All language subtitles for La mort du cygne (1937)-tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Özel çabaların geleneksel mirası...

ve gelip geçici olanlar ki iz bırakmadan yok olurlar...

en narin mimarilerin elle tutulmaz tozu: DANS...

Çeviri: nutuzar

Hadi ama Mariette, öyle burun çekme.

Teşekkür ederim, çocuklarım.

Hadi bakalım Grosse Souris, bu akşam Nenette la Roche'un yerine sen çıkacaksın.

Oh, harika!

Hadi çabuk çocuklar. Sahneye.

Bak, sanırım göğüslerim çıkmaya başladı.

Ne şanslısın! Keşke benim de çıksa.

O kadar zor değil ki. Dur, bak.

Ooo, bu ondan bile güzel.

Pekala, ikişerli sıra olun ve sessizlik.

Anlaşıldı mı?

Hadi, makyajınızı yapın bakalım.

Eee, söylesene, dansçı ablanı seçtin mi?

Matmazel Bertrand.

Matmazel Bertrand mı?

Benim cumhurbaşkanı olma ihtimalim, onun dansçı olma ihtimalinden daha fazla.

Peki ya seninki?

Kolları o kadar uzun ki...

sokakta elleri birbirine dolaşmasın diye eldiven takması lazım.

Evet ama bana bütün eski makyaj kalemlerini veriyor.

Anlıyorum. O da bir şeydir.

Tabii canım, hayatta başının çaresine bakacaksın.

Peki ya sen, Rosie?

Ben Matmazel Beaupre'yi isterdim. O kadar güzel ki...

Peki nasıl dans ediyor!

Aman Tanrım, o ne güzel danstır öyle! Baş balerin Matmazel Beaupre...

Aşağısı kurtarmaz yani. Kabul etti mi sence?

Onunla konuşmaya cesareti bile yok.

Aptal şey. Hadi git, tam zamanı, kulisinde.

Sen gitmezsen ben gideceğim.

Madam, dışarı çıkabilir miyim?

Mayoyla tuvalete gidilmez.

Ellerimi yıkamak için...

Yıkanmak için değil. Hadi, acele et.

Neyin var senin?

Neyin var?

Mösyö Berrier'ye yakalandım.

Neden?

Çünkü aşıyı koluma yaptırdım, o da görünüyor.

Oysa bir dansçı her zaman kalçasından aşı olur.

Böylece kimsenin ruhu duymaz.

Hadi gel, dert etme. Hayatta daha neler göreceksin.

Matmazel, merhaba.

Ne istiyorsun?

Benim dansçı ablam olur musunuz?

Senin dansçı ablan mı?

Lütfen, ne olur.

Elbette olurum. Adın ne bakalım?

Matmazel Neron'un sınıfından Grosse Souris, mavi bölüm.

Çok güzel. Bir yıla kalmaz kadroya alınabilirsin.

Ama çok çalışman lazım, bilesin.

Çok cesur bir kız.

Sen ne arıyorsun burada? Hadi, çabuk geç bir köşeye.

Bekle beni.

Yapmayın madam, o benim yeni küçük kızım.

Ha, bunu mu buldun?

Buraya gelmeye iznin olmadığını biliyorsun. Ama, onu azarlamayın.

Bir dansçı abla hediyesini mutlaka verir.

Ne istersin? Şık bir gala tütüsü mü...

saçına bir kurdele mi, yoksa şeker mi?

Sizin dans ederken giydiğiniz patikleri istiyorum.

Dün Giselle'dekileri mi? Neden? Onlar lime lime oldu.

Hatıra olarak saklamak için. O kadar güzeldi ki.

Çok naziksin.

Ah, imzalayın benim için.

Tamam, çabuk, uzat kalemimi.

İşte oldu. Hadi bakalım, şimdi fırla.

Hadi, hadi. Seni Madam L'nin yanına bir de tavsiye notuyla götüreceğim.

O zaman göreceksin.

Ayy, saçım!

Ne oldu? Orada, şeytan.

Aptal, o gerçek şeytan değil.

O Mösyö Bernne, çok iyi biridir, seni gidi.

Sen de amma korkaksın. Şeytanmış!

Perdeye bir dakika!

Perdeye bir dakika!

Burada şeytandan korkan bir velet var.

Mösyö, şeytandan korkan varmış.

Jul, bana Marguerite'in mücevher kutusunu getir.

Hemen.

Rosie, eve dönsene artık.

Sence bu bir hayat mı bizim için...

böyle bekleyip durmak? Söylesene, hayat mı bu?

Ah ah, ne meslek ama!

Bu işe devam etmene izin veriyorsam...

rahmetli babanın vasiyetine saygımdan.

Hep sahnede olmayı hayal ettin. Yemeye, uyumaya vaktin kalmadı.

Al bakalım, sevdiğin gibi hardallı mayonezli soğuk dana etin.

Oh, harika! Biliyor musun, kendime bir dansçı abla seçtim. Tahmin et kim?

Benimdir herhalde, ne de olsa ben sana yetmiyorum artık.

Anne, biliyorsun operada her birimiz baş dansçılardan birini dansçı abla seçer.

Ben de Matmazel Beaupre'yi seçtim.

E, al işte oldun şimdi iki anneli.

