All language subtitles for turk Mehmed Fetihler Sultanı 70. Bölüm @trt1 [Turkish (auto-generated)] [DownloadYoutubeSubtitles.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese Download
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ordunun yerleşmesi ne kadar sürer?

İkindi vaktinde her şey bitmiş olur.

Sultan

>> bayazı göremedim.

>> Şehzademiz Ketu Dağlarla birlikte ordu

esnafını denetleyecek.

Ala münasipmiş.

Ordu esnafı mühimdir.

>> Destur

sultanül güzar Fatih Sultan Mehmet

Hazretleri.

Allahümme ya müfettiha ebb

>> amin.

Amin.

>> Rabbiir veir rabbi tem bil.

>> Amin.

>> Amin.

>> Bismillahirrahmanirrahim.

Divan-ı Hümayunu Hak Teala'nın izni ve

inayetiyle küşa dedi.

Konstantiniye, Trakya, Filipe derken

nice badireleri aşıp en nihayetinde

Sofya'ya vardık. Elhamdülillah.

>> Elhamdülillah. Elhamdülillah.

>> Şükürler olsun. İslam'ın kılıcını

taşımak kolay değildir. Niyetimiz rıza-i

Rahman, maksadımız

nizam-ı ilahidir.

Hazreti Yezdan kılıçlarımıza kudret,

gözümüze fer ve dahi kolumuza takat

versin.

>> Amin.

>> Amin.

>> İslam'ın mührünü taşımak da kolay

değildir. Rahmeti Rahman kalbimize

sebat, aklımıza feraset,

niyetimize suhulet versin. Amin.

>> Amin.

>> Bizi nefsimize, şahsi hırslarımıza

değil, şeriat-ı garraya tabi eylesin.

>> Amin.

>> Amin.

>> Amin.

>> Amin.

>> Gayret bizden ola,

tevfik haktan gele. Amin.

>> Amin. Amin.

Allah'ın izniyle bize karşı erlik davası

güden tüm kafirlerin başını eğdirdik.

Konstantiniye,

Mora, Pontus'tan sonra Kızılelmamız

gayrı Bosna'dır.

>> Isak Paşa seni dinleriz. Konuş.

Sultanım,

Bosna'da bizi çok güçlü bir Katolik

ittifakı bekler. Stefan'ın ölümünden

sonra Bosna Sarayındaki her şeyi, her

gücü Katina ele geçirmiştir.

Baş müttefiki de elbette

sabık

eplak boyodası Vlad Drakula'dır.

Doğrudur. Galeana gelmeden akletmeli,

tembellik etmeden hamle yapmalıyız.

Yaptıkları her hamle bizi üzerlerine

çekip gafil avlamak üzere tasarlanır.

Belli Hünkar Bli. Zira her şeyin ardında

Papa vardır.

>> Pontus'un ardından sıranın kendisinde

olduğunu bilir. Roma'ya yürümemizden

korkar.

>> Bundan dolayı Bosna'yı vafti izledip

Macar desteğinin önünü açtı Hünkarım.

>> İşte meselenin künhü burada saklıdır.

Görünürde Bosna'ya sefer eyleriz. Lakin

hakiki tehdit Macar'dan gelir.

Şehzbarı Hakan Evrenosoğlu Ali Bey

Macar Kralı hakkında bir malumat var

mıdır?

>> Babası Hunyadi Yanoş kıyıcı zalim bir

askerdi. Onunla sayısız cengimiz oldu.

Hunyadi Matias'ta cesaret olarak

babasına benzer.

Ama

>> ama babası gibi akılsız değil. Genç

olmasına rağmen kurt gibi zeki ve tabii

koyu bir katolik.

>> Yakınına bir çaşıt sızdırabildik mi?

>> Tanrının huzurunda sadece doğrular

konuşulur. Oğlum

kral mat yaz. Diz çök ama dilindekileri

değil.

Kalbindekileri söyle.

Çok güneşledim rahip.

Babam büyük kahraman Hunyanoş

Türk akıncıları tarafından

katledildiğinde

ona ihanet eden kim varsa

hiçbirini affetmedim.

>> İntikam tanrıya aittir.

İnsan tanrının yerine geçmemeli.

>> Ama ben geçtim.

Çok kanık akıttım.

insana,

insanlara kıydım.

Sadece onlarla da yetinmedim.

Ailelerini de öldürdüm.

Azap çeken ruhları ancak pişmanlık

kurtarabilir.

Tanrının ışığını dünyaya yaymak

istiyorsan Tanrıdan af dilenmeyi ve

kullarını affetmeyi öğrenmelisin.

Peki affettiğimde

bir sonraki ihanetin önüne geçebilecek

miyim?

Sana soruyorum.

Sağ yanağına vurana sol yanağını uzat.

Tanrı böyle ister.

Babanın arkadaşlarını affet.

Savaşmaktan kaçın.

Kılıcın değil

sevginin gücüne inan.

krala,

günahlarsa sadece tanrıya karşı işlenir.

Bu yüzden rahipler günahı,

krallarsa günahkarı dinler.

Bırak bakım bırak.

Aksanın kötü

işlerin de acele

ha bir de

galiba Tanrı seni sevmiyor.

>> Bir yanlış anlaşılma oldu.

Bilmsanım böyle

>> yanlışlık değil.

Hainliğin yanlışlığı olmaz.

Ben sadece krala doğru yolu göstermek

istedim.

Peki ya bu fusulalar

sen sadece Evrenoslı o deccalin merakını

gidermek istiyorsun.

Ama bu son olacak.

Kraliçe Katarina'ya 10.000 asker daha

gönderin. Mehmet'in adamları buraya

kadar sızdığına göre

hamlesi büyük olacak.

Bu mizaçtaki bir kralın hadiselere

kayıtsız kalması mümkün değildir.

>> Gençlik heyecanı

kendine ispat etme gayreti olmalı

hünkarım.

Toy bir kral.

Macar tahtında oturan kral Matyası

hafife alan yarını kaybeder. Van Paşa

bir delikanlığı yalınız hırsla değil

akıl ile, ilim ile, hayal ile yürür.

Gençtir, doğrudur.

Lakin Teodus surları önüne geldiğimizde,

Aziz Romanos kapısına geldiğimizde

biz de öyleydik. 21 yaşında nimel Ceyiş

unvanı alıp Konstantini kapılarından

girmedik mi?

>> Hamdolsun. Hamdolsun. Matyas gençtir,

isteklidir.

Babasının şöhreti ise sırtında taşıdığı

bir kamburdur. Azimlidir.

Lakin kendini halkına ispat etmesi

gerekmektedir.

Atılgandır, hamlecidir.

Durağanlığı,

acizlik olarak gördüğü bir yaştadır.

Böyle böyle gençtir. Kılıcı çabuk çeker

ama kınını bulamaz.

İlk hamleyi yapmayı bahadırlık sayar

ikinci hamleyi hesap edemez.

İşte bu yüzdendir ki hem büyük işlere

namzettir hemide büyük hatalara

meyaldir.

>> Yalnız hünkarım

Macarlar daha önceleri destek için

temsili birlikler gönderirdi. Ama bu

defa böyle olmadı. Şaşıtlarımız 10.000

askerin daha hazır beklediğinden

bahseder.

>> Belli ki babasının intikamını gider.

>> Seni kuşkulandıran nedir olsun? Onu de.

>> Önümüzde ardımızda ateş çemberidir

sultanım. Biz buraya Sofya ordugahını

ardımızda Karadağ, Ahnavutluk ve Hırvat

Prensiklerini bırakıp geldik.

Aramızda Pontus'tan dolayı hala sorunlar

mevcut olan Akkoyunluları da unutmamak

gerek. Hünkarım,

burası Sofya, ötesi Niş, sonrası da

Bosna.

Bosna'da bize çok kudretli bir haçlı

ittifakı bekler ve dahi bu ittifakın en

önemli kudretini ise Macarlar oluşturur.

Matyas'ın

demir yumruğum diye nitelendirdiği

askeri bizzat bu kuvvetlerin başında yer

alır.

Kimimiş? Macarların meşhur şövalyesi

Gabor.

Yüce kralığımız Matyas ordusunun büyük

bir kısmını gönderecek.

Umarım gerekli hazırlıklar görülmüştür.

>> Sizi tanımasam buraya yardıma değil de

hemenlik almaya geldiniz sanırdım. Neyse

ki sizi iyi tanıyorum. Buradaki ordunun

neredeyse yarısı Macar askeri

evlat. Emin ol bizi tanımıyorsun.

>> Bu ne manaya geliyor?

>> İsteseydik burada kalıcı olurduk zaten.

Ancak cüce kralığımızın tek amacı

Katolik kardeşlerine yardımcı olmak.

Hepsi bu.

Ya senin amacın büyük komutan. Senin

amacın ne bu hayatta? Her erkeğin bir

amacı olmalı. Burada kalmak için

topraktan daha değerli şeyler var. Elde

edilmesi zor ama

uğruna savaşmayı değecek şeyler.

Dikkat et komutan. Toprağın altı değerli

şeyleri arayıp hüsrana uğrayanlarla

dolu.

