Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ordunun yerleşmesi ne kadar sürer?
İkindi vaktinde her şey bitmiş olur.
Sultan
>> bayazı göremedim.
>> Şehzademiz Ketu Dağlarla birlikte ordu
esnafını denetleyecek.
Ala münasipmiş.
Ordu esnafı mühimdir.
>> Destur
sultanül güzar Fatih Sultan Mehmet
Hazretleri.
Allahümme ya müfettiha ebb
>> amin.
Amin.
>> Rabbiir veir rabbi tem bil.
>> Amin.
>> Amin.
>> Bismillahirrahmanirrahim.
Divan-ı Hümayunu Hak Teala'nın izni ve
inayetiyle küşa dedi.
Konstantiniye, Trakya, Filipe derken
nice badireleri aşıp en nihayetinde
Sofya'ya vardık. Elhamdülillah.
>> Elhamdülillah. Elhamdülillah.
>> Şükürler olsun. İslam'ın kılıcını
taşımak kolay değildir. Niyetimiz rıza-i
Rahman, maksadımız
nizam-ı ilahidir.
Hazreti Yezdan kılıçlarımıza kudret,
gözümüze fer ve dahi kolumuza takat
versin.
>> Amin.
>> Amin.
>> İslam'ın mührünü taşımak da kolay
değildir. Rahmeti Rahman kalbimize
sebat, aklımıza feraset,
niyetimize suhulet versin. Amin.
>> Amin.
>> Bizi nefsimize, şahsi hırslarımıza
değil, şeriat-ı garraya tabi eylesin.
>> Amin.
>> Amin.
>> Amin.
>> Amin.
>> Gayret bizden ola,
tevfik haktan gele. Amin.
>> Amin. Amin.
Allah'ın izniyle bize karşı erlik davası
güden tüm kafirlerin başını eğdirdik.
Konstantiniye,
Mora, Pontus'tan sonra Kızılelmamız
gayrı Bosna'dır.
>> Isak Paşa seni dinleriz. Konuş.
Sultanım,
Bosna'da bizi çok güçlü bir Katolik
ittifakı bekler. Stefan'ın ölümünden
sonra Bosna Sarayındaki her şeyi, her
gücü Katina ele geçirmiştir.
Baş müttefiki de elbette
sabık
eplak boyodası Vlad Drakula'dır.
Doğrudur. Galeana gelmeden akletmeli,
tembellik etmeden hamle yapmalıyız.
Yaptıkları her hamle bizi üzerlerine
çekip gafil avlamak üzere tasarlanır.
Belli Hünkar Bli. Zira her şeyin ardında
Papa vardır.
>> Pontus'un ardından sıranın kendisinde
olduğunu bilir. Roma'ya yürümemizden
korkar.
>> Bundan dolayı Bosna'yı vafti izledip
Macar desteğinin önünü açtı Hünkarım.
>> İşte meselenin künhü burada saklıdır.
Görünürde Bosna'ya sefer eyleriz. Lakin
hakiki tehdit Macar'dan gelir.
Şehzbarı Hakan Evrenosoğlu Ali Bey
Macar Kralı hakkında bir malumat var
mıdır?
>> Babası Hunyadi Yanoş kıyıcı zalim bir
askerdi. Onunla sayısız cengimiz oldu.
Hunyadi Matias'ta cesaret olarak
babasına benzer.
Ama
>> ama babası gibi akılsız değil. Genç
olmasına rağmen kurt gibi zeki ve tabii
koyu bir katolik.
>> Yakınına bir çaşıt sızdırabildik mi?
>> Tanrının huzurunda sadece doğrular
konuşulur. Oğlum
kral mat yaz. Diz çök ama dilindekileri
değil.
Kalbindekileri söyle.
Çok güneşledim rahip.
Babam büyük kahraman Hunyanoş
Türk akıncıları tarafından
katledildiğinde
ona ihanet eden kim varsa
hiçbirini affetmedim.
>> İntikam tanrıya aittir.
İnsan tanrının yerine geçmemeli.
>> Ama ben geçtim.
Çok kanık akıttım.
insana,
insanlara kıydım.
Sadece onlarla da yetinmedim.
Ailelerini de öldürdüm.
Azap çeken ruhları ancak pişmanlık
kurtarabilir.
Tanrının ışığını dünyaya yaymak
istiyorsan Tanrıdan af dilenmeyi ve
kullarını affetmeyi öğrenmelisin.
Peki affettiğimde
bir sonraki ihanetin önüne geçebilecek
miyim?
Sana soruyorum.
Sağ yanağına vurana sol yanağını uzat.
Tanrı böyle ister.
Babanın arkadaşlarını affet.
Savaşmaktan kaçın.
Kılıcın değil
sevginin gücüne inan.
krala,
günahlarsa sadece tanrıya karşı işlenir.
Bu yüzden rahipler günahı,
krallarsa günahkarı dinler.
Bırak bakım bırak.
Aksanın kötü
işlerin de acele
ha bir de
galiba Tanrı seni sevmiyor.
>> Bir yanlış anlaşılma oldu.
Bilmsanım böyle
>> yanlışlık değil.
Hainliğin yanlışlığı olmaz.
Ben sadece krala doğru yolu göstermek
istedim.
Peki ya bu fusulalar
sen sadece Evrenoslı o deccalin merakını
gidermek istiyorsun.
Ama bu son olacak.
Kraliçe Katarina'ya 10.000 asker daha
gönderin. Mehmet'in adamları buraya
kadar sızdığına göre
hamlesi büyük olacak.
Bu mizaçtaki bir kralın hadiselere
kayıtsız kalması mümkün değildir.
>> Gençlik heyecanı
kendine ispat etme gayreti olmalı
hünkarım.
Toy bir kral.
Macar tahtında oturan kral Matyası
hafife alan yarını kaybeder. Van Paşa
bir delikanlığı yalınız hırsla değil
akıl ile, ilim ile, hayal ile yürür.
Gençtir, doğrudur.
Lakin Teodus surları önüne geldiğimizde,
Aziz Romanos kapısına geldiğimizde
biz de öyleydik. 21 yaşında nimel Ceyiş
unvanı alıp Konstantini kapılarından
girmedik mi?
>> Hamdolsun. Hamdolsun. Matyas gençtir,
isteklidir.
Babasının şöhreti ise sırtında taşıdığı
bir kamburdur. Azimlidir.
Lakin kendini halkına ispat etmesi
gerekmektedir.
Atılgandır, hamlecidir.
Durağanlığı,
acizlik olarak gördüğü bir yaştadır.
Böyle böyle gençtir. Kılıcı çabuk çeker
ama kınını bulamaz.
İlk hamleyi yapmayı bahadırlık sayar
ikinci hamleyi hesap edemez.
İşte bu yüzdendir ki hem büyük işlere
namzettir hemide büyük hatalara
meyaldir.
>> Yalnız hünkarım
Macarlar daha önceleri destek için
temsili birlikler gönderirdi. Ama bu
defa böyle olmadı. Şaşıtlarımız 10.000
askerin daha hazır beklediğinden
bahseder.
>> Belli ki babasının intikamını gider.
>> Seni kuşkulandıran nedir olsun? Onu de.
>> Önümüzde ardımızda ateş çemberidir
sultanım. Biz buraya Sofya ordugahını
ardımızda Karadağ, Ahnavutluk ve Hırvat
Prensiklerini bırakıp geldik.
Aramızda Pontus'tan dolayı hala sorunlar
mevcut olan Akkoyunluları da unutmamak
gerek. Hünkarım,
burası Sofya, ötesi Niş, sonrası da
Bosna.
Bosna'da bize çok kudretli bir haçlı
ittifakı bekler ve dahi bu ittifakın en
önemli kudretini ise Macarlar oluşturur.
Matyas'ın
demir yumruğum diye nitelendirdiği
askeri bizzat bu kuvvetlerin başında yer
alır.
Kimimiş? Macarların meşhur şövalyesi
Gabor.
Yüce kralığımız Matyas ordusunun büyük
bir kısmını gönderecek.
Umarım gerekli hazırlıklar görülmüştür.
>> Sizi tanımasam buraya yardıma değil de
hemenlik almaya geldiniz sanırdım. Neyse
ki sizi iyi tanıyorum. Buradaki ordunun
neredeyse yarısı Macar askeri
evlat. Emin ol bizi tanımıyorsun.
>> Bu ne manaya geliyor?
>> İsteseydik burada kalıcı olurduk zaten.
Ancak cüce kralığımızın tek amacı
Katolik kardeşlerine yardımcı olmak.
Hepsi bu.
Ya senin amacın büyük komutan. Senin
amacın ne bu hayatta? Her erkeğin bir
amacı olmalı. Burada kalmak için
topraktan daha değerli şeyler var. Elde
edilmesi zor ama
uğruna savaşmayı değecek şeyler.
Dikkat et komutan. Toprağın altı değerli
şeyleri arayıp hüsrana uğrayanlarla
dolu.
Eba edilmiş bir ömür.
Blood Katarina
Gabor'un liderliğindeki
Frank ittifakı ve hafalık.
