Would you like to inspect the original subtitles? These are the user uploaded subtitles that are being translated:
1
00:00:10,480 --> 00:00:15,519
Şimdi eee daha önce Bower hakkında
2
00:00:15,519 --> 00:00:23,320
konuştuk. Bruno Bauer eee işte yaklaşık
2 ay önce. Eee sonra Ludwig Ferba
3
00:00:23,320 --> 00:00:29,920
hakkında konuştuk. Bunlar e aslında eee
Marx'ın Alman ideolojisinde tartıştığı
4
00:00:29,920 --> 00:00:36,160
ya da haklarında konuştuğu isimlerden
eee iki tanesi. Brunno Bauer eee doktora
5
00:00:36,160 --> 00:00:42,840
hocası olması ve eee tanışıklığının
biraz daha eee erken ve eee karşılıklı
6
00:00:42,840 --> 00:00:46,760
bir ilişkiye dayanması dolayısıyla Bruno
Bağer'le başlamıştık.
7
00:00:46,760 --> 00:00:53,440
Eee Foerbah tabii ki eee özel bir isim.
Şöyle ki, eee, yani genç Hegelciler
8
00:00:53,440 --> 00:00:59,399
dendiğinde, e, Almanya'nın, eee, Hegel
sonrası düşüncesinde etkin olan bu
9
00:00:59,399 --> 00:01:06,119
isimlerin işte, eee, prensi olarak, gör,
teorisyeni olarak görülen kişi Ludwerba,
10
00:01:06,119 --> 00:01:11,200
Bruno Baver ise daha çok o işin eee,
işte çevreyi bir arada tutan kişi olarak
11
00:01:11,200 --> 00:01:17,479
görünen birisi. Steener, Max Steiner
daha farklı bir figür. eee bu çevrenin
12
00:01:17,479 --> 00:01:22,320
insanı yine. Eee ancak biz eee
çalışmamızda
13
00:01:22,320 --> 00:01:30,759
eee yani işte eee Moses H Gürün gibi
başka isimler de var. Eee Marx'ın
14
00:01:30,759 --> 00:01:35,799
Almanolojisinde tartıştığı, konuştuğu ya
da eee bir de çalışmalarına atıfta
15
00:01:35,799 --> 00:01:40,040
bulunduğu. Onlar hakkında pek bir şey
konuşamayacağız. Çünkü işte bize verilen
16
00:01:40,040 --> 00:01:45,640
süre donmuş oldu. Önümüzdeki süreçte
belki bunlar hakkında da konuşma yapma
17
00:01:45,640 --> 00:01:50,479
şansımız olabilir. Eee ve Marx'la olan
ilişkilerini ya da Marx'ın onları nasıl
18
00:01:50,479 --> 00:01:56,960
kavradığını konuşma şansımız olabilir.
Eee Mark Stetiner eee ilginç bir figür.
19
00:01:56,960 --> 00:02:05,079
Eee ama eee Marx'ın hayatında Stener
kadar ilginç bir başka figür eee
20
00:02:05,079 --> 00:02:12,480
Joseph eee tamam ismi neydi?
Pierre ve Joseph Produn Prodon var. Eee
21
00:02:12,480 --> 00:02:18,480
yine anarşistler eee yani anarşizm
tarihi içinde ele alınacak, anarşist de
22
00:02:18,480 --> 00:02:23,440
ekol içinde ele alınacak bir başka isim.
Yine Marx'ın doğrudan temas ettiği,
23
00:02:23,440 --> 00:02:29,319
özellikle Londra hayatında temas ettiği
Mihail Bakunin var. Eee, dolayısıyla
24
00:02:29,319 --> 00:02:34,560
Marx'ın hayatında, eee, anarşistlerle
karşılaşması,
25
00:02:34,560 --> 00:02:40,519
onlarla tartışmaya girmesi ya da onların
düşüncelerini, kendi düşüncesinin eee,
26
00:02:40,519 --> 00:02:47,120
çeşitli tutamaklarını oluştururken eee
bir uğrak noktası haline dönüştürmesi
27
00:02:47,120 --> 00:02:52,879
eee aslında belki ileride şöyle bir
çalışmayı da eee, düşündürebilir. Yani
28
00:02:52,879 --> 00:02:57,959
eee Alman ideolojisinin kahramanları
değil de Marx'ın eee anarşistleri diye
29
00:02:57,959 --> 00:03:03,360
de düşünülebilir. Orada Stiner'ı belki
daha çerçeveli, daha geniş eee ele alma
30
00:03:03,360 --> 00:03:09,680
şansımız olabilir. Eee Prudon ve
Bakin'le birlikte böylelikle Marx'ın eee
31
00:03:09,680 --> 00:03:15,440
anarşistlerle doğrudan olan ilişkisini
de eee düşünmüş olma şansımız olabilir.
32
00:03:15,440 --> 00:03:20,159
Şimdi bizim eee Alman ideolojisi
çerçevesinde baktığımızda Stetinner'la
33
00:03:20,159 --> 00:03:26,159
olan ilişkiyi eee birazcık Stinner'a
odaklanarak ilerletelim. Sonra Marx ve
34
00:03:26,159 --> 00:03:31,200
Schiner'ın eee eee daha doğrusu Marx'ın
Schetinner'ı nasıl anladığı ve
35
00:03:31,200 --> 00:03:38,239
Stetinner'ın aslında çeşitli eee
anekdotlarla ya da doğrudan eee Marx'a
36
00:03:38,239 --> 00:03:42,760
ilişkin neler düşündüğünü de eee ifade
ederek konuşmamızı tamamlamaya
37
00:03:42,760 --> 00:03:49,920
çalışalım. Eee, Maxiner da Carl Marx
gibi işte 19. yüzyılda bir isim.
38
00:03:49,920 --> 00:03:54,079
1806-1856
yılları arasında yaşıyor. Yani yaklaşık
39
00:03:54,079 --> 00:03:59,519
bir 50 yıl eee ömrü olan birisi. Aslında
adı Max Steiner değil. Lakabı Max
40
00:03:59,519 --> 00:04:05,079
Steiner.
Eee, Stetirn ifadesi eee geniş alın
41
00:04:05,079 --> 00:04:11,079
demekmiş. Stinner da geniş alındı
denilen eee yani deniliyormuş. Asıldı
42
00:04:11,079 --> 00:04:18,160
Yoan, Kaspar, Schmit. eee, ilginç bir
karakter Stinner. Gerçi yani sadece Car
43
00:04:18,160 --> 00:04:22,000
Marmarks değil. Biz Car Marmarx hakkında
konuştuğumuz için çok fazla hayatını da
44
00:04:22,000 --> 00:04:27,280
dediklediğimiz için belki de Marx'ın
hayatının çok çetrefilli, çok problemli
45
00:04:27,280 --> 00:04:35,919
eee giderek eee yoksulluğa varan bir eee
şey eee yaşam eee koşulları altında
46
00:04:35,919 --> 00:04:41,080
sürdürüldüğünü gördük. Maxiner da yani
hayatından bahsetmeyeceğim ama eee
47
00:04:41,080 --> 00:04:46,960
Joseph Prodon da eee çok farklı hayatlar
yaşamıyorlar. Eee yani 19. yüzyılda
48
00:04:46,960 --> 00:04:53,720
devrimci olmak eee ya da devrimci
tahayyüllere gönül indirmek eee birazcık
49
00:04:53,720 --> 00:04:59,120
eee yoksullukla cebelleşmeyi de
beraberinde getiren bir şey. Eee yani
50
00:04:59,120 --> 00:05:03,039
zorunlu bir gerekçe değil ama genel
olarak böyle bir durum var.
51
00:05:03,039 --> 00:05:08,039
Şin'ın hayatında da böyle bir şey söz konusu.
Çok erken yaşta yetim kalıyor vesaire 6
52
00:05:08,039 --> 00:05:13,720
aylıkken sonra işte eee akrabalarının
yanında büyüyor. Sonra bir felsefe
53
00:05:13,720 --> 00:05:18,600
hocası tarafından işte eee
yüreklendiriliyor ve Berlin'e gidiyor ve
54
00:05:18,600 --> 00:05:22,840
eee
Hegel'i doğrudan dinleme imkanı oluyor.
55
00:05:22,840 --> 00:05:31,120
Eee ve eee çalışmaya başlıyor. Eee şeyin
eee Stinner'ın hepimizin çok malumu olan
56
00:05:31,120 --> 00:05:35,919
bir eseri var. Türkçeye iki farklı
yayınevi çevirdi. Eee, bir ilk olarak
57
00:05:35,919 --> 00:05:40,360
Kaos yayınları çevirdi. Sonra da Ngunung
yayınları Stinner'ın kitaplarını
58
00:05:40,360 --> 00:05:46,000
çevirdi. Eee, Nung'tan çıkan kitap benim
elimde var. Kaos yayınlarındaki de vardı
59
00:05:46,000 --> 00:05:48,919
ama bir eee herhalde bir doktora
öğrencisi ya da yüksek lisans
60
00:05:48,919 --> 00:05:54,520
öğrencisinden geri gelmedi. Eee şeyin
eee doğru çeviri olarak kabul edilen
61
00:05:54,520 --> 00:06:00,880
eser Türkçede eee biricik ve mülkiyeti
başlığıyla yani uluslararası
62
00:06:00,880 --> 00:06:06,440
üzerine çok çalışan isimlerin kabul
ettiği şey bu. Eee eee Biricik ve
63
00:06:06,440 --> 00:06:11,160
mülkiyeti nedenini açıklayacağım
birazdan. Eee kitabın İngilizceye
64
00:06:11,160 --> 00:06:18,880
çevrilmesi yani eee 19. yüzyılın sonunda
oluyor. Eee, İngilizce İngilizceye
65
00:06:18,880 --> 00:06:25,160
çevrilirken the ego and its oven diye
çevriliyor. Bu ilk İngilizce yayının
66
00:06:25,160 --> 00:06:31,240
edisyonu olduğu için ego ve kendisi diye
e ifade ediliyor. Bu Kaos Yayınları
67
00:06:31,240 --> 00:06:36,080
tarafından da bu başlıkta çevrilmişti.
Aslında bu çevirinin bir problemi var.
68
00:06:36,080 --> 00:06:41,160
Çünkü buradaki ego ifadesi eee
psikolojik anlamda ego ifadesiyle
69
00:06:41,160 --> 00:06:49,240
karıştırılıyor. Eee ve egoizm eee
dair Stenner'ın çözümlemelerinde bu
70
00:06:49,240 --> 00:06:55,000
psikolojik tınığı yükseldikçe aslında
Stetin'dan uzaklaşılmış oluyor. Bu da
71
00:06:55,000 --> 00:07:00,479
bir tür çeviri problemi diyelim. ikinci
kez çevrildiğinde İngilizce the unique
72
00:07:00,479 --> 00:07:06,960
individual and their property. Yani
aslında unik ifadesi, birinicik ifadesi
73
00:07:06,960 --> 00:07:13,080
çok eee önemli. Çünkü bu aslında eee
doğrudan doğruya Schinner'ın eserini
74
00:07:13,080 --> 00:07:20,199
okuduğunuzda karşınıza çıkan
indirgenemez, eşsiz eee ifadeleriyle
75
00:07:20,199 --> 00:07:26,800
karşılanabilecek bireyliği ifade ediyor
ve onun mülkiyeti üzerine eee bir kitap
76
00:07:26,800 --> 00:07:31,400
var. 1844'te
yazıyor bunu. Tabii ki bunu yazmadan
77
00:07:31,400 --> 00:07:36,000
önce başka yollardan da geçiyor Stener.
Ama bizim temel olarak bilmek
78
00:07:36,000 --> 00:07:41,280
istediğimiz ya da öğrenmek istediğimiz
kitabı bu. Eee bunun dışında haksızlık
79
00:07:41,280 --> 00:07:46,800
etmeyeyin Türkçeye çok sayıda eee bu
Stetinner'ın kitabına eleştiriler
80
00:07:46,800 --> 00:07:51,280
geliyor. 1845 yılında Stetinner
Stetinner'ın eleştirmenleri diye bir
81
00:07:51,280 --> 00:07:55,560
kitap yazıyor. Bu kitap da Ning
yayınlarında meraklısı için isterseniz
82
00:07:55,560 --> 00:08:00,560
okuyabilirsiniz. küçük bir eee yani
yaklaşık bir 70 sayfalık bir şey. Bunun
83
00:08:00,560 --> 00:08:06,159
dışında bu konuda uluslararası herhalde
Almanya'da yaşıyor olabilir bilmiyorum.
84
00:08:06,159 --> 00:08:12,840
Eee Halil İbrahim Türkdoğan diye bir eee
eee şey var. Yazar var ve çevirmen aynı
85
00:08:12,840 --> 00:08:18,120
zamanda. Ama Stetin e hakkında da eee
bütün çalışmalarda imzası olan 3 aşağı
86
00:08:18,120 --> 00:08:23,159
beş yukarı imzası olan bir isim. Ben
kendisini tanımıyorum ama eee
87
00:08:23,159 --> 00:08:30,280
eserlerinden çok faydalandım. kendisi
muhtemelen Stener eee eee hem eee diline
88
00:08:30,280 --> 00:08:35,640
hem de düşünce dünyasına güçlü bir
şekilde sirayet etmiş birisi. Liva
89
00:08:35,640 --> 00:08:41,039
yayınlarından Parerga diye bir Stener
kitabı var. O da ince bir kitap. Halil
90
00:08:41,039 --> 00:08:44,519
İbrahim Türkdoğan yine çevirisi.
Norgund'taki çevriler de Halil İbrahim
91
00:08:44,519 --> 00:08:50,080
Türkdoğan'ın yanılmıyorsam.
Parherga eksikler demek. Yani bu da
92
00:08:50,080 --> 00:08:55,200
aslında e biricik ve mülkiyetini
tamamlayacak bir ifade. Yine başka bir
93
00:08:55,200 --> 00:09:01,600
yayınevi Ganzer Kitap diye bir şey. Bu
da herhalde eee şey eee çok özel bu
94
00:09:01,600 --> 00:09:07,560
alanda çıkan bir şey. Bu alanda çıkacak
eee Steiner ve eee anarşizm alanında
95
00:09:07,560 --> 00:09:13,440
çalışanlar için eğitimimizin yanlış
ilkesi ya da hümanizm ve realizm. Bu bu
96
00:09:13,440 --> 00:09:19,560
e makale ve birkaç tane daha makale var.
Eee bu kitapların içinde. Çünkü bu
97
00:09:19,560 --> 00:09:24,360
şeyler eee önemli. eee bir eee bu
1844'te
98
00:09:24,360 --> 00:09:31,079
karşımıza çıkan biricik eee ve mülkiyeti
eee tartışması aslında Foerbach'ın eee
99
00:09:31,079 --> 00:09:37,200
kavrayışının bir eleştirisini de eee en
başta içeriyor. Hatta eee Biricik ve
100
00:09:37,200 --> 00:09:44,560
mülkiyetinin girişinde eee Poer şey eee
Ferbah diyorum. Steiner şöyle bir ifade
101
00:09:44,560 --> 00:09:49,200
kullanıyor. Bizim açımızdan önemli bu
alıntıyı yapmak. Niye? Çünkü hem Bruno
102
00:09:49,200 --> 00:09:55,040
Baer daha önce konu edindiğimiz birisi
hem de Foerba e Stiner'ın şöyle bir
103
00:09:55,040 --> 00:09:59,959
ifadesi var. İnsan
insan için en yüce varlıktır diyor
104
00:09:59,959 --> 00:10:04,200
Foyba.
İnsan henüz keşfedildi diyor Bruno
105
00:10:04,200 --> 00:10:11,920
Bauer. O halde bu en yüce varlığı bu en
bu en yeni keşf keşfi yakından
106
00:10:11,920 --> 00:10:16,320
inceleyelim. Aslında Biricik ve
mülkiyeti hem Foyer Bağın hem de Burnu
107
00:10:16,320 --> 00:10:22,320
Bağu'in iddia ettikleri insana yakından
bakmayı eee
108
00:10:22,320 --> 00:10:26,839
amaç edinen bir çalışma. Eee birazcık
kafaları karıştırsın diye kitabın
109
00:10:26,839 --> 00:10:32,480
başından bir alıntı daha doğrusu bir
epigram da o. Şimdi ise bir eee sonuç
110
00:10:32,480 --> 00:10:38,000
bölümünden eee Biricik mülki biricik ve
mülkiyetin sonuç bölümünden
111
00:10:38,000 --> 00:10:42,959
biriciğin neliğine ilişkin eee
zihinlerde eee bir karmaşa ya da işte
112
00:10:42,959 --> 00:10:48,279
bir eee
bir imaj oluşması için eee bir
113
00:10:48,279 --> 00:10:54,200
aktaracağım bir paragraf şöyle diyor.
Eee sonra da yavaş yavaş bu e
114
00:10:54,200 --> 00:10:58,079
karışıklığı açmaya çalışacağız ya da bu
imajı anlamlı kılmaya çalışacağız.
115
00:10:58,079 --> 00:11:03,600
İnsanlar benim dışımda olan bir yönelimi
bana kazandırmak zorunda olduklarını
116
00:11:03,600 --> 00:11:09,320
düşünüyorlardı ve neticede insansal
olanı istemem gerektiğini benden
117
00:11:09,320 --> 00:11:14,839
beklediler. Çünkü onlara göre ben
insanım. İşte Hristiyanlığın büyülü
118
00:11:14,839 --> 00:11:20,519
çemberi budur. Fihtenin beni de aynı
şekilde benim dışımda olan varlıktır.
