All language subtitles for Revenge.Of.The.Snakes.1961.1080p.WEBRip.x264.AAC

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Altyazı M .K.

Eğer yıl iyi gelirse çeli göküzün yanına bir tosun alacağım Ahmet.

Güzel güzel sarar tımar edersin.

İneği de temelli sana havale ederim hacca.

Buzağı besle süt biriktir. Yağ yap, yoğurt yap, karışma.

Mahzul zamana ser gelip her şeye silip süpürmezse bütün bunlar olur.

Silip süpürmez bentleri gavileştirdim.

Ser gelmezse belki başka bir aksilik icat olur.

Ben çizmemi isterim.

Gayrı bu yıl sağlam alırsın.

Ben çizmeyi sana geçen yılda alırdım ama... ...bir yıl daha beklesin de ondan

sonra alayım dedim.

Ne için?

Büyümeden alırsam... ...birdenbire büyürsün... ...ayakların çizmeye sığmaz.

Ben büyüdüm gayrı.

Başka büyümeyecek misin?

Tamam mı? Hep bu kadar da mı kalacaksın artık?

Kalmayacağım. Kalmayacağım ama... ...çizmelerimi alırsam belki kalırım.

Sen büyümene bak.

Yüz gelende bir çizme... ...bir şapka bir de delme yelek alacağım sana.

Ahmet... Bir de çakı ister o zaman.

Gemik saplı, zincirli. Ben de bir çevre işlerim ona.

Sahi çakı alır mısın baba?

Alırım tabii.

Yaşadık gitti, yaşadık gari. Bir yandan da Akçaköy 'ün okuluna yazdırırım seni.

Ayağında çizmeler, güzel bir şapka, güzel kitaplar, güzel bir ceket.

Oğlunu bir güzel donattın.

Görenler kimin oğlu bu böyle diye soracaklar.

Bir eksik biz kaldık.

Sana da bir kuşak alacağım. Kuşakla birlikte bir de basma alırız.

Ben basma getme istemem.

Sen bana dört metre kaputla... ...bir top alaca aldım mı tamam. Yok bugüne

yamalı alaca giydiğin yeter.

Bundan kelli dallı güllü bazenler alacağım.

İpekli kumaşlara beleyeceğim seni. İrezillah paydos olsun gayrik.

Bunlar sana teslim Ahmet Çavuş. Zarara ziyana sokmadan güçlümleri.

Aman dikkat et oğlum. Mallarımızı özem öze düşürmeyelim.

Şimdiye kadar hiç mi sığır gitmedik yavrum? Nasıl enkarada?

bana güzüm kuşak kuşak alma Bayram.

Bas mı da istemem. Başka bir şey al. Ne alayım Hatice?

Bir leğen al.

Büyücek bir leğen.

İnsan içine bir girdimi sığsın.

Dışın hep içinde yıkanırız. Isçacık.

Çamaşırı da içeride yıkarım.

Askeriyede duşlar vardı.

Duş dediğin ne ki Bayram?

Aa duş.

Hamam gibi bir şey.

Sen hamam da bilmezsin ki nasıl anlatsam.

Bak.

Yukarı böyle bir boru çıkıyor. Süzekli teleke gibi bir ağzı var.

Su buradan dökülüyor.

İki tane de kurunası var. Birini çevirdin mi sıcak, birini çevirdin mi

akıyor.

Ayarlayıp giriyorsun altına. Hiç kesilmiyor.

Kendiliğinden akıyor.

Allah tarafından gibi.

Vallahi Hatice, hiç çıkası gelmiyor dışın altından insanın.

Eee, sular hiç bitmiyor mu?

Biter mi yahu?

E kim ısıtıyor bu suyu?

Hep ısınık zaten.

E ya kim ısıtıyor?

Yukarıdan dökülüyor.

Peki kim döküyor?

Kendi dökülüyor.

Allah Allah. Damda kazan mı var ki kendi dökülüyor?

Damda değil. Aşağıda kazan var. Sular oradan kaynıyor.

Aşağıda kaynıyor da dama nasıl çıkıyor su?

Çıkara kuvvetli su.

Tazikli.

Fışkırıyor.

Bayrak. Baksana ne diyeceğim.

İki yıl sabredelim.

Ondan sonra sen git Burdur 'a o duştan bir tane al gel.

Ona para mı yeter kız?

Yeter yeter.

Başka hiçbir şeycik almayız iki yıl. Nasıl getireceksin o kazanı Burdur'dan?

Eşekle gelmez mi?

Tabii gelmez.

Garnıyla getirirsin.

Hadi kazanı aldın. Yalanı da aldın diyelim. Suyunu nereden getireceksin?

Kuyu kazarız evin önünde.

Bilirler sonra.

Madem öyle leğen alalım. Ben her gün pınardan su taşırım.

Denekeyi ateşe koydum mu güzelce ısınır.

Suları çok seviyorum bayram. Yatıp kalkıp yıkanmak istiyorum.

Suların içinde öğlesim geliyor.

Ne zamandan beri bu?

Tam üç aylık bayram. Çok iyi.

Ne iyisi çocuk çocuk gene mi çocuk?

İstemiyorum bu dördüncüsü olacağız. Dört çocuk bizim gibi fıkaranın nesine.

Köylü kısmına çocuk lazımdır. Senin aklın ermez.

Köylük yerinde yalnız adamın işi küldür. Dört olsun beş olsun olsunlar.

Olsunlar. Kırk beş dönüm kıraş tarlıyla ortada dönüp dolansınlar.

Üzülme, bu da olsun da başkası olmaz.

iki tane gördüm. Önümden akıp gittiler.

Yok, hiç öldürür müyim? Akşam yemeğe çağıracağım.

Ne terörü var sana yılanların?

Bugüne kadar hiç duymadım bu anamdan.

Savaşımız var yılan milletiyle.

Bu namussuzlar oldu bitti bize düşmandırlar.

Öküzeyine çok ziyan verirler. Fırsatını buldular mı hiç esirge. Madem öyle,

şurada çayır da gitsin çocuk.

Oraya da gelirler.

İçinde kötülük oldu mu dünyanın öbür ucuna gider yılan milleti.

Düşenmez. Bize büyük hınçları var.

Gel buraya öblek herif.

Adam bu kadar korkar mı yılandan?

Gel şurada alanda güt malları.

Bak saklandı namussuzlar. Görürsen çabuk bana haber ver. Hem hiç korkma. Oldun

mu taşı yapıştır. Sonra da kaç. Mümkünü yok yakışamazlar.

Hadi. Biz de gidip gene bentleri pekiştirelim. Yürü Efe.

Yılan millet bize neye düşman Bayram?

Anlatayım. Bak dinle.

Şuradaki güroluk çamlığında bir şahmaran varmış. Oralardan çam değil çiğden bile

koklatmazmış insanoğluna. Cümle yılanların da kralıymış. Etrafında kalbi

kabilesi. Bir hostaslara sürüp gidiyor.

Duyarsın benim babam herkesin gittiği yola gitmezmiş.

Bir sakar tarafı varmış. Milletin doğru sandığı şeyin bir eksik tarafını

bulurmuş. Kalkmış bir gün bu yasak bölgeye sabah okulu gezmeye gitmiş.

Şahmaran bir küçük çamın dibinde çöreklenmiş yapıyormuş.

Alem sana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip dururken babamın ebeli durmuş.

Milletin yüreğini titreden namussuz mum deyip çekmiş necaat.

Altı kulaçtan fazla uzunluğu varmış. Parça parça doğrayıp yığmış yılan oraya.

Bilmem ama Irazca hiç de iyi bakmıyor bize.

Bakar mı ya?

Bakmaz tabii.

Evinin önünde ev yapılmasını kim ister?

E peki öyleyse vaz mı geçelim ev yapmaktan? Yok canım.

Dertli Irazca istediği kadar kötü baksın. Biz istediğimiz işleriz.

Bayrama boş ver ama... ...anasının gidişi hiç de tekin değil.

Ben oldum olası bu kadından çekinirim.

O kadar uzun boylu değil.

Deli Mehmet 'in oğullarına bu koyuda karşı gelecek... ...baba yiğidin alnını

karışlarım. İşimiz bittiyse gidelim artık. Hadi yürüyün. Kazıkları da

toparlayın.

Ya ben şaşıyorum bu Beytullah hocaya.

Çoğu zaman adımını atmaya derman bulamaz.

Eli bolca bir para görmez.

Oğlu sözünü tutmaz.

Karısı yüzüne bakmaz. Gene de şükür çeker. Tövbe de tövbe de. Günaha

sonra.

Ne olacak? Hiçbir şey yok. Siz böyle harıma harmana girersiniz. Ben de evde

kalır sizin spalarla uğraşırım.

İstiyorsan seni de götürürüz.

Gücenik gücenik konuşma böyle.

İstemem istemem. Sen şu musibet merdiveni yoluna koymadan yukarıdan

inmeyeceksin.

Harım işi bitsin onu da yaparız.

Öbürsü gün Ahmet 'i yanıma alıp güroluk camlığına gideceğim.

Eğer bu sefer de yapmazsan merdiveni hiç gözüme görünme.

Kafamı kızdırırsam bir yemin eder, hiç inmem aşağı.

Geleyim, yemeği de hazırla kızım.

Olur anne.

