All language subtitles for zi17

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr adresinden...

...izleyebilirsiniz.

www.sebeder.org

(Müzik)

Ceren. Hadi kalkmadın mı daha?

Ceren.

Uyanmadın mı daha?

Ceren?

Ceren?

Ne yaptın sen?

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Annem.

Kapat telefonu. Ben kapattım.

(Gerilim müziği)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

(Operatör ses) Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

Kaçtı bu! Kaçtı!

(Gerilim müziği)

Hadi, hadi, hadi!

Peki, efendim.

(Gerilim müziği)

İlk defa uçağa bineceğim biliyor musun?

Bu benim ilk uçuşum olacak.

(Ceren) Kadere bak be ne kadar şanslıyım.

'Business class' yani.

(Cenk) Ekonomi.

Ekonomi?

(Ceren) Sen bu para işini halletmedin mi Cenk?

Sen annenden para almadın mı?

Tık yok bizde.

Öyle dımdızlak gidiyoruz Amerika'ya.

Amerika’da tanıdıklarım var Ceren. Çalışacağım.

Tabii. Tabii tabii, çalışırsın.

Çek kenara hadi.

Delirdin herhâlde.

Delirmedim. Susadım.

Dilim damağım kurudu sinirdin. Çek kenara.

Ceren alana geliyoruz zaten. Sabret birazcık.

Bana ne alandan falan ya?

Susadım diyorum sana, susadım. Su içmem lazım.

Çek kenara. Hah, dur bak orada benzinlik var.

Dur şurada.

Dur, dur, dur.

(Ceren) Al.

Buradan al.

Ben de alışayım bu durumlara bari.

(Müzik...)

(...)

Al suyun.

Niye indin ki arabadan?

İndim.

Çünkü kaçmıyoruz.

Ceren hadi bin şu arabaya, hadi.

Hadi bin arabaya, hadi.

Cenk, ben şaka yapmıyorum.

(Ceren) Ciddiyim.

Dünkü söylediklerimde de ciddiydim.

Sana parasızlık dışında her şeye tahammül ederim, derken ciddiydim.

Özür dilerim ama ben enayi değilim Cenk.

Ben burada ailemden uzakta dünyanın bir ucuna gidip...

...göçebe hayatı yaşamak için hamile kalmadım.

Sırf senin o güzel yüzün kızarmasın diye...

...köşkümü bırakıp beş kuruşsuz sürünecek değilim!

Tamam, peki.

Peki. Kalıyor musun?

Keyfin bilir. Ben gidiyorum.

Sana da hayatta başarılar diliyorum.

Sen de gitmiyorsun.

Ceren! Ceren!

Pasaportunu yırttım. Artık sen de gidemezsin.

(Cenk) Aferin sana. Aferin.

Geri zekâlı! Aferin.

Çok iyi numara.

Ama Kıbrıs'a gitmek için pasaport gerekmiyor canım.

Cenk.

Peki, bunlar da mı gerekmiyor?

Bu durumda sen de hiçbir yere gidemiyorsun.

Ama ben senin yerinde olsaydım benden önce köşke yetişmeye çalışırdım.

Anca beraber kanca beraber.

(Gerilim müziği)

Böyle sabah sabah gözümü açmadan geldim, vır vır konuşuyorum ama...

...dün geceden beri abim dert oldu içime.

Damla, bak beni yanlış anlama ama--

(Damla) Bir tuhaf değil miydi sence de?

(Damla) Yani teknik olarak bunu senin benden daha iyi bilmen gerekiyor...

...karısı olduğun için ama...

Bir dakika ya, sen sabah abin bir yere gitti, demiştin.

Nereye gitti demiştin?

Damlacığım bak şöyle yapsak.

Sen beni sorguya çekmek yerine mesela abini arasan.

(Cemre) Hani telefonla. Ha ben de bir--

Ay, o ne o?

Ben mektup işini şimdi anladım.

Siz böyle aşk mektupları falan hesabı.

Cicim ayı romantizmi mi bu böyle, ha?

Yani gerçi eski kafa ama çok klas.

Mektup mu kaldı yani?

Benim bu abim böyle bedelliye askere falan gitse...

...sana destan yazar o zaman.

Ya insan aynı odada yaşadığı karısına mektup yazıyorsa...

...askerde neler yazmaz, değil mi ama?

Yoksa abim seni böyle mi tavladı?

Benim abim Don Juan’dı, ne ara Romeo oldu ya?

(Müzik)

(Neriman dış ses) Bakalım oğlun, babasına da karısına da...

...Ceren’in hesabını verirken uyuyabilecek misin?

(Müzik)

(Neriman dış ses) Kardeşiyle gönül eğlendirip, ablasına nikâh kıymak...

...kızcağızın kanına girip karnındaki bebeği başkasına yamamak neymiş...

...göreceğiz bakalım!

(Müzik...)

(...)

Derviş, benim silahı gördün mü?

Yok be oğlum. Ne silahı?

Bak aratmayın lan verin silahı.

Yok oğlum. Ne silahı? Hiç silah falan görmedik biz.

Demin tuvalete giderken çıkartıp masanın üzerine koydum. Şimdi yok.

-Emin misin oraya bıraktığına? -Eminim.

Hayırdır Civan Bey?

Sen öyle eve girip dolanmazdın.

Ablana mı baktın? Daha uyanmadı herhâlde.

Civan, iyi misin oğlum sen?

Nerede?

Kim nerede?

Ablana mı baktın diyorum, uyanmadı diyorum ama...

Kocası nerede?

Oğlum iyi misin? Ne yapacaksın ki Cenk Bey'i?

Tövbe tövbe!

(Müzik)

İyi saatte olsunlara gelmiş gibi.

Erkekler korksun vallahi.

Yani Cenk Karaçay'a mektup yazdıran hayat...

...Ahmet'e Mehmet'e neler yapmaz, değil mi ama?

Sen de şu mektubun böyle azıcık ucundan birazcık göstersene.

Biraz dalga geçeyim. İki satırcık.

(Cemre) Damla, önce ben bir okusam.

(Cemre) Sen çıksan da önce ben okusam, değil mi?

(Damla) Ben seni anladım. Sen utanıyorsun.

(Damla) Canım benim ya. Yeni gelin.

(Gerilim müziği)

Aa!

Rüyanda mı gördün?

Civan?

Nerede?

Ama yani yeni evlilerin odasına da böyle kapı bile çalmadan--

(Civan) Nerede?

(Gerilim müziği)

Boş mı bakıyor bu?

Kim? Kim nerede?

Kocan.

Bu da abimin peşinde.

Ceren'in bebeğinin babası olan o şerefsiz kocan nerede?

(Gerilim müziği)

(Neriman) Ben oğlanı fırına göndermiştim. Ne oldu ki şimdi?

Fırın falan bilmem.

İyi saatte olsunlara uğramış gibiydi. Tuhaftı oğlan.

Vallahi billahi yüzünden korktum ben.

Böyle cam göz cam göz bakıyordu!

Bismillah. Bir bu eksikti.

Bu niye geldi?

-Nerede o? -Bak, bir şey var diyorum işte.

Annesi bile geldi.

Nerede diyorum! Nerede?

Yukarıda. Biz de ona koşuyorduk.

Ceren nerede?

Sen kendinde misin? Ne dediğinin farkında mısın?

(Damla) Yok, yok kendinde falan değil bu.

Kızım baksana.

Havale falan geçiriyor bu. Kal gelmiş buna.

Zaten normal de bakmıyor. Böyle tuhaf tuhaf bakıyor.

Bak normal değil bu. Ben sana söyleyeyim yani.

Ablacığım kim sana ne dedi bana bir tane tane anlatır mısın?

Sen çağır kocanı.

Hadi.

Hadi.

Çağır gelsin o şerefsiz!

Ama ayıp oluyor yani şerefsiz falan.

Sen bir sus!

Bir sus artık ya!

Civan, emin misin?

Babaannemi doğru duyduğuna emin misin?

(Seher) Nerede? Ceren nerede?

(Neriman) Ne Ceren'i kız? Ceren mi geldi ki buraya?

Civan ne anlatıyor?

Bismillah.

Civan doğru mu diyor babaanne?

Aradın mı Şeniz'i?

Gerçekler ortaya çıkacak diye dövündün mü?

Ne demiş? Söylesene kızım ne demiş?

(Gerilim müziği)

Söyle babaanne doğru mu?

Kardeşimin bebeğinin babası Cenk mi?

(Gerilim müziği)

Salona.

Herkes salona. Herkes!

Baba, abim için--

Anneni de çağır gelsin.

(Gerilim müziği)

(Neriman ses) Hesap vakti geldi hanım, geldi.

(Neriman ses) Göreceğiz bakalım dünya kaç bucakmış!

(Neriman ses) Kardeşiyle gönül eğlendirip, ablasına nikâh kıymak...

...karnındaki bebeği başkasına yamamak neymiş göreceğiz bakalım!

(Müzik)

Anne.

Anne neler oluyor farkında mısın?

(Damla) Ha?

(Damla) Anne evde kıyamet kopuyor, duymuyor musun?

Abim için...

Abime ne diyorlar, farkında mısın sen?

(Müzik)

(Seher) Bu Civan ne anlatıyor?

Ne anlatıyor Neriman ana? Ne mesajmış o?

Yani o panikle...

Ne paniği babaanne?

Anlattıkların doğru değilse ne paniği?

Bak çocuk gördüm, diyor.

Gizli gizli buluştuklarını gözümle gördüm, diyor.

Senin haberin var mıydı buluştuklarından?

(Telesekreter ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

(Telesekreter ses) Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yok. İkisinin de telefonu kapalı.

(Cemre) Neredeler peki?

(Müzik)

Ben, babaannemin mesajını dinlemek istiyorum.

(Müzik)

Ben hazırım Agâh?

Oğlun nerede Şeniz?

(Müzik)

Ceren!

Bak babanın arabası gelmiş.

Hastaneye testin sonucunu almaya gitti, demiştin.

Demek ki gelmiş.

(Neriman ses) Tabii senin tuzun kuru.

(Neriman ses) Bakalım oğlun, babasına da karısına da...

...Ceren'in hesabını verirken uyuyabilecek misin?

