Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Bebek sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Bebek sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Nizam Bey, bebeğin annesi babası ölmüş.
(Müzik - Gerilim)
(Uçak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Uçak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ooy.
(Öpme sesi) Oh, mis kokulum benim.
Anne, ben yüzmeye gitmek istemiyorum.
-Neden? -İşte, canım istemiyor.
-Ama olur mu öyle? -Olur, olur gitmeyelim.
Ama şimdi bak öğretmenlerin, arkadaşların seni beklerler.
Hem, ne zamandır bekliyordun bugünü? Öyle son dakikada vazgeçmek, olmaz.
Hadi geç.
Baba.
Aslan...
Aslan...
-Aslan yapma. -Abla, karışma.
Aslan bak, hakkımı helal etmem sana.
Sizin bir çocuğunuz var, onu düşünmek zorundasın.
Ben o çocuğu düşündüğüm için bu kararı aldım. Lütfen, sen bu işe karışma.
(Müzik) (Su sesi)
(Araba sesi)
(Antrenör) Daha önce konuştuklarımızı, hatırlıyorsunuz değil mi?
(Hep bir ağızdan) Evet.
(Antrenör) Evet, son kez esniyoruz o zaman.
(Antrenör) Evet gerin, gerin, gerin.
(Antrenör) Al, sağ kol önde.
(Antrenör) Çek, evet çek biraz daha.
(Antrenör) Gerdir.
(Aslan) Akşam yemek için yer ayırttım, sekizde alırım seni.
Şimdi konuş.
Yemek saçmalığına, katlanamayacağım çünkü. Ne söyleyeceksen, söyle!
Zümrüt burası yeri değil, akşam konuşuruz diyorum.
Niye? Alt tarafı boşanmak istediğini söyleyeceksin.
Bunun için bir yemek organize etmene gerek yok, Aslan Akbaş!
Buraya, kızımızı izlemeye geldik Zümrüt. Burası yeri değil diyorum.
-Akşam konuşuruz, uzatma! -Hayır, şimdi konuşacağız.
Zümrüt!
(Antrenör) Evet, düdüğün sesiyle aynı anda başlıyoruz, anlaştık mı?
(Hep bir ağızdan) Anlaştık.
Evet, hazır! (Düdük sesi)
(Su sesi)
Yüzüme bak, yüzüme. Gözümün içine bakarak söyle.
Ben, boşanmak istiyorum de. Bu evlilik, sadece bir iş anlaşmasıydı de!
Hiçbir zaman daha öteye geçmedi, de. Ben hiçbir zaman seni sevmedim, de.
-Söyle, rahatla artık ya! -Ya, biz seninle hayatımızda...
...hiçbir şeyi yerinde, zamanında, üslubunca konuşamayacağız değil mi?
Hiçbir şeyi!
Başka bir kadın var, değil mi?
Başka biri var hayatında.
-Evet. -Kimse yok!
Sen dâhil, hayatımda hiç kimse yok.
(Kız) Ela'ya bir şey oldu.
(Bağırma sesleri)
-Ela! Kızım! -Ela! Ela!
(Kız) Anne. Öğretmenim, Ela'ya bir şey oldu.
(Müzik - Gerilim)
(Üst üste konuşmalar) (Zümrüt) Ela! Ela!
(Müzik - Gerilim) (Su sesi)
Ela! Ela! Ela!
Ela!
-(Aslan) Ela. -(Zümrüt) Ela!
-(Aslan) Ela, duyuyor musun? -Ela, anneciğim... Ela! Ela!
Ela, Ela kızım. Ela, duyuyor musun beni?
-Ya biri ambulans çağırsın. -Ambulansı bekleyemeyiz.
Arif'i ara, kapıya gelsin.
(Aslan) Ela! Ela, kızım.
Yan çevir, yan çevir. Ela, Ela!
Ela!
Alo... Alo Arif çabuk kapıya gel. Ne olursun, hastaneye gitmemiz lazım.
-Ela! Ela anneciğim, Ela bak buradayım.
Hadi açın şu yolu be kardeşim, hadi! (Korna sesi)
(Zümrüt) Anneciğim buradayım. Ela, bana bak!
(Zümrüt) Ela... Ela, anneciğim. Ela, duyuyor musun beni?
Aç gözlerini, bak biz yanındayız senin. Ela, aç gözlerini.
Alo, Hikmet. Aslan ben. Ela havuzda fenalaştı, kendinde değil.
On dakikaya kadar geleceğiz. Hazırlığını yap, tamam mı?
Ela! Ela, anneciğim.
-Tamam sakin ol, lütfen. -Ela, anneciğim.
Aslan hiç tepki vermiyor. Niye açmıyor gözlerini? Ne olursun bir şey yap, lütfen.
-(Aslan) Yetişeceğiz, merak etme. -(Zümrüt) Niye gözlerini açmıyor?
-Ela, anneciğim. -Lütfen, sakin ol.
Aslan bir şey yap, ne olursun. Burnundan kan geliyor yine Aslan.
-Ne olursun, çabuk ol. -Kafasını kaldır.
-Kafasını kaldır çocuğun. -Ya kaldırıyorum, olmuyor işte.
Durmuyor, durmuyor! Ela, anneciğim bırakma beni, ne olur.
(Ağlama sesi) Ela gitme.
(Araba sesleri)
Hemen müşahede odasına alın.
Ver.
Havuzda fenalaştı Hikmet. Burnundan kan gelmeye başladı, bir anda.
-(Hikmet) Başını bir yere çarptı mı? -Hayır, hiçbir yere çarpmadı başını.
Normal havuzda yüzüyordu.
(Aslan) Dikkat edin, lütfen.
Acele edin.
Aslan Bey, özür dilerim ama sizi içeri alamayız, lütfen.
(Ağlama sesi)
Tamam Zümrüt.
-Daha iki dakika önce bize el sallıyordu. -Ağlama tamam, sakin ol.
İyi olacak kızımız merak etme. Allah'ım...
Allah'ım ona yardım et.
(Ağlama sesi)
(Ayak sesi)
Ela'yı şu an müşahede altında tutuyoruz.
Bilinci açık, odasına çıkardığımız zaman ziyaret edebilirsiniz.
Oh çok şükür.
Ne olmuş peki Hikmet? Neden kan gelmiş Ela'nın burnundan?
Ya bir şey söylesenize! Ne olmuş Ela'ya? Ne olmuş kızıma?
Bak Aslan, bunu açıklamak o kadar kolay değil.
Ela'nın geçirdiği basit bir kanama değil.
Ne... Ne demek bu şimdi?
Ela'ya bazı tetkikler yaptık. Maalesef akyuvar...
...sayısı normalden çok düşük, Zümrüt Hanım.
Ayrıca promiyolesitleri yüzde 12 ve blastları yüzde 5 değerinde.
Ne anlama geliyor bunlar?
Ela’da çok nadir görülen, bir kan hastalığından şüpheleniyoruz.
(Hikmet) Emin olmak için birtakım tetkikler daha yapmamız lazım.
Size fazla umut vermek istemiyorum Aslan. Çok üzgünüm.
Ne... Ne diyorsunuz siz? Ne, ne demek bütün bunlar?
Bir dakika Zümrüt. Üzgünüm, ne demek Hikmet?
Belki bu tetkikler yanlıştır. Tekrar yaptıralım, değişir belki sonuç.
Şu tabloda, maalesef sizi umutlandırmak istemem Aslan.
(Hikmet) Bunun için bir an önce, donör araştırmalarına başlamamız lazım.
(Hikmet) Düzenli kan nakli için donör şart.
(Müzik - Duygusal)
Eğer şansımız varsa hemen uygun donör bulup, tedaviye başlayabiliriz.
(Aslan) Ya bulamazsak ne olacak?
(Hikmet) Böyle bir durumda, en büyük şansımız bir kardeşi olması olur.
(Hikmet) Ancak şu anda durumun, ciddi olduğunu söylemem gerekir Aslan.
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)
-(Nizam) Hünkâr Hanım. -Gel Nizam, kapat kapıyı.
(Kapı kapanma sesi)
(Nizam) Yorgun düştü.
(Müzik - Duygusal)
Başhekimle de, Aslan’la da konuştum.
Yurt dışındaki bütün hastanelere ve laboratuvarlara doku örneği gönderecekler.
Benim senden başka bir istediğim daha var. Yasal yollarla donör aranıyor.
Ama biz işimizi şansa bırakamayız.
Gücümüzün yeteceği, elimizin erişeceği her yolu deneyeceğiz.
Yolun karanlığı, sapası fark etmez.
Ela’yı yaşatmak için her yolu deneyeceğim.
Ben de Hünkâr’sam o donörü mutlaka bir şekilde bulacağım.
-Bilmem anlatabildim mi? -Nasıl isterseniz efendim.
Yalnız bundan kimsenin haberi olmayacak. Aslan’ın bile.
(Müzik - Gerilim)
(Tekne sesi)
(Müzik - Gerilim) (Martı sesleri)
(Müzik)
(Bisiklet sesi)
(Hastane ortam sesi)
-Hallo. -Hi.
Serpil kusura bakma, geç kaldım.
Aa önemli değil. Bu arada yeni kan örnekleri de alındı...
...onların laboratuvara verilmesi lazım. Artık sen ilgilenirsin.
Çıkan sonuçların da girişini yaparsın olur mu?
-Hadi ben kaçtım doei doei. -Görüşürüz doei doei.
(Müzik - Gerilim)
(Düşme sesi) Haaa!
-Zeyno! -Zeyno!
-Zeyno! -Zeyno!
(Felemenkçe konuşma) Okey okey.
Ne oldu bana doktor?
Çok yormuşsun kendini.
Serumun bitince git evinde dinlen.
Tamam mı?
Beslenmene, uykuna çok dikkat etmen lazım.
-Doğuma kadar. -Hamile miyim?
(Kadın) Doğum mu? Zeyno hamile mi?
(Doktor) Yeah. Evet, yaklaşık üç haftalık.
(Doktor) Tebrikler Zeyno.
Tamam bye bye.
Zeyno...
Abla duydun mu hamileymişim?
Ablacığım hamileymişsin, ne yapacağız?
-Yusuf'la evleneceğim zaten. -Of Zeyno ya, of!
Ne ofu abla ya. Ya zaten biz sözlü değil miyiz?
Üç ay sonra evlenecektik. Ha üç ay önce, ha üç ay sonra.
Ayy söz de söz olsa.
Kendi aranızda, şu tel parçasını parmağına taktınız diye...
...tövbe tövbe.
Ay kötü kötü konuşturuyorsun beni Zeyno ya.
Zeyno, güzelim, canım. Ben senin iyiliğini düşünüyorum.
Öyle ha deyince evleniliyor mu Zeyno? Ortada ev yok, eşya yok.
Para desen zaten yok.
Bak şimdi Yusuf baba olacağını öğrenecek ya.
O da toparlar kendini.
-Yusuf mu? -Yusuf tabii.
Çocuğun şansı gülmedi ondan. (Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Geliyorum ben şimdi.
-(Kadın ses) Alo Cemal. -Kızım niye açmıyorsun bir saattir?
-Off açtım işte ne bağırıyorsun? -(Cemal ses) Tatava yapma.
Nusret izimizi bulmuş. Hemen uzamamız lazım bu evden.
Off Cemal yine mi kaçıyoruz ya?
(Cemal ses) Hemen eve git şimdi. Ben bir ev buldum...
-...500 Euro lazım taşınmak için. -Ya bu sefer başka yerden bulsan Cemal.
Ya gerçekten çok sıkılıyorum artık ben. Bu ay kaçıncı bu ya.
Sıkılıyor musun?
Sıkılıyor musun? Ulan ben kadar evde yaşamaya sıkılmıyor muyum?
Hem benim çatımın altında yaşasın. Hem de sıkıştığım destek çıkmasın.
Nerede o bolluk? Sanki öz be öz kardeşin.
