Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Reasonable Doubt'da daha önce...
Hayır!
Annenizin kanseri 2C evresinde.
İkinci evre kanserin en saldırgan şekli.
- İyi olmasına sevindim. - Ben de.
Bu kısır döngüden çıkmayı düşünmelisin.
Kocanla sevgili gibi hissetmek gerçekten zor.
- Boşanmak mı? Bunu çözmek istemiyor musun? - Artık istemiyorum.
Memnun oldum Sally. Ben Bill.
Bize katılmalısın.
- Batırdım, değil mi? - Batırmadın.
Hey. İyisin.
Bak sen şu işe!
Yani ben olsam Kristin'le yaşadığım şeyi ertelemeden anlatırdım Usher,
başkası söylemeden önce.
Bilmen gereken bir şey var.
Senin için hayatımı mahvediyorum! Sence bu kolay mı?
Burada olma nedenini biliyorum. Söyle ona yoksa ben söylerim.
Alex konusunda endişelenme.
Fena dayak yemiş. Geceyi çıkarabileceğinden şüpheliyim.
Yani yakın zamanda konuşamayacak.
Hadi be.
Ne oluyor?
Dur! Hayır, lütfen ne istiyorsan al!
- Lütfen! - Kapa çeneni!
- Alex konusunda endişelenme. - O ne demek?
Fena dayak yemiş. Geceyi çıkarabileceğini sanmam.
Yani yakın zamanda konuşamayacak.
Ona ihtiyacım vardı.
Hayır. Onsuz daha iyisin. Alex yalancı ve manipülatördü.
- Kendi kaşındı. - Ne demek "kendi kaşındı"?
Mesajı aldığından emin olduk.
İyi görünüyorsun Lu.
İşte sonuncusu.
Geri kalanını getirdiğin için sağ ol baba.
Her şeyi hallettiğin için de.
Burada olmana sevindim.
Gerçekten.
İkinizi birlikte ve mutlu görmek beni çok mutlu ediyor.
Sanırım arabada bir şey unuttum.
Hemen dönerim.
Chelsea - 7 Cevapsız Arama ACİL DURUM!
Şu adama bak!
Bunun hiç iyi olmadığını öğrendim.
Her şey yolunda mı?
Hayır, Chris'in avukatından bir e-posta aldım
ve pek bir şey anlamadım ama kesin saçmalıktır.
E-postayı bana at. Memnuniyetle incelerim.
Teşekkürler. Ama bu biraz tuhaf olmaz mı?
Avukatın değilim diye mi? Yoksa az önce içindeydim diye mi?
- İkisi de. - Haklısın. Ama benim için sorun değil.
Üstelik avukatların ego yarışına girmeden önce
bilgiye dayalı bir görüş alırsın.
Önerini kabul ediyorum.
Ayrıca ikimizin de bunu yaşaması çılgınca değil mi?
Bir de bana sor.
Ama anlayan birinin olması güzel.
Aynı zamanda seksi, zeki ve komik biri.
- Üzgünüm. Fazla mı oldu? - Biraz.
Evet, ilişkisiz nasıl olunur bilmiyorum.
Aynı fikirde olacağımı düşünmezdim çünkü eskiden fenaydım.
Ama evet, aynı durum.
Peki. Şöyle yapalım, ilişkideki
iki insan gibi her şeyi yapalım, sadece beklentiyi düşürüp seksi artıralım.
Hukuk danışmanlığı da bedava mı?
Beni kendine âşık etmeye çalışmadığından emin misin?
Bill. Şaka yapıyorum.
Biraz da mizah mı katsak?
Bir de daha çok oral seks.
- Tamam. Pekâlâ. - Mizah istemiştin.
- Ama yapacaksan durum başka. - Yaparım, biliyorsun.
Hadi, işine dön ve boşanma evraklarımı incele Ücretlendirilebilir Bill.
Görüşürüz.
Sal ve Rosie'nin Ozzie'yi nasıl idare ettiğini görünce
Wendy'nin ölümünde payları olabileceğini düşündüm.
Bir, kulübeye erişimleri vardı ve iki, onların para kaynağıydı.
- Wendy tehdit etmiştir. - Durdurmak için her şeyi yapmışlardır.
İfadeleri çifte kazanç olur.
Ozzie Edwards'ı insancıl gösterip makul şüphe yaratabilirler.
Alex bizim için çok önemli olabilirdi. Ama öldüresiye dövülünce...
- Neden, biliyor muyuz? - Yok.
Alex'in kitap anlaşması yaptığı yayıncı dedi ki
Edwards ailesi hakkında büyük bir haberi elinde tutuyormuş.
O yüzden araştırmaya devam edip
hangi aile sırlarının 1,2 milyon dolar ettiğini bulacağım.
O gece kulübede yaşananları hâlâ çözemiyorum.
Bir savunma avukatı adayının en büyük hatası.
Jürinin onu suçlu bulamaması için
başka olasılıklar önermek yerine cinayeti çözmeye çalışmak.
Sana şunu sorayım.
O.J.'in avukatına göre o gece ne yaşandı?
Kesinlikle.
