Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Eyüboğlu ailesi bir gecede iki derin acıyla sarsıldı.
Anne öldü bebek kayıp.
Biz bu gazeteci kadına mı gitsek, belki o bulur Gül Ayşe'yi çöpe atanı.
Çatal! Çatal geliyor kaçın!
Kaç kaç kaç! Mercan hızlı!
Ne yapacağız şimdi?
Heh orası çıkmaz sokak yakaladık enikleri Pamir koş!
Ee nerede lan bunlar?
Bu sokağa girdiler patron.
Lan köksüz tayfa benden kaçacağınızı mı sandınız lan hı!
Lan sizin İstanbul'da benden saklanacağınız bir delik yok!
Lan yerin dibine girseniz bulurum lan sizi! Lan!
Mercan hadi!
- Ali! Ali!
Ali!
- Mercan kaç!
Mercan hadi!
- Bebeği kurtar!
Ali!
Mercan hadi dedim!
Yakala şunları Pamir!
Vefa'nın verdiği adrese göre köksüzlerin mekanı şurası.
He iyi iyi etraf da baya ıssızmış
Ali buralara kadar kaçmış
Köksüz yaşadılar sessizce geberip gitsinler.
Lan Pamir! Lan Pamir nerede lan bu köksüzler!
Vefa'nın verdiği adres buraydı
Lan nasıl bura oğlum boş bura boş! Görmüyon mu lan boş!
Lan nerede lan bunlar nerede!
He bulursun bulursun ara sen Gül Ayşe'yi bulursun.
Yalnız aga dosyaya yanlış adres koymak çok iyi hareketti helal olsun
Asıl iyi hareket ne biliyor musun?
Asıl iyi hareket o Çatal'la muhbirini alacan üst üste koyacan-
Oho aga dur gözünü seveyim Allah aşkına bir sakin ol ya
Bak en azından Gül Ayşe'yi kurtardık bir adım ilerlemiş olduk.
ha ama evet haklıymışız aramızda Çatal itinin muhbiri varmış.
Bunlar kim?
Bizim arsa sahibinin adamları.
Ben tek, siz hepiniz mi?
He
Hepimiz diyoruz ki Zümrüt abimizi içeri attırıp
arazisinin üstüne konacağını mı sandın Ali!
Çok yanıldın çok...
Abi! Abi! Bırak lan bırak lan bırak abi!
Ali abi! Bırakın abi! Abi abi!
Bırak lan! Lan bırak!
Abi! Abi bırak lan abi! Abi!
- Gül Ayşe!
Abi!
Ali abi! Ali abi! Bırak lan!
- Ali!
Yettik ali! Atla atla atla atla!
Atla atla!
Ali abi!
Bunlar kim?
Ali dedi çöplükte dedi, gelin dedi lazım olur dedi.
Bunlar, çöplükte çalıştığı işçiler mi hı?
Kardeşler abiler
İbrahim amca, şefim
ne diyeyim geldiniz, sağolun
Ne sağolu Ali'm sen gelin dedikten sonra gelmez miyiz biz!
Garibanın garibandan başka dostu mu var Ali'm.
Öyle değil mi arkadaşlar!
- Öyle!
Eyvallah.
Amcalar, abiler sağolun da Ali abi...
sen nereden biliyordun Zümrüt'ün adamlarının geleceğini?
Zümrüt ben hapse gireyim siz de benim arazimde güle güle oturun demeyecekti ya.
Hala da demeyecek.
Konuştuğumuz gibi o mevzuyu halledeceğiz Ali'm.
Zümrüt abini içeri attırıp arazisine konacağımı sanırken yanılmadın.
Ama o garibana gücünün yeteceğini sanarak yanıldı.
Zümrüt'ün avukatı ara selamımı söylesin Zümrüt'e.
Desin ki göz altında yalandan hastalanıp kendini hastaneye götürtecekmişsin.
Ali de gelcekmiş!
Sen de ortamı ayarlayacaksın ben de içeri girip patronunla konuşacağım anladın mı.
Ayarla!
Ben şu mevzuyu halledip geleceğim.
Abi...
sen bir gelsen ya benle hı?
Abi ben bir şu mevzuyu konuşup geleceğim dedin ya ne yapacaksın?
İnsan gibi konuşacağım Zümrüt'le.
Abi adamın mekanını yaktık.
Yetmedi içeri tıktırdık şimdi de geldik buralar
dedemizin malıymış gibi arazisine çöktük
sence insan gibi konuşmakla olacak mı hı?
Siz yavaş yavaş başlayın Zümrüt'ü halledeceğim ben sen merak etme.
Sabit'im abim kriz yok kriz yok tamam mı?
Niye biliyon mu?
- Niye?
Çöpten hurdaları getirdik ama asıl ev yapmak için bize ne lazım?
Plan proje.
- Aynen öyle.
O yüzden krize girmek yok.
Lastikçiden kağıdı cetveli alıp plan proje çizmek var dimi abim?
Plan proje benim
senin ya istediğin evi ölç çiz biç
Gökdelen çizeceğim.
Yuh! Sabit abi...
Sabit
oğlum hurdalıktan aldığımız malzemeyle ne gökdeleni?
Gökdelen çizeceğim gökdelen benim.
Sabit etme kurban olayım gözünü seveyim etme gökdelen ne lan!
Şaka yaptım.
Ali abimin aklı çıktı gördün mü hı?
Senin şakana kurban be!
Tek tek avlayacağım lan sizi!
Tek tek avlayacağım sizi!
Tek tek avlayacağım sizi!
Dinleyin lan beni!
Dinleyin!
Ali' nin hali hepinize ibret olsun lan!
Benden kaçanın sonu işte budur! Anladınız mı lan!
Anladınız mı lan?
Bak buraya dinle beni!
Lan hepiniz kafanıza iyice sokun! Çatal'dan kaçış yok!
Çatal'dan kaçış yok!
anladınız mı Çatal'dan kaçış yok!
oh bakıyorum da yayılmışsın rahat mı yerin?
Lan ne yapıyorsunuz orada?
Akşam Çatal içmeye gidince mekana girip seni kurtaracağız.
Hazırlıklı ol demeye geldik
Aynen çaktırma.
Ulan Çatal sizi avlasın diye kendi ayağınızla mı geleceksiniz?
Mercan! Çatal'ın inine girmeyeceksin bitti!
Ben sevdiklerim için şeytanın inine bile girerim. Asıl sana bitti.
Gel abla gel! Oturtalım gel.
- Ne olmuş?
Basamıyorum basamıyorum basamıyorum.
Gel gel gel yavaş kızım sen onu bırak bakayım
Yavaş abla yavaş.
Ne alaka ya ne yapacaksın sen hizmetçiyi!
Sakatlayacağım, Eyüboğullarının da yeni bir hizmetliye ihtiyacı olacak.
Yani sana.
Ne oldu Şirin?
Moto- motor çarptı!
Ah be kızım ne oldu sana böyle.
Çok acıyor çok.
- Acır acır kızım!
Kimin çarptığını gördünüz mü?
Hanfendi size sordum kimin çarptığını gördünüz mü?
kızcağız sağ olsun beni tuttu getirdi.
Kaskı vardı, kaskı vardı uğursuzun!
Çok acıyor çok!
Kızım Allah razı olsun ya senden
Hüma koş kızım doktoru ara hemen gelsin
Şirin yavaş yavaş kalk kızım
ayağına buz koyalım doktor gelene kadar şişmesin
Yavaş yavaş yavaş buz koyalım da ayağına buz koyalım.
ah be kızım yavaş yavaş kızım.
Hanfendi!
Hanfendi! Hey!
Bekle! Hey!
Bekle polisi arayacağım.
Niye?
Çarpıp kaçmış şerefsiz onu şikayet edeceğim ifaden lazım.
Gel içeride bekle hadi.
Şu başa geçsene Sabit abi şunları koyalım.
Dikkat et ellerine ama yavaş.
Geliyorum ben Sabit abi.
Sen ne arıyorsun burada?
- Seni arıyorum ne arayacağım!
