Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Nerede bu kız ya?
Rahatla biraz, her şey planladığımız gibi giderse...
...bu kızdan sonsuza kadar kurtulacağız.
Alo, Gülçin söylediğin yere yaklaştım, sen iyi misin?
Tamam tamam geliyorum.
Sürpriz.
Yusuf?
İnanmıyorum, bunların hepsi benim için mi?
Her şey güzel gelinliğim için.
Akşam nişanımız var ama sabredemedim.
Çok seviyorum seni çok.
Ben de seni çok seviyorum bir tanem.
Söyle, gittin mi biraz?
Çok zor Zehra.
Onları böyle görmeye dayanamıyorum.
Dayanacaksın, eğer onu elde etmek istiyorsan sabredeceksin.
Unutma, Yusuf'a hak eden sensin o kız değil.
Hasta mı oldun sen?
Yoksa aç mısın?
Böyle bitmeyeceksin.
Bitemezsin.
Eyvah, davayı unuttum.
Anne, ben çıkıyorum.
Aa, sabah sabah nereye?
Fırat'tan eşyalarımı almaya gidiyorum.
Selin konuşmamız lazım.
Ya tamam anneciğim konuşacağız, merak etme.
Ama önce Fırat'a gitmem lazım.
Selin, senin derdin eşya falan değil.
Evet anne, eşyalar umurumda değil.
Bizi ayıran kadın kimmiş, gidip onu öğreneceğim.
Yusuf her şeyi düşünmüşsün.
Burası harika olmuş.
Sen en güzellerine layıksın zaten bir tanem.
Demek Gülçin'e bir olup beni kandırdınız öyle mi?
İyi oynadım bari.
Hem de nasıl.
Telefonda öyle bir aldı ki çok kötüyüm hemen geldi diye ödümü kopardınız ya aşk olsun.
Zaten hayatımızda hep aşk olsun.
Seni tanıdığım ilk günden beri son nefesimi yanında vereceğimi bildim zaten.
Hayatımın aşık olacağını hissettim.
Bu akşam nişanlanacağız ama sana doğru düzgün bir evlenme teklifi bile yapamadım.
Hadi artık gidelim.
Biri mi var orada?
Yok yok kedi falandır sen bir şey söyleyecektin.
Sen dünyanın en güzel kızısın.
Seni çok seviyorum.
Benimle evlenir misin?
Evet evet evet yüzlerce kez evet.
Şşş.
Zehra.
Sormuyorum Zehra.
Beni götür buradan.
Tamam canım gidelim gel.
Üzülme artık bu evlilik olmayacak buna izin vermeyeceğiz.
Çok korkuyorum Zehra.
Yıllar sonra aşık oldum.
İlk defa kalbimin çarptığını hissediyorum.
Yusuf'u kaybedersem yaşayamam.
Merak etme Yusuf'un bugün bu kızla işi bitecek.
Hadi artık gidelim adamlar gelmek üzeredir.
Aliş oğlum.
Koş koş.
Otur bakayım şuraya.
Al şunlardan da.
Mansur.
Buti'ye sen yalnız gitsen ben gelmeyeyim.
Hayda o da nereden çıktı şimdi ya?
Zümrüt'le karşılaşmak istemiyorum şimdi.
Şu borç meselesi yüzünden canım çok sıkkın.
Olur mu canım şimdi sorar seni.
Hem oğlumuz nişanlanıyor.
Yani senin davet etmen daha uygun olur.
Kız bu durumdayken doğru olur mu he?
İyice bozulmasa şimdi böyle nispet yaparmış gibi.
Olur mu canım yani o başka bu başka yani.
Allah Allah.
Hala hatır sorarız arabanın satışından da söz ederiz.
Her ne kadar arabadan ses seda çıkmasa da.
E çıkacak bir ara yani.
Borcun yarısını bile karşılamaz.
Anneciğim sen merak etme ya biz bugün pilav yapmaya başlayacağız.
Nohut pilav sektörünün tozunu attıracağız tozunu.
Kızlar gelin.
Benim hemen çıkmam lazım.
Kızım otur aç acına gidilir mi?
Babacığım geç kaldım.
Hadi sizi de öptüm görüşürüz.
Ay benim canım elma çekti.
Ben elimi getireyim geleyim.
Anam.
Dur bir dakika dur ben vereyim.
Selin senin burada ne işin var?
Hadi atla gidiyoruz.
Ben Butik'e gideceğim yürüyerek gidebilirim.
