All language subtitles for Hudutsuz Sevda 55. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Yemin ederim haberim yoktu Ali İbrahim.

Meydan.

Gel Halil İbrahim.

Gel.

Biz Didem'le bombayı patlattık, gel.

Halil İbrahim.

Yani neden geldiğini bilmiyorum ama çok geç kaldın.

Körücüğüm, evladımızın adına Halil İbrahim mi koysak?

Ne dersin?

Hala cevap vermiyor mu Esma?

Müsait olsaydı verirdi abi.

Katsa da oldu da.

İnsan müsait olmasa da bir dışarı çıkar ne bileyim odasına gider arar yani.

Abi ne demesine bekliyorsun? Allah aşkına hamileyim mi diyecek?

Millete attığımız yalana kendimiz mi inanacağız?

Ben inanıyorum mu dedim Zeynep?

Bu laflar dedikodular nereden çıkıyor onu anlamıyorum diyorum.

Neredesin sen?

Sormayın Fikret Bey.

Sordum ya şu odağa.

Halil İbrahim'in arabasına bomba koymuşlar.

Ne?

Ne diyorsun Şota sen?

Kimse var mıymış arabada? Esma Hanım'la birliktelermiş. Delirtme insanı Şota

birine bir şey olmuş mu?

Ya işte tam öyle el ele arabaya doğru yürüyor olmuş. Ulan geçsene şu saçma

sapan detayları.

Ya o detayın şöyle bir önemi var yalnız Fikret Bey. Bomba arabaya binmeden önce

patlamış. Halil İbrahim Esma Hanım'ı kucakladığı gibi karların üzerine atmış.

Son anda kurtulmuşlar yani.

Çok şükür konuya gelebildik. İyiler yani.

Esma Hanım aşağıda müşahede altında. Babası getirmiş.

Halil İbrahim nerede peki? İyi mi?

Yani Oğuz'u aradım ama telefonuna cevap vermedi. Halil İbrahim'in nerede

olduğunu bilmiyorum.

Ayakkabılarım nerede benim? Abi dur ne yapıyorsun?

Nereye gidiyorsun? Dur.

Ya gideyim kızı kendi gözümle göreyim da. Kemal'le geldiler dedi. Duymadın mı?

Başlarım şimdi Zeynep Kemal'le. Nerede ayakkabılarım? Abi dur böyle olmaz.

Ben gidip Esma'yı göreyim.

Eğer fırsat olursa sen de gidip görürsün, tamam mı?

Zeynep Hanım çok doğru söylüyor Fikret Bey.

Gürcü Kemal hastanenin önünde burnundan soluyordu. Şimdi sizi görmesi çok uygun

olmayabilir yani.

Seninle git beraber.

Kıza şimdi ters bir şey söylemesinler.

Tamam Fikret Bey, merak etmeyin.

Burası. Bir dakika.

Kemal Bey ile görüşeceğim. Telefonla görüşüyor şu anda.

Kemal Bey.

Gel Zeynep gel.

Geçmiş olsun Kemal Bey.

Her şeye rağmen Esma benim arkadaşım.

Müsaadenizle bir geçmiş olsun demek isterim.

Zeynep madem buradasın.

Esma ile olan eski arkadaşlığınızın hatırına senden bir şey rica edeceğim.

Umur tabii buyurun.

Esma hamile.

Ve bebeğin durumunu bilmiyoruz.

Halil İbrahim doğal olarak bombayı koyanların peşine düştü.

Ama ben kızımla torunumun peşindeyim Zeynep.

Doktorlar bir şey söylemiyor.

Esma da durumu benden saklıyor.

Senden ricam.

Bebeğin durumunu.

Olur. Tabii sorarım Kemal Bey.

Kusura bakma Zeynep. Normalde böyle bir şey istemezdim sende.

Ama belli ki nikahtan önce yaşanmış bir şeyler var.

Ve tarih ortaya çıkmasın diye de benden saklıyorlar.

Senin de durumun zor ama kusura bakma.

Yok. Yani benim için sorun yok.

Geçmiş geçmişte kaldı.

Aferin. Mantıklı bir kızsın.

İstediğin zaman bizim eve gelip gidebilirsin.

Tabii... ...Halil İbrahim evde olmadığı zamanlarda.

Sağ olun.

Müsaadenizle Esma'yı göreyim.

Zeynep. Nasılsın? Nasılsın?

Nasılsın? İyi misin?

İyiyim canım.

Biraz ağrım vardı ama geçti. Merak etme. İyiyim. Oh iyi. Çok şükür.

Yani sadece insan düşünüyor.

Eğer birkaç adım ileride olsaydık şu an Halil İbrahim'de ben de ölmüştük.

Esma kim yaptı bu işi? Kim olacak?

Cengiz'de kan geldiler. Biz zannettik ki Gamze'den ötürü geldiler. Meğer bambaşka

hesapları varmış. Halil İbrahim'in arabasının altına bomba yerleştirmişler.

Birinde bir şey olmadı değil mi?

Yani bizden önce Ahmet abi arabayı çalıştırıyordu.

Olsa da arabanın içindeydi.

Başın sağ olsun Esma'cığım.

Teşekkürler.

Esma'cığım.

Biliyorum şu an hiç sırası değil ama... ...bu bebek mevzusu nereden çıktı?

Baban senin amile olduğunu düşünüyor.

Vallahi Zeynep inan ben de bilmiyorum.

Hastaneye geldik.

Kızımın hayati tehlikesi var, torunumun hayati tehlikesi var dedi.

Baba ne torunu diyorum.

Yok bir şey kızım.

Merak etme yok bir şey, yok bir şey yapıyor.

Doktorlar geldiler sordular dedim.

Öyle bir şey yok.

Ben zaten iyiyim bir şeyim yok.

Babamın evhamından dolayı buradayım.

Baban daha öncesinde ne olduğunu düşünüyor.

Nikahtan önce.

O yüzden sen sorar mısın dedi bana.

Acaba... ...Diden falan...

İftira atmış olamaz mı?

Biz Didem'le karşılaştık.

Hatta Halil İbrahim'in eline ultrason kağıdını tutuşturdu. Oğlundan görüp

görebileceğin bu diye.

Herhalde babam o kağıdı buldu. Benim hamile olduğumu zannetti.

Özgür bir açıklaması olamaz.

Yalanın uçurduğu için ben Didem çıkmasın ya.

Sen hep hiç sesini çıkartma.

Biz bunu lehimize çevirebiliriz.

Eğer babam çocuk düşürdüğümü zannederse... ...beni hamile kaldıya

zorlayamaz. O zaman Halil İbrahim de ben de artık bir nefes alabiliriz.

Kemal Bey.

Çok üzgünüm.

Patlamanın etkisiyle Esma bebeğini kaybetmiş.

Başınız sağ olsun.

Yalnız Esma doktorlardan rica etmiş konu gizli kalsın diye. Beni de tembihledi.

Siz de bilmiyormuş gibi davranın olur mu? Bu bizim sırrımız olsun.

Tamam Zeynep, merak etme.

Sırrımız sırr.

Artık sana borçlandım.

Başınız sağ olsun tekrar.

Cemal. Sabaha burada olun.

İkindiye yetiştirecek çok cenazemiz var.

Torunumu öldürdüler.

Esma.

Nasılsın kızım iyi misin?

İyiyim baba.

Biraz sancım var ama iyiyim.

Allah seni bana bir kere daha bağışladı kızım.

Kocan sayesinde.

Şu kapıdan girse canını ver dese veririm.

O nerede?

Bir haber var mı?

Kötü bir haber olsa duyardık ama belli ki iyi bir haber de yok.

Gel hele bir ay.

Ne yaptın? Geberttin mi o kansızları? Maalesef Kemal Bey.

Ben gittiğimde Kaan'la Didem nikah masasındaydı.

Ne? Bunlar nasıl insanlar ya?

Senden bebek bekleyen bir kızla nikah kıymak ne demek? İşte bunlar böyle

insanlar.

Ölmemek için her şeyi yaparlar.

Neyse tamam.

Ben yarın gereken neyse hepsini halledeceğim. Sen Esma'nın yanında kal.

Onunla ilgilen teselli et.

Baba.

Bizi Halil İbrahim'le biraz baş başa bırakır mısın? Konuşmak istiyorum da.

Tamam kızım ben gidiyorum. Siz rahat rahat konuşursunuz ne konuşmanız

gerekiyorsa. Kapıya koruma bırakmama gerek var mı?

Oğuz burada Kemal Bey. Sağ olun.

İyi tamam ben gideyim.

Ahmet'imin cenazesiyle ilgileneyim.

Garibimin daha yakınlarını arayacağım. Daha bir sürü iş var.

Hadi görüşürüz.

Gerçekten Kaan'la Didem evlenmişler mi?

Zeynep Hanım sayesinde bu da oldu.

Zeynep sayesinde derken? Biraz önce buradaydı.

Ne demek buradaydı?

Bizim durumumuzu öğrenmeye gelmiş. Babam da izin vermiş bebeğin durumunu sorsun

diye. Ya bu adam kafayı mı yemiş? Ne bebeği?

Ben de Zeynep'e bebeği düşürdü dedirttim. Ne?

Ya bir bebeğin olmadığını söylemek yerine neden düştüğünü söylüyorsunuz? Bu

konu daha fazla uzamasın diye Halil İbrahim.

Esma, baban bu bebek yüzünden savaş çıkaracak.

Olmayan bir bebek yüzünden. Çıkarsa çıksın.

Yeter ki bizi yapmak istemediğimiz bir şeyleri daha fazla zorlamasın.

Halil İbrahim.

Oğuz'a söyler misiniz? Zeynep'lere haber versin. Babası gitti diye.

Yok. Ben haber veririm Zeynep adına. Merak etme sen.

Ah Oğuz. Cemal gitti mi? Gitti gitti.

Arabasına bindiğini gördüm de...

Kapıya iki tane adam bırakmış haberin olsun.

Tamam. İçeri girmesinler.

Sen nereye gidiyorsun oğlum?

Ya biraz ortalık yatışta da öyle mi görüşseniz Zeynep'le? Yatışta ne demek

oğlum ya?

Az önce gördüğümüz şeyin farkında değil misin sen? Tamam kardeş, tamam.

Yani işte abi Halil İbrahim de Cengiz'le Kaan'ı bulmaya gitmiş.

Gebertir gelir inşallah.

Halil İbrahim.

Sen uzak dur benden.

Halil İbrahim ne yapıyorsun?

Uzak dur diyorum benden. Yetmedi mi ya başıma açtığın dertler?

Kardeş bir sakin ol.

Nesine sakin olayım Fikret?

Gebertmeye gittim Kaan.

Didem de nikah masasındaydı.

Ne? Ya.

O evinden kovduğun Didem var ya.

Defol git dediğin Didem.

Kaan'ın kollarına defolup gitmiş.

Gitmişse gitmiş.

Layığını bulmuş işte.

Zeynep. O kız karnında benim çocuğumu taşıyor farkında mısın sen? Yani.

Ne yapabilirim ben bu konuda? Gör işte nasıl bir kadından çocuk yaptığını.

Ya Zeynep sana diyorum ki. Benim çocuğum.

Kaan'ın evinde doğacak. Belki de onun nüfusunda olacak.

Neyini anlamıyorsun ya bunun?

Açarsın babalık davası olur biter.

Hala babalık. Hala dava diyorsun bana.

Zeynep.

Anlamadığım konularda fikir yürütme.

Olayın vehametinin farkında değilsin.

Bize biraz müsaade eder misin kardeşim?

Hadi.

Sen de otur şöyle. Bir sakinleş.

Kardeş.

Sen sıkma canını.

Bunlar bugün değilse yarın ölecekler.

Ölmemek için her ahlaksızlığı yapacaklar.

Ama bu Zeynep'in yüzündenmiş gibi de davranma.

Kız zaten sabahtan beri kendini yedi bitirdi burada.

Dilim kopsaydı evinden git demeseydim diye.

Artık ben çok bunaldım. Fikret ben çok bunaldım artık.

Hayatım boyunca yapmayacağım şeyleri Zeynep için yapıyorum.

Kemal'in evinde kalıyorum ya.

Artık daraldım ben.

Halil İbrahim bir tek sen mi bunaldın sen mi daraldın?

Biz de bunaldık burada da.

Siz orada bir odanın içinde kalıyorsunuz.

Sizi sevenler burada kendini yiyip bitiriyor.

Senin benden bir şüphen mi var?

Kardeş.

Ben senden şüphe etmiyorum. Ki hayatımdaki en değerli insanı, kız

kardeşimi sana emanet etmişim ben.

Esma'dan da bir şüphen yok.

Kız her şeyi göze almış, kendini ne durumlara düşürmüş.

Ama bu sadece sizin başınıza gelmiş gibi de davranmayın.