119
00:11:20,519 --> 00:11:27,760
Çünkü herkes bendir ve eğer sadece bu
benin hakları varsa o zaman o bendir.
120
00:11:27,760 --> 00:11:34,639
Ancak o ben değilim. Ben ama başka
benlerin yanında bir ben değilim. Bizzat
121
00:11:34,639 --> 00:11:40,800
tek başına benim biricikim.
Bu nedenle benim gereksinimlerim de
122
00:11:40,800 --> 00:11:45,839
biriciktir, edimlerim de. Kısacası her
şeyim biriciktir.
123
00:11:45,839 --> 00:11:51,800
Ve sadece bu biricik ben olarak ben her
şeyi kendi mülkiyetim altına alırım.
124
00:11:51,800 --> 00:11:57,279
Tıpkı bu ben olarak kendimi harekete
geçirdiğim ve geliştirdiğim gibi. Ben
125
00:11:57,279 --> 00:12:01,920
insan olarak insanı geliştirmiyorum.
bizzat ben olarak geliştiriyorum
126
00:12:01,920 --> 00:12:08,880
kendimi. İşte biricikin anlamı budur.
Şimdi bu ifadeyi eee birazcık anlaşılır
127
00:12:08,880 --> 00:12:13,959
hale getirmeye çalışalım. Daha doğrusu
eee bu düşünceyi anlaşılır hale
128
00:12:13,959 --> 00:12:21,240
getirmeye çalışacağız.
Eee bir eee eee
129
00:12:21,240 --> 00:12:26,440
bazı çelişkilerden bahsederek
başlayalım. Eee, gördüğünüz gibi, eee,
130
00:12:26,440 --> 00:12:34,519
bu alıntıda insanla ben arasında bir
geçiş var. Ama o geçiş çabucak terk
131
00:12:34,519 --> 00:12:40,440
edilen bir geçiş. Benle başka benler
arasında bir geçiş var ama çabucak terk
132
00:12:40,440 --> 00:12:47,720
edilen bir geçiş. Ve bir tek beni işaret
eden ben var. Yani biricik bir ben var.
133
00:12:47,720 --> 00:12:54,959
Ve bu biricik olan ben aslında
kendisiyle başlayan bir hikayeyi yazmak
134
00:12:54,959 --> 00:13:01,399
isteyen bir ben ya da biricik olarak var
olabilecek bir biricik girişimi olarak
135
00:13:01,399 --> 00:13:07,040
karşımıza duruyor. Şimdi burada iki tane
eee şey yapabilirim. Eee gönderme
136
00:13:07,040 --> 00:13:14,320
yapabiliriz. Bir tanesi eee
sheiner uzmanlarını eğer okursanız eee
137
00:13:14,320 --> 00:13:20,639
ben okudum birkaç tanesini. Güney
Çeğin'in derlediği bir e radikal bir
138
00:13:20,639 --> 00:13:26,560
düşünürün kayıp mirası MStinner kitabı
var. Libera yayınlarından Soul Newman'ın
139
00:13:26,560 --> 00:13:31,160
iki tane kitabı var Stinner üzerine. Bir
tanesi Nika yayınlarından çıkmış.
140
00:13:31,160 --> 00:13:35,199
Doğrudan doğruya Mark Stiner hakkında
Soul Newman'ın kitabı. Bir tanesi de
141
00:13:35,199 --> 00:13:40,880
Soul Neuman'ın derlemesi olan bir kitap.
Post anarşistin politikası. Post
142
00:13:40,880 --> 00:13:47,519
anarşizmin politikası adlı derleme. Eee,
burada eee
143
00:13:47,519 --> 00:13:54,720
ki makalelerden yaklaşık bir 15
makaleden eee şey olarak Nietzsche'nin,
144
00:13:54,720 --> 00:14:01,839
eee, üslubuna ve diline yakın bir dil
kullanan, kullandığı düşünülen,
145
00:14:01,839 --> 00:14:06,120
Nietzsche'nin de olası olarak
düşüncesinin birçok yönünü etkilemiş
146
00:14:06,120 --> 00:14:12,560
olduğu düşünülen Stetin'ın eee,
Stetin'dan niçin hiç bahsetmediğini
147
00:14:12,560 --> 00:14:18,480
eee, eee, bir not olarak aktarmam
gerekecek. Ama eee yine de işte eee
148
00:14:18,480 --> 00:14:24,600
Stetin uzmanları Nietzsche'nin aslında
eee Stetin'dan etkilenmiş bir figür
149
00:14:24,600 --> 00:14:29,560
olduğunu, bir düşünür olduğunu eee
söylüyorlar. Yani tabii ki aradaki
150
00:14:29,560 --> 00:14:36,560
ilişkiyi eee biyoloji şey eee
ne diyelim felsefi olarak kanıtlamak eee
151
00:14:36,560 --> 00:14:42,040
mümkün belki ama şey olarak eee nedir?
doğrudan bir etkileşimin izleri
152
00:14:42,040 --> 00:14:47,199
Nietzsche tarafından eee sunulmadığına
göre ancak bunlar birer kanaat olarak
153
00:14:47,199 --> 00:14:51,480
kalacak şeyler.
Eee burada okuduğum pasajdan bunu
154
00:14:51,480 --> 00:14:56,079
hissetmiş olabilirsiniz. gayet eee
Nietzsche'ye göre daha kaba saba olduğu
155
00:14:56,079 --> 00:15:00,839
iddia edilse de Stinner'ın eee
olağanüstü bir dil kullanımı ve dil
156
00:15:00,839 --> 00:15:08,519
oyunlarına yatkınlığından söz etmemiz
gerekiyor. Şimdi eee böyle düşünen bir
157
00:15:08,519 --> 00:15:14,000
eee kişi yani Foerbaha ve Bruno
Bağauer'e böyle seslenen yani insanı
158
00:15:14,000 --> 00:15:18,600
bulduklarını iddia eden ya da insanın
yeni keşfedildiğini düşünen ve insanın
159
00:15:18,600 --> 00:15:24,600
ne olduğuna dair bir tahayyü eee olan
olduğunu zanneden kişilere karşı hadi
160
00:15:24,600 --> 00:15:32,519
gelin sizin bu insanı düşünelim diye eee
çağrıda bulunan e Stener eee
161
00:15:32,519 --> 00:15:36,639
Genç egelciler arasında 1844 yılında
bunu yayınladığında, bu eseri
162
00:15:36,639 --> 00:15:41,079
yayınladığında büyük bir tartışma
yaratıyor. Eee, herkes bu esere dair
163
00:15:41,079 --> 00:15:47,360
Moses Hes işte Foerba, herkes bir bu
tartışmanın bir parçası oluyor. Tabii
164
00:15:47,360 --> 00:15:52,000
biraz sonra göreceğiz. Marx da bu
tartışmaya biri ucundan dahil oluyor.
165
00:15:52,000 --> 00:15:57,680
Stiller'ın bu tutumu yani bu biricik ve
mülkiyetindeki tutumu çeşitli düşünce
166
00:15:57,680 --> 00:16:02,720
biçimlerini de etkileyen eee bir eee ne
diyelim zemin hazırlamış olduğunu da
167
00:16:02,720 --> 00:16:06,720
burada ifade etmek gerekir belki. eee
belki sonda ifade edilebilirdi.
168
00:16:06,720 --> 00:16:10,920
Stiner'ın ne gibi eleştiri etkileri
olmuştur diye. Ama eee bence burada
169
00:16:10,920 --> 00:16:15,839
ifade edilmesi daha doğru gibi geldi.
Yani bireyci bir anarşizm düşüncesi.
170
00:16:15,839 --> 00:16:21,319
Yani şimdi anarşizmler
eee onu onun hakkında da konuşacağız.
171
00:16:21,319 --> 00:16:27,720
Eee anarşizmi anarşizmler mi ya da
anarşizm mi ya da anarşi mi? Yani hangi
172
00:16:27,720 --> 00:16:33,800
safta bulunduğu önemli. İşte toplumsal
anarşler var, ekolojist anarşistler var.
173
00:16:33,800 --> 00:16:38,720
Burada bir bireyci anarşizm denilen bir
eee figürden bahsediyoruz. Yani
174
00:16:38,720 --> 00:16:44,639
anarşizmler içinde ayrık bir yerde
duracak birisi. Zaten Stenin eee 1848
175
00:16:44,639 --> 00:16:49,519
devrimlerinin de gelmesiyle yani 19.
yüzyıl Avrupa'sının müthiş hareketliliği
176
00:16:49,519 --> 00:16:54,560
içinde devrim devrimsel hareketliliği
için bir süre sonra kayboluyor. Kaybolan
177
00:16:54,560 --> 00:16:59,079
bir figür. 1880'lerde tekrar yani
öldükten sonra Stiner'ı tekrar
178
00:16:59,079 --> 00:17:04,480
keşfediyor birileri ve dolayısıyla
tekrar gündeme gelmiş oluyor. Eee ama
179
00:17:04,480 --> 00:17:10,439
eee anarşizm tarihi içinde de eee birçok
anarşist tarihçinin de ismini anmaktan
180
00:17:10,439 --> 00:17:14,919
imtina ettiği bir isimle karşı
karşıyayız. Dostoyevski gibi bazı özel
181
00:17:14,919 --> 00:17:20,120
figürler, Tostoy gibi bazı özel figürler
Stinner'la olan şeylerin temaslarını
182
00:17:20,120 --> 00:17:26,360
gizlememek eee eee tutumu içine eee
girmişler. Eee, dolayısıyla buradaki
183
00:17:26,360 --> 00:17:29,960
anarşizm içinde Stiner'ı nereye
yerleştiririz falan diye bir soru varsa
184
00:17:29,960 --> 00:17:34,600
zihnimizde birinci elden bireyci
anarşizm denilen ama bu da yetersiz
185
00:17:34,600 --> 00:17:39,919
tuhaf bir adlandırma ama bir adlandırma
olarak sayılabilir. En azından Sol Newon
186
00:17:39,919 --> 00:17:43,679
diyor ki ben böyle söylüyorum ama ben de
bunu birazdan eleştireceğim diyor. Ben
187
00:17:43,679 --> 00:17:48,240
de söylemiş olayım çünkü bir yere kon
felsefe tarihinde yerleştirmemiz
188
00:17:48,240 --> 00:17:52,559
gerekiyor. Belki de anlamayı
kolaylaştırmak için. Nihilist bir yanı
189
00:17:52,559 --> 00:17:57,360
var. Evet.
Eee sonraları Stenin işte varoluşçuluk
190
00:17:57,360 --> 00:18:03,080
üzerinde varoluşçuluk üzerine işte
Sartter'ın yazdığı eserde varoluşçuluğun
191
00:18:03,080 --> 00:18:07,640
ilkeleri sayılırken aslında Schiner'ın
da eee bu ilkelere eee kaynaklık
192
00:18:07,640 --> 00:18:13,679
oluşturacak bir eee tutumunun olduğunu
ifade edebiliriz. En azından Sarter'ın
193
00:18:13,679 --> 00:18:19,640
da eee Heidiger'in de eee Stinner'dan
haberi olduğunu biliyoruz.
194
00:18:19,640 --> 00:18:26,240
Eee, tabii ki Stinner'ın buradaki ego
ifadesiyle the ego and its own diye
195
00:18:26,240 --> 00:18:30,960
çevrilmesinin yarattığı bir sorun vardı.
Ama yani burada bir psikanalitik teori
196
00:18:30,960 --> 00:18:37,799
ile de Stinner'ın arasında eee 19.
yüzyılın eee sonlarında küçük temaslar
197
00:18:37,799 --> 00:18:43,400
eee kurulduğu ifade ediliyor. Günümüzde
de bunlar yapılıyor. Yani eee böyle bir
198
00:18:43,400 --> 00:18:48,400
etkileşim var. Tabii postmodern teoride
her zaman böyle bir eee şey figürü
199
00:18:48,400 --> 00:18:53,720
kaçırmak imkansız. O yüzden onun içinde
de eee Stetin'ın sayılabileceğini
200
00:18:53,720 --> 00:19:01,440
düşünebiliriz. Peki o zaman eee yani
1842'de eğitimimizin doğru olmayan
201
00:19:01,440 --> 00:19:06,640
ilkesi ya da hümanizm ve realizm diye
bir eser yazdığına göre bir kişi kendisi
202
00:19:06,640 --> 00:19:11,080
öğretmenlik yapıyor. Üniversitede
çalışma imkanı bulamamış. Bir süre
203
00:19:11,080 --> 00:19:14,919
öğretmenlik yapmış. Yani şimdi bunun
üzerine çalışıyor, böyle bir çalışma
204
00:19:14,919 --> 00:19:20,000
yapıyor olması önemli bir şey. Çünkü bu
eee aslında bir şekliyle Marx'ın Foerbah
205
00:19:20,000 --> 00:19:25,120
üzerine tezlerin altıncısında ifade
ettiği insanın özüne ilişkin tartışmada
206
00:19:25,120 --> 00:19:29,440
ya da eğitimcilerin de eğitilmesi
gerektiğine ilişkin tartışmalara da
207
00:19:29,440 --> 00:19:34,480
referans olabilecek bir şey. Ben
buradaki etkileşimleri kim önce söyledi,
208
00:19:34,480 --> 00:19:39,159
kim sonra söyledi, kim kimden ne kaptı
şeklinde düşünmüyorum da düşünmenin
209
00:19:39,159 --> 00:19:44,159
yararlı olduğunu da zannetmiyorum. Çünkü
bunlar bir tarafgirlik için de belki
210
00:19:44,159 --> 00:19:48,880
sonuca bağlanabilir. Eee, buna
ihtiyacımız yok. Çünkü ortak sorunlar
211
00:19:48,880 --> 00:19:54,760
var. Yani Türkiye'de de bugün işte ya da
bugün dünyada da ortak sorunlarımız var.
212
00:19:54,760 --> 00:19:59,760
Buna ilişkin düşünme pratikleri belki
bizi birbirlerimizi temas etmeden,
213
00:19:59,760 --> 00:20:03,600
birbirlerimize temas etmeden benzer
çözümler üretmiş de olabiliriz.
