Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Reasonable Doubt'da daha önce...
Çocukken cinsel istismara uğramış.
Kimmiş, söyledi mi?
Bir kızla tanıştım, aklımdan çıkmıyor.
Aşk risktir. Bence dene.
Chris'i beceriyorum.
- Boşanmada mı? - Hayır, vajinamla.
Annenizin babasıyım.
Dedeniz.
Evimde çocuklarımla özelimi mi konuşuyorsun?
İpoteğini kızımın ödediği ev mi?
Wendy'nin çantasında takip cihazı varmış.
Nerede olduğunu doğrulayacak biri?
Ozzie bir şey isterse yolunu bulur.
Aşırı doz almış.
Ozzie iki yıldır temizdi.
Uyuşturucuyu biri getirdi.
Ozzie'nin geleceğini korumaktansa kendi sırrını düşünen biri.
Dinle, ortaya çıkman gerekiyor.
Mazeretine sokayım.
Cousins and Them'i seviyoruz
POW! YAKALANDIN KATİL
O MASUM!
KATİL
Gördüğünüz üzere,
Ozzie Edwards davasının ilk günü,
yıldıza olan ilgiyi yeniden canlandırdı.
Onu desteklemek ve görmek için pek çok kişi geldi.
Ancak kalabalığın büyük bir kısmı mağdura destek için burada
ve Wendy Collins için adalet istiyor.
Biliyoruz, sen yaptın!
Ozzie, selam! Seni seviyoruz!
Sen bir suçlusun!
Katil!
cep OLAMAZ
POW POW. YAKALANDIN
18 Haziran 2023, bir peri masalının başlangıcı olacaktı.
O gün Bayan Wendy Collins birlikte yaşlanmayı düşündüğü adamı gördü.
İki yıl sonra aynı adamın hayatını sona erdireceğini bilmiyordu.
Bu nasıl oldu?
Sayın jüri üyeleri, kanıtlarımız size gösterecek.
Bayan Collins ve sanık fiziksel bir kavga yaşamış.
Kavganın ardından Bayan Collins,
sakinleşmek için kulübeye geçti.
Kavgadan saatler sonra sanığın kulübesine gidip
onu öldürdüğünü kanıtlar gösterecektir.
Sayın jüri üyeleri,
Ozzie Edwards bir oyuncu
ve burada oturup
kız arkadaşını seven masum kurbanı oynayacak.
Sizin de buna inanıp
onu alkışlarla buradan uğurlamanızı umuyor.
İyi oyunculukları Akademi, Oscar'la ödüllendirir,
jüriler değil.
Göreviniz kanıtlara bakmak,
tanıdığınızı sandığınız karaktere bakmak değil.
Kanıtları dinleyince
sanığın ikinci derece cinayetten
suçlu olduğuna dair hiçbir şüpheniz kalmayacağına inanıyoruz.
Teşekkürler.
"Oyunculuk benim işim, kimliğim değil."
Bay Edwards, beş yıl önce Teen Vogue'daki yazısında, oyunculuk esin kaynağı
Denzel Washington'dan alıntı yapıp
bu sözleri paylaştı.
Ozzie Edwards kim?
Evet, o bir oyuncu ama ne değil, biliyor musunuz?
Bir katil.
Bu duruşma boyunca,
iddia makamının
aksini ispatlamak için vereceği tüm çabalara rağmen,
yanıldıkları çok fazla gerçek ve tutarsızlık olduğunu göstereceğiz.
Mesela, bir sebep olmamasıyla başlayalım.
Ayrıca Bay Edwards'ın şiddet geçmişi yok.
O ve Bayan Collins, mükemmel olmayan bir ilişki içindeydi.
Yaşadıkları birçok sorun, Bay Edwards'ın
durumlarını gizli tutmak istemesinden kaynaklanıyordu.
Ancak kötü bir sevgili olmak suç değildir.
Öyle olsaydı birçoğunuz hapiste olurdu.
Yine de hanımlar ve baylar, bir Hollywood hikâyesi anlatalım,
savcılığın iddia ettiği gibi, değil mi?
Baş aktörümüz,
Bay Edwards kız arkadaşıyla hararetli bir tartışmaya girer.
Ona istediğini veremez.
Kız öfkeyle oradan ayrılır,
sakinleşmek için onun kulübesine gider.
Bu, "kovalanmak istiyor" demek.
Ama o gitmez. Ne yapar?
Uyuşturucu alır.
Öyle bir hâldedir ki evinden çıkamaz.
Hatta savcılığın Bay Edwards'ın
olay yerinde olduğuna dair bir kanıtı yok.
Aracındaki GPS
asla evinden çıkmıyor.
Polisle konuşması istendiğinde ise
Bay Edwards kendi isteğiyle gidiyor.
Son.
Hikâye bu.
Sizi bilmem ama ben ikinci bölümü izlemem.
Biz eminiz ki
bu davanın sonunda, savcılık dosyasının
sadece dolaylı kanıtlara dayandığını, hiçbir fiziksel
ya da bilimsel temeli olmadığını göreceksiniz.
Bu da makul bir şüphe oluşturuyor.
Ve bu, gerçek hikâyeyi ortaya çıkarıyor.
Sürpriz bir sonu var.
Ozzie Edwards, bu suçtan suçlu değil.
Gelecek bölüm.
Önceliğimiz mazeretini kesinleştirmek.
Osprey GPS'in o gece hiçbir yere gitmediğini doğruluyor.
Ama evde olduğunu kanıtlayacak başka bir şey olsa...
Televizyon olur mu?
O sırada bir şey izliyorsan IP adresine bağlı
zaman damgalı bir izleme geçmişi olur.