Ya Butik'e gideceğimizi kim söyledi kızım?
Hadi atla.
Nasıl yani nereye gidiyoruz?
Fırat'a.
Fırat'a mı?
Ay amma soru sordun ha.
Hadi.
Ya kızım hadisene.
Öyle mutluyum ki bize nazar değecek diye çok korkuyorum.
Korkma.
Buna asla izin vermem.
Hem...
...en güzel günlerimizi yaşamadık bile daha.
Bakın.
Bugün nişanlanıyoruz.
Yakında da evleneceğiz.
Bir ömür boyu.
Mutlu yaşayacağız.
Tıpkı masallardaki gibi.
Ben de ömrümün sonuna kadar senin yanında olacağım.
Hadi gel gidelim.
Alo.
Fatih Bey iyi günler.
Müşterilerden haber var mı?
Güzel.
Tamam ben de yarım saate kadar orada olurum.
Şule orada mı peki?
Tamam.
Tamam iyi günler görüşürüz.
Bu oyun bitecek bir tanem.
Bitecek ve biz de mutlu olacağız.
Nerede kaldı bu adamlar?
Telaş etme birazdan gelirler.
Yusuf'u mu arasam?
Ay saçmalama.
Birazdan oyunumuz başlayacak.
Yusuf da bundan sonra hep senin yanında olacak.
Meraklanma.
Ya sen bana bir doğru düzgün cevap versene avukat.
Biz şimdi bu yönetim kurulu toplantısına katılmazsak...
...bu satışı yapabiliyorlar mı yapamıyorlar mı?
Ne demek emin değilim ya.
Ben sana bunun için mi tonla para veriyorum?
İyi tamam iyice öğren.
Bu işi hallet.
Sonra da ara beni.
Ne oldu?
Şule'yi aradın mı?
Aradım.
Toplantıya katılmayacağımızı söyledim.
Ee ne dedi?
Hiç oralı olmadı.
Tamam dedi kapattı.
O kadar rahat olduklarına göre...
...biz olmasak da satış yapacak.
Ne yapıyorsun?
Bıraksana!
Bırak beni!
Ne oluyor ya?
Şu aç Şule kimse yok mu?
Şule!
Şule!
Aç kapıyı!
Kapıyı aç!
Kimse yok mu?
Sera!
Sera ne oluyor?
Şule!
Şule'yi kaçırdılar.
Ne?
Şule!
Şule!
Biz niye gidiyoruz ki?
Fırat getirir de eşyalarını.
Oraya sadece Fırat'ın eşyalarını almak için gittiğimi düşünmüyorsun herhalde.
Ee yani ne için gidiyorsun?
Bir şeyler öğrenmeye.
Ne mesela?
Bakalım Fırat'ın gizli gizli akvaryuma gittiği, flörünü sakladığı kadın kimmiş?
Her şeyi öğrenip ikisine de hesap soracağım.
Zaten ayrılmayı da hem o yüzden kabul ettim.
Beni terk etmek kolay değil.
Sera konuşsana nasıl kaçırdılar Şule'yi?
Bilmiyorum anlamadım ki birdenbire iki tane adam gelip zorla arabaya bindirip götürdüler.
Ne diyorsun sen ya? Güpü gündüz nasıl olur böyle bir şey?
Ya söyle nasıl bir arabaydı? Kaç kişilerdi? Konuşsana!
Siyah bir arabaydı. İki evet iki kişilerdi.
Bir tanesi de arabayı kullanıyordu ama yüzlerini görmedi maske takmışlardı.
Şule! Şule kardeşim! Polis! Hemen polisi arayalım.
İyisiniz değil mi?
İyiyim hocam.
Ben hemen eve gideyim. Daha çok işim var akşama görüşürüz.
Ee bir öpücük yok mu?
Ne yapıyorsun? Dedem görecek.
Ya ne olacak? Akşama nişanlım olmayacak mı zaten?
Ya öyle ama...
Anam!
Ne yapıyorsun Cemil?
Oh! Kumrularımız aşk peşinde. Biz burada ekmek parası derdine düşelim.
Rahat bırak çocukları.
Ee şey ben gideyim. Daha bir sürü işim var.
Rüzgar yapacak bir şey olursa ben hediye yapıp getiririm tamam mı?
Dur Fahriye ya ne yapıyorsun? Daha pilav yapacağız.
Aa yok yok ben her şeyi hallettim ablacığım sen merak etme.
Tamam.
