Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bahadır, senin iki tane problemin var birader.
Bir, çok düşünüyorsun. İki, hiç uygulamıyorsun.
Ne yapayım Yalçın? Senin gibi hiç kopuk mu olayım? Benim bir perspektifim, bir
hayata bakışım, bir ortamım. Bahadır, uzadı kardeşim.
Koy ver kendini.
Vay Yalçın abim, hoş geldin.
Yalnız patron diyor ki, eğer bir borcunu ödemeyeceksin, girmesin.
İsmail, bir şey konuşuyoruz, bisiktir git lan.
Yardım olmaz aynı koy ver şimdi.
Koy ver kendine, koy ver şimdi.
Koy ver kendine, koy ver gitti.
Altyazı M .K.
Ne kızı ya?
Benim morali sıfır.
Sıfır sıfır sıfır.
Ya da kardeşim de geldi.
Ya şimdi ne yapıyorsun ya kim bu kızlar? Bu çocuk var ya.
Bu çocuk benim kardeşim gibi ya. Biz bununla böyleyiz, böyle.
Doğrudur.
Oraya hiç gitmedim, orayı hiç bilmiyorum.
Ya canım bunlar benim, canım ya.
Yavcım. O kızlar Rus.
Ne yapıyorsun oğlum öyle? Ayıp lan, Rus Rus. Nasıl konuşuyorsun?
İsmail! Gel, getir.
Git Bahadır abinden al telefonu, bizimle çek. Hadi, hadi.
Gel buraya, gel, gel.
Adamsın, gel.
Abi, çekiyorum.
Özçekim.
Öztekin kim? Öztekin kim?
Yalçın. Allah aşkına gidelim kardeşim. Bak buralar bana göre değil biliyorsun.
Allah Allah.
Oğlum bir sakin ol ya. Ben senin derdini biliyorum. Söz veriyorum lan. Yapacağım
ben senin kızı. Lan ben onu mu dedim?
Ortalıyor şu atmosferin güzelliğine. Şu kızların tatlılığına güzelliğine. Bir
bak. Birazcık kendini koy ver.
Lan lan.
Arabayla 50 bin lira veren olmuş. Ne anlatıyorsun sen ya?
Oğlum bu gece benim hayatımın en güzel gecesi. Şunu mahvetme. Bir kendini bırak
ya. Söz ver lan.
Bir gün ölürsen cenazemde aha bu videoyu oynatacaksın.
Edepsiz edepsiz konuşma Yalçın. Söz ver lan. Kapından güzel merast.
Yalçın. Evet.
Sözü çok doğuk Yalçın.
Satı bırakıp gitti.
Vasiyetiydi. Komşular vasiyetiydi.
Daha bir hafta önce çektim ben bunu.
Nasıl öldü hiç inanamıyorum.
Valla ben de bu görüntüyü burada oynattığına inanamıyorum.
Leyla mıydı olası?
Yalçın.
Yalçın.
Yalçın, Yalçın.
Bahadir.
Yardım et.
Bahadır yardım et kardeşim.
Ruhum acılar içinde.
Bahadır yardım et.
Bahadır kurtar.
Yanıyorum ulan.
Bahadır gitme kardeşim.
Beni bırakma.
Bahadır.
Bahadır gitme.
Bahadır.
Bırakma beni.
Ne oluyor lan?
Bu müzik ne lan?
Yalcan.
Allah.
Alo Demet. Bahadır günaydın.
Uyandırmadım ya. Yok uyandırdın.
Pardon.
Ben sana şey diyecektim. İşe gelirken benim proje dosyalarımı unutma olur mu?
Çünkü getirdiğin gibi mail atmam gerekiyor.
Onları ben akşamdan ayarladım zaten sen merak etme.
Erkenden getireceğim ofise.
Tamam çok teşekkür ederim.
Bu arada sen iyisin değil mi?
Ben.
Ben iyiyim Demet ya.
İyi olmaya çalışıyorum yani.
Atlatacağım.
Sağ ol.
Hadi görüşürüz.
Görüşürüz.
Hayır olsun.
Dua istedi herhalde.
Neyse akşama şey yapayım.
En yakın arkadaşımızı kaybetmek...
atlatılması zor bir travmadır.
Özellikle de arkadaşınız. Bir sirk trapezisiyle beraber 80 metreden betona
çakıldıysa.
Aslında Yalçın 'ın çok değişik bir şekilde öleceğini tahmin ediyordu. Ama
kadarı kimin hakkına gelirdi ki?
İnanın herkes benim kadar üzüldü.
Mesela ailesi. Yemeden içmeden kesildiler. İşe bile gidemediler.
Hele abisi.
İçine kapandı. Kimselerle görüşmez oldu.
Kız arkadaşı Melis'ten bahsetmiyorum bile.
Perişan oldu kız.
Ama abisi çok üzüldü ya.
Ne olursa olsun benim arkadaşımdı.
Arkadaşlar kolay unutulmuyor.
Yine de biliyoruz ki hayat kısa. Ve bir gün bir yerlerde mutlaka karşılaşacağız.
Ulan o kadar Shakespeare 'i yapıyorum. Yardım et, yardım et. Niye
lan? Yavru şak.
Arkadaşlar günaydın, günaydın arkadaşlar iyi çalışmalar, günaydın, günaydın.
Demek şimdi ne haber?
Günaydın Nezih Bey.
Nezih Bey, ya biz burada ofiste sıcak bir ortam yaratmaya çalışıyoruz.
Sen, bu gerizekalı nerede gene ya?
Bahadır biraz gecikizek herhalde, trafiğe takılmış olmalı. Siz zeplinle mi
geldiniz? Nasıl?
Hoş ver şimdi bu tipsizden bahsedip moralimizi bozmayalım. Bak ikidir beni
ekiyorsun. Tiyatroya da gelmedin. Doğa yürüyüşüne de gelmedin. Bugün hayırı bir
cevap olarak kabul etmiyorum.
Bu akşam sifte en önden iki kişilik biletim var.
Ne yazık ki gelemem Nezih Bey. Ben bu akşam ailemle olacağım.
Öğleden sonra gene uğrayacağım. Sen bunu bir düşün tamam mı?
Şimdi de kolay gelsin.
Ben buraya ağlarla ne yapacağım ya?
Sinirlerim bozuldu.
Etkilendim tabii.
En iyisi bir alamur içeyim.
Allah!
Allah! Allah!
Şeytan, şeytanın şartı geldi.
Lan bağırmasana.
Musallat oldu bana.
Musallat oldu komşular git içeri. Lan sus yapıştıracağım ağzının ortasına bir
tane. Uzak dur, uzak dur git. Tamam uzak durursam susacağım da.
Öldün sen. Öldün gözlerimle gördüm ben. Pamuğu ben tıkadım.
Bu pamuk mevzunu seninle sonra konuşacağız zaten. Şimdi bir sus.
Bahadır bak ben öldüm kardeşim tamam mı?
Bu da benim hayaletim. Allah aşkına bir sus ya.
Tamam bir sikir gitme.
Bu kim?
Ya biz bununla birlikte düştük işte 80 metreden aşağı. Ama komada davet çekme.
Tamam da ben sizi niye görüyorum ya?
Allah 'ım.
Yalnız o elleri bir açalım.
Allah 'ım.
Yalçın arkadaşımızın son anlarında yanında olup. Onu eşlik eden.
Ölüme beraber düştükleri ecdebi kardeşimizin de günahlarını bağışla.
Onları birbirinden hiç ayırma. Bir gün bir yerlerde mutlaka buluşalım ya
Amin.
Amin.
Benim o dua kabul olduysa demek.
Bahadır bak.
Ben öldüm kardeşim ve çok zor durumdayım. Bana bir tek sen yardım
Öyle musallat durumu falan da yok.
En azından şimdilik.
Yalçın.
Sen misin kardeşim?
Ulan bir araba laf ettim. Sen beni dinlemiyor musun lan? Ya Yalçın
insanı. Madem öldün burada ne işin var? Biz seni yıkadık. Mezara attık.
Üstüne toprak attık. Helvan yedik. Son duan ettik. Bitti.
Senin şu an cehennemin dibinde olman gerekiyor. Cehennem dahil katılıyorum.
Normalde prosedür bu ama... ...bir aksilik çıktı birader.
Ne aksiliği? O tarafta işler bizim bildiğimiz gibi değilmiş.
Dede. Ver.
Al. Al şimdi bunu çal.
Kimsenin sesi çıkıyor mu burada senden başka? Niye geriyorsun millete dede?
Niye?
Ya tamam da kardeşim, bizim de cenazemiz var.
İki saattir bir sıra ilerlemez mi ya? Böyle saçma şey olur mu ya? Hayret bir
şey. İşi biten yürüsün, yürüsün. Ya cihaz demediğine kadar yolunuz var lan.
Bu böyle olmayacak.
Gel sen benimle gel.
Sana bir şey diyeyim mi Bernard?
Bizim milletin en büyük problemi kardeşim hakkını savunmamak. Atma dedik
burada, şu haline bak.
Abi bu nasıl ölmek ya? Gözünü seveyim abi ben.
Çocuklar taş gibi müzik yapıyorsunuz. Bırakmayın birbirinizi.
