Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yusuf, Yusuf, Yusuf, hadi uyan artık, bir şeyler yemen lazım.
Sonunda geldin ha?
Geldim evet, sana çok güzel bir çorba yaptım.
Hadi kalk artık, of çok terlemişsin. Hadi kalk.
Hadi ama Selçuk, bitmedi mi?
Ya Ceyda, işimize yarayacak en doğru anı yakalamaya çalışıyorum burada.
İşte bu, işte bu işimize yarar.
Ateşin düşmüş.
İyiyim ben, merak etme.
Selçuk kapat artık, tamam görüntüyü aldın işte.
Resmen yatak odalarını izliyoruz, ayıp vallahi.
Ayıp eden biz değiliz Ceyda, Yusuf.
Şu Ley'i aldattığını ispat etmeye çalışıyorum burada.
Kamera ne olacak?
Ben çıktıktan sonra bir bahaneyle odalarına gir, çaktırmadan yok et.
Bakalım şöyle, Yusuf'un yeni sevgilisi kapıya dayandığını ne yapacak?
Hadi.
Selin.
Kızım iyi misin?
Değilim, iyi falan değilim, rahat bırak beni.
Zeyno sen mi geldin?
İstediğin evrakları getirdim yenge.
Ay bırak şimdi dosyaları falan, hemen içeri gel, Selin kendini odaya kilitledi.
Şu evin haline bak.
Ah Fırat ah, ne yapmaya çalışıyorsun anlamıyorum ki.
Canım ya, pardon.
Anne, ne yapıyorsun?
Ne yapayım, sen ne yapıyorsun?
Neredesin sen? Dün geceden beri arıyorum, telefonun kapalı.
Bir arkadaşımla kaldım, telefonun da şarjı bitmiş.
Oğlum ne yapmaya çalışıyorsun sen ha?
Hamile sevgilini terk edip arkadaşlarınla mı sürtüyorsun?
Niye üzüyorsun bu kızı?
Anne onu üzen ben değilim, sizsiniz.
Ne demek bu şimdi?
Siz ısrarcı davrandıkça Selin daha çok umutlanıyor.
Anlayın artık şunu, onu sevmiyorum.
Ah.
Cemil.
Cemil dur.
Ne oldu gülüm?
Sana nazar boncuğu takacağım.
Allah Allah, gel tak hadi.
Ay gece gündüz çalışıyorsun.
E işlerin de yolunda maşallah.
Yakında bütün borçlarımızı ödeyeceğiz.
Ah, sen ne sürdün kız böyle mis gibi kokuyorsun ha?
Ana!
Düşüm düşüm.
Ay özür dilerim Cemil'im.
Kalbimi deldin kız.
E benim değil mi? Severim de delerim de.
Aynen öyle canım, paşa gönlüm bilir seni.
Cemil, alkollü yerlerde satış yapmıyorsun değil mi?
Hiç yapmıyorum vallahi, hep okul önlerindeyim.
Sen hiç merak etme.
Hadi öpün.
Hadi ben gidiyorum.
Hayırlı işler.
Hadi bismillah.
Alo, Cemil Pilavcılık, buyurun nasıl yardımcı olabilirim?
Alo Cemil, Cemile ben Cemile.
Dün tanışmıştık, hatırladın mı?
Ha, hatırladım.
Hatırlamaz olur muyum hanımefendiciğim, buyurun.
Cemil, şimdi bak bugün bende mevlit var.
Sende pilav var mı?
Olmaz mı? Kaç kişilik isterseniz?
Vallahi bilmem ki.
Elli kişilik falan herhalde.
Elli mi?
Ya kim öldüyse Allah gani gani rahmet eylesin.
Vallahi çok mübarek bir insanmış.
Ben hemen geliyorum.
Tamam saygılar efendim, saygılar, saygılar.
Allah.
Yusuf.
Yusuf.
Abimi bekliyordun değil mi?
Ben mi?
Yo, hayır.
Ama Yusuf diye seslendin.
Yok ben şey, eğer penceremin önündeyse git diyecektim.
Dedem kızmasın diye.
Büyükler hep böyle yalan mı söyler Müjü?
Aşk olsun Aliş ya, ne yalanı?
