All language subtitles for Katip.1968.1080p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.BZ]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Takdim kıldığım şehadetnamelerden malum olacağı üzere Üsküdar Ravza -i İrfan

Mektebi 'nden keza Üsküdar İdadi Osmaniye'sinden fevkalade dereceyle

bulunmaktayım. Devairden birinde memur olmak hususunda istirhamıma müsbet bir

cevap usul olmamıştır.

Bu kere münasip görüldükte ol makama emir buyurulması hususunun isafını niyaz

eylerim efendim.

Altyazı M .K.

Bu komşu katip geçiyor. Getsin ayol Üsküdar'da kıtlığı mı var? Bu öylesi

komşu zümrüt sesli katip bu.

İşe mi gidiyor acaba?

Ne gezer ayol? İş arıyor masum. Kaleminden kan damlıyor ama vazife

Niye kız?

Zaptiye Nazır 'a babasına gari etmiş. Vaktiyle anasını istemiş vermemişler.

O Nazır kör olsun inşallah.

Ahmet bunu katip abine ver.

Katip abi!

Bunu ablam gönderdi.

Ablana söyle... ...o benim hem komşum hem de kardeşimdir. Bir daha böyle şey

yapmasın çok ayıp.

Seher 'in verdiği namiyi almadı.

Alır mı ayol? Aşık o aşık.

Gözü dünyayı görmüyor.

Şişt yavaş, sıramızı bekliyoruz. Uçlu durmazsam bu amca bizi döver sonra.

Acaba Nazır Bey şu evrakı gösterebilir mi? İçeride meşgul sonra hadi.

Gidelim Adın, gidelim. Gidelim Adın diyorum, gidelim Adın. Gidelim, gidelim.

biraz.

Üç saat oldu Katip Efendi.

Nazır Paşa Hazretleri işleri bitmedi mi acaba?

Bitse söyleriz hanım. Hemen gelsinler diye buyurmuşlar.

Bir zahmet haber verseniz.

Çok! Çok meşgul!

Fakat, fakat biz ateş üstündeyiz! Değil ateş, yangın çıksa rahatsız edemem!

Devlet işi bu hanım!

Evde hastamı bıraktım. Bunun yetim maaşı için kapı kapı dolaşıyoruz.

Babasını kaybederi üst bütün huysuzlaştı yavrum.

Zavallı küçük yetim. Boş yere sızlanıp durma.

Kaderin bu senin.

Hayatın boyu kim bilir daha kaç büyük kapı önünde böyle ümitsiz bekleyeceksin.

Tıpkı, tıpkı benim gibi.

Ben de babamı küçük yaşımda kaybetmişim. Ben de bilirim, ben de tattım yetim

büyümenin acılarını.

İncedir hastalıktan genç yaşta ölüp bizi yalnız bırakan babacığımdan birkaç

liyakat nişanı, güzel yüzlü bir fotoğraf ve altın kalpli bir anne kalmış bana. O

talihsiz anacığım bize hiç kimsenin el uzatmadığı yoksul yıllarımızda okuma

hevesimi ve baba mirası sesimi değerlendirmek için yememiş, içmemiş,

ellerde yetiştirmeyi bilmiş, muvaffak olmuş.

İptidai tahsilimi Üsküdar Ravzayı İrfan Mune Mektebi 'nde yapmışım. Uzak

akrabamızdan hocam Dürri Efendi, ilme ve musikiye aşık, ehli dil ve ileri

fikirli bir muallimdi.

Sabahları hep bir ağızdan ilahiler okurduk. Sesimin güzelliğinden olacak

Dürri Efendi beni en ön sırada oturturdu hep.

Bayram sabahlarında anneciğim beni gücü yettiği kadar giydirir, babamın

Karacaahmet'teki kabrine ziyarete götürürdü.

Dua et güzel evladım. Dua et ki sen de baban gibi şerefli ve kıymetli bir insan

olasın.

Nazlılar komşumuz ve aile dostumuzdu. Her yaz bitişimizdeki yalıya taşınırlar

kış gelince giderlerdi.

Bazı günler annelerimiz ağaç altında dinlenir hava alırlarken biz ikimiz

kırlarda el ele oynardık Nazlımla.

...bu tertemiz ve sık sıcak çocuk yakınlığının... ...zamanla bir gonca gül

serpilip... ...ilerde kalbimi yakan bir ateş haline gelebileceğini... ...o

günlerde tahmin edebilir miydim hiç?

Ne düşünüyor seni?

Yaz mevsimi ne kadar güzel. Sen ne kadar güzelsin.

Yarın yine kış gelecek. Siz yine gideceksiniz. Ben yapraklarını dökmüş

altında... ...üzülerek seni bekleyeceğim. Niye üzüleceksin?

Bilmem ki.

Öyle oluyor hep.

Evet, hep öyle olurdu. Kuru giz yaprakları dökülmeye başlayınca komşu

boşalır, küçük Nazlım giderdi. Ve ben eşimi kaybetmiş bir kuş gibi rüzgarla

uğuldayan koruluklarda tek başıma dolaşır, geçmiş yaz günlerini Nazlım 'ın

hayalini arardım sanki.

Ve nihayet bayram sabahları okunan ezanlar, avlularda kesilen kurbanlar,

...kulaklarda zevkle çınlayan... ...Ramazan davulcusunun bayram

beraber... ...kalbimin sonsuz bayramı da geri dönerdi.

