All language subtitles for Arafta 54. Bölüm - 13 Şubat Cuma - izle7

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Biz geldik.

Durmuş amca.

Durmuş amca.

Gelince beni ara Ateş oğlum.

Allah Allah.

Allah Allah.

Ne oldu ki acaba?

Ali durmuş amca.

Neredesiniz? Hayırlı bir iş için çıktık Ateş Bey oğlum.

Yakın bir dostumuzun oğluna kız isteyeceğiz de söylemeyi unuttuk.

Bir yaşladık işte.

Yarın döneceğiz inşallah.

Sakın bir yere kaybolmayın.

Darılırım bak.

Daha doyamadık size.

Ama siz evde yokken... Bizim fakirhanet size emanet. Bugün evin beyiydi hanımı

da sizsiniz. Hadi kalın sağlıcakla hadi bakalım.

Kapattı.

Eee ne yapacağız şimdi?

Yani onlar kalın dedi ama onlar evde yokken kalmamız doğru olur mu ki?

Konağa mı dönsek acaba?

Ya bilemedim ben de.

Evi de bize emanet etti ama.

Sahipsiz bırakıp gider etmek de ayıp olur.

E ne yapacağız şimdi?

Oturalım bari.

İyi fikir.

Fotoğraflar sende değil mi?

He ben de.

Ayaküstü tam göremedim bir bakayım.

Bu ne ya böyle?

Çok kötü çıkmışsın burada.

Hemen bunu yok et.

Olmaz.

Çok güzelsin.

Yani gayet iyi çıkmışsın o anlamda söyleyeyim.

Bu güzelmiş ama bak.

Beğendim.

Ben de.

İyi yakalamış fotoğrafçı.

Efendim Müzeyyen anne.

Alo Ateş.

Neredesin oğlum?

Konakta göremeyince merak ettim.

İyiyiz Müzeyyen anne. Durmuş amcalardayız.

Öyle mi?

Ne zaman dönersiniz? Akşam yemeğini ona göre hazırlatayım.

Bugün burada yetmiş. Beklemeyin bizi.

Tamam. Selam söyle Durmuş beylere.

Bir işleri varmış. Onlar gitti bir yerlere kadar.

Döndüklerinde iletirim.

Hoşça kal.

Orada mı kalacaklarmış?

Baba.

Kaplanamıyorum artık.

Hem de baş başa.

Yarın öyle bir gün olacak ki kimse unutamayacak.

Özellikle de Ateş.

Bakalım o kızın ihanetini öğrendiğinde yine o benim karım diyebilecek mi?

Göreceğiz bakalım.

Hastaları böyle karşılayalım tamam mı?

Siz onun notunu alın sonra da bana söyleyeceksiniz.

Hayırdır?

Nezir Bey niye böyle baktı sana? Bir sorun mu var aranızda yoksa?

Yok, sana öyle gelmiştir.

Bana öyle geldi.

Zahide Hanım.

Ağladınız mı siz yoksa? Yok, yok öyle bir şey. Nereden çıkarttın?

Bugün de herkes aynı şeyi söyleyip duruyor. Ne bu ya?

Ne diyorsun?

Yok bir şey.

Şey, eğer konuşmak, anlatmak isterseniz ben sizi dinlerim.

Buraya gelirken yolda bir tane kedi gördüm. Veterine götürdüm sonra ben de.

Hay Allah ya.

Üzüldüm şimdi.

Demek siz de buna üzüldünüz ha?

Veteriner durumun kritik olduğunu söyledi. Ama elinden geleni yapacakmış.

Merak etmeyin siz.

Kediler sağlam hayvanlardır. Düzelir, atlatır. Hiç merak etmeyin.

Umarım. Umarım dediğin gibi olur.

Demek siz de kedicisiniz ha?

Siz de benim gibi kedi insanısınız yani.

Çok sevindim.

Benim de iki tane kedim var biliyor musun?

Sarman böyle azman gibi bekliyorlar beni evden.

Sen de kedicisin demek.

Şaşırdın. Ben de şaşırdım vallahi. Ne yalan söyleyeyim yani.

