Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Selam.
Ne yapacağım ben?
Yusuf, git buradan.
Git, lütfen.
Kızım, kiminle konuşuyorsun sen?
Yok bir şey, dedeciğim.
Haa.
Ne zaman?
Ne zamandan beri dikilip duruyor bu?
Dün geceden beri.
Senin sevdiğini böyle mi gösteriyor?
Boş ver, dede.
Artık bir önemi kalmadı zaten.
Ben bu tiyatroyu bitirmesini bilirim.
Günaydın.
Zeyno, uyandın mı ablacığım?
Ablacığım.
Zeyno.
Neyin var senin?
Hiç.
Yalan konuşma.
Ne oldu sana, ne bu halin?
Ablacığım.
Zeyno, bak dün de gelip hemen yattın.
Yoksa Zümrüt yenge iş yerinde çok mu yoruyor seni?
Kıyamam ben sana.
Abla.
Abla.
Ben Fırat'a çok aşığım.
Onu çok seviyorum, çok.
Çok kötüyüm abla.
Kalbim eziliyor gibi.
Onu düşündükçe kalbim acıyor resmen.
Ne zor şeymiş aşk.
Unutmak daha da zor.
Ama unutacağım.
Unutmak zorundayım.
Ondan vazgeçeceğim.
Yapamam.
Ne olursa olsun biz ondan vazgeçemem Zeyno.
Fırat.
Neredesin?
Konuşmamız lazım.
Bir sen eksiktin.
Günaydın.
Bu ne karanlık böyle?
Şöyle biraz içimiz açılsın ama değil mi?
Hanemize güneş doğsun.
Kafanı kuma gömmeye devam mı edeceksin?
Hadi kalk bakalım artık.
Allah Allah bu ne enerji ya sabah sabah.
Gören de her şey güllük gülistanlık sanır.
Bırak eskileri artık.
Hadi kalk toparlan.
Şöyle güzel bir kahvaltı et sen de neşeleneceksin.
Bon appetit.
Yok yok senin gerçeklerle yüzleşmeye ihtiyacın var.
Dur ben sana hatırlatayım anneciğim.
Kızın hamile.
Sevgilisi onu terk etti.
Büyük ihtimalle de torunun babasız büyüyecek.
Ay neler olmuş ayol.
Benim hiç haberim yok.
Allah Allah.
Sabah sabah bu ne ya?
Başına saksı falan mı düştün?
Neşem yerinde işte.
Eh hiç merak etme.
Sen de daha iyi olacaksın.
Hem bebeğin de babasız falan büyümeyecek.
Nasıl yani?
Sana dün de söylemiştim.
O konuyu annene bırak.
Fırat konusunu hiç merak etme.
Benim adım Zümrüt Güneş.
Hadi bakalım ye kahvaltını artık.
Ne diyorsun sen Çetin?
Biz o borcun tamamını ödemedik mi?
İcra takibi de nereden çıktı?
Tamam tamam.
Kapa sen telefonu arayacağım ben seni kapat.
Zümrüt'ün işi bu.
Aklın sıra patronun kim olduğunu öğretecek.
Benim bir an önce Fırat'la seni barıştırmam gerekiyor.
Ah be Fırat.
Beni düşürdüğün şu hale bak.
Abi.
Ne yapıyorsun burada?
Ay çok merak ettik seni.
Yoksa bütün gece burada mıydın?
Şuna bak buz gibi olmuşsun.
Hadi gel içeri ısın biraz.
Üşümüyorum sen git.
Ben Müjgan'ı ikna edene kadar buradayım.
Ya ama abi.
Zeyno lütfen karışma.
Büyük bir hata yaptım ben.
Her şeyi mahvettim.
Bırak da hatamı telafi edeyim.
O zaman bunları giy üşümüşsün bak.
Abiler üşümez kızım sen giy onları.
Ya ama abi.
Kızacağım ama.
Sen dayanamazsın soğuğa.
Akşam bunun akmaya başlar.
Hadi giy onları.
Aferin şöyle işte.
Hadi doğru işe.
Tamam.
Oh mis gibi koktu.
Ceyda Hanım'ın yapıp buzluğa koyduğun ısır ekmeklerinden ısıttım.
Şule Hanım çok sever.
İstemiyorum yine.
Yemeyeceğim.
Ceyda gelsene biz de kahvaltıya gidiyorduk.