Allah aşkına birinci gün kızı istedin.

İkinci gün evlendin.

Üçüncü gün...

Öpüştün.

Dördüncü gün kız hamile kaldı.

Cümle alemde duydu bunu.

Hani ben de erkeğim ya, benim de bir gururum var.

Bu saçma oyun bittiğinde ben o kızla bir yuva kuracağım.

Bana niye anlatıyorsun bunları?

Zeynep'e söyle, başıma açtığın dertler yeter diye.

Söylemedim mi sanıyorsun?

Çaresiz kız da çaresiz.

Neyini anlamıyorsun lan İbrahim?

Bir saniye Şota.

Bir müsaade et Şota.

Sen al onu.

Ne oldu?

Hakaretlerine devam mı edeceksin?

Et.

Rahatlayacaksan et.

Didem'in ahlaksızlığının hesabını benden sor.

Yakışıyor mu Zeynep sana? İnsanların hayatlarıyla oynamak, gelecekleriyle

oynamak. Ya sen yaptığın şeylerin sonuçlarını hiç düşünmez misin?

Düşünmedim Didem'in Kaan'la evleneceğini.

Samsun'a gider dedim, İstanbul'a gider dedim. Gidip Kaan'la evleneceğini

düşünemedim yani.

Zeynep, kız belli ki seni taklit ediyor işte. Sen ne yaparsan onu yapıyor. Sen

kiminle olursan onunla oluyor. Kiminle evlenirsen onunla evleniyor bu. Nesini

anlamadın bunun? Çünkü senin çocuğunun annesi olacak kadının bir karakteri yok.

İnsanları taklis etmeyi meziyet sanıyor.

Ben beni düşürdüğün durumdan bahsediyorum sana. Sen hala Didem'den

bahsediyorsun.

O konuda üzgünüm.

Böyle olsun istemezdim.

Ama Didem yüzünden beni kollarımdan tutup sarstığını asla unutmayacağım.

Hala Didem diyorsun.

Hala Didem diyorsun ya.

Canım.

Hazır mısın?

Hazırım.

Aslında senin beğendiğin bir şeyi almak isterdim ama apar topar oldu.

Umarım beğenirsin.

Çok teşekkür ederim. Çok beğendim.

İnelim mi aşağı?

Olur.

Kaan!

Efendim?

Bizim kıymetimizi bilemediler.

Biz birbirimizin kıymetini bilelim olur mu?

Hiç şüphen olmasın.

Yarın da ilk iş karakola gidiyoruz.

Niye?

Suç duyurusunda bulunmak için. Yani eğer bizim başımıza bir şey gelirse bunun

sorumlusu Halil İbrahim diyebilmek için.

Hayatım.

Nereden çıktı bu? Yani biz Halil İbrahim'e gerekeni yaptık. Sence böyle

bir şeye gerek var mı? Var canım.

Gerek var.

Ben sizin yanınızdayım diye size bir şey yapmadı. Ben bu saatten sonra Halil

İbrahim'in sana zarar vermesine asla müsaade etmeyeceğim.

Onun şu an tek bir derdi var seni öldürmek.

Benim de eski zor zamanıma geri dönmemi istiyor. Bu kadar.

Didem.

Biz seninle muhteşem bir ikili olacağız.

Benim güzel karım.

Gidip adamın arabasına bomba koyuyorsunuz. Bir kere de bir şeyi

başarın da ondan sonra kibirli kibirli oturun abi.

Sonra canınızı kurtarmak için hamile kıza yapışıp kalırsınız böyle.

Kötü mü yaptık ya?

Halil İbrahim ölürse yetim olur da biz bakarız işte dedik. İskender.

Didem bu akşam sizi ölmekten kurtardı abi.

Yarınki planın ne abi?

Yanınıza mı gezdireceksiniz kız doğuma kadar?

Yarın.

Haloğlu gelecek.

Turgut'tayım.

Evet, Turgut gelecek.

Turgut'u çağırmış olamazsın abi.

Baktım senden bir kardeşlik olacağı yok.

Hep yanlış tarafta saf tutuyorsun.

Ben de yanlış bir olsam benim tarafımda olacak, Haloğlu'nu çağırdım.

Kemal'den tırstım desene sen şuna.

Kemal'in evinde daha bomba patlamadı.

Öbürü Halil İbrahim'eydi.

Abi.

Oğlumu ayarttın.

Kızımdan uzak dur.

Haklı.

Ben de gideyim.

Sıkmayın canınızı Kemal Bey. Daha gençler size bir sürü torun verirler.

Yeter ki sağlıkları yerinde olsun.

Doğru diyorsun da Gamze.

Ailen kanımı döktü.

Ailen diyorum.

Ağız alışkanlığı.

Senin artık öyle bir ailen yok.

İyi ki canını kurtarmışsın.

İlk başta sana inanmak istememiştim.

Çocuklarımla beni tehdit ediyorlar dediğimde.

Ama bunlar... ...kızımın karnındaki bebeğe kast ettiler. Hatta katlettiler.

Size ne kadar teşekkür etsem az. Beni o amcam denen adamla yollamadınız ya.

Üzülme Gamze.

Seni hiçbir yere yollamam.

Artık buradasın.

Sağ ol.

Sağdaki ola.

Ben kimseyi içeri sokmam Fikret Bey.

Siz rahat rahat görüşün.

Esma.

Çok özür dilerim. Çok özür dilerim. Çok özür dilerim. İyi misin?

İyiyim. İyiyim. Bir şeyim yok.

Sen iyi misin Asıl?

İyiyim.

Aklım gitti ya duyduğumda.

Esma bak.

Öyle yarı yolda bırakıp gitmek yok ha.

O ne demek öyle?

Az kalsın ölüyordum.

Seni almadan. Ben.

İşte onu diyorum.

Yapma sakın.

Çünkü ben sensiz yapamam artık.

Umarım yapmazsın Fikret.

Söz daha.

Tamam. Sabıkamız var da.

Pişmanlığımız da var.

Tek bir sabıkan varmış gibi konuşma Fikri. Çünkü senin sabıkan bayağı

kabarık. Kabarıktı.

Senden önce.

Artık sadece sen varsın.

Hayırdır? Ben yatarken Damla mı öldü?

Yaşıyor diyemeyiz.

En azından benimle aynı evde yaşıyor diyemeyiz artık.

İyi. Bu da bir şey.

Ama daha fazlasına zorlama.

Amcam var gelecek.

Eğer o damla kendini çaresiz hissederse gider bizimkilere her şeyi açık eder.

Ya bırak neyi açık ediyorsa etsin.

Baban gelsin, amcan gelsin hatta şülalen gelsin ne yapayım.

Bunlar senin için gelmiyorken neden hedefsen olasın?

Bırak gelsinler ne yapacaklarsa yapsınlar gitsinler.

Bir sonra senle başımızın çaresine bakarız.

Çok kırıldım Elif.

İlk defa bu kadar çok kırıldım Halil İbrahim'e.

İlk defa mı?

Bizim birbirimize karşı yaptığımız yanlışlar ilişkiye dair şeylerdi.

İlk defa biri yüzünden kalbimi kırdı benim.

Didem yüzünden bana bağırmak ne demek ya? Zeynep adam demiş ya sana Didem

yüzünden değil çocuk yüzünden diye.

Didem Halil İbrahim'i bunlarla kandırıyor olabilir.

Halil İbrahim bunu yiyor olabilir ama ben yemem. Tamam Zeynep yeme de

gerçekten iyi mi oldu Kaan'la Didem'in evlenmesi sence?

Evet Elif iyi oldu. Çok iyi oldu hem de.

Ettiklerini çeksin şimdi.

Zeynep sen de Kaan'la evlendirilmek zorunda kaldın ettiklerini mi çektin?

Dediğin gibi ben zorunda kaldım Elif.

Ama o sırf Halil İbrahim'i çocuğu üstünden vurmak için yaptı bunu.

Sen de buna oh diyorsun ya Zeynep ben de deme diyorum.

Of Elif of.

Sana da derdimi anlatamayacaksam kime anlatacağım ben?

Ne yapacağım oğlum ben şimdi?

Hiçbir şey yapmayacaksın kardeş.

Her şey daha da kötü olmasını istiyorsan hiçbir şey yapmayacaksın.

Daha ne kadar kötü olsun Yörük?

Oğlum her şey olabilir.

Söz konusu Kaan'la Didem ise hep daha kötüsü olabilir, biliyorsun.

Doğru diyorsun.

Benim bu Kaan'ı acil indirmem lazım.

Senin Kaan'ı hiçbir şekilde öldürmemen lazım.

O neymiş? Oğlum olan oldu.

Çocuk doğana kadar yapacağın bir şey yok.

Doğduktan sonrasına bakacağız. Neyi?

Oldu olacak nüfusta da baba adı Kaan yaz.

Kardeşim anlamıyor musun?

Seni delirtmek için yaptılar bu nikahı. Gelme oyuna.

Amca.

Turgut dayılar geldi.

Ben de onları beklerim.

Hoş geldin halıoğlu.

Gizem.

Hoş bulduk.

Hoş geldin Ediriz. Hoş bulduk ağam.

Hoş geldin Turgut abi.

Hoş bulduk İskender.

Hoş geldin Turgut dayı.

Ulan. Sana geleceğim dedim.

Bir gün bile bekleyemedin evlenmek için.

Dayı kızı kaçırmış gibi olduk da. O yüzden kusura bakma. Bu kaçıncı kız

kaçırmak ha?

Son diyelim son olsun İdris abi.

Hadi bakalım.

El alemin kızını kaçırırsanız... ...sizin evinizdeki kız da kaçar tabii.

İdris abi hoş geldin. Hoş bulduk.

Şu işin doğrusunu sorarsan sen bana be.

Hamza gerçekten mi kaçtı burada?

Arada kaldı kız.

Mecburen canını kurtardı diyelim o an.

Yaptığınız iş hemen.

Merhaba. Hoş geldiniz.

Tebrik ederim kızım.

Teşekkür ederiz.

Eşim Didem.

Ailemizin büyüğü Turgut dayı.

Bu da oğlu İdris abi.

Çok memnun oldum.

Şimdi anlaşıldı acele etmenin sebebi.

Allah analı babalı büyüsün.

Öyle olursa biraz sorun olabilir Turgut abi.

Sen geç hayatım. Ben geliyorum birazdan. Tamam canım.

Bu kız kimlerden Ferhat?

Davut'un yeğeni.

Halil İbrahim değil miydi Davut'un yeğeniyle olan?

Öyleydi dayı. Ama kızı bu halde ortada bıraktı. Ben aldım.

Çocuk ondan mı?

Niye böyle bir halt yediniz Cengiz?

Tabii ki Halil İbrahim'i dizginlemek için.

Turgut.

Dizginlenecek at vardır, zincirlenecek at vardır.

Bu adamı dizginleyemezsin de zincirleyemezsin de. O yüzden sizi

çağırdılar Turgut abi.

Kemal ne iş?

Halil İbrahim, Kemal'in kızıyla evlendi.

Bütün bunlar olurken sen burada mıydın Cengiz?

Şurayı epey alacaktık ama Halil İbrahim hızlı çıktı.

Kemal'le de karşı karşıya kaldık.

Şimdi anlaşıldı.

Niye bu kadar çabuk gelin dendi?

Belli Kemal'le düşman olacağız.

Olduk bile.

Dün evinin önünde arabasına bomba koydular.

Sonuç? Sonuç sıfır.

İskender ağlanır gibi durum anlatma.

Senin payın burada hiç yokmuş gibi davranıyorsun.

Onun için geldi Turgut.

Cengiz bir şeylerden bahsetti.

Bir denge siyaseti kuruyormuşsun bu adamlarla. Bunun sebebi nedir İskender?

Bahsedilen adam özel yetiştirilmiş bir adam.

Şeref de bunu hafife aldı. Parçalarını asfalttan kazırdılar.

Bugüne kadar ben bu dengeye gitmeseydim... ...abimi de oğlumu da

nereden kazırlardı bilemiyorum.

Siz kendi aranızda birlik olamamışsınız.

Düşman nasıl alt edeceksiniz işte onu anlayamadım.

Baba ben sana Halil İbrahim'den bahsettim ya yolda.

Ben de İskender abi gibi düşünüyorum.

Madem geldik bir metot belirleyelim. Böyle kafadan düşmanlıkla girmeyelim

derim lan. Ve İskender'e hak veriyorsan iyi.

Oldunuz üç sünepe.

Cengiz.

Oğlumla düzgün konuş.

Turgut bir şey demeye çalışıyorum.

Ya bu adamları yok edeceğiz ya yok olacağız.

Önce hemfikir olacağız.

Sonrasına sonra bakacağız.

Hoş geldiniz Esma. Merhaba.

Amcanız geldi.

Teşekkürler Ceren.