İzlemişimdir. Uyuşturucu alınca First 48'i izlerim.
Pekâlâ, jüri üyelerine kız arkadaşının öldürüldüğü gece
bir suç programı izlediğini söylememiz
beni çok gerer.
Ama mazereti sağlamlaştırır.
Doğru.
Peki, Daniel'e giriş bilgilerini ve şifrelerini ver. Bakalım.
İyi misin Ozzie?
O bilmez.
Ben getiririm. Yatak odasındaki televizyonda kayıtlılar.
Kristin'e yardım eder misin Daniel? Ben...
Elbette.
Ederim.
Monica hakkında konuşmalıyız.
Tamam. Ne olmuş ona?
Ozzie, çocukken yaşadığın cinsel istismar...
Monica'nın adını hiç vermedim.
Bunu kim söyledi?
Hiç kimse.
Şüphelendik ve az önce bunu doğruladın.
Nasıl etkilendiğini, hayatının değiştiğini
biliyor mu?
Onun yanında olmaya nasıl tahammül edebiliyorsun?
Bu ne?
Yoksunluk krizi mi?
Pek öyle demezdim.
Tetiklendin.
Bundan bahsetmek sende kaçma isteği uyandırıyor
- ve kaçmayı bildiğin tek yol... - Evet.
Bir şeyler kullanmak.
Evet.
Ozzie, tanığın Monica mı?
- O gece yanında mıydı? - Hayır.
Yalnız olduğumu söylemiştim. Neden sorup duruyorsun?
Çünkü yanında başka biri varsa kulübede olmadığını kanıtlamak için
ortaya çıkmalarını istiyoruz.
Yani Monica ve Byron değilse
- o zaman kimdi? - Hiç kimse.
Bak...
Lütfen bu Monica saçmalığını aileme anlatma.
Tamam mı?
Zaten yeterince dertleri var.
Tamam.
Anlatmam.
Söz veriyorum.
Lanet olsun, burada yok.
Son Aramalar OLAMAZ
Sanırım telefonumda bir yerlerde kayıtlılar. Bakayım.
Görünüşe göre, "Olamaz"
seninle konuşmak için yanıp tutuşuyor.
Kıskanmalı mıyım?
Şaka yapıyorum.
Hayır ama cidden, kız arkadaş mı yoksa bir erkek mi, yoksa...
Sadece bir soru. Ne dersen de, sorun yok!
Belli ki sadece arkadaşız, yani ben sadece...
Evet.
O bir erkek.
Ama sadece arkadaş.
Sinir bozucu bir arkadaş.
Ve sevgilim yok.
Ama umarım bu uzun sürmez.
Hızlı olabilirim.
Hayır, öyle değil. Çok uzunum.
Hayır.
Acaba sadece...
Daniel, hazır mısın?
Evet, hemen geliyorum.
Merak etme patron!
Az önce Ozzie'nin şifrelerini telefonuna gönderdim.
Umarım faydası olur.
Kesinlikle.
Tamam, hoşça kal.
Adınızı söyler misiniz?
Dedektif Victor Moreno.
Dr. Archie Golden.
Lütfen jüri üyelerine burada olma amacınızı bildirin.
Los Angeles Emniyeti'nde bir cinayet dedektifiyim
ve bu davayı soruşturan memurum.
Bayan Collins'in davasının baş adli tabibiydim.
Bulgularınızı paylaşır mısınız?
Bayan Collins'in cesedini kulübenin yakınındaki ormanda,
sağ kolunda kurşun yarasıyla bulduk.
Ayrıca kulübeyi aradık ve sanığın kayıtlı silahını,
ona ait bir kovanla birlikte bulduk.
Otopsi, kurşunun atardamarı patlattığını ortaya koydu.
Bunun sonucunda Bayan Collins hızla ve ciddi miktarda kan kaybetti.
Kanamanın şiddeti, tıbbi müdahale olmadığı için,
dakikalar içinde ölümüne neden oldu.
Otopsiden çıkan başka bulgular var mıydı?
Tüm bileklerinde ip yanıkları vardı.
Bayan Collins'in yüzünde ve karnında da morluklar tespit edildi.
Bu morluklar bir kavgadan dolayı olabilir mi?
Kesinlikle mümkün.
Dr. Golden, bu morluklar günlük aktivite kaynaklı olabilir mi?
Çok olası değil ama mümkün.
Sanığın göğsünde, Bayan Collins'le ölümünden önce yaşanmış olabilecek
bir arbede sonucu oluşmuş taze çizikler tespit ettik.
Mağdurun tırnaklarında Bay Edwards'ın DNA'sı bulundu mu?
- Hayır. - Yani Bay Edwards
çizikleri nasıl aldı, bilmiyorsunuz, doğru mu?
- Doğru. - Peki Bay Edwards'ın
DNA'sının ve saç telinin kurbanın üzerinde bulunması,
romantik ilişkileri kaynaklı olamaz mı?
- Mümkün. - Bay Edwards'ın parmak izleri
- silahta bulundu mu? - Hayır.
Dr. Golden,
Bay Edwards'ın hayranı mısınızdır?
Hayır, değilim
ama eleştirmeni de değilim.
Sanırım Bay Edwards konusunda epey tarafsızım.
Epey tarafsız, öyle mi?
Dr. Golden, bu tweet sizin mi?
İtiraz ediyorum. Alakası nedir?
Sayın Yargıç, tweet olası yanlılığa işaret ediyor.
Bu her zaman alakalı.
Reddedildi.
Evet, o tweet'i paylaştım.
Başka sorum yok.