Tabi telefonda yangını gördün.
korktun.
Geldin ama...
sen gittin
Bana el salladın.
Döndüm ama.
Döndün.
Şükür.
Yangın da biraz benim yüzümden çıktı dimi?
Yani şey Sabit abim o fotoğrafı bulamayınca
krize girdi soba devrildi
Gördüm.
Telefonda gördüm.
Aklım çıktı.
Al.
Sabit abim artık krize girmiyor bunun için.
O yüzden şey sen...
- Bende kalabilir mi?
Harbi mi diyon?
İyi.
Bu çocuk kim?
hangi çocuk kim?
Ya şu çocuk işte sokak çocuğu mu o?
Şu...
- Evet!
O şey...
- Ne?
Şey biz bulduk onu.
Nasıl buldunuz ya?
- Bulduk...
Ya Gül Ayşe her bulduğun çocuğu sen eve mi getiriyorsun?
Keşke.
Keşke hepsini bulsam da getirsem.
Niye?
Çünkü...
kaybolanları kimse bulmak istemez.
Kimse aramaz onları.
Gül Ayşe...
- Hı?
Sen kaybolsan ben seni arardım.
Ee şimdi ev yandı nerede kalacaksınız?
Sabit abim şey yapıyor plan çiziyor.
Ali abim de hurda malzeme falan getirdi yani...
Biz de herhalde ev olana kadar bir çadır madır bir şey kurarız
ya da lastikçide yatarız bilmiyorum ki.
Burada yatacaksınız?
- He.
Kızım manyak mısın sen soğuk olur orası!
Duşu yok banyosun yok! Yok yani yoktur dimi yok?
Yok.
Çoşkun amir şubeye çağırıyor acil şubeye gelecekmişsin.
dur geliyom.
Al.
- Ne bu?
Simit.
Simit...
İyi ben gidiyom gelirim yine.
Sağol.
- Sen de.
Ali kızacak Ali.
Sabit abi kızmayacak...
Duymazsa kızamaz ki hem kötü bir şey yok
ne var bunda simit almış gelmiş.
Çatal yine sınırdan bir sürü mülteci çocuk getirdi.
Birisi yolda öldü...
Eğer sen ifade vermezsen bütün bu yaptıkları o soysuzun yanına kar kalacak!
Ali kızacak.
- Kızmayacak...
Kızmayacak bilmeyecek.
Sabit abi yanlış bir şey yok ki çocuk simit almı-
Yakup...
Yakup!
Yakup... Aa!
Çıkar çıkar çıkar çıkar, çıkar...
Yavaş, yavaş yavaş yavaş yavaş kızım!
Böyle daha iyi oldu.
- iyi mi?
İyi uzatınca iyi oldu hanımım.
Tamam kızım nereye koyayım bunu ben?
Biraz aşağı koy, tamam şimdi iyi oldu
uzatınca biraz daha iyi oldu.
Aa! Canım sen niye gitmedin hala?
Menderes para ver de beklemesin kız yüz lira yeter mi canım?
Saraya hizmetçi olarrak girecen Gül Ayşe'yi kim çöpe atmış öğrenecen.
Gül Ayşe'yi kim çöpe atmış... Gül Ayşe'yi kim çöpe atmış öğrenecen.
Menderes, iki yüz ver.
Fesubhanallah!
Para için beklemiyor hayatım polisi arayacağım ifade verecek onun için bekliyor.
Aman! Aman gözünü seveyim polisi falan karıştırma Menderes beyim!
Arkadaşları benim oğlana söylerler o da kalkıp gelir şimdi.
Eyüboğlu zaten kovdu evladımı.
Şimdi karşısında görünce affedeceği vasa da affetmez.
- Doğru ya.
Hem vuran vurdu kaçtı, nereden bulacağız.
- Doğru diyor.
İyi madem gidebilirsin.
Gül Ayşe'yi kim çöpe atmış öğrenecen, Gül Ayşe'yi kim çöpe atmış öğrenecen...
Ben bir lavaboya gideyim mi?
He git git yıka, yüzünü de yıka şimdi buralarda
düşüp bayılacan kalacan başımıza Allah aşkına!
Tabi haklı kız köşk görünce böyle far görmüş tavşan gibi apıştı kaldı garibim.
aa ondan mı apıştı kız!
Önünde Şirin'e motorla çarptılar korktu yavrum.
Bir de insanlık edip alıp buraya kadar getirmiş.
Git kızım git sen, banyo şuradan dışarı çıkınca.
Gel ben göstereyim banyoyu sana gel.
Soldaki kapı.
Yakup.
ne oldu sana?
Ver bakayım ver bakayım Yakup ver!
Sen tanıyor musun bu çocuğu?
Yakup bak benim polisle işim olmaz biliyorsun dimi?
emniyete gidip şahit yazdıracak falan değilim.
Biz de senin gibi polisten kaçıyoruz
Sami o.
Sami mi?
Burada mülteci yazıyorsen adını nereden biliyorsun?
Yakup kimse demeyeceğim bir şey aramızda söz!
Bizim komşunun çocuğu.
Kardeşimle oyun oynarlardı.
ondan bile küçüktü.
Elime telefon geçtikçe
fotoğraflarına bakardım annesi fotoğraf koyardı internete.
Ben kardeşim büyümüş mü diye bakıyordum.
Sami'yle kardeşimi görürdüm hep
Kardeşin nerede ki?
Halep'te Suriye'de yani.
Sen Suriye'li misin hı?
Ama Türkçen çok iyi
Türküm ama Halep'te doğdum, Halep türkmeniyim.
Buraya nasıl geldin?
Halep bombalanınca...
annemle babam öldü.
Kaç yaşındaydın?
- Beş.
Sonra?
Dedem hepimizi toplayıp Türkiye'ye getirecekti.
Kardeşim de çok küçük diye Sami'lere bıraktık.
Türkiye'de bir düzen kurunca yanımıza alacaktık onu.
Sonra sınırda Pamir'in eline düştüm.
Hani Çatal sınırdan çocuk getiriyor ya artık...
Ben de onlardandım.
Toparlan! Toparlan!
Çek ayakları lan! Lan çek çek çek kime diyorum ben! Çek!
Geç!
Lan hasta mı lan bu? Lan alın bunu al bunu götür kapat bir yere!
Bulaştırmasın kimseye götür!
Al bunu götür benim zulaya koy.
Beyim.
- Hallettin mi ne oldu?
Yok beyim yok adres boş çıktı.
Senin yeğen de köksüz tayfa da hala sağ.
Ulan ben sizin yapacağınız işin!
konum at bana geliyorum hemen!
- Tamam tamam.
Biri çıktı evden de merak ettim ne yaptın neredesin?
Alo cano neredesin ne yaptın girdin mi işe?
he girdim Zıpkın girdim tuvalet müdürü olarak işe başladım.
Ne müdür ne müdürü?
Oğlum duvarlar üstüme üstüme geliyor biliyorsun işte
tuvalete zor attım kendimi, tuvalet camından nefes almaya çalışıyorum.
İşe mişe giremedim.
Mercan! Çatal'ın inine girmeyecen bitti!
Ben sevdiklerim için şeytanın inine bile girerim asıl sana bitti!
Sevdiklerim için şeytanın inine bile girerim diyen Mercan nerede be cano hı?
Ali için Çatal'ın inine giren Mercan nerede?
Oğlum Çatal'ın inine girdim diye bu haldeyim ya ben!
Onun için duvarlar üstüme üstüme geliyor ya lan hatırlatma işte.
Hatırlamak iyi gelmiyor o geceyi of Zıpkın!
Ben duramıyorum çıkıyorum evden hadi!
- Çıkma!
Çıkma cano
Cano duvarlar basıyor diye Gül Ayşe'yi yuvasız
koyan o kansızı bulmaktan vaz mı geçeceksin?
Sen o geceyi atlattın be cano
Atlatmakla kalmayıp sen Çatal'la baş ettin be
zengin sarayıyla mı baş edemeyeceksin sen?
Sen ateş kuşlarının biricik anası değil misin be hı?
Sen benim canom Mercan Ateş değil misin?