Mecbur verecek. O kadar emeğimiz var üstünde.
-Of Cemal, of. -Oflama oflama.
Getir şu parayı hadi, acelemiz var.
(Müzik)
(Yaşam destek ünitesi sesi)
(Yaşam destek ünitesi sesi)
(Müzik - Duygusal)
Hala.
(Müzik - Duygusal)
(Zümrüt) Bizim bu yaşadıklarımız gerçek mi Aslan?
(Zümrüt) Bu acıyla nasıl yaşanır?
Biz dayanamazken Ela'm nasıl dayanacak tüm bunlara?
Dayanacağız Zümrüt.
Dayanacağız. Başka çaremiz yok.
Kızımız için dayanmak zorundayız.
Bunu yapmak zorundayız.
(Yağmur sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik)
-Park et de gel. -Siz çıkın ben geliyorum.
(Müzik)
(Araba sesi)
-Aşkım. -Zeyno.
(Zeyno) Aşkım neredesin sen? Dünden beri arıyorum telefonuna da bakmıyorsun.
Ya senin burada ne işin var?
Oo... Ne kadar yakışıklı olmuşsun.
Ya siz nişana falan mı gittiniz? Bohça falan gördüm ben.
Kardeşini mi nişanladınız yoksa?
Ya ne oldu, niye geldin?
Aşkım...
Ya ne yapıyorsun? Evin önündeyiz, görecekler.
Ya görürlerse görsünler, sözlüm değil misin?
Evden bekliyorlar. Yarın konuşuruz, ararım ben seni.
Ya dur, dur. Yarını bekleyemem.
-Ya bir sormuyorsun niçin geldin diye. -Bir saattir soruyorum işte.
-Aşkım, benim sana bir müjdem var. -Müjde mi? Ne müjdesi?
Aşkım...
Hadi kızım söylesene.
-Hamileyim. -Ne?
-Hamileyim. Hamileyim. -Şş.
Çok şaşırdın değil mi? Ya ben de çok şaşırdım.
Ya önce inanamadım tabii yani. Ya bugün hastanede bayılmışım.
Ondan sonra işte beni apar topar doktora çıkartmışlar.
Testler falan yapılmış. Üç haftalık hamileymişim.
Bebeğimiz olacak aşkım.
Ya düğüne falan gerek yok.
Bir nikâh yaparız, tamam. Yani masrafa gerek yok şimdi. Zaten çocuk da olacak.
Ya sen ne diyorsun ya? Ne nikâhı, ne evlenmesi?
Ne demek ne evlenmesi? Zaten evlenmeyecek miydik?
Ya üç ay sonra evlenecektik biraz önce evlenmiş oluruz.
-Ne fark eder ki? -Zeyno...
Aldıracaksın o çocuğu.
Ne?
Hemen aldırmamız lazım o çocuğu Zeyno.
-Aşkım şaka mı yapıyorsun? -Zeyno çocuk mocuk doğuramazsın.
Bitti gitti.
Ne diyorsun sen ya? Ben aldırmam çocuğu.
Aldıracaksın ulan! Aldıracaksın!
Aldıracaksın!
Çocuk mocuk ortalığı karıştırma şimdi.
-Nikâhı unut. -Yusuf ne demek nikâhı unut.
Sen duymuyor musun ne söylediğimi? Hamileyim diyorum!
Evlenecektik hani?
(Müzik - Gerilim)
Hı.
Ben nişanlandım.
(Yusuf) Bak gör.
Nişanlandım. Nişanlandım işte.
Nişanlandım ne demek? Nişanlandım ne demek?
-Nişanlandım. -Ne demek nişanlandım?
Biz sözlü değil miydik? Biz evlenmeyecek miydik?
Uzatma Zeyno.
Babamın işleri batıyor. Paraya ihtiyacım var benim, anlıyor musun beni?
Anlıyor musun? Kafede çalışarak hiçbir yere varamam ben. Kızın babası zengin.
Mecburen nişanlandık.
Sen çocuğu aldır.
Sen çocuğu aldır, tamam mı? Ortalığı karıştırma. Ben nikâhı falan yaparım.
O arada sana bir ev tutarız, takılırız. Para pul işleri çözülünce...
...boşanırım, evleniriz.
-Ne diyorsun sen be? -Ya bir laftan anla ya. Bir laftan anla!
İki aya düğünüm var benim diyorum ya.
Bir... Bir... Bir buçuk sene. Bir buçuk sene böyle takılırız.
Boşandıktan sonra istersen sana bir düzine çocuk yapalım.
Allah belanı versin! Allah kahretsin seni!
Sen nasıl bir adamsın ulan! Sen nasıl bir adamsın!
Gideceğim, babanla da konuşacağım. Çocuğu da aldırmayacağım!
Sen ne şerefsizsin be! Ben senin oyuncağın mıyım?
-Ben senin oyuncağın mıyım şerefsiz? -Sen babamla mı konuşacaksın?
Sen babamla mı konuşacaksın? Sen kimi tehdit ediyorsun?
-(Zeyno) Bırak beni! -Sen, sen kimi tehdit ediyorsun!
(Zeyno) Sen ne şerefsizsin! Ulan gideceğim babanla--
(Cam kırılma sesi) (Yusuf) Gırtlağını keserim ben senin.
(Yusuf) Hele bir yelten senin gırtlağını keserim.
(Yusuf) Senin de bebeğinin de canı cehenneme!
(Müzik - Gerilim)
(Saplama sesi)
(Öksürme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
(Kelepçe sesi)
(Müzik)
(Araba sesi)
(Müzik)
(Polis siren sesi)
(Ayak sesi)
(Anahtar şıngırtı sesi)
(Ayak sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Felemenkçe konuşma)
(Müzik - Duygusal)
(Felemenkçe konuşma)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal) (Kelepçe sesi)
(Ayak sesi) (Müzik - Duygusal)
(Otomatik kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Anlaşılmayan konuşmalar) (Müzik)
(Demire vurma sesleri) (Anlaşılmayan konuşmalar)
(Anlaşılmayan konuşmalar) (Müzik)
(Felemenkçe konuşma)
(Demire vurma sesleri) (Anlaşılmayan konuşmalar)
(Demire vurma sesleri) (Felemenkçe konuşma)
(Müzik)
(Gardiyan) Ağlamak hiçbir işe yaramaz. Hatta her şeyi daha beter hale getirir.
(Gardiyan) O yüzden gerçekleri kabul et.
(Gardiyan) Sen artık sen değilsin.
(Gardiyan) Adının, geldiğin yerin, suçlunun...
...ya da masum olmanın hiçbir anlamı yok.
(Gardiyan) Sen 158 numaralı mahkûmsun.
(Gardiyan) Adın, soyadın, gelmişin, geçmişin bu!
(Gardiyan) O yüzden boşuna ağlama 158!
(Otomatik kapı açılma sesi)
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Kapı gıcırtısı sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Kapı kilitleme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Gardiyan) Işıklar kapanıyor!
(Demire vurma sesi) (Felemenkçe konuşma)
(Demire vurma sesi)
(Felemenkçe konuşma)
(Demire vurma sesi)
(Zeyno iç ses) Seni hissediyorum, tam elimin altındasın.
(Zeyno iç ses) Daha minicik bir noktasın ama benden bir parçasın.
(Zeyno iç ses) Ne pahasına olursa olsun, seni koruyacağım, sarıp sarmalayacağım.
(Zeyno iç ses) Seni her şeyden, herkesten sakınacağım.
(Zeyno iç ses) Sen benim tutunacak tek dalımsın.
(Zeyno iç ses) İyi ki varsın. Hoş geldin bebeğim, hoş geldin hayatıma.
(Müzik - Duygusal)
(Zeyno iç ses) Bir tanem, dışarıda kar yağıyor ve deli bir fırtına var.
(Zeyno iç ses) Ama ben hiç üşümüyorum bebeğim. İçim seninle sımsıcak.
(Zeyno iç ses) Varlığın yüreğimi ısıtıyor annem.
(Kadın doktor) Bir doktor olarak sizlere doğruyu...
...söylemek mecburiyetindeyim. Bu riskli bir hamilelik.
(Kadın doktor) Ama bu bebeğiniz doğmayacak demek de değil.
(Kadın doktor) Önümüzdeki üç ay çok dikkatli olacağız.
(Kadın doktor) Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ondan sonrası kolay zaten.
Tabii bu arada riski de göz önünde bulundurarak...
...donör arayışlarına son vermemenizi tavsiye derim.
(Zeyno iç ses) Oğlum... Bir tanem...
...az önce aslan gibi bir oğlan olduğunu öğrendim.
Sana Can adını verdim.
(Zeyno iç ses) Çünkü senden önceki hayatımı yok sayıyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Zeyno iç ses) O gece...
...o adamı vurduğum gece...
...ben aslında kendi ellerimle Zeyno’yu öldürmüş oldum.
(Zeyno iç ses) Ama sen benim canım olacaksın.
(Zeyno iç ses) Senin için yaşıyorum artık ben bir tanem.
(Müzik - Duygusal)
-Abla... -Zeyno.
-Nasılsın? -İyiyim.
Kendine iyi bakıyor musun?
(Zeyno iç ses) Geçmişe dair, hiçbir şey hatırlamamaya yemin ettim.
(Zeyno iç ses) Kötü olan ne varsa beraber unutacağız...
...iyi olan ne varsa beraber kucaklayacağız.
(Zeyno iç ses) Oğlum, Can’ım.
Bahar geldi annem.
Seninle birlikte, ilk baharım bu.
(Zeyno iç ses) Çok az kaldı, seni kucaklayacağım...
...kokunu içime dolduracağım günü, sabırsızlıkla bekliyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Zeyno iç ses) O gün, sen doğduğunda bütün sıkıntılarım bitecek yavrum.
Bütün yüklerimi atacağım üzerimden.
Etrafımdaki tüm duvarlar, beni içine hapseden demir parmaklıklar yıkılacak.
(Zeyno iç ses) Dünyanın en özgür, en mutlu kadını olacağım.
(Zeyno iç ses) Ben de seninle yeniden doğacağım.
(Müzik - Duygusal)
-Nasılsın? -İyiyim ama zor oluyor artık.
Ya çok tatlı duruyorsun ya. Çok yakışmış.
Birazcık tekmeliyor.
(Zeyno iç ses) Basit hayalleri olan basit bir kızdım ben eskiden.
(Zeyno iç ses) Bundan sonrası için ne olacak bilmiyorum ama...
...ne olacaksa seninle olacak, bunu biliyorum.
(Müzik)
(Zeyno iç ses) Bir de bir şey seziyorum annem; ikimizin büyük bir hikâyesi olacak.
Sonuçta bütün evlatların ve annelerin hikâyesi büyük değil mi?
Hey maşallah.
-Tosunumun son haline bak. -Yanaklara bak ya.
Üç kilo yüz gram tam. Çok sağlıklı oğlum.
Kızıma da sağlık verecek inşallah.
Ama biz yine de sekiz ay doldu deyip, tedbiri elden bırakmayalım olur mu?
(Hünkâr) Doktorun ne dediğini unutmayın.
-Abla-- -(Aslan) Artık her şey yolunda.
Lütfen biraz rahat ol.
(Hünkâr) Gel prensesim, gel.
-(Hünkâr) Ah halasının güzelliği. -Elacığım...
...bak kardeşinin resmine.
Aslan, bu aynı sana benziyor.
Hiç de bir kere. Kardeşim bana benzeyecek. Doktor amca bile öyle söyledi.
-Değil mi baba? -Evet.
(Aslan) Aynı kızıma benziyor. Baksana minicik burnu var.
(Gülme sesi) Canım benim.
(Müzik - Duygusal)
Ay kızım çok güzel bir şey bu. Ay burnu aynı sen.
Zeyno...
...doğum da yaklaşıyor. Enişten ikna olmuş mu Can'a bakmaya?