Bayan Collins'in iş telefonunu ve çantasını
91 numaralı otoyolda bulunca
mağdurun telefonunu aramak için
Bay Edwards'ın evini aradınız.
- Telefonu evde miydi? - Hayır.
Bayan Collins'in arabası kulübede miydi?
- Hayır. - Kulübesinin çevresinde
hırsızlık vakaları bildirilmiş, doğru mu?
- Evet. - Bu suçlarla kurbanın
ölüm ve bulunma şekli arasındaki bağlantıyı araştırdınız mı?
Araştırmadık.
Başka sorum yok.
Dedektif Moreno,
neden hırsızlıklarla kurban arasındaki bağlantıyı araştırmadınız?
Üç neden var.
Bir, o kulübede hırsızlık olduğundan şüpheliyim. Zorla giriş yoktu.
İkincisi, bölgedeki hırsızlıklarda şiddet yoktu.
Peki üçüncü neden?
Çünkü sanığı işaret eden çok güçlü deliller vardı.
Kadın cinayetlerinde
genelde kocası ya da sevgilisidir.
Sanık kaybolduğu gece kurbanla
kavga etmiş ve mazereti yokmuş.
DNA'sı, kulübesinin yakınında
ve onun silahıyla vurulan
kurbanın cesedinde bulundu.
Aynı cevabı defalarca bulunca aramayı bırakıyorsun.
Başka sorum yok.
Linda'ya ne oluyor, bilmiyorum.
Üst üste dört kez iptal etti.
Yeni bir erkek arkadaşı var diye.
Jacqueline.
Bu kızım Jacqueline.
Yargılanan çocukla televizyonda görmüşsündür.
Artık çocuk değil.
Jacqueline, tatlım. Nasılsın? Burada ne işin var?
Merhaba hanımlar.
Anne, konuşabilir miyiz?
Elbette, küçük kızım için her şeyi yaparım.
- Sonra görüşürüz. - Güle güle.
Anne.
Neden tüm işimi Eddie'ye anlatıyorsun?
Ne diyorsun?
Lewis çocuklarla ağırdan almasını söylemiş
ama Eddie, Lewis suçluymuş gibi,
Damon ve Toni konusunda atıp tutmuş.
Ama sorunum şu,
ben ve Lewis'le ilgili bir şey bilmemeliydi.
O yabancı değil Jacqueline. Baban.
Nasıl olduğunu ve hayatında neler olduğunu
bilmek istiyor.
Peki, o zaman bana sorsun,
ben de bilmesini istediğim şeyleri söylerim anne.
Her şeyi bilmek istiyor!
Açıkçası bu bilgiyi paylaşacak birinin olması iyi oldu
çünkü kimseyle konuşamıyorum.
Anladım.
Ne olduğunu anladım.
Bu seninle ilgili.
- Ah Jacqueline. - Öyle.
Aranızdaki bu yastık muhabbetinden
ya da bu aranızdaki
her neyse ondan öyle keyif alıyorsun ki
paylaşmadan duramıyorsun.
Sorun ne anlamıyorum.
Konuşacak başka bir şey yok mu?
Paul'un bana ne yaptığını söyledin mi?
Doğru ya. Anlatmadın tabii.
Babama kaçırdıklarını anlatmak istiyorsan her şeyi anlat.
Bir kez daha babamla, kocamla,
çocuklarımla olan ilişkime karışıyorsun.
Evet. Eddie'yle görüştüklerini biliyorum.
Öncelikle, sesine dikkat et.
- Anne. - Sonuçta hâlâ senin annenim.
O topuklularla kendini havalı sanabilirsin.
Yürümeyi, konuşmayı, kıçını silmeyi
sana ben öğrettim. İkincisi,
başına gelen her şeyin suçunu bana atıyorsun.
Damon ile uğraşmanı ben söylemedim.
Kocanın metresi tarafından dava edilmene ben neden olmadım.
Hayır, hepsi senin işin küçük hanım.
Bir gün
aptal seçimlerine günah keçisi olmak için buralarda olmayacağım.
O zaman kimi suçlayacaksın?
Lewis de, dediğin gibi, Eddie'yle
çocuklarla ağırdan alma konusunda konuşmadı.
- O zaman ne dedi anne? - Hayır.
Kocana sor kızım.
Çünkü dediğin gibi,
beni ilgilendirmez.
cep OLAMAZ
Olamaz.
Alex, neden buradasın?
Çünkü hiçbir Edwards telefonu açmıyor,
konuşmak istemediğim erkek kardeşin hariç.
Ama konuşmamız gerek.
- Konuşacak bir şey yok. - Wendy hakkında.
Konuşmak istedin.
Konuş.
Dava başladığından beri
muhabirler mekânımda dolanıyor,
fotoğraf çekiyor,
çöpümü karıştırıyor.
İlgi,
işimi altüst ediyor.
Evet. Yani dünün parası bugüne yetmiyor.
Şehirden kaçmak için daha çok para lazım.
100 bin dolar daha.
Birincisi,
basın My Cousins & Them'de yer alan
herkesin etrafını sardı.
İkincisi,
100 bin, yatağımın altında tuttuğum bir şey değil Alex.
Birileri dikkatlice bakarsa yatağının altında banka bulabilir.
10 bin doları nasıl harcadın?
Ünlü bir kardeşin
sırtından geçinmiyorsan Los Angeles pahalı.
Başarısız bir aktör olmak daha iyi kazandırıyor, öyle mi?
Biliyor musun Kristin?
Seni mantıklı olan sanmıştım
ama görüyorum ki tüm Edwards'lar aynı.
Tepeden bakan, sarı suratlı
züppe tipler.
Ama biliyor musun?