(Neriman ses) Hesap vakti geldi hanım geldi!

(Neriman ses) Göreceğiz bakalım, dünya kaç bucakmış!

(Neriman ses) Kardeşiyle gönül eğlendirip...

...ablasına nikâh kıymak, kızcağızın kanına girip...

...karnındaki bebeği başkasına yamamak neymiş...

...göreceğiz bakalım!

Açıkla. Açıkla Neriman ana.

Bu kadın açıklayamıyor. Sen açıkla.

Yani ben hani öyle babalık testi falan duyunca...

...korkuyla... Şeniz Hanım konuşsana.

Cenk'in telefonu kapalı. Ceren'in telefonu kapalı.

Nerede bunlar babaanne?

Hazır mısın kavuşmaya?

Değil misin?

Ama biz kavuştuk gitti.

(Gerilim müziği)

Oo, herkes buradaymış.

Hey, hey, hey! Hop!

-Yapma! -(Agâh) Bırak!

Civan yapma!

Bırak silahı.

Civan.

Bırak!

(Agâh) Bırak! İndir o silahı! İndir!

Bırak şu silahı!

Bebeğin babası Nedim.

Nedim!

(Gerilim müziği)

Ver şunu.

Ver!

(Gerilim müziği)

Tamam.

Tamam, geçti.

Çok özür dilerim.

Bütün bu karmaşaya ben sebep oldum.

(Agâh) Mesajlar, buluşmalar.

Kimsenin kimseden hesap soracağı bir şey yok.

Ben karıştırdım ortalığı.

Hesabını benden sorun.

Şimdi...

...benim herkese bir özür borcum var.

(Agâh) Çok özür dilerim.

(Ceren) Hava almam lazım!

Dur. Dur kızım.

(Müzik)

Cadı!

O cadı yine yaptı yapacağını, gördün mü?

(Ceren) Yine oğlunu kurtardı babaanne.

Oğlunu kurtardı!

Bir ailenin başına gelebilecek en büyük felaketi atlattık belki de.

(Agâh) En ağır şüphenin altında ezildik hep beraber.

Ama bitti.

(Agâh) Bitti.

Şimdi herkes bu evde gördüğünü, duyduğunu unutacak.

Kimse kimsenin yüzünü daha fazla kızartmayacak.

Bu konu burada kapandı gitti.

Benim diyeceklerim bu kadar.

Artık kimsenin kafasında soru işareti kalmasın.

Bu hepimizin yüzünü kızartan mevzu...

...burada, bu evde sonsuza kadar kapandı gitti.

Hepsi bu kadar.

(Müzik...)

(...)

Nasıl?

Nasıl yaptın?

Ben yapmadım.

(Müzik)

(Doktor) Nedim beni tamamen algıladığını...

...ve eğer gerçekten istersen bana cevap verebileceğini biliyorum.

(Doktor) Şimdi sana bir sorum var.

Belki bana cevap vermek istersin.

(Doktor) Çok basit bir soru.

Hepimizin her gün kendimize sorması gereken bir soru.

Kendin için en son ne yaptın Nedim?

Ben...

...kötü bir...

...şey...

...yaptım.

(Müzik)

Nedim.

(Agâh) Oğlum.

Birazdan senden kan almaya gelecekler.

Korkacak bir şey yok.

Ne yapıyorsam senin iyiliğin için yapıyorum aslanım.

Seni karın olacak o vicdansızın elinden kurtarmak için yapıyorum.

Eğer...

...korktuğum gibiyse...

...seni o ahlaksızın pençesinden...

...hemşireni de...

...oğlumun elinden kendi ellerimle söke söke alacağım aslanım.

(Müzik)

(Doktor dış ses) Devam et lütfen Nedim.

Kötü bir şey yaptığını söyledin. Devamını merak ediyorum.

(Doktor) Ne yaptın Nedim?

(Doktor) Söyle ne yaptın?

(Müzik...)

(...)

Nedim ben bir süredir seninle bir şey konuşmak istiyordum.

Ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Ne hissettiğini bilmiyorum.

Biz çok garip bir noktadayız seninle.

İlişkimiz bir tuhaf.

Evliliklerimiz...

...tuhaf.

(Cenk) Ben aslında tam olarak bunu konuşmaya geldim buraya.

Bak ben, Cemre’nin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Ama Cemre benim için de o kadar önemli.

Bak ben...

...sana, biz âşık olduk, evleneceğiz...

...birbirimizi seviyoruz, derken...

Huf...

(Müzik)

Özür dilerim ben geriliyorum.

(Cenk) Kelimeleri toplayamıyorum.

Seninle konuşurken hep böyle oluyor zaten.

Seni de geriyorum.

Biz çok...

Biz...

Dur bir dakika dur.

(Müzik)

Ben mi içeyim?

(Müzik)

Bak Ne--

Susmamı istiyorsun.

(Müzik)

(Geçiş sesi)

(Doktor) Neden gülümsüyorsun Nedim?

(Doktor) Kötü bir şey yaptığını söylemiştin.

Peki, bu seni neden gülümsetiyor?

Sen kötü bir şey yapıp birini mi cezalandırdın Nedim?

(Cemre dış ses) Neden kan alıyorsunuz?

Bakın ben onun hemşiresiydim.

Lütfen bana bir şey söyler misiniz?

Hanımefendi lütfen dışarı çıkar mısınız?

Cemre, çık sen dışarı hadi.

Ama... Ama...

Hiç korkmayın. Çok kısa sürecek.

Kan vermek istemiyor musunuz?

Korkuyor musunuz?

Bu...

Bu sizin bardağınız değil mi?

Bugün içinde kullandınız değil mi?

Tamam, kit için yeterli.

Amcanı mı cezalandırdın?

Kuzenini, Cenk'i mi cezalandırdın?

Nurten'i mi cezalandırdın?

(Doktor) Yengeni mi cezalandırdın?

Burada sadece Cemre'nin fotoğrafı yok.

Çünkü sen o fotoğrafı yırttın.

Sen Cemre'yi mi cezalandırdın Nedim?

(Müzik)

Fizik tedavi seansımıza bir saat var. Kendi kendine ne yapıyor?

Bırak görelim.

(Müzik)

(Doktor dış ses) Burada sadece Cemre'nin fotoğrafı yok.

(Doktor dış ses) Çünkü sen o fotoğrafı yırttın.

(Doktor dış ses) Sen Cemre'yi mi cezalandırdın Nedim?

(Nedim zorlanıyor)

(Müzik)

(Nedim derin nefes alıp veriyor)

(Müzik...)

(...)

(...)

(Nedim zorlanıyor)

(Doktor dış ses) Sen Cemre'yi mi cezalandırdın Nedim?

(Doktor dış ses) Sen o fotoğrafı yırttın.

(Nedim derin nefes alıp veriyor)

(Doktor dış ses) Sen Cemre'yi mi cezalandırdın Nedim?

(Müzik...)

(...)

Mektubu mu arıyorsun?

(Neriman) Kimse bakmıyor değil mi?

Bu valizlerin bu arabadan çıktığını biri görseydi.

Akılsızsın, akılsız!

Of babaanne of!

(Neriman) Kimse görmesin, bu arabanın yanında bizi.

Ay Allah'ım. Verilmiş sadakamız varmış.

Ohh!

Eğer ben o cüzdanı atmasaydım...

...o pasaportu yırtmasaydım...

...bizim şu an Cenk'le bir hayatımız vardı.

Biz şu an uçaktaydık babaanne.

Allah yüzüne güldü de dönülmez yollardan döndün.

Nasıl bu sonuç çıkıyor babaanne? İmkânsız bak imkânsız.

O cadı bir şey yapmadıysa bu sonuç imkânsız.

Sen yat kalk o imkânsıza dua et.

Düne kadar bizi sürgün eden Agâh Efendi...

...yüzünü kızarttı af diledi. Bize bir kapı açtı.

(Neriman) Bizim üstümüze düşen var gücümüzle o kapıya yüklenip...

...köşkün kapısını sonuna kadar açmak.

Babaanne.

Âgah Bey bir dakika bakar mısınız lütfen.

(Neriman) Hepimizin yüzü kızardı, laf nereden nerelere geldi.

Bir musibet bin laftan evlaymış madem...

...verin elinizi öpsün. Bitsin bu dargınlık Âgah Bey.

Neriman Hanımları evlerine götür.

(Gerilim müziği)

Sen bu evden bu sebeple gönderilmedin.

Bu kapı sana bir kez kapandı. Bir daha da açılmayacak.

Al torununu, evine götür Neriman Hanım.

(Gerilim müziği...)

(...)

Ver mektubu. Aldığını biliyorum, ver.

Bak Cemre bir kez daha söylüyorum. Neden bahsettiğini bilmiyorum.

Şimdi de mektubu yazdığını mı inkâr edeceksin?

Boşa edersin. Söyle mektup nerede?

(Duygusal müzik...)

(...)

Sen de mi duramadın köşkte?

(Duygusal müzik)

Hayırdır, bulaşıcı mı?

Ne?

Bana diyordun ya hani. Boş bakıyorsun diye.

(Civan) Şimdi sen boş bakıyorsun. Nasıl olacak?

Ödünü patlattık değil mi senin de?

Bak o silah işi yanlış oldu.

(Civan) Ama kafa gitti benim.

O duydukların var ya...

...onlar benim ablalarım.

Birinin kocası, birinin...

(Civan) Kaldıramadım işte kızım.

Kaldıracak babayiğitte tanımıyorum yani.

Öyle bir anlık bir şey oldu.

Gözüm döndü, film koptu bende.

O duydukların gerçek olsaydı...

...tutamazdın kendini...

...o silah orada patlardı değil mi?

Ben de öyle tahmin etmiştim zaten.

Küs müyüz?

Yok.

O zaman bu tavırlar ne?

Yok, tavır falan yok.

Ama galiba biraz yalnız kalmam gerekiyor.

(Damla) İyi gelecek bana.

(Duygusal müzik)

(Gerilim müziği)

Cemre mektup falan yok diyorum.

Mektup falan yok. Yazmadım mektup falan.

Oradan aptal gibi mi gözüküyorum?

Bak senin sinirlerin bozulmuş galiba birazcık.