Yavrunu senin kaderine hapsetmeyeceksin.
Uçması için ona kanatlarını geri vereceksin.
Gül Ayşe'yi kimseye vermem, veremem ölürüm!
Bakma ben de ölürüm de
o sayede birileri
biri o lüks arabayı sürdü
diğeri de Gül Ayşe'yi çöpe bıraktı.
Gül Ayşe'yi çöpe bırakan o kansızlar sarayda keyif çatıyor be!
Helal mi edek?
Yanlarına mı kalsın?
Bir kere de
mağluplar galip olmasın mı be?
Olsun Zıpkın olsun...
Öksüzün hakkını helal etmeyelim bu sefer.
O Çatal'ı şu an, şu an görsem öldürürüm! Öldürürüm!
Ya delireceğim ya!
İstanbul'un yetimi öksüzü yetmiyor mu niye sınırdan çocuk getiriyor şerefsiz!
Eskiden yetiyormuş ama sokak çocuğu sayısı azalmış.
hani devlet ailelere yardım ediyor ya.
Polis de sokakta çocuk gördü mü direk yurda götürüyor.
O aşağılık Çatal da dilendirecek yeni çocuk bulamayınca size mi gözünü dikmiş he!
Aile yok pasaport yok kimlik yok...
Çöpsüz üzüm diyor bize Pamir.
Harun!
Ne olmuş Harun'a?
Ne olmuş Harun'a?
Ya o da Sami'yle birlikte Çatal'ın elindeyse!
Yakup! Yakup nereye dur dur! Dur gitme dur nereye gidiyorsun ya!
Kardeşim oradaysa onu kurtarmam lazım bırak!
Yakup saçmalama ya yakalanırsan!
- Bırak!
Bak bırak diyorum yoksa!
- Yoksa ne!
Gene mi bıçaklarsın?
Bak kızım zaten kafam bozuk! Bıçaklarım!
Ya bak tamam!
- Bırak bırak diyorum!
Hayır tamam tek gidemezsin ben de geleceğim senle!
Tamam?
Daha fazla debelenme yaram acıyor.
Evet tamam.
Tamam Kamil amcacım söylüyorum.
Kamil amca röntgen çekmek lazım hastaneye getirin diyor halacım bekliyor.
iyi iyi tamam bak doktor ne diyorsa o
Hüma dışarıdaki çocuklara söyle kızım arabayı hazırlasınlar
Gelip götürüversinler Şirin'i.
Bak bakalım kim arıyor?
Bey abim.
Abim buyur
Alo Hacer akşam yemeğe mühim misafirimiz var güzel bir sofra hazırlayın bakayım.
Mühim misafir mi kim ki o?
Gelince görürsünüz canım.
Ta-tabi abim biz tabi hazır ederiz buyursun gelsin.
İyi hadi kolay gelsin bakayım
Abim...
akşama misafir çağırmış
Ay kız kıyamet gelse de kopsak! Hakikaten mi?
He.
Anam yirmi üç senedir ilk defa dimi?
Tabi mevlütleri saymazsak ilk.
Biz misafir çağırdığımızda bize kızardı ya
Şirin...
- Hı
Akşama ne yemek ettin? Misafirin önüne ne koyacağız?
Ay hanımım! Ben mantı edivereceğim diye başka bir şey etmediydim!
Mantının da hamurunu yoğurdum dolaba koyup çıktıydım gelince açarım diye
Ay ne koyacağız şimdi biz misafirin önüne?
Ay abla kimmiş ki bu misafir?
Bilmiyorum mühim bir misafir, gelince görürsün dedi.
Ana ne edeceğiz?
Tövbe! hiç bana bakma daha yeni manikür yaptırdım oturup mantı açacak halim yok.
Aman istemez ben açarım mantıyı.
Ay yok hanımım ben şimdi hemencecik açarım!
Aman Şirin kızım otur oturduğun yerde! Zaten hastaneye gideceksin şimdi!
İsterseniz ben mantı açarım.
Kız ödümü patlattın! Sen daha gitmedin mi
Ne yaptın banyoda bir saat ayol!
Biraz başım dönmüştü geçsin diye bekledim.
Tam çıkarken de kulak misafiri oldum.
Ben restoranda çalıştım iyi mantı açarım.
Ay olur mu kızım olmaz sen misafirsin.
Sağolun misafir gördünüz ama
ben sabah zaten iş istemek için geliyordum buraya.
İş mi?
Patronum işten kovdu beni
Bir aydır iş arıyorum maaşımı da vermeyip kovduydu.
Peki, te buralara gelmek nereden aklına geldi canım?
Malum biz şehrin baya dışındayız da.
Allah aşkına ne dedin?
Ben bir gideyim de banliyölerde country lerde iş arayayım mı dedin?
Yok sabah gelen elektrikçi çocuk var ya benim kardeşim olur.
O dedi çok iyi insanlar belki iş istersen sana iş verirler dedi.
Ondan geldim.
Anam! Sen bizim çakır oğlanın dilinden düşüremediği ablası mısın?
He he.
- Ayy!
Kusura bakmayın...
Ben bunu yerde buldum da sizden birisi düşürdü galiba.
Kızım.
Maşallah sen pek güzel yetiştirmişsin kardeşini.
Bizim gelinin elmas bileziğini yerde bulmuş da
getirdi geldi bana teslim etti.
Rızkımız az olsun helalinden olsun hanımım.
Allah'tan korkarız çok şükür.
Sen bi- adın ne senin?
Cano.
Cano ne ayol? Canan'ın kısaltması mı?
Memnun oldum kızım.
Ben Hacer, bu da Şirin.
Bu da Naz, Nazmiye'nin kısaltılmışı.
Sen bana bir soyadını deyiver bakayım.
Ateş, Cano Ateş.
Cano Ateş.
Hah oğlum Şirin ablanı hastaneye götürüver doktor Kamil bey bekliyor.
Tamam Hacer hanım.
Hüma kızım sen de yardım ediver.
Ay dur dur dur...
Hadi bakalım biz de nasıl mantı açıyormuşsun nasıl sofra kuruyormuşsun görelim.
Abim akşam senin beğenirse yaptıklarını ona sorarız.
Şirin iyileşene kadar bizde çalışsın mı diye...
Ama söz vermiyorum bak.
Bir bana verebileceğiniz yemeni var mı?
Yemeklere saç düşmesin.
Var tabi kızım var olmaz mı bak üst çekmecede benim iş yemenim var.
Oklava da orada, gösterirsin hanımım sen.
Tamam tamam kızım sen hadi.
- Hadi.
Abla sen bir gelsene benle dışarı gel gel.
Dur şöyle...
- Ne oluyor kızım?
Ay abla yoldan geçene iş mi verilir ya?
Hırlı mı hırsız mı arsız mı bilmiyoruz.
Şirin ayakta duramıyor ne etseydim? Hem sen de beni iyice saf belledin herhalde.
Adnıı soyadını boşuna mı aldım ağzından?
Barbaros'u arayacağım emniyetten araştıracak kızın kim olduğunu.
Arayayım bizim oğlanı, sorsun kim olduğunu.
Kolay gelsin.
Bunları hallettiriyorum kolay gelsin Mustafa abi
- Sağ olasın.
Yıllık izin istemişsin he Barbar.
Evet amirim.
Yani tam Çatal ülkeye bir tır dolusu mülteci çocuk sokmuşken sen tatil yapacaksın he.
Sizce ben bu numarayı yedim mi?
Bir bakayım amirim.
Evet tabi yemediniz.
- Kesin yemediniz amirim.
Yemedim tabi!
Ciğerini bilirim bu hergelenin! Dökül!
Sen Çatal itinin eline çocuk verip tatile çıkacak adam değilsin!
Ne haltlar karıştırıyorsun sen?
Amirim halt karıştırmak falan olmuyor ya-
- Len dökül!
Çatal'ın içeride muhbiri var.
Ne?
- Amirim...
Geçen mülteci çocuklar için Çatal'ın mekanına
yaptığımız operasyon o yüzden patladı zaten.
