All language subtitles for almanmarxstirner

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu
Would you like to inspect the original subtitles? These are the user uploaded subtitles that are being translated: 1 00:00:10,480 --> 00:00:15,519 Şimdi eee daha önce Bower hakkında 2 00:00:15,519 --> 00:00:23,320 konuştuk. Bruno Bauer eee işte yaklaşık 2 ay önce. Eee sonra Ludwig Ferba 3 00:00:23,320 --> 00:00:29,920 hakkında konuştuk. Bunlar e aslında eee Marx'ın Alman ideolojisinde tartıştığı 4 00:00:29,920 --> 00:00:36,160 ya da haklarında konuştuğu isimlerden eee iki tanesi. Brunno Bauer eee doktora 5 00:00:36,160 --> 00:00:42,840 hocası olması ve eee tanışıklığının biraz daha eee erken ve eee karşılıklı 6 00:00:42,840 --> 00:00:46,760 bir ilişkiye dayanması dolayısıyla Bruno Bağer'le başlamıştık. 7 00:00:46,760 --> 00:00:53,440 Eee Foerbah tabii ki eee özel bir isim. Şöyle ki, eee, yani genç Hegelciler 8 00:00:53,440 --> 00:00:59,399 dendiğinde, e, Almanya'nın, eee, Hegel sonrası düşüncesinde etkin olan bu 9 00:00:59,399 --> 00:01:06,119 isimlerin işte, eee, prensi olarak, gör, teorisyeni olarak görülen kişi Ludwerba, 10 00:01:06,119 --> 00:01:11,200 Bruno Baver ise daha çok o işin eee, işte çevreyi bir arada tutan kişi olarak 11 00:01:11,200 --> 00:01:17,479 görünen birisi. Steener, Max Steiner daha farklı bir figür. eee bu çevrenin 12 00:01:17,479 --> 00:01:22,320 insanı yine. Eee ancak biz eee çalışmamızda 13 00:01:22,320 --> 00:01:30,759 eee yani işte eee Moses H Gürün gibi başka isimler de var. Eee Marx'ın 14 00:01:30,759 --> 00:01:35,799 Almanolojisinde tartıştığı, konuştuğu ya da eee bir de çalışmalarına atıfta 15 00:01:35,799 --> 00:01:40,040 bulunduğu. Onlar hakkında pek bir şey konuşamayacağız. Çünkü işte bize verilen 16 00:01:40,040 --> 00:01:45,640 süre donmuş oldu. Önümüzdeki süreçte belki bunlar hakkında da konuşma yapma 17 00:01:45,640 --> 00:01:50,479 şansımız olabilir. Eee ve Marx'la olan ilişkilerini ya da Marx'ın onları nasıl 18 00:01:50,479 --> 00:01:56,960 kavradığını konuşma şansımız olabilir. Eee Mark Stetiner eee ilginç bir figür. 19 00:01:56,960 --> 00:02:05,079 Eee ama eee Marx'ın hayatında Stener kadar ilginç bir başka figür eee 20 00:02:05,079 --> 00:02:12,480 Joseph eee tamam ismi neydi? Pierre ve Joseph Produn Prodon var. Eee 21 00:02:12,480 --> 00:02:18,480 yine anarşistler eee yani anarşizm tarihi içinde ele alınacak, anarşist de 22 00:02:18,480 --> 00:02:23,440 ekol içinde ele alınacak bir başka isim. Yine Marx'ın doğrudan temas ettiği, 23 00:02:23,440 --> 00:02:29,319 özellikle Londra hayatında temas ettiği Mihail Bakunin var. Eee, dolayısıyla 24 00:02:29,319 --> 00:02:34,560 Marx'ın hayatında, eee, anarşistlerle karşılaşması, 25 00:02:34,560 --> 00:02:40,519 onlarla tartışmaya girmesi ya da onların düşüncelerini, kendi düşüncesinin eee, 26 00:02:40,519 --> 00:02:47,120 çeşitli tutamaklarını oluştururken eee bir uğrak noktası haline dönüştürmesi 27 00:02:47,120 --> 00:02:52,879 eee aslında belki ileride şöyle bir çalışmayı da eee, düşündürebilir. Yani 28 00:02:52,879 --> 00:02:57,959 eee Alman ideolojisinin kahramanları değil de Marx'ın eee anarşistleri diye 29 00:02:57,959 --> 00:03:03,360 de düşünülebilir. Orada Stiner'ı belki daha çerçeveli, daha geniş eee ele alma 30 00:03:03,360 --> 00:03:09,680 şansımız olabilir. Eee Prudon ve Bakin'le birlikte böylelikle Marx'ın eee 31 00:03:09,680 --> 00:03:15,440 anarşistlerle doğrudan olan ilişkisini de eee düşünmüş olma şansımız olabilir. 32 00:03:15,440 --> 00:03:20,159 Şimdi bizim eee Alman ideolojisi çerçevesinde baktığımızda Stetinner'la 33 00:03:20,159 --> 00:03:26,159 olan ilişkiyi eee birazcık Stinner'a odaklanarak ilerletelim. Sonra Marx ve 34 00:03:26,159 --> 00:03:31,200 Schiner'ın eee eee daha doğrusu Marx'ın Schetinner'ı nasıl anladığı ve 35 00:03:31,200 --> 00:03:38,239 Stetinner'ın aslında çeşitli eee anekdotlarla ya da doğrudan eee Marx'a 36 00:03:38,239 --> 00:03:42,760 ilişkin neler düşündüğünü de eee ifade ederek konuşmamızı tamamlamaya 37 00:03:42,760 --> 00:03:49,920 çalışalım. Eee, Maxiner da Carl Marx gibi işte 19. yüzyılda bir isim. 38 00:03:49,920 --> 00:03:54,079 1806-1856 yılları arasında yaşıyor. Yani yaklaşık 39 00:03:54,079 --> 00:03:59,519 bir 50 yıl eee ömrü olan birisi. Aslında adı Max Steiner değil. Lakabı Max 40 00:03:59,519 --> 00:04:05,079 Steiner. Eee, Stetirn ifadesi eee geniş alın 41 00:04:05,079 --> 00:04:11,079 demekmiş. Stinner da geniş alındı denilen eee yani deniliyormuş. Asıldı 42 00:04:11,079 --> 00:04:18,160 Yoan, Kaspar, Schmit. eee, ilginç bir karakter Stinner. Gerçi yani sadece Car 43 00:04:18,160 --> 00:04:22,000 Marmarks değil. Biz Car Marmarx hakkında konuştuğumuz için çok fazla hayatını da 44 00:04:22,000 --> 00:04:27,280 dediklediğimiz için belki de Marx'ın hayatının çok çetrefilli, çok problemli 45 00:04:27,280 --> 00:04:35,919 eee giderek eee yoksulluğa varan bir eee şey eee yaşam eee koşulları altında 46 00:04:35,919 --> 00:04:41,080 sürdürüldüğünü gördük. Maxiner da yani hayatından bahsetmeyeceğim ama eee 47 00:04:41,080 --> 00:04:46,960 Joseph Prodon da eee çok farklı hayatlar yaşamıyorlar. Eee yani 19. yüzyılda 48 00:04:46,960 --> 00:04:53,720 devrimci olmak eee ya da devrimci tahayyüllere gönül indirmek eee birazcık 49 00:04:53,720 --> 00:04:59,120 eee yoksullukla cebelleşmeyi de beraberinde getiren bir şey. Eee yani 50 00:04:59,120 --> 00:05:03,039 zorunlu bir gerekçe değil ama genel olarak böyle bir durum var. 51 00:05:03,039 --> 00:05:08,039 Şin'ın hayatında da böyle bir şey söz konusu. Çok erken yaşta yetim kalıyor vesaire 6 52 00:05:08,039 --> 00:05:13,720 aylıkken sonra işte eee akrabalarının yanında büyüyor. Sonra bir felsefe 53 00:05:13,720 --> 00:05:18,600 hocası tarafından işte eee yüreklendiriliyor ve Berlin'e gidiyor ve 54 00:05:18,600 --> 00:05:22,840 eee Hegel'i doğrudan dinleme imkanı oluyor. 55 00:05:22,840 --> 00:05:31,120 Eee ve eee çalışmaya başlıyor. Eee şeyin eee Stinner'ın hepimizin çok malumu olan 56 00:05:31,120 --> 00:05:35,919 bir eseri var. Türkçeye iki farklı yayınevi çevirdi. Eee, bir ilk olarak 57 00:05:35,919 --> 00:05:40,360 Kaos yayınları çevirdi. Sonra da Ngunung yayınları Stinner'ın kitaplarını 58 00:05:40,360 --> 00:05:46,000 çevirdi. Eee, Nung'tan çıkan kitap benim elimde var. Kaos yayınlarındaki de vardı 59 00:05:46,000 --> 00:05:48,919 ama bir eee herhalde bir doktora öğrencisi ya da yüksek lisans 60 00:05:48,919 --> 00:05:54,520 öğrencisinden geri gelmedi. Eee şeyin eee doğru çeviri olarak kabul edilen 61 00:05:54,520 --> 00:06:00,880 eser Türkçede eee biricik ve mülkiyeti başlığıyla yani uluslararası 62 00:06:00,880 --> 00:06:06,440 üzerine çok çalışan isimlerin kabul ettiği şey bu. Eee eee Biricik ve 63 00:06:06,440 --> 00:06:11,160 mülkiyeti nedenini açıklayacağım birazdan. Eee kitabın İngilizceye 64 00:06:11,160 --> 00:06:18,880 çevrilmesi yani eee 19. yüzyılın sonunda oluyor. Eee, İngilizce İngilizceye 65 00:06:18,880 --> 00:06:25,160 çevrilirken the ego and its oven diye çevriliyor. Bu ilk İngilizce yayının 66 00:06:25,160 --> 00:06:31,240 edisyonu olduğu için ego ve kendisi diye e ifade ediliyor. Bu Kaos Yayınları 67 00:06:31,240 --> 00:06:36,080 tarafından da bu başlıkta çevrilmişti. Aslında bu çevirinin bir problemi var. 68 00:06:36,080 --> 00:06:41,160 Çünkü buradaki ego ifadesi eee psikolojik anlamda ego ifadesiyle 69 00:06:41,160 --> 00:06:49,240 karıştırılıyor. Eee ve egoizm eee dair Stenner'ın çözümlemelerinde bu 70 00:06:49,240 --> 00:06:55,000 psikolojik tınığı yükseldikçe aslında Stetin'dan uzaklaşılmış oluyor. Bu da 71 00:06:55,000 --> 00:07:00,479 bir tür çeviri problemi diyelim. ikinci kez çevrildiğinde İngilizce the unique 72 00:07:00,479 --> 00:07:06,960 individual and their property. Yani aslında unik ifadesi, birinicik ifadesi 73 00:07:06,960 --> 00:07:13,080 çok eee önemli. Çünkü bu aslında eee doğrudan doğruya Schinner'ın eserini 74 00:07:13,080 --> 00:07:20,199 okuduğunuzda karşınıza çıkan indirgenemez, eşsiz eee ifadeleriyle 75 00:07:20,199 --> 00:07:26,800 karşılanabilecek bireyliği ifade ediyor ve onun mülkiyeti üzerine eee bir kitap 76 00:07:26,800 --> 00:07:31,400 var. 1844'te yazıyor bunu. Tabii ki bunu yazmadan 77 00:07:31,400 --> 00:07:36,000 önce başka yollardan da geçiyor Stener. Ama bizim temel olarak bilmek 78 00:07:36,000 --> 00:07:41,280 istediğimiz ya da öğrenmek istediğimiz kitabı bu. Eee bunun dışında haksızlık 79 00:07:41,280 --> 00:07:46,800 etmeyeyin Türkçeye çok sayıda eee bu Stetinner'ın kitabına eleştiriler 80 00:07:46,800 --> 00:07:51,280 geliyor. 1845 yılında Stetinner Stetinner'ın eleştirmenleri diye bir 81 00:07:51,280 --> 00:07:55,560 kitap yazıyor. Bu kitap da Ning yayınlarında meraklısı için isterseniz 82 00:07:55,560 --> 00:08:00,560 okuyabilirsiniz. küçük bir eee yani yaklaşık bir 70 sayfalık bir şey. Bunun 83 00:08:00,560 --> 00:08:06,159 dışında bu konuda uluslararası herhalde Almanya'da yaşıyor olabilir bilmiyorum. 84 00:08:06,159 --> 00:08:12,840 Eee Halil İbrahim Türkdoğan diye bir eee eee şey var. Yazar var ve çevirmen aynı 85 00:08:12,840 --> 00:08:18,120 zamanda. Ama Stetin e hakkında da eee bütün çalışmalarda imzası olan 3 aşağı 86 00:08:18,120 --> 00:08:23,159 beş yukarı imzası olan bir isim. Ben kendisini tanımıyorum ama eee 87 00:08:23,159 --> 00:08:30,280 eserlerinden çok faydalandım. kendisi muhtemelen Stener eee eee hem eee diline 88 00:08:30,280 --> 00:08:35,640 hem de düşünce dünyasına güçlü bir şekilde sirayet etmiş birisi. Liva 89 00:08:35,640 --> 00:08:41,039 yayınlarından Parerga diye bir Stener kitabı var. O da ince bir kitap. Halil 90 00:08:41,039 --> 00:08:44,519 İbrahim Türkdoğan yine çevirisi. Norgund'taki çevriler de Halil İbrahim 91 00:08:44,519 --> 00:08:50,080 Türkdoğan'ın yanılmıyorsam. Parherga eksikler demek. Yani bu da 92 00:08:50,080 --> 00:08:55,200 aslında e biricik ve mülkiyetini tamamlayacak bir ifade. Yine başka bir 93 00:08:55,200 --> 00:09:01,600 yayınevi Ganzer Kitap diye bir şey. Bu da herhalde eee şey eee çok özel bu 94 00:09:01,600 --> 00:09:07,560 alanda çıkan bir şey. Bu alanda çıkacak eee Steiner ve eee anarşizm alanında 95 00:09:07,560 --> 00:09:13,440 çalışanlar için eğitimimizin yanlış ilkesi ya da hümanizm ve realizm. Bu bu 96 00:09:13,440 --> 00:09:19,560 e makale ve birkaç tane daha makale var. Eee bu kitapların içinde. Çünkü bu 97 00:09:19,560 --> 00:09:24,360 şeyler eee önemli. eee bir eee bu 1844'te 98 00:09:24,360 --> 00:09:31,079 karşımıza çıkan biricik eee ve mülkiyeti eee tartışması aslında Foerbach'ın eee 99 00:09:31,079 --> 00:09:37,200 kavrayışının bir eleştirisini de eee en başta içeriyor. Hatta eee Biricik ve 100 00:09:37,200 --> 00:09:44,560 mülkiyetinin girişinde eee Poer şey eee Ferbah diyorum. Steiner şöyle bir ifade 101 00:09:44,560 --> 00:09:49,200 kullanıyor. Bizim açımızdan önemli bu alıntıyı yapmak. Niye? Çünkü hem Bruno 102 00:09:49,200 --> 00:09:55,040 Baer daha önce konu edindiğimiz birisi hem de Foerba e Stiner'ın şöyle bir 103 00:09:55,040 --> 00:09:59,959 ifadesi var. İnsan insan için en yüce varlıktır diyor 104 00:09:59,959 --> 00:10:04,200 Foyba. İnsan henüz keşfedildi diyor Bruno 105 00:10:04,200 --> 00:10:11,920 Bauer. O halde bu en yüce varlığı bu en bu en yeni keşf keşfi yakından 106 00:10:11,920 --> 00:10:16,320 inceleyelim. Aslında Biricik ve mülkiyeti hem Foyer Bağın hem de Burnu 107 00:10:16,320 --> 00:10:22,320 Bağu'in iddia ettikleri insana yakından bakmayı eee 108 00:10:22,320 --> 00:10:26,839 amaç edinen bir çalışma. Eee birazcık kafaları karıştırsın diye kitabın 109 00:10:26,839 --> 00:10:32,480 başından bir alıntı daha doğrusu bir epigram da o. Şimdi ise bir eee sonuç 110 00:10:32,480 --> 00:10:38,000 bölümünden eee Biricik mülki biricik ve mülkiyetin sonuç bölümünden 111 00:10:38,000 --> 00:10:42,959 biriciğin neliğine ilişkin eee zihinlerde eee bir karmaşa ya da işte 112 00:10:42,959 --> 00:10:48,279 bir eee bir imaj oluşması için eee bir 113 00:10:48,279 --> 00:10:54,200 aktaracağım bir paragraf şöyle diyor. Eee sonra da yavaş yavaş bu e 114 00:10:54,200 --> 00:10:58,079 karışıklığı açmaya çalışacağız ya da bu imajı anlamlı kılmaya çalışacağız. 115 00:10:58,079 --> 00:11:03,600 İnsanlar benim dışımda olan bir yönelimi bana kazandırmak zorunda olduklarını 116 00:11:03,600 --> 00:11:09,320 düşünüyorlardı ve neticede insansal olanı istemem gerektiğini benden 117 00:11:09,320 --> 00:11:14,839 beklediler. Çünkü onlara göre ben insanım. İşte Hristiyanlığın büyülü 118 00:11:14,839 --> 00:11:20,519 çemberi budur. Fihtenin beni de aynı şekilde benim dışımda olan varlıktır. 