Eyvallah.
Bu kimdi ya?
Foça'da bulundunuz mu Foça? Şengül Pansiyon. Foça.
Ulan bu adam öleni beş sene oldu. Beş senedir bekliyor mu şimdi bu herif
Kral seninle işi konuşacağım içeride. Konuşacağım içeride.
O çele gelip gidiyor demek.
Hop hop sıra var kardeşim.
Tamam kardeşim işimiz acele.
Herkesin işi acele.
Ayrıca ne yaptığını da gördüm.
Dedenin neyini kırdın?
Neyini kırdım abi?
Biriyle bir şey olsa birini çalsın diye.
Yedekli olsun.
Tamam lan tamam hadi geç.
Yalnız işini çabuk bitir. Herkesin işi var. Tabii tabii abi.
Hadi ben de hadi.
Abi ben seni gerçekten bir yerden tanıyorum.
Az müsaade et birader. Toprak selamun
aleyküm.
Geçen tapınakta oturuyoruz. Keşişler meşişler. Üstümüz nasıl gözüküyor? Buda
var. Güneş var.
Sen neye tapıyorsun sen? Buda mı tapıyorsun sen ya?
Ne istiyorsun kardeşim?
Abi şimdi şöyle izah edeyim. Biz öldük.
Allah affetsin.
Benim evraklarım, belgelerim, her şeyim tat tamam abi.
Üst gündür dışarıda bekliyoruz. Rebil olduk be abi.
Az önce bir dedenin neyini kırdılar.
Düşünebiliyor musun? Kaos hakim. İnsanlar birbirini yiyor ya.
Benim şu çıkaşı vermişler mi? Gözünün yağını yiyin.
Adın ne senin?
Yalçın. Yalçın dikici. 32 yaşındayım. Ölüm nedeni betona düşmeye bağlı.
Travma.
Müstana bir belge göndermişiz. Yerine geçti mi? Yok abi belge.
Ama bunlar var abi.
Bu var, bu var.
Yok.
Abi bir de şu var.
Dur ben şu evrakları bir kontrol edeyim bakayım. Belge gönderilmiş mi
gönderilmemiş mi?
Amirime benim güzel amirime be.
Görüyor musun birader başımıza geleni?
Lan bir sus be.
Allah Allah.
Ne çenen düşütmüş. Ne dertliymişim be.
Oğlum başkanım.
Biz o belgeyi sana göndermişiz. Eline geçmiş olması lazım.
Göndermiş mi senin?
Neredeymiş belki?
Benim evdeymiş kardeşim.
Şimdi seninle bir koşu gidip alıp gelelim. Ne diyorsun ha?
Yalçın. Söyle.
Lan bir yere git.
Ya Bahadır.
Amma yalvarttın be birader. Alt tarafı gideceğiz. Benim evden bir tane kağıt
alacağız oğlum. Hepsi bu ya. Ya Yalçın. Sen gidip alsana. Ben niye geliyorum?
Ben gidip alsam ya o niye geliyor?
Bak kardeşim.
Beşinci kez söylüyorum.
Siz Araf'ta sadece bir ruhsunuz. Ve fani dünyada size ancak Bahadır Bey yardım
edebilir. Nesnelere temas edebilirsin ama hiçbir şeye müdahale edemezsiniz.
Özellikle de kadere.
Bu ne biçim hikaye böyle be? Git kendin al.
Ya Bahadır. Şu halime bir baksana kardeşim. Ben nasıl yapabilirim ya?
Duvar arkalarından göt elliyorum oğlum ya. Sırf bunun için bile yanabilirim.
Yalçın. Ne halin varsa gör. Ben işimin başına gidiyorum. Sen görürsün.
Merhabalar Ayten Hanım.
Merhaba.
Abi neredesin sen?
Bir iki görünmez kaza yaşadım sabahtan beri. Sorma. Geçmiş olsun.
Hayrola? İşte onu sorma. Geldi geçti.
Bir şey dedi mi?
Yani adın geçti.
Bir de bilet mi almışsın? Sirke çağırıyor beni.
Sırf mı?
Ne sırfı ya?
Mehmet. Bu adam seni rahatsız falan etmiyor değil mi?
Bahadır sakin ol. Bu tadımız kaçmasın şimdi.
Ya yok da Mehmet. Biz delice değil biliyor musun? Bizim oranın insanı
deli oldu.
Muhakkak. Bahadır.
Merhabalar Necip Bey. Nasılsınız?
Efendim biliyorum. Az bir şey geç kaldım. Kusura bakmayın. Ne geç kalması
Saat yeni güzel mi beğendin mi onu soruyorum. Ha.
Vallahi çok güzelmiş Necip Bey. İyi günlerde bakın inşallah.
Bu ne saçma sapan femenliği ya?
Sen niye geç kaldın lan bu kadar?
Anlatayım efendim.
Şimdi ben sabah yine her sabah olduğu gibi erkenden kalktım. Sonra diklerimi
fırçaladım. Bilim umreti ellerimi yerine... Demek ki bizim sirk işi ne
Nedir Bey ben gelemeyeceğimi belirtmiştim. Ben de hayır bir cevap
etmeyeceğimi belirtmiştim.
Neyse ben sonra yine uğrarım. Hadi kolay gelsin.
Geri gel lan Allah.
Bahadır ne oldu?
Sen daha dur bir elini.
Sen daha dur.
Hayırlı çalışmalar dilerim.
Bahadır iyiyim.
İyiyim. İyiyim iyiyim de... ...biraz sinirlerim bozuluyor Metia benim bugün.
Bahadır istersen şirket psikoloğuna görün.
Ne alakası var değil mi Metia? Deli miyim ben?
Ben üzülüyorum tabii böyle olmasına. Neticede arkadaşım.
Ama ne yapacağımı da bilmiyorum.
Böyle yaşanmaz ki doktor bey. Bir günde ne hale geldim?
Tamamdır.
Yarım kilo... ...kuru soğan.
O zaman çocukları sen al okuldan akşam annende buluşalım.
Hadi babacığım.
Evet.
Şimdi anladığım kadarıyla ağır bir travma geçirmişsiniz.
Evet. Yani arkadaşınızın ölümü sizi çok etkilemiş ki bu olur.
Normal diyorsunuz yani.
Normal tabii.
Ben dört sene evvel İsmail adında bir dostumu kaybettim.
Ruhu bir saniye beni yalnız bırakmadı.
Her gün konuşuruz. Hatta bugün şu anda burada bizimle beraber ofiste.
Aa gerçekten mi?
Ya git işine Allah aşkına inandın mı harbiden?
Bahadır Bey sizin sinirleriniz bozulmuş.
Ben size bol bol papatya çayı alayım.
Hatta yazdım. Buyurun.
Aa gerçekten.
Çok teşekkür ederim efendim. Çok sağ olun.
Ne demek? Geçmiş olsun.
Geri zekalı.
Niye öyle dedin?
Ne diyecektim İsmail?
Diplomayı mı kaptıracaktım?
Senin diploman sahte değil mi?
Beni de bunu bilen tek kişi olduğum için öldürmedin mi? Lan öldürdük de ne oldu?
Ne oldu?
Gece gündüz dibimdesin.
Şu an çok kırdın beni.
Çok. Ya git içine Allah aşkına.
Kırılmışmış.
Akşam eve giderken kuru soğan alacağız.
Unutturma.
Bu da ayrı bir göndü.
Nasıl geçti?
İyi geçti iyi.
Adam uzman hekim. Şıp diye çözdü.
Ya Demet.
Teşekkür ederim.
Niye?
Yanımda olduğun için.
Saçmalama Bahadır.
Arkadaşlar bugün esindir.
Arkadaşlar değil mi?
Neyse ben masama gideyim.
Tamam. Sonunu şey yapıyoruz.
Şu
işi
halledelim. Sonra sen yoluna ben yoluma.
Nereden başlayacağız?
Buradan başla Yalçın.
Bana diyor birader.
Allah belanı versin Yalçın.
Kimsin lan sen?
Ben. Ben.
Nuri. Nuri abi ben.
Vay be Nuri.
Demek öldü ha.
Öldü valla İsmet abi.
Biz de çok üzüldük.
Canımızdı abi canımızdı.
Şuramızdaydı. Her şeyden önce dosttu abi. Arkadaş mı?
Siz yakın mıydınız abi?
Karımla yaptı.
Ben bir odaları arayayım kardeşim.
Ateşler de yansın inşallah.
Vay be.
Rahmetli süt annemden tek hatıra.
Öyle meme mi olur ya?
Tur işleri yapıyoruz o dönem.
Sıkılmasın diye bizim Hatun 'u da aldık yanımıza.
Bu da biz de rehber.
Şanzeli diye, Manzeli diye geziyoruz diye... ...tak ayıklamış benim karıyı.
Gerçi piçik kafilenin yarısını ayıklamış.
Ben vuracaktım beni oraya.
Ben vuracaktım!
Hangi takımcısın?
Ne yapıyor lan onlar orada?
Yaşlıya saygı da kalmamış.
Ona bakarsan... ...Ebu 'ye eski Ebu 'ye mi?
Ebu 'ye?