Ana, sen bunları bırak da... ...asıl Ahmet Efe 'nin bugün ne yaptığını sor.

Söyle bakalım, ne yaptı?

Bir yılan öldürdü kofalıkta.

Aslanım benim, koçum, tekkem.

Dedesine çekmiş, elbet çekecek.

Ut kökünün üstünde biter.

Kurt ulusundan gördüğün işler.

Aslanım büyüdün beni. Öteki yılanları da öldüreceğim nene.

Gelin kız gelin.

Buyur ana.

Gelin göbecin dibine bak.

Eğer yağ varsa keşke bir kaşık yağ koy.

Tuz torbasındaki yumurtaları kaynat.

Kaynat emme.

Ahmet Efe her gün böyle bir yılan öldürürse... ...vay geldi bizim yağın

yumurtaların başına.

Yılanlar çıktı ısıcaklar basınca. Onun için bu efeden korkulur gayrı. Merhaba

bayram. Nasılsın Oralca kardeş?

Merhaba Agali dayı. Ne olsun?

İyi misin? Az gelsene bayram. Sana diyeceklerim var.

Geleyim Agali dayı.

Köyde olup bir cezaya kulak veriyor musun?

Kulak verdiğim yok Agali emmi.

Bir şey mi var?

Kostar, senin evin önünde bir ev yeri sattı.

Ev yeri mi?

Kim aldı burasını?

Köy kurulundan ikinci üye acele aldı.

Deli Mehmet 'in acele mi?

Deli Mehmet 'in acele.

Onun evi var ya aşağı mahallede.

Ne olsun?

Şimdi işini yüceltti.

Çok mu para vermiş köy sandığına?

Herhalde. İki gündür kerpiç kestiriyor.

Peki Agalem Bey. Şimdi ne yapmak lazım gelir bu vaziyet karşısında?

İtiraz edip bağırıp çağıracaksın.

Hedefsizliği iyice ele almalı.

Hicap ederse valiye şikayet edeceksin. Benim bu işlerin ardına düşmeye vaktim

yok ki.

İyi düşün Karabayram.

Bir adamın diğer bir adamın evi önünde ev yapmaya kanunda hakkı yoktur. Üstelik

köy içinden alacak.

Hiçbir zaman razı gelme.

Peki ya gali dayı.

Bir çare düşüneceğim elbet.

Sakın ha!

Sakın yılma! Ben taş duvar arkandayım her zaman.

Eksik olma dayı emmi. Uğurlar olsun.

Hoşça kal bayram.

Agali ile ne konuştunuz bayram?

Dereden tepeden.

Çocuk mu kandırıyorsun? Doğrusunu konuş bakalım.

Deli Mehmet 'in acele bizim evin önüne ev yaptıracakmış.

Göl kurulundan ev yeri satın almış.

Şimdi anladım.

Bugün öğleden sonra kardeşleri falan üç dört kişi gelip ev yerine adımladılar.

Ben ne yaptıklarını merak ettim. Ama bir türlü çıkaramadım.

Demek bunun içinmiş.

Ne olacak gayrı şimdi?

Agali yaptıramaz diyor. Kanunda yeri yokmuş bunun.

Yaptıramaz tabii.

Yaptırırsa yıkarım. İlk de bir rezil ederim onu.

Arda! Arda!

Beyza mı bu?

Sultan teyze.

Lan bayram ölmüşsünüz değil misiniz? Sabahtan beri bağırıyorum.

Hayrola teyze nedir ne var?

Yemek yiyoruz gel içeri gel. Sen de gel.

Ne oldu bacım? Ne oldu gene? Ne var?

Yürek kalkımına uğrattın bizi.

Bir yılan gördüm. Bizim evde yılan var.

Yılanlar gene hücuma geçtiler.

Dört beş yılda bir böyle yaparlar.

Sen otur sırada. Ben gidip bir bakayım.

Senle ben de geleyim baba.

Gel bakalım.

Başımıza yılancı başı kesildin gayra.

Belki de kayınvalidesi oradadır. Ulan Ahmet bitirim adamsın be. Ne yapacaksın

sen Şahmara 'nın oğlunu?

Hiç göreceğim.

Görme daha korkarsın. Korkmam ben. Peki gideriz.

Ne zaman gideriz baba?

Bilmem düşünürüz. Şimdi düşün.

Şimdi kafam karışık. Kim karıştırdı kafanı?

Acele karıştırdı. Niye karıştırdı?

Ne bileyim ben.

Evimizin önünü kazıyor.

Biz de doldururuz.

Doldururuz değil mi baba?

Doldururuz. O zaman kafan düzelir mi?

Düzelir. Öyleyse hemen dolduralım.

Muhakkak bir deliğe girmiştik.

Davran Ahmet Çavuş, tıka bakalım delikleri.

Ne o Bayram?

Bulabildiniz mi o kafir hayvanı? Yok teyze, aramadık yer kalmadı. Gene yok.

Herhalde bir yana kaçmıştır. İçimde gene geleceğine dair bir korku var.

Bu kadar anlamlı olma.

Hem de bütün delikleri tıkadık biz. Gelmez bir daha, korkma.

Hadi gidiyoruz Ahmet Efe, düş önüme bakayım.

Hoşçakal teyze.

Uğurlar olsun.

Sen hiç tasalanma teyze. Yılan milleti ne de olsa korkar bizden.

Biz de onlardan korkuyoruz. Ama ne yapalım? Mecburi sürdüreceğiz bu harbi.

Şehir yerlerinde insanlar anca gece yarısı yatarlarmış.

Doğru mu bu ana?

Doğrudur gelin kızım.

Peki ama uykularını ne zaman alıyor bunlar?

Şehirler sabahları geç kalkar kızım.

Gece kaybettiklerini gündüz kazanır onlar.

Kaçmış.

Her tarafı aradık bulamadık.

Yılan kısmı hiç durur mu? Kim bilir hangi deliğe girmiştir.

Biz de delikleri dıkadık.

Ama uykum var yahu.

Bugün bir iyi yorulmuşuz demek.

Bu Haceli 'nin evimizin önüne ev yapma işi ne olacak?

Elimizden ne gelirse onu yapacağız.

Elimizden gelmeyeni de yapmalıyız.

Sıgır karabayram.

Bu iş sandığın kadar kolay değil.

Olanca gücünle yükleneceksin hasmının üstüne.

Elbet bizim de bir düşündüğümüz vardır ana.

Bırak hele sen.

Dert etme şimdi bunu.

Olmaz. Düşmanına karşı her zaman uyanık olacaksın.

O indirmeden sen vurmaya bak.

Zamanı gelince biz de vuracağız tabii.

Sen merak etme.

Dile gelse de işine başlasa olmaz mı?

Ev yaptıracak adamın işinin başına çabuk gelmesi lazım. Yok ya ağam her zaman

böyledir. Hemen gelip ilk katmayı vurması lazım ama... ...sizin ağanız

ayrılamıyor ki.

Fatma! Fatma! Kalk gari artık!

Kalk lan pasaklı karı! Gevşeme!

Ben ev yerde geliyorum.

Temel kazacağız.

Sen de imak hazırlayacaksın.

Sakın geç kalma emi.

Bugün çöğür işi kalsın ana.

Bu Haceli domuzunu tosturmazsak... ...bize ağırı oturur bu iş. Sen karışma

şimdilik. Ben yeterim ona.

Haceli senden korkmaz ana.

Efeliye kalırsa senden de korkmaz.

Ben onu korkuturum.

Köpek sürüsü gibi hısımı akrabası var.

Sen beni dinle de çöğüre git.

Ama Ahmet 'i bana bırak. Ne olur ne olmaz.

Belki bir haber salarım.

Senin de değil olsun ana.

Hadi bakalım ağa. Bu iş tamam.

Ölçüp biçtik.

İlk kazmayı vurmak için seni bekliyoruz.

Kan akıtmayacak mısın temele?

Bir tedarikim yok.

Damı örterken bir şey keserim.

Hiç olmazsa bir horoz kesmeliydin. Yok olmaz.

Demeli horoz kesmiş dedirtmekten... ...hiç kesmemek daha iyi.

Madem öyle al vur kazmayı. Hayırlı uğurlu olsun.

Bismillah.

Hoş geldin Gazi Çağla.

Size konuşuyor oluyoruz. Ne yapıyoruz gari?

Konşuluğunuzu gösterirsiniz tabii.

Ev yapanla düğün edene yardım şarttır. Biz eşeğe mi ellerin çaburundan

kurtulalım sayenizde.

Bismillah.

Ne oluyorsun ulan?

Çekil karşımdan.

Beni içimden avara etme.

Ben çekileceğime sen çekil.

Ülen karartısı kaybolasıca.

Sen dağdalı geziyorsun köyde mi?

İki yakana baksana sen!

Hiç ev önüne ev yapan var mı etrafta?

Akılsız herif!

Kazmanı küreğine al, çekil buradan!

Ben ölmedikçe sen buraya ev yapamazsın!

Hadi şimdi istersen vur kazmanı, hayırlı olsun!

Ahmet, gel buraya koçum.

Buyur nene.

Get o Haceli denen herife söyle. De ki ulan Haceli emmi... ...nene buraya temel

kazarken iyi düşünsün diyor de. Peki.

De bakalım ne diyeceksin?

Diyeceğim ki ulan aceleyin mi diyeceğim. Ninem buraya ev yaptırırken iyi

düşünsün diyor diyeceğim.

