Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Müjgan.
Neden Yusuf, neden?
Neden beni değil de o kızı seviyorsun?
Neden, neden?
Allah'ım sonunda Yusuf'la evleneceğiz.
Sen yüzümüzü kara çıkarma.
Dedemin yüreğindeki kırgınlık da geçsin.
Kimse üzülmesin artık.
Günaydın ömrüm.
Günaydın nefesim.
Sonuçlar elimde.
Siz hamilesiniz, siz hamilesiniz, siz hamilesiniz.
Nasıl olur bu ya?
Yeter artık, yeter.
Bitti anlıyor musun?
Seni sevmiyorum.
Zeyno.
Oo, sabah sabah gizli saklı ne çeviriliyor acaba burada?
Zeyno, kız düşünebiliyor musun?
Bugün Yusuf'a Müjgan'ı istemeye gideceğiz.
Kız, sen niye bakıyorsun öyle orada?
Kız, seninki yoksa geceden beri burada mı?
Abla seninki deyip durmasana ya.
Fırat'la aramızda artık hiçbir şey kalmadı, bitti.
Bak bu çocuk sana fena abayı yakmış kızım.
Şuraya da yazıyorum, bu iş öyle kolay kolay bitecek gibi değil.
Yusuf.
Oğlum sen kızları alışverişe götürmeyecek miydin?
Önce fabrikaya uğramam lazım baba.
Onlar hazırlanana kadar dönerim zaten.
Tamam.
Baba, biliyorum Müjgan'la ilişkimizi sizden saklamak yanlıştı.
Ama işim gücüm olmadan Dündar babanın karşısına çıkmak istemedim.
Aslan oğlum benim, inşallah.
İnşallah.
Şule yine bir garip.
Bütün gece uyumadı.
Acaba Yusuf'la kavga mı ettiler?
Yusuf denen herif kızı çok üzüyor.
Yok canım, birbirlerine deli gibi aşıklar.
Vallahi Şule aşık da, Yusuf'un kendinden başka kimseye düşündüğü yok kızım.
Allah aşkına sus Selçuk.
Şule duyarsa kahrolur.
Allah Allah.
Hayırdır ya, kim bu sabah sabah?
Aa, Serra Hanım hoş geldiniz.
Tatlım.
Serra.
Ya Serra.
Sürpriz yapayım dedim.
Ne iyi yaptın, hoş geldin.
Ay nasıl da özlemişim.
Ay hala boşayamadın mı şu kocanı?
Sana da merhaba Serra.
Ta Londralardan kalkıp buralara gelmene gerek yoktu.
Telefonla da tadımızı kaçırabilirdin.
Sana gelmedik herhalde.
Şule nerede?
Odasında.
Sen geç otur, ben hemen çağırayım.
Yok yok gerek yok, ben çıkar bakarım.
Görüşürüz.
Bir bu eksikti.
Bu geldi, tam olduk.
Tam, tam, tam oldu.
Nereden çıktın sen?
Telefonda sesin kötü gelince işleri time devredip atlayıp geldim.
İyi ki geldin değil mi?
İyi ki geldin.
Canım.
Allah kahretsin hacı.
Hadi bakalım iç şunu.
O ne?
Sakinleştirici.
İyiyim ben anneciğim ya.
İlaç falan istemiyorum.
Hadi ama kızım, kırma beni.
Bak dünkü yaşadıklarını tekrar yaşamanı istemiyorum.
Şimdi de ruhsar arıyor.
Herkesin diline düştük değil mi?
Hepsine gün doğdu tabii.
Fırat'ı hiç aradı mı?
Nasıl arasın kızım?
Yüzü yok ki.
Hiç bu kadar gururum kırılmamıştı anne.
Resmen gözümün içine baka baka seni sevmiyorum.
Artık düşünme bunları kızım.
Evlenmekten korktu belki de.
Erkeklere olur öyle.
Yakında toparlar.
Konuşursunuz halledersiniz.
Toparlanmasını falan bekleyemem anne.
Fırat'la bir an önce konuşmam lazım.
Kızım, acele etme.
Bak iyileşmedim daha.
Anne lütfen, Fırat'ı bul.
Gelsin buraya tamam mı?
Onunla konuşmam lazım.
Of Fırat ya, gitsene artık.
Aa, Fırat abi.
Ne haber Aliş?