Seni seviyorum, biliyorsun. Ama şimdi entrechat falan yapma.

- Entrechat mı? - Evet, işte böyle.

Evet. Hadi etini ye, entrechat'yı başka zaman yaparsın.

Bak, bana patiklerini hediye etti.

Ah! Oh, ne güzel, zaten yeni bir çifte ihtiyacın vardı.

Biliyorsun, masraflı oluyor bu iş.

Bunlar hepten eskimiş.

Tabii ki, bu bir hatıra.

Dün Giselle'i bunlarla dans etti.

O kadar güzeldi ki... Herkes ağladı.

Umarım bu akşam da Faust'u dans ettiği patikleri getirmezsin eve, ha?

Burası eskici dükkanı değil.

Bak, kayısı reçeli var.

Üzerine kavrulmuş badem de koydum.

Hayır anne, teşekkür ederim, doydum.

Çok uykum var.

Ah! Olamaz! Allah kahretsin!

Büyükannenin saatinin yerine...

Çevresi 540 m olan...

ve bir kenarı diğerinden 20 m fazla olan...

bir dikdörtgenin alanını bulunuz.

Hey Rosie!

Görev panosunu gördün mü?

Yönetim, Kuğu'nun Ölümü'nü Beaupre olmadan sahneleyecekmiş.

Olamaz! Peki kiminle?

Bilmiyorum.

Alanı... yüzeyin alanı...

Matmazel, sizi dans provası için almaya geldim.

Prova için.

Sessizlik.

Çalışın.

Size söylüyorum, bu imkansız.

Matmazel Beaupre'nin yerini kimse dolduramaz.

Kuğu'nun Ölümü onun zaferidir.

Söylesenize, gitmeli mi şimdi?

Bu bir hakarettir.

Onun yerinde olsam operadan ayrılır, Casino de Paris'e girerdim.

Sonra da öyle büyük bir skandal çıkarırdım ki...

Yönetmen bunu kolay kolay unutamazdı. Aman Tanrım.

Sen ne anlarsın bu işten?

Bırak da büyükler konuşsun, değil mi?

Yalancı...

sırf canımı sıkmak için söylüyorsun.

Pis yalancı!

Bak şuradaki annenin suratına, nasıl bir halde.

Hadi ama, bunun için canını sıkma.

Bana burada her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar.

Operaya çakılı kaldım sanıyorlar ama göreceğiz bakalım.

Ah, bunda çok haklısın.

Dansçı ablam.

Canınızı mı sıktılar?

Hayır canım, bir şey yok. Bir şey yok.

Varyasyona hazır mısınız?

Lütfen.

Madam Celestine provadan hemen sonra kostüm provası için çocuklarla sizi bekliyor.

Tam bir skandal, Kuğu'nun bütün kostümlerini değiştiriyorlar.

- Yok canım! - Vallahi!

- Ama neden? - Söyleyemem.

Şuna da bakın hele, şu sivrisineğe bakın.

Kalçası o kadar küçük ki...

Dans ederken kesin külotunu düşürür bu.

Yine de biraz var.

Pardon. Hadi gülümse çabuk.

Hadi, acele et.

Üzerine tam otursun. Merhaba küçük. Merhaba.

Nathalie Karine'i gördünüz mü, Kuğu'nun Ölümü'nde Beaupre'nin yerine geçecek olanı.

Felaket!

Benim gençliğimde, yurt dışına yıldız diye gidenler Fransızlardı.

Yemin ederim, sanki artık dans etmeyi unutmuşuz.

Gündelik makyajını yap.

Hayır madam, bu ruj değil, dudak çatlakları için merhem. Bu akşamki gösteri için...

Akşam yemeği yiyip 7.30'da geri dönmek için anca vaktiniz var. Hadi bakalım.

Burada durmayın.

Yarın sabah Le Bourget'ye gelecek olan Karine'e...

çiçek vermek için ikiniz görevlendirildiniz.

- Yaşasın! - Ah, gidemem matmazel.

Nedenmiş o?

- Nezle oldum. - Bu bir kapris.

İkiniz de bu iltifatı ezberleyin.

Çok iyi! Bak!

Dinle beni ahbap, benden sana bir tavsiye...

nezleli gibi görünmek istiyorsan pirinç pudrasını şöyle bir çek içine.

Yok canım, sağ ol. Ben Le Bourget'ye gitmeyi tercih ederim.

Dinle Coco...

eğer o yabancıya çiçek vermeye gidersen, aramızdaki her şey biter, anladın mı?

Matmazel, Paris Ulusal Operası büyük yeteneğinize...

saygılarını sunmaktan mutluluk duyar.

Matmazel, Paris Ulusal Operası...

- Matmazel opera... - Sinirimi bozuyorsun!

Sen de beni sinir ediyorsun artık! O bilmemne çok iyi dans ediyor olabilir.

Hatta senin o Beaupre'nden bile daha iyi.

Neden olmasın ki?

Asma suratını öyle.

Bir görseydin Karine'i Le Bourget'de, o kadar genç, o kadar nazikti ki...

Sen her şeye hemen tav oluyorsun zaten. Her neyse, beni asla etkileyemezsin.