Zahide 'lerin de kalbi varmış demek ki.

Sana bir şey anlatanda da kabahat zaten.

Bir dakika ben... Ben bir şey demedim ki ya.

Ben ne dedim ya? Şimdi bir şey mi söyledim yani ben?

Ne oldu ben anlamadım ki.

Bir şey mi dedim ben de kızdı şimdi ne oldu?

Aman abi ya kafayı takma kadın millet işte.

Sen de kadın uzmanı kesildin ha başımıza.

Abi kadınları anlamak için kitap okuyorum. İsmi de kadınları anlamak.

Oku oku iyidir.

Oku anlayacaksın zaten oku.

Salata mı yapsak acaba?

Salata mı?

Yemektik o kadar malzeme aldık.

Ama... Şey ama ben yemek yapmayı bilmiyorum.

Ya ben işten kaytarıyorsun sanmıştım.

Gerçekten mi?

Gerçekten. Ya bir tek hamur işi. O da Güllü teyzeden ne öğrendiysemiş.

Yani adam dövmeye biliyorsun. Yemek yapmayı bilmiyorsun öyle mi?

Bu ikisi karşılaştırılacak şeyler mi?

Bambaşka şey.

Bak anlaşalım. Adam dövmek benim işim.

Yemek yapmak senin işin. Duydun mu?

Hem evin hanımı sensin. Yemekleri sen yapacaksın.

Allah Allah.

Niye ben yapıyormuşum?

Öyle bir zorunluluk mu var?

Hayat müşterek bir kere.

Madem sen biliyorsun yemek yapmayı sen yapacaksın.

Ben de işte sana çıraklık yapıyorum bak.

Şımarık prenses.

Öğrenmek işine gelmiyor değil mi?

Gelmiyor tabii.

Öğrenirsen benden beklersin bundan sonra.

Vallahi beklerim.

Ama hadi elini çabuk tut. Açlıktan öleceğim.

Ayrıca sana güveniyorum. Çok iyi bir aşırı olacaksın.

Deneyelim bakalım.

Ama bak baştan anlaşalım. Dalga geçmek yok.

Geçmeyeceğim. Tamam.

Ne pişireceğiz peki?

Kolayla başlayalım.

Macemek çorbası candır. Al bakalım.

O zaman sen beni yönlendir. Önce ne yapacağım?

Soğanları doğru.

Dur dur dur dur.

Ne yapıyorsun?

Soğan soyuyorum.

Ziyan etme istiyoruz biz buna.

Soğanı kabıyla yarısını çöpe attın. Öyle olmaz bak şöyle yapacaksın.

Bak şöyle tutup çekeceksin.

Gördün mü?

Al bakalım.

Tamam anneciğim ben.

Ağlama.

Niye böyle oldu anlamadım ki.

Çok mu duygulandın?

Ya dalga geçmeyecektin hani.

Geçmiyorum. Geçiyorsun ama.

Ama dur çok büyük doğuruyorsun bak.

Keşke sen de konuşmayı bırakıp bir işin ucundan tutsan.

Aşı olan sensin.

Elini çabuk tut açlıktan öleceğim.

Bak dur dur.

Bak nasıl yapacağını göstereceğim şimdi tamam mı?

Bak böyle yapacaksın.

Sadece bilek hareket edecek.

İyi bak.

Gördün mü?

Şey... Ben bir şeyler yapayım. Ne yapayım?

Tencereyi çıkar istersen. Tencereyi çıkartayım.

Ne yapıyorsun sen öyle?

Şu andan itibaren seni kendi haline bırakıyorum. Çünkü mercimek çorbası için

canımdan alamam.

Yağ koyuyorum. Ne yapacağım?

Abartsaydın.

Yeme lazım.

Ben tedbirimi alayım da.

Tedbirli ol bence de. O kadar çok yağ konur mu ya?

Yağsız yemeğin tadı olmaz. Yalan olur bir kere.

Yağlı yemek de löp löp et olur.

Daha iyi ya işte. Bak çok zayıfsın zaten.

Safinaz gibisin.

