All language subtitles for 11 2011 turk Kolpacino.Bomba.2011.1080p.WEBRip.x264.AAC5.1-[YTS.BZ]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.BZ

Official YIFY movies site: YTS.BZ

Adım Reşat.

İnsan oğluyum.

Hayatım boyunca herhangi bir mesleğe bağlı kalmadım, hastası da olmadım.

Benim hastalığım başka.

Yılın 365 gününün 100 gününü bomba yaparak geçiririm.

35 gününü all the time pompa desek.

45 gününü de kuzenlerimle beraber geçiriyorum.

Aile saadeti hesabı.

60 gününü de alışveriş desek.

Geriye kalır 125 gün.

125 günde ne yapılabilir?

Evlenilebilinir. Dünya turuna çıkılabilir.

Profesyonel aşçı olunabilir.

Borsa, bahis, at yarışı, futbol turnuvaları…

Sıkı çalışılırsa inceden fit bir vücuda sahip olunabilir.

Herhangi bir siyasi partiye girip başka bir partiye geçilebilir.

Kullandığın arabadan sıkılıp bir üst modele geçilebilir.

Kilo alıp, verilebilir.

Her şey yapılabilir.

Varoş bir ailenin tek erkek evladıyım.

Rahmetli babamın en büyük mirası hayalleriydi.

İyi kötü bir evimiz, iyi kötü bir arabamız olacak, geçinip gidecektik.

Allah rahmet eylesin.

Eylesin de ne oldu? Ha?

Sıfıra sıfır elde var sıfır.

Erkek çocukları babalarını örnek alırlar.

Onun gibi yürür, onun gibi durur, onun gibi konuşurlar.

İyi de ben şimdi rahmetlinin nesini örnek alayım?

Cin başka, peri başka.

Benim en büyük hayalim ne biliyor musunuz?

Bu bankayı soymak.

[silah sesi]

[erkek dış ses] Ne demiştik?

Para darphanede basılır, imzası atılır, banknot yapılır,

akar gider ağa.

[Pelin Yılmaz'dan "Arapsaçı" çalıyor]

Binlerce pis, binlerce temiz el değer paraya.

Para için dilenecek en güzel dilek pis tarafını tutmamaktır.

Bir de tutarsan…

Babam Burcu'nun mantarlı sotesini yedikten sonra

beni kızdan ayırdı.

İş arkadaşı Kemal Bey'in kızıyla evlendirdi.

Bu yıl ikinci yılımızı kutluyoruz.

Eşim Cemile, sosyete kızı. Alışveriş manyağı. Aklı fikri şüphecilik.

Annem mürüvvetimi göremedi. Mutfakta yemek yerken vefat etti.

Babam için bu evlilik çok önemli. Benim içinse babam.

Adamın dibi dibi.

Bir lira para verdiği yok ama olsun, yine de babamızdır.

Bizde de kader yok ki ağa.

Emlakçılık yapıp, üç kuruşluk komisyon ile geçiniyoruz.

Yani zenginlik içinde tersoluk.

Kayınpederim Kemal.

Parayı 2000'lerde bulan milenyum zenginlerinden.

Arsa, borsa, factoring derken güzel bir saltanat kurmuş İstanbul'da.

Benim için Türk Lirası'yla beş kuruş etmez.

Her şeyini de babama borçludur.

Vur patlasın çal oynasın. Kayınvalidem Nurdan.

Onun için ne diyebilirim? O bu dünyaya sadece koparmaya gelmiş.

Parayı en güzel o yiyor ağa.

Geçenlerde babam cüzi bir miktar paraya sıkıştı

her daim kasasında beş milyon nakiti olan akrep Kemal Efendi

çıkarıp bir lira vermedi.

Nankör ağa nankör. Sarkozki kayınpeder.

Sesimiz çıkmıyor içimize atıyoruz. K-9 gibiyiz anasını satayım.

Gel damat, git damat. İç güveyi yaşıyoruz arkadaş.

Barın müdürü Mertay.

Yüz yüze tanışmıyoruz ama ismen birbirimize uyanıyoruz.

Ve sarışın kedim Şale.

Dört aydır beraberiz. Ufaktan manitam olur.

[iç çeker]

Yalnız son iki haftadır menopozlarda. Canlı lazım deyip duruyor.

Yoluna mı çıktı anlamadım.

Barın sahibi Nedim.

Eski bitirimlerden. Aftan yararlanıp çıktı.

İkinci barı açıyor şimdi, Kapsül bar diye.

Paranoyağın teki.

Eski mevzuya gelince üç maymunu oynamaya devam ediyoruz.

Yalnız maymunlardan biri ağzını açtı onu da yanıma aldım.

İyi çocuk da sinir hastası.

Abi bana bir imkân ver deyip duruyor.

Olayın her yıl dönümünde Şahin'in galeride buluşup yemek yiyoruz.

Allah'tan şu ana kadar hiçbir şey çıkmadı.

Tayfun, Sabri abiyle ticarete atıldı. Ama sermayeleri yok.

Parayı benden istiyorlar son bir aydır. E biz de mantarız baba.

Yalnız son dört aydır bu Sabri abide bir tuhaflık var.

Bir kanatları eksik yani.

-Özgür Bey. -Buyurun.

Peki bu duvarı yıkıp yerine portmanto yapabilir miyiz?

Taşıyıcı kolon var mı?

Yani alçıpan benim bildiğim kadarıyla. Mimar servisimizle konuşup halledilebilir.

Ücreti neyse takdim edilebilir. Yapılır yani.

Olur olur. Bakarız.

Ben mutfağı göremiyorum. Mutfak nerede?

Mutfağımız ön planda değil. Gömmeli hanımefendi mutfağımız.

Nasıl gömmeli anlayamadım?

Sonradan gömme. Buyurun ben izah edeyim.

[duyulabilir konuşma yok]

Mutfağımızın şekli budur hanımefendi.

Daha önce bu şekilde değildi. Yalnız bizim mimarlarımız

bir grup çalışması yaptı bu pozisyona getirdiler.

Biz de buna karar verdik.

[mesaj sesi]

[müşteri] Güzel çalışma.

Teşekkür ederim. Sağ olun.

İsterseniz şöyle balkona doğru geçelim. Buyurun.

Ufak da olsa salonumuzda şöyle bir balkonumuz var.

Ne de olsa idare eder.

Ya inanır mısınız bu evin en güzel özelliğinden bir tanesi de havası.

Şuranın güzelliğine bakın. Bir şeye dikkat ettiniz mi?

Ne gibi? Pardon?

Canım, sen bana anlat. Ben dikkat ederim.

Bayanları ilgilendiren bir mevzu. Güney cephesine bakıyor evimiz.

Hani güneş görüyor.

Bahçeye doğru gidelim isterseniz. Hanımefendi mi beyefendi mi?

Beyefendi öncelikli. Hanımefendi arkadan! Ben geçeyim.

Bahçemizde görmüş olduğunuz bütün ağaçlarımız İtalyan’dır.

-Bu ağacın adı Pradamella. -[mesaj sesi]

Afrodizyak kokusuyla bambaşka bir hava katıyor.

Hanımefendi şuraya bir bakın yani gözünüzü seveyim ya.

İnanın bana oksijen deposu.

Galiba buluta girdi güneş. Beş dakikaya çıkar. Odaları gezelim.

Buyurun.

-Ben birazdan dalarım bu herife. -Yapma.

Ne telefon sevgisiymiş bu ya.

Bu tarafta küçük bir odamız var beyefendi.

Hobi odası olarak kullanabilirsiniz. Yani masaj odası olabilir.

Hemen yanında çok şık 80 m2 ebeveyn banyosu ile misafir odamız var.

Bazı hanımefendiler, işte graniti su damlıyor,

efendime söyleyeyim, işte ne yapıyoruz,

parkelerimiz paramparça oluyor su yüzünden falan diyor.

Burada emmeli banyomuz var. Silikonları takılmış, vakumlu.

En ufak bir su izi belli etmiyor. Yani bunlar İtalya’dan özel geldi

-[telefon çalar] -Bu evin şıklığı çok başka. Çok pardon.

-Alo? -Aah, Özgür, sen gelmedin

kendi işimi kendim hallediyorum. [inlemeler]

Ne ayaksın oğlum sen?

Nasıl, bana mı diyorsunuz?

-Anlayamadım! -Bütün gün porno mu seyrediyorsun sen?

Yok beyefendi ne alakası var?

Ne bu lan? Gömmeli mutfak, emmeli banyo.

İnişler, çıkışlar, pozisyonlar. Yok afrodizyak ağaçlar.

Telefondan gelen abuk sabuk sesler!

Ayıptır ya. Tanıyor musun sen beni?

-Yok, tanımıyorum. -Komşu sayılırız şurada be.

İlk defa ev bakmaya gelmiyoruz. Konuşmalarına biraz dikkat et.

Yürü Muzaffer, gidiyoruz.

-Pezevenge bak ya. -Sinirlenme hayatım.

Beyefendi bakın, bak öyle küfürlü konuşmayın.

Ben size burada mesleğimin haricinde ters bir laf etmedim.

Ben burada size kaliteli bir yaşam sunuyorum.

-Yürü git lan. Kendi yaşantına bak sen. -Bakmazsam ne olacak?

-Ne diyorsun lan? -Bahadır!

Soruyorum abi, bakmazsam ne olacak diye?

Bahadır lütfen. Bak, yanında ben varım.

Yavşağa bak ya. Sen önce karının adını düzelt.

Muzaffer diye kadın ismi mi olur?

Evet, sıfır sıfır. El değmemiş, pırıl pırıl. Tabii, tamam.

-Yani gelip bakabilirsiniz. -Nerede kaldın?

İlanda yazan fiyatlar. Her şey dahil. Her şey.

İç, dış tamamıyla bitmiş. Biz, kaba inşaat çalışmıyoruz.

Evet, kendi mimarlarımızın grup çalışması. Tabii tabii tabii.

Yarın öğleden sonra, olabilir.

Kaç derseniz. Fark etmez. İki, üç.

Tamam kolay gelsin. Sağ olun iyi günler.

Ne haber?

Nerede kaldın?

Müşteriler hayatım, bırakmıyorlar ya.

-Ne içersin? -Her şeyi.

Ne haber lan it. Ne haber?

-[havlar] -Bak ya, bak!

Şale şunu gözünü seveyim şuradan al bak elimde kalacak.

Allah aşkına. Şuncacık şeyin ne zararı var sana ya? Değil mi kızım?

-[inler] -Değil mi kızım?

Şunu elleyip bana dokunma gözünü seveyim. Kılından kist bulaştıracaksın ya.

Aşk olsun Özgür ya. Of!

-Lan. Lan! -[mesaj sesi]

-Mesajın var. -Ay dur bakma!

Hayatım arıyorum arıyorum açmıyorsun…

Ya sen bu lavukla niye gö…

Bu niye seninle bu kadar çok samimi samimi, geniş geniş konuşuyor?

Hayatım, iş arkadaşım. Beraber çalışıyoruz yani.

Ne var?

Zaten başka bir şeyi düşünürsem keserim onu. Haberin olsun.