Dün gece seni gördüm.
Sürekli pencereden dışarı bakıyordun.
Bal gibi de abimi bekliyordun işte.
Ben, yok ben şey diye...
Abim seni çok seviyor Müjü.
E sen de onu seviyorsun, ne olur artık barışın ya.
Aliş.
Aliş neredesin sen?
Kahvaltını bitirmeden kaşla gözü arasında fırlamışsın.
Hadi okula geç kalacağız, eve gel.
Selin.
Kızım aç şu kapıyı.
Bak endişelenmeye başlıyorum ama.
Yine ne oldu?
Niye kapattı kendini odaya?
Ne olacak, Fırat denen ahlaksız geldi dün.
Barışmak için mi?
Nerede? Biz beyefendi gelecek, özür dileyecek...
...düğün gününü konuşacağız diye beklerken...
...başka bir şey söylemeye gelmiş.
Neymiş efendim?
Bebeğe babalık yaparmış ama Selin ile evlenemezmiş.
Ay böyle bir rezillik olur mu ya?
Gören de Fırat'ı adam zanneder.
Allah kahretsin!
Kızım, ne olur aç şu kapıyı.
Bak Zeyno da geldi.
Çık dışarı konuşalım.
Selim, hadi aç kapıyı da yanına geleyim.
Defolun!
Yalnız kalmak istiyorum.
Ne yapmaya çalışıyorsun sen?
Benden bir şey mi saklıyorsun?
Niye evlenmiyorsun bu kızla?
Anne anlatıyorum, anlamıyorsun ki.
Sevmiyorum diyorum, sevmiyorum!
Bana bak, babanın bu olanlardan haberi yok.
Öğrendiğinde ne yapacak?
Biliyorsun, bu aralar kalbi çok hassas.
Oğlun Selin'i hamile bıraktı.
Ama evlenmek istemiyor dersem.
Fırat, kalp krizi geçirir.
Anne, şimdi babamın sağlığını mı kullanacaksın?
Hayır canım, ben babanın sağlığından endişe ediyorum.
Hepsi o kadar.
Ben babamla konuşurum, merak etme.
Beni anlayışla karşılar o.
Hiç sanmam, hiç.
Bak anne, siz birbirinize aşık olmadan evlenmiş olabilirsiniz.
Ama artık devir değişti.
Ben sevmediğim bir kadınla evlenemem.
Selin doğru söylüyor değil mi?
Sen başka birine aşıksın.
Selin bak, fena oluyorum ama.
Yenge, ben hemen geliyorum.
Nereye kızım?
Geliyorum, geliyorum.
İş yerinden arıyorlar.
Zeynep.
Alo, Fırat.
Hemen buraya gelmen lazım.
Ne oldu?
Kendini odaya kapattı, çıkmıyor.
Biraz yatsaydın, daha iyileşmedin.
Merak etme, iyiyim.
Çorbanı iç bari, daha ilaçlarını alacaksın.
Sen dün gece nerede yattın?
Uykum yoktu.
Sen de hasta olunca yanında oturup bir şeyler okudum.
Bak, ben ne diyeceğimi bilemiyorum.
Başına dert oldum senin.
Olur mu öyle şey?
Yani...
...ben hastayken sen de benim başımda beklemiştin.
Yusuf, sen benim için çok değerlisin.
Hem sahte de olsa birbirimize söz verdik.
İyi günde, kötü günde birbirimizin yanında olacağız.
Bu on Aralık'tan sonra da değişmeyecek.
Boşandıktan sonra bile bana ne zaman ihtiyacın olursa yanında olurum senin.
Biliyorum.
Çok sağ ol.
Çorban buz gibi oldu.
Anneye söyleyeyim de yenisini getirsin.
Hele şükür.
Neredesin sen?
Canerlerdeydim abla.
Dün gece onlarda kaldım.
Hastalandı mı yoksa?
Olacağı buydu işte.
Nesi varmış?
Yok, yok abla iyiyim.
Boğazım kurudu biraz.
Müjgan nasıl?
Konuştunuz mu hiç onunla?
Yok, konuşmadık.
Ama sabah gördüm.
Saklamaya çalıştı ama ağlıyordu Yusuf.
