Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kaanım. Ya ne kokusu?
Şu merdiveni tutkalsın.
Tamam. Her şeyi yanınıza alın.
Hangi cehennemdeyiz biz?
Hangi yöne gidiyoruz?
Önce biraz yürüyüp sonra araçla on dakikalık yolumuz var. Dostum sen ciddi
misin? Zaten bir saattir bu ıssız yerdeyiz.
Ne oldu Teks?
Şimdiden yoruldun mu? Kapa çeneni.
Hadi ama. Kuzey dedim.
Hadi dostum burası buz gibi.
Yürümeye devam edin.
Bunu kazanmaya hazır mıyız?
Uyku çantası.
Bek.
Floride 'ye dönmek için sabırsızlanıyorum.
Bu koku da ne?
Tarım.
Tarım. Fazla abartmadım mı?
Onlar sadece çocuk.
Ölüm gerçek bir bilimdir.
Herkes binsin.
Güzel araç.
Hanımlar önden.
Pislik herif.
Ben arkaya geçiyorum. Kokteylleri içmeye.
Tamam bu sefer beni kandırdın.
Birkaç saat sonra paradaki bakır oksit vücut soğutuyla reaksiyona girecek.
dokusuna parmak izi bırakmak vücudun uzun zamandır buraya bırakıldığı
yaratacak. Akıllıca bu çocuklar başlarına ne geldiğinin farkına bile
varamayacaklar.
Bunun hakkını bilmem gereken var mı?
Onlar uzun zaman önce asitle yıkandılar.
Bir süre önce şirketimizin suçlu rehabilitasyon programında
Milli park ortasında cesetleri öylece bırakamazsın.
On üçüncü yeri bunun için ideal bir nokta.
Bilimsel bir projeden çok acemi birliği eğitim kampına benzeyecek. Ne yazık ki
çoğu suç muhalle misafiri pek sevmez. Öğrencilerimiz zor bir görev bekliyor.
Neyi?
İşte bunu. Hiçbir şey.
Vahşi yaşam bunun neresinde?
Larry, bu işe nasıl bulaştın? Şartla tahliye.
Öyleyse senin ilk hapishane seferi değil.
Burası hakkında bilmemiz gereken bir şey var mı?
Burası toplama kampının çirkin ikiz kardeşi.
Şaka bir yan ha. Burada geçmişte çok kötü şeyler oldu.
Harika. Yeni bir dimortunuz oldu. Neyimiz?
Afet sonrası ceset toplama birimi.
Yürü be Daniel.
Nasıl kötü şeyler?
Bilmiyorum. Etrafa bir bak bakalım. Senin tahminin benimkinden iyidir.
Aman Tanrım. Cehenneme hoş geldiniz.
Sürücü Larry Jessup. Onu istediğin iletişim sistemini kurması için tuttum.
yardım edecek. İhtiyacın olduğunda ona güvenebilirsin.
Larry Jessup.
Tam kendisi.
Şoförünüz, aşçınız ve her türlü işiniz benden sorulur. İletişim akillerini şarj
etmeni isteyebilir miyim?
Tamam.
Ero 'yu geçirdiğine hoş geldiniz.
Adli stajyer programında mevcut eğitimlerin yapılabildiği sadece iki yer
Arazi içerisinde her grup bir noktaya konuşlanacak. İyice inceleyin.
Bazılarınız entomolojide çalışacak. Diğerleri jeoloji ve toksikoloji
uzmanlıkları göz önüne alınarak işlettirilecek. Bu oldukça hassas bir
Adli bilim dimort stajyerliği uçak veya tren kazaları sonrası adli
incelemelerden farklıdır. Kaza mahalli inceleme düzenlemesi burada işe yaramaz.
13 ırıyı geçidinde şu anda ıssız ve burası bataklıklarla çevrili.
Eğer ikinci sayfayı kontrol ederseniz üst temel kabin olduğunu göreceksiniz.