Benim de sinirlerim pek sağlam değil, o yüzden birazcık duralım biz.

O testin sonucu umurumda değil.

Benim meselem babanın o testi yaptırma sebebi.

O şüphe, kardeşimin o gece seni araması...

...ertesi gün gizli gizli buluşmanız, o kaybolan mektup.

Babanın bile o iğrenç şeyden şüphe etmesi.

Sana bir kez sormuştum, sorduğuma da utanmıştım.

Şimdi sormuyorum, söylüyorum.

Eğer parmağının ucu...

...kardeşimin saçının teline değdiyse...

...evliliğimizin gerçek olmaması umurumda bile değil.

Eğer beni aptal yerine koyduysan...

...sana bu dünyayı dar ederim.

(Gerilim müziği)

Bir dakika, bir dakika ben doğru mu anlıyorum?

(Erkek ses) Size o zaman da söylemiştim.

(Erkek ses) Fetüse zarar vermemek için amniyo sıvısından çok az alabiliriz.

(Erkek ses) Kesin sonuç için testi yinelemek gerekir demiştim.

-(Erkek ses) Ama siz-- -Tamam. Benim için bu kadarı yeterli.

Ben cevabımı aldım. Teşekkürler.

Duydun, duydun. Ben bir şey yapmadım.

Ben yenilgiyi tamamen kabullenmiştim. Ben bitti demiştim.

Nasıl oldu hâlâ anlayamıyorum.

Ben neyi konuşuyorum. Bebek senden değil.

Gerçekten senden değil. Kurtulduk.

Bir dakika bir dakika, sakin ol ve mektubu ver bana.

Ne mektubu?

Sen benim odama girip mektup falan--

(Şeniz) Sen ne yaşadığımızın farkında mısın şu anda?

Ceren'den kurtulduk, bebekten kurtulduk, Nedim'den kurtulduk.

Rüzgâr artık bizden tarafı esiyor. Bizim için esiyor.

Ve dinmesine izin vermeyeceğiz.

Anne ne yapıyorsun?

Babanın üstüne üstüne eseceğiz.

Allah biliyor yüreğime su serpildi.

Bu gece yastığa başımı rahat koyacağım.

Sen bana tek bir sorunun daha cevabını verdikten sonra.

Artık soru da cevap da kalmadı Seher Hanım.

Tıp gerekli cevabı verdi.

Benim sorumun cevabını tıp değil, sen verebilirsin.

Neden, ne oldu da kızımla oğlundan şüphelendin?

Böyle bir şüphe durup dururken aklına düşecek değil ya.

Bir cevap ver bana.

(Seher) Biz utanacağımız kadar utandık.

Seninle benim ana, baba olarak konuşamayacağımız ne kaldı?

Ee...

Agâh Bey...

...ben geliniz olarak bu testi neden yaptırmak istediğinizi bilmek istiyorum.

Lütfen. Bunun cevabını almak zorundayım.

(Gerilim müziği...)

(...)

Sen de böyle tercih edersin diye düşündüm.

Bütün bu olanlardan sonra bavulunu alması gereken ben değil...

...sensin diye düşündüm.

Hamza!

Ben bu evden bir kere çekip gitmiştim.

(Şeniz) Sen de pişman olup geri gelmiştin.

Şimdi giden sen olacaksın Agâh.

Ama ben pişman olmayacağım.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Ne yapacaksın yanıma gelip kızım, çocuk muyum ben?

(Damla ses) Baba ama yani gerçekten tükendim artık ben.

(Damla ses) Bir annemin seni kapıya koyması eksikti.

(Damla ses) Yani gerçekten bir bu eksikti şu an hayatımızda.

Biz eksik gedik olmaz kızım. Ne varsa fazla fazla var.

Hadi ama surat yapma babaya.

Abartacak bir şey yok Damla.

Annen işte, biliyorsun anneni.

O şimdi biraz şey eder...

...kuaföre falan gider, saçını falan yaptırır.

(Agâh) Bir de makyaj falan.

Biraz da arkadaşlarıyla konken falan kafasını dinlesin.

Hem senin anan, babana dayanabilir mi?

(Agâh) Kızım, Damla şarjım bitiyor. Ben seni daha sonra ararım.

Tamam mı? Hadi öptüm yanaklarından. Hoşça kal kızım.

(Derin nefes aldı)

(Müzik...)

(...)

Madem sonunda kapının önüne konulduk...

...ben de gider yeğenime sığınırım dedim.

Ortalığı çok kötü karıştırdım be aslanım.

(Agâh) Oğlumun, anasının hepsinin yüzünü kızarttım.

Eh ne yapalım buna da şükür.

Sonuç başka çıkıp da ciğerimiz kızaracağına...

...bırak olsun varsın yüzümüz kızarsın. Öyle değil mi aslanım?

Bak ne diyeceğim.

Nedim şimdi benim...

...asıl sana da bir özür borcum var.

Yok.

Yok?

Senin dilinin ucunda başka bir şey var aslanım.

Var, var, var. Biliyorum.

(Agâh) Söyleyebilirsin.

Başka bir şey daha var Nedim. Hadi söyle.

Hadi söyle. Amcan sesini bir kez daha duysun.

Söyleyebilirsin aslanım söyle. Söyle amcana.

O ne yaptı?

Kim ne yaptı?

O amca.

O ne yaptı?

Ha! O mu?

O havalara uçtu.

Gelinim Cemre...

...kocasına sanki bir kez daha kavuştu.

Uçsun.

Uçsun, hak etti.

Nedim! Nedim oğlum!

(Doktor) Ona biraz zaman verin.

Benimle gelin, size bir şey göstereceğim.

(Duygusal müzik)

Nedim iyileşiyor Agâh Bey. Öfkeyle iyileşiyor.

(Cemre dış ses) Bize ne olursa olsun...

...bize ne yaparlarsa yapsınlar...

...başımıza ne gelirse gelsin...

...ben hep senin yanındayım.

(Nedim zorlanıyor)

(Nedim derin nefes alıp veriyor)

(Agâh dış ses) Gelinim Cemre...

...kocasına sanki bir kez daha kavuştu.

(Nedim zorlanıyor)

(Nedim derin nefes alıp veriyor)

(Doktor) Bu gördüğünüz, yürüme tırabzanlarına tutunmuyor aslında.

Onun tutunduğu şey acı ve öfke.

(Doktor) Onu ayağa kaldıran, onu ayakta tutan şey bu.

Nedim yürüyor. Âşk değil.

Âşk acısına tutunarak yürüyor.

Yani âşk onu zehirledi...

...ilacı da öfke oldu öyle mi?

Ah benim oğlum.

(Duygusal müzik)

Aferin Nedim'im. Hadi aslanım.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Cenk dış ses) Cemre, ben büyük bir hata yaptım. Özür dilerim.

(Cenk dış ses) Kardeşinin doğuracağı bebeğin babası benim.

(Duygusal müzik...)

(...)

Beni Agâh Bey'e götür.

Cemre Hanım, ben beyefendinin nerede olduğunu--

İkimiz de beyefendinin nerede olduğunu biliyoruz.

Ve sen de beni götüreceksin.

-Ben beyefendiyi arayıp sorayım. -Eğer beyefendiyi ararsanız...

...şimdi karısına kiminle, nerede olduğunu söylerim.

(Gerilim müziği...)

(...)

Günaydın fıstık.

Bana mı bakıyordun?

Damla ne oluyor?

Damla!

(***)

Tamam, kardeşim benim. Ben zaten kararımı verdim diyorum sana.

(Civan) Bir şey var burada böyle, otur oturduğun yerde nereye gidiyorsun diyen.

(Telefon çalıyor)

Onu aşamıyorum işte.

(Civan) Tamam, bak senden haber bekliyorum.

Tövbe estağfurullah. Kızım sen ne yaptın, ekmeğe mi bastın?

Ben sana şimdi bir şey söylerdim de...

Allah muhafaza gençliğime doyamadan çarpılırım falan.

Tövbe ya Rabb'i. Ama sanki öyle bir şey olmuş gibi.

(Duygusal müzik)

-Ne oluyor sana? -Acelem var. Kapat kapıyı.

(Duygusal müzik)

Bence uygun.

Gayet adil gözüküyor Rıfat Bey.

Agâh Bey’e ne zaman iletmemi istersiniz?

Hangi otelde kaldığını bilmiyorum ama birazdan şirkete geçer.

-Şirkette iletirsiniz. -Tamam.

Nurten!

Nurten! Rıfat Bey'i geçirebilir misin?

-Hoşça kalın. -Siz de.

Anne, Damla...

Merhabalar.

-Damla nereye gitti biliyor musun? -Ne bu panik?

(Şeniz) Sen ne yapacaksın Damla'yı sabah sabah?

Bu avukat ne alaka?

Sen, babanın bavullarını boşu boşuna mı kapının önüne koyduğumu sanıyorsun?

Anne ne yapıyorsun sen?

En iyi yaptığım şeyi yapıyorum.

Risk alıyorum, büyük oynuyorum.

Boşanmaktan bahsediyorsun.

-Bak şakası yok bu işin. -Sizden önce boşanırız belki.

Merak etme, baban o protokolü imzalamayacak.

Protokolü yırtıp atacak ve buraya geri gelecek.

-Blöf yani öyle mi? -(Şeniz) Mecbur kaldığımız bir blöf.

Baban burnunu sürtmeli. Öyle bir sürtmeli ki...

...bir daha bana güvenmemeyi aklından bile geçirmemeli.

(Şeniz) Ben gücümü geri istiyorum.

Ve bunu da silahımı çıkarmadan yapamam.

Burası da iyice bizim mekân oldu.

İyi oldu, sen de ucuz şeylere alıştın.

Öyle rahat rahat konuşma falan. İyi yani.

Gerçi sen pek konuşmuyorsun ama.

Ben konuşturacağım şimdi seni.

Çünkü önemli bir şey söyleyeceğim ben sana.

-(Civan) Kimseye söylemedim. -Söyleme.

Sakın bana bir şey söyleme. Hele kimseye söylemediğin bir şeyi, bana hiç söyleme.

Dolu, burası ağzına kadar dolu.

Damla, bak sabahtan beri bir tuhafsın.

