Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Alo? Alo?
Alo?
Hah? Ahmet?
Alo?
Ne?
Geliyor bak.
Alo Ahmet?
Alo?
Alo?
Alo?
Alo? Ha?
Ne oldu oğlum?
Neredesin?
Ne oldu oğlum?
Ne oldu oğlum?
Bana bak oğlum, kaldır kafanı, ne oldu?
Ahmet!
Oğlum senin burada ne...
Unuturum. Her şeyi unuturum.
Onunla yaşamaya çalışıyorum.
Yardım et bana abi.
Enam öyle bir şey yoktu ki.
Takip ettim onları.
Ne yapacağımı bilemedim.
Benim yerimde sen olsaydın ne yaparım?
Sana bir yol göster.
Olmaz, biliyorum.
Bunu başka türlü söylemem gerek.
Baba oluyorum ben.
Ben de amca olacağım.
Her şeyi elimle gözümle ulaştırdım.
Affet beni Allah 'ım.
Affet.
Sözcüğü nasıl?
Sözcüğü nasıl?
Sözcüğü nasıl?
Neredeydi? Yasemin Abla 'yı çağırsaydık.
Ne
oldu
Ahmet?
Alet çantamı bulamıyorum.
Kaç kere söyledim sana dokunma diye.
Bana ne soruyorsun, nereye koydun onu?
Akşam yemek yapmıyorum yengemlerle.
Oğlum bak bu çocuklar Ahmet amcam yalan dolan oldu diyorlar, haberin olsun.
Bizim ne sahtekar bir amcamız varmış diyorlar.
Hani diyorlar verdiği sözler diyorlar. Ne yaptın?
Halledebildin mi işleri?
Daha bitmedi de ona bakacağım ben ya.
Bakacağım. Alın oğlum şahitsiniz işte ben sordum. Sonra gelip baba böyleydi.
böyle bilmem ne yakama yapışmış.
Amcanız burada ne diyecekseniz ona deyin.
Demek bana sahtekar diyorlar ha?
Arkamdan mı konuşuyorsunuz lan?
Ben demedim amca. Kim diyor?
Ali dedi.
Ben demedim.
Lan annem var ya. Sen bu var ya.
Anneciğim oğlum merak etme. Bırak bırak.
Sıkıştırma çocukları. Yalan mı lan?
Ulan köpek daha yeni yavrulamıştı. Dam yapacağım dedin. Bir ayağı kukura girdi
hayvanın. Hala yapacağım edeceğim diyorsun.
Yemek çektikleri belli oldu bundan.
Ha. Dengiz 'in ellerine sağlık.
Çok güzel olmuş.
Kestinize bereket.
Sağ ol. Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Ee?
Ne yapacağız şimdi? Pazartesi. Sere devam mı?
Bilmem.
Şey diyoruz.
Haftaya pazar işte. Çocuklarla da konuşup... ...açlayın elini bir hava
diyoruz. Yani Nurhan düşünür.
Bana da şey geldi yani.
Bilmem ki nasıl olur.
Olur mu?
Ya bilin bilin. Ne olacak ki yani?
Bakarım. Yengeme haber ederim ben.
Tamam.
Evet, evet tabii.
Ya Nurhan bir çayını içeriz.
Ha ne oldu demlenmedin mi hala?
Otursun ya iki dakika bekle.
Ben bir böreği kaldırayım da.
Ben de yardım edeyim.
Olur mu öyle şey?
Çay içer misiniz abi?
Demeyeyim mi? Tamam.
Yok.
Yengemle kendime kahve yapıyorum. İstersen size de yapayım.
Altyazı M .K.
Tamam mı?
Tamam.
Yağmur bir iki serpiştirdi sönme ama.
Baktın mı peynirlerinin tadına?
Hatice ablam sizin için de hazırladı.
Kıskanıyor. Kıskarken almayı unutma.
Selamın aleyküm kolayın. Aleyküm selam sağ ol abi.
Mehmet geldi mi?
Telefon etti yoldaymış.
Saat kaç oldu ne yoldaymış?
Ya alt yolda bir kaza olmuş.
Araba mı devrilmiş ne?
Öyle miymiş?
Ölen yitan var mı?
Yok. Daha doğrusu benim o benim.
Atla o vakit hele.
Sen ne yaptın amirim?
Ya sen ne?
Amet.
Ne babam? Osman abim beni götürüp getirecek. Şimdi ne kadar süre belli
Ben ona gerekenleri söyledim. Sen de kaybolma.
Abim gelince ona de ki... ...ortalıkta fazla vakit geçirmesin.
Kıkana gelsin de ki.
Çantaya da olacağız.
Tamam.
Buraya kadarmışsam.
Hakkımızda hayırlısı ne yapalım?
On beş yıl oldu bu kapıdan ekmek yiyorum ben.
Onu abi gibi gördüm, baba gibi gördüm hep.
Saygıda en küçük kusurum olduysa sen söyle.