Telefonlarıma çıkmıyor ki abla.
Dündar Baba çıkar diye evi de arayamıyorum.
Abla bir yolunu bulup onunla konuşmam lazım benim.
Yusuf bak eğer kızı tekrar üzmeyeceğine söz verirsen...
...ben ne yapar ne eder bir yolunu bulur sizi buluştururum.
Ablam sahiden yapar mısın böyle bir şeyi?
Yaparım tabii.
Bak şimdi iyi dinle tamam mı?
Şimdi biz Müjgan'la buluşuruz.
Selin hadi ne olursun aç şu kapıyı.
Allah kahretsin.
Olmasa şimdi gelinliğimi seçiyorduk.
Selin bak söz veriyorum ikisi de bunun bedelini ödeyecek.
Ben bakarım.
Görüyorsun değil mi bizi ne hale düşürdüğünü?
Hala çıkmadı mı odasından?
Hayır çok sinirli ne dediysek çıkartamadık.
Yaşadıkları kolay şeyler değil tabii.
Çekil çekil.
Anne başlama yine ya.
Ay tatlım tatlım ne oldu böyle ya?
Selin niye böyle bir şey yaptı?
Fırat.
Selin aç kapıyı çocuk gibi davranma.
Niye geldin?
Git.
İnsanları endişelendirmek hoşuna mı gidiyor?
Oyunu oynamayı bırak.
Ne oyunu?
Ne diyorsun sen Fırat?
Şımarıklık yapıyor Zümrüt Hanım görmüyor musunuz?
Aa ne şımarıklığı ayol?
Kızım senin yüzünden mahvoldum.
Anne gönder onu buradan gönder.
İstemiyorum.
Kendimi öldürürken ya.
Sen de rahat rahat sevgilinle koşarsın.
İstemiyorum.
Hiç çıkarmayacağım kolumdan.
Asıl bize nazar değmesin.
Dede neredeydin sen?
Şekerpare mi aldın?
Evet.
Hem de en sevdiğin yerden.
Sen de sakın bir taneden fazla yeme.
Sonra şekeri yükseliyor.
Müjgan.
Söyle dedeciğim.
Ben dün gece hep düşündüm.
Hani sana köye dönelim demiştim ya.
Dünyanın öbür ucuna da gitsek.
Aşktan kaçılmaz.
Sen Yusuf'u hala seviyor musun?
E aşkı böyle bıçakla kesip atamazsın.
Hani Yusuf'la konuşmak istiyorsan bana bakma aldırma.
Konuş.
İçinde kalmasın.
Dedeciğim.
Bak güzel kızım.
Bu hayat senin.
Senin hayatın bu.
Senin mutluluğun benim için her şeyden üstündür.
Ama o Yusuf eğer bir daha seni üzecek olursa alırım ayağımın altına.
Fahriye.
Kızım insanlar zaten kızgın.
Bir de ters bir şey söyleyip canlarını sıkmayalım iyice.
Anne sen merak etme ben ne yaptığımı biliyorum.
Hadi sen görünme buralarda.
Hoş geldin Cemil.
Hoş bulduk.
Buyurun.
Bir tepsi daha var.
Gir içeri.
Ya birileri görüp yanlış anlamasın.
Aman gören gördü zaten artık.
Ay bunları bana taşıtma Cemil.
İçeri gir hadi.
Çay bir iki dakikaya demlenir.
Otur bir çay iç öyle gidersin.
Yok ben gideyim ya.
Ya otur iki dakika gidersin.
Merak etme yemem seni.
Mevlüt burada mı yapılacak?
Evet.
Rahmetli kocam için.
Deme ya.
Biliyor musun hala inanamıyorum öldüğüne.
Allah günahlarını affetsin.
Pilavların beşi benden o zaman.
Sen ne kadar iyi kalpli bir adamsın.
Aynı rahmetli kocam gibi.
Selin aç kapıyı bak herkesi telaşlandırıyorsun.
Kesin kendine bir şey yapacak.
Ay öyle söyleme tatlım.
Bak Fırat burada seni ikna eder.
Gel biz aşağı inelim seninle gel hadi.
Bu halde nasıl salona ineyim?