Böyle dalga geçen yerlerine bir şeyler olmuş. Bir ciddilik, bir durgunluk falan.

Ama bir düzelt kendini. Düzelt de ben de...

...sana bir şey söyleyeyim. -Söyleme diyorum sana.

Kimseye söylemiyorsan, bana da söyleme. Ben de kimseyim. Ne var yani?

Doğru. Sen de kimsesin bir yerde.

Ne olacağım ki başka.

(Telefon çalıyor)

Ben telefonu da yanında açmayayım o zaman senin.

Açma Civan. Git, az ötede aç.

Tamam, öyle yapacağım zaten.

(Telefon çalıyor)

Söyle kanka.

(Cahit ses) Kanka konuştum ben Ayhan Usta'yla

(Cahit ses) Merkezde şube açtı ya, oraya başlayacaksın.

(Cahit ses) Tamam dersen eğer bak benden haber bekliyor.

Tamam kardeşim.

Beni zaten burada tutan bir şey kalmadı artık.

(Damla) Salak!

Göz ucuyla ekrana baksana kim arıyor kız mı erkek mi?

Göz ucuyla bile bakmadın ya.

(Duygusal müzik)

Kimmiş?

Sana ne?

Canım ben öyle laf olsun diye sordum, ne var?

Kimmiş?

Az ötede açtığıma göre...

...yanında konuşmayacağım biriymiş.

Bir kafamı dağıtayım dedim ama bitmiyor sende bu gizemli havalar.

(Duygusal müzik)

Bitti sayılır.

Bugün yarın bitecek.

Hadi kalkalım o zaman.

Daha arkadaşıma bırakacaksın beni, gece orada kalacağım ben.

(Duygusal müzik)

Savaşa mı gidiyor koca mı boşuyor...

Ay!

Seher ne yapıyorsun sen Allah aşkına? Ödümü kopardın.

Ne yapayım Nurten abla?

Baktım buzdolabı tıklım tıklım dolmuş yine.

Bir derleyip toparlayayım dedim.

(Seher) Sen hayırdır?

Ne geveliyordun ağzında öyle? Bir şeyler söyleniyordun sen.

Boşanma şeyi falan...

Bir şey mi duydun?

Yok, yok daha neler Seher!

Ben kapı mı dinliyorum ki bir şey duyacağım?

Yok, dinlemiyorsun tabii.

Ne bileyim, geçenlerde senin kızın...

...yatağını ayırmış falan deyince hani dedim belki...

Sen benim ağzımı mı aramaya çalışıyorsun?

Ne yapayım Nurten abla?

Bu evde ağız aranmadan bir şey öğreniliyor mu?

Bak dün hâlimizi gördün.

Şu kızların derdinden benim ne çektiğimi bir Allah biliyor bir ben.

Şimdi dedim yani yeni bir sürpriz geliyorsa--

Yok, senin kız değil korkma.

Agâh Beyler.

Şeniz Hanım, Agâh Bey'i boşuyor.

(Gerilim müziği)

Agâh Bey'in arabası yok.

Ben demiştim arayalım diye Cemre Hanım. Buraya kadar boşuna geldik.

Tamam, beklerim ben.

(Gerilim müziği)

(Kapı açıldı)

İçeri giremezsiniz.

Agâh Bey'in onayı olmadan olmaz.

Sorun değil, ben de burada beklerim.

Ama beyefendi şehre indi.

Bakın gerçekten bizi zor durumda bırakıyorsunuz.

(Doktor) Tamam, siz işinize dönebilirsiniz.

Hoş geldiniz Cemre Hanım. Ben Nedim Bey'in doktoruyum.

Merhaba ben de--

(Doktor) Ben sizin kim olduğunuzu çok iyi biliyorum.

Hatta sizi gıyabınızda tanıyorum diyebilirim.

Mutlaka öyledir.

Nedim buralarda mı?

Nedim Bey fizik tedavide.

Onu görsem...

...ya da görmesem. Görmesem daha iyi değil mi?

Sizinle bir seans yapabilir miyiz?

Seans mı?

Benimle mi?

Vay be.

Tek bakışta anlaşılıyor yani terapiye ihtiyacım olduğu.

Ben sizinle Nedim Bey'in doktoru olarak görüşmek istiyorum.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Doktor) Hemşireymişsiniz.

(Cemre) Evet, öyleydim.

Sicilim artık temiz olmadığı için değilim diyebilirim.

Nedim Bey, hayatınızda bayağı bir şeyi değiştirmiş görünüyor.

Evet, öyle oldu.

Güya ben onunkini değiştirecektim ama o benimkini değiştirdi.

Bu söylediğinizi biraz açar mısınız?

Ruh hastasıyım diyorum.

(Cemre) Böyle hobi olarak kardeşimin kocasını kaçırıyorum.

Sonra gidiyorum, kuzeniyle evleniyorum.

Böyle değişik değişik hobilerim var benim.

Deli gömleğiyle çıkmam değil mi buradan?

(İç çekiyor)

Kusura bakmayın benim biraz sinirlerim bozuldu.

Hiç önemli değil.

Şöyle yaparsak daha kolay olur belki.

(Doktor) Ben size soru sorayım, siz bana cevap verin.

Mesela, Nedim'in hayatında nasıl bir yeriniz var sizin?

Ben Nedim'in hayatında işe yaramazın tekiyim.

Yani ona zarar vermekten başka hiçbir işe yaramıyorum.

Ne varsa elime yüzüme bulaştırdım. Öyle boşa yaptım.

Kısacası benim için dev bir başarısızlık öyküsü diyebilirsiniz.

Kusura bakmayın, ben yapamayacağım.

Sizin de işinize yarayamayacağım.

Cemre Hanım, bu size iyi gelir mi bilmem.

Ama Nedim'e verdiğiniz zarar onun çok işine yarıyor desem?

Gidecek, bir çuval inciri berbat edecek şimdi.

(Cihangir ses) Ne yapayım Agâh Bey?

Atayım mı dışarı?

Çöp mü atıyorsun? Kızı götürmüşsün oraya kadar.

Ver şunu telefona da Nedim'e gözükmesin bari.

Doktor hanım aldı, içeriye götürdü.

-Ne? Nedim'in yanına mı götürdü? -(Cihangir ses) Yok, merak etmeyin.

Nedim Bey fizik tedavideymiş.

(Cihangir ses) Doktor hanım, tam olarak anlayamadım ama...

...şey için çağırmış hanımefendiyi...

...seans yapacaklarmış galiba.

Ne? Seans mı?

Olur, alsın bakalım.

İşlerimi bitirip geleceğim. Beni beklesin.

Asi, asi işte.

Hemşireyken neydi ki gelinken ne olsun.

Bir gün başımızı eğdik, kabahatimizi bildik, af diledik.

İkinci gün tepemize çıktı yine.

(Kapı vuruluyor)

Gel.

İmza mı kızım?

Ben imza istemiyorum Agâh Bey.

Bunu Şeniz Hanım'ın avukatı bıraktı.

(Müzik)

(Kapı açıldı)

(Müzik...)

(...)

Şimdi teslim ettim Şeniz Hanım.

Agâh Bey'in yüzü öyle tuhaf oldu ki.

Ah canım, sen bir de benim yüzümü görsen.

Sağ ol.

Allah düşmanımı bile Şeniz Hanım'ın eline düşürmesin.

Âmin.

Aman neyse, sonuçta iki çocukları var.

Bizim yıldızımız hiç barışmasa da Allah içimi biliyor.

Ben kimsenin yuvası yıkılsın istemem.

O kadın da istemiyordur.

Ah, sen onun evvelini bilmezsin.

Ne anasının gözüdür o.

Tamam Nurten abla, tamam.

Şimdi oturup kadının dedikodusunu yapmayayım seninle.

Benim derdim zaten başımdan aşkın.

Ben iki kızın arasında serseme dönmüşüm.

Şimdi bir Şeniz Hanım'ın derdi eksikti üstümde!

Sen de haklısın vallahi.

Ne yalan söyleyeyim, şu eve geldiğiniz ilk gün dedim ki...

...bu kadın çekerse bu oğlandan çeker.

Ama maşallah kızlar, oğlandan bin beter çıktı.

Hayda!

Sen şimdi övdün mü sövdün mü?

Yok, yok canım.

Bayağı toparladı senin oğlan.

Aman maşallah de Nurten abla, maşallah.

(Tahtaya vuruyor)

(Nurten) Maşallah.

(Müzik)

(Kapı vuruluyor)

(Kapı açıldı)

Sekreterin yoktu kapıda da. Müsait misin?

(Agâh) Gel.

(Kapı kapandı)

Ben bir Allah'ın günü şu koltuktan kalkıp da 32 diş sırıtarak...

...ben her zaman sana müsaitim yakışıklı oğlum, diyen babalardan...

...olamadım değil mi?

Az önce taklidini yaparken olmuş kadar oldu merak etme.

Dün geceden beri düşünüyorum da.

Zamanı geriye sarma şansım olsaydı...

Doğumumdan dokuz ay on gün önceki o karanlık geceye dönüp...

...dünya turuna falan çıkmayı isterdin herhâlde.

Senin huyun suyun kime çekmiş biliyor musun?

Annemin oğluyum ben.

Hayır, ananın değil.

(Duygusal müzik)

Amcana çekmişsin sen.

Aynı senin gibi şeytan tüyü vardı onda da...

...öyle hazır cevaptı.

Öyle durur durur, adamın gözünün içine bakıp bir laf ederdi...

...otur, 40 yıl düşün taşın.

Ciddi mi söyledi, şaka mı yaptı...

...iyi bir şey mi dedi, anana mı sövdü Allah bilir.

Aynı benmiş gerçekten.

(Duygusal müzik)

Niye geldin bakalım?

Babanı daha çok utandırmaya mı?

(Kapı vuruluyor)

Gel.

Agâh Bey çok acil bir imza almam lazım.

Ver kızım, ver.

(Agâh) Başka?

(Gerilim müziği)

(Agâh) Al bakalım.

Otur, otur.

(Gerilim müziği)

Evet, seni dinliyorum. Niye gelmiştin söyle bakalım.

(Boğazını temizliyor)

Öylesine ya.

(Cenk) Geçerken uğramıştım.