Vay vay vay vay. Benim dünyalar güzeli yeğenim gelmiş.

Gel kızım gel.

Amca.

Gel kızım.

Geç kızım geç.

Sen de Esma'nın hayatını kurtaran efsanesin ha. Gel bakalım Halil İbrahim

gel.

Geç bakalım.

Halil İbrahim amca oğlum Celal.

Nasıl ben memnun oldum ben işte.

Gel.

Vay. Tamam tamam yeter oturun oturun.

Oturun.

Gel gel gel damat. Gel şöyle ya.

Daha iyi misin?

Gel canım.

Evet Cemal.

Yeğenim Celal.

Sizi buraya acil çağırmamın sebebi... ...ikindiye bu işi bitirmenizi

istemekti. Ama ani bir gelişme oldu. Ne gibi abi?

Ya bizim bu Davut yok muydu?

Ne? Onun yeğeni var Didem.

Maalesef bizim... ...Halli Birahim'in çocuğunu taşıyor.

Ya Halli Birahim işte kafası bozukken yapmış bir hata.

Şimdi amca hepimiz insanız, hepimiz hata yapıyoruz da.

Biz de ne Davut'un yeğeninden, biz de ne Ali İbrahim'in başkasından olacak

çocuklarından. Biz buraya Esma için geldik.

Esma'dan olacak yeğenlerimiz için geldik.

Cengiz ile Kaan.

Ölmüştür bizim için.

Kusura bakma namize.

Ne kusura bakacak ya?

İskender'i öldüreceğiz demedik ki.

Kaan da kardeşi ya amca.

He he.

Olmaz olsun öyle kardeş.

Hiç sevmem. Sarı çıyan. Biri beni dinleyecek mi bu evde?

Özür dilerim amca.

Şimdi bu Didem... ...dün gece gitmiş... ...Kaan'la evlenmiş.

Yoksa Halil İbrahim ikisinin de işini bitirecek mi çoktan? Öyle değil mi Halil

İbrahim?

Kemal Bey... ...bu benim şahsi meselem biliyorsunuz.

O yüzden kimsenin dahil olmasına gerek yok.

Damat, ne demek benim şahsi meselem ya? Ne demek kimseye gerek yok?

Biz buraya Esma için geldik. Ona kastettiler.

Geleceğimizi katlettiler.

Bu saatten sonra Esma bizim için neyse... ...sen de olsun.

Sağ olun.

Sağ olun. Eksik olmayın da.

Ben kendi işimi kendim halletmeye daha alışkınım.

Ya ben araya girmek istemem ama kuzenimle konuştum. Ferhat'la.

Turgut dayı ve oğlu İdris gelmiş.

Bilmek istersiniz diye düşündüm.

Sevmem.

O Turgut'u da sevmem.

Oğlu İdris'i de hiç sevmem.

Bu ara çok sela verilecek Cemal.

Ama Halil İbrahim'in demek istediği biraz yavaş gidelim. Yavaş yavaş

gidelim. Tamam yavaş yavaş gidelim.

Akşamı mı bekleyelim, yatsıyı mı bekleyelim enişte?

Bence bu aileyi fazla hafife almamak lazım.

Sonuçta orada İskender diye sağduyulu bir adam var.

Bir şekilde onunla iş birliği yapıp yeni bir strateji geliştirmemiz lazım.

Bunu niye söylüyorum Celal?

Sen kadınlara zarar verir misin?

Ben ezik miyim?

Zavallı mıyım ben? Niye öyle bir şey yapayım?

İşte onlar yapıyorlar.

Çok şükür Esma hayatta.

Aynı zamanda Esma gibi korumam gereken sevdiklerim de var.

Halil İbrahim'in kardeşleri, yol arkadaşları var. Onları kastediyor.

Nasıl diyorsanız öyle yapalım. Ben hazırım.

Batum'dan bir kamyon adam getirdim.

Yık deyin yıkayım.

Yak deyin yakayım.

Yani abi kısacası sen yap diyeceksin biz yapacağız.

Aynen öyle Cemal. Madem Turgut'la İdris gelmiş düşmanlarımız bir olmuş biz de

dostlarımızla bir olacağız öyle değil mi?

Dostlarımız derken baba?

Yani düşmanlarımızın ortak olduğu herkesi kastediyorum.

Halil İbrahim sen iftara herkesi davet et.

Böylelikle size yapamadığımız düğün yemeğini de aradan çıkarmış oluruz.

Gerek var mı böyle bir şeye Kemal Bey?

Tamam iftar sofrası, herkes gelsin tabii de... ...sonra o niye geldi, bu niye

gitti diye gerginlik olmasın? Gerginlik çıkacak bir şey yok.

Zeynep sizi ziyarete geldi mi, geldi.

Geçmiş olsun dedi mi, dedi.

Yani onun ailesi de gelebilir sonuçta.

Sen artık geçmişe takılma, geçmiş geçmişte kaldı.

Üstelik ben Zeynep'in gözlerinde gördüm, artık seninle hiçbir alakası kalmamış.

Merak etme.

Komutanım bir durum var.

Nasıl bir durum?

İçeride Kaan'la Didem şikayette bulunuyorlarmış.

Oğlum Didem kim? Kaan kim?

Birbirlerinden mi şikayetçiler? Yok komutanım. Dün gece nikahlanmışlar.

Eğer başımıza bir şey gelirse bunun sorumlusu Halil İbrahim diye gelmişler.

Şikayetleri bitince bana gelsinler.

Tebrik edeyim yeni evli çiftimizi.

Peki komutanım siz nasıl isterseniz.

İşte Halil İbrahim'e şimdi kanun çarptı.

Merhaba komutanım. Merhaba, merhaba.

Buyurun, buyurun.

Çok tebrik ederim. Galiba evlenmişsiniz.

Evet komutanım, öyle oldu. Teşekkür ederiz.

Bundan herkesin haberi var mı?

Yoksa ikinizin kalkıştığı bir iş mi bu?

Ailelerimizin haberi var komutanım.

Komutan Halil İbrahim'i kastediyor hayatım.

Evet evet onun da haberi var.

Dün nikahımıza katıldı.

Katıldı?

İşte biz de tam da bu yüzden buradayız komutanım. Bizi tehdit etmek için

oradaydı Halil İbrahim.

Eşimin benim başıma bir şey gelirse eğer... ...ondan binesin diye suçlu

üstünde bulunduk yani.

Ayrıca uzaklaştırma kararı da almak istiyoruz.

Yani komutanım benim için sıkıntı yok ama biliyorsunuz eşim hamile.

O yüzden hukuki, kanuni yollardan engel olmak daha doğru diye düşündüm.

Evet.

Sen bir çık dışarı.

Anlamadım? Didem'le bizim bir hukukumuz var. Öyle değil mi Didem?

Böyle baş başa konuşalım.

Alican işlik et.

Tabii komutanım.

Gidelim.

Dışarıdayım hayatım.

Tamam canım.

Şurada oturabilirsiniz.

Buyurun komutanım.

Evet.

Midemciğim. Bana konuyu tam olarak anlatır mısın?

Yani sen böyle bir şeye zorlandın mı?

Tehdit var mı? Çantaj var mı?

Yok. Hayır komutanım yok. Ben gayet kendi isteğimle evlendim Kaan'la.

Düne kadar Halil İbrahim'i seviyordun.

Ne ara sevgin bitti de adamın can düşmanıyla evlendin?

Doğacak çocuğumun bir babaya ihtiyacı vardı.

Halil İbrahim de benimle asla evlenmeyeceğini söyledi biliyorsunuz ki.

Benim de bir seçim yapmam gerekiyordu ve ben de yaptım.

Bu arada biliyorum.

Siz Halil İbrahim'le baya yakınsınız.

O yüzden...

Halil İbrahim'e söyleyin. Bizi rahat bıraksın.

Aksi takdirde Kaan'ın başına bir şey gelecek olursa bunun peşini bırakmam.

Hatta siz de çok zor duruma düşersiniz komutanım.

İyi çalışmalar.

Gidelim hayatım.

Teknenin eskisi yoktur, bakımsızı vardır oğlum Yahya.

Şu penseyi ver bakayım.

Alo. Şuradan şu penseyi ver.

La ilahe illallah.

Gene buldun kendine iftara kadar oyalanacak oyuncak.

Hayır.

Ayhan durmuyordu.

Bomba üstüne bomba patladı dayı.

Ne bombası oğlum lan bilmeyen duymayan mı kaldı? Bak yine şimdi kendine

yontacak. Diyecek ki ben söyledim de Halil İbrahim'in hayatı kurtuldu falan

diye anlatacak.

Bir dakika oğlum Yahya bir dakika.

Bomba bomba üstüne diyor.

Belki bir ses daha duymuştur yeğenim Ayhan.

Bu Halil İbrahim'in Didem yok mu?

Kaan'la evlenmiş.

Ya kim uyduruyor lan böyle şeyleri? Didem gidecek de Kaan'la evlenecek

falan. Vallahi dayı bu Halil İbrahim mekanı basıyor. Bu bombanın intikamını

almak için.

Didem'i görünce de vazgeçmiş.

Hadi dün yırttılar mermilerden. Bakalım bugün nasıl yırtacaklar? Bu iftar

açılacak. Halil İbrahim tepelerine binmeyecek mi diye merak ediyor Yahya

dayın. Bu Cengiz Turgut'u aramış dayı. O da onu alıp gelmiş.

İdris de gelmiş he. Aynen dayı. O psikopat da gelmiş.

Ne yapacağız abi?

Bir dakika oğlum. Bir rahat ol.

Kemal'in evinde patlattılar Halil İbrahim'in arabasını.

Şimdi o psikopatlar geldiyse Kemal'in bütün akrabaları da gelmiştir. Kesin.

Geldiler dayı.

Cemal ile Celal de gelmiş.

Böyle Batum'dan da bir kamyon adam getirmişler.

Duydun mu oğlum Yahya?

Bizlik hiçbir şeyin yok.

Aralarında hesaplaşacaklar.

Ya onlar aralarında hesaplaşırken iş bizde patlamasın da. Tamam o zaman.

Yapıştırın levhayı kapıya.

Ramazan dolayısıyla kapalıyız diye.

Bayrandan sonra gelsinler.

Bayrandan sonra kim sağ kim selamet.

Duruma göre vaziyet alacağız.

Şahane fikir dayı.

Bir de azıcık dinlemek dayı. Sen dinlenme. Sen kalk git gez haber topla

bilgi topla. Kim ne diyor ne anlatıyor bize haber getir hadi. Hadi bakayım.

Bana bak iftardan sonra gel iftardan sonra.

Dedikoduya sokma bizi çok büyük günah oğlum.

İftardan sonra hadi.

Tamam.

Nedim Hanım, Fikret abiler geldi. Gözünüze aydın.

Oğlum.

Annem. Hoş geldin oğlum.

Hoş buldum.

Canım benim.

Tekrar geçmiş olsun.

Sağ ol abicim.

Acımıyor değil mi oğlum? Yok acımıyor, acımıyor.

Ben bir üstümü değiştirip geliyorum. Tamam canım.

Geç hadi geç.

Hoş gelmişsin oğlum. Hoş buldum halam. Nasılsın?

Oğlum sen de bir odana geçip dinlenseydin. İyiyim anneciğim ben. Bir

şeyim yok.

Abicim hoş geldin. Hoş bulduk gülüm. Hoş bulduk.

Gel.

Hoş geldin Fikret. Hoş buldum.

İyi gözüküyorsun abi şükürler olsun. Çok şükür Yavuz'um çok şükür. Hoş

geldin Fikret.

Hazır hepimiz bir aradayız.

Konuşalım istedim.

Gel kızım.

Vallahi verilmiş sadakan varmış abi.

Ha bir de Ayşe ablaya silah sıkmasını öğretmeseydin iyiydi.

Allah'tan tam öğrenememiş. Vallahi Ayşe'nin elinin ayarı yoktur.

Pilav yap dersini lapa yapar, tutturamaz.

Burada da hedefi tutturamamış.

Ya sakin e ya.

Senin geçmiş olsun deme şeklin bu mu? Ya damla sıksaydı?

Vallahi alnının çatından vur verirdi oğlumuzu.

Hala. Aşk olsun.

Ben zaten çok mahcumum.

Hepinize karşı.

Bütün kabahat benim.

Ben istedim ki Mithat'ın intikamı alınsın.

Seninle Halil İbrahim'i çekeledim. Bir araya getirdim.

Ama Ayşe'nin bu kadar ileri gideceğini hiç hesap edemedim.

Fikret yemin ederim. Yani Ayşe'nin buradan çıkıp böyle bir şey yapacağı

aklımın ucundan bile geçmezdi.

Akacak kan damarda durmazmış.

Olan oldu.

Ben diyorum ki artık bu hayleden ne bir damla kan dökülsün... ...ne de gözyaşı.