119 00:11:20,519 --> 00:11:27,760 Çünkü herkes bendir ve eğer sadece bu benin hakları varsa o zaman o bendir. 120 00:11:27,760 --> 00:11:34,639 Ancak o ben değilim. Ben ama başka benlerin yanında bir ben değilim. Bizzat 121 00:11:34,639 --> 00:11:40,800 tek başına benim biricikim. Bu nedenle benim gereksinimlerim de 122 00:11:40,800 --> 00:11:45,839 biriciktir, edimlerim de. Kısacası her şeyim biriciktir. 123 00:11:45,839 --> 00:11:51,800 Ve sadece bu biricik ben olarak ben her şeyi kendi mülkiyetim altına alırım. 124 00:11:51,800 --> 00:11:57,279 Tıpkı bu ben olarak kendimi harekete geçirdiğim ve geliştirdiğim gibi. Ben 125 00:11:57,279 --> 00:12:01,920 insan olarak insanı geliştirmiyorum. bizzat ben olarak geliştiriyorum 126 00:12:01,920 --> 00:12:08,880 kendimi. İşte biricikin anlamı budur. Şimdi bu ifadeyi eee birazcık anlaşılır 127 00:12:08,880 --> 00:12:13,959 hale getirmeye çalışalım. Daha doğrusu eee bu düşünceyi anlaşılır hale 128 00:12:13,959 --> 00:12:21,240 getirmeye çalışacağız. Eee bir eee eee 129 00:12:21,240 --> 00:12:26,440 bazı çelişkilerden bahsederek başlayalım. Eee, gördüğünüz gibi, eee, 130 00:12:26,440 --> 00:12:34,519 bu alıntıda insanla ben arasında bir geçiş var. Ama o geçiş çabucak terk 131 00:12:34,519 --> 00:12:40,440 edilen bir geçiş. Benle başka benler arasında bir geçiş var ama çabucak terk 132 00:12:40,440 --> 00:12:47,720 edilen bir geçiş. Ve bir tek beni işaret eden ben var. Yani biricik bir ben var. 133 00:12:47,720 --> 00:12:54,959 Ve bu biricik olan ben aslında kendisiyle başlayan bir hikayeyi yazmak 134 00:12:54,959 --> 00:13:01,399 isteyen bir ben ya da biricik olarak var olabilecek bir biricik girişimi olarak 135 00:13:01,399 --> 00:13:07,040 karşımıza duruyor. Şimdi burada iki tane eee şey yapabilirim. Eee gönderme 136 00:13:07,040 --> 00:13:14,320 yapabiliriz. Bir tanesi eee sheiner uzmanlarını eğer okursanız eee 137 00:13:14,320 --> 00:13:20,639 ben okudum birkaç tanesini. Güney Çeğin'in derlediği bir e radikal bir 138 00:13:20,639 --> 00:13:26,560 düşünürün kayıp mirası MStinner kitabı var. Libera yayınlarından Soul Newman'ın 139 00:13:26,560 --> 00:13:31,160 iki tane kitabı var Stinner üzerine. Bir tanesi Nika yayınlarından çıkmış. 140 00:13:31,160 --> 00:13:35,199 Doğrudan doğruya Mark Stiner hakkında Soul Newman'ın kitabı. Bir tanesi de 141 00:13:35,199 --> 00:13:40,880 Soul Neuman'ın derlemesi olan bir kitap. Post anarşistin politikası. Post 142 00:13:40,880 --> 00:13:47,519 anarşizmin politikası adlı derleme. Eee, burada eee 143 00:13:47,519 --> 00:13:54,720 ki makalelerden yaklaşık bir 15 makaleden eee şey olarak Nietzsche'nin, 144 00:13:54,720 --> 00:14:01,839 eee, üslubuna ve diline yakın bir dil kullanan, kullandığı düşünülen, 145 00:14:01,839 --> 00:14:06,120 Nietzsche'nin de olası olarak düşüncesinin birçok yönünü etkilemiş 146 00:14:06,120 --> 00:14:12,560 olduğu düşünülen Stetin'ın eee, Stetin'dan niçin hiç bahsetmediğini 147 00:14:12,560 --> 00:14:18,480 eee, eee, bir not olarak aktarmam gerekecek. Ama eee yine de işte eee 148 00:14:18,480 --> 00:14:24,600 Stetin uzmanları Nietzsche'nin aslında eee Stetin'dan etkilenmiş bir figür 149 00:14:24,600 --> 00:14:29,560 olduğunu, bir düşünür olduğunu eee söylüyorlar. Yani tabii ki aradaki 150 00:14:29,560 --> 00:14:36,560 ilişkiyi eee biyoloji şey eee ne diyelim felsefi olarak kanıtlamak eee 151 00:14:36,560 --> 00:14:42,040 mümkün belki ama şey olarak eee nedir? doğrudan bir etkileşimin izleri 152 00:14:42,040 --> 00:14:47,199 Nietzsche tarafından eee sunulmadığına göre ancak bunlar birer kanaat olarak 153 00:14:47,199 --> 00:14:51,480 kalacak şeyler. Eee burada okuduğum pasajdan bunu 154 00:14:51,480 --> 00:14:56,079 hissetmiş olabilirsiniz. gayet eee Nietzsche'ye göre daha kaba saba olduğu 155 00:14:56,079 --> 00:15:00,839 iddia edilse de Stinner'ın eee olağanüstü bir dil kullanımı ve dil 156 00:15:00,839 --> 00:15:08,519 oyunlarına yatkınlığından söz etmemiz gerekiyor. Şimdi eee böyle düşünen bir 157 00:15:08,519 --> 00:15:14,000 eee kişi yani Foerbaha ve Bruno Bağauer'e böyle seslenen yani insanı 158 00:15:14,000 --> 00:15:18,600 bulduklarını iddia eden ya da insanın yeni keşfedildiğini düşünen ve insanın 159 00:15:18,600 --> 00:15:24,600 ne olduğuna dair bir tahayyü eee olan olduğunu zanneden kişilere karşı hadi 160 00:15:24,600 --> 00:15:32,519 gelin sizin bu insanı düşünelim diye eee çağrıda bulunan e Stener eee 161 00:15:32,519 --> 00:15:36,639 Genç egelciler arasında 1844 yılında bunu yayınladığında, bu eseri 162 00:15:36,639 --> 00:15:41,079 yayınladığında büyük bir tartışma yaratıyor. Eee, herkes bu esere dair 163 00:15:41,079 --> 00:15:47,360 Moses Hes işte Foerba, herkes bir bu tartışmanın bir parçası oluyor. Tabii 164 00:15:47,360 --> 00:15:52,000 biraz sonra göreceğiz. Marx da bu tartışmaya biri ucundan dahil oluyor. 165 00:15:52,000 --> 00:15:57,680 Stiller'ın bu tutumu yani bu biricik ve mülkiyetindeki tutumu çeşitli düşünce 166 00:15:57,680 --> 00:16:02,720 biçimlerini de etkileyen eee bir eee ne diyelim zemin hazırlamış olduğunu da 167 00:16:02,720 --> 00:16:06,720 burada ifade etmek gerekir belki. eee belki sonda ifade edilebilirdi. 168 00:16:06,720 --> 00:16:10,920 Stiner'ın ne gibi eleştiri etkileri olmuştur diye. Ama eee bence burada 169 00:16:10,920 --> 00:16:15,839 ifade edilmesi daha doğru gibi geldi. Yani bireyci bir anarşizm düşüncesi. 170 00:16:15,839 --> 00:16:21,319 Yani şimdi anarşizmler eee onu onun hakkında da konuşacağız. 171 00:16:21,319 --> 00:16:27,720 Eee anarşizmi anarşizmler mi ya da anarşizm mi ya da anarşi mi? Yani hangi 172 00:16:27,720 --> 00:16:33,800 safta bulunduğu önemli. İşte toplumsal anarşler var, ekolojist anarşistler var. 173 00:16:33,800 --> 00:16:38,720 Burada bir bireyci anarşizm denilen bir eee figürden bahsediyoruz. Yani 174 00:16:38,720 --> 00:16:44,639 anarşizmler içinde ayrık bir yerde duracak birisi. Zaten Stenin eee 1848 175 00:16:44,639 --> 00:16:49,519 devrimlerinin de gelmesiyle yani 19. yüzyıl Avrupa'sının müthiş hareketliliği 176 00:16:49,519 --> 00:16:54,560 içinde devrim devrimsel hareketliliği için bir süre sonra kayboluyor. Kaybolan 177 00:16:54,560 --> 00:16:59,079 bir figür. 1880'lerde tekrar yani öldükten sonra Stiner'ı tekrar 178 00:16:59,079 --> 00:17:04,480 keşfediyor birileri ve dolayısıyla tekrar gündeme gelmiş oluyor. Eee ama 179 00:17:04,480 --> 00:17:10,439 eee anarşizm tarihi içinde de eee birçok anarşist tarihçinin de ismini anmaktan 180 00:17:10,439 --> 00:17:14,919 imtina ettiği bir isimle karşı karşıyayız. Dostoyevski gibi bazı özel 181 00:17:14,919 --> 00:17:20,120 figürler, Tostoy gibi bazı özel figürler Stinner'la olan şeylerin temaslarını 182 00:17:20,120 --> 00:17:26,360 gizlememek eee eee tutumu içine eee girmişler. Eee, dolayısıyla buradaki 183 00:17:26,360 --> 00:17:29,960 anarşizm içinde Stiner'ı nereye yerleştiririz falan diye bir soru varsa 184 00:17:29,960 --> 00:17:34,600 zihnimizde birinci elden bireyci anarşizm denilen ama bu da yetersiz 185 00:17:34,600 --> 00:17:39,919 tuhaf bir adlandırma ama bir adlandırma olarak sayılabilir. En azından Sol Newon 186 00:17:39,919 --> 00:17:43,679 diyor ki ben böyle söylüyorum ama ben de bunu birazdan eleştireceğim diyor. Ben 187 00:17:43,679 --> 00:17:48,240 de söylemiş olayım çünkü bir yere kon felsefe tarihinde yerleştirmemiz 188 00:17:48,240 --> 00:17:52,559 gerekiyor. Belki de anlamayı kolaylaştırmak için. Nihilist bir yanı 189 00:17:52,559 --> 00:17:57,360 var. Evet. Eee sonraları Stenin işte varoluşçuluk 190 00:17:57,360 --> 00:18:03,080 üzerinde varoluşçuluk üzerine işte Sartter'ın yazdığı eserde varoluşçuluğun 191 00:18:03,080 --> 00:18:07,640 ilkeleri sayılırken aslında Schiner'ın da eee bu ilkelere eee kaynaklık 192 00:18:07,640 --> 00:18:13,679 oluşturacak bir eee tutumunun olduğunu ifade edebiliriz. En azından Sarter'ın 193 00:18:13,679 --> 00:18:19,640 da eee Heidiger'in de eee Stinner'dan haberi olduğunu biliyoruz. 194 00:18:19,640 --> 00:18:26,240 Eee, tabii ki Stinner'ın buradaki ego ifadesiyle the ego and its own diye 195 00:18:26,240 --> 00:18:30,960 çevrilmesinin yarattığı bir sorun vardı. Ama yani burada bir psikanalitik teori 196 00:18:30,960 --> 00:18:37,799 ile de Stinner'ın arasında eee 19. yüzyılın eee sonlarında küçük temaslar 197 00:18:37,799 --> 00:18:43,400 eee kurulduğu ifade ediliyor. Günümüzde de bunlar yapılıyor. Yani eee böyle bir 198 00:18:43,400 --> 00:18:48,400 etkileşim var. Tabii postmodern teoride her zaman böyle bir eee şey figürü 199 00:18:48,400 --> 00:18:53,720 kaçırmak imkansız. O yüzden onun içinde de eee Stetin'ın sayılabileceğini 200 00:18:53,720 --> 00:19:01,440 düşünebiliriz. Peki o zaman eee yani 1842'de eğitimimizin doğru olmayan 201 00:19:01,440 --> 00:19:06,640 ilkesi ya da hümanizm ve realizm diye bir eser yazdığına göre bir kişi kendisi 202 00:19:06,640 --> 00:19:11,080 öğretmenlik yapıyor. Üniversitede çalışma imkanı bulamamış. Bir süre 203 00:19:11,080 --> 00:19:14,919 öğretmenlik yapmış. Yani şimdi bunun üzerine çalışıyor, böyle bir çalışma 204 00:19:14,919 --> 00:19:20,000 yapıyor olması önemli bir şey. Çünkü bu eee aslında bir şekliyle Marx'ın Foerbah 205 00:19:20,000 --> 00:19:25,120 üzerine tezlerin altıncısında ifade ettiği insanın özüne ilişkin tartışmada 206 00:19:25,120 --> 00:19:29,440 ya da eğitimcilerin de eğitilmesi gerektiğine ilişkin tartışmalara da 207 00:19:29,440 --> 00:19:34,480 referans olabilecek bir şey. Ben buradaki etkileşimleri kim önce söyledi, 208 00:19:34,480 --> 00:19:39,159 kim sonra söyledi, kim kimden ne kaptı şeklinde düşünmüyorum da düşünmenin 209 00:19:39,159 --> 00:19:44,159 yararlı olduğunu da zannetmiyorum. Çünkü bunlar bir tarafgirlik için de belki 210 00:19:44,159 --> 00:19:48,880 sonuca bağlanabilir. Eee, buna ihtiyacımız yok. Çünkü ortak sorunlar 211 00:19:48,880 --> 00:19:54,760 var. Yani Türkiye'de de bugün işte ya da bugün dünyada da ortak sorunlarımız var. 212 00:19:54,760 --> 00:19:59,760 Buna ilişkin düşünme pratikleri belki bizi birbirlerimizi temas etmeden, 213 00:19:59,760 --> 00:20:03,600 birbirlerimize temas etmeden benzer çözümler üretmiş de olabiliriz. 214 00:20:03,600 --> 00:20:10,120 Dolayısıyla eee bunun e bir eee karşılıklı etkileşim mi yoksa eee aynı 215 00:20:10,120 --> 00:20:15,080 şeyi aynı eee ne diyelim grubun içinde düşünme etkinliğinden kaynaklı 216 00:20:15,080 --> 00:20:19,760 benzeşiklikler mi olarak düşüneceğimizi bilemiyorum. Yani nasıl karar verirsiniz 217 00:20:19,760 --> 00:20:25,080 o size kalmış bir şey. Ama ben bu benzeşmeleri anlamlı buluyorum. Eee 218 00:20:25,080 --> 00:20:30,919 Stener'ın eee bir tutumu var. Eee burada yavaş 219 00:20:30,919 --> 00:20:36,640 yavaş ayrılmaya başlıyoruz. Biricik ve mülkiyeti kitabı aslında hem liberal 220 00:20:36,640 --> 00:20:43,080 anlamda bireyciliğe yani hem de eee toplumsal eşitlik ideolojilerini yani 221 00:20:43,080 --> 00:20:49,039 komünizm ve sosyalizme eee karşı bir eee tutum içinde 222 00:20:49,039 --> 00:20:53,679 gelişiyor. Zaten Birilik ve Mülkiyet kitabını açıp okursanız, okumaya 223 00:20:53,679 --> 00:20:57,480 kalkıştıysanız eee birinci iki bölümden oluşan bir 224 00:20:57,480 --> 00:21:02,159 kitap. Birinci bölümü insan, ikinci bölümü ben, 1inci bölümde yani insan 225 00:21:02,159 --> 00:21:08,679 bölümünde tarihsel bir anlatı görürüz. O tarihsel anlatı işte eski zamanlar, eski 226 00:21:08,679 --> 00:21:13,919 ayetten başlayarak eee günümüze kadar gelir ve üçüncü bölüm özgürler 227 00:21:13,919 --> 00:21:19,880 bölümüdür. Yani liberler eee libertenler bölümüdür. Orada siyasi liberalizm, 228 00:21:19,880 --> 00:21:24,279 toplumsal liberalizm ve insancıl liberalizm diye liberalizmin yani 229 00:21:24,279 --> 00:21:32,360 özgürlükçü düşüncenin eee eee bütün eee düşünme pratiklerine kadar uzanır ve ama 230 00:21:32,360 --> 00:21:38,840 biz burada eee bütün bunların eee nasıl ele aldığından ziyade sonuç itibariyle 231 00:21:38,840 --> 00:21:43,720 eee her tür eee bireyin ya da kolektivitenin 232 00:21:43,720 --> 00:21:48,000 eee ideolojik bir ideal olarak ya da ideal olarak ya da bir normatif bir 233 00:21:48,000 --> 00:21:54,640 dünya olarak karşımıza çıkarılmasına karşı