Nazlıma kavuşunca... ...dünyalar, dünyalar benim olurdu.

Çok özledim seni. Bayram hiç gelmeyecek sandım. Ben de.

Dadım çok üzdü beni bu sabah. Biraz daha büyüyünce birbirimizi göremeyecekmişiz.

Niçin? Çavşafa girecekmiş. Çok fena bu.

Bayramlarda görüşelim hiç olmazsa. Bayram sabahları. Bak bu olur. Koşa koşa

gelirim sana bayram sabahları.

Söz mü?

Söz.

Yıllar geçti ve Nazlım durdu sözünde.

İstanbul 'un her mübarek bayramında buluştuk Nazlım 'la.

Bayramınız mübarek olsun.

Sizin de Nazlım.

Buraya kadar gelmekle beni ne derece bahtiyar ettiğinizi bilemezsin. Ne yazık

pek fazla duramayacağım.

Ev misafirlerle dolu.

Annenizin elini öpmek bahanesiyle çıkıverdim. İhya ettiniz. Bir an içinde

yüzünüzü görmek saadettir.

Benim için de öyledir.

Efendim.

Gene aylarca göremeyecek miyim sizi? Benim elimde olsa.

Anlıyorum Nazlı. Bu hasretlere mesut bir şekilde son vermek bana düşer elbet.

Bayram ertesi efkas nazırına memuriyet için müracaat edeceğim.

Belki bir müjde ile dönerim. Kaleme alınırsam annemin niyeti derhal

temasa geçmek.

Gitsem ben.

Haftaya bizimkiler kına gecesine gidiyorlar. Babam da gök suya davetli.

yalıdan geçerseniz belki yine görürüz birbirimizi.

Çok, çok teşekkür ederim sevgilim.

Nazlım.

Yol komşular zümrüt sesli katip kızla buluştu gene.

Mektebe gidemeyen küçüklerin derslerine yardım ediyor.

Askerdeki evlatlara mektup, hükümet kapısında işi olanlara istida yazıyor.

bazen de bağrıyanık anaların gönüllerine süsertmek için hudut boylarında Yemen

çöllerinde can vermiş mübarek vatan şehitlerinin ruhuna Allah rızası için

okuyor. Bütün kalbimle, bütün kalbimle dua ediyordum.

Dua ediyordum.

Hay Allah razı olsun, dünyada iyi insanlar da var. Hey delikanlı, uyuma!

sende, uyuma!

Nazır hazretleri uyumanı beklemez konuşmak için!

Aaa!

Nazır bu, beklemez elbet!

Müsade ey devletler! Durr!

Efendim?

Efendim?

Nedir? Müsaade -i devletleri olursa... Kes!

Kes!

Kısa kes! Nedir?

Bir istida efendim.

Kalemlerden birinde bir vazife talebiyle tasdiye ettim.

Tavsiyen var mı?

Naçizane iki şehadetnamen var efendim.

Kulunuz idadi mezunuyum.

Yetmez!

Yetmez!

Yetmez! O şehadetnameleri çok gördük.

Üzebağdan! Üzer ağdan!

Mükeladan kimin kimsen yok mu?

Allah'tan gayrı... Allah'tan gayrı kimsem yok efendim.

Burası devlet kapısı imaret değil.

Cebine her şehadetnameyi koyana... ...buyur kâtipsin dersen yandık.

Ama efendim... Hadi yalla.

Hadi yalla.

Hadi yalla.

Özür dilerim efendim.

Beyhude rahatsız etme.

Ona dokunmayayım orada, ay efendi.

Baba yadigardır.

Bir altın verirdim Ömer deseydin.

Hayır, hayır.

Ne olursa olsun onu satmam.

İki, iki buçuk altın versem olmaz mı?

Başka ne isterseniz alın ama ona dokunmayın.

Öyle olsun.

Başka satacak bir şeyiniz olursa çağır beni.

Buyur paranız, helal olsun.

Biraz çabuk olun. Neredeyse oğlum gelir.

Neredeyse oğlum gelir.

Üzülme yavrum, canın sağ olsun.

Bir gün bunca yıl okumanın semeresini göreceksin elbette.

Bu akşam Nazlı 'ya müjde götürecektim sözde. Kaleme alındım, artık

konuşabiliriz diyecektim.

Yine dersin evladım.

Altın yere düşmekle sakit olmaz kadir kıymetten demişler.

Zamanede iltimassız iş yürümüyor. Ama bir gün senin kadrini bilen çıkacaktır

elbette. Bir gün.

O güne kadar Nazlı'mı bekletmeye ne hakkım var anne?

Sandala çıkacağız yarın akşam.

Belki de bu son buluşmamız olacak.

Altyazı M .K.

Kim bu?

Hafız Samim.

Benzemiyoruz sultanım.

Halep 'in hafız mı yoksa?

Hayır o da değil.

Bambaşka bir ses bu.

Hem de genç bir ses.

Selamlar habersiz. Bulup getirsinler bu genci.

Yarınki mevludumuzda mutlaka dinlemek istiyorum bu sesi.

Dinlemek istiyorum.

Saraydan Amr 'ı buyurdular efendim.

Saraydan mı?

Feriye sarayından beni istiyorlarmış.

Bu ne demek ola anneciğim?