Bundan sonra ne kabahat işleyen olsun... ...ne de pişman olan.

Sen ne diyorsan öyle yapalım Fikret.

Benim artık söyleyecek sözüm kalmadı.

Güzel.

Bence de artık sen sus anne.

Bu iş bizde.

Didem'le Kaan evlenmiş abi.

Yani bu da demek oluyor ki Halil İbrahim'in eli kolu bağlı.

Müsaade edersen ben bu işi halledeyim.

Evet Fikret. Yani eğer abimle bir plan yapacaksanız ben eğer istersen Didem'le

Kaan'ı bir yere çağırırım.

Bundan sonra sen ne dersen onu yapacağım.

Söz.

Yavuz.

Kaan'la ilgili bir şeye karışmayacaksın.

Ben sana bir söz verdim.

Sözüm hala geçerli.

Kafana göre bir şey yapmanı istemiyorum. Ağabey.

Leyla.

Kocan bir şey yapmaya kalkarsa... ...seni sorumlu tutarım kardeşim.

Yok yapmaz ağabey. Senin yapma dediğin bir şey yapmaz.

Sana gelince... ...madem ne istersem ne dersem yaparsın...

Başkaları üstüne plan kurmamıza gerek yok. Önce kendi durumumuzu

netleştirelim.

Avukatlara boşanma protokolü hazırlamaları talimatı verdim.

Sen de zahmet olmaz imzalarsan... Tamam.

Bu konuyu da kapatalım.

Sen ne diyorsan bundan sonra öyle olacak abi.

Ayrıca Nedim anne bu cezaevi mevzusuyla ilgili endişen olmasın. Çünkü o konu

tamamen kapandı.

Öyle değil mi Damla?

Öyle.

Hepimiz çok hata yaptık. Artık hata üstüne hata yapmayalım.

Kaderimizi de şansımızı da daha fazla zorlamayalım.

Olayları zamana bırakalım.

Mithat son kaybımız olsun.

Hırsla, öfkeyle hatta fazla sevgiyle bile olsa birbirimize zarar vermeyelim.

Biz bir aileniz.

Allah Allah delirdi mi ya bu adam?

Daha düne kadar abinden nefret ediyordu. Şimdi ne oldu da iftara çağırıyor sizi

bir ailecek.

Ne önemi var Elif?

Önemli olan Kemal'in abimi yemeğe çağırması.

Belki yavaş yavaş araları düzelir de şu oyun biter.

Tamam da Zeynep ne değişti?

Ayrıca Halil İbrahim bu duruma ne diyor? Önce bir ara sor istersen.

Onun mekanına çağrıldık.

Haberi vardır herhalde.

İyi iyi. Sen böyle kırgın kırgın davranmaya devam et. Daha gerçekçi

oluyor durumunuz.

Gerçekten kırgınım Elif.

İlla ki bir ara huzur dileyecek.

Oy Zeynep oy.

Biz artık kalkalım sen de dinlen Fikret.

Hazır herkes buradayken size bir şey söylemek istiyorum.

Hayırdır Zeynep'im yine kim evlendi?

Gürcü Kemal aradı.

Ne diyor?

Şunu diyor.

Akşam hep birlikte olalım.

İftar yapalım.

Aramızdaki küskünlükler, kırgınlıklar bitsin.

Allah Allah.

Niye seni aramış peki?

Esma'yı hastanedeyken ziyaret ettim.

Belli ki o da bir adım açmak istiyor.

Yavrum ne olacak senin bu iyi niyetli hallerin? Bırak herkes birbirini yesin.

Kocanı almışlar elinden. Sen hala geçmiş olsun.

İftar yapalım. Sahurda buluşalım.

Hakikaten kızım bizim ne işimiz var orada?

Kemal boşu boşuna böyle bir telefon açmaz.

Cengiz'in akrabaları gelmiş.

Doğru bir şey yapıyor Fikret.

Biz birlikteyiz deyip karşı tarafa ayar veriyor.

Tamam.

Bana uyar.

Abi hastaneden daha yeni çıktın. Ne demek bana uyar?

Duymuyor musun dergisayarını?

Madem düşmana karşı bir olacağız... ...yaralıyız demek olmaz.

Bu iftar nerede olacak Zeynep?

Onların evinde değil umarım.

Halil İbrahim'in restoranında olacakmış.

Abla sen gelmiyorsun herhalde?

Yok canım, benim ne işim var orada?

Benim yaram var, gidiyorum.

Senin yaran var oturuyorsun öyle mi?

Yok kardeşim.

Hiçbirimizin yarası falan yok.

Biz gayet güçlüyüz ve hep birlikteyiz.

Dostumuz da düşmanımız da bilsin bunu.

Size dedim ki bu kıza sahip çıkın. Bu kız karnında benim çocuğumu taşıyor.

Bu kadar insan bir kıza sahip çıkamadınız evden gitmesine izin

verdiniz. Biz izin vermedik.

Zeynep geldi gönderdi.

Aynen öyle.

Bizimle bir alakası yok yani.

Ne demek sizinle bir alakası yok?

Ben size demedim mi benim haricimde kimse birini bu evden gönderemez. Ya sen

o zamanlar bu evde olmadığın için Ali İbrahim. Yeni yeni bir eve dindiğiniz

için normal olarak Zeynep de geldi yolladı kızı. Lida Hanım'a da ne

dediysek geri döndüremedik zaten.

Ayrıca biz nereden bilelim ya senin çocuğunun annesinin koşa koşa gidip can

düşmanıyla evleneceğini.

Halil İbrahim, ha bu çocuğun nüfus cüzdanları ne yazacak? Soy ismi ne

olacak? Ha, git yangına körükle Osman.

Ulan merak ettik de. Bir sus da.

O zaman ben sizin merakınızı gidereyim. O çocuğun babası benim.

O Didem'in kocası da ölü.

Kardeş o konuda o kadar acele etmesen iyi olur.

Ali Can aradı az önce.

Kaan'la Didem karakola gitmişler.

Başımıza bir şey gelirse sorumlusu Halil İbrahim'dir demişler.

Bu işin iyice çivisi çıktı.

Gerçekten bunu yapmış mı ya?

Yapmış canım yapmış.

Şaşır sen daha şaşır.

Hiçbir şey kondurama Didem'ine. Ya ne yapayım? Ya da istersen yine

hamileliğine ver bunu da ebevara.

Hamile bırakan ben değilim. Bu eve getiren ben değilim. Evden kovan da ben

değilim. Ama niyeyse halbuki Zeynep suçlu değil, ben suçluyum. Yok yok

haklısın sen haklısın.

Bunların hepsi Zeynep'in yüzünden.

Onun halt etmesi.

Senin yine hiçbir suçun yok yani.

Var. Var benim de hatam var.

Benim de suçum var. Ben bu kadar seversem, bu kadar başımın üstünde

taşırsam... ...olacağı bu işte.

Halil, sen neyi bu kadar dert ettin?

Bakma bu Oğuz'un dediğine.

Biz Osmanlı'ya gideriz, o Kağan'ı hallederiz. Olur biter de. He.

Tabii, siz gidin halledin. Siz tetikçi, o da azmettirici olarak girin içeri.

Dayı bak kurban olayım, ha bu işi yokuşa sürüyorsun.

Ha bizim kendi şahsi hüsmetimiz olamaz mı? O Kağan geldi bizim yeğenimizin

anasını gasp etti. E biz de vurduk.

O değil de Oğuz.

Halil Bey'im de ceza yatar mı? Yatar tabii Osman.

Ya peki beyler nasıl olacak?

Bu çocuk kanun soyadını mı alacak?

Bak bu çocuk doğmadan birimizin bir şey yapması lazım.

Efendim as subayım.

Tamam açıyorum.

Mecnun Binbaşı gelmiş.

Oğuz.

Bu Ali Can as subaya söylesek o dilekçeyi yırtar. Sonra da Mecnun

Binbaşı'na rica ederiz. O da görmezden gelir.

Ha biz de bu işi çözeriz ha. Olur mu öyle şey? Bir şey de daha bunlara. Girip

kendi başlarına iş yapacaklar. Tamam. Kimse benim işime karışmasın. Yeter.

Bizi arabada oturun.

Arabayı da çevir.

Hoş geldiniz koltuğum. Hoş bulduk. Buyur.

Rahatsız olmayın. Rahatsız olmayın. Şöyle buyurun hocam.

Sağ olun.

Hocam nasılsınız?

İyiyiz desek olmaz.

Kötüyüz desek ayıp olur.

Eh işte. Buna da şükür.

Değil mi Halil İbrahim?

Vallahi çok şükredecek durumda değiliz komutanım. Niye? Neyin eksik?

Bir karın var. Yolda bir çocuğun var. Bir sevdiğin var.

Daha ne olsun? Ne istiyorsun ki?

Hayırdır komutanım?

Ben de onun için geldim.

Hayırdır?

İftara davetliymişiz. Sizin restoranda. Öyle mi?

Keşke bize de haber verseydin Belli İbrahim. Yani karın ve ailesini iftara

davet ettiğini. Ben davet etmedim. Eda Nur.

Kemal Bey davet etti. Ben de bir şey demedim. Niye?

Herkese her şeyi diyorsun.

Kemal Bey'e gelince mi diyemiyorsun?

Tabii şimdi kayınpederi ya. Ondan hiçbir şey diyemiyorum belli ki. Yeter tamam.

Yeter. Oğuz. Dayı.

Anlatın arkadaşlara gerçeği.

Onlar da bilsinler artık. Ben artık Zeynep yüzünden suçlanmaktan bıktım.

Sıkıldım tamam mı?

Komutanım bir konuşabilir miyiz? Tabii başkan.

Gerçekler derken Oğuz?

Nedir? Şimdi birazdan duyacaklarınıza hem sinirleneceksiniz. Çok da

üzüleceksiniz ama bir yandan da sevineceksiniz.

Biz bizden saklanan hiçbir şeye sevinmeyeceğiz. Hatta ben asla

sevinmeyeceğim. Tamam. Anlat.

Zeynep istedi, Halil İbrahim Esma'yı aldı. Konu bu kadar.

Gerisi numara.

Siz de bunu devam ettirin.

Kemal şakadan numaradan anlamaz. Gelir buradaki herkesi vurur.

Bu kasaba tetikçi dolu. Şimdi herkes güç gösterisi yapmak için bir yerlere

saldıracak. Senin planın ne?

Vallahi benim bir planım yok.

Kim kimi vuruyorsa vursun.

Hadi. Senin tek derdin aradan Kaan'ı vurmak olduğu için.

Sakın aklından bile geçirme paşam.

Gerekirse o iyicene sen ye kurşunu.

Yoksa oğlunla anca askeri uğurlarken görüşürsün.

Çıkamazsın yani.

Benden bahsediyoruz.

Nerelerden çıktığımı en iyi sen bilirsin.

Bundan da çıkarız evelallah.

Bana bak halo.

Tam istediğimiz şey olacakken, herkesi bir araya toplayıp hedefimize

ulaşacakken... Yok benim çocuğumun soyadı ne olacak? Yok Zeynep'le ben ne

olacağım diye şahsi bir meseleye düşersen... Seni öyle bir yere tıkarım

ki bir daha çıkman mümkün bile olmaz.

Bilmem anlatabildim mi?

Anne. Efendim kızım. Ben iftara falan gelmek istemiyorum.

Şimdi kızım.

Fikret bir tavır olarak algılamasın bunu.

Algılasın. Ne yapacak boşayacak mı beni?

Damla. Bak Fikret'ten ayrılmak dünyanın sonu değil. Ayşe bile bunu becerdi

düşün.

Yavrum senin kadar akıllı bir kızın. Bunu saplantı haline getirmesini

anlayamıyorum. Anne.

Tamam.

Fikret benden kurtulmak istiyor, farkındayım.

Kurtulacak.

Ben bir söz verdim.

O sözü tutacağım.

Teşekkür ederim.

Oğlum, bak benim hatırım için.

Ayşe'yi affettim de bir tebessüm et.

Tutunacak bir dalı olsun çocuğumun.

Nerede o Zuhal?

Arabada. Günlerdir ağlamaktan helak oldu.

Olsun helak olsun o.

Ben bir şey diyemem.

Affetme kısmını Fikret'im kendisi karar verir.

Elif.

Çağır Ayşe'yi gelsin.

Tamam Fikret Bey.

Allah senden bin kere razı olsun oğlum.

Fikret'im, hani çocuklarının annesine dair bir umut varsa... ...hayatta

tutunacak bir dalı olsun diye diyorum.

Suhan anne... ...hayata tutunsun diye gelsin dedim zaten.

Hayatıma çöksün diye değil.

Teşekkür ederim kabul ettiğin için.

Buyur Ayşe.

Seni dinliyorum.