214
00:20:03,600 --> 00:20:10,120
Dolayısıyla eee bunun e bir eee
karşılıklı etkileşim mi yoksa eee aynı
215
00:20:10,120 --> 00:20:15,080
şeyi aynı eee ne diyelim grubun içinde
düşünme etkinliğinden kaynaklı
216
00:20:15,080 --> 00:20:19,760
benzeşiklikler mi olarak düşüneceğimizi
bilemiyorum. Yani nasıl karar verirsiniz
217
00:20:19,760 --> 00:20:25,080
o size kalmış bir şey. Ama ben bu
benzeşmeleri anlamlı buluyorum. Eee
218
00:20:25,080 --> 00:20:30,919
Stener'ın
eee bir tutumu var. Eee burada yavaş
219
00:20:30,919 --> 00:20:36,640
yavaş ayrılmaya başlıyoruz. Biricik ve
mülkiyeti kitabı aslında hem liberal
220
00:20:36,640 --> 00:20:43,080
anlamda bireyciliğe yani hem de eee
toplumsal eşitlik ideolojilerini yani
221
00:20:43,080 --> 00:20:49,039
komünizm ve sosyalizme
eee karşı bir eee tutum içinde
222
00:20:49,039 --> 00:20:53,679
gelişiyor. Zaten Birilik ve Mülkiyet
kitabını açıp okursanız, okumaya
223
00:20:53,679 --> 00:20:57,480
kalkıştıysanız
eee birinci iki bölümden oluşan bir
224
00:20:57,480 --> 00:21:02,159
kitap. Birinci bölümü insan, ikinci
bölümü ben, 1inci bölümde yani insan
225
00:21:02,159 --> 00:21:08,679
bölümünde tarihsel bir anlatı görürüz. O
tarihsel anlatı işte eski zamanlar, eski
226
00:21:08,679 --> 00:21:13,919
ayetten başlayarak eee günümüze kadar
gelir ve üçüncü bölüm özgürler
227
00:21:13,919 --> 00:21:19,880
bölümüdür. Yani liberler eee libertenler
bölümüdür. Orada siyasi liberalizm,
228
00:21:19,880 --> 00:21:24,279
toplumsal liberalizm ve insancıl
liberalizm diye liberalizmin yani
229
00:21:24,279 --> 00:21:32,360
özgürlükçü düşüncenin eee eee bütün eee
düşünme pratiklerine kadar uzanır ve ama
230
00:21:32,360 --> 00:21:38,840
biz burada eee bütün bunların eee nasıl
ele aldığından ziyade sonuç itibariyle
231
00:21:38,840 --> 00:21:43,720
eee her tür eee bireyin ya da
kolektivitenin
232
00:21:43,720 --> 00:21:48,000
eee ideolojik bir ideal olarak ya da
ideal olarak ya da bir normatif bir
233
00:21:48,000 --> 00:21:54,640
dünya olarak karşımıza çıkarılmasına
karşı eee eee yekten bir karşı gelişi
234
00:21:54,640 --> 00:22:02,720
olduğu ifade edilebilir. Yine eee onun
bu tutumunun eee işte özellikle işte bu
235
00:22:02,720 --> 00:22:06,960
derleme kitaplarda, Maktiner üzerine
yapılmış olan derleme kitaplarda
236
00:22:06,960 --> 00:22:13,600
anarkokomünizm ve antikapitalizmle
ilişkisi kuruluyor. Bu bu açıdan aslında
237
00:22:13,600 --> 00:22:20,720
böyle düşünüldüğünde komünizmin eee bir
uğrak gibi eee yani bu tip bir anarşizme
238
00:22:20,720 --> 00:22:26,159
ulaşabilmenin komünizmi içermesi
gerektiği fikri de var. Ama bu fikre
239
00:22:26,159 --> 00:22:30,760
karşı gelecek muhtemelen Ştin'a bu
söylenseydi o karşı gelecekti. zaten
240
00:22:30,760 --> 00:22:36,679
kendisi eee buna karşıyla eee karşı
geliyor. Şimdi
241
00:22:36,679 --> 00:22:43,159
eee bunun dışında ama bazı eee Marx'ın
da eee olumladığı, Engelsin' de ilk
242
00:22:43,159 --> 00:22:48,440
okuduğunda olumladı ama sonra Engels'in
Marx'la yazışmalarından sonra eee onun
243
00:22:48,440 --> 00:22:55,039
da eee Marx gibi düşünerek eee mesafe
aldığı Stilner. Eee mesela eee daha önce
244
00:22:55,039 --> 00:23:00,480
Prudon'da da olan bir şey Marx Prudon'da
da övdüğü şey buydu. eee buna benzer
245
00:23:00,480 --> 00:23:07,760
şeylerdi. Sonuçta emekten yana olmaları
ya da işte işçinin e yana olmaları ve
246
00:23:07,760 --> 00:23:12,520
Prodondan çok daha ileri düzeyde
Stinner'ın özel mülkiyetin her koşulda
247
00:23:12,520 --> 00:23:17,960
işçiyi öldüren bir mülkiyet biçimi
olduğunu savunması eee serbest rekabetin
248
00:23:17,960 --> 00:23:24,080
asla bir serbestlik olamayacağını
eee ifade ediyor ki bu Marx'ın büyük
249
00:23:24,080 --> 00:23:29,080
takdirini karşılayan şeyler. Niye böyle
düşünüyor? Çünkü aslında Marx'ın da
250
00:23:29,080 --> 00:23:33,120
ekonomi politik hakkındaki düşüncelerin
olgunlaşması
251
00:23:33,120 --> 00:23:38,600
eee yani Alman ideolojisinde ya da Alman
ideolojisine kadarki gelen süreçte çok
252
00:23:38,600 --> 00:23:44,200
da netleşmiş değil. Yani 1857'leri
yani bir 10 yıl sonrası belki daha da
253
00:23:44,200 --> 00:23:53,159
netleşecek. eee, Marx mesela Prudon'u da
para ve özel mülkiyeti eee, eee, şey, e,
254
00:23:53,159 --> 00:23:57,880
bir meta biçimi olarak algılayamamasını
eleştiriyordu. Ama Stenner bunu
255
00:23:57,880 --> 00:24:02,240
algıladığı gibi daha sert ifadeler
kullanıyor. Eee, özel mülkiyetin
256
00:24:02,240 --> 00:24:07,039
yarattığı iş bölümünün işçiyi
öldürdüğünü eee, ifade ediyor. Eee,
257
00:24:07,039 --> 00:24:14,159
Marx'ta hatırlarsanız eee, ücretli
işçiye eee, işte özgür köle ediyordu.
258
00:24:14,159 --> 00:24:18,480
Dolayısıyla eee birçok eee
benzeşikliklerin olduğunu ifade
259
00:24:18,480 --> 00:24:23,960
ettiğimiz noktalardan birisi de bu
diyebiliriz. İkincisi eee yine eee şeyin
260
00:24:23,960 --> 00:24:29,000
eee Stetin'ın bir başka yaklaşımı devlet
emek sömürüsü üzerine kuruludur. Emek
261
00:24:29,000 --> 00:24:34,039
özgürleşirse devlet yok olur şeklinde
bir eee çıkarımı var. Dediğim gibi eee
262
00:24:34,039 --> 00:24:40,360
şey eee
genelde Stinner uzmanları böyle bir kaba
263
00:24:40,360 --> 00:24:46,240
bir eee çıkarımda bulunma yaklaşımı
içinde olduğunu ifade ediyorlar. Ama
264
00:24:46,240 --> 00:24:51,279
yani buradaki biz olayın özüneç eee eee
sirayet edebilsin diye bunları bu
265
00:24:51,279 --> 00:24:55,600
şekilde ifade etmemizde bir sakınca yok
diye düşünüyorum. Şimdi emek sömürüsü
266
00:24:55,600 --> 00:25:01,720
üzeri devleti kuran şey aslında bir tür
sömürü faaliyetidir. Eee, düşüncesine
267
00:25:01,720 --> 00:25:07,240
sahip ama sadece devleti mi kuruyor? Ama
burada emek sömrüsü özel olarak
268
00:25:07,240 --> 00:25:12,440
vurgulandığı için dolayısıyla bu açıdan
bakmak gerekir. Marx'ta bunun da bir
269
00:25:12,440 --> 00:25:17,880
farklı tabii Marx'ta daha detaylı olmak
üzere eee benzeşiklik taşıdığını ifade
270
00:25:17,880 --> 00:25:22,559
edebiliriz.
Muhtemelen Marx emek özgürleşirse devlet
271
00:25:22,559 --> 00:25:29,120
yok olur eee fikrini başka bir şekilde
ifade edecektir. Mesela Marx diyecektir
272
00:25:29,120 --> 00:25:33,799
ki yani tabii ki şimdi değil yani eee
18445'lerden
273
00:25:33,799 --> 00:25:40,919
bahsetmiyoruz. 1800 işte eee 57 67
kapitalin yayınlanmasından 1. cildin
274
00:25:40,919 --> 00:25:46,159
yayınlanmasında referans alırsak 20 yıl
sonra 3 aşağı 5 yukarı eee o zaman
275
00:25:46,159 --> 00:25:51,080
düşünürsek canlı emeğin ölü emek
üzerindeki tahakkümünün sona ermesidir
276
00:25:51,080 --> 00:25:56,200
komünizm der mesela değil mi?
Dolayısıyla eee aslında komünizm canlı
277
00:25:56,200 --> 00:26:00,640
emeğin özgürleştirilmesi faaliyetidir.
Nasıl olacak bu? İşte öyle emek ortadan
278
00:26:00,640 --> 00:26:07,120
kaldırılacak. Yani öyle emek dediğimiz
ne? para eee işte vesaire vesaire. Yine
279
00:26:07,120 --> 00:26:13,080
eee ortaklaşılan bir şey eee
yani Marx bunu bu şekilde ifade etmezdi
280
00:26:13,080 --> 00:26:18,559
ama beğendiği belli. Emek egoist bir
karaktere sahiptir. Emekçi egoisttir.
281
00:26:18,559 --> 00:26:24,399
Şimdi burada egoizm şu değil. Liberal
bireyin kendi çıkarından başka bir şeye
282
00:26:24,399 --> 00:26:29,159
tapınmaması. Dolayısıyla kendi çıkarını
sadece kendi çıkarını arzulaması değil.
283
00:26:29,159 --> 00:26:34,640
Burada söz edilen şey elbette bireyin
kendi çıkarını arzulaması burada
284
00:26:34,640 --> 00:26:44,080
söylenilen şey. Ancak bu kendi
eee arzusunu gerçekleştirmek istediğinde
285
00:26:44,080 --> 00:26:48,000
eee
kendini gerçekleştir daha doğrusu kendi
286
00:26:48,000 --> 00:26:54,240
arzusunu gerçekleştirmek istediğinde
işçinin eee zincirlerle kuracağı
287
00:26:54,240 --> 00:26:58,080
ilişkiyi ya da kendini bağlayan
zincirlerle kurduğu ilişkiyi
288
00:26:58,080 --> 00:27:03,960
özgürleştirici bir yan taşıyor gibi bir
ifade düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü
289
00:27:03,960 --> 00:27:07,559
bu komünist manifesto da benzer bir
şekilde tınlayan bir şey, çınlayan bir
290
00:27:07,559 --> 00:27:14,760
şey. Eee, bu peki sermaye egoist değil
mi? Onun egoizmi liberal egoizm. Evet,
291
00:27:14,760 --> 00:27:19,559
doğru. O kendi çıkarını düşünüyor ama öz
günün sonunda onun durumu yanılsamalı
292
00:27:19,559 --> 00:27:24,720
bir durum. Dolayısıyla burada böyle bir
yanılsamalı ya da işte yabancılaşma
293
00:27:24,720 --> 00:27:29,279
içinde olan bir durum söz konusu değil.
doğrudan doğruya somut işi karını
294
00:27:29,279 --> 00:27:32,840
savunan bir varlık olarak emekçiyi
görüyor.
295
00:27:32,840 --> 00:27:41,039
Eee mesela eee şeyin eee yine eee
Stinner'ın yaklaşımında birey bütünüyle
296
00:27:41,039 --> 00:27:45,039
anlaşılamaz olan bir şey olarak
karşımıza çıkıyor. Şimdi bunu açmaya her
297
00:27:45,039 --> 00:27:49,039
konuştuğumuzda biraz daha açmaya
çalışacağız. Bütünüyle anlaşılamaz ne
298
00:27:49,039 --> 00:27:56,600
demek? Yani biricik dediğimiz eee mefhum
kişi neyse eee
299
00:27:56,600 --> 00:28:01,760
bütünüyle anlaşılamaz birisidir. Çünkü o
biriciktir. Biricik biriciktir. Bu
300
00:28:01,760 --> 00:28:07,399
şekilde tanımlıyor zaten kendisi. Eee
peki eee
301
00:28:07,399 --> 00:28:12,080
birey bu biriciğin yani biriciğin
kendilik durumuna nasıl ulaşır
302
00:28:12,080 --> 00:28:16,600
dediğimizde kendi arzularını ve
kararlarını kendisi vererek ulaşabilir.
303
00:28:16,600 --> 00:28:22,960
Dolayısıyla eğer arzularının peşinde
giden bir egoist ise istekli bir egoist
304
00:28:22,960 --> 00:28:29,279
olarak eee kendini gerçekleştirebilir.
Eğer arzularının peşinde gitmeyen,
305
00:28:29,279 --> 00:28:34,840
onun yerine mutluluk ve güvenliği adına
arzularını başka bir eee amacın ardına
306
00:28:34,840 --> 00:28:39,960
gizleyen birileri varsa bunlar isteksiz
egoistlerdir. ki bu isteksiz egoistlerin
307
00:28:39,960 --> 00:28:47,039
durumu eee istekli egoistlere göre
birazcık farklı bir eee eee durum
308
00:28:47,039 --> 00:28:51,640
içindedir. Çünkü diğeri kendini
gerçekleştirip biricikliğini ele
309
00:28:51,640 --> 00:28:56,000
geçirebilecekken yani kendilik
deneyiminden bir biriciklikle eee
310
00:28:56,000 --> 00:29:00,600
çıkabilecekken diğerinin kendini bir
biriciklik içinde bulması mümkün
311
00:29:00,600 --> 00:29:07,399
olmayacaktır. istekli egoistler doğayile
eee doğayileği değil kültür tarafından
312
00:29:07,399 --> 00:29:12,279
ortaya konan tüm otoritelere karşı
kendilerini özgürleştirirler. Yani ne
313
00:29:12,279 --> 00:29:16,679
demek istiyoruz? 18. yüzyıldan itibaren
Avrupa düşüncesinin temel
314
00:29:16,679 --> 00:29:22,679
problemlerinden birisi birincil doğa,
ikincil doğa tartışması.
315
00:29:22,679 --> 00:29:27,519
birincil doğa yani doğal hukukçuların da
ifade ettiği ya da genel olarak doğa
316
00:29:27,519 --> 00:29:33,440
diyebileceğimiz şey canlıların
varoluşlarını eee işte doğanın armağan
317
00:29:33,440 --> 00:29:38,720
ettiği eee olanaklar içinde
gerçekleştiren ve yapaylığa başvurmadan
318
00:29:38,720 --> 00:29:44,200
bu varoluşlarını sürdürebilen canlıların
yaşadığı bir doğadan söz ediyoruz. Bu
319
00:29:44,200 --> 00:29:48,960
birincil doğa. İkincil doğa ise
insanoğlunun toplumsallığı aracılığıyla
320
00:29:48,960 --> 00:29:54,480
üretmiş olduğu kültür vasıtasıyla
yaratmış olduğu doğa. Yani doğa ikincil
321
00:29:54,480 --> 00:30:01,880
doğa dediğimiz şey de kültür. eee eee
Stener'a göre eee işte istekli egoistler
322
00:30:01,880 --> 00:30:06,960
bu birincil doğaya ulaşabilecek
olanlardır. İkincil doğanın içinde
323
00:30:06,960 --> 00:30:12,080
kalanlar her ne kadar kendi kendilerini
fark etmiş olsalar da otoritelere karşı
324
00:30:12,080 --> 00:30:16,960
özgürleşme mücadeleleri
gerçekleştirseler bile sonuç itibariyle
325
00:30:16,960 --> 00:30:23,000
kültür tarafından kültürün herhangi bir
unsur din, devlet, ideoloji işte ne
326
00:30:23,000 --> 00:30:27,480
bileyim herhangi normatif bir düzey
tarafından eee belirlenebileceklerini
327
00:30:27,480 --> 00:30:33,240
söylüyor. Şimdi bir aşamaya daha
geçelim. Şimdi devlet gibi kültürün
328
00:30:33,240 --> 00:30:39,360
yarattığı ve barındırdığı tüm kurumlar
birer hayalet olarak adlandırıyor. Kim?
329
00:30:39,360 --> 00:30:43,720
Schitener. Şimdi bu hayalet ifadesi de
çok önemli bir ifade. Biliyorsun
330
00:30:43,720 --> 00:30:48,080
komünist manifestoda da geçiyor. Eee
Avrupa'da bir devrim hayaletinden
331
00:30:48,080 --> 00:30:55,919
bahsediliyor. Bu hayalet eee fikri eee
önemli bir fikir. Sonra işte bu hayalet
332
00:30:55,919 --> 00:31:01,399
düşüncesi üzerine eee Derida'nın değil
mi? Marx'ın hayaletleri ifadesini
333
00:31:01,399 --> 00:31:06,639
kullanıyor ki bu bastırılmışın geriye
334
00:31:06,639 --> 00:31:12,039
aslında arzulanması ama bir türlü ele
geçirilememesi buna sebep olan şeyin de
335
00:31:12,039 --> 00:31:17,159
kültür tarafından bastırılmış olan
şeylerin eee kırılmaya çalışılması
336
00:31:17,159 --> 00:31:20,840
vesaire vesaire vesaire diye
çeşitlendirebileceğimiz bir şey. bir
337
00:31:20,840 --> 00:31:27,679
şekliyle hesaplanmamış ya da hesabı tam
olarak verilmemiş eee şeylerin ve
338
00:31:27,679 --> 00:31:33,200
gerçekliklerin kendini tekrar e rücu
ettirmesi, gerçeklik olarak karşımıza
339
00:31:33,200 --> 00:31:40,399
çıkartması. Eee, burada devleti, kültürü
eee Stener bu şekilde bir hayalet olarak
340
00:31:40,399 --> 00:31:46,039
görüyor. Onun bütün kurumlarını dil de
dahil olmak üzere eee hayalet olarak
341
00:31:46,039 --> 00:31:54,880
görüyor ve diyor ki eee mülkiyet aslında
işte bu ilişkiler içinde var olan bir
342
00:31:54,880 --> 00:32:00,080
şeydir ve güç ilişkileriyle ortaya
çıkmıştır. Şimdi bu önemli bir ifade.
343
00:32:00,080 --> 00:32:06,000
Güç ilişkileriyle ortaya çıkmak. Eee,
biz biliyoruz ki işte Platon'dan beri
344
00:32:06,000 --> 00:32:11,519
okuduğumuzda, eee, siyaset felsefesi
tarihini ya da etik tarihi üzerine
345
00:32:11,519 --> 00:32:19,039
çalışma yaptığımızda MIVEL'e kadar eee,
şeyin, düşüncemizin ya da felsefenin bir
346
00:32:19,039 --> 00:32:25,320
daha alanımızı daraltalım, felsefenin
eee kurgusunun erdemler üzerine
347
00:32:25,320 --> 00:32:30,120
geldiğini yani erdemler aracılığıyla iyi
insan olunduğunu, iyi bir devletin
348
00:32:30,120 --> 00:32:35,639
ortaya çıktığını vesaire
tartışması yapıyoruz ama eee Makelli'den
349
00:32:35,639 --> 00:32:41,360
itibaren Makelli, Spinoza vesaire diye
devam eden eee silsile içerisinde yavaş
350
00:32:41,360 --> 00:32:46,000
yavaş eee bu erdemler yerine güç
ilişkilerinin
351
00:32:46,000 --> 00:32:50,200
eee diliyle konuşmaya başlıyoruz.
