All language subtitles for Aşkların En Güzeli 24. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Seni bu kadar üzdü ya, o Yusuf bir daha gözüme görünmesin.

Kesin başına bir şey geldi. Bunun başka bir açıklaması olamaz dede.

Geldiğinde göreceğiz. Eğer sapasağlam karşıma çıkarsa...

...bir daha bu eve giremez, haberin olsun.

Anne.

Anne, bırak artık şu kumandayı.

Ya Yusuf mesaj attı ya, iyiyim diye.

Yani haberleri çıkacak kadar başına kötü ne gelmiş olabilir?

Kötü bir şey olmadıysa niye gelmedi Fahriye?

Yusuf bu kadar sorumsuz bir çocuk mu?

İlk geldiğimiz gün benden habersiz, gizli saklı hiçbir şey yapmayacaksınız demedim mi ben size?

Demedim mi? Ama dinleyen kim?

Ya babacığım, abim eve geldiğinde kesin mantıklı bir açıklama yapacaktır.

Bana bak, sen hiç konuşma. Sen hiç konuşma.

İptal olmasaydı abinin nişanında bile olmayacaktın be.

Baba, kız iş yerinden çıkamamış işte.

Yengen nişanı biliyordu. Göndermedi mi yoksa seni?

İşlerin yetişmesi gerekiyordu.

Ailemiz bu duruma düştükten sonra hepiniz çalışsanız neye yarar?

Zeyno'ya niye kızdın şimdi?

Leman bak, şu koca şehirde ailemiz savrulacak, parçalanacak diye korkuyorum.

Kızım ne oluyor ya?

Annemler duymayacak bunu bak tamam mı?

Tamam, söz. Hadi anlat.

Selin, Fırat'tan hamileymiş.

Yusuf yalvarırım gel artık. Gel.

Müjgan.

Yusuf'la yaptıklarımızı öğrenirse onu tamamen kaybederim.

Merak etme, her şey yolunda.

Müjgan'la arası açılır mı?

Kesinlikle açılacak. Seninle evli kaldığı için de yalan söylemeye devam edecek.

Biz de bu arada boş durmayacağız tabii.

Daha ne kadar sürecek bu oyun?

Sen Yusuf'u elde edene kadar.

Yusuf nereye gidiyorsun?

Çekil Şule, her şey mahvoldu. Herkes beni arıyordur şimdi.

Yusuf, dün sizinkiler defalarca aradı.

Ben de senin telefonundan işim var merak etmeyin diye mesaj çekmek zorunda kaldım.

Nasıl yaparsın bunu ya?

Polise gideceğiz dediler. Gitselerdi evli olduğumuz ortaya çıkacaktı.

Allah kahretsin.

Zümrüt Hanım, Suzan Hanım geldi.

Ne duruyorsun kızım? İçeri alsana.

Suzancığım hoş geldin.

Hoş bulduk tatlım.

Bir bakayım sana şöyle.

Çok zayıflamışsın. Bu ne güzellik? Genç kız gibi olmuşsun.

Abartıyorsun.

Yok öyle öyle. Sen de git gide güzelleşiyorsun.

Yok tatlım. O senin güzel görüşlerin.

Zümrüt, acele gel dedim ben de apar topar geldim.

Hayırdır işle ilgili bir problem mi var?

Yok yok işler gayet iyi.

Ama çocukların durumu çok kötü.

Zümrüt, ben de önemli bir şey oldu zannettim.

Her zaman kerleri ayol.

Bu sefer niye küsmüşler?

Bu sefer durum sandığın gibi değil.

Ayrıldılar.

Yuh ya. Yani bu kadarına pes.

Adam Selin'i hamile bırakıp, sonra sana sırnaşıyor.

Abla, Fırat'ın haberi yok.

Nasıl ya?

Selin söylememiş mi?

Hayır. Selin Fırat'ın sevgilisi var.

Onun kim olduğunu öğrenene kadar saklayacağım diyor.

Eyvah. O zaman Selin peşine düştü yani.

Evet abla. Ben de ne yapacağımı bilmiyorum.

Dün az kalsın Fırat'la fotoğraflarımızı bulacaktı.

Erkek milleti işte.

Naneleri onlar giyesin, sıkıntıyı biz çekelim.