Yok ben sizi rahatsız etmeyeyim.
Şule ablana böyle davranma.
Çok üzülüyor yapma onu.
Şu an kimseyi düşünecek durumda değilim Serra.
Duydu galiba.
Cemil bak üstündeki alkol kokusunu çıkarana kadar canım çıktı.
Gözünü seveyim düzgün yerlerde sat şu pilavı.
Ay yaşlardan uzak dur oldu mu?
Tamam tamam merak etme Fahriye'm.
Nasıl merak etmem?
Uğursuzu var hırsızı var.
Yani sana bir şey olursa ben ne yaparım?
Bir şey olmaz bir şey olmaz.
Gel öpeyim seni.
Hadi ben kaçtım.
Fahriye'm akşam gelirken sana tatlı alayım mı?
Ay aklımı okudun vallahi Cemil'im.
İyi hadi.
Hadi bismillah.
Ana.
Kayınço ne yapıyorsun sen burada ya?
Enişte git başımdan.
Seni seviyorum.
Bak bak bak.
Oğlum kızı çok üzdün lan.
Bence daha çok numara yapman lazım haberin olsun.
Tamam enişteciğim hadi sen işine git.
Beni de rahat bırak hadi.
Bana ne kızıyorsun kayınço ya?
Ya deden sensin.
Sana kızdığım falan yok.
Evet her şeyi mahvettim.
Şimdi de düzeltmeye çalışıyorum işte.
Hallolur hallolur merak etme.
Müjgan seni çok seviyor kesin affedecek.
İyi yoldasın devam et.
Eh madem sen burada aşkını kurtarmaya çalışıyorsun...
...ben de ailemizin nakit akışını sağlayayım bari.
Hadi görüşürüz.
Hadi kızım gel çayın soğudu.
Geldim dede.
Hadi bakalım.
Öğretmenlerimiz iyi dinle uslu çocuk ol tamam mı?
Efendim Cemil.
Ne diyorsun?
Yusuf tüm gece sokakta mı kalmış?
Hayrola nereye?
İşe gidiyorum.
Emin misin?
Anne ne oluyor geldiğinden beri beni sorguya çekip duruyorsun.
Çekerim tabii oğlum değil misin?
Söyle bakayım.
Şimdi o bizden sakladığın sevgilinle mi buluşmaya gidiyorsun?
Anne lütfen bak bir de seninle tartışmak istemiyorum.
Tartışmak istemiyorsan söylediklerimi yap o zaman.
Tut bakayım şunu.
Bak sana ne aldım.
Bu ne?
Aç bak.
Nasıl?
Beğendin mi?
Selin için ona evlenme teklif edeceksin.
Anne siz beni el birliği ile delirtmeye mi çalışıyorsunuz?
Selin ile evlenmeyeceğim karışma bana ya.
Ne demek karışma?
Bir çuval inciri berbat ettin.
Of anne of.
Oflayıp oflama.
Bana bak bu işi bir an önce çözmen gerekiyor.
Anne boşuna ümitlenme ben Selin ile evlenmeyeceğim.
Zaten ona güvenmiyorum.
Ne demek güvenmiyorum ya?
Neyse ne.
Bana bak.
Ortada bir bebek var.
Başka da çaren yok.
O kızla evlenmek zorundasın.
Anne bebeğe sahip çıkacağım.
Ama sevmediğim bir kadınla evlenmeyeceğim.
Unut bunu.
Aa.
Ozan.
Hayırdır?
Yoksa Fırat Selin'i kandırman için seni mi yolladı?
Yok ben sadece Selin'i ziyarete geldim.
İyi bari.
Geç o zaman.
Senin ne işin var burada?
Konuşmamız lazım Selin.
Canım.
Çıkıyorum ben.
Sen iyi misin?
Şule'ye canın sıkıldı değil mi?
Boş ver.
Konuşmak istemiyorum.
Merak etme.
Ben o Yusuf'un maskesini düşürdüğüm zaman her şey düzelecek.
Hadi.
Yusuf.
Şunu sırtına al donacaksın.
Bütün gece burada mı oturdun?
Oğlum dudakların mosmor olmuş.
Ay Allah'ım elleri buz gibi.
Zatürre olacaksın çocuğum.
Çek şu fermuarı.
Hadi hadi kalk gidiyoruz.
Siz gidin.
İstemiyorum hiçbir şey.
Yalnız bırakın beni.