Teşekkürler.

Mithat'ı kaybedince... ...kendimi kaybettim Fikret.

Çok pişmanım.

Yani beni nasıl affedersin bilmiyorum.

Ama çocuklarımın hatırına...

Bu yaşananları yok sayabilir miyiz?

Olacak iş mi senin yaptığın ha?

Değil Nedim anne, ben de onu söylüyorum.

O ben değildim.

Yok Ayşe, o sendin.

Gayet bile isteyecektin o tetiği çocuklarının babasına.

Az önce hatır koyduğun çocuklarının.

Dolduruşa geldim Fikret. Bir yandan Damla, bir yandan Gamze.

Gamze ne alaka?

Bile bile sakladı benden kimin yaptığını.

Yakın arkadaşım dediğim insan.

Beter ol. Oh olmuş sana.

Onu başımıza bela eden kim acaba?

Nedim'e.

Bak Ayşe her şeyin farkında. Gitme artık kızın üstüne.

Yok Nedim anne sen ne desen haklısın.

Ben sadece ben ettim.

Siz affedin diyorum.

Ayşe, bir daha bir fitneye bulaşırsan ve o fitneyle benim karşıma

gelirsen... Söz.

Söz veriyorum bir daha böyle bir şey olmayacak Fikret.

Bambaşka bir Ayşe göreceksiniz.

İftar vereceklermiş.

Halil İbrahim'in mekanında.

Kimler katılıyormuş?

Vallahi herkes davetliymiş baba.

İyi biz de gideriz.

Herkes derken biz hariç amca.

Niye? Biz katılamıyor muyuz?

Herkese açık bir yer değil mi orası?

Almazlar dayı. Kapının önünde sıkıntı çıkar. Öyle rezil olduğumuzda kalırız.

Neye göre almıyorlarmış bizi hayatım?

Hayatım sıkıntı çıkar diye diyorum. Yoksa bizim giremeyeceğimiz bir yer yok.

Dayımla amcam gidelim desin. Biz gider karşılarına dikiliriz değil mi?

Turgut dayı.

Biz gidelim bence.

Allah oğlu.

Bak bu gelin tam bizim aileye uygun gelin.

Sıkıntı çıkar baba.

Biz buraya oturmaya mı geldik oğlum?

O zaman ben çocuklara söyleyeyim hazırlık yapsınlar. Orası kalabalıktır

şimdi. Hiç gerek yok hayatım.

Ailecek gitsek yeter onlara.

Cengiz.

Bak bu bizim gelin bir şey söylüyor da... ...dinleyen yok.

Konuş kızım.

Söyle aklından geçer.

Seni anlıyorum Halil İbrahim.

Öfkelisin. Ama zaten amaçları seni öfkelendirmek ve sana yanlış yaptırmak.

Ne yani?

Karakola gidip bir dilekçe verdiler diye... ...suzup oturacak mıyım?

Halil İbrahim.

Sen eğer gururundan ötürü bir şey yapmaya kalkarsan... ...oğlunu

öldürürler. Babamdan bahsediyoruz.

Kendi oğlunu bile sevmeyen bir adamın... ...sence düşmanının doğmamış çocuğuna

merhamet olur mu?

Kendi kızımı ve çocuklarını sırf bu yüzden senin olduğun yere göndermedim mi

ben?

E ne diyorsun yani İskender? Ne yapalım?

Bu söylediklerin ne oğlunun ömrünü uzatır... ...ne abinin ne de diğer

akrabalarını.

Artık oğlum da umurumda değil... ...abim de akrabalarım da... ...bu savaşta

öfkesine yenik düşen... ...kaybedecek.

İskender sen Kemal'in öfkesini kontrol edebilecek bir adam olduğunu mu

düşünüyorsun? Ben dursam o durmaz.

Bu yüzden buradayım zaten.

Esma'dan dolayı Fikret bir şekilde sabrediyor. Sen Zeynep'ten ötürü

ediyorsun. Kemal torunun peşinde. Bizim evdekilerin hiçbiri sizi bitirmenin

haricinde bir şeyin peşinde değil. Çünkü bizim tarafta sevgi olmadığından zaaf da

yok.

Bilmem anlatabildim mi?

En sevdiklerinizden başlarlar Halil İbrahim.

Abi, bu Damla'yla yollarını ayırdın diye açık vermezsin değil mi?

Çünkü uğraşacak bir tek Kemal'imiz yok artık.

Kuzen İlhamcası konusunda da uyardı Esma.

Çok korktum Zeynep, iyi ki söyledin.

Ayşe vurdu da beni, Ayşe.

Kemal vursa ne olur, Cemal vursa ne olur.

Ne demek ne olur abi?

Öldüğünde kalırsın.

Zeynep, bak buramda.

Abiciğim, şunu söylemeye çalışıyorum.

Kemal ısrarla Fikret de gelsin dedi ya. Belki yavaş yavaş bir şeyleri

düzeltebiliriz diye düşündüm.

Zeynep.

Kemal beni niye çağırdı anlamadın mı sen?

Halil İbrahim'le Esma eskiden beri birliktelermiş. Bebek nikahtan önceymiş

meğer. Yani Fikret konusu yalanmış, iftiraymış demeye çağırdı.

İşleri iyice sarpa sardı.

Nasıl çıkacağız içinden bilmiyorum.

Şöyle yapalım.

Sen iftardan sonra Halil İbrahim'e sımsıkı sarıl. Herkesin içinde. Seni çok

seviyorum de.

Kemal de çeksin silahı vursun Halil İbrahim'i bitsin bu iş.

Söylediğin şeye bak abi.

Bir planımız olsun da biri ölmesin.

Zeynep boş boş konuşma.

Gittin kafana göre plan yaptın. Herkesi can evinden vurdun. Daha fazla bozma

benim asabımı.

İftardan sonra Halil İbrahim'le buluşmamız lazım.

Halil İbrahim'le mi Esma'yla mı?

İkisiyle de Zeynep.

Söyle Şota'ya.

Ayarlasınlar Oğuz'la.

Siz görüşün abi.

Ben bir süre Halil İbrahim'i görmek istemiyorum.

Zeynep.

Kabul et.

Haksızsın.

Çok zor duruma düşürdün o adamı.

Bir tek sizin gururunuz var değil mi?

Sahtekarın ve ailesi geldiler.

Sahtekar Oğuz da karşıladı. Bilgin olsun.

Şuradaki masaları, sandalyeleri düzeltin, tamam mı?

Bir de her masaya su koyun.

Her şey hazır mı?

Geliyorlar çünkü. Tamam,

süper. Tamam, yan masalarda da sorun yok. Osman.

Gel, gel.

Hoş geldiniz. Merhaba, merhaba gençler. Nasılsınız, iyi misiniz?

İyiyiz, sağ olun siz?

Merhabalar. Maşallah, maşallah.

Kardeşim Cemal, yeğenim Celal. Memnun olduk. Memnun olduk.

Eda Nur Hanım aynı zamanda Oğuz Üsteğmen'in nişanlısı.

Sema, Osman, Turan. Onlar da Halil İbrahim'in çocukluk arkadaşları.

Turan, Osman.

Kan kardeşiyiz. Maşallah, maşallah.

Ceketlerinizi alalım. Size zaten Gamze'yi tanıştırmıyorum. Biliyorum

tanıyorsunuz. Buyurun.

Hepiniz hoş geldiniz. Hoş bulduk damat. Hoş bulduk, hoş bulduk. Buyurun.

Buyurun. Halil İbrahim ilk biz mi geldik?

Davet sahibi sizsiniz Kemal Bey. İlk gelmeniz normal.

Doğru.

Osman, Turan kardeş.

Kapıdakiler de niyetlidir bir şeyler ayarlayalım.

Tamam, merak etme.

Hayır yani, içeri girmesinler. Ne olur ne olmaz da dürüm mürüm bir şeylere

ayarlayın. Osman, dur al.

Dürüm falan olmaz. Güzel bir sofra ayarlayın şuraya.

Selam. Ne haber?

Sana ne Esma?

Öfken geçmedi mi hala?

Öfke bu. Biri bitiyor, biri başlıyor.

Abi, bu kız niye Esma'ya tavır yapıyor?

Suratı beş karış.

Zeynep'in yakın arkadaşları o yüzden.

Ya Zeynep mi kalmış ya? Ya kadınlar işte sen anlamazsın Cemal.

Sen çok anlarsın ya abi.

Ben hiç anlamam zaten.

Gamzeciğim.

Bebekleri kim emziriyor?

Dadıları yanlarındaydı Anıl.

Ayrıca ben pek yalnız bırakmıyorum zaten.

Bugün Kemal Bey çok ısrar ettiği için buradayım.

E tabii sen de herhangi bir erkeğin ısrarına dayanamadığın için.

Doğrudur.

Hüseyin benim.

Nasıl oldu da mesleği bıraktın ya?

E zor oldu biraz.

Ama böyle daha rahat.

Tabii canım. Böyle hep hazır oldu da dur dur.

Arada rahatlamak lazım.

Öyle. Siz asıl Mecnun Binbaşı'yla tanışın. Onu da çağırdım. Birazdan

tanışırsanız. İftarını bir tek suyla açar.

Başka da bir şey yemez. Bakın göreceksiniz.

Yok yiyor. Ama kendi parasını vererek yiyor.

O kadar ters adam yani.

Biz buna düzgün adam diyoruz Cemal.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Hoş bulduk.

Merhabalar. Merhabalar, hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Merhaba, hoş geldiniz. Hoş

geldiniz. Davetiniz için çok teşekkür ediyoruz.

Sağ olun. Biz teşekkür ederiz. Hoş geldiniz.

Merhaba Halil İbrahim.

Merhaba. Hoş geldiniz gençler.

Dursun Leto'nun eşi Nergis Hanım.

Oğlu ve gelini. Ha gelini bu arada.

Yabancı değil, Fikret'in kardeşi. Memnun oldum.

Hoş geldiniz.

Biz Celal'le tanışıyoruz, Kemal abi.

İyi arkadaşız.

Yavuz.

Ne haber? İyi, sen nasılsın? İyi be, ne yapıyorsun?

Ya çocuklar, bende kafa mı kaldı? Bunlar epeydir gelip gitmiyorlar ya. Ben de

sizi tanıştırma telaşına düştüm işte, ne yapayım?

Hadi geçin, geçin. Buyurun, buyurun. Buyurun. Buyurun.

Celal, istersen biz yer değiştirelim. Yavuz'la sohbet edersiniz.

Olur, olur, olur.

Gel. Mesut Bey, yavaş, tavuslu servisin.

İyi gördüm, iyi iyi.

İyi olmaya çalışıyoruz be Şeref'im. Yok yok.

Yalnız maşallah çok yakışmışsınız. Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz.

Nergis Hanım.

Efendim. Damla gelmedi mi?

Yoksa Fikretlerle mi geliyor?

Yok.

Damla ile Fikret ayrılmaya karar verdi.

Burada bulunmam doğru olmaz diye düşündü kızım.

Açıkçası ben de hak verdim.

Hayırlısı. Hayırlısı.

Sevmem.

Aileyi büyütmek gerekirken... Böyle ayrılmadır, boşanmadır hiç sevmem.

Evet Kemal ama onların durumu biraz farklıydı.

Yani ayrılmaları daha iyi oldu.

Artık hayırlısı.

Evet.

Şuna bak ya. Sanki bir araya kendisi toplamamış insanlar gibi oradan oturuyor

milleti tartıyor.

Sanki seninki çok farklı.

Hadi bu bize yalan söylememek için evden bile gitti bu kadar numara çekerken. Ama

seninki her gün yanı başımda saydı, evdeydi. Her gün yalan söyledi bize.

Seni başka bir kadından da asla daha iyiydi vallahi.

Sana ağzından yel astım ya. Neler diyorsun?

Ayrıca ne alakası var?

Halil İbrahim sus demiş, susmuş işte.

İyi yarın öbür gün Halil İbrahim başkasına derse görürüm ben seni.

Gelir misin konuşalım.

Geldim.

Ne oldu?

Bana bak.

Bu sana bir kadını al der.

Numaradan da olsa sen de alırsın.

Gerçekten seni öldürdüm.

Bu derken hayatım.

Gerçekten söylediğim noktada takıldığın yer bu mu yani?

Hayır bana kim öyle bir şey söyleyebilir ya?

Ben söyleyeyim de.

Nedim Hanımlar geliyor.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Selamün aleyküm. Aleyküm selam. Hoş geldiniz

Fikret. Siz de hoş geldiniz Cemal.

Eyvallah.

Hoş geldin Fikret. Hoş bulduk. Eyvallah.

İyi akşamlar. İyi akşamlar. Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Selma.

Merhaba. Hoş geldin kızım.

Merhaba Kemal Bey. Merhaba.

Ne oluyor bu Eda, Onur'la Sema'ya?