eee eee yekten bir karşı gelişi 234 00:21:54,640 --> 00:22:02,720 olduğu ifade edilebilir. Yine eee onun bu tutumunun eee işte özellikle işte bu 235 00:22:02,720 --> 00:22:06,960 derleme kitaplarda, Maktiner üzerine yapılmış olan derleme kitaplarda 236 00:22:06,960 --> 00:22:13,600 anarkokomünizm ve antikapitalizmle ilişkisi kuruluyor. Bu bu açıdan aslında 237 00:22:13,600 --> 00:22:20,720 böyle düşünüldüğünde komünizmin eee bir uğrak gibi eee yani bu tip bir anarşizme 238 00:22:20,720 --> 00:22:26,159 ulaşabilmenin komünizmi içermesi gerektiği fikri de var. Ama bu fikre 239 00:22:26,159 --> 00:22:30,760 karşı gelecek muhtemelen Ştin'a bu söylenseydi o karşı gelecekti. zaten 240 00:22:30,760 --> 00:22:36,679 kendisi eee buna karşıyla eee karşı geliyor. Şimdi 241 00:22:36,679 --> 00:22:43,159 eee bunun dışında ama bazı eee Marx'ın da eee olumladığı, Engelsin' de ilk 242 00:22:43,159 --> 00:22:48,440 okuduğunda olumladı ama sonra Engels'in Marx'la yazışmalarından sonra eee onun 243 00:22:48,440 --> 00:22:55,039 da eee Marx gibi düşünerek eee mesafe aldığı Stilner. Eee mesela eee daha önce 244 00:22:55,039 --> 00:23:00,480 Prudon'da da olan bir şey Marx Prudon'da da övdüğü şey buydu. eee buna benzer 245 00:23:00,480 --> 00:23:07,760 şeylerdi. Sonuçta emekten yana olmaları ya da işte işçinin e yana olmaları ve 246 00:23:07,760 --> 00:23:12,520 Prodondan çok daha ileri düzeyde Stinner'ın özel mülkiyetin her koşulda 247 00:23:12,520 --> 00:23:17,960 işçiyi öldüren bir mülkiyet biçimi olduğunu savunması eee serbest rekabetin 248 00:23:17,960 --> 00:23:24,080 asla bir serbestlik olamayacağını eee ifade ediyor ki bu Marx'ın büyük 249 00:23:24,080 --> 00:23:29,080 takdirini karşılayan şeyler. Niye böyle düşünüyor? Çünkü aslında Marx'ın da 250 00:23:29,080 --> 00:23:33,120 ekonomi politik hakkındaki düşüncelerin olgunlaşması 251 00:23:33,120 --> 00:23:38,600 eee yani Alman ideolojisinde ya da Alman ideolojisine kadarki gelen süreçte çok 252 00:23:38,600 --> 00:23:44,200 da netleşmiş değil. Yani 1857'leri yani bir 10 yıl sonrası belki daha da 253 00:23:44,200 --> 00:23:53,159 netleşecek. eee, Marx mesela Prudon'u da para ve özel mülkiyeti eee, eee, şey, e, 254 00:23:53,159 --> 00:23:57,880 bir meta biçimi olarak algılayamamasını eleştiriyordu. Ama Stenner bunu 255 00:23:57,880 --> 00:24:02,240 algıladığı gibi daha sert ifadeler kullanıyor. Eee, özel mülkiyetin 256 00:24:02,240 --> 00:24:07,039 yarattığı iş bölümünün işçiyi öldürdüğünü eee, ifade ediyor. Eee, 257 00:24:07,039 --> 00:24:14,159 Marx'ta hatırlarsanız eee, ücretli işçiye eee, işte özgür köle ediyordu. 258 00:24:14,159 --> 00:24:18,480 Dolayısıyla eee birçok eee benzeşikliklerin olduğunu ifade 259 00:24:18,480 --> 00:24:23,960 ettiğimiz noktalardan birisi de bu diyebiliriz. İkincisi eee yine eee şeyin 260 00:24:23,960 --> 00:24:29,000 eee Stetin'ın bir başka yaklaşımı devlet emek sömürüsü üzerine kuruludur. Emek 261 00:24:29,000 --> 00:24:34,039 özgürleşirse devlet yok olur şeklinde bir eee çıkarımı var. Dediğim gibi eee 262 00:24:34,039 --> 00:24:40,360 şey eee genelde Stinner uzmanları böyle bir kaba 263 00:24:40,360 --> 00:24:46,240 bir eee çıkarımda bulunma yaklaşımı içinde olduğunu ifade ediyorlar. Ama 264 00:24:46,240 --> 00:24:51,279 yani buradaki biz olayın özüneç eee eee sirayet edebilsin diye bunları bu 265 00:24:51,279 --> 00:24:55,600 şekilde ifade etmemizde bir sakınca yok diye düşünüyorum. Şimdi emek sömürüsü 266 00:24:55,600 --> 00:25:01,720 üzeri devleti kuran şey aslında bir tür sömürü faaliyetidir. Eee, düşüncesine 267 00:25:01,720 --> 00:25:07,240 sahip ama sadece devleti mi kuruyor? Ama burada emek sömrüsü özel olarak 268 00:25:07,240 --> 00:25:12,440 vurgulandığı için dolayısıyla bu açıdan bakmak gerekir. Marx'ta bunun da bir 269 00:25:12,440 --> 00:25:17,880 farklı tabii Marx'ta daha detaylı olmak üzere eee benzeşiklik taşıdığını ifade 270 00:25:17,880 --> 00:25:22,559 edebiliriz. Muhtemelen Marx emek özgürleşirse devlet 271 00:25:22,559 --> 00:25:29,120 yok olur eee fikrini başka bir şekilde ifade edecektir. Mesela Marx diyecektir 272 00:25:29,120 --> 00:25:33,799 ki yani tabii ki şimdi değil yani eee 18445'lerden 273 00:25:33,799 --> 00:25:40,919 bahsetmiyoruz. 1800 işte eee 57 67 kapitalin yayınlanmasından 1. cildin 274 00:25:40,919 --> 00:25:46,159 yayınlanmasında referans alırsak 20 yıl sonra 3 aşağı 5 yukarı eee o zaman 275 00:25:46,159 --> 00:25:51,080 düşünürsek canlı emeğin ölü emek üzerindeki tahakkümünün sona ermesidir 276 00:25:51,080 --> 00:25:56,200 komünizm der mesela değil mi? Dolayısıyla eee aslında komünizm canlı 277 00:25:56,200 --> 00:26:00,640 emeğin özgürleştirilmesi faaliyetidir. Nasıl olacak bu? İşte öyle emek ortadan 278 00:26:00,640 --> 00:26:07,120 kaldırılacak. Yani öyle emek dediğimiz ne? para eee işte vesaire vesaire. Yine 279 00:26:07,120 --> 00:26:13,080 eee ortaklaşılan bir şey eee yani Marx bunu bu şekilde ifade etmezdi 280 00:26:13,080 --> 00:26:18,559 ama beğendiği belli. Emek egoist bir karaktere sahiptir. Emekçi egoisttir. 281 00:26:18,559 --> 00:26:24,399 Şimdi burada egoizm şu değil. Liberal bireyin kendi çıkarından başka bir şeye 282 00:26:24,399 --> 00:26:29,159 tapınmaması. Dolayısıyla kendi çıkarını sadece kendi çıkarını arzulaması değil. 283 00:26:29,159 --> 00:26:34,640 Burada söz edilen şey elbette bireyin kendi çıkarını arzulaması burada 284 00:26:34,640 --> 00:26:44,080 söylenilen şey. Ancak bu kendi eee arzusunu gerçekleştirmek istediğinde 285 00:26:44,080 --> 00:26:48,000 eee kendini gerçekleştir daha doğrusu kendi 286 00:26:48,000 --> 00:26:54,240 arzusunu gerçekleştirmek istediğinde işçinin eee zincirlerle kuracağı 287 00:26:54,240 --> 00:26:58,080 ilişkiyi ya da kendini bağlayan zincirlerle kurduğu ilişkiyi 288 00:26:58,080 --> 00:27:03,960 özgürleştirici bir yan taşıyor gibi bir ifade düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü 289 00:27:03,960 --> 00:27:07,559 bu komünist manifesto da benzer bir şekilde tınlayan bir şey, çınlayan bir 290 00:27:07,559 --> 00:27:14,760 şey. Eee, bu peki sermaye egoist değil mi? Onun egoizmi liberal egoizm. Evet, 291 00:27:14,760 --> 00:27:19,559 doğru. O kendi çıkarını düşünüyor ama öz günün sonunda onun durumu yanılsamalı 292 00:27:19,559 --> 00:27:24,720 bir durum. Dolayısıyla burada böyle bir yanılsamalı ya da işte yabancılaşma 293 00:27:24,720 --> 00:27:29,279 içinde olan bir durum söz konusu değil. doğrudan doğruya somut işi karını 294 00:27:29,279 --> 00:27:32,840 savunan bir varlık olarak emekçiyi görüyor. 295 00:27:32,840 --> 00:27:41,039 Eee mesela eee şeyin eee yine eee Stinner'ın yaklaşımında birey bütünüyle 296 00:27:41,039 --> 00:27:45,039 anlaşılamaz olan bir şey olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi bunu açmaya her 297 00:27:45,039 --> 00:27:49,039 konuştuğumuzda biraz daha açmaya çalışacağız. Bütünüyle anlaşılamaz ne 298 00:27:49,039 --> 00:27:56,600 demek? Yani biricik dediğimiz eee mefhum kişi neyse eee 299 00:27:56,600 --> 00:28:01,760 bütünüyle anlaşılamaz birisidir. Çünkü o biriciktir. Biricik biriciktir. Bu 300 00:28:01,760 --> 00:28:07,399 şekilde tanımlıyor zaten kendisi. Eee peki eee 301 00:28:07,399 --> 00:28:12,080 birey bu biriciğin yani biriciğin kendilik durumuna nasıl ulaşır 302 00:28:12,080 --> 00:28:16,600 dediğimizde kendi arzularını ve kararlarını kendisi vererek ulaşabilir. 303 00:28:16,600 --> 00:28:22,960 Dolayısıyla eğer arzularının peşinde giden bir egoist ise istekli bir egoist 304 00:28:22,960 --> 00:28:29,279 olarak eee kendini gerçekleştirebilir. Eğer arzularının peşinde gitmeyen, 305 00:28:29,279 --> 00:28:34,840 onun yerine mutluluk ve güvenliği adına arzularını başka bir eee amacın ardına 306 00:28:34,840 --> 00:28:39,960 gizleyen birileri varsa bunlar isteksiz egoistlerdir. ki bu isteksiz egoistlerin 307 00:28:39,960 --> 00:28:47,039 durumu eee istekli egoistlere göre birazcık farklı bir eee eee durum 308 00:28:47,039 --> 00:28:51,640 içindedir. Çünkü diğeri kendini gerçekleştirip biricikliğini ele 309 00:28:51,640 --> 00:28:56,000 geçirebilecekken yani kendilik deneyiminden bir biriciklikle eee 310 00:28:56,000 --> 00:29:00,600 çıkabilecekken diğerinin kendini bir biriciklik içinde bulması mümkün 311 00:29:00,600 --> 00:29:07,399 olmayacaktır. istekli egoistler doğayile eee doğayileği değil kültür tarafından 312 00:29:07,399 --> 00:29:12,279 ortaya konan tüm otoritelere karşı kendilerini özgürleştirirler. Yani ne 313 00:29:12,279 --> 00:29:16,679 demek istiyoruz? 18. yüzyıldan itibaren Avrupa düşüncesinin temel 314 00:29:16,679 --> 00:29:22,679 problemlerinden birisi birincil doğa, ikincil doğa tartışması. 315 00:29:22,679 --> 00:29:27,519 birincil doğa yani doğal hukukçuların da ifade ettiği ya da genel olarak doğa 316 00:29:27,519 --> 00:29:33,440 diyebileceğimiz şey canlıların varoluşlarını eee işte doğanın armağan 317 00:29:33,440 --> 00:29:38,720 ettiği eee olanaklar içinde gerçekleştiren ve yapaylığa başvurmadan 318 00:29:38,720 --> 00:29:44,200 bu varoluşlarını sürdürebilen canlıların yaşadığı bir doğadan söz ediyoruz. Bu 319 00:29:44,200 --> 00:29:48,960 birincil doğa. İkincil doğa ise insanoğlunun toplumsallığı aracılığıyla 320 00:29:48,960 --> 00:29:54,480 üretmiş olduğu kültür vasıtasıyla yaratmış olduğu doğa. Yani doğa ikincil 321 00:29:54,480 --> 00:30:01,880 doğa dediğimiz şey de kültür. eee eee Stener'a göre eee işte istekli egoistler 322 00:30:01,880 --> 00:30:06,960 bu birincil doğaya ulaşabilecek olanlardır. İkincil doğanın içinde 323 00:30:06,960 --> 00:30:12,080 kalanlar her ne kadar kendi kendilerini fark etmiş olsalar da otoritelere karşı 324 00:30:12,080 --> 00:30:16,960 özgürleşme mücadeleleri gerçekleştirseler bile sonuç itibariyle 325 00:30:16,960 --> 00:30:23,000 kültür tarafından kültürün herhangi bir unsur din, devlet, ideoloji işte ne 326 00:30:23,000 --> 00:30:27,480 bileyim herhangi normatif bir düzey tarafından eee belirlenebileceklerini 327 00:30:27,480 --> 00:30:33,240 söylüyor. Şimdi bir aşamaya daha geçelim. Şimdi devlet gibi kültürün 328 00:30:33,240 --> 00:30:39,360 yarattığı ve barındırdığı tüm kurumlar birer hayalet olarak adlandırıyor. Kim? 329 00:30:39,360 --> 00:30:43,720 Schitener. Şimdi bu hayalet ifadesi de çok önemli bir ifade. Biliyorsun 330 00:30:43,720 --> 00:30:48,080 komünist manifestoda da geçiyor. Eee Avrupa'da bir devrim hayaletinden 331 00:30:48,080 --> 00:30:55,919 bahsediliyor. Bu hayalet eee fikri eee önemli bir fikir. Sonra işte bu hayalet 332 00:30:55,919 --> 00:31:01,399 düşüncesi üzerine eee Derida'nın değil mi? Marx'ın hayaletleri ifadesini 333 00:31:01,399 --> 00:31:06,639 kullanıyor ki bu bastırılmışın geriye 334 00:31:06,639 --> 00:31:12,039 aslında arzulanması ama bir türlü ele geçirilememesi buna sebep olan şeyin de 335 00:31:12,039 --> 00:31:17,159 kültür tarafından bastırılmış olan şeylerin eee kırılmaya çalışılması 336 00:31:17,159 --> 00:31:20,840 vesaire vesaire vesaire diye çeşitlendirebileceğimiz bir şey. bir 337 00:31:20,840 --> 00:31:27,679 şekliyle hesaplanmamış ya da hesabı tam olarak verilmemiş eee şeylerin ve 338 00:31:27,679 --> 00:31:33,200 gerçekliklerin kendini tekrar e rücu ettirmesi, gerçeklik olarak karşımıza 339 00:31:33,200 --> 00:31:40,399 çıkartması. Eee, burada devleti, kültürü eee Stener bu şekilde bir hayalet olarak 340 00:31:40,399 --> 00:31:46,039 görüyor. Onun bütün kurumlarını dil de dahil olmak üzere eee hayalet olarak 341 00:31:46,039 --> 00:31:54,880 görüyor ve diyor ki eee mülkiyet aslında işte bu ilişkiler içinde var olan bir 342 00:31:54,880 --> 00:32:00,080 şeydir ve güç ilişkileriyle ortaya çıkmıştır. Şimdi bu önemli bir ifade. 