Sen de yoğunsun zaten, ben kaçayım.

(Agâh) Dur bakalım. Otur.

Sen gelmesen ben seni çağıracaktım.

Gelmişken şöyle bir baba oğul konuşalım.

Söyle, nasıl gidiyor evlilik?

(Agâh) Her şey yolunda mı?

(Gerilim müziği)

(Ceren) Buyurun, üstü kalsın.

(Neriman) Vay anam, vay.

(Neriman) Şirket, şirket dediklerine bak.

(Neriman) Paraları burada basıyorlar demek ki.

Bu yaptığımız, hiçbir işe yaramayacak babaanne.

İsteyenin bir yüzü kara, istemeyen enayi. Yürü hadi, yürü.

(Agâh) Onca tatsızlık. Karının kabahatleri, senin kabahatlerin.

Benim bu son marifetim.

(Agâh) Şimdi öyle oldu böyle oldularla vakit kaybetmenin lüzumu yok.

Zaten üç günlük evlilikte bir yığın sınav verdiniz.

Hoş, evlilik dediğin şeyin kendisi sınav zaten.

Değil öyle üç beş gün...

...bir ömür, evlatlarının yaşı kadar bir ömür geçirsen bile karınla...

...yine de sınav bitmiyor.

Öyle beş yıldızlı pekiyi de alamıyorsun yani.

Baba, siz annemle--

Sizin sınavlarınız hızlı başladı.

Evliliğinle ilgili gönlüm ne diyor, biliyorsun.

(Agâh) Ama ben elimi öptürdüm.

İçime sinmese de uygun bulmasam da...

...kafamda hâlâ soru işaretleri olsa da...

...ben, sizin evliliğinizi tanıdım bir kere.

(Müzik)

Şimdi tabii bu son vukuattan sonra...

...tam olarak ne hâldesiniz onu bilmiyorum ama...

...ben baba olarak...

...babalık vazifesi gereği...

...senin evliliğinin arkasındayım oğlum.

(Müzik)

(Sessizlik)

(Kapı açıldı)

Ah, babaanne.

-Ne? -Tuvalete gitmem lazım benim.

Öf, iyi hadi. Hadi git çabuk ol.

(Kapı kapandı)

Pardon hanımefendi nereye gidiyorsunuz?

Hanım kızım ben Agâh Bey'e bakmıştım.

Hanımefendi, randevunuz var mıydı?

Siz kimsiniz?

Aa, dünürüyüm ben ayol.

-Çift dikiş büyük dünürüyüm. -Bir saniye.

(Kapı açıldı)

Vallahi dayanamayıp kalkıp geldik Agâh Bey.

Ceren'im dün geceden sabaha kadar...

...Agâh babam bana elini öptürmedi diye ağla ağla perişan oldu.

(Neriman) Ne yapacağımı şaşırdım.

Acısı bebeğinden çıkacak diye korkup, kapıp getirdim buraya.

Hâlâ sancısı var Agâh Bey.

Tuvalete gitti, gelecek birazdan.

Bir daha gelmeden bir telefon açsan iyi edersin Neriman Hanım.

Nedir sizi böyle yersiz şekilde karşıma getiren şey?

Evet, söyleyin sizi dinliyorum.

(Gerilim müziği)

Vay be!

Vay be!

Bebeğimin babası masalı yalan oldu değil mi Ceren?

Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Sen bu söylediklerine kendin inanıyor musun?

Bak Cenk, bu bebek senin.

Bu da annenin marifeti.

Babaannem bile acaba mı diyor ama...

...bende acaba yok.

Bunu senin annen yaptı, bunu ikimiz de çok iyi biliyoruz.

Ulan senin yüzünden neredeyse hayatımı değiştiriyordum ben be!

Senin yüzünden hayatımı mahvediyordum.

Aylarca vicdan azabı çektirdin bana.

Hadi ya.

Bu senin vicdan azabı çeken hâlin miydi?

Ya, düşün!

Bana bak, doğuma kadar uslu dur.

Benden de uzak dur.

Çünkü şu an vicdan azabı çekmeyen hâlime bakıyorsun.

(Müzik)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Biz bu olan bitenden çok perişan olduk.

Gördünüz hâlimizi, ailecek birbirimize düştük.

Reva mı bana bu yaştan sonra torununun namusuyla sınanmak?

Size de sitem etmek istemem ama siz de bir babasınız sonuçta.

Öyle bir günahımızı aldınız ki--

Aldıysam bir senin torununun değil...

...kendi oğlumun da günahını aldım.

Şimdi ne istiyorsan söyle, beni torununla muhatap etme.

Biz buraya ezik büzük gururumuzla geldik.

Bizim köşkte, parada pulda gözümüz yok Agâh Bey.

Boynumuzu büküp, sizden bir tek şey istemeye geldik.

(Gerilim müziği)

Neymiş o tek istediğiniz şey?

Söyle bakalım.

Torunum, kocasını istiyor Agâh Bey.

(Neriman) Siz bizi tıktınız bir apartman dairesine...

...bu kızcağız hamile hâliyle yemediği küfür kalmadı.

Kocasının nerede olduğunu bile bilmiyor. Olacak şey mi?

Ben kocama yaptığım her şey için çok pişmanım Agâh Bey.

(Neriman) Bir anlık gaflet için reva mı bu kızın çektiği?

Dün özür dilediniz madem--

Ben senin torunundan özür dilemedim.

Ayıp oluyor ama Agâh Bey.

(Neriman) Kanlınız mı bu kız sizin canım!

Yani dilimin varmadığı iftirayı bu kızın namusuna attınız.

Bu kızdan başka herkesten özür dilediniz.

(Neriman) Ne yaptı bu kız size canım?

(Bağırıyor) Bak o zaman!

Bak da gör.

Torunun iftiraya niye ses çıkarmamış, bak!

(Ceren ses) Niye bakıyorsun öyle suratıma? Haberin var değil mi?

(Ceren ses) Biliyorsun. Cenk'in Amerika'ya gideceğini--

Gördün mü torununun marifetini Neriman Hanım?

Yeğenimin nikâhında, oğlumun adını...

...yana yakıla nasıl sayıkladığını gördün değil mi?

Anasına gösteremedim, yüzüm yetmedi.

Şimdi beni daha fazla konuşturmayın.

(Agâh) Bir daha da benim iznim olmadan...

...buraya adım atmayın.

(Müzik)

Sen de bir daha yeğenimin yüzünü görmeyeceksin.

Oğlumun adını değil, rüyanda bile görmeyeceksin.

Gidip edebinle doğumunu bekleyeceksin.

Köşkü de yeğenimi de o utanmaz ağzına sakız etmeyeceksin.

Şimdi çıkın dışarı!

(Müzik)

(Nefes veriyor)

(Nedim) "Ondan sonrası Ay Çocuk onu...

...artık hakkında pek bir şey bilmediği eski dünyasına...

...göndermeye çalışır mıydı?

Geri dönmeyi istemiyordu Bastian.

Ve mücevheri alıkoymak istiyordu.

Derken aklına yeniden Ay Çocuk'un...

...mücevheri geri isteyeceğinin...

...hiç de kesin olmadığı düşüncesi takılıyordu."

(Doktor) Söylediklerimin kulağınıza nasıl geldiğini tahmin edebiliyorum.

(Doktor) Belki sizi kırıyorum, belki sınırlarınızı zorluyorum...

...ama bilmeniz gerek.

En azından Nedim'in yaşadığı süreci daha iyi anlayabilmeniz için.

Eğer kendinizde hâlâ bu sürecin bir parçası olma gücünü bulabilirseniz...

(Cemre) Özür dilerim.

(Cemre) Özür dilerim.

Ben gerçekten iyi değilim.

Kafam çok karışık, özür dilerim.

Asıl ben özür dilerim.

Eğer sizin doktorunuz olsaydım, bu söylediklerimi hemen unutmanızı...

...üzerinize daha fazla yük almamanızı söylerdim.

Ama ben Nedim'in doktoruyum.

Siz yine de kararınızı verirken bu söylediğimi atlamayın.

(Nedim) "Her zehrin bir panzehri...

...ve her gerçek öykü...

...bir bitmeyecek öyküdür.

İnsan dileğinin yerine gelmeyeceğini bildiği sürece...

...belki de yıllar boyu bir şey dileyebiliyordu."

(Duygusal müzik)

"Ama dilediği düşün gerçekleşme olasılığı...

...ansızın karşısında durunca...

...o zaman tek şey diliyordu.

Onu hiç dilememiş olmayı."

(Duygusal müzik)

(Nedim - Cemre) "Umut beklediği şey felaketi...

...nefret ettiği şeyse kurtuluşuydu."

(Duygusal müzik)

Cemre.

(Duygusal müzik)

Gidelim.

-Beyefendi bekleyin dedi. -Gidelim dedim!

(Arabanın kapısı açıldı)

(Nedim bağırıyor) Cemre!

(Duygusal müzik)

(Araba çalıştı)

(Hüzünlü müzik)

(Hasta bakıcı) Nedim hayır!

Çok tehlikeli. Lütfen, sakince yerine otur.

Düşeceksin.

(Hüzünlü müzik)

(Doktor) Nedim dur!

O buraya senin için gelmedi.

Eğer peşinden koşup, merdivenlerden yuvarlanıp başa dönmek istiyorsan...

...eğer her şeye baştan başlamak istiyorsan devam et.

Ama eğer hesaplaşmak istiyorsan dur.

(Müzik)

Hesaplaşmak istiyorsan, ayakta dur.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Müzik...)

(...)

(Hızlı nefesler alıyor)

(Bağırıyor)

(Müzik)

(Nedim dış ses) Hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Sözlük anlamı...

...birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yaparak...

...durumu açıklığa kavuşturmak.

(Gerilim müziği)

(Nedim dış ses) Alacaklının, verecekliden alacağını alması, hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Karşılıklı hesap görmek. Alacağın vereceğin kalmaması.

(Nedim dış ses) Mecazi anlamı, kırıcı bir davranışın...

...zarara uğratıcı bir eylemin öcünü almak için...

...karşı eylemde bulunmak.

Cemre.

Cemre, uyumadığını biliyorum.

Peki.

Sürpriz olsun o zaman.