Yani onlar bakmazsa sosyal hizmetler alacak oğlumu.
Vallahi ne istese, vermeye hazırım. Yeter ki oraya gitmesin Can.
Müsaade etseler sen çıkana kadar biz bakalım diyeceğim.
Ama hiç merak etme, ablan da çok güzel bakar.
Hem ben de hiç yalnız bırakmam. Hiç üzülme sen.
Nasıl üzülmeyeyim be Meryem. Oğlum büyüyecek...
...yürüyecek ama ben göremeyeceğim.
Koskoca beş sene. Nasıl dayanacağım ben?
Off. Şimdi diyorum bari yanımda.
Ama yapacak bir şey yok.
Ne oldu?
-Ah! -Zeyno ne oldu?
Ne oldu, iyi misin? Görevliye haber vereyim mi?
Yok, iyiyim.
Nefes al derin derin.
(Nefes sesi) Doğum yaklaştı ya.
(Zeyno) Ara ara geliyor böyle.
İyiyim ama.
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ah!
(Müzik - Duygusal)
Ah!
Ah!
Ah! Ah! (Nefes sesi)
Ah!
Ay. Hii!
(Kapı açılma sesi)
Zümrüt Hanım, iyi misiniz?
İyiyim, iyiyim bir şey yok.
(Kadın) Daha çok erken ama doğum başlamasın?
Anneciğim, iyiyim ben merak etme.
(Zümrüt) Sen neden uyumadın?
Uykum gelmiyor.
Ama öyle olmaz ki. Hem doktor amca ne dedi?
Uykumuza dikkat etmemiz gerekiyor.
Biliyorum ama heyecandan uyuyamıyorum.
Niye heyecanlandın sen, doktora gideceğiz diye mi?
Yok, doktora gitmeye alıştım ben. Ondan değil.
Neden peki?
Kardeşim doğacak diye. Ne zaman gelecek?
Çok az kaldı, merak etme.
Hep çok az kaldı diyorsunuz ama gelmiyor. Gelsin artık.
Bak, bak, bak benim küçük kızım büyümüş de...
...abla olmuş, kardeşini soruyormuş.
(Öpme sesi) Oh.
(Araba sesleri)
(Kapı açılma sesi)
Kaptana haber verin, hemen tekneyi hazırlasın.
-Gece yarısından sonra çıkıyoruz. -Başüstüne abi.
(Müzik - Gerilim)
(Hünkâr) Cevahir yine ailemizin şerefini iki paralık etti.
Cevahir!
Ya...
Seher, hemen bana bir bavul hazırla.
Yalnız bir iki parça bir şey koy, yeter.
(Kadın) Cevahir nereye gidiyorsun, ne oldu? Ne dedi savcı?
Mahkemeye kadar tutuksuz yargılama kararı çıktı.
Benim bir süre ortadan kaybolmam lazım.
Baba, bizi de götür.
(Cevahir) Tamam bir tanem, tamam.
Ama şimdi değil, tamam mı?
Ben birkaç aya aldıracağım yanıma sizi.
Gel kızım.
(Genç kız) Baba...
Hadi babacığım. Siz gidin, ben de geliyorum tamam mı?
(Ağlama sesi)
(Kadın) Tamam.
Aslan, yanıma benim birkaç ay idare edecek para alıyorum.
Abi Allah aşkına sakin ol. Otur bir konuşalım.
Ya ne sakin olması ya?
Bu işin ne olacağı belli. Bu işi bana yıkacaklar!
-Bir an önce gitmem lazım benim. -(Hünkâr) Hiçbir yere gidemezsin.
Anlamadım.
Hiçbir yere gidemezsin dedim sana.
Abla, sen ne saçmalıyorsun?
(Hünkâr) Asıl saçmalayan sensin.
Otur oturduğun yerde.
Başımızı yeterince belaya soktun zaten.
Ben hiçbir şey yapmadım!
(Hünkâr) Mademki hiçbir şey yapmadın. O zaman...
...kaçmanı gerektirecek hiçbir durum yok.
Anne?
Yok bir şey anneciğim korkacak.
Müzeyyen Hanım, siz Ela'yı yatırır mısınız?
Tabii.
(Cevahir) Yıllarca, yok yere hapislerde yatmaya niyetim yok!
Gidemezsin dedim, o kadar!
Ne yapacaksın?
Nasıl engelleyeceksin, beni zincire mi vuracaksın Hünkâr Hanım?
Gerekiyorsa zincire vuracağım.
Ailemizin itibarını, yeterince lekeledin zaten.
Kaçıp, işleri arapsaçına döndürmene izin veremem.
Ailemizin itibarı, ben hapse girince mi temizlenecek?
Abi, eğer bir şey yapmadıysan, hapse girmeyeceksin zaten.
Hâlâ eğer bir şey yapmadıysan diyor, ya!
Ya, şunu anlamıyor musun?
En az, ben de senin kadar aklanmanı istiyorum.
Bana güven. Ben, senin kardeşinim.
Ya, bırak bu kardeş masallarını ya.
Bırak bu kardeş masallarını!
Ben, içeride ömür çürütürken sen, hayatına devam edeceksin.
Çünkü senin tuzun kuru, rahatsın sen!
Rahatım öyle mi?
Küçüklüğümüzden beri, yaptığın bütün pisliklerin...
...yakıp yıktığın her şeyin karşısında ben durdum!
Ben mi rahatım Cevahir ha?
(Aslan) Tuzum kuru mu benim?
(Aslan) Bana bak, kafan her estiğinde...
...bu evden çıkıp, kafana göre gidemezsin. Tamam mı?
Hiçbir yere gitmiyorsun.
Gücün yetiyorsa durdur o zaman. Durdur o zaman!
(Düşme sesi)
(Müzik - Gerilim)
Zümrüt! Zümrüt.
Ambulansı arayın hemen!
(Aslan) Zümrüt! Zümrüt.
Zümrüt, duyuyor musun beni?
(Çığlık sesleri)
Ah, geliyor!
Ablamı arayın, ablamı arayın!
(Müzik - Gerilim) (Sedye sesi)
(Felemenkçe konuşma)
Çabuk, doğum şimdi başlıyor. Hastaneye gitmek için vaktimiz yok.
(Hemşire) Bebek geldikten sonra, hastaneye götürürüz.
(Müzik - Gerilim)
(Yaşam destek ünitesi sesi)
(Yaşam destek ünitesi sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Yaşam destek ünitesi sesi)
(Müzik - Duygusal)
(İç çekme sesi)
(Ikınma sesi)
(Bağırma sesi)
(Nefes sesleri)
(Bebek ağlama sesi)
(Nefes sesleri) (Bebek ağlama sesi)
(Anlaşılmayan sözcük)
(Nefes sesleri) (Bebek ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal) (Bebek ağlama sesi)
(Zeyno) Oh annem oh.
Bebeğim.
(Koklama sesi)
(Nefes sesi)
(Zeyno) Hoş geldin.
(Zeyno) Hoş geldin canım, hoş geldin oğlum. Aslan oğlum.
(Müzik - Duygusal)
Zümrüt Hanım'ın durumu stabil. Gece, yoğun bakımda kalacak.
Eğer sorun çıkmazsa, sabah odaya alırız.
Odaya aldığımızda görürsünüz.
Bebek?
Maalesef bebeğin durumu pek iyi değil Aslan.
(Doktor) Üzgünüm.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Aa, abla geliyor.
(Zeyno) Geliyor.
(Kapı kapanma sesi)
Ah oğlum, ah.
(Müzik - Duygusal)
(Hemşire) Al bakalım Zeynep.
(Zeyno) Canım oğlum.
Canım oğlum.
(Zeyno) Güzel kokulum.
Oy...
Teyzeciğim.
Bebeğim.
Topuk kanı alındı bebeğin.
Diğer tahliller de yapıldı. Bebeğiniz çok sağlıklı.
Zeyno, sana benziyor. Aynı sen bu.
Annem.
Canım oğlum.
Acıktın mı annem sen?
Emzirebilir miyim hemen?
Tabii.
(Zeyno) Abla, tutsana bir.
Bir yardım et.
(Kapı açılma sesi)
Hadi tamam yavaş, yavaş.
(Zeyno) Hah, tut sen.
(Kadın) Şimdi sırtına koyalım. Gel.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Çınar.
(Müzik - Duygusal)
Oğlum.
Dayan oğlum.
(Ağlama sesi)
Dayan.
Bizim için dayan.
(Aslan) Allah'ım...
...ne olur ona, bir şans ver...
...yaşasın.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesleri)
(Felemenkçe konuşma)
(Telefon zili sesi) (Müzik - Gerilim)
(Felemenkçe konuşma)
Türkiye için aradığımız donörü bulduk.
(Hemşire ses) Yeni doğmuş. Bebek...
...312 numaralı odada yatıyor.
(Ağlama sesi)
Al annem.
Al annem, al bir tanem ah.
(Öpme sesi)
Doyamam ki ben senin kokuna.
Ay tamam, koklaya koklaya bitiremedin çocuğu.
Ne yapayım abla?
Böyle iş mi olur ya?
Daha doğduğuna sevinemeden, ayrılacağıma üzülüyorum.
Canım oğlum. Canım annem.
Abla, bir gece daha kalsa olur mu?
Olur ablacığım.
Ama sen yine de kendini çok alıştırma, tamam mı?
Bana söz ver.
Kendi evladın gibi bakacaksın, değil mi çocuğuma?
Of Zeyno, bin kere söyledim!
Teyze, anne yarısıdır.
Her hafta da getireceksin değil mi?
E, söz verdim, getireceğim.
Sen böyle şeyleri dert etme. Sütün kesilir maazallah.
Abla, ben sana güveniyorum da...
...enişteme güvenemiyorum.
Son anda vazgeçmez değil mi?
Aman sus, ağzını hayra aç.
Ne yapacak enişten, evden mi atacak bizi?
Ne bileyim?
Oy kız, bu pek bir çirkin.
Öyle deme ya.
Ne var be? Yeni doğan bebeklere öyle denir.
Nazar değmesin diye denir.
Çirkin işte.
Oğlum, annem bak teyze.
Güzel gözlüm. Abla, şunun gözlere bak ya.
Oy aynı sen, aynı sen. Aynı annesi.
(Öpme sesi)
312 numaralı odada şimdi.
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesleri)
Kadın doğum yapmış, buraya getirdiklerinde.
Ama bebeği verirler mi bilmiyorum.
Adele, sen bana çocuğun babasını bul.
Ben bitiririm işi.
Bir milyon avroya bebeğini değil...
...hayatını satar bunlar.
Tamam hallederim.
Karşı tarafın acelesi var. Yarın sabah Türkiye'ye ulaşmış olmalı bebek.
Hastanede pazarlık yapma Ratko.
(Adele) Sorun çıkarırlarsa, benim başım yanar.
Ben adresini bulayım sana.
(Ratko) Tamam.
Adrese gerek yok tatlım.
Aradığınız adam benim.
Ben, bebeğin babasıyım.
Yalnız bizim için insan hayatı o kadar ucuz değil.
Bir milyona bebeğimizi satacak kadar alçalmadık da.
İki milyondan, bir Euro aşağı olmaz.
(Gülme sesi)
Bütün testler yapılmış mı?
(Nizam) Hepsi yapılmış.
Yüzde yüz uyumlu dediler.
Sorun istemiyorum Nizam.
Merak etmeyin.
Ratko işin içindeyken bir sorun çıkmaz Hünkâr Hanım.
(Müzik - Gerilim)
O çocuk, yarın sabah burada olacak.
Ratko, sabah getireceğini söyledi.
İşi şansa bırakma. Git, sen getir.
Peki efendim.
Nizam.
O çocuk gelmezse, sen de gelme.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Ay.
Abla, kapıdaki polislere bir sorsana...
...bebeğin kayıt işlemlerini nasıl yapacakmışız?