343 00:32:00,080 --> 00:32:06,000 Güç ilişkileriyle ortaya çıkmak. Eee, biz biliyoruz ki işte Platon'dan beri 344 00:32:06,000 --> 00:32:11,519 okuduğumuzda, eee, siyaset felsefesi tarihini ya da etik tarihi üzerine 345 00:32:11,519 --> 00:32:19,039 çalışma yaptığımızda MIVEL'e kadar eee, şeyin, düşüncemizin ya da felsefenin bir 346 00:32:19,039 --> 00:32:25,320 daha alanımızı daraltalım, felsefenin eee kurgusunun erdemler üzerine 347 00:32:25,320 --> 00:32:30,120 geldiğini yani erdemler aracılığıyla iyi insan olunduğunu, iyi bir devletin 348 00:32:30,120 --> 00:32:35,639 ortaya çıktığını vesaire tartışması yapıyoruz ama eee Makelli'den 349 00:32:35,639 --> 00:32:41,360 itibaren Makelli, Spinoza vesaire diye devam eden eee silsile içerisinde yavaş 350 00:32:41,360 --> 00:32:46,000 yavaş eee bu erdemler yerine güç ilişkilerinin 351 00:32:46,000 --> 00:32:50,200 eee diliyle konuşmaya başlıyoruz. Dolayısıyla güç modern toplumun 352 00:32:50,200 --> 00:32:56,600 antikiteden farklı olarak modern toplum düşüncesinin eee insan ve eee devlet 353 00:32:56,600 --> 00:33:02,679 kavrayışı ya da buna ait fenomenleri anlamamız yolunda terk etmememiz bir 354 00:33:02,679 --> 00:33:08,600 gereken bir uğrak oluyor. da benzer bir şekde bir şekilde 355 00:33:08,600 --> 00:33:12,720 mülkiyet güç ilişkileri ile ilişkilendirilerek ortaya çıkarıyor ve 356 00:33:12,720 --> 00:33:18,159 diyor ki güç ilişkilerinin meyvelerini koruyan tüm ilkeler soyutlamalar 357 00:33:18,159 --> 00:33:23,399 toplumsal bir hortlaktır, hayalettir. Yani diyor ki bu güç ilişkileri o ya da 358 00:33:23,399 --> 00:33:27,720 bu şekilde birtım meyveler ortaya çıkarırlar. 359 00:33:27,720 --> 00:33:32,639 Bunlardan biri mülkiyet. Bu mülkiyet ilişkilerinin ortaya eee mülkiyet 360 00:33:32,639 --> 00:33:37,399 ilişkilerinin korunmasına dair yapılmış olan tüm soyutlamalar. Soyutlamalardan 361 00:33:37,399 --> 00:33:44,159 kastımız ne? İşte birtım yasalar, ilkeler. Bunlara uygun olan hak hukuk 362 00:33:44,159 --> 00:33:49,880 kavrayışlarının eee hepsi dolayısıyla eee birer hayalet olarak karşımızda 363 00:33:49,880 --> 00:33:56,600 duruyor. Eee Egoistler Birliği diye bir şey karşısına çıkarıyor bütün bunların 364 00:33:56,600 --> 00:34:03,039 karşısına. Yani bunun karşısına eee bu eee ne diyelim devletin karşısına, 365 00:34:03,039 --> 00:34:06,639 hukukun karşısına, bu soyutlamaların karşısına, bu normatif dünyanın 366 00:34:06,639 --> 00:34:11,720 karşısına, bu güç ilişkilerinin, meyvelerinin karşısına bir şey çıkarıyor 367 00:34:11,720 --> 00:34:16,000 eee Stetin ve bunun adını egoistler birliği 368 00:34:16,000 --> 00:34:21,000 diyor ki bu tartışmalı bir konu haline dönüşecek sonra. Ama biz burada bunu bir 369 00:34:21,000 --> 00:34:25,079 karşıtlık olarak koyalım buraya. Egoistler Birliği aslında temelde 370 00:34:25,079 --> 00:34:29,560 ahlaksız olan bir gruptur. Ne anlamda? Daha demin anlattığımız 371 00:34:29,560 --> 00:34:36,040 anlamda. Çünkü güç ilişkileri aslında bir şekliyle birilerini bastırmış. Eee 372 00:34:36,040 --> 00:34:42,000 bazı kurallara indirgemiş, saymış. Onları o alanlarda sınırlandırmış. 373 00:34:42,000 --> 00:34:47,520 Dolayısıyla egoistler birliği onların bütün var ettikleri her şeyi doğal 374 00:34:47,520 --> 00:34:52,800 olarak kendi malları, mülkiyetleri sayıyorlar. Dolayısıyla diyor ki bütün 375 00:34:52,800 --> 00:34:57,040 kültür, bütün şimdiye kadar insanlık adına ortaya çıkmış her şey bizimdir 376 00:34:57,040 --> 00:35:02,520 diyor ya da her şey benimdir diyenlerin eee birliğini ifade eden bir birlik 377 00:35:02,520 --> 00:35:06,920 olarak çıkıyor. Bu anlamda ahlaksız olan bir şey. Biliyorsunuz ahlakın temelinde 378 00:35:06,920 --> 00:35:12,680 log ne diyordu? ya da devletin temeline mülkiyet ilişkilerini yerleştiriyordu. 379 00:35:12,680 --> 00:35:18,760 Ruso da yine doğal hukukçu olarak işte o da eee aslında bu durumdan memnun 380 00:35:18,760 --> 00:35:23,240 değiliz ama daha kötü hale gitmesi de istemiyoruz. Eski duruma da 381 00:35:23,240 --> 00:35:26,640 dönemeyeceğiz. O zaman bir toplum sözleşmesine ihtiyacımız var diyordu. 382 00:35:26,640 --> 00:35:32,640 Hep bir sınır, olumsuzluğa karşı bir sınır çizip o sınırlığı sınırlı alan 383 00:35:32,640 --> 00:35:36,079 içinde çözüm üretmeye çalışıyordu. Hops da benzer bir şey yapıyordu. Bir doğal 384 00:35:36,079 --> 00:35:39,839 hukukçu olarak. Diyordu ki bu şiddet ortamını sona erdirebilmek için işte 385 00:35:39,839 --> 00:35:44,760 İngiltere'deki iç savaşı bitirebilmemiz için ya bir Levatan çıksın hepimiz ona 386 00:35:44,760 --> 00:35:49,880 silahları bırakalım otoritesine boyun eğelim böylelikle barış gelsin gibi bir 387 00:35:49,880 --> 00:35:57,440 düşünce. İşte egoistler birliği tam da bu ortaya konmuş olan bu tip eee 388 00:35:57,440 --> 00:36:03,440 sınırlamalar karşısında yani sana ait olanın bir başkasına zorla ya da gönüllü 389 00:36:03,440 --> 00:36:08,400 olarak devredilmesine karşı ahlaksızca hareket ediyorlar. Dolayısıyla benim 390 00:36:08,400 --> 00:36:14,839 demeye devam ediyorlar. Eee dolayısıyla şöyle diyebiliriz. Eee 391 00:36:14,839 --> 00:36:19,240 daha önce de söyledik. Birey bütünüyle anlaşılamaz dedik. Burada da şöyle 392 00:36:19,240 --> 00:36:25,440 diyebiliriz. toplum değil, birey gerçektir. Yani toplum aslında bir 393 00:36:25,440 --> 00:36:29,839 şekilde güç ilişkileri tarafından kurulmuş olan bir şeydir. Ve bireyin 394 00:36:29,839 --> 00:36:34,680 gerçekliği yoktur. Bunun içinde bireyin gerçekliğinin korunabilmesi için 395 00:36:34,680 --> 00:36:41,920 egoistler birliği ahlaksızlar bu talepte bulunacaklar. Şimdi eee bir küçük not 396 00:36:41,920 --> 00:36:46,520 eee yani başlangıçta da söyledim. Bireyci anarşist eee olarak sayacağız 397 00:36:46,520 --> 00:36:50,079 ama sonuçta anarşizm farklı farklı türleri var. 398 00:36:50,079 --> 00:36:55,520 eee yani bireyci anarşist demeyeceksek egoist anarşist olarak da 399 00:36:55,520 --> 00:37:00,200 adlandırabiliriz. Eee çünkü burada sadece toplumsal düzene 400 00:37:00,200 --> 00:37:06,480 bir karşıtlık söz konusu değil. Aynı zamanda bütün toplumsal düzeylerin eee 401 00:37:06,480 --> 00:37:11,520 bir karşıtlığı söz konusu. Yani biraz daha açık söyleyecek olursak mesela 402 00:37:11,520 --> 00:37:17,720 toplumsal eşitlik fikirleri, sosyalizm ve komünizm ki düşünün yani 19. yüzyılın 403 00:37:17,720 --> 00:37:23,880 eee ikinci çeyreğinde yazılmış bunlar. Dolayısıyla eee karşımızda figürler 404 00:37:23,880 --> 00:37:29,800 olarak kim olabilir? işte bir 1789 Fransız devriminin etkileri olabilir. 405 00:37:29,800 --> 00:37:35,440 Yani işte Tab'den, Leis Blanc'tan, Saint Simo'dan yani bu tip isimlerin bir 406 00:37:35,440 --> 00:37:41,079 etkisi olabilir zihinde. Öyle bir şey olabilir. E tabii bir de Genç Hegelciler 407 00:37:41,079 --> 00:37:46,720 içerisindeki sosyalist eee eee fikirler olabilir ama biz bunu komünizm diye de 408 00:37:46,720 --> 00:37:53,680 genişletebiliriz. Çünkü eee yani bütün toplumsal eşitlik fikirlerine karşı bir 409 00:37:53,680 --> 00:37:58,240 tutum içinde. Çünkü bunu böyle düşünmesinin gerekçesi Hristiyanlık 410 00:37:58,240 --> 00:38:03,680 idealizminin yani ahlakçılığının, Hristiyan ahlakçılığının, adaletçiliğin, 411 00:38:03,680 --> 00:38:09,520 eşitlikçilik fikrinin toplumsal bu işte sosyalizm ve komünizmin içine de eee 412 00:38:09,520 --> 00:38:13,640 dahil olduğunu ve onu kirlettiğini düşünüyor. Çünkü bireye karşı bu 413 00:38:13,640 --> 00:38:19,280 kirlenmeden kasıt ne? Çünkü bireye karşı eee sosyalizm ve komünizmin kör olduğunu 414 00:38:19,280 --> 00:38:26,520 düşünüyor ve mülkiyetten kurtulmayı bir toplumsallaşma olarak görmeyi sıkıntılı 415 00:38:26,520 --> 00:38:31,640 olarak düşünüyor. Yani tabii ki bu eleştiriler Marx tarafından eee 416 00:38:31,640 --> 00:38:36,760 cevaplanacak. Çünkü burada aslında bir toplancılık içinde olduğunu görüyoruz. 417 00:38:36,760 --> 00:38:43,119 Bu fikirler aranızdan içi okuyanlar varsa, eee, yani Hristiyanlık idealizmi, 418 00:38:43,119 --> 00:38:50,240 eee, şey kapitalist liberalizme karşı tutum, eee, sosyalizme karşı karşı geliş 419 00:38:50,240 --> 00:38:57,319 ve, eee, işte başka bir şekilde, eee, übermş fikrinin ortaya çıkması ile ne 420 00:38:57,319 --> 00:39:03,800 kadar benzeştiğini de, eee, ifade etmek, eee, gerekir. Ya da, eee, bir not olarak 421 00:39:03,800 --> 00:39:07,200 düşelim. Eee, 422 00:39:07,200 --> 00:39:12,960 Stetin şöyle, eee, sürdürüyor şeyini, yaklaşımını. Toplumsal eşitlik arayan 423 00:39:12,960 --> 00:39:18,680 devrimlerde, devrimler de dahil gerçekte devrimler toplumsal olarak otorite 424 00:39:18,680 --> 00:39:24,119 ilişkilerini değiştirmekle birlikte yeni otorite ilişkileri kurarlar. Şimdi bu 425 00:39:24,119 --> 00:39:31,319 eee kitapta Biricik ve mülkiyetinde eee, devrim ve isyan ayrımı var. Eee, bu 426 00:39:31,319 --> 00:39:36,680 Marx'ın özel olarak ilgilendiği bir tartışma haline dönüşüyor. Eee, iddia şu 427 00:39:36,680 --> 00:39:41,640 ki bu iddia hepiniz için çok tanıdık gelecektir. Eee, günümüzde de bunlar çok 428 00:39:41,640 --> 00:39:47,640 fazla salık veriliyor. Tabii Stenner eee, referansıyla yapılmıyor olabilir. 429 00:39:47,640 --> 00:39:53,000 Devrimler Kant'ın da görüşü öyleydi biliyorsunuz. Eee, diyordu ki Fransız 430 00:39:53,000 --> 00:39:57,280 devrimine atıfta bulunarak ya da genel olarak devrimlere atıfta bulunarak 431 00:39:57,280 --> 00:40:00,720 devrimler bir iktidar değişikliğine yol açar. 432 00:40:00,720 --> 00:40:07,319 Eee ama toplumlar devrimlerle değişmez diyordu. Eee çünkü bir günden ertesi 433 00:40:07,319 --> 00:40:13,839 güne bir değişim olmaz. Bu süreç alır. O yüzden eee iyiye doğru reformlar yapmak 434 00:40:13,839 --> 00:40:18,800 gereklidir diyordu Kant. Yani bir reformist olarak karşımıza çıkıyordu. 435 00:40:18,800 --> 00:40:25,760 Eee Stenner da aynı şekilde düşünün 1848 devrimleri oluyor. 1847 48 46 eee 436 00:40:25,760 --> 00:40:30,920 grevler oluyor, ayaklanmalar oluyor. Bunları eee ironik bir şekilde şimdi 437 00:40:30,920 --> 00:40:34,800 hangi yazar söylüyordu bilmiyorum ama Soul Nman'ın derlemelerinden bir 438 00:40:34,800 --> 00:40:41,920 tanesini penceresinden izliyordu. Eee diyor. Yani dolayısıyla devrimlere eee 439 00:40:41,920 --> 00:40:47,119 duyarsız kalmasının altında yatan şey teorik bir şey. Çünkü bir otorite, bir 440 00:40:47,119 --> 00:40:52,160 rejim biçiminin yıkılıp yerine başka bir rejim biçiminin ortaya çıkarılması, 441 00:40:52,160 --> 00:40:56,079 rejim zaten biçim demek, özür dilerim, rejim biçimi diyorum ama başka bir 442 00:40:56,079 --> 00:41:03,920 rejimin ortaya çıkmasını eee çıkması onun için eee eee biriciğe doğru gidecek 443 00:41:03,920 --> 00:41:09,960 yönde bir gelişme ifade etmiyor. Asıl şey sorun bireyin özgürleşmesi ise 444 00:41:09,960 --> 00:41:15,119 devrimler yeterli unsurlar değildir. Temel olan şey isyandır. Yani illa bir 445 00:41:15,119 --> 00:41:22,000 eee yeniden eee şey varsa devrimler çünkü onun zihninde siyasal bir çağrışım 446 00:41:22,000 --> 00:41:26,720 uyandırırken eee isyan dediğimiz şey toplumsal bir 447 00:41:26,720 --> 00:41:32,240 karşılık uyandırıyor ve bireyin bağlarından kurtulmasını işaret ediyor. 448 00:41:32,240 --> 00:41:38,280 Şimdi toparlayacak olursam şeyle eee yani onun eee zihnindeki olan şeyi belki 449 00:41:38,280 --> 00:41:43,359 birazcık eee netleştirmek açısından ikili bir şey oluşturalım. Bir anda 450 00:41:43,359 --> 00:41:48,079 devlet olsun, devlet sütunu, diğer tarafında egoistler birliği olsun. Yani 451 00:41:48,079 --> 00:41:53,160 egoistler birliği o eee Stetin'ın talebiydi. Devlet ne 452 00:41:53,160 --> 00:41:57,160 oluşturur? Sistem kurar. sistem düşüncesi devlettir. Yani Platon 453 00:41:57,160 --> 00:42:01,400 devletçidir. Zaten felsefe de baştan aşağı devletçidir. Yani Schiner böyle 454 00:42:01,400 --> 00:42:06,079 söylemiyor ama Stiner bütün felsefe tarihini insana anlatırken bu şekilde 455 00:42:06,079 --> 00:42:13,000 adeta hocası Hegel gibi bütün felsefe tarihini geçiyor ve sistem kuruyor diyor 456 00:42:13,000 --> 00:42:16,640 devlet. Yani sonuçta Hegel'de biliyorsunuz devlet de işi 457 00:42:16,640 --> 00:42:21,400 sonuçlandırıyor. Sistem düşüncesi ne olursa olsun ister felsefi sistem ister 458 00:42:21,400 --> 00:42:27,280 bilimsel sistem bir otorite oluşturma çabasıdır. Diyor ki egoistler birliği 459 00:42:27,280 --> 00:42:33,319 sistemli bir şeye karşıdır. Sisteme karşıdır. Anti bir düşüncedir. E buradan 460 00:42:33,319 --> 00:42:41,359 Nietzsche, Marx, Kerkegar değil mi? O eee fuko, derida yani bunları duyması 461 00:42:41,359 --> 00:42:45,720 duymak da mümkün oluyor. Sistemli değildir. Bir egoistler birliği bir 462 00:42:45,720 --> 00:42:50,280 çıkar birliğidir. Şimdi bundan ne anlayacağız? Çok böyle bir eee ironik 463 00:42:50,280 --> 00:42:54,599 bir örnek var. M ses eleştirmiş kendisini. O da bir cevap veriyor. Diyor 464 00:42:54,599 --> 00:42:59,880 ki mesela eee söylediği şey eee bu çıkarlar 465 00:42:59,880 --> 00:43:03,640 birliğinden ne anlayacağız diyor. İki aşıktan ne anlayacaksak onu anlıyoruz. 