Eba edilmiş bir ömür.

Blood Katarina

Gabor'un liderliğindeki

Frank ittifakı ve hafalık.

Elbette ki önümüzdeki şark tehdidini de

görmezden gelemeyiz. Bosna seferinde

çıktığımız bu yol bizi Macar Savaşı'na

mecbur kılar ise

>> sefer en az 6 ay sürer Hünkarım.

İyaşin durumu, topların dökümü ve dahi

çeri sayımızı buna göre tertipledik.

>> Seferi Hümayun en fazla bir ayda

nihayete erecektir.

Kafire aman vermeyeceğiz.

Doğru söylersiniz hünkarım da bize neyin

beklediğini bilmeyiz. Karşımızda Frenk

diyarının en nitelikli ordusu vardır.

Macar ordusu ki bu orduya 7 yıl

öncesinde baş eğdiremedik.

Belgrad'ta Macar baş eğdiremedik.

Doğrudur.

Lakin biz test toparladık. Paşa,

o günden sonra nice kaleleri fethettik.

Morayı İslam sancaklarıyla donattık.

Hontus'u ebediyen Türk yurdı kıldık.

Peki ya Macarlar,

bizle olan savaşlarından sonra

yaralarını 7 yıldır saramadılar.

Halkı o savaşın buhranını hala yaşar.

Matyas toy bir kral olabilir lakin ahmak

değildir. Bizimle savaşmaya papa

tarafından zorlandığı bes belli.

Biz ona gerçekleri hatırlatacağız.

>> Bu nasıl olacak hünkarım?

>> Her savaş yalın pusatla kazanılmaz İs

Paşa.

Yeri gelende üstün bir söz bir ordudan

eftaldir.

>> Macar kralı Matyas'a elçi mi

gönderilecek sultanım? Ona

göndereceğimiz elçi onu tarafsız kalmaya

ikna edecektir.

>> Matyas bir kral. Hem de kibirli bir

kral. Denge olmayan biriyle bizzat

görüşmez bile.

>> O vakit biz de dengeni yollarız.

Aklınızda biri var mıdır hünkarım?

Kim gidecek elçi olarak? Vardır Isak.

Vardır elbet.

Macar kralı Matyas'ın reddedemeyeceği

bir kişi.

>> Bunlar sağlam

sağlam. Sağ

>> nasıl oldu?

Selamünaleyküm.

>> Aleykümselam. Şadem

>> koy bakalım numuneyi.

>> Tartasına bak. Helale.

>> Biraz

>> ocakta tartıldı. Tam bir okka şehzadem.

Şehzadem bir dirhem noksan.

>> Bir dirham bana hak konuş.

Her gün mü bugün mü? Şehzadem

ben ettim sen etme. Niyetim rızık.

Vallahi başka bir şey değil.

>> Niyet tartıya konmaz ama

>> amel konur efendi

>> şehzadem yalvardım. Affet.

Müslümanlar heybetini kılıcından evvel

yediği helal lokmadan alır. Rızkına

haram katıp müminin izzetine

gadretmekten

utanmaz mısın sen? Ne gafil

>> adam

kararlık çelim çocuğum varerim

var bir dirhem. Bir dirhemden ne çıkar?

>> Bugün bir dirhem yarın 10.

Sonra yüz, evvel ahlak,

sonra heybet.

Ardından

sancak düşer.

Bunu sabirlerine gönder.

Helal Ak çadır.

Helal yesinler.

Müslüman gibi heybetli olsunlar.

Bu gafilede

50 sopa vurun. Ordugahtan da atın.

Herkes ibret olsun.

>> Şestadın.

Mümin ferasetini,

İslam izzetini düşünmeyeni

biz inhar düşünmeyiz.

Şehzade bayas etme. Lakin hünkarım bu

çok tehlikeli bir karar olur.

>> Peki sen Matyas olsan karşında kimi

görmek isterdin? Sultanım

düşmanın eline, kalbine, göz göre göre

Şehzade'yi göndermek doğru olur mu?

Zanos paşa hak konuşur hünkarım.

Matyas'ın

hali-i ruhiyesini

Evrene solu Ali Bey'den dinledik. Ne

yapacağı belli olmayan hırslı bir kral.

Hünkarım,

eğer şehzademiz geri dönmezse

bu felaket olur devletimiz için.

>> Sen ne dersin Mahmut Paşa?

Sultanım, Şehzade Bayazit Hanedan-ı

Osmani'nin medarı iftarıdır.

Daha evvel bu gibi çetin vazifelerde

rüştünü ziyadesiyle ispat etmiştir.

Lakin sizin de buyurduğunuz gibi daha

evvel gönderilen elçileri huzuruna bile

kabul etmedi.

>> Düşmana karşı göğüs gerip kılıçla cid

tutmak ayrı. Düşmanın yuvasına girip

sözle cenk etmek ayrı. Mahmut Paşa

Ragusa'da bu tehlikeler yok muydu? Isak

vakit şehzadem gitsin diye uğraş verdi

karşı dururdu. İkisi de kafir toprağı

değil midir? B sultanım. Lakin Ragusa

ordusu olmayan her daim girebileceğimiz

ticari bir vilayette. Ama bu din

Macerali öyle değil.

Şehzade Orhanesini

daha dün savdık. Hünkarım sak hafazan

Allah. Yeni bir badireyi devletimiz

atlatamaz.

Hünkarım ellerinde bir şey sade olursa

Macar kafirin üzerine yürüyemeyiz.

Kader

Osmanoğlu hakanlarına

evlat mı devlet mi değu sorduğunda her

daim devlet cevabını almıştır.

Ne biz evlatlarımızdan ne de

evlatlarımız bizden yana tasak gütmez.

Hem Mahmut Paşa hak konuşur. Pontus

seferinde şehzadelerimize yapılan

baskını Bayazit püskürttü.

Ragusa da Yahudilere karşı rüştünü ispat

etti.

Sair Cenk Pusu gördü. Hepsini

pençeleriyle darmadağan etti.

Pusa tarda Yiğit darda belli olur. İsak

Paşa.

Kararım katiidir.

Macar kralı Matyas'ın karşısına

şehzadem Bayazit çıkacak.

Gabdan hoşlanmadığını sanırım.

Gabar has bir şey değil. Ben insan

seviyorum.

>> Ona ihtiyacımız olduğunu biliyorsun.

Sonun Stefan gibi olmasına izin verme.

>> Katerina ben deliyim. Salak değilim.

Mehmet'i bu kadar yanımıza çekmişken

Macarlarla bir sorun çıkarmak aklıma

gelebilecek en son şey.

>> Peki istediğin şey ne?

>> Kaburdan istifade etmek tabii ki.

>> Nasıl?

>> Mehmet Sofya'da fazla bekledi hayra

alameet değil.

>> Neyden şüpheleniyorsun?

Osmanlı ordusu gücünü düşmanlarına

verdiği korkudan alır. O devasa ordusu

Sofya'da bekliyorsa

Mehmed'in amacı da ortada.

>> Civardaki diğer prensipleri

korku salmak.

Onlar tarafsızlığını ilan edeli çok

oldu.

>> Mehmet'e sorun çıkarmayacaklarına dair

yemin ettiler. Ama unutma ki Avrupa'da

üç şeyden korkulur. Birincisi yeni

başlığı.

İkincisi de Macar ordusu.

>> Macar komutan

Gabru Prenser'ı ziyarete de göndermemi

istiyorsun.

Bir zahmet

Gabri ile konuşurum ama kabul edeceğini

sanmıyorum.

İkimiz de sana hayır diyemeyeceğini

biliyoruz.

>> Avrupa uç şeyden korkar demişsin.

Üçüncü neydi?

Tepeş Drakula'ın kazıkları

kralçam.

Beni emretmişsiniz hünkarım.

>> Devletimiz için Bosna'nın ehemmiyetini

bilirsin değil mi Oğl?

Lalam belletmişti.

Bosna Kızılelmamızın kilidir.

Alalade bir toprak değil. Sonu Vatikan'a

uzanan yolun ilk menzilidir." demişti

sultan.

Seni çetin bir vazife bekler.

>> Emr ferman haşmetli hünkarımızındır.

Macari kralı Matyas

Bosna'ya verdiği destekle bu

yürüyüşümüzü durdurmak ister. Önümüze

bent olup sur çekmek ister.

Biz o badereyi tuzla buz ederiz. Lakin

bazen bir cümle bin askerden evladır.

Sanki o demeyiz.

Anladım inkarım. Vazifem nedir?

İşade olarak Macar diyarına gideceksin.

Lakin bu sefer ardında bir ordu

olmayacak.

Tek başına siyaset meydanında kelam

ederek savaşacaksın.

Aklın pusatın, sözün kalkanın olacak.

Macar kralı madyası Bosna'ya verdiği

destekten vazgeçireceksin.

>> Beli sultanım,

Allah beni evvel size sonra devletimize

mahcup etmesin.

>> Amin.

Amin.

>> Ne vakit yola çıkayım inkarım?

>> Vakit kaybetmeden. Yarın gün doğmadan

yola revan ol.

Oğlum

O vazifenin ucunda

esaret de vardır,

şehadet de.