İyiyim de, sen burada ne yapıyorsun?
Ablama mı bakıyorsun?
Yok canım, ben buradan geçiyordum da.
Ben de yedim.
Sen nereye?
Okula.
Böyle yalnız mı gidiyorsun okula?
Zeyno ablan seni götürmüyor mu?
Ben yolu biliyorum ki.
Zaten evin içinde bir tane de isteme meselesi var.
Herkes onunla uğraşıyor.
İsteme meselesi mi?
Zeyno ablanı mı isteyecekler?
Hı hı, Zeyno ablanı isteyecekler.
Ben artık gideyim, okula geç kalacağım.
Nasıl olur ya?
Ne var?
Zeyno seninle konuşmamız lazım.
Ya sen niye laftan anlamıyorsun?
Konuşacak bir şey yok.
Bak kapının önüne gelmezsen kapıya dayanırım haberin olsun.
Bak Zeyno çok ciddiyim.
Of tamam Fırat tamam.
Köşedeki parka git, oraya geliyorum.
Tamam çabuk ol.
Esselamu aleyküm ve rahmetullah.
Esselamu aleyküm ve rahmetullah.
Ya Rabbi sen torunumun başını yere yeme.
Anasız babasız büyütü zaman.
Ona mutlu bir yuva nasip eyle.
Onun o iyi yüreğini güzelliklerinden mahrum etme.
Amin.
Yardım edeyim dedeciğim.
Sağ ol kızım.
Dedeciğim.
Benim için ettiğin duaları duydum.
Ama sen bana böyle bakarsan ben mutlu olamam ki.
Nasıl bakıyormuşum?
Böyle işte mesafeli.
Ne olur eskisi gibi olalım.
Lütfen uzak durma benden dedeciğim.
Tamam tamam geçti hadi uzatma sen de.
Peki sen bizim Yusuf'la evlenmemize gerçekten razısın değil mi dedeciğim?
Bak aklında ufacık bir kuşku bile kalmasın.
Biz Yusuf'la birbirimizi gerçekten çok seviyoruz.
Bizim aşkımız masum, temiz.
Yemin ederim yanlış hiçbir şey yapmadık dedeciğim.
Biliyorum.
Dün Yusuf'a bakarken gözlerindeki o parıltıyı gördüm.
Bak sen yanlış bir şey yapmazsın.
Ama bir daha sakın, sakın ha bana yalan söyleme.
Tamam mı?
Tamam.
Bir daha yalan yok söz.
Barıştık mı?
Canım dedem.
Şule Hanım'a şirketten bir dosya gelmiş.
Ver bakayım.
Kapalı.
Yusuf göndermiş.
İyi al götür bakalım bunu Şule'ye.
Bak bu ikisi kesin bir işler çeviriyor söyleyeyim.
Neyse canım bize ne?
Bol bol ağlanılmış.
Yine bu ilaçlara mı başladın sen?
Dün gece çok kötüydüm.
Duvarlar üstüme üstüme geldi birkaç tane içtim.
Ne birkaçı ya baksana bütün kutuyu boşaltmışsın.
Devirme gözlerini devirme.
Sen ne yapıyorsun kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?
Daha neler.
Hakan vefat ettiğinde de böyle olmuştu yine eski günlere dönmeyelim.
Şule Hanım bunu size Yusuf Bey göndermiş.
Allah kahretsin.
Satış sözleşmesini yollamış.
Şirket satılınca Yusuf'u tamamen kaybedeceğim.
Serra.
Ne oldu?
Şey.
Söylesene.
Boşanma davası için protokol.
Bu kim ya?
Nerede o?
Nerede?
Fırat evde yok Zümrüt Teyze.
Sakın bana nerede olduğunu bilmiyorum deme gebertirim.
Şeyde adliyede.
Hadi o zaman oyalanma beni yanına götürüyorsun.
Zümrüt Teyze olur mu hiç öyle?
Adam davada.
Daha iyi.
Herkes görsün onun nasıl bir canavar olduğunu.
Olmaz şimdi gidemeyiz.
Gelme sen gelme ben kendim bulurum.
Adliyeyi bir başına yıkayayım da görsün gününü.
Herkese rezil edeceğim onu rezil.
Tamam durun yani şeyde değil adliyede değil.
Nerede o zaman?
Gerçekten bilmiyorum sabahtan beri ben de aradım ama ulaşamıyorum.