Pembe bölüm. Gelin buraya çocuklarım, size yeni bir adım göstereyim.

Gelin, yaklaşın yavaş yavaş.

Duymadınız mı yoksa?

Kuğu, Cuma akşamı büyük bir galayla sahnelenecek.

- Gerçekten mi? - Evet.

Ve Karine de deli gibi çalışıyor.

Matmazel Beaupre de ön gösteri olarak Giselle'de dans etmeyi kabul etti.

Ben buna gururlu olmak derim.

İkisi de Cuma öğleden sonra sahnede prova yapacak.

Kalbim yerinden fırlayacak. Kulisin oradan her şeyi göreceğiz.

Bütün o yaşlı abonelerden çok daha iyi göreceğiz. Harika valla!

Karine de, o kılıksız, üstü başı dökülen patronla birlikte.

Hadi çocuklarım, hazırlanın...

varyasyonunuza başlayın.

İfade, işte böyle.

Toto.

Ah, affedersiniz.

Ah be ahbap, patron burada olmasa kan gövdeyi götürürdü.

Mösyö, bu böyle gitmez, değil mi? Devam etmek istemiyorum.

Matmazel, rica ederim.

Şu vahşi kedinin dansını bir görebilseydim.

Ah dur, bir fikrim var.

Yukarı, sahne üstüne tırmanalım.

Orası en ön locadan bile daha iyi.

Ne arıyorsunuz burada? Yasak olduğunu biliyorsunuz.

Hadi yallah! Aman Mösyö Dudu, kovmayın bizi.

A evet, ne iyi olur Mösyö Dudu.

Pekala, bir kerelik olsun ama uslu durun da başım belaya girmesin.

Kıpırdamayın sakın.

Oo, yerimiz çok iyi.

Daha hızlı.

Hayır, hayır, çok daha hızlı.

Her zaman bu tempoda dans edin...

şeytan gibi hızlı lütfen.

İyi böyle.

Berbat.

İyi dans etmek, bedeninle delirmektir.

Sayın direktör...

sanatım ve bu kurum için o yabancının önünde dans etmeyi kabul ettim...

ama herkesin içinde benimle alay etti.

Burada utancımdan öleceğime operadan ayrılırım daha iyi.

Bu akşam tam vaktinde sizi bekliyor olacağım.

Rejisör...

Evet.

Evet, çiçekler, ikisine de. Eh, bu küçük hikayeyi düzeltmek zorunda kaldık.

Hiçbir ehemmiyeti yok.

Zavallı Rosie, ilk defa kantinde yemek yiyoruz, onun da tadını çıkaramıyor.

Evet, orası doğru. Bu kadar dert etme kendine ahbap.

Aman, kabullen gitsin. Hayat bu.

Burası kantin mi yoksa kreş mi?

Bunlar çocuk balerinler.

Bir kahve.

Prova çok geç bittiği için evlerine gidemediler.

Prova mı? Hiç sorma.

Ne kavgaydı ama.

Hayır, bilmiyorsunuz. Beaupre istifasını verdi. Ah, hiç de onu suçlamıyorum.

Ben olsam, Ulusal Müzik ve Dans Akademisi'nin...

benim şahsımda hakarete uğramasına asla izin vermezdim.

Biz burada dans etmeyi öğrenmek için Karine'i beklemedik herhalde.

O bir casus, ne arıyor burada?

En başta ne işi var ki burada?

Ben biliyorum o Karine'in ne işi olduğunu.

Öldürmeye geldi.

Savaş çıkarmaya, cumhurbaşkanını öldürmeye.

Aptal!

O daha çok Beaupre'yi öldürmeye geldi.

Hesabım! Çabuk, Beaupre kulisinde beni bekliyor.

Beni götürün Madam Celestine.

Ama kurallar...

Dansçı ablamı görmem lazım.

Görmeliyim, görmeliyim.

Ben onu geri getiririm.

Aman Tanrım, hepimizin sinirleri altüst oldu.

Size zavallı Fareciği getirdim.

Kahrından hasta oldu. Bana gelince, lokma boğazımdan geçmiyor.

Gel bakalım küçük...

sizi bir saniye yalnız bırakayım.

Doğru değil, değil mi?

Söyleyin matmazel, gitmiyorsunuz.

Bu gece son kez dans edeceğim.

Bu doğru olamaz. Mümkün değil.

Olabilir, olabilir.

Peki ya ben, sizsiz ben ne yaparım?

Sen büyük bir dansçı olacaksın.

Gitmeyin.

Geri dönmeyeceğim. Zaten istifa mektubumu da gönderiyorum.

Sizsiz opera...

Bekleyin...

bırakın dans etsin.

Göreceksiniz, rezil rüsva olacak.

Gidiyor musun? Git...

Matmazel...

benim tek büyük dostum sensin.

Hiçbir şeyin yok.

Kendine gülüyorsun.

Hadi, kaldırın.

Hadi beyler, şurayı kapatmak lazım. Gelmek üzere. Hadi.

Düşüp bir yerini kırmasın.

Amin.

Durum ciddi. Muhtemelen bacağı kırıldı. Çabuk bir ambulans çağırın.

Sanki dans etmiş gibi toz toprak içindesin.

Ne haltlar karıştırdın yine, ha?