Vallahi anlamadım. Ya duydular ya da çözdüler olanları bence.

Halil İbrahim beni böyle bir duruma düşürmemiştir herhalde. Vallahi senin

onu düşürdüğün durumları düşününce belki de yapmıştır.

Yani ben gelmeyeyim dedim ama iftar olunca annem katılmazsak olmaz dedi.

İftar davetini geri çevirmeyelim dedim.

Çok iyi demişsin Zuhal'cığım. Ben büyük bir aile olarak oturalım istedim.

Vallahi gelmeseydin hiç gücenirdin.

Eyvallah.

Sen nasılsın Fikret?

Gayet iyiyim bir şeyim yok.

Hayırdır Fikret? Ne oldu?

Küçük bir kaza diyelim Cemal.

Yok yok öyle kaza maza değil.

Tam hasmımızı indiriyordu ki... Neyse şimdi yeri zamanı değil.

Hasmımız demişken... Gamzeciğim... Nasılsın?

Ben iyiyim Ayşe. Ama niye böyle söylediğini anlamadım.

Yaptıklarına rağmen iyisin yani.

İyi. Güzel.

Ben ne yapmışım ki? Sen bana doğruları söylemedin. Ben de büyük bir hata

yaptım.

Ama bunları senle sonra konuşuruz.

Ayşe, ben o evden kendimi zor kurtardım. Sen sanıyor musun herkes o evde

doğruları rahatça söyleyebiliyor?

Sonra konuşuruz Gamzeciğim.

Peki Ayşeciğim, konuşalım.

Esma kızım, hızına yetişemiyoruz vallahi.

Bugün bir bomba yoktur inşallah.

İnşallah olmaz, sakin ol.

Bir şeyler duyduk ama doğru mu bilemedik. O konuyu hiç açmazsak çok

daha memnun olurum. Olur, açmayız.

Bence Nedim'in bedduasına geldi.

Normalde duaları kabul olmaz da bu sefer denk geldi demek ki. Sakin ol.

Tamam kızım, sustum.

Ezan okunacak birazdan. Sonra gireriz günaha.

Fikret Bey.

Oğuz'la buradan sonrası için konuştuk. Halil İbrahim'in evimize aitmiş.

Evdekilerin de durumdan haberi varmış. Buradan oraya geçelim, dedim.

Zeynep'le geçeriz biz, tamam mı?

Diğerleriniz olursa ben dışarıdayım.

Normalde hayatta gelmezdim de... ...arkadaşlarını bana nasıl doldurduğunu

öğrenmem lazım.

Tabii tabii.

Gelmezdin normalde sen.

Gelmezdim abi.

Selamünaleyküm. Ve aleykümselam. Hoş geldiniz.

Aleykümselam.

Derviş hoş geldin. Hoş bulduk.

Komutanım siz böyle gelin.

Komutanım.

Buyurun.

Buyurun.

Buyurun.

Ee Dermiş, hoş geldin tekrar.

Hoş bulduk Kemal, sağ ol.

Ayağınıza sağlık komutanım, şeref verdiniz.

Estağfurullah.

Kemal Bey ve Halil İbrahim'e davetlerinden dolayı teşekkür ederim.

Ne güzel hep birlikte toplandık böyle.

Maşallah Halil İbrahim'e.

Gittikçe ailesini genişletiyor değil mi hocam?

Yetim öksüz çıkmış bu topraklardan.

Dönüşü muhteşem olmuş.

Sağ olun, eksik olmayın.

Hayırdır nereye?

İftara gidiyoruz.

Siz ne alakanız var sizin iftarla?

Gelinimizi bir akşam yemeğine çıkarmayalım mı? İskender.

Hadi ayrıca gidiyoruz.

Hadi hadi.

Amca ben hiç gelmeyeyim.

Yürü Sünnet Bey yürü. Kapıyı açarsın.

Gel dedik o işe bile yaraladım.

Uğraşma şununla.

Herkes tavuk kesemez Cengiz.

Yumurta kırsa yeterdi.

Allah Allah.

Boş ver oğlum duyma takılma.

Teşekkürler.

Sana baban hiç böyle bir şey söyledi miydi Saad? Sen de babanın gıcık olduğu

iki kişiyi öldür koçum. Ne diyeyim.

Geç ye, geç.

Amcam benim be.

Olsun. Ezan okundu. Allah tavır etsin.

Rabbimize hamdolsun.

Milletimiz var olsun.

Afiyet olsun. Sol.

Amin amin. Buyurun buyurun. Afiyet olsun. Buyurun.

Komutanım. Nesim olsaydı o da kalkardı şimdi sizinle. Hazır ola geçerdi.

Ah benim canlarım.

Nasıl bırakıp gittiler bizi.

Kimi sevdiysem öldü.

Abim hariç Ayşe abla şükürler olsun.

Ve Allah Fikret'e uzun ömürler versin.

Ailemizin direği.

Amin kızım amin.

Sen niye amin diyorsun? Yine Fikret diyor bu.

Ben ömrüne amin diyorum.

Deme ne deme, ne deme. Sonra fikretim de fikretim.

Beyler gelen var.

Abi, ne yapıyorsunuz? Kafayı mı yediniz? Ne işimiz var burada?

Uzatma İskender, yürü.

İskender Bey... ...bu gece aile iftarı var içeride.

Dışarıya kapalıyız.

Kemal'in davetlisiyim.

Aileden sayılırsın.

Bunların ne işi var ya burada?

Yavuz ne yapıyorsun?

İstemeyen ot. Yine burnumuzun dibinde bitti.

Beyler!

Beyler, komutan burada.

Herkes davranışlarına dikkat et.

Ne oluyor?

Hayır. Karışma arayacağız.

Biz hep ahsenizle davranmayan kadınlar bu. Sakin.

Afiyet olsun.

Buyur beraber olsun diyen yok Turgut.

Senin ne işin var burada?

İftar yapmaya geldik Kemal.

Madem sofra kurmuşsun, hepsi de buyur et.

Burası benim mülküm.

Şu anda özel bir davet var, önceden planlanan.

Siz bugün gidin, yarın gelin.

Ben ağırlarım sizi.

Burası sana ait bir mülk değil.

Burası bana ait bir mülk.

Buranın tapusu da ruhsatı da benim üstüme.

O yüzden son bir kez yiyip için.

Sonra da defolup gidin mekanımdan.

Didem.

Ne Didem?

Burası dayımındı, çöktün.

Buranın tapusu da ruhsatı da benim üstüme Halil İbrahim.

Jandarma komutanıyla yardımcısı da burada.

Eğer burayı terk etmezseniz... ...yarın hakkınızda savcılığa suç duyurusunda

bulunurum.

Didem, bir sakin ol. Ne sakin olması baba ya?

Benim karım her şeyin farkında.

Bütün haklarını biliyor.

Eee burası da dağ başı değil değil mi komutanım? Gereğini yaparsınız diye

düşünüyorum. Şimdi siz gidin.

Biz Alican az subayımla... ...tetkik yaparız.

Eğer Didem Hanım'ın dediği gibiyse durum... ...ruhsat tapu...

...devlet gerekeni yapar.

İyi güzel tamam.

Öyle yapalım.

Komutan da.

Bizim kızımız burada.

Alıkoyulmuş.

İdris. Sana ne oluyor?

Ne demek sana ne oluyor Cemal?

Gamze bizim evimizin kızı.

Yiyorsa gel.

Ateş parçası.

Sakin. Sakin.

Kemal.

Sana hiç yakıştıramadım.

Kızımla damadım aynı evde nikâhsız olmaz demişsin.

Bir gecede kıymışsın nikâhı.

Ama söz konusu bizim kızımız Gamze olunca...

...öylece oturuyorsun.

Lafını bil de konuş Turgut.

Allah olumu duydun. Sen ne sıfatla kızımızı alıkoyuyorsun?

Gamze benim eşim ulan.

Var mı itiraz ola?

Öyleyse gereğini yap Kemal.

Yoksa biz gereğini yaparız.

Turgut.

Burada senden korkacak hiç kimse yok.

Elinden gelen ardına koyma.

Az önce size ne dedim?

Gamze benim eşim.

Konu kapanmıştır.

Sen ne diyorsun bu konuda?

Ben gurur duyarım amca, Kemal Bey'in eşi olmaktan.

Biz de sizinle akraba olmaktan mutlu oluruz.

Gelin kızım.

Benim hatrım için biraz daha müsaade et.

Tabii, olur Turgut dayı.

Sen nasıl istersen.

Tidem.

Sen buna güvenip bir yola çıkıyorsun da... ...o yolun dönüşü yok.

Sen benim karımı tehdit mi ediyorsun lan? Seni tehdit ediyorum oğlum,

sülaleni tehdit ediyorum. Hayırdır? Hayırdır?

Yeter!

Herkes bir sakin olsun.

Herkesi içeri alırım.

Sahuru karakolda yaparsınız.

Çıkın dışarı şimdi.

Hadi. Hadi.

Gidelim hayatım.

Oğlum ben sana diyorum üç beyazdan uzak duruyorum. Sen bana sütlaç getiriyorsun

ya.

Abi bu sütlaç değil güllaç. E tamam işte ikisi de sütten yapılıyor.

Abi eğer güllaç yemezsek Ramazan'ı nasıl idrak edeceğiz?

Senin hep bir idrak problemin vardı Yahya. Ama sadece Ramazan'a özgü bir

idrak problemin yok.

Dayılar. Gel.

Gel oğlum Ayhan.

Al.

Al oğlum ben yemiyorum.

Sağ ol dayı.

Var ya.

Ama az kalsın helva yiyorduk ha. Ne?

Kimi diyorsun lan? Dayı.

En iyi müşterimizi kaybediyorduk.

Ayhan. Tekrar soruyorum. Kimi diyorsun lan?

He.

Damla detoyu diyorum dayı.

Kim vurmuş onu? Ayşe mi?

Yok. Kendi arabasıyla böyle duvara çarpmış.

Kaza mı yapmış?

Kaza demeyelim de.

Böyle daha çok intihar gibi diyelim.

Hakikatli kızdır o Yahya. Sayesinde çok ekmek yedik.

Abim doğru söylüyor.

İyi müşterimizdi.

Nesi varmış ona göre gidelim yanına.

Hastaneler dayı.

Öyle ölümcül bir durum yok yani.

Abi ben hastaneye gideyim mi? Git. Git oğlum git.

Onun da hastanede görmek istediği sensin herhalde. Git.

Nereye gidiyorsun? Otur oturduğun yerde. Nereye gidiyorsun?

Fikret gelsin kendini teselli etsin diye duvara vurmuş.

Ne aşklar var be.

Ya ne aşklar var. Ne aşklar var.

Allah bizi bu örtme işlerine nesilgesin dayılar.

Kaybol lan.

Kaybol.

Gideyim mi? Git.

Tamam.

Bana bak.

Helva söyle. Canım çekti.

Kendime de alayım mı bir tane? Al.

Bu da var ya.

Mandayı yer. Kara sığırı beline bağlar.

Helva. Güllacın üstüne.

Ah be kızım.

Ah be damla be.

Kızım sen katılıyor musun?

Leyla.

Kocanı biraz dışarı çıkarır mısın?

Hadi Yavuz.

Bir dakika.

Bana şu olayı doğru düzgün anlatır mısınız?

Abi.

Hayatım. Gel ben sana anlatacağım. Neyin anlamadıysan artık.

Benim senden, abinden başka kimsem kalmadı.

Yüreğime mi indirmeye çalışıyorsun ha?

Neden bunu yapıyorsun kendine?

Ölmeyi bile beceremedim.

Ölmeyi bile beceremedim.

Allah'ım yarabbim ya.

Al.

Senin yapacağın... Ama bir şey söyleyeyim mi?

Olabilecek en sağlam arabayı alıp intihar etmek için duvara çarpmak tam

Damla'nın işi.

Hayatım onun derdi abimin dikkatini çekmek, ölmek değil.

Adam istemiyor da, istemiyor işte.

Eğer böyle şeyleri Fikret'in ilgisini kazanmak, tekrar dikkatini çekmek için

yapıyorsan bir işe yaramaz.

Anne, ben sana ölmek istiyorum diyorum.

Sen bana hala Fikret diyorsun.

Kendimi düşürdüm. Ben gireceğim aklımdan istemiyorum. İstemiyorum.

Bence biz seni biraz buralardan uzaklaştıralım.

Kafanı dinle. Toparlan biraz.

İstemiyorum. Belli ki yanlış yaptım seni buraya dönmeye zorlayarak.

Teşekkür ederim.

Yok teşekkür ederim.

Konuşabilir miyiz artık?

Konuş kızım.

Baba.

Ben bir çocuklara bakayım.

Bir zahmet.

Ne demek Gamze benim eşim?