Delillerin ön yargı, beceriksizlik
ve ırkçılıkla bozulduğunu savundular.
Asla "Bunu yapan şuydu, böyle yaptı." demediler.
Jüriye ne olduğunu düşündüğüne dair bir teori sunarsan
ve savcılık o teoride bir açık bulursa davan biter.
Sonraki tanığımızla iddia makamının teorisine
bunu yapacağız.
Adli tıp uzmanımız Dr. Robert Wilder'ı kürsüye çıkaracağız. Wendy'nin
kurşunlanmadan önce
künt travma nedeniyle ölmüş olabileceği yönünde
başka bir teori sunacağız.
Ozzie'ye bağlı hiçbir silah bulunamadığını ve Ozzie'nin elinde çizik olmadığını,
silah atışının başka bir şeyi gizlemek için olduğunu,
Ozzie'ye komplo kurulduğunu savunacağız.
- Öyleyse işe koyulalım. - Tamam.
Tamam.
- Daniel? - Evet?
- Bir dakika kalabilir misin? - Tabii.
- Peki... - Aslında bence
Lincoln Culpepper'ı tekrar görmeliyim. Belki dahası vardır.
Neden sevgilin Kristin'le başlamıyoruz?
- Kız arkadaş mı? Hayır. - Yani onunla yatmıyor musun?
Koşuyoruz.
- Ne? - Eylül, bahar, yaz.
- Daniel. - Tamam. Andy Cohen. Evet, yatıyoruz.
Ama bak, bu ciddi bir şey değil, tamam mı? Sen...
Krystal mı söyledi?
Şüphelerinin olduğunu söylemişti, sen de şimdi doğruladın.
Daniel! Belki de Wendy'yi Kristin öldürdü.
Hayır. Bunu yapmış olamaz. Tamam mı?
Güven bana. Doğru, kitabın çıkmasını o durdurdu ama...
Şimdi de ikinci dediğimi doğruluyorsun.
Onunla ilişkin sezgilerini gölgeliyor,
bunu benden saklaman da dâhil.
Güvenini kırdığım için üzgünüm.
Geri kazanmak için elimden geleni yapacağım.
Alex'in elindeki bilgileri öğrenmekle başlayacağım.
Ne iş dostum? Beni uyarabilirdin.
Seni uyardım, sen ise yalanı seçtin.
Neden normal biri gibi Tinder'a girmedin?
Çünkü resimler benim özümü yansıtmıyor. Bunu biliyorsun.
Jax kızgın. Hayır, daha beter. Hayal kırıklığına uğradı. Sana kızgınım.
Kendine kız.
Yalancıyla çıkmak için yalan söyledin. Bu nasıl bir şey?
Tamam. Hâlâ kızgınsın, biliyorum ama sana söyledim.
Basit bir gazeteciden Alex'in
hastanede olduğunu öğrendim, gidip baktım.
Ona zarar vermedim.
Kitap anlaşmasını bozmayı göze aldıysan başka neler yapabileceğini kim bilir?
Yani Alex'i benim öldürdüğümü mü düşünüyorsun? Cinayetle yargılanan sensin.
Sence Wendy'yi öldürdüm mü?
Ben...
Peki.
Bak, benim kardeşimsin ve seni seviyorum.
Birbirimiz hakkında kötü düşünmeye başladık mı,
- onlar gibi olmuşuzdur... - Ebeveynlerimiz gibi.
Evet.
İkimiz de bunu istemiyoruz.
İyi miyiz?
Sanırım.
İyi olur.
Chelsea.
Onunla güvende hissedecek misin?
Merak etme, pezevengim değil.
Ne yazık ki o babam.
POLİS MERKEZİ
Bu nasıl oldu? Tekrarla.
Telefonunu açsaydın olmazdı.
Meşguldüm.
Jax ile mi? Parayı aldın mı?
Hayır.
- Ama... - Tek bir işin vardı.
Başaramadın.
Karışık.
Bırak onunla görüşeyim. Kısa tutarım.
Jax'le tanışmak için iyi bir zaman değil. Annesi...
Hasta. Biliyorum. Bunu iki ay önce söylemiştin.
Ameliyat sonrası Jax'in evinde dinleniyor.
Strese girsin istemezsin.
Konu ona gelince hep bir bahane var.
Gerçek bu, şimdi zamanı değil.
Jax'le ilişkimi düzeltmeye çalışıyorum.
Bu saçmalığa yine kandığıma inanamıyorum.
Hayırlı kızına yaranmak senin için daha önemli,
bana ve torunlarına ise zamanın yok.
16, 26 ve 28 yaşında, üç ayrı adamdan hamile kalan ben değilim.
Babam, baba travmalarımı hatırlatıyor. Çok boktan değil mi?
Biliyor musun?
Kiminle konuşacağıma karışamazsın, hele ki kardeşimle.
Bana ihtiyacın var. Müşteriyle kavga edip tutuklanınca
o işini elinde tutabilecek misin?
Benimle öyle konuşunca hak etmişti.
Polisler bile onu suçlu buldu.
Beni ödenmemiş trafik cezaları yüzünden tutukladılar.