Elbette ki önümüzdeki şark tehdidini de
görmezden gelemeyiz. Bosna seferinde
çıktığımız bu yol bizi Macar Savaşı'na
mecbur kılar ise
>> sefer en az 6 ay sürer Hünkarım.
İyaşin durumu, topların dökümü ve dahi
çeri sayımızı buna göre tertipledik.
>> Seferi Hümayun en fazla bir ayda
nihayete erecektir.
Kafire aman vermeyeceğiz.
Doğru söylersiniz hünkarım da bize neyin
beklediğini bilmeyiz. Karşımızda Frenk
diyarının en nitelikli ordusu vardır.
Macar ordusu ki bu orduya 7 yıl
öncesinde baş eğdiremedik.
Belgrad'ta Macar baş eğdiremedik.
Doğrudur.
Lakin biz test toparladık. Paşa,
o günden sonra nice kaleleri fethettik.
Morayı İslam sancaklarıyla donattık.
Hontus'u ebediyen Türk yurdı kıldık.
Peki ya Macarlar,
bizle olan savaşlarından sonra
yaralarını 7 yıldır saramadılar.
Halkı o savaşın buhranını hala yaşar.
Matyas toy bir kral olabilir lakin ahmak
değildir. Bizimle savaşmaya papa
tarafından zorlandığı bes belli.
Biz ona gerçekleri hatırlatacağız.
>> Bu nasıl olacak hünkarım?
>> Her savaş yalın pusatla kazanılmaz İs
Paşa.
Yeri gelende üstün bir söz bir ordudan
eftaldir.
>> Macar kralı Matyas'a elçi mi
gönderilecek sultanım? Ona
göndereceğimiz elçi onu tarafsız kalmaya
ikna edecektir.
>> Matyas bir kral. Hem de kibirli bir
kral. Denge olmayan biriyle bizzat
görüşmez bile.
>> O vakit biz de dengeni yollarız.
Aklınızda biri var mıdır hünkarım?
Kim gidecek elçi olarak? Vardır Isak.
Vardır elbet.
Macar kralı Matyas'ın reddedemeyeceği
bir kişi.
>> Bunlar sağlam
sağlam. Sağ
>> nasıl oldu?
Selamünaleyküm.
>> Aleykümselam. Şadem
>> koy bakalım numuneyi.
>> Tartasına bak. Helale.
>> Biraz
>> ocakta tartıldı. Tam bir okka şehzadem.
Şehzadem bir dirhem noksan.
>> Bir dirham bana hak konuş.
Her gün mü bugün mü? Şehzadem
ben ettim sen etme. Niyetim rızık.
Vallahi başka bir şey değil.
>> Niyet tartıya konmaz ama
>> amel konur efendi
>> şehzadem yalvardım. Affet.
Müslümanlar heybetini kılıcından evvel
yediği helal lokmadan alır. Rızkına
haram katıp müminin izzetine
gadretmekten
utanmaz mısın sen? Ne gafil
>> adam
kararlık çelim çocuğum varerim
var bir dirhem. Bir dirhemden ne çıkar?
>> Bugün bir dirhem yarın 10.
Sonra yüz, evvel ahlak,
sonra heybet.
Ardından
sancak düşer.
Bunu sabirlerine gönder.
Helal Ak çadır.
Helal yesinler.
Müslüman gibi heybetli olsunlar.
Bu gafilede
50 sopa vurun. Ordugahtan da atın.
Herkes ibret olsun.
>> Şestadın.
Mümin ferasetini,
İslam izzetini düşünmeyeni
biz inhar düşünmeyiz.
Şehzade bayas etme. Lakin hünkarım bu
çok tehlikeli bir karar olur.
>> Peki sen Matyas olsan karşında kimi
görmek isterdin? Sultanım
düşmanın eline, kalbine, göz göre göre
Şehzade'yi göndermek doğru olur mu?
Zanos paşa hak konuşur hünkarım.
Matyas'ın
hali-i ruhiyesini
Evrene solu Ali Bey'den dinledik. Ne
yapacağı belli olmayan hırslı bir kral.
Hünkarım,
eğer şehzademiz geri dönmezse
bu felaket olur devletimiz için.
>> Sen ne dersin Mahmut Paşa?
Sultanım, Şehzade Bayazit Hanedan-ı
Osmani'nin medarı iftarıdır.
Daha evvel bu gibi çetin vazifelerde
rüştünü ziyadesiyle ispat etmiştir.
Lakin sizin de buyurduğunuz gibi daha
evvel gönderilen elçileri huzuruna bile
kabul etmedi.
>> Düşmana karşı göğüs gerip kılıçla cid
tutmak ayrı. Düşmanın yuvasına girip
sözle cenk etmek ayrı. Mahmut Paşa
Ragusa'da bu tehlikeler yok muydu? Isak
vakit şehzadem gitsin diye uğraş verdi
karşı dururdu. İkisi de kafir toprağı
değil midir? B sultanım. Lakin Ragusa
ordusu olmayan her daim girebileceğimiz
ticari bir vilayette. Ama bu din
Macerali öyle değil.
Şehzade Orhanesini
daha dün savdık. Hünkarım sak hafazan
Allah. Yeni bir badireyi devletimiz
atlatamaz.
Hünkarım ellerinde bir şey sade olursa
Macar kafirin üzerine yürüyemeyiz.
Kader
Osmanoğlu hakanlarına
evlat mı devlet mi değu sorduğunda her
daim devlet cevabını almıştır.
Ne biz evlatlarımızdan ne de
evlatlarımız bizden yana tasak gütmez.
Hem Mahmut Paşa hak konuşur. Pontus
seferinde şehzadelerimize yapılan
baskını Bayazit püskürttü.
Ragusa da Yahudilere karşı rüştünü ispat
etti.
Sair Cenk Pusu gördü. Hepsini
pençeleriyle darmadağan etti.
Pusa tarda Yiğit darda belli olur. İsak
Paşa.
Kararım katiidir.
Macar kralı Matyas'ın karşısına
şehzadem Bayazit çıkacak.
Gabdan hoşlanmadığını sanırım.
Gabar has bir şey değil. Ben insan
seviyorum.
>> Ona ihtiyacımız olduğunu biliyorsun.
Sonun Stefan gibi olmasına izin verme.
>> Katerina ben deliyim. Salak değilim.
Mehmet'i bu kadar yanımıza çekmişken
Macarlarla bir sorun çıkarmak aklıma
gelebilecek en son şey.
>> Peki istediğin şey ne?
>> Kaburdan istifade etmek tabii ki.
>> Nasıl?
>> Mehmet Sofya'da fazla bekledi hayra
alameet değil.
>> Neyden şüpheleniyorsun?
Osmanlı ordusu gücünü düşmanlarına
verdiği korkudan alır. O devasa ordusu
Sofya'da bekliyorsa
Mehmed'in amacı da ortada.
>> Civardaki diğer prensipleri
korku salmak.
Onlar tarafsızlığını ilan edeli çok
oldu.
>> Mehmet'e sorun çıkarmayacaklarına dair
yemin ettiler. Ama unutma ki Avrupa'da
üç şeyden korkulur. Birincisi yeni
başlığı.
İkincisi de Macar ordusu.
>> Macar komutan
Gabru Prenser'ı ziyarete de göndermemi
istiyorsun.
Bir zahmet
Gabri ile konuşurum ama kabul edeceğini
sanmıyorum.
İkimiz de sana hayır diyemeyeceğini
biliyoruz.
>> Avrupa uç şeyden korkar demişsin.
Üçüncü neydi?
Tepeş Drakula'ın kazıkları
kralçam.
Beni emretmişsiniz hünkarım.
>> Devletimiz için Bosna'nın ehemmiyetini
bilirsin değil mi Oğl?
Lalam belletmişti.
Bosna Kızılelmamızın kilidir.
Alalade bir toprak değil. Sonu Vatikan'a
uzanan yolun ilk menzilidir." demişti
sultan.
Seni çetin bir vazife bekler.
>> Emr ferman haşmetli hünkarımızındır.
Macari kralı Matyas
Bosna'ya verdiği destekle bu
yürüyüşümüzü durdurmak ister. Önümüze
bent olup sur çekmek ister.
Biz o badereyi tuzla buz ederiz. Lakin
bazen bir cümle bin askerden evladır.
Sanki o demeyiz.
Anladım inkarım. Vazifem nedir?
İşade olarak Macar diyarına gideceksin.
Lakin bu sefer ardında bir ordu
olmayacak.
Tek başına siyaset meydanında kelam
ederek savaşacaksın.
Aklın pusatın, sözün kalkanın olacak.
Macar kralı madyası Bosna'ya verdiği
destekten vazgeçireceksin.
>> Beli sultanım,
Allah beni evvel size sonra devletimize
mahcup etmesin.
>> Amin.
Amin.
>> Ne vakit yola çıkayım inkarım?
>> Vakit kaybetmeden. Yarın gün doğmadan
yola revan ol.
Oğlum
O vazifenin ucunda
esaret de vardır,
şehadet de.
Allah korusun.
Sarılmadan mı gidecektin?
Allah seni sakınsın oğul.