Abi haddim değil ama... ...yengem vefat ettikten sonra yıllarca hiç kimseye

bakmadın. Şimdi durduk yerde bu Gamze'ye eşim demen... Evet Cemal.

Haddin değil.

Amcamın kesin bir bildiği var. Bir dinleyebilir miyiz baba?

Belki geçiştirmek için öyle söyledi. Yok geçiştirmek için falan değil.

Adamlar haklı.

Ben nasıl Esma ve Halil İbrahim için doğru olanı düşünüyorsam... ...Gamze

için de aynı şeyi düşünüyorum.

Ağabey, gençlerin arasında bir ilişki var.

Sevgi var.

Senin Gamze'yle bir şeyin varsa yani... Onların Gamze'yle arasında ne gibi bir

şey olabilir?

Bu kız bizim evimize güya sığındı.

Babam da hayır diyemedi.

E peki şimdi evlenmek nereden çıktı?

Laf ağızdan bir kere çıkar.

Ben de bu evden bir kere çıkarım.

Bir daha da dönmem.

Orasını kocan bilir kızım ben bilemem.

Tamam.

Halil İbrahim.

Senin evine gidebilir miyiz?

Tabii Esma.

Benim için bir sakıncası yok.

İstediğiniz yere gidebilirsiniz.

Nasıl olsa Dilem artık o evde değil.

Biz gidiyoruz.

Sen de bu evde Gamze Hanım'la rahat rahat yaşarsın.

Amca.

Celal.

Kusura bakmayın ama ben bu evde daha fazla kalamam. Tamam kızım tamam tamam.

Git sen biraz sakinleş. Yarın yine görüşürüz tamam mı?

O artık biraz zor amca.

Ağabey belli ki Esma ya da Ali İbrahim var diye planını anlatmadın. Ne

yapıyoruz bunları?

Nikah da infaz mı edeceğiz?

Aynısı benim aklıma geldi.

He amca?

Benim aklımda bambaşka bir şey var.

Ne gibi ağabey?

Uzlaşma bir sanattır Cemal.

Ağabey biz ne anlarız sanattan manattan?

Savaş da bir sanattır.

Sen hiç Sanzu okumadın mı?

Abi Allah'ını seversen ne diyorsun sen?

Sankim, Zulkim Allah'ını seversen yakma bizim beynimizi akşam akşam. Size cahil

bırakmak benim hatam zaten. Madem okumadınız... ...ben ne diyorsam onu

yapacaksınız. Ben ne yapıyorsam onu yapacaksınız.

E yani haksız da değil. Sen gelip adamın evinden kovarsan Didem'i.

O da gelir. Burası benim der tabii restoranda.

Derse desin abi.

Halil İbrahim restoranca mı olacaktı sanki?

Ya Halil İbrahim'in canını sıkan şey restoranca olamamak mı? Yoksa herkesin

önünde rezil olmak mı Zeynep?

Abi diyor.

Hoş geldiniz.

Selamün aleyküm. Aleyküm selam. Hoş geldin. Naber Osman?

Zeynep, şimdi içeride kızlar sana bir kamyon laf edecek ama... ...ben bunların

gerçek olmadığına çok sevindim kardeşim.

Sağ ol Tuğrul.

Zeynep, ben sana yine de alındım bilesin.

Ulan biz saf mezar buraya ağzımızı tutamayalım.

Arkadaşınız böyle olsun istedi Osman'ım. Yoksa benim size güvenim tam.

Harcama artık şu adamı, harcama.

Herkesin önüne atıyorsun adamı.

Aleyküm selam.

İyi

akşamlar.

İyi akşamlar. Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

İyi akşamlar.

Kızlar. Ne deseniz haklısınız.

Ama inanın ben de böyle olsun istemezdim. Mecbur kaldım.

Ama biz mecbur kalmadık Zeynep.

Sana yalan söylemeye mecbur kalmadık.

Hatta seni korumaktan geri kalmadık.

Biz seni sevmekten vazgeçmedik ama... Sen resmen gözümüzün içine

baka baka yalan söylemişsin bize.

Size yalan söylememek için sustum.

Kaçtım hep sizden.

Elif kadar da hatırımız yokmuş. Öyle mi Zeynep Hanım?

Sema, öyle olmadığını biliyorsun.

Ben artık hiçbir şey bilmiyorum.

Halil İbrahim'le Esma da geldi.

Sizin şimdi bizden gizli konuşacaklarınız vardır.

Yürü Edanur.

Fikret.

Sana da şu kadarını söyleyeyim.

Bu kadar yalanlar üstüne kurulu bir mutluluk fazla uzun sürmez.

O kadar çok insana yalan söylediniz ki.

Sizin sonunuz ne olur?

Ben gerçekten bilmiyorum.

Vallahi çok haklısın Eda Nur. Ne diyeyim?

Hatalarım olduğu doğrudur.

Ama ben yalan söylemeyi bilmem.

Bizim ailede o işlere kardeşim, annem falan bakıyor.

Doğru dedin.

Kendim için yaptım sanki abi.

Vallahi çok sevindik Halil İbrahim.

Esma sen de yanlış anlama.

Halil sen yakışmıyorsun diye değil. Halil İbrahim'e yakışmadı Zeynep'e

yanlış yapmak.

Ben kimseye bir yanlış yapmadım kardeşim.

Yanlış bana yapıldı.

Eyvah.

Kızlar geliyor.

Fake çiftimiz de gelmiş.

Nasıl ikliyor sahtecilik?

Gerçekçi dursun diye öpüşme pozları bile veriyorsunuz.

Başarılısınız ama yani. Devam edin.

Tabii canım.

Biz inandıysak herkes inanır. Siz aynen böyle devam edin. Allah aşkına yapmayın

ama böyle kızlar.

Biz hiçbir şey yapmıyoruz.

Yapmayacağız da.

Kızlar bir ara sakinler mi sence?

Ben bir ara sakinler miyim acaba?

Hadi gel çay içelim bari. Hadi.

Otur Fikret otur. Kalkma. Yaralısın sen.

Seni de eski karın vurdu. Anlarım durumunda.

Ben senin eski karın değilim.

Öyle mi?

Neyimsin Zeynep? Sen tam olarak benim neyimsin?

Ben senin sevdiğin kadınım.

Evet. Öyle maalesef.

İstediğin kadar vurabilirsin yani.

Ben içeridekilerden de ayak yerken... ...siz de burada rahat rahat birbirinizi

yiyin. Hadi ben gittim.

Esma baban kafayı mı yedi? Hamza ile evlenmek ne demek?

Kafayı yemiş herhalde.

Oh.

Kendi her bir haltı yiyince oluyor da ben kızımı sevince mi olmuyor?

Evliydin ya abi.

Her seferinde hatırlatmam mı gerekiyor?

Bitti daha bitti.

Ben yarın babanın karşısına çıkıyorum. Bu berbat duruma bir son veriyorum

artık. Dayanamayacağım ben ya. Vallahi çok iyi edersin kardeşim.

Çok iyi edersin. Ben bir iyilik yaptım.

Başına kalkmak gibi olmasın diye seni yarı yolda bırakmamak için susuyorum

kardeşim.

İlk defa mı birini yarı yolda bırakıyorsun?

Ben yaralı bir arkadaşımı 40 kilometre boyunca eksi 20 derecede sırtımda

taşıdım Zeynep. Seni nerede yarı yolda bırakmışım?

Şurada.

Şöminenin başında.

Ya yeter artık Zeynep. Kapat şu Didem konusunu ben bile bıktım valla ya.

Fikret öyle diyorsun da o Didem'in yaptıklarını savunmayacaksın herhalde.

Canım ben arkadaşımı savunuyorum. Az önce beni yarı yolda bırakmayan

arkadaşıma.

Siz ikiniz de yaralısınız ya.

Taşıyın birbirinizi ben arabadayım.

Ben sizi yalnız bırakayım.

Zeynep.

Zeynep. Efendim. Gel bir içeri konuşalım baş başa.

Konuşacak bir şey yok Ali İbrahim.

İyi.

Ne halin varsa gör.

Ne halt edeceğiz şimdi Osman?

Ulan ne halt edeceğiz? Hiçbir şey olmamış gibi davranacağız.

Aynısı Osman.

Fikret... ...babanla konuşacağım diyorsun da... ...amcamla kuzenim

buradayken sakın öyle bir şey yapma.

Ne yaparlar Esma?

Bu kevgire bir kurşunla onlar mı atarlar?

O kurşunu bana atarlarsa ne yapacaksın?

Daha neden Esma?

Senin saçının teline kıyamazlar onlar.

Sen de kıyma.

Beni yalancı durumuna düşürme.

Hazır babam suçluyken şu Gamze'den ötürü...

Bırak da ben onu istediğimiz noktaya getireyim.

Sıkma canını.

Düzelir.

Benim canım restoranda olanlara sıkkın.

Orada haklısın bak işte. Fena dövdüler bizi.

Bizi döverler kardeş.

Döverler ama yenemezler.

Bu arada sana yeni araba istedim. Zırhlı olsun dedim.

Nasıl olsa kurşun sıkanımız eksik olmayacak bundan sonra.

Sıksınlar yürük.

Tanklarıyla, toplarıyla, tüfekleriyle gelsinler.

Kim geliyorsa gelsin.

He İskender gözün aydın.

Kemal kızın da nikah kıymış. Gözün aydın deyince ben de gitmeye karar verdiniz

sandım. Uzatma İskender uzatma.

Bak ben buraya geldim. Kemal ile bir aile olduk.

Şimdi ara telefonla.

Ziyarete gideceğimizi söyle.

Turgut abi.

Madem ki evlenen benim kızım. Ben gider tebrik ederim. Eğer bir notunuz varsa

bana söyleyin. Ben iletirim.

Var. O Kemal'e söyle bizim için savaş bitmiştir.

O Ali İbrahim denen zibidiyi de kontrol altına alsın. Konu kapansın. Ondan sonra

herkes işine gücüne dönsün.

Dönmek konusunda ciddiyseniz iletirim abi.

Tabii oğlum ciddiyiz. Değil mi? Ne işimiz var bizim burada?

Hiç özlememişim buraları.

Bizim için sorun yok desin.

Damadına kefil olsun.

Çekip gidelim buradan.

Biz Didem'le savcılığa gidiyoruz.

Bu işgalcileri şikayet etmek için. Oğlum karışmayın dedi ya Turgut dayın.

Dayı? Ne savcılığı ne adliyesi yeğenim.

Al Yediris abini de yanına.

Geçin mekana oturun.

Birileri gelirse tartaklarsınız.

Çok iyi fikir. Çok.

Gidin gidin. Gidin.

İskender. Bak bu şünefeyi de götür giderken.

Şimdi bu kuzenleriyle beraber gider.

Tamam mı?

Kuzenleri orada adam döver. Bu dayak yer. En çok da sen üzülürsün sonra.

Gel aslanım gel.

Gel Ferhat'ım gel.

Amca. Ben artık dayanamıyorum.

Senin baban olsaydı ne yapardın?

Herhangi birinin babası ya da abisi olsaydı onu öldürürdüm Ferhat. Ama

maalesef ki senin baban benim de abim.

Yürü koçum yürü.

Hazır mısın Türel? Hazırım Osman hadi.

Bak sıkıyorum ha.

Hadi sık bal kafan. Bak sıkıyorum ha. Lan sık hadi.

Ulan vallahi kusurunu geçirmiyormuş, duran durgun otomat.

Lan nasıl salam yapmışlar o ya? Hadi bu camı da deneyelim. Al silah. İyi hadi

sık bana.

Ne yapıyorsunuz siz?

Arabayı test ediyoruz Ali İbrahim.

Ali bak.

Öyle bir cam yapmışlar ki.

Vuruyor, çekiyor, iz bile bırakmıyor. İyi güzel de kardeşim içindeyken niye

test ediyorsunuz? İçinde biri olmayan arabaya kim niye sıksın Ali İbrahim?

Ha.

Turan, Osman.

Kızlar sizi çağırıyor.

Oğuz, on numara baba bulmuşsun ha. Helal olsun.

Seva! Bu plaka ne yürü?

Zırhlı araç isteyip ismimi plakaya mı yazdın?

Orada biraz sıkıntı olmuş kardeş.

Allah'tan zırhlı.

Lan roketi de mi zırhlı?

E deneyelim Osmanlılar gibi.

Hadi ya.

Ağabey, Leyla ile konuştuk. Damla'nın durumu iyiymiş ama ağır depresyondaymış.

Acaba bir hastaneye gidip görsek mi diye düşündüm.

Ben birine moral verebilecek, depresyondan çırp diyebilecek durumda

mıyım sence Zeynep?

Tamam ağabey, ben kızın iyiliği için söyledim. Söyleme kardeşim.

Sen birinin iyiliği için bir şey söyleme.

