Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik)
Ay tatlım ne yakışıklısı ya?
Fotoğraflara aldanma bak.
Nihan geçen gün sarışın, mavi gözlü bir çocukla buluşmaya gitti.
Çocuk çilli çıktı.
Yani bu yüzden, gerçeğini görmeden fotoğraflarına inanmayacaksın.
Ha bir de konuştuğum çocuk "S"leri de söyleyemiyor. İyi mi?
En iyisi Gökçe gibi yapacaksın ya.
Vallahi, yani bir adama kafayı takacaksın.
O adamı tavlayana kadar da peşinde koşacaksın.
(Kapı açılma sesi)
Bana bakın, bundan sonra bana bu evde ‘Demir ‘diyenin çok fena canını yakarım.
Ayy, şu an ortam çok heyecanlı.
Ben seni sonra ararım tatlım, hadi bye bye.
Ne oldu abla?
Benim için şu andan itibaren Demir bitmiştir.
Aramızda hiçbir şey yoktur ve sadece arkadaşızdır. O kadar, bitti.
Abla, sizin zaten aranızda bir şey yoktu. Yani sadece olmaya çalışıyordu.
Bana bak Sezen, sen hayatından mı sıkıldın yavrum?
Ee abla, yalan mı ama?
(Rezzan) Gökçe! Yüksek sesle anlat kızım, ellerim yağlı gelemiyorum vallahi.
Ya diyorum ki Demir bitmiştir artık.
Bitmiştir tamam mı? Demir'in "D"si bile yok.
İçinde demir olan sebze bile yenmeyecek. Neyde vardı?
Ispanak mı? Evet. Ispanak bile yenmeyecek bundan sonra.
Demir para bile kullanılmayacak, sadece kredi kartı geçerli.
Bundan sonra bu evde Demir'in "D"si kullanılmayacak.
Ee, domates de mi demeyeceğiz abla?
Bana bak, ben bu kararımda çok ciddiyim tamam mı?
Bundan sonra bak Demir'i falan aramak da yok. Hatta al sen şunu.
Hah. Al, al, al.
Demir aranmayacak, görülmeyecek. Demir bitti ya bundan sonra.
Ben onu tamamen sistemimden siliyorum. Yani...
...kendi öz irademle bu bağımlılıktan kurtulacağım.
Sezen bana bak, Demir'le ilgili ne istersem isteyeyim...
...hayatta yapmayacaksın, tamam mı?
Hı hı, tamam abla. Merak etme.
Güzel.
Vay be!
Bu dizinin senaryosu çok farklı.
Karakter...
...gururlu bir duruş sergiliyor.
Güzel.
(Yonca) Yaa.
Ne oldu, anlatmayacak mısın?
Yok ya, ne anlatacağım teyzoş ya.
Sürekli aynı şeyler, sürekli Demir'in peşinde koşmaktan, yoruldum ben artık.
Sabah akşam Demir, Demir, Demir, Demir yani bende bağımlılık olmuş artık.
O yüzden bundan sonra hayatımda Demir diye bir şey yok, tamam mı? Bitti.
Ya tamam ama aranızda böyle bir şeyler var gibiydi.
Ayy bir de o kadar yakışıklı ki.
Hak vermiyor değilim yani sana.
Tamam, yakışıklı.
Yani böyle gözlerinde kayboluyorsun.
Ya böyle omuzlarına toplu konut yapılır, futbol sahası kurulur ya.
Ayy Sezen, şu telefonu versene ne olur. Ben bir...
...bir mesaj atayım. Son bir kez böyle bir içimi dökeyim ya, bir rahatlayayım
Hadi, ver.
Tamam ablacığım. Ee, biz teyzemle...
...içeri gidip, telefonunu alalım gelelim.
Aa, niye ben gidiyormuşum gök gözlü, git kendin getir.
Teyzeciğim, biz seninle almaya gidelim ablamın telefonunu, içeri.
Evet, beraber gidelim. Gel.
Ablacığım, ee...
...sen sakın şey etme, üzülme.
Ee şimdiden özür dilerim. Senin de dediğin gibi, bu bağımlılıktan kurtulman gerek.
Bu yüzden de bunu yapmam gerek. Kusura bakma.
(Yonca) Ayy.
Ya Sezen, saçmalama kızım.
Şaka yapıyorsun herhalde.
Sezen.
Tatlım, açar mısın şu kapıyı?
(Sessizlik)
Demirciğim, ne düşünüyorsun?
Gene nerelere daldın?
Öyle dalmışım anne gene.
(Nefes sesi)
Konuştuklarımızı mı düşünüyorsun?
Anlamadım.
Biliyorum ne kadar önemsiz desen de...
...herkes kendini doğuran insanı tanımak ister.
Keşke sana yardım edebilsem.
Bak ne diyeceğim. Ben gayet iyiyim.
Nil kızım da buralarda, bana göz kulak olur.
(Nesrin) Sen şimdi doğru eve gidiyorsun.
Babanın çalışma odasına giriyorsun.
Çalışma masasının üzerindeki dolaptan, beyaz kutuyu alıp bana getiriyorsun.
Ne var içinde?
Çocukluğuna dair pek çok şey.
Belki birlikte bakarız, bir ipucu buluruz ha. Ne dersin?
Anne bunu gerçekten yapmak istiyor musun?
Evet. Yapmak istiyorum.
Hatta şimdiye kadar keşke yapsaydık diyorum.
Tamam.
(Müzik)
Ahh!
Sezen, açar mısın tatlım şu kapıyı?
Sezen?
(Kapı vurma sesi)
Sezenciğim, tatlım, bir tanem, canım kardeşim aç şu kapıyı.
(Gökçe) Kızım şunu açar mısın? Vallahi bak komik değil.
Ulan Sezen aç şu kapıyı!
Ya Sezen ben konuşmak istiyorum Demir'le ya, özür dileyeceğim aç şu kapıyı.
Konuşacağım ben onunla ya, affettireceğim kendimi.
Sezen.
Sezen canım, açar mısın?
Kızım ne oluyor? Niye kilitlediniz ablanı içeri?
Anne, ablam Demir'i bırakmaya çalışıyor.
Bizim de bu dönemde ona destek olmamız gerekiyor.
Ne yaparsa yapsın, ne olursa olsun, ne söylerse söylesin...
...biz Demir'le iletişim kurmasına izin vermeyeceğiz.
Ay ne olacak bu kızın hali böyle ya?
Yonca.
Bak, bu kız acaba sana mı çekti böyle bahtsız kadersiz?
Ee bravo abla vallahi.
Her fırsatta çakıyorsun lafı bana, hiç kaçırmıyorsun.
(Gökçe) Sezen. Sezen!
(Kapı vurma sesi)
Vallahi sizi bilmem.
Ben çocuğumu alır babama giderim.
Bunun ne yapacağı belli değil, keser vallahi bizi.
Nil.
Demir.
-Her şey yolunda mı? -Hı hı yolunda. Yolunda. Çıkıyor musun?
Çıkıyorum. Benim nöbetim bitti eve gidiyorum.
Ya annem bir şey istedi de evden.
Onu almaya gideceğim.
Bir şeyler içelim istiyorsan, acelen yoksa yani.
Yarın yapsak olur mu? Acil de.
Olur olur. O zaman yarın seni yemeğe çıkarıyorum.
Tamam konuşuruz.
Tamam.
(Demir) Okey.
Enişte yalnız dikkat et, fazla karıştırma, bayıltıyor.
Normal.
Yani biraz daha uğraşsanız...
...biraz daha karıştırsanız kimyasal silah olacakmış Bartu. Bu ne?
Ya ne bileyim enişte. Biz marketten şampuanı aldık.
Arkasındaki malzemeleri okuduk. Ee, gittik onları da depodan satın aldık.
Onları da böyle boca edip karıştırdınız değil mi?
Ben de bunu diyorum işte domates kafalılar.
Az kaldı kimyasal silah yapıyormuşsunuz yahu.
Şampuanın arkasındakilerini...
...bazen böyle bir litre koyarsın, bazen bir damla koyarsın. Bu ne?
Ee, ben dedim.
Sus be!
Tamam çocuklar, kimseye çaktırmadan...
...götürüp bunu böyle bir inşaat çukuruna döküyorsunuz.
Direkt kanalizasyona döksek olmaz mı ya?
Nereden bulalım bu saatte inşaat çukurunu?
Dök Bartucuğum, ondan sonra git biraz midye ye, balık ye.
Bak ne kadar güzel olacak.
O kadar zehirli diyorsun.
O kadar. Şampuan bu, şampuan yapımı zehirli madde.
Neyse, şimdi bize yarın...
...malzeme lazım, ekipman lazım.
Bu ne böyle, aşure kazanı gibi.
Aşure kazanı zaten. Babaannemden aşırdım.
İyi halt ettin Mustafacığım, aferin.
Şimdi, Bartu bize para lazım oğlum.
Yani malzeme almamız lazım. Malzeme yoksa bu iş yatar.
Enişte sen parayı hiç merak etme, o bende.
O kolay, o kolay.
O kolay. Yalnız bu mesele aramızda kalacak.
Bak, aileden kimse öğrenmeyecek Bartu.
Ayıpsın enişte.
Aslan eniştem be. Vallahi bak şampuan kralı olacağız ha.
Isınmak için döviz yakacağız böyle.
Şımarma. Şımarma Allah aşkına, şımarma.
Hadi.
Şunu da ses çıkarmadan döküyoruz, götürüyoruz.
(Tarık) Altını kapat, patlayacağız.
Aman ha, bu kata dikkat. Bu kat kritik.
(Kapı açılma sesi)
Aa, babacığım.
(Hikmet) Hayrola damat?
Hiç, hava almaya çıktık öyle.
Hava almaya?
Hayırlı akşamlar babacığım.
Hayırlı akşamlar. Sen nereden ulan?
Ben mi? Kütüphaneden geliyorum ya.
Kütüphaneden mi? Hangi kütüphaneden ya?
Halk kütüphanesi baba.
Kitaplar var böyle kocaman, çok büyük böyle.
Bizde bile olmayan kitaplar var. Okuyorsun, aydınlanıyorsun. Müthiş.
(Hikmet) Git ulan. Okuyorsun, aydınlanıyorsunmuş.
Sen hayatında neyi okudun ulan altılı ganyan bülteninden başka?
(Gülme sesi)
Neyse, ben şu annenize bir bakayım.
Olmaz. Olmaz baba, hayır olmaz.
Mümkün değil, hayır.
Niye ya, ne oldu?
Baba yani sen sürekli anneme gidip duruyorsun. Ne gerek var ya?
Yani, arada sırada annem de senin ayağına gelsin.
Sürekli sen onun ayağına gidiyorsun baba.
Aslında doğru tabii.
Nilüfer de senden gördüğü gibi yapıyor yani.
(Tarık) Olmaz öyle, çok kötü örnek oluyorsun.
Bazen gerçi ben bir bakış atıyor susturuyorum ama.
Tamam ama bunda o da yok. Sende o da yok baba.
Sen annem “gel” diyor geliyorsun, “git” diyor gidiyorsun.
Aa, vallahi mi?
Yemin ederim hiç farkında değilim çocuklar.
Ya babacığım sen bir evde otur, şu kadın seni bir merak etsin.
Bu herif on dakikada bir gelirdi. Ne oldu desin ya.
Yani bazen oturacaksın babacığım. Taş yerinde ağırdır.
Sende o ağırlık kalmadı benden söylemesi.
Tamam.
O zaman oturuyorum ben.
Evet.
Lütfen.
Biraz merak etsin ya!
Evet ya!
Kim o?
Annen.
Etsin.
(Tarık) Hadi.
Ohh, koş ulan çocuk öldü.
Ulan yakalanacağız diye ödüm kimyasala karıştı.
Yavaş getirin.
Yavaş. Ben kapıyı tutuyorum.
(Sessizlik)
(Sessizlik)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
Ya canım ailem ne olursunuz açın şu kapıyı ya.
Tamam, çok teşekkür ederim yanımda olduğunuz için.
Bana yardımcı olmak istediğiniz...
...için çok teşekkürler ama açın ya, tuvalete gideceğim.
Bak sakinledi işte, hadi açalım yazık.
Cık. Anne ben ablamı tanıyorum, yeme bunları.
Baban nerede kızım?
Lazım olmayınca şıp diye damlar, şimdi lazım yok ortada.
Hadi kızım, git çağır bir koşu.
Aa, niye ben çağırıyorum anne?
Hayatta olmaz. Ben burada kapı nöbetçisiyim anneciğim.
Yonca.
Hadi sen git enişteni bir koşu çağır da gel. Hadi anacığım.
Aa, ben niye çağırıyorum ya? Senin kocan arkadaş, git kendin çağır.
Aman be, size iş buyuranda kabahat zaten.
Pis miskinler.
Burada ciddi bir iş yapıyoruz o anlamıyor.
Hiç. Kocamı çağır.
(Hikmet) Geldim.
Buyurun Rezzan Hanım.
Neredesin sen ya, neredesin?
İçeride torunumu seviyordum.
İyi, çok konuşma da gel hadi.
Çabuk çabuk.
Çocuklar haklıymış.
(Müzik)
(Rezzan) Hikmetciğim gel.
(Hikmet) Neler söylüyorsun Allah aşkına ya.
Ne yapıyorsunuz, saçmalamayın yahu.
İrade diye bir şey var.
Benim kızım hiç böyle saçma sapan şeyler yapar mı? Aklı başında bir insandır o.
Baba. Baba ne olursun söyle şunlara abarttılar ama artık ya.
Lütfen, açın şu kapıyı.
Tamam kızım, merak etme Yavrum, şimdi açıyorum.
Babacığım, yemeyin bunları.
Ben ablamı tanıyorum Demir için yapmayacağı şey yok.
Sezen, yavrum abartıyorsun. Baksana aklı başına gelmiş.
Sakinlemiş görünüyor çekil ben açacağım, çekil.
Çekil yavrum. Karışmayın işime yahu.
Gökçe'm.
Baba!
(Müzik - Hareketli)
Aa!
Ne oldu baba?
(Kapı vurma sesi)
Rezzan, bu bizim kızımız mı?
Ay ne bileyim Hikmet, vallahi çok üzülüyorum. Ne olacak böyle?
Hayatım bence bunu tam teşekküllü bir devlet hastanesine götürelim ha.
Yok artık, o kadar da değil yani.
Ee ne yapacağız peki Rezzan?
Ya açın şu kapıyı ya, açın!
Demir'i istiyorum ben ya, açın şu kapıyı.
Benim aklımda bir şey var aslında.
Yani biraz sert bir müdahale ama yapacak bir şey yok sonuçta.
Ne yapacaksın kızım?
Bende o.
(Müzik - Hareketli)
Abla.
Benim Sezen, kız kardeşin.
Sakin ol tamam mı?
Bak sana ne göstereceğim.
Ayy.
Demir.
Ayy canım. Gel bana, gel bana.
Ne yapıyorsun be?
(Sezen) Anne anne!
(Karışık konuşma)
Geliyorum geliyorum yavrum.
(Gökçe) Sezen bırak beni! ya bırakın beni!
(Gökçe) Ya bırakın ya. Bırakın.
(Bağırma sesleri)
Ayy sıyırdı kız ya.
Ne oluyor ya?