Kızlar koşun Yusuf geldi. Dışarıda kıyamet kopuyor.

Müjgan her şeyi düzelteceğim.

Dündar Baba izin ver Müjgan ile konuşayım.

Artık çok geç Yusuf.

İki elin kandı olsa gelecektim buraya.

Defol şimdi kapımın önünden.

Bebe.

Yusuf ne yapıyorsun oğlum sen?

Oğlum nerelerdesin sen?

Ne çok korktuk biliyor musun sen?

Müjgan her şeyi açıklayabilirim bak.

Mansur oğlunu al önümden yoksa elimden bir kaza çıkacak.

Yusuf hadi gidiyoruz.

Dündar amcana saygısızlık ediyorsun. Hadi yürü.

Müjgan ile konuşmadan hiçbir yere gitmiyorum.

Dur be çocuk.

Önce niye şimdiye kadar gelmedin onun hesabını ver.

Müjgan'dan daha önemli ne işin vardı senin?

Arkadaşımın yanındaydım.

Kaza geçirdi.

Hangi arkadaşmış bu?

Caner askerlik arkadaşım.

Müjgan da tanıyor.

Hayat memat meselesi.

Dün bütün gece onunla beraberdim.

Ya insan bir telefon eder o zaman.

Şarjım bitmişti arayamadım.

Müjgan özür dilerim affet beni.

Çekil sen içeri git.

Bak anlattığın hiçbir şeye inanmıyorum.

Her şeyi mahvettin.

Yıkıl şimdi gözümün önünden.

Dündar baba.

Dündar baba.

Açmıyor.

Acaba hastaneden çıktıktan sonra...

...karakola ifade vermeye mi gittiler?

Ne bileyim bence Eda.

Yani görüyorsun işte.

Hep kocasının yüzünden bu belalar açılıyor Şule'nin başına.

İnşallah akıllanmıştır artık.

İlahi adalet işte.

Bak bize haber vermediler ama...

...şirketin satışı nasıl iptal oldu?

Şule sağ salim geldi ya...

...bizden gizli şirketi satması falan umurumda değil artık.

Eda beni dinlememeye devam edecek daha.

Öyle giderse daha çok felaketler gelir bizim başımıza.

Oğlum yavaş. Birini sakatlayacaksın.

Ağabey lütfen ne yapıyorsun ya?

Ah be Yusuf niye aramadın?

Ne yapıyorsun oğlum sen?

Baba ne olur üstüme gelmeyin rahat bırakın beni.

Rahat bırakalım öyle mi?

Sen bizi Dündar babaya rezil et...

...ondan sonra biz seni rahat bırakalım öyle mi?

Yürü Leman yürü.

Ne hali varsa görsün yürü.

Oğlum.

Anne lütfen siz karışmayın ben halledeceğim.

Neyse sağ salim karşımdasın ya...

...gerisi hiç önemli değil.

Zamanla her şey düzelir.

Hadi siz eve gidin hadi.

Hadi anneciğim siz geçin ben birazdan geliyorum.

Zaten işe geçeceğim.

Bahriye yürü hadi.

Ağabeyciğim ne olursa olsun ben senin yanındayım.

Bir şeye ihtiyacın olursa mutlaka söylerim.

Sağ ol canım. Hadi git sen de geç kalma.

Nohut pilav.

Efendim baba.

Neredesin oğlum? Gel artık.

Bütün gece dışarıdaymışsın.

Baba nohut pilav en iyi gece satılır ya.

Peki satabildin mi?

Ayıpsın canım sattım tabii.

Öğleden sonra hepsini bitirir gelirim ben.

Sen onu bunu bırak da Yusuf ne yaptı ya gelebildi mi?

Merak etme sağ salim geldi.

Oh çok şükür çok şükür.

Ben de birkaç saate kadar bitirir gelirim baba.

Tamam tamam görüşürüz baba.

Nasıl bitireceksek?

Ben Yusuf'la gidip konuşacağım.

Dedeni çiğniyor musun?

Ben Yusuf'u seviyorum.

Eğer ona inancımı kaybedersem yıkılırım.

Bir daha da kimseyi sevemem bu yüzden onu dinlemem lazım.

Bak onunla konuşmamı engelleyerek...

...hayallerimi, geleceğimi her şeyimi bırakmamı istiyorsun.