Bak gelin kızımız çok marifetli. Yapar o yapar.
Ee ben de gideyim o zaman.
Hayırdır Yusuf sen nereye?
Damat tıraşı olacağım. Sonra da çiçekli çikolatayı alır gelirim işte.
Alo.
Yusuf ben Serra. Yetiş. Şule'yi kaçırdılar.
Ne diyorsun sen? Kim kaçırdı?
Bilmiyorum. İki tane adam zorla arabaya bindirip götürdüler.
Nasıl olur ya?
Bilmiyorum ama kesin Selçuk'muş. Şirket satılmasın diye yapmıştır.
Çabuk yetiş Yusuf.
Tamam hemen geliyorum ben.
Tamam komiser bey. Biz buradayız bekliyoruz o zaman.
Tamam size de iyi günler.
Allah'ım. Allah'ım sen kardeşimi koru ya.
Hoş geldiniz Zümrüt Hanım.
Sizi Solaryum'dan aradılar. Seans vaktiniz gelmiş.
Bırak şimdi Solaryumu falan. Bana hemen bir ağrı kesici getir.
Tamam efendim.
Ya Mansur. Zümrüt yenge ile sen konuşsan da ben şuradan pazara gitsem he?
Yapma Leman ya. Hadi gel gel.
İyi geceler Zümrüt Hanım.
Kolay gelsin yenge.
Hoş geldiniz. Buyurun.
Hoş bulduk. Hoş bulduk.
Hoş bulduk. Rahatsız ediyoruz ama.
Yok canım. Olur mu öyle şey. Buyurun geçin.
Selin'le olanları duyduk. Çok üzüldük yenge.
Yapabileceğimiz bir şey var mı?
Yok Mansur sağ ol. Gençler onlar. Aralarında çözecekler işte.
Biz de iyi bir haber getirdiydik aslında.
Yusuf'u nişanlıyoruz biz bu akşam.
Ne?
Ya.
Tamam evde yok artık. Hadi gidelim.
Ya daha iyi ya. Biz de anahtarla açarız.
Ne? İzinsiz mi gireceğiz? Ya hırsız mıyız biz?
O kadın Fırat'ı benden çalarken izin aldı mı?
Madem karşıma çıkmaya cesaretleri yok. O zaman ben de kendi başıma hallederim.
Ya Selin. Fırat'ı arayalım gelsin. Başkasının evine böyle girilmez ya. Çok ayıp.
Ay çok da umrumda sanki. Doğum gününde olanları gördüm.
Bunlar herkesin içinde beni rezil etmiş. Ne kadar acayip bir şey.
Ya haklısın. Ama yine de bu çok yanlış.
Ya Fırat'ın bana yaptıkları çok mu doğru sanki?
Onun yüzünden hastanelik oldum ya. Eve geçince bir nasılsın diye aramadı bile.
Her dediğimi yapan, peşimde pervane olan adam bir anda değişiverdi.
Miran odam döndüğünden beri benim Fırat gitti yerine bambaşka bir adam geldi.
Kesin biri Fırat'ın aklına girip kendine aşık etti.
Ay belki de büyü yaptı.
Yok artık. Ama bulacağım o kadını.
Çok yakınlarda bir yerde. Kokusunu alıyorum.
Ya zaten dün geldiğimde Fırat'ın bileğinde kızın tokası vardı.
Sanığın beraatine karar verilmiştir.
Tebrik ederim. Davayı kazandık.
Evet. Zor oldu ama bitti.
Ne yapalım? Yerlerde bir şeyler içelim mi? Hem laflarız.
Yok ya. Ben eve geçeceğim. Başım çatlıyor.
Tamam. Geçerken beni de eve atarsın o zaman. Araba tamirde.
Tamam tamam. Olur.
Mutlaka buralarda bir yerlerde o kadına ait bir izi olmalı.
Ya Zeyno sen de ne duruyorsun? Yardım etsene.
Alo. Serra. Hala bir haber yok mu?
Yok. Polise haber verdik. Bekliyoruz.
Tamam. Ben yoldayım. Az kaldı.
Allah kahretsin.
Yusuf'u aradım. Birazdan burada olur.
Bütün bu hengamede bir de Yusuf'u mu aradın?
Bravo.
Nasıl yani? Kocasının haberi olmasın mı?
Kocalık yapsın da karısının başında dursun o zaman.
Belki Şule'nin başına gelmezdi o zaman bu işler.
Niye kaçırdılar kardeşimi?