Safinaz 'a iki erkek aşık olmuştu hatırlatırım.

Ben o kadar zayıf mıyım ya?

Öylesin.

Hem ne demiş atalarımız?

Bir dirhamet binayıbı örter.

Aynı atalarımız demiş ki... ...yaşamak için ye, yemek için yaşama.

Bir de şey demişler her şeyin azı karar çoğu zarar.

Bana uyar.

Anlaştık. Bana da uyar anlaştık.

Bu konuda da anlaştığımıza göre sıradaki işe geçelim o zaman.

Bak şimdi.

Patates nerede?

Evet.

Al bakalım.

Patatesli avuçları da soyup doğrayıp tencereye koyacaksın soğanla birlikte.

Sonra mercimeği koyacağız.

Sonra da içine birazcık baharat atacağız. Ama pul biber yok.

Niye?

Çünkü sen acı sevmezsin.

Yok, aksine çok severim.

Ortak noktada buluştuğumuza sevindim.

Ben senin acıdan beslendiğini anlamıştım zaten.

Çok bilmiş.

Sen burada böyle rahat rahat kahveni yudumlarken... ...Ateş ile Mercan

biliyor musun?

Neredeler?

Öyle durmuşun evindeler yine.

Baş başa.

Ne yapayım?

Senin yerinde olsam gidip biraz keyiflerini kaçırırdım.

Sen iyi değilsin ha.

Vallahi bak sağlıklı düşünemiyorsun.

Annenle konuştuk işte yapacağız bir şeyler.

Bu gece orada kalacaklar diyorum.

Baş başa.

Ya niye kimse beni dinlemiyor?

Saçma sapan konuştuğun için olabilir mi Aslı?

Bak takım Mercan 'a zarar vermeye kalkma.

Yoksa öldürürüm seni.

Bu duruma nasıl tahammül edebiliyorsun?

Bak.

Ben deliler gibi aşıyorum Mercan 'a.

Tamam mı?

Hayatta her şeyi elde ettim.

Bir takım kaldı.

Onda zamanı gelince benim olacak.

Onun için şimdilik sabrediyorum.

Aynısını sana da yapmanı öneririm.

Çünkü yaptığım aptalca hamleler onları birbirlerine daha çok yaklaştırıyor

Aslıcao.

Bana akıl verecek pozisyonda değilsin bence.

Tamam.

Madem bana kulak asmıyorsun bari anneni dinle.

Mis gibi plan yaptı. Bozma bunu.

Tamam. Hatta şimdi evine git.

Ve yarına kadar Mercan'dan uzak dur.

Hatta mümkünse sonsuza kadar uzak dur.

Elimi dinle dedim.

Yandın mı? Dur.

Pişmiş mi bari çorba?

Pişmiş.

Ama şimdi blenderdan geçirelim onu.

Blender mi? Blender nerede acaba?

Bir bak belki şu dolapta vardır.

Yok Bilal dur ne yapacağız şimdi?

Sorun değil böyle içeriz.

Dur bir dakika.

Bir Naz ablayı arayıp sorayım en iyisi. O biliyordur nasıl olacağını.

Binnaz teyzeciğim, merhaba ya. Müsaitsen bir şey soracağım sana.

Biz şimdi merdemek çorbası yaptık da.

Evde blender yok.

Nasıl süzeceğiz çorbayı acaba?

Şeyle mi?

Süzgeçten mi geçirelim?

Nasıl yani? Çorbayı tel süzgeçten mi getireceğim?

Tamam, sen öyle diyorsan öyledir.

Sağ ol Günal teyzeciğim.

Ne diyor?

Söz geçsen getirin diyor.

Anlamadım ki.

Etkiden öyle yapılırdı.

Sen çok biliyorsun sanki.

Biliyorum.

E madem biliyordun ben aramadan niye söylemiyorsun?

Araştırmacı ruhun ortaya çıksın birazcık. Her şeyi ben söylersem olmaz

Güzelim madem gel.

Bir tane daha tencere verir misin?

Şu altta olabilir.

Olur.

Öyle bir şey olur mu? Olur.