Ne kaydı?
Ee, kimlik çıkartmayacak mıyız oğlana?
Hah, bir o kaldı! Ne acelen var kızım?
Abla, ya başka ne zaman yapacağız?
Benim kimliğim hapishane müdüründe.
Bir sor işte, nasıl yapılıyormuş.
Tamam, hallederiz onları. Merak etme sen.
Söz mü?
Söz.
Annem.
Oğlum.
Biz sana kimlik mi çıkartacağız?
(Zeyno) Anne adı, Zeyno mu yazacak orada ha?
Zeyno, sen ana adını boş ver de baba adı ne yazacak, bir onu düşün.
Bilmiyorum ki.
(Kadın) Neyse ben şu Cemal'i bulayım da çocuğun kimlik işlerini halledelim.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Hah, Cemal.
Nesrin, çocuğa kimlik çıkaracağım.
Ben de sana tam onu söyleyecektim.
(Cemal) Kimliğini ver hadi.
Kimliğimi mi? Hayır, ben niye veriyorum kimliğimi Cemal?
Of Nesrin, of!
Çocuk parasını nasıl alacağız başka?
Ha sen çocuk yardımını diyorsun.
Onun için diyorum.
Beleşe bakacak hâlimiz yok ya!
Hadi uzatma ver şunu. Hadi, hadi, hadi.
Tamam.
(Nesrin) Al.
(Müzik)
"Bebeğin beşiği çamdan"
"Yuvarlandı düştü damdan"
"Beybabası gelir Şam'dan"
(Öpme sesi)
"Nenni, nenni..."
("Bebeğin Beşiği Çamdan" çalıyor) "Nenni, nenni"
"Nenni, nenni"
"Nenni bebek oy"
(Öpme sesi) (Kapı açılma sesi)
Enişte yavaş! Çocuğu uyutmaya çalışıyorum.
Zaten uyanacak birazdan.
O niyeymiş?
Ne demek niye? Götürmeye geldim kızım.
(Nesrin) Geldi mi vakit?
Enişte, yalvarırım biraz daha kalsın. Ne olur.
Allah Allah! Sanki ben ayırıyorum!
Doktor çıkabilirsin demiş.
Gardiyanlar da tutturmuş götüreceğim diye. Ben ne yapayım?
Ama ben daha doymadım ki oğluma.
Onu...
...Yusuf'u vururken düşünecektin.
-Cemal! -Ne Cemal'i be, ne Cemal'i?
-Yalan mı? -(Zeyno) Abla...
Ablacığım, konuşurum ben hapishane müdürüyle. Açık görüş isteriz yine.
Ne olur ağlama.
İyi de abla, nasıl dayanacağım ben? (Bebek ağlama sesi)
Oğlum, aslan oğlum.
Canım, ne yaparım ben sensiz?
Dayanamam.
(Cemal) Bak kızım, işim gücüm var benim.
Vedalaş, ver çocuğu. (Ağlama sesleri)
-(Nesrin) Zeyno dur, Zeyno dur! -(Zeyno) Abla!
(Zeyno) Abla, abla! Götürüyor!
(Bebek ağlama sesi)
-(Nesrin) Tamam. -Abla, abla!
Abla, abla!
(Müzik - Duygusal)
Hadi yürü Nesrin!
Abla!
(Anlaşılmayan konuşma)
(Zeyno) Oğlum!
("Bebeğin Beşiği Çamdan" çalıyor)
(Zeyno) Enişte, enişte!
Enişte kurban olayım, enişte yapma!
(Zeyno) Abla bir şeyler yap.
(Nesrin) Yapma bak, getireceğim ben sana.
-(Zeyno) Enişte! -Nesrin!
(Zeyno) Enişte!
("Bebeğin Beşiği Çamdan" çalıyor) "Nenni, nenni, nenni..."
"Nenni bebek oy"
"Nenni, nenni, nenni..."
Enişte! Oğlum!
"Nenni bebek oy"
("Bebeğin Beşiği Çamdan" çalıyor)
(Müzik devam ediyor)
"Bebek beni del eyledi"
"Yaktı yıktı, kül eyledi"
"Her kapıya kul eyledi"
"Nenni, nenni, nenni, nenni"
"Nenni, nenni"
"Nenni bebek oy"
"Nenni, nenni, nenni, nenni"
"Nenni, nenni"
"Nenni bebek oy"
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Efendim?
(Nizam ses) Hanımım, acilen buraya gelmeniz gerekiyor, acilen.
(Kalp durma sesi)
(Nizam) Bebeğin kalbi durdu.
(Nizam) Doktorlar müdahale etti ama maalesef.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Buyurun efendim.
İçeriye gir lütfen.
Doktorlarla konuş.
Bu bebeğin öldüğünü, hiç kimse bilmeyecek.
Tamam efendim.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Sokak ortam sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı açılma sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Hayır niye yolda durup, almadığını bir anlasam.
Bu bez de süt de yetmez bu çocuğa.
Yeter, yeter.
Ay yetmez diyorum Cemal, el kadar daha!
Anne sütü de alamayacak garibim.
İki dakika sus be kadın.
Zaten çok kalmayacak.
O ne demekmiş Cemal? (Kapı zili sesi)
Sonunda!
(Nesrin) Allah Allah!
(Kapı açılma sesi)
-(Cemal) Nusret abi. -(Nusret) Gir lan içeri!
-Abi ben de bir saate sizi arayacak-- -(Nesrin) Cemal ne oluyor?
(Bebek ağlama sesi) (Cemal) Ah!
(Cemal) Ah.
(Bebek ağlama sesi)
Sana benden kaçamazsın, karının eteğinin altına girsen bile...
...bulurum dememiş miydim ha?
-(Cemal) Abi vallahi-- -Param nerede lan ha?
-Param nerede? -Abi bir dinle kurbanın olayım.
Bir saate gelecek para. On bin avro köpeğin olsun.
Ben sana 50 bin avro vereceğim abi. Bir saat müsaade et bana.
Sustur lan şunu. Sinirimi zıplattı.
-(Cemal) Abi... -Kötü olacak (Bip) olsun.
Abi dur (Bip) dur yapma.
(Cemal) Vallahi billahi bir saate para gelecek. Bekle.
Bekle, bekle, bekle.
-100 bin vereyim, 100 bin! -(Nusret) Ulan!
Madem 100 bin Euro’n var...
...neden 10 bin Euro için kaçıyorsun lan, ha?
Nusret abi, olaylar senin bildiğin gibi değil.
(Cemal) Bak, şu bebeği görüyor musun? Baldızın çocuğu.
(Cemal) Herifler iki milyonu gık demeden çıkarıp verecekler.
Bir saat içinde parayı getirecekler, çocuğu alacaklar.
Abi köpeğin olayım çek şunu, ne olursun ya.
Para gelsin, fifti fifti yapalım, ha?
(Cemal) Bir milyon vereyim sana. Kıyma abi.
Cemal, Cemal sen ne yaptın?
-Bir saat diyorsun ha? -(Cemal) Abi...
...bilemedin bir buçuk saat.
Ama gelecekler.
Allah çarpsın gelecekler abi.
(Müzik - Gerilim)
(Nusret) Şimdi...
...bu (...) iki milyon Euro mu ediyor?
(Cemal) Aynen abi.
Vay anasını be.
Bazısı şanslı doğuyor abi.
(Nusret) Dalga mı geçiyorsun lan?
(Cemal) Nusret abi, ayakta kaldın.
Gel, otur şöyle.
(Cemal) Ya da istersen, içeriye gidelim abi ha?
İçeride otur istersen.
Bize öyle bir kazık attın ki...
...oturamıyoruz artık Cemal.
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesleri)
(Düşme sesi)
(Çığlık sesi)
(Silah sesleri)
İki milyonmuş ha?
Yalanını (Bip) senin.
(Nesrin çığlık sesi)
(Silah sesi) Ah!
(Silah sesi)
(Tükürme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba çalıştırma sesi)
(Araba sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Ayak sesleri)
(Bebek ağlama sesi)
(Müzik) (Bebek ağlama sesi)
(Bebek ağlama sesi)
(Müzik devam ediyor) (Bebek ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim) (Bebek ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Bebek ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ratko) Bebeğin anne babası ölmüş.
Nizam Bey, bebeğin annesi babası ölmüş.
(Uçak sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba çalıştırma sesi)
(Uçak sesi) (Araba sesi)
(Anons sesi)
(Anons sesi)
(Müzik - Gerilim) (Uçak sesi)
(Ayak sesi)
Abla Çınar?
(Hünkâr) Aslan...
...Çınar'ı kaybettik.
(Hünkâr) Başımız sağ olsun.
(Hünkâr) Takdir-i ilahi.
Aslan...
(Müzik - Duygusal)
Oğlum...
(Müzik - Duygusal)
Aslan...
(Ağlama sesi)
(Hünkâr) Aslan...
(Müzik - Duygusal)
(Ela dış ses) Ama heyecandan uyuyamıyorum.
(Zümrüt dış ses) Niye heyecanlandın?
(Ela dış ses) Kardeşim doğacak diye. Ne zaman gelecek?
(Zümrüt dış ses) Çok az kaldı, merak etme tamam mı?
(Ela dış ses) Hep çok az kaldı diyorsunuz ama gelmiyor.
(Ela dış ses) Gelsin artık. (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Aslan?
Aslan, Çınar nerede?
Aslan, bir şey mi oldu Çınar'a?
(Aslan) Zümrüt...
(Nefes sesi)
Bir şey söylesene!
Zümrüt...
Bebeğimizi kaybettik.
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Hayır. (Ağlama sesi)
Hayır, Çınar'ı kaybedemeyiz. Olamaz böyle bir şey.
Hayır!
-Tamam, sakin ol. -Hayır!
Ela ne olacak, Ela?
Ela'yı nasıl kurtaracağız?
Nasıl kurtaracağız? Nasıl kurtaramazsın oğlumu?
Nasıl kurtaramazsın?
-Zümrüt, tamam sakin ol lütfen. -(Zümrüt) Aslan, Çınar'ı istiyorum.
Niye Çınar'ı kurtaramadın?
(Ağlama sesi)
Oğlumu istiyorum.
Çınar'ı istiyorum, oğlumu!
(Kapı açılma sesi)
(Zümrüt) Ela'yı nasıl kurtaracağız aslan?
(Müzik) (Ağlama sesi)
(Müzik)
Çınar.
(Aslan) Abla?
Bir donör bulduk, Hollanda'da.
(Hünkâr) Yeni doğmuş bir bebek.
-Ne diyorsun sen abla? -(Hünkâr) Ailesi yok.
Onun bir aileye ihtiyacı var.
(Ağlama sesi)
(Hünkâr) Bizim de bir çocuğa.
Ela'ya hayat olacak, size de evlat.
Abla!
Nereden buldun bu çocuğu?
Gerçekten öğrenmek istiyor musun?
(Zümrüt) Hayır.
Bilmek istemiyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Zümrüt) Hoş geldin.
Hoş geldin ailemize.
(Ağlama sesi)
(Zümrüt) Hoş geldin.
(Ayak sesi)
(Kapak açma sesi)
Zeyno!
Ziyaretçin var.
Geldiler.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Özcan, ben ablamları bekliyordum da.
Şaşırdım birden, sizi görünce.
Ya, yanlış anlamayın çok sevindim tabii.
Önemli değil, biz de zaten onun için geldik.
Onun için derken?
Bir şey mi oldu Özcan, Meryem bir şey mi oldu?
-Zeyno. -Meryem!
Başımız sağ olsun.
Ablanla enişteni kaybettik.
Ne?
(Zeyno) Özcan, ne oldu?
Evlerinde ölü bulunmuşlar.
Oğlum nerede?
(Zeyno) Özcan, oğlum nerede?
Ondan haber yok.
Ne demek haber yok Özcan, ne demek haber yok?