Matias'a ehemmiyet göster.
Mehmet'in sancakları Bosna'ya yürüyor.
>> Gelen hiçbir elşeyi kabul etmedik.
Oysa kiliselerinize casus sızdırmaya
çalıştı.
Çünkü ne yapabileceğimi bilmiyor.
Kudretimin sınırlarını.
Ama ben
gücümü bu sessizliğinden alıyorum.
Tıpkı babanız
Hadi Yanoş gibi.
>> Ben babam değilim Nador
>> ama düşmanınız aynı.
Mehmet
>> abi şeytan
yanılıyorsun.
Müslümanlar ona Fatih,
Türklerse Hakan diyor.
Ya siz
>> bence
o bir hun yaprs
büyüğü.
Tıpkı atamız Atilla gibi.
>> O bizim en büyük dürmanımız
ve ordusuyla
Hristiyan topraklarına çiğneyerek
üstümüze geliyor.
Ama bu sefer
bu sefer onu yok edeceğiz.
>> Babamla birlikte Türklerle kaç kez
savaştınız Nadır?
>> 6 defa.
>> 6 defa.
Kaçını kazandınız?
>> Bir kez.
>> Peki onları durdurabildiniz mi?
Yeniden geliyorlar.
Tekrar gelecekler.
Tekrar, tekrar ve tekrar.
Ve her seferinde daha da güçlenerek
Osn'ya destek olduğunuz için pişman
mısınız? Eksen
>> Baba Hazretlerine bir söz verdim. Neye
mal olursa olsun Hristiyanlık dünyasının
bize olan inancını boşa çıkarmayacağım.
Et de pek bir lezizmiş haseyin.
Nerenin kuzusu bunlar?
Halis Mulis Balıkesir Kusu. Isak paşamız
çerileri için bin baş getirtti. Getirtir
tabii getirtir.
Nasılsa sizi kuzusu etti.
Bin baş kuzu getirtmiş.
Çok mu az bile?
Anlamadım paşam.
Hüseyna içeri isyan ettiğinde
ağ sen değil miydin?
Aaydım ama ve lakin
>> işte o vakit isyanı sen etmiş oldun.
>> Aman paşam ne isyanı ne asili. Benim
esamem bile okunmaz o işlerin içinde.
Bundan evvelki son isyan rahmetli Murat
Han devrinde olmuştu.
O vakit isyanı kim etmişti? Çandarlı mı,
Kurtçu Doğan mı?
Kurtçu Doğan. He işte bu isyan da Ishak
Paşayla değil, Hüseyin aile anılacak.
Kurtçu Doğan'ın başına gelenleri
işitebildin mi?
Isak Paşa bana gadredip
ayağımı kaydırmak ister sence?
Ya sadrı azam
ya da aa birinizden birinin akıbeti eyi
olmayacak.
Hanginiz olur bilmem. Lakin gördüğüm
şudur ki
Ishak karşısında duran Hüseyin Ağ'yı
kasap pazarında satar.
O sebepten ondan evvel hareket etmen
icap eder.
Yapma etme paşam. Koskoca sadrazam
hazretleri.
>> Ne dersin bra? Ne dersin?
Ishak sadrazam da ben kul ketüdası
mıydım da ardımdan oyun oynadınız?
Şimdi beni iyi dinle kasap.
Şehzaden.
>> Buyur.
Yola çıkmadan evvel gelir bir hayır
duamı alır deyu bekledim ama
belli ki niyetiniz yokmuş.
>> Husen gelmedim lala.
>> Husen gelmedim. Zira gitme etme
diyeceğini iyi bilirim.
>> Doğru doğru. Zira gitmemeniz doğru.
Beyhuda nefesini tüketme.
>> Şehzadem gençsiniz, yiğitsiniz. Yere
bastığınızda toprak titrer bilirim ama
Macar eline elçi olarak gitmek
Şezzade oranı hatırlayın.
Ya canınıza kadrederlerse
ya Allah korusun tutsak olursanız.
Hayır ben buna müsaade edemem.
Hem mazallah hünkarımıza seferde bir şey
olursa tah ne olacak? Allah korusun
şehzademi siz esir düşerseniz
o vakit bak ne olacak.
Şehzademiz.
Şehzadem.
Ağırmış sakalım, yitmiş ömrüm. Size
öğrettiğim şeyler için. Gelin lalanızı
dinleyin. Gitmeyin.
Gerekirse
önüne post olurum. Lalanı dinle. Bayazıt
gitme. Kararım katiidir.
Başka diyeceğin yok ise istirahat
edeceğim.
Bu gece bir kez daha düşünün şehzadem
benim için.
Bilirim acın büyük, yükün ağır.
ne denir, nasıl teselli verilir
bilmiyorum ama
derdi verip alan da Allah,
canı verip alan da yine Allah.
Öyle
öyle tabii.
Lakin şurama
yüreğime söz geçiremem ben. Bahar.
Sanki benim içimden bir parça koptu
gitti.
Edirne'ye varsak
sana da değişiklik olur. Edirne mi? H
>> o da nereden çıktı?
Resulullah efendimiz dememiş mi?
Seyahatte sıhhat vardır.
Doğru dersin.
O vakit Rozatunu da yanımıza alalım.
Geldiğinden beridir garip gibi yapay
yalnız burada.
Hem Edirne'de beraber geldiği halkı da
var.
Onları da görmüş olur.
Senin bu güzel kalbin, merhametli
yüreğin beni her defasında ziyadesiyle
mutlu eder. Güşa,
sağ olasın baharatım.
Var olasın.
Darıları tedariğini Markova'dan yaptık.
Paşam
>> ya. Buğdaylar Turut mevkindeki
köylülerden temin edildi.
Güzel.
>> Allah onlardan razı olsun. Bundan böyle
bir ağaşlerin teski yerelerini
Doğanpaşa'ya ulaştıracaksınız.
Bağış üstüne paşam.
>> Eyvallah
paşam. Bir sual edeceğim ama.
>> Buyurasın.
>> Bu tahılları sefer vakti dilesek
tek akçı ödemeden köylülerden temin
edebiliriz değil mi?
>> Gücümüz buna muktedirdir. Evel Allah.
>> Sipahiler
devlet ve ali uğruna
canı ve dahi malı ile bedel öder.
E biz de kafir beldelerindeki
köylülerden
>> savaş vakti yaşları bir bedel alsak
olmaz mı diyeceksin.
>> En azından Cenk vaktinde
oradaki aç kalan köylü ne yapar, ne
eder?
Aç kalan adam önce toprağına küskün
olur. Sonra ailesine,
sonra hafazan Allah devletine.
Biz onca aleme nisan vermeye çalışırken
kendi tevamsızın malını gaspylersek.
>> Haklısın paşam.
>> Paşam bağışlayın. Bu usulü de Sadrazam
Isak Paşa mı getirdiği? Yeniçeri ocağına
getirdiği sandık usulü gibi.
Sadrazam Paşa
bu usul Müslüman elinden dilinden
herkesin emin olduğu kişidir diye
buyuran
Göklü peygamberimiz Muhammed Mustafa
Aleyhisselam usulüdür.
Eyvallah.
>> Eyvallah paşam. Eyvallah.
Biz bu satımızı
hasmımıza çekeriz.
Rızkının peşinde koşan köylülere değil.
Devlet kılıçla kazanılır
ama
gönülle elde tutulur.
>> Eyvallah paşam.
>> Gelebilir.
>> Hadi Sandor. Hadi bitir içini.
Ben oynadım.
Haydi kapı.
Bu ne büyük olur. Haber verseydiniz
hazırlık yapardım. Kendi topraklarımda
gezerken haber vermem gerektiğini
bilmiyordum.
>> Beni görmek için geldiğinizi düşünmeye
başlayacağım.
>> Aslında öyle.
Size nasıl hizmet edeceğimi söyleyin o
halde.
>> Biliyorum burada keyfiniz oldukça
yerinde ama
aldığınız altınların hakkını vermek
zamanı yaklaşıyor.
>> Askerlerim ailelerini terk edip buraya
gelerek bu bedeli ödedi zaten. Üstelik
aylarca sürecek bir savaş için.
>> Askerlerinden bahsetmiyorum. Senden mi
bahsettiyorum?
>> Ne istiyorsun kraliçe?
Hristiyan Prens.
>> E ne olmuş onlara?
>> Biliyorsun bu savaşta tarafsızlığını
ilan ettiler.
Ancak
>> ancak birileri ikna etmeli. Öyle değil
mi?
Bu küçük işi Vilada neden vermedi?
>> Çünkü bu işi ancak
sert adam yapabilir diye düşündüm.
>> O halde doğru yerdesiniz.
Gel buraya gü
>> sandor.
>> Seçkin Husar birliklerini hazırla.
Kraliçemizin ricasını yerine
getireceğiz.
>> Bırakma bırakma.
Çok güzel. Ne böreği bu?
>> Biz pita deriz.
Bosna'nın meşhur bir böreği.
Ama bir de
sırnika peynir olacaktı ki
o zaman daha güzel olurdu.
>> Dilerseniz Ketua Dağları haber edeyim.