466 00:43:03,640 --> 00:43:07,800 diyor. İşte iki aşık birbirlerini severler ve bunu bir sezgisel olarak 467 00:43:07,800 --> 00:43:12,079 birbirlerine duyarlar. İşte sarılırlar, şey yapar. İkisi de kendi olmak 468 00:43:12,079 --> 00:43:18,680 derdindedir. Aşkını yaşatmak derdindedir ve birlikte olurlar. Birlikteliği kuran 469 00:43:18,680 --> 00:43:23,040 şey aslında bir olması gerekenler şunlar bunlar değildir. Yani o aşkın 470 00:43:23,040 --> 00:43:26,960 kendiliğinden halidir. Dolayısıyla çıkarlar birliği bu şekilde kurulacak 471 00:43:26,960 --> 00:43:30,599 olan bir şey. Yani oturup da şurada çıkarlarımız var. Ha şurada da şey yani 472 00:43:30,599 --> 00:43:35,000 bir LCA teşkilatının çıkarlar Birliği'nden, bir kooperatifin çıkarlar 473 00:43:35,000 --> 00:43:39,720 birliği bahsetmiyoruz burada. Sendikanın çıkarlar birliğinden bahsetmiyoruz. 474 00:43:39,720 --> 00:43:45,880 Burada iki aşığın tırnak içinde primitif düzeyde bir örnek ama Monses'e söylediği 475 00:43:45,880 --> 00:43:50,960 bir şey olduğu için aklıma geldi söyledim. Dolayısıyla devlete karşı 476 00:43:50,960 --> 00:43:56,599 egoistler birliği, sisteme karşı antisistemci düşünce. 477 00:43:56,599 --> 00:44:03,720 eee devlet aslında olması gerekeni ifade ediyor. Yani ahlakın, etiğin ve hukukun 478 00:44:03,720 --> 00:44:08,599 temsilcisi olması gerekenler. Zaten bu felsefe zaten bunlarla uğraşıyor. Olması 479 00:44:08,599 --> 00:44:13,160 gerekenlerle uğraşan bir şey zaten. Tragedyanın ölmesinin gerekçesi neydi? 480 00:44:13,160 --> 00:44:18,119 Felsefenin doğmasının gerekçesi olması gerekenin ortaya çıkması. Site devleti 481 00:44:18,119 --> 00:44:22,680 ortaya çıktı. Tragedyaya yer kalmadı. Çünkü orada olması gerekenler yok. 482 00:44:22,680 --> 00:44:26,920 olması gereken için bir felsefenin de olması gerekiyor. O başka bir şey. 483 00:44:26,920 --> 00:44:32,160 Dolayısıyla diyor ki eee buradan felsefenin gerçekleştirilmesi 484 00:44:32,160 --> 00:44:36,520 düşüncesini de hatırlamanızı istiyorum. Yani eee genç Hegelcilerin genel 485 00:44:36,520 --> 00:44:41,000 paradigması. Felsefe nasıl gerçekleştirecek? Felsefe ancak işlevini 486 00:44:41,000 --> 00:44:46,160 tamamladığı zaman gerçekleşmiş olacak. Dolayısıyla devlet olması gereken 487 00:44:46,160 --> 00:44:51,640 paradigmaların üretim merkezi olmaktan çıkarıldığında yani olan olduğunda 488 00:44:51,640 --> 00:44:57,040 olan olmak ne demek? Çok ilginç bir şey bu. Olan olmak. Yani bu olanı olduğu 489 00:44:57,040 --> 00:45:02,440 gibi kabul etmek. Eee bunu biraz anlamak zor. Çünkü hepimiz olması gerekeni 490 00:45:02,440 --> 00:45:07,920 anlıyoruz. Olanı da aşağılamakla meşgul olan bir tedrisattan geçtik yıllarca. 491 00:45:07,920 --> 00:45:11,760 Dolayısıyla olanı anlamaktan güçlük çekiyoruz. Her zaman olanı anlamak çok 492 00:45:11,760 --> 00:45:18,960 güç olan bir şey. Eee, Egoistler Birliği olanı olduğu gibi kabul ediyor. 493 00:45:18,960 --> 00:45:22,880 Eee, diyecek. Yani devletin karşısına egoistler birliği koydu. Sistemin 494 00:45:22,880 --> 00:45:29,200 karşısına antisistemi olması gerekenin karşısına olanı koydu. Bir başka şey aks 495 00:45:29,200 --> 00:45:35,480 yani yine devlet aslında zorunlulukların ya da zorunluluklar dışında neler var? 496 00:45:35,480 --> 00:45:41,000 Bir de yönelimlerin belirleyicisi olarak karşımızda duruyor. Sistem böyle çalışan 497 00:45:41,000 --> 00:45:45,960 bir şey. Egoistler birlik ise gönüllü ve araçsal birlikteliği savunuyor. Yani 498 00:45:45,960 --> 00:45:51,839 gönüllü ve araçsal. Yani ihtiyacın kadar neydi? İşte bu iş olacak, bunlar olacak. 499 00:45:51,839 --> 00:45:56,680 O ihtiyaçlar gereğince birlik eee oluşacak. Her zaman o birliğin korunması 500 00:45:56,680 --> 00:46:02,119 gerekmiyor. Bir kurumsallaşma peşinde değil. Gönüllü ve araçsal olanı. Şimdi 501 00:46:02,119 --> 00:46:08,559 bir başka uç ikilik ifade edelim. eee, devlet temsili olanın yani işte sembolik 502 00:46:08,559 --> 00:46:13,240 düzenin merkezinde yer alan bir şey, değil mi? Temsilin, sembolik düzenin 503 00:46:13,240 --> 00:46:19,079 merkezinde yer alan bir şey. Egoistler birliği ise hayır. Temsili ortadan 504 00:46:19,079 --> 00:46:24,200 kaldırıyor. Doğrudan katılım. Yani ne temsili demokrasi var yani 505 00:46:24,200 --> 00:46:27,760 parlamentarizm vesaire falan ya da işte birilerinin güçlerini devrettiği bir 506 00:46:27,760 --> 00:46:33,520 şeyler var. Ne de ne bileyim herhangi bir otorite var. Nedir bu? işte din 507 00:46:33,520 --> 00:46:39,559 adamı ya da işte felsefe hocası ya da o alandaki bir birisi. Hayır. Doğrudan 508 00:46:39,559 --> 00:46:45,240 doğruya o ihtiyaçların ve çıkarların gerektirdiği bir katılımın olduğu bir 509 00:46:45,240 --> 00:46:53,079 eee birlikten bahsediyor. Eee Stenin eee şimdi bir başka karşıtlık 510 00:46:53,079 --> 00:46:56,960 devlet düşüncesi uzlaşı ve çoğunluğa dayalı bir şeydir. Hani diyoruz ya 511 00:46:56,960 --> 00:47:01,599 müzakereler yapıyoruz, bilmem ne, oydaşmalar gerçekleşecek, antlaşmalar, 512 00:47:01,599 --> 00:47:06,280 sosyal kontraklar, bilmem neler falan filan. Hep bir uzlaşı ve çoğunluk 513 00:47:06,280 --> 00:47:11,760 arayışı var. O uzlaşı çoğunluğa dayanıyorsa meşruiyet oluşuyor. Eee, 514 00:47:11,760 --> 00:47:17,240 eğer çoğunluğa dayanmıyorsa meşruiyet krizi ortaya çıkıyor. Eee, ya da 515 00:47:17,240 --> 00:47:20,839 ilkelere dayanıyor. O ilkeler çalışmadığında meşruiyet krizi ortaya 516 00:47:20,839 --> 00:47:25,160 çıkıyor. Dolayısıyla yani o ilkeler de uzlaşıyla ortaya çıktığı varsayılan 517 00:47:25,160 --> 00:47:28,720 şeyler. zımni olarak öyle kabul edilmiş olan şeyler. 518 00:47:28,720 --> 00:47:35,000 Egoistler Birliği ise hayır diyor ki hayır ne karşı eee şey çoğunluk ne de 519 00:47:35,000 --> 00:47:41,359 uzlaşı karşılıklılık ve tutum yani o anki tutumlar o ihtiyaçlara ilişkin 520 00:47:41,359 --> 00:47:47,880 tutumlar fark ettiyseniz biriciğin ve mülkiyetinin hikayesi birazcık kafada 521 00:47:47,880 --> 00:47:54,400 yani zihnimizde berraklaşmaya başlıyor. Çünkü eee burada sistem düşüncesine 522 00:47:54,400 --> 00:48:00,520 sadece devlet değil devletle birlikte sembolik düzeni oluşturan her ne varsa 523 00:48:00,520 --> 00:48:06,800 buna karşı bireyin kendi olmaklığıyla ilgili olan şeylerin öne çıkarıldığını 524 00:48:06,800 --> 00:48:13,559 tam karşıtlık olarak konduğunu ifade edeceğiz. Şimdi bir eee eee Stinner'dan 525 00:48:13,559 --> 00:48:17,640 alıntı aktarmak istiyorum. Çok ilginç bir sözcük. Eee, bu ilk girişte 526 00:48:17,640 --> 00:48:22,559 okuduğuma benzer bir söz oyunu da var ama eee, buna dikkat etmenizi 527 00:48:22,559 --> 00:48:26,680 öneriyorum. Çünkü bu çok önemli. Çok duyacağınız bir şey. Şitinir okurken. 528 00:48:26,680 --> 00:48:31,240 Biricik bir sözcüktür. Hani şimdiye kadar hep biriciğin ne olduğunu, işte 529 00:48:31,240 --> 00:48:36,000 toplumla nasıl iş gördüğünü falan konuşuyorduk. Biricik bir sözcüktür ve 530 00:48:36,000 --> 00:48:41,160 bir sözcüğün altında düşünülebilecek bir şey olmalıdır. 531 00:48:41,160 --> 00:48:46,559 Sözcük çünkü nasıl bir şeydir? sembolik bir şeydir. Yani bir kavramdır. Kavramın 532 00:48:46,559 --> 00:48:50,559 altında demek ki düşünebileceğimiz bir şeyler olmalı. Kavramın içeriği olmalı. 533 00:48:50,559 --> 00:48:57,119 Yani bir sözcük düşünce içermelidir. Oysa biricik düşüncesiz bir sözcüktür. 534 00:48:57,119 --> 00:49:04,040 Düşünce içermez. Şimdi daha demin anlattığım şeyi birazcık eee netleştiren 535 00:49:04,040 --> 00:49:10,920 bir şeyi söylüyor aslında Schenner. Yani bir şekliyle biricik ifadesini eşsizlik 536 00:49:10,920 --> 00:49:14,960 yani eş eşsiz tekillik gibi de düşünebilirsiniz. Çünkü İngilizcedeki 537 00:49:14,960 --> 00:49:20,079 çevirisi zaten öyle yapmışlar. The unique individual. Eşsiz tekil. Yani 538 00:49:20,079 --> 00:49:24,640 öyle bir tekillikten bahsediyoruz. Bunun mülkiyetinden bahsediyoruz. Düşünce 539 00:49:24,640 --> 00:49:29,880 çünkü şimdiye kadar bize nasıl aktarıldı? Normatif düzeyde, sembolik 540 00:49:29,880 --> 00:49:34,720 düzeyde, dil düzeyinde aktarıldı. Oysa ki bu bu şekilde aktarıldığında ne 541 00:49:34,720 --> 00:49:39,720 oluyor? bir uzlaşı ortaya çıkmış oluyor. Bir çoğunluğun iletişim dili ortaya 542 00:49:39,720 --> 00:49:44,599 çıkmış oluyor. Ve bu aslında dil aracılığıyla birtım putların, 543 00:49:44,599 --> 00:49:50,599 ideolojilerin bize geçmesini sağlıyor. Biricikliği deforme eden şeyler bunlar. 544 00:49:50,599 --> 00:49:54,880 O zaman biraz daha yakından bakalım. Ya bu adam gerçekten insanı nasıl anlıyor? 545 00:49:54,880 --> 00:49:59,799 Yani bu Schiner nasıl yaklaşmaya çalışıyor? Aslında çok ilginç bir 546 00:49:59,799 --> 00:50:05,839 şekilde bunun bir örneğini Emil, Emil kitabında Russo'da görebilirsiniz. Eee, 547 00:50:05,839 --> 00:50:12,640 bir örneğini Kant'ta görebilirsiniz. Eee, Eğitim Üzerine adlı çalışmasında. 548 00:50:12,640 --> 00:50:16,920 Eee, şimdi bir başka örneğinde Schinner'da görmüş olalım. Schiner diyor 549 00:50:16,920 --> 00:50:23,280 ki, eee, insanın gelişimi aslında çok da karmaşık değil. antropolojik olarak 550 00:50:23,280 --> 00:50:28,079 anlaşılabilir bir şey. Bu esnada antropoloji biliminin eee 19. yüzyılda 551 00:50:28,079 --> 00:50:33,520 müstakil bir bilim olarak ortaya çıkması için eee 19. yüzyılın ikinci çeyreği çok 552 00:50:33,520 --> 00:50:39,920 erken bir dönem. Yani eee 3ünc ya da 4üncü çeyrekte ortaya çıkmış olan bir ya 553 00:50:39,920 --> 00:50:45,480 da bilim yolunda olmaya başlayan bir antropoloji biliminden bahsediyoruz. 554 00:50:45,480 --> 00:50:51,799 Anarşist bir antropolojinin öncülerinden olarak da sayabiliriz eee Stiner'ı. 555 00:50:51,799 --> 00:50:58,400 Steler şöyle diyor. Bir bebek ya da çocuk diyelim eee doğduğunda yani doğal 556 00:50:58,400 --> 00:51:05,440 durumda eee nedir? Somut ihtiyaçlarının peşinde koşar. 557 00:51:05,440 --> 00:51:11,440 bir açıdan eee yani dünyaya biganedir. Dünya karşısında bir ilgisizdir. Eee 558 00:51:11,440 --> 00:51:16,760 sadece çıkarlarının peşindedir. Somut olarak eee kendini kendiyle 559 00:51:16,760 --> 00:51:20,920 ilgilenmektedir. Dolayısıyla kendini fark etmeye çalışır. Kendini bulmaya 560 00:51:20,920 --> 00:51:26,960 çalışır. Bu esnada ebeveynleri, anne babası neyse ailesi işte yakın çevresi 561 00:51:26,960 --> 00:51:33,160 falan ona biriktirilmiş bilgi denizinden hazineler sunarlar. Yani ne yaparlar? 562 00:51:33,160 --> 00:51:37,599 Dili öğretirler. nasıl davranacağını, nasıl topluluk önüne çıkacağını, eee, 563 00:51:37,599 --> 00:51:44,920 işte eee ya da neyi görmesi, nerede oturması, onu sürekli eee belirlemeye 564 00:51:44,920 --> 00:51:49,119 çalışırlar. Çocuk da buna karşı isyan geliştirir. 565 00:51:49,119 --> 00:51:53,520 Eee, böylelikle bir çatışma ortaya çıkar. Şey diyor ki bunu hocası 566 00:51:53,520 --> 00:51:57,680 Hegel'den, eee, birazca Hegelci diyalektiğin de izlerini burada 567 00:51:57,680 --> 00:52:02,720 sürebiliriz belki. Özellikle Biricik ve mülkiyetinin birinci bölümünden söz 568 00:52:02,720 --> 00:52:09,319 edebiliriz. bu şeyden, izden eee diyor ki eee bu bilinç aşaması gibi bir şey 569 00:52:09,319 --> 00:52:14,520 olarak düşünebiliriz. Henüz çocuk ne olduğunu, ne bittiğini bilmiyordur ama 570 00:52:14,520 --> 00:52:18,799 bir çatışma içindedir. Çatışma içine girdiği yer yani anne babası ya da o 571 00:52:18,799 --> 00:52:23,640 işte biriktirilmiş bilgi denizi ya da kültürün kendisi karşısında 572 00:52:23,640 --> 00:52:31,760 eee işte bir direnç oluşturmaya başlar. Sonra bu çocuk ergenliğe geçtiğinde ya 573 00:52:31,760 --> 00:52:39,559 da gençliğine geçtiğinde, genç olduğunda artık eee birtım soyutlamalara 574 00:52:39,559 --> 00:52:44,400 soyutlamalar, idealleştirmeler yapar. Soyutlamalar, idealleştirmeler yapar. 