Muhbir baskın haberini uçurdu.
Aramızda muhbir var çocuk büroda...
çocuk dilendiricisi Çatal'ın muhbiri bir polis var?
Vay... Vay... Vay!
Benim de çok pis kanıma dokunuyor amirim.
Ama daha fazla çocuk ölmesin diye
o Çatal'ı da muhbirini de içeri tıkmamız lazım!
Aramızda kansız var diye ağlamaya vakit yok.
Höst! Kim ağlıyor lan bulalım bakalım bunu da
kim ağlıyor kim ağlattırıyor görürüz! Nasıl yapıyoruz şimdi?
Amirim şimdi şöyle
herkes Barbar'ı tatile çıktı zannedecek ama o Çatal'ın peşine düşecek.
biz de Halis'le beraber bütün karakolu yemleyeceğiz ki muhbir yeme takılsın.
Tabi siz icazet verirseniz amirim.
Tamam lan yapalım!
Bekle!
Barbar, barbarlık yok!
Delikanlılık yok! Temkinli olacaksın...
Attığın her adımı da bilmek istiyorum.
Amirim bari her attığmı adımı-
- Her adımını!
Delirip delirip beş yüz defa adamı içeri aldın.
delil yetersizliğinden ben beş yüz bir defa herifi dışarı saldım!
Bu sefer kesin kanıt bulacaksın!
Ben al getir demeden o herifi enselemek yok! Anlaşıldı mı?
Tamam amirim.
Birader sen niye eksik bilgi verdin Coşkun amire?
Harbiden aga sen niye Eyüboğlu'nun kızını bulduğunu söylemedin ki?
Niye Çatal'ın ateş kuşlarının peşinde olduğunu söylemedin amire?
Beyler farkında mısınız aramızda muhbir var.
Herkes bilmesi gerektiği kadarını bilecek yerin kulağı var.
Ne yapalım Çatal'a elimizle mi teslim edelim ateş kuşlarını?
Doğru.
Eyvallah.
Ücretini ödemeyen var mı?
Abi be biz iki kişilik versek olur mu bu daha çocuk zaten.
İyi olur ver.
iyi, şuradan iki kişi uzatsana sana zahmet.
Ali kızacak, çok kızacak.
Sabit abi duymazsa kızmaz, tamam?
Dönüş parası yok Ali kızacak çok kızacak.
Tamam şşt dönüşte otostop çekeriz he.
merak etme sen.
Yakup biz nerede inelim?
Nereden başlayacağız, en son neredeydi bu Çatal?
Bilmiyorum en son Kartal'daki mezbahadaydı
Ama orada tutmaz çocukları... Polis basmış orayı.
Beyoğlu'ndan başlasak dolansak oralarda hı
senin arkadaşlarından bilen var mıdır Çatal'ın, mülteci garibanları nerede tuttuğunu?
Vardır çok iyi dedin.
Bizim çocuklara soralım.
İyi.
Ali kızacak, çok kızacak.
Ali kızacak, çok kızacak.
- Sabit abi...
Sabit abi... Kızmayacak kızmayacak tamam.
- Ali kızacak.
Kızmayacak merak etme sen.
- Bir sıkıntısı var...
Ben de farkettim...
Ali kızacak, çok kızacak.
Çok kızacak Ali çok kızacak.
İyi mi?
- Sabit abi tamam.
Ali kızacak, çok kızacak.
- Sabit abi tamam kızmayacak.
Kafası yerinde mi?
- Ali kızacak, çok kızacak.
Teyzecim bak işine Allah Allah ya! Sabit abi tamam.
Tamam sakin ol sallanma.
On dakikanız var.
Gambazladın beni...
Bir de yüzüme mi bakıyon?
Kardeşime göz dikene ne yapsaydım alnından mı öpseydim?
Göz diktim de ne yaptım Ali? Irzına mı musallat oldum!
Altı üstü bir kahvaltı edelim dedim ulan!
Belki kız tanırsa beni sever dedim.
Sizinle sürünmektense bir yuvası olur dedim.
Nikahıma alırım dedim!
Bu mu lan göz dikmek?
Gül Ayşe seni istemez.
Hem kimliksiz kızı hangi nikaha alıyon Zümrüt?
Şart mı resmi nikah? Basarım imam nikahını he!
Siz de ömrünüzün sonuna kadar korkmadan rahat rahat manzaraya karşı yaşarsın-
Lan sen canımın yarısı için pazarlık mı ediyon benle!
Sokakta kalmamak için kardeşimi sana mı vereceğim!
Öldürürüm lan seni Zümrüt öldürürüm! İmam nikahını değil cenaze namazını kılar!
Çek lan elini!
Madem insanlıktan anlamıyorsun çık toprağımdan!
Yürü git kimliksiz sürün sokaklarda!
Şimdi kapıdakilere de ihbar edeceğim sizi.
Hadi et
Hadi beni ihbar et!
Ama bir düşün, sen sağlam mı kalacan arkada?
Ne yapacan lan? Beni gambazladın bir kaç tane de adam dövdün...
Yapacağın bu kadar!
Ben ilk duruşmada çıkarım oğlum
adam da kaynıyor daha iyilerini bulurum.
Sen ne yapacan onu söyle!
Felek doğarken basar mührünü Ali kardeş!
Ya düşeş... Ya çilekeş...
Zengin hep düşeş atar.
Fakir de hep ateşte yanar!
Bu dünya garibanın cehennemi be oğlum...
Başını dikme Ali!
Af dile eğil önümde...
Ver bacını... Yoksa...
Çilen bitmez.
Doğru diyon.
Garibanın çilesi bitmez.
Ama garibanın bir de neyi bitmez biliyon mu?
Gardaşı!
Bizde kaç gariban gardaş var şefim!
Bizim çöplükte yüz elli gariban var gardaş
öbür çöplüklerden de beş yüz çıkar
hurdacı çocukları çağırsam anında üç yüz kişi birden toplanır.
Tekler çoğalır zaten ezilmekten bıkmışız... Ali ezin dese...
senin gibi kansızı seve sever ezeriz!
Anladık bu yalan dünya zalimin cenneti, mazlumun cehennemi
anladık bir gün dibine gireceğiniz toprağın sahibi sizsiniz.
Bizde toprak zenginin ama vatan fakirin deyip duruyoruz.
Zalimin zulmü varsa...
mazlumun Allah'ı var deyip...
sabrediyoruz.
Ama yuvamıza ve namusumuza göz dikersen...
dayanamayız be Zümrüt.
Bütün garibanlar birleşiriz deriz ki, azdan az çoktan çok gider!
Sabretme yak gitsin!! Yaktırtma Zümrüt!
Yakarsa bu dünyayı garipler yakar!
Yaktırtma!
(Şarkı) Dertleri içine içine sığmayan onlar
Hayatta ümidi kalmayan onlar
Dertleri içine içine sığmayan onlar
Hayatta ümidi kalmayan onlar
Sürüne sürüne yaşayan onlar
Sürüne sürüne yaşayan onlar
Yakarsa dünyayı garipler yakar
Yakarsa dünyayı garipler yakar
Yakarsa dünyayı garipler yakar
Yakarsa dünyayı garipler yakar.
Klostrofobi mi?
He?
Klostrofobin mi var diyorum?
Kız o dışarı çıkmaya korkana denmiyor muydu?
E bu içeride duramıyor ya.
Gel sarımsakları dışarıda ezelim hem hava alırız.
Hay denni bu ne geldi acaba?
Yürü çık kız çık çık çık çık....
Nermin'cim sen yine ne geldin acaba?
Kız ne diyeceğim sende de şirket fobisi olmasın sakın.
Bir oturup duramadın ya yerinde.
Size de iyi günler Nazmiye hanım.
Kütahya'dan gelincik şurubuyla yufka tatlısı göndermişler de.
Nizam bey eve gönder akşama misafir çağırdım dedi.
Çok güzel... Gönder demiş bey abim
yok muydu koca fabrikada gönderecek bir adam?
Nizam bey yirmi üç yıldır ilk defa misafir çağırıyor eve malum.