Cemil 'in size bir yanlışı olduysa sen söyle Ahmet.
Cemil ister miydi böyle olsun?
Ben gittim konuştum, Şemruz abi gitti konuştu.
Her gün hastanelerde... Kırk beş yaşında adam elden ayaktan düşer mi ya?
Mesaiye kal demişler, eve dönerken üstüne çullanmışlar.
Arkama bile dönemedim diyor.
Kırılmadı kemik, bırakmamışlar Allah canımı alsın.
Uzbek ismi bu, sen söyle gözünü seveyim.
Biremizi değil ki, git sor millet herkesin derdi var Osmanlı.
Salih abi güya ne gerekiyorsa yapılsın demiş.
Sigortalar kesilmiş.
Umut 'u yapılsın dedi.
Biz kimin malına mülküne göz dikmişiz? Ahmet sen söyle.
Salih abi gitsin oradan buradan Osman 'a baksın.
Biz ağzımızı açmadık. Kimseye bir şey demedik.
Demediğimiz için de işte bu geliyor başımıza.
Osman yaptırdı.
Buradan çıkmak nasip olmasın ki Osman yaptırdı bunu.
Polise gidin dediler bize.
Gelin anlatın her şeyi bir bir dediler.
Yok ablacığım şimdi ne polisi?
Biz de öyle dedik.
Bu kadar yıldan sonra böyle bir şey yapacak insan mıyız biz?
Ters adamdır zor adamdır eyvallah.
Ama biz hala bir böyle bilmedik.
Gönlü bol adamdır dedik.
Remzi 'nin adını ağzına alanı kapının önüne koymuşlar.
Milletin ne günahı var Allah aşkına sen söyle.
Vallahi ablacığım ne desem bilemez. Neyse deme Ahmet.
Sana geldim başka gidecek kimsem yok.
Her yer olmuş kapı duvar bende ne yapayım sana geldim.
Sen onlar gibi değilsin Allah biliyor.
Farklısın sen.
Elinden birisi gelir haber eder.
Gelmezse de canın sağ olsun.
Hadi.
Ne diyor Nergis?
Bir şey demiyor.
Sert yapsaydın. Kestirip atsaydın.
Attım attım merak etme.
İyi.
Salih abi çağırdı beni yanına.
Biz onunla böyle çok dertleştik.
Hala daha arada. Bir şeye canın sıkılsın.
Kafası bir şeye takılsın, çağırır beni.
Tabii ben de şey yapmamaya çalışıyorum yani.
Ha, insanız sonuçta.
Yani bak, hepimizin bir hatası, bir kusuru olur.
Ama bizim yanlışımız olmaz amirim.
Anlatabiliyor muyum? Bizde yanlış olmaz.
Vay, selamünaleyküm. Aleykümselam.
Kalkma kalkma, çay içeceğiz. Başımın üstünde yeri vardır.
Bana abi.
Neredesin lan kaçak? Özlettim abim kendini. Özledin mi lan gerçekten?
Geliyorum gidiyorum yiyorsun.
Buralardayım abi demek ki karışlaşamıyoruz seninle. Hadi lan
Hadi bize cemli bir çay ver bakalım. Buyurun geç.
Geç abi dedim geç.
Çay söyledim ama.
Kahve mi içsek ha?
Fark etmez abi.
Kahve içelim be.
İbo bize iki tane kahve yap. Bir sade bir orta.
İbrahim abi benimki de sade olsun.
Su da getir yanında soğuk olsun.
Selamünaleyküm. Aleykümselam.
İstiyorsan yak bir sigara oğlum.
Bu kaldan bıraktım içmiyorum artık.
Sigarayla saygı olmaz.
Eğer içiyorsan bak kahveyle içersin güzel güzel.
İçmiyorum bıraktım.
Mehmet de öyle. Hep gizli saklı yaparız.
Ortadan kaybolduğumu hemen anlardım.
Ulan derdim Mehmet. Bir gün bak hem kendini yakacaksın hem de bizi
Hani Salih abi diyor ya arada buna fırlatma diye.
Hakikaten de fırlatma.
Yani.
Sigarayla saygı olmaz yani. Biliyorsun.
Salih abi de biliyordur.
Bilmez mi?
Biliyordur da ses etmiyordur.
Neyi abi?
Her şeyi.
Salih abi o.
Yılların kurdu.
Ondan kaçar mı be?
O sana bana baktı mı... ...neyi gizliyoruz, neyi tatlıyoruz... ...anında
çıkarır.
Çıkarır değil mi abi?
Çıkarır tabii, çıkarmaz mı?
Getir bakalım İvo, getir.
Eee ne yaptın, nasıl gidiyor?
Hamdolsun abi, çok şükür.
Bir ara bayağı tarumar olduk da.
Gidiyorum, gidiyorum.
Hadi bakalım, baban nasıl oldu?
İyi abi o da.