Biri yemek ve ekipmanlar, diğeri konaklama, bir diğeri de takip ve
için. Burada telefon çekmiyor. Bu yüzden size telsiz verilecek. Her çalışma
bölgesi birbirinden ayrı kamplarda kurulduğundan gruplar arasında hiç
olmayacak.
Sorusu olan?
Yok mu? Güzel.
Eşyalarınızı alın. Burada tekrar buluşacağız.
Galiba ayrı takımlardayız.
Böylesi dahil. Sen sadece patolojide kopya çekersin. Peki Yaşar?
İmin olduğum tek şey buranın bir sıçan dili oldu. Bu seri bir katille bir günü
geçirmek gibi olacak.
Yok yok yok. Etleri şu tarafa koy. Burası mutfak değil. Onu bırak sonra
çantası için geri gel.
İçinde ne var? Nereden bileyim? Ben şoförüm. Sen eşyalarını bırak ve tekrar
Girin ama bir şeyi ellemeyin lütfen.
Altyazı M .K.
En lanet o.
Kahvaltıya kadar hazır oluruz.
Olmalısınız da bu cesetler morga geri gidecek.
Yataklar sadece uyumak için.
Birden fazla kişi aynı yatakta yatarsa kırılır.
Şaka mı bu? Şaka.
Şakaydı değil mi?
Ne bekliyordun Megan?
Yatsının üstünde şişek mi? Evet öyle.
Sanırım ben bunu alacağım.
Buranın yerleriyle dost olmayı mı başladın? Yemeğimiz o.
Profesör komuta merkezine gitmemizi istiyor.
Bu bir zamanlar kediymiş.
Daniel yatağına çoktan birini atmış bile.
Saat 11 .20. Daha evvel bildirilmiş gruplarınıza katılın.
Ötsüz alanlarda çalışacaksınız.
Kişisel radyo kullanım kesinlikle yasak.
Sadece takımı dışındaki kişilerle konuşanlar değil, partneri de
olacaktır. Yarın Yüzbaşı Veneziano ile birlikte kimyasal analizin başında ben
olacağım. Çok soğuk olacak.
Bütün gece çalışmanız gerek. Suçlular adli bilim adamlarının hayatlarını
kolaylaştırmak için Havai 'nin mükemmel sahillerini tercih etmez. O yüzden buna
alışın. İyi şanslar.
Şu arkada girdiğimiz hapishaneyi gördünüz mü?
Her kim orada kalmışsa insanların telaş içinde bırakıp gideceği kesin.
Kendimi nasıl bir cehenneme soktun böyle?
Dönet olsun.
Dostum bu sadece uygulamalı sağ sınıf. Evet.
Sadece biraz klostrofobin var o kadar işte.
Erkek gibi davran.
Neden çeneni kapatmıyorsun?
Ölmek için daha kötü bir yer bulamadın.
Saat 11 .55.
Topraktan kanıt kalıntısı bakıyorum. Mineral ve kurumuş kan gibi görünüyor.
Hazır mısın?
Evet.
Larvalar. Bu soruşturmamızın ilk ayağı.
Kosacaksan çalılıklara git. Yoksa kanıtları bozarsın. İyiyim ben. Yok bir
15 milimetre. Yani bir hafta önce ölmüş.
Bak. Pupa oluşumu.
Şimdiden erişkin sinik oluşumuna girmişler bile.
C grubu larvaları toplamanız ve tüm alan analizi için hazırlamanız gerek.
Ne kadar zamanımız var? Bütün gece ama poponuzu kaldırın. Üç saat içinde güneş
batacak.
Bu arada ikinci bay Nova Gret 'in kurtmasından ötürü yüzde altmışa
Biraz da bana yaz lanet nafi subayı.
Hey! Evet.
Burayla ilgili bilgin var değil mi?
Niye? Söylentileri duymuşsundur. İyi bir kodesi.
Ölüm cezası almış mahkumların tek yol bileti. Devlet onların üstünde çılgın
testler yapmış.