Kendini bir şey sanma. Sana ihtiyacım yok.
İhtiyacın yok mu? Peki.
Sırt ağrılarımı bildirmesem, malulen maaşın kesilse
sorun olmaz diyorsun yani.
Tahmin etmiştim. Bana bulaşma, ben de hayatını mahvetmeyeyim.
Jax'ten uzak dur.
Gidelim.
Siktir.
Bu zorlu son haftayı atlatmaya.
- Birlikte. - Şerefe.
Dinle, son birkaç gün...
Annemin daha iyi olmasına sevindim.
Babam hastalığını bizden saklamış olsa da,
onun yanında olmasına sevindim.
Ve benim yanımda.
Ne?
Hadi ama. Hâlâ şüphelenmiyorsundur.
Belli ki sakladığı şey annemle ilgiliymiş.
Haklısın.
Seni çok seviyorum.
Seni biri ya da bir şeyin üzmesi, bu ben olsam bile, canımı yakıyor.
Yani bu gece tek istediğim şey yemek, içmek ve evli olmak.
Olur mu?
Evet bebeğim. Olur.
İçeri aldığın için sağ ol.
- Zor zamanlar geçiriyor. - Evet, hepimiz öyle değil mi?
Ama iki aydır kirayı ödemiyor. Bir yolunu bulsak iyi olur.
Alex?
Hey, Alex!
- Alex, dostum, burada mısın? - Burada gibi görünmüyor.
Evet.
Biliyor musun? Bir banyoya bakayım en iyisi.
Şu ne? Küf mü?
- Küf mü? Tanrım. - Köşede.
Yine mi? Nerede?
Yemin ederim, bir adam gelip şuna bakmıştı.
Hepsini temizlemişti.
Evet, pardon. Galiba gölgeydi. Suç bende.
Arkadaşımı kontrol etmeme izin verdiğin için sağ ol.
Tamam. Hoşça kal.
Dr. Wilder, mesleğinizi söyler misiniz?
Adli patoloğum.
Bayan Collins'in ölümüyle ilgili delilleri incelerken ne buldunuz?
Kafaya alınan darbeye bağlı
beyin sarsıntısı ve ödemi tespit edildi.
Bu bulgulara göre neye ulaştınız?
Tedavi edilmezse, ölüm sebebi
kurşun yarası yerine bu olabilirdi.
Peki beyin ödemine yol açan sarsıntı kurşun yarasından
önce mi, sonra mı oluşmuş?
Bence kurşun yarasından önce.
Kurşun yarasından önce.
Netleştirmek adına, profesyonel görüşünüze göre
kurban kurşun yarasından değil de beyin ödeminden ölmüş olabilir mi?
Tam olarak öyle.
Başka sorum yok.
Dr. Wilder, kurbanın kesin ölüm sebebi
kurşun yarası değil de beyin ödemi diyebilir misiniz?
Hayır. Fakat...
Başka sorum yok. Dr. Wilder.
Beyin ödeminin kurbanın ölümünde rolü olmadığını
kesin olarak söyleyebilir misiniz?
Bildiklerimize göre, beynindeki ödem
vücudunu zayıflatmış,
kurşun yarasına dayanmasını zorlaştırıp
ölümüne katkıda bulunmuş olabilir.
Başka sorum yok Sayın Yargıç.
Sanırım Alex'in sakladığı o bomba bilgiyi bulmuş olabilirim.
Uyarı. Rahatsız edici görüntüler içerir.
İş yerinde olsak da burada izlenecek şey değil.
Hadi.
Beni istediğin gibi kullan.
Seni uyarmıştım.
Tamam mı babacık?
Ozzie'nin yaptığını nasıl anladın?
Uzman değilim ama meta verileri üç kez kontrol ettim.
Ayrıca dijital adli analiz uzmanı olan
arkadaşım Erica Harris'e de gönderdim. Ama bu haftalar alabilir.
Ozzie ve Wendy'nin seks kasetinden Alex'e ne?
Ölü bir kızla katil zanlısının
seks kaseti kadar para kazandıran bir şey olamaz.
Peki kim bunun için hırslanıp öldürmeye kalkar?
Wendy'nin öldürüldüğü gece,
Alex buradayken seks kasetini çalmış olabilir.
Sanmıyorum.
Çünkü videodaki ben değilim.
Tamam, kim o zaman?
Hiçbir fikrim yok.
Annem, Wendy'nin beni aldattığını söyledi ama kiminle, bilmiyordu.
O gece bana kaseti göstermeye çalıştı ama izleyemedim.
Yani Wendy'yle o gece tartışmanızın sebebi
seks kaseti miydi?
Ozzie, savcı bunu kolayca bir motivasyona dönüştürebilir, farkında mısın?
Açıkçası olaydan sonra aklımdan çıkarmıştım.
Wendy inkâr etti. Neye inanacağımı bilemedim.
Buna inan, o kaseti çeken kişi Wendy'yi öldürmüş olabilir.
Diğer kişinin kim olduğunu teşhis etmek için izlemeni istiyorum.
Ne? Hayır.
Hayır, midem kaldırmaz.
Hapishaneden kötü mü?
Selam koca adam.