Saçmalama.

Kızım, canım.

Sen şimdi burada uslu uslu otur. Anne ile babayı izle, tamam mı canım?

Şale, ne yapıyorsun sen ya?

Bir filmde görmüştüm çok hoşuma gitti. Şimdi sana uyguluyorum.

Böyle, güzel enerji, pozitif elektrik için.

Hayatım sendeki elektrik GAP'ta bile yok, ama farkında değilsin galiba.

Bak mundar edeceksin meyveyi. Gerek yok ki ya. Kıl bulaşıyor.

-Gel boş ver ya. -Şşt.

Ay Özgür, hızımı kesme. Ay lütfen.

Tamam hadi.

Hoşt! Ya şunu al şuradan. Allah'ını seversen Şale. Gözünü seveyim.

Özgür, sen ondan korkma. Benden kork!

Nasıl korkmayayım bebeğim? Bir ton ısırıyor onlar biliyor musun sen?

[Şale] Şşt.

Özgür, başkası yok değil mi? Ha? Özgür. Özgür. Özgür!

Özgür, sen bana ne dedin? Kimseyle görüşme ben halledeceğim dedin.

Yani kırk kişi bekliyor. Bir tek ben değilim ki.

Ya güzelim, bebeğim. Konuşuyorum, söylüyorum.

Diyorum ki ya böyle böyle bir durumumuz var.

Bir haftadır arıyorum müdürlerini firmaların. Yok kardeşim.

Bayana sponsor olmuyorlar. Erkek sanatçı istiyorlar.

İbne midir nedir? Anlamadım yani.

İçme şu sigarayı Şale! Gözünü seveyim.

Benim böyle bir güzelliğim olsa elimi sürmem.

Çocuğunuz olmuyor ileride ya. Saçınıza, ağzınıza her şeyinize zarar be.

Keyfimden içmiyorum Özgür. Stresten içiyorum.

Kalk ya vur bir tane istiyorsan. Allah Allah. Kaça mal oluyor bu klip?

Şirketle konuştum. Protokol imzaladık. Montajı dahil, 30 bin lira.

30 bin mi? 30 bine Avatar'ı çekiyorlar be! Ne diyorsun sen Şale? Pazarlık yap.

Ama animasyonlar da var.

Olsun. Avatar'ın her yeri animasyon.

Allah Allah. 30 binmiş.

Bunlar açlık görmemiş galiba.

[telefon çalar]

-Alo? -Alo, Arif neredesin?

Arabaya benzin alıyorum Özgür Bey, buyurun.

Oğlum bak ben uyuyup kalırsam, hatırlat bana yarın,

tamam mı? Şale Hanımın hesabına,

işe gelmeden saat 11'de, 30 bin lira para yatıracaksın.

Bizim reklam gelirlerinden yatır. Ben hallederim. Tamam?

Hadi öpüyorum. Bay bay.

Al bitti ya. Bu nedir ya?

Sadece bunun için benim kalbimi kırıyorsun Şale.

-Hakikaten üzülüyorum. -Aşkım.

-Masaj yapayım mı sana? -Yap.

Ama gideceğim bak. Akşam yemeğe gelecekler.

Dur.

Dur dedim bak.

Özgür, ne olur yarın unutma.

Tamam ya. Ver bir gaga.

Leydi Gaga'm benim be.

Hadi.

[kadın] Alışverişte Paris'i tek geçerim. Gittiniz mi Kudret Bey?

Bana iki dubleden sonra her yer Paris.

İlahi dünür ya.

Aşkım hatırlıyor musun? O gün ta Champs Eliséez'ye kadar yürümüştük?

Nasıl unuturum. O gün bizi deli ettin ya.

Alışveriş yapacaksın diye bütün gün dolaşmaktan belim ayrıldı, belim.

Bir kokla bakayım. Kadın kokusu var mı?

Ne yapıyorsun oğlum, ne yapıyorsun? Kokla dedim içime giriyorsun ya.

Yarın 12'de kız seni arayacak. Telefonunu kapalı tut.

Olur Özgür Bey.

Şu manita işlerine biraz ara verelim Ganyotçu, bu nedir ya.

Karıya bak. Sen kalkıyorsun bana, "30 bin lira ver klibimi çekeceğim."

Ulan üç kuruş komisyonla geçiniyoruz. Milletin sıkıntısına bak. Ben anlamadım.

Arkadaş, ölüler de zannediyor ki diriler her gün helva yiyor.

-Ben de buna tutuluyorum. Buyur. -Doğru söylüyorsunuz Özgür Bey.

İnanın Allah'a, sizin gibi güzel bir delikanlıya bu işler yakışmıyor.

On numara bir aileniz, on numara bir eşiniz var.

Bak, bu işlerden başımıza iş alırız. Kurban olayım abi.

Ganyotçu, sen mahalle esnafıyla konuşmuyorsun oğlum.

Karşında Özgür var Özgür.

Bana sıkıntı verecek adamın aklını alırım ben.

Kendime ait olan şeyi söylüyorum. Karı kokuyor. Gitmek istemiyorum yani.

Yok abi yanlış anlama. Biz önceden önlemimizi alalım da.

Yoksa bizim tavuğumuza bir Allah'ın kulu kışt mışt diyemez.

Oldu. 12 gibi hesaba bakarsın, tamam canım?

-Hoş geldin hayatım. -Hayatım, nasılsın canım?

-Hayırlı akşamlar Arif Bey. -Onları al da. Görüşürüz.

-Görüşürüz abi. -Arifçiğim bay bay.

Hayırlı akşamlar.

Aha, işte geldi bizim Conult Turup.

-Donald Trump. -İşte ne boksa. Turup murup.

[kadın] O caddelerin güzelliği. O dükkânlar, binlerce dükkân var.

Arkadaş her gece aynı muhabbet. Oraya gittim, buraya gittimcilik.

Yedi bitirdiler bizi ya.

-Gel, geç karıcığım. -[Özgür] Hayırlı akşamlar.

Hoş geldin oğlum. Estağfurullah.

Baba, hoş geldin.

Anne nasılsın?

-Merhaba canım. -Merhaba.

Ne güzel şeyler yapılmış.

-Canım ne haber tekrar? -Lan oğlum otur.

Aşk-ı Memnu'ya çevirdin burayı. Önüne gelini öpüyorsun Behlül gibi.

Allah Allah. Bir de bu çıktı başımıza.

Pilav ister misin hayatım?

Canım ben sadece patlıcan alayım, sağ ol.

Bu ne?

Sarımsak sosu. Özgür, yiyecek misin onu?

E masaya koyuyorsun. Yiyeceğim yani.

Ama ben yemedim hayatım.

Ne yapayım?

Şimdi o Çekmece'deki yerler açıldı mı dünür, bunlar açılacak.

-Öyle mi? -Tabii, bir de Beylikdüzü'ndeki yer var.

[duyulamayan konuşmalar]

Hayatım, yemekte de durgundun. Önemli bir şey yok değil mi?

-Yok yok, bir şey yok. -Baksana haline.

Canım sıkılıyor, işlerden dolayı.

Babam sürekli takılıyor bana Donald Trump bilmem ne.

Ev satmayana yemek… Sanki ben zorla millete ev satacağım.

Zaten işler kötü. Lavuğun biri geldi kavga ettim.

-Boş ver hayatım. Sıkma canını. -Üf, abi kimse ev almıyor ya.

Adam geliyor granite bakıyor. Sanki kendi imal etmiş.

Sen ne yaptın?

Ben ne yapayım. Annemle Nişantaşı'na gittik.

Gezdik, dolaştık. Kahve falan içtik.

Özgür, her yerde %50 indirim vardı biliyor musun?

Böyle bir sürü şey aldık. Bütün gün dolaştık.

-Bana bir şey aldın mı? -Aldım aldım.

-Ne? -Gaz maskesi aldım.

Özgür, arkanı döner misin hayatım? Buram buram sarımsak kokuyorsun.

Hadi canım.

Cemileciğim, ben bunu keyfimden yemiyorum.

Yani bana laf sokuşturma.

Ben bütün gün sokakta geziyorum, donuyorum.

Öküz gibi donuyorum abi. O yüzden antibiyotik yani.

Ben senin onu neden yediğini biliyorum ama neyse.

Niye yiyorum?

-Niye yiyorum? -Neyse Özgür. Hadi canım, iyi geceler.

-İyi geceler. -İyi geceler.

Aman aman aman, sanki dümen tutuyorum sarımsağa.

Lambayı kapat lambayı.

-[Mertay] Bir aksilik çıkmadı değil mi? -[Şale] Yok yok, CD bende, merak etme.

Ne yapacağız?

[Mertay] Ne mi yapacağız? Mazlumu oynayacağız. Hadi, bana geçsene.

Bu ne kardeşim? Bu ne ha? Biz her şeyi devlete mi ödeyeceğiz?

Ne bu?

Bak kardeşim, bak.

Sana diyorum ki zarar göster. Tamam mı?

Sen bana bir yığın vergi getiriyorsun. Yani, ben bu kadar kâr etmiyorum ki.

Kemal Bey, elimden gelini yapıyorum valla. İnanın 50 tane yol deniyorum.

Bir sürü masraf çıkartıyorum. Ama kârımız çok fazla.

-Böyle faturayla falan olmaz. -E, ne yapacağız?

-Bir yol var aslında. -Ne?

-Hikmet Bey'in arsa var ya. -E?

Satın alacağız, bütün yatırımımızı da oraya kaydıracağız.

Orada istediğimiz gibi şişiririz maliyetleri.

İş merkezinin satışından gelen beş milyon lira hanımefendinin

banka hesabına transfer edildi zaten. Gerekirse bu arsayı da

damadınızın veya kızınızın üzerine yaparız.

Ticarette bir hile yapalım dedik ödümüz bokumuza karıştı ha.

Şu televizyonun sesini açsana.

Doğru dürüst konuşamıyoruz ki. Her yeri dinliyorlar.

İsyancıların yağması Türk şirketlerine ilk gün tam 40 milyon dolara mal oldu.

[Şale] Şşş. Hiç utanmıyorsun değil mi insanların hayalleriyle oynamaya.

Ulan karı! Ulan karı!

[Şale] Herkese haber verdim. Medyaya da. Neyse Özgür.

Ben bunun da altından kalkarım. Senin gözünde biz orospuyuz ya.

Sen bana sponsor olup klip çektirmedin ama ben sana çok güzel bir film çektim.

-Bütçesi de bir trilyon. Ruhsuz köpek. -[Cemile] Özgür.

Özgür, hayatım kahvaltı hazır. Hadi gel. Gözleme yaptım.

Canım, kahvaltı hazır.

Hayatım, Arap müşteriler gelecek. Ben gideyim. Görüşürüz.

Yüzün niye bembeyaz senin?

Yüzüm niye beyaz benim? Yüzüm niye beyaz, yani…

Dünkü yediğim sarımsak şimdi çıkıyor galiba. Hoh, bak.

-Hadi bay bay. -Beni öpmeden mi gidiyorsun?

Bebeğim gel. Kusura bakma.

Dört beş tane ev alacaklar da.