(Gökçe) Ya bırakın beni!
(Bartu) Ne oluyor ya?
Ha.
Ne yapıyorsunuz ya, şeytan çıkarma ayini mi yapıyorsunuz?
Sus.
Ulan bana bak, şimdi senin şeytanını çıkarırım ha.
Dalga geçeceğine yardım etsene (Bip).
Ne olup bittiğini bir anlasam.
Gökçe'yi, Demir illetinden kurtarmaya çalışıyoruz.
Ha, tamam ya o iş bende. Birazdan halledeceğim.
Tarık'ım, sen de gel de yardım et evladım. Allah!
Anneciğim ne yapayım ben?
Gökçe, tatlı kardeşim bak sakin ol.
(Tarık) Ayy! Aa!
(Rezzan) Kızım ne yapıyorsun ayol? Gitti çocuğun istikbali.
Oğlum, bir ikinci çocuğu yapmak istiyorduk biz artık kısmet değilmiş.
Ah ah ah!
(Tarık) Ayy ayy!
Yavaş yavaş.
Ay ay çıktı.
Abartma be, o kadar vurmadım.
Ya bırakın dedim.
Bırakın, anne!
Bırakın.
Tamam çocuğum, sakin.
Bırakın ya.
Ya canım ailem, güzel ailem ne olur yeter. Vallahi iyiyim ben ya.
Bırakın beni.
Ver şunu, ver!
(Yonca) Hani geçmişti ya?
Ya son bir mesaj, son bir kez Arayacağım, ne olursunuz.
Olmaz ablacığım. Kusura bakma olmaz.
Ya.
Ya.
Ben ama sizin bir tanecik kızınızım ya.
Babacığım hatırlamıyor musun? Ben ilk yürümeye başladığımda böyle hemen...
...ilk sana doğru yürüyormuşum. Değil mi?
Evet. Hatırladın mı Rezzan?
Baba diyemezdi bana kara kuzum.
Dada, dada, dadacığım derdi. Oh kurban olurum.
Bana da Dezza, Dezza, Dezza derdi.
Güzel kızım, ben senin annenim. Anne de derdin.
Yine de Dezza Dezza derdin. Oyy.
Ay ben kızıma kıyamam. Açıyorum.
Ya anne, baba saçmalamayın isterseniz.
Ablam değil bu şu an. İçinde bir yaratık var.
Kızım gebertirim seni!
Annem gel.
Sezen öldürürüm seni, öldürürüm seni.
Bartu. Bartu evladım, hani senin bir çözümün vardı ulan? Koşsana, hadi!
Getirdim baba.
Sakin ol evladım. Her şey yoluna girecek.
(Karışık konuşma)
(Bartu gülme sesi)
(Hikmet) Ne? Aa! Ana!
Bu ne ayol?
Çözüm diye bulduğun bu mu ulan? Süt mü?
Aa, baba öyle deme. Demir zehirlenmesine süt birebir gelir.
(Bartu) Şimdi beni Gökçe'yle yalnız bırakın.
Allah aşkına yalnız bırakmayın ya. Bu manyak hepsini içirecek bana.
Kimin için yapıyorum bunu ha, kimin için?
Çıkın odadan!
Sakin ol yavrum. Tamam, hadi. Çıkın, çıkın, çıkın.
Gökçe, senin iyiliğin için evladım.
Çabuk çıkın.
(Müzik)
Biliyor musun?
Bize geldiğinde...
...adını biliyordun.
Sana Demir diye seslenince koşa koşa geldin.
Çok çabuk yürümüşsün.
Normal değil mi bu?
Haklısın tabii. Nereden bileceksin, hiç çocuğun olmadı ki senin.
Ama biliyor musun? Bir yaşından küçük çocuklar öyle kolay kolay yürümezler.
Kolay kolay...
..konuşmazlar. Hele erkek çocukları hiç.
Ama sen...
Sen çok zeki bir çocuktun.
Duru'nun haberi var mıydı?
Aslında her zaman şüphelenirdi.
Ama kendisi için.
Beni evlatlık aldınız zaten, derdi hatırlasana.
Ama ona hiç anlatmadım.
(Müzik)
Bahsettiğin not bu mu?
Evet.
(Nesrin) Bunu da üzerinde bulmuşlar.
Herhalde...
...bunu bulunca sana daha iyi bakarlar diye düşündüler.
Yurttakiler de bozdurmamışlar.
Çocuğun hakkı deyip, bize verdiler.
Ben de bir köşeye koymuşum işte.
(Nezrin) Daha önce yapacaktık bunu.
Ama olmadı işte.
Daha önce, daha sonra ne fark eder?
(Demir) Sonuçta bırakıp gitmişler değil mi?
Olsun.
Ben de şanslıyım.
Sizin oğlunuz olmuşum.
Biliyor musun? Beni her zaman çok gururlandırdın. Hiç üzmedin.
Arkadaşlarımın çocuklarıyla ilgili hep şikâyet dinlerdim onlardan.
Ama ben hiçbir zaman şikâyet edecek bir şey bulamadım.
Tabii bunları senin için söylüyorum, Duru için değil.
Aferin benim kardeşime.
Hadi hadi.
Aferin kardeşime.
Evet. Son bir şişe kaldı.
Ya hayır, vallahi yeter artık.
Ahh, itiraz yok. Bir şişe kaldı diyorum ya.
Bartu bana bak, kâbusun olurum, gece odana gelirim böyle...
...dikilirim başına, böyle feneri de alttan tutarım, gözlerimi belertirim vallahi bak.
Rahat bırakmam ha.
Tamam tamam. Bunu da ben içeyim o zaman.
Ama nasıl, iyi geldi değil mi?
Ya tamam iyi geldi. Ne olursun ya artık vallahi öldüm ya. Karnım şişti.
Zaten bu saatten sonra yemişim ben...
O kelimeyi kullanmıyoruz. Yasak.
Ha, evet, yasak. Yasaklı kelime kullanmıyoruz.
Tamam ya, gerçekten iyiyim ben ne olursun ya.
Öldüm artık, yatayım uyuyayım. Çöz şunları Bartu.
Canım kardeşim neler ettin kendine ya.
Off.
Ohh be.
Ohh.
Allah'ım.
Nasılsın, daha iyisin değil mi?
Yalnız bir şey diyeceğim ya. Gerçekten çok iyi geldi ha.
Sen nereden biliyorsun bunu?
Bir filmde rahmetli Müslüm Baba bu yöntemle alkolden kurtulmuştu.
Şaka herhalde.
Hayır, çok ciddiyim.
Ulan sen bir filmde izledin diye mi on litre süt içtim ben?
Ama işe yaradı değil mi yani?
Bartu gebertirim seni ha, defol.
Allah seni kahretmesin.
(Bartu) Ahh!
Sana da iyilik yaramıyor ha.
(Müzik)
Hani her şey güzel olacaktı?
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Telefon meşgul sesi)
(Telefon meşgul sesi)
(Müzik)
Annesinin kuzusu, annesinin kuzusu.
Gel benim kuzum.
(Rezzan) Ohh.
Alın işte rahatladınız mı?
Gitmiş, balık gibi olmuş benim kızım.
Aa, ay gerçekten bayat balık gibi bakıyor bu.
30 yaşına kadar besle, büyüt bugünlere getir.
Elin oğlu yüzünden tutsun istavrite bağlansın benim zavallı çocuğum.
Teyzoşum.
Günaydın. Bir şey düşünüyordum da.
Günaydın kuzum.
Ne diyordun?
İyi misin diyordum çocuğum?
İyiyim iyiyim, daha iyiyim.
Gerçekten mi?
Evet anne, gerçekten iyiyim.
Abla, bak benim elimde ne var?
Oh, iyi etti.
Anne şunu ben çıkarken verir misin bana?
Veririm yavrum.
Aa! İşe mi gideceksin yoksa sen?
Evet. Yani profesyonelliğimden ödün veremem.
Gökçeciğim sanki bugün gitmesen daha mı iyi olur acaba yavrum?
Anne ben söyleyeceğimi söyledim. Bundan sonra o düşünsün.
(Müzik)
Ay sen çok yaşa e mi?
Neyse neyse, sonra konuşuruz artık.
Siz beni çekiştiriyorsunuz değil mi?
Yok yok, gel.
Demir bak, Nil ne diyor.
Ne diyor?
Teşekkür ederim. Ya şey ee...
...annemler çok geçmiş olsun dileklerini ilettiler de.
Birde Nesrin teyzeyi, seni çok özlemişler görüşelim diyorlar.
Olur tabii. Niye olmasın.
Ee, ne zaman çıkartıyorsun beni?
Ee yeter, sıkıldım artık yat yat.
Anne, bak kızın üstünde baskı kurma.
Zamanı gelince söyler o.
Yok yok. Ben zaten soracaktım. Her şey yolunda gidiyor.
İsterseniz bugün çıkarabiliriz. İsterseniz bir gün daha...
Tamam, ben iyiyim.
Çıkabilirim o zaman.
Emin misin ya?
Bak, biraz daha kal istersen.
Ayy, yapma Demir iyileştim ben artık.
Nil kızım bana çok iyi baktın. Çok teşekkür ediyorum sana ama...
...bu hastane artık üstüme üstüme geliyor.
Ee yat yat, gerçekten çok sıkıldım. Evimi özledim ben. Gitmek istiyorum artık.
O zaman tamam.
Nasıl istersen.
(Müzik)
(Rezzan) Çıkıyor musun yavrum?
Hı hı, çıkıyorum.
Ee, bir şeyler yeseydin.
Yok anne, ben ofiste hallederim.
Hayır efendim, olmaz öyle şey.
Vallahi benim içim rahat etmez.
Dur bakayım.
Sen seversin bunu.
Ohh.
Hıh, al bakalım.
Gökçe.
Yapabileceğinden eminsin değil mi kızım?
Evet evet, eminim. O öyle bir delilik anıydı, geçti.
İyi.
Telefonumu alabilir miyim?
Tamam.
Bak sana ne diyeceğim.
Sen benim gözümün nurusun.
Senden daha önemli hiçbir şey yok. Bunu sakın unutma olur mu?
O, oğlana da söyle...
...ohh, benim kırmızı kirazımı üzmesin.
Vallahi gelirsem yolarım onu.
Güzel kızım benim.
Dikkat et e mi yavrum kendine?
Hadi, Allah'a emanet ol.
(Müzik - Hareketli)
(Telefon mesaj sesi)
(Müzik)
-(Nilüfer) Tarık. -(Tarık) Hıı.
Bartu sana bir şey söylemek istiyor.
Yok ya, şey...
...öyle eniştemin hatırını sorayım dedim. Nasılsın enişte?
İyiyim Bartucuğum, sen nasılsın?
İyi, hamdolsun.
Allah iyilik, sağlık versin.
Benim de kahvaltım bitti, kalkayım o zaman ben. Ben kalkıyorum.
Aa, gene nereye gidiyorsun ya?
Toplantıya yavrum.
Allah Allah! Kızım adam beyaz yakalı toplantı İnsanı ya.
Seninle bütün gün bekleyip bebek mi bezleyecek burada?
Ne bağırıyorsun be?
Ne bağırıyorsun?
Gerildim. Neyse benim de gerginliğim şey olsun, ben de çıkıyorum hadi.
Sen nereye ya?
Ay müsaadenle kocamı yolcu edeceğim.
Mantıklı.
Yürü yürü.
(Müzik)
Off, hadi bakalım.
Hadi hayatım, hayırlı işler olsun inşallah.
Geç kalmazsın değil mi?
Kalmam bir tanem.
Daha tutacak mısın bizi acaba?
Allah Allah! Seni tutan mı var canım? Gitsene.
Nasılsa Tarık'la aynı yere gitmiyorsunuz.
Ver cevabını.
Tamam o zaman gideyim ben. Tamam, ben gittim.
Kızıma iyi bak tamam mı aşkım?
Tamam bebeğim, merak etme sen.
Hadi.
(Nilüfer) Hadi.
Gelin ulan.
(Müzik - Hareketli)
Demir Bey henüz gelmedi efendim.
Demir Bey gerçekten gelmedi efendim ama bütün bilgileriniz bizde mevcut.
Gelir gelmez haber vereceğiz, hiç merak etmeyin.
Tabii. İyi günler. İyi günler.
(Muharrem) Ya bana verseydin ben hallederdim.
Ay nasıl hallediyordun acaba?
Demir Bey gibi konuşurdum.
Nasıl olsa aramızda pek bir fark yok.
(Gülme sesi)
Ne yani, niye gülüyorsun? Yakışıklılık desen bende de var.
Zeka desen, beyin bedava.
Hava desen o biçim.
(Muharrem) Yani benim Demir Bey'den bir eksiğim yok.
Değil mi Muharrem? Ne eksiğin olabilir ki?
Demir Bey, vallahi ben de sizden bahsediyordum.
Yakışıklılığınızdan, zekiliğinizden. Nasılsınız iyi misiniz?
Nesrin Hanım nasıl, Hulusi Bey nasıl, iyiler mi?
İyiler iyiler. Annemi taburcu ettik.
-Çok geçmiş olsun Demir Bey. -Sağ olun.
Aynen. Çok geçmiş olsun.
Ben hemen kahvenizi hazırlayıp geliyorum Demir Bey.
Odama gönder sen.
Ne yapıyorsun Mustafa, tarhana çorbası mı o?
Bırak şunu. Zehirlenecek başıma.
Geç şöyle ya.
Vay anası be.
Hay Güzel Allah'ım ya.
Ben bir yıl önce yüz milyon dolarlık şirketleri yönetirken...
...şimdi çatı katlarında şampuan yapıyorum. Kadere bak.
Kahpe felek be!
Enişteciğim geri bakmak yok artık.
Hep ileri, daima ileri.
Sen ileri bakınca ne görüyorsun Bartu.
Dolardan bir koltuk görüyorum enişte.
Üstünde oturuyorsun, kucağında kızın.
Altından biberon almışız ona, kuş sütü içiriyoruz.
Vallahi iyiymiş ha. İyiymiş.
Daha dur enişte.
Daha dur, bu başlangıç. Ne yatlar, ne katlar.
(Bip)
Höst Mustafa, höst.
Pardon, o benim hayalimdi. Hayaller karıştı.
Bartu.
Şimdi bize böyle tavana on, on beş tane çengel lazım.
Delik açmamız lazım.
Nasıl delelim, matkapla mı delelim?
Yok. Sen tavanı delinmeye ikna et.
Tabii ki matkap lazım Bartu. Saçma sapan sorular sorma Allah aşkına.
Ayırma hunilerini akıtma...
...damlama usulüyle akıtma yapacağız. Onları alacağız...
...beherlere koyacağız, beherlerden böyle, petrilere.
Petrilerden geçireceğiz...
Tamam, tamam enişte. Tamam.
Matkaptan sonra kayboldum ben, tamam.
O zaman niye soruyorsun? Hadi bakayım on, on beş tane delik çengel.
Göreyim sizi.
Piştim burada.
Günaydın.
Günaydın. Çekilir misin? Demir Bey'le bir şey konuşacağım.
Sen konuşmuyorsun şu an canım, senin bağımlılığın konuşuyor.
Kim söyledi, annem mi söyledi?
Sezen aradı. Demir Bey'in odasına gitmen yasak.