Dolayısıyla güç modern toplumun
352
00:32:50,200 --> 00:32:56,600
antikiteden farklı olarak modern toplum
düşüncesinin eee insan ve eee devlet
353
00:32:56,600 --> 00:33:02,679
kavrayışı ya da buna ait fenomenleri
anlamamız yolunda terk etmememiz bir
354
00:33:02,679 --> 00:33:08,600
gereken bir uğrak oluyor.
da benzer bir şekde bir şekilde
355
00:33:08,600 --> 00:33:12,720
mülkiyet güç ilişkileri ile
ilişkilendirilerek ortaya çıkarıyor ve
356
00:33:12,720 --> 00:33:18,159
diyor ki güç ilişkilerinin meyvelerini
koruyan tüm ilkeler soyutlamalar
357
00:33:18,159 --> 00:33:23,399
toplumsal bir hortlaktır, hayalettir.
Yani diyor ki bu güç ilişkileri o ya da
358
00:33:23,399 --> 00:33:27,720
bu şekilde
birtım meyveler ortaya çıkarırlar.
359
00:33:27,720 --> 00:33:32,639
Bunlardan biri mülkiyet. Bu mülkiyet
ilişkilerinin ortaya eee mülkiyet
360
00:33:32,639 --> 00:33:37,399
ilişkilerinin korunmasına dair yapılmış
olan tüm soyutlamalar. Soyutlamalardan
361
00:33:37,399 --> 00:33:44,159
kastımız ne? İşte birtım yasalar,
ilkeler. Bunlara uygun olan hak hukuk
362
00:33:44,159 --> 00:33:49,880
kavrayışlarının eee hepsi dolayısıyla
eee birer hayalet olarak karşımızda
363
00:33:49,880 --> 00:33:56,600
duruyor. Eee Egoistler Birliği diye bir
şey karşısına çıkarıyor bütün bunların
364
00:33:56,600 --> 00:34:03,039
karşısına. Yani bunun karşısına eee bu
eee ne diyelim devletin karşısına,
365
00:34:03,039 --> 00:34:06,639
hukukun karşısına, bu soyutlamaların
karşısına, bu normatif dünyanın
366
00:34:06,639 --> 00:34:11,720
karşısına, bu güç ilişkilerinin,
meyvelerinin karşısına bir şey çıkarıyor
367
00:34:11,720 --> 00:34:16,000
eee
Stetin ve bunun adını egoistler birliği
368
00:34:16,000 --> 00:34:21,000
diyor ki bu tartışmalı bir konu haline
dönüşecek sonra. Ama biz burada bunu bir
369
00:34:21,000 --> 00:34:25,079
karşıtlık olarak koyalım buraya.
Egoistler Birliği aslında temelde
370
00:34:25,079 --> 00:34:29,560
ahlaksız olan bir gruptur.
Ne anlamda? Daha demin anlattığımız
371
00:34:29,560 --> 00:34:36,040
anlamda. Çünkü güç ilişkileri aslında
bir şekliyle birilerini bastırmış. Eee
372
00:34:36,040 --> 00:34:42,000
bazı kurallara indirgemiş, saymış.
Onları o alanlarda sınırlandırmış.
373
00:34:42,000 --> 00:34:47,520
Dolayısıyla egoistler birliği onların
bütün var ettikleri her şeyi doğal
374
00:34:47,520 --> 00:34:52,800
olarak kendi malları, mülkiyetleri
sayıyorlar. Dolayısıyla diyor ki bütün
375
00:34:52,800 --> 00:34:57,040
kültür, bütün şimdiye kadar insanlık
adına ortaya çıkmış her şey bizimdir
376
00:34:57,040 --> 00:35:02,520
diyor ya da her şey benimdir diyenlerin
eee birliğini ifade eden bir birlik
377
00:35:02,520 --> 00:35:06,920
olarak çıkıyor. Bu anlamda ahlaksız olan
bir şey. Biliyorsunuz ahlakın temelinde
378
00:35:06,920 --> 00:35:12,680
log ne diyordu? ya da devletin temeline
mülkiyet ilişkilerini yerleştiriyordu.
379
00:35:12,680 --> 00:35:18,760
Ruso da yine doğal hukukçu olarak işte o
da eee aslında bu durumdan memnun
380
00:35:18,760 --> 00:35:23,240
değiliz ama daha kötü hale gitmesi de
istemiyoruz. Eski duruma da
381
00:35:23,240 --> 00:35:26,640
dönemeyeceğiz. O zaman bir toplum
sözleşmesine ihtiyacımız var diyordu.
382
00:35:26,640 --> 00:35:32,640
Hep bir sınır, olumsuzluğa karşı bir
sınır çizip o sınırlığı sınırlı alan
383
00:35:32,640 --> 00:35:36,079
içinde çözüm üretmeye çalışıyordu. Hops
da benzer bir şey yapıyordu. Bir doğal
384
00:35:36,079 --> 00:35:39,839
hukukçu olarak. Diyordu ki bu şiddet
ortamını sona erdirebilmek için işte
385
00:35:39,839 --> 00:35:44,760
İngiltere'deki iç savaşı bitirebilmemiz
için ya bir Levatan çıksın hepimiz ona
386
00:35:44,760 --> 00:35:49,880
silahları bırakalım otoritesine boyun
eğelim böylelikle barış gelsin gibi bir
387
00:35:49,880 --> 00:35:57,440
düşünce. İşte egoistler birliği tam da
bu ortaya konmuş olan bu tip eee
388
00:35:57,440 --> 00:36:03,440
sınırlamalar karşısında yani sana ait
olanın bir başkasına zorla ya da gönüllü
389
00:36:03,440 --> 00:36:08,400
olarak devredilmesine karşı ahlaksızca
hareket ediyorlar. Dolayısıyla benim
390
00:36:08,400 --> 00:36:14,839
demeye devam ediyorlar.
Eee dolayısıyla şöyle diyebiliriz. Eee
391
00:36:14,839 --> 00:36:19,240
daha önce de söyledik. Birey bütünüyle
anlaşılamaz dedik. Burada da şöyle
392
00:36:19,240 --> 00:36:25,440
diyebiliriz. toplum değil, birey
gerçektir. Yani toplum aslında bir
393
00:36:25,440 --> 00:36:29,839
şekilde güç ilişkileri tarafından
kurulmuş olan bir şeydir. Ve bireyin
394
00:36:29,839 --> 00:36:34,680
gerçekliği yoktur. Bunun içinde bireyin
gerçekliğinin korunabilmesi için
395
00:36:34,680 --> 00:36:41,920
egoistler birliği ahlaksızlar bu talepte
bulunacaklar. Şimdi eee bir küçük not
396
00:36:41,920 --> 00:36:46,520
eee yani başlangıçta da söyledim.
Bireyci anarşist eee olarak sayacağız
397
00:36:46,520 --> 00:36:50,079
ama sonuçta anarşizm farklı farklı
türleri var.
398
00:36:50,079 --> 00:36:55,520
eee yani bireyci anarşist demeyeceksek
egoist anarşist olarak da
399
00:36:55,520 --> 00:37:00,200
adlandırabiliriz.
Eee çünkü burada sadece toplumsal düzene
400
00:37:00,200 --> 00:37:06,480
bir karşıtlık söz konusu değil. Aynı
zamanda bütün toplumsal düzeylerin eee
401
00:37:06,480 --> 00:37:11,520
bir karşıtlığı söz konusu. Yani biraz
daha açık söyleyecek olursak mesela
402
00:37:11,520 --> 00:37:17,720
toplumsal eşitlik fikirleri, sosyalizm
ve komünizm ki düşünün yani 19. yüzyılın
403
00:37:17,720 --> 00:37:23,880
eee ikinci çeyreğinde yazılmış bunlar.
Dolayısıyla eee karşımızda figürler
404
00:37:23,880 --> 00:37:29,800
olarak kim olabilir? işte bir 1789
Fransız devriminin etkileri olabilir.
405
00:37:29,800 --> 00:37:35,440
Yani işte Tab'den, Leis Blanc'tan, Saint
Simo'dan yani bu tip isimlerin bir
406
00:37:35,440 --> 00:37:41,079
etkisi olabilir zihinde. Öyle bir şey
olabilir. E tabii bir de Genç Hegelciler
407
00:37:41,079 --> 00:37:46,720
içerisindeki sosyalist eee eee fikirler
olabilir ama biz bunu komünizm diye de
408
00:37:46,720 --> 00:37:53,680
genişletebiliriz. Çünkü eee yani bütün
toplumsal eşitlik fikirlerine karşı bir
409
00:37:53,680 --> 00:37:58,240
tutum içinde. Çünkü bunu böyle
düşünmesinin gerekçesi Hristiyanlık
410
00:37:58,240 --> 00:38:03,680
idealizminin yani ahlakçılığının,
Hristiyan ahlakçılığının, adaletçiliğin,
411
00:38:03,680 --> 00:38:09,520
eşitlikçilik fikrinin toplumsal bu işte
sosyalizm ve komünizmin içine de eee
412
00:38:09,520 --> 00:38:13,640
dahil olduğunu ve onu kirlettiğini
düşünüyor. Çünkü bireye karşı bu
413
00:38:13,640 --> 00:38:19,280
kirlenmeden kasıt ne? Çünkü bireye karşı
eee sosyalizm ve komünizmin kör olduğunu
414
00:38:19,280 --> 00:38:26,520
düşünüyor ve mülkiyetten kurtulmayı bir
toplumsallaşma olarak görmeyi sıkıntılı
415
00:38:26,520 --> 00:38:31,640
olarak düşünüyor. Yani tabii ki bu
eleştiriler Marx tarafından eee
416
00:38:31,640 --> 00:38:36,760
cevaplanacak. Çünkü burada aslında bir
toplancılık içinde olduğunu görüyoruz.
417
00:38:36,760 --> 00:38:43,119
Bu fikirler aranızdan içi okuyanlar
varsa, eee, yani Hristiyanlık idealizmi,
418
00:38:43,119 --> 00:38:50,240
eee, şey kapitalist liberalizme karşı
tutum, eee, sosyalizme karşı karşı geliş
419
00:38:50,240 --> 00:38:57,319
ve, eee, işte başka bir şekilde, eee,
übermş fikrinin ortaya çıkması ile ne
420
00:38:57,319 --> 00:39:03,800
kadar benzeştiğini de, eee, ifade etmek,
eee, gerekir. Ya da, eee, bir not olarak
421
00:39:03,800 --> 00:39:07,200
düşelim.
Eee,
422
00:39:07,200 --> 00:39:12,960
Stetin şöyle, eee, sürdürüyor şeyini,
yaklaşımını. Toplumsal eşitlik arayan
423
00:39:12,960 --> 00:39:18,680
devrimlerde, devrimler de dahil gerçekte
devrimler toplumsal olarak otorite
424
00:39:18,680 --> 00:39:24,119
ilişkilerini değiştirmekle birlikte yeni
otorite ilişkileri kurarlar. Şimdi bu
425
00:39:24,119 --> 00:39:31,319
eee kitapta Biricik ve mülkiyetinde eee,
devrim ve isyan ayrımı var. Eee, bu
426
00:39:31,319 --> 00:39:36,680
Marx'ın özel olarak ilgilendiği bir
tartışma haline dönüşüyor. Eee, iddia şu
427
00:39:36,680 --> 00:39:41,640
ki bu iddia hepiniz için çok tanıdık
gelecektir. Eee, günümüzde de bunlar çok
428
00:39:41,640 --> 00:39:47,640
fazla salık veriliyor. Tabii Stenner
eee, referansıyla yapılmıyor olabilir.
429
00:39:47,640 --> 00:39:53,000
Devrimler Kant'ın da görüşü öyleydi
biliyorsunuz. Eee, diyordu ki Fransız
430
00:39:53,000 --> 00:39:57,280
devrimine atıfta bulunarak ya da genel
olarak devrimlere atıfta bulunarak
431
00:39:57,280 --> 00:40:00,720
devrimler bir iktidar değişikliğine yol
açar.
432
00:40:00,720 --> 00:40:07,319
Eee ama toplumlar devrimlerle değişmez
diyordu. Eee çünkü bir günden ertesi
433
00:40:07,319 --> 00:40:13,839
güne bir değişim olmaz. Bu süreç alır. O
yüzden eee iyiye doğru reformlar yapmak
434
00:40:13,839 --> 00:40:18,800
gereklidir diyordu Kant. Yani bir
reformist olarak karşımıza çıkıyordu.
435
00:40:18,800 --> 00:40:25,760
Eee Stenner da aynı şekilde düşünün 1848
devrimleri oluyor. 1847 48 46 eee
436
00:40:25,760 --> 00:40:30,920
grevler oluyor, ayaklanmalar oluyor.
Bunları eee ironik bir şekilde şimdi
437
00:40:30,920 --> 00:40:34,800
hangi yazar söylüyordu bilmiyorum ama
Soul Nman'ın derlemelerinden bir
438
00:40:34,800 --> 00:40:41,920
tanesini penceresinden izliyordu. Eee
diyor. Yani dolayısıyla devrimlere eee
439
00:40:41,920 --> 00:40:47,119
duyarsız kalmasının altında yatan şey
teorik bir şey. Çünkü bir otorite, bir
440
00:40:47,119 --> 00:40:52,160
rejim biçiminin yıkılıp yerine başka bir
rejim biçiminin ortaya çıkarılması,
441
00:40:52,160 --> 00:40:56,079
rejim zaten biçim demek, özür dilerim,
rejim biçimi diyorum ama başka bir
442
00:40:56,079 --> 00:41:03,920
rejimin ortaya çıkmasını eee çıkması
onun için eee eee biriciğe doğru gidecek
443
00:41:03,920 --> 00:41:09,960
yönde bir gelişme ifade etmiyor. Asıl
şey sorun bireyin özgürleşmesi ise
444
00:41:09,960 --> 00:41:15,119
devrimler yeterli unsurlar değildir.
Temel olan şey isyandır. Yani illa bir
445
00:41:15,119 --> 00:41:22,000
eee yeniden eee şey varsa devrimler
çünkü onun zihninde siyasal bir çağrışım
446
00:41:22,000 --> 00:41:26,720
uyandırırken
eee isyan dediğimiz şey toplumsal bir
447
00:41:26,720 --> 00:41:32,240
karşılık uyandırıyor ve bireyin
bağlarından kurtulmasını işaret ediyor.
448
00:41:32,240 --> 00:41:38,280
Şimdi toparlayacak olursam şeyle eee
yani onun eee zihnindeki olan şeyi belki
449
00:41:38,280 --> 00:41:43,359
birazcık eee netleştirmek açısından
ikili bir şey oluşturalım. Bir anda
450
00:41:43,359 --> 00:41:48,079
devlet olsun, devlet sütunu, diğer
tarafında egoistler birliği olsun. Yani
451
00:41:48,079 --> 00:41:53,160
egoistler birliği o eee
Stetin'ın talebiydi. Devlet ne
452
00:41:53,160 --> 00:41:57,160
oluşturur? Sistem kurar. sistem
düşüncesi devlettir. Yani Platon
453
00:41:57,160 --> 00:42:01,400
devletçidir. Zaten felsefe de baştan
aşağı devletçidir. Yani Schiner böyle
454
00:42:01,400 --> 00:42:06,079
söylemiyor ama Stiner bütün felsefe
tarihini insana anlatırken bu şekilde
455
00:42:06,079 --> 00:42:13,000
adeta hocası Hegel gibi bütün felsefe
tarihini geçiyor ve sistem kuruyor diyor
456
00:42:13,000 --> 00:42:16,640
devlet. Yani sonuçta Hegel'de
biliyorsunuz devlet de işi
457
00:42:16,640 --> 00:42:21,400
sonuçlandırıyor. Sistem düşüncesi ne
olursa olsun ister felsefi sistem ister
458
00:42:21,400 --> 00:42:27,280
bilimsel sistem bir otorite oluşturma
çabasıdır. Diyor ki egoistler birliği
459
00:42:27,280 --> 00:42:33,319
sistemli bir şeye karşıdır. Sisteme
karşıdır. Anti bir düşüncedir. E buradan
460
00:42:33,319 --> 00:42:41,359
Nietzsche, Marx, Kerkegar değil mi? O
eee fuko, derida yani bunları duyması
461
00:42:41,359 --> 00:42:45,720
duymak da mümkün oluyor. Sistemli
değildir. Bir egoistler birliği bir
462
00:42:45,720 --> 00:42:50,280
çıkar birliğidir. Şimdi bundan ne
anlayacağız? Çok böyle bir eee ironik
463
00:42:50,280 --> 00:42:54,599
bir örnek var. M ses eleştirmiş
kendisini. O da bir cevap veriyor. Diyor
464
00:42:54,599 --> 00:42:59,880
ki mesela
eee söylediği şey eee bu çıkarlar
465
00:42:59,880 --> 00:43:03,640
birliğinden ne anlayacağız diyor. İki
aşıktan ne anlayacaksak onu anlıyoruz.