Bildiğin gibi.
İyi, maşallah.
Selam söyle benden. Selam abi, başım üstüne. Bir emriniz, isteğiniz olursa...
...seslenmeniz yeterli abiciğim. Sağ ol, sağ ol.
Abi, bu arada düşünceler burada.
Biliyorum, gördüm.
Aklın kalmasın diye söylüyorum abi.
Tabi kitabı ayırdık bunlarla.
İyi etmişsin.
Bundan sonra onlara var ya, beleşe suyu.
Hoşumaşın abi. Afiyet olsun.
İbo! Evet abim.
Arkadaşlara benden çay.
Bak oğlum.
Zaman artık senin zaman.
Sıra senin sıra.
Kimsenin dolduruşuna gelme.
Biz neler gördük atlattık.
Bu dünya bir sınav.
İyi de kötü de burada kalıyor.
Sahip olacaksın hayatı düşün.
Zamanla nasıl da her şey yoluna girer görürsün.
Bak Osman abi şöyle bir ders.
Çocuklar!
Salih!
Allah 'ın aklına bir baksana bana!
Dayanamadın oğlum artık!
Ruhum darlanıyor.
Sıkıştım kaldım burada.
İzin ver.
Alıp çocukları da gideyim.
Uyumadın mı sen dün gece hiç?
Yok, uyudum.
Kuşum ağrıyordu.
Aldın mı ilaç milaç?
Yok. Yemek yemedim. Daha iyiyim, alacağım. Gözlerin altı masmur olmuş.
Gözlerimin parası nasıl hangisidir?
Ne zaman kayboldu da ben fark etmedim.
En son ne zaman şöyle içti içti güldüm.
Dalga geçeceksin şimdi biliyorum ama.
Baya baya saçlarım dökülüyor Yasemin Hanım.
Ama çalış çok yoruldum.
Eskiden neler hayal etmiştim.
Neler istemiştim.
Öyle sağlık Nurhan, döktürmüşsün yine.
Yiyin işte, siz yiyesiniz diye yaptım.
Annem orada hep yemek buldu, bunu kaçırmayacaksın.
Tabii canım, kaçar mı böyle ya?
Daha dur Mehmet abi, helvete yaptı.
Niye söylemiyorsun Nurhan, karnımızı doldurduk bunlarla.
Oldu mu şimdi yani?
Senin için de çocuklar için yaptım.
Vay çocuklar için.
Lan amcanıza teşekkür ettiniz mi?
Zar zor oldu ama sizin itin damı oldu sonunda.
Ha?
Ne?
Lan oğlum biraz sesin çıktı.
Ya üstüne gitme çocukların.
Daha bitmedi çocuklar.
Bitince teşekkür edersiniz. Allah razı olsun.
Nurhan var ya.
Yapma çocuğum etme çocuğum elleme çocuğum diye diye bu çocukların sesini
yemin ediyorum.
Lan oğlum bir adam gibi olun lan bir erkek gibi hiç sesiniz çıksın lan.
Mehmet başlama gözünü seveyim yemeğini ye.
Şimdi öyle oldu.
Yanlış mıyım Ahmet? Sen de bir şey söylesene.
Yanlış mı konuşuyorum?
Abi beni karıştırma.
Babamın şarkıydı.
Gitme oğlum, olsun.
Başlatma şimdi şarkısından, çöksünler.
Ya, açtım bir tane baba ya. Gitme işte, olsun.
Ha?
Gamzedeyim, devamı bulmam.
Ulan durma ortalığa hadi ya. Yemeğine adam gibi.
Allah 'ın hayırlı olsun.
Bizim zamanımızda... ...kız olup
vermek öyle azmış bir şey değildi.
Kızıl babanın kocasına ben hazırım diyeceksin.
Çevredekiler yok diye...
Ama sen... ...inat edeceksin.
Vazgeçmeyeceksin.
Baktın, ne oluyor?
Atacaksın kızı sırtına.
Koyulacaksın yola.
Artık o yol seni nereye götürsün? Ta oraya.
Sonunda soluklanmak için bir ağacın gölgesi altına bir de bakacaksın.
Hayat gelmiş geçmiş.
Öyle değil mi Ahmet?
Öyle baba.
Öyle öyle.
Saadet yeşil olsaydı şimdiye çoktan fırtına kokmuştu.
Niye takıyorsun yüzeyi?
Kaybettim.
Yüzünü kaybeder mi?
Yok baba.
Ön çalışırken çıkarıyorum ya.
Oradan.
Bir daha çıkartmazsın.
Kaybolmaz.
Ahmet, Çin malı var, yerli malı var. Hangisinden istersin?
Fark etmez abi.
Altyazı M .K.
Gelin lan buraya.
Hadi, hadi, hadi!
Ferhat, sen burada ne iş yapıyorsun şimdi?
Ha, Ferhat?
Şoförüm abi.
Şoförsün. Evet abi.