Kızım saçmalama ya Allah aşkına, sen de mi?
Muharrem!
Arkadaşlar burası koskocaman bir ajans. Ayıp oluyor yalnız.
(Gökçe) Çekilir misin şuradan.
Gel buraya.
Ahh, Muharrem ne yapıyorsun?
Arkadaşlar saçmalamayın. Bence abartıyorsunuz, gerçekten abartıyorsunuz.
(Gökçe) Bırakır mısın beni? Allah Allah!
Üff, bırak diyorum.
Ya tamam anladık. Konuşmayacağız ya üff.
Şişt.
(Müzik)
Ha, ben rahatsız olmam ya. Siz rahat rahat konuşun.
Tamam, ee.
Bak şimdi, Gökçeciğim iradenle bu işin üstesinden gelebilirsin.
Bak, dün becermişsin bugün de becerebilirsin.
Aslansın sen Gökçe, kaplansın sen, yapabilirisin.
Kızım neyi başaracağım ya, ben bir diyeti üç gün yapamamış insanım.
Rahat bırakın beni Allah aşkına, konuşacağım.
Hayır! Muharrem, gerekirse zor kullanacağız. Hayır gidemezsin. Hayır.
Allah Allah!
Ne yapacaksınız acaba? Beni yaka paça dışarı mı atacaksınız, ha?
(Müzik)
Ya açar mısınız arkadaşlar? İşim gücüm var benim.
Ya saçmalamayın, ayıp oluyor.
Canım, bak arkadaşım böyle yaparsan...
...hiçbir zaman kendine saygı duyamazsın.
Yapma, gözüne seveyim yapma.
Öyle mi diyorsun?
Evet, öyle diyorum.
İçinde özel karışım çayı var Gökçe Hanım.
Melisa var mesela, papatya var.
(Muharrem) Coştukça bundan içersin. Adamı sakinleştirir.
Böylelikle Demir Bey'e koşmazsın.
İşe yarar mı?
(Muharrem) O ne demek ya, işe yarar mı?
Ben bunca yıl size nasıl katlanıyorum sanıyorsunuz?
Ne, yalan mı?
(Muharrem) Yalnız iki saati geçtikten sonra, dök. Termosu bana getir.
Yenisini vereyim. İki saatten sonra adamı yamultur vallahi.
Nasıl yani?
Gözlerini açamaz hale gelirsin, kafanı vurduğun yerde uyuyup kalırsın.
Tamam. İki saati geçirmeyeceğim.
Sakin olacağım. Ay evet ya, çok teşekkür ederim Muharrem.
Çok teşekkür ederim Nilay.
Bundan sonra sakin olacağım. Benim kendime güvenim tam.
Aslanım ben ya, kaplanım ben. Değil mi Nilay?
Öylesin de bağırma. Demir Bey içeride, ofis burası.
Ay ne zaman geldi o?
Senden yarım saat önce.
Bana ne ya, ben mi çekineceğim ondan, o çekinsin benden. Allah Allah!
Vallahi bir saat bile dayanamaz.
Bence de.
(Müzik)
(Müzik)
Gökçe!
(Müzik)
(Sessizlik)
Gökçe.
Bu, Azize Hanım'ın dosyasıyla ilgili sana bir görev vermiştim.
Yapmaya zamanın oldu mu?
(Müzik)
Sloganlar nerede? Göremiyorum.
Mailinizde.
Azize Hanım'a gönderdin mi?
Gönderildi.
Taslaklar...
Paylaşıldı.
Kast için...
Hepsi fotoğraflarıyla önünüzdeki dosyada mevcut.
Ama sizin bunu görmeniz gerekiyordu.
Çünkü sabahtan beri o dosyayı inceliyorsunuz.
Şey, Nesrin Hanım nasıl?
İyi.
Taburcu ettik.
Demir Bey, aslında ben size şey yapacaktım. Yani...
Sürpriz.
(Demir) Aa! Gel. Hoş geldin.
-(Demir) Nasılsın? -(Nil) İyiyim.
-Rahatsız etmiyorum değil mi? -Hayır canım. Estağfurullah. Otur.
Gökçe, tamamsa çıkabilirsin.
(Müzik)
(Demir) Otursana.
Ay ben rahatsız etmedim değil mi ya? İşi varsa kalkabilirim.
Hayır canım, öyle bir şey yok. İstediğin zaman gelebilirsin.
Aman Bartu, dikkat et oğlum, dikkat et oğlum.
Ne oldu enişte, parmaklarımı koparırım diye mi korktun?
Yok yavrum, senin parmaklarını düşündüğüm falan yok.
Şimdi o çengelleri sağlam yapamazsak...
...oradan bütün şişeler şampuanların içine düşecek.
Her şeyi baştan yapmak zorunda kalacağız.
Bağırttırma beni, dikkat et.
Ya enişte bana biraz güven be.
Benim askerliğim bununla geçti, bununla.
Sen askerde mehter takımında değil miydin yavrum?
Mehter takımındaydım da...
...biz enstrümanları asmak için çivi çakıyorduk.
Delik açıyorduk. Kim açıyordu o delikleri? Kim açıyordu?
Tamam. Tamam Bartu, hadi bakayım dikkat et.
(Şarkı) "Arabaya taş koydum güzelim"
(Matkap motor sesi)
Bartu ne yapıyorsun?
"Arabaya taş koydum"
"Biz bu yola baş koyduk"
Bartu ne yapıyorsun yavrum, ne yapıyorsun?
Ne yapayım be enişte içimden geldi.
"Arabaya taş koydum güzelim"
"Arabaya taş koydum"
(Anlaşılmayan konuşmalar)
"Güzelim"
"Bir yanımı boş koydum"
(Bartu) Allah Allah!
"Taş koydum" (Topuk sesi)
(Mustafa) Ahh!
"Ben bu yâre baş koydum güzelim"
"Biz bu yola baş koyduk"
(Tarık) Tamam hadi şımarmayın hadi.
Enişteciğim, ablama ne zaman söylemeyi düşünüyorsun ha?
Vallahi mümkünse elimden gelirse...
...hiçbir zaman anlatmayı düşünmüyorum Bartucuğum.
Enişte amma abarttın ya.
Dünyada bir tek sen mi işsiz kaldın. İlk defa mı oluyor bu yani.
Allah Allah!
Benim için ilk. Hayatımda ilk defa işsiz kalıyorum Bartu.
Nasıl ya? Üniversiteden beri hiç işsiz kalmadın mı?
Aynen. Üniversiteden beri, hiç işsiz kalmamıştım.
Hayır ben şimdi bunu, Nilüfer'e nasıl anlatırım ha...
....bir yıldır uğraşıyorum debeleniyorum ama başarısız oldum.
Yani hiç param kalmadı, her şeyimi kaybettim nasıl derim.
(Tarık) Dün manavda gördüğüm ada var ya hani kafasına kese kâğıdı geçirmiş...
...o bendi nasıl derim Bartu.
Ne manavı, ne kese-se-si?
(Tarık) Neyse uzun hikâye çocuklar.
Bakın, bu şampuan meselesinden hiç kimsenin haberi olmayacak.
(Tarık) Annen, baban, bak Nilüfer, Gökçe, Sezen. Kimse bilmeyecek.
-Sema. -Sema'nın da Bartu Sema'nın da
Abi ne haber?
Tövbe estağfurullah!
Buyur.
-İşte şimdi haberi oldu. -Oldu.
(Müzik)
Dur çıkma, yardım edelim.
(Müzik)
Gökçe kim bu kadın?
Liseden arkadaşıymış.
Annesinin doktoru. Ayrıca güzel, ayrıca zeki.
(Muharrem) Gökçe Hanım...
...ondan fazla içmeyin. Vallahi uyutur sizi ha!
Ay yok yani ben bunun böyle hepsini kafama diksem...
...yine de bir şey olmaz sen rahat ol.
Uff ne konuşuyorlar acaba ya?
Ay yok ben dayanamayacağım ya.
-Vallahi öğrenmezse çatlarım. -Gökçe yapma!
(Müzik)
Yok, yok. İflah olmaz bir romantik bu kız.
-(Nilay iç ses) -Ne yalan mı?
(Nilay iç ses) Böcek.
Arabayı servise götürdüm de buraya da yakın uğrayayım dedim.
İyi yapmışsın, adresi nereden buldun?
-İnternetten her şey bulunuyor ya. -Doğru ya.
(Müzik)
Güzel yer. Lise arkadaşımın hayallerini gerçekleştirdiğini görmek güzel.
Vallahi ne bileyim...
...yapıyoruz işte bir şeyler.
(Nil) Akşam yemek işi belki değil mi?
Ama bir sorun var, ben çok sosyalleşemediğim için...
...yeri sen seçsen daha iyi olur.
Oldu, hem annemin hayatını kurtar, hem de yemek ısmarla...
...olmaz öyle şey. Yemekler benden.
Ben teklif ettim sen kabul ettin Demir Bey.
Sözümüzü tutalım o bir daha ki sefere.
(Telefon zili sesi)
Ha Nilaycığım, pazartesi günkü restorandan bana iki kişilik masa ayarlar mısın?
Sekiz uyar mı?
-Uyar. -Uyar.
(Nilay) Tamamdır Demir Bey nasıl isterseniz.
Ne dedi, ne dedi?
Iı şey dedi, akşama için yer ayırt dedi, sekize dedi.
Ay yok yani gideceğim ben bunun burnunu...
(Nilay) Ay Gökçe dur Gökçe dur.
Yemek nereden çıktı be!
Tamam şey yap sen, sakin ol sen. Muharrem çabuk şey yap, nefes al.
Al sen sonra ben
Ya ne nefesi ya, doğum mu yapıyorum ben! Ay nefes almayacağım.
Sinirleneceğim daha çok sinirleneceğim.
İ-i-iç tamam, tamam. Ay ne yapsaydık biz, se-serum mu verseydik buna?
(Müzik)
Al sen nefes al, al, nefes, bir al.
Iı!
(Sema) Çok üzüldüm Tarık abi ya. Hiç bilmiyordum.
(Tarık) Kimsenin haberi yoktu ama artık bir tek Nilüfer'in haberi yok.
Sayenizde, bir o bilmiyor.
Bence ona da artık söyleyelim enişte.
Hayır oğlum söylemek yok, sakın! Bak söylemek yok Bartu!
Bartu biraz aklını çalıştır. Kadın lohusa. Allah korusun sütü falan kesilir!
(Masaya tıklama sesi)
Neyse yapacak bir şey yok.
Madem ben de geldim bu işe...
...dahil oluyorum ve bu işi çözüyoruz.
Böyle olacak yani.
Ya şöyle ellerini ovuşturup işe girmiyor mu ya...
...var ya seni yerim ben yerim, yerim.
Yılışma Bartu!
Dur, dur yavaş! Şampuanlar kafana akacak.
-Ayy! -Sakin kimyasal bunlar.
Ay bir şey isteyeceğim senden.
Söyle elimden geleni yaparım.
Bu arabalara olan düşkünlüğünü biliyorum.
-Nereden biliyorsun? -Magazin.
Haa.
Ya onlar biraz abartıyor ya. Hani o kadar da değil aslında.
Tamam. Kötü bir şey demek istemiyorum zaten. Biliyorsun yani, fikrin var.
Var, evet ama ne alâkası var şimdi?
Ben bu arabayı servise getirdim ya...
...bu üç ayda beşinci getirişim ve çok sıkıldım.
Kenarda da biraz birikmişim var, onu da ekleyip böyle...
...güzel bir şey almak istiyorum.
Hıı.
Tamam, ben sana yardımcı olurum. Peki nasıl bir şey istiyorsun?
Nasıl bir şey ıı, spor olsun yani...
...park sorunu olmasın yeter. -Hıı.
Renk tercihin var mı?
-Hıı tercihim varsa kırmızı. -Tamam.
O zaman şöyle yapalım, yarın buluşalım, birlikte bakalım.
(Gökçe) Ay Demir Bey bu kadına araba alacak. Ayy Nilay!
Nilay! Gel buraya.
Ay ne oluyor kızım yine?
Kızım ben çözdüm bu meseleyi.
-Şimdi bu kadın doktor ya. -Evet.
-Ha ne yaptı bu kadın? -Ay ne yaptı?
-Demir Bey'in annesini tedavi etti. -Etti.
Peki Demir Bey'in bu hayatta en sevdiği insan kim?
Ay ne bileyim, annesi mi?
Peki annesini kurtardı diye ne yapar?
Ay ne bileyim canım. Biri benimde annemin hayatını kurtarsa...
...ben de onun için her şeyi yaparım yani.
İşte çözdüm, mesele bu.
Gökçe ne anlatıyorsun, ben bir şey anlamıyorum.
Bu kadın Demir Bey'i soymaya geldi.
Gökçe tövbe Ya rabbim! Soymak falan ne diyorsun ya?
Öyle değil be, parçalarım!
Şey parasal manada.
Ay saçmalama Allah aşkına. Ya Demir Bey öyle şey yapar mı?
Ya duydum kızım ya, araba aldıracakmış kendisine...
...spor olsun dedi, kırmızı olsun dedi. Duydum hepsini daha ne desin.
Gökçe sen, vallahi bayağı saçmalamaya başladın.
Kadının halini görmedin mi Allah aşkına! Sence öyle bir şeye ihtiyacı var mı?
Canım benim zaten, özellikle yapıyorlar. Özellikle böyle üstlerine...
...başlarına dikkat ediyorlar. -Hı.
-Ama yani yok. Ben bu işin peşini bırakmam. -Bırakma.
-Ben kalkayım. -Tamam.
Ben seni geçireyim.
(Topuk sesi)
(Müzik) (Topuk sesi)
(Öksürme sesi)
Ondan sonra orada...
-Öyle işte ben de öyle şey yaptım. -Hıı ben...
Bir daha uğrarız oraya.
-(Demir) Nilciğim görüşürüz. -(Nil) Tamam görüşürüz.
(Demir) Tamam. Hadi güle güle.
Pembesini buldum sonra onu da alayım diyorum. Beğendiysen sana da alayım.
(Müzik)
(Öksürme sesi)
(Müzik)
(Nefes sesi)
(Sessizlik)
Evet
Beni bu konuşmayı yapmaya sen zorladın.
Biraz önceki kadın var ya senin paranın peşinde. Ben böyle...
...tipleri çok iyi tanırım. Ya sen benden özür dileyeceğine...
...Gökçeciğim gel karşılıklı birbirimizin gönlünü alalım...
...güzel yarınlara el ele koşalım diyeceğine...
...o kadına araba mı alacaksın?
(Gökçe) Hayır yani yanlış anlaşılma olmasın. Benim gözüm...
...öyle parada pulda değil. Ben seni sevdim be sevdim.
(Müzik)
Sen ne diyorsun Gökçe?
(Müzik)
Efendim Gökçe?
(Öksürme sesi)
Şey ıı benim işim bitti çıkacağım, onu haber vermek için geldim.
Tamam çıkabilirsin.
(Müzik)
Çıkabilirsin.
(Müzik)
Şimdi, bak tekrar anlatıyorum iyi dinleyin.
Mustafacığım bırak. Saat yönünde karıştırıyoruz.
Sağdan sola, yavaş yavaş.
(Tarık) Kıvamını tutturduk mu bundan sonrası kolay.