Değil. Değil abi hiç değil.
Ben de onu diyorum işte. Her şey değişti ben oraya.
Bizim zamanımızda öyle miydi?
Ne zamandı ki acaba?
Değildi.
Hiç Nuri hiç.
Kapi abi bana.
Lan daha ilk koyduğum duruyor. Çakal.
Ah ben Erman.
Ah ben Erman.
Bu yalçın itinin... ...menden ne fazlası vardı be.
Ya İsmet abi.
Abi kaç dakikadır söyleyeceğim. Söyleyeceğim fırsat olmadı. Saygıda da
üretmek istemiyorum ama. Biraz samimiyet de oldu.
Evet oğlum. Şimdi abi benim anladığım yani bu hikayeden geldiğim nokta...
kendin yollamıştın abi yengeyi yalçına.
Nasıl? E tabi abi sende de hata var yani.
Almışsın tura götürmüşsün falan bir şeyler.
Böyle olur bu işler abi. Demin olmuş sonuçta.
Öyle değil mi lan?
Kodoş muyum lan ben?
Yok abi estağfurullah ben öyle demek istemedim ki. Ya ne demek istedin lan?
Ha? Ne demek kendi elinle verdin? Abi şu Nuri kardeşimi dinlerim. Lan sus!
Kodosluyum ulan ben!
Haklısın lan Nuri.
Resmen kodosluyum ulan ben.
Kodosluyum ulan ben!
Kodosluyum! Ya abi ne oluyor? Bu kuzey!
Siktirin bunu benim yüzüme söylemesi lazım.
Konuşsun de. Söyle lan.
Konuşsun de lan.
Siktirin.
Konuşsun de lan bana.
Konuşsun de bana.
Konuşsun İsmail abi.
Oğlum. Sen neyin peşindesin lan?
Uyuyanın üstüne kar yarmış kardeşim.
Babaannem hep derdi.
Aferin. Sana ben artık hiçbir şey demiyorum birader.
Hadi be.
Lan.
Aferin lan.
Buldun oğlum işte bu.
Her zaman söylerim zaten.
Neyi kardeşim?
Ne bileyim oğlum sürekli konuşuyorum ben hepsini nasıl aklımda tutayım.
Hadi.
Bismillahirrahmanirrahim.
Bahadır. Sen bugün ölüyormuşsun birader.
Yok lan öyle bir şey.
Tutsun.
Bir de kronometre koymuşlar.
Babamla ilgili bir şey demek.
İyi de ne ki ya?
Valla sana kolay gelsin Yasin 'im.
Sonuçta orada ne yazılıysa o. E tamam valla beni... Uşaklama lan.
Ulan beni yalnız mı bırakacaksın? Biz bir takımız. Ne takımı be? Ne diyorsun
sen? Bizi o Nuri çeyizinden sen kurtardın ama.
Bahadır. Bitseninle bir ekibet kardeşim.
Sen gücü, cesareti, onuru temsil ediyorsun.
Ben hiçbir şey temsil etmiyorum.
Bunlar var.
Beni bir tek sen sevmişsin birader.
Ne alakası var?
Muhterem cemaat haklarınızı helal edeyi misiniz?
Ediyoruz. Edeyi misiniz?
Ediyoruz.
Sevgili cemaat bu haklar niye helal edilmiyor acaba?
Bana 300 TL borcu vardı. Bitti 300.
Benim kızı da evleneceğim diye kandırmış.
Ben kendisini eş tanımam be ya.
Hocam sen bir şey söyle bari. Ula bana bak.
Allah 'ın yüzüne gitmesin ama... ...bu uşak burada yatmasaydı... ...ilk önce
ağzına ben sıçmıştım.
Hakikaten ya.
İşte bu yüzden beni yalnız bırakamazsın oğlum. Ne diyorsun?
Ben bir tuvalete gideyim. Bu pembe rüyayı ne zaman içsem çişim geliyor.
Telefon falan basın da bakarak oraya.
Ne yaptın?
Kağıdı bulmuşsun.
Kağıdı bulduk da görevi anlamadım. Nesini anlamadın?
Bana bak Yalçın Dikici.
Şimdiye kadar verdiğin hiçbir sözü tutmadın.
Artık ödeşme zamanı. Bir an önce verdiğin sözü bul ve tut.
İyi de hangisini?
Ne demek hangisini?
Eğer sonsuza kadar arafta kalmak istemiyorsan... ...pazartesi sabahı 9 'a
verdiğin sözü bul ve tut. Abi salı sabahına kadar nasıl bulayım? Bari
olsun. Çakallık yapma lan!
Pazartesi sabahı dedim.
Kıza bak ne güzel!
Ne kızıyım?
Bunlar kaldı mı ya? Bunlar kaldı mı?
Sen Uhrevi 'ye adamsın. Yakışıyor mu sana?
Ne konuşuyorsun lan kendi kendine? Gel lan gel anladım ben.
Bilal Er. Ben şimdi yaşarken birine bir söz münevermişim tamam mı?
Arap'ta kalmamak için o sözün ne olduğunu bulup onu tutmam gerekiyor.
sabahı saat ne?
Pazartesi.
Pazartesi. Benim pazartesi sabah 9 'a kadar. Sözü verdiğim kişiyi bulup bu
tutmam lazım.
İki günde nasıl yapacağız oğlum?
Senin var mı böyle söz verip tutmadığın biri?
Yani.
Bu ne ya? Bozmuşsun. Bu ne ya? Üstüne çözmüşsün. Ne bozmuşsun? Nerede
Hangi yerde çözmüşsün?
Ya ne yaptın ya? Bir tane vardı ya. Ya alırım ben sana yenisini. Allah Allah.
Söz veriyorum. Sana alacağım.
Al. Çık dışarı.
Of ya. Lan çık. Konuşma çok.
Allah Allah ya.
Çok güzel kadınlar var lan.
Yavrum. Ben biraz gecik.
Mualla sen bugün de geciktin. İki saat ben seni bekledim ya.
Haa.
Bana bir tane daha verin. Çok güzel olmuş.
Sağ olsun ben bittim. Mualla çok büyütüyorsun ya. Sanki ilk bizim
geliyor. Tanıdık doktor var. Arayacağız dedik. Al arıyor.
Alo.
Nurullah abi merhabalar. Yalçın ben.
Abi bizim kombiyi yapmıştın ya. O ne oldu? Onun duşu falan hiç artmıyor.
Yıkanamıyor ki ya.
Alo. Yalçın.
Hayırlı akşamlar kardeşim.
Ne oldu lan, ne alıyorsun?
Yalçın, bütün paramı, banka kartlarımı kaybettim.
Malatya, Türkiye'de masum kaldım.
Yakında ATM var mı?
ATM? ATM?
Var kardeşim, var. Yolun hemen karşısında bir banka var. Tamam birader,
Ben şimdi sana 50 lira gönderiyorum.
Kartsız mertsizliğimi çekiyorsun, tamam mı?
Allah razı olsun Yalçın.
Allah belanı versin Yalçın.
Birader, mevzu 50 liraysa çıkarayım, şimdi vereyim.
Ama yok, ben delikanlı değilim. Arkadaşım beni sattı, ben de arkadaşımı
satacağım diyorsan hemen inerim. İn lan!
Yok lan öyle şey mi olur? Hem siz arkadaşsınız oğlum, artık bunları daha
büyütmeyin.
Ya
Yalçın.
Sen tamam da ben bundan çok darlandım kardeşim.
Rahatsın beni.
Yahu. Rahatsız gibi de değil de nereye gitsem orada.
Banyoya giriyorum orada. Tuvalete oturuyorum orada.
Bir de... Çok çirkin ya. Çok çirkin. Abi çok çirkin ya.
Ne yapacağız?
Tamam sen bağırma ben halledeceğim.
Lan! Sen bu adamın musallatı olmaya mı çalışıyorsun?
Onu bir geç. Onu bir geç.
Bana bak bırakacaksın lan bunları.
Bırakacaksın sen. Nerenin meyvetsin oğlum? Nerenin lan?
Konuşma artık. Artık konuşma. Yalçın.
Yavşak ya.
İn kardeşim.
Sen geliyorsun mu lan Bernardo?
Ne halim artık?
Ya Bahadır.
Birader, bunların şakası yok galiba.
Ya şu hale bak, zaman sürekli geriye doğru atıyor. Ben bu kadar zamanda bunu
nasıl bulayım ya?
Yok sözün ne olduğunu bulacağım da. Yok gideceğim o sözü kime verdiğimi
bulacağım da.
Abi olacak iş var, olmayacak iş var. Ben şu hayalet halimle bunca şeyi nasıl
yapayım ya?
Neyse ki sen varsın kardeşimle.
Faber, hayat ne hadi? Lan sana mı dar? Ne biliyor musun?
Yavcım benimki elli metremde çan sonsuza kadar böyle mi kalsın acaba?
Lan yok öyle şey mi olur?
Aslında Bahadır...
Hayalet olmanın da faydaları var ha.
Hadi be.
Bittiniz. Birinden ne faydası olacak ha?
Ölümden göreyim. Hayalet oğlanın da faydası varmış. Ulan ne faydası olacak?
Ulan ne faydası olacak?