Padişah efendimizin hemşireleri otururlar orada.

Son derece hayırsever, son derece âli Cenab -ı Hatun'dur.

Hayırlı olur inşallah.

İnşallah.

yüce peygamberimize ve onun alü eshabına selatu selam ederiz. Amin.

Ey merhamet sahifelerine rahmet ibaresini yazan, mevlid hadisesine

tabirini vuran, nübüvvet hakimesine Muhammed namını koyan, risalet fermanına

Resulullah mührünü basan ulu Allah.

Amin. Şu anda dergahı izzet ve barigahı hamiyetine uzanan masum ve mümin eller,

aşkınla tutuşup yanan gönüller, Allah Allah diyerek mübarek namını tesbih

suretiyle... ...deryayı rahmetini coşturan diller hürmetine.

Amin. Önümüzü aydınlatacak feyzine, yüzümüzü güldürecek nuruna...

da coşturacak aşkına muhtacız. Bütün ümmeti Muhammed 'e lütfeyle ya Rabbim.

Sizi ve sesinizi çok takdir ettim. Pek mahfuz oldum. İltifat buyuruluyor

sultanım. Usule iyice bakıpsını.

Hocanız Dürre Efendi'den ben de ders almışımdı. Onun tavrına yeni bir renk

katmışsınız. Şayanı tebrik.

Kerem buyuruluyor sultanım.

Evvel emirde şu memuriyet işinizi halledelim.

Devlet hizmetinde sizin gibi ehli irfana ihtiyaç vardır.

Nazır Paşa nasıl olmuş da sizi reddetmiş.

Estağfirullah.

Estağfirullah.

Buyursunlar beyefendi oğlum.

Buyursunlar efendim.

Hiç izan yok bunlarda.

Böyle bir zat -ı muhterem kapıda nasıl bekletirler?

Oturun efendim, oturun evladım, oturun efendim.

Ah paşa oğlum, önceden niçin bana teşrif etmediniz?

Sizin gibi iki tane, hem de Ali 'yle ala derecede iki tane şehadet namesi olan

bir münevvere kapılarımız ardına kadar açıktır.

Devlet -i Aliye 'ye sizin gibi gençler lazım.

Açıldı mı?

Anlaşıldı efendim.

Sultan hanımefendi hazretlerinin mübarek ellerini, mübarek eteklerini öperim.

Hemen yarın vazifeye başlayacağınızı tepsir edin kendilerine.

Hangi kalemi tercih edersiniz acaba?

Aman efendim.

Muhasebe ağırdır. Sizi kavaniyine verelim. Nasıl emir buyurursanız

Bican efendi hemen bana gelsin.

Bican efendi kavanin odasının emektarı... ...taplı bir kalem efendisi.

İlk gün bana kağıt kesmesini... ...sonra da kamış kalemi yokmasını talim

ettirdi. Katip olmanın ilk şartı buymuş onun kavlince.

Sen ezelden katip misin beyefendi? Sayenizde olacağız efendim.

Yavaş aksır be kardeşim.

Baş katip miyi uyandıracaksın?

Burası böyledir işte.

Başkatip Bey hep uyur ve uyurken çalışırmış. Bize öyle söyledi işte.

Sana ilk günün baba nasihati.

İçinden katiyen başını ayırmayacaksın.

Bir gözünü kör, bir kulağını da sağır edeceksin. Ve sık sık da... ...Padişah

Efendimizin ömrüne dua edeceksin.

Ondan sonra korkma. Hele arkanda varsa.

Sen şimdi bunları kesin dur. Ben gidip ikindi yıkılayım.

Akşam da İstavru 'ya gider mastika çekeriz.

Artık ben de en kalan tork katiplerin arasına girebilecek parmakla

gösterilecektim. İlk maaşımla kendime süslü bir katip elbisesi anneme de

bir hediye almıştım.

Küçücük bir hediye.

Şimdi hayatta tek eksiğim kalmıştır.

Nazlı mı?

Benim de en büyük arzum bu yavrum. Sizi Allah 'a ezelden münasip görmüş

birbirinize. Ben de elbette ki canı gönülden isterim. Olun anneciğim.

Ama Nazlı kızımızın anneleri yok.

Benim yerime araya bir erkek girse... ...mesela hocan Dürre Efendi.

Bunu çok güzel düşündünüz anneciğim.

Yarın cuma kalem yok.

Tekkeye gider görürüm hocamı.

Demek öyle Agopyan efendi.

Üzüldüm. Dildir oldum sonra.

Sonra mızaptiyeler tiyatroyu kapattılar. Hepimizi müteferrikaya götürdüler.

Ertesi sabah Allah'tan ki bir kol ağası kızı tanıdı. Bu Müslüman kızı değildir

tanırım. Ermeni kızıdır. Sahneye çıkabilir dediyse biz de kefeni yırttık.

halımız dumanıdı.

Olur böyle şeyler Agopyan efendi. Aktör şantör oyuncu denince adamdan sayma

onlar bizi. Haşa.

Bir gün sizin de kadriniz bilinecek.

Kitaplara geçeceksiniz Agopyan efendi. Tiyatro bir mektebi edeptir. Bir terbiye

ainesidir. Bunu ağırlayan kim?

Rahatsız etmiyorum ya.