Bütün gün çok çalıştın.
İlgilenilmeyi hak ediyorsun.
Sen çok güçlüsün, çok kuvvetlisin.
Senin gibi biriyle olabildiğime inanamıyorum.
Senin gibi bir adamla olmak bir onur.
Selam koca adam. Bütün gün çok çalıştın.
Senin gibi bir adamla olmak bir onur.
Beni istediğin gibi kullan.
Tamam mı babacık?
Beni istediğin gibi kullan.
Beni istediğin gibi kullan.
Ozzie kasettekini tanımasa da
videonun kilit bir tanık ile sunulması,
başka birinin de nedeni olduğunu gösterir.
Ya da Ozzie'nin Wendy'yi öldürme nedenini gösterir.
Yani planın, Wendy'nin ölümünde
şüpheli olabilecek birine ait videoyu saklamak mı?
Onu kastetmiyorum. Daha güvenilir bir tanık kullanmalıyız.
Çünkü Ozzie'ye baktığımda oğullarımı görüyorum.
Onlara 15 yıl ya da müebbet getirecek bir riski almak istemem.
- Jax. Merhaba. - Rosie.
Gelebilmene sevindim. Bill de gidiyordu.
Evet.
Teşekkürler Bill. Lütfen otur.
Ozzie'yle her şey yolunda mı yoksa...
Evet, kusura bakma. Krystal'ın telefonda ayrıntı vermediğini biliyorum.
Ama bunun sebebi hassas bir bilgiyle uğraşıyor olmamız.
Wendy'nin olduğu bir seks kaseti dolaşıyor olabilir.
Farkındayım, Ozzie de öyle.
Birkaç ay önce öğrenir öğrenmez ona anlattım.
Bana söyledi ve Ozzie dün gece o videoyu izlemeyi kabul etti.
Videoda Wendy'yle olan adamı teşhis edemedi.
- Zavallı bebeğim. - Yapma ama, lütfen.
Hadi ama. O videoyu buldun,
Ozzie'yi Wendy'den ayırmak için kullandın.
Sanmam ama yanılıyor muyum?
Jax, benden ne istiyorsun?
Gördüğün gibi, oğlumu kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım,
kendinden bile.
Ne gerekiyorsa mı? Alex'i öldürmek gibi mi? Ya da Wendy'yi?
Suçlamaları es geçip
kürsüde ne söylemem gerektiğine odaklanalım mı?
Gerçeklerle başlayalım.
Peki. Sana her şeyi anlatacağım.
Ozzie'nin yeteneği gün gibi ortadaydı.
Üç yaşındayken ilk ulusal reklamını aldı.
O zaman bile özel bir yanı olduğunu görebiliyorduk.
Ozzie'nin tüm kariyerini yönettiniz.
Onu ve kız kardeşini de büyüttünüz. Doğru mu?
Evet, oğlumu korumak için ne gerekiyorsa yapmak benim işimdi.
Ama yine de mağdur oldu. Kendimi asla affetmeyeceğim.
Ozzie'nin hayatındaki rolünüz düşünülünce
Bayan Collins'le ilişkisini biliyor muydunuz?
Tabii. Wendy sıradan bir sevgili değildi.
Ozzie evlenme teklif edecekti ama...
Ama ne?
Sonra bu ilişkiyi öğrendim.
İlişki mi?
Ne ilişkisi?
Wendy ile kocam Sal arasındaki cinsel ilişki.
Bayan Edwards, bu ilişkiyi nasıl öğrendiniz?
Seks kasetlerini buldum.
Görüşme, Sayın Yargıç?
Sayın Yargıç, Bayan Stewart delil olarak bir kaset sunmadı.
Odada videoyu izletmek için ara vermeyi çok isterim.
Yani mahkeme, videonun
delil niteliğini tartışırken
jüri üyeleri gün boyu mağdurun zor durumda olduğunu düşünecek.
Kurbanı karalıyorsun, böylece kaset delil olmasa bile
sanığa acıyıp yakınlık hissedecekler.
Sayın Yargıç, tanığın belirteceği gibi,
kaseti bulması onu kocasının mazeretini açıklamaya yöneltti.
Devam edin Bayan Stewart.
Sağ olun Sayın Yargıç.
Bayan Edwards, bu video nasıl elinize geçti?
Bazı şeyleri toparlarken Sal'in ofisinde buldum.
Başta o adamın kim olduğunu anlamadım
ama 34 yıllık bilgiye dayanarak elini ve saatini tanıdım.
Kocanızla hiç yüzleştiniz mi?
Evet, yüzleştim ve pişman olmak yerine öfkeli görünüyordu.
Videoyu bana onun söylediğini sandı.
Wendy'nin, kaseti bulmanızla
bir ilgisi olmadığını ona anlatabildiniz mi?
Fırsatım olmadı. O gece öfkeyle çıktı gitti.
Hangi geceden bahsediyorsunuz?
Wendy'nin öldürüldüğü gece.
Ama polise verdiğiniz ifadede
eşiniz ve kızınızla evde olduğunuzu söylemiştiniz.
Yalan söyledim. Evliliğimi korumaya çalışıyordum.