Heh sen bana onu de sen de kimmiş bu misafir diye bakmaya geldin.
Yok belki yardımıma ihtiyaç olur diye geldim.
Ah canım... Cano ver kız şu havanı ver.
Sarımsakları da ver.
Madem yardıma geldin al bakalım şu sarımsakları güzelce sen ezmeye başla.
Hüma bey abimin bu mühim misafiri
bir kadın olmasın sakın.
Belki de yirmi üç yıllık yasımızı bitirecek bir kadın Allah'ım!
Cano, sofrasını kurmak da sana nasip oldu he.
Yirmi üç yıllık yasınız mı var?
Ben başınız sağolsun mu diyeyim ne diyeyim bilemedim.
Amcamın kızı bebekken kaçırıldı kayıp.
Bebeğin annesi yani yengem de öldürüldü.
Milenyuma girerken 2000 senesinden önce haberlere çıktı belki hatırlarsın.
Yok, çok küçüktüm hatırlayamadım.
Peki bulundu mu yani kimin yaptığını biliyonuz mu?
Yok nereden bileceğiz ayol!
İşte bey abimle hanım ablam memlekette cenazedeydi.
Kocam şirkette ben de arkadaşlarla sinemadaydım.
Ah o zavallı Bahar'cık da bebeğiyle evde.
Ne oldu ne bitti hiç bir şey bilmiyoruz.
Sen de bilmiyorsun dimi Nermin'cim.
Niye bana sordunuz? Siz ne biliyorsanız ben de onu biliyorum.
Sen niye üstüne alındın ayol?
Hüma...
akşam oluyor annem benim kayıp programı başlıyor çok heyecanlı yerde kaldı
Adamın birisinin karısı kaybolmuş kadının cesedini buldular.
Meğerse adamın yanında çalışan yirmilik tezgahtar patronuna aşıkmış.
Sen git nikahlı karısını öldür göm.
Sayın seyirciler şimdi aşık olduğu patronuyla evlenebilmek için
adamın zavallı karısını acımasızca öldüren bir canavarı konuşacağız hep birlikte.
Hoş geldiniz siz de.
İsterseniz olayıen başından anlatayım.
Bundan yaklaşık on ay önce
Gebze'de Hasan beye ait dükkanda tezgahtar olarak işe başlıyor Yeliz.
Dükkana gide gele patronuna aşık oluyor ve itiraf etmiş.
Hasan bey kendi anlattığına göre evli olduğunu
ve bu ilişkiyi asla istemediğini söylemiş
ama Yeliz o kadar ısrar etmiş ki-
Ay hanım abla senin bu işe aldığın kız kafadan kontak çıktı he.
Artık dışarılar hobisi içeriler fobisi miymiş...
Artık kuyuya mı düştü asansörde mi kaldı...
Hor görülenlerin Tanrım isyanıdır bu!
Sevip sevilmeyenlerin feryadıdır bu!
Düzensiz dünyanın günahıdır bu!
Yakarsa dünyayı garipler yak-
- Sen yakacaksın bizi sen!
Çatal'a bak diye gönderdik seni buraya peşine mi takacan lan sus!
Çatal çıktı gitti mekanda da ses yok çocuklar uyumuş
iyi.
Ben gelene kadar buradan ayrılmak yok tamam mı?
Zıpkın çocuklar sana emanet.
Ben de geleyim, ya yakalanırsan
Çatal zıkkımlanmaya gitti işte nasıl yakalanacağım?
Ali'yi kurtarıp geleceğim bekleyin burada.
Hor görülenlerin Tanrım isya-
- Şş sus lan!
Nasıl yakaladım lan seni! Nasıl yakaladım he!
Gidiyorum gibi yaptım hop geri geldim gördün mü?
Kalk lan kalk uyan!
- Bırak lan!
Lan kalk! Uyan uyan!
Ne dedim lan ben size? ne dedim
hepinizi tek tek avlayacağım demedim mi lan he?
Çık lan dışarı! Yürü çık dışarı!
Çık dışarı yürü!
Mercan! Mercan...
Geç geç, geç burada çürü de aklın başına gelsin!
Ne demek ulan mekan boştu he!
Ya beyim senin bu yeğen bıçaklandığı gün polise yanlış adres vermiş demek ki...
Bizim muhbir de dosyadan o adresi getirdi işte ne yapayım!
Ne yapacağız şimdi?
Ya bu hani kızın bir fotoğrafı varsa
bizim çocukları salayım sokak sokak aratayım diye
polisten dosyanın bir kopyasını aldım ama bak
Bak işte yüzü gözükmüyor ki burada da.
Ben en son bunları küçükken gördüm şimdi neye benziyorlar bilmiyorum ki.
Parayı geri ver.
Nasıl?
Ben o parayı sana niye verdim Çatal hı?
Yeğenimi ve o köksüz tayfayı bul öldür diye verdim.
Bulabildin mi?
Hayır! Parayı geri ver!
Ya beyim yapma etme ya!
- Çatal!
Alırım Barbaros'u karşıma her şeyi tek tek anlatırım.
Sen de benden aldığın parayı hapishane kantininde
ömrünün sonuna kadar ye ye bitiremezsin!
heh sen beni yakarsan ben de seni yakarım beyim.
O zaman birlikte takılırız hapishane kantininde uyar mı?
Beni kendinle karıştırma Çatal! Ben Menderes Eyüboğlu'yum.
Seni yakaladıklarında muhtemelen çoktan bu ülke sınırları dışında olurum.
Yurt dışına çıkma yasağın olduğu da düşünüldüğünde
beni tehdit edecek pozisyonda değilsin.
Parayı geri ver!
Tamam, tamam beyim hemen celallenme ya tamam!
Şimdi sen bana bir hafta zaman ver tamam mı
ben bulayım bu köksüz tayfayı bak bir hafta!
Bir gün!
Sadece bir gün!
Ya cesetle gelirsin ya da parayla.
Bir günün var!
Ali çok kızacak.
- Sabit abi ben sana ne dedim?
Duymazsa kızmaz ama dimi hı?
- Yalan kötü.
oradalar.
Sen dur ben konuşacağım.
Gel Sabit abi.
Oo Yakup neredesin lan sen!
Çatal senin canına okuyacak.
Reco, Çatal yine sınırdan çocuk getiimş.
Nerede saklıyor onları?
- Bukim?
sen polise mi çalışıyon lan!
Benim polise benzer bir halim mi var?
Söyleyin lan! Çatal nerede saklıyor çocukları?
Ne bileceğiz lan biz! Yürüyün!
Reco! Reco! Dur dur dur bak! Bak!
Korkma.
Benden sana zarar gelmez tamam?
Senden değil ama Çatal'dan gelir bırak beni!
Reco! O hendekteki çocuğu tanıyorum ben!
Aynı sokakta büyüdük biz onla.
Kardeşim mülteci çocukların olduğu yerde olabilir Reco.
Tek derdim onları bulmak.
Kurbanın olayım Reco! Çatal nerede saklıyor çocukları?
Bilmiyorum.
Biliyon Reco.
senin kardeşin var mı?
Ben evden kaçarken anamın kucağındaydı.
Eski Haliç tersanesinin arka sokağında yıkık bir han var.
Yedi numara, Çatal mülteci çocukları orada tutuyor.
Gül Ayşe!
- Yakup.
Gül Ayşe!
- Şura mı bak?
Gül Ayşe!
- Yıkık dökük, he Sabit abi?
Ne oldu?
- Burası orası.
Gidelim buradan, burası orası.
Sen biliyon mu burayı?
- Biliyom, biliyom.
Burası Çatal'ın evi gidelim buradan.
Çatal'ın evi Gül Ayşe gidelim buradan.
Saklan! Saklan!
- Saklan şuraya saklan saklan!
Sabit abi sakin ol, Sabit abi tamam sakin ol.
Sakin ol sakin ol tamam mı tut elimi sen benim.
Bak eğer krize girersen geri dönmek zorunda kalırız.
Yakup'un kardeşini de diğer çocukları da kurtaramayız tamam mı
Tamam? Sen çocukları Çatal'ın eline bırakmak ister misin?