Yabancı değil yabancı değil. Benim hem talebem hem akrabam. Hem de medarı

iftiharım katip bey oğlum.

Agopyan efendi üstadımızı tanıman gerek. Kendilerini şair evlenmesi oyununda

görmüş hayran kalmıştım efendim.

Ah işte o.

Efendim bendeniz mübarek cumadan bir istifadesi onun için rahatsız ettim ki.

Biliyorum evlat. Sen kaleme başlayalı bu mesele zihnimi kurcalar durur.

Valide hanımı açtın mı? Size başvurmamı tavsiye etti efendim.

Başla vazifemdir. Sen hemen Nazlı hanım kızımıza bir haber ilet.

Pederleriyle görüşmek isterim.

Selamımı ulaştır ve bu işi Allah 'ın izniyle olmuş bil.

Niyetimiz oğlumuzu evlendirmek Akopyan efendi.

Ne oldu, neredeler?

Sormayın katip bey oğlum.

Padişahımızın emriyle bir gecede apar topar sürüldüler.

Allah kahretsin bu hafiyeleri.

Yalnızlım.

O da gitti.

Benim aziz efendim. Biraz sonra İstanbul 'u terk etmeye mecburuz. Nereye

gittiğimizi bilmiyoruz henüz.

İmkan bulursam mektup yazacağım size. Allah 'a emanet olun. Ölünceye kadar

sevecek olan nazlınızı unutmayın efendim.

Mektup yazarım diyor.

Yazabilir sanıyor zavallı.

Yazsa bile size ulaşmaz ki.

Nereye gittiler acaba?

Allah bilir.

Belki Yemen 'e.

Belki de Fiza'dan.

Dönmezler mi?

İlahi evlat. Sizler padişahın gazabının sürgün çöllerinin ne olduğunu

bilmezsiniz. Hem boşuna dememişler. Giden gelmiyor diye.

Bir daha göremeyeceğim Nazlı'mı.

Gözlerimi gözlerine, ellerimi ellerine süremeyeceğim.

Aşkımızla beraber onu gurbet ateşi, beni gurbet acısı yakacak şimdiden.

Şu Yemen ey yerin

ne de yamandır.

Ah o Yemen'dir, gülü

çemendir. Giden gelmiyor

acep neden.

Altyazı M .K.

Bir çift kundur atı,

bir de fethi var.

Ah o yemendir, gülü dikendir.

Giden gelmiyor, acep neden?

Giden gelmiyor, acep ne

işidir?

...hayatın diğer yollarında yüzüme gülmeye başlamış.

Yükseliyordum. Yükseliyordum ama ne yazık ki mesut değildim.

Beyler, rahatsız olmayın rica ederim.

Sabahı şerifiniz hayırlar olsun Katip Bey. Bu sabahki mektuplar bana da var

Tam iki yıl geçti. Gene de aynı suali soruyorsunuz.

Elimde değil.

Artık unutun Katip Paşa'm. Oradan mektup gelmez artık.

Boşuna dememişler... ...ora yemendir gülü dikendir diye.

Pek doğru Bican Efendi.

Maziyi unutmak lazım. Bak İkbal 'in parlıyor. Koca bir başkatimsin bugün.

Her babı kalem arasında bir tanesi ya. Ayrıca sesinde dillere destan...

...sarayda bile.

Ne diyeyim sahne çemen seyrini... ...Cani Hanım yok.

Neşet Bey, sizi zaptiye nezaretinden istiyorlar.

Fakat efendim... Hayır götüremezsiniz beni.

Hiç bileceğim yok.

Hiçbir şey yapmadım.

İşte biri daha gitti. Gitti ve geri dönmeyecek. Zavallı kim bilir hangi

mecliste... ...hüsnü niyette, hürriyette... ...müsabattan bahsetti.

İşte böyle Katip Paşa. İki iradenin esiriyiz bizden.

Biri Allah, ikincisi sümme haşa. Padişah.

Nazır Paşa sizi istiyorlar.

Hemen geliyorum.

Allah katip paşamı korusun. Allah biliyor ya. Allah biliyor ya.

Seni ilk gördüğüm gün cevherli bir genç olduğunu anlamıştım elhamdülillah.

Sultan hazretleri hemen seni görmek ister.

Sultan hazretlerini bilirim ben.

Birini çağırdı mı onun başına devlet kuşu kondu demektir.

Hadi durma.

Ama mesai vakti efendim.

Mesai ne demek?

Sultan hazretlerinin emri yanında mesainin lafı

mı olur?

Sizin için bazı tasavvurlarım vardı. Bu tasavvurlarımı kuvveden fiilet çıkarmak

istiyorum artık.

İşitmişsinizdir. Hanım sultanlardan ve saraylılardan mürekkep bir sos heyetimiz

vardı. Bay buyurmuşsunuz sultanım.

Bir de hocamız vardı.

Pek yaşlandığı için izin verdim kendilerine.

Bade mağazası heyetini sizin talim ettirmenizi istiyorum.

Kulunuz bunu emir ve ifad telakki eder efendim. Başımla beraber.

Fazıl heyeti musiki odasında toplansın.

Mualim bey az sonra meşke başlayacak.

can

Varken daha çok parlarsın Katip Paşa. Nasıl talebelerin güzel mi? Allah

sahiplerine bağışlasın.