Hemen getirsinler.
>> Gerek yok.
Çünkü Sirnika yalnızca Bosna'da yapılan
bir peynir.
>> Maşallah.
Hek hamaratsın Rosatun. Bahar hatun.
Köşe hatun.
Ama az yapmışsın. 20 30 tepsi daha
lazım.
Doğru dersin Baharatun.
Ama bir an evvel yapılsın ki kafileyi
bekletmeyelim.
>> Bir şey mi oldu? Bir yere mi
gidiyorsunuz?
>> Sen de bizle geliyorsun.
>> Nereye?
>> Memleket hasreti nedir? Biliriz.
Senin de doğduğun toprakları nasıl
özlediğini hepimiz görürüz.
Bosna'ya gidemeyiz belki ama Edirne'ye,
seninle gelen halkını görmeye gideriz.
Siz
ciddi misiniz?
>> Hadi daha oyalanırsan gidemeyeceğiz.
Tamam. Hemen yapıyoruz pitaları.
Sence Mehmet sadece prensleri korkutmak
için mi Sofya'da bekliyor? Bilmiyorum
ama bildiğim bir tek şey var.
>> Nedir? Mehmet Sofya'da bu kadar uzun
kaldıysa sadece bir tek sebepten ötürü
kalmıyordur.
Macarların burada olduğunu bile bile
o devasa orduyu körlemesine
yürütmüyordur.
>> Ama Mehmet'i bu yürüyüşe biz zorladık.
Başka şansı yok ki.
>> Her zaman kendi şansını kendi yaratır.
>> Neden şüpheleniyorsun?
>> Bu sefer gerçekten bilmiyorum.
O zaman şöyle yapalım.
Onun yanında olsaydın
bu konuda ona ne önerirdin?
Bosna askerlerinin yanında koskoca Macar
ordusu var. Mehmet neden inat ediyorsun?
Bu savaş bitmez.
Beni hiç tanımamıştın.
Yazık sana.
İttifaklarını bozmadan
hamle yapmayacaksın.
Sana söylemiştim kardeşim.
Düşmanlarımın hepsinin öldüğünü
göreceğim.
Kendi pusatımla,
kendi kanlarımda.
Eyvallah
Sultan Mehmet.
Atias'ı ikna etmeye çalışacaktır.
>> Nasıl yani? Bilmiyorum ama kesin ikna
etmeye çalışacaktır. E Sofya'da oturmuş
sadece bunu mu bekliyor?
Boyvodam
>> konuş.
>> Size bir iyi bir de kötü haberim var.
Süleyman,
seni aslında hiç sevmiyorum
ama sende bir şey var. Onu hala
çözemedim. O bana şimdilik lazım. O
yüzden hala hayattasın.
Konuş Karamanoğlu.
>> Osmanlı toplarının nerede döküldüğünü
öğrendim.
>> Nerede?
En güvenli sancaklardan birinde
>> Süleyman
>> Nişte.
Şurayı da hemen yap.
>> Getir bakayım oradan bana bir kürek
getir. Böyle iyice sıva sıva. Güzel.
i
bak gel gel gel gel gel şunları yap
gel yardım et gel
burayı
Buraya
>> sağ olun.
>> Parçaları iyice birleştirdiniz mi?
>> Birleştirdik paşam.
Eyvallah.
>> Aman merak etmeyin paşam.
>> Sağ olun paşam.
Körükle körükle.
Topur kıracağım. Dikkat et. Körükle.
Nasıl gider satılmış ha?
>> Hamdolsun bir maraza yok paşam.
Maşallah. Eyvallah paşallah.
>> Demir ataşla yumuşar.
Lakin devlet ataşla çelik olur.
Şu kızdırdığınız demir yarın kafirin
surlarına nefes olacak. Bu döktüğünüz
parçalar yarın sultanımızın en kati
hükmü olacak.
Ya Allah bismillah.
Gelirim.
Bileğiniz incinir,
beliniz bükülür. Geceleri rüyanızda dahi
demir görürsünüz.
Ama bu ocakta döktüğünüz her ter yarın
İslam ordusunun önüne atar. Sultanımız
Sofya'dan sonra otağını buraya kurup
sizin döktüğünüz toplarla fetih yoluna
revan olacak. Hadi Allah rast getirsin
yiğitlerim.
Allah razı olsun. Ya Allah. Bismillah.
>> Paşam, paşam söyle satın şu paşam kocuyu
hiç çağırmayayım diyorum ama
kafama da takılıyor.
Kaledeki asker sayısı çok az. Ozda
nereden baksa beş vakitlik mesafede
Allah muhafaza bu kafir bizim burada top
döktüğümüzü falan öğrense
o zaman ne edeceğiz?
Emin misin?
>> Eminim.
>> O halde bu durumda Mehmet toplarının
dökümünün bitmesini bekliyor. Matias'la
çok alakası yok.
Ya da her ikisi olabilir.
Peki planımız ne? Ne yapalım?
Küçük biraz
Macar sınırına gidecek.
Kim geçerse ne geçerse geçsin
yok edecek.
Süleyman,
yanına istediğin kadar eflak askeri al.
İstediğin kadar. Benim çocuklar orayı
avuçlarının içi gibi bilir.
>> Oradan kim geçerse geçsin. Elçi, asker,
kuş, kartal, annem bile geçerse ruhunu
em. Beni anladın değil mi?
Merak etmeyin.
Biz nişe gideceğiz. Bir hoş geldin.
Şöleni vermemiz lazım.
İntikam vakti.
Daha iyi misiniz?
Çok özür dilerim. Hemen temizleri.
>> Ben hallederim. Gidebilirsin.
>> Başka bir şeye ihtiyacınız olursa bana
haber verin. Olur mu?
>> Bir de
ben biraz şehri gezmek istiyorum.
Gece olmadan gelirim.
>> Bunu daha önce konuşmuştuk. Saraydan
çıkışının
yasak olduğunu biliyor olman lazım.
>> Uzun zamandır buradayım biliyorsunuz
>> ama Targo'nin çarşısını bile gezmedim.
>> Ablaya çıkıp hava alabilirsin.
Sarayımız oldukça geniş.
>> Oysa Vlad bana özgürlük vaad etmişti.
>> Lat gelirse ona söylersin.
Şimdi odana çık.
İyiliğe karşı böyle cevap vereceğinizi
hiç tahmin etmemiştim.
Vlad yalvarırım. Bırak ne olursun. Ne
olursun bırak onu. Uzat.
Deniz kızına dua et.
Hayatımı kurtardın diye her istediğini
yapacağımı sanıyorsan
yanılıyorsun.
Çık dışarı
çık.
Nişte dökülen toplarımızın tamam olması
yakındır. Sultan
>> ne durumda?
>> Pelibed'deki köylerden iyaşe temini
tamam oldu inkarım. Bir eksiğimiz
yoktur.
Takılların bedeli ödendi değil mi?
>> Merak buyurmayın Sultan. O işlerle
ilgili Zaanoz Paşa bizati alakadar
olacak.
Lakin güzergahından geçtiğimiz köyler
ordumuzun azametinden olsa gerek ki
boşaltılmış.
Benim de kulağıma irçmeyen bir yağma
hadisesi vuku bulmadı değil mi?
Aşaım
böyle bir şeye kim cesaret edebilir?
O halde ne de korkularından ata
yurtlarını terk ederler.
>> Sadraam Isak Paşa ihmal göstermiş. Belli
ki ordumuzun yürümesinden evvel
gazilerimizi yolla revan etseydi belki
de ishak ettiyse bir sebebi vardır.
Sebebini sonra sual ederiz.
Başka bir şey var mıydı?
>> Yoktur hünkarım.
Allah'ım ya Rabbim. Allah'ım ya Rabbim.
Sen bana yardım et.
>> Paşam Anadolu Kaz askerinin gönderdiği
şu evrak mühürlenmemiş.
>> Ömer şimdi mührün sırası mı Allah'ı
seversen? Tövbe estağfurullah tövbe.
Hele sen git bana su getir. Su getir ki
abdestimi tazeleyeyim. Yüreğimdeki ateş
başka türlü soğmayacak. Haydi, haydi.
>> Baş üstüne paşam.
>> Destur var mı? İsak paşam.
>> Hüseyin
selamünaleyküm.
Aleykümselam. Haydi Ömer sen git.
E gel otur şöyle.
Tevziat defterini ağlardan biriyle
gönderecektim ama gelip sizi bir ziyaret
edeyim dedim. Hey yattın. ettim
Hüseyin böyle
içimdeki ben tenime sığmaz.
Kimle derttaşlık ederim de divane
olduydum. Eyin geldin.
>> Aslan parçası şehzademiz için böyle
dertlenirsin değil mi paşam? E başka kim
için ola?
Hünkarımız böyle meşakkatli bir vazife
için hiç kimseyi zora koşmaz. Muhakkak
siz benden daha iyi bilirsiniz paşamma.
Acep diyorum.
Şehzademizle bir konuşsam iyiydiniz.
>> Konuşmadın mı sanarsın Hüseyin?
>> Konuştum tabii ama o babasından bile
fena.