Nasıl bu kadar kolay arkamı döner giderim söylesene.

Yalvarırım konuşmama izin ver.

Yoksa bütün hayallerim yıkılacak.

Her şey yerle bir olacak dede.

Tamam git o zaman ama gördün işte.

Yusuf evine giremedi.

Niye? Çünkü yüzü yok.

Hem nasıl gideceksin oraya?

Ya mutlaka çalıştığı fabrikaya uğrayacaktır dede.

Onu orada bulurum.

Tamam o zaman birlikte gidiyoruz.

Dede.

Lütfen sen kal oğlum.

Şule, canım benim.

İyi misin?

Yusuf nasıl?

İyiyiz ablacığım ikimiz de iyiyiz.

Geçmiş olsun bakalım.

Ama bu Yusuf yüzünden senin başın daha çok belaya girecek.

Benden söylemesi.

Yusuf'un bunda bir kabahati yok.

Tabi tabi.

Onun yüzünden bizden uzaklaştı.

Yusuf ona zarar vermeye başladı bile şimdiden.

Yusuf'a yüklenmekten vazgeç.

O benim iyiliğimi istiyor.

Selçuk tamam.

Ama sen de bize hak ver.

Eskiden her şeyi bizimle paylaşırdın önce.

Şimdi en son biz öğreniyoruz.

Evlilikte böyle bir şey değil mi?

Sen de her şeyi ilk önce kocanla paylaşıyorsun.

Şule yapınca niye bozuluyorsunuz?

Serra çok yorgunum.

Odaya çıkalım mı?

Yusuf niye teşrif etmedi?

Akşama kadar hastanede kalması gerekiyormuş.

Biraz dinleneyim ben de gideceğim.

Merhaba.

Ben Yusuf Güneş.

Dün karım Şule Güneş kaçırılmıştı.

Geldiğiniz iyi oldu.

Arkadaşları dün ifadenizi almaya hastaneye gittiklerinde sizi bulamamışlar.

Ben de ifade vermeye gelmiştim zaten.

Tamam amirim haber vereyim.

Tamam sağ olun.

Bitsin bu kabus.

Bitsin.

Daha önce konuştuğumuzda ben işin bu kadar ciddi olacağını anlamamıştım.

Ne demek ayrılmak ayol?

Vallahi biz de çok şaşırdık.

Doğum gününde herkesin içinde patadanak söyleyiverdi.

Ne?

Herkesin içinde mi söyledi?

Derdi neymiş?

Artık Selin'i sevmiyormuş.

Selin de Milano'dan döndüğünden beri anne Fırat çok değişmiş deyip duruyordu.

İnanamıyorum gerçekten inanamıyorum.

Kendi çocuğumu tanıyamıyorum yani.

Hayır yani nasıl yapar böyle bir şeyi?

Aklını mı kaçırdı bu çocuk?

İşte böyle Suzan'cığım.

Senin oğlun Fırat kızımı bir anda yüz üstü bıraktı.

Üstelik.

Üstelik.

Yani bunu söylemesi çok zor ama.

Zümrüt sana da mı terbiyesizlik yaptı yoksa?

Fırat Selin'i hamile bırakmış.

Ne?

Kolay gelsin.

Eyvallah abicim sağ ol.

Plan sekiz lira mı?

Sekiz lira da sana beş lira olur abi.

Versene bir tabak.

Hemen abi.

Valla böyle pilavı başka yerde bulamazsın abi.

Yani Adana'da olsak şimdiye kalmazdı da Ankara'dayız işte ne yapacaksın?

Tuz falan açsan mısın abi karabiberi?

Al abi.

Tamam yeter.

Allah kim bilir.

Vay.

Hakikaten çok iyiymiş.

Eyvallah abi sağ ol.

Ama tezgahı yanlış yere açmışsın.

Deme ya.

Pilav satacaksan Sakarya'da satacaksın.

Nerede dediğin o yer?

Buraya uzak.

Ama aklında olsun bunu en iyi içen adamlara satarsın.

İşte şurada arka tarafta manzaraya bakarak içen gençler var.

Onlara satarsın.

Tamam abicim eyvallah sağ ol.

Hadi afiyet olsun.

Kusura bakma etraf biraz dağınık.

Yok canım hallederim ben şimdi.