-Günaydın, Özgür Bey. -Günaydın. Yürü yürü yürü yürü.

Kubilaycığım canım tamam 30 koli mal alayım da

ne göndereceksin promosyon olarak?

Oğlum geçen gün dört tane dandik bardak göndermişsin.

Gönder 15 tane shot bardağı.

Hadi lan. Yerim sınırlı sayısını. Gönder 15 tane.

Şale Hanıma bak ya, tehdit mesajı atıyor bize.

Lan sen kimsin! Cesaret hapı yutmuş galiba.

Kim! Adamın var ya aklını alırım aklını.

Özgür Bey bana bir yol ver. Onları var ya tokat delisi yaparım. Tokat!

Sen dur. Sen karışma.

Dur dur, hat var galiba. Ben seni sonra ararım.

-Alo buyurun? -Şale orada mı, Şale?

-Şale Hanım yok. -Sen kimsin?

-Sen kimsin? -Ben Özgür.

Ben de Mertay. Memnun oldum.

-Ha yanlış oldu galiba, pardon. -Yok kardeşim yok yanlış numara değil.

Şale Hanım galiba telefonunu bana yönlendirmiş.

Ha, buyur. Mevzu nedir?

Bak, kaşara bak.

Mevzunun kahramanı sensin kardeşim. Sen konuş. Hadi buyur.

Aslanım siz bana bir sıkıntı vermeye mi çalışıyorsunuz ha?

Bak, o Şale'ye söyle daha benim gibi bir delikanlı görmemiş.

Onu var ya çok fena bozarım. Çok fena bozarım.

-Alo? -Alo, dinliyorum sizi.

[Arif] Özgür Bey, Allah aşkına bana da verin.

-Alo! Telefon kaşarlığı yapmayın oğlum! -Dur! Uslu dur!

Ya siz neredesiniz? Yerinizi söyleyin bana, ben geleceğim.

Neredesiniz siz?

Ha. Ha. Ha. Ha.

Alo! Alo! Kapandı.

Abi, abi sen bana imkân vermiyorsun.

Dayımın çocukları cinayetten yeni çıktılar.

Bak, onlara etek giydirmezsem namussuzum, şerefsiz evladıyım.

Bak abi onların kulaklarının dibine ineceksin, çat çat iki tane sıkacaksın

Patates sıçarlar patates.

Benim dayımın çocukları var ya, mermiye kafa atıyorlar.

[lastikler öter]

Allah belanı versin senin be!

Alo.

Sana demedim birader. Bir kaza oldu da. Ben sana sonra döneceğim. Bir dakika.

Ah be oğlum be! Arabayı mahvettin be.

-Geçmiş olsun beyefendi. -Sağ olun.

Kusura bakmayın, bir anlık dalgınlık.

Buyurun ben gayrimenkul danışmanıyım. Aramızda anlaşalım.

İstiyorsanız şöyle alalım trafik sıkışmasın.

Ne yapıyorsun oğlum sen? Sen ne yapıyorsun? Arabayı mahvettin lan.

Vallahi ne olduğunu anlamadım Özgür Bey.

Neyi anladın ki lan bugüne kadar, Arif, neyi anladın?

[korna sesleri]

Şu tarafa al arabayı, trafik sıkışık.

[korna çalar, lastikler öter]

Hadi kardeşim on dakikadır bekliyoruz burada.

Al biraz sağa da biz geçelim bari.

2 dakika bekle abi. Namazdalar çıkıyorlar.

Dat dat ne basıyorsun mübarek yerde kornaya?

Ne yani? Biz Allah'ın kulu değil miyiz? Bir şey mi dedik?

Biraz kenara al dedik. Canını mı istedik?

Biz de sana tane tane insan gibi anlatıyoruz. Bak arabanın sahibi geliyor.

Anahtarı burada olsa ileri geri alır sizi de bu kadar mağdur etmezdik.

Tamam birader, tamam tamam.

Evladım, mübarek cuma günü kimseyle tartışma.

[şoför] Allah kabul etsin abi.

[Sabri] Sağ ol.

İnsanlarla sokakta tartışmayın. Alttan alın oğlum, alttan alın.

Sabrımızın ayarı ile oynuyorlar Sabri abi.

Siz de benim gibi camiye alışın.

İki üç rekat namaz kılsanız manen huzura kavuşur

kimseyle de münakaşa etmezsiniz.

Güzel abim. Seviyorum seni. Allah başımızdan eksik etmesin.

Baksan abi suratındaki nura ne güzelde rahmana geliyorsun.

Mevla’m bize nasip etmiyor demek ki.

Yoksa on numara namaz kılarım abi.

-Çok yaşa Tayfun abi. -Sağ ol.

Çok yaşa demeyin evladım. O gavurun icadı.

Ya Rabbi şükür deyin.

Kimin az kimin çok yaşayacağını bir tek cenabı hak bilir.

Tabii doğrudur.

Ama bir de mesela hapşırdığın zaman bütün organların dururmuş.

Kalbin dahi duruyor yani o esnada.

Mesela dikkat et abi,

gözleri açık hiçbir delikanlı görmemişsindir hapşırırken.

Hapşırık metabolizmayı bozduğu için o yüzden söyledim abi.

Yoksa tabii sizin lafın derinliğine gelince de

ya Rabbi şükür demek daha mantıklı oluyor.

Bu gene üfledi mi lan?

A, abi bak gönül koyarım ama.

Ben mesai saatleri içinde böyle şeyler yapmam.

Bak boğazıma. Antibiyotik alıyorum, bak.

Özgür aramış. Alo Özgür.

Birader bu müptezeli benim başıma niye bela sardınız siz ya?

Hayırdır ne oldu?

80 bin Euro’luk arabanın içine sıçtı Tayfun. İçine sıçtı ya.

Araba ikiye ayrıldı abi.

Allah Allah. Geçmiş olsun birader. Var mı yapılacak bir şeyler?

Yok. Başka bir mevzu var.

Siz Şahin'in galeriye geçin, ben oraya geliyorum. Tamam, hadi.

Tamam, Şahin'in yerinde görüşürüz.

Bana bak! Para işini konuş. Beni o fındıkla muhatap etme.

Tamam abi.

Canım lütfen yalnız gitme. Muhakkak yanına iki üç tane adam al.

Şale, rahat ol. Ben kötülerle nasıl konuşmam gerektiğini gayet iyi bilirim.

Aha, CD burada işte. Kasaya koyayım da gelip alsınlar bakayım.

Yalnız senden bir şey rica ediyorum. Bak, ben Nedim abi ile konuşurken

göz göze ol benimle tamam mı? Ne dersem onayla.

-Ya Mertay. -Ne?

Nedim abiyi hiç karıştırmasak mı? Ya adam dengesizin teki.

Nedim abi iyi bir güç.

Heh, adres geldi.

Elime düştün Özgür efendi.

Ay, bir kavga gürültü olmasa bari.

Kiminle? Benimle mi? Ne diyorsun dağ başı mı burası?

Çakalla çakal olmam ben.

[adam] Özgür hoş geldin.

-Selamünaleyküm, kolay gelsin Şahin. -Aleykümselam.

Abi ben bir lavaboya geçeyim.

Ya geç! Nereye geçiyorsan geç! Benden uzak dur. Bizi bitirdin be!

Ne oldu ya hayırdır?

Kaza yaptık. Araba pelte çıktı.

Büyük geçmiş olsun. Sizde bir şey yok değil mi?

Bende bir şey yok da bu geri zekâlı kendini arabaya sıkıştırdı.

Manyak mıdır nedir ya.

Canını sıkma ya. Kaskodan hallederiz. Cana geleceğine mala gelsin.

-Dayı, üç çeyrek daha yapsana. -Tamam abi.

Vay Sabri abim. Abi hoş geldin ya.

-Tayfun, hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Merhaba birader. -Eyvallah.

-Sabri abi hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Merhaba. Ne haber abi? -Ne haber?

Ne oldu Özgür? Nedir mevzu?

Başımıza bir bela aldık. Sorma be. Anlatacağım, dur.

Şu telefonları bırakalım da. Bir beş dakika oturabiliriz değil mi?

-Geç geç. Keyfine bak. -Gel. Bırak gel telefonu.

-Abi kokoreç yer miyiz? -Vallahi fena olmaz.

-Vallahi yeriz. Karnımız da aç. -Dur söyleyeyim.

Dayı, üç tane daha atsana bize.

Hayırdır lan mevzu nedir?

Benim dört aydır takıldığım şarkıcı karı yok mu Şale.

-E? -Bizi filme aldı kanka.

Yok ya?

Abi, kız kurnaz. Tam gaz yolunda. İki kişiyi aynı anda elinde oynatıyor.

Bizimkine dedim ki, bak Özgür abi kurbanın olayım yapma, etme.

Bu kız seni koparacak ameliyat edecek, hava gazı.

E tabii şimdi öbür lavukla birbirine düşünce

götüne yılan kaçınca, aklını kaybetti.

Sabri abi, Tayfun, Ganyotçu. Abi inan Allah'ına metabolizmamı bozdu.

Tır bizi lime lime ediyordu be abi.

-Lavuk kim? -Kim? Ben!

Tayfun, sen Özgür kardeşini unuttun galiba. Tanımıyorsun.

Bizim kimseye eyvallahımız olmaz kardeş.

Biz de tek başımıza bir makineyiz yani.

Yalnız bu lavuk birilerinden bence yani tahminime göre bir güç alıyor.

Güç aldığına göre bize kumpas yapıyor yani.

Yani ben başka şeylerden şüpheleniyorum.

Eğer kayınpederimin, babamın kulağına giderse

harbiden beni delik deşik ederler Tayfun.

Beni karı, kız işine bulaştırmayın oğlum.

Bir ton katara takacağız şimdi.

Nereden söyledim? Nereden söyledim?

Tayfun'a haber verin de gidelim.

Şu Özgür'le hiçbir enerjim uyuşmadı.

Ne zaman suratını görsem başıma bir olay geliyor.

Kardeşim, kitapta yazıyor, kitapta.

Kumardan, alkolden, uyuşturucudan uzak durun.

Ama, zinadan kaçın diyor. Kaçın.

Kardeşim, biz de erkeğiz ya. Ama fren yapmasını biliyoruz.

Şuradan bir yarım daha söylesene. Acısız olsun.

-[telefon çalar] -Dayı, bir yarım daha. Acısız olsun.

Ha, Mertay arıyor.

Hah, geldin mi? Tamam in in. Tam orada in.

-Merhaba Özgür Bey. -Merhaba kardeş, gel.

Mertay, değil mi? Eyvallah.

Arkadaşlarım. Misafirlerim var. Buyurun.

Gel böyle gel birader, oturalım. Şöyle buyurun.

Gel Tayfun sen de.

E, nedir mevzu?

Özgür Bey, ben konuya vakıf değilim.

-Şale bana yönlendirmiş telefonu. -Hı?

Hayır bilsem konuyu konuşacağım.

Yani sizinle tartıştıktan sonra aradım, ben de ulaşamadım.

Konuyu bilmiyorsan anlatalım Mertay kardeş.