Oğlum sen burada donarken nasıl gidelim?
Kurban olayım Mansur bir şey söyle şuna.
Koskoca adam çocuk gibi davranıyorsa ben ne yapayım Leman?
Anne.
Hadi gidin siz.
Zaten benim yüzümden zor duruma düştünüz.
Yavrum, oğlum.
Ne olur kalk üzme beni hadi.
Hah geldiler.
Kim geldi dede?
Belediyeyi yazıları silmesi için haber vermiştim.
Al işte.
Sevdası iş ciddiye birinciye kadar olan adamdan ne hayır gelir.
Anca böyle yalan dolan yazar.
Ama hükmü de suyla yıkanınca kaybolur gider.
Ee niye geldin?
Hadi çıkar ağzındaki baklayı.
Selin ben bu durumu öğrendiğimden beri yani hamile olduğunu...
Ee?
Aklımdan çıkaramıyorum.
Neyi?
Milano'yu.
Biz seninle daha önce bu konuyu konuşmadık mı?
Konuştuk da.
Bak o konu kapandı o zaman.
Ya ama o gece...
O gece bir hataydı tamam mı?
Bana söz vermiştin Milano'yu unutacaksın.
Hatta o an hiç yaşanmadı.
Ama ortada bir bebek var Selin.
Ee ne olmuş yani?
O bebeğin babasının Fırat olduğuna emin misin?
Zeyno.
İyi misin?
Çok acıdı mı?
Acıdı.
Hem de çok acıdı.
Ama elim değil.
Kalbim acıdı.
Oğlum Yusuf'un buralara geldiğinden emin misin?
Evet Selçuk Bey.
Arabayı biraz ileri bıraktı.
Hani Londra'dan yeni gelmişti lan bu herif?
Hani burada kimi kimsesi yoktu?
Bilmiyorum efendim.
Ulan düğünde bir tane bile akrabası gelmedi bu herifin.
Şimdi kime gidiyor bu?
Siz fazla dikkat çekmediğince ben de geri döndüm.
Kime gittiğini göremedim.
Dur bakalım öğreneceğiz.
Bakalım bizden neler saklıyorsun Yusuf Efendi?
Senin foyanı ortaya çıkarmam an meselesi.
Bak biliyorum üzülüyorsun ama...
...Şule'de son günlerde zor şeyler yaşadı.
Anlamaya çalışsan...
Elimden geleni yapıyorum.
Ama beni Selçuk'a ezip geçmesini bir türlü sindiremiyorum.
Yeter be yeter!
Yeter!
Ya bir kere de koyduğum şeyi yerinde bulayım.
Altı üstü bir ağrı kesici içeceğim.
Şey Şule Hanım benden isteseydiniz keşke.
Sen yokken ne yapacağım?
Tek başıma bir ilaç bile içemeyecek miyim ben?
Ya ilaç kutusunun yeri neden değişiyor he?
Allah'ım bu evde herkes beni çıldırtmaya çalışıyor.
Şu hale bak kendi evimde yabancı oldum.
İlaçların yerini ben değiştirdim Şule.
Boşuna bağırma kızım.
Ben seni merak ettim o yüzden geldim.
Dün öyle bayılınca...
İyiyim işte gördüğün gibi.
Hadi şimdi git artık.
Zeyno bak konuşmamız lazım.
Konuşacak bir şeyimiz yok Fırat.
Hem artık biz diye bir şey de yok.
Sen senin yanına git halletsene şu meseleyi.
Burada ne işin var ki?
Buradayım çünkü ben seni seviyorum.
Yeter artık.
Fırat ne yapıyorsun?
Seninle konuşmadan hiçbir yere gitmiyorum.
Fırat Gülçin içeride.
Hem ayrıca yengem de gelir birazdan.
Aç şu kapıyı.
Sakın.
Sakın bir daha bana bunu yapma.
Yusuf hadi oğlum içeri gel.
Hadi oğlum.
Baba siz gidin.
Ben buradan ayrılmayacağım.
Ablacığım.
Bak seni burada böyle bırakamayız.
Abla beni yalnız bırakın.
Bu işi kendim çözeceğim ben.
Oğlum.
Bak burada oturarak hiçbir şey düzeltemezsin.
Hadi koş.
Düzelmez tabii.
Ah be Yusuf.
Madem Müjgan'ı kapısında sabahlayacak kadar seviyordun.