Sen kendine bak.

Dinle, Kuğu'nun Ölümü.

Delirdin mi sen?

Buradan sahneyi asla duyamayız.

Sana ne oluyor? Aklını mı kaçırdın sen?

Dans ediyor.

Bir tahta eksilmiş!

Hayır...

hiçbir şey yok...

hiçbir şey kalmadı.

Ne fark eder ki? Ne?

Az önce ne olduğunu duymadınız mı? Sahnede çok ciddi bir kaza oldu.

Ambulans bekliyoruz. Karine düştü.

Sakin olun. Gidin giyinin.

Ne yapıyorsun burada Rosie? Bilmiyorum.

Saint-Cloud'ya mı gidiyorsun? Evet.

Hadi ye, seni annenin yanına bırakacağım.

Peki...

o...

öldü mü?

Bacağını kırdı.

Bir dansçı için bu, ölümden beter.

Zavallı kız. Zavallı Karine.

Dansçı ablam...

artık gitmeyeceksiniz.

Kimse sizin yerinizi almayacak.

Dans edin...

dans edin...

dans edin!

Anne!

Anne!

A, sen miydin?

Biliyor musun, merak etmeye başlamıştım.

Bu akşam sana elmalı kan sosisi sakladım.

Hayır anne, sağ ol.

Uyusam olur mu?

Kaç gündür ağzına lokma koymuyorsun.

Seni çok yoran şu opera yüzünden. İzin istemelisin.

Anne, eğer dans etmeseydim sıkıntıdan ölürdüm.

Anlıyorum ben ne olduğunu.

Bu bir sindirim meselesi. Müshil alman lazım. Dur, sana bitki çayı yapayım.

Anne...

Ne oldu?

Aklımda bir melodi var.

Bir melodi mi? Ne melodisi?

Kuğu'nun Ölümü.

Canımı acıtıyor.

Onu duymak istemiyorum artık.

Ondan kurtulmam için bana bir şeyler söyle.

Olamaz, sen delirdin mi?

Çocukluk yapma.

Artık ninni söylenecek bebek değilsin.

Ah! Yine şu opera aklına takıldı, değil mi? Hadi, uyu artık.

İyi uykular.

Kapağı kim açtı?

Ben açtım.

Ben.

Çabuk oturun yerlerinize.

Sayın direktörün ziyaretini beklerken dersinizi tekrarlayın.

Günaydın küçük kızlarım.

Günaydın.

Günaydın matmazel...

Sayın Müfettiş.

Sevgili çocuklarım...

dün akşam sahnede değerli arkadaşınızın başına gelen kazanın...

nedenleriyle ilgili soruşturmayı sonuçlandırması için...

Müfettiş Beye hepinizin yardım etmesini rica ediyorum.

İçinizden ilginç...

özel veya...

şüpheli bir şey fark eden var mı?

Gelip hiç çekinmeden bana söylesin.

Bütün gün sahne amirliğinde olacağım.

Korkmayın. Henüz kimseyi yemedim.

Soruşturma, olayın takipsizlikle sonuçlanmasına karar verdi.

Malzeme bozulması. Ahşap, nemin etkisiyle oynamış.

Takozlar kendi kendine kaymış olmalı.

Kapak, dansçının adımlarının altında açılmış.

Sabotaj ihtimali inanılmaz görünüyor.

Bu, zavallı Karine'in hasta beyninin bir uydurması.

Nasıl yani?

Kötü. Enfeksiyon kaptı. Kan zehirlenmesinden korkuluyor.

Sen ne arıyorsun burada bakayım?

Kaybol buradan. Hadi çabuk, sınıfa.

Duydunuz mu, Karine'in durumu çok kötüymüş.

Madam Celestine, Madam Lor'a çok çok ağır bir hastalığı olduğunu söylüyordu.

Hani şu... 1, 23, 7 olan...

Aa evet evet, 7'yi biliyorum.

Evet, istersen öyle olsun ama her halükarda belki de ayağını kesmek zorunda kalacaklar.

Ve eğer...

o...

Nesi var onun?

Neyin var Rosie?

Ya Karine...

ölürse.

Atlı karınca, sıra sende Rosie.

Gülümse biraz.

Günaydın matmazel.

Birkaç güne kalmaz aramızdan ayrılıyorsunuz.

Ne zaman dans edebileceğim?

Dans?

Doktor...

dans...

dans...

O zaman...

bırakıp ölmeme izin verseydiniz.

Matmazel...

harika bir performans sergilediniz.

Zavallı Roise, bu aralar seni biraz ihmal ettim.

Avluda bekle beni, eve bırakırım.

Oh evet!

Sevgili dostum, bu akşam buraya getirmeyi başardığım...

sömürgeler doktoru arkadaşım Jacques Moutier'yi takdim etmeme izin verin.

Memnun oldum mösyö, matmazel.

Ben sadece bir yabanıyım.

İltifat etme alışkanlığımı kaybettim.

Büyük yeteneğiniz için...

size tüm hayranlığımı dile getirmeme müsaade eder misiniz?

Dans salonu hanımlara yasaktır.

Söylesenize, biz hanım değiliz, biz dansçıyız.

Kaybolur musunuz? Hadi!