İstemem.
- İstemezsin.
istemem.
- Evet
İstemem ama, ama sen de giremezsin.
Ben girmeyeceğim zaten Sabit abi deli miyim ben niye gireyim?
Benim başka bir planım var.
Yetmiş iki, sekiz yüz seksen...
yedi yüz iki...
Mete abicim kolay gelsin.
sekiz yüz elli...
Yes sekiz yüz...
Cemal?
- Hı.
bu niye bana böyle yavru kedi gibi bakıyor?
abi yavru kedi falan ayıp ediyon yalnız he.
Sen ona aslan yavrusu de abi.
Ne istiyorsun Barbar?
Abi senin şu karavanı istiyorum ya.
Bir tur versen olmaz mı vallahi geri vereceğim.
Yasa dışı dna testi yaptırmak için beni hanıma
ispiyonlamakla tehdit eden bir aslan yavrusuna
neden karavanımı ödünç vereyim Barbar?
Çünkü abi...
ben o karavanda kimlerle tatil yaptığını çok iyi biliyorum.
Ama yenge bilmiyor henüz, yani bilsin istemezsin dimi?
Çok sağol abi, çok büyük hayır işledin gerçekten.
Bu arada yengeye hürmetler.
Aga biz var ya bu Mete'den daha çok ekmek yeriz he.
ya oğlum tövbe tövbe sorma ikidir Gül Ayşe yüzünden adama şantaj yapıyoruz zaten.
ee ne yapacan birader aşk işte adama şantaj da yaptırır montaj d-
Cemal seni alırım şu kaputu görüyon mu?
bu arabanın kaputuna montajlarım! Sinirlendirme lan beni!
Hadi bin arabaya yürü!
Tamam sustum ya.
E ne yapacan karavanı hemen götürecen mi ateş kuşlarına?
Aynen birader hemen götürecem.
Yatacak yerleri yok hava buz gibi.
Aga var ya bu kız senin polis olduğunu öğrenirse var ya
Birader dur.
Buyur amirim.
Barbar eski Haliç tersanesinin arkabsındaki Tikeli sokak no:7
biz Halis'le çıktık siz de hemen oraya gelin.
Mülteci çocuklar da oradaymış.
Amirim ne diyon sen ya nereden öğrendiniz?
ismini vermek istemeyen bir kadın aramış.
ben de muhbirin kulağına gitmesin diye ihbarı sümen altı ettim.
Çıkıyoruz he hemen gelin!
Tamam amirim hemen geliyoruz hemen geliyoruz!
Çatal anlamaz dimi polise bizim ihbar ettiğimizi?
Şşt Yakup merak etme.
Çatal oraya çatal oraya, heh.
Almanya'da yaşayan Pınar annesini bulmak için Türkiye'ye geldi.
bizden yardım istedi biz de elimizden geleni yaptık-
Ay kocam hoş geldin niye kapıyı çalmadın?
- Hoş bulduk.
Hayırdır bu kız niye hala burada?
ay sorma Şirin'in ayağı kırılmış ya onu alçıya aldılar
e bey abim de akşama mühim misafirlerim var deyince-
Hı, senin karın da ben yemek falan edemem tırnaklarımı yeni cilaladım deyince
sağolsun Cano yardım ediverdi bize.
Şirin'in ayağı iyileşene kadar abime diyeyim de Cano'yu işe alayım he.
Olur abla bir araştıralım da.
Sen bir kimliğini versene bana.
Kimlik mi neden?
Kimliksiz birini nasıl işe alacağız?
Abime söylemeden bir araştıralım bakalım kimsin nesin?
Menderes haklı kızım, mantıyı pek güzel ettin sarmalar kalem gibi
Ama Eyüboğlu tek marifet bakmaz
evimize kimi alacağız bilmek ister.
Heh Eyüboğlu da geldi Şirin
hadi kızım sen evine, Menderes yardım ediver ablam.
Hadi git hemen salatanın yağını limonunu koyuver.
Yavaş yavaş yavaş yavaş...
Kimlik kimlik... Allah belasını versin bu kimliğin!
Söyle bakalım büyüyünce ne olacaksın hayalin ne?
Hoş geldiniz.
- Hoş bulduk.
Hoş geldiniz
- Hüma bak kızım
Sezin hanım gerçi sen küçüktün bilmezsin o gece
Bahar'ımı bulan haberi yapan gazeteci.
Memnun oldum.
Ay gece sokağın ortasında siz bulduydunuz dimi eltimin ölüsünü?
Ee biz o gün Suat'la İstanbul'da milyon dolarlık bir apartmanın paspasında
soğuktan donarak ölen bir sokak çocuğunun haberini yapıyorduk.
O gece başka sokak çocuklarını bulup onlarla konuşmak istedik.
Haliç civarında çok var dediler
Biz de Sezin'le beraber ayrılıp sokak dolaşıp çocukları aradık.
Sonra...
Suat çocukları bulabildin mi?
Bırak şimdi çocukları kadını bıçaklamışlar.
Ne!
Kim yaptı gördün mü?
- Yok ben de şimdi geldim görmedim!
Ölmüş.
Başka bir şey gördünüz mü olayın nasıl olduğunu falan?
Maalesef zaten sokağa girdiğimizde rahmetli Bahar hanım öylece yatıyordu orada.
Tekrar başınız sağolsun.
- Başınız sağolsun.
Suat Çetiner ben, Sezin'in eşiyim
O zamanlar kameramanıydım.
Sezin hanım gazeteciliği bıraktı gari ama Suat bey
aha bu izlediğiniz kayıp programının yapımcısı.
O yapım şirketinde çalışıyorum, yapım koordinatörüyüm.
Biz bugün uzun uzun konuştuk.
Tabi onca sene büyütüp adam ettiğimiz
komiser efendiden fayda gelmediğini anlattım kendine
sağolsun Sezin hanım bir çare buldu...
Suat beyin programına çıkacağım Lara'ma sesleneceğim.
İnşallah beni duyacak o da.
Kızımı bulacağız...
- İnşallah.
İnşallah.
Sen de kimsin?
He abi sorma bugün neler oldu, Şirin'e motor çarpmış!
Bu kız da onu alıp eve kadar yardım edip getirmiş.
Sen mühim misafirlerimiz gelecekdiye arayıverince...
sağolsun Hızır gibi yetişti Allah razı olsun bize!
Gündeliğe de iş arıyormuş zaten, mantıyı o açtı bak sarmaları o sardı...
Pardon ben sizi tanıyor muyum?
Sezin'cim nereden tanıyacaksın Allah aşkına?
Gündeliğe falan gelmiştir.
İyi kızım yarın öğlen kimliğini de al gel bakalım
Hadi bakayım şimdi evine git hadi hadi kızım.
Sen gel kızım benle bir.
Hüma kapıya bak kızım.
Buyrun lütfen hadi sofraya buyrun
- Lütfen.
Kızım sen benle gel cüzdanım mutfakta bugünkü yevmiyeni vereyim
Aa elektrikçi çocuk hoş geldin.
Hı?
Haa benim ya doğru hoş bulduk.
Ya ben şey için şimdi ablama baktım da...
bu saate kadar da gelmeyince-
merak ettin tabi, ama bugün neler oldu bir bilsen...
Ne oldu?
Motorlu bir maganda Şirin ablaya çarpıp kaçtı.
Maganda mı? Ma-maganda?
Evet maganda, sen niye alındın ki?
Şimdi bu doğrudan metabolizmayı hedef alan bir laf.
olduğu için yani alınır.
Duyan herkes alınır yani buna.
Yok alınma da yani insan olan hadi çarptı bırakıp kaçar mı?
Kaça- kaçmamalı, kaçmaz yani normalde
Kadının ayağı kırıldı o adi adam yüzünden
Ayağı mı kırıldı?
Adi herif ya... Çok üzüldüm ben onun ayağının kırıldığına ya...
Fark ettim neredeyse kendin çarpmış gibi üzüldün.
Cano neredesin ya merak ettim ben seni bu saate kadar.