466
00:43:03,640 --> 00:43:07,800
diyor. İşte iki aşık birbirlerini
severler ve bunu bir sezgisel olarak
467
00:43:07,800 --> 00:43:12,079
birbirlerine duyarlar. İşte sarılırlar,
şey yapar. İkisi de kendi olmak
468
00:43:12,079 --> 00:43:18,680
derdindedir. Aşkını yaşatmak derdindedir
ve birlikte olurlar. Birlikteliği kuran
469
00:43:18,680 --> 00:43:23,040
şey aslında bir olması gerekenler şunlar
bunlar değildir. Yani o aşkın
470
00:43:23,040 --> 00:43:26,960
kendiliğinden halidir. Dolayısıyla
çıkarlar birliği bu şekilde kurulacak
471
00:43:26,960 --> 00:43:30,599
olan bir şey. Yani oturup da şurada
çıkarlarımız var. Ha şurada da şey yani
472
00:43:30,599 --> 00:43:35,000
bir LCA teşkilatının çıkarlar
Birliği'nden, bir kooperatifin çıkarlar
473
00:43:35,000 --> 00:43:39,720
birliği bahsetmiyoruz burada. Sendikanın
çıkarlar birliğinden bahsetmiyoruz.
474
00:43:39,720 --> 00:43:45,880
Burada iki aşığın tırnak içinde primitif
düzeyde bir örnek ama Monses'e söylediği
475
00:43:45,880 --> 00:43:50,960
bir şey olduğu için aklıma geldi
söyledim. Dolayısıyla devlete karşı
476
00:43:50,960 --> 00:43:56,599
egoistler birliği, sisteme karşı
antisistemci düşünce.
477
00:43:56,599 --> 00:44:03,720
eee devlet aslında olması gerekeni ifade
ediyor. Yani ahlakın, etiğin ve hukukun
478
00:44:03,720 --> 00:44:08,599
temsilcisi olması gerekenler. Zaten bu
felsefe zaten bunlarla uğraşıyor. Olması
479
00:44:08,599 --> 00:44:13,160
gerekenlerle uğraşan bir şey zaten.
Tragedyanın ölmesinin gerekçesi neydi?
480
00:44:13,160 --> 00:44:18,119
Felsefenin doğmasının gerekçesi olması
gerekenin ortaya çıkması. Site devleti
481
00:44:18,119 --> 00:44:22,680
ortaya çıktı. Tragedyaya yer kalmadı.
Çünkü orada olması gerekenler yok.
482
00:44:22,680 --> 00:44:26,920
olması gereken için bir felsefenin de
olması gerekiyor. O başka bir şey.
483
00:44:26,920 --> 00:44:32,160
Dolayısıyla diyor ki eee buradan
felsefenin gerçekleştirilmesi
484
00:44:32,160 --> 00:44:36,520
düşüncesini de hatırlamanızı istiyorum.
Yani eee genç Hegelcilerin genel
485
00:44:36,520 --> 00:44:41,000
paradigması. Felsefe nasıl
gerçekleştirecek? Felsefe ancak işlevini
486
00:44:41,000 --> 00:44:46,160
tamamladığı zaman gerçekleşmiş olacak.
Dolayısıyla devlet olması gereken
487
00:44:46,160 --> 00:44:51,640
paradigmaların üretim merkezi olmaktan
çıkarıldığında yani olan olduğunda
488
00:44:51,640 --> 00:44:57,040
olan olmak ne demek? Çok ilginç bir şey
bu. Olan olmak. Yani bu olanı olduğu
489
00:44:57,040 --> 00:45:02,440
gibi kabul etmek. Eee bunu biraz anlamak
zor. Çünkü hepimiz olması gerekeni
490
00:45:02,440 --> 00:45:07,920
anlıyoruz. Olanı da aşağılamakla meşgul
olan bir tedrisattan geçtik yıllarca.
491
00:45:07,920 --> 00:45:11,760
Dolayısıyla olanı anlamaktan güçlük
çekiyoruz. Her zaman olanı anlamak çok
492
00:45:11,760 --> 00:45:18,960
güç olan bir şey. Eee, Egoistler Birliği
olanı olduğu gibi kabul ediyor.
493
00:45:18,960 --> 00:45:22,880
Eee, diyecek. Yani devletin karşısına
egoistler birliği koydu. Sistemin
494
00:45:22,880 --> 00:45:29,200
karşısına antisistemi olması gerekenin
karşısına olanı koydu. Bir başka şey aks
495
00:45:29,200 --> 00:45:35,480
yani yine devlet aslında zorunlulukların
ya da zorunluluklar dışında neler var?
496
00:45:35,480 --> 00:45:41,000
Bir de yönelimlerin belirleyicisi olarak
karşımızda duruyor. Sistem böyle çalışan
497
00:45:41,000 --> 00:45:45,960
bir şey. Egoistler birlik ise gönüllü ve
araçsal birlikteliği savunuyor. Yani
498
00:45:45,960 --> 00:45:51,839
gönüllü ve araçsal. Yani ihtiyacın kadar
neydi? İşte bu iş olacak, bunlar olacak.
499
00:45:51,839 --> 00:45:56,680
O ihtiyaçlar gereğince birlik eee
oluşacak. Her zaman o birliğin korunması
500
00:45:56,680 --> 00:46:02,119
gerekmiyor. Bir kurumsallaşma peşinde
değil. Gönüllü ve araçsal olanı. Şimdi
501
00:46:02,119 --> 00:46:08,559
bir başka uç ikilik ifade edelim. eee,
devlet temsili olanın yani işte sembolik
502
00:46:08,559 --> 00:46:13,240
düzenin merkezinde yer alan bir şey,
değil mi? Temsilin, sembolik düzenin
503
00:46:13,240 --> 00:46:19,079
merkezinde yer alan bir şey. Egoistler
birliği ise hayır. Temsili ortadan
504
00:46:19,079 --> 00:46:24,200
kaldırıyor. Doğrudan katılım. Yani ne
temsili demokrasi var yani
505
00:46:24,200 --> 00:46:27,760
parlamentarizm vesaire falan ya da işte
birilerinin güçlerini devrettiği bir
506
00:46:27,760 --> 00:46:33,520
şeyler var. Ne de ne bileyim herhangi
bir otorite var. Nedir bu? işte din
507
00:46:33,520 --> 00:46:39,559
adamı ya da işte felsefe hocası ya da o
alandaki bir birisi. Hayır. Doğrudan
508
00:46:39,559 --> 00:46:45,240
doğruya o ihtiyaçların ve çıkarların
gerektirdiği bir katılımın olduğu bir
509
00:46:45,240 --> 00:46:53,079
eee birlikten bahsediyor. Eee Stenin eee
şimdi bir başka karşıtlık
510
00:46:53,079 --> 00:46:56,960
devlet düşüncesi uzlaşı ve çoğunluğa
dayalı bir şeydir. Hani diyoruz ya
511
00:46:56,960 --> 00:47:01,599
müzakereler yapıyoruz, bilmem ne,
oydaşmalar gerçekleşecek, antlaşmalar,
512
00:47:01,599 --> 00:47:06,280
sosyal kontraklar, bilmem neler falan
filan. Hep bir uzlaşı ve çoğunluk
513
00:47:06,280 --> 00:47:11,760
arayışı var. O uzlaşı çoğunluğa
dayanıyorsa meşruiyet oluşuyor. Eee,
514
00:47:11,760 --> 00:47:17,240
eğer çoğunluğa dayanmıyorsa meşruiyet
krizi ortaya çıkıyor. Eee, ya da
515
00:47:17,240 --> 00:47:20,839
ilkelere dayanıyor. O ilkeler
çalışmadığında meşruiyet krizi ortaya
516
00:47:20,839 --> 00:47:25,160
çıkıyor. Dolayısıyla yani o ilkeler de
uzlaşıyla ortaya çıktığı varsayılan
517
00:47:25,160 --> 00:47:28,720
şeyler. zımni olarak öyle kabul edilmiş
olan şeyler.
518
00:47:28,720 --> 00:47:35,000
Egoistler Birliği ise hayır diyor ki
hayır ne karşı eee şey çoğunluk ne de
519
00:47:35,000 --> 00:47:41,359
uzlaşı karşılıklılık ve tutum yani o
anki tutumlar o ihtiyaçlara ilişkin
520
00:47:41,359 --> 00:47:47,880
tutumlar fark ettiyseniz biriciğin ve
mülkiyetinin hikayesi birazcık kafada
521
00:47:47,880 --> 00:47:54,400
yani zihnimizde berraklaşmaya başlıyor.
Çünkü eee burada sistem düşüncesine
522
00:47:54,400 --> 00:48:00,520
sadece devlet değil devletle birlikte
sembolik düzeni oluşturan her ne varsa
523
00:48:00,520 --> 00:48:06,800
buna karşı bireyin kendi olmaklığıyla
ilgili olan şeylerin öne çıkarıldığını
524
00:48:06,800 --> 00:48:13,559
tam karşıtlık olarak konduğunu ifade
edeceğiz. Şimdi bir eee eee Stinner'dan
525
00:48:13,559 --> 00:48:17,640
alıntı aktarmak istiyorum. Çok ilginç
bir sözcük. Eee, bu ilk girişte
526
00:48:17,640 --> 00:48:22,559
okuduğuma benzer bir söz oyunu da var
ama eee, buna dikkat etmenizi
527
00:48:22,559 --> 00:48:26,680
öneriyorum. Çünkü bu çok önemli. Çok
duyacağınız bir şey. Şitinir okurken.
528
00:48:26,680 --> 00:48:31,240
Biricik bir sözcüktür. Hani şimdiye
kadar hep biriciğin ne olduğunu, işte
529
00:48:31,240 --> 00:48:36,000
toplumla nasıl iş gördüğünü falan
konuşuyorduk. Biricik bir sözcüktür ve
530
00:48:36,000 --> 00:48:41,160
bir sözcüğün altında düşünülebilecek bir
şey olmalıdır.
531
00:48:41,160 --> 00:48:46,559
Sözcük çünkü nasıl bir şeydir? sembolik
bir şeydir. Yani bir kavramdır. Kavramın
532
00:48:46,559 --> 00:48:50,559
altında demek ki düşünebileceğimiz bir
şeyler olmalı. Kavramın içeriği olmalı.
533
00:48:50,559 --> 00:48:57,119
Yani bir sözcük düşünce içermelidir.
Oysa biricik düşüncesiz bir sözcüktür.
534
00:48:57,119 --> 00:49:04,040
Düşünce içermez. Şimdi daha demin
anlattığım şeyi birazcık eee netleştiren
535
00:49:04,040 --> 00:49:10,920
bir şeyi söylüyor aslında Schenner. Yani
bir şekliyle biricik ifadesini eşsizlik
536
00:49:10,920 --> 00:49:14,960
yani eş eşsiz tekillik gibi de
düşünebilirsiniz. Çünkü İngilizcedeki
537
00:49:14,960 --> 00:49:20,079
çevirisi zaten öyle yapmışlar. The
unique individual. Eşsiz tekil. Yani
538
00:49:20,079 --> 00:49:24,640
öyle bir tekillikten bahsediyoruz. Bunun
mülkiyetinden bahsediyoruz. Düşünce
539
00:49:24,640 --> 00:49:29,880
çünkü şimdiye kadar bize nasıl
aktarıldı? Normatif düzeyde, sembolik
540
00:49:29,880 --> 00:49:34,720
düzeyde, dil düzeyinde aktarıldı. Oysa
ki bu bu şekilde aktarıldığında ne
541
00:49:34,720 --> 00:49:39,720
oluyor? bir uzlaşı ortaya çıkmış oluyor.
Bir çoğunluğun iletişim dili ortaya
542
00:49:39,720 --> 00:49:44,599
çıkmış oluyor. Ve bu aslında dil
aracılığıyla birtım putların,
543
00:49:44,599 --> 00:49:50,599
ideolojilerin bize geçmesini sağlıyor.
Biricikliği deforme eden şeyler bunlar.
544
00:49:50,599 --> 00:49:54,880
O zaman biraz daha yakından bakalım. Ya
bu adam gerçekten insanı nasıl anlıyor?
545
00:49:54,880 --> 00:49:59,799
Yani bu Schiner nasıl yaklaşmaya
çalışıyor? Aslında çok ilginç bir
546
00:49:59,799 --> 00:50:05,839
şekilde bunun bir örneğini Emil, Emil
kitabında Russo'da görebilirsiniz. Eee,
547
00:50:05,839 --> 00:50:12,640
bir örneğini Kant'ta görebilirsiniz.
Eee, Eğitim Üzerine adlı çalışmasında.
548
00:50:12,640 --> 00:50:16,920
Eee, şimdi bir başka örneğinde
Schinner'da görmüş olalım. Schiner diyor
549
00:50:16,920 --> 00:50:23,280
ki, eee, insanın gelişimi aslında çok da
karmaşık değil. antropolojik olarak
550
00:50:23,280 --> 00:50:28,079
anlaşılabilir bir şey. Bu esnada
antropoloji biliminin eee 19. yüzyılda
551
00:50:28,079 --> 00:50:33,520
müstakil bir bilim olarak ortaya çıkması
için eee 19. yüzyılın ikinci çeyreği çok
552
00:50:33,520 --> 00:50:39,920
erken bir dönem. Yani eee 3ünc ya da
4üncü çeyrekte ortaya çıkmış olan bir ya
553
00:50:39,920 --> 00:50:45,480
da bilim yolunda olmaya başlayan bir
antropoloji biliminden bahsediyoruz.
554
00:50:45,480 --> 00:50:51,799
Anarşist bir antropolojinin öncülerinden
olarak da sayabiliriz eee Stiner'ı.
555
00:50:51,799 --> 00:50:58,400
Steler şöyle diyor. Bir bebek ya da
çocuk diyelim eee doğduğunda yani doğal
556
00:50:58,400 --> 00:51:05,440
durumda eee nedir? Somut ihtiyaçlarının
peşinde koşar.
557
00:51:05,440 --> 00:51:11,440
bir açıdan eee yani dünyaya biganedir.
Dünya karşısında bir ilgisizdir. Eee
558
00:51:11,440 --> 00:51:16,760
sadece çıkarlarının peşindedir. Somut
olarak eee kendini kendiyle
559
00:51:16,760 --> 00:51:20,920
ilgilenmektedir. Dolayısıyla kendini
fark etmeye çalışır. Kendini bulmaya
560
00:51:20,920 --> 00:51:26,960
çalışır. Bu esnada ebeveynleri, anne
babası neyse ailesi işte yakın çevresi
561
00:51:26,960 --> 00:51:33,160
falan ona biriktirilmiş bilgi denizinden
hazineler sunarlar. Yani ne yaparlar?
562
00:51:33,160 --> 00:51:37,599
Dili öğretirler. nasıl davranacağını,
nasıl topluluk önüne çıkacağını, eee,
563
00:51:37,599 --> 00:51:44,920
işte eee ya da neyi görmesi, nerede
oturması, onu sürekli eee belirlemeye
564
00:51:44,920 --> 00:51:49,119
çalışırlar. Çocuk da buna karşı isyan
geliştirir.
565
00:51:49,119 --> 00:51:53,520
Eee, böylelikle bir çatışma ortaya
çıkar. Şey diyor ki bunu hocası
566
00:51:53,520 --> 00:51:57,680
Hegel'den, eee, birazca Hegelci
diyalektiğin de izlerini burada
567
00:51:57,680 --> 00:52:02,720
sürebiliriz belki. Özellikle Biricik ve
mülkiyetinin birinci bölümünden söz
568
00:52:02,720 --> 00:52:09,319
edebiliriz. bu şeyden, izden eee diyor
ki eee bu bilinç aşaması gibi bir şey
569
00:52:09,319 --> 00:52:14,520
olarak düşünebiliriz. Henüz çocuk ne
olduğunu, ne bittiğini bilmiyordur ama
570
00:52:14,520 --> 00:52:18,799
bir çatışma içindedir. Çatışma içine
girdiği yer yani anne babası ya da o
571
00:52:18,799 --> 00:52:23,640
işte biriktirilmiş bilgi denizi ya da
kültürün kendisi karşısında
572
00:52:23,640 --> 00:52:31,760
eee işte bir direnç oluşturmaya başlar.
Sonra bu çocuk ergenliğe geçtiğinde ya
573
00:52:31,760 --> 00:52:39,559
da gençliğine geçtiğinde, genç olduğunda
artık eee birtım soyutlamalara
574
00:52:39,559 --> 00:52:44,400
soyutlamalar, idealleştirmeler yapar.
Soyutlamalar, idealleştirmeler yapar.
575
00:52:44,400 --> 00:52:50,240
Yani bir tür dünyanın evrenselci ve özcü
yanlarıyla tanışır. Dolayısıyla dünyayla
576
00:52:50,240 --> 00:52:55,520
kurduğu ilişki artık idealleşmiş
ilişkidir. Yani bebekken realist bir
577
00:52:55,520 --> 00:53:00,880
ilişkisi vardır. Somut ilişkisi vardır.
Eee, gençliğe geçtiğinde ise
578
00:53:00,880 --> 00:53:05,400
soyutlamalar yapar, idealleştirmeler
yapar. O yüzden idealist bir ilişkisi
579
00:53:05,400 --> 00:53:12,040
ortaya çıkar. Eee, Steer buna öz bilinç
evresi diyor. Yani birinci aşamadaki
580
00:53:12,040 --> 00:53:16,760
durum kendini fark etmenin birinci
aşaması. Ama öz bilinç aşaması artık
581
00:53:16,760 --> 00:53:23,319
kendinden uzaklaşma aşaması. Kendi
dışına. Çünkü işte o yüzden eee bu
582
00:53:23,319 --> 00:53:28,000
idealleştirmeler gençlikte başımıza
beladır ya işte devrimci tipolojiler
583
00:53:28,000 --> 00:53:33,680
vesaireler eee ortaya çıkar. Dünyayı
değiştirmek isterler. Çünkü kendilerini
584
00:53:33,680 --> 00:53:39,440
adayabilecekleri birtım genellik
düzeylerine eee feragat ve hayranlıkla
585
00:53:39,440 --> 00:53:44,119
bağlanabilirler.