Kime ne söz verdiklerini şuraya yaz.
Ben kahve yapmaya gidiyorum.
Bu nedir arkadaş ya?
Allah Allah.
Kurulu bir düzenim var benim.
30 yaşında insanım ben.
Bunun üstünü halletsek hayalde gider mi ki?
Hayaletle konuşuyorum lan ben.
İyi miyim ki acaba ya?
Aa, Demet arıyor.
Alo, alo. Alo, Demet?
Bahadır, nasılsın iyi misin?
Ne bileyim ben ya?
Nasıl?
İyi, yani iyiyim.
Siz ne yapıyorsunuz inşallah? Gittiniz mi sirke?
Ne gideceğim? Sirke mi gidilir ya?
Niye ya? Bedava sirke baldan tatlıdır derler.
Yani... İyi ben de işte. Öyle oturuyorum. Oturuyorum öyle.
Ben de oturuyorum.
Canım ırkıldı biraz.
İyi iyi.
Sıkacaksın iyidir. Çabuk çıkmaz.
Ne yapacaksın? Pazartesi gelsen mi işe?
Geleceğim tabii.
Çıkışta bir şeyler yapar mıyız diyecektim ben de.
Yani. Yapalım mı diyorsun?
Ne yapacağız ki ya?
Bahadır konuşmak istemiyorsan ben kapatayım telefonu. Yok canım.
Olur mu öyle şey? Estağfurullah. Ben kapatırım Demet 'ciğim. Hayırlı
E valla kapattı.
Sonunda iyi toparladık.
Sonunda iyi toparladık.
Bu ne lan?
Bitiyor kardeşim az kaldı.
İşte kardeşim.
Üç aşağı beş yukarı bunlar.
Yalçın.
Sen şimdi bu kadar insana söz verdin.
Ve hiç beni tutmadın öyle mi?
Ya sen detaya takılma ya.
Ya Yalçın biz bu kadar insanı nereden bulacağız?
Burada nereden baksan.
150 kişi var.
Nereden bakıyorsun ya? Yazdık yolum oraya 428 diye.
Şimdi şöyle mi yapsak? Ben şimdi sana tek tek bunları bir anlatsam. Sen böyle
olabilecek 3 -4 tanesini seçsen.
Ne bela.
Öyle olmasın.
Bence şöyle yapalım.
Sen bunları bana bir hızlı hızlı anlat.
En içinden olabilecek 3 -5 tanesini söyleyeyim gitsin.
Öyle olur yani bu işler.
Bu. Bu.
Bravo lan.
Vallahi bravo. Bak o Nuri şehitindeki başarın tesadüf değildi kardeşim.
Gördün mü? Kağıt olayında geri gönderdin kendini. Aferin be. Ya yapıyoruz. Arada
yapıyoruz ya. Bahadır. Tevazunun yeri değil. Geldi mi? Vuracaksın.
Ya bazen vuruyorum vuruyorum diye yeri gelmiyor benim. Bahadır.
Tamam da.
O zaman şöyle yapalım.
Bir.
Organ mafyasının eline bıraktığım Gonca.
Hayatın en çok kararttığı dört insan.
Bence kesin bunlardan biridir.
Öyle de hangisi olduğunu nereden bulacağız?
Kâhin.
Kâhin. Tabii ya kâhin.
Hangi kâhin?
Ya yok mu Matrix'te ihtiyar? Rabbim biliyor musun? Yok yok kadın bu. Rüzgün
Yok lan kör.
Ezelde kendin mi? Ya yok be kardeşim. Esmer böyle kaşık büküyor. Arkanda vaz
Ne o ya? Ne o değil. Ne onun gittiği kadın. Sen ne diyorsun hiç anlamıyorum
birader. Halledeceğim.
Ne diyorsun kardeşim?
Lan bu o mu?
Değil mi?
Abla sen de bırak şu kaşığı takımı bozacaksın. Allah senin güzel yüzünü
soldurmasın be abim. İnşallah ablacığım.
Şimdi abla seni şunun için çağırdım. Bak benim elime dört tane isim var.
Bunları buraya koyuyorum. Sen şimdi bak bakalım hangisi sana sıcak geliyor bana
söyle. Benden bir kağıt çek de senin kısmetini okuyayım. Abla kafanı benim
kağıtlara ver aman.
Abla sen kendini iyice ezbere verdin bak. Kimi kimden ayırmasın ne diyorsun?
Sabah Selahattin abiden başlayalım.
Başlayalım.
Bence en büyük aday Selahattin abi. Ona
verdiğimiz sözü tutalım bu iş hallolur bence.
Yalçın. Tam ne oldu o akşam?
Sorma birader.
O gece biz yine Selahattin abiyle ortamlarda... Selahattin abi yine çok
anlatıyor. Biz gülmekten yıkılıyoruz.
Gelen geçen buna selam veriyor falan. O kadar havalıyız mekanda.
Bu sırada Selahattin abinin yanına bir garson yaklaştı. Hesabı uzatıyor.
Selahattin abi biz daha kalkmıyoruz oğlum. Sonra geldi de buna.
Garson ısrar edip hesabı it deyince.
Selahattin abi bir kere daha kibarca reddediyor.
Hala abiciğim.
Lavuk iki dakika sonra bir daha geldi.
Böyle bir delikanlı hareketler falan. Dışarı gelir misinler bilmem ne.
Selahattin abi dışarı çıktı.
Herifler bunu gördükleri gibi üstüne atladılar.
Durun şöyle bir tarttım.
Kavgaya girsem bir işe yaramayacak.
Selahattin abi dayan. Bizim çocukları toplayıp geleceğim abi. Söz ver.
Oğlum bizim çocuklar diye bir şey yok ki. Ben bir tek seni tanıyorum. O da
hiçbir işe yaramaz.
Bahadır bak kardeşime. Altını tekrar kalın kalın çizgilerle çiziyorum. Ben
Arap'ta bir ruhum. Ve buradan kurtulmamın tek yolu bu Selahattin 'e
sözü tutman. Çok basit. Benim yokluğumda her daim yanımda olduğunu
söyleyeceksin. Hepsi bu.
Yalçın. Bir sorun çıkmaz değil mi?
Oğlum biz Selahattin abiyle böyleydik lan. On numara adamdır. Hiçbir şey
İnşallah.
Dur kardeşim.
Dur kardeşim.
Ben Selahattin Bey 'e bakmıştım ama.
Benim birader. Hayırdır?
Yalçın.
Nasıl bir göt ya?
Om! Om!
Vallahi kahveler on numara olmuş Selahattin Bey. Ellerinize sağlık.
Eyvallah.
Geçmiş olsun.
Hemoroid mi?
Bakın sen oğlum.
Şurada konuşamıyoruz ya.
Film mi çekiliyor içeride?
Herhalde. Bizde oynuyor musunuz? Yani ben en büyük sinemacılara veriyorum.
Kardeşim böyle küçük roller oluyor.
Bize de işte Selahattin abi gel falan diyorlar. Öyle bir iki çakıyorum yani.
Oyunculuk zor iş ya.
Duyuyoruz yani. Bazı karakterlerin altından kalkmak zor oluyormuş.
Yani.
Muhteşem lan. O jopu alıyorsunuz. Sonra geri getirmiyorsunuz. Bana geliyorsunuz.
Jop nerede diyorsunuz. Onu aldığın yere bırak yine.
Bu nedir?
Kardeşim onu ben bir şekilde Mikonos'tan aldım. Nadide bir parçadır.
Taklitle aldım ben onu.
Tabii canım. Zaten böyle bir şeyi bir kere de almak ne mümkün? Oğlum sen maske
mi yapıyorsun lan?
İyi ya.
Kral sen neyin peşindesin?
Şimdi Selahattin abi.
Şöyle anlatayım.
Oğlum oynamasın lan.
Ben Yalçın 'ın arkadaşıyım.
Dinliyorum.
Bilmem duydunuz mu ama.
Başınız sağ olsun. Dostlar sağ olsun abiciğim, dostlar sağ olsun.
Demama ki yani bana anlattığı kadarıyla... ...sizi bir gece yüzüstü
gitmiş.
Oynamasın da birader.
Bir takım şeyler yaşandı, yaşanmalı değil.
Kral sen benden ne istiyorsun?
Selahattin abi ben... ...Yalçın 'ın size verdiği sözü tutmak için buradayım.
Bundan sonra hayatınız boyunca... ...hayırlı silah hep arkanızdayım.
Adın ne demiştim?
Bahadır. Bahadır.
Bak Bahadır kardeşim.
Biz Yalçın 'la... ...böyleydik kardeşim böyle.
Söylemiştin. Sanki o...
Kara geceye kadar.
O bedbaht geceye kadar birader.
O lahunya var ya, gecenin karanlığında beni bırakıp kaçtı.
Badır oldu sayıyorum kardeşim. Hadi kalk gelelim.
O gece de beni sadece dövmediler Badır.
Ama ben hayata tutundum.
Dört elle.
Hayata dört elle tutundum.
Yaşadım.
Oldu Selahattin abi. Bana müsaade. Ama bir gün Yalçın itiyle tekrar
karşılaşırsam onların her türlü intikamını alırım diyorum.