Peki o zaman anlaşıldı.
Fırat Bey gelene kadar buradayım.
Ne var Ozan?
Oğlum Zümrüt evi bastı seni bekliyor.
Şu an onunla uğraşamam.
Zeyno'yu istemeye geliyorlarmış.
Ne? Ne istemesi ya?
Bilmiyorum Zeyno'yu bulup bir an önce konuşmam lazım.
Neyse hadi ben kapatıyorum.
Ya senin evin önünde ne yapıyorsun ya?
Ya abimi görseydin?
Asıl sen ne yapıyorsun?
Aklınca benden intikam mı almaya çalışıyorsun?
Ne saçmalıyorsun sen ya?
Bilmiyormuş gibi davranma.
Her şeyi öğrendim bugün seni istemeye geliyorlarmış.
Yusuf beni bu kadar erken bırakamaz.
Yapamaz bunu.
Kendine gel lütfen.
Yusuf ellerimden kayıp gidiyor Serra.
Allah aşkına gitmesini böyle mi engelleyeceksin?
Ne yapabilirim?
Anlaşmamız böyle.
Şirket satıldıktan sonra boşanacağız.
O da gidip Müjgan ile evlenecek.
Ben Yusuf olmadan yaşayamam.
O zaman Yusuf'u elinde tutmaya çalış.
Artık çok geç.
Yarın kızı istemeye gidiyorlar.
Serra ona öyle bir sarıldı ki.
Bana da öyle sarılması için neler vermezdim.
Şule sen bu adamı gerçekten bu kadar seviyor musun?
Hem de çok.
O zaman Yusuf'u elinde tut gitmesine engel ol.
Nasıl?
Şimdi siz anlaşmanıza göre şirket satılana kadar evli kalmayacak mıydınız?
Evet.
Şirketin satışını engelle.
Yok.
Eğer böyle bir şey yaparsam bana güveni kalmaz.
Yusuf'u tamamen kaybederim.
Zaten sen yapmayacaksın.
Şirketin satılmasını Selçuk engelleyecek.
Ya sen iyice delirdin.
Beni istemeye geldikleri falan yok.
Yalan söyleme bak her şeyi öğrendim.
Söyle kimmiş o herif?
Oğlumun zamandır görüştüğüm biri.
Nasıl ya? Kimmiş o?
Mahmut.
Mahmut kim ya?
Kimse kim sana ne?
Seni niye ilgilendiriyor?
Nasıl beni ilgilendirmez ya?
Demek ki sen benimle görüşürken başka biriyle daha görüşüyordun.
Onu sadece siz yaparsınız Fırat Bey.
Herkesi kendiniz gibi sanmayın.
Beni istemeye geldikleri falan yok.
Mahmut kim peki?
Öyle biri yok.
Yarın abime kız istemeye gideceğiz.
Tamam mı?
Rahatladın mı?
Aliş.
Bana öyle deyince ben...
Kandırmış işte.
Yani seni istemeye falan gelmiyorlar mı?
Gelmiyorlar.
Ama şimdilik.
Ne demek şimdilik?
Yani ömrümün sonuna kadar yalnız kalacak değilim herhalde değil mi?
Bak.
Sen benim peşimden geleceğine git Selin'in gönlünü al.
Kız perişan.
Gözünde biraz olsun değerin artsın istiyorsan onun yanında olursun.
Rahat bırak beni.
Ne oldu? Geliyor mu Fırat?
Yok ulaşamadım.
Yalan söyleme.
Aradın o da gelemeyeceğini söyledi değil mi?
Ozan.
Selin ile Fırat'ın bu ilişkiye başlamasında sen aracı oldun.
Bak eğer bu işin sonunda kızım zarar görürse...
Bunun hesabını senden sorarım ona göre.
Alo.
Evet benim.
Aa öyle mi?
Birazdan oradayım.
Bir bu eksikti.
Dün o panikle kredi kartımı hastanede unutmuşum.
Nur teyze inanın.
Bak Ozan'cığım.
Ben söyleyeceğimi söyledim.
Daha fazla uzatmaya gerek yok.
Bir yolunu bulup Fırat'ı bizim eve getiriyorsun.
İşte o kadar.
Yep kendine geldin sonunda.
Eğer toparlanmazsan Selçuk şüphelenecek.
Haklısın.
İyi ki geldin Zehra.