O Şale Hanıma söyle, onun yürüdüğü yollarda

bizim hâlâ ayak izlerimiz duruyor. Gitsin baksın.

Ha, sevmiyor muyum? Seviyorum. Sevmeden ilişki olur mu, olmaz?

Ben bu kızı sevdim kardeşim.

Ama şimdi istemiyorum. Ne yapacaksın? İstemiyorum yani.

Bu karı, seninle beni aynı anda idare ediyormuş demek ki.

Konu bu mu?

Bu. Ne konuşacaktık seninle? Bütçe görüşmesi mi?

Hayır konu buysa tamam, konuşalım.

Bana Özgür'den ayrıldım dedi.

Evli olduğunuz için bu ilişkini sonu yokmuş.

Hatta geçenlerde bana evlenme teklif etti, Özgür Bey.

Bu ne ilişki lan ha? Aynı kızı ikisi mi düdüklüyorlar?

Tövbe ya Rabbi!

Lan biraz evvel ben ne anlatmıştım zina ile ilgili he. Buyur.

Bak, ona söyle, onun güvendiği dalların aklını alırım.

Gece odalarına gelirim. Ben de böyle bir delikanlıyım.

-Anlatabiliyor muyum? -Haberim yok ama olur, söylerim Özgür Bey.

Lan sen bize burada kelime oyunu mu yapıyorsun amcık!

-Ne oluyor lan! -Şşt, hayırdır!

Ganyotçu!

Bak, sana buradan bir koyarım var ya, Medine dilencisi olursun ha!

Kime teşkilat koyuyorsunuz lan siz?

Kendine gel, kendine.

Beyler, ben buraya kardeşçe geldim.

Oğlum, sen kime kafa atıyorsun, ulan!

Uygar olun! Uygur olun!

-Uygar olun! -Kime yapıyorsun lan?

Bir dakika, bir dakika lan, bir dakika.

Bana bak oğlum, git o Şale'ye söyle, ona iki saat müddet.

O CD'yi getirmezse, onun aklını alırım. Çık git lan!

Yürü lan. İbne! Sabah yürek yemiş buraya gelmiş.

Yürü lan, götoş! Yürü lan!

Git bir bak, git bir bak, arabaya bindi mi, git bir bak.

Yavşağa bak ya. Gel şurayı düzeltelim, gel.

Atacaksın iki tane böyle ibnelere ya! Ne yüz veriyorsun abi!

-Sabri abi, kusura bakma. -Estağfurullah. Keyfine bak.

Bir su ver ya. Su su.

-Artist ya. -Sinirlerim boşaldı ya. Pezevenge bak.

Gelmiş, racon kesiyor.

Nedim abi, ben senin ekmeğini yedim abi.

Dört, beş aydır da mekânlarında müdürlük yapıyorum.

Sana bir yanlışım oldu mu abi? Olmaz, ben sana yanlış yapmam abiciğim.

Ben Şale'yi seviyorum. Gerçekten seviyorum abi.

Bizim aramızda böyle seviyeli bir ilişki var.

Tamam, bazen küsüyoruz, kavga ediyoruz.

Ama, biz birbirimiz için yaratılmışız abi.

Anlıyorum.

Ben de delikanlıyım.

Dört, beş lavuk birden saldırdı üstüme abi, çullandılar.

Kız istemiyorum diyor. Kızı sıkıştırıyorlar.

Dövüyorlar. Kız istemiyor abi.

Ama bunu anlamıyor lavuk.

Sonra bunu gurur meselesi yaptı. Saplantıya dönüştü.

Zaten psikopat, şımarık, zengin piçin teki.

-Ne iş yapar bu Özgür çocuk? -Emlakçı abi.

Bana da sponsorun olacağım, klibini çekeceğim diye vaatlerde bulundu.

Dört aydır oyalıyor. Bahsedince de kızıyor.

Siz de erkeksiniz, Nedim abi. Hiç zorla güzellik olur mu?

İstemiyorum onu.

Anlıyorum canım, anlıyorum.

Hayatım, ortalık deliden, psikopattan, kolpacıdan geçilmiyor ki.

Hayır, hangi birine ceza vereceğiz?

Çakal bir de sürekli müşterimizmiş, değil mi?

Evet abi, ayda bir iki kere gelir ailesiyle.

Gördüğüm kadarıyla da, on numara bir aile abi.

Tam hokkabazmış ha?

-Bir de gizli kayıt yapmış kıza. -Mertay!

Dur, Mertay falan deme Şale, anlatacağım.

Ne diyorsun ya?

Vallahi abi. Böyle sapıklıkları da var herifin yani.

Aha, Sor Şale'ye, gizli kamerayı o görmüş abi.

Ben ona burada bir antrenman yaptırırım, torunlarına anlatır.

[Gökalp Ergen'den "Never Think About You" çalıyor]

Arıyor. Alo? Ha birader?

Ha buyur?

Barda mısınız?

Tamam, geliyoruz bekleyin, bekleyin geliyoruz. Hadi bay bay.

Ben size ne dedim? Kaşar bu ya, güveniyor birilerine yani.

Hadi beyler, kardeşler bizi bekliyor, kalkın kalkın.

-Sabri abi, gacılar fena. -Ya bırak, hâlâ… Tövbe…

-Selamünaleyküm, hayırlı işler. -[telefon çalar]

Pardon beyler, biraz sessiz olabilir misiniz?

Eşim arıyor da.

-Alo. -[Cemile] Alo.

-Efendim canım? -Özgür neredesin?

Hayatım söyledim ya, bugün Arap müşteriler gelecek diye.

Kumkapı'ya geldik, göz boyama şekli. Üç, dört daire bakıyorlar yani.

Anladım hayatım. Babam sabah bankadaki işi unutmasın dedi.

Tamam, hadi iyi akşamlar, görüşürüz.

Kusura bakmayın, buyurun.

-Beyler hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

-Ayakta kalmayın, böyle buyurun oturun. -Buyurun. Buyurun.

Beyler hoş geldiniz. Adım Nedim. Mekânın sahibiyim.

Ben Özgür, memnun oldum.

Her ne kadar yüz yüze tanışamasak, mekânınızın menüsü çok güzel.

Teşekkür ederim, o sizin güzelliğiniz.

Biz çok keyif alıyoruz. Daha doğrusu alıyorduk.

Ne zaman mekânınızın menüsü tabldota bağlandı

o zaman kabak tadı vermeye başladı.

Ya kusura bakmayın Nedim Bey ben de mındar yiyemiyorum yani.

Pardon Özgür Bey, siz emlak işi ile mi uğraşıyordunuz?

Evet, gayrimeşur danışmanıyım.

Özgür Bey.

Az önce bizim aramızda böyle, tatsız bir olay yaşandı.

Böyle şeyler olur. Biz bunu sineye çekelim el sıkışalım, bu iş kapansın Özgür Bey.

Sineye çekmezsek ne olacak?

Kardeş, müsaade et, lafımı bitireyim.

Galeride de söylediğim gibi Özgür Bey, ben Şale'yi seviyorum. O da beni seviyor.

Sizi istemiyor. Tamam, bir hata olmuş.

Yani, karşılıklı bir hata olmuş. Görüşmezsiniz olur biter, ha?

Mertay kardeş, size bir enerji patlaması, bir özgüven gelmiş yani.

Kusura bakmayın, biz de üç onluk delikanlıyız.

Kimle, ne zaman, ne şekilde konuşacağımıza bırak da, biz karar verelim ağa.

Özgür kardeş, müsaade edersen, iki kelime de ben konuşabilir miyim?

Buyur, Nedim kardeş, müsaade senin.

Teşekkür ederim.

Her iki şahıs da personelim olur. Mertay'ı da kardeşim gibi severim.

Mevzuyu bana anlattı. Ben bir dinleyiciyim.

Bu şu demek değil ki, buraya geleceksiniz, mekânımıza davet edeceğiz,

burada bize kinayeli kinayeli laflar sokacaksınız.

Yok tabldot yemem, yok mundar yemem.

Yani, adam zaten olayı düzeltmek için mevzuyu açıyor

ama siz düzeysiz bir konuşma yapıyorsunuz yani.

Yani kusura bakmayın ama sizin karşınızda da çocuk yok yani.

Hayırdır, İngiltere Prensi ile mi konuşuyorum?

-Ne diyorsun lan sen? -Sen ne diyorsun?

-Ne diyorsun oğlum? -Ne diyorsun ulan?

Kabadayılık yapmayacaksınız oğlum!

Bizi böyle gördünüz Karamürsel sepeti mi zannettiniz lan!

Adamı madam yaparız, madam.

Bizim bir bu kadar da yerin altında var oğlum.

-Topla lan, topla, topla. -Alın oğlum alın bunları.

Alın oğlum, o piçi alın lan.

Asıl piç, bu işte. Piçsin oğlum, piç!

Ben bu dünyadan değilim, evladım. Bak, cebimde hastane raporum var.

[anlaşılmayan bağrışmalar]

Ben şimdi sizi buraya niye topladım?

Mertay kardeşim mevzuyu anlattı.

Hayatında şimdiye kadar fiske yememiş bir adama vurdunuz.

İtalyan mimarisi dekorlarıma ateş ettiniz.

Solistimle birlikte oldunuz.

Her bir şeyi yaptınız. Oldu mu? Olmadı.

Bir adamın mekânına delik açarsanız, o adam da sizin götünüze deliği açar.

Şimdi sizinle residence fisting oynayacağız.

Müziği başlatacağım.

Bir müddet bunun etrafında oynayacaksınız.

Müziği durdurduğumda bunun üzerine oturan, ihaleyi alır.

Ayakta kalanı vururum.

Yarısı yerin altında olan kardeş, anladın mı?

Anladım abi.

Sen film yapmışsın ya

benim filmim de bu, emlakçı kardeş.

Çek. Maestro.

[Sinan Kayabaşı'ndan Apache (Percussion) çalıyor]

Oynasanıza lan!

Oynayın lan!

-Dön dön. Etrafında dön. Dön! -Burada? Burada dön.

-Seri seri. -Tamam abi tamam. Bak bak.

-[müzik kesilir] -[Özgür] Beyler oturun buyurun.

Otursanıza lan!

[silah sesleri]

-Otursanıza lan! -Abi kurban olayım.

Tamam abi oturuyoruz. Gözünü seveyim hiç gerek yok.

Allah'ını seversen Nedim abi.

Yani bak bu mevzuda bu arkadaşlarımın suçu yok. Ne varsa bende var abi.

Ne olur abi. Bir hata ettim be.

Özgür kardeş, kan parası lazım kan.

-Kan parası, ne kadar? -Sus ulan.

Bana bakın oğlum, 2 milyon lirayı dediğim tarihte getirdiniz getirdiniz.

Getirmezseniz bu kaseti bütün Türkiye'ye izletirim.

Nereden bulursanız bulun. Şimdi de siktir olun gidin.

[anlaşılmayan bağrışmalar]

Abi silahları alsaydık, abi.

Gel buraya Mertay.

Şuraya bak her tarafa sıçtılar. Ani harabelerine çevirdiler.

-Çık çık çık. Hadi hadi. -Yavaş birader ya.