Ne diye evlenmekten korktum dedin?
Yanlış yaptım.
Saçmaladım.
Ama Müjgan'ı çok seviyorum.
O bunu anlayana kadar buradayım.
Beni affetmeden gitme.
Hadi git artık be.
Rahat bırak kızımı.
Dedeciğim bakma artık.
Üzülüyorsun işte.
Şeytan diyor ki.
Eşyalarını topla.
Çek git buradan.
İnsan da ne rahat bıraktı ne huzur.
Dedeciğim.
Bak ne olursun üzme artık kendini.
Hem sinirlenmemen lazım.
Kalbin tutuyor sonra.
Bir de kapıya dayanmaya cesaret ediyor.
Şimdi ben.
Çık.
Müjgan.
Allah aşkına gel konuş Yusuf'la.
Eli ayağı buz kesmiş içeri sokamıyoruz.
Müjgan'la konuşmadan kalkmam diyor.
Ya Laman Hanım.
Allah aşkına artık Müjgan'ı karıştırmayın.
Bu iş bitti.
Dündar amca öyle demeyin.
Müjgan için ölürüm diyor başka bir şey demiyor.
Yalvarırım Müjgan ne olursun.
Gel konuş şunu ikna et.
Dede.
Dede.
Bana bu soruyu sorabiliyorsun ya hakikaten pes.
Ama sen de cevap vermiyorsun Selin.
Ya sen deli misin ya?
Bir de benden cevap mı bekliyorsun?
Sorduğuma göre.
Bebek tabii ki Fırat'tan.
Yani Milano'da o gece yaşananlar.
Kes sesini artık.
Bir daha o gece hakkında konuşmayacaksın.
Ama konuşmak zorundasın Selin.
Geldiğinden beri bu konudan kaçıyorsun zaten.
Kaçmıyorum.
Konuşacak hiçbir şeyimiz yok.
Nasıl yok ya?
Ozan.
Tek gecelik bir şeydi.
Abartılacak bir durum yok.
Bir daha asla.
Asla bana bunu yapma.
Canım.
Ben şu siparişleri Pınar Hanım'a teslim edip geliyorum tamam mı?
Tamam.
Ben de Fırat Bey'e kahve yapmak için şey etmiştim.
Tamam hadi görüşürüz.
Zeyno.
Özür dilerim.
Burak.
Affedersin kendime engel olamadım.
Engel olacaksın olmak zorundasın Fırat.
Ne yapmaya çalışıyorsun?
Böyle mi sorunların üstesinden geleceksin he?
Gözümdeki değerini daha fazla düşürmeden git lütfen burada.
Bak gözümde nasıl göründüğümü biliyorum ama bir kez olsun beni dinle lütfen.
Keşke sana neler hissettiğimi anlatabilsem.
Keşke seni ne kadar sevdiğimi anlatabilsem.
Umurumda bile değil anladın mı?
Ben şu anda sadece bebeği düşünüyorum.
Selin'in karnındaki senin bebeğini düşünüyorum.
Bak bir bebeğin benim yüzümden annesiz babasız büyümesine izin veremem anladın mı?
Zaten annesinin durumu kötü.
Senin ya da bebeğin benim yüzümden zarar gelmesini istemiyorum Fırat.
Onlara bir şey olursa ben ne yaparım?
Böyle bir bebanın altında yaşayamam ben yapamam.
Bu mu yani cevabın?
Evet bu.
Yaşandı ve bitti.
Zaten bir sürü derdim var bir de bunu düşünemem şimdi.
Düşünmelisin Selin.
Çünkü bunların...
Bak Ozan.
Zaten karnımda bebekle kala kaldım.
Fırat desen bir kadının peşinden koşturmuş gidiyor.
Bana dönüp dönmeyeceği belli bile değil.
Bir de bunu düşünemem şimdi.
Hataydı unut gitsin tamam mı?
Fırat'a yalan söylemek hoşuma gitmiyor Selin.
Allah'ım çıldıracağım şimdi ya.
Hem bebeği Fırat'ın dönmesi için kullanıyormuşsun gibi geliyor bana.
Ya sen ne dediğinin farkında mısın?
Selin bir dakika dinle beni.
Kes sesini defol git buradan.
Defol.
Bir daha yüzünü bile görmek istemiyorum.
O çeneni de kapalı tutacaksın tamam mı?
Defol.