Bu arada Mine'nin ağzını aradım.
Selçuk zarfı görünce çok meraklanmış.
E bu iyi haber.
E tabi.
Şimdi o zaman ne yapalım?
Gidelim Selçuk Bey'in merakını giderelim.
Sen bu arada boşanma evrakını iyice sakladın değil mi?
Hı hı.
İyi güzel.
Yusuf arıyor.
Alo.
Merhaba Şule.
Sana bir zarf gönderdim bugün.
Selçuk görmeden baksan iyi olur.
Merak etme zarf elimde.
Selçuk'un hiçbir şeyden haberi yok.
Ha iyi.
Fuat Bey de satış sözleşmesindeki tüm maddeleri istediğimiz gibi hazırlamış.
Evet okudum.
Gönderdiğim diğer dosyaya bakabildin mi?
Baktım.
Merak etme.
Şirket satıldıktan sonra da boşanma işiyle ilgileniriz.
Şey bugün eve gelecek misin?
Hayır.
Akşam da yokum.
Sen Selçuk'a bir şeyler uydurursun.
Tamam.
Görüşürüz.
Ne oldu yine?
Eve gelmeyecekmiş.
Sesi o kadar iyi geliyor ki.
Şirket satılıp boşanacağız diye çok mutlu.
Sabırlı ol.
Yakında yanına gelmek için canı atacak.
Keşke bundan ben de emin olabilsem.
Emin ol.
Çünkü şirket satılmayacak.
Sen o nereden böyle?
Anneciğim odamı toplamıştım da çöpe çıkardım.
Ne ara çıktın hiç farkında bile değilim.
Kızım sen niye işe gitmedin?
Yengen laf etmesin sonra.
Yok babacığım bugün izin aldım.
Abimlerle alışverişe çıkacağım ben de.
Asıl nohut pilav için alışverişe çıkmamız lazım bizim.
Merak etmeyin o iş bende.
Nerede iyi malı var hangisi ucuz ben buradan bakıyorum.
Ben Cemil'le giderim merak etme.
İyi olur.
İyi de daha çikolata çiçek falan alacağız.
Merak etmeyin ben siparişleri çoktan verdim bile.
Aslan oğlum benim.
İyi etmişsin.
Hadi hazırsanız çıkalım.
Hazırız hazırız.
Ya Fahriyem dur çocuğumuza bir şey olacak ya.
Abla sen gelme istersen koşuştururken falan yorgun düşeceksin.
Yok canım olur mu öyle şey?
Bensiz gidemezsiniz.
Hadi bir gelin alıp gidelim.
Ay çok heyecanlı.
Hadi çıkalım o zaman.
Sen çok şüphelendi değil mi eminsin yani?
Eminim birazdan damlar.
Geliyor geliyor.
Geliyor.
Canım ne oldu?
Allah Allah.
Şimdi de çalışma odasını işgal ettiler.
Gizli gizli zarflar geliyor.
Suratımıza kapılar kapanıyor.
Şule bizden gizli bir şey yapmaz.
Belki de Serra ile ilgili bir mesele vardır.
Ceyda sen şu söylediğine inanıyor musun acaba?
Kızım ne oluyor içeride?
Bilmem.
Gelen dosyayla ilgileniyorlar herhalde.
İyi gir hadi gir.
İçimde senden bir parça taşıyorum Fırat.
Adam beni istedi ben neyle uğraşıyorum.
Merhabalar ben Zümrüt Güneş.
Kredi kartımı burada unutmuşum da.
Evet telefonla görüşmüştük.
Yalnız bir kimlik rica edebilir miyim?
Tabii.
Buyurun.
Teşekkür ederim.
İyi günler.
Zümrüt Hanım.
Doktor Bey.
Biz kızınızı dün taburcu etmemiş miydik?
Bir sorun yok ya.
Hayır yok yok.
Dün kredi kartımı burada unutmuşum da.
Onu almaya geldim.
Selin Hanım nasıl peki?
İyi değil mi?
İyi iyi.
Ama sabah biraz moralsizdi.
Ben de bir sakinleştirici verdim.
Hay Allah.
Ben ilaç kullanmaması konusunda onu uyarmıştım.
Hiç bahsetmedi ama.
Sakinleştirici ilaçlar bebeğe zarar verebilir.
Bitkisel ürünler kullanması lazım.
Bebeğe mi?