Ya belki çekiniyordur kız.
Gel ayol gel gel.
Ya ben seni ne kadar çok sevdim biliyor musun?
Sana inandım güvendim.
Koynumu aldım be senin.
Bu muydu karşılığı?
Selin seninle bunun için mi evlenmeni istiyorsun?
Evet evleneceğiz diye güvendim sana.
Gel tatlım gel otur şöyle.
Otur.
Olacak iş değil ya.
Sen söyle Suzan.
Biz bunları hak edecek ne yaptık?
Hiçbir şey yapmadık tatlım.
Ne anlatacağız biz insanlara?
Evli değiller ama babası çocuğa sahip çıkıyor.
Bunu mu söyleyeceğiz?
Ay böyle genişlik olur mu ya?
Al tatlım iç rahatlat.
Sen seni sevmeyen biriyle bir ömür geçirmenin ne demek olduğunu biliyor musun Selin?
Ben çok iyi biliyorum.
Annemle babam yıllarca gözümün önünde böyle yaşadılar.
Sevgitsiz, mutsuz, buz gibiydiler.
Ya daha iki ay önce mutlu değil miydik?
Birbirimizi sevmiyor muyduk?
Ben eski Fırat'ı istiyorum.
Beni ömrüm kollayan.
Onu istiyorum ben onu!
Ee yeter be!
Oğlum ben sana arkadaşlarımla kavga etmeyeceksin demedim mi?
Ya baba gıcık Mert'e niye seçilecekti? Ben de kızı kurtardım.
Hadi yürü yürü yürü!
Ya ne hareketli mahalleymiş.
Hadi abla ara artık be!
Ayy gerçekten çok güzelmiş.
Akşam da Cemil'im benim için getirecek.
Afiyet olsun kızım.
Bebeğe kan olsun.
Can olsun.
Ay sağ ol Dündar amcacığım.
Ay sahi ya Müjgan.
Ben senden bir şey rica edecektim.
Söyle ablacığım.
Bugün bebeğin kontrolü var da.
Benimle gelir misin?
Cemil işte.
Babamı da Aliş'in okulundan çağırdılar.
Annem de biraz hasta.
Tamam tamam gelirim.
Ben de dedemin ilaçlarını yazdıracaktım zaten.
Hay yaşa sen Müjgan.
E hadi o zaman sen hazırlan.
Ben buraları toparlarım sonra beraber çıkarız.
Tamam.
Ben bir Cemil'e haber vereyim.
Alo Cemil'im.
Abla.
Aklın kalmasın diye aradım.
Bebeği kontrole giderken Müjgan da gelecek.
Tamam anladım abla.
Sen bir tanesin.
Nerede olursunuz yanınıza geleyim ben de.
Ben doktordan çıkarken
mesaj atarım.
Tamam hadi öptüm.
Deniler gibi aşıktık birbirimize.
İş için Kırşehir'e gidip gelirdi.
O günde içimde çok kötü bir his vardı.
Gitme dedim ona.
Sonra seni dinlemeyip yola çıktı kaza yaptı değil mi?
Hayır dinledi.
Otogardan dönerken kaza yapıp öldü.
Oha.
Hay ben öyle hissese.
Yani kocam benim yüzümden öldü anlayacağın.
Yok canım öyle deme.
Kaderi buymuş demek.
Olmaz olsun böyle kadar.
Ne talihsiz başım varmış benim.
Görür görmez birbirimize vurulmuştuk.
Burası böyle
kıpır kıpır olmuştu.
Böyle çarpıyordu.
Hakikaten ya.
Çarpıntınız falan olmasın?
Ne oluyor burada?
Biz çıkıyoruz.
Müjgan'ı Emir'e götürmeye çalışacağım.
Benden haber bekle.
Ablacığım.
Annemin çayından hazırlıyorum Yusuf'a.
Özlemişsindir sen de içsene.
Sıkkımışsın.
Bir şey mi dedin?
Annem bir kaç yaprak ada çayı da koyardı.
Ben de ne unuttum diyorum.
Mine kilerden ada çayını getirir misin?
Tabi efendim.
Ablacığım hala küs müyüz?
Lütfen bu evden ayrılma konusunu açma bir daha.