Ya kuzi bırak şimdi birazdan temizlikçi gelir zaten.

Kuzi bırak.

Kafam çok karışık ya bana biraz akıl versene.

Ne oldu ki?

Ya Fırat hala sevgilisini sır gibi saklıyor.

Bir türlü öğrenemedim kim oldum.

Ya aslında...

Bırak bırak.

Yine söyleyeceksen Fırat öyle birine benzemiyor diye Allah aşkına sus Zeyno.

Biliyorum uzaktan beyefendiye benziyor ama...

Gördün işte üç ay boş bıraktık hemen başka birini buldun.

Hayır terk ettiği yetmiyormuş gibi bir de bebek çıktı.

Annemde başımda car car car git söyle git söyle.

Ne yapacağımı şaşırdım.

E sen niye söylemiyorsun?

E söylersem daha fazla alçalmaz mıyım?

Hem söylersem ya inkar edecek ya da bebekten kurtulmamı isteyecek.

Ya yok ya Fırat öyle biri değil.

Yani senin anlattığın kadarıyla.

Oğlum sen saf mısın ya?

İnsan bilgisayarına öyle kolay şifre koyar mı?

Abi bugüne kadar hiç orada özel bir şeyimi tutmadım ki.

Boşuna denk geldi.

Dikkat et dikkat.

Selin aptal bir kız değil.

Biliyorum sayende uyanık bir baş belası sahibiyim.

Oğlum ben bir şey yapmadım ki.

Madem ki bu kadar iyi arkadaşsınız sevgili olun dedim.

Sonradan kızın huyu değişti o başka.

Doğru sizinle aranız açıldı baya.

Neyse canım boş açtım maziyi.

Ee Zeyno'yla anan nasıl?

Dün Ankara'dan ayrılacağımı söyledim umursamadı bile.

Beni bırak git Selin'le konuş diye ısrar etti.

Gerçekten barışmanızı istiyor demek ki.

Kesin Selin'dir.

Abi ben buradan gitmedikçe bana rahat oluyor.

Anne.

Nereden çıktın sen?

Ay çekil şuradan çekil.

Yüzünü görünce tepem atıyor.

Neden ki?

Ne zamandır görüşmüyoruz zaten anne.

Ne bu şimdi?

Zümrüt'ün yanından geliyorum.

Her şeyi öğrendim.

Buyurun.

Ee şey ben Yusuf Güneş'e baktım.

Yusuf Güneş.

Hangi departmanda çalışıyor?

Burada çalışıyor.

Nizamiyede güvenlik görevlisi olarak.

Güvenlik mi?

Evet.

Siz tanımıyor musunuz?

Valla biz burada dört kişiyiz.

Aramızda Yusuf Güneş diye biri yok.

Nasıl olur?

Benim nişanlım burada çalışıyor ama.

Valla arka kapının nizamiyesinde yeni biri başlamıştı.

İsmi de tanlık geliyor ama...

Bir sorar mısınız lütfen?

Peki burada bekleyin ben sorayım.

Yusuf hala gelmedi.

Nereye gitmiş olabilir?

Biraz yalnız kalmak istemiştir.

Keşke takip etseydik.

Merak etme birazdan gelir.

Sakinleş artık her şey yolunda.

Neden bana her şey yolundaymış gibi gelmiyor?

Her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdık gibi hissediyorum.

Bak bu işin zor olacağını zaten biliyorduk.

Ama gördüğün gibi kız Yusuf'u takip etmedi.

Evet ama...

Sonuçta şirket satılmadı.

Yusuf seninle evli kaldığı için bu işi kotaramayacak.

Böyle bir kavgayı atlatmaları da imkansız.

Yani her şey istediğimiz gibi ilerliyor.

Rahat ol.

Of ya.

Hala kapalı telefonum.

Bakın bu çok ciddi bir suçlama.

Karınızı kaçıranın Selçuk Akıncı olduğundan emin misiniz?

Bakın komiser bey başka bir ihtimal yok.

Şirketin satılacağını duyunca Şule'ye saldırdı.

Benden çekindiği için de bir şey yapamadı.

Sonra da Şule'yi kaçırttı.

Satışa engelledi.

Anladım.

Arkadaşlar yazılı ifadenizi alacak.

Sonra gidebilirsiniz.

Biz gerekeni yaparız.