Aferin davran öyleyse.

Aceleyin mi?

Ninem buraya ev yaparken iyi düşünsün diyor.

İyi tanısın beni diyor.

Başına gazmayı yemeden git burada yıkıl hadi.

Gelsin gazmayı ne demek.

Hazır elle fırsat geçmiş. Vur gel at.

Temelde mezar olsun kağıtanın.

Ahmet Efe.

Gel buraya.

İyi dinle beni.

Acele herifine tekrar gideceksin.

Ama bu sefer emmi falan demek yok.

Sert konuş.

De ki ona acele ninemi iyi tanı. Sonra çok fena olacak diyor de.

Hadi tekrarla bakayım.

Acele acele ninemi iyi tanı. Gözünü dört aç. Her kuşun eti yenmez diyor ninem.

Diyeceğim.

Koçum, tekkem benim.

Hadi fırla bakalım.

Acele emmi, ninem diyor ki... Buraya kaçacak sıpası.

Allah peresini versin senin de ninenin de.

Niye bıraktın? Bırakmasaydın ha?

Bırakmasaydım da ne yapsaydım? Tutsaydın bana.

Ne susuyorsun?

Fırsaydın. Kafamı yarıp öldürseydin.

Bırakın kazmayı küreği hepiniz. Kazmayın.

Sana demin de anlattım.

Üç senelik ömrüm kaldı şurada.

Seninse var daha epeyce. Öldür beni.

Ben medere sen mahpusa.

Irazcağla. Baksana Irazcağla diyorum.

Niye böyle çıkıyorsun yamacıma?

Senin oğlun yenecek değil mi? O çıksa ya.

O çıkmayacak.

çıkacağım. Ben öleceğim. O yaşayacak.

O ölürse sen mahpusa gidersin ama senin karı boşta kalır.

Senin karıyı ben alamam.

Beni öldürür mahpusa gidersen senin karıyı bayram alır.

Anladın mı şimdi benim bayram neden çıkmıyor?

Şu senin yüzüne bir tüküreyim diyorum ama belki tükürmeden de çeker gidersin

diye bekliyorum.

Bekleyelim.

Bazen içimden şu koca karnının suratına bir yumruk indirip kemertmek geliyor.

Ama bir türlü elimi kaldıramıyorum.

Birden altı bin liralık toprak diziliyor gözümün önüne.

Sıkıntılı uzun borç yıllarını düşünüyorum.

Bütün isteğim duvarları ak toprakla sıvanmış, bol pencereli bir ev yapmak.

Sonra aniden bütün bunlar siliniyor hayalimden. Uzun geçmek bilmeyen

yılların acısı çöküyor yüreğime.

Değer öldürmek dokunamıyorum bile dertli razıya.

Siz eve gidin durun. Ben bir kere muhtarla konuşayım.

Hakkak bir asık kuzu bulalım birinci üye.

Kaybakabbe 'ye güzel bir ziyafet çekelim. Bulalım muhtar bulalım ama epey

iş. Acaba şimdi kimin asık kuzu var?

Karabayramı. Hem de güzel bir toplu. Kara bayramın mı? İşte sevdim bu işi.

Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Gel bakalım acele.

Ama sana fena haberlerim var.

Birkaç gün sonra kaymakam geliyor.

Ev yerinin parasını hemen isteyeceğiz senden. Benim de sana fena haberlerim

Kara bayramı da nasıl deptırız.

Kazmamın önüne gelip duruyor.

Bir türlü temel kazamıyorum.

Bura öldür beni.

Evini ondan sonra yap diyor.

Karabayram neredeymiş? O bir şey demiyor mu?

O şimdi anam konuşacak diyor.

Kendi çocuğu sonra bulaşacakmış bu işe.

Akşam onun bir toplantı yapacağım.

Bayramla orada konuşuruz.

Sen git de şimdi temelini kaz.

Aleyküm selam.

Demeli bitirmişsin maşallah Haceli Efendi.

Bitti sayılır.

Sayelüz de.

Haceli Efendi bana bak kardeşim.

Şu karataş göğü içinde benim ev gibi kaç komşunun evi var?

Şöyle bir saydın mı?

Saçsam ne olacak?

Bir şey olmayacak ama sen söyle hele.

Bir yirmi konşunum var.

Peki Haceli.

Bu yirmi komşu içinde evi önünde ev yapılacak tekenayı beni mi buldun ha?

Kurulunun kararı var. Sandığa yedi yüz lira para yatırdım.

Kurul da senin gibi düşündü anlaşılan.

Bayram dayatmaz, bayram sesini çıkarmaz diye hükmettiniz.

Bana bak bayram. Eğer bir hakkın zayi olursa git şikayet et.

Benimle aranı üstüme salıp uğraşma.

İngiliz siyaseti gütme bana karşı.

Ananı aradan çek de kendin gel karşıma.

O da olacak.

Ben de geleceğim.

Acele etme.

Sen şimdilik işine devam et.

Gaz temelini.

Biz de bir şey düşünürüz elbet.

Geç kalma emmi.

Çabuk gel.

Nasılsın ana?

Ne olsun bayram. İyiyim işte.

Ne yaptın aceleyle akşama kadar ana?

Ne yapacağım? Gidip geldim yüreğine korku saldım.

Ama bak.

Vazgeçmemiş temel kazmaktan.

Daha iyice korkmamış demek.

Korktu. Korktu ama siyaset belli etmiyor.

Gayrı bırakmam peşini.

Bırakmayacaksın ama.

Böyle sonu nereye varacak bunun?

Demin karşılaştık.

Çattım. Hiç kötü cevap vermedi.

Yoksa beni hazırdı.

Sakın uyuyayım deme.

Ben gelirim onun hakkında.

Şayet gelemezsem o zaman kendin düşün.

İş işten geçtikten sonra ne düşüneyim?

Şimdiden gidip muhtara falan bir başvurmalı. Çaşkınlaşma.

O gitsin bizden davacı olsun.

Muhtar çarpsınca da ben bilmem, anam bilir de çıkarsın işin içinden.

Duyduk, duymadık demeyin.

Bu akşam yatsıdan sonra herhaneden bir erkek kişi Nuri

'nin kafesine gelsin.

Toplantı var.

Duyduk, duymadık demeyin.

Eğer muhtar Haceli 'nin ev yerinden söz açarsa kendinden cevap verme.

Benim dediklerimi söyle.

O işe anam karışıyor de.

Bakalım bu iş için mi çağırıyorlar? Belki başka bir konferans vardır.

Muhtar dün ilçeden gelmiş.

Her neyse gider bulunursun.

Üzerine laf gelirse dediğim gibi cevap verirsin.

Hadi git şimdi.

Hacelesi yok.

Konferans yastıktan sonra verilir.

Bir çay içip yerine alışırsın.

Davran bakalım.

Peki, senin dediğin olsun.

Hadi gelin kızım, hazır ol.

Ahmet, sen de kavga atalım.

Biz de gidiyoruz.

Bir şey mi var ana?

Nereye gideceğiz? Dediğimi yap sen, ötesine karışma. Ahmet, ocaktaki kül

küreğini al.

Sen de avludan ters küreğini alırsın.

Hadi, davranın, yürüyün.

Başlayın. Elinizi de mümkün olduğu kadar çabuk tutun. Hadi bakalım Ahmet Efe.

Bir kör yılanı öldürüp övülmesi kolay değil.

Kendini asıl burada göster.

Yılan kör değildi. İki tane gözü vardı. Nohut gibi.

Laf et de çalış. Çalış da görelim.

Evet komşular, şimdi beni dinleyin. Oyun oynayanlar da oyunu bıraksın.

Kahveci Nuri, sen de şu radyoyu kapa bakalım.

Eee Bayram, yahu biz seni akıllı bakıllı bir şey zannederdik be.

Uysal, temiz, sessiz, kendi halinde. Siz gene öyle bilin, ben gene öyle derim.

Hacel 'in temel kazmasına koynur razı olmuyormuş, öyle mi?

Haceli temel kazarken ananı gönderip kazmanın önüne yatırttırıyormuşsun.

Kan mı çıkarmak istiyorsun Kovde?

Benim kanla falan işim yok.

Anamı da gönderip kazmanın önüne yatırtmıyorum. Kendi gidip yatıyor.

Haceli 'nin temel işine şimdilik ben karışmıyorum.

Peki niye anana mani olmuyorsun?

Evinin önüne ev yapılmasını istemeyen altmışlık bir kadına ben nasıl mani

olurum? Nasıl evinin önüymüş? Orası köyün ortamalı be.

Göğü içinde yirmi kişinin evi var. Bu yirmi evin önünden sadece benim evin

mü satmaya karar veriyor gurur? Evet istersen gel aynı fiyata sen al orasını.

Ev yerine ihtiyacım yok benim.

Hem de o kadar para veremem.

Bak güzel söyledin. Madem haline ideal bırak başkası alsın.

Kol sandığına gelir lazım.

Yoksam heykel işi için salma salacağım.

Bu da kol şuların işine gelmez. Ne yapsan razı olmam. İşte son cevabım

Demek böyle ha?

Böyle.

Sen işine devam et Eceli. Sana hiç kimse gelişemez.

Sen de duydun dediklerimi Bayram Efe.

Bunları aynen anana da söyle gayri. Ben söylerim ama aldırmazsa karışmam.