Ben sensiz ne yaparım?
Abla.
Seni asla yalnız bırakmayacağım.
Hayır Müjgan.
Teşekkür ederim.
Tek başına gidemezdim valla.
Lafı mı olur Fahriye abla?
Dedeciğim bir şeye ihtiyacın olursa ara tamam mı?
Tamam kızım tamam.
Hadi canım.
Hoşçakal Dündar amcacığım.
Hadi canım güle güle.
Yusuf.
Yusuf.
Yusuf hakkındaki gerçekleri öğrenmek istiyorsan...
...Şule'nin evine git.
Selin.
Selin kal şuradan hadi.
Bir yerine bir şey batacak.
Çok mu umurundan?
Hadi kalk bir tanem kalk.
Selin kızım iyi misin?
Niye geldin Allah'ın belası?
Canımı daha fazla yakmak için mi?
Tatlım sakin ol.
Hiçbir şey düşünmüyorsan şu karnındaki bebeği düşün.
Bebek umurundaymış gibi konuşma.
Saçmalama Selin umurumda tabii.
Yalan söylüyorsun Selin kızım.
Gözümden dökülen her yaştan o çocuk etkileniyor.
Her acıdan her aykırıştan.
Birazcık düşünsen bana bunları yaşatmazdın.
Bunların hiçbiri senin umurunda değil.
Çünkü sen başka bir kadına aşıksın.
Dündar Baba.
Dündar Baba.
Baba iyi misin?
İyiyim iyiyim.
Mansur.
Aşk olsun söyleseydin ya...
...beraber taşırdık şunları.
Ne oldu?
Ya.
Dündar Baba yüzüme bakmadan çekip gitti.
Gerçi adam haklı.
Yusuf bize bakılacak yüz bırakmadı ki.
Öyle deme Mansur.
Öyle öyle.
Merak etme.
Fahriye bir plan yaptı.
Yusuf kendini affettirecek.
Ay Rüzgar.
Bu Ankara simidi de bir başka oluyor.
Kız sen niye almadın çıtır çıtır ne güzel.
Canım istemedi abla.
Al bir lokma işte.
Yok yok afiyet olsun sana.
Rüzgar.
Şuradan da olmuş olabilir mi?
Hastane bayağı uzakta.
Olur hadi.
Ne oldu ablacığım?
Sancın falan mı oldu?
Yok yok Müjgan şimdi hatırladım.
Benim hastane randevum bugün değil ki.
Nasıl yani?
Kız tut şunu.
Ay tabii ya haftaya.
Hay Allah.
Ay Müjgan kusura bakma.
Hormonlardan herhalde.
Böyle bir inip çıkıyorlar.
Dengem şaştı kız.
Olsun da boşu boşuna mı çıktık şimdi?
Aman niye boşuna çıkalım?
Önce bir dedenin ilaçlarını alırız.
Ondan sonra da şey yaparız.
Ne yaparız?
Ne mi yaparız?
Gezeriz azıcık kız.
Hadi önce sağlık ocağına gidelim.
Yatağa girseydin keşke.
Terleyip üstünü değiştirirdin.
Gerek yok Şule.
Ama iyileşmen için terlemen lazım.
Yoksa çay da bir şeye yaramaz.
Gerçekten gerek yok.
İyi.
İstersen ben çıkayım sen uyu.
Yok zaten birazdan çıkacağım.
Telefon bekliyorum.
Dündar Baba iyi misin?
İyiyim iyiyim merak etme.
Cama açayım ister misin?
Hava al.
Yok yok gerek yok sen devam et.
O kadın her kimse kukla gibi oynatıyor seni.
Selin yeter ama senin saçmalıklarını dinleyip duramam.
Oğlum nereye gidiyorsun?
Nereye olacak?
Sevgilisinin kollarına.
Söylesene nasıl aklın içeriyor?
Selin ne diyorsun sen ya?
Yalan mı?
Sevgilinin olduğunu bile bile seni ayarsan kadına başka ne denir?
Ne dedi sana?
Ona inanman için ne söyledi?
Hiçbir şey.
Yalan söylüyorsun.
Koynuna mı girdi yoksa?
Selin bak sözlerine dikkat et.