Allah korusun.

Sarılmadan mı gidecektin?

Allah seni sakınsın oğul.

Matias'a ehemmiyet göster.

Mehmet'in sancakları Bosna'ya yürüyor.

>> Gelen hiçbir elşeyi kabul etmedik.

Oysa kiliselerinize casus sızdırmaya

çalıştı.

Çünkü ne yapabileceğimi bilmiyor.

Kudretimin sınırlarını.

Ama ben

gücümü bu sessizliğinden alıyorum.

Tıpkı babanız

Hadi Yanoş gibi.

>> Ben babam değilim Nador

>> ama düşmanınız aynı.

Mehmet

>> abi şeytan

yanılıyorsun.

Müslümanlar ona Fatih,

Türklerse Hakan diyor.

Ya siz

>> bence

o bir hun yaprs

büyüğü.

Tıpkı atamız Atilla gibi.

>> O bizim en büyük dürmanımız

ve ordusuyla

Hristiyan topraklarına çiğneyerek

üstümüze geliyor.

Ama bu sefer

bu sefer onu yok edeceğiz.

>> Babamla birlikte Türklerle kaç kez

savaştınız Nadır?

>> 6 defa.

>> 6 defa.

Kaçını kazandınız?

>> Bir kez.

>> Peki onları durdurabildiniz mi?

Yeniden geliyorlar.

Tekrar gelecekler.

Tekrar, tekrar ve tekrar.

Ve her seferinde daha da güçlenerek

Osn'ya destek olduğunuz için pişman

mısınız? Eksen

>> Baba Hazretlerine bir söz verdim. Neye

mal olursa olsun Hristiyanlık dünyasının

bize olan inancını boşa çıkarmayacağım.

Et de pek bir lezizmiş haseyin.

Nerenin kuzusu bunlar?

Halis Mulis Balıkesir Kusu. Isak paşamız

çerileri için bin baş getirtti. Getirtir

tabii getirtir.

Nasılsa sizi kuzusu etti.

Bin baş kuzu getirtmiş.

Çok mu az bile?

Anlamadım paşam.

Hüseyna içeri isyan ettiğinde

ağ sen değil miydin?

Aaydım ama ve lakin

>> işte o vakit isyanı sen etmiş oldun.

>> Aman paşam ne isyanı ne asili. Benim

esamem bile okunmaz o işlerin içinde.

Bundan evvelki son isyan rahmetli Murat

Han devrinde olmuştu.

O vakit isyanı kim etmişti? Çandarlı mı,

Kurtçu Doğan mı?

Kurtçu Doğan. He işte bu isyan da Ishak

Paşayla değil, Hüseyin aile anılacak.

Kurtçu Doğan'ın başına gelenleri

işitebildin mi?

Isak Paşa bana gadredip

ayağımı kaydırmak ister sence?

Ya sadrı azam

ya da aa birinizden birinin akıbeti eyi

olmayacak.

Hanginiz olur bilmem. Lakin gördüğüm

şudur ki

Ishak karşısında duran Hüseyin Ağ'yı

kasap pazarında satar.

O sebepten ondan evvel hareket etmen

icap eder.

Yapma etme paşam. Koskoca sadrazam

hazretleri.

>> Ne dersin bra? Ne dersin?

Ishak sadrazam da ben kul ketüdası

mıydım da ardımdan oyun oynadınız?

Şimdi beni iyi dinle kasap.

Şehzaden.

>> Buyur.

Yola çıkmadan evvel gelir bir hayır

duamı alır deyu bekledim ama

belli ki niyetiniz yokmuş.

>> Husen gelmedim lala.

>> Husen gelmedim. Zira gitme etme

diyeceğini iyi bilirim.

>> Doğru doğru. Zira gitmemeniz doğru.

Beyhuda nefesini tüketme.

>> Şehzadem gençsiniz, yiğitsiniz. Yere

bastığınızda toprak titrer bilirim ama

Macar eline elçi olarak gitmek

Şezzade oranı hatırlayın.

Ya canınıza kadrederlerse

ya Allah korusun tutsak olursanız.

Hayır ben buna müsaade edemem.

Hem mazallah hünkarımıza seferde bir şey

olursa tah ne olacak? Allah korusun

şehzademi siz esir düşerseniz

o vakit bak ne olacak.

Şehzademiz.

Şehzadem.

Ağırmış sakalım, yitmiş ömrüm. Size

öğrettiğim şeyler için. Gelin lalanızı

dinleyin. Gitmeyin.

Gerekirse

önüne post olurum. Lalanı dinle. Bayazıt

gitme. Kararım katiidir.

Başka diyeceğin yok ise istirahat

edeceğim.

Bu gece bir kez daha düşünün şehzadem

benim için.

Bilirim acın büyük, yükün ağır.

ne denir, nasıl teselli verilir

bilmiyorum ama

derdi verip alan da Allah,

canı verip alan da yine Allah.

Öyle

öyle tabii.

Lakin şurama

yüreğime söz geçiremem ben. Bahar.

Sanki benim içimden bir parça koptu

gitti.

Edirne'ye varsak

sana da değişiklik olur. Edirne mi? H

>> o da nereden çıktı?

Resulullah efendimiz dememiş mi?

Seyahatte sıhhat vardır.

Doğru dersin.

O vakit Rozatunu da yanımıza alalım.

Geldiğinden beridir garip gibi yapay

yalnız burada.

Hem Edirne'de beraber geldiği halkı da

var.

Onları da görmüş olur.

Senin bu güzel kalbin, merhametli

yüreğin beni her defasında ziyadesiyle

mutlu eder. Güşa,

sağ olasın baharatım.

Var olasın.

Darıları tedariğini Markova'dan yaptık.

Paşam

>> ya. Buğdaylar Turut mevkindeki

köylülerden temin edildi.

Güzel.

>> Allah onlardan razı olsun. Bundan böyle

bir ağaşlerin teski yerelerini

Doğanpaşa'ya ulaştıracaksınız.

Bağış üstüne paşam.

>> Eyvallah

paşam. Bir sual edeceğim ama.

>> Buyurasın.

>> Bu tahılları sefer vakti dilesek

tek akçı ödemeden köylülerden temin

edebiliriz değil mi?

>> Gücümüz buna muktedirdir. Evel Allah.

>> Sipahiler

devlet ve ali uğruna

canı ve dahi malı ile bedel öder.

E biz de kafir beldelerindeki

köylülerden

>> savaş vakti yaşları bir bedel alsak

olmaz mı diyeceksin.

>> En azından Cenk vaktinde

oradaki aç kalan köylü ne yapar, ne

eder?

Aç kalan adam önce toprağına küskün

olur. Sonra ailesine,

sonra hafazan Allah devletine.

Biz onca aleme nisan vermeye çalışırken

kendi tevamsızın malını gaspylersek.

>> Haklısın paşam.

>> Paşam bağışlayın. Bu usulü de Sadrazam

Isak Paşa mı getirdiği? Yeniçeri ocağına

getirdiği sandık usulü gibi.

Sadrazam Paşa

bu usul Müslüman elinden dilinden

herkesin emin olduğu kişidir diye

buyuran

Göklü peygamberimiz Muhammed Mustafa

Aleyhisselam usulüdür.

Eyvallah.

>> Eyvallah paşam. Eyvallah.

Biz bu satımızı

hasmımıza çekeriz.

Rızkının peşinde koşan köylülere değil.

Devlet kılıçla kazanılır

ama

gönülle elde tutulur.

>> Eyvallah paşam.

>> Gelebilir.

>> Hadi Sandor. Hadi bitir içini.

Ben oynadım.

Haydi kapı.

Bu ne büyük olur. Haber verseydiniz

hazırlık yapardım. Kendi topraklarımda

gezerken haber vermem gerektiğini

bilmiyordum.

>> Beni görmek için geldiğinizi düşünmeye

başlayacağım.

>> Aslında öyle.

Size nasıl hizmet edeceğimi söyleyin o

halde.

>> Biliyorum burada keyfiniz oldukça

yerinde ama

aldığınız altınların hakkını vermek

zamanı yaklaşıyor.

>> Askerlerim ailelerini terk edip buraya

gelerek bu bedeli ödedi zaten. Üstelik

aylarca sürecek bir savaş için.

>> Askerlerinden bahsetmiyorum. Senden mi

bahsettiyorum?

>> Ne istiyorsun kraliçe?

Hristiyan Prens.

>> E ne olmuş onlara?

>> Biliyorsun bu savaşta tarafsızlığını

ilan ettiler.

Ancak

>> ancak birileri ikna etmeli. Öyle değil

mi?

Bu küçük işi Vilada neden vermedi?

>> Çünkü bu işi ancak

sert adam yapabilir diye düşündüm.

>> O halde doğru yerdesiniz.

Gel buraya gü

>> sandor.

>> Seçkin Husar birliklerini hazırla.

Kraliçemizin ricasını yerine

getireceğiz.

>> Bırakma bırakma.

Çok güzel. Ne böreği bu?

>> Biz pita deriz.

Bosna'nın meşhur bir böreği.

Ama bir de

sırnika peynir olacaktı ki

o zaman daha güzel olurdu.