(Bartu) Enişte, ben anlamadım baştan anlatsana ya o-o sonu özellikle.
Oğlum kaçıncı kez anlatıyorum ya Bartu!
Tamam abim, sen hiç panik yapma. Ben şimdi anlatacağım Bartu'ya.
Mustafa sen karıştır. Bartucuğum bak...
...bundan alıyorsun, buna döküyorsun...
...bundan alıyorsun, buna döküyorsun...
...bu kadar basit işte.
(Bartu) Basit falan değil kızım işte. Basit falan değil ya.
Allah Allah! Anlamıyorum ben kimyadan. Zaten lisede de sevmezdim kimyayı.
Sevdiğin bir ders var mıydı yavrum?
-Beden Eğitimi'ni severdim mesela. -Ayy en kolayı.
(Bartu) Hayır be! Kolay falan değil ne alakası var.
Askerde çok işime yaradı. Bak ben askerdeyken...
Dinlemiyormuş gibi yapalım.
Dinle burayı ha! Siz kaybedersiniz.
Karıştırıyormuş gibi yap.
(Bartu) Yüzbaşı Ahmet... Hani tepki?
(Sessizlik)
(Nilay) Ne-nereye gidiyorsun? Du-dur gitme dur. Nereye, nereye?
Yani sessiz kalacak değildim herhalde.
Tamam şey yapalım, sen bir sakin ol ama ne olur bak...
...sen ne zaman böyle bir şey yapsan, bir şeye kalkışsan falan...
...sonu hep bir kötü bitiyor, bir eline yüzüne bulaşıyor.
Ay aşkolsun ya ne zaman öyle bir şey oldu?
Canım hatırlatayım. Demir Bey'in annesi yeni çıktı hastaneden.
Allah Allah! Ben mi dedim kalp krizi geçir diye.
Ayrıca ben ona yardım etmeye çalıştım.
Tamam şey yapalım biz, sen sakin ol, gel. Sen ne zaman böyle...
...eserekli eserekli çıksan başına bir bela geliyor arkadaşım.
Bir otur, bir sakin ol, bir nefes al, bir birinden yardım iste.
Ay sen on u iyi dedin ya.
(Müzik)
Kime anlatıyorum acaba ben, kime.
-(Kaan) Alçıyı mahvettiniz. -Ya ne oldu sanki. Olsun olsun.
(Kaan) Daha yeni kendi ellerimle imzaladım.
(Kaan) Bana bak, telefon numaralarınızı da yazın ha.
Tamam.
(Müzik)
Kızlar tamam hadi, hadi siz bir gidin. Ben sizi gece ararım.
Tamam.
(Ortam sesi)
(Sandalye çekme sesi)
Hoş geldiniz Gökçe Hanım buyurun. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Kadının en büyük düşmanı yine kadın.
Pes yani gerçekten pes!
Ya tamam gönderdim gittiler işte.
Ay hayır ben buraya gelmişim...
...hâlâ bir böyle flörtleşmeler, bir hâller falan. Ne oluyor acaba?
Ya hâlâ uzatıyorsun ama.
Neyse, hemen konumuza girecek olursak...
...benim... -Acilen yardıma ihtiyacın var.
-Ay nereden bildin? -Nereden mi bildim?
Şaka falan yapıyorsun herhalde değil mi?
Ne zaman yardıma ihtiyacın ola o zaman damlıyorsun buraya.
Damlıyorsun! Öyle mi oldu şimdi Kaan Bey?
Çok pardon yani sizin değerli vaktinizi aldım...
...ben gideyim.
Ya vallahi kusura bakma ya kötü bir şey söylemedim. Hadi, hadi.
(Gökçe) Neyse, hayır yani Kaan söyler misin...
...ben senden başka kime güveneyim ya?
Ben bu hayatta kime güveneyim başka?
Sen var ya sen, yine damardan girdin ha.
Ama bak konu Demir'se bu sefer kesinlikle unut.
_Ay yok değil, bu sefer o değil. -Kim?
Şey bu ıı bu Demir'i yolmaya çalışan bir kadın var ya o.
Ee tamam aynı şey işte, olmaz.
Ya hayır bir dakika dinle beni ya.
Ben var ya Demir'e çok pis posta koydum.
Dedim, sen istemiyorsan, ben hiç istemiyorum dedim.
-Tamam işte. -Ha...
...da yine de yani çocuk zarar mı görsün.
Ne var aklında peki?
Şimdi biz, bu pis kadının kim olduğunu ortaya çıkaracağız.
Nasıl çıkaracağız?
Gideceğiz böyle hastanede ki odasına gireceğiz...
...gideceğiz inine gireceğiz böyle bilgiler toplayacağız falan.
Hı hı tabii tabii, hayatta olmaz!
Ya Kaan!
(Müzik)
(Muharrem) Çok güzel yaptım, manda batmaz.
Hayırdır Muharrem, derdin ne söyle?
Demir Bey, kızmazsanız size bir şey anlatacağım.
-Vallahi söz veremem. -Olsun.
Benden günah gitti ıı...
...Gökçe Hanım olmasaydı...
...Allah korusun Nesrin Hanım'ı...
O nereden çıktı şimdi?
Ben tersini biliyorum.
(Muharrem) Yok Demir Bey Gökçe Hanım'la Nesrin Hanım konuşuyorlardı...
...ama ne oldu, ne konuştular vallahi bilmiyorum...
...sonra Nesrin Hanım bir anda fenalaştı.
Gökçe Hanım'la apar topar hastaneye götürdük.
Yolda Gökçe Hanım, kalp masajı yaptı, hayat öpücüğü verdi.
Bence ona o kadar kızmayın.
-Bu kadar mı? -Bu kadar Demir Bey.
O zaman çıkabilirsin.
(Demir) Kapıyı da kapat.
(Müzik)
-Demir ne haber? -Aa Emre.
İyi diyelim iyi olalım. Otur.
Senden ne haber?
Anneni haber aldım da bir ziyarete geleyim dedim.
-Hayırdır ne oldu? -İyi daha iyi. Taburcu oldu.
İyi bari.
(Emre) hadi gel seni bir öğle yemeğine çıkarayım.
-Yani çok işin yoksa tabi. -Yoo işim yok, oyalanıyorum zaten.
(Sandalye itme sesi)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi) Geç.
Baban da üzülmüştür.
Ya babamın haberi yok.
Biliyorsun kalbi var, annem de söyleme dedi.
Şimdi söylemek istemiyorum, yalan söylemiş olurum. Ama söylemesem...
...biliyorsun babamın kulağına giderse...
(Uff...
Nilaycığım biz çıkıyoruz, bir şey olursa ararsın.
Tamamdır Demir Bey.
Ondan sonra şöyle bir şey oldu.
-Kaan lütfen ya! -Hayır olmaz.
Ya ne olursun ya ne olur.
Ya hayır diyorum ya Allah Allah!
Ya Kaan!
(Müzik)
Karıştır iyice.
(Cama vurma sesi)
(Cama vurma sesi)
(Ortam sesi)
Kaan! Ya sen olmazsan olmaz ki.
Hayır olmaz!
Ya ne olur!
(Müzik)
(Ortam sesi)
-Kaancık! -Hayır.
-Lütfen! -Hayır ya!
İyi uff!
(Gökçe) "Darıldın mi cicim bana hiç bakmıyorsun bu yana"
"Darıldıysam barışalım kumru gibi koklaşalım"
"Esmerim güzelim dudu dillim ben yanıyorum"
"Aman Allah çok seviyorum"
Şimdi ben bu şarkıyı arkadaşım...
...Kaan için söyledim. Canım arkadaşım o benim...
Ya Kaan lütfen ya!
-Hayır ya! -(Gökçe) İyi ya!
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Ortam sesi)
(Su sesi)
-Kaan! -Yok artık! Anasının gözü ya!
Ya ne olursun lütfen.
Hayır, hayır, hayır, hayır!
Ya uff!
(Müzik)
(Emre) Her şeyin iyi olduğuna emin misin?
(Demir) İyi ya iyi, iyi iyi. İyi.
(Ortam sesi)
Gökçe mi yine, ne oldu sizin durumlar?
-Bir şey yapmış yine. -Abi durmuyor ki.
Bir saniye bile durmuyor. Hep bir olay, hep bir aksiyon.
Ben de yoruldum ya. Sonunda artık görüşmeyelim dedim.
Gerçi o da aynı şeyi söyledi.
Çok karışıkmış ya sizin iş.
Sen bir anlatsana bana baştan, ne oldu?
Emre nereden anlatayım ya. Nereden başlayayım yani.
(Gökçe) Kaan. Ya Kaan.
Ne?
Abla kusura bakma ama Kaan abinin emri var.
-Seni içeri alırsam sonra bana kızar. -Aman ya off!
(Ortam sesi)
(Müzik)
Ya arkadaş, ne inatmışsın ya.
(Müzik)
Kaan.
Ne olur ya lütfen, lütfen.
Vay arkadaş ya gerçekten rahat durmamış.
-Haksız mıyım? -Haklısın yani haksızsın diyemem.
Ama Gökçe'yi de tanıyorsun işte. Değişik bir kız o.
Ha kafaya bir şey koydu mu mümkün değil onu durduramazsın.
(Demir) Ama işte bazı şeylerin sonu felaket olabiliyor.
Abi annem, yüzünü bile görmek istemiyor ya.
Gerçi bizim çaycı anlattı da...
...annemi birazda Gökçe kurtarmış.
Yapmıştır inanırım.
Tamir etmeye kalkacağına baştan kırmasa ya.
O zaman da Gökçe olmaz ki.
Farkındayım da...
...ne diyeyim yani bazen...
...sanırım, zamana bırakmak lazım.
(Ortam sesi)
(Kaan) Gel kardeşim sen buraya...
...gel.
Başımın tatlı belası ne?
Ya Kaan ne olur lütfen!
Tamam. Kabul ediyorum ama bak Demir Bey'le yüz yüze gelirsek...
...sıkıntı çıkar söyleyeyim.
Ya lütfen ne olursun ya ne olursun.
Ya Gökçe tamam kabul ediyorum.
Ne olur Kaan kırma...
...kabul ediyorum mu dedin?
Ay inanmıyorum teşekkür ederim
(Kaan) Hadi bakalım. Ne yapıyoruz şimdi onu söyle.
Şimdi ben harika, muhteşem ötesi bir plân yaptım.
Asla sorun falan çıkmayacak Zaten benim yaptığım plânlarda hayatta...
...sorun falan çık... -Vazgeçiyorum.
Ay tamam tamam, sustum. Hadi gidelim ne olur, hemen gidelim.
Çabuk gidelim hadi.
(Müzik)
Ya bir şey diyeceğim, gözlük pek iyi bir fikir değilmiş.
Bir dahakine dinlendirici alayım ben yani.
Bana bak kesin yakalanacağız ya.
Niye ya, ne yapıyoruz ki?
Farkında mısın doktor kılığında hastaneye giriyoruz.
Yakalanırsan ne olur biliyor musun sen.
Hiçbir şeycikler olmaz neden çünkü tereyağından kıl çeker gibi...
...halledeceğiz biz o işi. -Nasıl olacak o?
Kolumda alçı var benimi doktordan çok hastaya benziyorum.
Niye ya? Doktorların kolunu kırmaya hakkı yok mu?
Doktorlarda insan, biraz anlayış ama lütfen ya.
Gökçe sen nasıl bir işin içine girdiğimizin farkında değilsin.
Yakalanırsak ne olur biliyor musun ya?
A Kaan bir dur. Uff amma konuştun.
Bak al şundan.
-İç biraz, iyi gelecek. -Ne bu?
Bitkisel bir şey ya sakinleştiriyor. Ben sabahtan beri içiyorum.
(Müzik)
-Hazır mısın? -Hazırım da ne yapacağız?
Nil'in odasını bulacağız.
-Odasının nerede olduğunu biliyor musun? -Yok bilmiyorum.
Harikasın biliyor musun? Çok iyi plân yapıyorsun.
Her adımın plânlı, dehasın yani.
Üff! Dikkat çekiyoruz burada ya hadi kalabalığa karışalım.
(Müzik)
(Karıştırma sesi)
Tarık abi, bunun rengi değişmeye başladı. Normal mi?
Normal, normal kardeşim. Hatta soğuduğunda da rengi değişecek.
Şimdi çocuklar...
...bizim birtakım eksiklerimiz var. O eksiklerimizi almamız lazım.
-Bizde eksik olmaz enişte rahat ol. -Ay Bartu!
Eksiklerimiz var, bize böyle birkaç tane daha kap lazım. Hatta...
...büyüklerinden şöyle tencere gibi olursa daha iyi olur. Büyük tencereler.
Ee tamam Rezzan teyzelerin evinden alalım. Ne olacak?
Olmaz. Anlarlar, çakarlar mevzuyu.
(Sema) Ya sen bana bırak ya.
Bartu da bana yardım ederse, ihtiyacımız ne varsa alır çıkarız.
Eder misin Bartu?
Yavrum sen savaşa giriyoruz de, bak nereye diye sormam.
-Hah hadi yürü o zaman. -Hadi.
(Müzik)
Burası değil.
(Ayak sesi)
Yok, bu hiç değil.
Hadi Kaan azıcık hızlı ya. Daha çok oda var bakmamız gereken.
-Geliyorum. -Bu da değil.
Aa! İyi misin sen ya? Ne oldu ya?
Ya senin verdiğin bu şey uykumu getirdi benim biraz.
Aa niye öyle oldu ama ya? Ben sürekli içtim ondan hiçbir şey olmadı.
Yalnız iki saati geçtikten sonra dök termosu bana getir, yenisini vereyim.
İki saatten sonra adamı yamultur vallahi.
Hii! İki saati geçmeyecekti.
Ayy Kaan çok özür dilerim. Şey yapalım, seni bir yere yatırayım ben.
Bir şey bulacağız artık gel buraya.
Hah! Şurası boş mu?
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı açılma sesi)
Hah boş vallahi, gel. Hadi dayan şu yatağa yatırayım seni.
Evet şöyle oturuyoruz, dur şunu da çıkarayım bir rahat et.
Hay Allah'ım ya niye böyle oldu!
Başım dönüyor ya.
Tamam hadi yat.
Ay Allah'ım böyle de nasıl olacak?
(Nefes sesi)
Bayağı bir...
(Nefes sesi)
(Gökçe) Ne yapacağım ben şimdi? Ne yapsam acaba?
Ben bir doktor bulayım sana, doktor bulayım. Sakın hiçbir yere...
...kıpırdamıyorsun Kaan tamam mı? Doktor şey yapayım ben.
Geliyorum hemen geliyorum.
-(Kadın sesi) Ahh! -(Erkek sesi) Sakin ol sevgilim sakin ol...
...doktor bulup geleceğim şimdi.
(Acı çekme sesi)
-Burada bir doktor... -Ahh! Ahh!
Doktor Hanım karım doğuruyor yardım edin.
-Ahh! -Ay siz yanlış anladınız...
...benim uzmanlık alanım değil. Olsa yardım ederim tabii de...
...ben size hemen bir yardım çağırayım.
Doktor değil misin sen be? Bak şu çocuğa!
Doktor Hanım doğurtur musunuz çocuğumu?
Ya buradayım da ben gerçekten doktor değilim.
Yani birini kandırmak için bu kılığa girdim vallahi ya.