Evet ama endişelenmeyin.
Selin Hanım gayet sağlıklı.
Stresi engellerse rahat bir hamilelik geçirecek.
Selin hamile mi?
Ne yani?
Küçücük velet kandırmış seni öyle mi?
Evet küçük velet.
Meğer abisine kız istemeye gidiyorlarmış.
Fos çıktı yani.
İyi bari.
Gerçi fos çıkmasaydı ne yapacaktın ki?
Ne diyorsun abi sen ya?
Niye şimdi durup dururken bana ayar veriyorsun?
Abi sabahtan beri Zümrüt başımın etini yedi de ondan.
Kalk abicim kalk.
Hadi kalk Selin'e gidiyoruz.
Sabahtan beri sana ulaşmaya çalışıyorlar.
Ben hiçbir yere gitmiyorum.
Abicim kız perişan.
En azından git bir nasıl olduğunu sor.
Of Ozan bir de sen başlama ya.
Abicim kadın her şeyden beni sorumlu tutuyor.
Selin üzülürse hesabını bana soracakmış.
Bu konunun seninle bir ilgisi yok.
Rahat ol.
Aşkım ya keşke buraya gelmeseydik.
Burası çok pahalı.
Annenin hiçbirini düşünme.
Söz, nişan hepsi bir arada olacak.
İstediğin her şey o.
Evet Müjgan.
Sen bizim gelininizsin.
Her şey istediğin gibi olmalı.
Hem böyle güzel geline her şey feda.
Ya çok iyisiniz.
Hem sadece Yusuf'la evlendiğim için değil.
Sizin gibi görümcelerim olduğu için de öyle şanslı hissediyorum ki kendimi.
Biz de çok şanslıyız.
Değil mi ablacım?
Hem de nasıl.
Ay Müjgan Yusuf böyle uğursuz birini koluna takıp getirecek diye aklım çıkıyordu yani.
Hem sen bizim sadece gelinimiz değilsin.
Annemle babamın kızı.
Bizim de kardeşimizsin.
Değil mi Zeyno?
E hadi şuradaki mağazaya gidelim.
Girin.
Saatlerdir odadan çıkmadınız.
Şirketle ilgili konuşuyorduk.
Bazı konularda Serra'dan akıl almak istedim.
Yani Serra'nın bilgisinden şüphem yok ama.
Selçuk'a da danışabilirsin.
Onun da fikrini alacağım.
Da Serra'yı bulmuşken danışmak istedim.
Ay ben çok bunaldım.
Çıkıp bir yerlerde yemek mi yesek?
Çok iyi fikir.
Abla sen de gelsene.
Yok benim işlerim var.
İyi o zaman.
Ben hazırlanayım çıkalım.
İyi o zaman ben de geleyim.
Makyaj da hazırlayayım.
Benimceye daha korkma.
Selçuk.
Aman baktığımız anlaşılmasın.
Satış sözleşmesi mi?
Kuş kafese girdi.
Selin.
Selin.
Anne Fırat nerede?
Başlatma şimdi Fırat'tan.
Bunu nasıl yaparsın ya? Nasıl?
Ne oluyor anneciğim?
Sakın bana numara yapmaya kalkma.
Ne diyorsun anne ne numarası ya?
Hamile olduğunu biliyorum Selin.
Her şeyi mahvettim.
Mahvettim.
Evlenmeden nasıl böyle bir şey yaparsın Selin?
Aptal mısın sen?
Yeter anne üstüme gelme artık ya.
Zaten çok pişmanım.
Ne yapayım zamanı geri alamam ya.
Hala cevap yetiştiriyor.
Kızım sen bizi nasıl bir duruma düşürdüğünün farkında mısın?
Gidip adamın koynuna girmişsin ya.
Nasıl bakacağız milletin yüzüne şimdi?
Bana ne ya milletler.
Kimse umrumda değil benim.
Umurunda olmadığı belli zaten.
Aklın yok mu senin? Evlenmeyi bekleyemedin mi?
Anne tamam.
Ne tamam ne?
Bak adam ortada bıraktı seni.
Şimdi ne olacak ha? Karnında çocukla ne yapacaksın?
Yeter ya üstüme gelme.
Zaten kötüyüm.
Selçuk.
Selçuk.
Selçuk Allah aşkına bir delilik yapma.
Bak Şule gizlice dosyaya baktığımızı anlayacak.