575 00:52:44,400 --> 00:52:50,240 Yani bir tür dünyanın evrenselci ve özcü yanlarıyla tanışır. Dolayısıyla dünyayla 576 00:52:50,240 --> 00:52:55,520 kurduğu ilişki artık idealleşmiş ilişkidir. Yani bebekken realist bir 577 00:52:55,520 --> 00:53:00,880 ilişkisi vardır. Somut ilişkisi vardır. Eee, gençliğe geçtiğinde ise 578 00:53:00,880 --> 00:53:05,400 soyutlamalar yapar, idealleştirmeler yapar. O yüzden idealist bir ilişkisi 579 00:53:05,400 --> 00:53:12,040 ortaya çıkar. Eee, Steer buna öz bilinç evresi diyor. Yani birinci aşamadaki 580 00:53:12,040 --> 00:53:16,760 durum kendini fark etmenin birinci aşaması. Ama öz bilinç aşaması artık 581 00:53:16,760 --> 00:53:23,319 kendinden uzaklaşma aşaması. Kendi dışına. Çünkü işte o yüzden eee bu 582 00:53:23,319 --> 00:53:28,000 idealleştirmeler gençlikte başımıza beladır ya işte devrimci tipolojiler 583 00:53:28,000 --> 00:53:33,680 vesaireler eee ortaya çıkar. Dünyayı değiştirmek isterler. Çünkü kendilerini 584 00:53:33,680 --> 00:53:39,440 adayabilecekleri birtım genellik düzeylerine eee feragat ve hayranlıkla 585 00:53:39,440 --> 00:53:44,119 bağlanabilirler. Stinner bunda idealizm olarak görü, 586 00:53:44,119 --> 00:53:49,280 idealleştirme olarak görüyor ve dolayısıyla hiyerarşi dediğimiz şey ya 587 00:53:49,280 --> 00:53:54,799 da genelliklere bağlanma ya da bütün ya da herkes düşüncesi en güçlü şekilde bu 588 00:53:54,799 --> 00:54:00,480 gençken ortaya çıkan bir şey. Özbilinç dediğimize göre aslında birazcık eee o 589 00:54:00,480 --> 00:54:04,960 yüzden de Hegelci diyalektik diyoruz. insan bölümünü okuduğumuzda karşımıza, 590 00:54:04,960 --> 00:54:09,720 Biricik ve mülkiyetinde insan bölümünü okuduğumuzda karşımıza bu aşamada 591 00:54:09,720 --> 00:54:15,440 stoğacılık, epikürcülük ve eee şüphecilik diye bir eee bölümle 592 00:54:15,440 --> 00:54:20,640 karşılaşıyoruz ki bu aslında Hegel'in öz bilinçte anlattığı hikayenin aynısı da 593 00:54:20,640 --> 00:54:26,000 denebilir. Yani Marx'ın iddiası aynı olduğu ama eee Stetin'la ilgili yazanlar 594 00:54:26,000 --> 00:54:30,880 bu konuya çok fazla eee üzerine odaklanmamış bulunuyorlar. 595 00:54:30,880 --> 00:54:35,760 Eee, sonra ise diyor şey insanın gelişimi. Yani insan gençlikten 596 00:54:35,760 --> 00:54:41,480 olgunluğa doğru hareket ettiğinde artık kendini daha iyi fark eder. Yani ne 597 00:54:41,480 --> 00:54:45,559 yapmak istediğini, ne olmak istediğin, neyin onu sınırlandırdığın daha net fark 598 00:54:45,559 --> 00:54:51,000 etmeye başlar, görmeye başlar ve olduğu gibi olmak isteyen bir insana dönüşür. 599 00:54:51,000 --> 00:54:55,440 Olduğu gibi olmak isteyen bir insana dönüşür. Dolayısıyla fark etmenin ikinci 600 00:54:55,440 --> 00:55:00,319 aşaması gerçekleşir. Yani realizm aşaması vardı, idealizm aşaması vardı. 601 00:55:00,319 --> 00:55:05,160 Şimdi artık olgun birey olarak kendilik deneyimini kendi başına yaşayabileceği 602 00:55:05,160 --> 00:55:11,119 bir biriciklik evresine doğru evrilmeye başlar şeklinde anlatıyor Schiner. Bir 603 00:55:11,119 --> 00:55:16,119 de şöyle düşünelim. Eee, kavram kargaşası çok fazla yaşandığı 604 00:55:16,119 --> 00:55:20,559 düşünülüyor bu şeyde. Çünkü birinci bölüm insan, ikinci bölüm bendi ve 605 00:55:20,559 --> 00:55:25,319 nihayetinde biricikle karşılaşıyorduk. Aslında e Stiner değil de sıradan bir 606 00:55:25,319 --> 00:55:30,880 felsefeciyi okuduğumuzda yani Foerbağı okuduğumuzda türsel varlık ve bireysel 607 00:55:30,880 --> 00:55:37,000 varlıktan bahsedecektik. Eee ama eee burada başka bir şey var. 608 00:55:37,000 --> 00:55:41,640 Eee şöyle ki yine bu da Hegelci bir etki. En genel düzeyde insandan 609 00:55:41,640 --> 00:55:46,440 bahsediyoruz. İnsan Mhtinner insan dediğinde en genel düzeyde olan bir 610 00:55:46,440 --> 00:55:50,720 varlıktan bahsediyor. Yani tarihsel, türsel varlıktan bahsediyor. Tarihin 611 00:55:50,720 --> 00:55:56,559 içinde işte bin bir hikayeyle ortaya çıkmış olan insandan bahsediyor. 612 00:55:56,559 --> 00:56:02,200 Bu insanın daha daralmış bir şekilde var olduğu şey yani bir huni gibi düşünelim. 613 00:56:02,200 --> 00:56:12,119 En geniş kısımda işte insan var. Daha dar bir aşamada ben var. Bu ben ise eee 614 00:56:12,119 --> 00:56:18,599 aslında eee insan ile ilişkili değildir. Yani bireysel insanla ilişkili değildir 615 00:56:18,599 --> 00:56:23,200 ama bireysel insanla aynı zamanda ilişkilidir. Ne demek istiyorum? Hiçlik 616 00:56:23,200 --> 00:56:28,039 gibi bir şeyden bahsetmeye çalışıyorum. Ben aslında karşılaştığımda hiçlikle 617 00:56:28,039 --> 00:56:35,079 karşılaşır beni keşfettiğimizde ve artık ben kendini yaratmak ister. Yani o 618 00:56:35,079 --> 00:56:40,400 hiçlikle karşılaştığında, "Ben kimim sorusunu sorduğunda artık insan değil de 619 00:56:40,400 --> 00:56:46,720 kendi kişisel eee tekilliğini fark eder ve bu tekilliği yaratmak zorunda 620 00:56:46,720 --> 00:56:51,039 olduğunu düşündüğü için kendi içliğinden yaratıcı bir şekilde benini ortaya 621 00:56:51,039 --> 00:56:56,480 çıkarmaya başlar. Dolayısıyla ben burada genel olarak insan değil eee nasıl bir 622 00:56:56,480 --> 00:57:02,599 insan? Tekil bir insan karşımıza çıkıyor. Peki biricik insan mıdır? Ben 623 00:57:02,599 --> 00:57:08,880 midir? E tabii biricik hem insandır hem bendir ama bunlardan çok daha soyut bir 624 00:57:08,880 --> 00:57:12,799 şeyden bahsediyoruz ya da daha damıtılmış olan bir şeyden bahsediyoruz. 625 00:57:12,799 --> 00:57:17,039 Yani belirlenemez olan tekillikten bahsediyoruz. Hiçbir şekilde 626 00:57:17,039 --> 00:57:22,920 belirlenemez olan bir belir eee eee varlıktan bahsediyoruz. Hatta bu biricik 627 00:57:22,920 --> 00:57:29,200 olana biriciğe insandan gayri bir insan diyebiliriz ya da gayri insan, insani 628 00:57:29,200 --> 00:57:35,200 olan da diyebiliriz. Şimdi bunu kendi biricik bir sözcüktür ve bir sözcüğün 629 00:57:35,200 --> 00:57:38,400 altında düşünülebilecek bir şey olmalıdır. 630 00:57:38,400 --> 00:57:43,359 Bir sözcük düşünce içermelidir. Oysa biricik düşüncesiz bir sözcüktür. 631 00:57:43,359 --> 00:57:48,240 Düşünce içermez dediği yerle şimdi bunu birlikte düşünebiliriz. Demek ki bir 632 00:57:48,240 --> 00:57:52,799 belirlenimsizlik olduğu için düşünce içermiyor. Belirlenemiyor. 633 00:57:52,799 --> 00:57:58,000 Belirlenebilirliği, ele geçirilebilir bir yanı yok. Çünkü eşsiz bir tekillik 634 00:57:58,000 --> 00:58:04,480 içinde bulunuyor. Peki o zaman bunu şöyle de e açabiliriz. Biraz daha şey 635 00:58:04,480 --> 00:58:12,000 yapalım. Eee şöyle diyor Stiner: "Keza ben de tıpkı tanrı gibi kendi davamı 636 00:58:12,000 --> 00:58:18,480 kendi üzerime kuruyorum. Çünkü ben diğer herkes için bir hiçim. Çünkü ben kendim 637 00:58:18,480 --> 00:58:23,240 için her şeyim. Çünkü ben kendim için biriciyim." 638 00:58:23,240 --> 00:58:28,480 Ne kadar niçeci bir ses tonu değil mi? Zerdüş böyle buyurdudaki gibi yani. E 639 00:58:28,480 --> 00:58:34,799 zaten kendisi tanrının ölmüş olduğunu söylüyor. Şey e Stin tanrının ölmüş 640 00:58:34,799 --> 00:58:41,839 olduğunu söylüyor. Tanrının eee bir işe yaramadığını söylüyor. Eee tıpkı tanrı 641 00:58:41,839 --> 00:58:47,520 üstelik eee Stetin'a göre çok sert bir şekilde ateistlerin çoğu da dinsel 642 00:58:47,520 --> 00:58:54,760 düşünüyorlar diyor. ki burada kastettiği eee eee Bruno Bauer, Foerbah gibi 643 00:58:54,760 --> 00:59:00,000 isimler. Hatta küçük bir nimpotta küçük Marx'tan da bahsediyor. Yani Marx'ın 644 00:59:00,000 --> 00:59:06,400 daha henüz eee yeterli eee entelektüel olarak tanınırlığı yok. Onun da Foer 645 00:59:06,400 --> 00:59:11,960 bahçe olduğunu söylüyor. Yeterince güçlü bir ateist olmadığını söylüyor. Tanrı 646 00:59:11,960 --> 00:59:15,319 kendi çıkarı için var olan bir şey. Tanrı da belirlenimsiz bir şeydir, değil 647 00:59:15,319 --> 00:59:19,680 mi? Belirlemeye çalışıyoruz. Yani Tanrı hep ele geçiremediğimiz bir şeydir. Onu 648 00:59:19,680 --> 00:59:25,359 eee teolojiler eee insanoğlu için tanımlanabilir hale getirmeye çalışıyor. 649 00:59:25,359 --> 00:59:28,799 Burada biricik de bu şekilde diyor ki ben kendi çıkarım için var olan bir 650 00:59:28,799 --> 00:59:34,760 benim. Tanrı nasıl kendi çıkarı için varsa ben de kendi çıkarım için varım. 651 00:59:34,760 --> 00:59:41,640 O yüzdendir ki biricik şöyle seslenir. Dünya benim mülkiyetimdir. Yani 652 00:59:41,640 --> 00:59:46,400 ahlaksızdır dedik ya biricik şey egoistler birliği. Çünkü dünyayı kendi 653 00:59:46,400 --> 00:59:51,240 mülkü olarak görüyor. Hiç kimsenin dünyadaki herhangi bir şeyi mülkü olarak 654 00:59:51,240 --> 00:59:56,960 alabileceğini eee düşünmüyor. Bunu İslamcı şey ifadeyle söyleyecek olursak 655 00:59:56,960 --> 01:00:02,599 işte her şey Allah'ındır değil mi? Öyle bir söz vardı. 90'lı yıllarda eee Refah 656 01:00:02,599 --> 01:00:06,400 Partisi ilk çıktığında arabaların arkasına yazıldı. Mülk Allah'ındır. 657 01:00:06,400 --> 01:00:11,079 Pardon şey Kemalizmi eleştirmek için mülkü Allah'ındır diye yazıyorlardı. 658 01:00:11,079 --> 01:00:16,160 Burada da diyor ki mülk benimdir. Biriciğindir mülk. 659 01:00:16,160 --> 01:00:22,000 Şimdi dolayısıyla toparlayacak olursak şöyle bir şeyle karşı karşıya kalıyoruz. 660 01:00:22,000 --> 01:00:27,680 eee her birey, her biricik yani benzersizdir. 661 01:00:27,680 --> 01:00:31,280 Eee bu yüzden diyor ki ben kendi eserimi, 662 01:00:31,280 --> 01:00:35,839 biricik ve mülkiyetini dikkatinizi çektiğiyse hiçbir kimseye dayandırmadım. 663 01:00:35,839 --> 01:00:40,319 şu şöyle düşünüyor, bu böyle düşünüyor. O yüzden ben de öyle düşündüm gibi bir 664 01:00:40,319 --> 01:00:47,160 şey söylemedim diyor. Eserim hiçbir şekilde herhangi bir referansı yani 665 01:00:47,160 --> 01:00:51,520 herhangi bir dayanağa yaslanmamıştır. Çünkü ben biricik olarak benzersiz bir 666 01:00:51,520 --> 01:00:57,240 şey yazdım. İkimiz düşmanız diyor. Devlet ve ben. Devlet ve ben her koşul. 667 01:00:57,240 --> 01:01:02,640 Devlet tabii sembolik düzen. Sembolik düzenin var olduğu her yerde biricik 668 01:01:02,640 --> 01:01:07,400 düşmandır diyor. Biz buna düşmanız. hiçbir şekliyle affedilebilir bir taraf 669 01:01:07,400 --> 01:01:15,200 yok. Diyor ki, eee, bir eee, ya da biricik bireydir. Ama bu birey şöyle bir 670 01:01:15,200 --> 01:01:21,720 bireydir. Benim bedenim, bedenim onların değil, benimdir. Benim zihnim onların 671 01:01:21,720 --> 01:01:26,920 değil, benim olduğu gibi. Şimdi bu tabii ki tartışmalar yaratacak olan bir şey. 672 01:01:26,920 --> 01:01:34,920 Peki bu egoizm konusunu birazcık açmaya eee çalışalım. Şimdi eee 673 01:01:34,920 --> 01:01:39,039 biriciğin 3 aşağı 5 yukarı nasıl bir şeye tekabül ettiğini düşünü ama bu 674 01:01:39,039 --> 01:01:43,160 egoizmi anlamak gerekiyor. Egoizm aslında 675 01:01:43,160 --> 01:01:48,599 şöyle bir eee karşıtlığın eee karşıtlıkla bizi eee bize anlaşılır 676 01:01:48,599 --> 01:01:57,480 gelebilir belki. eee egoizm doğal, içkin yani o bireyin içkin, doğal 677 01:01:57,480 --> 01:02:03,559 güç ve arzusunu ifade eden bir şey. Yani eee ve burada gördüğünüz gibi psikolojik 678 01:02:03,559 --> 01:02:09,720 bir şey olmanın ötesinde tam olarak eee belirlenemeyen çünkü doğal olan da 679 01:02:09,720 --> 01:02:14,079 belirlenmiş bir şey değil. İçkin potansiyel bir şey demektir. Yani ne 680 01:02:14,079 --> 01:02:20,240 olduğunu bilmiyoruz. Güç yine potansiyel olarak ortaya çıkar. Arzu asla tatmin 681 01:02:20,240 --> 01:02:24,319 edilemeyen bir şey. Dolayısıyla bu potansiyelin hareket ettirdiği bir 682 01:02:24,319 --> 01:02:29,520 egoistlerden bahsediyoruz. Karşı tarafta ise yani devletin yani düşmanın 683 01:02:29,520 --> 01:02:33,559 bulunduğu ya da sembolik düzenin bulunduğu yerde ise hak kavramı, hukuk 684 01:02:33,559 --> 01:02:39,039 kavramı, inşa kavramı, icat kavramı, aşkın kavramı ve dışsallık bulunuyor. 685 01:02:39,039 --> 01:02:45,039 Yani bir karşıtlık içinde. Dolayısıyla egoizm aslında değerler çöktüğünde. 686 01:02:45,039 --> 01:02:49,839 Hangi değerler? Hak, hukuk, inşa etmekle ilgili kurduğumuz kavramlar, icat 687 01:02:49,839 --> 01:02:54,720 etmekle ilgili kurduğumuz kavramlar ya da kurumlar, aşkınlık ya da dışsallıkla 688 01:02:54,720 --> 01:02:59,680 ilgili ilgili kurmuş olduğumuz yani dışsal dediğimiz şey devletin bir zor 689 01:02:59,680 --> 01:03:04,000 aygıtı olarak dışsal bir güç olarak karşımıza çıkması gibi. Ya da dinin 690 01:03:04,000 --> 01:03:08,240 dışsal bir güç olarak karşı ya da ahlakın ya da ideolojilerin bunlar 691 01:03:08,240 --> 01:03:13,720 çöktüğünde bir boşluk fark edilir diyor. eee 692 01:03:13,720 --> 01:03:21,920 işte bu boşluk içinde bir hiçlik vardır. Egoizm işte bu hiçliğin içinde 693 01:03:21,920 --> 01:03:28,039 kendi olma arzusunu taşımaktır. Ha demek ki aslında bu kurumlar çöklüğünde ortaya 694 01:03:28,039 --> 01:03:33,839 çıkan şey kendi olmakla ilgili eee kendilik deneyimini ele geçirmekle 695 01:03:33,839 --> 01:03:40,720 ilgili çabanın eee arzun kendisi olarak egoizm bize ifade ediyor. O yüzden 696 01:03:40,720 --> 01:03:44,799 aslında özgürlük ideali Stetin tarafından kabul 697 01:03:44,799 --> 01:03:49,039 edilebilir bir ideal değildir. Çünkü bütün özgürlük idealleri hani komünizme 698 01:03:49,039 --> 01:03:53,960 ve sosyalizme getirdiği eleştiri gibi sınırları yerinden kaldırır, yeni 699 01:03:53,960 --> 01:03:59,720 sınırlar koyar. Pozitif ya da negatif özgürlük kavrayışları bunun en somut 700 01:03:59,720 --> 01:04:06,240 örnekleridir. Onun yerine egoist kurtul kurtul der. Yani nedir? bütün yapılardan 701 01:04:06,240 --> 01:04:10,640 kurtulmak üzerine eee bir slogan geliştirmiştir ya da ünlem 702 01:04:10,640 --> 01:04:15,520 geliştirmiştir. Çünkü kurtul kurtul dediği şey sınır koymamaktır. 