(Özcan) Zeyno...
...Meryem, Can'ı görmek için birkaç kez evlerine gitti.
Kapı açılmayınca, polise gittik.
(Özcan) İşte polis geldi, içeri girince...
...cesetleri gördük. Can orada değildi ama.
Bak, sanırım mafyatik bir şeye bulaşmış bunlar.
Ama sonrasında da aramayı sürdürdük biz. Her yere gittik, sorduk.
Ama yok, gören yok Can'ı. Yani yer yarıldı, içine girdi sanki.
Özcan, Özcan delirtme beni! Delirtmeyin, ne demek!
Ne dediğini duyuyor musun sen? Allah'ın aşkına!
Ne demek yok, oğlum nerede? Oğlum nerede Meryem, oğlum nerede?
Oğlum nerede? Delirtmeyin beni! Oğlum nerede, oğlum nerede?
(Zeyno) Oğlum, oğlum bırakın!
(Ağlama sesi)
(Zeyno bağırma sesi)
Bırakın, bırakın, bırakın!
Can, Can!
(Zeyno bağırma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Zeyno bağırma sesi)
(Zeyno) Bırakın çıkacağım bırakın, bırakın!
(Zeyno) Bırakın çıkacağım!
(Zeyno) Bırakın beni çıkmam lazım, oğlumu bulmam lazım!
(Zeyno) Oğlum! Allah'ım!
(Ağlama sesi)
(Zeyno) Can!
(Korna sesi)
(Zil sesi)
(Martı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
Can!
(Zeyno) Can yavrum, yavrum!
Yavrum!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Ayak sesi)
(Anahtar sesi)
(Kapak açılma sesi) Özgürsün Zeyno!
Gidebilirsin artık.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı zili sesi)
(Kapı zili sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Felemenkçe konuşma)
Teyzeciğim...
…ben sana bir şey soracağım.
Şu dairede bir çift oturuyordu.
Yeni taşınmışlardı. Dört yıl önce falan vurdular.
-(Zeyno) Hatırladın mı, bildin mi? -Ha, bildim bildim, hatırladım.
-(Kadın) Allah taksiratlarını affetsin. -Âmin teyze.
-Benim, ablamla eniştem oluyorlardı. -Ah kızım, başın sağ olsun.
Dostlar sağ olsun teyze. Ben şey soracağım.
Yanlarında bir bebek olacaktı, gördün mü?
Bebek mi? Yok. Ama birileri daha sordu o bebeği.
Birileri mi sordu, kim sordu?
Vallahi bebeğin annesinin arkadaşlarıymış galiba.
Geçmiş gün hatırlamıyorum da...
...rahmetlileri ölü bulanlar da onlardı o evde.
Tamam, biliyorum ben onu. Peki, sen gördün mü hiç bebeği?
Yok, yok kızım görmedim bebek falan.
Peki bir ses, ne bileyim bebek ağlaması falan hiçbir şey, duymadın mı teyze?
Yok kızım duymadım, ne gördüm ne duydum.
Of, of!
İyi misin kızım?
Tamam teyze, kusura bakma seni de tuttum, sağ olasın.
O bebek yoksa senin yeğenin miydi?
Yok.
Oğlum.
Benim oğlum oluyordu.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Polise falan gitseydin, poliste kaydı vardır.
-Gideceğim teyze, sağ olasın. -(Kadın) Allah yardımcın olsun kızım.
Âmin.
(Araba sesi)
Hayır, o tarihlerde gelen bir başvuru da yok...
...yapılmış yeni doğan bebek kaydı da yok maalesef.
Ama olmalı.
Polise gitmelisiniz.
Onlarda, olay kaydı olmalı mutlaka.
Yok.
-Oradan geliyorum zaten. -Üzgünüm, size yardımcı olamayacağım.
Allah'ım çıldıracağım!
Nasıl kaydı olmaz!
Oğlum nerede?
Sema, bir daha bak ne olur. Bak, doğum hapishanenin revirinde oldu.
Cemal eniştem, kaydını burada yaptırdı.
Çocuğun bütün testleri falan, hepsi burada yapıldı.
Ya kayıt açmadan yapmış olmaları, imkânsız.
Hangi tarihte doğum yapmıştın sen?
7 Kasım 2011, 312 numaralı oda.
7 Kasım 2011
-Buldum. -Hah.
Bebeğin tahlilleri burada yapılmış, hasta kayıt numarası da var.
Sema, bir şey mi oldu?
-Bebeğe, doku uygunluk testi yapmışlar. -Doku uygunluk testi mi?
-Bebeğime donör testi mi yapmışlar? -Evet.
Peki o tarihteki doku, ilik, organ nakli isteyenlerin listesini...
...bulabilir misin bana?
Bir dakika, bir dakika.
7 Kasım 2011 tarihinde sonlandırılmış, bir talep var burada.
-Neymiş talep? -Bakıyorum.
Hah, buldum.
Akbaş ailesi.
Aslan-Zümrüt Akbaş çiftinin kızı, Ela Akbaş için talep açılmış.
(Sema) İstanbul.
İstanbul.
(Ayak sesi)
Nerede kaldın? Hadi iniyoruz.
-Nereye? -Havuza.
Havuza mı?
Hişt, bağırma duyacaklar şimdi!
Hani bana yüzme öğret diyordun ya, öğreteceğim işte.
-Kolluksuz mu? -Kolluksuz.
-Yaşasın! -(Ela) Hadi inelim.
-Olmaz. -Niye olmazmış?
-Annem duyarsa çok kızar. -Dikkatli olursak duymaz.
Niye izin vermiyor ki? Bütün arkadaşlarım yüzüyor...
...ben yüzemiyorum.
Benim yüzümden.
Ben havuzda hastalanmıştım, annem de ondan korkuyor zaten havuza girmemizden.
Hep zaten benim hastalığım yüzünden, bir şey yapamıyoruz.
Sana o iğneleri, benim yüzümden vuruyorlar.
Olsun, acımıyor ki.
Ee, hani çok acıyor diyordun? Ağlıyordun gitmemek için.
O çok küçükkendi, ben artık büyüdüm.
-O zaman artık yüzme de öğrenebilirsin. -Yaşasın!
-Hadi bağırma. -Hadi.
(Kapı açılma sesi)
-(Belma) Aa Aslan, hayırdır bu saatte? -Cevahir evde mi?
-Evde, yukarıda uyuyor. Ne oldu ki? -Yok bir şey.
-Aslan ne oldu? -(Aslan) Bir şey yok.
Tabii, biz kimiz ki bu evde.
(Perde açılma sesi)
Kapat perdeleri, çık dışarı!
Dün gece, bayağı yoğun geçti galiba?
Sana şahsi harcamalarını, şirkete fatura edemezsin, dememiş miydim?
Şahsi harcama değil o, şirket harcaması.
Gece kulübünde, 52 bin liralık...
...şirketimiz için, nasıl bir harcama yaptın acaba çok merak ediyorum?
Anlaşıldı büyük patron.
Sana hesap vermeden, uyumak yok bize.
Müstakbel Iraklı ortaklarımızı, eğlenceye götürdüm.
Adamlar seviyor böyle şeyleri, ben de sularına gittim.
Şunu kafana iyi sok! Bizim, Iraklı ortağımız olmayacak.
(Cevahir) Sana kaç kere anlatacağım bunu bilmiyorum ki daha.
Bütün Orta Doğu'da, bu adamların borusu ötüyor.
Arkamıza alırsak, petrol pazarının...
...yüzde 35’i bizim kontrolümüzde olacak.
-Bu ne demek biliyor musun? -Biliyorum.
Bela demek, kara para demek, itibarsızlaşma demek.
Petrol işine filan girmeyeceğiz, unut bunu!
Aslan bak, bu büyük bir fırsat.
Hidroelektrikten, rüzgâr santrallerinden on yılda kazanacağımız parayı...
...burada iki ayda kazanırız, iki ayda.
(Cevahir) El sıkıştım zaten, anlaşma tamam.
-Adamlara söz verdim. -Senin sözünün, hiçbir hükmü yok.
Benim atacağım imzanın hükmü var Cevahir.
Aslan, ezme beni! Söz verdim adamlara, yapma bunu bana.
Bana bak, bu faturayı son kez ödüyorum.
Ama bundan sonra kişisel harcamalarını, cebinden öde.
(Kapı kapanma sesi)
(Su sesi)
(Su sesi)
Çok panik yapıyorsun Çınar.
O yüzden, bir türlü beceremiyorsun.
-Ama ne yapayım, batıyorum hep. -Hadi atlayalım.
(Zümrüt) Ela, Çınar! Ne dedim ben size, ha?
-(Zümrüt) Ha, ne dedim? -Anne, kızma hemen.
Bu havuza girmeyi, yasaklamadım mı ben size, ha?
Anne benim yüzümden, ben söyledim gidelim diye.
Ben bilmiyorum çünkü değil mi?
Ne zamandır bana yüzme öğret deyip, duruyordu...
...sen de kıyamadın tabii kardeşine.
Ah Çınar ah, niye laf dinlemiyorsun oğlum ha, niye kışkırtıyorsun ablanı?
Anne benim yüzümden!
Bu havuza girilmeyecek demedim mi, ben ha?
(Zümrüt) İkiniz de hasta olmayacaksınız, demedim mi?
Zümrüt ne yapıyorsun, ne oluyor burada?
Gel bak şunların haline, ikisi de havuza girmiş.
-Kızım. -Baba, benim yüzümden.
Ben söyledim, girelim diye.
Hadi bakalım hadi, al kardeşini de gidin kurulanın hadi, üşütmeyin.
Al işte, ben kime ne söylüyorum ki sanki.
Zümrüt sakin ol lütfen, böyle yaparak onları da tedirgin ediyorsun.
Görmüyor musun hallerini? Ya hastalanırlarsa?
Ya tedavi aksarsa? İstemiyorum, girmesinler havuza!
Korkuyorum Aslan.
Bu şekilde davranarak, hiçbir şey engelleyemezsin.
Ayrıca, Ela havuza girdiği için hastalanmadı.
Olsun, ben tekrar aynı şeyleri yaşamak istemiyorum, anladın mı?
Ah, tamam sakin ol. Aklına böyle kötü şeyleri getirme.
Ben gideyim, saçlarını kurutayım şunların.
(Ağlama sesi)
Çınar, ya Çınar ağlama lütfen!
Bak özür dilerim, benim yüzümden hadi ağlama artık.
-Affettin mi? -Küsmedim ki.
Tamam o zaman, hâlâ seviyor musun beni?
Tabii ki de seviyorum.
Hadi, saçlarımızı kurutalım, yoksa gerçekten hasta olacağız.
-Önce sen kurut. -Tamam.
Sen de çantaları Müzeyyen teyzeye ver o zaman, tamam mı?
Tamam.
-Hadi, ağlamak yok ama. -(Çınar) Tamam.
(Müzik - Duygusal)
-Havuza mı gittiniz? -Evet.
Beni neden çağırmadınız?
Annem izin vermiyor diye, ablamla gizlice gittik.
Ablan ölecek diye mi, annen izin vermiyor?
Hayır, ölmeyecek ablam, benim ablam ölmeyecek!
Annemler konuşurken duydum, ablan illetliymiş.
-Yani ölecek. -Ya ölmeyecek benim ablam!
(Ağlama sesi)
-Bırak beni! -(Uğur) Bırak, çek ayağını!
Uğur, ne yapıyorsun bırak, bırak çocuğu!
(Ağlama sesi)
Bırak çocuğu, ne yapıyorsun, ne yapıyorsun ha?
Abla, ne bağırıyorsun bilip bilmeden, belki Çınar haksız.
Sen sus, hep sen şımartıyorsun bu çocuğu.
(Müzeyyen) Ben sana demedim mi, bu çocukla uğraşma diye?
Hem senin Çınar'ın odasında, ne işin var?