Sözlerim kanına dokundu değil mi?
Gördünüz işte.
Beyimiz yeni sevgilisine laf söyletmiyor.
O yuva yıkan kadının arkasında nasıl bir manzara bıraktığını farkında mı?
Selin!
Geçen gün de geçiştirdin ama adım gibi eminim.
O aşağılıkla karnımda senin çocuğunu taşıdığımı biliyor.
Ben sana demedim mi?
Televizyon açıkken ödev yapmayacaksın diye.
Ya anne ne olur açın şu televizyonu.
Ayıcıkla maşa başlayacağız.
Hiç konuşma Aliş hiç konuşma.
Okulu birbirine katmışsın oğlum.
Yok sana televizyon melevizyon.
Ya bebenin birinin dilinin saçını çekti.
Ben de kızı kurudum.
Delikanlı adam benim yaptığımı yapar.
Oğlum bu lafları nereden öğreniyorsun sen?
Onları bana Cemil eniştem öğretti.
Hey yarabbim ya!
Hey yarabbim ya!
Aliş bak oğlum.
Bak.
Bak.
Bir daha böyle laflar duymayacağım.
Tamam mı?
Delikanlılık burada olur.
Yürekte.
Hem öyle seni sandığın gibi delikanlının kadını erkeği olmaz.
Delikanlı adam kaba kuvvete başvurmaz.
Aklını kullanır.
Anlaştık mı?
Eyvallah baba.
Allah'ım yarabbim.
Ne yapacağım ha?
Sen beni çıldırtacaksın oğlum.
Kimsin sen?
Ne işi var burada?
Efendim ben pilavcı Cemil.
Mevlütlüğün sünnet her türlü özel günlerinizde misafirleriniz aç kalmasın efendim.
Bakın burada bir numune pilavımız var efendim.
Tadını yiyin beğeneceksiniz.
Cemile kim bu adam?
Neydi o haliniz?
Vallahi ya ne bu halimiz ya?
İnsan özeline elini adamın anlatır mı ölmüş kocasını ya?
Neyse ben en iyisi gideyim.
Bunu da size bırakayım.
İşime devam edeyim değil mi?
Ağır ol bakalım pilavcı.
O elini tuttuğun kadın kim biliyor musun?
Bacım.
Ben adamı ne yaparım biliyor musun?
Deşerim.
Gözün hep telefonda.
O anlattığın kızdan haber mi bekliyorsun?
Özür dilerim.
Bir an öylesine sordum.
İstediğin dosyalar burada.
Hadi bin bin bin.
Selçuk.
Benim içim hiç rahat değil.
Bak olay ortaya çıktığında Şule mahvolacak.
Kızı yalnız bırakmasak mı?
Ya Ceyda.
O fotoğrafları biz çektik.
Şimdi Yusuf'la karşılaşırsak birbirimize gireriz.
Olayın sıcağı ile Şule de ona uyar.
Kimse görmedi değil mi seni fotoğrafı koyarken?
Eminsin yani.
Ya kadın kırk defa söyledim eminim diyorum ya.
Allah Allah.
Yusuf'un işi nihayet bugün bitiyor.
Ondan sonra da artık eski günlerdeki gibi...
...Şule'nin yanında olup elini biz tutacağız.
Umarım.
Selin.
Selin bak çok ileri gidiyorsun.
Ne yaparsın?
Yoksa çocuğunun annesine el mi kaldırırsın?
Fırat öyle şey yapar mı canım?
Dün gözümüzün içine baka baka...
...Selin'i istemiyorum dedi.
Artık Fırat ne yaparsa yapsın beni şaşırtmaz.
Zümrüt Teyze.
Bak Fırat tamam.
Biz başkaları gibi değiliz.
Birbirinizi tanıyın diye...
...el ele gezmenize izin verdik.
Ama bu iş çığırından çıktı artık.
Ne demek babalık yaparım ama...
...kocalık yapamam.
Bunu insanlara nasıl anlatırız ha?
Kime ne anlatmamız gerekiyorsa beraber anlatırız.
Ne diyeceksin peki?
Selin ile yattım kalktım...
...hamile bıraktım...
...ama evlenmeye de niyetim yok.