Ama sonra kocamın neler yapabileceğini bilmediğimi fark ettim.
Netleştirmek gerekirse, Bayan Collins'in öldüğü gece evde yalnız mıydınız?
Doğru. Kocama gelince,
her yerde olabilirdi ama benimle değildi.
Bayan Edwards, son bir şey.
Oğlunuzun kulübesine erişiminiz var mı?
Bayan Collins'in bulunduğu yere birkaç kilometre uzaklıktaki yer.
Orası aile kulübemiz, hepimizin var.
Kulübedeki silah dolabına da hepinizin erişimi var mı?
Hayır, yok. Silahlardan nefret ederim.
Ama yine de başkaları adına konuşamam.
Teşekkür ederim.
Bayan Edwards, polise kocanızın
cinayet gecesi yanınızda olduğunu söylemiştiniz.
- Şimdi yalan olduğunu kabul ettiniz. - Evet.
Sevdiğiniz birini korumak için yalan mı söylediniz?
Evet ama hepimiz hata yaparız.
Eşiniz Bayan Collins'le bir hata mı yaptı?
Hata değildi, bir seçimdi.
Ailemize ihanet etmeyi seçti.
İşlemediği bir suç için
onu katil gibi göstermeyi seçmeniz gibi.
İtiraz ediyorum. Yönlendirici.
Geri alıyorum Sayın Yargıç.
Bay Edwards'ın mazeretini yalnızca siz değil,
aracının GPS'i, telefon kayıtları ve ayrıca kızınız da doğruladı.
Kızınızın polise yalan söylediğini mi söylüyorsunuz?
- Hayır ama ben... - Doğru.
Yalancı olduğunu kabul eden tek kişi sizsiniz, ihanete uğrayan eş.
Oğlunuzu korumak için her şeyi yapacağınızı söylediniz.
Siz yapmaz mıydınız Bay Ortiz?
Bayan Edwards, lütfen cevap verin.
Evet.
Cinayet gecesi oğlunuzun nerede olduğunu biliyor musunuz?
Bana evde olduğunu söyledi.
Bana öyle dedi, ben de oğluma inanmayı seçtim.
Ne seçim ama Bayan Edwards.
Başka sorum yok.
O neydi ya Rosie?
Aynı taraftayız sanıyordum!
Sanırım istediğin şeye engel olan herkesi yok edeceksin, değil mi?
Alex'e yaptığını bana da mı yapacaksın?
Alex olayı bu kadar büyümemeliydi.
Ailemizin hikâyesini satmasını engellemek istedim, hiç...
Oğlumuz hapse girmesin istemez misin?
- Sakın... - Yapılması gerekeni yaptım.
O gece evden çıkan sendin.
Vanessa'yla olmak içindi, bunu biliyorsun.
Onu da mahvetmemi mi istiyorsun? Sanmam.
Yine o küçük beyaz metresini koruyorsun.
Planın bu muydu, Wendy'yi öldürmüşüm gibi mi gösterecektin?
- Sen... - Ben ne?
Unuttuysan söyleyeyim, bu benimle başlamadı.
Bu iş, sen Vanessa'nın içine girince başladı.
Sen işini nasıl bitirdiysen ben de bitirdim.
- Adam, gitmeye hazırız. - Rosie, bitmedi.
Adam, lanet arabayı çalıştır!
MAHKEMEYE YAYA GİRİŞİ
Ozzie, araştırmacıma göre bu video bir buçuk yıl önce çekilmiş.
Kristin'e göre Wendy'yle ayrıldığınız dönem yaşanmış.
Yani kız kardeşim, hayatımın aşkının
babamla yattığı dönem benimle olmadığını doğruladı.
Annem o ilişkiyi saklamış olabilir.
Kız kardeşim onu koruyor olabilir.
Ben hallederim. Tanrım.
Al.
Üzgünüm.
Dava çok zor geçiyor, farkındayım. Ama artık jüri üyeleri
dikkatlerini senden başkasına çevirebilir.
Onu özlüyorum Jax. Gözlerimi her kapadığımda Wendy'yi görüyorum.
Yalnız olmamalısın. Bill'i arayayım, gelebiliyor mu bakalım.
Evine gelebilir miyim?
O geceden beri hiç deliksiz uyuyamadım. Eve gidersem...
Ozzie, hayır. Evinden ayrılmamalısın.
- Ayrıca aile yemeğimiz var. - Tamam, güzelmiş.
Gerekirse yargıçtan izin alabileceğini
söylemiştin. Ben de gelebilecektim...
- Evet, acil bir durumda. - Bu acil bir durum!
Lütfen.
Tamam, evden çıkman için
Yargıç Williams'tan izin almaya çalışırım.
Zor bir süreçten geçtiğini söylerim. Olur mu?
Teşekkürler.
Hadi, seni buradan çıkaralım.
Pekâlâ Nisha, hadi başlayalım.
- Başlayalım. - Duydun mu bilmiyorum.
Bazıları Wendy ve Ozzie'nin ilişkisini kıskandığını söylüyor.
Bazıları siyah kıçımı öpebilir.