Teşekkürler.

Sıcak sıcak taze taze nohut pilav.

Ben de diyorum ki buna.

Sıcak sıcak nohut pilav geldi.

Haniye neredeymiş nohut pilav?

Pilav mı?

Vallahi pilav.

Gel.

Sıcak sıcak taze taze.

Ağabeyim sen yolunu mu kaybettin?

Ne yaptın sen?

Ne işin var burada ya?

Şey ağabeyciğim.

Meşhur pilavcı Cemil ayağınıza kadar geldi.

Ya meşhur olsam burada ne işim var?

Ağabey bizde müşteri kayırmak yoktur ya.

Bir dakika.

Ne yapıyorsunuz ya?

Sakin.

Sakin tadına bakıyorum.

Tadına bakıyorum.

Ağabey öyle olmaz ya.

Dur.

Öyle yemen ağabey.

Pilav bu bayağı.

İyiymiş ha.

Osmancık pirinci mi bu?

Osmancık ağabey Osmancık.

Erdem.

Gel.

Pilav var oğlum.

Ağabeyim.

İyiymiş ha.

Gel.

Ya biliyor musun?

Aslında benim sana bir özür borcum var.

Neden?

Şeyi hatırlıyor musun?

Hani biz küçükken babam Almanya dönüşü ikimize de oyuncak bebek almıştı.

Hatırlıyorum.

İkisi de çok güzeldi.

Ama ben seninkini daha çok beğenmiştim.

Kıskançlıktan gidip bacağını koparmıştım zavallı bebeğin.

Bal gibi de biliyordun benim yaptığımı ama...

...kimseye ispiyonlamadın.

Bir de üstüne bebeği bana verdin.

Çünkü sen daha çok sevmiştin.

Hayır canım sen de sevmiştin.

Ama benim üzülmemdense bebekten vazgeçmeyi tercih ettin.

Sahi hiç pişman oldun mu?

Yani bebekten vazgeçtiğin için.

Ama zamanla unuttum.

Ben olsam asla unutmazdım.

Ne bileyim?

İnsan sevdiği şey için kavga etmeli.

Alana kadar da savaşmalı.

Tıpkı benim Fırat için o kızla savaştığım gibi.

Fırat'ı geri alana kadar da savaşı bırakmaya niyetim yok.

Bu süreçte yanımda olacaksın değil mi Zeyno?

Nasıl yaparsın bunu?

Herkesin içinde kızı terk etmeye utanmıyor musun sen?

Boşuna uğraşma anne bu iş bitti.

Bu iş bu kadar kolay değil Fırat Beyciğim.

Bak anne biliyorum.

Ayrılmamız seni zor durumda bırakıyor.

Çünkü Zümrüt Teyze ile ortaklığının zedelenmesinden korkuyorsun.

Ay mesele bu değil.

Mesele senin şımarıklığın.

Düğüne aylar kala ayrılmak ne demek ayol?

Neymiş efendim?

Beyefendimiz sıkılmışmış.

Ya anne bir kere bile ne yaşadığımı, ne hissettiğimi sordun mu bana?

Evet Suzan Teyze bence Fırat'ı dinlemelisiniz.

Sen karışma.

Bunun kanına da sen girdin değil mi?

Hayda.

Arkadaş bugün de herkes bana çatıyor ya.

Demek ki bir kabahatin var çocuğum.

Anne Ozan'ın bu konuyla bir ilgisi yok.

Kimin ilgisi var?

Kimin alakası var o zaman?

Sıkıldım anne bunaldım artık.

Ay ben her şey yolunda diye buraya geliyorum.

Bir bakıyorum ayrılmışlar.

Neymiş efendim?

Beyefendimiz sıkılmış.

Anne bu kadar basit değil işte.

Ben Selin'i sevmiyorum.

Ayrılmamız ikimiz için de en doğrusu.

Ya senin için bu kadar kolay değil mi?

Peki o kız karnında bebekle ne yapacak şimdi?

Ne bebeği?

Ay sen daha ayakta uyu ayakta.

Selin hamile.

Ay.

Yusuf burada çalışıyormuş değil mi?

Hayır orada da yok.

Yusuf burada hiç çalışmamış.

Nasıl olur?

Belki sizin haberiniz yoktur.