Niye yaptılar bunu? Kim yapar?
Onu Yusuf Bey'e sormak lazım.
Ne demek o?
Yusuf bu eve geldiğinden beri huzurumuz kalmadı demek ki.
Eğer bu işin altından da o çıkarsa hiç şaşırmayacağım.
Yok şirketi satacakmış. Yok müşteri bulmuşmuş.
Kızın başına bir ton işi açtık.
Neyse. Bunları kimin yaptığını anlayacağız nasıl olsa.
Bence bu işi kurcalamazsan iyi edersin.
Niyeymiş o?
Niye olacak? Şirketin satılacağını öğrendiğinden beri demediğini bırakmadın kıza.
Satışı engellemek için sen de yapmış olabilirsin.
Sonuçta sen de şüphelilerden birisin.
Sen ne dediğinin farkında mısın Serra?
Sen ne diyorsun Serra? Selçuk benim kocam.
Bana bak polislerin yanında da böyle abuk sabuk konuşup beni delirtme.
Efendim memur beyler geliyor.
Alo.
Yusuf yardım et kaçırdılar beni.
Şule. Şule iyi misin? Sana zarar verdiler mi?
Hayır ama şimdilik. Adamın birinin telefonunu aldım.
Gidince arıyorum. Lütfen yetiş Yusuf.
Neredesiniz?
Lühye'de. Taş ocağının arkasında depo gibi bir yer. Çabuk yetiş lütfen.
Merak etme hemen geliyorum ben.
Kesin Selçuk'un işi bu. Şirket satılmasın diye.
Geliyorlar. Yapmayın ne olur.
Şule.
Alo. Alo Şule.
Baksana şu Müjgan'a. Ne yere bakan yürek yakalmış.
Demek iki günde tavladı Yusuf ha.
Bizim de her şeyden son dakika haberimiz oluyor.
Vallahi yenge biz de yeni öğrendik daha.
Aynen. Yoksa sana haber verirdik.
Ee Selin nasıl oldu yenge?
İyi görünüyor. Atlatacak.
Atlatır atlatır. Hem iyi yönden bakın.
Ya iş nikaha kadar gideydi Allah muhafaza. Ya nikah günü bırakaydı oğlan.
Her şeyde bir hayır var.
Ay hatırlasana Adana'daki Sabahat Hanım kızını.
Allah Allah. Unutur muyum?
Hani kızla evlenmediği gibi bir de hamile bırak.
Tövbe tövbe.
Ya bu yeni nesil ne aile biliyor ne evlilik biliyor.
Aman. Olan olmuş bir kere.
Neyse yenge. Hani yapabileceğimiz bir şey varsa söyle.
İstersen ben bu çocuğu bir kenara çekip bir konuşayım he. Ne dersin?
Hayır hayır hiç gerek yok. Sağ ol.
Aman üzülmeyin. Asıl oğlan derdine yansın.
Selin gibi bir kızı kaybetti.
Akşam nişanda yanımızda olmanı isterim ama...
...ben çok da ısrar edemiyorum.
Sizin durumda malum.
Gelmeye çalışırız.
Aa yenge biz yeni bir işe başladık.
Nohut pilav satacağız.
Nohut pilav mı?
He he.
Aa bunlar seyyar araba aldılar nohut pilav satacaklar artık.
İşleri biraz düzene sokalım.
Senin borcunu da ödeyeceğiz en kısa zamanda.
Peki nasıl isterseniz.
Gerçi şu an pek ihtiyacım yok ama...
...Zeyno da artık burada çalışmaya başladı.
Bir şekilde hallederiz.
O zaman bize müsaade.
Biz kalkalım. Sana kolay gelsin yenge.
Güle güle.
Hadi Zeyno durmasana sen de yardım et.
Ya ben yapamam.
İnsanların eşyalarını karıştırmak doğru değil.
Fırat'ın beni aldatması çok mu doğru?
Hayır biri sana aynı şeyi yapsa ben senin yanında olurdum.
Ben de senin yanındayım.
O zaman yardım et kuzen.
Hadi bir şeyler bulalım.
Burada da bir şey yok.
Sen bir şey bulabildin mi?
Yok.
O ne?
Baksana.
Bu broşu kime aldı acaba?
Üzerinde kart not falan bir şey yok muydu?
Yoktu.
Neyse sen diğer odalara bak ben burayı hallederim.
Zeyno.
Tamamdır.
Şimdi birazcık da bunun içine tavuk suyu koyacağım.