Karışma, biz karıştırırız.

Henide köyün içinde ayağını den al bundan sonra.

Peki, peki bakalım.

Yılanın başını uçupken ezmeliymiş.

Bilememişiz.

Sen gaz temelini acele et. Ardında ben varım. Devam et işine.

Kaçırdım nene.

Neyi kaçırdın be Ahmet? Harımın orada öldürdüğüm yılanın eşini rüyamda gördüm.

Taşı kavrayıp.

Koştum ama yetişemedim.

Aktı gitti kofaların içine.

Ulan Ahmet Efe başımıza yılancı başı kesildim.

Yarın babamla güroluk çamlığına gideceğiz değil mi nine?

Gezeceksiniz.

Erken uyandır beni.

Olur. Hadi sen şimdi şuraya otur da Haceli 'yi gözle.

Ben de ekmeğine yağ süreyim.

Deli Haceli birazdan evi basarsa merdivenin başına durup... ...bununla da

kafasına vuracak. Kafasına mı? Bununla mı? He.

...hemen de bütün kuvvetinle indireceksin.

Güzel. Sen hiç merak etme nene.

Deli acili geliyor nene.

Düşmanlık denler buna.

Adam olan adam yapmaz bunu.

Kolaydan esirmedi bu gönder toprak.

Sıkı dur Ahmet.

Önce ben konuşurum.

Eğer dönüp gitmezse en dürüsün kafasına.

Ulan Allah belanızı versin. Allah kahretsin sizi.

Olduğun yerde dur acele. Yoksa hiç bildiğin gibi değil.

Ben şimdi şu merdivenin dibinde senin kafanı parçalarım. Benim kılıma bile

gelmez. Çünkü mahaneye tecavüz ediyorum. Konuşalım birazca hala.

İnsanlar diliyle ne anlaşır? Ben kan çıkarmaya gelmedim.

Kan çıkarmaya gelmiyorsan bu halın ne?

Benim seninle konuşacak bir lafım yok.

Defol şuradan. Defol yoksan beynini dağıt. Hala bu temelleri ne zaman

doldurdunuz? Bayram bu kadar kancık mı hala?

Bayramın her çeliği yok onda. Ahmet 'le ben doldurdum.

Siz odada konferans yapıyordunuz gece.

Hiç acımadınız mı hala?

Sen hiç düşünmedin mi evini diye?

Komşu olurduk hala. Niye düşman olduk birden böyle?

İstemiyorum senin komşuluğunu. Daha fazla konuşma. Biraz daha doğursan

kafalanacağı yersin.

Boşuna boşaltma. Oraya ev yaptırtmam sana.

Boşuna güvenme. Mezar olur sana orası.

Oraya senin ölümü gömerim de gene de ev yaptırtma.

Gidip bir de ben konuşayım mı arazicayla?

Git.

Buna ne yapacağız nene?

Dokunma gelsin. Sen otur yerine.

Bereketli olsun Rast hala. Hoş geldin.

Otur bakalım.

Hala ister döv ister öldür. Elimi kaldırmam lazım. Yok kızım ben katil

Seni niye öldüreyim?

Seninle konuşacağım hala.

Ahmet ne bakıyor böyle kötü kötü? Söyle de yüzünü doğrulsun. Ne yapalım kızım?

Zorla gozerlik olmaz ki.

Söyle de azıcık ayrılsın yanımızdan.

Savmayacak mısın Ahmet 'i hala?

Otursun burada çocuk.

Ne söyleyeceksen söyle.

Yoksa çık arabanı. İşimden avara etme beni.

Sen işini gene işle kadın halam. Şu çocuğu sav da iyi ki laf edeyim.

Ahmet hadi kardeşlerin yanına git biraz.

Uyanırlarsa al getir buraya.

Hadi Ahmet sana dedim ya.

Hala ister gına ister ayıpla beni. Bir lafım var.

Hep içimde. Demezsem öleceğim.

İyi ya de bakalım.

Ben senin gelinin olmak istedim. Olamadım.

Bari komşun olayım hala.

Hacca benden baskın çıktı.

Geldi oturdu evinize.

Ben aşağı mahallenin kötüsüne düştüm.

Deli hacili çıktı kaşığıma.

Kaderimmiş. Çekiyorum şimdi. Çekiyorum ama pek zor hala.

Bağlandım kaldım bir kötüye. Gönlüm baharını alamadı.

Gençlik geçip gidiyor. Etme eyleme. Komşu olalım bari.

Karşılardan baka baka ölüp gideceğim.

Eğer hayırlı komşu olmak istiyorsanız söyle o gocan olacak soysuza evimin

önünden çekilsin.

Yanımızda yöremizde yıkıklar var. Alsın birini temizletsin oraya yattırsın

evini. Sen de oğluna göz koyma. Yanıyormuşsun tutuşuyormuş. Şimdi var mı

çaresi? İş işten geçmiş bir defa.

Yazın bu benim. Ama aşağı mahallenin delisiyle gün tükeniyor mu ahalam?

Bu dediklerimi kimselere deme.

Bayramı bile deme.

Hacçıya hiç deme.

Kavga deviş olursa Haceli 'ye de deme.

Kocan Gani 'yi boşalttı. Kalk buraya da ayak basma bir daha.

Söyle Haceli 'ye o da direnip durmasın. Çeksin ayağını.

Ben garibiyim bu karadaş köyünde. Kimse halimi anlamıyor. Sen bağır anla güzel

halam.

Garip Fatma, kadersiz Fatma.

Ne suçu var da deli haciliğe yar ettin bunu?

Ne cevap veriyor?

Irazca'da demir gibi bir inat var.

Döndürmenin çaresi yok.

Çıkıklardan birini alın, evinizi orada yapın diyor.

Ne size güveniyor da yaptırmam diyor dertli Irazca?

Nasıl yap tutmazmış?

Ben de son aldığına kadar uğraşacağım.

Dönerse meşe.

Hemen temelleri aç tutacağım yerine.

Geceden gelip gene doldururlar. Gel bu çıkmaz işten vazgeçelim.

Allah kahretsin. Koynumuzda yılan bekliyormuşuz meğer.

Birlen şu kaneye. Doğru kerpiç sergisine git.

Bak kurumuşlarsa hemen evin önüne çek.

Hepsi kurumuş nene.

Kurumuş Ahmet.

Kerpiç olduklarına pişman kerpiçler.

Haceli 'nin kerpiçlere ev olmayı, hane olmayı severlerdi. Bu sefer sevmediler.

Kerpiç dediğin kerpiç çukurunda bulutlara selam durur. Üstüne yağacak

düşünür. Hani nerede?

Haceli 'nin malları utançlarından yere yapışmışlar.

Ah şu kavak ağacı gibi bir sopam olsa da kaldırıp kaldırıp Haceli namussuzunun

beline beline indirse.

İrazca bacım, ne bakıyorsun böyle Haceri 'nin kerpiçlerine?

Agali kardeş, neden baktığımı sen daha iyi bilirsin.

Unuyup vurmadıklarını anlıyorum.

Anla İrazca bacım, anla. Anla da kinin biraz daha azdır.

Tuzla buz et Haceri 'yi. Yık, dök, öldür. Bizim yapamadıklarımızı sen yap.

İş başa düştü Agali.

Aceleye her yanından vurmak lazım.

Muhtar onunla birlik. Para da kuvvet de onun yanında.

Senin öfken daha güzel.

Yenilmez irade, ezelikin teslim olmayan cesaret. Bütün bunlar sende oldukça

senden başa çıkılmazdır harca kardeş. Başa çıkılmaz.

Sağ olasın Azali. Bize bu arka çıkmalarını, bu taş duvar arka

...heç bir zaman unutmayacağız.

Biz ne yapıyoruz ki?

Aklımızın sesine uyduk o kadar.

Hadi gidelim artık buradan.

Görmesinler seni kerpi sergisinin başında.

Gidelim Agali.

Gidelim de hırsınız bir güzel daha bilensin.

Ahmet gel buraya.

Gidiyoruz koçum.

Nerede kaldı yahu?

Ben hemen gelirim dedim.

İşi uzadı demek.

Ne işi varmış onun?

Bilmem.

Sen şimdi anımı bırak da... ...asıl şunlara bak.

Evi yatmadan sefasınız gülmeye başladılar.

Merak etme boğazlarında kalır.

Odayı tüm raf yapacağım. Temiz kahve takımları koyacağım raflara.

Arada bir doru at bağladık mı gel keyfim gel.

Ağızda doğmadıktan sonra neye yarar bunlar?

Bu evi yapmak bana o kadar kolay görünmüyor.

Kralcı bize çok çektirecek.

Bir halt edemez. Ben onun hakkından gelirim.

Hadi evi yaptık diyelim ya ondan sonrası?

Köylerin değil komşuluk ister insan.

İsterlerse düşmanlık yapsınlar. Kendi zararlarına olur.

Dertli Razcelo, kara bayram olacak elimde. Dünyayı sınırdan ederim sonra.

Nerede kaldın yahu ana? Baya merak ettik.

Haceli 'nin kerpiçleri kurumuş.

Demek ki hemen evi yapacaklar.

Bilmem Haceli 'yi bu işten nasıl vazgeçireceğiz.

Haceli 'nin kerpiçleri kurumuş.

Kururlarsa kurusunlar be ana. Biz asıl bu işe bir çare düşünelim.