Kameralara karşı "bam, bam, yakaladım" diye iş yapıyor
ama Ozzie şımarık bir ezik ve katilden başka bir şey değil.
Doğrusu hâlâ kız kardeşini böyle savunmana
şaşırdım, hele de Rosie Edwards'ın,
Sal ile Wendy'nin seks kaseti ifadesinden sonra.
Buna inandın mı? Sal, yanıyor olsa Wendy onun kıçına bile tükürmezdi.
O küçücük tozlu alete asla yanaşmazdı. Gerçekçi ol.
- Ama video... - Hiç izlemedik ki.
Rosie bile sevdikleri için yalan söyleyeceğini söyledi.
Keşke Wendy tavsiyeme uyup
o oğlanı biraz daha erken terk etseydi.
Ve onun anısına, artık hiçbir şeyi sır olarak saklamıyorum.
Wendy'nin bana anlattığı her şey gün yüzüne çıkacak, nokta.
İkimiz için de zor bir gün olduğunu düşündüm.
Apple Pan'den hamburger ve kızartma aldım.
Öyleydi. Teşekkürler.
Bunlar güzelmiş.
Özel bir gün mü yoksa...
Hayır, eve geldim, kapımın önündelerdi. Chris'ten de bir not vardı.
Emek harcanmış.
Zar zor.
Boşanma evraklarına bakma şansın oldu mu?
Evet, baktım.
Nafaka peşinde ama buna kolayca itiraz edersin.
Asıl endişelendiğim,
çocukların onunla Güney Carolina'da yaşamasını istemesi.
Ne? Olmaz, hata olmalı. Chris, Güney Carolina'ya taşınmıyor.
Öyle diyor.
Hem taşınma hem de velayet için
gerekçe olarak evin kaybını gösteriyor.
Ne?
Tamam.
Eddie.
Jax'e Chelsea'den bahsetmenin vakti geldi.
Tamam, istediğin buysa öyle olsun.
Tatlım!
Hemen şimdi demedim.
Bilmen gereken bir şey var.
Olamaz. Sen de mi hastasın?
Hayır. Ama bir kız kardeşin var Jax.
Adı Chelsea ve 30 yaşında. O da...
- Ciddi misin? - Evet.
Anne, bunu biliyor muydun?
Sana söylemek onun işi, benim değil.
Lu ve dava sürecini düşününce biraz ertelemek istedim.
- Ama Lewis ısrar etti, o yüzden... - Biliyor muydun?
Ne zamandır? Niye bana değil de ona söyledin?
Ben söylemedim ama bu meraklı pati bir şekilde bulmuş.
Lewis, gittin özel dedektif mi tuttun?
Ben bakarım.
- Daniel'ı mı tuttun? - Seni korumaya çalışıyordum.
Neyden koruyacaksın? Babamdan mı?
- Gizli bir çocuğu varsa... - Gizli değil.
Chelsea'yi de Jax kadar seviyorum.
Ama o dengesiz bir hırsız ve yalancı, tamam mı?
Hayatına sokmak tehlikeli olurdu.
Yani kızımı kolluyorum. Senin aksine.
- Seni keş herif... - Tamam, bu çok saçma.
İkinizle de sonra ilgileneceğim.
- Bakın kim gelmiş. - Selam.
Herkese merhaba.
Ben Ozzie.
- Selam. - Selam Ozzie.
Şu mısır ekmeğinden biraz götürebilir miyim?
Harika.
Beğendin mi? Benim tarifim.
O zaman melek olmalısınız çünkü bu cennetten olmalı.
Ailenin nasıl bir his olduğunu hatırlattığınız için sağ olun.
Grupla yoldayken...
Yine müzik...
Ünlü olmanın insanı yalnızlaştırdığını anladım.
Başarı, paylaşacak kimse yoksa anlamsız.
Ozzie, video oyunlarını seversin, değil mi?
Lewis'in şirketi Assassin's Creed'de çalıştı.
Gerçekten mi?
- Muhteşem. - Evet, o oyunla gurur duyuyorum.
O oyunu oynarken zamanı unuturdum.
Sanırım fantezi dünyası gerçek dünyadan daha iyi.
Şarap konusunda aynı hissi yaşıyorum. Ben, bir şişe ve kayboluş.
Anne.
Ne?
Sorun değil. Anlıyorum.
Ne oldu?
Beş yıldır içmiyorum ve şimdi öyle görünmese de
zamanla o arzu geçiyor.
Mesele, geçene kadar seni yenmesine izin vermemek.
Ama burada olarak üzerine düşeni yapıyorsun.
Bunun için Tanrı'ya şükret.
Evet.
Evet, sanırım. Kiliseyle pek aram yok.
Alınmayın.
O zaman o gücü içinde ara. Sonunda önemli olan tek ses,
en çok dinlediğimiz sestir. Kendi sesimiz.
Bu hoşuma gitti.
Banyonu kullansam?
- Evet. Sağdan... - Biliyorum.
- Al. - Teşekkürler.
Bu arada iyi misin? Annenin ifadesinden sonra...
Evet, her neyse.
Boktan ailemden bahsetmemeyi tercih ederim.