Ya annem kirli sepetini getir dedi, Çınar da ağlıyordu, ne oldu diye sordum.
-Birden üstüme saldırdı. -Yalancı.
Yalan söylüyor, ablan ölecek dedi.
Bana bak, al götür şu çocuğu, gözüm görmesin!
(Müzeyyen) Çocuk diyorsunuz ama çocuk mocuk değil, canavar bu!
Bir de bakıyor, al götür şunu! İnsanı çileden çıkarma!
Gel oğlum, gel sen.
Çınar, yakışıklım ağlama sen, boş ver sen onu. Ha?
Yakışıklım benim. Bir de Uğur'un söylediklerini babana söyleme, olur mu?
(Müzeyyen) Üzülür sonra.
Tamam.
-Söylemeyecek misin? -Iı ıı.
Aferin sana, aferin.
Hadi saçlarını kurutalım. Olur mu?
-Tamam. -Hadi gel.
Pekâlâ, sen git ben geliyorum hemen. Tamam.
Nizam, ne oldu bir sorun mu var?
-(Nizam) Önemli bir şey değil efendim. -Niye bağrışıyordu çocuklar?
-O küçük şeytanın işidir. -Müzeyyeni yolla bana.
-Kesin biliyordur ne olduğunu. -Peki efendim, nasıl isterseniz.
(Gök gürültüsü sesi)
(Yağmur sesi)
(Zeyno) Burası olduğuna eminsiniz değil mi?
(Taksici) Vallahi abla, navigasyon burayı gösteriyor.
Tamam, teşekkür ederim, buyurun.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Zeyno, ay inanmıyorum!
Sen misin gerçekten? Ay vallahi sensin.
-Ne zaman çıktın kızım, sen? -Yeni çıktım.
Ay, şaşkınlıktan ne yapacağımı şaşırdım.
(Meryem) Kapıda kaldın gir içeri, ben alırım, gel.
Ay kavuştuk sonunda.
Ay bitti çok şükür, çok şükür.
Geç geç, hadi geç. (Kapı kapanma sesi)
Geç.
Gel otur şöyle.
Ya buradasın ha, yanımdasın.
Hâlâ inanamıyorum ya, eski günlerdeki gibi.
Vallahi ben de hâlâ inanamıyorum.
-Oradan hiç çıkamayacakmışım gibiydi. -Ay şükür kavuşturana.
Unutalım hepsini, hiç konuşmayalım orasını tamam mı?
(Meryem) Canım benim canım.
Ay dur kız, aklım gitti! Açsındır sen, hemen kurayım sofrayı.
-Hem yemek yeriz, hem konuşuruz. -Yok, vallahi değilim.
-(Zeyno) Gel otur. -Ya olur mu öyle şey, ya!
İki dakikada hazır ederim, hem yemek hazırdı zaten.
Ay hâlâ inanamıyorum ya.
İçim serinledi, yemin ederim.
Özcan da gelir şimdi, öğlen yemeğine. Kızım çok şaşıracak seni görünce.
-Özcan nasıl, iyi mi? -İyi, nasıl olsun.
Gece gündüz çalışıyor.
Ay kayınpederim bize, bir taksi yaptı sağ olsun.
İyi de döndürüyor bizi, Özcan da sabah akşam gidiyor işte.
Ay İstanbul'da yaşamak çok zor be Zeyno.
Yani Hollanda'dan hiçbir farkı yok.
(Meryem) Ama gene de memleketimizdeyiz çok şükür.
Ay çenem düştü, sen anlat. Kesin dönüş yaptın artık, değil mi?
Yok.
Oğlumu alıp, döneceğim ben Hollanda'ya.
Oğlun mu, ay Can'ı buldun mu sen?
Galiba.
Galiba mı? Ay otur şöyle, doğru düzgün anlat.
Benim doğum yaptığım dönemde...
...Türkiye'den zengin bir ailenin kızı için donör arıyorlarmış.
Can'ı onların kaçırdığından şüpheleniyorum.
Kimmiş bu aile?
Akbaşlar.
Aa! Akbaşlar?
Ay bildiğimiz Akbaşlar?
İşte, şu enerji menerji işi yapanlar.
Ay inanmıyorum!
Yok artık!
(Müzik - Gerilim)
Aslan, burası ne olmuş böyle oğlum?
-İşi yarılamışsınız neredeyse. -Daha başındayız müsteşarım.
Vay be!
Buranın gövde hacmi, iki milyon seksen bin metreküp.
(Aslan) İstanbul'un su ihtiyacının yüzde 70’ni...
...tek başına burası karşılayacak.
Bu bağlamda da dünyanın en büyük üçüncü santrali burası, Sayın Müsteşarım.
Ya bırak şimdi müsteşarı falan.
Vallahi diyecek bir şey bulamıyorum. Altı ayda, çok hızlı yol aldınız.
-Beklenenden daha çabuk bitecek ha. -İnşallah.
-Ee, Zümrüt nasıl, çocuklar? -İyiler iyiler, gayet iyiler.
Ama Zümrüt sana gönül koyuyor, bilgin olsun.
Bak, abim ne zamandır bize hiç uğramıyor diyor.
-Akşam gelsene, beraber yemek yeriz. -Akşam olmaz be Aslan.
Yarın da yurt dışım var. Şu işleri bir halledeyim...
...en kısa zamanda geleceğim, ben de özledim onları.
Ya görüyor musun Zeynel, insanın kayınbiraderi müsteşar olunca...
...böyle oluyor işte. Her şey, altın tepsiyle geliyor önüne.
Abim, yanlış anlama ama Aslan Bey, sizin kardeşiniz neticede.
Onun elinde de böyle bir kuvvet olması, sizin işinize yaramaz mı?
Ne kardeşinden bahsediyorsun Zeynel? Benim Aslan diye bir kardeşim yok.
Hapiste yattığım yılların, her bir saniyesini dirhem dirhem ödeteceğim ona!
Şimdilik saltanatının keyfini sürsün bakalım.
Sana kırk bin kere söyledim, çocuğuna sahip çık.
Edebinle otur şu evde diye.
Hünkâr Hanım, benim haberim bile yok, ben mutfaktaydım.
Çocuk işte bunlar, şakalaşırken oluvermiş demek ki.
Çocuk dediğin, adabı da düsturu da annesinden öğrenir.
Hayır baş edemiyorsan, gönderelim bir yatılı okula, gitsin canım.
Yok Hünkâr Hanım, tövbe bir daha olmaz, söz veriyor zaten Uğur. Değil mi?
Kaçıncı söz bu?
(Hünkâr) Neyse, bu dönem geçsin, sömestr tatilinde bakacağım artık.
Bir hal çaresini bulacağız.
Ama hala, Uğur abinin bir suçu yok ki oyun oynuyorduk biz.
Ha, oyun oynuyorlarmış Hünkâr Hanım, yapmayın, affedin bu seferlik.
Ayırmayın beni oğlumdan.
Peki, şimdilik affediyorum.
-Ama gözüm üzerinizde. -Tamam, gel gel çocuğum.
(Ayak sesi)
(Ayak sesi)
Halacığım, seninle biraz sohbet edelim mi?
Olur.
Büyüyünce bu ailenin adını, sen sürdüreceksin.
Her şey size kalacak.
-Ablanla sana. -Babamın kayak takımları?
Onlar senin.
Ayrıca yanımızda çalışan herkes, sen ne dersen onu yapacak.
O yüzden, tavizsiz olmayı öğrenmen lazım.
Tavizsiz ne demek?
Tavizsiz demek; hata yapanı cezalandırmaktan çekinmemek demek.
Uğur'la oyun oynamadığınızı biliyorum, kavga ettiniz.
Sen de ona üzüldüğün için, bana yalan söyledin.
Ben de seni üzmemek için onu affettim.
Bir daha, sana kötülük eden hiç kimse için üzülme.
Yoksa seni üzerler.
Anlaştık mı?
Tamam.
(Çırpma sesi)
-Ee Cevahir, neredesin? -Barajdayım, ne oldu?
Ela'nın doğum günü ya, ne kadarlık bir şey alayım?
Bir milyon dolarlık bir şey al, Belmacığım!
-(Belma ses) Cevahir! -Belma, kapat telefonu kapat!
Geçen sene aldığıma, bir çuval laf eden kendi değil sanki!
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
Eyvallah. (Kapı kapanma sesi)
-Hoş geldiniz Aslan Bey. -Hoş bulduk Müzeyyen.
(Ayak sesi)
(Çınar) Baba!
Ho ho, hop!
-(Ela) Canım babam. -(Aslan) Kızım.
Çocuklar yormayın babanızı, daha yeni geldi işten.
Hadi çabuk ellerinizi yıkayıp, öyle gelin sofraya hadi.
Bana bak, daha yıkanmadı mı bu eller, hadi bakayım!
-Ela koşma! -Hoş geldin Aslan.
Hoş bulduk abla.
(Zümrüt) Abim nasıl?
-Getiremedin mi onu? -(Aslan) Vallahi getiremedim.
Bu aralar biraz işleri varmış, en kısa zamanda, uğrayacağını söyledi.
Şimdi bu yeni baraj ihalesini aldılar ya...
...çok meşguller.
(Yemek ortam sesi)
Seher...
...kaç kere söyleyeceğim, buraya mısır ekmeği koyun diye!
Tamam Hünkâr Hanım, getiriyorum hemen.
(Aslan) Cevahir gelmedi mi?
Bana toplantım var demişti ama...
...senin haberin yok mu?
Ee, proje müdürlerimizle görüşecekti. Uzadı herhalde toplantı.
Gelir.
(Müzik - Gerilim)
(Meryem) Ay bu adamı biliyorum ben, playboy bu.
Böyle, mankenlerle falan hep haberleri çıkıyor.
Dur bakayım, patron Aslan Akbaş.
-Şirketin başında bu var. -Hasta kızları varmış.
Ela Akbaş.
(Zeyno) Yazsana bir Özcan.
Şuna girsene.
(Zeyno) Adı Çınarmış.
Gel bakalım, hadi güzel güzel uyu, hadi oğlum benim.
Baba, ben bu gece ablamın odasında kalabilir miyim?
Aa! Nereden çıktı şimdi bu peki?
-(Aslan) Korkuyor musun yoksa? -Hı hı.
Neden korkuyorsun?
-Karanlıktan mı babacığım? -Hayır.
Neden peki, söyle bana?
-(Aslan) Ee, söyle bana babacığım. -Ablam ölecekmiş, öyle dedi Uğur.
Uğru mu dedi bunu?
Bak ben Uğur'u bir göreyim, bir kızacağım ona görecek!
(Aslan) Görecek gününü o!
Ya oğlum, hiç ablan ölür mü?
(Aslan) Olur mu hiç öyle şey. Ablamız ölmeyecek.
Hem bak, ben sana da ablaya da bir şey olmasına, asla izin vermem.
-(Aslan) Tamam mı babacığım? -Tamam.
Korkma sakın.
-Ablamın hediyesini aldın mı? -Aldım tabii.
Hem de senin istediğinden.
-Yeşil mi? -Yeşil.
-Yaşasın, iyi ki benim babamsın! -Canım oğlum.
(Aslan) Sen de iyi ki benim oğlumsun, canım Çınar'ım.
Hadi bakalım, hadi yatıyoruz şimdi.
-Böyle kötü şeyler düşünme, tamam mı? -Tamam.
-Seni çok seviyorum. -Ben de.
(Öpücük sesi) Güzel güzel uyu.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik)
İyisin değil mi Elacığım?
Anne iyiyim ben, merak etme.
Tamam...
...bak eğer istersen, doğum gününü erteleyebiliriz.
Hayır, hiç gerek yok. Gerçekten iyiyim.
Peki.
Ama gözüm üstünde, tamam mı?
Hadi bakalım...
...yarın büyük gün. Şimdi dinlen, uyu tamam mı?