Bana kazık atmanın çok büyük bir hata olduğunu anlayacaksın.
Çünkü şehri terk edecek param olmazsa
belki de
o savcı
Chad'i
bir ararım.
Buna gerek yok.
- Belki videoyu TZT'ye gönderirim. - Video mu?
Bak Alex.
Hangi videodan bahsediyorsun bilmiyorum.
Ama şu an hepimiz Ozzie'ye odaklandık.
Üzerimizde çok göz olmadan parayı bulmamız için
bize biraz zaman tanır mısın?
Birkaç güne bir şeyler ayarlayabiliriz.
Peki.
Ama bahaneler göt gibidir Kristin.
Herkeste bir tane vardır.
- Tamam. - Şarkıdaki gibi.
Kimse sana öyle demiyor mu?
Hayır, hiç kimse.
- O zaman, ben ilkim. - İyi.
Neyse, geldiğin için teşekkürler.
Jax'in haberi olmadan konuşmak istedim.
Babası bir ay önce şehre geldi.
Haberim yoktu.
Onunla ilgili bazı endişelerim var.
Jax ve çocuklarımı riske atıyor olabilir.
O yüzden aradım. Bir takip cihazını ödünç almak istiyordum.
- Takip cihazı mı? - GPS gibi.
Eddie'nin arabasını takip edip
ne iş çevirdiğini öğreneceğim.
Önce bir bekleyip izlesek mi?
Takip cihazlarım B planımdır.
Hatta C planımdır.
Yani bazen D planım.
Tamam ama beklerken
Jax veya çocuklarıma korkunç bir şey olursa
ne olacak?
Şey...
Tüm takip cihazlarım kullanımda.
Peki...
Ev yapımı yapmaya ne dersin?
Evet. Olur.
Ne kadar sürer?
Değişir.
Yani eğer seninkinin
kendini imha etme seçeneği olursa
Eddie'ye şunu yapabilirsin.
Affedersin. Şakaydı.
Ama bu işe yarayabilir.
Bugün sipariş verirsen
yarına kadar gelir.
Yarın mı?
Savcılık çağırıyor...
Anel Keith.
John Cheng.
Jüriye sanıkla aranızdaki ilişkiyi açıklar mısınız?
Ozzie'nin yanındaki apartmanda altı yıl yaşadım.
Soluk suratlı Wendy için terk edilene kadar sevgilisiydim.
Bayan Keith, lütfen dilinize hâkim olun.
Üzgünüm Sayın Yargıç.
Demek istediğim, evet,
o güvensiz, manipülatif, kıskanç çocukla bir ilişkim oldu.
Sakın bana sokak iti muamelesi yapma.
Ben lanet Ozzie Edwards'ım bebeğim.
Lanet Ozzie Edwards'ım!
Kim olduğun umurumda mı sence?
Bu görüntü 4 Ağustos'taki ev güvenlik kameramdan.
Evdeydim, kamera kayda geçti uyarısı aldım. Ben de
pencereden baktım.
Ozzie içeri girdi, Wendy arabayla gitti.
Sanığı hiç şiddete eğilimli gördünüz mü?
Sürekli birileriyle dışarıda tartışırdı.
Kuryesi siparişi yanlış getirirdi,
arabası gecikirdi.
Öfke mi?
Ona Hulk deyin.
Diken üstünde yürürdün, neye kızacağını bilemezdin.
Bayan Keith, savcılık makamının 12 numaralı delilini sunuyorum.
Lütfen bunu tanımlar mısınız?
Evet. Ozzie'nin
bir tartışmamız sırasında yüzümü tuttuğu gün
tutturduğum polis tutanağı.
Onu bir daha ne zaman gördün?
Birkaç gün sonra haberlerde,
kız ölü bulunduktan sonra.
Bu tartışmaya tanık olunca
can güvenlikleri için endişe duydunuz mu?
Hayır.
Açıkçası önemli olduğunu düşünmedim.
Bayan Keith.
Savunma makamının üç numaralı delilini gösteriyorum.
Lütfen bunu tanımlar mısınız?
Ozzie'nin hakkımda aldığı uzaklaştırma kararı.
Polis tutanağında, olayın Bay Edwards'ın evinde yaşandığı
belirtilmiş, doğru mu?
- Evet. - Ve o tutanak, uzaklaştırma kararı
yürürlükteyken tutulmuş, doğru mu?
- Yani o haklı mı... - Onun evine giderek
siz zaten uzaklaştırma kararını ihlal ettiniz, doğru mu?
Hep ünlülerin tarafındasınız.
İtiraz ediyorum. Çıkarılsın.
Kabul edildi.
Jüri, tanığın son ifadesini dikkate almayacak.
Başka sorum yok.
Ozzie inkâr etmedi ama Monica hakkında da konuşmadı.
Bu, travmasını bastırmak için ömür boyu kullandığı savunma mekanizması.
Kolaylıkla vazgeçemez.
Evet, bu dava hiç yüzleşmediği şeyleri ortaya çıkarıyor.
Wendy yokken, Monica hâlâ buradayken
ya istismar yeniden başladıysa?
Tanrım.
Bir de bağımlılıkla mı savaşıyor?
Aklım almıyor.
Babanla sorununu çözdün, değil mi?
Sayılır. Ama ne kadar bağımlı bilmiyorum.
Babanla konuşmak Ozzie'yi anlamana yardımcı olur mu?
Belki.
Lewis bir sınır koymanı istiyor, biliyorum
ama henüz koymadığını söyleyebilirsin.
Hazır olduğunda anlarsın.
O da senin kadar buna güvenmek zorunda.
Haklısın.
Teşekkürler.
Siz cadalozlar niye el ele tutuşuyorsunuz?