Ne?
Evet evet. Dün hani haşladığım tavuk var ya.
Onun suyunu da koyacağım.
Muhteşem bir tat verecek.
Ya Fahriye'm her pilav için tavuk suyu mu koyacağız ya?
Bulyon daha ekonomik.
Cemil.
Dolaptan tavuk suyunu çıkar koy.
Zaten aldığımız pilinci kullandırmadın.
Yani kırık pilinç diye tutturdun durdun.
Bari tavuk suyundan kaçmayalım hadi.
Hadi ben de nohutları yıkayayım.
Hadi.
Tamam ya tamam ya.
Bu ne?
Bu pilavımızı daha güzel yapacak özel bir karışık.
İnternetten buldum.
Aç şunu Serra aç.
Aslında bütün bildiklerim bunlar.
Başka bir şey görmedim.
Hemen güvenlik kamerası kayıtlarına bakmamız gerek.
Bense yardımcı olayım komiserim.
Buyurun bu taraftan.
Serra aradım seni kaç kere niye açmıyorsun?
Şey polisler geldi ifade veriyordu.
Ne oldu bir şey mi oldu?
Şule beni gizlice aradı.
Bünyede bir depodaymış.
Acele et o zaman Yusuf ne olur.
O civardaymış zaten.
Ama burada bir sürü depo var.
Sen şu arabayı iyice tarif etsene.
Arabayı bulursam Şule'yi de bulurum.
Siyah bir arabaydı camlarında da film vardı.
Acele et Yusuf ne olur bul onu.
Tamam.
Sen Selçuk'a bir şey belli etme.
Şule'yi nerede sakladığını bildiğimizi bilmesin.
Tamam tamam merak etme merak etme.
Sen ağlıyor musun dedeciğim?
Yok be yok.
Ağladım falan yok.
Evet.
Keşke annemle babam da burada olsalardı.
Evet.
Keşke annenle baban da...
...burada olsalardı.
Seni bu mutlu gününde görselerdi.
Çok özledim onları.
Ama biliyor musun?
Sen bir gün bile onların eksikliğini hissettirmedin bana.
Bir gün bile kendime boynu bükük hissetmedin.
Sen hem anne hem de baba oldun bana.
Sahibi şekerparem.
Sahibi şekerparem.
Zeyno ne yapıyorsun burada?
Selin içeride.
Selin içeride mi?
Ne işi var içeride?
Beni de yanına zorla getirdim.
Bir şeyler öğrenmeye çalışıyor.
Ya beni öğrenirse?
Şifre neydi ya?
Merak etme bir şey bulamaz.
Bu ne?
Bu şey.
Sana broş almıştım.
Ama fırsatı olmadığı için veremedim.
Nasıl beğendin mi?
Çok güzel.
Neyse konumuz bu değil şimdi.
Ya kız içeride.
Bir kanıt bulmaya çalışıyor.
Merak etme bir şey bulamaz.
Hem bak akşamdan beri seni arıyorum.
Ulaşamayınca kötü oluyorum Zeyno.
Seninle konuşmamız lazım.
Tamam sus duyacak şimdi.
Bak ne olur anla beni.
Şu an hayatımdaki tek gerçek bu.
Seni gerçekten çok seviyorum.
Bugün Kulubark'ta bekleyeceğim seni.
Seninle konuşmamız lazım.
Seni orada bekleyeceğim.
Ne olur gel.
Ne olur.
Şifre doğum günüydü.
Aa yine mi Şifre?
Benim içeri gitmem lazım.
Zeyno son kez beni dinle.
Ya Fırat lütfen.
Bak söz veriyorum bir daha seni rahatsız etmeyeceğim.
Söz.
Selin Fırat geldi.
Ne yapıyorsun sen ya?
Ne aklı sen benim bilgisayarımı karıştırıyorsun?
Oh Mansur.
Çok geç kaldık nişan açıyoruz.
Şurasında ne kaldı?
Daha saçlarımı yapacağım.
Yetişir yetişir merak etme sen.
Yüreğimi indirecektin be oğlum.
Anneciğim babacığım.
İşte geleceğimiz.
Arabada satacağımız pilavı yaptık.
Doğuttu pilav mı?
Evet benim özel tarifimle yaptık.
Senin özel tarifinse.
İşimiz işleme.
Ne oldu?
Fahriye.
Ne güzel işte.
Anam.
Yutulmuyor bu ya.
Bir de ayranla deneyelim.