(Kadın) Seni var ya, seni parçalarım vallahi!
Hanımefendi bırakır mısın ya. Allah Alah!
(Kadın) O kız var ya o kız yalancı, doktor değil o aslında.
(Müzik)
Ka...
...Kaan!
Ay nereye gitti bu adam?
Ay inanmıyorum o halde nereye gider?
Ayy kaybettim koskoca adamı. Ne yapacağım ben?
Hah! Hanımefendi burada yatan adam nerede biliyor musunuz?
-Ameliyata alındı hocam. -Ne?
Ne ameliyatı, nasıl ya? Siz her önünüze geleni ameliyata mı alıyorsunuz?
Ee Hocam, planlanmış ameliyatı vardı, almak zorundaydık.
Allah'ım ya çekil!
(Müzik)
İçeri giriyorum bebişi görmeye geldim diye.
Ondan sonra herkesi soruyorum, neredeler falan.
Yani ortam güvenliyse kapıyı açıp, içeri girip tencereleri alıp çıkıyorsun hemen.
-Anladın mı? -Anladım.
Emin misin?
Sema ben salak mıyım?
(Müzik)
Anneannesi benim kızıma ciciler alacak.
Ne masallar anlatacağım.
(Öpme sesi)
Ohh, en çok anneannesini sevecek.
Benim minik ellim, değil mi aşkım?
Değil mi küçük kuşum?
Canım, canım, canım dedesinin kuzusu.
O dedesiyle beraber parklara gidecek...
...dondurmalar yiyecek, gezmelere gidecek.
En çok da dedesini sevecek.
En çok beni sevecek Hikmet
Hayır efendim en çok beni sevecek.
Allah Allah! Beni.
-Beni. -Beni.
-Beni. -Aa bir dakika anneannesi, dedesi.
(Nilüfer) ikinizi de çok sevecek. Bir de çocuğun önünde kavga etmeseniz diyorum.
(Kapı zili sesi)
Ben bakarım
(Rezzan) Aşkım.
(Müzik)
(Kapı açma sesi)
(Rezzan) Hikmet, çocuğa neler öğretiyorsun bu yaşta daha ya.
-Ne ayıp şey! -Ya sen Rezzan Hanım.
Sen ne diyorsun ha? İki kiloluk zavallı çocuğa ciciler miciler...
...alacağım. Ne anlar çocuk ciciden?
-Bakın kim gelmiş? -Merhabalar efendim.
Merhabalar evladım, hoş geldin canım.
(Sema) Hoş bulduk. Vallahi bebiş gözümde tüttü. Azıcık seveyim dedim.
İyi ettin gel.
Anneciğim, anneciğim.
(Gülme sesi)
-Ee Sezen nerede? -Yok yavrum okula gitti o.
-Aa Sezen demek ki okula gitti ha? -Hı hı.
Yonca teyze yok mu?
Yok yavrum. Yonca teyzenin de işi varmış dışarı çıktı.
Aa! Yonca teyzenin işi olunca dışarı çıktı demek ha.
Kızım hayırdır, sen yoklama mı alıyorsun?
Niye bağırıyorsun hem böyle sen zaten?
Aa ben! Bağırıyorum, bağırıyorum...
...farkında değilim. Neden? Çünkü benim kulağımda sıkıntı var biraz ondan.
Sadece kulağında sıkıntı olsa iyi.
(Sema) Efendim Hikmet amcacığım, ne dediğinizi duyamadım?
Neden? Çünkü kulağımda sıkıntı var.
Yaa...
(Gülme sesi)
Ben de bir hissedeyim, birazcık oynayayım. Annem, annem, annem.
(Müzik)
(Müzik) (Tencere sesi)
(Tencere düşme sesi)
(Öksürük sesi)
Evladım iyi misin yavrum? Bir doktor moktor falan çağırayım mı?
(Öksürük sesi)
Gıcık yapıyor arada, ben de bilmiyorum. Hani bazen gidiyor ama...
...ne zamanda geleceği belli olmaz. Gıcık işte.
Ben sana bir su getireyim. Dur.
Hayır Rezzan teyzeciğim lütfen yerinizde oturun, zahmet etmeyin.
Çocuğum boğazını yumuşatır diye şey etmiştim.
(Öksürük sesi)
Rezzan teyzeciğim, su fikri bile gıcık yapıyor. Su gıcık yapıyor.
Lütfen yerinizde oturur musunuz siz. Lütfen ben iyiyim.
(Müzik)
(Müzik) (Tencere sesi)
(Rezzan) Anneannesinin bebeği, bu leblebisi, leblebisi bak.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Tencere düşme sesi)
(Müzik)
-Bir ses duydunuz mu siz? -Ben hiç ses duymadım.
Ama...
...apartmanda sanki bir tıkırtı oldu ha?
Git bir bak Hikmetciğim.
Ya böyle tangur tungur ne oluyor? Ayıp.
-Doğru... -Hikmet amcacığım bir dakika, bir dakika...
...bir dakika bir oturur musun? Bir dakika.
Aman ya, ne yapacağız ya dışarıya bakıp...
...Allah aşkına yani. Ölümlü dünya hani.
Dün bugün o da bugün demişler. Gençler eğlensin boş ver ya.
(Gülme sesi)
Tabii ya.
(Gülme sesi)
-Böyle rahat rahat oturalım işte. -Tabii.
Hikmet, bunun kafa gitmiş görüyor musun?
Bartu'yla takıla takıla.
(Müzik)
(Gülme sesi)
(Müzik)
Neredesin Kaan ya, neredesin?
Adam benim yüzümden ameliyat olacak.
İnşallah işe yarayan bir organını almazlar.
Uff!
(Nil) Her türlü kontrollerini yaptınız değil mi? Bir aksilik olursa bozuşuruz.
Siz hiç merak etmeyin hocam.
Ben söyleyeyim de, sevmiyorum aksilikleri biliyorsun.
(Nil) Ee çıkacağım ben bir şey varsa masama bırakırsın.
(Hemşire) Tamam hocam.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Kaan!
Ayy! Kaan inanmıyorum ya!
Ayy bir çay yüzünden adamın başına gelene bak.
Ya sana söz veriyorum eğer hapse girmeden kurtulursam...
...ilk iş, ofise gidip o Muharrem'i geberteceğim.
Ay ne yapsak, ben seni buradan nasıl çıkaracağım?
Ayy ha şey yapayım, şunu takayım.
Kimse tanımaz bizi böyle.
Ayy...
...çok iyi fikir ya, vallahi Gökçe çok zekisin kızım sen.
(Müzik)
Şimdi seni buna nasıl şey yapacağım.
(Müzik)
Ahh!
Ne olur azıcık sen de yardım...
...şey yapsan.
At şu ayaklarını ya.
Hah! Ohh!
(Gökçe) Artık çıkabiliriz.
(Tekerlekli sandalye sesi)
(Otomatik kapı açılma sesi)
(Müzik)
Merhaba.
-Oo merhaba senin çocuk nasıl inşallah? -(Erkek) Benim çocuğum yok ki.
Hii!
(Nil) Ay kurt gibi acıktım vallahi.
Gideceğimiz yerde yersin. Yemekleri güzeldir.
Sabırsızlanıyorum.
-Ben çantamı alıp çıkayım o zaman. -Tamam.
Sabırsızlanıyorum. Ben sana haddini bildireceğim, şu işi bir halledeyim.
Pis kadın!
(Müzik)
(Rezzan) A-a-a-a yeter ama Hikmet!
Bu kadarı da fazla canım.
-Ne oldu ya? -Tencerelerimi çalmışsın.
Yalan!
Vallahi billahi iftira!
Ben senin tencerelerini falan çalmadım.
Tüh sana be tüh! Yazıklar olsun!
Yaptın bir halt bari mertçe arkasında dur.
Rezzan Hanım, ben senin tencerelerini alsam zaten...
...söylerim. Ayrıca ben senin tencereni ne yapayım yahu?
Evde yemek memek yaptığım mı var?
Bak bu da doğru, şimdi ikna oldum.
Ee nereye gitti ya benim tencerelerim?
Yahu ne bileyim? Ben senin tencerelerinin bekçisi miyim Allah aşkına!
(Tencere düşme sesi)
Bak yine aynı ses. Vallahi billahi yetti artık!
Ya sinirimi bozdu sabahtan beri.
Bu ne ya? (Tencere düşme sesi)
(Rezzan - Hikmet birlikte) Tencere!
Bak Hikmet, ben sana bir şey diyeyim mi?
Bu Bartu var ya bu Bartu, yine bir işler çeviriyor haberin olsun.
Kesin! Baksana kızda geldi burada bize böyle deli taklidi falan yaptı.
Evet.
Peşimden gel Rezzan. Bu işin altında bir iş var, gel.
Sen görüyor musun şunu?
-Anahtarı alalım da. -Alalım canım alalım.
(Müzik)
(Erkek) Hocam biz de sizi bekliyorduk. Mars'a mı transfer edilecek?
Yok, yok. Hii Demir Bey! Evet, evet bu hasta çok acil bir hasta.
(Gökçe) Hemen gitmemiz lazım, çabuk. Hemen bindirin çabuk.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Ne oldu Demir?
Sanki...
...ambulansta Gökçe'yi gördüm.
-Şu senin şirkete çalışan kız mı? -Hıı evet.
Ne alâka, bu ambulansta olsun ki?
Bilmem, benzettim herhalde.
-Hadi gidelim. -Allah aşkına!
(Müzik)
(Araba sesi) (Müzik)
(Müzik)
(Araba sesi) (Nefes sesi)
Ayy ben bir fena oldum.
(Cama vurma sesi)
Ay dursana bir.
(Şoför ses) Bir şey mi oldu Hocam.
-Ya sen bir dur. -(Şoför ses) Tamam Hocam.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ayy!
Ohh!
Ayy!
(Kapı kapanma sesi) Hayırdır Hocam?
Ay beni araba tutuyor da. Öne geçmem lazım.
Ay psikolojik mi acaba?
Bizim, kayın birader de aynı. Arkaya ne zaman otursa...
...böyle midesi ağzına geliyor.
Bence psikolojik.
(Müzik)
Ohh!
(Araba sesi)
(Müzik)
Demir Bey!
-Halûk ben. -Ay yok, yok Demir Bey burada.
Tanıdıksa alalım mı Hocam?
Yo, yok almayalım da şey yapalım...
...ıı sen aç sirenleri biz gidelim. Hemen hadi çabuk.
Arkada acil hasta yok, yasak.
Ya acil hasta olabilir. Yani ben öyle hissediyorum en azından.
(Gökçe) Bence olur yani hadi çabuk. Sen dön hastaneye.
Ben bir şey unuttum ya onu almam lazım, çok önemli.
İyi ama bak sorumluluk sizde, karışmam.
Ya tamam arkadaşım hadi çık sen yola, aç şu sirenleri.
(Gökçe) Hadi bas gidelim.
(Siren sesi) (Müzik)
(Müzik)
İşte, bence ben bu kimya olayını çözdüm.
Tabii canım tabii.
Ben dört yıl kimya okudum, mühendis çıktım...
...bana gerek yok senin gibi yetenekler olduktan sonra. Devam et sen.
Enişte sen şimdi bana laf mı soktun?
-Evet Bartucuğum. -Ha tamam.
-Tam anlayamadım da o yüzden. -Tahmin ettim.
-Sen şimdi bana yine mi laf... -Bartu...
...devam et, devam et aslanım devam et.
(Sema) Ayy...
...ayy ancak çıkabildim...
...oturttukça oturttular bir de şüphelenmesinler diye ben...
...de iyice oturdum.
Güzel yani kimse anlamadı.
Hakaret sayarım Tarık abi.
Yani bir şey fark edecekleri varsa bile fark etmediler.
O kadar iyiydim yani öyle düşün.
Ya Nilüfer de anlamadı değil mi meseleden Semacığım?
Ya Tarık abiciğim, şimdi bende biraz oyunculuk var aslında.
(Sema) Yani ben şöyle yapıyorum. İçselleştirip oyunumu...
...ondan sonra o- oyuna katıyorum. Oyuna kattığım zaman o zaman...
...çok iyi oluyor. Arkamdalar değil mi?
(Müzik)
(Sema) Ayy Rezzan teyzeciğim, Hikmet amcacığım canlarım.
Yağ yakma kızım.
Olur.
(Rezzan) Biri bana burada ne olduğunu açıklayabilecek mi acaba?
Biri hemen anlatmaya başlasın.
Hemen ama.
Anneciğim, babacığım şimdi ben size durumu açıklayabilirim.
Bartu'yla Mustafa bana bir teklifle geldiler. Sonra da...
Seni bindireyim biz buradan tüyelim.
Gerçi Demir Bey, o pis kadınla yemeğe gitti ama...
...nereden çıkacakları belli olmaz.
(Kapı açılma sesi)
(Gökçe) Gel bakayım...
...ay yemin ederim kas yaptım ha bütün gün.
Sen de böyle zayıf görünüyorsun ama...
...maşallahın var.
Hadi bir yardım et, evet hah.
-Gökçe. -(Gökçe) Hıı.
Ayy şu kemerini takalım, hemen yola çıkalım.
Gökçe.
(Öpme sesi)
(Müzik)
Kaan ne diyorsun ya? Sen beni biriyle karıştırdın herhalde. Hadi canım hadi.
-(Gökçe) Gidelim biz. -Gökçe.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Gökçe) Ohh! Evet.
(Kapı kapanma sesi)
(Tarık) Anneciğim, babacığım ben de böylece bu işe karışmış oldum yani.
(Tarık) Tabii siz gelene kadar yani. Ne deseniz haklısınız.
Boynum kıldan ince yani. Akıl kârı değil biliyorum ama...
...çaresizlik. Hani belki yaparız dedim yani. Bartu'yla Mustafa'yla belki.
E peki Nilüfer'den nasıl saklayacağız?
Uyanıktır o. Hemen fark eder bazı şeyleri yani.
-Vallahi doğru dedi ha. -Nasıl yani şim...
...siz Nilüfer'e söylemeyecek misiniz?
Ayol niye söyleyelim oğlum.
Aa! Hem zaten siz bizden niye gizlediniz ki?
Biz biliyoruz her şeyi.
-Değil mi Hikmet? -Evet.
Aynen öyle. Biz de aslında size yardım etmek isterdik ama...
Evet.
Nasıl yadım edeceğiz ki yani? O da ayrı bir mesele.
Şimdi babacığım yani biz zaten her şeyi hallettik...
...hallettik sizden tek ricam, Allah aşkına yani artık...
...sizden başka kimse öğrenmesin.
Merak etme oğlum. Bizden sır çıkmaz.
Hımm... Hımm... Hayatta çıkmaz.
Rezzan'ım...
...o zaman gidelim...
...Nilüfer bizi arayıp da yokluğumuzdan şüphelenmesin.
-(Rezzan) Gidelim hayatım. -Lütfen.
(Sema) Rezzan teyzeciğim bir şey soracağım.
(Rezzan) Canım.
Nasıl anladınız burada olduğumuzu? Ben çok şaşırdım.
Ay vallahi çok zor oldu Sema.
Kızım o kadar kötü oynuyorsun ki.
Yani dua et bankacısın, oyunculuk da...
...hiç geleceğin yokmuş senin canım. Yazık!