703 01:04:15,520 --> 01:04:20,760 Özgürlük ideali eninde sonunda eee sınırlar koyacak. Bunu başka bir 704 01:04:20,760 --> 01:04:25,599 ifadeyle şöyle söylüyor. Çok artistik bir ifade mi? Güzel. Kötülükten, 705 01:04:25,599 --> 01:04:30,160 kötülüklerden ya da kötülükten kurtuluşun 706 01:04:30,160 --> 01:04:35,640 pardon kötülüklerden kurtulursunuz ama kötülük kalır. Yani dolayısıyla 707 01:04:35,640 --> 01:04:40,400 kötülükten kurtulmamız gerekiyor asıl. Kötülüklerden onun nasıl işte 708 01:04:40,400 --> 01:04:45,240 somutlaşmışsa ondan kurtulursunuz. Ama kötülük bir soyutluk olarak kaldığı 709 01:04:45,240 --> 01:04:49,640 müddetçe aslında kötülükten eee kurtulmamız gereken hedefi kaybetmiş 710 01:04:49,640 --> 01:04:55,200 oluyoruz. Dolayısıyla bir özgürlükçü ideale şüpheyle yaklaşan birisinden 711 01:04:55,200 --> 01:05:00,240 bahsediyoruz. Eee ve 712 01:05:00,240 --> 01:05:07,400 şimdi birazcık da Marx'a geçelim çünkü eee eee şey olacak. Eee Marx'a haksızlık 713 01:05:07,400 --> 01:05:15,520 yapmış olacağız. Şimdi şeyin eee galiba eee 714 01:05:16,079 --> 01:05:21,960 Güney hocanın Güney Çin hocanın derlediği eee şeyde 715 01:05:21,960 --> 01:05:26,400 Marketiner'er radikal bir düşünürün kayıp mirası Lverna yayınlarından Liva 716 01:05:26,400 --> 01:05:32,200 yayınlarından çıkan kitapta Banu Bargu yanılmıyorsam Berkley'de hoca. Eee onun 717 01:05:32,200 --> 01:05:36,359 şöyle bir şeyi var. Şimdi bu söylediğim şeyle ilintili olarak makalesinden 718 01:05:36,359 --> 01:05:41,760 aktarmak istiyorum. Elbette bugünün isyancı benleri 719 01:05:41,760 --> 01:05:46,559 kendi varoluş koşullarına ve kendiliklerine en uygun yollarla 720 01:05:46,559 --> 01:05:51,359 ayrılmaya çalışacaklardır parçası oldukları düzenden. Yine de çıkış 721 01:05:51,359 --> 01:05:56,680 sorusu. Schitiner düşüncesinin porselen dükkanında oluşturduğu yakıntı 722 01:05:56,680 --> 01:06:02,160 yıkıntılar arasında bize bıraktığı en önemli siyasi soru siyasi soru olmaya 723 01:06:02,160 --> 01:06:07,359 devam ediyor. Ancak sorulması gereken ve Stetin'ın bir yakıp yıkan Odefil'in 724 01:06:07,359 --> 01:06:12,720 geride bıraktığı bir soru daha var. Çıkıp da nereye gitmeli? İşte Stetin'ın 725 01:06:12,720 --> 01:06:17,880 ehlileştirilemez reddiyesi bu soruyu ısrarla cevapsız bırakıyor. Yani Stetin 726 01:06:17,880 --> 01:06:24,039 bize bir cevap vermiyor diyor. İdiası bu yani. Tamam eyvallah yıkalım yakalım. 727 01:06:24,039 --> 01:06:29,920 biriciye ulaşmak istiyoruz da ama bu yani eee bizi nereye götürecek diye bir 728 01:06:29,920 --> 01:06:36,359 eee soru işareti bıraktığını söylüyorum. Şimdi Marx'ın tabii ki burada eee buna 729 01:06:36,359 --> 01:06:44,319 verebileceği tepkileri eee gayet eee eee anlamak mümkün. Çünkü sonuç itibariyle 730 01:06:44,319 --> 01:06:48,039 eee ya Alman ideolojisinden örnekler de 731 01:06:48,039 --> 01:06:53,880 sunacağım ama Paul Thomas'ın Marx ve Schiner'la ilgili yazdığı eee bir 732 01:06:53,880 --> 01:06:59,559 şeyinde çalışmasında Stetin tarihi tahrip ve mistifiye eder. Her şeyden 733 01:06:59,559 --> 01:07:04,680 önce bireyler bilince dünya nesneye dönüştürülür. Böylece yaşam ve tarihin 734 01:07:04,680 --> 01:07:09,200 çok çeşitli biçimleri farklı bir bilinç tutumuna indirgenir. Daha da kötüsü 735 01:07:09,200 --> 01:07:13,520 Stinner beceriksiz bir Hegel kopyacısıdır. Görüp görebileceğimiz 736 01:07:13,520 --> 01:07:18,000 katiplerin en kötüsü gibi neyi kopya ettiğini hiç bilmeden yazıp çizen 737 01:07:18,000 --> 01:07:25,200 biridir. Şimdi bu eee çok acımasız bir ifade ama Marx eee şey Stiner'a Aziz Max 738 01:07:25,200 --> 01:07:31,880 diyecek. Aziz Max demesinin de gerekçesi var. Çünkü işte onun misifiye ettiğini 739 01:07:31,880 --> 01:07:36,480 eee birçok şeyi misifiye ettiğini söyleyecek ve Hegel'i yanlış okumakla 740 01:07:36,480 --> 01:07:43,760 itham edecek. Eee tabii ki eee bir kere Stiner çok ciddi bir şekilde hem Foyer 741 01:07:43,760 --> 01:07:47,480 Ba'nın hem de Hegel'in karşıtı olabilecek bir şey. Çünkü bütün 742 01:07:47,480 --> 01:07:52,039 gerçektir, gerçek bütündür diyen bir Hegelle eee Schiner'ın aynı kişi 743 01:07:52,039 --> 01:07:56,680 olduğunu söylemek mümkün değil. Kötü kopyacı diyerek Marx bu işin içinden 744 01:07:56,680 --> 01:08:01,079 sıyrılabilir mi kolay kolay? eee bunu sorgulamamız gerekir. Alman 745 01:08:01,079 --> 01:08:06,319 ideolojisinin en uzun bölümü yaklaşık 300 sayfadan daha fazla olan bir bölümü 746 01:08:06,319 --> 01:08:13,240 eee eee Stetin'a ayrılmıştır. Eee Stetiner'a ayrılan bu bölümde Marx eee 747 01:08:13,240 --> 01:08:19,319 kitabın yani eee Stetiler'ın kitabı da zaten 350 sayfa falan. 350 sayfaya 748 01:08:19,319 --> 01:08:24,359 karşılık bir 350 sayfa sayfa sayfa yorumlamış. Eee, eğer Hegel'in hukuk 749 01:08:24,359 --> 01:08:29,000 felsefesinin eleştirisini okuduysanız ya da Yahudi sorununu 750 01:08:29,000 --> 01:08:35,560 okuduysanız Marx'ın zaten tarzı bu. Eee, yani okuduğu eserleri tek tek paragraf 751 01:08:35,560 --> 01:08:40,359 paragraf not edip sonra bu paragraflara dair şerhler düşmek. Yani total bir 752 01:08:40,359 --> 01:08:44,839 eleştiri oluşturarak değil de parça parça eleştirileriyle devam etmek 753 01:08:44,839 --> 01:08:50,560 şeklinde düşünebilirsiniz. Eee, Alman ideolojisi defterleri 1932 754 01:08:50,560 --> 01:08:56,199 yılında yayınlandı. ilk yayıma çıktığında 1932'ydi. Yani dolayısıyla 755 01:08:56,199 --> 01:09:01,759 eee şey bu çalışma çok sonraları eee 756 01:09:01,759 --> 01:09:06,440 insanların zihinlerinde somut olarak belirdi. Eee bu çalışma yayınlandıktan 757 01:09:06,440 --> 01:09:12,159 sonra çok büyük etki yarattı. 1844 eee felsefe ekonomi el yazmaları ya da Paris 758 01:09:12,159 --> 01:09:16,960 el yazmaları tam olarak tarihini hatırlamıyorum ama 1927 olabilir. Eee 759 01:09:16,960 --> 01:09:21,199 tabii Grundrize'nin yayınlanması. Bunların her biri, bunların her biri 760 01:09:21,199 --> 01:09:26,239 defter olduğu için arkadaşlar, eee, defter olduğu için, eee, 20. 761 01:09:26,239 --> 01:09:32,839 yüzyıldakiler 19. yüzyıldaki Marx izleyicilerine göre daha şanslı konumda 762 01:09:32,839 --> 01:09:38,359 oldular. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısı. Dolayısıyla bu eserlere bakarak 763 01:09:38,359 --> 01:09:46,359 eee çeşitli marksist düşünürler eee mesela Altuser eee mesela Gramsi, Lukaş 764 01:09:46,359 --> 01:09:51,759 gibi isimler farklı yorumlar oluşturma şansına eriştiler. Biz tekrar Alman 765 01:09:51,759 --> 01:09:56,320 ideolojisinin hikayesinden ziyade şeye geri dönelim. Sttiner'ı eee ne gibi 766 01:09:56,320 --> 01:10:04,320 eleştiriler getirmiş olabilir? eee sorusuna geri dönelim ve Marx'ın eee eee 767 01:10:04,320 --> 01:10:09,840 Alman ideolojisinde eleştirisinin özeti sayılabilecek bir bölümü size aktarmak 768 01:10:09,840 --> 01:10:17,840 istiyorum. Şöyle diyor düşüncede eee bir yandan da eee Sancho diye sesleniyor. 769 01:10:17,840 --> 01:10:22,120 Yani Aziz Max diyor ama bir de Sancho diye sesleniyor. Sancho kimdir? Sancho 770 01:10:22,120 --> 01:10:27,800 Panzo'dan bahsediyor. Eee farklı şekillerde seslenme biçimleri de var. 771 01:10:27,800 --> 01:10:31,199 şöyle diyor: "Sançof 772 01:10:31,199 --> 01:10:35,600 edilebilir olandan tarif edilemez olana geçişi buldu. 773 01:10:35,600 --> 01:10:40,640 Bir sözcükten hem daha fazlasını hem daha azı olan sözcüğü buldu." birik 774 01:10:40,640 --> 01:10:46,239 kelime ifadesi ile ilgili söylüyor. Düşünceden gerçekliğe 775 01:10:46,239 --> 01:10:51,760 dolayısıyla da dilden yaşama geçişe dair bütün o sorunun yalnızca felsefi kurguda 776 01:10:51,760 --> 01:10:57,560 var olduğunu yani yalnızca yalnızca felsefi bilinç açısından geçerli 777 01:10:57,560 --> 01:11:03,679 olduğunu görmüştük. ki bu bilincin yaşamda görünüşteki ayrılığının yaşamda 778 01:11:03,679 --> 01:11:07,719 yaşamdan görünüşteki ayrılığının niteliği ve kaynağı hakkında netliğe 779 01:11:07,719 --> 01:11:13,040 ulaşması imkansızdır. filozoflarımızın kafaları kafalarına musallat olduğu 780 01:11:13,040 --> 01:11:18,360 andan beri bu büyük sorunun eninde sonunda bu gezgin şövalyelerden birinin 781 01:11:18,360 --> 01:11:24,560 bir sözcük bulmak yerine yani sözcük olarak söz konusu geçişi oluşturan 782 01:11:24,560 --> 01:11:29,360 sözcük olarak salt bir sözcük olmaktan çıkan dilden hareketle tanımladığı 783 01:11:29,360 --> 01:11:34,800 gerçek nesneye mistik dillerüstü bir şekilde işaret eden kısacası sözcükler 784 01:11:34,800 --> 01:11:40,239 arasında tıpkı Hristiyan imgeleminde kurtarıcı tanrı İnsanın 785 01:11:40,239 --> 01:11:45,159 insanlar aleminde oynadığı rolü oynayan sözcüğü bulmak üzere yollara düşmesiyle 786 01:11:45,159 --> 01:11:48,960 sonuçlanacak bir siyir izlemesi elbette kaçınılmazdı. 787 01:11:48,960 --> 01:11:53,840 Filozoflar arasındaki en boş, en sığı kafanın kendi düşünce yoksunluğunun 788 01:11:53,840 --> 01:11:58,679 felsefi sonu olduğunu, dolayısıyla da cismani yaşama muzaffer giriş olduğunu 789 01:11:58,679 --> 01:12:04,080 ilan ederek felsefeyi sona erdirmesi gerekti. Onun filozofluk eden düşünce 790 01:12:04,080 --> 01:12:09,920 yoksunluğu zaten başlı başına felsefenin sonuydu. tıpkı onun dile getirilemez 791 01:12:09,920 --> 01:12:15,600 dilinin tüm dillerin sonu olması gibi Sancho'nun zaferini ayrıca sağlayan onun 792 01:12:15,600 --> 01:12:20,000 tüm filozoflar arasında gerçek ilişkiler açısından en cahil olanı olması 793 01:12:20,000 --> 01:12:24,159 dolayısıyla felsefi kategorilerin onda gerçeklikle ilişkisinin son 794 01:12:24,159 --> 01:12:30,440 kalıntılarını ve bununla birlikte son anlam kalıntılarını da yitirmesiydi. 795 01:12:30,440 --> 01:12:38,080 Şimdi Marx burada çok acımasız bir dille eee eee şeyi Schiner'ın aslında Biricik 796 01:12:38,080 --> 01:12:42,800 ve mülkiyetinde ulaşmış olduğu sonucu yani Biriciğin eşsizliğinin, eşsiz 797 01:12:42,800 --> 01:12:50,120 tekilliğinin belirlenemezliğinin tarif edilemezliğine dair söylediği ifadeyi 798 01:12:50,120 --> 01:12:55,679 diyor ki bütün felsefe tarihini hocası Hegel gibi arşınlayarak yani T'nin 799 01:12:55,679 --> 01:12:59,520 görüngü biliminde ya da T'nin fenomenolojisinde ifade edildiği 800 01:12:59,520 --> 01:13:05,719 şekliyle arşınlayarak eee ortaya koyduğu gerçekten insan bölümünde 1inci bölümde 801 01:13:05,719 --> 01:13:09,920 eski toplumdan yeni topluma kadar bu dönüşümlerin nasıl gerçekleştiğini 802 01:13:09,920 --> 01:13:15,280 ortaya koydu. Ama ulaştığı sonuç bir sonuç olmak bakımından felsefeye 803 01:13:15,280 --> 01:13:21,120 kazandırdığı bir şey yok. Yani en azından eee Marx'ın iddiası bu. Çünkü 804 01:13:21,120 --> 01:13:26,320 karşımıza bir kavram çıkarmadı. bir eee kavram olmayan bir kavram çıkardı ve 805 01:13:26,320 --> 01:13:33,080 böylelikle aslında eee felsefeye dair eee söylenebilecek her şeyin sonunu ilan 806 01:13:33,080 --> 01:13:38,199 etmesi doğal hale geldi. Çünkü felsefe kavramlarla yapılan bir şeydi. 807 01:13:38,199 --> 01:13:44,080 Dolayısıyla felsefe tarihini ilk kavramlardan eee azade düşünme biçimini 808 01:13:44,080 --> 01:13:49,520 geliştirmiş kişisi olarak Stenner'ı düşünebiliriz. Eee ya da Marx'ın 809 01:13:49,520 --> 01:13:53,639 ulaştığı genel sonuç da buydu. En azından Stinner'dan dersim ya da 810 01:13:53,639 --> 01:13:59,480 konuşmanın başında ifade ettiğim yerde de bunu göstermiştim. Peki eee başka 811 01:13:59,480 --> 01:14:04,080 neyi eleştirdi? Özellikle iki şeyi çok eleştirdiğini söylemiştim. Birincisi 812 01:14:04,080 --> 01:14:11,199 devrim ve isyan olgularını. İkincisi ise eee bu insanın değişimi dediği kendilik 813 01:14:11,199 --> 01:14:16,679 bilincinin ya da kendilik bilinci ifadesini kullanmıyor da eee Şimer kendi 814 01:14:16,679 --> 01:14:22,880 olma deneyiminin eee ne ilişkin söylediklerine karşı eleştiri getiriyor. 