Rosie, bu akşam benimle döneceksen, eşyalarımı toplamamı bekle.

Beni eve bırakıyorsun ya...

Affedersiniz, giyinmem lazım.

Çıkışta sizi beklerler.

Sevgili dostum, sizi kaçırmak istiyoruz.

Ama olmaz, ben hiç dışarı çıkmam ki.

Her sabah Maison'daki provalara yetişmek zorundayım.

Ve çalışmayan bir dansçı bitmiş demektir.

Matmazel, çok iyi anlıyorum.

Ben de kendi ormanımda olduğumda pek dışarı çıkmam...

ama bugün için bir istisna yapıp küçük partimizi şenlendirmenizi rica ediyorum.

Peki, bir kereliğine olur.

Sevgili büyük sanatçı, bu akşam sizi görmek ne büyük bir mutluluk.

Biliyorsunuz, bu evde her zaman kendi evinizdesiniz.

Ve en büyük arzum sizi eğitmen olarak işe almak.

Teşekkür ederim sayın direktör.

Ama artık kendim dans edemediğim için başkalarını çalıştırmakla ilgilenmiyorum.

Dizinden. Ah zavallı, ne büyük bir talihsizlik!

Ah, Matmazel Beaupre seni istemedi, ha.

Dur bakalım, bekle beni burada.

Hadi, sabret biraz.

Yarım saate kalmaz seni annenin yanına bırakırım.

Ah, Matmazel Beaupre'nin kostümü.

Az önce Karine'i gördüm.

Kuğu'yu yeniden görmek ona dokunmuş olmalı.

Bir daha asla dans edemeyecek.

Bu, onun için bir işkence.

Bir görseydin, artık işe yaramayacak patiklerine nasıl baktığını.

Onları kendisine geri göndermemi istedi.

Yarın okula giderken bunları ona bırakır mısın?

Otobüsten inince, elden teslim et, tamam mı?

Matmazel...

Matmazel Karine...

beni operadan Madam Celestine gönderdi.

Matmazel...

Hala burada mısın? Beni mi gözetliyorsun?

Şey, Madam Celestine size selam söylememi istedi.

Ah, affedersin.

Eski patikler için ağlamak da ne aptalca.

Bunu anlayamazsın sen.

Anlarım.

Ben de bir dansçıyım.

Dansçı...

mavi bölüm, Matmazel Neron'un sınıfı.

Ne seviyedesin?

İki turlu piruet, entrechat...

Demek dansçısın.

Dinle beni.

Bu gece bir dans rüyası gördüm. Bak.

Uzun bir hastalıktan sonra bir dansçı...

kendini birdenbire çok ama çok güzel bir manzarada bulur.

Birkaç adım koşup, arabeskler yaparak dans etmeye başlar.

Piruetlerle büyük bir enerji patlaması yaşar ve sonra hüzünle durur.

Çünkü hala zayıftır.

Anladın mı? Dans et bunu bana. Sen, dans edebilen sen.

Bence yapabilirsin.

Şu melodiyle deneyelim bakalım.

Coğrafya ödevim...

Çok iyi.

Biraz daha şevkle. Dinle, adın neydi?

Rosie.

Teşekkür ederim, Pembe Rosie, benim için çok şey yaptın.

Sıkıntıdan ölüyordum, çünkü bir daha asla dans edemeyecektim.

Şimdi anladım.

Artık senin gibi çocuklarla ilgilenebilir, onlara içimde ne varsa verebilirim.

Teşekkürler.

Söylesene, büyük haberi duydun mu?

Hayır. Hangisi?

Son dakika bombası.

Ne var? Ne olmuş?

Karine ile birlikte çalışacağız...

çünkü operaya dans öğretmeni olarak dönüyor.

Ah, tabii ki, zavallı kadın, o sakat bacağıyla yapabileceği tek şey bu.

Demek ki onunla...

Somurtuyorsun.

Karine'den korkuyorum. Korkuyorum.

Ah bir bilsen Rosie, Clara ile ben tahmin ettik.

O kapağı açan sendin, değil mi?

Dinle, bunu asla kimseye söylemeyeceğiz, özellikle de bir yetişkine tabii ki.

Bak, yemin ederiz...

yemin edip tükürürüz.

Bilmiyorum ama kimseye söylemesek bile...

onun topalladığını görmek canımı acıtıyor. Anlıyor musun?

Biliyorum senin derdini.

Vicdan azabı çekiyorsun. Kendini cezalandırman lazım...

O zaman geçer mi?

Dur, ceza bulmanda sana yardım ederiz.

Kantinde üç kere kuru bezelye isteyeceksin.

Hayır, bir daha asla aynaya bakmayacaksın...

Hayır canım, bu çok zor, asla yapamaz.

Hayır, her gün bir saat topallayacağım.

E, şimdi de topallıyorsun. Ne oldu sana?

Ah, ne yaptığım sizi hiç ilgilendirmez.

Ama neden böyle söylüyorsun? Bana surat mı asıyorsun?

Ah, tamam, anladım.

Geçen akşam seni tamamen unuttum, zavallı küçük kadınım.

Ah, affet beni.

Bundan sonra mavi bölümü büyük Nathalie Karine yönetecek.

Onu memnun etmek için elinizden geleni yapın.