İlk önce su kanallarına ilaç katmış ve daha kötüsü vakti gelmeden kadınlar
yapmışlar. Burada hiçbir şey yaşamıyor hiç kimse.
Ne söylemeye çalışıyorsun?
Tavuklarımdan tam iki tanesi kayıp. Belki de uçup gitmişlerdir.
Bu bilimsel bir incelemeye bayıcıyız. Öğrencilerimin gece yarısına kadar
çalışmalarını istiyorum. Onlardan biz sorumluyuz. O yüzden eğer gruplara yemek
dağıtırsanız çok memnun olurum.
Sadece renkli bayrakları takip edin.
Evetleri. Yaz kampına hoş geldin.
Vay canına.
Lanet olsun ne yapıyorsun?
Lanet olsun.
Nasıl gidiyor?
İşte.
Bu paradaki sıvılar... ...cesedin üzerinde iz bırakmış.
Bu da bize cesedin ne kadar süredir... ...burada olduğunu söyleyecek.
Analiz mi ediyorsun?
Evet.
Bir avuç... ...terseri kolej çocuğuna... ...dadılık yaptırıyorlar bana.
Hapishanede kalmalıydım.
Yüce Tanrım.
Hey, hey, hey, dur, dur, dur. Kanıtları bozabilirsin.
Arka tarafta çalıştığınızı sanmıştım. Ceset markerlarınız nerede?
Şu an birinin üstündesin. Gördüğün gibi biz kendi bölgemizdeyiz. İki cesediniz
mi var?
Bunun gibi tıbbi bilimlerde insana başını beklenmedik şeyler
gelebilir.
Dinle bebeğim ben ne gördüğümü biliyorum.
Bir ceset daha var. Kadın gibi.
Yaklaşık 200 metre ilerideki harap binada. Bana inanmıyorsan gidip kendin
A grubu hiç kimseyle konuşma izniniz yok.
Bay Jessop size söylemiştim. Bu bilimsel bir sınav.
Şu anda adli tıp işleminin ortasındayız. Profesör Tomkis burayı terk etmenizi
istiyor.
İstersen ben gidip bakabilirim.
Önden buyurun.
Ne dersin?
Sizinkilerden biri mi?
Hayır.
Profesör Tomkin, tamam.
A takımı dinliyorum.
Araştırma için üç kadar raya leşlediniz değil mi? Evet, neden?
Şey, bir tane daha bulduk. Beyaz bir kadın, yaşı otuzla kırk arası.
İmkansız. Geri dön ve meslektaşlarına desinler.
Anlaşıldı mı?
Ne?
Ne var?
Ne?
O kıpırdadı.
Aptal. Ama o... Bay
Crefton, takım liderlerinize bilgi verin. Bay Jessup, üste rapor verin.
Burası cehennemden önceki son durak.
Çürümenin ilk safhası.
Seneklerin kadavra üstüne yerleşebilmesi için ısı 11 derecenin üstünde olmalı.
Ayrıca salsa gibi poker oynayıp margarita yapıyorlar.
Baksana ben bir şey gördüm.
Bak.
Kustuğun için zaten notumuzu düşürdüm. O yüzden bu kıtmı doğru yapalım olur mu?
Neyse, sineklerin kadavra üstüne yerleşebilmesi için ısı 11 derecenin
olmalı.
Aa, neyse ki telsiz de ucuza kaçmamışlar.
Larry haklıydı. Bizim bölgede bir kadın cesedi var.
Gidip baksak mı acaba?
Önce buradakinin analizine başladık. Yani ilk olarak buradakinin ölüm
bulalım, ona da sonra gidip bakalım.
Tom kesin iki tane olacağını söylememişti.
Profesörün tarzı bu.
İşleri zorlaştıracak bir şeyler yapar.
Onun en iyi olmasının ve bizim de burada olmamızın sebebi de bu zaten.
Ona mı tanışalım yani?
Telsiz gitmiş hayır.
Burada kendi başımızda olduğumuzu söyledi.