Jax düşmemem için tutuyor.
Açlıktan ölmek üzereyim çünkü hepiniz çok geç kaldınız!
Peki. Şu menüye bakayım. Hızlı olacağım.
Tatlı bebeğimiz nasıl?
Duyuyor musun? Ben vaftiz annen.
Tamam.
Sahiplenişi gördünüz mü?
Geçen gün, tam beş ay oldu.
- Ne? - Şimdiden mi?
İkinci üç aylık dönem!
Belki erken ama Kendall'la kız olduğunu düşünüyoruz.
Bilemedim, kız çocuğu güzelliğini çalar derler
ama tatlım, sen hâlâ ışıl ışılsın.
Güzellik asla solmaz!
Annelik içgüdüsü diyelim.
Lafı açılmışken,
çocuklar ayrılıkla nasıl başa çıkıyor?
CJ daha çok soru sormaya başladı.
Yakında anlatmamız gerekecek.
Chris'le temelli ayrıldığınızı söyleyecek misin?
Umutlu olmaya çalışıyorum.
Bu olmayacak.
O da öyle mi?
Hâlâ düzenli olarak konuşuyoruz,
yani her şey mümkün.
Kesinlikle doğru.
Pekâlâ, hadi Autumn düşüp bayılmadan şu menülere bakalım.
Evet, lütfen.
"Lavanta Balı Kokteyli"
- Güle güle. - Güle güle!
Sally, özür dilemek istiyorum.
Son görüşmemizde o kadar kırıcı olmak
istememiştim.
Seni seviyorum.
İnan bana, yargılamak gibi bir niyetim yok.
Ama bence bu kısır döngüden çıkmayı düşünmelisin
çünkü ben bu acıyı bizzat yaşadım.
Kocanla sevgili gibi hissetmek gerçekten zor.
Hem de Lewis'le ayrıyken ikimiz de
uğraşıyor gibiydik, anlıyor musun?
Sadece tek başına savaşmanı istemiyorum, hepsi bu.
Ama ne karar verirsen ver
ben yanındayım.
Ne olursa olsun.
Teşekkürler Jax.
Özür dilerim.
Bunun için sağ ol.
Çünkü yellozlar da sarılmak ister.
Fesatlar da.
Tamam, hadi buraya gel.
- Kim o? - Benim, Jax.
Tamam.
Bir saniye.
- Selam bebeğim. - Selam baba.
- Girebilir miyim? - Elbette.
Bilsem temizlik yapardım.
Lütfen, sorun değil. Kızlarla yemek yedim.
Naima bakıcısıyla ve Lewis geç saatlere kadar çalışıyor.
Ben de uğrayayım dedim.
Lewis'in biraz para kazanması sevindirici.
Baba, bunu yapmıyoruz, tamam mı?
Kocama ve bizim isteklerimize
saygı duymanı istiyorum, buna evimize habersiz gelmemek de dâhil.
Şimdi yaptığın gibi mi?
- Fena yakaladın. Ama ciddiyim baba. - Tamam, anladım.
Sorun değil.
Bu kadar mı?
Hayır. Ben...
Buraya gelmek istememin sebebi,
geçen sefer bağımlılığını konuşurken hep benim konuşmam.
Çok dolmuştum.
Ama şimdi sorularım var.
Ne bilmek istersen anlatırım.
Tamam.
Nasıl başladı?
Her şey siyah beyaz değil.
Müzik sektöründe uyuşturucu her yerde.
Havalı tiplerin hepsi bir şey kullanıyordu.
Havalı olmamaktan daha beter tek şey yeteneksiz olmaktı.
Sigara esrara dönüştü,
sonra pipo, sonra nargile, sonra iğne ve...
Uyuşturucuyu kim tedarik etti? Bunu kim teşvik etti?
Bazen bir grup üyesi, bazen bir organizatör,
yöneticiler, menajerler.
Menajerler mi?
Sanatçıları kontrol etmek için uyuşturucu verirler.
Bu insanlar iyi olmanı değil, zayıf olmanı ister.
Ama her uyuşturucu aldığımda, seni yüzüstü bıraktığımı biliyordum.
Suçluluk ve utanç içindeydim.
Uyuşturucu acıyı dindiriyordu.
Ama sonra kısır bir döngüye dönüştü.
Çok kez seni düşleyerek uyuyakaldım.
Neredeydin, ne yapıyordun, mutlu muydun?
Seni her şeyimle seviyorum Jacqueline.
Yaşamak için ona ihtiyacım var sanıyordum.
Lütfen,
geçmişim beni tanımlamasın.
Görüşürüz.
- Tamam. - Seni seviyorum.
- Tamam. - Hoşça kal baba.
Sana ulaşmaya çalışıyorduk.
Biliyorum. Ozzie Edwards'ı konuşmak için geldim.
Ama önce yasal korumaya ihtiyacım var.
- Ne? - Ne?
Sıcak, telaşlı nefesin,
güvenlik noktasından beri ensemde.
- Affedersin. - Ne oldu?
Birine hediye almak istiyorum. Bir kadına.
Ama ezik durmasın istiyorum.
- Gizli komşu mu bu? - Ne, kim?
- Şu çok gördüğün kadın... - Üzgünüm, evet.
Haklısın, o kadın.
- Randevuya çıktınız mı? - Hayır, henüz değil. Sayılmaz.
O zaman ona çıkma teklif et. Hediye bu.
Yemin ederim, siz heterolar hoşlandığınızı söylemek yerine,
göstermek için her şeyi yapıyorsunuz.
Evet, bu iyi. Evet, çok iyisin.