Hadi yürü. Çık.

Birader, anahtar.

-Beyler, vale ücreti? -Nedim Bey'in misafiriyiz.

Bunlara 84 tane delikanlı yapacağım. Bunların var ya aklını alacağım, aklını.

[Sabri] Kimse beni hayatımda bu duruma düşürmedi.

Kısa metrajlı filmimizi de çektiler.

Ganyotçu, sen niye havaya ateş ediyorsun kardeşim?

Görmediniz mi, Özgür abime neler yaptılar?

Abi Allah'ını seversen semte gidelim, bir iki tane delikanlı alalım.

Tarayalım orayı ne olur abi. Kurbanın olayım ya.

Allah belanı versin, pezevenk. Ulan üstünde emanet de var.

Adamlara sıkacağına asma tavana sıkıyorsun.

Ulan sen de kal şunun üstünden. Kıçım geriye yapıştı. Kalk.

Esnaf adamı düşürdüğü hâle bak.

Ayağımı kestim galiba.

Lan ben sana ne demiştim ha? Ben sana ne demiştim?

Abi bana niye bağırıyorsun? Ben mi dedim gelin bunları giyin diye?

Ben de mağdurum abi. Görmüyor musun halimi?

Beyler ileride uygulama var.

Hayda.

Ganyotçu, eğ ulan kafanı.

Tavus kuşu gibi duruyorsun önde. Öküz.

Volkan, arabayı sote bir yere çek. Bu kılıkta yakalanmayalım.

Şahin doğru söylüyor beyler.

Bizi bu kılıkta yakalarlarsa grup seksten içeri atarlar. Ben söyleyeyim yani.

[duyulabilir konuşma yok]

[telsiz sesi]

[Sabri osurur]

Pardon beyler. Genetik.

[uzaktan anlaşılmayan konuşmalar]

İçeriden sesler geliyor.

[kapı kilidi açılır]

Hanımefendi inanın bana kötü bir niyetimiz yok.

Gerçekten bak. Beni tanıdınız mı? Emlakçı ben.

-Kocam haklıymış. -[Bahadır] Ne oldu Muzaffer?

-Abi bunlar manyak. Kaçalım. -[köpek havlar]

Köpek geliyor, köpek.

Lan, manyaklar!

Yakala Kont!

Gelin lan buraya!

Lan. Aç.

Aç kapıyı. Aç kapıyı.

Ya şu Amerikan toplumundaki rahatlığa bak be kardeşim.

Bak bak polislere bak. Olay yerine nasıl geliyorlar.

Bir elinde kahve. Bir elinde sosisli sandviç.

Vay be.

Biz de olay yerine giderken üç buçuk atıyoruz.

Taş nereden gelecek, sopa nereden gelecek

Daha benim bir cinayette yemek yediğim yok ya.

Anca çay, simit. Çay, simit.

Anlıyorum.

Bak, yedi bin Amerikan polisiye filmi varsa en az beş bininde

şu mevzu var.

Amir sokağa çıkar kardeşim, kimliğini gösterir

İstediği arabaya el koyar.

Biz çevirsek amirimi benzini sen koy. Arabanın muayenesi yok. Kaskosu yok.

Zırtı yok, pırtı yok.

Amirim boşları alabilir miyim?

Kusura bakmayın. Dükkânda da kimse yok.

Ya kusura bakma seni de meşgul ettik.

Yalnız ustaya özel selamımı söyle. On numara olmuş.

Afiyet olsun. Mekânımızı da şereflendirin amirim bir gün.

İnşallah. İnşallah.

Hah.

Bizde de eşeği eksik olmaz, görüyor musun!

Nasıl bir tiptir bunlar ya?

Beklemede kalın.

-Sarı iş yapar ha. -Güzel makine.

Kayıyor.

Bak ben o Nedim'le bir oynayacağım buradan çıktıktan sonra.

Delikanlı görsün. O daha görmedi.

Bak hâlâ gülüyor.

-Ne gülüyorsun oğlum? -Gülmüyorum abi.

-Gülüyorsun lan! -Gülmüyorum abi.

-Ulan bir sus be.

Ne vuruyorsun ya?

Ulan kaç yaşında adamım be.

Beni kedi kılığına soktun, maymun gibi dolaştırıyorsun be.

Ulan insan biraz utanır be, utanır.

Abi tamam ya. Karakoldayız farkında değil misiniz?

-Tamam beyler. -Sabri abi,

sen ne dersen haklısın Sabri abi.

Ban bak Özgür, bu dünyada boşuna yaşıyorsun,

götünü kaşıyorsun.

Özgürcüğüm tamam ya.

İçeride kimse bir şeye karışmasın. Ben halledeceğim.

Konuş abi ne diyorsan de.

Geç içeri, geç!

Buyurun olay nedir?

Abi müsaade ederseniz olayı bütün çıplaklığıyla anlatayım.

Biz Drug Queen'iz.

Yazları güneyde, kışları Marmara'da çalışıyoruz.

Ne gibi? Branşınız ne?

Dans, müzik, eğlence, ünlü taklitleri.

Yani bunların hepsini kapsayan bir konseptimiz var.

Yine bir açılışa giderken arabamız arıza yaptı.

Yolda yürürken bir apartmana girdik.

Üstümüzü değiştirelim de böyle gitmeyelim dedik.

Peki arabaya niye böyle bindiniz?

Çalıştığımız yerde assolist olduğu için

bir tane odaları var onu da ona açmışlar.

Biz de giyinmek için boş bir yer arıyorduk.

Hepiniz aynı evde mi kalıyorsunuz?

Evet efendim.

Ne oluyor burada? Türk mü lan bunlar?

Evet amirim.

Pembeli, yollan pembeli.

Necisiniz siz?

Animasyon grubuyuz amirim.

Oğlum nedir bunların mevzusu?

Amirim uygulamadan kaçmışlar. Bir apartmana da böyle girmişler.

Bu nasıl bir şekildir oğlum ya?

[dilini cıklatır]

-Amca da bunlarla beraber mi? -Evet amirim.

-Kimliklerine, GBT'lerine baktınız mı? -Üzerlerinden kimlik çıkmadı amirim.

Atın bunları içeri atın. Hadi.

Amirim, inanın Türkiye'nin yetiştirdiği ender yetenekleriz biz.

Polis gecesine de çıktık.

Arkadaşlar, amirimize şovumuzu gösterelim hadi.

Benimle başlamayalım da önden başlayalım.

-Buyurun. -Ben mi?

Hadi Arif, başlayalım.

Kaymaz mısın tarçınıma. Ver coşkuyu kolonlara inlesin.

Gemilerde talim var.

Kız benim yârim var. Yârim var.

Sabahlara dayanamam Osman ağa.

Yalancısın inanamam Osman ağa.

Yaptığına şantaj derler Böyle aşka montaj derler

-Ne yapıyorsun lan sen? -Yürü lan!

Çık! çıkın lan! Çıkın lan dışarı!

Ne vuruyorsunuz lan!

[Arif] Özgür Bey ne oluyor ya?

[Bülent] Nerede kadın hakları ya?

Sen kime vuruyorsun aslanım?

Ulan var ya, aslanına yaslanırım ha! Adam gibi davran ulan.

-Senin karşında esnaf var. -Lan adam gibi davran, karı gibi davranma.

[Özgür] Tamam lan Ganyotçu. Tamam kes be kes. Kes!

[Şahin] Ticaret hayatım bitti ya.

Özgür Bey…

Ya Özgür Bey'ine sokayım. Özgür Bey'lik halim mi var benim Ganyotçu?

Allah belanızı versin be.

Ulan buradan bir çıkayım, anam avradım olsun ikinizi de vuracağım.

Ondan sonra göreceksiniz Sabri abiniz nasıl bir delikanlı diye.

Hayda! Ben ne yaptım? Benim suçum ne ya?

Ya arkadaş tam her şeyden sıyrıldım, kurtuldum derken

her seferinde şu numuneye denk geliyorum.

Şu birlikte yola çıktığım arkadaşlarıma bak.

Ah, ah kafam ah.

Allah benim belamı versin Sabri abi. Siz rahat olun.

Ne olduysa benim yüzümden oldu.

Ben bunun altından kalkmasını da bilirim yani.

Özgür, ne yapıyorsun ya? Ağlıyor musun?

Ya ben bir deneme tahtası mıyım Tayfun, hedef ben miyim ya?

Özgür, tamam tamam. Bu kadar üzülme ya. Ne oldu?

Ya bir sürü delikanlı adamı ne şekle soktuk birader.

Her şey benim yüzümden oldu.

Ben bilmiyor muyum ya? Ben bunun acısı içerisinde değil miyim?

Sen bilirsin ben tepkilerimi belli edemem Tayfun.

Benim durumum bu, ne yapacaksın?

Ama çıkarmasını da biliyorum birader.

O parayı bulacağım, o görüntüleri alacağım.

O Nedim'le de, Mertay'la da Şale ile de ben ilgileneceğim. Siz karışmayacaksınız.

Ben ispatım için yaşarım Tayfun.

Abiler ben size telefonda mevzuyu bahsetmedim.

Asıl mevzu büyük.

Parayı istediğimiz şekilde bulabiliriz.

O görüntüleri alabiliriz.

Tavşan, yakından dinle gel. Gel şöyle. Sabri abi.

Git lan.

Tamam abi tamam. Abi sen anlatırsın.

Beyler mevzu büyük.

Eğer duyulursa benim evlilik hayatım, her şeyim biter. Anlatabiliyor muyum?

Yani benim derdim aslında kendimle babam.

Geçenlerde peder paraya sıkıştı kayınpeder çıkarıp bir lira vermedi abi.

Gamsız anladın mı, gamsız.

Ailemi seviyorum, karımı da seviyorum ama

şeklim yok baba. Siz de biliyorsunuz durumu.

Yarın 5 milyon lira kayınvalide üzerinden para çekecek.

Benim üzerime de arsa alacak.

Yani sizin anlayacağınız parayı aklıyor.

Haydan gelen huya gider Tayfun.

Bu işin içinde bir tehlike yok beyler.

Zaten öyle bir şey olsa sizi zan altında bırakmam.

Kendim de varım abi.

Ben, kayınvalidem, muhasebeci sabah bankaya gidiyoruz.

Eğer kapının önünde durursak, bir tane de maske uydurursak kendimize

mevzuyu çözeriz.

[duyulabilir konuşma yok]

Para niye bu kadar gecikti? Bari çıkıp bir sigara içseydim.

Nurdan Hanım, bankanın grup günü olduğu için gecikmiştir.

Eli kulağındadır. Gelir birazdan.

Ne gibi grup?

Bizimki gibi yüklü ödemelere grup diyorlar.

Başka müşterilerin de böyle yüklü ödemeleri varsa o yüzden gecikmiştir.

Ha o bakımdan yani.

-Ön adınız var mıydı? -Yok. Tek isim sahibiyim, Altan.

Henüz gelmemiş beyefendi.

Sabah sekiz, dokuz gibi gelecekti ama.

Bekleyin, beş dakika sonra tekrar bakalım.

Peki.

-[gerilimli müzik başlar] -[tik tak saat efekti]

Kaç kilosunuz?