Getir.

Oluyor mu şu an? Bu böyle mi?

Oluyor.

Eyvah.

Yandı mı?

Tamam abartma bir şey yok. Getir itiraz etme dur.

Tamam geçti geçti.

Dur bakayım bir.

İyiyim ben iyiyim. Bir şey yok.

Hadi bakalım tadına.

Çok güzel olmuş.

Getir bak.

Binnaz abla şey dedi.

Tereyağını eritip üzerine dökün dedi süzdükten sonra.

Onu da yaptık mı tamamdır.

Tamam.

Hadi oyalanmayalım ama hadi.

Merdan 'ın da sesi iyi geliyordu maşallah.

Allah evlatlarımızı esirgesin.

Senin tabii şimdi başında kavak yerleri eser.

Hep onu görmek istiyorsun.

O yanında olduğunda hiçbir dert tasa kalmayacak sanıyorsun.

Bak kızım, ben de geçtim bu yollardan.

Babanı ilk gördüm de vuruldum onun o çakır gözlerine.

Anamı, babamı çiğnedim, ezdim, geçtim.

Kaçtım, gittim onunla.

Ama işte aşk, bu tamamen öyle bir gün.

Geldi, geçti.

Sonra hayat gayesi başladı.

Bak kızım bu eller.

Dağda bayırda çay topladım.

Ev var düzelttim.

Ben iki çocuk büyüttüm çiçek.

Ama ne oldu?

Ne faydası oldu?

Çok çile çektim ben çok.

Gurbet ellerine.

Ana yok.

Derdunu dinleyecek baba yok bayımda.

Ben senin o gitme gitme doğum yollar ya kızım.

Ben o yolları yaşayarak öğrendim.

Sonra da kendime yemin verdim ben kızım.

Benim evladım böyle olmayacak.

Gurbetelerde çile çekmeyecek diye ant verdim ben.

Yanımda yamacımda kolumun kanadımın altında olacak dedim çiçek.

Ama bak ne oldu? Ne oldu?

Hayat geldi beni korktuğum yerden vurdu kızım.

Çorba nasıl oldu acaba?

Anlarız şimdi.

Bak bakalım.

Yoktun beni.

Yani sen ateşsin, sen yakarsın aslında. Nasıl oldu anlamadım bu.

Nasıl? İyi mi?

İyi işte.

İyi işte mi?

Ne diyeyim yani? İyi işte. O kadar uğraştım yani söyleyeceğin tek şey bu

Tamam tamam kızma gel.

Çok güzel olmuş.

Kızdım diye öyle söylüyorsun.

Hayır.

Güzel.

Hem de çok güzel.

Çok da güzel kokuyor.

Şey... Beğenmene çok sevindim.

Ben sofrayı hazırlayayım o zaman.

Ben de yardım edeyim. Ne yapayım?

Yok. Sen otur.

Evin Hanım 'ı benim ya.

Ben hazırlarım.

Kocacığım.

Tamam. Karıcığım.

Niye sağa sola bakıyorsun sürekli?

Şimdi Binnaz Sultan falan mı çıkar bir yerden bir ton laf yapar bak hiç çekemem

ha. Madem öyle hiç görüşmeyelim o zaman tamam mı?

Böylece annen de görmez bizi. Sakin ol sesin alçalt bir ya.

Biri falan duyacak şimdi bak.

Burası babamın malikanesi değil ha.

İyi.

Yok. Zehra.

Yapma be gülüm.

Ya ben sensiz yaşayamam.

Sen benim hep aklımdasın. Ben seninle yatıp seninle kalkıyorum bak Zehra.

E madem öyle sen de Malik gibi delikanlı ol azıcık.

Bak nasıl sağ çıktı sevdiğine. Aldı yüzüğü taktı parmağına çiçeğin. Bak bana

Malik deme.

Bak onun adı duyunca benim böyle cinlerim tepeme çıkıyor.

Arkandan işebilmesi doğru değil tabii.

Ama çiçeğin elini tuttu mu? Tuttu. Öyle üç gün gönül eğlendireyim sonra gideyim

demedi.