(Öpme sesi)
-Anne. -Hı.
Ben iyiyim merak etme sen. Çınar var ya...
...ondan. Korkma sen.
Tamam.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Sessizlik)
Hii!
-Sen miydin? -Korkuttum mu?
Bu saatte burada olmazsın ya bir an böyle görünce.
(Telefon zili sesi)
Efendim.
(Müzik)
Neredelermiş peki?
Tamam geliyorum.
(Dolap kapağı açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Çıkıyor musun?
Bekleme beni.
(Müzik - Gerilim)
Ben seni beklemeyi unutalı o kadar çok oldu ki.
(Bilgisayar tuş sesi)
Yok! Yok, yok! Ya bir fotoğraf bile olmaz mı?
(Özcan) Bunlar böyle kızım.
Her ihtimale karşı çocukların fotoğraflarını...
... hiçbir yerde göstermezler.
Niye?
(Meryem) Zenginler ya, çocuklar kaçırılır falan diye. Çaktın?
(Sessizlik)
Ya bir fotoğraf bile olmaz mı?
(Kapak kapatma sesi)
Olmaz...
...paparazziler çekse bile yayınlayamazlar.
(Özcan) Ya! Çünkü yayınlatmaz bunlar. Hele bir yayınlasınlar...
...ya sülalesini kuruturlar. Ne diyorsunuz siz ya?
Ama okudun işte. Zümrüt Akbaş'ın hamileliği dönemiyle ilgili...
...elli tane haber yapılmış. O kardeşlerle de doku moku dalgası...
...daha iyi uyuyormuş falan. Bence...
...kızı kurtarmak için yaptılar çocuğu.
Ya kadın evde, kaza geçirmiş.
Sonra hastaneye kaldırmışlar. "Son anda kurtuldu çocukla anne" yazıyor.
Ne bileyim, ya aklıma başka başka şeyler geliyor benim.
Ya bu da mı tesadüf? Hem ablamla Cemal'i, kim niye öldürsün?
Ya belki bunlar...
...oğlumu almak için öldürdüler. -Ya kızım...
...zaten Cemal'in, o saate kadar yaşaması tesadüf.
Ne (Bip)!
(Sessizlik)
Affedersin...
Allah rahmet eylesin!
Âmin!
(Özcan) Hadi diyelim bu çocuk harbiden senin. Kapılarına gidip...
..."çocuk benim" dediğinde, şak diye çocuğu çıkarıp sana verecekler mi?
Anamızı ağlatırlar kızım, anamızı ağlatırlar!
Gerçi...
...bizim elimiz de armut toplamıyor neticede.
Ay Özcan, aldın yine sazı eline.
Ya Zeyno, canım arkadaşım...
...bak Özcan haklı!
Yani elimizde, hiçbir kanıt yok. Nasıl çıkacağız ki karşılarına?
Ben bir yarın gideyim.
Kendi gözlerimle göreyim.
Anlarım zaten Can mı, değil mi?
(Özcan) Hayda!
E nasıl olacak bu? Türk filmlerindeki gibi...
...doğum lekesinden falan mı tanıyacaksın?
-(Özcan) Kendine gel kızım! -(Meryem) Köşkün kapısından...
...sokmazlar ki. Biz böyle kameralar var, güvenlik var.
(Meryem) Gösterirler mi bize canım?
(Müzik - Hareketli)
Aslan Bey gelecek mi? Görüştünüz mü?
Gerek yok. Biz aramızda anlaşalım ben detayları sonra paylaşırım zaten.
Gerek kalmadı galiba.
Evet Haşim Bey, merhabalar.
-Kusura bakmayın biraz geciktim. -Estağfurullah.
Abiniz bizimle çok iyi ilgilendi.
Evet. Evet görüyorum, bayağı güzel ağırlamış.
Haşim Bey, kızım biraz rahatsız...
...normal şartlar altında, bu saatte görüşme kabul etmiyorum.
Abim söylemiştir herhalde.
Ama madem, buraya kadar geldiniz...
...ben de bizzat gelip, durumu kendim izah etmek istedim.
Fazla kalmayacağım, öncelikle bunu belirteyim.
O yüzden, direkt konuya giriyorum. Teklifiniz için teşekkürler.
Ama şirketimizin, petrol piyasasıyla ilgili her hangi bir plânlaması yoktur.
-Aslan Bey bakın-- -Size iyi eğlenceler.
Abim sizinle yeterince ilgilenecektir. Müsaadenizle.
Müsaade sizin.
Siz ona bakmayın, ben sizinle çalışmak istiyorum.
Müsaadenizle hemen döneceğim.
(Cevahir) Aslan!
(Cevahir) Aslan!
Ne yapıyorsun sen?
Şirketin çıkarlarını koruyorum.
Kimden? Benden mi?
Cevahir lütfen, bak seninle tartışmak istemiyorum.
O anlaşma imzalanmayacak.
Bütün olay bu işi benim bağlamış olmam, değil mi ha?
Yaptığım her iş hata benim. Ama sen kusursuzsun.
Hata bile yapsan iyiliğinden, dürüstlüğünden yaparsın sen.
Bak benim tek derdim bu ailenin ve şirketin çıkarlarını korumak.
Ya beni karşında görmekten vazgeç artık.
Ben senin kardeşinim, düşmanın değil.
Kardeşimsin tabii kardeşim!
Hep benim iyiliğimi düşünürsün.
Mahkemede aleyhime ifade verip...
...ben içeri tıktırırken de kardeşimdin değil mi?
Bak hırslarından ve kininden gözlerin kararmış resmen senin.
Gerçekleri bile görmekten acizsin.
Ama şunu unutma, ben bu ailenin ve şirketin çıkarlarını...
...senin kinine teslim etmem.
Boşuna vakit kaybetme. Bu anlaşma imzalanmayacak.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
Öyle bir imzalayacaksın ki Aslan!
Koşa koşa!
Kendi isteğinle.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Zeyno...
...vazgeç!
Bizim içeri girmemiz mümkün değil.
Ben buldum nasıl gireceğimi.
(Parti ortam sesi)
(Aslan) Tabii tabii.
(Zümrüt) Memnun kaldınız mı? Beğendiniz.
Çok sevindim. Sizinkilerde büyüdü iyice değil mi?
(Parti ortam sesi)
Çok pardon!
(Parti ortam sesi) (Buz karıştırma sesi)
Çınarcığım, çıkarır mısın onu ağzından.
Ama anne, ne olur birazcık oynayayım.
Olmaz tatlım. Çıkar dedim, o kadar!
Off ama anne!
(Zümrüt) Tatlım bak, sen hasta olursan ablan da hasta olur.
Anladın mı? Konuştuk bunları biliyorsun.
Hadi bakalım, hadi bakalım bak palyaço orada hadi...
...bütün çocuklar orada. Hadi, siz de gidin yanlarına.
-Zümrüt. -Efendim abla.
(Hünkâr) Bir sorun mu var?
Yoo, biz konuşarak hallettik. Bir sorun yok.
Zümrüt biraz toleranslı olmaktan zarar gelmez.
Eğer birinin hayatı söz konusuysa gelir ablacığım.
Zümrüt...
...Çınar küçücük bir çocuk daha.
Onun bu olanlarda hiçbir hatası yok.
(Nefes sesi)
(Araba sesi) (Müzik)
Aynı noktada bekleyeceğiz tamam?
Tamam. Siz beni merak etmeyin. (Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Parti ortam sesi)
-Ne yapıyorsun sen? -Servis yapıyorum.
Ben seni ilk defa görüyorum.
Evet. Günü birlik geldim ben.
Bana haber vermediler.
Bilmem. Haber vereceğiz dediler ama.
Neyse tamam. Servis öyle yapılmaz, tepsiyi al öyle geç servise çabuk.
Tamam.
-(Ela) Cevahir amca. -(Cevahir) Oo amcasının bir tanesi.
-Doğum günün kutlu olsun, al bakalım. -Teşekkür ederim.
(Müzik)
(Parti ortam sesi)
(Müzik) (Parti ortam sesi)
Can!
(Meryem) Ayy çatlayacağım şimdi, ha! Ne yapıyor acaba içeride?
Beklemeyin, gidin dedi.
Oldu! Delirdin herhalde? Kız başına ne yapacak burada?
Yahu kız içeride de tek başına.
Ayy off Özcan! İzin vermeyecektik, bırakmayacaktık.
Ya sen niye gitmedin ki peşinden onunla?
Allah Allah! Suçlu ben miyim şimdi?
Evet sen suçlusun. Niye gitmiyorsun peşinden?
Ya Zeyno'yu tanımıyorsun sanki ya.
-Hem sen niye gitmedin? -Ay! Aynı şey mi Özcan?
Sen erkeksin bir kere.
Yahu ne alâkası var şimdi? Ne yapacaktım peki hı?
"Merhaba ben Özcan. Bizim bir arkadaşın oğlunu çalmışsınız...
...onu şey edecektim"
-Bu mu yani? -Ay tamam Özcan tamam.
Tamam, konuşma yeter. Tamam.
Konuşma sakın!
(Sessizlik)
(Müzik) (Su sesi)
Biraz da ben oynayabilir miyim?
Hayır. Şu anda ben oynuyorum.
Verir misin? Biraz da ben oynayayım.
Çek elini! Ben oynuyorum, şu anda.
Ama benim teknem o. Ben sana verdim.
(Uğur) Ya şu anda, ben oynuyorum. Çekil!
Yanımızda çalışan herkes, sen ne dersen onu yapacak.
O yüzden, şimdiden tavizsiz olmayı bilmen lazım.
-Ya ver! -Ya bıraksana ya!
(Uğur) Ya ne yapıyorsun? Bırak!
-Ya ver! -(Uğur) Ya çekil şuradan çekil!
-(Çınar) Ya bırak! -Ya bıraksana şunu ya!
-(Çınar) Ver! -(Uğur) Ya çekil, çekil! Çek elini çek!
(Su sesi)
(Bardak kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Çınar!
Oğlum!
Çınar!
Duyuyor musun oğlum?
Çınar oğlum, ne oldu sana? Çınar!
Hemşireyim ben, bana bırakın!
Çınar! Çınar!
Aslan ne oldu?
-Çınar! -Bir şey yok!
-Çınar! -Hanımefendi hemşireymiş.
-(Zümrüt) Çınar! -Çınar!
(Öksürme sesi)
Duyuyor musun babacığım? Duyuyor musun bizi?
Anne!
(Çınar) Anne!
Anne!
Buradayım annem, buradayım anneciğim. (Çınar ağlama sesi)
Tamam buradayım, buradayım, buradayım. (Çınar ağlama sesi)
-Biri havlu versin. -(Çınar) Anne!
-(Zümrüt) Tamam. -Anneciğim!
-Anne! -(Zümrüt) Tamam annem, tamam.
-(Zümrüt) Tamam geçti. -Tamam babacığım, gel.
(Çınar ağlama sesi)
Anne!
(Çınar ağlama sesi)
-(Asan) Tamam. -(Zümrüt Tamam. Tamam geçti, geçti.
(Müzik)
Gelin sizi içeri alalım, üşütmeyin.
Teşekkürler.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi) Ne oldu Özcan?
Bilmem. Müzik falan susmuş.
-Ee, Zeyno çıkmadı dışarı. -Ne bileyim kızım?
Orada bekledim, bekledim yok.
Ben de buradan çıkmıştır diye geldim.
Ay Özcan, ben korkmaya başladım.
Ya kızın başına, bir şey gelmiş olmasın?
Vallahi ne bileyim, ne tezgâh dönüyor içeride.
Bence biraz daha bekleyelim. Eğer çıkmazsa...
...yaratana sığınıp, dalalım içeriye. -Off!
(Sessizlik)
(Alev sesi)
-(Müzeyyen) Afiyet olsun. -Teşekkür ederim.
(Alev sesi)
-Teşekkür ederim. -Ben bir şey yapmadım ki tatlım.