Gittiği işin nedenle tehlikeli olduğunu
görmez bile.
>> Tabii. Şehzademiz yiğittğir. Pek
yiğittğir.
Ona kalsa dağları delip gider. Öyledir,
öyledir. Yiğittir. He. Ne edeceğiz şimdi
peki? He
Sadraz paşam, bilirsin ki bizim ocağın
aşı
kimine şifadır,
e kimine dert. Ya Hüseyna,
ocağın aşıyla koca şehzadenin ne işi
oldu? He meselemiz bu mu?
>> Hemen celallenmeyesin paşam. Bir yol
dinleyesin de. Hadi anlat. Çatlatma
adamı. Anlat hadi.
Şehzademiz
akşam namazından sonra
illaki
bizim ocaktan yemeğini getirtir. E ben
derim ki
bu akşam gidecek aş he ona pek eği
gelmesi.
He
birkaç hafta ateşi çıksa,
yataklara düşse.
>> Hst bre. Hst. Ne dersin sen Hüseyna?
Ya bana gitmesin Deyo. Kendi aslanımızı
mı boğacağız?
>> Sadrı Azam paşam az evvel dedik ki
celenmek yok deyu. Ben diyeceğimi
diyeyim. E sen yine bildiğini yap.
Hadi anlat.
Ya hem paşam ben kendi aslanımızı
kendimiz boğalım mı derim? Biraz
rahatsızlansın derim.
Macar diyarına gidecek takati bulamasın
derim.
Sultanımızın
o kadar vakti de yok tabii. Bekleyemez.
He
daha iyi ya.
İllaki birini gönderecek
değil mi?
İlla birini gönderecek.
Aferin. Aferin Hüseyna.
Aferin de
aşçı başını nasıl ayartacağız?
Ali Osman'ın ve dahi Fatih Sultan Mehmet
Han'ın koskoca veziri azamı İshak Paşa
Hazretleri bir emir irat buyuracak.
Aşçı da o emri çiğneyecek
değil mi?
Doğru.
E filler çarpışacak.
Çimene yazık olmasın.
Şehzademiz için.
Şehzademiz için.
Civardaki toplanacak barutların hepsi
tamam. Size kolay geli.
>> Eyvallah kardeşim.
Haydi.
İnşallah bir an evvel gelirler de
barutları nişe yetiştirirler. İnşallah.
Hadi gelin.
Barutları birbirine karıştırın. Hadi
hadi.
Çok şükür.
Selamünaleyküm.
>> Aleykümselam. Hoş geldiniz yiğitler.
>> Hoş bulduk.
>> Çıkalım.
>> Biz bir an evvel barutlar yükleyelim de
nişe vaktinde varalım. Davranın
yiğitler. Haydi
bunlardan başlayın. Haydi yiğitler
çabuk.
Karadağ'daki çeşitımızdan mühim bir hava
hadis aldık hünkarım.
Karadağ prensi Hırvat Banı Nikolas ve
Arnavutluk prensi leke
>> ne etmişler? kalelerini terk edip gizli
bir görüşme için Mostların güneyine
doğru harekete geçmişler.
>> Kimle görüşmek için?
>> İştağınız mı yok?
>> Yoksa Mehmet bu sofrada yemek yediğinizi
duyar diye korkuyor musunuz?
Yiyin.
>> Bizden ne istiyorsun Gabor?
>> Aslına bakarsanız
hiç.
Zira bu savaş Hristiyanlarla
Müslümanların savaşı
ve siz de Hristiyansınız
ve bizim safımızda yer alacaksınız. Öyle
değil mi?
Biz bu savaşta bir tarafta yer almak
istemiyoruz.
Hem bu kilisenin değil, sizin meseleniz.
Sizin gibi
>> küçük güçsüz
üç prensi karşıma alıp konuşmak yerine
topraklarınızı ele geçirebilirdim.
Neyse
lütfen.
Osmanlılar savaş bittikten sonra illaki
Konstantinapol'e dönecekler
ve biz yine başa kalacağız.
Tıpkı şimdi bu masada olduğu gibi. Bunun
için artık çok geç. Osmanlı ordusu
topraklarımızdan geçti. Evet. Bu hatayı
yaptınız.
Ben de size bu bedeli canınızla
ödememeniz için bir şans vermeye geldim.
Sizden isteyim.
Osmanlı'yı arkasından vurmanız.
Yoksa 10 yıl önce Zagreb'te yaşananlar
tekrar yaşanabilir.
O günleri hatırlıyorsun değil mi Ncolas?
Serek birlikleri Zagreb'e girmişti.
Sen ve ailen canını zor kurtarmıştın.
Neyse ki öyle bir şey hiç yaşanmayacak.
Yanındayız Gabor.
>> Yanındayız Gabor.
>> Yanındayız Gabor.
>> Hadi o zaman Osmanlı'nın yok oluşunu.
>> Gabornamlı Macar komutanı ile
görüşeceklerini işittik.
Nerede? Ne vakit? Lekenin peşine iki
akıncımızı taktık. Lakin
izini kaybettirmeyi başarmış.
Tam mevkiyi bilmediğimizden bu prensler
Bosna seferine niçin çıktığımı
bilmezler.
Ahdu peymanına sadık kalmayanlara
gazabımın nedenli çetin olduğunu
işitmemişler mi?
>> Görüşmede Macarlara ne cevap
verdiklerini henüz bilmeyiz sultanım. O
sebepten
>> verecekleri cevabın bir ehemmiyeti
yoktur. Böyle bir davete icabet etmeleri
bile katledilmelerini gerektirir.
Sultanım,
>> Ishak Paşa'ya haber sal. Gereği neyse
yapsın.
Baş üstüne sultanım. Sadırı Azam
Hazretlerine iletirim.
De bakalım
kaç yıldır ocakta aşçılık edersin?
>> 20 yılı devirdik paşam. Yüce Mevla'nın
izniyle.
Eee,
tabii 20 yılda her şeyi beller insan.
Öyle değil mi?
ihaneti de sadakati de ikrar etmesini de
server verip sır vermemesini de. H
>> yüce Mevla'nın izniyle paşam.
>> Yüce Mevla'nın izniyle.
Peki
senin buraya geldiğini kimse bilir mi?
>> Bilmez paşam. Vazife diye haber saldın.
Seyrettim geldim.
>> Neyettin?
Imdiye kadar
maiş vazifesi gördün.
Ama bugün seni devlet vazifesi bekler.
Buna hazır mısın?
>> Emrin başım üstüne yüce Mevlana'nın
izniyle üstesinden geliriz paşam.
Hünkar Hazretleri Şehzademiz
Bayazı tabii
vazife tevdiye etti.
gidip de gelinmeyecek,
belki de dönülmeyecek bir vazife.
Lakin
şehzademiz bu vazifeye
gitmemeli.
Aman paşam. He. Hı h. Öyle değil.
Korkmana gerek yok. Şeszade Beyazıt
benim evladım gibidir.
Ama gitmemeli. Yani kısa bir süre. Şöyle
10 gün kadar yatmalı ama
ondan sonra aslanlar gibi ayağa
kalkmalı.
Anladın mı?
Şöyle bir erketeye yattım. Tafsilatlı
bir kovuşturma yaptım.
Ocağın mutfağında
otlardan en iyi anlayan senmişsin. Doğru
mu?
>> Yüzü Mevladın izniyle paşam. He
işte şehzademizi o yatakta yatıracak otu
bulacaksın bana. Akşam yemeğinde
çorbasının içine katacaksın.
Sonra da
o dilini sıkı tutacaksın.
>> Ama paşam
>> şehzademize
bu işin kadri dokunmayacak.
>> Pekala paşam. Pekala.
Yani şehir çok sağlam korunuyor. İçeri
girmek de oradan çıkmak da imkansız.
Beceremedin yani.
>> Sadece ben değil, senin de elinden bir
şey gelmezdi. Bulat
>> bu dragon nereden geliyor?
>> Senin beceremediğin işi halletmeye
yolladım.
Seni gören oldum Askar. Olmadı.
Şehzadem, çorbanızı getirdim.
Sesadem kusura bakmayın.
Salima.
Emredin Şehzadem.
Asıl sen kusura bakmayasın.
Yanında Yaman
emaneti teslim etmiş.
Evladın gibi sevdiğini bilirim.
Gelip de tazeye veremedik.
Allah size uzun ömürler versin şehzadem.
>> Bir ihtiyacın olursa çekinmeyesin.
Sağ olun şeszadem.
Barutları yükleyen hamalları
ayarlamıştım. Onlar halletti. Güzel.
Kaç tane araba?
>> Üç araba.
Bu ono soldat. Bu ona.
>> Biri bana da olan bir tane her şeyi
anlatacak mı acaba?
>> Tabii komutanım.
>> Söyle.
>> Emrettiğiniz gibi paşam.
>> He.
>> Çorbayı verdim de.
>> He.
>> İyi mi ettik?
>> Bırakdi iyiyi, kötüyü. Sen de hele
şehzademiz çorbayı içti mi?
>> Çadırdan çıkarken kaşığa davrandı.