Birinin de sahibi sen olursun bakarsın. Saray kızlarını bilirim ben. Bir koca

bulup kafesten kurtulmak için can atarlar. Hele senin gibisi olursa.

Gülme.

Bu zamanda saraya damat olmak ne demek?

Söz kesildiği gün bir rütbe alırsın. Üç ay sonra da... Hiçbirinde. Hiçbir şeyde

gözüm yok benim.

Ne irdivaç ne rütbe.

Nazlımdan bir haber gelsin. Sıhhat ve afiyette olduğunu bileyim. Başka hiçbir

dileğim yok Cenab -ı Hak'tan. Ben de ümitlenmiştim. Huri gibi saraylılardan

gönlünü çeler de... ...bu derdi unutursun diye. O dert benim ruhuma

Bican Efendi.

Bu kalbin çarpıntısı gibi... ...tabii bir şey olmuş bende.

Bir sarayın, kainatın bütün güzelliklerini... ...bütün servetini

serseler... ...başımı çevirip bakmam.

En küçük bir ümit dahi olmasa ben...

Nazlı mı bekleyeceğim?

Ölünceye kadar ona bağlayayım ben.

Bir gün gözümü Nazlı diye kapatacağım.

İnan bana.

Peki peki. Beni de dertlendirme şimdi.

Altyazı M .K.

...kızlar gidebilirler.

Size yeni bir talebe tanıtacağım için meskenizi kestim. Bir hanım kızımıza

ders verecektiniz.

Yalnız... ...bu hanım kız efendimizin manevi himayelerindedir.

Aynı zamanda... ...Serha Fehim Paşa 'nın oğlu... ...Rahmi Bey 'le nişanlıdır.

Yeni vazifenizin ehemmiyet ve nezaketini... ...anlamışsınızdır

gibi sultanım?

Efendimizin emirlerini sizin nezahat ve iffetimize güvenerek kabul ettim.

Ancak saray muhitinden dedikodu eksik olmaz.

Üstelik bizim kızların çeneleri.

Talebelerinizin hepsi size hayran. Bu küçük hanım için de böyle olabilir.

Maazallah en ufak bir dedikodu olursa... ...sizi Peyin Paşa 'nın şerrinden ben

bile kurtaramam.

Bunu hatırlatmak istedim size.

Ayrıca size itimadım büyüktür.

İtimadınızla iftihar ederim efendim.

Sultanım müsterih olsunlar. Kulunuzun kalbine hiç kimse, hiç kimse giremez

efendim. Yaver beyefendinin nişanlıları ancak hürmetimizi görürler.

Sizden de bunu beklerdim.

Buyursunlar.

Buyursunlar efendim.

İşte muallim beyini.

Hocanız biraz geyistir ama... ...musiki de mertebesine söz yoktur.

Müteşekkiriz sultanım.

Naksidir, sen burada kal. Belki ihtiyaçları olur.

Onlar meşk ederlerken biz de bahçede... ...valide hanımızla kahvemizi içelim.

Nasıl emir buyurursanız sultanım.

Başlamak... ...başlamak ister misiniz?

Siz... ...nasıl isterseniz efendim.

Padişah efendimizin emriyle... ...yanlışlık anlaşılıp... ...kızın

babası affedilmiş.

Affedilmiş ama... ...ömrü vefa etmemiş zavallının.

Kızcağızda verilen ferman üzere... ...Allah kısmet ederse... ...gelinimiz

efendim.

...mustakbel zevceniz cidden nadide bir melek. Ona aşık olmak için...

...efendimizin iradesine hiç lüzum yok.

Bendenizle aynı fikirdeyim sultanım.

Meşke başladılar.

Muallim bey itimadınızı kazanmış olsa gerek sultanım. Hüsnü ahlakiyle

tanınmış... ...itimada değer bir gençtir. Böyle olmasa hanım kızımızı...

...himalisine tevdi etmezdim.

Allah gönlünüze göre versin efendim.

Altyazı M .K.

Hemen böyle kötü düşünme Nazlı için. Mecbur olmuştur belki kızcağız.

Padişah efendimizin iradesi varsa karşı gelinmez.

Mecbursun beklemeye.

Yapamam anneciğim. Nazlı 'nın başka bir erkeğin nişanlısı olarak karşıma

çıkacak. Ben yedi kat yabancı gibi ona musiki dersleri vereceğim. Olacak şey mi

bu?

Ben o saraya gitmem artık. Ben ders vermem artık o sarayda.

Sultan hazretlerini gücendirmek olmaz.

Ayrıca yaver bey de bu derslerin devamını istiyorsa.

Karış koyamaz.

Beyin paşaları bilmez. Allah 'ın laneti insanlardır onlar.

Canavar. Canavar bunlar.

Gözünü bile kırpmadan nasıl işkence ediyor zavallı çocuğa.

Suçu da neymiş biliyor musun?

Haremdeki kızlardan birine bahçeden meyve koparıp vermiş.

Ruhsuz adam.

Ya benim?

Ya benim günahım ne Gülizar?

Dünyanın en ince ruhlu insanını kaybettiğim yetmiyormuş gibi... ...şimdi

böyle bir adamın zevcesi olmaya zorlanıyorum.

Babam öldükten sonra suçsuz olduğu anlaşılmasaydı da... ...buralara dönmez

olsaydım keşke.

Ölümden de acı bu.