Evet, anlıyorum.
Ya, su alabilir miyim?
Daha sağlıklı. Dairem olduğunu da biliyorum
ama sanırım kramp girdi.
Umarım gut değildir.
Peki.
Gut olabilir.
Normal su mu, soda mı?
Kişiler
Son Aramalar Ara
Sade su alsam olur mu?
Son Aramalar Ekim
Aslında soda alabilir miyim?
- Ne istersen. - Teşekkürler.
İyi misin? Tuhaf görünüyorsun.
Hayır, iyiyim.
Tamam...
Kristin, konuşmalıyız.
Bence harika bir insansın.
Bence en iyisini hak ediyorsun.
Ben de bizi çok düşünüyorum.
Ne kadar harika biri olduğunu.
Ve bence...
Daniel, sanırım sana âşık oluyorum.
Ben de seni seviyorum.
Bir saniye izin verir misin?
- Tuvalete gitmeliyim. - Tamam, tabii ki.
- Sen işine bak. - Hemen dönerim.
Kristin, Lincoln Culpepper'la niye buluştu?
Edwards'ın amacı neydi? Kristin ne saklıyor?
Teşekkürler.
Hey. İyi misin?
Evet.
Şoförün seni eve bırakacak, yargıca bildiririm...
Hey Jax.
Üzgünüm.
Hayal kırıklığına uğramadım diyemem.
Gurur da duydum.
Neden?
Çünkü onları geri verdin.
Eminim bu almaktan zor olmuştur.
Evet, haklısın.
Tüm bunlara rağmen uzun zamandır yaşadığım en güzel geceydi.
- Teşekkürler. - Rica...
Her şey için.
Rica ederim.
Eve gidince beni ara.
Hayır.
Güney Carolina mı? Gerçekten mi Chris?
Çiçeklerin sebebi bu muydu? Beni tavlayıp becermek mi?
Hayır, çünkü her şeyi bir anda üstüne yıktığım için üzgünüm.
Benim için de çılgınca. Sen yapana kadar böyle olacağımızı düşünmemiştim.
Bunu daha kafama kakacaksın?
Kum torban olmam çünkü bana koca olacak kadar
adam değilsin.
Şimdi de inadına çocuklarımı almaya mı çalışıyorsun?
İyi şanslar.
İnadına mı?
Onları yuvaları olsun diye alıyorum.
Ailemizden aldığın şeyi geri vereceğim.
Sana de evine de lanet olsun.
Çocuklarımı ya da bana ait hiçbir şeyi sana bırakmam.
Sıkı dur çünkü her şeyi alacağım.
- Selam. - Selam.
Dün gece Eddie ve Chelsea hakkında
konuşamadık ve kendimi açıklamak istedim.
Tamam.
Evet, biliyordum.
Ama Eddie'ye de söyledim. Ya sana o anlatacaktı ya da ben.
Ama sırlarla ve gerçeklerle o kadar çok şey yaşadık ki
artık içimde tutamazdım.
Daniel'ı işe almamalıydım ama...
Jax, Eddie'ye güvenmiyorum.
Sonuçta haklıydım. Yalan söylüyordu.
Bu kadın Chelsea, onun kızı, senin kardeşin,
sanırım onu gizlemesinin sebebi,
onun gerçek yüzünü biliyor olması ve sana söylemesini istememesi.
Hakkında ne biliyorsun?
Senin kadar biliyorum.
Ama daha fazlasını bilmek istiyorsan numarası var.
- Lewis. - Annen hastalanınca
sırtını yaslayacak birinin olması çok hoş demiştin.
Belki de şimdi ihtiyacın olan şey ailedir, gerçek bir aile.
Tüm hayatını tek çocuk olarak yaşadın ve öyle değilmiş.
Bu Chelsea gerçekten doğruysa
onunla bir bağ kurman güzel olabilir,
tıpkı kardeşimle olan gibi.
Anlıyor musun?
Anlıyorum ve sana katılıyorum.
Ama şu an Lewis, ihtiyacım olan Ozzie'yi kurtarmaya odaklanmak.
Sırtına binen yük fazlasıyla ağır artık.
Korkmuş, kaybolmuş, bir yetişkinin bedenine hapsolmuş masum bir çocuk.
Geleceğini yitirmek üzere.
Bana ihtiyacı var Lewis, annemin de.
Şu anda ihtiyacım olan şey, bu davayı kazanmaya odaklanmak
ve annemin iyileşmesine yardım etmek.
Diğer her şey beklesin, tamam mı?
Tabii ki olur.
Her zaman yanındayım. Biliyorsun.
Biliyorum bebeğim. Biliyorum.
Wendy'nin bana anlattığı her şey gün yüzüne çıkacak.
Yarın 21.00'de Instagram'da olacağım
ve Ozzie Edwards ile ilgili her şeyi anlatacağım.
Bilinmeyen Numara
Ben Nisha Mccall.
Nihayet seni geri arıyorum.
Ozzie?
Neden bana iftira atıyorsun Nisha?
Hakkında söylediğim her şey doğru.
Anlatacağım dedikodu da öyle.
Peki. Bende de biraz malzeme var.