(Kapı kapandı)

Evet Doktor Hanım, gelinimle neler konuştunuz bakalım?

Yani sakınca varsa şey tabii ama.

Tabii ki sakıncası var Agâh Bey.

Ama yani Doktor Hanım, siz de işinize geleni söyleyip, işinize gelmeyeni--

(Boğazını temizledi)

Ben de şimdi yani laf olsun, dedikodu olsun diye değil.

Yani ne yapılabilir diye soruyorum.

Ben konuşmam gereken her şeyi gelininizle konuştum Agâh Bey.

Bir doktor olarak sizden artık bu meselenin dışında...

...kalmanızı rica ediyorum.

Laf mı yani şimdi bu?

Doktor Hanım, yeğen benim, gelin benim, oğlan benim.

Ben bu konunun dışında nasıl kalabilirim Doktor Hanım?

Ama mesele sizin değil.

Yani en azından şu an için yeğeniniz ve gelininiz arasında.

Araya girerseniz gidişata yarar değil, zarar vermiş olursunuz.

Bırakın Cemre Hanım kendi kararını kendi versin.

Ne?

Ne kararı verecekmiş Cemre Hanım?

Doktor değil ki ketum.

Allahumme sabirin.

Tamam oğlum, tamam. Anamın yanında konuşamıyorum diyorum.

Allah Allah! İki dakika dur.

Hah, söyle bakayım şimdi sen, sabah mı diyorsun?

Oğlum, ben daha anama gidiyorum demedim.

Bunu böyle şey yapamıyor muyuz, öteleyemiyor muyuz yani?

Yok ağa, ben kararımı verdim.

Ben burada daha fazla yaşayamam, burası beni fena bozdu yani.

Eyvallah.

Ya hep ya hiç diyorsun.

Tamam, ben sabah ilk otobüsle geliyorum. Tamam mı? Hadi.

Otobüs nereye gidiyor?

Kızım, sen ne yapıyorsun burada? Ben seni arkadaşına bırakmadım mı?

Bıraktın. Ben de geri döndüm. Parti havamda değilim pek.

Tamam, geri döndün de yani burada böyle dolanmak için mi döndün?

Boş konuşma, sabah atlayacağın ilk otobüsü sormuştum.

Ee...

Şey o...

...Taksim otobüsü. Sabah sabah öyle Taksim'i göreyim dedim.

Taksim havası işte.

Civan.

(Müzik)

Ben gidiyorum.

Ne demek gidiyorum?

Memlekete gidiyorum.

Saçmalamasan mı acaba?

Bu var ya bu, bu yüzlerce saçmalık arasında saçma olmayan tek şey.

Ben buraya geldiğimden beri ne evlatlığım kaldı...

...ne kardeşliğim kaldı ne adamlığım kaldı.

Şu köşkte yediğim yuttuğumun haddi hesabı yok.

Ona eyvallah de Civan, bunu görmezden gel Civan.

Yapma Civan, etme Civan.

Bir kere her şey bende başladı.

Baban basarım parayı alırım kızı, dediğinde biz çekip gitmiştik.

Ben o haltı yemeseydim biz çoktan basıp gitmiştik.

O haltı sana ben yedirdim.

Neyse ne.

Ben yiyeceğimi yedim, boğazıma kadar doldum.

Ben daha fazla burada kalamam. Kalırsam temiz deliririm yani.

Sen bugün bana bunu mu söyleyecektin?

Neden kimseye değil de bana söyleyecektin peki?

(Damla) Duydum seni.

Annene bile söylememişsin daha.

Neden ben?

Öyle.

Öyle denk geldi işte.

Zaten bir şey de söyletmedin. Ben kimseyim dedin.

İyi ki de öyle dedin.

Neyse.

Kimseye söyledik işte.

Şimdi de anamıza söyleriz, çeker gideriz.

Anana hiçbir şey söylemeyeceksin.

Yok.

Sen öyle söyleme, ana falan deme yani. Sana yakışmıyor.

Kaba kalıyor.

Bana bak, istediğim zaman son derece kaba olabilirim.

(Civan) Tamam, anlıyorum.

Zaten biraz daha kaba olursan kolumu kıracaksın yani.

Kırdırtma o zaman o kolunu bana. Gidemezsin hiçbir yere.

Niye gidemiyormuşum?

Gitmemem için bir tane sebep var mı?

Tek bir sebep var mı?

Sen sebep mi istiyorsun?

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik)

Damla!

(Derin nefes alıp veriyor)

Aa! Oğlum.

Neyin var?

Yavrum al basmış sana.

Bir şey mi oldu, ne oldu?

Bana bak, sen bu yaşta kızamık falan mı çıkarıyorsun yoksa?

Yok. Yok, yok.

(Müzik...)

(...)

Bu neydi lan?

Bu neydi?

Benim yaptığım şey, senin yaptığını temizlemez.

Bahçe köşelerinde, gecenin bu saatinde...

...o çocukla dudak dudağa falan, hayırdır Damla?

Sakın.

Sakın bunu benim aleyhime kullanmaya çalışma.

Ayrıca şu anda sen bana abilik taslayacak durumda falan değilsin.

Ben ne durumdaysam durumdayım. Ben senin abinim, abin.

Evet, evet abimsin ve görmemen gereken bir şey gördün.

Aynı benim gibi.

Ben de senin kardeşinim ve okumamam gereken bir şey okudum.

Çünkü o okuduklarımı senin hiç yazmaman gerekiyordu.

Çünkü o yazdıklarının hiç yaşanmaması gerekiyordu.

Çünkü benim abim, benim abim zırdeli, benim abimin şeytan tüyü var...

...benim abim hovarda. Ama hayır abi.

Benim abim kendine iki kardeş seçip...

...biriyle gönül eğlendirip, diğeriyle evlenecek kadar--

Şerefsiz.

Söyle, söyle. Çekinme.

Söyle, ben yazdım zaten mektuba kendim.

Değilsin. Sen o mektupta yazdığın gibi şerefsiz falan değilsin.

Şerefsiz olan bunun pişmanlığıyla senin kıvrandığın gibi kıvranmazdı.

(Damla) Hepsini okudum, defalarca okudum. Ezberledim.

Pişmanlığına inanıyorum.

Damla, ben o mektubu yazarken...

...o bebeğin babası olduğumu düşünüyordum.

Bebeğin babasının Nedim olması ne fark eder ki?

Sen o bebeğin babası olma ihtimalini bildiğin için kaçtın.

Sen o kızla gözümüzün önünde aylarca hepimizi aptal yerine koydun.

Gidip ablasıyla evlendin. Ve sen bunu nasıl yapabilirsin?

Yaptım işte kızım.

Yanlış yaptım işte.

(Cenk) Biliyorum, bu beni temize çekmez.

Ama ben Ceren'le yanlış yaparken...

...Cemre'yle doğruyu bulacağımı bilmiyordum.

Ben...

Ben Cemre'ye âşık olacağımı bilmiyordum.

Âşık mısın peki gerçekten?

Karına gerçekten âşık mısın?

Âşığım.

Bu yüzden yapmam gerekeni yapacağım.

Evlendin işte, daha ne yapacaksın ki?

Doğru olanı.

Doğru olanı yapacağım.

(Duygusal müzik)

(Alarm çalıyor)

Bu ne?

Niye alarmı kurdun?

Cenk?

(Cenk dış ses) Alarmdan bir saat sonra adliyede.

Alo? Niye hâlâ kapalı Ceren'in telefonu?

Nereye düşürdüğünü bulamadınız hâlâ.

Ne yapacaksın, benden arıyorsun işte.

Tamam, ben çıktım geliyorum. Sor bakayım bir şey istiyor muymuş?

Evet, köşk istiyor, koca istiyor. Alıp gelebilecek misin?

Bana bak Neriman ana, başımıza bunlar senin bu huyun yüzünden geldi zaten.

Yapma artık, bırak şu huyunu.

Kıza hırs bastırıp durma. Hadi, ben otobüse binip geliyorum.

Ne? Elinin altında onca şoförlü araba, sen otobüse bin gelin.

O hırsı kızına ben değil sen bastırdın bu ezikliğinle.

Şu ettiği lafa bak.

(Damla) Seher Hanım.

Günaydın.

Günaydın.

Şey...

Ne haber?

İyilik Damla Hanım. Sizden?

Şey, var mı gelen giden?

Aa, misafir mi gelecekti?

Yok, şey yani...

...giden var mı?

Giden?

Nereye giden?

Nereye giden olacak canım yani, şey işte...

...müştemilattan giden var mı, sizden giden var mı?

Bizden?

Yok.

Ben hâlâ anlamadım ama.

Tamam, tamam. Boş verin. Ben de anlamadım zaten yani.

Tamam.

Ay, yazık.

O ana babayla bu da bir tuhaf mı olmuş, ne olmuş.

Ettiğin lafa bak Seher, sen önce kendi çocuklarına bak.

-Buyurun Cemre Hanım. -Yok, arabasız gideceğim ben.

(Hareketli müzik...)

(...)

Ne yapıyorsun sen?

(Cemre) Böyle haber mi verilir? Ya uyanamasaydım?

(Cenk ses) Uyan diye alarm kurdum işte.

Süpersin gerçekten.

Gece zahmet edip söyleseydin olmaz mıydı?

(Cenk ses) Uyuyor numarası yapmasaydın söyleyecektim.

Böyle ciddi bir şeyi bile bu hâle getirdiğine inanamıyorum.

Böyle koştur koştur. Önce konuşmamız gerekmez miydi?

Otobüsle geliyorum. Babanın şoförüyle gelecek hâlim yoktu.

(Cemre) Tamam, tamam.

(Cemre) Bir iki durak sonra oradayım.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

Ee...

Sen gitmedin mi?

Yok. İşi başkası aldı.

Hay Allah!

Sen niye şey ettin kapıya?

Ben?

Ben...

Ben kapıya...

Kapıya ne yapacağım ki ben?

Bilmem.

Ne yapılır ki kapıya?

Yani.

Çalmayacak mıydın?

Yok. Yok, ne münasebet, ben niye çalayım ki kapıyı?

Şey, ben geçiyordum öyle, şey yapayım dedim.

Öyle bir uğrayayım dedim ben.