Süleyman, sen ne iş yapıyorsun?
Şoförüm abi.
Şoförsün sen de. Evet abi.
Sen bundan önce ne iş yapıyordun burada Ferhat?
Ha Ferhat?
Getir götür işi yapıyordum ağabey.
Yok. Getir götür işi yapmıyordun sen. Sen başka bir iş yapıyordun. Ne iş
yapıyordun sen?
Bok temizliyordum ağabey.
He? Bok temizliyordum ağabey. Bok mu temizliyordun?
Evet ağabey.
He.
Peki bunu senin o... ...amca oğlun olacak olan Pesemek Remzi de biliyor mu?
He?
Evet abi. İyi. O zaman söyle ona bir daha buraya karısını göndermesin.
Eğer bana söyleyecek bir şey varsa gelsin suratıma söylesin. Adam gibi.
Anladın mı beni?
Evet abi.
Gidip söyleyecek misin ona?
Osman abi böyle böyle diyor diyecek misin?
Evet abi.
İyi.
Ben burada kimin ne bok yediğini bilirim oğlum.
Tamam. Tamam, hadi. Hadi herkes işinin başına, hadi.
Hadi be!
Hadi işinizin başına!
Beyler... ...benimle işiniz yoksa ben de madene geçeceğim.
Tamam abi, tamam. Sen hadi işine bak. Hadi.
Bizi görenin kim olduğunu biliyorum.
Dur dur dur.
Bunu ben anlatacağım. Bunu ben anlatacağım.
Hala içiyor. Hala içiyor. Dur bir dakika. Tam şeyi dikti bir şey yok abi.
Ben de falan demeye kalmadı.
Yalan mı? Yalan değil.
Ağabeyim benim.
Abilerin ası, abilerin kralı.
Ay sen çok yaşa, e mi?
Ayıp ediyorsun ya, biz ne yaptık oğlum?
Biz ne yaptık ya?
Sen ne yapmadın ki abi sen bugüne kadar, ne yapmadın ki bize?
Abilik ettin bizi, korudun, kolladın, ailemizden biri oldun. Eğer
bunları düşündürebiliyorsak ne mutlu bize.
Yani size, Salih abiye bunları düşündürebiliyorsak ne mutlu. Dur, dur,
Ben sana şimdi harbi bir şey söyleyeceğim.
Yani doğruya doğru şimdi...
Ne yalan söyleyeyim, babam ilk getirdiğinde... ...benim kanım sana bir
Hani dedim... ...ulan kim bu, nereden çıktı bu kıl pırı pırı falan diyorum
ama... ...şimdi babam getirmiş, bir şey de diyemiyorum. Bir bildiği vardır babam
falan diyorum ama yani... ...kabul edemiyorum, yok.
Kim lan bu?
Kim lan bu herif?
Ama sonra bir baktım.
Melaike çıktı.
Melaike.
Sağ ol ya sağ ol.
Bak ben sana bir şey daha söyleyeyim abi.
Açık konuşacağım.
Masada da yani şey olmaz değil mi abi?
Konuşabilirim yani. Olur canım.
Bak
abi
ben var ya.
Babamın yerinde olsam.
Keşke derdim.
Küçükte bir arıza yok, bir falsa yok o. Tamam o ama yani bu büyük derdim yani.
Bu büyük.
Hep sıkıntı yani.
Hep sıkıntı. O yüzden yani keşke oğlum Mehmet değil Osman olsaydı
derdim yani.
Allah belamı versin. İçimden gelerek söylüyorum bunu. Öyle derdim. Keşke
Osman olsaydı derdim yani.
Öyle deme, öyle deme Mehmet 'im. Şimdi... ...Saliha abi tamam sana arada
bağırır, çağırır öyle ama... ...sever seni yani bak. Ahmet 'imi de sever.
Seni de sever.
Yani beni de... ...bastı bağrına.
Bastı bastı.
Bastı basmaz mı?
Onda bir bağır var.
Anladın mı? Yani... ...nasıl desem adamın bağrına... ...bir bastı mı o
adamı.
Yeter artık.
Ne yeter abi?
Dur,
daha yeni başlıyoruz içmeye. Oğlum sabah iş var, güç var değil mi? Ya iş her
zaman var Osman abi. İşine bana koyayım. Ya bu gece içeceğiz, boş ver.
Oyun bozanlık yok.
Ya senin daha haberi yok. Ben seni nereye götüreceğim daha senin? Haberin
Oğlum, akşam akşam şimdi... Yok, yok, yok.
Öyle bir şey yok. Bu gece içeceğiz. Bu gece...
Sen benim bu gece... ...onur konumsuna mınakoyim.
Osman ağabey.
Sen benim dedemin... ...çok sağlam bir katap olduğunu biliyor muydun?
Saliha ağabey bahsetmişti.
Saliha ağabey diyorum söylemişti sanki.
Söylemişti değil mi?