Eee, sahi tahta bacağı olduğu doğru mu?

Kilise değil tabii ki.

O yüzden bu kadar uzun bir elbise giyiyor demek.

Aa, baksana ne kadar gençmiş.

Büyükler bar egzersizlerine...

küçükler kol hareketlerine geçsin.

Mösyö Pin.

Adın ne?

Herkes bara geçsin, arabesk tekrarlıyoruz.

Tamamdır. Teşekkür ederim matmazel.

Gördün mü ahbap?

Bu alanda daha iyisi yapılamazdı.

Gelin çocuklarım, size yeni bir baleyi açıklayacağım.

Ne var?

Topallıyorsun. Ah, sana başrolü vermek istemiştim. Kraliçe Arı.

Önemli değil matmazel, artık topallamıyorum.

Öyle mi? Sen de kovana kargaşa sokan yaramaz sinek olacaksın.

Anlaşıldı matmazel.

O zaman diğerleri, arılar, pozisyona.

Arılar mı?

Bundan daha iyisi can sağlığı canım.

Peki ya biz?

İşçiler. Bize de bu yeter.

Şık bir bale olacak, ha.

Artık topallamıyor musun?

Dans etmeden duramam ki.

Ama sen matmazelin dans etmesine engel oldun.

Ona bunu söylememeliydin. Bu çok adice.

Ne yapayım? Kraliçe ben olmadığım zaman gıcıklık yapmadan duramıyorum.

Evet ama biliyorsun, kimseye söylemeyeceğimize yemin etmiştik.

Tükürerek tabii. Bir daha bir şey söylemem ama bu haksızlık.

Biliyor musun anne, yeni bir bale yapacaklarmış.

Kraliçe Arı ben olmayacağım.

Kraliçe sen olmayacak mısın?

Kızım figüranların arasında mı? Ama bu çok komik.

O Kraliçe Arı'dan daha zarif olacak.

Ama ben bale dağıtımında hiçbir rol oynamıyorum madam.

Figüranların arasında... Bir Pavlova, gerçek bir Pavlova.

Evet madam, dehasının farkında olmadığı için daha da hayranlık uyandırıcı.

Zaten bunun için her şeyi yapıyorum.

Gerçekten de öyle madam.

Hoşça kalın madam.

Yaramaz sivrisineklerin Kraliçe Arı'dan daha yetenekli olması garip.

Gerçekten de olağanüstü.

Poposundan asılı kalmak için pek yetenek gerekmiyor.

Mösyö Turpini, Madam...

bir an için girmeme izin verir misiniz?

Clara bayılmak üzere.

Madam Bichou, 13 yaşında, size tuzları vereceğim, bekleyin.

Ne oldu benim küçük lahanam? Bekleyin.

Ne var? İyi değil misin?

Alın, alın lütfen. Kendi eviniz gibi davranın.

Al. Hayır. Beni sallamayı kes, midem bulanıyor.

Eğer yeteneğine göre rol verilseydi, bu başına gelmezdi.

Bütün bale Rosie içindi.

O, matmazelin gözdesi.

Her şeyi bir bilse.

Ah, aman Tanrım! Aman Tanrım!

Ne aman Tanrım'ı? Hiç.

Sen benden bir şey saklıyorsun, ha?

Hayır canım, biliyorsun annene her şeyi anlatabilirsin. Hadi, anlat da rahatla.

Ne?

Bunu asla kimseye tekrarlamayacağına yemin eder misin?

Sana demirle ve ateşle yemin ederim.

Ne?

Eee Rosie, ne bu surat?

Dünkü başarından sonra dansçı ablam dansımı izlemeye bile gelmedi.

Dansçı ablanın başka işleri vardı.

Dansçı ablam, sizi kaybettim sanmıştım.

Hayır, sadece meşguldüm.

Meşgulsünüz ama artık çalışmıyorsunuz.

Nasıl yani?

Her gün çalışmayan bir dansçının bittiğini çok iyi biliyorsunuz.

Oh! Şimdi de ahlak dersi mi?

Ablacığım, kızmayın.

Ama çok iyi dans etmenizi istiyorum. Birinciliği korumak lazım.

Bunun için neler yaptığımı bir bilseniz.

Ne saçmalıyorsun sen?

Hadi ama. Hayatta danstan başka şeyler de var.

Hayatta danstan başka şeyler de mi var!

Peki başka ne var o zaman?

Büyüyünce anlarsın.

Yapayalnızsın?

Canını mı sıktılar?

Dansçı ablam artık dans etmeyi sevmiyor.

Kimseyi sevmeye zorlayamazsın.

Kendin sevmekle yetinmelisin. Sen dans etmeyi seviyorsun, dans edebiliyorsun.

Ne güzel bir hayatın var.

Yarınki sınavından başka bir şey düşünme. Geçmen lazım.

Ne yapıyorsun Rosie?

Sınavıma çalışıyorum.

Dinle anne...

sınavımdan sonra beni almaya gelir misin?

Ah, imkansız. Çok işim var. Bir elbise teslim etmem gerekiyor.

Ya kalırsam?

O zaman da rahmetli babanın senin kariyerin konusunda yanıldığını söyler...

benim gibi terzi yaparım seni.