Ayrıca bize hep ne der?
Adli bilim sabır ve özen isteyen bir analizdir.
Doğru.
Kötü adamları nasıl yakalayacağımız detaylarda saklıdır. O yüzden neden
kadınımıza konsantre olmuyoruz? Çünkü bu stajı ihtiyacım var. Hepimiz Pıralı
Üniversite 'ye gidemiyoruz değil mi? Ya onları bulmamız gerekiyorsa?
İbaniğin geçen sene ne olduğunu söylediğini hatırlasana. Peki madem bu
endişelendim bunu al ve inceleyeceğimiz bir şeyler bul. Beş dakika içinde geri
dön.
Burası beni ürpertiyor.
Tam orada dur.
Hey hey dur dur dur. Kanıtları bozuyorsun.
Lanet olsun bunu yapma.
Tamam dostum.
Neye bakıyorsun?
Arkanı kolla.
Bu da ne demek şimdi?
Bilmiyorum.
Bunun içi boş baksana.
Bunun pili bitmiş.
Benimki de bitmek üzere.
C takımı ölçümleri almanızda daha ne kadar var?
Efendim rap yüzde doksan beşini.
Telsizlerimizin şarjı bitiyor.
Kampa dönüp değiştirelim mi?
Üste geri gelin. Anlaşıldı. Geliyoruz.
Tırnakta kumaş parçası buldum.
Gidelim de şu şarj işini halledelim.
Hadi kalk.
Sen de gördün mü?
Yemin ederim oradaydı.
Turuncu hapishane formalı biri vardı.
Ne? Betul 'u mu?
Lerin 'in içtiğinden mi aldın sen?
A grubu A grubu kamp üstüne geri gelin tamam.
A grubu B grubu beni duyuyor musunuz?
Larry hangi cehennemdesin sen?
Profesör?
Profesör?
Allah 'a emanet olun
Yüce Tanrım burada kadavra elektroforezinin ortasındayım.
İkiniz yalnız bırakayım mı?
Al bakalım.
Telsizler neden çalışmıyor? Bir şey bulamadın mı?
Ayrıca vücut sıvısı da bitti.
Duydun mu?
Evet.
Muhtemelen birileri ortalıkta dolaşıyordu. Sıvı sonuçlarıyla
karşılaştırmam gerekiyor. Ama galiba bu ceset on iki saattir burada.
Daniel Mack siz misiniz?
Garip.
İyi misin?
Çıkar beni.
Çıkarsana beni buradan.
Çıkar beni buradan.
Dur ne oldu?
Korkma. Derin bir nefes al. İyi olacaksın.
Nereye gidiyorsun?
Nereye bakıyorsun dostum? Bir şey yok orada.
Profesörü görmeye gidiyorum. Hayır dostum beni yarı yolda bırakamazsın.
bırakmıyorum Petrik.
Kendine gel bu her zaman olur. Geçecek.
Haydi amacız.
İnanamıyorum sana.
Orada bir şeyin hareket ettiğini gördüm dostum.
Beni burada bırakamazsın.
Lanet olsun.
Tanrım. Aman Tanrım. Gel benimle.
Hadi. İmdat.
Gel. Hadi gel benimle.
İyileşeceksin. Tamam. Tamam. Sorun yok. Kalk. Kalk. Hadi.
Tamam. Hadi.
Hadi. Otur şuraya. Otur.
Tamam. Sakın şoka girme. Sakın. Tamam.
Dinle. Uyuma tamam mı? Uyuma sakın. Sakın uyuma tanrım.
Tamam.
Bak biraz acıtacak tamam mı? Bana bak. Uyuma sakın.
Sakın uyuma.
Cevap verin.
Cevap verin.
Cevap verin.
Profesör. Daniel.
Kimse yok mu?
Kate yaralandı. O iyi değil.
Hayır. Lanet olsun.
Hayır.
Sakın uyma.
C grubu A grubu beni duyuyor musunuz? C grubu A grubu cevap ver tamam.