Söyler, kaçırmaz.
O da onun yanından çıkmadır aslında.
Bakma sen şimdi onun toz toprak içine girdiğine.
Birlik profesörüdür aslında.
Sende var mıydı öyle şeyler?
Yok ya bende, nerede?
Köy yerinde bir daha gençken horoz tavuk kestirdiler ama.
Olmaz horoz tavuk nedir ya, ona bak.
Onlarla olmaz.
Bak ben sana şöyle söyleyeyim.
Kurban da altı ortaklı bir danayı dört saat içinde tak tak tak pay eder.
Dağıtırım. İç gözünün yaşına bakmam yani.
Salih abiyi bilirdik de senin için kutlayamadım tabii.
Babamla iş kalmadı artık.
Yapamıyor. Bıraktı o.
Bana bir bakışı ver.
Dokunamıyorum ben bunlara artık diyorum.
Ama ben affetmem yani.
Abi buradan sola mı dönüyorduk?
Aynen abi buradan sola dön.
Dümdüz kapat.
Gel gel gel.
Gel.
Burası öyle her zaman.
Tatlayacağın bir mekan değil gel.
Gel bakalım.
İşte bu.
Gel otur, otur.
Otur. Nasıl mekan ha?
Güzel değil mi? Bak bir de gitmeyelim diyordun.
Erdal oğlum.
Bak bundan sonra burayı özel buluşma alanımız ilan ediyorum.
Kayıtları aynen böyle geçirirsin.
Altına imzamı atacağım sonra.
Osman abi bak burası öyle bir mekan ki yani.
Öyle böyle değil.
Vallahi bak.
Abi buraya... ...ne zaman gelsem böyle... ...çocukluğumu hatırlıyorum
zamanlara gidiyorum böyle.
Bu bok kokusu.
Böyle puşt.
Öyle namert bir şey ki insanın böyle burnunun kemiğini sızatıyor.
Vallahi bak.
Ben...
Kafam bir şeye mi bozuldu mesela, canımı sıkkın, ne oldu? Ben gelirim buraya,
takılırım burada biraz, geçerim bir köşeye.
İç gibi takılırım, ondan sonra o ağa hallederim abi.
Burada ben her şeyi hallediyorum abi.
Yusuf sevdin mi burayı? Bak doğruyu söyledin.
Sevdin, sevdin ben biliyorum seni bak.
Ahmet de sevdi o uçuşa geçti bile onu. Şimdi durdurabilen aşk olsun.
Ne zaman?
Nerede o? Yok.
Hadi oğlum getirin ev alemizi.
Rahat mısın abi?
Rahatım Mehmet 'im.
Kardeşim sen?
İyi böyle.
İyi.
Ama dikkat edin çürüktür.
Babam her zaman ne der?
Yaş tahtaya bakmayacak.
Ne der?
Yaş tahtaya basmayacak.
İşte bizim oğlan da geldi.
Gel oğlum, gel.
Gel, otur.
Bak. Burada yabancı kimse yok.
Kaldır kafanı.
Bak. Hadi kaldır kafanı.
Kaldırsana lan!
Arada ne oldu oğlum bu çocuğa?
Abdurrahman mı bu çocuğa?
Abi vallahi ben bir şey yapmadım ya.
Kafasını çarpmış duvara.
Lan oğlum, elin adamına el kalkar mı lan?
Yapılır mı lan bu?
Olmadı bu Erdo.
Eksiği yedin, olmadı bu Erdo.
Sen bu arkadaşı tanıyor musun Osman abi?
Yok,
çıkaramadım Mehmet 'im.
Nasıl?
Tanımıyor musun yani?
İyice bir daha bir bak.
Alıcı gözüyle bir bak bakalım.
Yok, vallahi çıkaramadım Mehmet 'im.
Yavuz seni tanıyor mu?
Her şeylerini biliyor.
Doğru mu oğlum ha?
Bak al işte adam karşında.
Konuş şimdi.
Hani geliyordun bana anlatıyordun ya. Ha falan filan filan anlatıyordun ya. Al
işte Osman abi karşısında.
Hadi konuş!
Konuşsana lan!
Şu Osman abi.
Bu arkadaş... ...vakti zamanında benim... ...yanıma geldi böyle...
...seninle alakalı bir takım... ...sorunları varmış.
Yani aslında seninle bir derdi yok değil mi?
Senin üstünden... ...bir de yaranacak. Yani anlattı.
Dinledim ben de.
Ya sen şimdi harbiden tanımadın mı bu arkadaşı?
Ya ben hiç tanımadım gerçekten.
Ya bizim Kamuran abinin orada çalışıyor, kalpanın yeğeni.
Hidayet.
Yok mu hala?
Yok mu? Çıkmadı mı? Çıkmadı ya, çıkaramadım.
Neyse o zaman.
Ya deyip de bu arkadaş... ...anlatmaya başladı işte oradan buradan.