Bak Haceli artık tek tüfekle ev yeri bekliyor.

Beklesin. Daha çok bekler o.

Aklı yok onun.

Ben evimin önünde ev yaptırtmam.

Değil tek tüfek. İsterse topla gelsin üstüme.

Ben ona bu evi yaptırtmayacağım.

Hadi ana. Yemek yiyelim artık.

Bu gece bunlar burasını beklesinler. Biz gidip kerpiçlerini kıracağız.

Ana senden korktum gayri. Ne biçim akıl bu?

El ayak çekilince hep birlikte gideriz. Ufak edelim Haceli 'nin kerpiçlerini.

Bakalım bundan sonra ne yapacak.

Delirir artık Haceli.

Ya kardeşlerini alıp üstümüze gelirse?

Biz de hep beraber karşılarız onları.

Sen, ben, Bayram, Ahmet, Şerife, Osman da var.

Yetmez mi bu kadar?

İnsanda yürek olmalı, yürek!

Bu dünyanın halı böyledir.

Evimizin önüne ev yaptıkları için biz onları sevmiyoruz.

Şimdi bu işten vazgeçseler biz onları gene severiz.

Bilmem, sever miyiz acaba?

Severiz, severiz.

Sevmeli, sevmeli.

Dünyada insanlar birbirini sevmeli.

Sevmezsen günler tükenmez. Sevmezsen yaşadığının farkına varmazsın. Sen

komşun somurtsun. Ne olacak bunun?

İnsan dediğin dünyada sevişmeli bunlar.

Selamünaleyküm. Aleykümselam.

Muhtar seni çığırıyor Haceli Efendi.

Hemen şimdi mi? Hemen şimdi.

Seyden Razı 'yı da çığırıyor.

Demek konferans var.

Orası gayri sen bilirsin.

Benim vazifem haber vermek.

Toparlan bakalım.

Ben de gidip Razı 'ya haber vereyim.

Bekçi Mustafa 'nın gelişi hayra alamet değil.

Galiba muhtar bir haber saldı. Bilmem.

Herhalde öyle olacak.

Bereketli olsun Hırasal 'a. Buyur gel beraber yiyelim.

Ben o işi yaptım sağ ol.

Muhtar seni çığırıyor.

Haceli 'yi de çığırdı mı muhtar? Evet ona da haber verdim gördünüz.

Ben seni götüreyim ana.

Ben yalnız varırım.

Ahmet 'i de alırım o kadar.

Yalnız çabuk ol Hırasal 'a. Haceli senden önce gitmesin. Şimdi varırım

etme. Ede eyvallah.

Uğurlar olsun.

Ben hemen gidiyorum.

Sofrayı sen topla gelin.

Olur ana. Ama şunun altını temizleyeyim önce. Sonra toplayıveririm.

Şşşt. Gel buraya.

Bana bak Bayram.

İyi dinle şimdi beni.

Gözümü dört aç!

Bu vicdansızlar yine bir huzurluk yapabilir.

Nasıl olsa tek tüfek yanında, hiç korkma, gölgeye bile ateş et!

Deli deli konuşma, katilineceksin beni, çek git!

Ben gelene kadar uyuma!

Unutma, karanlık iyice bassın, etrafı da göz kulak ol!

Anladın mı?

Bana bak İrazcan.

Siz razı olsanız da olmasanız da bu ev yapılacak.

İyisi mi gelin şimdiden eğilin. Yoksam yarın öbür gün çat diye kırılacaksınız.

Merak etme biz kırılmayız muhtar. Dikkat et sana bir şey olmasın. Ben evimin

önüne ev yaptırtmam.

Cevabın bu demek.

Sen bir şeyle halinle fazla ileri gittin. Ama bunun cezasını fena

Hacali işte benden sana müsaade. Ev yaparken önüne kim geçerse fur öldür.

Hiç korkma.

Arkanda ben varım. Hadi bakalım.

Yapamazsanız insan değilsiniz.

Ama bu can bu dende kaldıkça... ...topunuzun ağzına tükürürüm.

Ulan ne aksın koca gari be?

Onu bana sor muhta.

Sen tatalanma acele.

İşine devam et. Ben kimseye ezdirmem seni.

Şimdi biraz müşkünümüz var. Asıl onu düşünelim biz.

Hayır ola muhtar?

Pek hayırlı tarafı yok ama gene de hayırlı olsun diyelim.

Kaymakam Bey 'e bir asil kuzu kesmek lazım.

Asil kuzu da ancak Karabayram'da var.

Eee? Ne olacak şimdi muhtar? Olacağı bu işi sen halledeceksin.

Muhtar açıkçası anlat da Hacer 'e de bilsin yapacağını. Ne yapacakmışsın be?

Bak dinle.

Bir gürültüye getirip kara bayramın asıkusuyu keseceğiz.

Ben artık senden ayrı duramam bayram.

Durmayacaksın da ne olacak? Bir araya mı geleceğiz sanki?

Al götür, kaçır beni.

İstersen ağrına bağla.

Bunların hiçbiri olmaz. Hayal koruma, gerçeğe gel.

Öyleyse bırak komşu olalım.

Hiç değilse yakın geliriz. Söyle kocana da yıkıklardan birini temizleyip evini

oraya yaptırsın.

Enatçıdır dönmez enadından.

Kendi bilir.

Yalvarırım benim hatırım için yap bunu.

Sana kavuşamadım bari gözümden ırak olma.

Sen bu işe karışma Fatma.

Geri çevirme beni kabul et.

Olmaz kocana buraya ev yaptırtmam. Sus gelen var.

Neredeyse acele de gelir.

Gidiyorum. Beni yalnız koyma Bayram. Keşke sen adasını da beni gör. Ölürüm

yoksa. Sen işaret verdiğin an ben buradayım. Atma!

Atma!

Neredesin? Neredesin lan?

Sus bağırma öyle be.

Biraz çukura emin içtim.

Söyle bakalım ne var?

Ne bileyim ben. Seni burada görmence merak ettim.

Hadi ben gidiyorum. Sen sabah yatağa getirirsin.

Burada yatsan ne olur?

Deli misin sen? El aleme kepaze mi olacağız?

Elimiz deli mi yahu?

Kim karışır bize be?

Nerede kaldın sen?

Dene acele az daha üstüne geliyordu.

Hadi davran, kerpiç kırmaya gidiyoruz.

Ben hazırım. Sen Hatçay 'la Ahmet 'i tamam et, gidelim.

Ama önce sen Muhtar 'la ne konuştun onu anlat.

Ahmet tamam, bir Hatçay 'ı uyandırmam kaldı. Ben o işi yaparken sen çapa kürek

hazırla bari.

Muhtar 'la ne konuştuğumu da yarın anlatırım.

Olur olur.

Ahmet, sen hayata çık koçum, baban seni bekliyor.

Kalk gelinim, kalk yorgun Hatçam.

Yatmanın zamanı değil.

Yine ne var ana?

Bunu fakat edeceğiz düşmanlarımızın kerpiçlerine. Bir denesi bile sağlam

kalmasın. Ana başımıza bir bela açmayalım. Korkma. Hiç kimse bir şey

bize. Kalk.

Sen bunu al.

Bunları da ninenle alına veririz.

Haceli 'nin bütün kerpiçlerini mi kıracağız baba?

Ölümüze çıkarsa kafasını bile kırarız. Kıralım baba.

Ver bakalım şu silahlarımızı.

Sen öne düş Bayram. Tek sıra gidelim. Seyrek seyrek dizi gibi. Hadi hadi.

Bugün iş yok kızım. Niye kalktın?

Yatıp dinlenseydin biraz.

Kalktım artık. Yatmam gayrı.

Ne o? Sen de mi kalktın Bayram?

Yat be evladım.

Eş değilse bir sabah uykusuna doy.

Uykumu aldım ana. Hatça testi dışarıda mı?

Dışarıda Bayram.

Bari ben de gidip tavukları salayım.

Delirdin mi sen? Yoksam aklını mı oynattın? Sus konuşma.

Çekil. Bırak beni.

Bırak beni.

Şimdi bayılacağım.

Defol lan şuradan.

Git bir daha da dönme. Sen görsün suratını.

Yatacaksan adam gibi yat.

Sırnaşıklığın hızını yok.

Karım değil misin?

Nasıl istesem öyle hareket ederim. Zorla güzellik olmaz.

Nereye?

Bırak beni canım.

Bırak diyorum.

Çekil.

Bir şey mi var kız?

Yok bir şey canım.

Bana gel der gibi bastın da.

Onun için geldim ardından.

Tam yiyecek kuzu canım.

Aferin acele kırk yılda bir işe yaradın.

Razı canım bayram kuzudan ötürü bir çıngar çıkarmasa bari. Yok canım.

Yanlışlık olmuş arkadaşlarız çıkarız işin içinden. Daha olmasa veririz eline

kuruş. Siz ne yapsanız bayram razı gelmez. Adamın evinin önüne ev yap.

Gal ası kuzusunu çal. Bir güzel de kes. Sonra da gay makama ziyafet çek.

Yenge sen de bizi baya arsız yaptın. Yanlışlık olmuş.

Karpişlerin geçti, mahvoldu, karpişleri kırmışlar, boş baktık yine!