Eee Yalçın öldüğüne göre kral kıtmet saraymış.
Kalk kalk kalk. Selahattin abi yine uğrayacağız.
Eyvah.
Aman ha koyim. Oynamadın sarışınla be.
Sağdır. Korkma kardeşim.
Sektörde herkese göre iş var. Selahattin abi bokun iyiyim. Sen beni mi yanlış
anladın? Atıl biraz. Gelmiyor. Atıl biraz kızım. Gelmiyor.
Ağabey sakin ol. Bu sektörde herkese göre iş var. Ağabey.
Sen bize yardım et. Mustafa.
Ağabey muhteşem gelmeyiz.
Kırıl lan sana.
Küs müsün oğlum sen bana?
Bu ne? Onu sana sormak lazım birader. Oynama dedik değil mi sana onunla? Ya
Yalçın benim böyle bir evde ne işim var?
Orası eğitimde de sürpriz oldu.
Yalçın bak bu kadarı benim gibi bir adam için fazla kardeşim. Ben yapamam.
Bağırma lan.
Ben Araf'tayım ben bağırıyor muyum?
Musa de var mı beyler?
Otur.
Bugün var ya bir yoruldum bir yoruldum. Tövbe estağfurullah bu Araf'ta kalma
işin ne kadar değişik bir şeymiş ya.
E bu? Neyse be ya. Nereden çıktın lan sen?
Uşak tam on dokuz Cerem kalp masajı ettiler. Tam öldüm diyorum ölemiyorum.
Azrail 'i bir görüyorum bir gidiyorum. Bir görüyorum bir gidiyorum.
Sonunda hakkım rahmetime kavuştum. Aman aman neyse. Hadi başın sağ olsun. Allah
razı olsun.
E dil? Türkçe?
Uşak o lice dil kavramı ortadan kalkarmış. Ben de yeni öğrendim.
Gerçi bende bir gariplik var gibi ama... Herhalde senin bu imam benim kafam
biraz karıştı. Ya her neyse canım uzatma. O lice dil kavramı ortadan
Nasıl yani?
Yani istediğin dili konuşabiliyorsun. Misal sen şu an istediğin Almancayı
şukur konuşuyorsun.
Konuş bakalım.
Allah Allah, benim zamanım azalıyor oğlum.
He uçakla yeri gelmiş gibi. Gelmedi Bernardo. Bahadır abinin sözünü kesme.
surat öyle şeylerden hiç hoşlanmak kardeşim. Bahadır sen bir şey
Ne diyordun? Şu Yalçın 'ın işini halledelim falan anlatıyordun ya biraz
Ha tabii canım. Bak bakalım ne kadar zamanımız kaldı.
Al birader al.
İşte burası.
Ne yapacaktık Yalçın?
Oğlum bak bir daha anlatıyorum.
Fatoş benim etki manitam tamam mı? Hatta o kadar ileri gittiğim tek kızdı.
Evliliğin işine kadar da geldik. Ama ben sonra evlilik için hazır olmadığımı
hissettim.
Götün yemedin.
Aynen öyle.
Onu tavlama zamanlarında buraya gire gele herkesle tanıştım. Mekanı biliyorum
yani panik yapmayın. Güzel.
Ben ne yapacağım? Oğlum sen de benim sözümü tutacaksın işte evlenme teklif
edeceksin. Evlenme mi?
Yavtun niye evet derse?
Oğlum titine bak hiç olur mu böyle bir şey ya?
Doğru. Bu kolaymış.
Hadi. Bahadır sen bir gir içeri. İkinci kat ben geliyorum kardeşim.
Olur.
Şunun bir tipine bak ya. Hiç oluyor mu bu hareketler?
Gel bakayım neymiş derdini.
Uşak sen gene de bir sakin ol. Oğlum tamam ben sakinim.
Dur.
Buyur birader.
Buyurun abi. Ne yaptın?
Abi burada birine geldik işte odur diye düşünüyoruz hayırlısı. Vaktin azalıyor.
Farkındayım abi yetişecek.
Sen ne yaptın?
Bana mı diyorsun?
Bana baktığına göre bana diyorsun.
Ben ne yapmadım ki? Şimdi ilk ben buraya geldim. Senin çenen çok düşük yolda
anlatırsın. Gel buraya.
Yalçın. Buyurun abi.
Kıza bak.
Abi bırakın bunları gözünüzü seveyim.
Merhabalar. Yahu ben...
Neden? Neden?
Unutma.
Ne var?
Her kapıda iki daire var kardeşim. Ne bileyim ben hangisi?
Bana gelmişsin burada.
Bakışlar yapıyorsun.
Sanki.
Buyurun. Merhabalar.
Fatoş Hanım 'la görüşecektim. Fatoş Hanım şu anda müsait değil.
Buyurun içeride bekleyin.
Olur.
Ya şey... Şeyin amca.
Anlamadım birader.
Sen git bir yere otur, geliyorum.
Hayırlı günler.
Merhabalar efendim.
Ya ben ölümünde değilim Şeyin amca. Ölelim ölelim de yani... ...prosedür
çok uzun.
Bak şimdi mesela dünyada... ...nereden baksan günde... ...yüz kişi ölüyor. Hadi
be. Tabii canım. Ya o tarafın da işi zor yani. Yığılma var.
Ya Yalçın biz de çok bekledik biliyor musun? O takdirat denen yerde. Babacığım
yani bunları söylemek bana düşmez de. Tövbe tövbe doğru söylüyorsun doğru. Sen
ne yapıyorsun sıkılmıyorsun burada tek başına? Niye sıkılayım ya? Tek başıma
değilim ki.
Yalçın.
Halime teyze.
Teyzeciğim ben alırım.
Sağ ol evladım.
Ne demek efendim görevimiz.
Yoksa sen benim oğlum musun?
Oğlum.
Oğluşum.
Oğlunum teyzeciğim.
Teyze ne yapıyorsun sen ya?
Bir yıldır neredesin ha?
Nerede olacağım teyze? Buradayım işte.
Manyak mısın sen teyze ya?
Manyak manyak o.
Hep burada ya.
Ama böyle olmaz ki amca.
Bizim saygımızın, hürmetimizin karşılığı bu mudur? Ne ilersin evlat?
Aklı başında kimse mi kaldı burada?
1952 Kore'deyiz.
Hiç unutmam.
Amca.
Ayağımı işlemişsin hep.
Kaçtın biraz.
Kaçtın.
Siz ne yaptınız ya? Toplu intihar mı ettiniz?
Bu ne kalabalık ya?
Oğlum ölen kalıyor burada. Biz burayı çok seviyoruz biliyor musun?
Doğru. Ama biz de kendimize hiç bakmadık Hüseyin amca.
Bakmadık abiler. Ablalar bakmadık.
Bak Osman amca.
Her sabah kahvaltısını eder.
Sporunu yapar. Yürüyüşüne gider.
Ya bir gün kafasını bir şeye taktığını görmedim. Gülüyor. Gülüyor abi. Gülücen.
Bir kahkaha bir kilo biftek.
Var mı biftek?
Ölmüş bu.
Hadi be.
Tatlı saati. Siz de ister misiniz?
Yok teşekkür ederim.
Evlat yesene ya.
Sağ ol amcacığım. Sizden afiyet olsun.
Evlat yesene.
Amca yemeyeceğim.
Evlat.
Bakın amcalar. Bizim oranın insanı azıcık deli olur. Ben bilecekliyim.
Biraz herkese... Al
ulan. Ben de suratıma
düştüler diye... ...hepiniz mahkemeye veriyor muyum vermiyor muyum? Al.
Fatoş Hanım sizi odasında bekliyoruz.
Hepinizin mezarına çıkacağım.
Bekleyin. Hoş geldiniz Bahadır Bey. Sikahetiniz nedir?
Sikahet mi? İçeride dayak yedim. Üstüme işediler. En sonunda süpankla attılar.
Hepsinden şikayetçiyim bunların. Anlıyorum. Bir takım nahoş olaylar
Fakat ondan bahsetmiyorum. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Şey Fatoş Hanım.
Yalçın öldü.
...eveti... ...ben onun hayattaki en kadim dostuydum.
Vefatından önce bir meclis okulasında bana... ...ömrü hayatında tutamadığı
sözler olduğundan dem vurdu.
Ben de bunları yerine getirmeye gayret ediyorum.
Zannımca ikinizin arasında da evlilikle ilgili bir mevzu vuku bulmuş.
Mamafi!
Ne yapıyorsun birader?
Arapça mı anlatacaksın bundan sonra? Ne yapıyorsun?
Girsene şu konuya!
Fatos Hanım benimle evlenir misiniz?
Bahadır Bey, birincisi...
Ben sizin gibi bir tip sizle asla evlenmem.
Ve ikincisi o olay hiç de sizin öyle bildiğiniz gibi değil.
Ben uğursuza çok aşık oldum çok.
Ama tabii haliyle ailem böyle bir maymunla evlenmeme razı gelmedi.
Muhakkak efendim.
Ama ben her şeyi göze aldım.
Ailemden beş kuruş yardım almadan tam yüz elli bin TL mahtap ettim.
Evi dayadım döşedim.