Bak. İlişkinin her aşamasında kadınları memnun etmeyi bilirim.
O hediyeye hazır olduğunda bana haber ver.
- Tek sen değilsin. - Evet, aynen.
Evet. Aynen.
Eskiden bana "Koreli Kazanova" derlerdi.
Sana inanmıyorum.
Bana yaptığın en pis şeyi söyle.
Hayır, yapmamışsındır.
Yaptım ve hâlâ da yapıyorum.
Evet...
Bayan McCall, Bayan Collins'e ne kadar asistanlık yaptınız?
Yaklaşık iki yıl.
O iki yıl içinde sanıkla ilişkisine tanık oldunuz mu?
- Oldum. - Sizin bakış açınızdan
bu nasıl bir ilişkiydi?
İnişli çıkışlıydı.
Bazı günler sevecen bir sevgiliydi,
bazı günler ise odada onu görmezden geliyordu.
Tavırları onu mahvetti.
Konuyu değiştirelim. Asistanı olarak,
günlük rutinine hâkim miydiniz?
Evet. Bu yüzden çekime gelmediğinde bir terslik olduğunu anladım.
Vanity Fair çekimiydi. Wendy asla kaçırmazdı.
Yani gelmeyince ne yaptınız?
Ozzie'yi arayıp en son ne zaman gördüğünü sordum.
- Sanık ne yanıt verdi? - "Bilmiyorum, umurumda da değil" dedi.
Sonra kapattı.
Teşekkürler Bayan McCall. Başka sorum yok Sayın Yargıç.
Avukat, tanık sizin.
Merhaba Bayan McCall.
Bayan Collins ve Bay Edwards'ın iki yıllık ilişkisi boyunca,
kavga sonrası Bayan Collins, birkaç günlüğüne hiç şehri terk etti mi?
- Evet, birkaç kez. Beş kez falan. - Yani bu olağan mıydı?
Peki Bay Edwards bu kavgalar sırasında veya sonrasında Bayan Collins'e
fiziksel bir zarar verdi mi?
Sanmıyorum. Hayır.
- Ama ona çok kaba davrandı. - Kaba olmak suç değil Bayan McCall.
Bayan Collins'in size ilham verdiğini söylemiştiniz, değil mi?
Daha büyük hedefler istememi sağladı.
Bu hedeflerden biri Bayan Collins'in işini ele geçirmek miydi?
Hayır.
- Sayın Yargıç, yaklaşabilir miyim? - Evet.
Bayan McCall, savunma makamının beş numaralı delilini
gösteriyorum.
- Bu ne, söyleyebilir misiniz? - Müşterilerimize bir e-posta.
Sizin mi, Bayan Collins'in mi?
- Bayan Collins'in müşterileri. - Ne yazıyor?
Artık işi ve operasyonları benim devraldığım yazıyor.
Peki bu e-posta, kayboluşundan kaç gün sonra gönderilmiş?
- Üç. - Üç mü?
Teşekkürler. Başka sorum yok.
Hey.
Dostum.
- Selam. - N'aber?
Gidelim.
Jax, bir şeye mi ihtiyacın var?
Evet, var.
Ozzie'yle aranızda yaşananları olduğu gibi anlat.
- Gerçek neymiş? - Bir menajerden fazlasısın.
Bazen ama benim işim onun ihtiyaçlarını karşılamak.
Kendininkileri de.
13, 14, 15 yaşındayken ondan aldıklarını asla geri alamayacak.
O harika çocuğu, fırsatçılardan, para veya ondan bebek isteyen
o kadınlardan
korumak uğruna neler feda ettiğimi bilemezsin.
Sinsi fahişeler.
Wendy gibi, kendine bağlamak için kafasını allak bullak etti.
Sen de en iyi yaptığın şeye dönmek için onu öldürdün.
- İstismar. - Sence onu ben mi öldürdüm?
- Evet, bence öyle. - Bu ne cüret?
Ayrıca nasıl iğrenç bir canavar olduğunu göstermek için sabırsızlanıyorum.
Ben kim olduğumu biliyorum, Ozzie de. Ama sen biliyor musun?
Bu da ne demek?
Gizlilik sözleşmesi için yemekte buluştuğumuzda hiç oralı değildin.
- Sıkılmıştın. - Tanrım.
Mezeleri bile bekleyemedin, kalkıp gittin.
Ama Ozzie cinayetle suçlandığından beri
gözlerin parlıyor.
Alacağın ücret mi heyecanlandırdı?
Yoksa içinde bunları seven bir canavar mı var?
Ozzie'ye yakın olmak ikimize de yarıyor.
Farklı şekillerde evet ama faydaları aynı.
Daha fazla para, daha fazla saygı
ve daha çok takdir.
Sonuncusunu evde hiç görmedim,
sanırım sen de görmedin.
Ozzie'den uzak dur!
Lewis.
Selam.
Eddie'nin izini sürdüm.
Gördüklerim Jax ve çocuklarım için endişelerimi hafifletmedi.
Sanırım yeniden başladı, uyuşturucu alıyor ve bunu Jax'e söyleyemem.
Daniel, elimden geldiğince araştırdım.
İnternette pek bir faaliyeti yok, o yüzden bana yardım edebilir misin?
Lütfen?
Olur, tamam. Ama bedavaya çalışmıyorum. Köle değilim.
Peki Daniel. Sana kızardım
ama Jax'ten alıntı yaptığını biliyorum, o yüzden ödeyeceğim.
- Ücretini e-postayla gönder. - Tamam. Olur.
Niyetim Maisha'ya destek.
Annesi işini kaybetti ve başka iş bulamazsa
okula geri dönemez.