Nişanlım burada çalışıyor gece vardiyasında.

Bakın hanımefendi iş başvurusu var ama hiç işe başlamamış.

Hanımefendi iyi misiniz?

Devran.

Caner senden bir şey isteyeceğim ama tek bir soru sorma.

Tamam ne istersen yaparım.

Sen dün kaza geçirdin.

Ben de senin yanındaydım tamam mı?

Ne? Ne diyorsun oğlum sen?

Tertip.

Lütfen soru sorma.

Bak sen dün hastanedeydin.

Ben de senin yanındaydım tamam mı?

Müjgan gelirse görünme.

İş yerindekileri de söyle sorarsa öyle söylesinler.

Oğlum sen böyle yalanlar uydurmazdın.

Bacım belada ise söyle bak.

Sonra anlatırım.

Aa Zeyno.

Hayrola kızım?

Selin'e bir şey mi oldu yoksa?

Yok yengeciğim midesi bulandı sadece.

Yine abur cuburla doyurmuştur karnını.

Otursana kızım.

Selin bana her şeyi anlattı yenge.

Hamile olduğunu biliyorum.

Maşallah.

Fırat Bey hariç herkes biliyor.

Ben de Selin'i merak edip gelmiştim zaten.

Zeyno.

Bak kızım sen işin gerçek yüzünü biliyorsun.

Fırat kızıma oyun oynadı.

Selin evleneceklerini düşündüğü için onunla beraber olmuş.

Yoksa Selin öyle bir şey yapmaz.

Gözünü seveyim kızım.

Kimse duymasın.

Tamam yengeciğim.

Söylemem kimseye.

Aman kızım.

Fırat'ın annesi ile konuştum.

Sabah geldi.

İki güne kadar bu konu çözülecek.

Anne.

Suzan teyzeyi mi aradın?

Ya niye yaptın ki böyle bir şeyi?

Ne diyorsun anne sen?

Ne çocuğu?

Duydun işte sabah Sümrüt söyledi.

Selin karnında senin çocuğunu taşıyor.

Ya sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın?

Hamile bir kızı nasıl yüzüstü bırakırsın?

Anne.

Hamile olduğunu bilmiyordum.

Evet bilmiyordu.

Ee kızın yüzüne bakmaz.

İlgi alaka göstermezse bilemez tabii.

Böyle bir şey olamaz.

Kesin yalan söylüyor.

Ya bu kadar ileriye ilgilenmiyor mu?

Gitmiş işte yalan söylüyor.

Aklınca beni oyuna getirecek.

Selin böyle bir şeyi asla saklamaz.

Şimdiye kadar çoktan kapıya dayanmıştı.

Hele ki ben onu terk ettikten sonra.

İftira atma kıza.

O da yeni öğrenmiş.

Doğum günde seni onu terk edince fenalaşmış.

Hastaneye gitmiş.

Orada öğrenmiş.

Onu hastaneye ben götürdüm ama.

Ee sana orada bir şey söylemediler mi?

Yok böyle bir şey bilmiyorum.

Bak anne gördün mü?

Ortada hamilelik falan yok.

Selin aklınca bizimle oyun oynuyor.

Ama bu sefer çok ileri gitti.

Bugüne kadar hep senin hattın için sustum ama...

...bundan sonra susmayacağım.

Kes saçmalamayı kes.

Hamile olmasa gidip annesine anlatır mı?

Anne sen Selin'i tanımıyorsun.

Elde etmek istediği bir şey varsa elinden gelen ardına koymaz.

Nereye gidiyorsun nereye?

Hastaneye.

Bunun yalan olduğunu hepinize ispat edeceğim.

Ozan neredeydi bu hastane?

Geldim abi geldim hadi.

Beni de bekleyin.

Ozan bekle dedim dur.

Şimdi bir kız gelip beni soracak.

Dün kaza geçirdiğim bu yüzden işe gelmediğimi söyleyeceksin.

Ama şefim.

Dediğimi yap hadi.

İyi günler nasıl yardımcı olabilirim?

Ee şey ben Caner Bey'e bakmıştım ama.

Yok Caner Bey bugün gelmedi.

Neden gelmedi haberiniz var mı?

Yok yani var.

Caner Bey hastalanmış.

Hastalanmış mı?

Ben kaza geçirdi diye duymuştum.