>> Dilerseniz Ketua Dağları haber edeyim.

Hemen getirsinler.

>> Gerek yok.

Çünkü Sirnika yalnızca Bosna'da yapılan

bir peynir.

>> Maşallah.

Hek hamaratsın Rosatun. Bahar hatun.

Köşe hatun.

Ama az yapmışsın. 20 30 tepsi daha

lazım.

Doğru dersin Baharatun.

Ama bir an evvel yapılsın ki kafileyi

bekletmeyelim.

>> Bir şey mi oldu? Bir yere mi

gidiyorsunuz?

>> Sen de bizle geliyorsun.

>> Nereye?

>> Memleket hasreti nedir? Biliriz.

Senin de doğduğun toprakları nasıl

özlediğini hepimiz görürüz.

Bosna'ya gidemeyiz belki ama Edirne'ye,

seninle gelen halkını görmeye gideriz.

Siz

ciddi misiniz?

>> Hadi daha oyalanırsan gidemeyeceğiz.

Tamam. Hemen yapıyoruz pitaları.

Sence Mehmet sadece prensleri korkutmak

için mi Sofya'da bekliyor? Bilmiyorum

ama bildiğim bir tek şey var.

>> Nedir? Mehmet Sofya'da bu kadar uzun

kaldıysa sadece bir tek sebepten ötürü

kalmıyordur.

Macarların burada olduğunu bile bile

o devasa orduyu körlemesine

yürütmüyordur.

>> Ama Mehmet'i bu yürüyüşe biz zorladık.

Başka şansı yok ki.

>> Her zaman kendi şansını kendi yaratır.

>> Neden şüpheleniyorsun?

>> Bu sefer gerçekten bilmiyorum.

O zaman şöyle yapalım.

Onun yanında olsaydın

bu konuda ona ne önerirdin?

Bosna askerlerinin yanında koskoca Macar

ordusu var. Mehmet neden inat ediyorsun?

Bu savaş bitmez.

Beni hiç tanımamıştın.

Yazık sana.

İttifaklarını bozmadan

hamle yapmayacaksın.

Sana söylemiştim kardeşim.

Düşmanlarımın hepsinin öldüğünü

göreceğim.

Kendi pusatımla,

kendi kanlarımda.

Eyvallah

Sultan Mehmet.

Atias'ı ikna etmeye çalışacaktır.

>> Nasıl yani? Bilmiyorum ama kesin ikna

etmeye çalışacaktır. E Sofya'da oturmuş

sadece bunu mu bekliyor?

Boyvodam

>> konuş.

>> Size bir iyi bir de kötü haberim var.

Süleyman,

seni aslında hiç sevmiyorum

ama sende bir şey var. Onu hala

çözemedim. O bana şimdilik lazım. O

yüzden hala hayattasın.

Konuş Karamanoğlu.

>> Osmanlı toplarının nerede döküldüğünü

öğrendim.

>> Nerede?

En güvenli sancaklardan birinde

>> Süleyman

>> Nişte.

Şurayı da hemen yap.

>> Getir bakayım oradan bana bir kürek

getir. Böyle iyice sıva sıva. Güzel.

i

bak gel gel gel gel gel şunları yap

gel yardım et gel

burayı

Buraya

>> sağ olun.

>> Parçaları iyice birleştirdiniz mi?

>> Birleştirdik paşam.

Eyvallah.

>> Aman merak etmeyin paşam.

>> Sağ olun paşam.

Körükle körükle.

Topur kıracağım. Dikkat et. Körükle.

Nasıl gider satılmış ha?

>> Hamdolsun bir maraza yok paşam.

Maşallah. Eyvallah paşallah.

>> Demir ataşla yumuşar.

Lakin devlet ataşla çelik olur.

Şu kızdırdığınız demir yarın kafirin

surlarına nefes olacak. Bu döktüğünüz

parçalar yarın sultanımızın en kati

hükmü olacak.

Ya Allah bismillah.

Gelirim.

Bileğiniz incinir,

beliniz bükülür. Geceleri rüyanızda dahi

demir görürsünüz.

Ama bu ocakta döktüğünüz her ter yarın

İslam ordusunun önüne atar. Sultanımız

Sofya'dan sonra otağını buraya kurup

sizin döktüğünüz toplarla fetih yoluna

revan olacak. Hadi Allah rast getirsin

yiğitlerim.

Allah razı olsun. Ya Allah. Bismillah.

>> Paşam, paşam söyle satın şu paşam kocuyu

hiç çağırmayayım diyorum ama

kafama da takılıyor.

Kaledeki asker sayısı çok az. Ozda

nereden baksa beş vakitlik mesafede

Allah muhafaza bu kafir bizim burada top

döktüğümüzü falan öğrense

o zaman ne edeceğiz?

Emin misin?

>> Eminim.

>> O halde bu durumda Mehmet toplarının

dökümünün bitmesini bekliyor. Matias'la

çok alakası yok.

Ya da her ikisi olabilir.

Peki planımız ne? Ne yapalım?

Küçük biraz

Macar sınırına gidecek.

Kim geçerse ne geçerse geçsin

yok edecek.

Süleyman,

yanına istediğin kadar eflak askeri al.

İstediğin kadar. Benim çocuklar orayı

avuçlarının içi gibi bilir.

>> Oradan kim geçerse geçsin. Elçi, asker,

kuş, kartal, annem bile geçerse ruhunu

em. Beni anladın değil mi?

Merak etmeyin.

Biz nişe gideceğiz. Bir hoş geldin.

Şöleni vermemiz lazım.

İntikam vakti.

Daha iyi misiniz?

Çok özür dilerim. Hemen temizleri.

>> Ben hallederim. Gidebilirsin.

>> Başka bir şeye ihtiyacınız olursa bana

haber verin. Olur mu?

>> Bir de

ben biraz şehri gezmek istiyorum.

Gece olmadan gelirim.

>> Bunu daha önce konuşmuştuk. Saraydan

çıkışının

yasak olduğunu biliyor olman lazım.

>> Uzun zamandır buradayım biliyorsunuz

>> ama Targo'nin çarşısını bile gezmedim.

>> Ablaya çıkıp hava alabilirsin.

Sarayımız oldukça geniş.

>> Oysa Vlad bana özgürlük vaad etmişti.

>> Lat gelirse ona söylersin.

Şimdi odana çık.

İyiliğe karşı böyle cevap vereceğinizi

hiç tahmin etmemiştim.

Vlad yalvarırım. Bırak ne olursun. Ne

olursun bırak onu. Uzat.

Deniz kızına dua et.

Hayatımı kurtardın diye her istediğini

yapacağımı sanıyorsan

yanılıyorsun.

Çık dışarı

çık.

Nişte dökülen toplarımızın tamam olması

yakındır. Sultan

>> ne durumda?

>> Pelibed'deki köylerden iyaşe temini

tamam oldu inkarım. Bir eksiğimiz

yoktur.

Takılların bedeli ödendi değil mi?

>> Merak buyurmayın Sultan. O işlerle

ilgili Zaanoz Paşa bizati alakadar

olacak.

Lakin güzergahından geçtiğimiz köyler

ordumuzun azametinden olsa gerek ki

boşaltılmış.

Benim de kulağıma irçmeyen bir yağma

hadisesi vuku bulmadı değil mi?

Aşaım

böyle bir şeye kim cesaret edebilir?

O halde ne de korkularından ata

yurtlarını terk ederler.

>> Sadraam Isak Paşa ihmal göstermiş. Belli

ki ordumuzun yürümesinden evvel

gazilerimizi yolla revan etseydi belki

de ishak ettiyse bir sebebi vardır.

Sebebini sonra sual ederiz.

Başka bir şey var mıydı?

>> Yoktur hünkarım.

Allah'ım ya Rabbim. Allah'ım ya Rabbim.

Sen bana yardım et.

>> Paşam Anadolu Kaz askerinin gönderdiği

şu evrak mühürlenmemiş.

>> Ömer şimdi mührün sırası mı Allah'ı

seversen? Tövbe estağfurullah tövbe.

Hele sen git bana su getir. Su getir ki

abdestimi tazeleyeyim. Yüreğimdeki ateş

başka türlü soğmayacak. Haydi, haydi.

>> Baş üstüne paşam.

>> Destur var mı? İsak paşam.

>> Hüseyin

selamünaleyküm.

Aleykümselam. Haydi Ömer sen git.

E gel otur şöyle.

Tevziat defterini ağlardan biriyle

gönderecektim ama gelip sizi bir ziyaret

edeyim dedim. Hey yattın. ettim

Hüseyin böyle

içimdeki ben tenime sığmaz.

Kimle derttaşlık ederim de divane

olduydum. Eyin geldin.

>> Aslan parçası şehzademiz için böyle

dertlenirsin değil mi paşam? E başka kim

için ola?

Hünkarımız böyle meşakkatli bir vazife

için hiç kimseyi zora koşmaz. Muhakkak

siz benden daha iyi bilirsiniz paşamma.

Acep diyorum.

Şehzademizle bir konuşsam iyiydiniz.

>> Konuşmadın mı sanarsın Hüseyin?