Padişah efendimizin lütfuymuş. Olmaz olsun böyle lütuf. Yavaş konuşun Nazlım.

Bir başkasını düşündüğünüz... Böyle konuştuğunuz duyulursa mahvederler

de.

Tek arkadaşım.

Tek sırdaşım sensin Gülizar. Bir akıl öğren.

Bir yol göster bana.

İsteyim canımı vereyim sizin için.

Ama bu irade işidir. Ferman işidir. Güç yetmez.

Altyazı M .K.

Altyazı M .K.

Ben insanım.

Başka söyleyecek bir şeyiniz yok mu?

Merak etmeyin.

Her şeyi biliyor Gülizar.

Ne söylememi istersiniz o zaman?

Halimi anladığınızı... ...bana acıdığınızı söyleyin yeter.

Eli kolu bağlı bir esirden farkım yok. Anlayın beni ne olur. Siz olsun eziyet

etmeyin Nazlı 'nıza.

Sizi ağlar görmemek için... ...verilecek bir canım varsa... ...bin kere feda

olsun size.

Emredin ne yapayım?

Bilmiyorum.

Bilemiyorum.

Efendimize varabilsem... ...ayaklarına kapansam... ...yalvarsam, ağlasam...

...ama olacak şey değil bu.

Sesimi duyuramam... ...derdimi anlatamam bunlara.

Ben konuşurum Yaver Bey 'le. Yok olmaz.

İşte o zaman kaybederim seni.

Öldürür.

Söndürür.

Bu kadar.

Bu kadarcık görmeye de razıyım ben.

Razıyım. Ses kesildi. Meş bitti galiba. Ne güzel okudular. Dikkat ettiniz mi?

Katip Bey bizimle hiç bu kadar yanık okumuyordu. Tabii okumaz. Meğer işin

iş varmış.

Sağır Sultan duydu ayol. Meş bitti.

İçeride bir fiskos bir fiskos.

Yanlarında bakçı yok mu?

Var. Var ama benim gözüm pek tutmadı o kızı.

Bir yanık kokusu geliyor burnuma.

Yanlışlıkla bana kokladın galiba.

Tövbe tövbe.

Anlarlarsa kıyamet kopar.

E sonra?

Sonrası bu işte.

Gözlerimle gördüm. Bunlar sarkı söylemiyor. Karşı karşıya geçip iki göz

çeşme ağlıyorlar.

Aman kalfacım kimse duymasın.

Deli misin sen ayol?

Herkese söyler miyim bunu?

Bir sen biliyorsun, bir ben, bir de Allah.

Ama ne diyorsun kalfa sonra?

Sonrası bu işte. Ozan olmuş, torba dolmuş senin anlıyorsun. Duyulur, samah

Kim duyar ayol?

Bir sen, bir ben, bir de Allah biliyorum.

Aaa! Ne diyorsun kalfa, doğru mu dediklerin?

Şaşırdın değil mi?

Haklısın, şaşırılmaz mı hiç?

Aman arki başı. Bir sen biliyorsun bu işi, bir ben, bir de Allah.

Kurbanın olayım dilini sıkı tut. Tövbe tövbe.

Allah ver hadi hanım sultan duymasa.

Kovar valla o katibi.

Bir haberin şuyu vukuundan beterdir derler.

Size sonsuz bir itimadım var ama... ...bu dedikodu meydana gelmemeliydi.

Bu dedikodu yaver beylerin kulağına gider de... ...Nazlı hanımı derse

göndermezlerse... ...hanemin şerefi rengide olur.

Müsaade buyurursanız sultanım. İzahat talep etmedim.

Sadece ikaz ediyorum.

Hanım sultana meşke efendim.

Bundan böyle saraya gidilmeyecek artık. Meşke nihayet verildi. Odanıza gidin.

Katip beyefendi.

Gecikecekler mi acaba?

Hiç gelmeyecekler efendim.

Meşke yok bundan sonra.

Hanım sultanla görüşebilir miyim?

Hayır katip bey.

Kimseyi kabul edemeyeceklerine hasta olduklarını söylediler.

Yani böyle söylememi emrettiler.

Anlıyorum efendim.

Hürmetlerimi arz edin kendilerine.

Ellerinden öperim.

İt bakalım tatip paça. Ancak ve ancak içersen açılırsın.

Ben de bir kere bir kantocu kariye tutulmuştum. Bunun sayesinde kurtardım

paçayı. Hiçbir şey Nazlı'mı unutturamaz bana.

Yazık. Çok yanarsın öyle iyice.

Senelerce sevişelim... ...yanalım birbirimize... ...bekleyelim

...sonra da bir yabancı gelsin... ...benim bağrımdan söküp alsın Nazlı'mı.

Söyle bana Bican Efendi... ...hak bu mudur? Yok.

Hak yoktur Çatip Efendi. Kuvvet ve irade var.

Kırk yıllık karılarını, boş yanlarını gördük biz.

Gürüy Hoca gönderdi.

Hocam beni çağırıyor.

Burada olduğumu nasıl bilir? Her şeyi bilir o. Hadi durma koş.

Bu halde nasıl varırım huzuruna? Biraz içkiliyim.

Öyle şeye bakmaz.

Hadi dedim sana hadi.

Gözyaşları gönül pınarının incisidir der Hazreti Mevlana.

Ağlamak kişiyi kamil kılar. Ağla.

