıkma dedim ama
yine kalktı gitti tamirhaneye.
Ben de ısrar ettim de dinlemiyor ki.
Neyse.
Ben onu da arada yoklarım.
Tamam teyzeciğim.
Şu üstümü başımı bir değiştireyim. Çıkarım ben.
Doğan.
Evet anne.
Sonunda baş başa kaldık.
Ne işin vardı o adamla?
Onunla bir anlaşma yaptık biz.
Cezaevindeki adamdan bana haber getirecekti.
Ne anlaşması?
Ya eğer benimle bir yemek yersen
sana o haberi getiririm
dedim.
Yemek mi? Çocuk mu kandırıyorsun ya?
Zeynep.
Allah Allah.
Yalan borcum mu var kızım sana benim?
Yok işte öne arkası.
Sadece bir yemek yedik.
Ne demezsin. Eminim öyledir.
Zeynep.
Doğru düzgün konuş benimle.
Sen de bence hareketlerine dikkat et.
Bak Zeynep diyorum.
Allah Allah ya.
Bitireceğim seni Yakup.
Dini meymanıma bitireceğim.
Oo Yakup Bey.
Para hazır galiba.
Saçmalama kızım ya.
Sonuçlarına katlanırım diyorsun yani.
İyi sen bilirsin.
Bak çiçeğim, güzelim.
İhtiyacın varsa yollayayım biraz.
Ama öyle olmuyor. Gerçekten ciddiye alacağım bak.
5 milyon ne ya?
Şantaj yapar gibi.
Gibisi fazla canım. Direkt şantaj.
Çiçeği böceği de geç şimdi.
5 milyonu bir an önce hazırla.
Yoksa sonuçlarına katlanırsın.
Sen neredesin şimdi?
Bir yüz yüze konuşalım ha?
Vakfa gidiyorum.
Hangi vakfa?
Karının vakfı canım. Karının vakfı.
Delirmişsin sen. Çık hemen oradan.
Ne işin var orada?
Telefon çekmiyor. Alo.
Efendim Yakup.
Neredesin Nigar?
E bir şeyler atıştırdım.
Vakfa geri dönüyorum şimdi. Ne oldu?
Dur dur. Vakfa gitme şimdi.
Niye gitmeyecekmişim?
Ya sabah erkenden çıkmışım.
Bir tane adam gibi gömlek bulamadım giymek için.
Bir AVM'ye uğra da.
3-5 gömlek alıver.
İyi de sen benim aldıklarımı beğenmezsin ki zaten.
Yahu müsait değilim.
40 yılın başı rica ettik.
Hadi. Sonra gidersin vakfa.
Tamam tamam.
Tamam peki.
Ablacığım.
Uyandın mı?
Al baksana.
Çok güzel kahvaltı hazırladım.
Ama dünden beri hiçbir şey yemedin.
İki lokma yemen lazım.
İstemiyorum gönül.
Şimdi.
Sen bu peyniri çok seversin.
Şuna az bir şey ablacığım.
Yemeyeceğim gönül. Israr edip durma.
İştahım yok. Hadi çık git de ben bir yatayım.
İyi peki tamam.
Zeynep.
Zeynep.
Canım anne.
Gel kızım al şunu.
Gündüz abi.
Çay var. Dünden beri de bir şey yemedin.
Hazırlayayım hemen bir şeyler.
Yok boş ver. İştahım yok.
Ablacığım bak ilaçlarım var.
Yemen lazım.
Yemeyeceğim gönül. Yemeyeceğim. İstemiyorum.
Ya siz hem niye beni kurtardınız ya.
Her gün bu acıyla uyanayım diye mi?
Ya anne.
Yeter ya.
Yeter yeter.
Ya bu kadar mı pişmansın yaşadığına?
Bu kadar mı kıymeti yok bizim yaptıklarımızın?
Ya bir bak etrafına.