Pardon? Duyamadım.

Konut kredisi için kaç kefil istiyorsunuz?

Ticari siciliniz temiz ise eğer kefilsiz de kredi verebiliyoruz.

Elinizdeki broşürde de yazıyor zaten bütün detaylar.

Anlıyorum.

Efendim, kusura bakmayın sizi biraz beklettik ama malumunuz

başka müşterilerimize de ödemelerimiz vardı o yüzden.

Affınıza sığınıyoruz.

Ay çok şükür.

Mesaj geldi kuzen hadi.

Paketler indi. Gazamız mübarek olsun.

Şşt, camı açalım.

[Tayfun] Özgür'den ilk mesaj geldi.

Kalıbınıza sıçayım. Sanki karşımda 40 yıllık soyguncular var.

Yani bunları takınca her şey halloluyor mu, ha?

Lan dışarı baksanıza, panayır gibi yere geldik.

Her taraf kamera dolu.

Siz içeriden ancak benim yaşımda çıkarsınız ha.

Sadri abi. Şerefimiz iki paralık oldu.

Sanki biz bilmiyoruz nasıl bir işin içinde olduğumuzu.

Hayat hain ne yapacaksın abi?

Bak abi akşama kadar bu parayı götürmezsek,

götümüzün fotoğrafından billboard yapacaklar.

Eşimize dostumuza ne diyeceğiz?

Fotomontaj mı? Abi ben bütün her şeyi göz aldım.

Beyler çantayı kapamazsak, ben kadına vurmam ona göre.

-Ya bir sus sen de! -Hadi be abi sen de!

Bana bakın, Özgür'ün elinden parayla ilgili bir yazı aldınız mı?

-Yok. -İyi bok yediniz.

Bir ev için 150 bin lira para veriyorsunuz

sonra altı yılda 350 bin lira olarak geri alıyorsunuz.

Yani kısaca şöyle diyebilir miyiz?

Keser döner sap döner, tavuk döner horoz gömer.

Pardon, anlayamadım?

Keser döner sap döner, tavuk döner horoz gömer.

Beyefendi siz sıra numarası aldınız mı?

Yavrum benim her yerim numara.

-[silah sesleri] -Yatın lan!

[soyguncu] Yat!

Kimse kahraman olmaya çalışmasın.

-Ne oluyor? -Bankamı soyuyorlar!

A!

Doldur lan, doldur. Dön.

Kimse kıpırdamasın. Kimse.

[soyguncu] Kafasını kaldıranın kafasına atarım lan. Yat!

[kadın] A! Ay!

Yat.

Lan! Kalk hadi! Al çantaları, çabuk!

-Çanta… Çantayı alayım. -Lan!

Tamam şurada birkaç tane kaldı şunları da koyalım da dur.

-At at at at at. -Hemen hemen.

-Amirim. -Evet?

Pınarbank'ın Zincirlikuyu şubesinden soygun ihbarı aldık.

Hay ananı avradını. On dakika sonra nöbeti devrediyordum ya.

-Ölü, yaralı var mı oğlum? -Henüz bir bilgi yok amirim!

Topla topla. Bütün ekibi topla hadi.

Yürü yürü.

Abi yemin ediyorum yardım derneğinin parası.

-Gözünü seveyim. -Yürü!

Abi bırak da kalkayım ayağa. Ah, platinim var abi yavaş.

Bir daha insanlarla konuşurken yüzüne bak.

Yürü!

Beyefendi ne yapıyorsunuz ya?

Özür dilerim hanımefendi. Rüzgarın azizliği.

Ama İstanbul burası, İstanbul.

Hayvanlığın lüzumu yok yani.

-Hanımefendi hanımefendi. -Ne?

Zaten sinirlerim bozuk. Beni aşağıya indirme.

Şu yaşta şu hareket yapılır mı yani!

[Arif] Ablacığım, güzel ablacığım. İnsan balgamını tutamayabilir.

Siz bu yaşa gelince yürüyebilecek misiniz bakalım.

Haklısın.

-Ne varmış ulan benim yaşımda. Yavşak. -Yok yani abi…

Ya sen niye denyoluk yapıyorsun? Niye maskeyle çıkıyorsun ya?

Abi bir dur gözünü seveyim, yapmayın. Nereye götürüyorsunuz beni?

Ne oluyor bankanın önünde ya?

Kim ulan o?

Orada siyah arabanın içinde. Orada.

-[silah sesleri] -[polis sirenleri]

İn lan aşağıya! İn lan!

-[anlaşılmayan konuşma] -[güvenlik] İnin lan aşağıya. İnin lan.

-Ne oluyor lan? -Kim lan bu sıyırma?

-Niye ateş ediyorsun kardeşim? -Hayret bir şeysin.

Orada, siyah arabada.

[Sabri] Hah, polis bey, vatandaşa ateş açıyor. Şikayetçiyim.

[anlaşılmayan bağrışlar]

[anlaşılmayan bağrışlar]

Abi inanın bana. Biz parasında falan değiliz.

Mevzumuz başka. Aile, şeref meselesi.

Eğer bu paradan iki milyonu akşama kadar teslim etmezsem

seks kasetimi yayınlayacaklar abi.

[Altan] Güzel abiciğim benim de akşama halı saha maçım var.

Parasını peşin verdim. Ne olur bırakın gideyim abiciğim.

Üç buçuk dakikamız var.

Beyefendi ben de lavaboyu kullanabilir miyim?

Ya ablam ben neredeyim siz neredesiniz ya?

Abi samimiyetinize sığınarak bir soru soruyorum.

Herhangi bir örgüt işi falan değil, değil mi bu?

Kuzen.

Bak oğlum. 48 saattir uyumadım

beni yormayın.

Suç ortaklarınız nerede?

Amirim bir yanlış anlama oldu galiba. Biz suçlu değiliz. Ortağımız falan da yok.

Lan oğlum siz hangi örgütsünüz? Kimsiniz lan? Ha?

Biz örgüt falan değiliz amirim.

Lan dün etek giyip, jartiyer çekiyordunuz burada.

Bugün gittiniz banka soydunuz. Şimdi de benden adam saklıyorsunuz ha?

Suç ortaklarınız nerede lan?

Karşımda öyle geniş geniş durma.

Efendi ol!

Beyefendi, bizim suç ortağımız falan yok.

Biz bankaya adım bile atmadık.

Lan, söz vermeden konuşma.

Sirk mi burası Mandrake?

Niye geziyordunuz o zaman bankanın önünde maskelerle, ha?

Gidin şu güvenlikle banka müdürünü çağırın gelsin.

Yok yani…

-Şüpheli şahıslar bunlar mıydı müdür? -Evet efendim, bunlardı.

Affedersiniz amirim. Bankamızın ismini ve itibarını ayaklar altına aldılar.

Ben ömrümde hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum.

Olayı bizzat yakından personelim gördü. Anlat oğlum.

Siz dua edin ayağım takıldı da düştüm.

Sizinle burada değil, dışarıda oynayacağım.

Şekilsiniz ya amına…

Ne diyorsun oğlum sen lan!

[anlaşılmayan bağrışmalar]

Susun lan!

[anlaşılmayan bağrışmalar]

Bir saniye amirim ya. Ayıp ya.

Ya bir dakika lan! Bir dakika!

[anlaşılmayan bağrışmalar]

Yürü lan kolpacı seni.

-Kardeş kalk. -He, geldik mi?

Bu nedir ya? Benim hasta annem var. Görürse perişan olur ya.

Bırakın beni gideyim abi ya.

Garibanım ben abi.

Kurban olayım abi ben de evlat arifesindeyim. Allah'ınızı severseniz.

Bir evladım olmadan ölmeyeyim abi. Ne olur be.

Gençler, çok saygısızsınız.

Büyüklerinizi hiç dinlemiyorsunuz.

Sabahtan beri konuşuyorsunuz.

Size hiç cevap veren oldu mu?

Olmadı. Niye hâlâ konuşmayı sürdürüyorsunuz?

-Sen kırmızı. -Hı?

Niye hâlâ konuşmayı sürdürüyorsun oğlum?

Ya üzerimde bomba var. Hedef ben miyim? Gözünüzü seveyim ya.

Bak hâlâ. Bir kelime daha edersen

şu tuşa bastığımda

götünüzü Londra'dan başınızı Afyonkarahisar'dan toplarlar.

Araba hazır amca.

Ulan siz kime şekil yapıyorsunuz? Kime şekil yapıyorsunuz?

Sakin ol oğlum.

İndirin lan silahları. İndirin.

Basmayanın anasını avradını ulan.

Kendine gel.

Benim adım bomba, soyadım ölüm ulan.

Mekanik abi, dokunma.

Kaç kaç.

[hareketli müzik başlar]

-Kaç. -Kaç kaç kaç kaç kaç!

Allah'ım Allah'ım.

Birader patlayacak mıyız?

Gözünü seveyim abi panik yapma. Rahat ol.

[hareketli müzik başlar]

Bu kızıl kafalı kardeşin, ev adresi mevcuttur, değil mi?

Evet, mevcuttur.

[duyulabilir konuşma yok]

Merak etme abi. Kurtaracağım seni.

Eniştem var oto elektrikçisi. Bu işlerin uzmanı.

Gidelim şunlardan kurtulalım.

Yok öyle bir şey ya.

Telefondan bizimkileri arayayım belki yardımcı olurlar.

Dur abi dokunma. Patlar matlar dokunma.

Doğru söylüyorsun. Basmamak lazım.

Ne yapacağız?

Ah be abi, ne şekillere düştük.

Semte gitsek arkadaşlar makara yapar. Annem böyle görür perişan olur.

Polise gitsek patlayacağız abi. Ne yapacağız abi?

Bombayı bağladılar vücut kimyam bozuldu abi.

Aklım gitti, perişan oldum. Beynim durdu abi.

Kafam çalışmıyor.

Abi, saniye kımıldıyor!

Bu nedir ya?

[müzik sürüyor] [duyulabilir konuşma yok]

Karar.

Sanık Sabri Özalp'in yaş haddinden dolayı beraatına.

Diğer şüpheli şahısların banka soygununa yardım ve yataklık ettikleri gerekçesiyle

tutukluluk hallerinin devamına.

Davanın 09.11.2011 tarihinde tekrar görülmesine karar verilmiştir.

Yaşasın adalet.

[Arif] Ben bu kadar hızlı karar veren hakim görmedim ya.

[Tayfun] Ya Ganyotçu, sen niye yüzünde maske varken kadınla kavga ediyorsun?

Niye her mevzuda bu kadar telaşlanıyorsun?

Abi metabolizmam bozulmuş. Sanki ben her gün banka soyuyorum.

O değil de Sabri abi yırttı.

Benden söylemesi.

Cezaevi kurallarını bilmiyorsunuz, bana tabi olun.

Ya git işine ya! Her şey senin yüzünden başımıza geldi zaten.

Ben uyandırayım. Koğuş ağasına yakın olun.

Banka soygunundan giriyoruz cezaevine.

Enayiler bizde para var zannedecek.

Allah'ım sen kurtar bizi bu işten ya Rabbim.