Ayranla da yutulmuyor.
Fahriye.
Dolmalık kırık pirinç ile.
Pilav olur mu kızım?
Anne öyle de Cemil.
Ya anne tutturduk kırık pirinç ile yapalım diye.
Kırık pirinçle olur mu bu?
Ben dayanamıyorum.
Of Cemil of.
Hanımefendi bir araba yaklaşıyor.
O işte.
Hadi elini çabuk tutun.
Neredesin Şule?
Neredesin?
Hadi çabuk hadi.
İşte orada.
Hanım şu gömleği bir daha ütülesek mi ya?
İki dakikada buruştu bu.
Çıkar halledeyim ben.
Ama.
Ağlıyor musun sen?
Öyle duygulandım işte biraz.
Ne kadar da gençmişim ben.
Hala resim.
O kadar değil yani.
Artık yaşlandık be.
Ben niye yaşlandım sen hala gençsin maşallah.
İlahi.
Mansur.
Şey diyorum ben.
Annenin bana düğünde taktığı küpeler var diye.
Hatırlıyor musun?
Onları müşkene taksam ben.
Olur.
İyi düşünmüşsün.
Bir şey alamadık.
Durumumuz ortada.
Düğüne kadar her şeyi hallederiz inşallah.
Şu işlerimiz birazcık toparlansın.
Sen ne olur sıkma canını olur mu?
Ver şunu eşyalarımı karıştıramazsın.
Ya bir sakin ol fotoğraflarına bakıyordum.
İzin aldın mı bakamazsın.
Ya ne bakması?
Seninle çekilmiş bir sürü fotoğrafımız var.
Onları siliyordum.
Sen zahmet etme ben hallederim seni.
Ya Selin sen neyin peşindesin hala?
Elbiselerimi almaya geldim.
Sende bir sürü eşyan var.
Evet.
Elbiseleri almaya geldik.
Şimdi sen cevap ver.
Bu broşu kime aldın?
Seni ilgilendirmez.
Cevap veremediğine göre artık eminim.
Hayatında biri var.
Allah'ım yine başladık ya.
Belki annesine almıştır canım.
Ya o kadar saf olma Zeyno.
Bu Suzan teyzenin takacağı türden bir şey değil ki.
Selin bizim ilişkimiz bitti artık.
Senin bunları sorgulamaya burada olmaya hakkın yok.
Doğru biz artık sevgili değiliz.
Ama yakında çıkar ortaya beni.
Kimle aldattığın.
Bugün koluna tokasını takıyorsun.
Yarın da kendisini takar çıkarsın piyasaya.
Yürü Zeyno gidiyoruz.
Olmadığın bir gün haber ver de gelip eşyalarımı alayım.
Bir şey olmaz değil mi?
Merak etmeyin sadece bayıldı.
Baba nasıl olmuşum?
İyi iyi.
Ailenin bütün erkekleri yakışıklı maşallah.
Açmıyor.
Nerede bu çocuk ya?
Merak etme Leman.
Çiçek falan alıyordur.
Gelir şimdi.
Mansur çok geç kaldık.
Dündar amcalar bekliyor.
Telaş etme Leman gelir gelir.
Müjgan yüzükler nerede?
Geldim dede.
Aferin sana.
Nerede kaldı bunlar?
Şimdi gelirler dedeciğim.
Hayırdır ne oldu yine?
Ya Selin işte.
Hadi ben seni almaya geldim bir an önce gidelim.
Olur eşyalarımı alayım.
Yüksel hanımın elbisesi hazır mı?
Şey biz ona işlemeleri kaldı sadece.
O ne demek ya?
Kadın bir saate elbisesini almaya gelecek.
Tabi.
İşe gelinmezse böyle olur.
Dün de yoktun Zeyno hanım.
Hemen hallediyorsunuz.
Ama biz nişana gidecektik.
Önce işinizi bitirin sonra düğüne mi?
Nişana mı?
Nereye gidiyorsanız gidin.
Kadına bak ya.
Kendi yeğenin nişanına gitmediği gibi bizi de göndermeyecek.
Neyse.
İki koldan yaparsak yetiştiririz.
Hadi halledelim.
Hadi.
Selin.
Fırat geldi.
Ya hadi.
Kimmiş bakalım bu güzel bir kadın.
Aç hadi Yusuf aç.
Üzgünüm sevgilim.
Benim olman için ne gerekirse yapacağım.
Neredesin?
Neredesin Yusuf?
Üzgünüm.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.