Sen niye kapıyı çalmadan açtın?

Ben açmadım.

Ben açtım da...

Gidiyorum ben.

Hani gitmiyordun ya?

Kızım ben bahçeye gidiyorum.

Kapıdan gidiyorum yani. Bir yere gittiğim yok.

Buradan çıkacağım, bahçeye gidiyorum ben.

Bahçeye...

İyi, çık o zaman.

Hadi çık.

İyi tamam, kaçtım ben.

Tamam.

(Müzik)

(Sessizlik)

Hayırdır inşallah.

Cenk Karaçay, Cemre Karaçay!

Cemre Karaçay!

Cemre Karaçay!

Affedersiniz. Burada ne davası var?

Boşanma davası hanımefendi.

(Müzik...)

(...)

Yaptığınız ortak başvuruya göre 28 Ekim 2019 tarihinde...

...boşanmak için mahkememize başvurdunuz.

(Cenk dış ses) Sen bir kahraman mısın? Yoksa âşık mısın?

(Cenk dış ses) Hiç sordun mu bu soruyu kendine?

(Cenk dış ses) Bu içinde kaybolduğun şey gözü kara hemşirenin...

...kahramanlık hikâyesi mi, yoksa böyle kendinden bile haberi olmayan...

...bir aşk hikâyesi mi, sor.

Bu şartlar altında, siz davacı Cenk Karaçay...

...eşinizden boşanmayı kabul ediyor musunuz?

Evet, boşanmak istiyorum.

Siz davalı Cemre Karaçay...

...eşinizden boşanmayı kabul ediyor musunuz?

Cemre Hanım.

Eşinizden boşanmayı kabul ediyor musunuz?

Ben boşanmak istemiyorum.

(Müzik)

Nedim meslek hayatımda karşıma çıkan en komplike, en özel vakalardan biri.

Bu çiftlik şartlarında böyle deneysel denebilecek bir yolu...

...kabul etmemin sebebi de vakanın farklılığı.

Bu benim için de farklı bir serüven.

Ben de daha önce denemediğim yollardan gidiyorum.

Ve gittiğim yolda Nedim'in de benim de size ihtiyacımız var Cemre Hanım.

Ben size bir saattir Nedim'e nasıl zarar verdiğimi anlatıyorum.

Siz bana aynı yolda olduğumuzu mu söylüyorsunuz?

Nedim’in iyileşmesindeki itici güç size duyduğu öfke Cemre Hanım.

İnsan zihni pek çok duyguyla ilgili kendini kandırabilir.

Ve çıkarları için hiç sevmedikleri insanları seviyormuş gibi yapabilirler.

Hatta kendilerini sahte sevgilere bile inandırabilirler.

Ama kimse öfke taklidi yapamaz.

Aşkın bile sahtesini bulabilirsiniz.

Ama nefretin. Nefretin sahtesi olmaz Cemre Hanım.

Benden nefret ederek iyileşiyor.

Nedim bütün kalbiyle evliliğinizden nefret ediyor.

Ve bu nefret onu ayağa kaldırıyor.

(Geçiş sesi)

(Cenk) Daha kaç kez sormam lazım cevap vermen için.

Cemre.

Peki, ben tekrar sorayım o zaman.

Biz neden boşanmadık Cemre?

Fikrimi değiştirdim.

Fikrini mi değiştirdin?

Bizim evliliğimizle ilgili fikrini değiştirdin, öyle mi?

Tamam, peki.

Bu artık gerçek bir evliliktir.

Haberin olsun.

(Telefon çalıyor)

Seher, neredesin?

Ben gelemiyorum Neriman ana, acil bir işim çıktı da.

İşin mi çıktı?

Anladık biz seni Seher Hanım.

Ne anladın Allah aşkına, kızımı da saçma sapan konuşma öyle.

Hadi arayacağım ben sizi sonra.

Hadi Seher, hadi Seher. Git işine selametle.

Görüyorsun değil mi ananı? İşi çıkmışmış. Çok yoğun ya kendisi.

(Fizyoterapist) Mucize gibi. Çok hızlı ilerliyor. Baksanıza...

...sanki geç kaldığı bir yere yetişmeye çalışıyor gibi yürümüyor mu?

Bir hedefi var. Hedefine yürüyor.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik...)

(...)

Anlatmayacak.

Ne yapacaksın peki?

(Gerilim müziği)

-Hayırlı işler. -Sağ olun.

Ben gideceğim yerin adını biliyorum da yerini bilmiyorum.

Tamam, sen söyle abla, navigasyondan buluruz.

-Karaçay Holding. -(Şoför) Tamam.

Demek Agâh sizi hâlâ aramadı. Protokolü okudu...

...ama hâlâ tık yok. Belki de işin ciddiyetinin farkında değildir.

Yani belki de maddeler ona biraz yumuşak gelmiştir.

Maddeleri daha mı ağır...

...koymalıydık. Neyse, ben sizi sonra ararım.

Zaten bugün yarın ya size ya bana haber gelir. Hoşça kalın.

Demek babam hâlâ elinde yırtık protokolle koşa koşa gelmedi, öyle mi anne?

Eli kulağındadır. Bekliyorum.

Ya bu sefer baltayı taşa vurduysan?

Hiç korkmuyor musun? Ya blöfün ters teperse?

Babam restini görürse?

Agâh Karaçay'ın eski karası olmaktan hiç korkmuyor musun?

Ah, benim hem annesini...

...hem babasını ayrı ayrı düşünen aileci oğlum.

Herkes kendi evliliğine baksın, tamam mı?

(Agâh) Son bir ayın dökümlerini de istiyorum.

(Ayfer) Agâh Bey, hanımefendi...

Tamam, tamam.

-Hayırdır Seher Hanım? -Mümkün mü Agâh Bey?

Hayırlı bir şey olması mümkün mü?

Telefon bağlama.

Senin oğlun benim kızımı boşamak istiyor.

Ne?

Gizlice mahkemeye gittiler bugün, meğer davaları varmış.

Sen ne diyorsun Seher Hanım?

Hâkim senin oğlun için davacı dedi.

Benim kızım da davalı oldu.

Oğlun boşanmak istiyorum dedi, kızım kocamdan boşanmıyorum dedi.

Sakin, sakin. Otur bakalım bir hele, otur otur.

Şu işin aslını anlat doğru düzgün.

Gözümle görmesem, boşandık diye ortaya çıksalar...

...geç oldu güç olmadı derim, mukadderat der geçerim.

Ama gözümle gördüm diyorum Agâh Bey. İçim ezildi benim içim.

(Seher) Kolay mı hâkim karşısında...

...koca boşamak isterken yok ben boşanmıyorum demek?

Gururundan caymış benim yavrum senin oğlun uğuruna.

(Seher) Agâh Bey böyle şey olur mu? Bir baba olarak sana soruyorum.

Sen tut peşine düş, kanına gir...

...gizli saklı evlen, hevesini alınca da boşamaya kalk kızı, bu nedir Agâh Bey?

Benim yüzümden.

Hepsi benim yüzümden. Mahcup oldu, utandı.

Babalık davasından çok utandı oğlan, kaldıramadı demek.

Yoksa senin kızın için anasını babasını karşısına alıp, ezip geçen adam...

...ha deyince boşar mı karısını?

Yavrumun yuvasını kurtarmak için gururunu ayaklar altına alıp...

...nasıl çırpındığını görmesem gam yemeyeceğim.

Ama gördüm.

Al oğlunu karşına, benimle yüzgöz etmeden...

Daha iyisini yapacağız Seher Hanım.

Alıp karşımıza konuşmaktan daha iyisini yapacağız.

Düğün? Bizim?

Bizim düğünümüz var?

Ya annemi şimdiden düğün telaşı sardı vallahi baba.

(Agâh ses) Düğün değil kızım, düğün yemeği.

Söyle annene, öyle tantanalı bir şey olmayacak.

Vereyim kendin söyle istersen.

Baba?

Ha baba? Vereyim mi konuşacak mısın annemle?

Yok yok, sen söylersin annene.

(Agâh ses) Bak Seher Hanımlara da sor.

Memleketten kimi çağırmak istiyorlarsa çağırsınlar, ezmeyelim kimseyi şimdi.

(Agâh) Annen de gönlünden kimi geçiriyorsa çağırsın artık.

(Agâh) Benim çağıracaklarımı da bilir zaten.

(Agâh ses) Öyle gösterişe falan da gerek yok kızım.

Candan bir masa olalım yeter.

(Agâh) Abinin arkadaşları, gelinin kimi varsa artık.

Damla, bak kızım havalar da serinledi, içeride yaparız artık.

(Agâh ses) Öyle karınca yuvası gibi doldurmayalım ortalığı.

(Agâh) İşte canım maksat damatla gelinin gönlü olsun.

Herkes mutlu olsun yeter.

(Hareketli müzik)

Hadi kızım, hadi öpüyorum yanaklarından.

Neden böyle bir şey yapıyoruz ki?

Bir düğünümüz eksikti. Gelinlik de giyecek miyim?

Söylerken bile komik geliyor. Düğün? Saçma.

Sen hakikaten tam evlenilecek kızmışsın. Düğün istemeyen gelin, bu devirde?

-İyi kapatmışım ben seni ha. -Hım çok komik.

Ben sana diyorum ki durup dururken niye böyle bir şey yapıyoruz?

-Neden hayır demedin babana? -Sabah boşansaydık hayır diyebilirdim.

Sabah kocadan boşanmak istemeyen eş, akşam düğün istemeyen yeni gelin.

Yine sabahtan akşama kadar oynanmış benim karımın...

...balans ayarlarıyla anlaşılan.

(Cenk) Ha, dengeler şaşmış biraz?

Sen terazi burcu muydun?

Ne saklıyorsun benden?

Sen...

Sen daha bana mektubun hesabını vermedin şimdi benden cevap mı bekliyorsun?

Cemre!

Sen benden bir şey saklıyorsun.

(Müzik)

(Kapı açılıyor)

(Kapı kapanıyor)

(Hareketli müzik...)

(...)

(...)

(Hareketli müzik...)

(...)

(...)

(Hareketli müzik...)

(...)

(Telefon çalıyor sinyali sesi)

Bak açıyor mu? Kaçtır arıyorum açıyor mu?