Hangi cehennemdeydin sen? İletişim sistemi tamamen çöktü. Monitörler
Çocukları buradan çıkartmalıyız hemen şimdi.
Gerçekten mi? Bu kararı neye dayanarak verdin?
Bir şey beni takip etti. İnsan gibi hareket ediyordu. Ama hayvan gibi ses
çıkartıyordu. Kafamı çarptım ve dışarıda soğukta öylece yattım. İzimi kaybetti.
Bu ayrıntıyı öğrenince bunu Veneziano 'ya bildirdim. Her şeyden haberi var.
korkutmaya çalıştığını düşünmüştüm. Askeri deneylerde insan DNA'sıyla
öfke dolu bir yaratık yapmışlar ve belki de burada birini bıraktılar ya da
belki de kaçtı.
Ama her neyse bu korkunç bir şey. Gerçekten korkunç bir yaratık var
inanılmaz bir şey.
Peki şimdi ne oluyor? Seni mi kovalıyorlar?
A grubunun bulduğu ölü şey onlardan biriydi. Biliyor musun?
Senin bu etrarkeş zırvalarından gerçekten bıktım.
Profesör sen akıllı bir adamsın. Ama burada kalırsak bir şey öğreneceksin.
Şimdiye kadar ne öğrendim biliyor musun? Senin işini yapmadığına.
Telsizlerden hiçbiri çalışmıyor.
Benimle gel.
Ne oluyor?
Jeneratör de gitti.
Sistem kısa devre yapmış olabilir.
Ne oldu burada böyle?
Ne mi oldu? Bak şu şey döküldü ve onları eritti.
Evet işte böyle bir şey oldu.
Kendi kendine mi döküldü?
Şuna bak.
Lanet olası kabloları ne hale getirmiş. Bu benim hatam değil ki. O pisliği oraya
ben koymadım. Benim endişelendiğim o şeyin içinde nasıl bir şeytanlık oldu?
Benim de esas endişelendiğim senin bir moron oldun.
Evet biliyorum. Telsizlerin çalışmıyor.
Larry değiştir şunları.
Size kaybettiğiniz zaman için ekstra süre vereceğim. Bu Bay Cesup'tan küçük
hediye.
Çalışacak mı?
Tamam. İşimize dönelim.
Bunu tamir etmeliyiz.
Git monitörlere bak.
Hemen nereye?
Kapıyı aç. İçeri girmemiz gerekiyor.
Herkes nerede?
O kadavralardan biri etrafta yürüyor.
Ne dedi o?
Kadavralardan biri canlanmış.
Ne?
Bu da ne böyle?
Sence bunu bir hayvan mı yaptı? Benim bahsediğim profesörden yana. Bize oyun
oynuyor. Tepkimizi görmek istiyor.
Hadi birkaç örnek alalım.
Mikroskopta bakalım.
Hayvan değil.
Nereye gidiyorsun?
Rab hadi ama.
İçgüdülerimi izlemeliyim. İçimden bir ses buradan uzaklaş diyor.
Ben ekranda bir şey görmedim.
Senin yüzünden bu sınavı iptal etmem gerekebilir. Ağaçların arasında bir şey
gördüm.
Siz ikiniz ne zaman isterseniz gidebilirsiniz.
Çığlıklar duydum. Çığlık atılıyordu.
Dinle. Aşırı tepki gösteriyorsun.
Tamam mı?
Bu cesetlerle ilk kez çalışırken verilen normal bir tepkidir.
Bak dostum biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz.
Hey çocuklar. Neden otobüse binip de eve dönmüyoruz?
Kaanım! Ya ne kokusu?
Ne? Ne?
Ne?
Silah mı?
Onu bana ver. Gidip bakayım.
Otur yerine.
Burada daha güvenlisin. Sence o dandik tabanca sana yardım edebilir mi? Çünkü
benim gördüğüm zaten bir ölüydü.
Bunu duydunuz mu?