Bağış kutusundaki para, en çok ihtiyacı olanlar için demiştin.
Onun ihtiyacı var.
Konuşmamız gerek.
Merhaba Shanelle.
- Yardım mı lazım? - Evet.
Kuzenime duygusal kum torban gibi davranmayı bırak.
Onu sürüncemede mi tutuyorsun? Çok çocukça davranıyorsun.
Olgun bir insan gibi konuşacağına böyle yapıyorsun.
- Sally mi gönderdi? - Hayır.
Seninle konuştuğumu bilse beni öldürür.
Onu sevdiğim için buradayım.
Ve evet, belki gözünde bana yardım ederek hata yaptı. Ben kaçtım.
Ev konusunda her şeyi berbat ettim. Biliyorum.
Öyle basit değil Shanelle.
Ailemde ev sahibi olan ilk kişi bendim.
İlk. Bunu biliyor muydun?
Bunun mahvolduğunu görmek ne kadar utanç verici,
biliyor musun?
Bunu unutmamı mı bekliyorsun?
- Bir şey olmamış gibi? - Hayır, beklemiyorum.
Ama olan oldu Chris.
Ona pislik gibi davranmayı bırak ve...
Aradığın kişi o değilse çek git.
Kahretsin!
Daha iyisini hak ediyor.
Gerçek şu ki, sıradaki tanıkla oyunu lehime çevirmeliyim.
Jax Stewart'la mahkemede defalarca
karşı karşıya geldiğini biliyorum.
Bu da Jax'in stratejileri ve zayıf yönleri hakkında
değerli bilgiler edindin demek.
Sıradaki tanığımın ifadesi.
Jax'in en büyük zaafı insanlara inanması.
- Mike, bu kadar duyarsız olamazsın. - Olabilirim ve öyleyim.
Bir müvekkili, müvekkil değil de
insan olarak görmeye başlarsan
onlarla duygusal bağ kurmaya başlarsın. Jax böyle biri.
Müvekkilinin masumiyetine inanıyor.
Suçluluklarını kanıtlayan şeyleri çürütmeye odaklanmıyor ve...
Chad, bu sıradan bir tanık ifadesi değil.
Bu kilit tanık ifadesi.
Artık neden batıramam, anlıyorsun.
Hâkim tanık listesini genişletmelerini onayladı mı?
Evet. Anlaşılan, bu tanık yakın zamanda gelip ifade vermiş.
Bu harika. Ozzie'nin mazeretini doğrulayabilir.
- Okumaya devam et. - Bekle.
- Doğru mu okuyorum? - Evet.
O gece tek başına olmadığını biliyordum
ve bana söylemek istemedin.
Çünkü adam ortadan kaybolmuştu.
Peki neden Ozzie?
Bilmiyorum, kendini koruması gerektiğini söyledi.
- Wendy'yi öldürmene yardım mı etti? - Hayır.
Yemin ederim! Bak, Wendy ile tartıştım,
sonra mal için onu aradım, birlikte uyuşturucu aldık ve ben sızmışım.
Sızdın mı yoksa sonra olanları mı hatırlamıyorsun?
Sızmışım.
Bil bakalım ne oldu?
Savcılığın kilit tanığı olarak ifade vermek üzere
ve senin bayıldığını söylemiyor.
İkiniz uyuşturucu kullandıktan sonra seni arabayla kulübeye,
öldürüldüğü gece Wendy'yi görmeye götürmüş.
Tanrı huzurunda, gerçeği, sadece gerçeği ve tüm gerçeği
söyleyeceğinize yemin eder misin?
Evet, ediyorum.
Bay Hill, davalıyla ilişkiniz nedir?
My Cousins & Them'de rol arkadaşıydım. Abisini oynadım.
Sanığı ne zamandır tanıyorsunuz?
13 yaşından beri.
O zamandan beri ilişkiniz devam ediyor mu?
İniş çıkışlar oldu.
Evinde çok vakit geçirdim.
Annesi ve babası bazen bana yardım ederdi
çünkü annemle babam berbat insanlardı, pek iyi değillerdi.
Ozzie işler yolunda gitmezken arkadaşımdı.
İşler yoluna girince ünlü arkadaşlarına yer açmak için dışlandım.
Kişisel algılamadım. İşin doğası buydu.
Kimileri yıldızlara çıkar,
kimileri de aşağıdan bakar. Benim yolum da buydu.
Söz konusu geceye geçelim.
Bay Edwards sizden onu kulübeye götürmeni istedi, öyle mi?
- Götürdünüz mü? - Evet.
Gerçek bir arkadaş gibi planlarımı bırakıp yola çıktım.
- Sayın Yargıç, yaklaşabilir miyim? - Evet.
Savcılık makamının 20 numaralı delilini
gösteriyorum.
- Ne olduğunu biliyor musunuz? - Bu bir gişe fişi.
Ozzie'yi kulübesine götürdüğüm zamana ait.
Kulübeye varınca ne olduğunu anlatın.
Ozzie içeri girdi, ben arabada kaldım.
Çok uzun sürünce olup bitene bakmak için dışarı çıktım.
Sonra ne yaptınız?
Kulübenin penceresinden baktım, Ozzie'nin Wendy'ye bağırdığını gördüm.
Wendy ağlıyordu.
- Sonra ne oldu? - Arabaya döndüm.
Karışmak istemedim. Sonra silah sesleri duydum.
Oradan ayrıldım ve eve döndüm.
Kulübede Wendy ve Ozzie dışında kimseyi gördünüz mü?
Hayır. Başka kimseyi görmedim.
Neden bu bilgiyle polise gitmediniz?
Yalan söylüyor!