İçi olmalı paşam.
Bana bak.
Koyduğum bu zehir
şehzademizin canına bir şey yetmeyecek
değil mi?
>> Aman paşam bu zehir değil. Ot adam otu.
Tam kararını da attım.
Ama doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım
bilemiyorum. Az daha konuşursan senin
için doğru olmayacak bilesin.
Ama
şehzademiz bu işten Allah'ın izniyle sağ
salim kurtulursa o vakit karşılığını
misliyle alırsın.
Topların işte döküyorlar ama Barut ve
Güverçile başka sancaklardan geliyor.
Ben de Dragon'u oraya yolladım.
Barutları değiştirdik. Tüm aynı
anda infilak edecek. Bunu da Dragon
başardı.
Soldat Valah pek kişilik ordu.
Güzel.
Yani bu durumda Osmanlı'nın en güçlü
silahı olan yok olursa
Osmanlı'da kalmaz.
Allah Allah.
Kandilleri hala yanar.
Çay içti mi acaba
paşam? Sühanallah. Shanallah. Ne işin
var senin burada? Adam
>> sizi göremedim paşam. Merak ettim
>> ya. Koca adamın nesini merak ettin?
Buradayım işte.
>> Ben sizi ararım da siz kimi ararsınız?
>> Beyazıt.
Bayazıt sabah yola çıkacak ya. E bir
güle güle diyemedim.
Geldim kandilleri hala yanar. Uyur mu
uyanık mı bilemediğimden girip
girmemekte tereddüt ettim.
>> Beraber gidelim paşam.
>> He ya beraber gidelim. Sen şunu al. Ali
hadi
Şehzadem,
destur var mıdır?
Şehzadem.
Şehzadem.
Allah Allah.
Bayazıt. Bayazıt. Belli ki istirahat
eder paşam. E vakit de geç oldu.
>> Şehzadem.
Şehzademizin uykusu hafiftir.
Allah kursun başına bir şey gelmiş
olmaya.
Ben içeri girerim.
Şehzad.
Sultanım destur veren oldu mu İshak?
Ben
şehzademizi merak ettiydim. Yarın yolak
çıkacak diyor. Dışarıdan seslendim.
>> Anladım. Kıvranıp durma. Yanaş
yahut gel otur. Çök.
Estağfurullah sultanım.
Ben de Bayazide çıkışı dedim. Sefer
aşını benden ayrı mı yersin deu? Çorba
söylemiş.
Allah'tan çorbasını içmeden yetiştim
Ishak.
Hele ver de çorbanın tadına bakalım.
Versene şunu Isak.
öle
sultanım çorbası olmuş. Yenisini mi
istesek?
Isak Paşa,
ben çorbayı da intikamı da soğuk severim
bilirsin ya.
Götürelim.
Bismillah.
Ah salim. Ah nereden girdin bu işlere?
Nereden bulaştın?
>> Tamam
>> tamam.
>> Hüseyin
>> Hüseyin ağ ya Hüseyin ağa görü
>> ne oluyor? Nereye götürürsün beni?
>> Demek şehzademizi zehirlemeye kalkarsın
ha? Kafil ettiğinin cezasını göreceksin.
Gör.
>> Aham. Ben bir şey yapmadım. Bir yanlış
anlaşılmam var. Ağam.
Sultanım.
Sultanım içmeyin.
İçmeyin çorbayı.
Yahut sen mi içmek istersin Isak?
O vakit sen iç. Buyur.
Buyur Isak.
Sultan ikramını
geri çevirmeyeceksin herhal.
Gitsene ala.
Hünkarımız ikram eder.
Haydi Isak Paşa ne sebeple durursun?
Bismillahirrahmanirrahim.
Ç
Isak Paşa bu çorbayı içmeyecek.
Destur var mıdır Hünkarım? Gel Hüseyin
gel.
içmeyecek
çünkü içinde ne olduğunu bilir.
Neymşa,
değme aşağı.
Seriler alasınız şunu.
Sultanım
beni bir dinleyin. Çöküle çök çök şuraya
gel. Çök çök çök çök çök.
Sen bana bunu nasıl yaparsın?
İndi benim elimden seni kim kurtaracak?
Sultanımdi
beni eğidle kısap.
Ishak'ın tek bir derdi var.
Şehzade Bayazıt'ın macerelerine
gitmemesi. Lakin nasıl edeceğini bilmez.
>> E paşam. E Sokullu İs'ın kaftanına ver
işte.
>> Paşam ben ne diyeyim? Ne diyeceğini sen
iyi bilirsin Hüseyna.
İyi bilirsin.
Beni bir dinleyin sultan. Ben
>> Sen bana böyle bir şeyi nasıl yaparsın
Esak?
Böylesi bir işe nasıl cürret edersin?
Geldiğin makam, aldığın mühür senin
hafsalanı mı oynattı?
Sen aklını mı yitirdin de bana tertip
kurarsın? Isak sultanım.
Şe zaten bizim
sefer yolundayız
ordugahtayız.
Kafir oyun üstüne oyun kurarken
ikbalini sağlama almak derdine mi
düştün? Haşa sultanımşiştin
sanmıştım.
Eski alışkanlıklarından,
siyasal hırslarından arındın sandım.
Kudret, kuvvet eline geçince
sen de mi aldandın Isak?
Ben devletime ben dolmasın diyor.
Şandarlı Halil Paşa'ya kıydım.
Ben lalama kıydım Isak. Ben lalama
kıydım.
Çandarlı Allah'ım sen Oğuzu koru
devletine zeval verme deyip dinü devlet
mülkü millet yaşasın diyor. Nizam-ı alem
için canını feda etti. Ben Çandarlıya
kıydım Isak.
Ben lalama kıydım. Sen kimsin Isak sen
kimsin
sultanım Esmer? Sen Çandarlının
talebesisin. Lalanı özlersin. Kıymalıma
bir hata etti. Bilirim ama bana bağışla
lalamı aynı acıyı yaşatma. Şehzadelik
değil, kurt değil. Evlatlık hasrımı
koyarım. Baba kıymalama baba etme.
Ah.
Ah.
Ahş.
Allah
Mahmut Paşa Çağ
dur orada.
Bir kabahatimiz mi oldu nikarım?
>> Isak Paşa'nın böyle bir cürüm
işleyeceğini nereden bilirdin?
>> Hünkarım onun oturduğu makamda evvel ben
otururdum.
Edeceklerini tahmin etmek zor olmadı.
Ya o makamda sen oturaydın
aynı eder miydin?
>> Üünkarım ben olsaydım şehzadeye bayaz
eti uğurlamadan evvel iki koç keser
madyasının önüne kurulduğu postunu kendi
ellerimle durerdim.
giden Şehzade Mustafa olaydı.
Bu İsak Paşa'nın imtihanıydı Hünkarım.
Lakin en münasip ve doğru olanı siz
bilirsiniz tabii.
Tertibini al şu prenslere görün.
Gereğini yap Mahmut Paşa. Ötesini sonra
istişare edeceğiz.
Buyruk siz kudretli padişahımızındır.
>> Önümüzdeki dağı aşınca
>> yol çatallanacak. Şehzaden.
Eğer soldan gidersek
>> yol birkaç gün uzayacaktır.
>> Öteki yol
>> karanlık bir vadiye çıkar o yol.
Suya müsaittir. Lakin erken varırız.
>> Ali Bey,
babamı şestzadeliğinden beri tanırsın.
Osa hangi yolu seçerdin?
>> Sultan babanız daha şehzadeyken bile
seçime zorlanmazdı.
O olsa ne uzun yolu doğanır ne vadiden
geçerdi.
Ya
>> dağları aşardı. İki yolda ayağının
altına toprak eğlerdi.
Peki biz hangi yoldan gideceğiz
şehzadem?
>> Ben babam değilim.
Adımı büyük hatam Yıldırım Han'dan
aldığım bayaz idim.
Süratle gideceğimiz seni çetin dediğin
ama kısa olan vadinin yolundan akacağız.
Hepimiz namazımızı eda ettik. Yiğitler
de eğer dinlendiyse daha fazla
beklemeyelim. Ali Bey
>> baş üstüne şehzade.
Alperen.
>> Haydi Erenler toparlanın.
>> Haydi bismillah.
>> Haydi haydi.
>> Ya Allah vakittir. Geldi
haydi tez olun. Hii.
Sofya'dan Budine'e giden başka yol yok
mu?
Savaş zamanındayız. Her yerde Macar
askerleri var. Tabii
bu dağlar hariç.
Diğer yollara destek olarak ikişer
birlik daha yollayın.
Ya burası
bu vadiyi ben tutacağım. Sen dediğimi
yap.
>> Neredeymiş bu Hüseyin?
>> Çadırındaymış paşam.
Hüseyin
Mahmut Paşa,
Hüseyna.
Ah işte Sadrı Azam Hazretleri de geldi.
Hüseyin ağa birkaç mesele ile alakalı
sual etti. Ben de rahmetli Çandarlı'dan
dinlediğim bir hikaye anlatacaktım tam
üzerine. Siz
>> Mahmut bırak hele hikaye anlatmayı.