Çok teşekkür ederim Rezzan teyzeciğim.
Rica ederim.
(Müzik)
Çok sağ olun.
(Hikmet) Rezzan'ım Bartu, ilk defa bir işe yaradı...
...vallahi gurur duydum -(Rezzan) Sorma Hikmet sorma.
Doğduğundan beri ilk defa hakikaten.
Ihh bak tüylerim diken diken oldu.
-Kıyamam gel. -Çabalıyor çocuk çabalıyor.
(Sezen) Teyze. -(Yonca) ha.
Berke, akşam yemeğine çıkalım mı dedi.
Şaka yapıyorsun!
Yoo. Ya ben ne karar vereceğimi bilemedim aslında.
Bunun bekâr abisi, kuzeni, yeğeni falan var mı?
Bilmiyorum ki, sanmıyorum.
Hiç gerek yok o zaman canım. Boşa mesai.
Ay sağ ol teyze ya!
(Müzik) (Ayak sesi)
Anne, baba!
Siz yukarıda ne yapıyorsunuz?
-Bunlar bizden saklanıyor mu? -Galiba.
Merhaba kızlar merhaba, merhaba, merhaba.
Görmemişim ben sizi hay Allah!
Anneciğim siz yukarıda ne yapıyordunuz acaba?
Bizim...
...ne işimiz var? Aa!
Ne işimiz vardı Hikmet bizim yukarıda?
B-bizim ıı, bizim yukarıda şey vardı, ıı...
...yukarıda bir işimiz vardı. Şimdi o işi hallettik...
...işimizi bitirdiğimize göre şimdi işimize bakacağız tabii.
(Rezzan) Evimizi şey ediyoruz şimdi ahh! Evim evim, güzel evim.
(Hikmet) Doğru diyorsun.
Bunlar bizden kesin bir şey saklıyorlar, yürü.
Kesin.
Dur bakayım dur, dur, dur, dur!
Anneciğim anahtarım
(Hep bir ağızdan konuşma)
(Kapı açılma sesi)
Allah!
Anneciğim!
Babacığım! Ne yapıyorsunuz siz burada?
Biz mi?
Kızım biz, babanın evinde bir şey yapmaya gittik.
Şey yaptık bitti.
Şimdi eve doğru şey ettik yani.
Ee Sezen, teyzem!
Başsağlığına çıkıyorlar komşuya, yazık!
Ah neyse hadi girelim biz eve. Hadi girelim gel.
Geçelim.
(Müzik)
(Tarık) Bakın çocuklar...
...bir kişi daha öğrenirse ben bu şampuan işini bırakıyorum.
Olmaz ama Bartu, Sema, Mustafa.
Hani biz bu işi gizli yapıyorduk? Nasıl gizli bu?
Akşama kalmaz Nilüfer de öğrenecek.
Lütfen çocuklar! Bak biraz daha dikkat rica ediyorum. Tekrar ediyorum...
...bir kişi daha öğrenirse bu iş tamamdır. Kimse öğrenmeyecek. Yeter!
Evet, arkamdakiler kimler söyler misiniz?
Aa, ne yapıyorsunuz burada be?
Aa!
Ay, teyze çok heyecanlı, değil mi?
Ya bunlar ne üretiyor? Aa!
Çok güzel!
Ya bu nasıl bir gizlilik, ben anlamadım ki yani.
Demek gizli olmasa ne olacaktı çok merak ediyorum.
Selamünaleyküm.
Çıkmayın biz yardım edelim.
(Müzik)
(Araba motor sesi)
(Kaan nefes sesi)
Ne oldu bana ya?
Ayy Kaan ya, çok özür dilerim, vallahi ben düşünemedim.
(Gökçe) Yani düşünsem hiç yapar mıyım?
Ben niye böyle yapıyorum ya? Ben neden düşünmeden hareket ediyorum acaba?
Gökçe bir dakika, bir sakin olur musun? Ne oldu, ben hatırlamıyorum ki hiçbir şey.
Hatırlamıyorum derken?
Yani en son bir hastaneye girdik işte.
Bir doktorun odasını mı ne arıyorduk. Sonra ne oldu?
Şey oldu ya, senin böyle biraz tansiyonun düştü falan...
...ben de seni arabaya getirdim. Gerçekten hatırlamıyor musun sen?
Hatırlamıyorum valla.
İyi ya, önemli olan zaten şu an iyisin, o.
Ee, elimizde bir şey var mı peki?
Yok valla, hiç delil falan bulamadık.
Ne yapmayı düşünüyorsun?
Yani bilmiyorum ama sen hâlâ benimle misin?
Her zaman.
O zaman şimdiki planıma bayılacaksın.
Hadi bakalım.
(Müzik)
Sana inanmıyorum gerçekten ya.
Anlatırken şaka falan yapıyorsun sanmıştım.
Gerçekler ortaya çıkacaksa asla şaka yapmam canım.
Gerçeklerin ortaya çıkmasının başka yolu yok mu acaba?
Ay yok!
Yani bu kızın ipliğini pazara çıkaracaksak o eve girmemiz şart.
Ya resmen şu anda hırsızlık yapıyoruz biliyor musun?
Polis yakalarsa bizi hapse falan gireriz.
İstemiyorsan ben tek başıma girerim, söyle yani.
Tamam tamam, çok konuşma.
Bir an önce girelim de bitsin şu iş.
Bana bak...
...sen bu kızın adresini nereden aldın?
Kaynaklarım var canım benim.
Ya Gökçe delirtme beni.
Ya tamam.
Annesini tedavi etti diye çiçek göndermek istemiş, ben de Nilay'dan aldım adresi.
Nilay'dan mı aldın?
Al sana bir suç ortağı daha, hepimizi hapse mi attıracaksın sen?
Ay tamam Kaan ya.
Neyse geldik zaten, giriyor muyuz?
Giriyoruz, burası mı?
Aynen burası. Hadi gel.
(Müzik)
(Müzik) (Ortam sesleri)
(Nil) Demir...
...ee, Nesrin teyze bana her şeyi anlattı.
Neyi anlattı?
Bu-bu yaşadıklarınızı.
Evlatlık meselesini.
Konuşmak istemiyorsan anlayabilirim.
(Müzik)
Yok yani...
...mesele konuşmak değil.
(Demir) Ee...
...sanırım bu konuda benim biraz zamana ihtiyacım var.
Hı, çok haklısın. Yani yaşadığın şey...
...çok kolay değil.
Hazmetmesi biraz zaman alır.
Çok normal.
Ama benimle her zaman, her şeyi konuşabilirsin, biliyorsun değil mi?
Biliyorum, sağ ol.
(Müzik)
Evet, üç numara burası, geldik.
İyi, güzel, geldik de içeri nasıl girmeyi planlıyorsun?
(Gülme sesi)
Bana bak Gökçe, sen beni iyice korkutmaya başladın.
Sen nereden biliyorsun bu numaraları?
Ya geçen gün bir taksiye girmeye çalıştım beceremedim ya.
Haa!
İşte sonra ben onu araştırdım, aslında o kadar zor bir şey değilmiş.
Tokayı kilide oturtunca...
(Kapı açılma sesi)
İşte bu kadar.
(Kapı kapanma sesi)
Bak sakın bir şeye dokunma, parmak izi bırakırsın ha.
Ya sence ben...
...hazırlıksız gelmiş olabilir miyim?
Ta taam!
Bunları takarsak parmak izi falan kalmaz.
Sence benim için sorun yok mu?
Haa, ay ben onu hiç düşünmedim.
E senin de tek eline takarız. Hangi elindi o bakayım?
Şu mu?
Hah, getir.
Bana bak biz tam olarak ne arıyoruz onu söyle bana.
Üff, ya Kaancığım, biz şimdi tam olarak...
...bu kadının zengin avcısı olduğunu ispatlayacak bir şeyler arıyoruz.
Ya bir kadının zengin avcısı olduğunu biz nereden anlayacağız?
Ay Ne bileyim Kaan ya, üff.
Hani görünce anlarız herhalde.
(Gökçe) Ya sen işte bak etrafa.
Ben şey yapacağım yani, eminim. Eminim bir şey bulacağız.
-Evet, hazır mıyız? -(Kaan) Hazırız.
Hadi o zaman.
(Müzik)
(Müzik - Caz)
(Nil) Ay, ben sana ne itiraf edeceğim?
Hadi bakalım, neymiş merak ettim.
Ben lisede sana aşıktım biliyor musun?
-Gerçekten mi? -(Nil) Evet.
Ah kusura bakma, hiç fark etmemişim.
Yok, biliyorum. Çocukluk yani.
İyi ki de olmamış, belki şimdi böyle oturuyor olamazdık.
Aynen.
(Nil) Hatırlıyorum ya, o zaman sen...
...okulun popüler çocuğu, ben böyle pek fazla fark edilmeyen kız çocuğu.
Ama işte o zaman hep aynı olacak zannediyorsun.
Sonra böyle bir kadın oluyorsun.
Nasıl?
Güzel olduğunu biliyorsun değil mi?
Ee, yani.
Ne bileyim işte.
Yani fark etmediysen bile...
...fark ettirmişlerdir.
Maalesef evet.
Ama iyi ki lisede flört etmemişiz.
Sonra ayrılmalar, işte...
...küs kalma faslı falan filan bunlar girecekti.
Şimdi yıllar sonra karşılaştık.
Ve artık hayatımda...
...arkadaş olarak kalmanı istiyorum.
(Müzik)
Aynı fikirdeyiz değil mi?
Tabii tabii, kesinlikle.
-Kalkalım mı? -Tamam.
Ben hesabı istiyorum.
(Demir) Bakar mısın? Hesabı alabilir miyim?
Ee, kahve içelim mi?
Ev kahvesi?
-Sana mı gideceğiz? -İstersen.
-Hayır, olur olur, tabii. -Tamam.
Tamam.
Sizde bir haller var.
-Yoo hayır. -Hiç, hı.
Bir şey yok, bir şey yok yavrum. Biz gayet iyiyiz.
Evet, çok iyiyiz çocuğum biz, hiç merak etme yani.
Evet, hem de çok iyiyiz.
İyi.
-Ha baba? -Hı?
Sana şeyi soracaktım ya, unuttum.
E bizim yukarıda tavan arası vardı ya?
E-e-e-e-e-evet, ne olmuş tavan arasına?
Ya benim orada bir bebeğim duruyordu.
Sen bana almıştın, böyle bir zamanlar kongreye gittiğinde.
Vallahi hiç hatırlayamadım.
(Rezzan gülme sesi)
Çok, çok normal Hikmetciğim.
Oo, sen o en son kongreye gittiğinde...
...Çekoslovakya diye bir ülke vardı. Çok eski, çok.
Evet, ee doğru.
Ne yapacaksın yavrum sen o eski bebeği?
E babacığım, ben bir çıkayım, onu alayım diyorum oradan. Fikret oynasın.
Olmaz Nilüfer. Katiyen olmaz kızım.
Ayol tavan arası kir, pislik, mikrop dolu.
Ben torunumu mikroplara yedirtmem çocuğum.
Bravo Rezzan. Ben de yedirtmem.
Aa, ne olacak ya? Alırız, bebeği yıkarız güzelce.
(Hikmet) Olmaz!
(Nilüfer) Ay niye olmaz baba?
Allah Allah, ne yapacaksın yavrum sen o eski bebeği?
(Rezzan) Ay Nilüfer...
...yani insana zorla söyletiyorsun kızım.
Biz ne güzel saklıyorduk babanla zaten.
O tavan arasında, hıh...
...fare var!
Ayy!
-Fare mi? -Evet.
Ama bu kadar korkmana gerek yok.
O fare artık orayı mekan bellemiş.
Güvercinlerle arkadaş olmuş, buralara gelmez.
Ayy!
Ay yok yok, bebeği mebeği istemiyorum. Ben vazgeçtim.
Hem böyle anılar bulvarına ne gerek var, değil mi?
Hı hı.
Ayh!
İyi bari, hadi ben bir gideyim de Fikret'e bakayım.
(Nilüfer) Ayy!
(Hikmet) Bak kuzuya canım bak.
Rezzan.
Seni var ya...
...yürekten kutluyorum. Çok büyük yalancısın.
Teşekkür ederim Hikmetciğim.
Yani pratik zekamın muhteşem olduğunu hep söylerler.
Ne dedin sen?
Kötü bir şey söylemedim hayatım.
İşe yarayan yalan...
...iş bozan doğrudan iyidir.
(Rezzan) Hıı!
(Müzik)
Hep yalan bu çocuğa da.
(Rezzan) Çok, çok oldu artık.
Üff! Bu kaçıncı, bu kaçıncı artık?
(Gökçe) Yok ya, hiçbir şey bulamadık.
(Kaan) Ben zaten ne aradığımızı bilmediğim için...
...bir şey bulamadığımıza şaşırmıyorum.
(Kaan nefes sesi)
Vay, kitap zevki iyiymiş ha.
Çok severim bu romanı.
Ayy, o süs olsun diye almıştır.
Okumamıştır bile.
Hıh, gayet de okumuş, içinde notlar var.
Ya sen kimin tarafındasın acaba?
Sen bunu niye yapıyorsun?
-Ya dedim ya kızın ben... -(Kaan) Bak...
...bu Demir olayını niye zorluyorsun sen, ha?
Görüyorsun olmuyor işte değil mi? Olmazsa olmaz.
(Kaan) Bazı şeyler hayatta öylece...
...kolayca olur, bazıları olmaz.
Olmuyorsa zorlamayacaksın.
Vazgeçeceksin! Vazgeçemiyorsan oturup bekleyeceksin.
Ya sen niye şimdi bana bunu söylüyorsun?
(Gökçe) Sen benim arkadaşım değil misin?
Ne yaparsam yapayım yanımda olman, bana destek olman gerekmiyor mu?
-Acaba ne zaman anlayacaksın? -Neyi?
-Ben senin... (Kapı açılma sesi)
Geldi!
Biri geldi.
-Ne yapacağız? -(Kaan) Ne bileyim ben.
Evet, burası da benim minik evim Demirciğim.
Demir mi dedi o?
Demir mi dedi o?
Sus, yakalatacaksın bizi.
(Demir) Ya ben elim boş geldim bu arada ama.
(Nil) Saçmalama.
Bir dakika, bir dakika, ne yap... Ne yapacağız?
(Kapak açma sesi) Ne yapıyorsun?
(Gökçe) Gel gel!
(Kaan) Gökçe yakalanacağız, farkında mısın?
Sen geç istediğin yere otur.
Ben şu üzerimdeki kıyafetlerden kurtulup geleyim.
Tamam.
(Kapı kapanma sesi)
Üstüme rahat bir şeyler mi alayım dedi?
(Kapak kapama sesi)
(Müzik)
(Kapak açma sesi)
(Eşya devrilme sesi)
Sus!
Ne yapıyorsun?
(Kaan nefes sesi)
(Ayak sesi)
Çok güzelmiş evin.
Valla çok beğendim.
Teşekkür ederim.
Nasıl içersin kahveni?
Ya içmesem de olur, zahmet etme.
Olur mu canım, ne zahmeti?
Liseden sonra ilk defa evime gelmişsin.
İyi, o zaman sade olsun.
Tamam, hemen geliyorum ben.