Anne, dans etmeme engel olmazsın, değil mi?

Bu nefes almama engel olmak gibi bir şey.

O zaman bir an önce kadroya alınmaya bak. Bu dans işi çok masraflı, biliyorsun.

Bir atölyede olsan, şimdiden para kazanıyor olurdun.

Sadece dans var, sadece dans...

Benim eski kapağım.

Aman Tanrım, nasırlarım!

Ayaklarımdan istifa ediyorum, dayanamıyorum artık.

Her patiğinin içine bir dilim dana eti koy, daha iyi gelir.

Eee ahbap, bende pirzola var.

Herkesin sınavı çok iyi geçsin, çok parlak olsun.

Sonuçlar açıklanmadan buradan ayrılmak yok. Mümkün değil.

Böyle bir günde, yapılacak en iyi şey rahat bir yer bulup oturmak.

Hepsi çok heyecanlı.

Eğer sadece yetenek söz konusu olsaydı, ben Cocotum için endişelenmezdim.

Ama kayırmacılık var.

Matmazelin gözdesi hep Rosie. Onu kesinlikle birinci yapar. Bu işin sonu belli.

Buna dayanamam. Her şeyi anlatırım.

Her şey neymiş?

Çok şey biliyorsunuz galiba?

Hayır hayır. Ben öyle dedikoducu bir kadın değilim.

Neyse ki, ben sır küpüyümdür.

Bana her şeyi anlatabilirsiniz. Peki, aramızda kalsın.

Oh, bu inanılmaz.

Ama bir şeyler yapmak lazım.

Tanrım, ne olur geçeyim.

Tanrım, ne olur dans edeyim ama çok ama çok iyi.

N'olur Tanrım!

Benimle birlikte.

Matmazel Karine'in yanına Rosie, seni çağırıyor.

Matmazel, Rosie'i kayırmakta çok haksızsınız.

Sizi ömür boyu sakat bırakan kazanın sebebi odur.

Bu doğru değil, değil mi?

Sen mi?

Neden?

Dansçı ablamla dalga geçmiştiniz.

Sizinle dalga geçilmesini sağlamak istedim.

Sen...

sen benim en iyim...

Neden bana hiçbir şey söylemedin?

Neden dostluğumu suistimal ettin?

Operadan atılmaktan korktum.

Yaşın kaç?

12.

Yargılanacaksın.

Islah evine gideceksin.

Matmazel, bana istediğinizi yapın.

Dans etmeme engel olmayın. Dans etmeden yaşayamam. Ölürüm.

Ben her gün dans etmediğim için ölüyorum.

Affedin!

Gerçek bir dansçı bunu affedemez.

Matmazel...

Matmazel, sınavıma girebilir miyim?

İstersen gir.

Kaydını silmek için artık çok geç.

Sonra da raporumu yönetime sunacağım.

Gidebilirsin.

Artık bitti, her şeyi biliyor.

İhanet eden sensin.

Balo akşamıydı...

annemin kollarındaydım.

Midem bulanıyordu.

Tek başıma gittim. Aman Tanrım!

Hem sonra, sadece anneme söyledim. Ne fark eder ki?

Biliyorsun, ne zaman bir yetişkini kendi meselelerimize karıştırsak...

her zaman bir drama yol açabilir. İşte bu kadar fark eder. Seni gidi budala.

Sensin budala.

Hiçbir şey söylemeyeceğine yemin etmiştin.

Evet, ama sen de her gün topallayacağına yemin etmiştin.

Doğru.

Annem de asla kimseye söylemeyeceğine yemin etmişti.

İşte böyle.

Sıra sizde.

Aman Tanrım! İçime bir şey battı. Ah.

Matmazel Durant ve...

Sıra benim Cocotumda.

Hadi, annelerin garajında sessizlik.

Üzgünüm, külotum düşüyor.

Dinle, çabuk, çabuk, bana broşunu ödünç ver.

Her gün külotunu düşürüyorsun.

Ona yaptıklarından sonra broşunu sana vereceğini mi sanıyorsun?

Matmazel Battu, Souris, Bijou, hazırlanın.

Dinle çabuk, çabuk, düşüyor, düşüyor, çabuk, kötü not alacağım. Broşun.

Yaptığın şey harika.

Matmazel Battu, Souris, Bijou, sahneye.

Rosie'i tekrar çağırın. Gel Mösyö Gris.

Evet, düştün. Bu iyi.

Pekala, şimdi oy verelim.

İyi iş çıkardım mı... Siz...

Mahvoldum. Beni ihbar edecek.

Annene söyle. Burada değil.

Matmazel Beaupre kulisinde, yukarı çıktığını gördüm.

Dansçı ablam, gidip ona söyleyeceğim, beni kurtarır.

Hadi, git, acele et.

Matmazel, açın kapıyı. Çabuk açın.

Dansçı ablam, bir suç işledim.

Sizin için, siz dans edin diye öldürmek istedim.

Şimdi de beni hapse atacaklar.

Korkuyorum. Korkuyorum.

Korkuyorum. Açın kapıyı.

Aman aman Rosie, ne oluyor sana? Bu gürültü ne, delirdin mi sen?

Biliyorsun ki koridorlarda gürültü yapılmaz. Hadi ama.