Rengarenk çabal çabal davetiyeler bastırdım.
Düğüne sevdiğim herkes geldi.
Yalçın dışında.
Benim o gün işim vardı biraz birader. Olaydan sonra psikolojim alkış doldu.
Ailemle aram bozuldu.
Ve sonra o sinir harbiyle karşılaşık an ilk adamla evlenmiştim.
Çok pişmanım.
Yalçın.
Benden bu kadar kardeşim.
Ben yokum artık.
Haklısın.
Nasıl?
Haklısın birader.
Hani iyi bile dayandın. Ne diyeyim?
Hadi hakkını helal et.
Yalçın.
Yalçın.
Neredeyim ben ya?
Neredeyim ben?
Yalçın. Yalçın.
Nereye gitti?
Ah ulan Yalçın.
Seni bir bulayım ben yapacağımı biliyorum sana.
Yalçın!
Yalçın! Yalçın!
Bağırma buralarda. Tekin yerler değil buralar ya.
Rambolun evi şu tarafa hadi. Oğlum sen manyak mısın?
Beni burada kıyma yaparlar.
Sen adama seninle mahkemede şahitlik yapacağım demişsin yapmamışsın. 6 sene
yatmış senin yüzünden.
Ya yok be oğlum.
Sen şimdi içeri gireceksin. Adamlara diyeceksin ki eğer bir daha böyle bir
olursa... ...ben senin elinize şahitlik yapacağım diyeceksin. Hepsi bu. Bitti
gitti ya.
Tamam. Hadi sen kapıları sil de ben etrafı kolaçan edeyim. İyi be iyi.
Abicim. Hayırlı akşamlar. Birine mi bakmıştın?
Ben Rambo Bey 'e gelmiştim de.
Rambo demek.
Eyvallah. O da sevdiğimiz bir abimizdir neticede.
Eğer değişiklik olsun istersen bizim şekerlerden ikram edelim sana.
Yani benim pek şekerle falan aram yoktur.
Abicim.
İkram diyorum.
İkram seni reddetmek olmaz. Alayım.
Sinek dedim merkez bilir mekanımızı.
Bekleriz. Tabii tabii ben onu sonra şey yaparım.
Ne ki var insanlar?
Biraderim. Her şey için sağ ol.
Başardık be oğlum.
Hadi kendine iyi bak.
Harlayın ateşi. Geliyorum.
Çok şükür başardık.
Kardeşim. Bir gün bir yerlerde mutlaka buluşacağız biliyorum.
Ne konuşuyorsun lan sen kendi kendine?
Yalçın.
Ya sen gitmedin mi ya?
Gitmesi de.
Sen adamların evine gir.
Hatırlamıyor musun lan ben?
Neyi?
Kalk kalk anlatacağım kalk.
Ay ay ay.
Benim ayağıma ne oldu ya?
İyi mi bu?
Yapabileceğim mi lan?
Buyur birader.
Hayırlı akşamlar.
Rambo Bey 'in evi burası mı acaba?
Farz edelim ki burası ne olacak?
Allah 'ım var mı lan?
Sana ne pezevenk misyoner misin sen? Adam var mı lan burada?
Kimsin lan sen?
O sınıf siz kimsiniz lan? Kimsiniz?
Lan sen de kimsin?
Bütün Vietnam 'ın özünü almaya geldim o yavşaktan. Ben bir Tercan 'ı uyutup
geleyim.
Abi herif manyak.
Ne yapalım?
Tersi değil bir şey öğrenelim. Otur ulan.
Sen de otur aslanım.
Olabilir.
Bunlardan ne yaptık kardeşim?
Kaçtık değil mi? Herkes sakinleşti, biz uzadık ha.
Bahadır, hayatının gecesini yaşadın lan. Keşke sen de orada olsaydın be.
Demek Yalçın öldü.
Sen de onun sözünü tutmaya geldin ha?
Evet. Sirk'te ölmesi pek inandırıcı değil ama.
Sirk mi?
Sirk çok tehlikeli ya.
Geçen sene uçak kazasında ölenlerin sayısı eşek tepmesinde ölenlerden daha
azmış. Yan, yan, yan.
Ne
sirk?
Sirk mi?
Şeker mi?
Şeker. Sen de ister misin bebişim?
Yani.
Ne yapıyorsun lan sen?
Oğlum ben şekerin hastasıyım. Dışarıda bana zaten verdilerdi bir adet. İyi bok
yediler.
Al kardeşim.
Elinize sağlık.
Oğlanın rapunzelde durur mu?
Yapıştırıvermiş cevabı. Taşımın uzadığına inanıyorsun da doğurduğuna mı
inanmıyorsun? Evet.
Manyak bir şey bu ya. Ben ömrümde öyle manyak bir şey görmedim.
Türlü üşütürcü almışım lan ben.
Ölebilirdim be, ölebilirdim. Neden beni almadın kardeşim? Neden götürmedin?
Bana fırsat kalmadı birader.
Yazlık evinin verandıklarında yaşlı tanrı çağrısının altında oturur...
...hikayeler anlatırdı. Biz de çocuk aklımızda o hikayeleri dinler...
arkadaşlarımızla birlikte... ...macera adamı... Ay yeter!
Ne aldın ayol?
Var.
Sakin.
Dikkat dikkat!
Silahlarını zaten içeride olduğunuzu biliyoruz. Kimseye zarar geldiğini
hissediyoruz. Silahlarınızı bırakıp dışarı çıkın.
Orada olduğunuzu biliyoruz. Ben hallederim.
Abi ne oluyor ya? Yok.
Yok bir şey ya.
Desene. Rambo abiye de verdiğimiz sözü tutamadık. Öyle. Bak ben de gidemedim
mesela.
Ama biz bu sözü tutacağız kardeşim. Tutacağız.
Geldim. Geldim.
Geldim.
Lan! Abi. Lan seni öldürürüm lan. Yok abi.
Vuracağım lan seni. Abi yapma. Bizi silme. Lan sen bitti. Kim alacak lan
benim elimden?
Lan. Lan.
Kalk kalk, kalk ağlama kalk.
Abi şaka yaptım ya.
Hani sen dün bir sürü şaka yaptın ya.
O minvalde be abi.
Abi.
Rambo abim gönderdi. Çok selamı var.
Dedi ki, Bahadır dedi bundan sonra bizim kardeşimizdir. Ne zaman ihtiyacı olursa
yanındayız dedi.
Niye ki?
Oğlum ben şekerin asasıyım. Dışarıda verdilerdi zaten bana bir adet. Bütün
malları yok edin. Bu işte bir gariplik var.
Anladın?
Ne böyle abi?
Yani bundan sonra emrindeyiz. Eyvallah.
Abi.
Rambo abim kediyi versin diyor.
Ne kedisi ya?
Abi ne oluyor ya? Kimseye zarar gelsin istemiyoruz. Sakin ol.
Amirim bir saniye.
Keserim bu kediyi. Bu kediyi keserim hep.
Kediye zarar gelsin istemiyoruz. Şimdi kediyi yavaşça yere bırakalım. Abi bak
sen yetkili bir abimize benziyorsun. Abi gözünü seveyim.
Kedi iyi mi?
Kedi sağlam abi. Ayak.
Bahadır.
Yapmışım oğlum.
Kralsın lan. Sen tutmuşsun oğlum sözü.
E hala buradasın.
Olsun birader.
Öbür türlü o muydu değil mi bilmeyecektik. Aklımızda kalacaktı.
biliyoruz. Geriye bir tek dedeme verdiğim söz kaldı. Ben yokum Yalçın.
Nasıl yoksun oğlum ya? Son bir söz diyorum be kardeşim.
Bunu da yapacağız bitecek işte.
Bak Yalçın.
Bu ana kadar alttan girdin üstten çıktın. Bir şekilde ikna ettin.
Sonuç?
Ölümlerden döndüm. Millet manyadığımı düşünmeye başladı.
Gözaltına alındım.
Ki bunu hatırlamıyorum bile.
Bunlar bana fazla yalçın. Ya ben bu insan değilim ki. Olamam.
Şimdiye kadar sen kırılma diye devam ettim ama... ...ben yokum.
Özür dilerim.
Haklısın Bilal.
Alo?
Demek. Ne zaman aradın?
Ha.
Dün gece mi?
Ya öyle takıldık arkadaşlarla falan.
Biraz da içince sızıvermişim tabii.
İçki mi?
Bahadır sen içki içmezsin ki.
Hem kimmiş o arkadaş?
Tanımadın ya.
Öyle arkadaşları falan.
Biraz çay daha içer miyiz? Hocam bize iki çay daha sana zannet. Çayları çoldu
aslanım.
Bir şey konuşmaya gelmedim. Çayımı içip gideceğim.
Bahadır sen iyi olduğuna emin misin?
Garip garip hareketler, ani tepkiler.
Bir anda ortaya çıkan alışkanlıklar.
Arkadaşlar. Ya Demet.
Boş verelim şimdi bunları.
Bak ne güzel gelmişiz oturuyoruz.
Çayımızı içiyoruz.
Beraberiz.
Yani şu anın tadını çıkaralım olmaz mı?
Yuh! Kıza bak. Nerede ya?