Ah, lan ah, cebeğimden vurdun ağabey! Koş ulan, çabuk Berkçi 'yi bul, darin

arkasından bir mukar çıkmasın!

Ölen bu iş mi?

Ölen bu insanlığa sığar dene atmadık.

Allah belimizi versin sizin.

Ölen hiç vicdan yok mu sizde? Ölen bu alçaklığı nasıl yaptınız?

Hiç birinizi yaşatmayacağım.

Eğer dertler arzıyla bayramı vurmazsam... ...biri her yeri demesinler

Ah! Ah!

Ah!

Altyazı M .K.

Tutun şunu. Bırakın beni, bırakın beni.

Tutmayın, bırakın beni.

Durun. Geçmek isteyelim, beynini patlatırım.

Akalina 'yı, sen karışma bu işe. Çekil önümüzden. Olmaz, köy yerinde kalmayı

istemiyorum. Peki öyle olsun.

Bugün olmazsa yarın yaparız bu işi.

Ulan Karabayram, sen hiç merak etme.

Alacağını ödeyeceğiz bir gün.

Bırakın beni.

Tutmayın beni, tutmayın.

Serpişlerim gitti.

Bir denesini bile sağlam bırakmamışlar.

Tutmasalar da öldürecektim bayram namussuzunu.

Hele sen şimdi sus biraz.

Hucum sırası bizde artık.

Tanıtırım ben onlara kendimi.

Mustafa hemen acele edin kardeşlerime git. Vakit kaybetmeden doğru buraya

gelsinler. Sonra da çil dedeye bir gözcü koy.

Kaymakamın gelişini önceden haber versin.

En arkadan da kara bayramı çağır. Hadi hemen davran bakalım.

Baş üstüne.

Ne diye kalktın sen? Ben çamaşırları yunuyorum işte.

Hadi geç yukarı.

Bir şeyim yok Hacı. Adım geçti.

Biraz hızım var.

O da geçer şimdi.

Ben sana ne diyorsam onu yap.

Hamilelik bir şeye benzemez. Çocuğunun karnında iyi muhafaza etmelisin.

Sen meraklanma ana.

Nasıl Irakalı? Bayram niri de?

Muhtar istiyorum.

Yok Arda. Seslerini ver de ensin aşağı.

Bayram bayram. Bakıver kardeşim biraz.

Ne o Mustafa?

Yana ne var?

Acele muhtar istiyor seni. Hemen gelmeye lazım.

Haceli şikayet etti herhalde.

Tersine dünya. Öküz bağıracakken Gani bağırıyor. Biz onu şikayet edeceğimize

deli acele gidip bizi şikayet ediyor.

Peki gelmezsem ne olur Mustafa?

Beni bir kere daha yordurursun.

İşte o kadar.

Madem seni istemiş bir kere gidip bakarsın.

Yetmezsen sen kabaklı olursun.

Öt hüt edecek şimdi.

Niye ezdin karpişleri, niye dövdün Haceli 'yi diyecek.

İyi, git cevabını ver sen de. Evimizin önünde ev yetmeye hakkı yoktu de. Ev

bastığını, karı dövdüğünü anlat.

Bu muhtarı kaymakama şikayet etmek lazım.

Ama daha muhtarın eve inmeden görmeli kaymakamı.

Yer akısını içmeden, yemeğini yemeden, yatağına yatmadan anlatmalı halımızı.

İcab ederse onu da yaparız. Sen hele muhtara bir git.

Ondan sonra kaymakama şikata yüzümüz olur.

Hadi gidelim Bayram. Bir daha yordurma beni.

Gidelim Mustafa gidelim.

Hadi sen de yukarı çık yat biraz.

Ne laf anlamaz karısın be.

Ana bunun alikotu. Yukarı çıksın biraz.

Ona zorla çamaşırları pakla diyen mi var?

Söyledim dinlemedi beni.

Hadi sen git ben onu yollarım.

Hadi Hatçam hadi nazlı gelinim benim. Çık yukarı sunam. Peki anam.

Kusura kalma.

Yorulursan ben içerim. Kusur senin çamaşır yumanda. Hadi git yukarı.

Havalı kardeş.

Bak gelinimi ne hala getirdiler.

Şu garibenin halını gör.

Sana vuran eller kırılsın inşallah. Siz burada kalın. Ben bir yol gidip

bayramıma bakayım.

Yüreğimde bir acı var. Onun da başına bir şey gelmesin.

Bu kim yahu?

Allah Allah, yerde bir adam yatıyor.

Ulan bu bizim bayrammış yahu.

Bu ne hal be bayram, ne oldu sana böyle?

Evet, biraz dozumu silgeleriler.

Nasıl bağlattın kendini böyle?

Kalkıver aslanım, kalkıver.

Dalgamıyorum. Bana bak Bayram.

Şimdi beni iyi dinle. Önce bu Haceli 'nin temellerini doldurdun. Arkadan da

kerpiçlerini kırdın. Üstelik bir de evinin önüne çekip... ...gözelce

herifi. Bu Haceli senden şikayetçi arkadaş.

Belki cezamız ne şimdi?

Cezanın kanun gösterir. Ama kerpiçleri tazmin edersen... ...kanuna hiç acat

bırakmayız. Yoksan söndürürüm çıramı. Bizim için de bir cevap vermiyor mu

Lanımızın dövülmesine bizim dövülmemize... ...hiçbir cevap vermiyor

Yahu sen ne biçim adamsın be?

Padişah köpeğine taş atılır mı?

Hiç akıl yok mu sende?

Eline bir şey mi geçecek sanıyorsun?

Gençliğine yazı.

Bırak bu kafaları.

Beyni soğuk herif.

dalgündüz. Mahvettin bizi.

Nerede o dili Haceli? Nerede o muhtar denen adam?

Hayrola Irazca?

Ne bu sizin zorunuz böyle Haceli ile? Deli Mehmet 'in uşakları birleşir de

üstünüze gelirlerse vallahi sizi çil yavrusu gibi darmadağın ederler. Ben

onların kökünün dibine tükürürüm. O senin alçak kocan da onlarla birlik.

Ettiğin lafı bil doğru konuş.

Benim kocan nereden alçak oluyormuş?

Hem de namussuzun en önde gedeni. Eğer senin cımbıldak kocan onlarla birlik

olmasa?

Deli haceli karşımızda laf edemez.

Bu ne hırsız köpekler? Bu ne?

Bu kuzu bizim kuzu. Asıl kuzu bu.

Kız namussuz biz senin kocanın muhtar olduğunu biliyorduk ama hırsız olduğunu

bilmiyorduk. Anladın mı şimdi neden alçak olduğunu?

Nerede o sülü bozuk?

Nerede söyle?

Yukarıda değil mi? Ben ona gösteririm şimdi.

aklımdan gelirim. Size yüz verdik. Siz de bizi korktu bellediniz. Nerede o sidi

bozuk muhtar? Nerede o iş kıyamaşı?

Bayramım benim. Ne yaptılar sana anam?

Laf ettiler beni anacığım.

Tanrının zalimleri. Yediniz yiğidimi. Tak sizin yüzünüze.

Şerefsiz ahlaksız herifler.

Kullansızları. Katiller.

Gelinim çocuğumu düşürüyor.

Hepinizi damlara tıktıracağım.

Özünüz kör olsun inşallah.

Adınız batsın. Yer yutsun sizi.

Derebeyi cellatları.

Mervan soyları.

Yedikler.

Şerefsizler. Ramussuzlar.

Alçaklar.

Yedikler. Geldiğin çocuk düşürme işe sattı. Vaziyet çok fena muhtar. Aceleyi

sağlam dama atarlar. Bunu hiç düşünmemiştik.

İşte o zaman sağlam ok... Altyazı

M .K.

Halk çok fenadır dayı. Muhtarım fakına bastık. Gördüler beni.

Agali kardeş.

Asık uzun uzun bekletmişler.

Kaymakama ziyafet çekeceklermiş. Biz ona tedarik masrafı verdik. Biz de verdik

anne. Gör işte olanları.

Yapmasınlar. Yapmasınlar bu kadar. Sonra çok fena olacak.

Hiç hesap kalmamış onlarda.

Görün bir şahit olun.

Bakın ne hale getirmişler bayramımı.

Ağabeyciğim. Açacağım nasıl?

Çocuk üç buçuk aylık. Düşmeye düşecek. İlle velakin çok bunbetsiz an geliyor.

Gelinin hali müşkül. Kurtulması şüpheli. Ama

umudumuzu kesmeyelim. Ben elimden geleni yapacağım.

Ben onların kökünü kökenini kurutmazsam... ...yuf olsun bana.

Şimdi doğru kaymakama gidiyorum.

Köleniz olayım ne olur siz burada kalın.

Yanında jandarma kumandanıyla nüfusçu Osman da var. Çok yakındalar mı bari?

gibi geliyorlar bu tarafa. İyi, güzel.

Kalkın bakalım arkadaşlar.

Yürüyün, hadi. Durmayın.

...harımların arasında korundu mu... ...çavdır karşılanmasını vuracaksın.

Belakin dikkatli çal. Adamın ciğerine işlesin. Merak etme muhtar.

Dikkat edin on beş metre yaklaştı mı... ...yekin arkadaşlar şapkalarını

çıkaracaklar. Gelip merhaba diyecek. Biz de o zaman hep bir ağızdan sağ olu

basacağız. Arkadan nasılsınız diye soracak.