Bildik. Tahmin edildik şeyler.
Senin bu... ...Kamuran abiyle biri olup...
...malzemeden çaldığını... ...kağıt fatura ipleri düzenleyip fazladan bir
indirdiğini falan anlattı. Yani... ...iki dakikada bildiğin çorbacı sakal
seni iyi mi?
Ulan... Ulan ben de oturdum düşündüm ciddi ciddi.
Ha? Osman abi niye böyle bir şey yapsın?
Hali vakti yerinde.
Yediği önünde yemediği götünde... ...yediği kaba niye sıtsın diye
Çünkü benim Osman abim o kadar şerefsiz... ...o kadar haysiyetsiz bir
ki.
Hadi öyle olsaydı bile.
Bak altını çiziyorum.
Öyle olsaydı bile.
Nasıl söylerim?
Adam bunu duyduğunda yıkılır lan. Yıkılmak ne kelime. Biter lan adam
Oturdum bunları düşündüm.
Haksız mıyım Osman abi?
Aksın tabii.
Olur mu böyle şey?
Olmaz tabii.
Olmaz tabii abi olmaz.
Olmaz.
Zaten sonra bu arkadaş geldi.
Kalktı ayağa karşıma.
Borcum var ağabey dedi.
Tepegiden borç almış ödeyememiş canı burnunda... ...borcum var ağabey dedi.
Beni bana iskitledi ya... ...masadan fitleşmiş kalkacağız.
Hesabı.
Ama işte bu arkadaşın bilineceği bir şey var Osman ağabey.
Arkadaşın bilmediği bir şey var.
Günahı vebali boynuna.
Ama biz Osman abiyi satmayız.
Osman abi üç beş kuruşa göz diktiyse eğer... ...bir bildiği vardır deriz.
Abimizdir, aileden biridiriz.
Hakkı lan deriz Osman abiyi satmayız çünkü.
Biliriz ki insanoğlu hata yapar, şaşar.
Biliriz ki o da bizi satmaz.
Yanlış mıyım Osman abi?
Doğrusu Mehmet. Satar mısın bizi Osman abi?
Satar mıyım Mehmet 'im?
Kardeş kardeş satar mı?
İnsan kardeşini satar mı?
Ben de senden bunu beklerdim abi.
Aslan abim benim.
Ne olursa olsun ben de senden bunu beklerdim zaten.
Aslan abim benim.
Ne yapacağız şimdi bu
çocuğa?
Yardım etmek lazım.
Ahireti kurtarmak lazım olmaz böyle.
Oğlum el kaldırılır mı lan?
Yapılır mı lan bu?
Ulan oğlum biz bu arkadaşa yardım edeceğiz.
Çünkü başka bir şey olsa o da yapmaz da Osman abiyi satmaz değil mi oğlum?
Değil mi? Öyle öyle.
Öyle biliyorum anladın mı ben seni?
Anladım ben seni oğlum.
Sen şimdi... ...her şeye rağmen bu kızı seviyor musun?
Ha?
Seviyorsun.
Seviyorsun.
O zaman al git kızı.
Dersler yeniden başladı.
Kızı al git buradan.
Nereye gidelim? Nereye olursun.
Babama ne derim?
Bir şey deme.
Abi.
Babam durur beni.
Hiçbir şey yapamazsın.
Vallahi vururum. Sen?
Bok vururum.
Korkuyorum abi.
Korkacak bir şey yok oğlum.
Osman abi.
Ondan bir şey çıkmaz artık.
Konuşacak olsa gider.
Çoktan konuşurdu ya da bize konuşurdu ya anladın mı?
Onun sesi çıkmaz artık.
Ya bizi gören o değilse?
Abi alıp karşıma babamı anlatsan mı yersin?
Dinlemez ki.
Kimseyi dinlemez o.
Her şeyi bilir, susar.
Anlatırsın anlamaz.
O öyle oğlum.
O böyle.
Akreple yel kovan gibi. O kaçacak, biz kovalayacağız. O nereye, biz oraya. O
nereye, biz oraya.
İlla onun gösterdiği oluyor.
Ama işte cin şişeden çıktı bir kere.
İstesem de istemesen de o cin şişeden çıktı.
Sevgi.
Sevgi, bir baksana.
Erkan'dan uzun süre ses çıkmayınca ailesi emnişe etmiş.
En son otogardan aramış onları. Otobüse binmeden önce bu tarafa geleceğini
söylemiş.
Ondan sonra gören duyan olmamış.
Sizin bilginize ihtiyaç duyduk.
Vallahi onu görmeyeli çok uzun zaman oldu.
Sizin yanınıza geldi mi? Ya da ne bileyim uğradı mı?
Arama kayıtlarına baktık.
Yolu tutmadan bir iki arkadaşını aramış.
İfadelerini aldık. Herhangi bir bilgileri yok.
Sonra annesini aramış. Ulaşamamış.
En son sizinle bir görüşmesi oldu.