>> Siz bana ikiniz bir olup nasıl oyun
kurarsınız onu de hele. Belli ki Isak
Paşa hikaye dinlemek istemez. Ha Hüseyna
>> paşam bazı Adem'e lafı doğrudan söylemek
gerek. Belli ki
Sadra Azam Paşa Hazretleri de
>> Hüseyin
Hüseyina bunun hesabını senden de
seni körükleyenden de öyle bir sorarım
ki bana bak Isak
sen er gibi siyaset gütmeyip arkamdan
oyun kurdun
beni Kerry'ye madara sultana mahcup
ettin beni kavuğumdan ettin sen. Mahmut
karşında Sadri Azam var. Lafını bille
konuş. Yoksa yoksa ne?
O makama beni siyasette düşürüp geldin.
Sen de siyasette düşüp yok olacaksın.
Bunlar daha eyinlerin. Senden her gün
bir şey alacağım. Şimdilik itibarın
gitti.
Lakin bekle. Gör bak daha neler olacak.
Neler neler.
Sizin ikinizi de 2 metreye sığdırmazsam
da Isak demesinler.
Ben uzatsana.
>> Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
>> Hızır Çelebi seyahatlisindir inşallah.
>> Eyvallah. İyi iyi gördün.
Sultanımız içeride midir?
>> İstirahater paşam.
Ne kadardır?
Uzun vakitler. Paşam.
Anlaşıldı.
>> Dilerseniz uyandıkları da haber verdim.
>> Hiç gereği yoktur. Zahmet buyurma.
>> Eyvallah.
>> Hele bu tarafa gel.
>> Eyvallah. Eyvallah.
Bismillahirrahman
Allah
yandım.
Allah.
>> La ilahe illallah.
Estağfurullah.
Ayrılsın inşallah.
Ah.
Sen yiğitlerini alıp Karadağ ovasındaki
Zaplak Kalesine varasın. Kaleye sızmanız
zor olmayacaktır. Surları alçaktır.
Lakin alçak olmasının sebebi içerisinde
fazlasıyla şövalye olmasındandır. Aman
diyeyim tedbir elden bırakmayasın.
>> Yel gibi yürer rüzgar gibi çıkarız evvel
Allah.
>> Şamil Bey, Vali Bey, siz de Hırvat
Prensin ikamet ettiği Zagreb Kalesine
varım. Sana uzun uzun izah etmeye lüzum
yoktur. Zira orayı herkesten daha iyi
bilirsin. Eyvallah paşam.
>> Ya Arnavut prensi leke kalesinde
ikamet edermiş.
>> Oraya ben gideceğim. Yarım kalan bir
hesabım vardır. Bahadır Paşa.
>> Haydi gazamız mübarek ola.Öyle
bırak bakalım.
>> Haydi yiğitlerim. Haydi aslanlarım.
Barutla gelmek üzere de hazır olmamız
lazım. Haydi
satılmış ağacım ya. Ben lamcı mıyım,
baruçu muyum? Top dökme ustası mıyım?
Allah'ın aşkına çok yoruldum. Çok
yoruldum. Kurtar beni bu işten. Öldüm
yorgunluktan.
>> Ya çopur meydan muharebesinde laım bir
işe yarar mı? Ne bileyim yaramaz.
E tamam o zaman kurtar beni şeallıktan.
Bak bu işler benim işim değil. Kurban
olayım. Çöz şu işi. Al beni bu işten.
Benim Balkoçoğlu'nun kan kardeşi Şahan
ağımın yanına gitmem lazım. Mevzulara,
istişarelere katılmam lazım. Ne olursun
beni bu işten kurtarır. Rica ediyorum.
Ya bir de bir şey söyleyeceğim. Her
taraf barut dolu. Hala barut barut barut
diyorsun. Ben bu işi de anlamış değilim
şahsen.
>> Çopul
bununla perdahsız barut güçük toplarda
kullanıyoruz onu biz. Biz sefere
gittiğimiz vakit büyük toplarımızı
kullanıyoruz. Şahiyi kullanıyoruz. Bal
yemezi kullanıyoruz. Perdassız barut
bunlara olmaz. Barut olsun fark eder mi?
Perdalı perdasız. Koy gitsin. Tövbe de
lan. Tövbe de. Tövbe. Tövbe. Mağazallah
patlar gideriz. Topla birlikte havaya
uçarız. Uçarız. Sonra da toprağa
konarız. Bak bizi ne yaparlar biliyor
musun? Patates gibi toprağa gömerler.
Bak ben bu işten hiçbir şey anlamadım ve
anlamak istemiyorum. Bu olaylar benim
işim değil lan. Yürü Allah'ını seversen
yürü ya. İşimiz var, gücümüz var. Allah
Allah ya.
>> Tamam. Biz bu barutların yerini
değiştirdik. Değiştirdik de peki ya
kullanmazlarsa?
Ya da ne bileyim birinin dikkatini çeker
son anda anlarsa plan çöker. Komutan
sakin ol. Sen fazla uzun yaşamazsın. Ben
sana değilim.
Saray'yı yıllardan beri tanırım.
Mehmet'i memnun etmek için bir an önce
dökecektir. Baruto.
>> Peki biz bunu nasıl anlayacağız?
>> Bizzat izleyerek. Pedri
boy odasını seven peşinden yürüsün.
Vadiye giriyoruz. Gözünüzü dört açın
yiğitler. Dikkatli olun.
Ah.
Bezit Evet.
Bu defa seni benim elimden kim
kurtaracak bakalım?
>> Saldıralım mı?
>> Bu sefer işi sağlama alacağız.
Bırakalım da biraz daha yaklaşsınlar.
Gel
bana gel bezi.
Namemiz Budin sarayına ulaşmış mıdır?
>> Şimdiye dek ulaşmış olmalı.
Hazırlanın.
Gelenler var.
Macarlar
Gelenler var. Gelenler var.
>> Gelenler var. Hati
>> kalkan kuru yiğitler.
Macar Şöal
kim ol Ali Bey?
>> Macar kralı Matias olmalı.
Yiğitlere söyle yolu açsınlar
>> ama Şehzadem
>> başka bir diyeceği mi var Ali Bey?
Alperen açın yolu.
Siz gelmeyin.
Matias'a şehzademizin yola çıktığını
bildirdim hünkarım.
>> Hala
>> ola ki şehzademizin başına yolda bir şey
gelirse Allahu alem ayağa bir taşa
takılıp da düşerse yahut kendini bilmez
bir avcının menziline dahi girse
>> Bosna seferini erteleyip tüm kudretimle
Macarın üzerine yürüyeceğimi yazdım.
Nkar?
>> Lakin hala aklını bir şeyler kurcular.
Nedir?
>> Başlayınım.
Şehzademizin Budine'e gideceğini
bildirdik. Eyvallah. Yolun tehlikelerini
de biliriz. Amenna. Lakin Şehzade
Bayazit'in Budine'e hangi yoldan
gideceğini Matias nereden bilecek?
Bu kadar sana eşlik etmek istedim.
Şehzade Bayazit.
>> Siz mi istediniz yoksa Sultan Mehmet Han
mı emretti?
Babanın yarı tehdit içeren mektubunu
aldım.
Ama gelme sebebim Sultan Mehmet değil.
>> Nedir öyleyse? Belki öleceksin,
belki de esir düşeceksin.
Bunları bilmesine rağmen tereddüt
etmeden yine de gelen kişinin
neye benzediğini görmek istedim.
>> Benim bu yoldan geleceğimi nereden
bildin?
>> Çünkü bazılarımız karanlık yollara
girmeyi sever.
Tehlike ve o bilinmezlik
ağzılarımızı cezbeder.
Senin yerinde ben olsaydım
ben de bu yolu seçerdim.
>> Ya öteki mevkiden gelseydim.
>> O yollarda seni öldürmek için bekleyen
askerlerim var.
Korkak bir şehzade bekleyen
kana susamış askerler.
Buraya gelme amacım
>> bunları konuşacak çok zamanımız olacak.
Budine varıncaya dek aile yolumuz var.
Haydi ağla. Haydi haydi haydi. Barutla
geldi. Kalk kalk kalk. Çabuk.
Haydi
haydi
haydi haydi ağla. Haydi haydi haydi
haydi haydi çabuk çabuk çabuk indirin
barutları. Hadi hadi
>> hadi hadi
>> hadi.
>> Barutları aldılar içeri.
Hadi hadi gel
>> hadi hadi oğlum. Hadi gel ver.
>> Hadi biraz çabuk hadi. Vakit yok. Haydi
>> tamam.
>> Umarım anlamazlar.
Sakin ol Fedri.
Birazdan görürsün.
Haydi
>> haydi aslanlarım. Haydi
>> az kaldı. Hadi hadi hadi hadi hadi hadi.
>> Hünkar Hanım emrettiğiniz gibi tüm
topları ve dayı malzemeleri Niş
kalesinden dilin attığına naklettik.
>> Ya kalenin tertibatı. Hazırlık görüldü
değil mi?
>> Beli hünkarım satılmış ağa noksansız bir
oyun tertipl
iş becerdin Sarca. Var olasın.