Ceyda şirket elden gidiyorsa öyle değil lafa bak.
Şule.
Ne oluyor Selçuk abi?
Şirketin satılacağını nasıl gizlersin sen bizden?
Ne?
Nereden duydunuz?
Abla.
Özel eşyalarımı mı karıştırdın?
Hayır karıştırmadım.
Eee nereden öğrendiniz?
Bizimde bu camiada hatırı sayılır dostlarımız var.
Duyduk diyelim.
Öyle mi?
Evet öyle.
Şimdi söyle bakalım.
Bu şirketi satmakta ne demek oluyor?
Şirket benim.
İstediğimi yaparım.
Selin.
Selin kızım nereye gidiyorsun?
Fıratla konuşmaya.
Bak.
Bence hep beraber toplanıp konuşsak daha uygun olur.
Yine kavga çıkarsa.
Ya kavga falan etmeyeceğim anne.
Tamam o zaman ben de seninle geleyim.
Anne bu Fıratla benim aramda.
Lütfen artık çocukmuşum gibi davranma bana.
Peki.
Peki kızım.
Nasıl istersen.
Hadi görüşürüz.
Şule.
Sen ne dediğinin farkında mısın?
Hey hey ağır ol bakalım Selçuk Bey.
Sen karışma Serra. Çık aradan.
Tamam Serra.
Şirketin satılma meselesi yeni bir konu değil ki.
Niye bu kadar şaşırıyorsun?
Ya Şule.
Ben şirketin satılmasına şaşırmadım.
Bugüne kadar bütün kararları birlikte aldık.
Bunu benden saklamana şaşırdım.
Bunda bir art niyet yok.
Yusuf iyi bir alıcı buldu.
Satmaya karar verdik.
Rahmetli Hakan'ın bıraktığı şirketi birlikte çalıştık dedindik.
Bugünlere getirdik.
Sen şimdi beni yok sayıp iki günlük herife güveniyorsun.
Bak bu yaptığın sorumsuzluk hepimize zarar verecek Şule.
Hiç kimse zarar görmeyecek.
Hepimiz için iyi olacak.
Hem Yusuf benim kötülüğümü istemez.
Şirket satılacak. Konu kapanmıştır.
Hayır kapanmadı.
Şule kapanmayacak.
Selçuk yalvarırım sakin ol.
Yeter ya.
Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Şule bak kendine gel.
Bu sen değilsin Şule.
O Yusuf seni resmen parmağında oynatıyor.
Yusuf benim iyiliğimi istiyor.
Ben kocama güveniyorum.
Hadi Sevda gidiyoruz.
Hiçbir yere gitmiyorsunuz.
Bu nasıl kızlar?
Müjgan'a yakışmaz mı?
Ay çok yakışır valla.
Valla.
Valla sen bu işi biliyorsun abla.
Hadi götür de kız denesin bari.
Ne o kız? Birini mi gördün?
Yok.
Diline benzettim abla.
Fırat sandın değil mi?
Zeyno.
Ne olacak bu iş böyle?
Bir şey olacağı yok abla.
Unuttum bile ben.
Hı belli.
Bir de bunu denesene aşkım.
Çok güzel.
Sen mi seçtin?
Evet.
Sana da çok yakışacak.
Ne oldu sevmedin mi?
Yok çok güzel de.
Eee?
Çok pahalı ama.
Ne konuştuk biz?
Bugün etiketlere bakmak yok demedik mi?
Ne istiyorsan onu alacağız.
Ama.
Hadi ama laf dinle biraz.
Tamam.
Zeyno.
Selin.
Ne işin var burada?
Konuşmaya geldim.
Çok kalmayacağım merak etme.
Eline ne oldu?
Küçük bir kaza.
Sen niye geldin?
Sana söylemem gereken bir şey var.
Eee?
Nasıl oldu elbise?
Geliyorum.
Hadi Müjgan merak ettik seni.
Geliyorum.
Efendim.
Ne?
Tamam hemen geliyorum ben.
Fabrikada bir sorun çıkmış.
Siz burada durun ben bir oraya gideyim.
Tamam aşkım merak etme gerisini biz hallederiz.
Evet merak etme biz buradayız.
Şunu alın taksiyle dönersiniz tamam mı?
Tamam tamam merak etme sen.
Yusuf.
Prenses gibi olmuşsun.