>> Konuştum tabii ama o babasından bile

fena.

Gittiği işin nedenle tehlikeli olduğunu

görmez bile.

>> Tabii. Şehzademiz yiğittğir. Pek

yiğittğir.

Ona kalsa dağları delip gider. Öyledir,

öyledir. Yiğittir. He. Ne edeceğiz şimdi

peki? He

Sadraz paşam, bilirsin ki bizim ocağın

aşı

kimine şifadır,

e kimine dert. Ya Hüseyna,

ocağın aşıyla koca şehzadenin ne işi

oldu? He meselemiz bu mu?

>> Hemen celallenmeyesin paşam. Bir yol

dinleyesin de. Hadi anlat. Çatlatma

adamı. Anlat hadi.

Şehzademiz

akşam namazından sonra

illaki

bizim ocaktan yemeğini getirtir. E ben

derim ki

bu akşam gidecek aş he ona pek eği

gelmesi.

He

birkaç hafta ateşi çıksa,

yataklara düşse.

>> Hst bre. Hst. Ne dersin sen Hüseyna?

Ya bana gitmesin Deyo. Kendi aslanımızı

mı boğacağız?

>> Sadrı Azam paşam az evvel dedik ki

celenmek yok deyu. Ben diyeceğimi

diyeyim. E sen yine bildiğini yap.

Hadi anlat.

Ya hem paşam ben kendi aslanımızı

kendimiz boğalım mı derim? Biraz

rahatsızlansın derim.

Macar diyarına gidecek takati bulamasın

derim.

Sultanımızın

o kadar vakti de yok tabii. Bekleyemez.

He

daha iyi ya.

İllaki birini gönderecek

değil mi?

İlla birini gönderecek.

Aferin. Aferin Hüseyna.

Aferin de

aşçı başını nasıl ayartacağız?

Ali Osman'ın ve dahi Fatih Sultan Mehmet

Han'ın koskoca veziri azamı İshak Paşa

Hazretleri bir emir irat buyuracak.

Aşçı da o emri çiğneyecek

değil mi?

Doğru.

E filler çarpışacak.

Çimene yazık olmasın.

Şehzademiz için.

Şehzademiz için.

Civardaki toplanacak barutların hepsi

tamam. Size kolay geli.

>> Eyvallah kardeşim.

Haydi.

İnşallah bir an evvel gelirler de

barutları nişe yetiştirirler. İnşallah.

Hadi gelin.

Barutları birbirine karıştırın. Hadi

hadi.

Çok şükür.

Selamünaleyküm.

>> Aleykümselam. Hoş geldiniz yiğitler.

>> Hoş bulduk.

>> Çıkalım.

>> Biz bir an evvel barutlar yükleyelim de

nişe vaktinde varalım. Davranın

yiğitler. Haydi

bunlardan başlayın. Haydi yiğitler

çabuk.

Karadağ'daki çeşitımızdan mühim bir hava

hadis aldık hünkarım.

Karadağ prensi Hırvat Banı Nikolas ve

Arnavutluk prensi leke

>> ne etmişler? kalelerini terk edip gizli

bir görüşme için Mostların güneyine

doğru harekete geçmişler.

>> Kimle görüşmek için?

>> İştağınız mı yok?

>> Yoksa Mehmet bu sofrada yemek yediğinizi

duyar diye korkuyor musunuz?

Yiyin.

>> Bizden ne istiyorsun Gabor?

>> Aslına bakarsanız

hiç.

Zira bu savaş Hristiyanlarla

Müslümanların savaşı

ve siz de Hristiyansınız

ve bizim safımızda yer alacaksınız. Öyle

değil mi?

Biz bu savaşta bir tarafta yer almak

istemiyoruz.

Hem bu kilisenin değil, sizin meseleniz.

Sizin gibi

>> küçük güçsüz

üç prensi karşıma alıp konuşmak yerine

topraklarınızı ele geçirebilirdim.

Neyse

lütfen.

Osmanlılar savaş bittikten sonra illaki

Konstantinapol'e dönecekler

ve biz yine başa kalacağız.

Tıpkı şimdi bu masada olduğu gibi. Bunun

için artık çok geç. Osmanlı ordusu

topraklarımızdan geçti. Evet. Bu hatayı

yaptınız.

Ben de size bu bedeli canınızla

ödememeniz için bir şans vermeye geldim.

Sizden isteyim.

Osmanlı'yı arkasından vurmanız.

Yoksa 10 yıl önce Zagreb'te yaşananlar

tekrar yaşanabilir.

O günleri hatırlıyorsun değil mi Ncolas?

Serek birlikleri Zagreb'e girmişti.

Sen ve ailen canını zor kurtarmıştın.

Neyse ki öyle bir şey hiç yaşanmayacak.

Yanındayız Gabor.

>> Yanındayız Gabor.

>> Yanındayız Gabor.

>> Hadi o zaman Osmanlı'nın yok oluşunu.

>> Gabornamlı Macar komutanı ile

görüşeceklerini işittik.

Nerede? Ne vakit? Lekenin peşine iki

akıncımızı taktık. Lakin

izini kaybettirmeyi başarmış.

Tam mevkiyi bilmediğimizden bu prensler

Bosna seferine niçin çıktığımı

bilmezler.

Ahdu peymanına sadık kalmayanlara

gazabımın nedenli çetin olduğunu

işitmemişler mi?

>> Görüşmede Macarlara ne cevap

verdiklerini henüz bilmeyiz sultanım. O

sebepten

>> verecekleri cevabın bir ehemmiyeti

yoktur. Böyle bir davete icabet etmeleri

bile katledilmelerini gerektirir.

Sultanım,

>> Ishak Paşa'ya haber sal. Gereği neyse

yapsın.

Baş üstüne sultanım. Sadırı Azam

Hazretlerine iletirim.

De bakalım

kaç yıldır ocakta aşçılık edersin?

>> 20 yılı devirdik paşam. Yüce Mevla'nın

izniyle.

Eee,

tabii 20 yılda her şeyi beller insan.

Öyle değil mi?

ihaneti de sadakati de ikrar etmesini de

server verip sır vermemesini de. H

>> yüce Mevla'nın izniyle paşam.

>> Yüce Mevla'nın izniyle.

Peki

senin buraya geldiğini kimse bilir mi?

>> Bilmez paşam. Vazife diye haber saldın.

Seyrettim geldim.

>> Neyettin?

Imdiye kadar

maiş vazifesi gördün.

Ama bugün seni devlet vazifesi bekler.

Buna hazır mısın?

>> Emrin başım üstüne yüce Mevlana'nın

izniyle üstesinden geliriz paşam.

Hünkar Hazretleri Şehzademiz

Bayazı tabii

vazife tevdiye etti.

gidip de gelinmeyecek,

belki de dönülmeyecek bir vazife.

Lakin

şehzademiz bu vazifeye

gitmemeli.

Aman paşam. He. Hı h. Öyle değil.

Korkmana gerek yok. Şeszade Beyazıt

benim evladım gibidir.

Ama gitmemeli. Yani kısa bir süre. Şöyle

10 gün kadar yatmalı ama

ondan sonra aslanlar gibi ayağa

kalkmalı.

Anladın mı?

Şöyle bir erketeye yattım. Tafsilatlı

bir kovuşturma yaptım.

Ocağın mutfağında

otlardan en iyi anlayan senmişsin. Doğru

mu?

>> Yüzü Mevladın izniyle paşam. He

işte şehzademizi o yatakta yatıracak otu

bulacaksın bana. Akşam yemeğinde

çorbasının içine katacaksın.

Sonra da

o dilini sıkı tutacaksın.

>> Ama paşam

>> şehzademize

bu işin kadri dokunmayacak.

>> Pekala paşam. Pekala.

Yani şehir çok sağlam korunuyor. İçeri

girmek de oradan çıkmak da imkansız.

Beceremedin yani.

>> Sadece ben değil, senin de elinden bir

şey gelmezdi. Bulat

>> bu dragon nereden geliyor?

>> Senin beceremediğin işi halletmeye

yolladım.

Seni gören oldum Askar. Olmadı.

Şehzadem, çorbanızı getirdim.

Sesadem kusura bakmayın.

Salima.

Emredin Şehzadem.

Asıl sen kusura bakmayasın.

Yanında Yaman

emaneti teslim etmiş.

Evladın gibi sevdiğini bilirim.

Gelip de tazeye veremedik.

Allah size uzun ömürler versin şehzadem.

>> Bir ihtiyacın olursa çekinmeyesin.

Sağ olun şeszadem.

Barutları yükleyen hamalları

ayarlamıştım. Onlar halletti. Güzel.

Kaç tane araba?

>> Üç araba.

Bu ono soldat. Bu ona.

>> Biri bana da olan bir tane her şeyi

anlatacak mı acaba?

>> Tabii komutanım.

>> Söyle.

>> Emrettiğiniz gibi paşam.

>> He.

>> Çorbayı verdim de.

>> He.

>> İyi mi ettik?

>> Bırakdi iyiyi, kötüyü. Sen de hele

şehzademiz çorbayı içti mi?

>> Çadırdan çıkarken kaşığa davrandı.