>> Haşa hünkarım.
Biz yalınuz sizin emirlerinizi yerine
getirdik.
Lakin
aklıma bir şey takılır Hünkarım.
Hadi oyunu başlatalım. Çok çok çok çok
çok.
Bum.
Ben sana demedim mi çopur? Buraları
yakarım demedin mi çopurum? Demiştin.
Demiştin de bu patlama benim aklımı
başımdan aldı.
>> Ya bu nedir arkadaş ya? Hep yakalım,
yıkalım, patlatalım ya. Şuraları da bir
çiçek bahçesi, gül bahçesi yapalım demez
mi insan? Allah aşkına ne olur ya?
>> Yok yok yetmez. Yetmez. Bu kadar borç
yetmez. Bize daha fazla fıçı lazım. Daha
fazla borç lazım.
>> Duram dur kendine gel. Üzüne dön.
Yakacak makacak patlatacak hiçbir şey
kalmadı. Fıçı mıçı yok hiçbir şey yok.
Zerreyi, miskali kadar hiçbir şey yok.
Ben yemek tanesi kadar karlım adı.
Karlım adı
>> yok mu lan?
>> Yok. Hiç mi yok?
>> Hiç yok. Hiçle yok. Arasında hiçbir fark
yok. O zaman fırla. Çabuk git. Ne kadar
gaz suyu buluyorsan kap da gel. Çabuk
fırla. Daha fazla duman olması lazım.
Dumanın çökmemesi lazım. Çabuk fırla. Şu
sakallarımı da bir duman koyayım. Bu
bana faydası olsun. Olur mu? Lan yürü
git. Yürü git. Hadi fırla.
Cehenneme hoş geldin Fatih Sultan
Mehmet.
Vladın bir saldırı yapacağını nasıl
tahmin ettiniz?
Biz Vlad ile birlikte büyük
Enderun'da.
Talimde hepsinde yan yanaydık.
bilhassa
satrançta Ah.
Nasıl ki o benim hamle hamlelerimi önden
bilip tedbir aldı. Ben de onun
hamlelerini bilirim.
Mesele rakibin hamlesini bilip de karşı
hamle yapmak değildir. Asıl mesele
ona başka bir yol bırakmamaktır.
Dirine hattına taşıdığımız
Emrime kadar onlar gömülü kalsın. Varsın
düşman.
Cenk meydanına topumuz olmadan
çıkacağımızı sansin.
Emrü ferman kudretle hünkarımızındır.
Yeah.
Seni hede çağırdığımı bilirsin değil mi?
Sadaret makamına
yakışmayacak iş ettim.
Sizin yanınızda duracak iken
şehzadenizin yanında durdum.
Ne için ettim?
Devlet için hünkarım.
Devlet için
Şehzade Bayazıt'a bir şey olursa de
ben devletimi düşünmem mi? Şehzademi
ilk göz ağrımı düşünmem mi? Haşal
sudanş.
Sen de kalsın
sultanım.
Sadra azamlığın gereğini yapacağına dair
sana inanç beslediğimden değil.
Sultanım, orduyu Hümayun'un içinde
tefrika çıkmasın diyordur.
Sadra azam-ı ekber olarak
yeni bir vazifeye çıkacaksın.
Emre münkarım yanına karasi sancağını
alıp Dirina hattındaki Bosna kalesine
hücum eyleyeceksin.
Kale düşecek. Ordu yürüyüşe çıktığı
vakit önümüzde bent badre kalmayacak.
Sultanım orası bosna en tek kalesidir.
Öyle birkaç şahz.
Bu benim
şehadet vazifesidir.
Benim sadrazamlığımı siz değil.
şehadet alacaktır. Elhamdülillah.
Devlet-i Aliye'ye hizmet için
yaşayan her Adem
bunu istemez mi ki?
Madem ki
şehadet bizi bekler,
öptüm,
başım üzüne koydum.
Devletimiz payahitar,
sultanımız var olsun.
Allah sizden razı olsun.
હ
Şamil Bey.
Bayı Bey, ben Salur ve Ferhat'ı alıp
girişteki kefereleri halledeceğim. Sen
de diğer kardeşlerimizle beraber prensin
odasını bulasın.
Eyvallah Şaber Bey. Rastgele kardeşim.
Hadi kardeşlar kardeşim bari.
Mustafa yiğitler
haydi
>> Osmanlı'nın bu kez kurtuluşu yok
>> doğru. Bosta, Macarlar, Hırvatlar,
Arnavutluk neredeyse tüm ordular
birleşti.
Haydi Yğitler.
He
he
Ahmet
ahızlar
sultanımız hem canını hem de malını
bağışladı.
Büyük bir iç savaşın içindeyken seni
destekledi, tahta çıkarttı. Lakin sen
ilk fırsatta yılanlığını ettin.
Hayır
hayır
bildiği gibi değil.
Kabar bizi tespit etti. Mecbur kaldık.
Şimdi ne oldu?
Şimdi ne oldu? Er gibi meydanda
ölecekken sen ne yaptın? Hainlik yapıp
oyun kurdun.
>> Lakin hiç hesap etmedin. Sultan Mehmet
Han bu adamı gelir yatağından alır.
>> Kellesini diyar diyar gezdirir demedin.
Dur dur abım.
Kar biraz benim yani
hır atmalı. Nikolas onları kabul etti.
Ben de mecbur kabul etmek zorunda
kaldım. İstersen bir mektup yazarım
ikisini de buraya getirtelim. Sotağımıza
götürürüz.
Mustafa şunun kellesini çuvala koy.
Hakanımıza götüreceğiz.
>> Emrin olur beyim.
zahmet etmeyesin.
Zira
Karadağ prensi Ivan da
Hırvatı Nikolas da öldü.
Sultan Mehmet Han hıyaneti affetmez.
Ne sebeple bilir misin? Çünkü bir kez
satan her vakit satar. Ol sebepten
hükmün bellidir.
Daveti kabul etmekle iyi etmedik
Şehzadem.
Bu iş o vadide bitmeliydi.
>> Bu satlarla değil sözümüzle çözeceğiz.
Vazifemiz budur. Evreninos Bey.
>> Baba dede size kılıç çekip öleceğini
düşünüyordum. Oysa esirimiz olmayı
seçti.
>> Yanılıyorsun.
O cesur bir şey Sadı. korktuğu için
değil,
vazifesini yerine getirmek için buraya
geldi.
Ama artık eserimiz
ve artık Macar Krallığı
yarım asırlık garantiye sahip
ve elimizde bir Osmanlı şehzadesi var.
>> Osmanlı'nın bir şehzadesi vardı.
Konstantinos'un elinde esirdi.
İsmi
Şehzade Orhan.
Ama onun esareti bile Konstantinopol'ün
kaderini değiştirmeye yetmemişti.
>> Bu da ne demek? Eksel.
>> Mehmet kendi elleriyle şehzadesini bana
gönderdi.
Sence babam bana bu kadar güvenir miydin
Nador?
Bilmem eksansları
bunun ne önemi var ki?
>> Unanoş bana asla bu kadar güvenmezdi.
>> Babanız sizi feda etmek istemezdi. Hepsi
bu.
>> Mehmet Bayazit'i bilerek gönderdi.
Eğer onu esir tutarsak
seferini bizzat buraya yapacak.
Ona cesaret edemez.
Ayazet'i bize kurban olarak gönderdi.
Ayazet de bunu biliyordu
ama yine de geldi.
>> Kurbanlar kesilmek içindir ekselasları.
>> Kurbanlar kesilmek içindir. Nador
haklısın.
Peki Yaşo
Namlu Akıncı Beyi
>> en az bir askerimizin katili. Efsane
olmayı hak ediyor
>> ama yaşarken efsane olunmaz.
Ha illa olmak istiyorsa
önce ölmesi gerek.
Destur
padişah-ı Ali Osman alem pena Fatih
Sultan Mehmedan Hazretleri.
Ah.
Ey orduyhun,
ey gaziler,
ey Serdarlar.
Arnavut prensi Leha,
Hırvatı Nikolas, Karadağ prensi Ivan. Bu
üç prens bizim bile ahit kıldılar.
Hükmümüzü tanıyıp sancağımıza girdiler.
Ama
ilk fırsatta
düşman ile iş tutup yılanlık ettiler.
Sandılar ki görmeyiz.
Sandılar ki bilmeyiz.
Bilmezler ki
Osmanoğlu
ihanetin üzerine sabır ile yürür.
Sabrın sonunda ise zağlı pusat gibi
başlarına iner.
Cümle Cihan bilsin ki biz ne kelle
peşindeyiz ne de toprak.
Bizim tek davamız var. O da ilahi
kelimetullah.
>> Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber.
>> Her kim ki düşmanla bir olur.
Kim ki bize ihanet eder.
Kim ki devleti aliyenin gölgesinde
büyüyüp gölgesini inkar eder?
Kesik başı otağımın önüne gelir.
Benim gölgeme ihanet eden
güneşi bir daha göremez.
Allah
Allah
çay
çay Allah çay
çay
çı
Allah
Allah
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.