İmdat Sultan yürüyor ben kaçarım.

Sen ne bilir ya.

Bak nasıl da korkuyor annesinden.

Kuk bebe raf ya!

Evet çorbayı da getirdim.

Et sofra hazır. Otur bakalım.

Ellerine sağlık.

Her şey ne pis gözüküyor. Afiyet olsun.

Afiyet olsun bakalım.

Afiyet olsun.

Bismillahirrahmanirrahim.

Bismillahirrahmanirrahim.

Sen.

Eline sağlık çok güzel olmuş.

Senin eline sağlıkasın.

Burası soğanın en güzel yeri.

Nasıl? Çok iyiymiş.

Beğendin mi?

Çok beğendim.

Çok iyi geldi burası bana.

Yaşadıklarımı unutturdu.

Bunu duyduğuma sevindim.

Ama çalışmayı da çok özledim.

Dönünce hemen içe başlayacağım.

Acelesi yok.

Burada kalıp biraz daha dinlenebilirsin.

Şirkette her şey yolunda zaten.

Bana ihtiyaç yok yani öyle mi?

Her şey gayet iyi gidiyor.

Beni kızdırmak için söylüyorsun bunları biliyorum.

Hayret. Bu sefer düşmedin.

Son olanlar yüzünden hastane projesi de aksadı zaten.

Döndüğümüzde hemen işleri hızlandıracağım.

Hatta işler yolunda giderse bir yıl içinde tamamlamayı düşünüyorum.

Böyle görkemli bir açılış planlıyorum.

Hatta bizim şirketin yanında bir konferans salonu vardı biliyorsundur sen

Orada yapmayı düşünüyorum mesela.

Bir de benim organizatör bir arkadaşım var işinde çok iyidir.

İşte onunla konuşmuştum zaten. Her şeyi önceden planlamıştım.

Sen beni dinlemiyorsun.

Dinliyorum. Dinliyorum. Niye dinlemeyeyim? Ne dedin en son?

Hastane dedin. Açılış gösteri.

Galiba. Galiba.

Hakkı dinlemiyormuşsun işte.

Kusura bakma dalmışım birazcık.

Sorun değil.

Çorba gerçekten çok güzel olmuş.

Şimdi bunun üstüne çok güzel bir çay. Baya iyi giderdi.

Ben demledim zaten çayımızı.

Ne zaman?

Sen burada otururken hemen neler yaptım?

Bırak salatayı, birazcık ekmek ye. Bir deri bir kemik kaldın zaten.

Ye, al.

Aç ağzını.

Torba ekmekle yenir.

Öyle kuru kuru yenmez. O yüzden zayıfsın.

Ben zayıf değilim.

Güzel olan hiçbir şeyi hak edemiyorsun sen.

Yine yıkıp yıkmak vardı ya burayı.

Alacağın olsun.

Benim olanı benden almana izin vermeyeceğim.

Kurtulacağım senden.

Anne.

Sen miydin?

Yaptın mı dediğimi?

İyi hadi kimse gelmeden çıkalım.

Neyse ki çay yapmayı biliyorsun.

Gerçi biraz erken bir yorum oldu bu.

Göreceğiz bakalım biliyor musun, bilmiyor musun.

İstediğin kadar dalga geç.

Umurumda bile değil.

Tamam.

Sonradan kızmak yok ama. Söz mü?

Yani. Ona çok da söz veremem.

Umurundaymış demek ki.

Mis gibi.

Yani bu beğendiğin anlamına mı geliyor?

Çok güzel olmuş.

Eline sağlık.

Yemekten sonra çok iyi gitti.

Sevdiğin gibi yapmaya çalıştım.

Sevdiğim gibi biliyorsun yani.

Burası... ...ne kadar sessiz ve sakin değil mi?

Evet.

Çok huzurlu.

Bütün karmaşadan uzak.

Çok hem de... ...çok iyi hissediyorum burada.

Sanki... ...hep bu ana... ...buraya aitmişim gibi.

Tuhaf biraz, anlatması zor.

Sen de böyle hissediyor musun?