Bitti benim de işim yani
iyi akşamlar
- İyi akşamlar.
Cano kapıyı aç aç aç kapıyı aç.
Sen de camını aç aç camı.
Açtım açtım.
Aç bastılar bana.
- Açtım.
Sen niye geldin?
Anlatacağım.
Cano.
Cano iyi misin?
Daha iyiyim.
Kızım bu gazeteci kadın Nizam Eyüboğlu'yla bu saraya girdi ya bak benim aklım gitti
Tanıdı mı seni? Ne oldu niye getirmiş?
Zıpkın o kayıp programı var ya o kadının kocası
o kayıp programının yapım koordinatörüymüş
Nizam Eyüboğlu da programa çıkacakmış Gül Ayşe'ye seslenecekmiş.
Ne?
Ya o programda bulmadıkları kayıp yok be.
Hay ben böyle işin!
Gül Ayşe'yi televizyondan uzak tutsak da anasına çok benziyor.
İlla ki biri bulur görür söyler.
Biz buradaki kansızı bulmadan onlar Gül Ayşe'yi bulacaklar.
Belki de ben bulmuşumdur o kansızı.
Ne! Kim?
- Yani emin değilim.
Emin değilim Naz hanım sevmediğinden o imaları yaptı belki ama
Neyin imasından bahsediyorsun ne oluyor cano?
Nizam Eyüboğlu'nun sekreteri Nermin.
Yani çok değişik bir kadın Zıpkın.
Naz hanımın dediğine göre Nizam Eyüboğlu'nda da gözü varmış.
Belki de Gül Ayşe'yi çöpe bırakan o.
Eğil! Saklan saklan saklan geliyorlar.
Patron!
Patron! Patron! Patron! Polis patron polis!
Patron polis baskın var kaç!
- Ne diyorsun lan!
Çekil lan!
Çatal! Durun yoksa ateş edeceğim!
Sabit abi.
Sabit abi... Sabit abi tamam.
Tamam ben yanındayım yanındayım bir şey yok.
Mercan.
Gül Ayşe.
Neredesiniz! Mercan!
Gül Ayşe! Sabit!
Sakin ol tamam Sabit abi lütfen salanma.
Yakup...
Yakup çıkıyorlar bak bakayım... Bak kardeşin aralarında mı bak!
Gül Ayşe...
- Hı
Biz seni buradaki çöpten çıkardık.
Geç!
Çatal nerede lan!
Çatal kim komiserim tanımıyorum ben.
Belleteceğim ben sana Çatal kim! Çatal nerede lan!
Çatal nerede lan!
Gel!
Ben sana barbarlık yok demedim mi!
Harun yok aralarında.
Tamam, ee bak en azından bir sürü çocuk kurtardık Yakup...
Kardeşin de çatalın eline düşmemiş iyi hallettik he.
Hallettik de biz şimdi nasıl döneceğiz?
Bütün parayı minibüse verdim sabah.
Tabanlarla...
Cadının zulası var.
Zula demek para demek.
Sabit ağabey doğru diyor, Çatallar mekanında bir zulası vardır.
Heh...
Var var.
O zaman ne duruyoruz.
Haydi gidip patlatalım zulayı, haydi, haydi, yürü.
Sabit ağabey gel gel.
Bak kimse yok gördün mü Sabit ağabey?
Tamam sakin ol ben buradayım.
Tamam Sabit ağabey işte böyle.
Evet işte böyle Sabit ağabey şimdi...
Nerede pusula?
Sabit ağabey burada mı?
Burada mı?
Oha
Burada çok para var.
Bunla tüm sokak çocukları doyar.
Dolar bunlar
Öksürüğü duydunuz mu he?
Çatal, çatal çocuk kapatmış.
Nerede?
Sabit ağabey nerede?
Haydi çabuk, çabuk.
Haydi çabuk, çabuk Yakup.
Harun
Harun, Harun...
Harun!
Çok şükür.
Yakup!
Çatal çocukları hep burayı kapatır mı?
Bazen ceza için, bazen de hastalık bulaştırmasınlar diye...
Şanslıysan ölün çıkar...
Şanssızsan iyileşirsin dirin çıkar.
Sabit ağabey...
Allah'ım beni burada unuttun mu?
Beni unut ama Gülayşe'yi unutma olur mu?
O daha bebek.
Ali'yi de unutma.
Çocukları da...
İstersen bu üstüme gelen duvarları başıma yık.
Ama köksüzlerimi koru.
Ne olur Allah'ım.
Onları herkes unuttu sen unutma.
Ali
Biliyorum kızdın ama bak hepimizin üstüne başına kıyafet alalım diye çok uğraştık.
Senin suratına ne oldu?
Bırak şimdi suratımı
Gülayşe ile Sabit yok.
Ne demek yok.
Yoklar işte Mercan.
Zıpkın', Sabit'i ara.
Ağabey arayım da sen niye aramıyorsun.
Ara lan işte.
Ağabey senin surat gitmiş telefon gitmiş, ne oluyor?
Zıpkın, Sabit'i ara.
-Telefon çalıyor-
Ses geliyor.
-Telefon çalıyor-
Telefon sesi geliyor.
Senin koca yüreğinde çok hasta bir garibe de yer vardır dimi?
Ali Ateş.
Neredesin lan sen geceden beri bekliyoruz burada
Ağabey nöbetçi bayter miyiz biz ya?
Konuşma lan
Zaten canım burnumda
Ateşi düşürecek ilaç lazım.
Bu sefer kime?
Sana ne oğlum?
Sana ne lan kimeyse haydi, haydi?
Ağabey kime sinirlendiysen ona çatsana ya niye sinirini benden çıkartıyorsun Allah Allah ya
Eyvallah ben, bir sıkıntı olursa ben sana alo derim.
Eyvallah.
Şefime de hürmetler ağabeyciğim eyvallah.
Oğlum sessiz ol kız uyuyor.
Gel.
İbrahim amca aradı.
Ne diyor?
Zümrüt'ten yana bir sıkıntı var mı diye?
Meğersem dün Zümrüt'ün adamları burayı basmışlar
Ne?
Ali'nin suratını onlar mı dağıtmış?
Onu bırak İbrahim amca dedi ki sen bir de karşı tarafı gör dedi.
Ali Ateş çöpçü tayfayla beraber Zümrüt'ün adamlarını dövmüş.
Sonra bir de Zümrüt'ü hastaneye çağırtmış tehdit etmiş.
Ne tehditi lan?
Yakarsa dünyayı garipler yakar yaktık mı Zümrüt? demiş
Ulan be ağabeyime bak kimin ağabeyi laflara bak.
Yakar.
Kral.
Ailesi için dünyayı yakar.
Ama bilmiyor ki ailesi de onu yakacak.
Ne alakası var şimdi bununla?
Lan oğlum, ben, kimliğim olsaydı Eyüpoğlu'nun evine işe girseydim...
Ne olacaktı? Haydi diyelim bebeği çöpe atan Nermin...
Ben Nermin'in foyasını ortaya çıkarttım.
Nermin ne diyecekti?
He? Çatal alsın diye bebeği bıraktım çöplüğe demeyecek miydi?
Sonra Çatal'ı bulup Çatal'ı konuşturacaktı o ne diyecekti lan?
O ne diyecekti?
Aha bu köksüz tayfa bebeği kaçırdı, Aha bu Ali
Gülayşe'nin annesini öldürdü.
Sonra ne olacaktı?
Gülayşe her şeyi öğrenmeyecek miydi?
Kızım bak sadece Ali değil biz de yanacağız he.
Gülayşe silecek hepimizi babasını söylemediğimiz için.
Ama sen dün buna razıydın.
Şitt
Sen dün buna razıydın.
Hı?
Öksüzün hakkını yedirmeyelim diyordun.
Şimdi ne değişti Mercan hanım?
Ali'yi görünce sevdan mı kabardı?
Sen dün Ali'yi düşünürken bu kız Çatal'ın eline düşebilirdi.
Sen bunu düşündün mü hiç?
Heh?