Evet evet kaza geçirdi ben yanlış söyledim.

Çok kötüymüş.

Peki telefonun var mı bir arayıp geçmiş olsun desem?

Bende yok.

Şey başkasından isteseniz.

Maalesef bugün burada çalışan tek kişi benim.

Başka kimse yok.

Başka kimse yok demiştiniz.

Şey kutuları düzgün dizmemişim kaydılar herhalde.

Neyse ben sizi daha fazla meşgul etmeyeyim.

Teşekkürler.

Caner Bey kim bu kadın?

Sizden ne istiyor?

Sen işine bak.

Sen bizden korkuyorsun.

Biz sana müşteri buluyoruz burada.

Yok abicim ne korkması?

Ben sadece hızlı yerseniz boğazınızda kalır diye endişelendim.

Canım kardeşim.

Ya kusura bakma ya.

Ne olacak canım yıkarız geçer.

Bizim hesap ne kadar?

Sekiz tabak değil mi sizinki?

Sekiz.

Sekiz kere beş.

Kırk beş.

Kırk verseniz yeter abi.

Ya şu bizim Faruklar da baraja balığa gitmişlerdi.

Aç dönerlerdi.

Arayalım gelsinler.

Abi sen bize on kişi pilavı daha yer en iyisi.

Tamam abicim hemen.

Hemen hazırlıyorum abi.

Hadi kolay gelsin.

Ellerine sağlık.

Sağ ol abicim teşekkürler.

Afiyet olsun.

Vay be.

Aslında alkolik olmasalar iyi adamlar he.

Neden Yusuf?

Neden yalan söyledin bana?

Müjgan.

Allah'ım sonunda aradın.

Müjgan.

Ben çok üzgünüm.

Yusuf konuşmamız lazım.

Tamam.

Birazdan evin önünde olurum ben.

Ben evde değilim bizim parkta buluşalım.

Tamam hemen geçiyorum oraya.

Aa bak Cemil eniştem.

Cemil.

Ha baba.

Bak hepsini sattım.

Enişte leş gibi kokmuşsun.

Ne oldu sen?

İçki mi içtin?

Yok baba ne içkisi ya.

Görev başında içmem ben biliyorsun.

Sabahlara kadar çalıştım.

Yani bana inanmıyorsan bunlara inan.

Nerede sattın sen?

Okulun orada yoktun.

Şey biraz uzaktaydım ya.

Uzakta çalıştım yani.

Bana bak.

Alkol kokuyorsun sen.

Ulan oğlum sen içkili yerlerde mi satıyorsun he?

Orada kavga mavga çıkar başına iş alırsın.

Yok baba ya.

Ocağı yakarken ispirta üstüme döküldü.

O da odur yani.

Yoksa aşağıdaki lisenin önünde sattım.

Bana hiç mi güvenmiyorsun ya?

Yok oğlum yanlış anladın.

Sana güvenmez miyim?

Aferin.

Aferin.

Kedi olalı bir fare tuttun he.

Aferin.

Cemil'in ünlü artık yavaş yavaş yayılıyor.

Bekle beni Ankara.

Peki Cemil eniştem geliyor.

Aslanım benim lan.

Hadi gel arabaya gidelim gel.

Gel.

Hadi.

Allah'ım lütfen mantıklı bir açıklama yapsın lütfen.

Müjgan'ım.

Bak.

Biliyorum bana çok kızdın.

Ama her şeyi unutturacağım sana.

Söz veriyorum kendimi affettireceğim.

Bugün seni hemen istemeye geleceğiz.

Müjgan'ım.

Her şey yoluna girecek.

Önce öğrenmek istediğim şeyler var.

Tabii ne istersen sor.

Hepsine cevap veririm.

Neden bana yalan söyledin?

Bugün çalıştığım fabrikaya gittim.

Daha doğrusu bana çalıştığını söylediğin fabrikaya.

Müjgan.

Ben aslında iş bulamadım.

Sen üzülme diye sana söyleyemedim.

Peki.

Dün gece neredeydin?

Söyledim ya Cenar kaza geçirdi.

Sus Yusuf.

Gözümün içine baka baka yalan söyleme bari.

Cenar saklanmaya çalıştı ama gördüğüm sapa sağlamdı.

Yalvarırım artık yalan söyleme bana ya.