(Sessizlik)
Ay duyuyor musun konuşmaları?
Nasıl anasının gözü gördün mü?
Ya sence şu anda tek sorunumuz kadının anasının gözü çıkmış olması mı?
Başka bir şey mi fark ettin?
Evet Gökçe, şu anda tanımadığım bir kadının küvetinin içinde saklanıyorum ya.
Ya tamam, o da var ama şey yapacağım, ben halledeceğim o meseleyi.
Gökçe Hanım'ın acaba nasıl bir dahiyane planı var?
Anlatır mısın, çok merak ediyorum?
Ya Kaan bir dur, Allah aşkına ya.
O iş bende, sen merak etme.
Bu değil mi dahiyane planın?
Ay ne olursun artık Kaan. Şey yapıyorum, ben düşünüyorum, bulacağım bir şey.
Valla ben burada daha fazla kalamam, söyleyeyim sana.
Bir dur ya.
Bartu, bak bugün iyi ilerleme kaydettik.
Yarın akşama kadar akıtımımızı yaparız.
Artık her şey yolunda giderse...
...yarın elinde tam bir malzememiz olur elimizde.
(Tarık) Güzel, hadi bakalım.
(Kapı zili sesi)
(Kapı açılma sesi)
Aa!
Siz salak mısınız, şabalak mısınız ya?
Niye beraber geliyorsunuz?
-Niye ki? -Yanlış mı yaptık?
A herhalde ya. Çaktıracaksınız ne yaptığınızı.
(Yonca) Şüphe uyandırıyorsunuz.
O zaman tamam, ben gideyim, geri geleyim.
-E bir zahmet. -(Tarık) Gidiyorum.
Aşkım, hoş geldin.
Hoş bulduk.
E siz böyle Bartu'yla beraber mi geldiniz?
Evet, biz Bartu'yla beraber geldik. Ee...
...ben gelirken böyle Bartu'yu gördüm...
...öyle duruyordu kendi kendine. Aldım, getirdim onu eve.
Kafa gitmiş bende, uyuşmuş öyle. Yolun kenarında duruyorum...
...Allahtan eniştem gördü de aldı.
Kızımız nasıl? Kızım iyi mi?
(Nilüfer) İyi, uyuyor bir tanem.
(Tarık) Gel bakayım bir gel.
Ay Bartu ya...
...yani saf diyeceğim, salak diyeceğim, ama yani yanlış olacak ya.
Teşekkür ederim teyzeciğim.
Salak! Sa-lak!
(Müzik - Hareketli)
(Demir) Geç oldu ya, ben artık kalkayım.
İşin varsa tamam ama...
...ben oturuyorum benim içinse.
Yok, yarın sabah erkenden işlerim var.
Peki.
Ee, yarın akşam anneni alıp geliyorsun değil mi?
(Nil) Bizimkiler bayağı bir hazırlık yaptı çünkü.
-(Demir) Tabii tabii geleceğiz. -(Nil) Tamam.
Oha ama ya!
Gökçe, ne yapıyorsun ya? Yakalatacaksın bizi.
Yakalanırsak yakalanalım.
Ne dedi duymadın mı demin? Nil'i istemeye geliyor.
Uff, bundan daha kötü ne olabilir? Hapis mi? Hiç sanmıyorum.
(Ayak sesleri)
-(Demir) Haberleşiriz. -(Nil) Peki.
(Öpme sesleri) (Nil gülme sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Sessizlik)
(Kaan) Ne alakası var?
Annemler dedi, gelecekler dedi, akşam dedi.
Saçmalama ya!
Ay nasıl olur ya? Nasıl Demir bu kızı istemeye gelir?
Ne yaptı bu kadın? Ne yaptı bu kadın Demir'e?
Bana bak Gökçe, hadi çıkıyoruz buradan.
Nasıl ister ya? Demir, bu kadını nasıl ister ya?
Off, Gökçe ben çıkıyorum, istersen sen burada kalmaya devam et.
Ay ay ay, ablam!
Nasıl canım çekmişti, valla Allah razı olsun.
Sağ ol Rezzan'ım.
Sayende ağzımızın tadı değişsin değil mi?
Hikmet, Yonca...
...ya ben size bir şey diyeceğim, benim aklıma bir şey geldi.
Siz bana nüfus kâğıtlarınızı getirin de sizi de evlat edineyim...
...ha bir eksik ha bir fazla.
(Rezzan) Hayır yani boşuna kira vermeyin, yazık.
Vay vay vay!
Yani biz battık sana, öyle mi Rezzan Hanım?
Ya hayır, onu demek istemedim yani.
Sizin için söylüyorum ben, yazık yani o masrafa.
Hayır ablacığım, biliyorsun ki benim evim kendi evim.
Kira falan vermiyorum yani.
(Yonca) Merak etme sen onun için.
-O da doğru. (Telefon mesaj sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Nilüfer) Ay ne oluyor böyle hepinize birden?
(Müzik)
(Nilüfer) Kime diyorum?
(Müzik)
Hey, kime diyorum?
-(Hikmet) Banka yavrum.
(Rezzan) Kızım...
...kredi için şey ediyorlar.
Hem de vadeli.
36 aya varan taksitlerle.
E ne bankaymış valla, yani bütün aileyi kilitledi.
(Rezzan esneme sesi)
(Rezzan) Ay benim çok uykum geldi.
Hadi ben artık yatıyorum.
(Hikmet) Valla benim daha çok uykum geldi.
(Yonca) Ay valla benim de içim bir bayıldı. Böyle içim geçiyor burada.
Madem o kadar ısrar ediyorsunuz, ben de kalayım bari burada diyorum.
-Herkes yatmaya gittiğine göre ben de... (Esneme sesi)
Uykum geldi benim de. İyi geceler.
Daha erken değil mi?
(Rezzan) Yok yavrum, ne erkeni?
Hadi sen da yat vakitlice. Hadi oğlum sen de.
İyi geceler.
E biz de yatalım bari.
Hadi.
Yatalım.
(Nilüfer) Hadi gel canım.
(Nilüfer nefes sesi)
(Kaan) Ne yaptı bu kız? Salonda falan mı yattı acaba?
-Ne yapacağız? -Ne mi yapacağız?
Koyun koyuna şimdi şuraya kıvrılacağız.
(Kaan) Ne yapacağız, çıkıp gideceğiz buradan herhalde.
Anlaştık?
-İyi, tamam. -Hadi.
Gitmesek mi?
Ya saçmalama. Unutma, sessiz olacağız.
(Sessizlik)
(Müzik)
(Kapı açma sesi)
Ucuz kurtulduk.
Valla kurtulduk da...
...ay kızdan kurtulamadık yani.
Ay yani gerçekten, hayır inanamıyorum.
Sen koskoca Demir Bey, ellere git ya.
Hayır tamam ya, kız doktor falan da ne böyle...
...şey, damdan düşer gibi ya?
Allah Allah! Allah'ım yani şu şans bir kere de bana gülsün artık.
Gökçe, bıktım artık seni dinlemekten.
Kaan?
Ne?
Şu ana kadar çok iyi gittik, devam edelim.
Yarını da atlatırsak bu iş tamamdır.
(Bartu) Allah'ım ilk defa düzgün bir işim olacak. Oley be!
Valla Nilüfer öğrendikten sonra ne olacak, ben onu merak ediyorum.
Valla teyzem haklı, ablam öğrenirse çok kızacak.
Bunu konuştuk kızım. Olmaz.
Yani ben de söylemek istiyorum ama yapamam.
(Müzik)
(Karışık konuşmalar)
(Nilüfer) Ne yapıyorsunuz burada, bensiz aile toplantısı gibi?
Ay kızım, var ya hiçbirimizi uyku tutmadı.
(Hikmet) Ee, evet.
(Müzik)
(Rezzan) Şey ettik, şöyle bir...
Ay sizi nasıl uyku tutmadı ya?
Ben ölüyorum uykusuzluktan.
E uyu evladım.
İyi, yatayım ben o zaman.
Hadi bebeğim, ben de geleceğim.
Hadi iyi geceler.
(Müzik)
(Yağmur sesi)
-(Gökçe) Kaan! (Yağmur sesi)
-(Gökçe) Ya Kaan bekle! (Yağmur sesi)
-Ya bir dakika bekle, konuşalım. (Yağmur sesi)
Ya tamam, başına bela açtım, biliyorum, özür dilerim.
Ama tamam geçti işte. (Yağmur sesi)
Önemli olan o değil tamam mı? Başka şeyler var anlayabiliyor musun sen bunu?
Ya tamam anlıyorum ama hani sen benim yanımda olacaktın?
Hayır, bundan sonra olmayacağım. (Yağmur sesi)
Kaan!
(Müzik) (Yağmur sesi)
(Yağmur sesi)
(Müzik) (Yağmur sesi)
(Müzik -Duygusal)
(Yağmur sesi)
(Müzik -Duygusal)
(Muharrem) Ulan yağmurda bir şarkı söyleyelim dedik şu halimize bak ya.
(Muharrem) Bismillah!
Senin ne işin var burada Gökçe Hanım?
Ben burada çalışıyorum.
Ya onu biliyorum da niye bu kadar erken geldiniz?
Uyku tutmadı, kalktım, geldim.
İyi o zaman.
Ben bir çay koyayım, gıybetin dibine vuralım ha?
Ben koydum.
O zaman filtre kahve yapayım.
Onu da yaptım.
Allah Allah!
Elin değmişken şu ofisi falan silseydin bari.
Sildim.
(Müzik - Hareketli)
O zaman ben gideyim bari.
(Müzik - Hareketli)
(Su sesi)
(Müzik) (Su sesi)
(Müzik) (Su sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Günaydın sevgili ailem.
(Rabarba) Günaydın.
Ay! Evet!..
Ee?
-Gökçe yok mu? -Gökçe, erkenden çıktı kuşluk vakti.
Vay canına.
Ay hayatım amma esnedin sabah sabah ya!
Hayırdır enişte? Gece uykusuz mu kaldın?
(Öksürme sesi)
Yok ondan değil biraz yorgun kal...
(Müzik - Hareketli)
Ya!
Bir- bir koku yok mu?
Yok baba ne kokusu ya? Sen sofranın kokusuna bak, mis gibi.
(Yonca) Enişte, salam al salam.
(Hikmet) Aldım.
(Yonca) Abla inanamıyorum sana yani her sabah böyle mükellef kahvaltı nasıl hazırlıyorsun?
Helal olsun yani!
E sen eğer kadınsan biz neyiz bilmiyorum?
Ay Yonca Hanım afiyet olsun da...
...keşke Hikmet Beyle de siz bir sabah da...
...böyle mükellef bir kahvaltı hazırlayıp bizi çağırsanız biz de bir rahat etsek.
Ama Rezzan'ım, eline sağlık şu zarifliğe bak.
Afiyet olsun artık.
Ee, artık ben kutsal eğitim yuvama döneyim.
(Sezen) Yani okuluma. Afiyet olsun.
Sağ ol canım.
Hepsi bitecek bak iki lokma yiyip bırakıyorsun Yonca, aa!
Ben bitirdim anam.
Afiyet olsun oğluşum.
Yakışıklım benim.
(Kapı kapanma sesi)
(Su sesi)
(Müzik - Hareketli) (Su sesi)
(Kapı açma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Rezzan) Kuzum, ne oldu bir şey mi unuttun?
-(Sezen) E, ben şey. -Ne oldu kızım hayalet mi gördün?
Sayılır.
Ya hayalet nedir abiciğim? Saçmalama istersen.
E ne oldu ya?
Anneciğim bir gelsene içeriye.
Ay kızım ya! Çatlatma da söyle ne oldu?
Anneciğim gelsene sen bir hı hı.
(Rezzan) Allah Allah.
Bu kız da bir haller var ama?
İnşallah düşündüğüm şey değildir.
Ne düşünüyorsun tam olarak?
Hi!.. Bu ne?
(Müzik - Hareketli) (Su sesi)
(Kapı kapanma sesi) (Rezzan) Eyvah bu ne?
Anne herhalde yağmurdan oldu, köpürdüler böyle bilmiyorum ki.
-Ne yapacağız kızım? Ne yapacağız? -Bilmiyorum.
Eyvah! Eyvah!Hi! Ay bu kapı önü hemen de temizlenmez kızım!
(Rezzan) Ne yapacağız?
Anne bir yolunu bulacağız herhalde değil mi?
(Nilüfer ses) Anne, çayınız soğudu. Neredesiniz?
-Ay! -Ne yapacağız? Bir yol bul.
(Nilüfer ses) Anne!
Fare!
Aferin kız vallahi!
Hazır mısın?
-Fare! -Fare!
(Rezzan) Ay fare fare!..
(Çığlık sesleri)
(Nilüfer) Ay ne faresi?
(Rezzan) Fare!..
Bir dakika bir dakika ya tamam, sakin olun fare işi bende.
Açılın bakıyım şöyle.
(rezzan) Bartu!
Kurban olayım evladım, Allah aşkına açma kapıyı ne olur?
Abiciğim, vallahi bak açma sakın!
Ya çekilin!
Biz fareden korksak, Tom ve Jerry izlemezdik, açıl!
Bartu yapma! Açma çocuğum açma!
Anneciğim Allah aşkına bırakın şu fareyi bana ya!
Oğlum!.. Evde bebek var!
Fare içeri kaçarsa mikrop kapar vallahi maazallah!
Doğru o da mantıklı, tamam.
Oldu çocuğum. (Müzik - Hareketi)
(Rezzan anlaşılmayan konuşma)
(Gökçe) Ya kızım inanmıyorsun bana, gayet de kızı istemeye gidiyor yani ...
...kulaklarımla duydum.
Yani şaşırdım kaldım bende.
Çünkü Demir Bey öyle normalde ani kararlar veren bir adam değil ki.
Artık kız ne yaptıysa yani?
Siz konuşun ya.
Ben ne konuştuğunuzu vallahi merak etmiyorum.
Hı! Belli.
Aşk profesörüyüm ben Gökçe Hanım aşk!
Ama yeminim var.
Kesinlikle size tek bir kelime bile söylemeyeceğim.
Muharremciğim, ne yapsak biz çayları mı bir tazelesek? Ne yapsak?
Nilay Hanımcığım, çayın daha beş dakikası var.
Olsun canım sen al bunu olsun, tamam, sağ ol.
(Gökçe) Ay neredeyse Muharrem'den akıl alacağım, ya o duruma geldim.
Şey mi yapsan, sen bir konuşsan mı Demir Bey'le acaba?
Ay yok dinlemez ki yani.
Ama benim adım da Gökçe ise ben buna engel olacağım.
Ay ne yapacaksın kızım ya?
Artık elimden ne gelirse?
-(Demir) Günaydın. -(Muharrem) Günaydın Demir Bey.
Ay yüzüme bile bakmıyor, görüyor musun?
Ama sen ne yaparsan Demir, ben seni başkasına yar etmeyeceğim.
(Nefes sesi)
(Yonca) Yahu nereden geliyor bu fare ben anlamıyorum ki.
Ne bileyim işte gelmiş gelmiş.
Neyse canım neyse, durun bir çaresine bakacağız.
Bakacağız bakacağız.
Hikmet Allah aşkına dur!
Sakiniz biz otur sen Allah aşkına otur.
(Rezzan) Bir kahve içer misin canım ha?