İçi olmalı paşam.

Bana bak.

Koyduğum bu zehir

şehzademizin canına bir şey yetmeyecek

değil mi?

>> Aman paşam bu zehir değil. Ot adam otu.

Tam kararını da attım.

Ama doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım

bilemiyorum. Az daha konuşursan senin

için doğru olmayacak bilesin.

Ama

şehzademiz bu işten Allah'ın izniyle sağ

salim kurtulursa o vakit karşılığını

misliyle alırsın.

Topların işte döküyorlar ama Barut ve

Güverçile başka sancaklardan geliyor.

Ben de Dragon'u oraya yolladım.

Barutları değiştirdik. Tüm aynı

anda infilak edecek. Bunu da Dragon

başardı.

Soldat Valah pek kişilik ordu.

Güzel.

Yani bu durumda Osmanlı'nın en güçlü

silahı olan yok olursa

Osmanlı'da kalmaz.

Allah Allah.

Kandilleri hala yanar.

Çay içti mi acaba

paşam? Sühanallah. Shanallah. Ne işin

var senin burada? Adam

>> sizi göremedim paşam. Merak ettim

>> ya. Koca adamın nesini merak ettin?

Buradayım işte.

>> Ben sizi ararım da siz kimi ararsınız?

>> Beyazıt.

Bayazıt sabah yola çıkacak ya. E bir

güle güle diyemedim.

Geldim kandilleri hala yanar. Uyur mu

uyanık mı bilemediğimden girip

girmemekte tereddüt ettim.

>> Beraber gidelim paşam.

>> He ya beraber gidelim. Sen şunu al. Ali

hadi

Şehzadem,

destur var mıdır?

Şehzadem.

Şehzadem.

Allah Allah.

Bayazıt. Bayazıt. Belli ki istirahat

eder paşam. E vakit de geç oldu.

>> Şehzadem.

Şehzademizin uykusu hafiftir.

Allah kursun başına bir şey gelmiş

olmaya.

Ben içeri girerim.

Şehzad.

Sultanım destur veren oldu mu İshak?

Ben

şehzademizi merak ettiydim. Yarın yolak

çıkacak diyor. Dışarıdan seslendim.

>> Anladım. Kıvranıp durma. Yanaş

yahut gel otur. Çök.

Estağfurullah sultanım.

Ben de Bayazide çıkışı dedim. Sefer

aşını benden ayrı mı yersin deu? Çorba

söylemiş.

Allah'tan çorbasını içmeden yetiştim

Ishak.

Hele ver de çorbanın tadına bakalım.

Versene şunu Isak.

öle

sultanım çorbası olmuş. Yenisini mi

istesek?

Isak Paşa,

ben çorbayı da intikamı da soğuk severim

bilirsin ya.

Götürelim.

Bismillah.

Ah salim. Ah nereden girdin bu işlere?

Nereden bulaştın?

>> Tamam

>> tamam.

>> Hüseyin

>> Hüseyin ağ ya Hüseyin ağa görü

>> ne oluyor? Nereye götürürsün beni?

>> Demek şehzademizi zehirlemeye kalkarsın

ha? Kafil ettiğinin cezasını göreceksin.

Gör.

>> Aham. Ben bir şey yapmadım. Bir yanlış

anlaşılmam var. Ağam.

Sultanım.

Sultanım içmeyin.

İçmeyin çorbayı.

Yahut sen mi içmek istersin Isak?

O vakit sen iç. Buyur.

Buyur Isak.

Sultan ikramını

geri çevirmeyeceksin herhal.

Gitsene ala.

Hünkarımız ikram eder.

Haydi Isak Paşa ne sebeple durursun?

Bismillahirrahmanirrahim.

Ç

Isak Paşa bu çorbayı içmeyecek.

Destur var mıdır Hünkarım? Gel Hüseyin

gel.

içmeyecek

çünkü içinde ne olduğunu bilir.

Neymşa,

değme aşağı.

Seriler alasınız şunu.

Sultanım

beni bir dinleyin. Çöküle çök çök şuraya

gel. Çök çök çök çök çök.

Sen bana bunu nasıl yaparsın?

İndi benim elimden seni kim kurtaracak?

Sultanımdi

beni eğidle kısap.

Ishak'ın tek bir derdi var.

Şehzade Bayazıt'ın macerelerine

gitmemesi. Lakin nasıl edeceğini bilmez.

>> E paşam. E Sokullu İs'ın kaftanına ver

işte.

>> Paşam ben ne diyeyim? Ne diyeceğini sen

iyi bilirsin Hüseyna.

İyi bilirsin.

Beni bir dinleyin sultan. Ben

>> Sen bana böyle bir şeyi nasıl yaparsın

Esak?

Böylesi bir işe nasıl cürret edersin?

Geldiğin makam, aldığın mühür senin

hafsalanı mı oynattı?

Sen aklını mı yitirdin de bana tertip

kurarsın? Isak sultanım.

Şe zaten bizim

sefer yolundayız

ordugahtayız.

Kafir oyun üstüne oyun kurarken

ikbalini sağlama almak derdine mi

düştün? Haşa sultanımşiştin

sanmıştım.

Eski alışkanlıklarından,

siyasal hırslarından arındın sandım.

Kudret, kuvvet eline geçince

sen de mi aldandın Isak?

Ben devletime ben dolmasın diyor.

Şandarlı Halil Paşa'ya kıydım.

Ben lalama kıydım Isak. Ben lalama

kıydım.

Çandarlı Allah'ım sen Oğuzu koru

devletine zeval verme deyip dinü devlet

mülkü millet yaşasın diyor. Nizam-ı alem

için canını feda etti. Ben Çandarlıya

kıydım Isak.

Ben lalama kıydım. Sen kimsin Isak sen

kimsin

sultanım Esmer? Sen Çandarlının

talebesisin. Lalanı özlersin. Kıymalıma

bir hata etti. Bilirim ama bana bağışla

lalamı aynı acıyı yaşatma. Şehzadelik

değil, kurt değil. Evlatlık hasrımı

koyarım. Baba kıymalama baba etme.

Ah.

Ah.

Ahş.

Allah

Mahmut Paşa Çağ

dur orada.

Bir kabahatimiz mi oldu nikarım?

>> Isak Paşa'nın böyle bir cürüm

işleyeceğini nereden bilirdin?

>> Hünkarım onun oturduğu makamda evvel ben

otururdum.

Edeceklerini tahmin etmek zor olmadı.

Ya o makamda sen oturaydın

aynı eder miydin?

>> Üünkarım ben olsaydım şehzadeye bayaz

eti uğurlamadan evvel iki koç keser

madyasının önüne kurulduğu postunu kendi

ellerimle durerdim.

giden Şehzade Mustafa olaydı.

Bu İsak Paşa'nın imtihanıydı Hünkarım.

Lakin en münasip ve doğru olanı siz

bilirsiniz tabii.

Tertibini al şu prenslere görün.

Gereğini yap Mahmut Paşa. Ötesini sonra

istişare edeceğiz.

Buyruk siz kudretli padişahımızındır.

>> Önümüzdeki dağı aşınca

>> yol çatallanacak. Şehzaden.

Eğer soldan gidersek

>> yol birkaç gün uzayacaktır.

>> Öteki yol

>> karanlık bir vadiye çıkar o yol.

Suya müsaittir. Lakin erken varırız.

>> Ali Bey,

babamı şestzadeliğinden beri tanırsın.

Osa hangi yolu seçerdin?

>> Sultan babanız daha şehzadeyken bile

seçime zorlanmazdı.

O olsa ne uzun yolu doğanır ne vadiden

geçerdi.

Ya

>> dağları aşardı. İki yolda ayağının

altına toprak eğlerdi.

Peki biz hangi yoldan gideceğiz

şehzadem?

>> Ben babam değilim.

Adımı büyük hatam Yıldırım Han'dan

aldığım bayaz idim.

Süratle gideceğimiz seni çetin dediğin

ama kısa olan vadinin yolundan akacağız.

Hepimiz namazımızı eda ettik. Yiğitler

de eğer dinlendiyse daha fazla

beklemeyelim. Ali Bey

>> baş üstüne şehzade.

Alperen.

>> Haydi Erenler toparlanın.

>> Haydi bismillah.

>> Haydi haydi.

>> Ya Allah vakittir. Geldi

haydi tez olun. Hii.

Sofya'dan Budine'e giden başka yol yok

mu?

Savaş zamanındayız. Her yerde Macar

askerleri var. Tabii

bu dağlar hariç.

Diğer yollara destek olarak ikişer

birlik daha yollayın.

Ya burası

bu vadiyi ben tutacağım. Sen dediğimi

yap.

>> Neredeymiş bu Hüseyin?

>> Çadırındaymış paşam.

Hüseyin

Mahmut Paşa,

Hüseyna.

Ah işte Sadrı Azam Hazretleri de geldi.

Hüseyin ağa birkaç mesele ile alakalı

sual etti. Ben de rahmetli Çandarlı'dan

dinlediğim bir hikaye anlatacaktım tam

üzerine. Siz

>> Mahmut bırak hele hikaye anlatmayı.