Şimdi öyle olmayacaktın var ya ben bunu... Eyvah! Öldü mü ki
acaba? Ben şimdi geliyorum kardeşim. Bahadır bir şey olmuş mudur acaba?
Yok kurtardılar kalp masajı falan. Yok ya kurtarmışlar kalp masajı falan.
Ne bildin ya?
Kurtardık abla ya kalp masajı falan.
Demet artık çok hızlı. Yani böyle hiç beklemediğin anda doktorlar falan...
...olay yerinde bitiveriyorlar.
Bahadır Bey.
Gibi.
Demet Hanım.
Fatoş Hanım.
Demet. Öyle uzar gider.
Memnun oldum.
Ben de memnun oldum canım.
Evlenme teklif etti mi?
Evlenme mi?
Tabii. Daha düne kadar bana benimle evlen diye yalvaran bu tipsiz...
burada başkaları ile oturuyor. Ama hayat böyledir güzelim. Sen de gözünü aç
artık. Aman neyse bana ne.
Bye.
Demet. Bak şimdi alışına geldiği üzere... ...senin buradan beni hiç
kalkıp gitmen gerekiyor. Ama gel bu klişeyi birlikte el ele bozalım.
Kızgınlıklar, pişmanlıklar... Bana bir şey açıklamak zorunda değilsin.
Arkadaşlarının istediğini yapabilirsin.
Ben seni kaybetmekten korkmuyorum.
Sana saygımı kaybetmekten korkuyorum.
O yüzden... ...hayatında ne istiyorsan onu yap.
Beni ilgilendirme.
Ama yaptıklarının arkasının sonuna kadar adam gibi dur.
Öyle eğilip bükülme.
Sonuna kadar.
Hadi kalk.
Kalk.
Kalk.
Kalkma birader.
Benim yüzümden oldu. Yok be oğlum.
Bu benim işte.
Ben hep bir yerinde bırakırdım zaten.
Yani sonunu hep merak ederim ama... ...gidemem ki.
Korkarım.
Ya şu kızı kaç senedir seviyorum ben unuttum.
Ama gidip bir türlü konuşamadım.
Ben bir şeyin sonunu o kadar çok düşünüyorum ki.
Başını unutuyorum.
Yani senin kabahatin yok.
Ama bu sefer böyle olmayacak.
Nasıl yani lan?
Bu sefer sonuna kadar gideceğim. Ne olursa olsun.
En fazla ölürüm lan beraber takılırız. En fazla ölürüm be. Ölümden öte köy mü
var? Gidelim şu işi bitirelim be.
Kardeşim benim be.
Hamdi.
Şu yaşa hesabı verin. Siktirsin gitsin.
Deli dolu dükkan ya.
Yalçın. Yalçın.
Bir beş dakika duralım kardeşim.
Ne ahni göt adamsın be Bahadır. Hadi kardeşim benim zamanım azalıyor. Hadi
ya.
Yalçın. Bak lan nasıl beğendi kızlar beni. Merhabalar.
Hakikaten ha. Hadi kardeşim şurası dükkan. Tamam yalçınım o iş bende.
Vay be.
Selamun aleyküm. Hayırlı işler, bol kazançlar dilerim. Bağırma lan dükkanın
içinde zibidi.
İyi gidenin tırnakçı Cemal 'i be.
Ne istiyorsun?
Amca.
Benim bir maruzatım olacaktı.
Yalçın hakkında.
Yavaş. Yalçın.
Sakata gelmeyin. Ne oluyor lan öyle sakat makat?
Estağfurullah amcacığım.
Otur.
Şimdi Yalçın 'ın ölümü bizi çok derinden etkiledi.
Gerçi o zarzavatı ben pek sevmezdim ama... ...ne istiyorsun benden?
Bilal, benim dedem çok anlayışlı adamdır. Sen her şeye olduğu gibi de ver
gitsin.
Şimdi amcacığım, izin verirseniz ben olayı kısacık bir anlatayım.
Anlat.
Yalçın öldü.
Ertesi gün hayaleti bana geldi. Arap'ta kalmış. Bunun tutmadığı bir söz mü ne
varmış. Biz de onu bulmaya gayret ediyoruz.
Sizden önce birçok yere gittik ama olmadı. Hatta başıma gelmeyen de
Sonra sırası da geldi.
Sizin katıldığınız bir turnuva varmış ama kaybetmişsiniz.
Bu da size demiş ki ya dede ben senin yerine girer de kazanırım. Ama
aynı ölmüş. Şimdi ben de sizin anınızda o turnuvayı kazanmaya geldim.
İnşallah beklediğim tepkiyi vermez.
Siktir lan.
İbo at şunu dışarı.
Emrin olur. 2009 Eylül. Ne?
2009 Eylül. 2009 Eylül. Bir dakika İbo bir dakika.
Dedemin katıldığı poker turnuvasında hile yapılmış. Sizin katıldığınız o
turnuvada hile yapılmış. Ama biz hilenin ne olduğunu hiç anlayamadık. Ama siz
hiç anlamamışsınız ya. Sonra dedem depresyona girdi. Canına kıymaya karar
Sonra depresyona girmişsiniz. Canınıza kıymaya karar vermişsiniz.
Ehtiyar hayırlı iş... Ne yapıyorsun sen ya?
Sana ne lan? Uğursuz it. İyi. Ya şunun gas pedalı takılıyor. Şuna bir bakalım
be. Oğlum şimdi sırası mı? Ne yapayım dede? Başkasına mı gideyim? İki dakika
elle mi yapışacak ya?
İyi.
Al böyle.
Dikkat et.
Gel. Nasıl geleyim? Gel düz gel. Gel böyle gel.
Yer yer yer.
Lan yavaş. Lan yavaş. Dedem.
Dedem.
Canım dedem.
Sonra bir dizi ameliyat geçirdim. Sonra bir dizi ameliyatlar falan. Canını
kurtardık ama dediler gitti.
Can kurtulmuş çok şükür. Ama dediler hepten gitmiş. Hatta dedemin taşağı da
tektir bu yüzden. Aa. Hatta dedemin taşağı da tekmiş bu yüzden. Ne diyorsun
sen?
Tamam. Anladık.
Şu an burada mı?
Burada amcacığım.
Hatta tam yanında.
Tek geldi mi?
Geldi geldi.
Güzel.
Turnuva bu gece saat 12'de.
Sen pokeri biliyor musun?
Telefonda var. Makineye karşı oynuyorum.
Olsun.
Sana pokerin bütün inceliklerini öğreteceğim.
Ama önce senin şu kaportayı bir düzeltmemiz lazım.
Amca, başıma bir şey gelmez değil mi?
Orası hiç belli olmaz.
Göreceksin.
Sadece kağıtları değil, her şeyi, herkesi göreceksin.
Vazgeçeceksin. Yeri geldiğinde, imkansız dediğinde bile
vazgeçeceksin.
Fark edeceksin.
Renkleri, sesleri.
Bakışları hatta kokuları bile ne kadar çok fark edersen o kadar çok
kazanacaksın. Ama neticede ne olursa olsun sen benim gönlümde hep kazandın,
hep şampiyonsun ve hep öyle kalacaksın.
Kimsin ulan sen?
Bilecikli. Nereli olduğunu sormadım ulan.
Adın ne?
Bilecikli Bahadır.
Sen kimsin lan?
Tokyolu.
Nasıl Tokyolu lan bu?
Sana ne lan? Sen işine bak. İyi gidiyorsun hadi.
Ne istiyorsun?
Bilecikli. Ben Tırnakçı Cemal 'in varisiyim.
...onun intikamını almaya geldim.
Tarın Akça bu işleri bırakmadı mı ya?
Biz onu... ...eksozculuk yapıyor diye biliyorduk.
Bir sıkıntı olursa... ...lahmana dükkana bekleriz.
Oynuyor muyuz, oynamıyor muyuz?
Oynayalım oynamasına da... ...anahtarını görelim.
Şimdi hoş geldin.
Bilecikli.
Hanımlar, beyler.
Vakit tamam.
Oyun başlıyor.
Her yıl olduğu gibi beş oyunculu Tekla Soldem oynayacağız.
Her oyuncuda yüzler bin dolarlık fiş var.
Fişlerini bitiren oyuncu tekrar oyuna giremez.
Unutmayın. Bu masadan sadece biriniz kazanarak kalkacaksınız.
Son iki kişi kaldığında bir saat içinde biri bütün fişleri toplayamazsa...
...paralar aynen iade edilecek.
Sorusu olan... ...o halde şeytanınız bol olsun.
Ben bir çay alabilir miyim?
Evet. Evet.
Ne yapacaklar?
Kazanan top yolu.
Evet.
Evet.
Hayatında ne istiyorsan onu yap. Beni ilgilendirmezsin.
Ama yaptıkların arkasında sonuna kadar adam gibi dur. Öyle eğilip bükülme.
Gördün mü?
Kardeşim ben şimdi geliyorum.
Yeni el başlıyor.
Nedir durum?
İki yüz binlik pot çekti. Üç kişi kaldılar.
Onu sormuyorum salak.
Söz işi ne yaptın?