Stinner bunda idealizm olarak görü,
586
00:53:44,119 --> 00:53:49,280
idealleştirme olarak görüyor ve
dolayısıyla hiyerarşi dediğimiz şey ya
587
00:53:49,280 --> 00:53:54,799
da genelliklere bağlanma ya da bütün ya
da herkes düşüncesi en güçlü şekilde bu
588
00:53:54,799 --> 00:54:00,480
gençken ortaya çıkan bir şey. Özbilinç
dediğimize göre aslında birazcık eee o
589
00:54:00,480 --> 00:54:04,960
yüzden de Hegelci diyalektik diyoruz.
insan bölümünü okuduğumuzda karşımıza,
590
00:54:04,960 --> 00:54:09,720
Biricik ve mülkiyetinde insan bölümünü
okuduğumuzda karşımıza bu aşamada
591
00:54:09,720 --> 00:54:15,440
stoğacılık, epikürcülük ve eee
şüphecilik diye bir eee bölümle
592
00:54:15,440 --> 00:54:20,640
karşılaşıyoruz ki bu aslında Hegel'in öz
bilinçte anlattığı hikayenin aynısı da
593
00:54:20,640 --> 00:54:26,000
denebilir. Yani Marx'ın iddiası aynı
olduğu ama eee Stetin'la ilgili yazanlar
594
00:54:26,000 --> 00:54:30,880
bu konuya çok fazla eee üzerine
odaklanmamış bulunuyorlar.
595
00:54:30,880 --> 00:54:35,760
Eee, sonra ise diyor şey insanın
gelişimi. Yani insan gençlikten
596
00:54:35,760 --> 00:54:41,480
olgunluğa doğru hareket ettiğinde artık
kendini daha iyi fark eder. Yani ne
597
00:54:41,480 --> 00:54:45,559
yapmak istediğini, ne olmak istediğin,
neyin onu sınırlandırdığın daha net fark
598
00:54:45,559 --> 00:54:51,000
etmeye başlar, görmeye başlar ve olduğu
gibi olmak isteyen bir insana dönüşür.
599
00:54:51,000 --> 00:54:55,440
Olduğu gibi olmak isteyen bir insana
dönüşür. Dolayısıyla fark etmenin ikinci
600
00:54:55,440 --> 00:55:00,319
aşaması gerçekleşir. Yani realizm
aşaması vardı, idealizm aşaması vardı.
601
00:55:00,319 --> 00:55:05,160
Şimdi artık olgun birey olarak kendilik
deneyimini kendi başına yaşayabileceği
602
00:55:05,160 --> 00:55:11,119
bir biriciklik evresine doğru evrilmeye
başlar şeklinde anlatıyor Schiner. Bir
603
00:55:11,119 --> 00:55:16,119
de şöyle düşünelim. Eee, kavram
kargaşası çok fazla yaşandığı
604
00:55:16,119 --> 00:55:20,559
düşünülüyor bu şeyde. Çünkü birinci
bölüm insan, ikinci bölüm bendi ve
605
00:55:20,559 --> 00:55:25,319
nihayetinde biricikle karşılaşıyorduk.
Aslında e Stiner değil de sıradan bir
606
00:55:25,319 --> 00:55:30,880
felsefeciyi okuduğumuzda yani Foerbağı
okuduğumuzda türsel varlık ve bireysel
607
00:55:30,880 --> 00:55:37,000
varlıktan bahsedecektik.
Eee ama eee burada başka bir şey var.
608
00:55:37,000 --> 00:55:41,640
Eee şöyle ki yine bu da Hegelci bir
etki. En genel düzeyde insandan
609
00:55:41,640 --> 00:55:46,440
bahsediyoruz. İnsan Mhtinner insan
dediğinde en genel düzeyde olan bir
610
00:55:46,440 --> 00:55:50,720
varlıktan bahsediyor. Yani tarihsel,
türsel varlıktan bahsediyor. Tarihin
611
00:55:50,720 --> 00:55:56,559
içinde işte bin bir hikayeyle ortaya
çıkmış olan insandan bahsediyor.
612
00:55:56,559 --> 00:56:02,200
Bu insanın daha daralmış bir şekilde var
olduğu şey yani bir huni gibi düşünelim.
613
00:56:02,200 --> 00:56:12,119
En geniş kısımda işte insan var. Daha
dar bir aşamada ben var. Bu ben ise eee
614
00:56:12,119 --> 00:56:18,599
aslında eee insan ile ilişkili değildir.
Yani bireysel insanla ilişkili değildir
615
00:56:18,599 --> 00:56:23,200
ama bireysel insanla aynı zamanda
ilişkilidir. Ne demek istiyorum? Hiçlik
616
00:56:23,200 --> 00:56:28,039
gibi bir şeyden bahsetmeye çalışıyorum.
Ben aslında karşılaştığımda hiçlikle
617
00:56:28,039 --> 00:56:35,079
karşılaşır beni keşfettiğimizde ve artık
ben kendini yaratmak ister. Yani o
618
00:56:35,079 --> 00:56:40,400
hiçlikle karşılaştığında, "Ben kimim
sorusunu sorduğunda artık insan değil de
619
00:56:40,400 --> 00:56:46,720
kendi kişisel eee tekilliğini fark eder
ve bu tekilliği yaratmak zorunda
620
00:56:46,720 --> 00:56:51,039
olduğunu düşündüğü için kendi içliğinden
yaratıcı bir şekilde benini ortaya
621
00:56:51,039 --> 00:56:56,480
çıkarmaya başlar. Dolayısıyla ben burada
genel olarak insan değil eee nasıl bir
622
00:56:56,480 --> 00:57:02,599
insan? Tekil bir insan karşımıza
çıkıyor. Peki biricik insan mıdır? Ben
623
00:57:02,599 --> 00:57:08,880
midir? E tabii biricik hem insandır hem
bendir ama bunlardan çok daha soyut bir
624
00:57:08,880 --> 00:57:12,799
şeyden bahsediyoruz ya da daha
damıtılmış olan bir şeyden bahsediyoruz.
625
00:57:12,799 --> 00:57:17,039
Yani belirlenemez olan tekillikten
bahsediyoruz. Hiçbir şekilde
626
00:57:17,039 --> 00:57:22,920
belirlenemez olan bir belir eee eee
varlıktan bahsediyoruz. Hatta bu biricik
627
00:57:22,920 --> 00:57:29,200
olana biriciğe insandan gayri bir insan
diyebiliriz ya da gayri insan, insani
628
00:57:29,200 --> 00:57:35,200
olan da diyebiliriz. Şimdi bunu kendi
biricik bir sözcüktür ve bir sözcüğün
629
00:57:35,200 --> 00:57:38,400
altında düşünülebilecek bir şey
olmalıdır.
630
00:57:38,400 --> 00:57:43,359
Bir sözcük düşünce içermelidir. Oysa
biricik düşüncesiz bir sözcüktür.
631
00:57:43,359 --> 00:57:48,240
Düşünce içermez dediği yerle şimdi bunu
birlikte düşünebiliriz. Demek ki bir
632
00:57:48,240 --> 00:57:52,799
belirlenimsizlik olduğu için düşünce
içermiyor. Belirlenemiyor.
633
00:57:52,799 --> 00:57:58,000
Belirlenebilirliği, ele geçirilebilir
bir yanı yok. Çünkü eşsiz bir tekillik
634
00:57:58,000 --> 00:58:04,480
içinde bulunuyor. Peki o zaman bunu
şöyle de e açabiliriz. Biraz daha şey
635
00:58:04,480 --> 00:58:12,000
yapalım. Eee şöyle diyor Stiner: "Keza
ben de tıpkı tanrı gibi kendi davamı
636
00:58:12,000 --> 00:58:18,480
kendi üzerime kuruyorum. Çünkü ben diğer
herkes için bir hiçim. Çünkü ben kendim
637
00:58:18,480 --> 00:58:23,240
için her şeyim. Çünkü ben kendim için
biriciyim."
638
00:58:23,240 --> 00:58:28,480
Ne kadar niçeci bir ses tonu değil mi?
Zerdüş böyle buyurdudaki gibi yani. E
639
00:58:28,480 --> 00:58:34,799
zaten kendisi tanrının ölmüş olduğunu
söylüyor. Şey e Stin tanrının ölmüş
640
00:58:34,799 --> 00:58:41,839
olduğunu söylüyor. Tanrının eee bir işe
yaramadığını söylüyor. Eee tıpkı tanrı
641
00:58:41,839 --> 00:58:47,520
üstelik eee Stetin'a göre çok sert bir
şekilde ateistlerin çoğu da dinsel
642
00:58:47,520 --> 00:58:54,760
düşünüyorlar diyor. ki burada kastettiği
eee eee Bruno Bauer, Foerbah gibi
643
00:58:54,760 --> 00:59:00,000
isimler. Hatta küçük bir nimpotta küçük
Marx'tan da bahsediyor. Yani Marx'ın
644
00:59:00,000 --> 00:59:06,400
daha henüz eee yeterli eee entelektüel
olarak tanınırlığı yok. Onun da Foer
645
00:59:06,400 --> 00:59:11,960
bahçe olduğunu söylüyor. Yeterince güçlü
bir ateist olmadığını söylüyor. Tanrı
646
00:59:11,960 --> 00:59:15,319
kendi çıkarı için var olan bir şey.
Tanrı da belirlenimsiz bir şeydir, değil
647
00:59:15,319 --> 00:59:19,680
mi? Belirlemeye çalışıyoruz. Yani Tanrı
hep ele geçiremediğimiz bir şeydir. Onu
648
00:59:19,680 --> 00:59:25,359
eee teolojiler eee insanoğlu için
tanımlanabilir hale getirmeye çalışıyor.
649
00:59:25,359 --> 00:59:28,799
Burada biricik de bu şekilde diyor ki
ben kendi çıkarım için var olan bir
650
00:59:28,799 --> 00:59:34,760
benim. Tanrı nasıl kendi çıkarı için
varsa ben de kendi çıkarım için varım.
651
00:59:34,760 --> 00:59:41,640
O yüzdendir ki biricik şöyle seslenir.
Dünya benim mülkiyetimdir. Yani
652
00:59:41,640 --> 00:59:46,400
ahlaksızdır dedik ya biricik şey
egoistler birliği. Çünkü dünyayı kendi
653
00:59:46,400 --> 00:59:51,240
mülkü olarak görüyor. Hiç kimsenin
dünyadaki herhangi bir şeyi mülkü olarak
654
00:59:51,240 --> 00:59:56,960
alabileceğini eee düşünmüyor. Bunu
İslamcı şey ifadeyle söyleyecek olursak
655
00:59:56,960 --> 01:00:02,599
işte her şey Allah'ındır değil mi? Öyle
bir söz vardı. 90'lı yıllarda eee Refah
656
01:00:02,599 --> 01:00:06,400
Partisi ilk çıktığında arabaların
arkasına yazıldı. Mülk Allah'ındır.
657
01:00:06,400 --> 01:00:11,079
Pardon şey Kemalizmi eleştirmek için
mülkü Allah'ındır diye yazıyorlardı.
658
01:00:11,079 --> 01:00:16,160
Burada da diyor ki mülk benimdir.
Biriciğindir mülk.
659
01:00:16,160 --> 01:00:22,000
Şimdi dolayısıyla toparlayacak olursak
şöyle bir şeyle karşı karşıya kalıyoruz.
660
01:00:22,000 --> 01:00:27,680
eee her birey, her biricik yani
benzersizdir.
661
01:00:27,680 --> 01:00:31,280
Eee
bu yüzden diyor ki ben kendi eserimi,
662
01:00:31,280 --> 01:00:35,839
biricik ve mülkiyetini dikkatinizi
çektiğiyse hiçbir kimseye dayandırmadım.
663
01:00:35,839 --> 01:00:40,319
şu şöyle düşünüyor, bu böyle düşünüyor.
O yüzden ben de öyle düşündüm gibi bir
664
01:00:40,319 --> 01:00:47,160
şey söylemedim diyor. Eserim hiçbir
şekilde herhangi bir referansı yani
665
01:00:47,160 --> 01:00:51,520
herhangi bir dayanağa yaslanmamıştır.
Çünkü ben biricik olarak benzersiz bir
666
01:00:51,520 --> 01:00:57,240
şey yazdım. İkimiz düşmanız diyor.
Devlet ve ben. Devlet ve ben her koşul.
667
01:00:57,240 --> 01:01:02,640
Devlet tabii sembolik düzen. Sembolik
düzenin var olduğu her yerde biricik
668
01:01:02,640 --> 01:01:07,400
düşmandır diyor. Biz buna düşmanız.
hiçbir şekliyle affedilebilir bir taraf
669
01:01:07,400 --> 01:01:15,200
yok. Diyor ki, eee, bir eee, ya da
biricik bireydir. Ama bu birey şöyle bir
670
01:01:15,200 --> 01:01:21,720
bireydir. Benim bedenim, bedenim onların
değil, benimdir. Benim zihnim onların
671
01:01:21,720 --> 01:01:26,920
değil, benim olduğu gibi. Şimdi bu tabii
ki tartışmalar yaratacak olan bir şey.
672
01:01:26,920 --> 01:01:34,920
Peki bu egoizm konusunu birazcık açmaya
eee çalışalım. Şimdi eee
673
01:01:34,920 --> 01:01:39,039
biriciğin 3 aşağı 5 yukarı nasıl bir
şeye tekabül ettiğini düşünü ama bu
674
01:01:39,039 --> 01:01:43,160
egoizmi anlamak gerekiyor. Egoizm
aslında
675
01:01:43,160 --> 01:01:48,599
şöyle bir eee karşıtlığın eee
karşıtlıkla bizi eee bize anlaşılır
676
01:01:48,599 --> 01:01:57,480
gelebilir belki. eee egoizm
doğal, içkin yani o bireyin içkin, doğal
677
01:01:57,480 --> 01:02:03,559
güç ve arzusunu ifade eden bir şey. Yani
eee ve burada gördüğünüz gibi psikolojik
678
01:02:03,559 --> 01:02:09,720
bir şey olmanın ötesinde tam olarak eee
belirlenemeyen çünkü doğal olan da
679
01:02:09,720 --> 01:02:14,079
belirlenmiş bir şey değil. İçkin
potansiyel bir şey demektir. Yani ne
680
01:02:14,079 --> 01:02:20,240
olduğunu bilmiyoruz. Güç yine potansiyel
olarak ortaya çıkar. Arzu asla tatmin
681
01:02:20,240 --> 01:02:24,319
edilemeyen bir şey. Dolayısıyla bu
potansiyelin hareket ettirdiği bir
682
01:02:24,319 --> 01:02:29,520
egoistlerden bahsediyoruz. Karşı tarafta
ise yani devletin yani düşmanın
683
01:02:29,520 --> 01:02:33,559
bulunduğu ya da sembolik düzenin
bulunduğu yerde ise hak kavramı, hukuk
684
01:02:33,559 --> 01:02:39,039
kavramı, inşa kavramı, icat kavramı,
aşkın kavramı ve dışsallık bulunuyor.
685
01:02:39,039 --> 01:02:45,039
Yani bir karşıtlık içinde. Dolayısıyla
egoizm aslında değerler çöktüğünde.
686
01:02:45,039 --> 01:02:49,839
Hangi değerler? Hak, hukuk, inşa etmekle
ilgili kurduğumuz kavramlar, icat
687
01:02:49,839 --> 01:02:54,720
etmekle ilgili kurduğumuz kavramlar ya
da kurumlar, aşkınlık ya da dışsallıkla
688
01:02:54,720 --> 01:02:59,680
ilgili ilgili kurmuş olduğumuz yani
dışsal dediğimiz şey devletin bir zor
689
01:02:59,680 --> 01:03:04,000
aygıtı olarak dışsal bir güç olarak
karşımıza çıkması gibi. Ya da dinin
690
01:03:04,000 --> 01:03:08,240
dışsal bir güç olarak karşı ya da
ahlakın ya da ideolojilerin bunlar
691
01:03:08,240 --> 01:03:13,720
çöktüğünde bir boşluk fark edilir diyor.
eee
692
01:03:13,720 --> 01:03:21,920
işte bu boşluk içinde bir hiçlik vardır.