Açmaz tabii, meşguldür benim annem.

İlk göz ağrısı evleniyor bugün, düğün telaşı vardır onun.

Ama ben de Ceren'sem gidip o düğünü başlarına yıkmaz mıyım babaanne?

Sen nereye gidiyorsun acaba? Boşuna mı bekliyor bunlar başımızı?

Agâh Bey ipimizi sıkı bağladı bu sefer.

Cemre Hanım'a düğün dernek...

...ben burada yasaklı gelin.

Senin gelinliğin mi kaldı kimsenin nazarında?

Bak, kocanı postaladılar gurbet ellere. Ee, amcalık da bir yere kadar.

(Neriman) Onca kükredi, gürledi...

...bak nasıl da sahiplendi sonunda oğlunun karısını Agâh Efendi.

Has gelinini koydu başının üstüne.

Değil seni, bir ata olarak, bir büyük olarak, beni çağırmıyorlar beni.

(Seher) Agâh Bey, Cerensiz olmaz.

Şimdi ablasının düğün yemeğinde kardeşini dışlamak olur mu hiç?

Şimdi beni konuşturma Seher Hanım.

Her şeyimiz çok normaldi de düğünümüz normal olacak öyle mi?

Biz seninle bu işe çocuklarımız için...

...hepimiz için, herkes için yeni bir başlangıç olsun diye girişmedik mi?

(Seher) Hani o başımıza gelen onca musibetten sonra...

...hele o hepimizin yüzünü kızartan babalık testinden sonra...

...şimdi benim Ceren'imi dışlamak, o sofraya oturtmamak...

...hem kalbini, hem gururunu yerle bir eder.

Bak bu düğün hem kızımın yuvası için...

...hem de abla kardeşi yeniden kaynaştırmak için bir fırsat.

(Seher) Benden bu fırsatı esirgeme Agâh Bey.

Hem bir Ceren değil ki? Babaannesi de var, o bizim büyüğümüz.

Atamız. Bir de toprağımız olacaksın.

Yakışır mı onu saymamak?

Yok, benim içime böylesi sinmez.

Tamam.

Haklısın, büyüğü saymamak olmaz.

-O zaman ben gideyim yanlarına gör-- -Yok, sen uğraşma.

Ben hallederim.

(Telefon çalıyor sinyali sesi)

Aklım Nedim'de kaldı doktor hanım.

(Agâh ses) Kusura bakmayın bu gece de gelemeyeceğim ben.

Nasıl aslanım, her şey yolunda mı?

Evet Agâh Bey, her şey yolunda. Nedim gayet iyi.

Ben de şimdi ilerleme raporunu kaydedecektim.

Ne güzel. Ben ne zaman dinlerim o kayıtları?

Dinleyemeyeceksiniz Agâh Bey.

İyi günler.

Allah Allah!

(Hasta bakıcı) Emin misiniz Nedim Bey?

(Doktor) 4 Kasım 2019, Pazartesi.

(Doktor) Nedim Karaçay...

...rehabilitasyon çalışmamızdaki üçüncü haftasını dolduruyor.

Daha bir ay olmadan ilerleme büyük.

Aslında...

...yıllar önce çıkması gereken bir yolda yürüyor.

Bu yüzden attığı adımlar hızlı. Bazen fazla hızlı.

Ve bu onun için duygusal ve fiziksel olarak büyük riskler taşıyor.

(Kapı vuruluyor)

Gel.

Kusura bakmayın Doktor Hanım, rahatsız ettim.

Nedim Bey'in size söylememi istediği bir şey var.

(Nedim sesli nefes veriyor)

(Gerilim müziği)

Hayır Nedim.

Hazır değilsin.

(Hareketli müzik)

Doktor Hanım benim içim rahat etmedi.

Biz bu gece ufak bir düğün yemeği veriyoruz.

Malum, benim oğlanın düğün yemeği işte. Biliyorsunuz.

Şimdi bakın ne diyeceğim, Nedim’im olur da...

...akşam amcam nerede falan der...

...konuşmak falan ister. Siz bu gece onu oyalayın, beni aramasın.

Şimdi bir şey duyar eder, şey olmasın çocuk.

(Kapı vuruluyor)

Gel.

Şeniz Hanım ben şey diyecektim.

-Agâh nerede Nurten? -Çalışma odasında efendim.

-Beni de şeye gönderiyor da-- -(Şeniz) Git.

Nurten nereye gönderiyorsa git.

(Kapı kapanıyor)

(Duygusal müzik...)

(...)

Aklımı aldın ya.

Ha aklın başındaydı yani ben gelmeden önce?

Ne var ki bunda yani? Ben öyle şey...

Organizasyona bakıyordum ben. Ne var bunda?

Hım, gördüm ben senin organizasyonunu.

Bir haftadır da sürekli görüyorum zaten de pek hoşuma gitmiyor.

(Damla) İyi.

Madem bir haftadır hoşlanmadığımız şeylerden bahsediyoruz...

...şu bir haftalık düğün telaşının içine dalmadan önce nerede kalmıştık?

Bir hatırlayalım bakalım.

Korkma korkma, asayiş berkemal.

Saf duran karın gelinliğini giyiyor.

-Damla bana bak. -(Damla) Bakıyorum.

Bakıyorum ama cevap alamıyorum.

Hani sen hunharca aptal yerine koyup...

...çok utandığın karın için bir şeyler yapacaktın?

Bu muydu yani, düğün mü yapacaktın?

Kendini kurtarmak için beni suçlama.

Şu düğün telaşı bitsin, konuşacağız seninle.

-Babaanne çeksene. -Dur.

Kız vallahi fırt diye fırlayacak bebek şuraya.

(Neriman) Gebe kadın böyle elbise giyer mi hiç?

Git çıkar şunu bol bir şeyler giy üstüne.

Bol falan giymem ben.

Gideceğim ben o yemek masasına en güzel hâlimle oturacağım babaanne.

Hadi lütfen, vallahi ya.

Kız bana bak...

...gelinle mi yarışıyorsun sen?

Vallahi Agâh Bey'e bırakmam kendim paralarım seni.

Hım. Ne oldu senin Agâh Bey'ine? Hani benim üzerime çizik atmıştı o?

Hani ben o köşke giremezdim, köşkün sokağından bile geçemezdim?

Allah acıdı hâlimize de şans bir daha güldü yüzümüze.

Bana bak, bunu da o kara gözünle harcarsan...

Öyle uslu, öyle bir hanım olacaksın ki...

...o adama, izlediği o uğursuz görüntüleri unutturacaksın.

Kocam diyeceksin...

...kocam nerede diyeceksin, başka da bir şey demeyeceksin.

(Kapı çalıyor)

Hi, geldiler.

Babaanne çantamı al tamam mı? Bak çantam odada babaanne.

(Neriman) Tamam dur geliyorum.

Ben hazırım, bir kuaföre gitmem lazım fön çektireceğim.

Babaannem de çantamı alıyor geliyor şimdi.

Kız nereye koydun bulamıyorum.

-Yalnız siz değil Ceren Hanım. -Ne? Ben niye gelmiyorum?

Siz burada kalıyorsunuz. Agâh Bey yalnızca babaannenizi bekliyor.

Ben o Agâh Bey'in...

Bu nasıl iş Cihangir Bey oğlum?

Bir yanlışlık var bu işte.

Gebe kadın koca gece evde tek başına bırakılır mı?

Ben bekleyeceğim Ceren Hanım'ın başını bu gece merak etme.

(Gerilim müziği...)

(...)

(Ayak sesi geliyor)

Hoş geldin Agâh.

Hoş bulduk Şeniz.

Neredeyse on gün sonra ilk kez evine geldin.

Bilmem ki.

Evimde miyim?

İnsan eşyalarını kapının önünde bulduğu yere evim diyemiyor da.

Sen pek konuşma niyetinde değilsin farkındayım ama şu...

...müthiş fikrin falan, düğün yemeğinden önce konuşmamız gerekiyor bence.

Çünkü benim parmağım boş.

(Şeniz) Ve bu küçük detay misafirlerin gözünden kaçmayabilir.

(Şeniz) Yani parmağımda yüzük yokken...

...mutluluk pozları vermemiz ne kadar inandırıcı olabilir ki?

-Poz vermene gerek yok Şeniz. -Poz vermeme gerek yok?

Peki.

Sana gönderdiğim boşanma protokolüyle ilgili konuşmamıza gerek var ama.

-Değil mi? -Yok.

(Hareketli müzik...)

(...)

İmzaladım.

(Hareketli müzik)

(Doktor) Çok kararlı görünüyor ne istediğini biliyor.

(Fizyoterapist) Fiziksel olarak buna hazır.

(Doktor) Ama psikolojik olarak...

Onu zorlayamam, bu inandığım ve takip ettiğim sisteme aykırı olur.

Ama amcası--

Ben bir doktorum. Amcasından değil hastamdan sorumluyum.

Ve o çocuk değil. Yasaklarla yol alamam, ters teper.

Bunu göze alamam.

İstediği gibi olacak.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

(Kadın) Merhaba.

-Hoş geldiniz. -(Kadın) Hoş bulduk.

-Hoş geldin. -(Kadın) Merhaba.

(Seher) Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

-Hoş geldiniz. -(Kadın) Sağ olun.

(Anlaşılmayan konuşmalar)

(Kapı açılıyor)

(Duygusal müzik...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

(Nedim dış ses) Hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Sözlük anlamı...

...birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yaparak...

...durumu açıklığa kavuşturmak.

(Nedim dış ses) Alacaklının, verecekliden alacağını alması.

(Nedim dış ses) Hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Hesaplaşmak.

(Nedim dış ses) Karşılıklı hesap görmek. Alacağın vereceğin kalmaması.

(Nedim dış ses) Mecazi anlamı...

...kırıcı bir davranışın, zarar uğratıcı bir eylemin öcünü almak için...

...karşı eylemde bulunmak.

Ah, Allah'ım.

(Duygusal müzik)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Hatice Başpınar - Büşra M. Koçak...

...Nuray Ünal - Özgür Deniz Türk - Tugay Çiftci

İşaret Dili Çevirmeni: Hayrettin Baydın

Son Kontroller: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.