Matmazel Beaupre burada değil.

Hayır kızım, burada değil.

Evlenmek için bir yıl izin istedi.

Evet, sanırım bu temelli bir izin olacak.

Artık dans etmeyecek mi...

Bitti mi?

Evet, bitti. Artık dans etmeyecek.

Ama bu olamaz. Mümkün değil.

Onu görmem lazım. Ona söylemem lazım...

Peki yavrum, onunla konuşmak istersen evine git.

Ah, Saint-Cloud'da. Evet, Saint-Cloud'da.

Hanımlar, biraz sabır, sonuçlar bir saate asılacak.

Nereye gidiyorsun?

Madam Lor seni arıyordu. Yönetimden isteniyorsun.

Yönetimden mi isteniyorum?

Yakalandım.

Opera'nın etrafında polisler var.

Beni hapse atacaklar.

Hapse mi?

Dans etmeden yaşayamam.

Yaşayamam.

Yaşayamam.

Dinle, bodrum katlarına saklan...

Grange Bateliere'e kadar in ve kaç.

Grange Bateliere mi?

Evet canım, biliyorsun işte.

Opera'nın altından, beşinci bodrum katından akan nehir.

Dinle, su kenarını takip et, bütün Paris'i geç ve güzel bir çayıra varacaksın.

Bana inanabilirsin, bunu bana büyüklerden biri söyledi.

Hadi, acele et. Ne bekliyorsun?

Hoşça kal.

Se...

Sonuçlar.

Bekleyin, bekleyin.

Opera için kötü oldu, ne kaybettiğini bilmiyorlar.

Rosie'yi görmediniz mi?

Hayır, her yerde onu arıyorum.

Rosie. Rosie.

Rosie'i görmedin mi? Her yerde onu arıyoruz.

Kaçmak için Grange Bateliere'e binmiş.

Aptal! Grange Bateliere'e binilmez ama orada boğulunabilir.

Boğulmak mı?

Rosie...

Rosie...

Rosie...

Rosie...

Rosie...

Rosie...

Rosie.

Her yerde arıyoruz.

Beni istemişsiniz sayın direktör.

Rosie evine dönmedi.

Hiçbir şey anlamıyoruz.

Evinde mutluydu halbuki.

İstediği her şeye sahipti.

Ah, o tuhaf bir çocuk.

Onu hiçbir zaman tam olarak anlayamadım.

Bakın, sınavı yüzünden kendini yiyip bitiriyordu.

Kalsa, onu azarlamazdım bile. Mesleğini değiştirirdim, olur biterdi.

Yani, bu kadar kahrolacak bir şey yoktu. Sınavı çok parlaktı.

Geleceği güvence altında.

Siz bir şey fark etmediniz mi matmazel?

Hayır. Davranışları kusursuzdu.

Peki ya siz madam...

Rosie'i en son gören sizsiniz.

Ah sayın direktör...

çocukların aklından geçenleri bilmek için sizden de benden de...

hatta bütün yönetimden de akıllı olmak lazım.

Sayın direktör, Rosie'in bir arkadaşı var, söyleyecek ilginç şeyleri var gibi görünüyor.

Konuş bakalım...

Rosie. Evet, kaçtı.

Korkuyordu.

Belki de Grange Bateliere'de boğulmuştur.

Rosie... Rosie.

Rosie.

Oh, sen ne yapıyorsun burada?

Grange Bateliere'i arıyorum. Nerede olduğunu bilmiyor musunuz?

Ama üzerinde oturuyorsun, yavrucağım.

- Üzerinde mi? - Evet.

Dur, dinle.

- Bu ses o mu? - Elbette.

Beni götürün... Korkuyorum.

Ödümüzü kopardın.

Gidip yönetime haber vereceğim.

Bu çocuğu asla anlayamayacağım. Sana ne oldu böyle?

Hiçbir şey. Sınavının sonucu, ilgini çekmiyor mu?

Artık bir anlamı yok.

İkinci kadroya geçtiğini öğrenmenin tepkisi bu mu yani?

Acele et, matmazelin dersine hala yetişebilirsin.

O ikinci kadrodaki öğrencileriyle devam ediyor.

Çok derin.

Bu zavallı Rosie'i asla bulamayacağız.

Hey sen! Başımızı belaya mı sokacaksın?

Ah, Rosie...

canım arkadaşım.

Ben de seni Grange Bateliere'in ta dibinde boğuldun sanmıştım.

Grange Bateliere...

Ah be canım, etrafı parmaklıklarla çevrili bir delik orası.

Boğulmak imkansız.

Ama büyükler bana öyle söylemişti...

Ne yani, büyükler senden daha mı...

Senin o suratınla şaşmamak gerek.

Sahi mi, sen önce kendi tipine baksaydın.

Rosie!

Demek...

ortaya çıktın!

Haydi yerine geç.

Kimsenin genç birini yolundan alıkoymaya hakkı yoktur.

Beni affet.

Dans, tüm bu küçük hikayelerimizin üzerindedir.

Çalış, seni artık olamayacağım o dansçı yapacağım.

Hadi, dans et.

Teşekkür ederim matmazel.

Bar egzersizleri lütfen.

Gülümse.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.