Bundan sonra kimsenin iyiliği için bir şey söylemem.

Ama son kez senin iyiliğin için bir şey söyleyecek olursam... ...Kemal'le

konuşma fikrinden vazgeç bence.

Söyleme diyorum güzelim.

Bir şey söyleme artık.

Peki abi.

Sen bilirsin.

Aynen öyle. Ben bilirim. Sen bilmezsin benimle ilgili şeyleri.

Akşama Kemal'ler mi geliyormuş bize?

Nereden çıktı o? Ne bileyim ben.

Yeğeni Şota'yı aramış. Sor demiş akşam müsaitlerse.

İftardan sonra size bir kahve içmeye gelelim demiş.

Sebep? Ben de sana soracaktım oğlum.

Ne zamandır bu aileyle böyle yağlı ballı oldun sen?

Babası abimi kızı için tehdit olarak görmüyor ya artık. O yüzden yağ ballar.

Yok yok onunla alakası yoktur kızım.

Düşmanları ortak.

O savaşa giderken Fikret'i de yanında istiyor.

Oğlum girme şunların karışma şunların işine ya.

Gelsinler anne.

Arayın gelsinler. O Kemal gelsin.

Düşman olacaksa benimle olsun.

Önce bir söyleyeceklerimi dinlesinler de.

Ne diyor abin?

Kendini öldürtmeye çalışıyor anne.

Tövbe tövbe. O ne biçim bir laf?

Oğlum bak Ayşe'den kurtuldun. Damla'dan kurtuldun. Artık sen de bir mutlu ol. O

zor anne.

Yani bu kafayla giderse çok zor.

Zeynep çıkın şuradan.

Kalbini kızacağım artık.

Aa, ne oluyorsunuz siz?

Ne oldu oğlum?

Bir şey yok anne, bir şey yok.

Susmuyor kızım.

Efendim Zeynepciğim.

Esma, akşam babamlar vize geliyormuş.

Niye ki?

Bilmiyorum da.

Abim her şeyi anlatmak konusunda kararlı. İyi de...

Ben ona o kadar dil döktüm yapmasın diye.

Anlamıyor ki Esma, anlamıyor.

Siz akşam ne yapın, ne edin? Halil İbrahim'le buraya gelin, tamam mı?

Belki Fikret'le Tosun'u görünce yelkenleri suya indirir.

Yoksa her şey bitecek.

Tamam canım, tamam.

Hoş geldiniz, buyurun.

Hoş geldiniz.

Babacığım, hoş geldin. Hoş bulduk kızım.

Hoş geldin İskender. Hoş bulduk Kemal.

Buyur.

İskender hoş geldin. Hoş bulduk.

Hoş geldin. Gel Ferhat'cığım.

Ya dün oraya geleceğimizden haberim yoktu. Seni zor durumda bıraktığımız

için özgünüm.

Aslında ilk başta çok sinirlendim.

Ama yanlış insan da söylese doğru doğrudur.

Gamze'nin bu şekilde burada kalması seni de zor duruma soktu.

Anlıyorum.

Ama benimki iyi niyetlendi.

İnsanların ağzı torba değil ki müzesi.

Peki bu nikah konusunda Gamze ne düşünüyor? Bir de onu öğrenebilir miyiz

acaba?

He Gamze'ciğim?

Ferhat'cığım ben burada olmaktan da...

Kemal Bey'le durumundan da gayet memnunum.

Ama dün kötü bir şey oldu.

Esma, Halil İbrahim'le evi terk etti.

İşime haksız da diyemem. Bu konuda haksız Gamze.

Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez.

Ama Esma'nın şu andaki durumu pek de üzerine gidebilecek bir durum değil.

Ne gibi? Ne gibi mi?

Senin o kuzenin olacak Kaan yüzünden torunum öldü.

Kızımın psikolojisi bozuldu.

Gamze de Kaan'ın ablası olduğu için Esma bir süre bu durumu kabul edemez.

Kemal. Eğer gönülsüz bir durum varsa ya da mecbur edeyim. Ben kızımı alır

buralardan giderim.

Gerçi bizimkiler savaş bitti artık.

Yani akraba aldık biz buradan çekip gideriz gibi laflar ettiler.

Her şey normale dönebilir.

Ama kızımın bir an bile kendini kötü hissetmesini istemem.

Babacığım.

Dedim ya ben gayet iyiyim. Sen beni merak etme.

Hem madem savaş da bitecek ne mutlu bana.

Dün Halil İbrahim'in mekanına bastılar.

Savaş nereye bitiyor İskender?

Yani o konuda eniştemiz derse ki git İskender'in oğluna sık.

Suna bakma yani.

Ben size ne dedim?

Bütün savaşlar bitecek dedim.

Halil İbrahim'in de savaşını bitireceğim merak etmeyin.

Nasıl bitirecek misin Kemal?

Halil İbrahim benim damadım. Ben ne dersem o olacak.

O Fikret'le de ilgili bir planım var.

Akşam gidip onunla da konuşacağım zaten.

Halil İbrahim.

Esma. Hayırdır bir şey mi oldu?

Olmadı ama bu akşam olacak.

Ne oldu?

Senden bir şey isteyebilir miyim?

Ne gibi?

Babam Fikret'le konuşmaya gidecekmiş.

Kim kimi çağırmış orasını bilmiyorum.

Ama Zeynep dedi ki Fikret kararlı.

Kemal'e her şeyi söyleyeceğim demiş.

Burada güvendesin Esma.

Baban sana burada bir şey yapamaz. İyi de Halil İbrahim ben kendim için bir şey

istemiyorum ki.

Sevdiğim adam için istiyorum.

Celal de amcam da onu yaşatmazlar.

Ne yapayım istiyorsun?

Biz de orada olalım.

Fikret benim gözümün içine baka baka yapma dediğim bir şey yapamaz.

Damla nereye gideceğini söyledi mi size?

Doktora gideceğim dedi.

Yani biz biraz konuştuk psikolojik destek alması için. O da tamam dedi ama

nereye gittiğini bilmiyorum.

Merak etme anacığım. En sağlam arabaya bindi kızın yine.

Yakışıyor mu oğlum sana kız kardeşin için böyle laflar etmek?

Anne. Damla kendi tatlı canına kıyar mı hiç?

Deli misin divane misin sen ya? Yüzme kendini diye diyorum.

Birini öldürmenizi istiyorum.

İftardan sonra mı konuşsaydın eski arkadaşınla Yahya?

Abi eğer olur verirsek... ...detayları iftardan sonra konuşuruz.

Kime istiyorsun Damla?

Bak... ...biz Fikret'e sıkmayız.

Peşin peşin söyleyeyim. Öyle değil mi oğlum Yahya?

Öyle abi.

Halil İbrahim'e de bulaşmayız.

Yani rakamın hiçbir önemi yok. Rakam ne olursa olsun cevap

hayır. Aferin.

Aferin oğlum Yahya.

Bu lafı ilk defa senden duyuyorum. Rakam ne olursa olsun lafını. Aferin. Aferin.

Ee Damla umarım annene kızmışsındır. Abin de olur.

Ama... Çantanın ebatlarına bakınca ikisi birden olmaz, tek kişi olur.

Peşin peşin söyleyeyim.

Bir kişi zaten.

Beni öldürmenizi istiyorum.

Ne dedi oğlum Yahya arkadaşın?

Dur abi, dur bir teyit edelim.

Şimdi bizden seni öldürmemizi istiyorsun.

Ve bunun karşılığında bize bu parayı getirdin. Doğru mu anladık?

Evet.

Belli ki ben bunu kendim yapamayacağım. O yüzden... ...siz yapacaksınız.

Yerini bilmek istemiyorum. Zamanını bilmek istemiyorum.

Eğer öyle bir şey mümkünse... ...kolay... ...acısız bir ölüm olsun

lütfen.

Mümkün mü oğlum Yahya?

Abi kolay ölüm mümkün mü bilmiyorum.

Daha önce hiç ölmedim.

Ama herkes ölebilir bu mümkün.

Kimse bilmesin.

Bir bunu görmemiştik.

Bunu da gördük oğlum Yahya.

Ne aşklar var be.

Fikret. Biz boşuna mı çektik bu kadar çileği?

Ne demek ya Kemal'e her şeyi anlatacağım bu akşam?

Kardeş sen bir anlaşma yaptın.

Beni özgürlüğüme kavuşturdun çok şükür.

Artık damla da olmadığına göre... ...adamın yüzüne bunları niye

yaptığımızı rahat rahat söyleriz.

Kemal ne diyecekse desin. Ben bildiğimi okuyacağım.

Ne yapacaksın?

Gidip Kemal'i mi öldüreceksin?

Sevdiğin kadının babasına mı sıkacaksın?

Yok. Bu sefer öyle bir şey yapmayacağım.

Ama sevdiğim kadının babası ne yapmak istiyorsa gelsin yapsın. Buyursun.

Tamam kendini düşünmüyorsun onu anladık.

Zeynep'i ne duruma düşüreceksin onu da mı düşünmüyorsun?

Ya sen de bırak şunu peşine Allah aşkına ya. Görmüyor musun hepimizin hayatını

mahvetti. Zeynep kimsenin kötülüğüne bir şey yapmadı.

Tamam ben kızgınım kırgınım ona ama o ayrı.

Zeynep'e de yazık.

Kemaller geldi valla.

Dedim.

Son kez söylüyorum.

Yapma.

Aynen Fikret Bey.

Kıymayın sevdiklerinize.

Tam olarak ne olduğunu anlamadım ben. Niye biz böyle her gün üst üste

görüşüyoruz acaba?

Yani dün olanlardan ötürü herhalde Nedim Hanım. Ben de tam olarak bilmiyorum.

E belli ki Esma da meraktan gelmiş Nedim'e.

Babası bunları evden kapıya atmış.

O Gamze'nin huyudur.

Girdiği yerde kimseleri istemez.

Hah geldiler.

Geleceğimizi sen mi haber verdin Gamze?

Yok ben kimseye bir şey söylemedim. Esma geç kızım sen şöyle ol. Neyse artık olan

oldu.

Merhaba. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. İyi akşamlar. Hoş geldiniz.

Elif hadi.

Misafirlerimize çay kahve pişi ikram et yavrum. Hoş bulduk.

Sonra yarım yamalık anlatıyorsun sen her şeyi.

Gamze kızım. Sana layık değil ama bir burma bileziğin var. Nikah için kabul

edersen.

Sakin e.

Şaka yaptı. Böyle sakine gereksiz gereksiz yapıyor işte.

Eee Fikret nasılsın?

Gayet iyiyim.

Daha da iyi olacağım.

Aman iyi ol. Aman iyi ol. Daha da iyi ol. Daha da iyi ol.

Eee Sırdaş sen nasılsın?

İyiyim Kemal Bey. Teşekkür ederim.

Sırdaş derken?

Esma'yı hastaneye ziyarete ilk Zeynep geldi. Orada biraz dertleştik. O yüzden

de sırdaş olduk artık. Öyle değil mi Zeynep?

Evet öyle Kemal Bey.

Zeynep'te ne sırlar var bir bilseniz.

Keşke hepsini bir bir anlatsa size.

Dinlerim. Dinlerim.

İstediği zaman kapım ağrıdığına kadar açık.

Öyle.

Öyle. Babamın kapısı sonuna kadar açık.

Gelen gitmez.

Esma'cığım biliyorum her şey çok ani oldu.

Ama bu babanın herkesi barıştırmak için bulduğu bir çözümdü.

Evet barış demişken bugün İskender geldi Gamze ile nikahlanmamızdan ötürü.

Cengiz ile Turgut bizim için savaş bitmiştir. Eğer Halil İbrahim ve Fikret

de tamam derse biz buralardan gideriz demişler.

Senin de dediğin gibi İskender sağduyulu bir adamdır zaten.

Defolup giderlerse ne ala. Kemal Bey bizim bir şey yapmamıza gerek kalmaz.

Yalnız benim İskender ile ufak bir sorunum var. Oğlu gibi.

Onu da kendim çözerim.

Problem yok yani.

Ya damat?

Biz ne güne duruyoruz? Bırak sen o işi. Celal halleder.

Olur, olur.

Aynen enişte.

Bunlar seninle ilgili zaten dilekçe vermişler.

Sen hiç karışma bu işe.

Ben o işi hallederim sen karakolda otururken.

Karakoldaki herkes de sana tanık olur.

Neyse neyse Celal. Gamze'nin yanında daha fazla kardeşiyle ilgili

konuşmayalım istersen.

Ne konuşmak istersin?

Mesela senle şu aramızdaki gerginliği konuşalım mı?

İşte tam da onun için geldik Fikret.

Aramızdaki bu husumeti kökünden bitireceğim.

Bence de.

Bu yüzden... ...kızımız Zeynep'i...

Yeğenim Celal'e istiyorum.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.