Egoizm işte bu hiçliğin içinde
693
01:03:21,920 --> 01:03:28,039
kendi olma arzusunu taşımaktır. Ha demek
ki aslında bu kurumlar çöklüğünde ortaya
694
01:03:28,039 --> 01:03:33,839
çıkan şey kendi olmakla ilgili eee
kendilik deneyimini ele geçirmekle
695
01:03:33,839 --> 01:03:40,720
ilgili çabanın eee arzun kendisi olarak
egoizm bize ifade ediyor. O yüzden
696
01:03:40,720 --> 01:03:44,799
aslında
özgürlük ideali Stetin tarafından kabul
697
01:03:44,799 --> 01:03:49,039
edilebilir bir ideal değildir. Çünkü
bütün özgürlük idealleri hani komünizme
698
01:03:49,039 --> 01:03:53,960
ve sosyalizme getirdiği eleştiri gibi
sınırları yerinden kaldırır, yeni
699
01:03:53,960 --> 01:03:59,720
sınırlar koyar. Pozitif ya da negatif
özgürlük kavrayışları bunun en somut
700
01:03:59,720 --> 01:04:06,240
örnekleridir. Onun yerine egoist kurtul
kurtul der. Yani nedir? bütün yapılardan
701
01:04:06,240 --> 01:04:10,640
kurtulmak üzerine eee bir slogan
geliştirmiştir ya da ünlem
702
01:04:10,640 --> 01:04:15,520
geliştirmiştir. Çünkü kurtul kurtul
dediği şey sınır koymamaktır.
703
01:04:15,520 --> 01:04:20,760
Özgürlük ideali eninde sonunda
eee sınırlar koyacak. Bunu başka bir
704
01:04:20,760 --> 01:04:25,599
ifadeyle şöyle söylüyor. Çok artistik
bir ifade mi? Güzel. Kötülükten,
705
01:04:25,599 --> 01:04:30,160
kötülüklerden ya da kötülükten
kurtuluşun
706
01:04:30,160 --> 01:04:35,640
pardon kötülüklerden kurtulursunuz ama
kötülük kalır. Yani dolayısıyla
707
01:04:35,640 --> 01:04:40,400
kötülükten kurtulmamız gerekiyor asıl.
Kötülüklerden onun nasıl işte
708
01:04:40,400 --> 01:04:45,240
somutlaşmışsa ondan kurtulursunuz. Ama
kötülük bir soyutluk olarak kaldığı
709
01:04:45,240 --> 01:04:49,640
müddetçe aslında kötülükten eee
kurtulmamız gereken hedefi kaybetmiş
710
01:04:49,640 --> 01:04:55,200
oluyoruz. Dolayısıyla bir özgürlükçü
ideale şüpheyle yaklaşan birisinden
711
01:04:55,200 --> 01:05:00,240
bahsediyoruz. Eee
ve
712
01:05:00,240 --> 01:05:07,400
şimdi birazcık da Marx'a geçelim çünkü
eee eee şey olacak. Eee Marx'a haksızlık
713
01:05:07,400 --> 01:05:15,520
yapmış olacağız.
Şimdi şeyin eee galiba eee
714
01:05:16,079 --> 01:05:21,960
Güney hocanın Güney
Çin hocanın derlediği eee şeyde
715
01:05:21,960 --> 01:05:26,400
Marketiner'er radikal bir düşünürün
kayıp mirası Lverna yayınlarından Liva
716
01:05:26,400 --> 01:05:32,200
yayınlarından çıkan kitapta Banu Bargu
yanılmıyorsam Berkley'de hoca. Eee onun
717
01:05:32,200 --> 01:05:36,359
şöyle bir şeyi var. Şimdi bu söylediğim
şeyle ilintili olarak makalesinden
718
01:05:36,359 --> 01:05:41,760
aktarmak istiyorum. Elbette bugünün
isyancı benleri
719
01:05:41,760 --> 01:05:46,559
kendi varoluş koşullarına ve
kendiliklerine en uygun yollarla
720
01:05:46,559 --> 01:05:51,359
ayrılmaya çalışacaklardır parçası
oldukları düzenden. Yine de çıkış
721
01:05:51,359 --> 01:05:56,680
sorusu. Schitiner düşüncesinin porselen
dükkanında oluşturduğu yakıntı
722
01:05:56,680 --> 01:06:02,160
yıkıntılar arasında bize bıraktığı en
önemli siyasi soru siyasi soru olmaya
723
01:06:02,160 --> 01:06:07,359
devam ediyor. Ancak sorulması gereken ve
Stetin'ın bir yakıp yıkan Odefil'in
724
01:06:07,359 --> 01:06:12,720
geride bıraktığı bir soru daha var.
Çıkıp da nereye gitmeli? İşte Stetin'ın
725
01:06:12,720 --> 01:06:17,880
ehlileştirilemez reddiyesi bu soruyu
ısrarla cevapsız bırakıyor. Yani Stetin
726
01:06:17,880 --> 01:06:24,039
bize bir cevap vermiyor diyor. İdiası bu
yani. Tamam eyvallah yıkalım yakalım.
727
01:06:24,039 --> 01:06:29,920
biriciye ulaşmak istiyoruz da ama bu
yani eee bizi nereye götürecek diye bir
728
01:06:29,920 --> 01:06:36,359
eee soru işareti bıraktığını söylüyorum.
Şimdi Marx'ın tabii ki burada eee buna
729
01:06:36,359 --> 01:06:44,319
verebileceği tepkileri eee gayet eee eee
anlamak mümkün. Çünkü sonuç itibariyle
730
01:06:44,319 --> 01:06:48,039
eee
ya Alman ideolojisinden örnekler de
731
01:06:48,039 --> 01:06:53,880
sunacağım ama Paul Thomas'ın Marx ve
Schiner'la ilgili yazdığı eee bir
732
01:06:53,880 --> 01:06:59,559
şeyinde çalışmasında Stetin tarihi
tahrip ve mistifiye eder. Her şeyden
733
01:06:59,559 --> 01:07:04,680
önce bireyler bilince dünya nesneye
dönüştürülür. Böylece yaşam ve tarihin
734
01:07:04,680 --> 01:07:09,200
çok çeşitli biçimleri farklı bir bilinç
tutumuna indirgenir. Daha da kötüsü
735
01:07:09,200 --> 01:07:13,520
Stinner beceriksiz bir Hegel
kopyacısıdır. Görüp görebileceğimiz
736
01:07:13,520 --> 01:07:18,000
katiplerin en kötüsü gibi neyi kopya
ettiğini hiç bilmeden yazıp çizen
737
01:07:18,000 --> 01:07:25,200
biridir. Şimdi bu eee çok acımasız bir
ifade ama Marx eee şey Stiner'a Aziz Max
738
01:07:25,200 --> 01:07:31,880
diyecek. Aziz Max demesinin de gerekçesi
var. Çünkü işte onun misifiye ettiğini
739
01:07:31,880 --> 01:07:36,480
eee birçok şeyi misifiye ettiğini
söyleyecek ve Hegel'i yanlış okumakla
740
01:07:36,480 --> 01:07:43,760
itham edecek. Eee tabii ki eee bir kere
Stiner çok ciddi bir şekilde hem Foyer
741
01:07:43,760 --> 01:07:47,480
Ba'nın hem de Hegel'in karşıtı
olabilecek bir şey. Çünkü bütün
742
01:07:47,480 --> 01:07:52,039
gerçektir, gerçek bütündür diyen bir
Hegelle eee Schiner'ın aynı kişi
743
01:07:52,039 --> 01:07:56,680
olduğunu söylemek mümkün değil. Kötü
kopyacı diyerek Marx bu işin içinden
744
01:07:56,680 --> 01:08:01,079
sıyrılabilir mi kolay kolay? eee bunu
sorgulamamız gerekir. Alman
745
01:08:01,079 --> 01:08:06,319
ideolojisinin en uzun bölümü yaklaşık
300 sayfadan daha fazla olan bir bölümü
746
01:08:06,319 --> 01:08:13,240
eee eee Stetin'a ayrılmıştır. Eee
Stetiner'a ayrılan bu bölümde Marx eee
747
01:08:13,240 --> 01:08:19,319
kitabın yani eee Stetiler'ın kitabı da
zaten 350 sayfa falan. 350 sayfaya
748
01:08:19,319 --> 01:08:24,359
karşılık bir 350 sayfa sayfa sayfa
yorumlamış. Eee, eğer Hegel'in hukuk
749
01:08:24,359 --> 01:08:29,000
felsefesinin eleştirisini
okuduysanız ya da Yahudi sorununu
750
01:08:29,000 --> 01:08:35,560
okuduysanız Marx'ın zaten tarzı bu. Eee,
yani okuduğu eserleri tek tek paragraf
751
01:08:35,560 --> 01:08:40,359
paragraf not edip sonra bu paragraflara
dair şerhler düşmek. Yani total bir
752
01:08:40,359 --> 01:08:44,839
eleştiri oluşturarak değil de parça
parça eleştirileriyle devam etmek
753
01:08:44,839 --> 01:08:50,560
şeklinde düşünebilirsiniz.
Eee, Alman ideolojisi defterleri 1932
754
01:08:50,560 --> 01:08:56,199
yılında yayınlandı. ilk yayıma
çıktığında 1932'ydi. Yani dolayısıyla
755
01:08:56,199 --> 01:09:01,759
eee
şey bu çalışma çok sonraları eee
756
01:09:01,759 --> 01:09:06,440
insanların zihinlerinde somut olarak
belirdi. Eee bu çalışma yayınlandıktan
757
01:09:06,440 --> 01:09:12,159
sonra çok büyük etki yarattı. 1844 eee
felsefe ekonomi el yazmaları ya da Paris
758
01:09:12,159 --> 01:09:16,960
el yazmaları tam olarak tarihini
hatırlamıyorum ama 1927 olabilir. Eee
759
01:09:16,960 --> 01:09:21,199
tabii Grundrize'nin yayınlanması.
Bunların her biri, bunların her biri
760
01:09:21,199 --> 01:09:26,239
defter olduğu için arkadaşlar, eee,
defter olduğu için, eee, 20.
761
01:09:26,239 --> 01:09:32,839
yüzyıldakiler 19. yüzyıldaki Marx
izleyicilerine göre daha şanslı konumda
762
01:09:32,839 --> 01:09:38,359
oldular. Özellikle 20. yüzyılın ikinci
yarısı. Dolayısıyla bu eserlere bakarak
763
01:09:38,359 --> 01:09:46,359
eee çeşitli marksist düşünürler eee
mesela Altuser eee mesela Gramsi, Lukaş
764
01:09:46,359 --> 01:09:51,759
gibi isimler farklı yorumlar oluşturma
şansına eriştiler. Biz tekrar Alman
765
01:09:51,759 --> 01:09:56,320
ideolojisinin hikayesinden ziyade şeye
geri dönelim. Sttiner'ı eee ne gibi
766
01:09:56,320 --> 01:10:04,320
eleştiriler getirmiş olabilir? eee
sorusuna geri dönelim ve Marx'ın eee eee
767
01:10:04,320 --> 01:10:09,840
Alman ideolojisinde eleştirisinin özeti
sayılabilecek bir bölümü size aktarmak
768
01:10:09,840 --> 01:10:17,840
istiyorum. Şöyle diyor düşüncede eee bir
yandan da eee Sancho diye sesleniyor.
769
01:10:17,840 --> 01:10:22,120
Yani Aziz Max diyor ama bir de Sancho
diye sesleniyor. Sancho kimdir? Sancho
770
01:10:22,120 --> 01:10:27,800
Panzo'dan bahsediyor. Eee farklı
şekillerde seslenme biçimleri de var.
771
01:10:27,800 --> 01:10:31,199
şöyle diyor:
"Sançof
772
01:10:31,199 --> 01:10:35,600
edilebilir olandan tarif edilemez olana
geçişi buldu.
773
01:10:35,600 --> 01:10:40,640
Bir sözcükten hem daha fazlasını hem
daha azı olan sözcüğü buldu." birik
774
01:10:40,640 --> 01:10:46,239
kelime ifadesi ile ilgili söylüyor.
Düşünceden gerçekliğe
775
01:10:46,239 --> 01:10:51,760
dolayısıyla da dilden yaşama geçişe dair
bütün o sorunun yalnızca felsefi kurguda
776
01:10:51,760 --> 01:10:57,560
var olduğunu yani yalnızca yalnızca
felsefi bilinç açısından geçerli
777
01:10:57,560 --> 01:11:03,679
olduğunu görmüştük. ki bu bilincin
yaşamda görünüşteki ayrılığının yaşamda
778
01:11:03,679 --> 01:11:07,719
yaşamdan görünüşteki ayrılığının
niteliği ve kaynağı hakkında netliğe
779
01:11:07,719 --> 01:11:13,040
ulaşması imkansızdır. filozoflarımızın
kafaları kafalarına musallat olduğu
780
01:11:13,040 --> 01:11:18,360
andan beri bu büyük sorunun eninde
sonunda bu gezgin şövalyelerden birinin
781
01:11:18,360 --> 01:11:24,560
bir sözcük bulmak yerine yani sözcük
olarak söz konusu geçişi oluşturan
782
01:11:24,560 --> 01:11:29,360
sözcük olarak salt bir sözcük olmaktan
çıkan dilden hareketle tanımladığı
783
01:11:29,360 --> 01:11:34,800
gerçek nesneye mistik dillerüstü bir
şekilde işaret eden kısacası sözcükler
784
01:11:34,800 --> 01:11:40,239
arasında tıpkı Hristiyan imgeleminde
kurtarıcı tanrı İnsanın
785
01:11:40,239 --> 01:11:45,159
insanlar aleminde oynadığı rolü oynayan
sözcüğü bulmak üzere yollara düşmesiyle
786
01:11:45,159 --> 01:11:48,960
sonuçlanacak bir siyir izlemesi elbette
kaçınılmazdı.
787
01:11:48,960 --> 01:11:53,840
Filozoflar arasındaki en boş, en sığı
kafanın kendi düşünce yoksunluğunun
788
01:11:53,840 --> 01:11:58,679
felsefi sonu olduğunu, dolayısıyla da
cismani yaşama muzaffer giriş olduğunu
789
01:11:58,679 --> 01:12:04,080
ilan ederek felsefeyi sona erdirmesi
gerekti. Onun filozofluk eden düşünce
790
01:12:04,080 --> 01:12:09,920
yoksunluğu zaten başlı başına felsefenin
sonuydu. tıpkı onun dile getirilemez
791
01:12:09,920 --> 01:12:15,600
dilinin tüm dillerin sonu olması gibi
Sancho'nun zaferini ayrıca sağlayan onun
792
01:12:15,600 --> 01:12:20,000
tüm filozoflar arasında gerçek ilişkiler
açısından en cahil olanı olması
793
01:12:20,000 --> 01:12:24,159
dolayısıyla felsefi kategorilerin onda
gerçeklikle ilişkisinin son
794
01:12:24,159 --> 01:12:30,440
kalıntılarını ve bununla birlikte son
anlam kalıntılarını da yitirmesiydi.
795
01:12:30,440 --> 01:12:38,080
Şimdi Marx burada çok acımasız bir dille
eee eee şeyi Schiner'ın aslında Biricik
796
01:12:38,080 --> 01:12:42,800
ve mülkiyetinde ulaşmış olduğu sonucu
yani Biriciğin eşsizliğinin, eşsiz
797
01:12:42,800 --> 01:12:50,120
tekilliğinin belirlenemezliğinin tarif
edilemezliğine dair söylediği ifadeyi
798
01:12:50,120 --> 01:12:55,679
diyor ki bütün felsefe tarihini hocası
Hegel gibi arşınlayarak yani T'nin
799
01:12:55,679 --> 01:12:59,520
görüngü biliminde ya da T'nin
fenomenolojisinde ifade edildiği
800
01:12:59,520 --> 01:13:05,719
şekliyle arşınlayarak eee ortaya koyduğu
gerçekten insan bölümünde 1inci bölümde
801
01:13:05,719 --> 01:13:09,920
eski toplumdan yeni topluma kadar bu
dönüşümlerin nasıl gerçekleştiğini
802
01:13:09,920 --> 01:13:15,280
ortaya koydu. Ama ulaştığı sonuç bir
sonuç olmak bakımından felsefeye
803
01:13:15,280 --> 01:13:21,120
kazandırdığı bir şey yok. Yani en
azından eee Marx'ın iddiası bu. Çünkü
804
01:13:21,120 --> 01:13:26,320
karşımıza bir kavram çıkarmadı. bir eee
kavram olmayan bir kavram çıkardı ve
805
01:13:26,320 --> 01:13:33,080
böylelikle aslında eee felsefeye dair
eee söylenebilecek her şeyin sonunu ilan
806
01:13:33,080 --> 01:13:38,199
etmesi doğal hale geldi. Çünkü felsefe
kavramlarla yapılan bir şeydi.
807
01:13:38,199 --> 01:13:44,080
Dolayısıyla felsefe tarihini ilk
kavramlardan eee azade düşünme biçimini
808
01:13:44,080 --> 01:13:49,520
geliştirmiş kişisi olarak Stenner'ı
düşünebiliriz. Eee ya da Marx'ın
809
01:13:49,520 --> 01:13:53,639
ulaştığı genel sonuç da buydu. En
azından Stinner'dan dersim ya da
810
01:13:53,639 --> 01:13:59,480
konuşmanın başında ifade ettiğim yerde
de bunu göstermiştim. Peki eee başka
811
01:13:59,480 --> 01:14:04,080
neyi eleştirdi? Özellikle iki şeyi çok
eleştirdiğini söylemiştim. Birincisi
812
01:14:04,080 --> 01:14:11,199
devrim ve isyan olgularını. İkincisi ise
eee bu insanın değişimi dediği kendilik
813
01:14:11,199 --> 01:14:16,679
bilincinin ya da kendilik bilinci
ifadesini kullanmıyor da eee Şimer kendi
814
01:14:16,679 --> 01:14:22,880
olma deneyiminin eee ne ilişkin
söylediklerine karşı eleştiri getiriyor.