Allah kahretsin ya.
Daha iyi misin dedeciğim?
İyiyim kızım iyiyim.
Merak etme.
Leman Hanım.
Ben Yusuf'u yürekli zannederdim.
Halbuki korkağın tekiymiş.
Yok yok benim oğlum korkak değil.
O sadece Müjgan'ı mutlu edemezsem diye düşünmüştür.
Yoksa gözü hiçbir şey görmüyor.
Bütün gece soğukta oturmuş sırf Müjgan'la iki satır konuşabilmek için.
Dede izin ver ben gidip konuşayım.
Hem beni dinler hem böyle konuya komşuya da rezil oluyoruz.
İyi de kızım ya yine üzerse seni?
Bundan daha fazla üzemez ki.
Yusuf şunu al bari her yerim buz gibi.
Ablacığım istemiyorum anlamıyor musun istemiyorum ya.
Yusuf yeter artık oğlum hadi kalk içeri gidiyoruz hadi.
Müjgan konuşmamız lazım.
Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok artık git buradan.
Hadi.
Yusuf değil mi o?
Dur burada dur fazla yaklaşma.
Ablanın çok üstüne gittin şöyle.
Sinirimi nereden çıkaracağımı şaşırdım.
Ama sabırlı olman lazım o senin ablan sonuçta.
Selçuk'un koruması beni deli ediyor.
Ne yapsın o onu masum sanıyor.
Hiçbir şeyden haberi yok ki.
Selçuk gözünü nasıl boyamışsa anla işte.
Ne kadar hain bir adam olduğunu bilse.
Of ya nasıl kurtulacağız bu adamdan.
Oğlum Toprak nasılsın anne?
İyiyim iyiyim ben.
Baban da iyi.
Hayır hayır kavga falan etmedik.
Biz teyzenle bir mesele vardı oğlum.
Hayır hayır teyzeni arama sakın büyütülecek bir şey yok.
Benim biraz sinirlerim bozuktu oğlum.
Yok yok sen tam oralardan düşünme bizi.
Tamam tamam sonra konuşuruz oğlum.
Ben seni arayacağım tamam mı?
Tamam ben de.
Sevgilim sana bunları yaşattığım için üzgünüm.
Ama ben sana aşık oldum.
İlk gördüğüm günden beri seni seviyorum.
Tamam madem beni bu kadar seviyorsun.
O zaman bunu ispat edersin.
Ederim ne istersen yaparım.
Gerekirse senin için ölürüm.
Tamam madem beni bu kadar seviyorsun.
O zaman Selin'e geri dönersin.
Zeyno bunu benden isteme ne olur.
Bunu yapamam.
Bak Selin'in ve bebeğin sana ihtiyacı var Fırat.
Selin'e geri dön.
Onunla evlenmek istediğini söyle.
Ancak o zaman inanırım beni sevdiğine.
Zeyno seni bu kadar severken.
Gerçekten Selin'le evlenmemi istiyor musun?
Sevda.
Bence bu abimi aldı.
Ya pavyon mühürtü diye geldik.
İncin top oynuyor arkadaş burada ya.
Vallahi Alişin okulu daha iyidir.
Ben oraya döneyim en iyisi.
Fıratcığım.
Kız pilavcı.
Anam müşteri.
Buyurun ablacığım.
Buyurun hanımefendi.
Aman pek de kibar.
Ay seni Allah gönderdi vallahi.
Acımdan ölüyordum ayol.
Pilav kaç para?
Sizin gibi bir hanımefendiye beş lira olur.
Kız çapkın.
Niye bana beş lira oluyormuş?
Akraban mıyız ayol?
Yok canım yani müşteri velinimetimiz de.
O yüzden yani bir jest yapayım dedim.
Ay senin jestini sevsinler.
Bir tabak ver bakayım.
Tamam tamam.
Şişt bana bak.
Dolu dolu ver ha.
Cemili kesme yakışıklım.
Tamam dolu dolu.
Bu kızı bir yerden tanıyorum ama.
Yusuf lütfen git buradan.
Hiçbir yere gitmiyorum Müjgan.
Ne olur beni dinle.
Konuşmalıyız.
Ya artık konuşmak istemiyorum anlamıyor musun?
Git buradan ya git.
Bak seni çok seviyorum.
Seni dünyadaki her şeyden çok seviyorum.
Ne olur affet beni.
Artık bunları duymak istemiyorum.