Benim bunda ne günahım var hocam?

Sevmekte günah yoktur.

Ama unutma ki hakiki vuslat ille de yan yana olmakta değildir.

Dilediğin aşka elinle gözünle değil burasıyla da nail olursun istersen.

...onun yolu da kendini ibadete... ...hakka bağlamandır.

Bu aşk... ...yıllarca evvel körpe yüreklerimize... ...Allah sevgisi...

korkusuyla birlikte girdi hocam.

Nasıl unuturum ben onu?

Onu unut diyen yok sana.

Gönlünü Allah 'a bırak... ...sevdiğini de yanında bulursun.

Senin yerin burası evlat.

Yarın semaya varıcı... ...gel buraya.

Ben ehli değilim ki hocam.

Her kim olursan gel, gene de gel demiş Hazreti Mevlana.

Yarın bizimle ol.

Gör güzel Allah ne eyler, eylerse güzel eyler.

Ya duyarlarsa? Duymazlar. Bekçinin kahvesine ilaç damla.

İstediniz geldim Nazlı'm.

Emredin. Ümidim. Tek tutar dalım. Her şeyim sizsiniz. Kurtarın beni.

Ağlamanıza, ıstırak çekmenize tahammülüm yok Nazlı. Üzülmeyin. Allah şahidim

olsun ellere bırakmayacağım sizi.

Hiçbir şey, hiçbir tehlike yolumdan caydıramaz beni.

Buralarda aman vermezler bize.

Uzaklaş. Uzaklara kaçalım.

Kimsenin bulamayacağı uzaklara. Korkmayın Nazlım.

Kendim için değil... ...sizin için korkuyorum.

Durmayın uyandılar. Siz içeri Nazlım. Siz de benimle gelin.

Hadi yavaş. Çabuk olun.

Hadi gelin.

Atın tavan arasına!

Yakalandı mı?

Hayır bey ama kıyafetine bakılırsa katipten bir genç.

Katipten ha?

Anlaşıldı. Bunun da konuşmasına hacet yok artık.

Atın zindana kalta.

Yarın da defenin gitsin.

Buyurun. Hemen bizden beraber geleceksiniz. Hemen mi?

Fakat... Kalemde beklerler. Artık sizi kalemde beklemeyecekler Katip Bey.

Buyurun gidelim.

Ne konuşmamı istiyorsunuz?

Dün gece konağın bahçesine geldiğini itiraf etmeni.

Söyle, sendin değil mi?

Evet, bendim.

Buna nasıl cüret edersin?

Seviyorduk birbirimizin ağzıyla. Yıllar evvelinden, ta çocukluktan.

Sizi değil beni istiyor, beni seviyor. Bir kelime daha söylersen öldürürüm

Gene de sever.

Kalbi bana ait olan bir kızla hala evlenmek isteyecek misiniz?

Evet. Gururum var benim.

Yaverin sözlüsü bir başkasını sevdi dedirtmem kimseye.

Buradan çekip gidersen bu işi unutur... ...ikide kıdem verdiririm sana.

Anlaştık mı?

Hayır. Kıdem ve mevki karşılığında satılacak aşkım yok benim.

Vurun zincire!

Karşımı verin!

Savaş kendine geliyor.

Bir de çorba içerse... Hazretim bu nasıl iştir anlayamadım. Dünya hali olur

böyle şeyler.

Herkesin rızkını Allah verir. Ne yapalım katiplik olmazsa... ...başka bir

meşgale olur.

Öyle bir iyileşsin de.

Artık bana bütün kapılar kapalıdır efendim.

Bizim kapımız herkese açıktır evlat.

Kaldı ki sana.

Sağ olun hocam.

Büyük devlet benim için.

Ama ne ile geçinirim ben?

Nasıl bakarım anneme?

Sen de ki bu ses on tane anne besler evlat. On tane.

Bu sesle Şano 'ya çıkarsan ihya olur.

Hocam siz... Olur derim evlat. Hem de pek güzel olur.

Alın terinin kirlisi olmaz denilmiştir.

Beyaz kağıt üzerine mürekkep dizmek neyse... ...güzel bir sesle ruhlara

sunmak da odur.

İyisini yap da ne yaparsan yap.

Bunu... ...bunu siz mi söylüyorsunuz hocam?

Hayır evlat... ...Hazreti Mevlana!

Çalgıcıya mecidiye atarım.

Kındığı sapar. Rakıyı da atar. Çalgıcıya mecidiye atarım.

Çok teşekkür ederim yavrum. Hadi yavrum.

Hazırsın yavru kuş. Hazırım ve hayranlıkla seni alkışladım ablacığım.

Senden bize alkış mı kalıyor canım?

Üç ayda bizi geçmiş. Estağfurullah ablacığım. Şura!

Üsküdar 'a giderken aldı da bir yağmur.

Üsküdar 'a giderken bir mendil buldum.

Üsküdar 'a giderken bir mendil buldum.

Altyazı M .K.

Gülizar. Gülizar hanımefendi.

Ne işin var senin burada?

Ya sizin?

Ya sizin ne işiniz var efendim?

Ağlama Gülzahir.

Her şeyini.

Her şeyini anlat bana.

Kader arkadaşımsın sen benim.

O geceden sonra günlerce dövüp aç bıraktılar beni.