Ben senin evladın değil miyim?
Senin kardeşin var.
Yeğenin var.
Herkes sen iyi ol diye uğraşıyor.
Tamam.
Tamam Gündüz.
Ya sen sevdiklerinle birlikte
mutluca yaşa diye kurtardık seni.
Hayat her şeye rağmen
güzel diye kurtardık.
Bu zamana kadar yapamadığımız
bir sürü şey var.
Artık onları birlikte yapalım diye.
Birlikte gülelim.
Birlikte ağlayalım diye kurtardık.
Teyzeciğim tamam.
Bak annen çok yorgun zaten.
Şimdi sırası değil.
Daha sonra konuşuruz. Biraz düzelsin.
Ya bırak teyze ya.
Hiçbir şeyin değişeceği yok.
Kayıp benim de kaybım değil mi?
Sen söyle anne.
Benim de kardeşim gitmedi mi?
Ben de senin bir evladınım be anne.
Benim senin gözünde hiçbir değerim yok.
Hiçbir kıymetim yok.
Gündüz.
Öyleyse söyle.
Söyle ki ben de bileyim.
Annemin gözünde
niye bu kadar kıymetsizim
diye düşünüp durmayayım.
Gündüz.
Bir evladımı bulamıyorum.
Diğerine yetemiyorum.
Bu ne?
Koltuğun arkasında buldum.
Ne bunlar ya?
Bütün eşyalarını toplamış.
Öldükten sonra
ihtiyacı olan birine veririz diye.
Bu kadar kararlıymış.
Ya her gün her an onunla
berabersin. Hiç mi görmedim anne?
Zeynep.
Ne diyorsun sen ya?
Sen fark ettin mi ki ben fark edeyim?
Haklısın.
Ben de fark etmedim.
Ben ne teyzemin durumunu görebildim
ne de annemin arkamdan
çevirdiği işleri.
Çok haklısın.
Ben sana bir şey diyeyim mi?
Bence Gündüz abim bu işe bir dur
diyecek.
Ne diyorsun sen be?
Ben ondan öyle bir hamle bekliyorum.
Yeter artık diyecek. Bak gör.
Valla kardeşim.
Dükkan senin.
İstediğin kadar kal.
Gül gibi geçinir gideriz biz.
Ama benim anlamadığım bir şey var
Gündüz.
Senin bir evin bir ailen var oğlum.
Niye böyle bir kararı aldın?
Valla kardeşim.
Annemin artık aklını
başına toplaması lazım.
Yani benim de bir evlat olduğumu
beni kaybedebileceğini anlaması lazım.
Ben bu şekilde daha fazla
devam edemeyeceğim çünkü.
Sen de haklısın Gündüz.
İstediğin kadar
istediğin zaman kal kardeşim.
Sıkıntı yok.
Zaten çok sürmez. Benim tanıdığım Sultan teyze
durumları halleder.
Olmuyor.
Yapamıyorsun.
Sen iyi bir anne olamıyorsun Sultan.
O beğenmediğin
hayat seni çekip çıkardı ateşten.
Sana bir şans verildi Sultan.
İyi değerlendir.
Bence sana verilmiş bir mesaj bu.
Kendine gel Sultan.
Kendine gel.
Sen bir annesin.
Senin bir oğlun var.
Sen bir annesin.
Sen bir annesin.
Gündüz.
Oğlum.
Affet beni annem.
Benim acım öyle çok ki
ben kendimle birlikte
seni de yaktım.
Ama merak etme.
Ben meleğimi toprağa gömemesem de
kalbimin derinlerine gömdüm artık
onu oradan kimse çıkaramaz.
Melek bile mi?
Nasıl?
Kardeşim gelse bile mi?
Hani hep diyordun ya
20 yıldır
şu kapıdan girmesini bekledim diye.
Dua?
Kızım.
Burada.
Kızım.
Kızım.
Altyazı M.K.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.