Setlerden kıyafet çalıp yeni diye satan
sahtekâr bir sürtük olduğunu biliyorum.
O kirli ellerine mendil getireyim.
Benim ellerim mi kirli?
Hollywood'un en ünlü kadınlarıyla yatarak geldin buraya.
Neden bahsettiğini bilmiyorsun Nisha.
Wendy, Homeboy Cop'ta rol almak için
yapımcıyla yattığını, Get Right'ta rol almak için de
yönetmenle yattığını söyledi. Ne? Listede ikinci olmak için mi?
O yaşlı sürtük sarkıntılık ettiğinden beri tuhafsın.
Tamam, bak Nisha.
Şakam yok. Instagram'a girip
"Tanıdığım en iyi adam" dışında bir şey dersen
sana sözüm olsun, o sahte kıçını söküp
boğazına sokar, nefesini keserim!
- Hey. Bir saniyen var mı? - Evet. Gel.
Bir konuda tavsiyene ihtiyacım var.
Elbette, tanışmadık sanırım. Bill Sterling.
- William Sterling mi? - Evet.
Tebliğ edilmiştir.
Boşanma mı?
Bill, selam. Jax'le dün mahkemede epey hareketli bir gün geçirmişsiniz.
Bunda büyük payın olduğuna eminim.
Böyle devam et.
Eminim, ailenle gelecek ayki ortaklık oylamasından sonra
olacaklardan memnun kalacaksınız.
Eminim ailem çok sevinecektir.
Söylemiş olayım. İyi geceler Bill.
Evet. Peki. Sağ ol Schmitty.
Arkadaşım Schmitty'ydi.
Üzgünüm. Allan Schmidt, That's Live Online'ın editörü.
Anlaşılan oyunculuk işine girmesi gereken bizim reis hanımmış.
Neden bahsediyorsun?
Basındaki bağlantıları, Rosie'nin ifadesinin
beraat getireceğini düşünüyor.
Beni de polis arabasının arka koltuğuna oturtabilir.
İki kuş birden.
Beni bulaştırmadan oğlumuzu kurtarmanın bir yolunu bulamadın mı?
Ben bir şey yapmadım.
Affedersin baba. Annemi suçlarken sevgilimle
- yattığını unutuyorsun! - Yatmadım.
Hâlâ inkâr ediyorsun, ortada video var.
- Neler oluyor? - Evet, neler oluyor?
- Ben... - Sal, yapma.
Birileri ben bağırmadan konuşmaya başlasa iyi olur.
Hayır! Tamam! Kaset sahte!
Sahte.
Videodaki kadın Vanessa, eski asistanım.
Bir süredir arada bir yatıyoruz.
Dokuz yıl, dört ay.
Wendy'yi ödül törenine getirdiğinde,
annenin aklına harika bir fikir geldi.
Alex'e para verip Vanessa'nın yüzünü Wendy'ninkiyle değiştirtti.
Şansımıza,
Edwards erkekleri, beyaz kadınlara düşkün.
Tanrım.
Bir dakika.
Yani Wendy'den o kadar mı nefret ediyordun ki
babamın onunla yattığını uydurup sevdiğim kadınla
mutluluğuma izin vermektense...
Bunu bana nasıl yaparsın?
Sana tam olarak ne yaptık?
Çünkü o kadın hayatına girmeden önce
hayatımı huzur içinde sürdürüyordum, suyumu içiyor, işime bakıyordum.
Şimdiyse uyuşturucu bağımlısı ve istismara uğramış,
cinayetle suçlanan bir çocuk yıldızın annesiyim.
Dergilerde yüzünü ve hakkımızdaki yazılan yalanları görmeden
markete bile gidemiyorum.
Bu aile sana destek oldu ve senin için her şeyini feda etti.
Alex'i öldürdün mü?
Ne?
Bunu nasıl dersin?
Wendy'yi öldürdün mü anne?
Artık burada olmak istemiyorum.
Sal!
Anne! Soruya cevap vermedin.
Bilmiyordum. Ozzie. Yemin ederim. Ozzie!
Araştırmamı yaptım, Wendy'nin Ozzie hakkında söyledikleri yalanmış.
Wendy, sandığım gibi değilmiş.
Katilinin bulunması için dua ediyorum.
Fierce Nation'da söylediklerimden pişmanım. Özür dilerim Ozzie.
Rosie.
Merhaba.
Oğlum, "Wendy'yi sen mi öldürdün?" dedi.
Tamam.
Wendy'yi öldürdün mü?
Hayır, Jax. Öldürmedim.
Ama yapanın kimliği hakkında bir teorin vardır, değil mi?
Bu yüzden mi, yapanı söylemek için mi aradın?
Zavallı çocuk, çok tatlıydı.
Şimdi görüyorum ki bazı şeyleri görmeye hazır değilmişim.
Sanırım Ozzie yaptı,
oğlum Wendy'yi öldürdü.
Ozzie, sorun ne? Ne oldu?
Bir kâbus daha mı?
Kristin.
Ya Wendy'yi öldürdüysem?
Alt yazı çevirmeni: Yagmur Uygun
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.