Ee, içeyim tabii Rezzan. (Alkış sesi)
Ben de gidiyorum o zaman.
Allah aşkına bırakmam Yonca! Lütfen otur.
Cenne şane de abla yani?
Daha dün akşam bana laf sokuyordun.
(Yonca) Evin var niye gitmiyorsun diye?
Alınmadım zannetme yani bak gerçekten biraz kırıldım.
Kız bak aşk olsun!
Ayol ben sana şaka yapıyordum.
Aa!.. Hadi hep beraber bir kahve içelim.
Eh madem bu kadar ısrar ediyorsun. Peki madem.
Ee bebek!
(Sezen) Bebek ağlıyor.
Evet ben de duydum git bebek ağlıyor, bir bak çocuğuna hadi.
Emin misiniz ya?
(Rezzan) Bir bak kızım hadi sen.
(Nilüfer) Dur dur.
Ayol! Yukarıdakiler yağmurdan köpürmüş sular seller götürüyor kapının önünü!
-(Rezzan) Ne yapacağız? -Oh!..
Ya!..
Biz bunu nasıl düşünemedik Bartu?
Oysa ki Türk filmlerinde de oluyor bu! Ben hatırlıyorum bir filmde vardı.
Ne bileyim enişte ya?
Oy anasını bütün emeklerimiz boşa gitti.
Durun durun oğlum durun!
Enseyi karartmayalım.
(Hikmet) Belki hepsi köpürmemiştir ya?
(Sezen) Ablam gelmeden temizlememiz şart.
Şişt! Geliyor, fark ettirmeyin.
E ağlamıyormuş.
(Rabarba) Hay Allah!
E benim de bir işim vardı bak unutmuşum. Ben çıkayım, onu halledeyim.
Ben de seninle kütüphaneye geleyim enişte.
(Nilüfer) Aa, ne kütüphanesi ya?
Salak bu ya!
Kütüphane değil aşkım, onun yanında hemen bir ofis var, küçük bir ofis arkadaşımın.
Ona bakıp geleceğiz hemen.
-(Nilüfer) Hı, tamam tamam. -(Tarık) Görüşürüz.
(Nilüfer) Görüşürüz.
Ee, ben de gideyim o zaman.
E babacığım kahve içecektik beraber.
Yavrum şmdi sabah sabah çarpıntı yapar, sonra şey yaparım.
Ee, ben de okula gidiyorum zaten afiyet olsun. (Kapı kapanma sesi)
Yonca kalk! Evde her şey bitmiş.
Tamtakırız vallahi, kalk markete gidelim eksikleri alalım.
Gidelim ablacığım.
Aa, böyle hepiniz beni evde yalnız mı bırakacaksınız?
Oh, korkma benim güzel kızım.
Bak fareyi düşün sakın kapıyı hiç kimseye açma.
Açmam.
-Şunları da sen toplayıver. -İyi, tamam tamam, peki.
-(Rezzan) Hadi Yonca, gel. -(Nilüfer) Ayy!
(Gökçe) Demir Bey.
(Demir) Efendim?
-Evet. -Şey...
Iıh!
Ben bir şey duydum da onu sizinle paylaşmak istedim.
Dinliyorum.
Türkiye'de her dört evlilikten bir tanesi boşanmayla sonuçlanıyormuş.
Ee?
Bunu biliyor muydunuz?
Yok bilmiyordum.
(Gökçe) İşte bilseniz zaten kalkışmazsınız böyle şeylere.
Nasıl ya?
Gitmeden öyle bilin diye söyledim.
Gökçe, şu anda ne diyorsun hiçbir şey anlamıyorum.
Yani diyorum ki evlilik falan bunlar çok alaturka şeyler artık.
Yani hele ki tanımadığın biriyle, iki yüzlü biriyle falan aman diyeyim yani.
(Nefes sesi)
Sağ ol uyardığın için.
Bittiyse çıkabilirsin.
(Müzik - Hareketli)
(Rezzan) Çocuklar, ben böyle size gönderiyorum, siz de sıkın.
Ama yok!
Yok vallahi olmuyor, beceremeyeceğiz biz bu işi.
Devam devam, pes etmek yok devam.
Ya iyi de sildikçe daha çok köpürüyor bu enişte ya!
Ya acaba şöyle mi düşünsek. En azından saçlarımız yumuşacık olacak.
Gereksiz şaka yapma kızım! Yapma!
(Müzik - Hareketli)
Enişte biz şimdi zengin olamayacak mıyız ya?
Ne zengini oğlum? Görmüyor musun halimizi?
Belli olmaz o işler.
Hadi hadi, az laf çok iş. Çocuk duyacak şimdi içeride susun!
(Müzik - Hareketli)
(Nilay) Canım, iyi misin sen?
Hayır, değilim.
Olamayacağım da!
Biraz daha açık konuşsaydın keşke.
Olmadı ya yapamadım.
Gökçe ya! Ya tamam biliyorum zor da.
Hani belki böylesi daha iyidir.
Hayır, böyle olmamalı. Ben de buna izin vermeyeceğim.
E ne yapacaksın canım? Demir Bey'in gitmesini mi engelleyeceksin?
Ay aklınla bin yaşa kızım ya!
Ay Gökçe düşündüğüm şeyi düşünmüyorsun değil mi?
Vallahi düşünüyorum, süper bir planım var.
Ay saçmalama Gökçe!
(Müzik - Hareketli)
(Ayak sesi)
Ay!..
(Müzik)
(Hikmet) Ha gayret!
(Hikmet) Ha gayret! Çoğu gitti azı kaldı.
Ay vallahi belim gitti gidiyor.
Of!
Ay benim ellerim acıdı artık.
Ay ne oldu biraz önce hani saçlarımız ipek gibi olacaktı?
Iy!..
(Tarık) Of! Ben yoruldum.
-Buraya kadar! -Pes etme enişte az kaldı.
Yok az maz kalmadı, ben daha fazla dayanamayacağım.
Ben Nilüfer'ime göz göre göre yalan söylemek istemiyorum.
Oğlum, acele etme Allah aşkına dur bir.
Evet, acele etme yavrum tamam, Nilüfer'e söylersin.
Ama usturuplu bir biçimde söyleyelim.
Tamam, peki tamam.
(Müzik - Hareketli)
(Nilay) Ne yaptın? Hemen hemen hemen anlat!
(Gökçe) Hiç!
Gökçe!..
Ufak bir sürpriz hazırladım.
(Müzik - Hareketli)
Bizim asansörcü Ahmet Usta var ya, onu ayarladım.
Hiçbir şey anlamadım ben.
Yani Demir Bey gitmek için asansöre binecek, ama asansör çalışmayacak.
Ay aklını kaçırdın Gökçe ya!
Ne yapayım başka yolu yok.
(Telefon zil sesi)
Efendim?
Gökçe, odama gel.
Geliyorum Demir Bey.
(Müzik - Hareketli)
(Gökçe) Buyurun Demir Bey.
Azize Hanım, haftaya toplantı istiyor. Ne durumdayız?
-Hallederiz. -İyi.
O zaman ben çıkıyorum.
(Gökçe) Iı!..
Çok dikkatli gidin Demir Bey ama çok dikkatli gidin.
Ya sen bu aralar mavi ekran verip duruyorsun.
Tatile falan mı gitsen acaba? Bence ihtiyacın var.
(Müzik - Hareketli)
Ahmet abi, kapat sigortayı.
Şimdi nasıl gideceksin bakalım Demir Bey?
(Müzik - Hareketli)
Nasıl ya?
Nasıl ya?
(Müzik - Hareketli)
Nasıl olur ya?
(Müzik - Hareketli)
Ne oluyor ya?
Ya Ahmet abi ya of!..
Ya şarjım bitti! İnanmıyorum ne yapacağım?
(Kapı vurma sesi)
Demir Bey!..
Demir Bey ya! Kimse yok mu burada ya?
Ama Tanrım! Ne yapacağım ben?
(Kapı vurma sesi)
(Hikmet) Çok şükür sonunda bitirdik.
(Rezzan) Ama biz de bitti be Hikmetçiğim.
Ben şimdi...
...Nilüfer'e nasıl söyleyeceğim?
Ay!..
Söylemesek mi acaba?
Çok üzülecek kız ya!..
Yok Yonca, ben bu duruma daha fazla katlanmak istemiyorum, söylemek istiyorum.
Ya enişte acaba akşam mı söylesen? Hem Fikret uyuduktan sonra.
Haklısın haklısın da...
...yani ben şimdi nasıl gireceğim, söyleyeceğim eve?
Ben nasıl yani göz göre göre yani karımın gözünün içine baka baka...
...nasıl yani söyleyeceğim ya?
(Bartu) Ya bırak enişte ya! İki turlayalım ondan sonra gidersin.
Olur.
Dur bir dakika dur. Oğlum bak aklıma ne geldi?
Şu anda Nilüfer evde yalnız, sen de gir karınla başbaşa rahat rahat konuş hadi.
Yok yani böyle...
...hep beraber de konuşabilirdim ben.
Yok yok, bence de başbaşa konuşmanız en doğrusu.
Evet.
Çok teşekkür ederim.
İyi ki varsınız, iyi ki ailemsiniz.
Bak zaten belim ağrıyor, bir de sen ağlatma beni.
(Müzik)
(Nefes sesi)
Ay!.. Yani kesin şu an istedi kızı, yüzükler takılıyor.
Of! (Nefes sesi)
Allah'ım bittim ben. Ne yapacağım ben, bittim?
(Gökçe) Hah!
(Gökçe) Nerede kaldın acaba? (Nefes sesi)
(Nefes sesi) (Müzik)
(Gökçe) Ay!..
Gökçe) Ah! Ah!
(Gökçe) Aşk olsun ya Ahmet abi aşk olsun!
Ya özür dilerim gerçekten.
Sigortalarla alakalı bir problem oldu zor hallettik.
Tamam tamam önemli değil zaten hiçbir şeyin önemi yok şu an.
(Müzik)
(Ahmet) İyi akşamlar.
(Nilay) Gökçe ne oldu?
Kızım asansörde kaldım ya geç kaldım, hayatımın aşkı da gitti ellere.
Ay biz kır düğünü falan yapacaktık.
Bana baksana sen bana!
Ne bu hal? Hiç yakışıyor mu bu hal sana?
Ne yapayım?
Ya ne demek ne yapayım? Belki hâlâ kıyılmadı.
Olmadı, istenmedi, bir şey yapılmadı.
Belki hâlâ vaktin var, belki hâlâ bir umudun var.
Yani olabilir tabii öyle bir şey de.
Olabilir, tabii ki ne hadi fırlayıp gitsene.
-Evet ya! -Evet!
Ay bekle beni Demir! Bir daha da bu asansöre binmem, ben merdivenlerden gidiyorum.
Ben de inşallah çok pişman olmam.
(Müzik - Hareketli)
-(Nilüfer) Canım. -(Tarık) Ha?
(Tarık nefes sesi)
(Tarık) Bir tanem nasılsın? (Öpücük sesi)
İyiyim hayatım, hoş geldin.
-(Tarık) Hoş bulduk. -(Nilüfer) Durum ne tatlım?
Durum şu.
Şimdi, ee...
Ay Tarık, bana yalan falan söyleme sakın! Ne oldu ne bitti her şeyi anlat!
Birtanem böyle olmasını istemezdim ben.
Ne olmasını istemezdin?
Ne yapsaydık yani?
Aşkım keşke zamanı geri alabilsem.
Hayda!..
E madem pişman oluyorsun, neden yapıyorsun ki?
Nasıl pişman olmayayım? Yani kolay mı sanıyorsun?
Ay bırak şimdi kolayı, huzuru Tarık yani öldü mü?
-(Tarık) Kim öldü mü? -Fare.
-Ha sen onu mu diyorsun? -Evet.
Ben ona kışt dedim kışt dedim, kaçtı apartmandan bitti, gitti.
Oh çok şükür.
(Müzik)
Oh!
Senin neyin var hayatım?
Aşkım bak.
Benim, sana söylemem gereken çok önemli bir konu var.
(Müzik)
Bak, durum şu ki...
(Telefon zili sesi)
Ah pardon.
(Telefon zili sesi)
Japonya'dan patronum arıyor ya.
Aa..
...dur bakıyım ne diyor şuna?
Alo?
(Müzik)
(Japonca konuşma)
(Nesrin) Ne güzel şeyler hazırlamışsın? Çok zahmet etmişsin Nilciğim.
Yok canım ne zahmeti? Bana terapi gibi geliyor bazen.
(Gülme sesi)
Bir daha arayı açmayalım Nesrinciğim.
Açmayacağız, açmayacağız.
Yahu Hulusi de burada olsaydı keşke. (Kapı zili sesi)
(Nesrin) Çok sevgilerini iletti, selamları var.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
Aa!
(Gökçe) Çekil bakayım sen!
Durun! Bu isteme yapılamaz!
(Demir) Gökçe!
Ay çünkü bu kadın ee zengin avcısı yani...
...Demir Bey'i ağına düşürmek istiyor. Ayrıca Demir Bey'in hiçbir şeyden haberi yok.
(Müzik - Hareketli)
Bu kadın kim? Tanıyor musunuz?
Ne yazık ki?
Ay ama bana çok teşekkür edersiniz sonra Nesrin Hanımcığım.
Bu ne hadsizlik? Evimden çıkar mısınız lütfen.
Ne oldu tatlım? Zoruna mı gitti gerçekler?
Kızım benim adım Gökçe, Demir'i yedirtmem sana.
Kendisi benim korumam altındadır.
Pardon.
Ben Gökçe adına özür diliyorum.
Yanlış anlaşılma oldu herhalde.
Hayır, yok!
Ya vallahi bu kadının gözü senin paranda.
Gökçe!..
Yeter!
Ama ya ben seni korumaya çalışıyorum.
(Demir) Koruma Gökçe, koruma!
(Gökçe) Hayır, Demir Bey ben sizi koru...
Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle ben Nil'i istiyorum.
(Müzik - Duygusal)
-Ama Demir! -Gidebilirsin Gökçe.
(Müzik - Duygusal)
(Tarık) Birtanem!
(Nilüfer) Ne oldu aşkım? Bir şey konuşacaktın benimle.
Ya Japonyadaki patron bir ilaç işine girmiş, gel beraber çalışalım diyor.
Bir önceki maaşımın tam üç katını verecekmiş.
Ha!..
E çok güzel de.
Bu tekrar Japonya'ya gidiyorsun mu demek oluyor?
Evet, ya galiba.
-Olabilir. -Hım!
Kabul edecek misin peki?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kaan) Gökçe!
(Kaan) Gökçe bir dursana.Hey!
(Gökçe) Ne? Ne yapacaksın? Bağıracak mısın yine bana?
Ya tamam bak özür dilerim geçen gece...
Evet, tamam benim canım yandı. Senin yanına geldim
Ama belli ki sen beni görmek bile istemiyorsun.
Ben seni arkadaşım sandım ya.
Ya ben senin arkadaşın değilim!
(Öpücük sesi)
(Müzik - Duygusal)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesi Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç
Seslendiren: Çiğdem Yeşilırmak
Alt Yazı: Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal
Son Kontroller: Fulya Akbaba / Dolunay Ünal
İşaret Dili Tercümesi: Hasan Hüseyin Korkmaz
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.