Sakın ha iyiyiz demek yok.

Gene sağ ol diyeceksiniz. Tabii o bizim iyi olduğumuzu biliyor.

Bilmez olur mu?

meseledir. Mekteplerde okumuş. Kaymakam bu. Biliyor ama gene de soracak.

Muhaşeret icabı. Bakın siz benim gibi bir muhtarı radyoya ilan etberseniz gene

bulamazsınız. Tez zamanda ne kadar çok şey anlattım. İki dakika sonra da teftiş

vereceksiniz. Çünkü muhtarınız iyidir.

deli de.

Onbaşıyı ekmek de. Kaymakamı da burada karşılamak lazım.

Eğer parti reisi gelirse biraz daha aşağı ineriz. Kaymakam bey için buraya

münasiptir. Münaseptir.

Dur! Dur oğlum kaymakamım. Tepip geçme gayri bizi.

Buyur ana bir sözün mü var?

Oğlum sen şimdi Karataş 'a geldin. Hoş geldin.

İşte muhtar ehalesini ardına dizmiş. Davul huzurunu yalmış geliyor.

Ama benim sana söyleyecek derdim var.

Onlar gele dursun. Ben seni dinliyorum.

İstediğin gibi konuş.

Gozel hadi gidelim öyleyse. Hem yürü hem de beni dinler. Buyur gidelim.

Bak gay makamım. Seni de bir ana doğurdu. Senin de bir anan var.

Anılar oğullarını severler elbet.

Muhtar benim kara bayramımı bir kahpelikle odasına çağırtıp büyüdürttü

Oğlumun adım atıp yürüyecek hali yok.

Köy kurulundaki ikinci üye Haceli de... ...avlumuza baskın yapıp gelinimi dövdü.

Üç buçuk aylık çocuğunu düşürdü kadın kızım.

Hem de bir ası kuzumuzu çaldı. Söylemesi ayıp. Muhtar kuzumuzu çaldı da ne

yaptı? Kesti.

Senin huzuruna getirecek bu akşam.

Ayrıca hane başına para salındı. Gay makamın rakı parası dediler bunun adına.

Yediye alta bak şu herife. Buna düpedüz haydutluk derler.

Dediklerimi unutmadınız ya.

Hiçbir zaman ey yüz yok. Hep sağ ol diyeceksiniz.

Böyle deyin ki hep sağ olun. Hep göze girin.

Bizden tarafa falan konuş demiyorum.

Herkes kendi başına olsun.

Yalnız muhtar senden yüz bulup şımarmasın.

İyi bir adam evladıysan dönüşünde önüne geçerim. Yok herkesin sakalına göre

tarak vuran cımbıldak bir şey isen... ...ne önüne geçerim ne de yüzüne

Sen şimdi sür atını git. Bizi beraber görmesinler. Peki anneciğim. Sen merak

etme. Ben bu işi hallederim.

Allah anana, babana, çoluğuna, çocuğuna bağışlasın seni.

Ama kendini üzme sakın. Biz alıştık oğlum. Biz çok sabrettik. Asıl sen

anneciğim. Meraklanma, ezdirmem ben seni.

Hadi hoşça kal. Güle güle oğlum, güle güle.

Sıraya geçin, güzel durun. Şöyle elbisesi biraz yeni olanlar başa geçsin.

yırtığı bol olanlar arkaya. Dikkat edin, şapkaları çıkarın.

Vur bakayım kaşığa mağlasını ne kadar hülenin varsa kostet.

Şu işgüzel herifin yaptıklarına bak sen.

Şu davul zurnaya.

Bir de şu kalabalığa bak.

El koyunu gibi dizmiş millet.

Bunlar bizim insanlarımız.

Bunlar bizim milletimiz.

Yüzyıllık çileler içinde kaybolmuş insanlar.

Anlamsız, kaçak gözler.

Yanmış, yıkanmamış yüzler.

Selamun Aleyküm. Aleyküm Selam.

Merhaba. Nasılsınız? Sağol. Sağol.

Sağol. Sağol. Merhaba. Nasılsınız?

Sağol.

Merhaba. Sağol. Merhaba.

Sağol. Merhaba.

Ne oluyoruz Osman Efendi?

Dünya kersine mi döndü?

Hemen ne olursa olsun asık uzu ile rakılar hazır.

Ulan yaman adamsın be muhtar. Bilirim işimi.

Verin elinizi öpeyim efendim.

Sağ olun.

Sağ olun.

Canım hiç fena olan yok mu? Herkes mi?

Ağız alışkanlığı Kaymakam Bey. Sen kulak asma bu laflara.

Hadi bu kadar merasim yeter. Buyurun. Yürüyüp köye girelim. Buyurun.

Köyün imar işleri nasıl muhtar?

Sayenizde beyim. Nasıl diye soruyorum?

Sayenizde yeni yeni evler yapılıyor beyim.

Burası temel değil mi? Ev temeli efendim.

Gurul üyeniz Haceli yaptırıyor.

Güzel. Haceli 'nin babasından mı kalma bu ev yeri? Yok efendim satın aldı.

Nereden kimden aldı?

Burası köyün ortaklaşamalıdır efendim.

Gurul kararıyla satışa çıkardı. Haceli 'nin üstünde kaldı.

Başka ev yerleri satacak mısın buralardan? Gurulumuz satacak efendim.

Heykel için para lazım.

Heykel işini geç biraz.

Onun için mutlaka köy içinde yer satmak icap etmez.

Heykel için başka yollar bulacaksınız.

Sen bana cevap ver şimdi. Bu sattığınız ev yerleri için karar alıyor mu?

Alıyoruz efendim.

Makamın onayı var mı? Yakında zatınıza arz edeceğiz efendim.

İptal edeceksiniz bu kararları.

Köy içinden ev yeri satmak yok.

Yeni eve ihtiyacı olanlar yıkıkları satın alıp oraya ev yapacaklar.

Üsteğmenim lütfen karakola emir verin.

Bu işle ilgilensinler.

Anladın değil mi muhtar? Anladım efendim, anladım beyim.

Öyleyse bizim atları çektir gidiyoruz.

Ocağınıza düştüm beyim, tedarik gördük. Kuzu kestik, bir çorbamızı içeyim.

Onları sen ye muhtar.

Tekken, kurçum, kaymakamların tekesi anam. Allah tuttuğunu altın etsin.

Şahinim, at bacan benim.

Dur bir şikayetim daha kaldı sana.

Söyle anacığım buyur, istediğin gibi anlat.

Ya bizim dövülmemiz ne olacak? Ya gelinimin düşürdüğü çocuk ne olacak?

Hemen Cumhuriyet Savcısına git. Şahit ispat göstererek mahkemeler yapanları.

Cezası çok büyüktür.

Hoşçakalın. İnşallah yine görüşürüz.

Hadi bize gidelim.

Öksürecek başka zaman bulamadın mı? Yoksa maydana mı alıyorsun bizi?

Haddimize kalmış eli halt etmek. Vallahi soğuk oldum.

Buyurun arkadaşlar.

Bari bir ziyafet çekelim kendimize.

Selbes isteyen istediği yere otursun. Aç bakalım belki Mustafa senin akılları.

Hüseyin sen de çal be kardeşim.

Dur bir zeybek havası da ruhumuz çenlensin.

Koca köyün bir muhtarına bu yapılır mı?

Her şeyin bir usul kaydası vardır.

Önce gelip muhtarla bir tokat edecekti.

Arkasından da köylülere bir merhaba demek vardı.

Selamun aleyküm ne demek?

Sonra kalkıp bu kadar azim tedarik koymuşuz onun için.

Kaymakam dedin, köylülük yerinde kuzu yemeli muhakkak.

Değil yemeğimizi yemek, kahvemizi bile içmedi.

Tuttu bir dertli karının dediğini yürüttü.

Ulan Haceli, bunlar senin aptal kafan yüzünden geldi başımıza.

Kalkındık bir haneye tecavüz edilmez.

Gelinin durumu kötü diyorlardı. Nasıl olmuş acaba? Haberiniz var mı?

Gene çok kötü muhtar.

Gel hele tez elden haber getir.

Bazı sual.

Benim işim bu kadar... ...ırak kardeşim.

Bundan ötesini Allah 'a havale ettim.

Eğer bir zorluk falan çıkarsa... ...habar edin gelivereyim.

Nasıl öyle havalı kardeş?

Hatça gelinin vaziyeti nasıl?

Orasını Allah bilir.

Bir de şu kanları dursaydı çok iyi olurdu.

Sabaha kadar durmazsa gelini telef ederiz. Vah canım, vah zavallı gelinim.

İçimden gelini boğmak, öldürmek geliyor.

Kendimi zor tutuyorum. Mahkemeye de gidemeyiz bu halımızla. Sonra gidelim

dese... Günü de geçmez mi acaba?

Niye geçsin geçmez elbet. İstersen altı ay sonra var hükümete gene de kabul

eder. Bütün köylü şahit hepimiz gördük. Doğruyu ahirette mi söyleyeceğiz?

Dünya gözüme zindan gibi görünüyor. Şöyle doya doya bir ağlamak istiyorum

Gara gün gararım kalmaz. Bun olan darda kalmaz. Hadi komşum. Ben birazdan gene

gelirim. Şimdilik kal sağlıcakla. Eksik olma havalı bacım. Umurlar olsun.