-Önünü kapat birader. -Enişte!

Soğan ye oğlum, soğan ye. Al.

Ocağına düştüm enişte.

-Birader bir dakika. -Ne oldu lan?

Abi banka soygunu oldu. Kimliğini tespit edemediğimiz şahıslar

bizi bir yere götürüp bomba taktılar.

Bu birader de dedi ki, benim eniştem elektronikte on numaradır dedi.

Siz çözüyormuşsunuz.

Abi kurban olayım bizi bundan kurtarın ya.

Bu nedir ya?

C4 mü, C5 mi, C6 mı? Bilmiyorum abi.

Şuna bak ya. Çin kerhanesi gibi.

Bomba lan bu.

Enişte ne yapıyorsun ya?

Manyak mı bu ya?

Koş lan, koş!

Koş, koş!

Kaçtı kaçtı. Ben gördüm.

Kaçtığını gördüm. Başka elektrikçi yok mu birader buralarda?

-Var da mesai bitti abi. -Önünü kapat önünü.

Şu eniştemin yaptığına bak Özgür abi. Sattı beni be.

Ya birader gözünü seveyim, sakın bir daha benim elimden tutup da

bir yere gidelim falan deme. Rica ediyorum be.

Ben mi dedim abi. Zaten şu hâlime bak.

-Teklif var ısrar yok. -Şşt!

Bana mı iş koyuyorsun abi?

Bana mı iş… Sen bana mı… Sen mi bana iş koyuyorsun?

-Abi dur herkes satmış zaten beni. -Tamam birader konuşmuyorum ben. Niye…

Bagajı niye açıyorsun sen ya?

Tamam, konuşmuyorum. Bu ne lan?

A, bankanın parası.

Ne bankanın parası kardeşim. Benim param ya.

Ne bankanın parası? Bankanın parasıymış. Yürü.

Ağzını açarsan harbiden bak, harbiden…

Tamam abi, zaten moralim bozuk üstüme gelme.

Tamam birader bir şey demedim. Sana da bir şey söylenmiyor.

-Yarım saattir dinliyoruz. -Abiciğim eniştem satmış beni ya.

Ya geç be kardeşim. Eniştenin amına koyayım. Satmasaydı.

Ben mi dedim sat diye? Ben mi dedim?

Hepinizin amına koyayım. Ben mi?

-Hadi abi, hadi. -Geçim geçin.

-Selamünaleyküm. -Aleykümselam.

Allah kurtarsın.

Canım hoş gelmişsin.

Hoş gelmişsiniz.

Hoş bulduk.

Hoş geldiniz.

Buyurun buyurun oturun, buyurun. Ayakta durmayın, buyurun oturun!

-Gençler memleket neresi? -İstanbul ağam.

-İstanbul. -İstanbul.

-İstanbul. -Ne güzel. Ne güzel.

-Siz nerelisiniz ağam? -Antalya Kaş, canım.

Anlıyorum.

Oğlum, lokum dağıt arkadaşlara.

Sağ ol.

Ben almayayım. Takma diş var yapışıyor.

Ben bir tane rica edeyim.

Teşekkürler.

Arkadaşlara dağıtın.

Açlık çok kötü bir şey. Çok kötü bir şey. Anlıyor musun?

Tabii tabii ağam.

-Öyle değil mi arkadaşlar? -Doğrudur ağam.

[muhabir] Suçlular adliyeden çıkartılıyor şu an, cezaevine sevk edilecekler.

Oğlum, televizyonun sesini aç.

[muhabir] İşbirlikçileriniz var mı?

[anlaşılmayan konuşmalar]

İnanır mısınız yedi tane cinayetim var

daha sizin kadar meşhur olamadım.

Bütün basın, medya hepsi sizden bahsediyor.

Evet, olay aynen burada, şu bulunduğum yerde gerçekleşti.

Üç tane soyguncu bu kapıdan içeri girdiler

ve üç rehine ve 8 milyon lira para ile buradan kayıplara karıştılar.

Sana bir şey söyleyeyim mi?

Televizyonda daha şişman gösteriyorsun.

Ama böyle daha sempatiksin.

Teveccühünüz ağam.

Abo Hıdır, bu köy tavuğu güzel oğlandır.

Güzel oğlan.

-Hele gel yanıma, gel bakayım. -Ben mi ağam?

Hele sen kalk.

Şöyle geç otur bakayım.

Lokum güzel miydi gandi?

Güzeldi ağam.

Hele bir sigara yak.

Al.

Çek içine çek. Oh! Yarasın.

Özgür abi, şu bombalardan bir kurtulalım. Kafamız berrak olsun abiciğim.

Parayı da bulduk. Benim fikirlerim cacık çıktı.

Senin bir fikrin varsa söyle. Saygı duyarım abi.

Birader benim bir fikrim var.

Kusura bakma Altancığım. Yani ben kafamı dinlemek istiyorum?

Anlatabiliyor muyum?

Bagajda para var, öbür tarafta bir şey oluyor.

Ben biraz garip oldum yani. Sıkıntı bastı, sıkıntı.

Özgür abi,

son bir şey söyleyeceğim, başını ağrıttım.

Tanıdığım bir Mustafa abi var. En eski saatleri bile tamir eder.

Kendisi bizim aile dostumuzdur abi.

Bu bombaları falan da durdurur.

Gidelim girelim abi. Bir şansımızı deneyelim.

Hem eve de telefon edersin.

Abi, sağdan, sağdan.

-Kim abi bu Mustafa abi ya? -Abi, bizim aile dostumuz.

Bak bu sondur Altan, haberin olsun ha. Bu sondur yani.

Selamünaleyküm Mustafa abi, kolay gelsin.

O, hoş geldin Altan.

Mustafa abi, bir telefon açabilir miyim?

Buyur, buyur.

Hayırdır?

Mustafa abi, iki tane mevzu var.

Alo Cemile.

Özgür abimin konuşması bitsin anlatacağım.

Annem geldi mi?

Annem geldi de biz seni merak ediyoruz.

Ben iyiyim iyiyim. Bende problem yok.

Alo?

Salça kafa, merhaba.

Reşat ben.

Birader senin ne işin var bizim evde, adresi nereden buldun.

Eşekliğinden.

Sende bir emanetimiz olacak.

Getir emaneti, al emanetini.

Yoksa arabada bana anlattıklarını karına anlatırım. Alo!

Gözünü seveyim öyle bir şey yapma abi. Emanetin bende, neredeysen buluşalım.

Bak ben polise haber verdim. Üzerimde bomba var dedim.

Gelin çözün dedim. Onlar da oraya geliyorlar.

Bence evden uzayın. Mantara bağlarsınız abi.

Cemile'ye söyle Kapsül Bar'ın arkasına gelsin, biliyorlar adresi.

Gelin abi çözelim orada mevzuyu.

Bana bak…

Abi ben emanet telefondan konuşuyorum.

Kapatalım. Senin telefonun bende, ararsın.

Patlamaz değil mi?

Tamam abi.

Neşat bütün ailemi rehin almış.

Sahi mi söylüyorsun abi?

Moralini bozma.

Bak şunlardan bir kurtulalım ben onların nasıl aklını alacağım.

Mustafa abi, yıldız tornavidayı versene.

İnce uçlu olanı abi, ince uçlu olanı. Bak şimdi çözüyorum mevzuyu.

Birader ne yapıyorsun sen, gözünü seveyim ya.

Ya soba mı bu Allah'ını seversen ya. Gözünü seveyim yani.

Bir hata yapacaksın, ikimizi de parçalayacaksın ya.

Abi, Altan dedi ki siz elektronikten anlıyormuşsunuz.

Bize ibneler bomba bağlayıp kaçtılar abi.

Hiçbir niyetimiz yok Allah belamı versin. Biz kötü insanlar değiliz abi.

Şöyle bir elektronik eşya var, göster abi sen de.

Mustafa abi?

Mustafa abin hep böyle sessiz midir birader?

Mustafa abi?

Mustafa abi?

Birader, Mustafa abin durdu.

Yürü yürü.

Yürü yürü yürü.

[Ağa] Aslında hepimiz akrabayız.

İlkten ben adam vurmuşum. Ondan sonra hepsi beni takip etti.

Bizi tanımayan yoktur.

Lakabımız nedir, biliyor musunuz?

Ali Baba ve 40 Haramiler.

[TV] Göç etmek için doğdular.

Ya göç edecekler, ya da ölecekler.

Ağam, yeter ben iptalim.

Teklif var, ısrar yok kardeş.

Ben bunu çok özel misafirlerim için yaptım.

Kaçak tütünden yaptım ha. Bir daha bulamazsın.

Size bu kadar ilgimin altında ne yatıyor, biliyor musunuz?

Bu gizlilik ne olabilir mesela?

Ne olabilir?

Belki başka bir cezaevinde beraber yatmış olabiliriz ağam.

İmkânı yok, 15 yıldır bu cezaevindeyim.

Size olan ilgim…

[gaipten sesler duyar] Şahin.

…soyduğunuz bankanın paralarıdır.

[gaipten sesler duyar] Şahin.

Sesime gel.

İnşallah ağanızla da bir paylaşım içine girersiniz.

Nerenin çocuğuydunuz lan siz?

Ağam, bir yanlış anlaşılma var galiba. Biz öyle bir şey yapmadık.

Göç etmek için doğdular.

Ya göç edecekler ya da ölecekler.

Korkunç tehlikelere rağmen ilerliyorlar.

Yaşlılar bunu defalarca yaşadı.

Gençler sürüden ayrılmama gereğini biliyorlar.

Büyük tehlikelere rağmen ilerliyorlar.

Yollarına devam etmeliler.

Dünya onlara fısıldadı.

Harekete geç.

Harekete geç ve yaşa.

Sen ne konuşuyorsun lan değişik?

Son dört düzlüğe girilirken Gülbatur birinci,

Şahbatur sondan geliyor. Gülbatur birinci, Şahbatur geliyor.

Gülbatur birinci geliyor!

10. Yıl Gazi Koşusunu, Süleyman Atlı'yla Gülbatur alıyor! Gülbatur alıyor.

Oğlum bunlar kendini deliliğe mi vuruyor?

Ağam, keşke bu arkadaşa bir şey yedirip, içirmeseydik.

Oğlum siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?

Kalkın lan!

Abiler, bir yanlışlık oldu.

-Bir dakika, bir dakika. -Ne yapıyorsun? Hop!

Görüyorsun değil mi Özgür abi?

Ölümlü dünya.

Kimin ne zaman gideceği belli değil.

Adam ağzı açık gitti.

Allah rahmet eylesin. O ağzı açık gitti de sen ne olacaksın birader?

Bence sen kendine bak.

Adli Tıp parçalarından lego yapacak.

Benim şu anda karımı, ailemi katlettiler, rehin aldılar, anlatabiliyor muyum?

Yani üzerimde bir patlayıcı var yani.

Ben senin kafana çok giremiyorum.

Allah rızası için bir plan yapıyorum, biraz sessiz ol, ne olur be.

Peki abi, emrin olur abi, emrin olur.

[hareketli müzik başlar]

Abi parayı istediğin zamanında getirdim.