Eee dostum. Dışarıda ne gördün? Sana söyledim kolej çocuğu. Ben ölü birini
gördüm. Ve etrafta dolaşıyordu. Ben gidiyorum.
Hayır hayır dostum. Beraber şansımız daha yüksek olur. Beraber olursak ve
takılırsak birlikte direnebiliriz.
Bay Jessup buradaki bütün öğrencilerimi güvenliği riskte. Şimdi dışarı çıkıp
onları bulmaya gönüllü müsün? Özellikle bütün ekipmanları bozduktan sonra. Hayır
mı?
O zaman onları bulana kadar gözünüzü kulağınızı dört açmanızı öneriyorum.
Hey hadi.
Kapıyı açın.
Neler oluyor?
Rob nerede?
Senin ne olduğunu sanıyordum dostum. Sığlıklar duyduk. Megan nerede?
Ben nereden bileyim? Belki de ilk saldırıya uğrayan onlardır.
Saldırı mı?
Bu da ne demek oluyor? Kim saldırıya uğradı? Hey! Ne demek? Hadi!
Kendi başının çaresine bakabilir o. En işelendiğim de bu zaten.
Kesin artık tamam mı?
Birbirinizle kavga etmeniz ne Megan 'ın ne de başkasının işine yarar. Ben hala
bu pisliğin söylediklerine inanmıyorum.
Şimdilik dışarıda biri veya birilerinin olduğunu kabul ettiğimizi varsayalım.
Onu bulmak istiyorum.
Gelip Rab 'ı bulalım.
Megs!
Çıkın ateşe!
Açma şu lanet kapıyı. Onu öldürmemiz gerek.
Orada yalnız bir tane olması için dua etsen iyi olur.
İki tane var. Bunu biliyorum. Bana kapıyı açmamanı söylemiştim.
Bu kislik her yerime bulaşıyor. Yaralı değil mi?
Hayır. Silah nerede?
Lanet olsun.
Benzin olduğunu biliyorum.
Bununla yapacağımı biliyorum.
Molotof kokteyli yapıp sonra da... ...okaltığa yakacağım.
Silahımı alacağım.
Evet silah daha iyi.
Evet evet silah daha iyi.
Sen içeri gir ben onu şaşırtırırım.
Onu kapasından.
Profesör! Profesör!
Profesör!
Nereye?
Larry!
Larry!
Larry!
Hadi şuraya bakalım.
Belki silahı benzer bir şey buluruz.
Lanet olsun.
İyi misin?
Bitti. İşi şanslı bırakmam.
Ben de dostum.
Tom Kiss nerede?
Vur beni.
Ölmüş. Vur beni.
Hayır hayır.
Hayır dur.
Yapma.
Biz bunu... O ölü. Yap.
Hadi yap.
Hayır hayır yürü hadi. Yürü yürü yürü.
Hadi.
Daniel.
Megan.
Diğerleri nerede?
Kate ve Rob öldü.
Josh ve Patrick bildiğimiz kadarıyla hala dışarıda.
Al şunu.
Kapıyı kilitle.
Burada buluşuruz.
Peki bu lanet adıdan nasıl kurtulacağız?
Nehri ve dikenli telleri geçmemiz gerekiyor.
Bunlardan kaç tane var?
Bilmiyorum.
Bu benim kanım değil.
Kate 'i ve Rob 'u öldürdüm. Buna... Buna bir iş vurdum.
Tamam.
Tamam. Buradan çıkacağız.
Tamam mı?
Buradan çıkacağız.
Tamam.
O şeylerden biri beni ısırırsa... ...beni kafamda vur.
Hayır, beni dinle.
Böyle bir şey olmayacak.
O şeylerden birine dönüşmeyeceksin söz veriyorum. Tamam.
Bu ne böyle?
Orada.
Silahını tut. Koş. Koş.
Bu Leri.
Leri 'yi öldüreceğim.
Lanet olsun.
Lanet olsun.
Otur peki.
Otuz sekiz.
Hadi.
Hadi.