815 01:14:22,880 --> 01:14:30,080 Eee yine eee Alman ideolojisinden eee aktarıyorum. Şöyle diyor: "Aziz 816 01:14:30,080 --> 01:14:36,080 Sancho'nun dediğim gibi bir korelasyon kurmuş. Sancho, Aziz Max işte vesaire 817 01:14:36,080 --> 01:14:40,440 vesaire diye kullar uyduruyor. Aziz Sancho'nun ne derin bir devrim 818 01:14:40,440 --> 01:14:45,400 kavrayışına sahip olduğu şu açıklamasında ortaya çıkıyor. İsyan 819 01:14:45,400 --> 01:14:49,760 kaçınılmaz bir sonucu koşulların değiştirilmesi olsa da bu değişimden 820 01:14:49,760 --> 01:14:53,800 hareket etmez. Bu antitez devrimin koşullarının değiştirilmesinden hareket 821 01:14:53,800 --> 01:14:58,880 ettiğini yani devrimin devrimden hareket ettiğini içerir. Buna karşın isyan 822 01:14:58,880 --> 01:15:02,560 insanların kendilerinden hoşnut olmamalarından hareket eder. Bu 823 01:15:02,560 --> 01:15:08,639 kendinden hoşnut olmama, özgürlük ve her an kendi yolunda yürüyebilen, daima 824 01:15:08,639 --> 01:15:14,480 kendinden hoş hoşnut olan ve her an her an olabildiği şeyi olan kendisiyle 825 01:15:14,480 --> 01:15:19,520 barışık egoist hakkında önceki söylemlerle mükemmel bir uyum içindedir. 826 01:15:19,520 --> 01:15:25,360 Arks burada diyor ki yani devrimle isyan arasındaki bu şekilde kategorik bir 827 01:15:25,360 --> 01:15:32,520 ayrım ya da siyasal devrim, toplumsal devrim şeklinde eee ayrımların aslında 828 01:15:32,520 --> 01:15:37,719 çok da sorunlu olduğunu eee ama bu Sinter'in bakış açısında biriciğe 829 01:15:37,719 --> 01:15:42,320 ulaşmak için böyle bir ayrıma ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Çünkü devrim aslında 830 01:15:42,320 --> 01:15:47,280 toplumsal olarak ortaya çıkmış huzursuzluğun aşılması çabasıyla kendini 831 01:15:47,280 --> 01:15:52,120 gösterirken isyan bireyin kendisinin kendinden hoşnut olmama durumu. 832 01:15:52,120 --> 01:15:57,440 Dolayısıyla eee Zerdüş böyle buyurdu da Nietzsche mesela ne diyordu? En iyi 833 01:15:57,440 --> 01:16:03,040 öğrenci beni takip etmeyen öğrencidir. En iyi öğretmen arkasına öğrencilerini 834 01:16:03,040 --> 01:16:08,480 takmayandır. Dolayısıyla buradaki biricik kendi kendilik eee kendi olma 835 01:16:08,480 --> 01:16:16,480 deneyimini eee mutlak bir eee ne diyelim? eee mutlak bir noktada, mutlak 836 01:16:16,480 --> 01:16:22,199 bir rey noktasında eee tutmayı becerebilen birisidir. Şimdi böyle böyle 837 01:16:22,199 --> 01:16:27,120 bir bireye ulaşabilmek için toplumsal olan huzursuzlukların değiştirilmesinin 838 01:16:27,120 --> 01:16:31,400 bir manası yok. Bireyin kendi huzursuzluğunu aşma çabasına girmesi 839 01:16:31,400 --> 01:16:36,480 gerekiyor. Ama bunun doğal olarak bir sonucu olacak ortada. her türlü 840 01:16:36,480 --> 01:16:42,120 toplumsallığı reddetmeden, reddederek daha doğrusu yola çıktığınız 841 01:16:42,120 --> 01:16:47,280 andan itibaren o zaman bu çıkarlar birliği nasıl kuracaksınız? 842 01:16:47,280 --> 01:16:53,639 Yani dolayısıyla mesela teknolojiyi nasıl reddedeceksiniz? Ya da teknolojiyi 843 01:16:53,639 --> 01:16:59,040 ortadan kaldıracak bir gücü, parayı ortadan kaldıracak bir gücü saptamanız 844 01:16:59,040 --> 01:17:05,840 eee yerinde yani Marx diyor ki, "Evet, doğru tespit ettiniz. parayı eee iş özel 845 01:17:05,840 --> 01:17:11,239 mülkiyetin iş bölümü yaratan aracını eee her türlü işçiyi öldüren unsuru olarak 846 01:17:11,239 --> 01:17:17,600 gördün. Doğru. Ama bunu mesela nasıl ortadan kaldıracaksın? Bunu ortadan 847 01:17:17,600 --> 01:17:24,080 kaldırmanın yolu bireysel olarak kendi hoşnutsuzluğunu dindirme çabası olamaz. 848 01:17:24,080 --> 01:17:29,400 Dolayısıyla bunu ancak toplumsal düzey çünkü bu ortaya çıkan fenomen toplumsal 849 01:17:29,400 --> 01:17:35,120 düzeyde ortaya çıkmış olan bir fenomen. Bir şeyi, bir şeyden kurtulmak, içeriden 850 01:17:35,120 --> 01:17:41,280 dışarıya çıkmak istiyorsan o şeyi oluşum koşulları neyse o oluşum koşullarını 851 01:17:41,280 --> 01:17:46,440 hava ederek, eee, bertaraf ederek, lav ederek yapabilirsiniz. 852 01:17:46,440 --> 01:17:52,239 Dolayısıyla eee bu isyanla devrim arasındaki ayrımın yeterli bir ayrım 853 01:17:52,239 --> 01:17:58,960 olmadığını, bunun bir burjuva, küçük burjuva eee böbürlenmesi olduğunu ifade 854 01:17:58,960 --> 01:18:05,080 ediyor. Şimdi dolayısıyla şimdi bu eee tabii ki şöyle cevap verilebilir. Hayır 855 01:18:05,080 --> 01:18:11,159 efendim eee şey Maxşteiner eee asla böyle bir tutum içine burjuvaları 856 01:18:11,159 --> 01:18:14,760 onaylayan ya da küçük burjuvaları onaylayan bir tutum içine girmemiştir 857 01:18:14,760 --> 01:18:20,840 denilebilir. Evet. Marx bunun farkında. Siyaseten bu noktada olduğunu söylemeye 858 01:18:20,840 --> 01:18:26,360 çalışıyoruz. Dolayısıyla ilk elden hemen cevap vermemek gerekiyor. Bu şekilde 859 01:18:26,360 --> 01:18:32,560 yine mesela şey insanın eee bunu da söyleyip eee burada durabilirim. 860 01:18:32,560 --> 01:18:40,120 eee sonuncu olsun. eee Marx eee uzun uzadıya eee değişimin 861 01:18:40,120 --> 01:18:44,760 yani bu insanın kendi değişimin gelişiminin yani çocukluktan, 862 01:18:44,760 --> 01:18:49,920 ergenlikten, işte gençlikten olgunluğa geçişteki o biricikliğin inşa edilmesi 863 01:18:49,920 --> 01:18:54,560 kendilik deneyiminin, kendi olma çabasının ortaya çıkarılması 864 01:18:54,560 --> 01:18:59,800 sürecinin aslında tarihsel bir süreç olduğunu ve öyle kendi kendine bu kadar 865 01:18:59,800 --> 01:19:06,080 yalıtık bir şekilde eee insanın eee insan olmak an gayri insan olmaya 866 01:19:06,080 --> 01:19:10,920 geçebileceğini düşünmesinin problemli olduğunu düşünüyor. Gayri insan 867 01:19:10,920 --> 01:19:18,280 dediğimiz şey biricik olandan bahsediyoruz. Eee şöyle diyor eee 868 01:19:18,360 --> 01:19:23,199 yine Alman ideolojisinden bir aktarmada bulunacağım ama bu Tamam bunu şey 869 01:19:23,199 --> 01:19:29,239 yapayım. Eee benim kitabımda her yer çizildi de hepsini de böyle birbirinden 870 01:19:29,239 --> 01:19:34,840 güzel eee önemli bulduğumu yazmışım. O yüzden özür dilerim. Eee, yani daha 871 01:19:34,840 --> 01:19:40,040 doğrusu her şeyi aktarmak istiyorum ama tabii bunun manası yok. Şöyle diyor: 872 01:19:40,040 --> 01:19:45,000 "Sanço örneğini yine alışılageldik beceriksizliğiyle seçmiş." Yukarıda uzun 873 01:19:45,000 --> 01:19:51,120 bir alıntı var. Kimden? İşte Stinner'ın biricik ve mülkiyetinden bir alıntı var. 874 01:19:51,120 --> 01:19:55,320 Eee, onu diyor. Sancho örneğini yine alışıla geldik. Beceriksizliği de 875 01:19:55,320 --> 01:20:00,719 seçmiş. Eğer doğuştan şair, müzisyen ve filozof olan kimseler hakkında söylediği 876 01:20:00,719 --> 01:20:06,040 saçmalıklar doğru kabul edilse bile şunu yani doğuştan gelen böyle yetenekler 877 01:20:06,040 --> 01:20:11,080 var. Hani diyor ya kendi olma yolunda git. Arzunu eee ve kendini 878 01:20:11,080 --> 01:20:16,840 özgürleştirmeye çalış. Arzunu takip et. Bunu yap. Bunu bunu nasıl yapacaksın? 879 01:20:16,840 --> 01:20:21,679 sorusunu cevaplamaya çalışıyor. Bu değişimi nasıl gerçekleştireceksin? 880 01:20:21,679 --> 01:20:26,080 Çünkü insan doğduğundan beri soyutlamalar tarafından, soyutluklar 881 01:20:26,080 --> 01:20:33,239 tarafından kuşatılmış durumda. Eee, saçmalıklar doğru kabul edilse bile 882 01:20:33,239 --> 01:20:39,960 bu örnek bir yandan yalnızca doğuştan bir pipinin, pipi premisis 883 01:20:39,960 --> 01:20:47,400 pramittendis latince bir söz. uygun unvanın sanının e şanın önden 884 01:20:47,400 --> 01:20:52,480 varsayılması ile çoğunlukla mektupların hitap ve unvan kısmı yerine kullanılır. 885 01:20:52,480 --> 01:20:59,280 TP eee ifadesi böyle kullanılırmış. Neyse eee yani sayın gibi, doktor gibi 886 01:20:59,280 --> 01:21:04,320 işte filozof gibi, filozof Boroğ işte doktor Boro Erdağı, mühendis Boro Erdağı 887 01:21:04,320 --> 01:21:09,400 gibi bir şeyden bahsediyor. Doğduğunda neyse öyle kaldığını kanıtlar. Yani şair 888 01:21:09,400 --> 01:21:16,480 ve benzeri. Öte yandaysa doğuştan PP'nin diğer yandan da olduğu geliştiği 889 01:21:16,480 --> 01:21:21,480 kadarıyla şartların elverişsizliği nedeniyle olabileceği şey haline gelem 890 01:21:21,480 --> 01:21:26,760 gelmeyebileceğini kanıtlar. Yani onun örneği bir açıdan hiçbir şey kanıtlamaz. 891 01:21:26,760 --> 01:21:31,080 Diğer açıdan da kanıtlaması istenen şeyin tam tersini kanıtlar. Ve her iki 892 01:21:31,080 --> 01:21:36,239 açıdan da Sancho'nun ister doğuştan olsun ister şartlardan olsun en 893 01:21:36,239 --> 01:21:41,600 kalabalık insan sınıfına ait olduğunu kanıtlar. Bunun yerine kendisinin 894 01:21:41,600 --> 01:21:46,840 biriciktir. Kıt kafalı olduğu tesellisini bu sınıfla paylaşmaktadır. 895 01:21:46,840 --> 01:21:51,560 Şunu demeye çalışıyor. Bir örnek vermiş işte insanın işte yetileriden 896 01:21:51,560 --> 01:21:55,400 bahsediyoruz ya bir de yeteneklerden bahsediyoruz. doğuştan getirdiğimiz 897 01:21:55,400 --> 01:21:58,840 şeylere yeti 898 01:21:59,960 --> 01:22:06,840 bileyim işitme vesaire vesaire koklama tatma eee zihnimizin açıklığı yani işte 899 01:22:06,840 --> 01:22:12,400 eee düşünebilme kapasitelerimizden bahsediyoruz. Bunları yetiyoruz. Bir de 900 01:22:12,400 --> 01:22:16,719 yetenekler var. Bunları nasıl kullanacağız? Tam bir şey kokladık da ya 901 01:22:16,719 --> 01:22:20,280 bundan yemek de yapabiliriz. Bundan yangın çıktığını duyup telefon edip 902 01:22:20,280 --> 01:22:24,600 itfaiyeyi de çağırabiliriz. Dolayısıyla nasıl kullanacağımız da yetenekle ilgili 903 01:22:24,600 --> 01:22:29,639 bir şey. Göte'nin de Betofen'ın da söylediği meşhur bir ifade var. 904 01:22:29,639 --> 01:22:33,440 Hangisinin daha önce söylediğini bilmiyorum ama eee Betfen'ın olduğunu 905 01:22:33,440 --> 01:22:42,960 varsayalım şimdilik. Diyor ki eee deha %99'u çalışmaktır. Yani 18 yaşında sağır 906 01:22:42,960 --> 01:22:47,280 olmuş bir adamdan 21 yaşında işte senfoniler beslemiş birinden 907 01:22:47,280 --> 01:22:51,239 bahsediyoruz. duyma yetisini tamamen yitirip senfoniler yazan birisinden 908 01:22:51,239 --> 01:22:56,400 bahsediyoruz galiba. Duyma yetisini yitirdiğini üç senfoni e şey yapmış. 909 01:22:56,400 --> 01:23:02,760 Sonra eee son tamamen yitirdikten sonra da 2i ü senfoni daha yazmış. 910 01:23:02,760 --> 01:23:09,840 Toplam zaten 9 senfonisi var galiba. Neyse deha çalışmakla ilgili olduğunu 911 01:23:09,840 --> 01:23:14,560 ortaya koyuyor. Şimdi burada Stinner ise diyor ki yani bir insanda doktorluk 912 01:23:14,560 --> 01:23:18,760 yeteneği varsa bunu açığa çıkarmalı. arzularının peşinde koşarak bunu 913 01:23:18,760 --> 01:23:22,560 gerçekleştirdi. Hani çocuklar nasıl yetiştirilmeli diye bir soru var ya. 914 01:23:22,560 --> 01:23:27,120 Aileler çocuklarının işte yeteneklerine göre eee kendilerini bulmalarını 915 01:23:27,120 --> 01:23:35,320 istiyor. Ama nasıl yani çocuklar eee işte eee 916 01:23:35,320 --> 01:23:40,120 birtım kurallarla eee baskı altına alındıklarında kendi varoluş 917 01:23:40,120 --> 01:23:44,400 kapasitelerini gerçekleştiremiyorlar. Evet. Bunda herkes eee konsensüs 918 01:23:44,400 --> 01:23:47,960 oluşturuyor. Peki bunlardan uzaklaştığımızda 919 01:23:47,960 --> 01:23:52,600 nasıl yapacağız? Deofunda şöyle diyor. Dehın 920 01:23:52,600 --> 01:23:57,040 %99'u çalışmaktır. Demek ki bir disiplin 921 01:23:57,040 --> 01:24:02,719 içinde ancak deha açığa çıkarılabilir. Yani doktor olma, ben doktorluk yapmak 922 01:24:02,719 --> 01:24:08,280 istiyorum isteğinin peşinde koşarak değil. Doktorluk yapmanın işte neyse 923 01:24:08,280 --> 01:24:14,719 gereklerini, araçlarını elde ettik. İyi de bu biriciğin eee imkanı dahilinde 924 01:24:14,719 --> 01:24:19,320 değil ki. Çünkü doktorluk bir normatif alan. Kurallar yığını, ilkeleri var. 925 01:24:19,320 --> 01:24:24,040 Nasıl neyi nasıl yapacağın? Kimden nereden yardım isteyeceğin ve neleri 926 01:24:24,040 --> 01:24:28,199 yapabileceğine ilişkin kurallar var. Dolayısıyla ya da kimlere neleri 927 01:24:28,199 --> 01:24:32,679 uygulayabileceğine dair bir şey var. Marx diyor ki yani bu arzu ve güçle 928 01:24:32,679 --> 01:24:37,000 ilgili söylediğiniz şey çok önemli ama bu belirsiz. Bu belirsizlikle felsefe 929 01:24:37,000 --> 01:24:42,600 zaten felsefeyi sorgulama şansının dışına çıkmış oluyorsunuz gibi bir 930 01:24:42,600 --> 01:24:48,119 yaklaşım var. Ben burada keseyim. Çok teşekkür ederim. 106196

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.