815
01:14:22,880 --> 01:14:30,080
Eee yine eee Alman ideolojisinden
eee aktarıyorum. Şöyle diyor: "Aziz
816
01:14:30,080 --> 01:14:36,080
Sancho'nun dediğim gibi bir korelasyon
kurmuş. Sancho, Aziz Max işte vesaire
817
01:14:36,080 --> 01:14:40,440
vesaire diye kullar uyduruyor. Aziz
Sancho'nun ne derin bir devrim
818
01:14:40,440 --> 01:14:45,400
kavrayışına sahip olduğu şu
açıklamasında ortaya çıkıyor. İsyan
819
01:14:45,400 --> 01:14:49,760
kaçınılmaz bir sonucu koşulların
değiştirilmesi olsa da bu değişimden
820
01:14:49,760 --> 01:14:53,800
hareket etmez. Bu antitez devrimin
koşullarının değiştirilmesinden hareket
821
01:14:53,800 --> 01:14:58,880
ettiğini yani devrimin devrimden hareket
ettiğini içerir. Buna karşın isyan
822
01:14:58,880 --> 01:15:02,560
insanların kendilerinden hoşnut
olmamalarından hareket eder. Bu
823
01:15:02,560 --> 01:15:08,639
kendinden hoşnut olmama, özgürlük ve her
an kendi yolunda yürüyebilen, daima
824
01:15:08,639 --> 01:15:14,480
kendinden hoş hoşnut olan ve her an her
an olabildiği şeyi olan kendisiyle
825
01:15:14,480 --> 01:15:19,520
barışık egoist hakkında önceki
söylemlerle mükemmel bir uyum içindedir.
826
01:15:19,520 --> 01:15:25,360
Arks burada diyor ki yani devrimle isyan
arasındaki bu şekilde kategorik bir
827
01:15:25,360 --> 01:15:32,520
ayrım ya da siyasal devrim, toplumsal
devrim şeklinde eee ayrımların aslında
828
01:15:32,520 --> 01:15:37,719
çok da sorunlu olduğunu eee ama bu
Sinter'in bakış açısında biriciğe
829
01:15:37,719 --> 01:15:42,320
ulaşmak için böyle bir ayrıma ihtiyaç
olduğunu düşünüyor. Çünkü devrim aslında
830
01:15:42,320 --> 01:15:47,280
toplumsal olarak ortaya çıkmış
huzursuzluğun aşılması çabasıyla kendini
831
01:15:47,280 --> 01:15:52,120
gösterirken isyan bireyin kendisinin
kendinden hoşnut olmama durumu.
832
01:15:52,120 --> 01:15:57,440
Dolayısıyla eee Zerdüş böyle buyurdu da
Nietzsche mesela ne diyordu? En iyi
833
01:15:57,440 --> 01:16:03,040
öğrenci beni takip etmeyen öğrencidir.
En iyi öğretmen arkasına öğrencilerini
834
01:16:03,040 --> 01:16:08,480
takmayandır. Dolayısıyla buradaki
biricik kendi kendilik eee kendi olma
835
01:16:08,480 --> 01:16:16,480
deneyimini eee mutlak bir eee ne
diyelim? eee mutlak bir noktada, mutlak
836
01:16:16,480 --> 01:16:22,199
bir rey noktasında eee tutmayı
becerebilen birisidir. Şimdi böyle böyle
837
01:16:22,199 --> 01:16:27,120
bir bireye ulaşabilmek için toplumsal
olan huzursuzlukların değiştirilmesinin
838
01:16:27,120 --> 01:16:31,400
bir manası yok. Bireyin kendi
huzursuzluğunu aşma çabasına girmesi
839
01:16:31,400 --> 01:16:36,480
gerekiyor. Ama bunun doğal olarak bir
sonucu olacak ortada. her türlü
840
01:16:36,480 --> 01:16:42,120
toplumsallığı reddetmeden,
reddederek daha doğrusu yola çıktığınız
841
01:16:42,120 --> 01:16:47,280
andan itibaren o zaman bu çıkarlar
birliği nasıl kuracaksınız?
842
01:16:47,280 --> 01:16:53,639
Yani dolayısıyla mesela teknolojiyi
nasıl reddedeceksiniz? Ya da teknolojiyi
843
01:16:53,639 --> 01:16:59,040
ortadan kaldıracak bir gücü, parayı
ortadan kaldıracak bir gücü saptamanız
844
01:16:59,040 --> 01:17:05,840
eee yerinde yani Marx diyor ki, "Evet,
doğru tespit ettiniz. parayı eee iş özel
845
01:17:05,840 --> 01:17:11,239
mülkiyetin iş bölümü yaratan aracını eee
her türlü işçiyi öldüren unsuru olarak
846
01:17:11,239 --> 01:17:17,600
gördün. Doğru. Ama bunu mesela nasıl
ortadan kaldıracaksın? Bunu ortadan
847
01:17:17,600 --> 01:17:24,080
kaldırmanın yolu bireysel olarak kendi
hoşnutsuzluğunu dindirme çabası olamaz.
848
01:17:24,080 --> 01:17:29,400
Dolayısıyla bunu ancak toplumsal düzey
çünkü bu ortaya çıkan fenomen toplumsal
849
01:17:29,400 --> 01:17:35,120
düzeyde ortaya çıkmış olan bir fenomen.
Bir şeyi, bir şeyden kurtulmak, içeriden
850
01:17:35,120 --> 01:17:41,280
dışarıya çıkmak istiyorsan o şeyi oluşum
koşulları neyse o oluşum koşullarını
851
01:17:41,280 --> 01:17:46,440
hava ederek, eee, bertaraf ederek, lav
ederek yapabilirsiniz.
852
01:17:46,440 --> 01:17:52,239
Dolayısıyla eee bu isyanla devrim
arasındaki ayrımın yeterli bir ayrım
853
01:17:52,239 --> 01:17:58,960
olmadığını, bunun bir burjuva, küçük
burjuva eee böbürlenmesi olduğunu ifade
854
01:17:58,960 --> 01:18:05,080
ediyor. Şimdi dolayısıyla şimdi bu eee
tabii ki şöyle cevap verilebilir. Hayır
855
01:18:05,080 --> 01:18:11,159
efendim eee şey Maxşteiner eee asla
böyle bir tutum içine burjuvaları
856
01:18:11,159 --> 01:18:14,760
onaylayan ya da küçük burjuvaları
onaylayan bir tutum içine girmemiştir
857
01:18:14,760 --> 01:18:20,840
denilebilir. Evet. Marx bunun farkında.
Siyaseten bu noktada olduğunu söylemeye
858
01:18:20,840 --> 01:18:26,360
çalışıyoruz. Dolayısıyla ilk elden hemen
cevap vermemek gerekiyor. Bu şekilde
859
01:18:26,360 --> 01:18:32,560
yine mesela şey insanın eee bunu da
söyleyip eee burada durabilirim.
860
01:18:32,560 --> 01:18:40,120
eee sonuncu olsun.
eee Marx eee uzun uzadıya eee değişimin
861
01:18:40,120 --> 01:18:44,760
yani bu insanın kendi değişimin
gelişiminin yani çocukluktan,
862
01:18:44,760 --> 01:18:49,920
ergenlikten, işte gençlikten olgunluğa
geçişteki o biricikliğin inşa edilmesi
863
01:18:49,920 --> 01:18:54,560
kendilik deneyiminin, kendi olma
çabasının ortaya çıkarılması
864
01:18:54,560 --> 01:18:59,800
sürecinin aslında tarihsel bir süreç
olduğunu ve öyle kendi kendine bu kadar
865
01:18:59,800 --> 01:19:06,080
yalıtık bir şekilde eee insanın eee
insan olmak an gayri insan olmaya
866
01:19:06,080 --> 01:19:10,920
geçebileceğini düşünmesinin problemli
olduğunu düşünüyor. Gayri insan
867
01:19:10,920 --> 01:19:18,280
dediğimiz şey biricik olandan
bahsediyoruz. Eee şöyle diyor eee
868
01:19:18,360 --> 01:19:23,199
yine Alman ideolojisinden bir aktarmada
bulunacağım ama bu Tamam bunu şey
869
01:19:23,199 --> 01:19:29,239
yapayım. Eee benim kitabımda her yer
çizildi de hepsini de böyle birbirinden
870
01:19:29,239 --> 01:19:34,840
güzel eee önemli bulduğumu yazmışım. O
yüzden özür dilerim. Eee, yani daha
871
01:19:34,840 --> 01:19:40,040
doğrusu her şeyi aktarmak istiyorum ama
tabii bunun manası yok. Şöyle diyor:
872
01:19:40,040 --> 01:19:45,000
"Sanço örneğini yine alışılageldik
beceriksizliğiyle seçmiş." Yukarıda uzun
873
01:19:45,000 --> 01:19:51,120
bir alıntı var. Kimden? İşte Stinner'ın
biricik ve mülkiyetinden bir alıntı var.
874
01:19:51,120 --> 01:19:55,320
Eee, onu diyor. Sancho örneğini yine
alışıla geldik. Beceriksizliği de
875
01:19:55,320 --> 01:20:00,719
seçmiş. Eğer doğuştan şair, müzisyen ve
filozof olan kimseler hakkında söylediği
876
01:20:00,719 --> 01:20:06,040
saçmalıklar doğru kabul edilse bile şunu
yani doğuştan gelen böyle yetenekler
877
01:20:06,040 --> 01:20:11,080
var. Hani diyor ya kendi olma yolunda
git. Arzunu eee ve kendini
878
01:20:11,080 --> 01:20:16,840
özgürleştirmeye çalış. Arzunu takip et.
Bunu yap. Bunu bunu nasıl yapacaksın?
879
01:20:16,840 --> 01:20:21,679
sorusunu cevaplamaya çalışıyor. Bu
değişimi nasıl gerçekleştireceksin?
880
01:20:21,679 --> 01:20:26,080
Çünkü insan doğduğundan beri
soyutlamalar tarafından, soyutluklar
881
01:20:26,080 --> 01:20:33,239
tarafından kuşatılmış durumda.
Eee, saçmalıklar doğru kabul edilse bile
882
01:20:33,239 --> 01:20:39,960
bu örnek bir yandan yalnızca doğuştan
bir pipinin, pipi premisis
883
01:20:39,960 --> 01:20:47,400
pramittendis latince bir söz. uygun
unvanın sanının e şanın önden
884
01:20:47,400 --> 01:20:52,480
varsayılması ile çoğunlukla mektupların
hitap ve unvan kısmı yerine kullanılır.
885
01:20:52,480 --> 01:20:59,280
TP eee ifadesi böyle kullanılırmış.
Neyse eee yani sayın gibi, doktor gibi
886
01:20:59,280 --> 01:21:04,320
işte filozof gibi, filozof Boroğ işte
doktor Boro Erdağı, mühendis Boro Erdağı
887
01:21:04,320 --> 01:21:09,400
gibi bir şeyden bahsediyor. Doğduğunda
neyse öyle kaldığını kanıtlar. Yani şair
888
01:21:09,400 --> 01:21:16,480
ve benzeri. Öte yandaysa doğuştan PP'nin
diğer yandan da olduğu geliştiği
889
01:21:16,480 --> 01:21:21,480
kadarıyla şartların elverişsizliği
nedeniyle olabileceği şey haline gelem
890
01:21:21,480 --> 01:21:26,760
gelmeyebileceğini kanıtlar. Yani onun
örneği bir açıdan hiçbir şey kanıtlamaz.
891
01:21:26,760 --> 01:21:31,080
Diğer açıdan da kanıtlaması istenen
şeyin tam tersini kanıtlar. Ve her iki
892
01:21:31,080 --> 01:21:36,239
açıdan da Sancho'nun ister doğuştan
olsun ister şartlardan olsun en
893
01:21:36,239 --> 01:21:41,600
kalabalık insan sınıfına ait olduğunu
kanıtlar. Bunun yerine kendisinin
894
01:21:41,600 --> 01:21:46,840
biriciktir. Kıt kafalı olduğu
tesellisini bu sınıfla paylaşmaktadır.
895
01:21:46,840 --> 01:21:51,560
Şunu demeye çalışıyor. Bir örnek vermiş
işte insanın işte yetileriden
896
01:21:51,560 --> 01:21:55,400
bahsediyoruz ya bir de yeteneklerden
bahsediyoruz. doğuştan getirdiğimiz
897
01:21:55,400 --> 01:21:58,840
şeylere yeti
898
01:21:59,960 --> 01:22:06,840
bileyim işitme vesaire vesaire koklama
tatma eee zihnimizin açıklığı yani işte
899
01:22:06,840 --> 01:22:12,400
eee düşünebilme kapasitelerimizden
bahsediyoruz. Bunları yetiyoruz. Bir de
900
01:22:12,400 --> 01:22:16,719
yetenekler var. Bunları nasıl
kullanacağız? Tam bir şey kokladık da ya
901
01:22:16,719 --> 01:22:20,280
bundan yemek de yapabiliriz. Bundan
yangın çıktığını duyup telefon edip
902
01:22:20,280 --> 01:22:24,600
itfaiyeyi de çağırabiliriz. Dolayısıyla
nasıl kullanacağımız da yetenekle ilgili
903
01:22:24,600 --> 01:22:29,639
bir şey. Göte'nin de Betofen'ın da
söylediği meşhur bir ifade var.
904
01:22:29,639 --> 01:22:33,440
Hangisinin daha önce söylediğini
bilmiyorum ama eee Betfen'ın olduğunu
905
01:22:33,440 --> 01:22:42,960
varsayalım şimdilik. Diyor ki eee deha
%99'u çalışmaktır. Yani 18 yaşında sağır
906
01:22:42,960 --> 01:22:47,280
olmuş bir adamdan 21 yaşında işte
senfoniler beslemiş birinden
907
01:22:47,280 --> 01:22:51,239
bahsediyoruz. duyma yetisini tamamen
yitirip senfoniler yazan birisinden
908
01:22:51,239 --> 01:22:56,400
bahsediyoruz galiba. Duyma yetisini
yitirdiğini üç senfoni e şey yapmış.
909
01:22:56,400 --> 01:23:02,760
Sonra eee son tamamen yitirdikten sonra
da 2i ü senfoni daha yazmış.
910
01:23:02,760 --> 01:23:09,840
Toplam zaten 9 senfonisi var galiba.
Neyse deha çalışmakla ilgili olduğunu
911
01:23:09,840 --> 01:23:14,560
ortaya koyuyor. Şimdi burada Stinner ise
diyor ki yani bir insanda doktorluk
912
01:23:14,560 --> 01:23:18,760
yeteneği varsa bunu açığa çıkarmalı.
arzularının peşinde koşarak bunu
913
01:23:18,760 --> 01:23:22,560
gerçekleştirdi. Hani çocuklar nasıl
yetiştirilmeli diye bir soru var ya.
914
01:23:22,560 --> 01:23:27,120
Aileler çocuklarının işte yeteneklerine
göre eee kendilerini bulmalarını
915
01:23:27,120 --> 01:23:35,320
istiyor. Ama nasıl
yani çocuklar eee işte eee
916
01:23:35,320 --> 01:23:40,120
birtım kurallarla eee baskı altına
alındıklarında kendi varoluş
917
01:23:40,120 --> 01:23:44,400
kapasitelerini gerçekleştiremiyorlar.
Evet. Bunda herkes eee konsensüs
918
01:23:44,400 --> 01:23:47,960
oluşturuyor. Peki bunlardan
uzaklaştığımızda
919
01:23:47,960 --> 01:23:52,600
nasıl yapacağız? Deofunda şöyle diyor.
Dehın
920
01:23:52,600 --> 01:23:57,040
%99'u
çalışmaktır. Demek ki bir disiplin
921
01:23:57,040 --> 01:24:02,719
içinde ancak deha açığa çıkarılabilir.
Yani doktor olma, ben doktorluk yapmak
922
01:24:02,719 --> 01:24:08,280
istiyorum isteğinin peşinde koşarak
değil. Doktorluk yapmanın işte neyse
923
01:24:08,280 --> 01:24:14,719
gereklerini, araçlarını elde ettik. İyi
de bu biriciğin eee imkanı dahilinde
924
01:24:14,719 --> 01:24:19,320
değil ki. Çünkü doktorluk bir normatif
alan. Kurallar yığını, ilkeleri var.
925
01:24:19,320 --> 01:24:24,040
Nasıl neyi nasıl yapacağın? Kimden
nereden yardım isteyeceğin ve neleri
926
01:24:24,040 --> 01:24:28,199
yapabileceğine ilişkin kurallar var.
Dolayısıyla ya da kimlere neleri
927
01:24:28,199 --> 01:24:32,679
uygulayabileceğine dair bir şey var.
Marx diyor ki yani bu arzu ve güçle
928
01:24:32,679 --> 01:24:37,000
ilgili söylediğiniz şey çok önemli ama
bu belirsiz. Bu belirsizlikle felsefe
929
01:24:37,000 --> 01:24:42,600
zaten felsefeyi sorgulama şansının
dışına çıkmış oluyorsunuz gibi bir
930
01:24:42,600 --> 01:24:48,119
yaklaşım var. Ben burada keseyim. Çok
teşekkür ederim.
106196
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.