Ne olursun doğruyu söyle.

Dün gece neden gelmedin?

Bana bak doğruyu söyle.

Fırat gerçekten Selin'in hamile olduğunu bilmiyor muydu?

Gerçekten bilmiyordu Suzan teyze.

Bilse bir şeyler yapmaz mı?

Ne yapacaktı?

Zorla çocuğumu aldıracaktı.

Yok ben öyle demek istemedim.

Yani Selin ile arasını düzeltmek için bir şeyler yapardı.

Bana bak o hiçbir şeyi halledemez biliyor musun?

Tıpkı babası bana çocuğumu anlatma Allah aşkına.

Hastanın ismi neydi?

Selin Güneş.

Biz iki gün önce acilden giriş yapmıştık.

Ama hastaneden çıktığından beri dalgın.

Bir şeyler sakladığından şüpheleniyorum.

Heh buldum.

Siz neyi oluyorsunuz?

Ben nişanlısıyım.

O zaman nikah için günü ayarlayın.

Nişanlınız hamile.

Benim işim başımdan aşmış çocuğumu şımarıklı ile uğraşıyorum şu hale bak.

Fırat şımarıklık yapmıyor Suzan Teyze.

Yani içinde Selin'e karşı en ufak bir aşk kırıntısı yok.

Öyle mi?

Peki bu çocuk gökten zembille mi indi he?

Ne oldu? Sonuç?

Doğruymuş.

Selin Hamile.

Nerede bu ya nerede?

Çıldıracağım.

Zule yalvarırım bir sakin ol.

Ya Müjgan ile barıştıysa?

Bir sakinleşir misin gel.

Otur şuraya otur.

Ben çıkıp Şule'ye bakacağım.

Ceyda otur şuraya.

Can arkadaşı yanında sana ihtiyacı yok.

Ama.

Aması yok Ceyda.

Allah Allah biraz kendini ağırdan sat ya.

Saçmalama o benim kardeşim.

Sen de onun ablasın.

Bir kere de o seni düşünsün.

Bak kocası hala yok ortalarda.

Belki sen onun için burada üzülürken o arkamızdan iş çeviriyor.

Öyle deme Selçuk.

Bak Yusuf'u bilmiyorum ama Şule bizim kötülüğümüzü istemez.

Valla artık ben o kadar emin olamıyorum işte.

Mesaj gelmiş.

Yusuf açmış telefonunu.

Neden susuyorsun Yusuf? Konuşsana.

Bir şey söylesene neden gelmedin?

Kimdi o neden bakmadın telefonuna?

Önemli biri değil kapattım.

Şu an hiçbir şey senden daha önemli olamaz Müjgan.

Peki dün akşam benden önemli olan şey neydi?

Konuş artık Yusuf konuş.

Ya konuşsana bir şey söylesene niye gelmedin?

Niye yüzüstü bıraktın beni söyle.

Çünkü.

Çünkü evlenmekten korktum Müjgan.

Yusuf geldi Yusuf geldi.

Selçuk Akıncı siz misiniz?

Evet benim memur bey.

Hayrola?

Korktun mu?

Evet.

İşim gücüm yoktu.

Seni mutlu edemem diye korktum.

Sonra ayrıldığımızı düşünüp tüm gece uyuyamadım.

Sensiz yapamayacağımı anladın mı Müjgan?

Olur mu canım öyle saçmalık yani?

Ben baldızımı niye kaçırıyorum?

Yusuf Güneş'in ifadesi üzerine buradayız.

İfadesinde şirket satışını engellemek için...

...karısını kaçırmaya azmettirdiğinizi yazmış.

Olur mu böyle şey siz ne diyorsunuz?

Bizim de kargola gelmeniz gerekiyor.

Şöyle bir şeyler söylesene.

Selçuk böyle bir şey yapmaz desene.

Ben.

Gitmemiz gerekiyor.

İyi tamam gidelim bakalım.

Şöyle, şöyle bir şeyler yap.

Korktun öyle mi?

Ben de seni adam sanmıştım.

Yalancının korkan tekiymişsin yazıklar olsun.

Müjgan.

Sakın.

Sakın dokunma bana.

Bir daha da karşıma çıkma yüzünü bile görmek istemiyorum.

Her şeyi yerle bir ettin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.