Ya kusura bakma abi yani bu tamamıyla kişisel kendi hatalarım.

Ya ben şeytana uydum abi, öyle diyeyim Nedim abi.

Yapmamam gereken bir şey yaptım çünkü evli barklı bir adamım abi.

Ben bunu sineye çekmek istiyorum.

Yani istediğin gibi iki milyon burada duruyor abi.

Sayıp, bakabilirsiniz. Hepsi gerçek.

Aramızda bir tatsızlık falan çıkmasın. Tatlıya bağlayalım abi.

Eyvallah, Özgür kardeş, hoş geldin. Geç, beş dakika soluklan ya.

Sağ ol, başka bir toplantım da var. İş ortağım abi, onunla beraber kaçacağız.

Bir de yolda buzlanma var abi. Biz ufak ufak gidelim.

CD'ler buradaysa…

Nedim abi kusura bakma, ben hiç böyle olmasını istemiyordum.

Sen güzel bir delikanlısın abi.

Yani Şale'yle Mertay da kusura bakmasın.

Tamamıyla kendi yaptıkları tezgahı, benimmiş gibi sana anlattılar.

Yani ben ona üzülüyorum, bunu da sineye çekiyorum.

O yüzden bir şey demiyorum abi.

Eyvallah Özgür kardeş. Bak CD'ler burada, al emanetleri.

Ben laptoptaki görüntüleri de komple siliyorum.

Burada belge melge hiçbir şey kalmıyor.

-[telefon çalar] -Çok pardon abi. İş yerinden arıyorlar da.

Pardon.

Alo. Tamam bekleyin geliyorum. Tamam.

Abi görüşmek üzere.

Gerçekten böyle karşılaşmayı istemezdim. Kusura bakma abi.

Eyvallah. Hakkını helal et.

Şaleciğim sen de, Mertaycığım sen de.

Eyvallah Özgür kardeş. Her zaman beklerim.

O delikanlı kardeşlere de selamımı götür.

Hayırlı işler abim.

Görüyorsun değil mi kaşarı?

Nasıl ikilem yapıyor.

Biz doğru adama eziyet etmişiz Mertay.

Ya.

Reşat abi. Abi bokunu yiyeyim abi. İnan bana bak, Allah belamı versin

ben arabanın arkasında para olduğunu bilseydim yapmazdım böyle bir hareket.

Ulan.

Sizi bana düşmanlarım mı gönderdi lan?

Bak, bir kurarım benimle dalga geçiyorlar diye

kendinizi uzayda bulursunuz.

İlk Türk astronotu olarak tarihe geçersiniz.

Paralar sağ salim yerinde duruyor, değil mi?

Abi yolda uygulama vardı. Altan abim de biliyor.

O yüzden amcamın ofisi çok yakındı, buraya getirdim, emanet ettim abi.

Yani aslında sizin için çalıştım.

Gözünü seveyim şu durumdan kurtar beni. Allah'ını seversen.

Allah rızası için Reşat abi.

Hanımıma sarılayım, başka hiçbir isteğim yok.

Ben bir hata yaptım, ne olur be!

[Reşat] [anlaşılmayan konuşma]

Gül gibi karın var, değerini bil, it!

-Kuzuyu yanına al. -Tamam amca.

[bipleme sesleri]

Ben ne olacağım abi?

Sen susacaksın, burada eşek gibi bekleyeceksin. Duydun mu lan?

Tamam abi.

Nedim abi.

-Ne var? -Birkaç arkadaş geldi abi, seni soruyor.

Kim oğlum onlar?

-Tanımıyorum abi. -Mertay!

Sen paraları say, kasaya koy.

Neymiş bu?

-Nedim hanginiz? -Buyur, benim canım.

Özgür'ün amcası sen misin?

Ne amcası kardeş?

Babasının kardeşi yani.

Yanlış adres kardeş, yanlış.

Şu ilk karşılaşmamızda canımlı cicimli lafları biraz törpülesek, ha?

Maniküre mi geldin canım?

10 yıl boyunca çalış, çabala, didin. Plan yap.

Sonunda geldiğimiz finale bak.

İner misin, çıkar mısın!

Nasıl bir bilmecenin içindeyim ya?

Ne diyorsun lan sen?

Siz benim paralarıma ortak mı çıkıyorsunuz lan?

-Abi silah attılar. -Ne oluyor lan?

Hadi Özgür kaç, kaç.

Kaç çabuk, kaç kaç.

Manyaklar bunlar! Manyaklar!

Manyaklar!

Ne yaptın lan sen?

Yatın lan! Üzerimde el yapımı bomba var.

Vurun lan bunları.

[biplemeler]

Selamünaleyküm Feramuz abi.

Aleykümselam Altan, hoş geldin.

-Hoş buldum abi, sıkıntı var, sıkıntı. -Hayırdır?

Sorma abi başıma neler geldi abi.

Dayak yedik, paramızı çaldılar, tekmelendik.

İbneler bir de bunu bırakıp, gittiler abi.

-Üstündeki ne lan? Bankamatik mi? -Yok abi, saatli bomba.

Nasıl saatli bomba lan! Saati durmuş bunun.

[Özgür] Yine paranın pis tarafını tuttuk galiba.

Emniyet raporlarına göre,

Mertay'la Şale, paraları alıp, tüymüşler ağa.

Mertay doğma büyüme Dolapdereliymiş.

Şale'yle de sevgili falan değilmiş.

Sonradan öğrendik.

Olayın içinde bir kişi daha varmış, fötr şapkalı.

Ama emniyet hâlâ izine ulaşamadı.

Kayınpeder yemin etti, kesinlikle o parayı onlardan alacağım dedi.

Biz de peşindeyiz ama hâlâ bir haber yok.

Durum devam ediyor, hâlâ içgüveyiz.

Bir güzel haber şu, Cemile iki aylık hamile.

Babamı da sevindirdi bu haber.

Gelelim tosunlara.

Bizimkiler ağadan öyle bir dayak yedi ki 15 gün kaşıkla tedavi gördüler.

Şahin akli dengesini kaybetti.

Ganyotçu bir daha benimle çalışmamaya yemin etti.

Tayfun da galiba yüzüme bakmaz.

E ama suçlu ben değilim ki, hayat hain, ne yapacaksın?

Ama kendimizi affettirmek için bir şekil düşündük.

Emlakçılıktan biriktirdiğim,

birkaç kuruş komisyon parası duruyordu köşede.

Kayınpeder evden atarsa, yeni bir ev kiralamak için bulunduruyordum.

Helal para yani.

Yıllardır Sabri abinin bir hayali vardı, Umre'ye gitmek.

Nasipse ben o hayali gerçekleştirdim.

Zamanında gidemedik.

Zamanında gidemedik.

Hayırlısı olsun, ben iki sefer gittim, doyamadım.

[Özgür] Klas adam, iki üç kere davamıza geldi.

Memnuniyetsizdi ama olsun.

Ben Sabri abiyi sevdim be abi.

Bugün bana işimle ilgili de bir kıyak yaptı. Sağ olsun.

Yani diyeceğim şudur ağa, kader.

Kaderden hiçbir şekilde kaçamazsın.

Bizimki de yazgı, ne yapacaksın.

Bundan sonra dua edeceğiz, başımıza bir bela gelmesin diye.

Özgür tamam da, üç ay ne yiyip, ne içeceğiz?

Yine babamdan mı alacağız?

Ya Cemileciğim, yani şimdi adamın duası var yani.

Biz bir defa, o parayla bir sevap kazandık, öyle düşün yani.

Ya her şeyime şey yapıyorsun ya. Yani adam bak

inşaatçılıkla uğraşan arkadaşlarının bütün emlak işlerini bana aldı yani.

Bir de evime CD yolluyor, bak.

Hem Umre'ye gidiyor, hem de CD yolluyor. Bunlar önemli şeyler yani.

Karakterli insan Sabri abi, ben seviyorum.

[Sabri] Kumar borcu, namus borcudur Özgür kardeş.

Yeni nesil bilmez.

Ama ben uyandırayım.

Üç sene önce kumar parasının üzerine oturdun, sesimiz çıkmadı.

İki senedir bize eziyet ediyorsun, sesimiz gene çıkmadı.

A a, bu ne ya?

Benim adım Dolapdereli Sabri.

Uyan Özgür kardeş, uyan!

Kimse bana film yapamaz.

Filmi ancak ben yaparım.

Biraz yağlı olacak, kusura bakma.

[hareketli müzik çalar]

Hesaplarıma göre 7 milyon 600 var abi.

Sahi mi lan?

Bana bak hiç göstermiyor. Çalmadın, değil mi?

Aşk olsun abi. Biz bizeyken yapar mıyım?

Ben söyleyeyim de.

Ay Yunanistan'da çok güzel bir ada var, gidelim mi Sabri abi?

-Bakayım. -Bak.

Sıcaksa varım. Bende kireçlenme başladı da.

Bu fındıkla yaşadığım stres, beni benden etti.

Şöyle vücudumun, kemiklerimin sıcağa ihtiyacı var.

Kumlara uzanayım böyle. Ah!

-Çalmadın değil mi? -Ah be abi ya.

Eh, hadi bakalım.

Arkadaşlar, bir şovumuzu gösterelim.

Yapalım, buyurun yapalım.

Hadi Arif, ver coşkuyu kolonlara, kolonlar inlesin.

Kaymaz mısın Tarçın'ıma benim ayol.

Gemilerde talim var, kız benim yârim var.

Yârim var. Yârim var.

-Niye durdun lan? -Niye durdun?

Arkadaşlar, hadi şovumuzu bir gösterelim amirimize.

Nereden başlayalım? Önden başlayalım istersen. Geçin başlayın.

Hadi Arif, hadi. Kaymaz mısın Tarçın'ıma.

Ver coşkuyu kolonlar inlesin.

Yaptığına şantaj derler Böyle aşka montaj derler

Durun ama, gülmüyoruz abi Allah aşkına ya.

Tam müziğe kendimi kitlemişim.

Gülerim bundan sonra ben de.

[Sabri] Ben hayatımda senin gibi gamsız bir fındık görmedim.

Özgür oğlum, boşuna yaşıyorsun, götünü kaşıyorsun.

Buradan alalım, dur dur.

Dur dur, buradan alalım, bir dakika.

[Sabri] Özgür oğlum…

[bip]

-[Sabri] Hazır. -[set görevlisi] Üç iki bir, action.

[Sabri] Özgür oğlum, bu dünyada… gülme [bip].

[bip]

Miyav.

[Sabri] Eşek eti miydi?

Li li li li li, tırt. Cümbür cemaat.

Hazır.

[set görevlisi] Akıyor. Baştan alalım.

-Anlıyorum diyor. -Ben ne diyecektim?

Oğlum sen ne ayaksın? Ha, ne ayaksın?

Bana mı diyorsunuz?

Ben normalim. Ne oldu?

Sen bütün gün porno mu dinliyorsun? Porno mu izliyorsun? Ha ne ayaksın oğlum?

[set görevlisi] Kestik.

[Özgür] Buradan alamaz mıyız ya? Güzel geçti o.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.