Sanki bu anda kalacakmış gibi.

Ben şuna bakayım ben.

Nasılsın Cemal?

Ben iyiyim kardeş.

Asıl süslü olmalı.

Yok bir yaramazlık.

Neyim Ercan nasıl oldu?

Daha iyi.

Hatta çok iyi.

Senin de sesin iyi geliyor.

Aslında iyiden ziyade neşeli geliyor.

Oralar size yaramış galiba.

Polisten bilgi alabildin mi?

Aldım. İntihar olduğuna dair ön bulgular var.

Gerçekten adamın suç kaydı baya kabarık. Adam yaralamadı. Harp etmiş. Hiddet.

Hepsi var.

Erken gidebilseydik, konuşturabilseydik daha iyi olacaktı. Hayır ola, senin hala

kuşkuların var galiba.

Dedim ya, içime sinmeyen, aklıma yatmayan şeyler var.

Bu adamın böyle bir şeye kalkışması, yerinde oturmayan taş gibi.

Polis son görüştüğü kişileri arıyor şu an. Yani olayın arkasında başka birileri

var mı diye kontrol edecekler muhtemelen. Onun dışında elimizde bir

Tamam Cemal, sağ ol.

Kazanmak zorunda... ...seni rahat etmek miydin veremez mi?

Kiminle konuşuyorsun sen?

Dışarıdan gördüm de... ...eklerin bir sohbete benziyor.

Öyle. Bana anlatmayacak mısın?

Sanki şu dünyada biri var.

Bana her baktığımda neyi kaybettiğimi görüyorum.

Öyle bir duygu ki bu.

Şu dünyada sadece o, ben ve bizi ayıran o

gölge var.

Ne yaparsam yapayım aşamıyorum o gölgeyi.

Sen Ateş 'le konuştun mu?

Gerçi sen konuşmuşsundur tabii.

Nasılmış keyifleri?

Mercan Hanım da iyidir herhalde.

Kocası yanında nasılsa.

Sana bir dost hafifesi vereyim mi Ateş?

Kendine bunu yapmayı bırak.

Bırakacağım.

Biraz zamana ihtiyacım var sadece.

Ah Allah.

Keşke şu kalbin senin için nasıl attığını... ...nasıl yandığını bir

Keşke beni bir yanmasan.

Kimsenin beni anlamadığı şu garip dünyada... ...bir tek sen anlasan.

Hoş. Benim onlara sana söyleyecek yüreğim yok.

Çünkü seni hepten kaybederim diye korkuyorum.

Öykü mü geldi?

Yoo.

Ama senin gelmiş belli.

Benim gelmedi.

Yani sen esniyorsun.

Ben burada yatarım. Sen yatakta yat.

Olmaz.

Yani ben yatarım burada. Sen git yatakta yat. Yok yok sen yatakta yat. Benim

uykum yok zaten.

Benim de yok.

Esnedin ama.

Çok yedim ya ondandır.

Dayadın bana bir sürü ekmeği o yüzden.

O zaman film mi izlesek?

Güzel olur aslında bak. Çok iyi düşündün.

Zaten izleyememiştik bir sürü bir filmi.

Sok sok. Lafını da sok.

Ne yapayım? Borcun var bana.

Tamam borcumu ödüyorum işte.

Film gelirse yapıyoruz.

Ne izleyelim?

Aksiyon sever misin?

Yok açıkçası pek sevmem.

Böyle romantik komedi gibi bir şey açabiliriz bence. O zaman sen seç.

Uzun süredir izlemek istediğim bir film vardı. Onu açacağım.

Tamam.

Bak kadın hiç fena değildir.

Yalnız ama adam çok iyi.

Ve çok yakışıklı.

Dur.

Kal yüzüne, gül düşüne bir ömür isteyebilirim.

Hiç öyle şey olur mu?

Bir kadın nasıl aşık olduğunu anlamaz.

Bence kadının suçu yok.

Erkek nasırık.

Erkek dediğin kadını çekip alır.

Aşık dediğin cesaret ister bir kere.

Ama kadın belli etmedikçe adam nasıl harekete geçsin?