Söz işi işte kazanırsak. Ne kadar vaktin kaldı biliyor musun?
Yedi saat.
Bana bak Yalçın Dikici.
Şunu asla unutma.
Hiç unutma.
Ne yaparsan yap kadere asla müdahale edemezsin.
Aklımda abi.
Abi şuradan efendi gibi yürü git ya!
Kıza bak!
Hep aynı numara hep!
Işığını da unuttun zaten!
Hah şimdi tam olduk işte!
Ne yaptın Farid?
Birbirlerini yiyorlar.
Ne kadar zamanımız kaldı?
Az kaldı. Az birader. Kazan artık şunu.
Müsait olduğunda beni ara yakışıklı.
Olur ağabey. Kazanan Tokyolu.
Bilecikli ve Tokyolu son ikiye kaldı.
Beyler. Kazanmanız için sadece bir saatiniz var.
Bana yeter.
Tırnakçıyı 45 minitte harcadığıma göre... ...tohumuna 15 minit kâfi.
Al.
Alayım canım.
Sabahtan beridir bir çaydır tutturdum. Bir şarabınızı iç.
İç deme.
İç, iç.
Racondandır. Geri çevrilme.
Olabilir.
Benim geldiğim tupaya gelme.
Hilesini bul.
Tok yoludan hücumu al.
Çok aynalı raconumuz varmış Topyum.
Bana dokunuyor da.
Şurada bak.
50 bin.
Gördün mü?
70.
Yüz bin.
Yüzü gördüm.
Elli bin daha.
Bahadır.
Telefon pokeri değil birader bu. Aklını başına al.
Ortada beş yüz bin dolar.
Bir de benim kaderim var lan.
Bir destede on üç sinek var.
İkisi bende kaldı 11.
Yüzde 85.
Yerde 2 sinek daha açık. Yüzde 69.
Kurupiye 'nin yere koyduğu 3 kağıttan biri sinek olsa geriye kaldı 8. Bu 8
Kurupiye 'nin elindeki 40 kağıtta. Bu durumda beklediğim sineğin Kurupiye 'nin
elindeki kağıtlara oranla açılma şansı... ...olsa olsa yüzde 20.
Ama poker de bu, karşındaki oyuncunun şansının yüzde 80 olduğunu göstermez.
Yani... Gördüm.
Gözün kör olsun Bahadır!
Anakçının tohumu. O iş burada... ...ben.
Vallahi Tokyolu... ...ne derler bilirsin.
Ağacın güzeli çiçek açandır... ...tohumun güzeli... ...içek açandır.
Ne yaparsan yap... ...kadere atla müdahale edeme.
Bak Bahadır.
Bahadır yapma.
Bahadır! Bahadır yapma.
Bahadır! Bahadır yapma!
Bahadır!
Yalçık.
Bu ne ya?
Ulan ben ölmemişim ya.
Dedemin şeyini kırmışsın lan. Lan benim de gömlek battı.
Ben yine gideyim.
Yalçın.
Kusura bakma kardeşim.
Yok be oğlum.
Ne kusuru?
Sen daha ne yapacaksın ki Bahadır?
Üç gündür başına gelmeyen kalmadı.
Ölümden döndün o.
Bahadır.
Seninle benim aramda bir fark var birader.
O gün benim kapım çalsaydı ben... ...ben önce delikten bakardım.
Sen bakmazdın.
Sen güveniyorsun oğlum.
Belki de bir tek sen güveniyorsun zaten.
Yani demem o ki... ...beni bir daha dünyaya gönderseler... ...hani deseler
bir tane arkadaşın olacak... ...o sen ol
isterim.
Bucakan ne haber?
Neredesin lan sen?
Uçak işle çok karıştı sorma. İyi.
Bu şey değil mi ya?
Bak şunun şu hallerine tavırlarına bak ya.
Olmuyor. Olmuyor olmuyor. Yapamadım.
Yapamadım.
Tabii iki tane değil mi?
Arkada. Yer miyiz onları be?
Ya hadi hadi ya. Allah aşkına.
Ne izliyorsun lan?
Sen daha bunu tutuyor musun telefonla?
Aynen kardeşim.
Bak gör.
Ortamlarımıza bak.
Yalçın.
Bas lan bas!
Lan basıyorum ya, daha ne yapayım? Bahadır, bu işi buraya kadar getirdim
birader. 15 dakikamız var, bitir artık su içeri. Uşak yavaş, gözünü seveyim
yavaş. Sen ne yavaşı? Yapıştır kardeşim.
Yahu sen ha? Beni heyecanın altına istedin. Sen neyi seversin be?
Söyleyecek misafirlerini al!
Şu gazilerin bizim oraları.
Yalçın.
Sen o sigaraları içiyorsun ama. Ha burası ormanlık arazi, yakmasın.
Geldim. Geldi.
Geldim. Yalçın hadi geç kalıyoruz. Gebertirim lan seni. Seni gebertirim
Yalçın. Sen ne yalçın ne yalçın. Beş dakikamız kaldı diyorum.
Ölsün ulan. Ben öldüm herkesi ölsün. Ne durdun gene?
Geldik kardeşim.
Hadi Allah 'ın belası hadi.
Tamam be.
Yalçın. Ne yapacağım lan ben?
Ne demek ne yapacağım? Evlenme teklif edeceksin işte.
Oğlum beni de biliyorsam şimdiye kadar elli kere ederdim zaten.
Bahadır. Sen bir hafta önce pijama takımı ütüleyen adamdın birader. İki gün
Fikirtepe 'nin yarısına posta koydun.
Öyle yani iki kelime ver.
Sen mi yapamayacaksın?
Gündürme beni.
Hadi.
Ne o Bahadır?
Evlenme mi teklif edeceksin yoksa?
Nereden bildin?
Bahadır masana geçer misin? Lütfen.
Demet.
Ben bir şeyin sonunu o kadar çok düşünüyorum ki.
Başını unutuyorum.
Ama hayatımda...
Bir tek şeyin başını çok iyi hatırlıyor.
Senin bu ofise ilk girişin.
Mantiyeli elbisenin.
Saçlarını.
Bana ilk gülümseyişin.
Adımı soruşunun.
Demedi.
Ben hayatım boyunca bu başlangıçta yaşamak istiyorum.
Benim eviniz mi?
Hadi be kızım.
Hadi be!
Ağzına sağlık ehtiyar.
Eyvallah evlat.
Sana en başta biraz yanlış yaptık ya kusura bakma. Olsun evlat.
En nihayetinde insanın iyilik... Dede.
Tamam da.
Neresi çıktı? Senin bir işin vardı.
Ha oldu oldu.
İmzalattık mı tamamdır. Küçük bir evrak kaldı bitti. Neresi çıktı?
Kütahya çıktı hava indirme yedek subay. Yani nereye çıkacak dedi. Cehennem
sırası cehennem çıktı işte.
Eh hadi gelmiş. Geçmiş bu. Sağ ol sağ ol. Sağ ol ehtiyar.
Ah Bahadır kardeşim be.
Bir gün var ya... ...seninle bir yerde mutlaka karşılaşacağız.
Yalçın!
Bahadır!
Yenge!
Ne yapıyorsunuz lan siz burada?
Biz hakikaten ne yapıyoruz ya burada?
Bahadırcığım biz öldük ya.
Öldük mü?
Allah!
Allah! Aşkım iyi misin?
İyiyim. İyiyim de ben bizi... Ee?
Yani... Yalçını gördün mü Rüyam'da?
Ya ne zamandır da görmüyordum.
Hayır olsun dua istedi herhalde.
Olabilir.
Neyse sen o sabah şey yaparsın ya.
Hadi oğlum gümük, gencise.
Severler güteli, gencise.
Değilse? Nasıl?
Nasıl değil, şartçı bana. Yani güzel ama genç değilse sevilmez mi?
Ya ne diyorsun Nizam ya?
Sen ne diyorsun Cemal Aga ya?
Ortada zar yok, bir şey yok. Nereden gördün üç beş geldiğimi?
Gönül gözünden gördüm.
Nereden göreceğim?
İyice Cemal Eka.
Hile hurda yakışıyor mu? Hele burada.
Ulan ne hilesi hurdası?
Ortada zar bile yok.
Niye yok?
Ya tamam boş ver.
Seni özlemişim.
Geleceksin diye her gün dua ettim.
Ulan harbiden hayırlı delikanlısın biliyor musun?
Sen okuldayken de böyleydin.
Dur bak. Aklıma yeni bir manita vardı.
Hani böyle kıvırcık saçlı, eşek gözlü. Çok seviyordun, aşıktın falan.
mı? Hatırladım.
Necla. Sonra sen aldın kızı götürdün.
Tövbe tövbe.
Bu hikayede bizim hayırımızı olan ne?
Gelirken manitayı gördüm.
Çok daha güzelleşmiş. Çok daha serpilmiş.
Yani söylemeye dilim varmıyor ama... ...ölmek yakışmış gacıya be.
Deme be.
O zaman ben gideyim... ...iki zar alayım geleyim.
Hadi koş.
Bir koşu al gel iki zar.
Tükürüyorum buraya çabuk gel. Tamam.
Şu bizim...
Geri zekalı torunun işini hallediver.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.