Kardeşim yüzme bilmiyordu. Eğer siz olmasaydınız...
...kesin boğulurdu.
Evet gerçekten Zeynep Hanım, ailem adına...
... size, tekrar teşekkür etmek istiyorum.
Oğlumu kurtardınız. Size bir hayat borçluyuz.
Yok estağfurullah! Olur mu öyle şey?
Kim olsa aynı şeyi yapardı.
Peki, Çınar iyi mi?
Sayenizde, çok iyi. Şükürler olsun!
Doktorumuz kontrol etti. Biraz su yutmuş sadece. Ama iyi.
(Müzik)
(Zümrüt) Oğlumun hayatını kurtardınız. Gerçekten, çok teşekkür ederiz.
Çınar'ın size söylemek istediği bir şey var.
(Müzik)
Beni havuzdan, sen mi çıkardın?
Hı hı.
-Adın ne? -Zeynep.
Ama Zeyno diyorlar bana.
Teşekkür ederim Zeyno.
Rica ederim.
Seni bir kere, öpebilir miyim?
Tamam.
(Müzik)
Kusura bakmayın, benim de sinirlerim bozuldu biraz.
Olur mu öyle şey.
Siz de çok zor bir şey atlattınız.
İçinizden nasıl geliyorsa öyle davranın lütfen.
-Sen iyi misin? -Hı hı iyiyim.
O sırada orada olmanız, çok büyük bir şans bizim için.
Evet gerçekten. Hemşireyim demiştiniz.
Ama Catring firmasıyla gelmişsiniz.
İş bulamadığım için bir süredir böyle idare ediyorum.
Gerçekten çok minnettarız size.
Çalıştığınız şirkete de bizzat teşekkür etmek isteriz.
Yok gerek yok.
(Zeyno) Yani firmaya bağlı çalışmıyorum ben.
Günübirlik çalışıyorum.
(Sessizlik)
Bundan sonra, bu ailenin evinin kapıları...
...ve yüreği, size ardına kadar açık.
Teşekkür ederim.
Ben artık müsaade isteyeyim.
Yoo olmaz ama şimdi öyle, değil mi Aslan?
Yemeğe kalın bizimle lütfen.
Yok, rahatsızlık vermeyeyim ben.
Olur mu canım, ne rahatsızlığı. Bizimle kalın, hep beraber yemek yiyelim.
Hem sohbet ederiz. Belki sizin için yapabileceğimiz bir şeyler olabilir.
Bunu konuşuruz. Olmaz mı?
Evet Zeynep abla, lütfen gitme.
Çok teşekkür ederim, gerçekten gerek yok.
Aa, kahramanımız gidiyor mu?
(Cevahir) Daha doğru düzgün sohbet etmedik.
Ben Cevahir Akbaş.
(Öpme sesi)
Memnun oldum. Zeynep ben de.
Biraz daha kalsaydınız, Zeynep Hanım.
(Hünkâr) Bizim şoförlerden biri bıraksın sizi evinize kadar.
Şoföre gerek yok. Ben çıkıyorum zaten.
-Sizi bırakayım. -Yok. Gerçekten gerek yok.
Arkadaşlarım gelecekti beni almaya zaten.
(Aslan) Yarın akşam, muhakkak yemeğe bekliyoruz sizi Zeynep Hanım.
Bu da kartım. Lütfen ne ihtiyacınız olursa olsun...
...beni çekinmeden arayın. -Tamam sağ olun. İyi akşamlar.
Buyurun.
(Müzik)
Sana bir kez daha sarılabilir miyim Çınar?
Tamam.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Ay yok, ben dayanamayacağım Özcan. Gireceğim içeri.
Herkes çıktı, bir o yok. Başına bir şey geldi, kesin.
Vallahi, ben de daraldım Meryem.
Ne olacaksa olsun. Girip alalım kızı.
Hadi. (Marşa basma sesi)
(Müzik) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
Zeyno neredesin kızım be? Öldük meraktan.
-(Meryem) Kızım bu kıyafet ne? -Anlatacağım
-Hastaneye gidiyoruz. -Hastane mi?
Zeyno bir şey mi yaptılar sana? Niye hastaneye gidiyoruz kızım?
Anlatacağım. Bir gidelim de.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Nasıl olmuşum?
Çok güzel olmuşsun.
Ama emin misin bak?
Başka çarem yok.
Kızım iyice düşündün mü?
Bu Akbaşlar, öyle lalettayin bir aile değil...
...adamlar okyanus gibi. Seni de boğar bizi de.
-Ha emin misin? -Eminim.
Gerçekten.
(Sessizlik)
İyi. Hadi, sen çık o zaman.
Bir an önce bitsin, gitsin.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi) (Zeyno) Anlaştığımız saatte bekliyorum.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Kızım, bırak şu telefonu yavrum.
Yeter!
(Su sesi) (Cevahir) Canım benim.
(Müzik)
(Seher) Hoş geldiniz.
Teşekkürler.
(Müzik)
-Hoş geldin Zeynepciğim. -Hoş bulduk.
-Zeynep Hanım, hoş geldiniz. -Hoş bulduk Aslan Bey.
(Müzik)
(Cevahir) Harika görünüyorsunuz Zeynep Hanım.
Teşekkür ederim. Nasılsınız Cevahir Bey?
-İyiyim teşekkür ederim. -Merhaba.
Dün telaştan tanışamamıştık. Belma ben.
-Cevahir'in eşiyim. -Öyle mi? Çok memnun oldum.
(Belma) Ben de. Kızımız Cemre.
-Memnun oldum. -Ben de memnun oldum, Cemreciğim.
Ee, çocuklar yok mu?
(Müzik)
Zeyno abla.
(Müzik)
Canım.
(Müzik)
-Hoş geldin. -Hoş bulduk, bir tanem.
Hoş geldin Zeynep abla. Çok güzel olmuşsun.
Teşekkür ederim Elacığım.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Zeyno abla, şimdi sen yabancı mısın?
Hayır Türk'üm.
Zeyno ablan Hollanda’da yaşamış bir süre.
Sonra buraya dönmüş amcacığım. Oyy.
(Ela) Hollanda’da yaşayan Türkler var Çınarcığım.
Aslında Türkler ama Hollanda’da yaşıyorlar.
(Hünkâr) Evet artık bu kadar gevezelik yeter.
Onların uyku saati geldi de geçiyor bile.
-Hadi Zümrütcüğüm. -(Ela) Ama hala.
Ama birazcık daha dursak. Hem Zeyno abla, yeni geldi.
Tatlım bundan sonra Zeyno ablan buraya, sık sık gelecek.
Artık uyku vakti, tamam mı?
Müzeyyen Hanım, lütfen çocukları yatırır mısınız?
(Müzik)
İyi geceler.
(Müzeyyen) Hadi bakalım çocuklar.
Hadi oğlum, hadi bakalım. İyi geceler.
Hadi, biz de artık yemeğe geçelim. Acıktık değil mi? Buyurun lütfen.
(Ayak sesi)
(Köpek havlama sesi)
Şu bizdeki talihe bak.
Koskoca İstanbul'da, karşımıza çıka çıka Akbaş ailesi çıkıyor.
Ay bizim değil, kızcağızın talihsizliği.
Biz de onunla birlikte çekeceğiz işte. Ne yapalım?
Vallahi "bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete"
Allah sonumuzu hayır eylesin.
-Ay Özcan! -Haa.
Ben çok korkuyorum ha.
Vallahi ben de korkuyorum kızım.
Ama söz verdik bir kere. Bulaştık, bulaşacağımız kadar.
Ya Zeyno, bizi bulaştırmak istemedi. Biliyorsun sen de.
Ya iyi, iyi tamam, tamam. Bir şey mi dedik?
Allah Allah! Hadi yürü, geç kalıyoruz.
-Ay Özcan! -Ne?
Ya Nesrin'le Cemal'i de bu adamlar öldürdüyse.
Ya Zeyno'ya da bir şey yaparlarsa.
Ya kendi evlerinde, ne yapacaklar Meryem?
Sen asıl, bugünü değil sonrasını düşün.
Kendini düşün. Hadi yürü. Ya hadi, hadisene.
Allah Allah! Allah koymuş, taş gibi, dondu kaldı öyle ha.
-Hadi kızım, hadi. -Tamam.
(Çatal - Bıçak sesi) (Su sesi)
Ne iş yapıyordun Hollanda'da Zeynep?
Hemşireyim ben, yani hemşireydim.
Beş yıl öncesine kadar.
Sıkıldınız herhalde, hastaneler falan?
Yok, çok severek yapıyordum işimi. İsteyerek de seçmiştim.
Cezaevine girmesem, devam ederdim.
(Müzik - Gerilim)
Tuzluğu alabilir miyim?
(Müzik - Gerilim)
Teşekkürler.
(Müzik - Gerilim)
Neden girdiniz cezaevine?
Sözlümü vurdum!
Bir anlık, öfke diyelim.
(Müzik - Gerilim)
Bu arada yemekler, şahane olmuş. Ellerinize sağlık.
Afiyet olsun.
(Müzik - Gerilim) (Topuk sesi)
Yukarıda neler oldu, inanamayacaksınız!
-Ne oldu? -Şu, Çınar'ı kurtaran kız yok mu?
Ee?
Katilmiş!
Sözlüsünü vurmuş Hollanda'da.
(Müzik - Gerilim)
(Çatal - Bıçak sesi) (Müzik - Gerilim)
Merakımı mazur gör Zeynep.
Neden vurdun sözlünü?
Evleneceğiz dedi. Oyaladı beni.
(Belma) Sen de çekip vurdun adamı, öyle mi?
Yok.
Aslında, karnımdaki bebeği öldürmek isteyince...
...ben de kendimi korudum.
İnanmıştım ona.
Çok güvenmiştim.
Herkese güvenmemem gerektiğini öğrenmem için...
...birkaç yıl, hapiste yatmam gerekti.
Neyse ki anladım.
Hayatta herkes, kötülük yapabiliyor.
Ben de bunu, bebeğimi kaybedince anladım.
Düşürdünüz mü bebeğinizi?
Yok.
Ama düşürmek istedim.
(Zeyno) Sonra yapamadım.
Siz de annesiniz.
Bilirsiniz.
İnsan kıyamıyor yavrusuna.
Evladın canı kadar kıymetli bir şey yok, değil mi Zümrüt Hanım?
(Müzik - Gerilim)
(Cevahir) Neyse olan olmuş artık.
Kader meselesi. Başka şeylerden bahsedelim, keyfimiz kaçmasın.
Hadi, güzel günlere.
Bebeğim...
...karnımda büyüdükçe, umut oldu bana.
(Müzik)
Yaşamak için...
...düşmemek için, dayanmak için bir sebep oldu.
(Müzik)
Bir gece...
...hapishanenin revirinde doğurdum ben oğlumu.
Onu doğururken çektiğim acı...
...bu dünyadaki, son acım sanıyordum ama...
...değilmiş.
Tam bir gün bile kalamadım oğlumla.
Doya doya öpüp, koklayamadım.
(Zeyno) Sosyal Hizmetler almasın diye, ablamla enişteme emanet etmiştim.
Her gece...
...yarın onu göreceğim diye uyuyordum.
Her sabah...
...yüreğim ağzımda bekledim.
Ama gelmedi.
Sonra öğrendim ki...
...ablamla eniştemi öldürmüşler.
(Müzik)
Ya da belki, birileri öldürttü.
(Müzik - Gerilim)
(Aslan) Peki...
...oğlunuz yaşıyor mu?
Yaşıyor. Çok şükür!
Nerede yaşıyor? Hollanda'da mı?
Hayır!
Bu evde.
(Müzik - Gerilim)
Ben de onu almaya geldim.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak.
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak.
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz - Miliza Koçak – Gülay Yılmaz- Çağıl Doğan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Dolunay Ünal
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.