Başka bir kapıya verdiler sonra da... ...orası daha beklerdi dayanamadım

Adımı değiştirerek buralara düştüm sonunda.

Yapacak başka şeyim... ...gidecek başka yerim yoktu.

Ya Nazlı'm?

Nazlı'm ne oldu?

Bizi birbirimizle görüştürmediler bir daha.

Çok ağladığını... ...canına kıymak istediğini duydum sonra.

Dar kurtarmışlar.

Yaver Bey 'e isyan edip öldürürüm kendimi demiş.

Sonunda susmuş tabii Nazlı 'cığım.

Boynunu büküp kadere razı olmaktan başka ne yapabilir ki?

Şimdi yaşayan ölüden farksız belki.

Ben de öyleyim Gülizar.

Nazlı benim için ömrümce unutamayacağım bir saadet rüyası artık.

Bundan böyle...

Kaderin rüzgarı önünde içim kan ağlarken gülecek.

Hıçkırıklarımı bu sahnede birer kahkaha, acı bir kahkaha olarak duyuracağım

herkese.

Başka Senden başka

unutamıyorum onu anneciğim. Her an onunla göz göze, her an onunla el eleyim

sanki.

Ama bu sözlerin hepsi boz tabii.

Şu anda belki de Nazlım o adamın zevcesi olmuştur.

Bu akşam erken gideceğim demiştin. Çıkacak mısın hemen?

Evet anneciğim.

Büyük bir paşanın konağında sünnet düğünü varmış.

Bizim kumpanyayı toptan davet etmişler.

Agopyan efendi de hatırını kıramamış paşanın.

Belki de eğlenirsin biraz.

Senin kalbinde.

Eyvah!

Yangını var, yangını var. Ben yanıyorum.

Yetişin ha dostlar. Tutuşuyorum.

Yangını var, yangını var. Ben yanıyorum.

Yetişin ha dostlar.

Tutuşuyorum.

Ersin!

Hadi bakalım sıra sendedir.

Hazırsın yavrus.

Müslüman kızlarının kantoya çıkması yasak. Biliyorsun herhalde.

Ben... Ben... İzin verin de giyinin. İsabet olur.

Bu ne şeref, bu ne devlet bizim için. Hoş geldiniz, sefalar. Nedir, ne oluyor?

Adını değiştirmiş, oyunculuk yapıyor. Müslüman kızı sultanım.

Sultanım.

Affedin sultanım.

Serbest bırakın.

Himayemi alıyorum.

Bugün için affedin beni.

Affedin. Şarkı söyleyemem bugün.

Bütün millet senin için toplanmıştır. Üstelik sultan hanım bile. Onun için

söyleyemem zaten.

Sultan hanım geldiği için söyleyemem.

Söyleyemem.

İyi söylersin. Doğru söylersin ama evlat.

Meclise bir sultan hanım gelsin de bir hanende o meclisi terk edip gitsin.

Olacak şey değil bu.

Başka ne yapabilirdim efendim?

Beni sünnet düğününde şarkı okurken görselerdi müteessir olmazlar mıydı?

Ayıplamazlar mıydı?

Neyse hayır olur inşallah.

Senin Nazlı hanım kızımızdan bir haber var mı ki?

Ona bakalım biz.

Yok efendim.

Bir haber yok.

Bu güzel kız gene mi ağlıyor?

Babamı düşündüm de efendim.

Ama hiç yakışmıyor o güzel gözlerinize ağlamak.

Görenler gelinim için ne derler? Hara.

Haklısınız efendim.

Ağlamamaya gayret ederim efendim.

Efendi hazretleri geldi sultanım.

Etekliğiniz buyur edin. Buyursunlar efendim.

Destur var mı sultanım? Hoş geldiniz. Lütfettiniz efendi hazretleri.

Safalar getirdiniz.

Safada daim olun sultanım. Efendimize bir ilticağımız olacak.

Başımla beraber efendi hazretleri. Buyurun efendim.

Sizi dinliyorum.

Durmayasın gidiyorsun.

Saraydan çağırıyorlar seni.

Araba kapıda bekliyor.

Saraydandır. Padişah babamız bizi davet etmemiştir.

Hadi Hent. Padişah efendimiz aklını oynatmamıştır ki... ...seni çağırsın

Yalnız ve yalnız... ...katibimizi çağırır.

Katibimizi.

Altyazı M .K.

Yanarım kimseler bilmez.

Bir aşkadır

düştü gönlüm.

Sultanım. Sizi tebrik ederim. Efendimiz sesinizi pek beğenmişler. Mahsuz

olmuşlar. Takdiri şahaneye mazhar oldunuz.

Ayrıca müjdelerim var size.

Hikayenizin esasını... ...Dürrü Hoca Efendi'den öğrenince... ...zati şahaneye

arz ettim.

İrade buyurdular.

Başkatiplik lütfesiyle memuriyetinize devam edeceksiniz. Ömrü devletiniz uzun

olsun. Sultanım. Ve bilhassa ehliyeti musikiyenin... ...zati şahanece de

olunduğundan... ...Hümayun Sas heyetini hanende... ...ve muallim nasip

edildiniz.

Bu hanım kızımız da... ...talebeniz olmakta devam edecektir.

Hem talebeniz...

Hem de padişah efendimizin izniyle... ...mustakbel zevceniz. Allah mübarek

etsin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.