Irazca hala, Irazca hala.

Elçiye zaman olmaz.

Dinle muhtarın lafını söylüyorum sana.

Hacca gelinin halı nasıl?

Sizden resmi cevap bekliyor.

Muhtar denen o namussuzun etekleri tutuştu değil mi?

Gösteririm ben ona.

Bir öcün varsa gecelerde alacaksın.

Ne de ateşi maşayla tut.

Maşa varken elini yakma.

Günde gündüz bir kadının beline bir taşla vurulur mu hiç?

Ne bileyim ben onun gebeliğini? Gözüm batımdan bir ara görmüyorum. Eğer açık

eline bir şey olursa o zaman temelli anlarsın manyayı konyayı.

Bırak şimdi öksürmeyi de konuş be adam. Meraktan öleceğim ben. Çok kötü.

Çok mu kötü? Çok kötü.

Atlanım acele et. Sen lafı yuttun atlanım.

Dertli Irazca da hükmü onlara da koymayacağım diyor. Bu işe acele bir

bulalım. Yoksa gidişat hatta iyidir.

Ulan heceli. Ulan meyil citeri. Hiç akıl yoktu sende meğerse. Kendi oyunundan

gelip düştün. Bu arada bize de zararın dokundu.

Valla mısra sen bilin gari.

Ben de akıl olsa bu allara mı düşerdim?

Kurtar beni bu batakta.

Garesiz sizi zulsetmek. Başka yolu yok.

Hükümet bir yerde kurtulacağını umar. Zul olmak için önce kazdığın temelleri

dolduracaksın. Saniyen kutusunu da ödemen gerek.

Bizim doğaçlar emeklerimiz heder oldu. Onlar ne olacak?

Sizin emekleriniz heder oldu ama kanun çocuğu düşmedi.

Sizin ev basılmadı. Şimdi kanun da siz haksız düştünüz.

Sizi fazla yakıyor mu? Ben yakmıyorum. Sen kendi kendini yakmışsın. Yakıyor,

yakıyor, yakıyor.

Muhtar bu kadar fazla yüklenme bize.

Anı öne sen sürdün. Şimdi de geri kalıyor.

Senin aklın renben bu işlere. Hedefini bil de bir kenara çek. Asıl sen çekil

kenara. Bundan sonra biz konuşacağız.

Bu sıra kalmayın ne kabahat sende ağa. Bak hala muhtardan akıl alıyorsunuz.

Geçti artık konuşmak zamanı.

İstersen emret şimdi gidip ellerini ateşe verelim. Eğer böyle bir şey

olursanız... ...en önce beni bulursunuz karşınızda.

Ben düpedüz bayramdan yanayım. Bunu her zaman böyle bilirim.

El elden üstündür agalizayı.

İnsan yüksekten konuşmamalı. Selim Emel 'in oğulları akıllarına bir şey koydular

mı muhakkak yaparlar. Sen de bunu böyle bil.

Görüşürüz elbet bir gün. Görüşeceğiz tabi. Hem de çok yakında.

Bana bak Aşeli. Sakın ha sen onlara uyma.

Gidişlerin iyi değil onların.

Hiç çığlığından çıkmadan önce işhal edin. Bir serserilik yapmadan önle

kardeşlerim. Mustafa.

Sen de ters benim atıya eyle doğru kaya követin.

Dünyacı Şakir efendi bu. İki eli kızıl kanda da olsa gelsin. Hadi hemen fırla.

Bana baksana.

Bu kafayı değiştir sen.

Dikine gitme. Sonra çok zararlı çıkarsın.

Bir damla akıl yok kafanda. Sana boşuna deli acele dememişler.

İnsanın kazdığı temeli doldurması zordur muhtar. Deli acele için ölüm demek bu

ama... ...biz ne yapalım?

Karabayram tarafı ağır bastı bu işte. Biz de idare mudara... ...dubara

kullandık.

Merhaba acele efendi. Kolay gelsin.

Merhaba muhtar.

Kolaysa başına gelsin.

Hoş geldin Şakir efendi. Hoş gördüm.

Nasılsın Iras hala? Destur var mı?

Sana sıhhiyeci Şakir 'i getirdim.

Geçin bakalım.

Selamünaleyküm. Geçmiş olsun.

Hoş geldiniz.

Buyurun.

Yüzüne bakılacak adam değilsin muhtar emme. Bak benim oğlum gene sana selam

verdi.

Misafirin yanında fazla başı ağrıtmak doğru değil biliyorum ama şuram acı

Biz buraya dıngırtı dinlemeye gelmedik. Maksadım size bir iyilik etmek. Hastanız

iyi olsun ondan sonra istediğinizi yapın. Hadi Şakir efendi senin işine

Suçsuz, günahsız elin garibini dövdün. Ne hakkın var beline o kocaman taşı

vurmaya? Beyni soğuk herif, deli oğlu deli.

İnşallah hacca kurtulur.

Kurtulsun da sürünmeye razıyım Karabayram 'ın kapısında.

Sus be! Kapat yanını!

Nasıldır gelinin vaziyet ümmiyesi? İyi. Birkaç gün iğneye devam etmemiz şart.

İnne vuruluyor diye merak etmeylerce. Bunların tüm parasını Haceli'den

Ekey düşen çocuğumuz ne olacak muhtar?

Ya şu bizim dövülmemizi kim telafi edecek?

Öteydik de bu günleri görmeseydik Haceli ağam.

Deli Mehmet 'in oğullarının şanı lekelendi.

Alttan güreşenden kork zaten.

Bak muhtar da eğiliverdi birdenbire. Biz yenik düştük.

Sen bizim sözümüzü dinlemedin. Öldür de öldürelim. Fur de furalım.

Ama sen tuttun kendi başına işler yaptın.

Konuşmayın böyle. Gidin buradan.

Barutun üzerine ateşle yürümeyin.

Olan oldu susun artık.

Sen dişeyle aklınla karışma bu işlere.

Ağamın yerinde olsam sana güzel bir dayak atardım.

Hem burada evin yerinde.

Şaraya bak.

Bak muhtar kimin dallak olmuş iyice anla. Anla da sözüme gel. Bırak bu

pısırıklığı. Deli Mehmet 'in oğullarının yüzünü yerde koyma.

Selamünaleyküm kardeşler.

Bugün cuma.

Neredeyse öğle nezanı okunacak.

Hadi bırak işi de camiye gidelim. Lütfeyi kaçırmasak iyi olur.

Sonra bir güzel düşünürüz ne yapacağımızı.

Hadi yürü bakalım.

Ey cemaat -ı Müslümin!

Ey ihvan -ı din!

Lütfemiz tevekküle dairdir.

Kendinize yapılan bir kötülüğe... ...behammal mukabele etmeye kalkışmayın.

Ulu Tanrımız dünyadaki ufak tefek haksızlıkları düzeltmekten aşız mıdır?

Onun bu işleri bu şekilde oluruna bırakmaktan biz fanilerin akıl sır

erdiremeyeceğimiz çok ince gayeleri ve dahi maksatları vardır.

Şuna bütün benliğimizle emin olalım ki hiçbir kötülük karşılıksız

Ama bu dünyada ama öbür dünyada bilinmez sabır kadar büyük meziyet, iktidar

kadar iyi huy Allah nazarında mevcut değildir.

Geçmiş olsun. Sağ olasın. Elin dert görmesin. Ey Şakir Efendi, işler bu hale

geldikten sonra ne edelim şimdi biz?

Mahkemenin yolunu tutalım yoksa muhtarla uyuşalım mı? Bana bir akıl ver.

Vallahi kendiniz bilirsiniz.

Mahkemeye gidersen acele de muhtar da ceza giyer.

Ama bunlar çok kullanır heriflerdir.

Sanmam ki muhtara diş geçirebilesin. Hadi acelenin dama girmesi kâfi. Peki ne

geçecek eline?

Sonradan hapisten çıkıp ebedi karşına dikilecek.

Bu işi burada kurutsanız iyi olurdu. Belki dövüldüğümüz ne olacak?

Hatçanın bu hale gelişinin hesabını kimden soracağız?

Kimseden.

Çıkmaz yol bunlar.

Köy yerinde, işini kendin halledeceksin. Bir tilki gelecek diye her gece dutta

tünleyeceksin yani.

Evet Hıras teyze, başka çare yok. Teyze!

Hıras teyze, bayramdayı!

Yetişin bayramdayı, ana bir yılan soktu. Şakir efendi, yürü kardeşim,

meleksende. Çantamı alayım, hemen gidelim.

Yere nerede?

Hemen sıcak su yapın.

Bir de maşa kızdırın.

Küçüğü yine de bir güzel kaynarsak.

Bir de ip lazım. Hemen bacağı boğalım.

Yılanlar yılanken bile ölçülerini bizde koymadılar.

Biz insan olduğumuz halde düşmanlarımız karşısında boynu bükük pısmış duruyoruz.

Yılanlar kadar olamadık. Yazıklar olsun bize.

İnsan haysiyetine yakışmaz bu. Adam dediğin düşmanını tanımalı ve de hiçbir

zaman öcünü yerde koymamalı. Şikayetimizi yapacağız. Değil Haceli,

Perişanları gelse bizi bundan alıkoyamazlar. Davran bayram. Yarın

gidiyoruz. Doğru Cumhuriyet 'in müddi umumisine.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.