Ozzie masum görünür ama kötü tarafına denk gelmek istemezsin.
Biliyorum
- Neden şimdi konuşuyorsunuz? - Doğru olan bu.
Kabul, geçmişte hatalar yaptım ve bu benim suçum
ama telafi etmek için bir anlaşma yaptım.
Bugün dürüstçe ifade vereceğim.
Teşekkürler. Başka sorum yok.
Bay Hill, davalının sizinle olduğunu gösteren bir fotoğraf var mı?
- Sanırım yok. - Yani bu fiş de dâhil,
Bay Edwards'ın araçta olduğuna dair bir kanıt yok, doğru mu?
- Hayır ama ben... - Bay Hill,
geçinmek için oyunculuk dışında ne yapıyorsunuz?
Kendi işimin CEO'suyum.
- Sayın Yargıç, tanığa yaklaşabilir miyim? - Evet.
Bay Hill, savunma makamının on numaralı delilini
"ALEX HILL= OLAMAZ"
gösteriyorum. Ne olduğunu biliyor musunuz?
- Sabıka kaydım. - Neymiş?
Sabıka kaydım.
Hepsi uyuşturucu satışıyla ilgili,
- bahsettiğiniz iş bu, değil mi? - Evet.
Bu anlaşma, uyuşturucu ticaretinden yargılanmamanız için
- dokunulmazlık mı sağlıyor? - Evet.
Müvekkilime uyuşturucu sattınız mı?
Evet.
Söz konusu gece müvekkilime uyuşturucu sattınız mı?
Evet.
Bay Edwards, verdiğiniz uyuşturucuyu
- o gece kullandı mı? - O bir bağımlı. Ne sandınız?
Bay Hill, lütfen avukatın tüm sorularına "evet"
ya da "hayır" şeklinde cevap verin.
Evet, kullandı.
- Bay Edwards ne kadar etkisindeydi? - Epey. Tüm gece ayılıp bayıldı.
Tüm gece ayılıp bayıldı
ama cinayet işleyecek bilinci vardı, öyle mi?
İtiraz ediyorum. Tanık görüşü.
Tanık, iddia edilen suçun işlendiği gece orada olduğunu söylüyorsa
neye tanık olduğunu da bize anlatabilmeli.
Reddedildi. Cevap verebilirsin.
Ozzie'nin o sahneleri oynayışını gördüm, kimse uyuşturucu aldığını anlamazdı.
Bu geceyi o sahnelerle karıştırmadığına emin misiniz?
- Sayın Yargıç. - Geri çekildi.
Bay Hill, son on yıldır hiç oyunculuk yapmadınız.
- Doğru mu? - Kısa bir ara verdim.
Ozzie gibi insanlarla geçiniyorsunuz, doğru mu?
Faturalarımı ödemeliyim.
Bu, yasadışı işlere bulaşmak,
zor durumdaki insanlardan faydalanmak ve kendinizi korumak için
yalan yere yemin etmek anlamına gelse bile böyle.
- İtiraz ediyorum. Tartışmalı. - Geri çekildi.
Başka sorum yok.
Rica ederim.
İnanamıyorum!
- Çıkıyor musun? - Evet, gitmeliyim.
Bu gece vardiyam var.
Ben...
Şükran Günü'nde Mama Dee'ye gelmeni istiyorum.
Şaşırdım. Fikrini neden değiştirdin?
Aklımda çok fazla şey var. Ama asıl mesele
çocuklar.
Biliyorsun, her şey karmakarışık ve en son istediğim şey
onların gerekenden fazla etkilenmesi.
En azından biraz istikrarı hak ediyorlar.
Chris.
Karı koca olarak birlikte olmamızı ister misin?
Bunu çözerken çocukların yanında birlikte olmak istiyorum.
Gidiyor musun? Konuştuğumuzu sanıyordum.
Bunu çözmek istemiyor musun?
Artık istemiyorum.
Boşanma mı?
Ciddi misin?
Artık ciddiyim diyebilirim.
Avukatım iletişime geçer.
"İki ya da daha fazla oyuncu" diyor, canına okuruz.
Evet. Başka bir oyuncuya ihtiyacımız olursa
Alex Hill'i arayabiliriz.
Diğer adıyla Ozzie'nin mazereti. Ozzie'nin uyuşturucu satıcısı.
Diğer adıyla Olamaz.
- Neden bana yalan söyledin? - Söylemedim.
Sinir bozucu bir arkadaş demiştim çünkü öyleydi.
Yıllardır sülük gibiydi.
My Cousins & Them'den sonra, Ozzie ne üzerinde çalışıyorsa
yardım etmesini ya da para vermesini istemem için
beni darlardı.
Ozzie'ye uyuşturucu satmış, biliyor muydun?
Tabii ki hayır.
Ve Ozzie'ye bu kadar kötü davrandığını bilmiyordum.
Ona uyuşturucu verip ayık mı baygın mı umursamazdı.
Ozzie ölebilirdi.
Tek sevincim Alex'in ifade verdikten sonra hayatımızdan çıkması.
Nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun?
Alex'ten bahsetmesek olmaz mı?
Kahretsin Daniel.
Hey. N'aber? Şakaydı, ben yokum.
Sesli mesaj bırakın.
Daniel, iyi misin? Beni ara.
Wendy'nin öldürüldüğü gece Monica'nın mazeretini araştırmalısın.
Sanırım Wendy'yi o öldürdü.
Hey. N'aber?
Alex meselesini birileriyle konuşmalıyım.
İftira attı, inanabiliyor musun?
Monica? Monica!
Ne yapıyorsun?
Seni koruyorum.
Alt yazı çevirmeni: Yagmur Uygun
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.