>> Siz bana ikiniz bir olup nasıl oyun

kurarsınız onu de hele. Belli ki Isak

Paşa hikaye dinlemek istemez. Ha Hüseyna

>> paşam bazı Adem'e lafı doğrudan söylemek

gerek. Belli ki

Sadra Azam Paşa Hazretleri de

>> Hüseyin

Hüseyina bunun hesabını senden de

seni körükleyenden de öyle bir sorarım

ki bana bak Isak

sen er gibi siyaset gütmeyip arkamdan

oyun kurdun

beni Kerry'ye madara sultana mahcup

ettin beni kavuğumdan ettin sen. Mahmut

karşında Sadri Azam var. Lafını bille

konuş. Yoksa yoksa ne?

O makama beni siyasette düşürüp geldin.

Sen de siyasette düşüp yok olacaksın.

Bunlar daha eyinlerin. Senden her gün

bir şey alacağım. Şimdilik itibarın

gitti.

Lakin bekle. Gör bak daha neler olacak.

Neler neler.

Sizin ikinizi de 2 metreye sığdırmazsam

da Isak demesinler.

Ben uzatsana.

>> Selamünaleyküm.

Aleykümselam.

>> Hızır Çelebi seyahatlisindir inşallah.

>> Eyvallah. İyi iyi gördün.

Sultanımız içeride midir?

>> İstirahater paşam.

Ne kadardır?

Uzun vakitler. Paşam.

Anlaşıldı.

>> Dilerseniz uyandıkları da haber verdim.

>> Hiç gereği yoktur. Zahmet buyurma.

>> Eyvallah.

>> Hele bu tarafa gel.

>> Eyvallah. Eyvallah.

Bismillahirrahman

Allah

yandım.

Allah.

>> La ilahe illallah.

Estağfurullah.

Ayrılsın inşallah.

Ah.

Sen yiğitlerini alıp Karadağ ovasındaki

Zaplak Kalesine varasın. Kaleye sızmanız

zor olmayacaktır. Surları alçaktır.

Lakin alçak olmasının sebebi içerisinde

fazlasıyla şövalye olmasındandır. Aman

diyeyim tedbir elden bırakmayasın.

>> Yel gibi yürer rüzgar gibi çıkarız evvel

Allah.

>> Şamil Bey, Vali Bey, siz de Hırvat

Prensin ikamet ettiği Zagreb Kalesine

varım. Sana uzun uzun izah etmeye lüzum

yoktur. Zira orayı herkesten daha iyi

bilirsin. Eyvallah paşam.

>> Ya Arnavut prensi leke kalesinde

ikamet edermiş.

>> Oraya ben gideceğim. Yarım kalan bir

hesabım vardır. Bahadır Paşa.

>> Haydi gazamız mübarek ola.Öyle

bırak bakalım.

>> Haydi yiğitlerim. Haydi aslanlarım.

Barutla gelmek üzere de hazır olmamız

lazım. Haydi

satılmış ağacım ya. Ben lamcı mıyım,

baruçu muyum? Top dökme ustası mıyım?

Allah'ın aşkına çok yoruldum. Çok

yoruldum. Kurtar beni bu işten. Öldüm

yorgunluktan.

>> Ya çopur meydan muharebesinde laım bir

işe yarar mı? Ne bileyim yaramaz.

E tamam o zaman kurtar beni şeallıktan.

Bak bu işler benim işim değil. Kurban

olayım. Çöz şu işi. Al beni bu işten.

Benim Balkoçoğlu'nun kan kardeşi Şahan

ağımın yanına gitmem lazım. Mevzulara,

istişarelere katılmam lazım. Ne olursun

beni bu işten kurtarır. Rica ediyorum.

Ya bir de bir şey söyleyeceğim. Her

taraf barut dolu. Hala barut barut barut

diyorsun. Ben bu işi de anlamış değilim

şahsen.

>> Çopul

bununla perdahsız barut güçük toplarda

kullanıyoruz onu biz. Biz sefere

gittiğimiz vakit büyük toplarımızı

kullanıyoruz. Şahiyi kullanıyoruz. Bal

yemezi kullanıyoruz. Perdassız barut

bunlara olmaz. Barut olsun fark eder mi?

Perdalı perdasız. Koy gitsin. Tövbe de

lan. Tövbe de. Tövbe. Tövbe. Mağazallah

patlar gideriz. Topla birlikte havaya

uçarız. Uçarız. Sonra da toprağa

konarız. Bak bizi ne yaparlar biliyor

musun? Patates gibi toprağa gömerler.

Bak ben bu işten hiçbir şey anlamadım ve

anlamak istemiyorum. Bu olaylar benim

işim değil lan. Yürü Allah'ını seversen

yürü ya. İşimiz var, gücümüz var. Allah

Allah ya.

>> Tamam. Biz bu barutların yerini

değiştirdik. Değiştirdik de peki ya

kullanmazlarsa?

Ya da ne bileyim birinin dikkatini çeker

son anda anlarsa plan çöker. Komutan

sakin ol. Sen fazla uzun yaşamazsın. Ben

sana değilim.

Saray'yı yıllardan beri tanırım.

Mehmet'i memnun etmek için bir an önce

dökecektir. Baruto.

>> Peki biz bunu nasıl anlayacağız?

>> Bizzat izleyerek. Pedri

boy odasını seven peşinden yürüsün.

Vadiye giriyoruz. Gözünüzü dört açın

yiğitler. Dikkatli olun.

Ah.

Bezit Evet.

Bu defa seni benim elimden kim

kurtaracak bakalım?

>> Saldıralım mı?

>> Bu sefer işi sağlama alacağız.

Bırakalım da biraz daha yaklaşsınlar.

Gel

bana gel bezi.

Namemiz Budin sarayına ulaşmış mıdır?

>> Şimdiye dek ulaşmış olmalı.

Hazırlanın.

Gelenler var.

Macarlar

Gelenler var. Gelenler var.

>> Gelenler var. Hati

>> kalkan kuru yiğitler.

Macar Şöal

kim ol Ali Bey?

>> Macar kralı Matias olmalı.

Yiğitlere söyle yolu açsınlar

>> ama Şehzadem

>> başka bir diyeceği mi var Ali Bey?

Alperen açın yolu.

Siz gelmeyin.

Matias'a şehzademizin yola çıktığını

bildirdim hünkarım.

>> Hala

>> ola ki şehzademizin başına yolda bir şey

gelirse Allahu alem ayağa bir taşa

takılıp da düşerse yahut kendini bilmez

bir avcının menziline dahi girse

>> Bosna seferini erteleyip tüm kudretimle

Macarın üzerine yürüyeceğimi yazdım.

Nkar?

>> Lakin hala aklını bir şeyler kurcular.

Nedir?

>> Başlayınım.

Şehzademizin Budine'e gideceğini

bildirdik. Eyvallah. Yolun tehlikelerini

de biliriz. Amenna. Lakin Şehzade

Bayazit'in Budine'e hangi yoldan

gideceğini Matias nereden bilecek?

Bu kadar sana eşlik etmek istedim.

Şehzade Bayazit.

>> Siz mi istediniz yoksa Sultan Mehmet Han

mı emretti?

Babanın yarı tehdit içeren mektubunu

aldım.

Ama gelme sebebim Sultan Mehmet değil.

>> Nedir öyleyse? Belki öleceksin,

belki de esir düşeceksin.

Bunları bilmesine rağmen tereddüt

etmeden yine de gelen kişinin

neye benzediğini görmek istedim.

>> Benim bu yoldan geleceğimi nereden

bildin?

>> Çünkü bazılarımız karanlık yollara

girmeyi sever.

Tehlike ve o bilinmezlik

ağzılarımızı cezbeder.

Senin yerinde ben olsaydım

ben de bu yolu seçerdim.

>> Ya öteki mevkiden gelseydim.

>> O yollarda seni öldürmek için bekleyen

askerlerim var.

Korkak bir şehzade bekleyen

kana susamış askerler.

Buraya gelme amacım

>> bunları konuşacak çok zamanımız olacak.

Budine varıncaya dek aile yolumuz var.

Haydi ağla. Haydi haydi haydi. Barutla

geldi. Kalk kalk kalk. Çabuk.

Haydi

haydi

haydi haydi ağla. Haydi haydi haydi

haydi haydi çabuk çabuk çabuk indirin

barutları. Hadi hadi

>> hadi hadi

>> hadi.

>> Barutları aldılar içeri.

Hadi hadi gel

>> hadi hadi oğlum. Hadi gel ver.

>> Hadi biraz çabuk hadi. Vakit yok. Haydi

>> tamam.

>> Umarım anlamazlar.

Sakin ol Fedri.

Birazdan görürsün.

Haydi

>> haydi aslanlarım. Haydi

>> az kaldı. Hadi hadi hadi hadi hadi hadi.

>> Hünkar Hanım emrettiğiniz gibi tüm

topları ve dayı malzemeleri Niş

kalesinden dilin attığına naklettik.

>> Ya kalenin tertibatı. Hazırlık görüldü

değil mi?

>> Beli hünkarım satılmış ağa noksansız bir

oyun tertipl

iş becerdin Sarca. Var olasın.