Sen her şeyi mahvettin.
Geleceğimizi mahvettin.
Biliyorum hata yaptım.
Ama ne olur telafi etmeme izin ver.
Bir kerecik olsun dinle beni.
Ya artık bunları dinlemek istemiyorum bak.
Annenler perişan oldu.
Dedemin kalbi sıkıştı.
Artık başkalarına da zarar veriyorsun.
Ya lütfen git artık bitsin bu oyun lütfen.
Sen çok üşümüşsün.
Sana bir şey olursa...
...anneler çok üzülecek.
Beni sadece senin gözlerin ısıtabilir.
Ne olur beni onlardan mahkum etme.
Bu kadarı bana yeter.
Bakalım şimdi ne yapacaksın Yusuf Bey.
Hadi gidelim.
Lütfen bırak artık dedem seni görmek bile istemiyor.
Peki ya sen?
Sen de mi istemiyorsun?
Ben de istemiyorum.
Eğer senin yüzünden...
...dedeme bir şey olursa...
Tamam tamam gidiyorum.
Ama hiçbir şey bitmedi.
Beni dinlediğinde bana hak vereceksin Müjgan.
Müjgan!
Anne neredesin?
Nerede olacağım evindeyim.
İyi hazırlan birazdan seni almaya geliyorum.
Nereye gidiyoruz?
Selinlere birazdan evde olurum.
Tamam bekliyorum.
Gidiyoruz gidiyoruz gidiyoruz.
Selinlere gidiyoruz.
Şükürler olsun.
Fırat niye geldin?
Selinle buluşmaya geldiysen evde yatıyor.
Herhalde yanlış bir anlaşılma oldu.
Birazdan annemle size gideceğiz.
Konuşmamız gereken şeyler var.
Öyle mi?
Peki madem konuşalım.
İşte bu kadar.
Sonunda kuş kafete girdi.
Efendim anne?
Ben sana ne dedim?
Benim adım Zümrüt Güneş.
Bu işi ben halledeceğim dedim.
Birazdan Fırat'la annesi bize geliyor.
Ne?
Niye geliyorlarmış?
Niye olacak canım pişman olmuş.
Kuyruğu kısırıp sana geri dönüyor işte.
Neyse hadi kapatıyorum.
Sen de toparlan biraz.
Evde görüşürüz.
Hadi bay bay.
Bana bak.
Daha tanışamadın.
Adı ne kız senin?
Cemil.
Ne oldu abla?
Benimki de Cemil.
Cemile Cemile.
Tesadüfe bak.
Az daha odada şov veriyormuşuz.
Vallahi öyle oluyormuş.
Bana bak.
Ben seni çok sevdim.
Yalnız ablacığım ben evliyim.
Yakında çocuğum da olacak.
Tövbe estağfurullah.
Vallahi dünya ahiret abimsin.
Hem pilavın da çok güzelmiş.
Maşallahın var.
Bu taraflara gelir misin hep?
Pek değil abla ben buralarda yeniyim.
Bir şey soracağım.
Burada nohut pilav gider mi?
Gitmez olur mu hiç?
Hem ben sana müşteri de ayarlıyorum.
Telefonun falan varsa veriver biz ararız seni.
Dur abla ben sana kart vizitini vereyim.
Buyurun.
Kart vizit.
Bana bak benim evim şu taraflarda.
Tamam mı?
Gelirsen yanıma uğra mutlaka.
Hadi çav.
Görüşmek üzere.
Halkla ilişkiler işimizin bir parçası.
Üstleri de iyi tutmak lazım tabi.
Neyse biz pilavımıza devam edelim.
Nohut pilav.
Abla.
Ne yapıyorsun?
İstediğin oluyor işte.
Gidiyoruz.
Kocanla seni baş başa bırakıyoruz.
Bu evin düzenini daha fazla bozmayalım artık.
Ne olur böyle söyleme.
Sen benim her şeyimsin.
Benim senden başka kimsem yok ki.
Ben de öyle düşünüyordum ama.
Artık her şey değişti.
Artık kocan var.
Bana ihtiyacın kalmadı.
Benim sana her zaman ihtiyacım var.
Sen benim hem ablamsın hem dostumsun.
Abla.
Bak.
Zor günler geçiriyorum.
Ne olursun beni anlamaya çalış.
Lütfen bir daha düşün.
Ani karar verme sakin ol.