Aradı beni, konuştuk.
Sevgi abla dedi, katlanamıyorum artık yanına geleceğim dedi.
Ben dur hele dedim, aklın etsizliğini yapmadan önce bir iyice düşün dedim.
Sesi iyi gelmiyordu.
Sonra ağlamaya başladı.
Sonra kapattı.
Neden yanına gelmek istiyordun?
Ocakta iş bulacağıma dair söz vermiştim ona.
Ama henüz eşime lafını açmamıştım.
Zamanı gelince ben seni haberdar ederim dedim.
Neyin zamanı?
Kayınpederimle konuşmadan, işimle konuşmadan onu bir yola sokmak
Niye?
Birkaç defa daha kaçmış.
Neden?
Kısa süre ortadan kaybolmuş.
Ama hiç bu kadar uzun süre haber alınamadı olmadı.
Sizinle irtibat kuran oldu mu?
Sizi aileden arayan oldu mu?
Erkan babadan kardeşim olur benim.
Annesi uzun zamandır görüşmemizi istemiyordu.
Ne kadar zamandır durum böyle?
Siz yakın mıydınız Erkan 'la ailece görüştüğünüz sırada?
Yani.
Kardeşim o benim.
Hayırdır komiserim, bir sıkıntı yoktur inşallah.
Yok Ahmet, yok. Bir kayıp vakkası için Sevgi kızımızın ifadesine ihtiyaç
Yapabileceğiniz bir şey var mı?
Yok yok, zaten yeterince yardımcı oldunuz.
Salih abi ne yaptı? Vuramıyor hiç.
İyi komiserim, ne yapsın çalışıyor.
İyi, selam söyle.
Aleyküm selam.
Vaktinizi aldık.
Hayırlı geceler.
Estağfurullah komiserim, hayırlı geceler.
Yok bir şey.
Yok bir şey almadım.
Biz sana yalnızca evimizi barkımızı açmadık.
Gönlümüzü açtık.
Ailemizden beri yaptık seni.
Saadet.
Hep bir kızımız olsun isterdi.
Allah 'a şükür.
Bir de pırıl pırıl iki tane gelin başbetti.
Oldu mu şimdi kızım?
Neden bize bir kardeşin olduğunu söylemedin?
Neden onu da buraya yanına getirmek istediğini söylemedin?
Ben yalan söyledim.
Ortada hiçbir şey yokken... ...böylesine bir şeyi gezeyim sakladım.
Söyleyecektin.
Söyleyecektim.
Söyleyecektim ben de biliyorum ama... ...neden bugüne kadar söylemedin de
bekledin?
İnsan sevdiklerinden çekinir, korkar mı?
Öyle değil baba.
Ee, nasıl öyle diyor kızım?
Tanıyordum onlardan.
Ahmet bir keresinde babam öyle alengili işlere sermez demişti.
Ben de karıştırmak istemedim.
Sen şimdi bunca zaman sonra böyle dersen... ...ben ailemle ilgili her
şeyi size söylemek istemedim.
O vakit siz beni almazsınız.
Yalanı ben bilmiyorum.
Ben de anladım bu işten.
Taksim yapıyorum.
Mehmet 'e haber bıraktım.
Sağa sola sordurtacak.
Ahmet Keza ile.
Senin kardeşin onların da kardeşidir.
Bizim ailemizden başka neyimiz var?
Ağabeyin nerede?
Arabaların motoru istiyor.
Kutunun önüne fazla gitme.
Yeterince mahcup olmuş zaten.
Tamam baba.
Kusura bakma.
Kusura mısır yok.
Sen dediğimi unutma.
Ahmet.
Benim bilmem gereken başka bir şey var mı?
Yok baba.
Sevgi Keskin.
Derin nefes al.
Ver.
Al.
Ver.
Güzel.
Tamam.
Sakin ol.
Tamam.
Az sonra geçecek.
Şimdi böyle ufak anasız yapacağım sana.
Nefes almaya devam et.
Evet. Evet. İşte böyle.
Devam et.
Nefes al.
Ver.
Sana söylediğimde nefes al ve öksür.
Şimdi biraz bekleyeceğiz.
Bir dakika.
Bir dakika durun.
Tamam tamam bir dakika durun.
Sakin ol sakin ol bir şey yok bir şey yok.
Sakin ol.
Tamam.
Ne yapayım?
Özür dilerim.
Tamam, sakin ol.
Sakin ol canım.
Dur dur.
Allah razı olsun Ahmet.
Allah tuttuğunu altına etsin, zahmet etmesin.
Olur mu öyle şey ablacığım?
Her şey yoluna girer inşallah.
İnşallah bakalım.
Bir bunda iyileşme olmazsa bir daha ameliyata alabiliriz de doktor.
Böyle oluyormuş.
Kartelere daha sordurduk.
Haber bekliyoruz.
Vallahi ne bileyim... ...kim nereye gitse oraya gidiyoruz işte.