>> Haşa hünkarım.

Biz yalınuz sizin emirlerinizi yerine

getirdik.

Lakin

aklıma bir şey takılır Hünkarım.

Hadi oyunu başlatalım. Çok çok çok çok

çok.

Bum.

Ben sana demedim mi çopur? Buraları

yakarım demedin mi çopurum? Demiştin.

Demiştin de bu patlama benim aklımı

başımdan aldı.

>> Ya bu nedir arkadaş ya? Hep yakalım,

yıkalım, patlatalım ya. Şuraları da bir

çiçek bahçesi, gül bahçesi yapalım demez

mi insan? Allah aşkına ne olur ya?

>> Yok yok yetmez. Yetmez. Bu kadar borç

yetmez. Bize daha fazla fıçı lazım. Daha

fazla borç lazım.

>> Duram dur kendine gel. Üzüne dön.

Yakacak makacak patlatacak hiçbir şey

kalmadı. Fıçı mıçı yok hiçbir şey yok.

Zerreyi, miskali kadar hiçbir şey yok.

Ben yemek tanesi kadar karlım adı.

Karlım adı

>> yok mu lan?

>> Yok. Hiç mi yok?

>> Hiç yok. Hiçle yok. Arasında hiçbir fark

yok. O zaman fırla. Çabuk git. Ne kadar

gaz suyu buluyorsan kap da gel. Çabuk

fırla. Daha fazla duman olması lazım.

Dumanın çökmemesi lazım. Çabuk fırla. Şu

sakallarımı da bir duman koyayım. Bu

bana faydası olsun. Olur mu? Lan yürü

git. Yürü git. Hadi fırla.

Cehenneme hoş geldin Fatih Sultan

Mehmet.

Vladın bir saldırı yapacağını nasıl

tahmin ettiniz?

Biz Vlad ile birlikte büyük

Enderun'da.

Talimde hepsinde yan yanaydık.

bilhassa

satrançta Ah.

Nasıl ki o benim hamle hamlelerimi önden

bilip tedbir aldı. Ben de onun

hamlelerini bilirim.

Mesele rakibin hamlesini bilip de karşı

hamle yapmak değildir. Asıl mesele

ona başka bir yol bırakmamaktır.

Dirine hattına taşıdığımız

Emrime kadar onlar gömülü kalsın. Varsın

düşman.

Cenk meydanına topumuz olmadan

çıkacağımızı sansin.

Emrü ferman kudretle hünkarımızındır.

Yeah.

Seni hede çağırdığımı bilirsin değil mi?

Sadaret makamına

yakışmayacak iş ettim.

Sizin yanınızda duracak iken

şehzadenizin yanında durdum.

Ne için ettim?

Devlet için hünkarım.

Devlet için

Şehzade Bayazıt'a bir şey olursa de

ben devletimi düşünmem mi? Şehzademi

ilk göz ağrımı düşünmem mi? Haşal

sudanş.

Sen de kalsın

sultanım.

Sadra azamlığın gereğini yapacağına dair

sana inanç beslediğimden değil.

Sultanım, orduyu Hümayun'un içinde

tefrika çıkmasın diyordur.

Sadra azam-ı ekber olarak

yeni bir vazifeye çıkacaksın.

Emre münkarım yanına karasi sancağını

alıp Dirina hattındaki Bosna kalesine

hücum eyleyeceksin.

Kale düşecek. Ordu yürüyüşe çıktığı

vakit önümüzde bent badre kalmayacak.

Sultanım orası bosna en tek kalesidir.

Öyle birkaç şahz.

Bu benim

şehadet vazifesidir.

Benim sadrazamlığımı siz değil.

şehadet alacaktır. Elhamdülillah.

Devlet-i Aliye'ye hizmet için

yaşayan her Adem

bunu istemez mi ki?

Madem ki

şehadet bizi bekler,

öptüm,

başım üzüne koydum.

Devletimiz payahitar,

sultanımız var olsun.

Allah sizden razı olsun.

હ

Şamil Bey.

Bayı Bey, ben Salur ve Ferhat'ı alıp

girişteki kefereleri halledeceğim. Sen

de diğer kardeşlerimizle beraber prensin

odasını bulasın.

Eyvallah Şaber Bey. Rastgele kardeşim.

Hadi kardeşlar kardeşim bari.

Mustafa yiğitler

haydi

>> Osmanlı'nın bu kez kurtuluşu yok

>> doğru. Bosta, Macarlar, Hırvatlar,

Arnavutluk neredeyse tüm ordular

birleşti.

Haydi Yğitler.

He

he

Ahmet

ahızlar

sultanımız hem canını hem de malını

bağışladı.

Büyük bir iç savaşın içindeyken seni

destekledi, tahta çıkarttı. Lakin sen

ilk fırsatta yılanlığını ettin.

Hayır

hayır

bildiği gibi değil.

Kabar bizi tespit etti. Mecbur kaldık.

Şimdi ne oldu?

Şimdi ne oldu? Er gibi meydanda

ölecekken sen ne yaptın? Hainlik yapıp

oyun kurdun.

>> Lakin hiç hesap etmedin. Sultan Mehmet

Han bu adamı gelir yatağından alır.

>> Kellesini diyar diyar gezdirir demedin.

Dur dur abım.

Kar biraz benim yani

hır atmalı. Nikolas onları kabul etti.

Ben de mecbur kabul etmek zorunda

kaldım. İstersen bir mektup yazarım

ikisini de buraya getirtelim. Sotağımıza

götürürüz.

Mustafa şunun kellesini çuvala koy.

Hakanımıza götüreceğiz.

>> Emrin olur beyim.

zahmet etmeyesin.

Zira

Karadağ prensi Ivan da

Hırvatı Nikolas da öldü.

Sultan Mehmet Han hıyaneti affetmez.

Ne sebeple bilir misin? Çünkü bir kez

satan her vakit satar. Ol sebepten

hükmün bellidir.

Daveti kabul etmekle iyi etmedik

Şehzadem.

Bu iş o vadide bitmeliydi.

>> Bu satlarla değil sözümüzle çözeceğiz.

Vazifemiz budur. Evreninos Bey.

>> Baba dede size kılıç çekip öleceğini

düşünüyordum. Oysa esirimiz olmayı

seçti.

>> Yanılıyorsun.

O cesur bir şey Sadı. korktuğu için

değil,

vazifesini yerine getirmek için buraya

geldi.

Ama artık eserimiz

ve artık Macar Krallığı

yarım asırlık garantiye sahip

ve elimizde bir Osmanlı şehzadesi var.

>> Osmanlı'nın bir şehzadesi vardı.

Konstantinos'un elinde esirdi.

İsmi

Şehzade Orhan.

Ama onun esareti bile Konstantinopol'ün

kaderini değiştirmeye yetmemişti.

>> Bu da ne demek? Eksel.

>> Mehmet kendi elleriyle şehzadesini bana

gönderdi.

Sence babam bana bu kadar güvenir miydin

Nador?

Bilmem eksansları

bunun ne önemi var ki?

>> Unanoş bana asla bu kadar güvenmezdi.

>> Babanız sizi feda etmek istemezdi. Hepsi

bu.

>> Mehmet Bayazit'i bilerek gönderdi.

Eğer onu esir tutarsak

seferini bizzat buraya yapacak.

Ona cesaret edemez.

Ayazet'i bize kurban olarak gönderdi.

Ayazet de bunu biliyordu

ama yine de geldi.

>> Kurbanlar kesilmek içindir ekselasları.

>> Kurbanlar kesilmek içindir. Nador

haklısın.

Peki Yaşo

Namlu Akıncı Beyi

>> en az bir askerimizin katili. Efsane

olmayı hak ediyor

>> ama yaşarken efsane olunmaz.

Ha illa olmak istiyorsa

önce ölmesi gerek.

Destur

padişah-ı Ali Osman alem pena Fatih

Sultan Mehmedan Hazretleri.

Ah.

Ey orduyhun,

ey gaziler,

ey Serdarlar.

Arnavut prensi Leha,

Hırvatı Nikolas, Karadağ prensi Ivan. Bu

üç prens bizim bile ahit kıldılar.

Hükmümüzü tanıyıp sancağımıza girdiler.

Ama

ilk fırsatta

düşman ile iş tutup yılanlık ettiler.

Sandılar ki görmeyiz.

Sandılar ki bilmeyiz.

Bilmezler ki

Osmanoğlu

ihanetin üzerine sabır ile yürür.

Sabrın sonunda ise zağlı pusat gibi

başlarına iner.

Cümle Cihan bilsin ki biz ne kelle

peşindeyiz ne de toprak.

Bizim tek davamız var. O da ilahi

kelimetullah.

>> Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu

ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.

Allahu ekber. Allahu ekber.

>> Her kim ki düşmanla bir olur.

Kim ki bize ihanet eder.

Kim ki devleti aliyenin gölgesinde

büyüyüp gölgesini inkar eder?

Kesik başı otağımın önüne gelir.

Benim gölgeme ihanet eden

güneşi bir daha göremez.

Allah

Allah

çay

çay Allah çay

çay

çı

Allah

Allah

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.