Beni bırakıp gidemezsin abla yapma böyle.
Selçuk abi.
Lütfen ablamı ikna et gitmekten bahsediyor.
Yani aramızda sorunlar olabilir.
Ama burası sizin de eviniz.
Tamam şöyle.
Selçuk.
Ceyda'cığım.
Ne oluyor?
Gidelim Selçuk.
Ben daha fazla kalmak istemiyorum burada.
Ceyda.
Kardeşini o adamla yalnız mı bırakacaksın yani?
Başka çarem mi var?
Şule için tek doğru kocasının ağzından çıkanlar.
Şimdilik öyle.
Ben Şule'ye gerçekleri gösterdiğim zaman.
Artık işler değişecek.
Nasıl yani?
İşte kanıtı.
Bakalım Şule bunu gördüğü zaman ne söyleyecek.
Müjgan mı o?
Yusuf'la ne işi var?
Nasıl yani?
Sen bu kızı tanıyor musun?
Dün olanlar için özür dilerim.
Olay çıksın istememiştim.
Önemli değil.
Olur canım böyle şeyler.
Bu aralar hepimiz gerginiz.
Önemli olan tatlılıkla halletmek.
Tabii tabii.
Biz de onun için geldik zaten.
Değil mi Fırat'cığım?
Evet.
Hepinizin benden beklentileri olduğunu biliyorum.
Size hayal kırıklığını uğratmayacağım.
Bundan emin olabilirsiniz.
Bela Beli.
Oğlum eve gelmeyeceğim de ne demek?
Nerede kalacaksın peki?
Tamam oğlum tamam.
Nasıl istiyorsan öyle yap tamam.
Ne oldu ne diyor Mansur?
Yusuf eve gelmeyecekmiş.
Arkadaşında kalacakmış.
Eve niye gelmiyormuş beyefendi?
Ne bileyim ben Levan.
Of Yusuf of.
Anneciğim merak etme.
Bak gör Yusuf her şeyi yoluna koyacak.
İyisin değil mi dedeciğim?
İyiyim kızım iyiyim.
Merak etme.
Müjgan.
Acaba diyorum.
Köye mi gitsek he?
Ne dersin?
Bak.
Gözden uzak olan.
Gönülden ırak olur derler.
Ne bileyim.
Belki sana da iyi gelir he.
Ne dersin?
Bu çocuk benim.
Kabul ediyorum.
Ona sahip çıkacağım senin.
Seni yarı yolda bırakmayacağım.
Maddi manevi ne gerekiyorsa yapacağım.
O zaman.
Vakit kaybetmeden düğünü yapıyoruz.
Ne dersin Suzan'cığım?
Tabi tabi hazırlıklara hemen başlayalım.
Düğün olmayacak.
Düğün olmasın tabi.
Böyle aile arasında ufak bir tören daha iyi olur.
Doğru.
Şimdi kız hamile.
İyice dikkat çekmeyelim.
Aramızda küçük bir yemek ayarlarız.
Hayır.
Yemek de olmayacak.
Oda nikahı mı kıyacağız Fırat?
Seninle evlenmeyeceğim.
Nasıl yani?
Ne diyorsun sen Fırat?
Çocuk benim kabul ediyorum.
Babası olmaya da hazırım.
Ama aşık olmadığım bir kadınla evlenemem.
Neredesin Yusuf?
Neredesin?
O kızın kollarında mısın şimdi?
Şuraya ben geldim.
Yusuf.
Titriyorsun sen.
Hiç iyi değilsin.
Yok bir şeyim ben.
Ateşinde var.
Yusuf.
Uzanman lazım.
Ya ben de bu kızı nereden tanıyorum diyorum.
Demek butikten.
Yusuf'a bak be.
Hepimiz ayakta uyuduk şimdi.
İnanamıyorum Selçuk.
Bu nasıl olur?
Hani Ankara'da kimsesi yoktu?
Demek ki varmış işte Ceyda.
Gözümün önünde iki aşık gibi sarıldılar diyorum.
Şule'nin de hiçbir şeyden haberi yok.
Acaba Müjgan mı bu?
Yok.
Sanmam.
Herif ikisini birden idare ediyor belli ki.
Şimdi ne yapacağız?
Onları yüzleştireceğiz.
Bakalım küçük sevgilisi Müjgan...
...Yusuf'un evli olduğunu öğrenince ne yapacak?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.