Hadi. Gidelim buradan çabuk. Çabuk.
Düz kol tak yapmam gerekiyor.
Hadi.
Hadi. Hadi.
Gidelim buradan hadi çabuk.
Bu otobüste.
Caş olmalı.
Gidip dışarı bakacağım. Sen burada kal.
Seni kollarım.
Çok üzgünüm, üzgünüm. İyi misin?
Beni bayağı yakından kaldırdın.
Çok üzgünüm.
Dur!
Orada.
Hadi, hadi!
İçeri girin!
Hadi, hadi içeri girin. Hadi, hadi içeri.
Hadi.
Tamam, yürü, yürü, yürü.
Çıkar bizi buradan.
İnanamıyorum. Başka bir tane daha.
Bekle, bekle.
Evet, güzeliz.
Hadi, dur.
Arkama sıcak. Yürü.
Hadi. Ne yapıyorsun?
Hadi. Hadi.
Hadi. Hadi.
Hadi.
Hadi. Hadi.
Hadi dostum. Yürü.
İzlediğiniz için teşekkür
ederim.
Dikkat et!
Sanırım yaralandı. Petrikin.
Lanet olsun.
Lanet olsun.
Josh. Josh yürü.
Josh! Hadi gidebilir miyiz?
Hadi!
Josh devam et.
Bırakın şunu bakayım.
Lanet olsun.
Merdiven her şerde. Kanamayı durdurmaya çalışacağım.
Dayan.
Hiçbir şey görünmüyor. Dayanmalısın.
Duman gözüme kaçtı. Hiçbir şey göremiyorum.
Yavaşla.
Hayatta duramıyorum.
Yardımı lazım.
Tamam ben iyiyim.
Hadi sen bunu al. Ben onu tutarım.
İyileşeceksin.
Benzin kokusu alıyorum.
Aman tanrım dizim gitti.
Aman tanrım.
Lanet olası dizim gitti.
Dizim.
Bunu düzeltmeniz gerek. Yerine oturtacağım.
İşte.
Şunu altına sok.
Tamam. Üçe kadar sayacağız.
Onu kaldırmamız gerekiyor. Hadi.
Bu taraftan.
Yarın.
Kimse var mı?
Bittim ben.
Helal et olsun.
Ben etrafa bakacağım.
O mermiyi çıkaracağım oradan. Yapma. Şimdi orayı kazımanın sırası değil tamam
mı?
Sana ne yaptığımı her gün hatırlamak için mi onu orada tutacaksın?
İyi bir planmış gibi geldi.
Orada işte.
Bir şey duydum.
Ben dikkatini dağıtacağım.
Sen de yılı koru.
Sen yürüyemezsin tamam mı?
Bak ben bunu hallederim.
Burada bekle.
İyileşeceksin.
Yani soğuk.
Hey pislik!
Tam zamanında.
Hadi.
Tencereyi bulalım.
Otobüsün çarpma sesini duydum.
Başka kurtulan oldu mu?
Hayır.
Daniel çok kan kaybetti.
Ne oldu?
Onu vurdum.
Hey, Profesör Tompkins.
Tertizi denedim ama... Tanrım ne oldu böyle?
Bunu sen söyleyeceksin. Bana o varillerde ne olduğunu ve nasıl deneyler
yapıldığını anlatacaksın. Burası ölüm kampıydı değil mi?
Ben düşük rütbeli çalışandım. Buraya sadece ölüm sırasını bekleyenleri
gönderiyorlardı. Ama iyi gitmedi. Ne oldu?
Ne oldu?
Bir şeyler yanlış gitti.
Onlar şeye dönüştü ama... Ama bu yıllar önceydi.
Sadrım burnumu kırdın.
Orada dört kişiyi kaybettim.
Çocuklarımı. Sen veya buraya hangi kahrolasıca biliyorsa bunu
Profesör.
Yürü, yürü.
Hadi.
Hadi. Anahtarlar nerede?
Anahtarlar nerede?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.