Neyse ki adam çok iyi oynuyor.

Dedim ama ben sana.

Adam gerçekten çok iyi. Hem de çok yakışıklı karakteri de öyle baksana.

Bence hiç iyi oynamıyor.

Hem ne öyle sürekli rol kesmeler falan.

Sevmedim ben bu filmi.

Değiştirelim. Aşk meşk. Ne zaten? Benlik değil bu.

Bak yakışıklıymış da ilk iyi oynuyormuş.

Ya ama başka bir şey izleyelim.

Şöyle yapalım.

Benim izlemeyi çok istediğim bir film vardı.

Baş filmde çok güzel bir kadın oynuyor. Bence onu açalım.

Evet, onu açalım.

Güzel kadın o yine.

Bir şey mi dedin?

Yok, bir şey demedim.

Bir çek.

Abicim yapma da.

Bırak değmez o adam için.

Beni kaç gündür görmeden geliyorsun.

Ne zaman görsen kafanı çeviriyorsun.

İlk söylediğin laf bu olmamalıydı abi.

Mevzuyu bölünce dellendim.

Allah aşkına ne var bununla bu kadar kızacak?

Üstelik sadece bir adamı sevdim diye.

Herhangi birisinden de bahsetmiyoruz burada. Malik'ten bahsediyoruz.

O kadar iyiliği dokundu bize.

Seni korumak için gitti.

Tefecilerle konuştu. Kendini tehlikeye attı bu adam.

Borcumuzu ödedi.

Ya beni sevmese yapar mı böyle bir şey?

Bizi sevmese yapar mı?

Bizden biri o.

Şu dünyada bir sen varsın bir annem var benim için.

İkiniz de sırtınızı döndünüz bana.

Yalnız bıraktınız beni.

Üstelik sadece birini sevdim diye.

Ne kadar mahvoldun!

O vakti yaklaştı.

Keşke hep burada kalabilsek.

Neredesin be kızım neredesin?

Aşağı bak ayrım yoksun. Yukarı bak ayrım yoksun. İşi gücü bırakmış yine ortada.

Gitmiş çekmiş gitmiş.

Ah çiçek ah.

Yine onunla buluşmuş.

Ne laftan anlıyorsun? Ne sözden anlıyorsun kızım sen?

Ben şimdi senin saçını başını yolmaz mıyım?

Yok.

Yok böyle olmayacak.

Bağırsan da çağırsan da faydası yok.

Güzellikle de olmadı.

Ben biliyorum size ne edeceğim.

Ne kadar güzel ki.

Tablo gibi.

Günaydın.

Günaydın.

İyi uyuyabildin mi?

Evet evet iyi uyudum.

Kabusta görmedim ilk defa.

Odaya geçerken çok direnmemişimdir umarım.

Nasıl uyandığımı hiç hatırlamıyorum.

Nasıl geldin odaya?

Yok hiç zorlamadım.

Şey...

Ben seni yatırırken, uyuyakalmışım ben de.

İkimiz de çok yorulduk.

Ondandır.

Niye takamıyorum bunu ya?

Kalbim... Kalbim yerinden çıkacak sanki.

Kalbim neden böyle çarpıyor?

Gül teyzeler geldi.

Osman nerelerde sen ya?

Nerede olacağım Haydar 'ım? İşimin başındayım. Ne diyeceğim?

Senin bir çalışan geldi bizim şubeye. Adı Berat. İhtiyaç kredisi için

Ee?

Yüklü de bir meblağ. Seni arayayım dedim.

Tebrik olursan vereyim krediyi.

Demek sana geldi ya.

Osman sen şimdilik bir şey verme. Benden haber bekle.

Ben bir öğreneyim derdi neymiş.

Eh iyi madem öyle diyorsan reddederiz o zaman. Uğra bir ara kardeşim çay içelim.

Tamam tamam uğrarım. Selametle.

Para her kapıyı açar.

Bu karahanlarla ilgili bilgiyi Berat'tan alabilirim belki.

Neye durmuş amca? Nasıl geçti kıl isteme işi? Verdiler mi?