Prensesim.
Hadi görüşürüz.
Görüşürüz.
Başın nasıl oldu?
Çok mu umrunda?
Umrunda tabii.
Umrunda olsaydı bana dün öyle davranmazdın.
Herkesin içinde beni rezil ettin.
Öyle yapma ne olur.
Biz seninle bir türlü anlaşamıyoruz.
İkimiz için de en doğrusu bu.
Zamanı geldiğinde beni çok iyi anlayacaksın.
Ya sen kendini ne sanıyorsun ya?
Herkesin içinde beni rezil ettin.
Hala seninle birlikte olmak istediğimi mi düşünüyorsun?
Merak etme.
Ben senin sandığın kadar gurursuz bir kadın değilim.
Ben de seni istemiyorum artık.
Bu iş bitti demek için geldim.
Hayatımı beni istemeyen bir adamla geçirecek kadar salak değilim.
Artık sende hiçbir beklentim yok.
Sana hayatta başarılar.
İnşallah mutlu olursun Fırat.
Eline ne oldu?
Küçük bir kaza.
Bu kızın kim olduğunu öğrendiğinde
ikiniz de bunun hesabını vereceksiniz.
Şule!
Şule aç şu kapıyı konuşacağız böyle kaçamazsın.
Selçuk tamam bu kadar ileri gitme.
Sen karışma hanım.
Şule aç şu kapıyı!
Git buradan!
Şu gelen Yusuf mu?
Şule!
Evet.
Şule aç şu kapıyı!
Kendine gel artık.
Şirket benim.
İstediğimi yaparım.
Şule!
Sen ne yaptığını sanıyorsun ya?
Sen beni delirtmeye mi çalışıyorsun Şule?
Ne yapıyorsun sen?
Ne mi yapıyorum?
Senin oynadığın oyunu bozmaya çalışıyorum.
Ağzını topla.
Ben her şeyi Şule için yapıyorum.
Ne o?
Yıllardır bulamadığın müşteriyi bulmam mı ağırına gitti?
Bak bu seferlik hatanı görmezden geliyorum.
Seni affediyorum yani.
Ama bir daha karıma bağırdığını görürsem seni mahvederim.
O şirket satılacak.
Sen de sesini çıkarmayacaksın.
Konu kapanmıştır.
Yusuf.
Selin.
Kızım ne oldu?
Fırat bebeği duyunca ne tepki verdi?
Hamile olduğumu söylemedim.
Niye söylemedin?
Ya anne.
Fırat başka birini seviyor.
Şimdi bebeği duyunca ne yapacak sanıyorsun?
Ya aldır diyecek ya da benden değil diye inkar edecek.
Hayır.
Ona bu fırsatı vermemem lazım.
İyi de kızım peki şimdi ne olacak?
Ya bileğinde o kızın tokası vardı.
Ne?
Duydun işte anne.
Bileğinde o kızın iğrenç tokasını taşıyor.
Önce o kızın kim olduğunu öğreneceğim.
Sonra da bebeğimle Fırat'ın karşısına geçip...
...onu geri alacağım.
Hayır Selin.
Ne olursa olsun seni asla bırakmayacağım.
Yusuf.
Özür dilerim.
İşlerin var biliyorum ama...
...senden başka kimseyi çağıramazdım.
Selçuk üzerime gelince çok korktum.
Bir yerlerden şirketin satılacağını öğrenip delirmiş.
Tamam.
Tamam sakin ol ben buradayım.
Yarın şirket satıldıktan sonra bunların hepsi bitecek.
Sen de gördün işte delirmiş gibiydi.
Siz de iyi ki Şule'nin yanındaydınız.
Onu yalnız bırakmadınız sağ olun.
Aslında ben...
...bu şekilde...
...karşılaşmak tanışmak istemezdim ama...
İzninizle bu telefona bakmam lazım.
Tabi tabi.
Serra görüyor musun?
Şu durumda bile o kızı ihmal etmiyor.
Hiç endişelenme Sincan.
Şimdi o kızın peşinden gidiyor ama...
...bir tur atıp sana geri dönecek.
Bugün iyice anladım.
Ben Yusuf olmadan yaşayamam.
Onsuz nefes alamam.
Onu asla bırakmayacağım.
Bunun için elimden ne geliyorsa yapacağım.
İşte özlediğim arkadaşım bu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.