O da artık çok yoruldu.
Ben de tükendim.
Doktoruydu, hastanesiydi, hemfesiydi, uğraşıyordu işte ne yapalım.
Ercan olmasa benimle bir başıma yapamazdı.
Sağ olsun yavrum, her şeyimize koşturuyor.
Babasını böyle görünce tabii biraz gururu kırılır çocuğum.
Mahsun mahsun.
Evin babası oldu vallahi.
Okulu bırakacağım ben diyor, ben size bakacağım ondan sonra diyor.
Ercan geldi.
Ben bir bakayım ona.
Osman bize bir baktı. Tamam Mehmet abi.
Hayrola Mehmet?
Osman abi bir baksın demişsin.
Bundan sonra hesaplara biz bakacağız.
Ne oldu, bir yanlışımız mı oldu?
Bu kasanın kaç tane anahtarı var?
Üç tane.
Biri benle, biri Salih abiyle.
Ahmet, çocuklar yapmayın böyle bak. Bir şey varsa onu düzeltiriz. Yani Salih
abi... Babamın haberi var, seninle konuştuğumuzu biliyor.
İyi de oğlum, tarihi hamile... Babamın haberi var abi!
Her kişi niyetine. Allahu Ekber.
Büyük adımdı benim ağabeyim.
Çok büyük adımdı.
Allah bir de yaptıklarını görmüştür.
Gani gani rahmet eyledi.
Amin.
Fakirde fukarada emek çoktu.
Buraya geldi mi... ...her yer bayram yerine dönerdi.
Duyan inanamadı.
...arayan, soran... ...elifler gelmiş.
Âdemler kalkıp gelmiş.
Dediler... ...hakkınızı helal edin yahu dedim bizim... ...helal edilecek bir
hakkımız yok.
Benim ağabeyim... ...önüş bir insandı ki... ...o size
yaptık... ...iyilikleri hiç karşılık beklemeden yapmıştır.
Bizim sizden beklediğimiz... ...onu hayır dualarla... ...iyi dileklerle
O bize yeter.
O bize kafidir.
Geç bakalım Mehmet geç.
Geç oğlum.
Ahmet. Gel oğlum.
Gel koçum.
Evet çocuklar.
Oğlum artık bunlar senin.
Abimden kılanlar.
Bunlara iyi bakacak mısın?
Mehmet böyle yapmayın.
Böyle yok.
Oğlum Allah 'ın gücüne gider.
Başımıza ne geliyorsa hepsi Allah'tan.
İsyan etmenin faydası var.
Toparla kendini.
Bu ailenin büyüğü artık sensin. Toparlayacaksın.
...can sağlığı versin.
Ben bir hava alıp geliyorum.
Ahmet, biz de gelelim.
Yok amca, şuradayım kapının önünde.
Oğlum bak, öyle yalnız olmaz.
Ahmet... ...bir şey istersin... ...bir ihtiyacın olur, seslen.
Bana bak... ...sen de kalan oldun Mehmet.
Tabii. Bak buraların havası güzeldir. Bilirsin.
Biraz kafanız dağılır. Hem yolunuz az bu değil evladım.
Vallahi bilmiyorum ki amca.
Keşke kalabilsek ama.
İş güç var içinde.
Aman Allah aşkına. Birkaç günden bir şeye çıkmaz kalın.
Burada evinin anahtarı sende değil mi amca?
Bende.
O zaman biz yarın Ahmet 'le oraya bir gideriz. Şimdi gelmişken orayı görmeden
gitmeyelim. Tabii tabii.
Çıkarız yarın beraber.
Yok biz Ahmet 'le gideriz.
Şimdi kalabalık çoluk çocuk.
Herkes helak oldu zaten.
Biz yarın Ahmet 'le gider geliriz.
Siz mi gelirsiniz Mehmet?
Altyazı M .K.
Haydi selametle.
Yarın akşama doğru kayarız artık ha?
Ne diyorsun?
Oğlum. Gidelim, gidelim.
Ne yapacağız, ne edeceğiz bir bakalım.
Uyuyor musun lan?
Babam da öyle yapardı.
Ne yapardı?
E, uyurdu.
Bal gibi uyurdu ama yanına yanaşınca parlardı.
Hiç kabul etmez duydum.
Parlardı.
En çok da bana parlardı.
Hadi ulan!
Suzan korkuyor mu lan hala?
Annem derdi ya senin için... ...mahammuzu anasına çekti, ayakları
basacak.
Dün gece rüyamda gördüm hanım.
Öldüğünden beri hiç gitmedin ben sana, değil mi?
Gitmedim.
Geçen bayram gittim ben en son.
Gitmek lazım.
İyi oldu buraya geldiğimizde.
İyi oldu tabii oğlum.
İyi oldu.
Olmaz mı?
Ahmet Keskin burada mı?
Hayırdır komutanım? Ehbar var.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.