Verdiler verdiler.

Zaten kızla oğlan birbirlerini seviyorlarmış. Nicedir?

Aileler de münasip görünce taktık yüzü yapıverdik sözü.

Hayırlı uğurlu olsun.

Sağ ol sağ ol.

Evet kahvelerimiz de geldi.

Kızım ellerine sağlık. Buyur Kirli ablacığım.

Ellerine sağlık. Çok teşekkür ederiz.

Afiyet olsun.

Afiyet olsun.

Sağ ol.

Maşallah kızıma. Pek de hamarat.

Çorba da yapmışlar. Hazıra konduk.

Çorbanın tarifi Ates'ten.

Karım diye söylemiyorum.

Çok maharetlidir.

Aşk olsun ama güzel olmadı mı sonuçta?

Oldu oldu.

Ellerine sağlık.

Hocam sensin nasıl olsa.

Ama dikkat et bak boynuz kulağa geçer derler.

Daha beni geçebilmen için kırk fırın ekmek yemen lazım.

Yanlış anlama.

İstemediğimden değil.

İple çekiyorum o günleri.

Maşallah. Buraları pek bir yaramışız ha.

Ama azıcık dedişiyonuz gibi geldi bana.

Sevgiden bunlar hep.

Sevgiden. Maşallah.

Allah 'ım ya.

Korkmayın ya.

Ne oldu son durumu nedir kedicin? Var mı bir gelişme?

Valla veteriner onu şaşırttığını söyledi. Bizim ufaklık güçle çıkmış

anlayışıyla. Yemeğini yemiş, suyunu içmiş.

Çok sevindim.

Ne oldu?

Ne ne oldu?

Bana bakıyorsun.

Neye bakıyorum? Bana bakıyorsun ya sen şu an hani.

Sana mı bakıyorum ben? E bana bakıyorsun.

Size bakıyorum ya. Ben niye bakayım ki ya?

Niye bakayım ki ben size ya?

Tamam Yaşar Bey biz şöyle yapalım. Bu son iki dakikayı hiç olmamış gibi hayal

edelim tamam.

Silelim zihinlerimizden. Uçtu gitti pup oldu.

Burak sen şu elindeki dosyayı götür Burak. Ateş Bey 'in odasına koy artık.

Tamam Zahide hanım hemen götürüyorum.

Selam naber?

Ona bir daha baksanıza. Bırak.

Bırak.

Demet Hanım 'la aranız biraz limonli mi bana mı öyle geliyor? Ne oluyor?

Demet'te bir problem yok da abisiyle var.

Bana bir güzel abdini bildirdi.

Yani aslında haklı da.

Demet kim ben kim?

Ne yapsın benim gibi bir çocuk?

Sonra bakarız.

Söyle Ziya.

Cemal hakkında bir şeyler öğrendim Haydar.

Söyle anlat dinliyorum seni.

Bu Cemal kimsesizmiş.

Çocukken bir süre sokaklardaymış. Sonra yetimhaneye geçmiş orada büyümüş.

Ya Ateş ve kimsesiz yetimhanede büyümüş.

Belki de aynı yerde kalmışlardır.

Olabilir. Ben bir çocuklara sordurayım.

Bir gelişme olursa ben seni tekrardan ararım.

Tamam. Haber bekliyorum senden.

Önce senin kim olduğunu bulacağım.

Sonra da sana çok güzel bir son hazırlayacağım Ateşkara.

Farklı mı geldi?

Yoo.

Sanki... Uzun bir süredir yokmuşuz da yeni gelmişiz gibi bir duygu.

Değişik bir his.

Yorgun musun?

Hayır değil.

Uzakta yerlere dolaşıp odamıza geldik.

Ama yine de değil.

Evet.

Geldik odamıza.

Ben beynimi yüzüme ekliyorum.

Adam mısın?

Ne dedim şimdi ben böyle?

Ama bu, senin aldığı yüzük.

Hiç var bunun burada.

Neye bakıyorsun öyle dikkatli?

Kim yüzüyor bu?

Ne işi var bunun burada?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.