Bu mu diyeceksin?
Olur mu canım öyle şey?
Ne? Ne o zaman?
Suzan bir de kendini benim yerime koy.
Yani senin kızına aynı şey olsaydı dayanabilir miydin?
Sen de bir şey söylesene.
Ben son sözümü söyledim.
Ben böyle bir yalanın ortasında...
...bu çocuğu büyütmeyeceğim.
Sakın bana bir daha bu konuyu açmayın.
Ben sevmediğim bir kadına...
...kocalık yapmayacağım.
Defol Allah'ın belası.
Defol.
Selin tamam.
Sakin ol Selin.
Tatlım.
Selin.
Selin kızım.
Tamam.
Tamam Yusuf.
Ayarlayınca ben mesaj atarım.
Geliyor şimdi kapat.
Ben işlerimi bitirdim artık eve dönebiliriz.
Ay Müjgan.
Eve gitmesek mi diyorum?
Ne yapacağız ki?
Öyle evde otur otur içim şişti benim.
Şöyle bir Emir'e falan gidip çay içsek.
Yok dedem evde yalnız.
Bu olaylardan sonra iyice kötü oldu.
Ne bileyim bir şey olacak...
...kalbi tutacak diye çok korkuyorum.
Kız Allah korusun aklına getirme öyle şeyler.
Hem ben anneme söylerim...
...arada bir sizin evi yoklar.
Eliman teyze de hasta dedin ya.
Şimdi konuştum...
...iyileşmiş.
Hem zaten beranda da bana naz yapıyor gelmemek için.
Hadi ne olur gidelim.
Kırma beni.
İyi hadi gidelim.
Yaşa sen Müjgan.
Hadi.
O zaman ben bir Cemil'ime mesaj atıp haber vereyim.
Nasıl yaparsın bunu Fırat?
Allah belanı versin.
Kızım...
...Burak ne hali varsa görsün.
Öldüreceğim kendimi.
Vicdan adamından kahroldum.
Selin.
Bırak beni.
Suzan su kolonya bir şey getir.
Tamam.
Selin tamam yavrum tamam.
Tamam.
Tamam yavrum tamam.
Sen ne yapıyorsun Fırat?
Hemen gidip seninle evlenmek istediğini söyle.
Zeyno bak ben seni bu dünyadaki her şeyden...
...ama her şeyden çok seviyorum.
Ama ne olur bunu benden isteme.
Yapamam.
Ne konuşuyorlar orada?
Dündar amca.
Paranın üstünü unuttun.
Dündar amca.
Haberleri iyi galiba.
Yüzün gülüyor.
Buyurun.
Efendim.
Şule hanıma bakmıştım.
Ben Dündar.
Öyle derseniz hatırlar.
Ama Şule hanım bugün müsait değil.
Eşi hasta onunla ilgileniyor.
Eşi mi?
Amca.
İyi misiniz?
Bekleyin size su getireyim.
Zeyno.
Biliyorum çok büyük bir hata yaptım.
Bunu hiçbir zaman inkar etmeyeceğim.
Ama şunu bil.
Karşıma çıktığın ilk günden beri...
...sadece seni seviyorum.
Ve ne olursa olsun sonuna kadar da...
...bu sevgiye sadık kalacağım.
Buluşalım.
Çok önemli bir karar aldım.
Seni bu dertlerden kurtaracağım.
Söz veriyorum.
Fırat yapma ne olur.
Benden haber bekle.
Herkes nereye kayboldu?
Bir bardak su getirin.
Ne oluyor Suzan?
Ne oluyor orada?
Allah Allah.
Gitti herhalde.
İyi misin?
İyiyim iyiyim soğumuş zaten çay.
Birden dökülünce korktum.
Lavaboyu kullanabilir miyim?
Tabii ki kullanamazsın.
Şule.
Kendi evinde benden izin mi istiyorsun?
Burası artık senin de evin.
Bu oyun bitse bile...
...bu kapı sana her zaman açık.
Bunu bil olur mu?
Seni asla kaybetmek istemem.
Yani...
...bir dost olarak.
Sen benim dostumsun.
Merak etme.
Bundan sonra her zaman yanında olacağım senin.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.