Ya bu kız var ya sokak çocuklarını koruyacağım diye bıçaklandı.
Şiit
Bu kız bıçaklandı ama hala akıllanmadı.
Çünkü niye mangal gibi yüreği var kızın akıllanmaz çünkü.
Akıllanmaz. Ama bak...
...çekirge bir zıplar, iki zıplar...
...üçüncüsünde Çatal'a yakalanır.
Sen bunu düşündün mü?
Sen bunu düşündün mü?
Yoksa sadece Ali'yi mi düşünüyorsun?
Düşündüm lan!
Düşündüm. Gülayşe'yi mi yakayım?
Ali'yi mi yakayım?
Hangi ateşten gömleği giyeyim diye sabaha kadar düşündüm.
Neyi seçtin?
Gülayşe!
Gülayşe!
Ali..
Kız daha yeni uyudu.
Bırak uyusun.
Uyansın.
Hesap vakti.
Uyandır hadi.
Sen daha suratının hesabını vermedin.
Ben suratımın hesabını gördüm de,
defterini dürdüm de.
Uyandır şimdi Gülayşe'yi.
Ali.
Mercan!
Çocuk çok ateşli, sabahı bekle dellenirsin dedin,
tamam dedim.
Bak sabah oldu. Haydi.
Zıpkın, sen Yakup'un kardeşinin ilacını içir.
Hadi ablam, hadi!
Sen de bir gelsene benimle konuşalım.
Bak kıza öğlene kadar dokunma.
Uyusun, sabaha kadar gözünü kırpmadı.
Mercan, kurban olayım.
Bak bu kız gitmiş Çatal'ın ininden
çocuk kaldırmış. Çocuk!
Abisine çekmiş.
Ne alaka?
Senin beni kurtardığın zindandan
kurtarmış Harun'u.
Duvarda çentik izleri vardı dedi.
Abla bir görsen...
bir çocuk çentik atmış, görsen ağlardın dedi.
Diyemedim...
O çocuk bendim diyemedim Ali.
Diyemedim ama gurur duydum onunla.
Zindandan bir çocuk kurtardığı için
gurur duydum.
Sen de duy.
Ağlama Mercan.
Sen ağladıkça dünyayı ateşe veresim geliyor. Ağlama.
Zümrüt'e de öyle demiş.
Yakarsa dünyayı garipler yakar.
Yaktırma demiş.
He valla dedim.
Selamın aleyküm.
Aleyküm selam.
Allah kurtarsın birader.
Eyvallah. Sağ ol.
Allah kurtarsın.
Gel otur.
Geçmiş olsun.
- Sağ olasın.
- Çay içer misin?
Olur.
Allah kurtarsın kardeş.
Eyvallah abi. Seni de.
Yakup
Nasıl oldu kardeşin?
İlaç içinde ateşi biraz düştü.
Mercan abla...
Ali abi nerede?
Çok kızdı mı bana?
Kızdı valla.
Deniz kenarına yolladım,
öğlene kadar gelme dedim ama
bilemeyeceğim artık.
Bütün gece Harun'un ateşi ile uğraşmaktan soramadım. Bu ne?
Şey...
Ne oldu oğlum?
Çalıntı mı len yoksa?
Senin kimi yakacağını seçmene
gerek lüzum yok canım.
Ben seçtim.
Yakup, Zıpkın nerede?
Bilmem
Sen Deniz kenarına gittiğinde
Kamyona binip gitti.
İyilik Derneğine gideceğim diyordu.
Battaniye, yorgan bir şeyler almaya.
Oraya gitti herhalde.
Ben de bir gidip bakayım.
Şimdi iyisini seçemez.
Sen soran olursa öyle de, tamam mı?
(Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor, lütfen sinyal sesinden sonra mesaj bırakınız.)
Zıbkın, ne demek senin kimi yakacağınızı seçmene lüzum yok
ya!
Ne demek ben seçtim!
Oğlum, bak bir delilik yapma!
Bak Zıbkın
Ya mesajı atıp, telefonu kapatmak mı var lan?!
Aç şu telefonu!
(Sinyal sesinden sonra mesaj bırakınız.)
Zıbkın, bak Eyüboğlu köşküne gidiyorum.
Sakın bir delilik yapma ha!
(Zıbkın, seçmek zorunda değiliz. Hiç birimizi yakmadan da bu işin bir çözümü vardır belki. Bir delilik yapma, önce düşünelim.)
Zıbkın, bak 10 dakikaya Eyüboğlu sarayındayım.
İşi almak için elimden geleni yapacağım.
Gerekirse Eyüboğlu'na yalvaracağım.
Ama sen neredesin? ne yapıyorsun? bir ses ver Allah aşkına!
Bak işi almak için
(Mesaj süreniz dolmuştur.)
Nizam bey gelirse bankaya kadar gidiyorum.
Peki efendim
Yakup
Ali ağabeyimi gördün mü?
Mercan abla sakinleşsin diye deniz kenarına göndermiş
Öğlene kadar gelme demiş.
Yok, ben öğlene kadar bekleyemem ya
Gideyim azarımı yiyeyim, kurtulayım bir an önce.
Bana bak,
çantayı soran oldu mu?
Kimseye demedin dimi çantanın zulasını patlattığımızı
Mercan abla sordu.
Sen söyleyeceğim dedin diye söylemedim.
Ben söyleyeceğim...
söyleyeceğim de nasıl söyleyeceğim?
Allah'ım, sen beni koru amin.
Yakup dua et bana.
Abi bu ne?
- Karavan oğlum.
Aslında dün getirecektim ama operasyon çıktı ancak gelebildim.
Siz ne yaptınız? Gece üşüdünüz mü çok?
Biraz.
Abi... O adamı yakaladınız?
Dünkü baskında yani...
Ne diyorsun oğlum sen? Sen nereden biliyorsun lan?
Oradaydık Gül Ayşe, Sabit abi, ben...
Oğlum nasıl oradaydınız lan?
Sen ne diyorsun senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu!
Hani Çaal'ın yerini ihbar eden vardı ya, o Gül Ayşe ablaydı.
Siz mekanı basarken biz izliyorduk.
Beni gördü mü?
Yok görmedi, o sırada çöp konteynerlerine bakıyordu.
Çöp- çöp konteyneri ne alakası var oğlum çöple ne alakası var?
Gül Ayşe ablayı...
Çatal'ın mekanının önündeki çöpte bulmuşlar abi.
Çatal'ın mekanının önündeki çöpe mi atmışlar?
Çatal'ın mekanı...
Gel.
Bey abi, dünkü kız geldi.
Gelsin
Gel geç.
Gönül hanım sen bir çık bakayım.
Gel kızım gel.
Hacer seni öve öve bitiremedi.
işe de ihtiyacın varmış doğru mu?
Doğru beyim.
İyi, kafa kağıdını ver bakayım.
E bir soruşturayım kimsin nesin...
Her yoldan geçeni işe alamam değil mi?
kafa kağıdını ver dedim ya kızım.
Ben çok iş aradım beyim.
Ama kimse bana iş vermedi.
Niye biliyonuz mu?
Niye?
Sokakta büyümüş çocuklara kimse iş vermiyor beyim.
Namusunu satmadıkça bizim gibilere iş falan yok.
Görmezden gelerek kirlettikleri çocuklardan temiz kağıdı istiyorlar.
Soyun ne sopun ne, kimlerdensin diye soruyorlar.
Bizim de var elbet soyumuz sopumuz...
Çoğu gariban analarımız...
topu afedersin şerefsiz babalarımız var bizim.
Sen yirmi üç senedir kaybettiğin kızını arıyorsun ya...
benim babam...
kızı anasının karnındayken onu sokağa atmış.
Sen şimdi işe almak için benden kimlik istiyorsun ya...
desene, babamın bana vermediği kimliği ben sana nasıl vereyim?
Senin gibi bir babam olmadığı için suçlu ben miyim?
Kızım ben bir-
Nizam bey biri beni takip ediyor, plakası-
Bırak! Bırak!
- İn!
Selamunaleyküm Nermin hanım.
Seninle biraz konuşalım biz.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.